28:52 / 2:07:35Şu an 28:52 / 2:07:35
Transkript
277 satır
- 03:15
ve osahbe-i ecmaîn. Kıymetli kardeşlerimiz, valiliğin açıklamaları nedeniyle, bugün daha da kuvvetli yağış olacak dendiği için, bu şekilde yaptık. Evden yapmaya karar verdik. İnşâAllah, bugün, nasıl olursa, ecud ve mecud ile ilgili bahseleri geçen derslere, 10-15 sene evvel yaptığım derslere ilaveten bir kayıt yapayım.
- 04:07
Bu usta bir not düşeyim. Ta ki gençleri, Müslümanları şüpheye düşürmek isteyenler bu ders sayesinde imanlarını muhafaza edebilsinler diye düşündüm. Ama Tabi bu arada bazı bilgiler hazırladım da bunlara da bakacağım. Dolu kağıtlar birbirine karıştılar.
- 05:00
Ama burada ehl-i sünnet itikadı hakkında çok önemli bir konular var, bizim için mühim olan odur. Evvela Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin kardeşimiz vefat etti. Kadere çare yok, ecele çare yok. Allah Teala gırgır gırgır rahmet eylesin, kabrin nur eylesin. Trafik kazası sebep olduğu için kalp krizi vs.
- 05:32
bahane, ecel geldi cihane. Rabbim geride bıraktığı kederli ailesinin sabrı cemil, ecil cecil ihsan eylesin. Yaralanan dört kişiye de acil şifalar ihsan eylesin. Amin. Allah'ımız seyyahatini hasenata tebliğ eylesin, kabir azabı göstermesin. Amin. Yine hafız talebelere mütemadiyen aidat ödeyen Huriye Hezer teyzemiz 80'li yaşlarında rahmetli Rahman'a kavuştu.
- 06:15
Rabbimiz ruhunu şahit eylesin, kabrin nur eylesin. Hafızlara Kur'an ehline yaptığı yardım ve hizmetleri salih amellerin kabrinde enis ve yoldaş eylesin. Amin. Dün Çukurbostan'da kaçak elektrik akımına kapılıp hayatını kaybeden medrese öğrenci Hafız Mahmut Işıldak. Yavrumuza da Allah gırgır gırgır rahmet eylesin, kabrin nur eylesin.
- 06:43
Orası da İsmail Ağa'nın araba park yeriymiş. Yani maalesef dışarıda bırakmışlar elektriği. Arkadaş yazmış YouTube'da yani o kadar söyledim şu elektriği kapatın edin falan. Laftinemediler çocuğu, ölümüne sebep oldular diye yazanları da gördüm. Tabi Allah Teala her şeyi görüyor. Kimin ihmali var, kim yanlış yapıyor, kim ne ediyor.
- 07:16
Burada dünyada bu dosyalar kapanıyor ediliyor ama ahirette kul hakkına girenlerin dosyaları kapatılmaz. Mevlamız her şeyi karşılığını herkese hak edene verecektir. Bu vesileyle hem Dündar Ziyaf Efendi kardeşimizin, hem Huriye Hezer teyzemizin, hem Mahmut Işıldak yavrumuzun ervahi şad olsun, kabirleri nur olsun, emsi alicibar rahmetler kabirlerine vasıl olsun.
- 07:53
olsun. Niyetiyle buyurun okuyalım. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühu. Muhammeden abdühû ve resûlühu. Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resûlullah. Bi kulli lem haddi ve nefesi. Fî kulli ilâ muhaddi ve nefesuhu. Eşhedü enne Muhammeden abdühû ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühu.
- 08:08
Adedemâ vesi'âhu ilmullâh, Allâh, Allâh. Ya Rabbi hediyelerimizi kabul ve vasıl eyle, ruhaniyetlerini kabirden eyle. Amin. Ve sallallahu aleyhi ve sellem. Yarın 17.44 gibi dua kabusaati yapılacak. Allah'ım muvaffak eylesin. Hayırlı uzun ömürler muammer eylesin. Daha nice cumalara kavuşmak, okumak, zikretmek, amel etmek nasip eylesin.
- 08:50
Amin. Samsun'a gideceğiz 17 Ekim Cumartesi inşallah. Saat 13'de Samsun'da Atatürk Spor Salonu var. Hanımlara da yer ayrılmış. Orada 17 Ekim yani bu yarın değil öbür gün. Öğlen namazını bir takip edin. Orada biliyorsunuz öğlen namazı daha İstanbul'a göre çok erken oluyor. Öğlen namazını kıldıktan sonra, cemaatle edaptıktan sonra bu sohbet icra edilecektir.
- 09:25
Yeni Mahalle Mahallesi, 100. Yıl Bulvarı No.33. Canik, Samsun Canik, eski stadın yanı diye orası biliniyor. Karadeniz bölgelerinden ücretsiz otobüs veya minibüs servis kaldırılacaktır. Bu önemli bir duyurudur. İnsanlar gelmek istiyorlar. Maddi imkanları maalesef ekseriyetin yoktur. Bir de yol güvenliği vesairesi tabii.
- 09:59
tabi mahrem seferi olursa mesafeler 90 kilometre, 93 kilometre gibi seferi mesafelerde çıktığın yerden gittiğin yere kadar 93 falan olursa o zaman hanımlar mahremsiz gelemez buna da riayet edelim mahremsiz yolculuk yapılmaz ama bu aradaki mesafelerde mahremsiz gelinebiliyor. Ama böyle misafirlerde kocası olur, oğlu olur, amcası olur, dayısı olur, mahreme ile gelebilir.
- 10:28
Mahmudi Şura Federasyonu var bizim, Mahmudi Şura, Dernekler Federasyonu, bu otobüs... Telefon numarasını veriyoruz, oralar, Karadeniz'in ne taraflarından kalkacaksa oradan bilgi alın. 0-540-571-40-36 Bu telefon önemli, inşallah değişmez fırsat. Bu çünkü diğer sohbetler vilayetlere gidilecek. Bu kış inşallah 7-8 vilayete daha gidilecek inşallah.
- 11:03
Bu sohbetlere emrim-i muarif niyetiyle Allah rızası için adım atmak için insanları toplamak, getirmek, götürmek. Bu çok önemli bir hizmettir. Allah için hareket etmek. Bunun için 0-540-571-40-36 Telefon numarasından, Mahmudi Federasyon'dan bu bilgiler alınabilir. Sohbet Lalegül Televizyonu'ndan, radyosundan ve bizim YouTube kanalımızdan canlı olarak takip edilebilecektir.
- 11:42
Kardeşlerim, inşallah Rabbimiz sahat ve afiyetle ulaştırır. Salimen, ganimen döndürür. Dinleyenlere de hidayetler halkeder. Bizleri de onların hürmetine affeder. Amin. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim.
- 12:04
Şimdi, bir hadis-i şerif daha olacak idi. O hadis-i şerifi tam göremedim. Hadis-i şerif burada ise, bir baksınlar ona. Bu hadis-i şerifte, tamam buldum buldum. Burada önümde de, onu geriden alayım. Yani herhalde 10-15 sene oldu. Tam bilmiyorum. Yecüc, Mecüc iki sohbet yapılmış. Bu iki sohbet kıyamet alametleri bahsinde.
- 12:59
Yeterli ilimler verdiğimi düşünüyorum. Ama şu anda çok önemli bir konuya temas edeceğiz. O da nedir? Yecüc, Mecüc iki kabiledir, kavimdir. Ve bunlar Türklerin akrabalarıdır. Türklerin akrabaları olması nereden geliyor? Nuh Aleyhisselam'ın Yahves oğlundan gelmek itibariyle o noktada, yani yukarıda babamız birleşiyor.
- 13:40
Ona bakarsan, herkes Adem Aleyhisselam'da birleşiyor. Nuh Aleyhisselam'da birleşiyor. Bütün dünya. Onu konuşmuyoruz. Ama Nuh Aleyhisselam'dan sonraki ayrımda, ırkların ayrımları var. Yahudilerin, Arapların, Hevsen'in ırkı Sam Aleyhisselam'dan geliyor. Zencilerin, Habeşlilerin, Sudanlıların, Siyahların Hamoğlu'dan geliyor.
- 14:12
Türklerin, Yecüc, Mecüc, ondan sonra Avrupa ırkları, Yafithoğlu'ndan geliyor. Oğulların üçü de Müslüman. Gemiye binen Kurtulan, zaten gemiye binemeyen Kenanoğlu var. Onlar helak oldu. Bütün dünyanın nesli bu üçünden devam ediyor. Burada buldum. Bu Yecüc, Mecüc kavmi hakkında, bir defa bunların kalabalıklığı hakkında bir hadis-i şerif.
- 14:50
O zaman okudum mu okumadım mı bilmiyorum. Bunlar normal bir azınlık, 3-5 kişilik bir kavim. 3-5 kişilik bir grup değil. Zaten âyet-i kerimelerde Ya neslâhu bi'l-hadde aydâ fıçrâdi ye'cûcû me'cûcû ve'u min kulli halde binyen silûn. Yüksek yerlerden sel gibi, su iner gibi inecekler. Set açıldığı zaman buyuruyor
- 15:20
Enbiya Sûresi'nde Vaktar avel ve'adul hak. O zaman hak olan vaat kıyamet çok yaklaşmış olacak buyuruyor. O âyetten zaten kıyamete çok yakın olduğu anlaşılıyor. Keh Sûresi'ne zaten onların üzerine set biladilliği tafsilatıyla zikrediliyor. Bu âyetleri mutlaka okumuş olmam lazım. Tabi dinlemedim. Kaç sene evvel konuştuğumu dinlemedim de.
- 15:42
Orada bir yanlışlık olmaz. Çünkü âyet, hadis kitap önünde konuşuyorum. Buna ilaveten bugün diyeceğimiz nedir? Diyeceğimiz şudur ki Bunlar az bir kavim değildir. Yani nüfusları şu andaki insanlığa yakındır veya çoktur. Müslümanlardan çok. Yani tabi 8,5 milyar nüfus var. Bunun 2 milyarı Müslümansa, mevcut kavminin nüfusu Müslümanlardan çoktur.
- 16:19
Dolayısıyla Dünya Müslüman halkından da çok olması mümkündür. İbn-i Abbas razıyallahu anh bir defa bunlara tebliğ gitmiş midir? Belki bir konuya temas etmemiş. Birkaç konuya temas edeceğim. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in tebliği bunlara ulaşmış mıdır? Çünkü bunlar Zülkarneyn döneminden sonra insanlarla hiç görüşemediler.
- 16:40
Bunlar da insan. Diğer insanlarla görüşemediler diyelim. Şimdi tabi burada bazı rivayetler saçma sapan şeyler de var. Bazı yani muteber kitaplarda da geçebilir. Ama bunların aslı yoktur. Mesela bazı rivayetlerde bunların Adem Aleyhisselam'ın çocuğu olduğu ama hava annemizden olmadığı şeklinde kitaplarda şey geçiyor.
- 17:09
Bunları hani izah etmek için bugün bu dersi yapıyorum ilavete. Bu asılsızdır. Çünkü neden? Adem Aleyhisselam'ın hava annemizden başkasıyla evlendiğine dair hiçbir ayette, hadiste rivayet yoktur. Bir. İki. Zaten bütün zürriyeti onun kendi neslidir. Yüz bin çocuğunu gördü ama hepsi onun çocuğudur. Çünkü neden?
- 17:29
Adem Aleyhisselam ile hava aleyhimesselam'dan başka baba ve anne yoktur. Birincisi oraya çatıyor. İkincisi o zaten başka kadın vardı da cennetten başka kadın indi de onunla evlendi demiyor. Demiyor ki işte Adem Aleyhisselam yatıyormuş. Yatarken ihtilam olmuş yani rüyalanmış. Rüyalanınca efendim suyu toprağa karışmış.
- 18:02
Ondan böyle bir ibretlik bir tipi fiziği farklı bir cinsiyet çıkmış. Bunu söyleyenler vardır. Bu asılsızdır. Çünkü neden? O da hadise çatıyor. Peygamberler rüya görüp de ihtilam olup da boşalmazlar. Bu hadis varken Adem Aleyhisselam niye ihtilam olsun? Dolayısıyla Yecüc, Mecüc ile Adem ile Hava Aleyhisselam'ın neslidir.
- 18:31
Aynı bizim gibi. Bir defa bunu vurgulayalım. Ve zaten Nuh Aleyhisselam'a kadar nesil geliyor. Nuh Aleyhisselam'ın gemisinden sonra üç oğlundan bütün dünya yayılan da Yafis'in oğullarıdır. Yani Türklerin de bu noktada işte Oğuz boyu var, şu boyu var, bu boyu var. Dünyada boy var. Soy var. Türklerin de babaları birleşiyor ama amca oğullarıdır diyelim.
- 18:58
En yukarıda amca oğullarıdır. Boylar itibariyle ayırırsak birbirinden Zaten Türkler avcı bir millettir. Yani şu andaki Settin bu tarafında kalan Türkler. Şimdi dünyadaki Türkler desen Yecüc, Mecüc ahirette mi sanki? Onlar da dünyada. Lafları doğru konuşmak lazım. Her kelimeden bir sakat çıkar. Ayete, hadise çatmamak isteyen adam dikkatli konuşacak.
- 19:28
Onun için Settin bu tarafında olan biz Türkler avcılıkla meşgul oldular için onlar da bu diğer amca oğulları kavimlerinden rahatsız olmuşlar. Başka kavimler de var Settin'in ön tarafında yaşayanlar. Belki onlar Türk değiller. Onlar da rahatsız olmuşlar. Çünkü bu Yecüc, Mecüc ikide bir gasp yapıyor. Yağma yapıyor.
- 19:56
Herhalde kendi el emeğiyle kazanmıyor, avlanmıyor, bir şey yapmıyor. Geliyor senden hazıra konuyor falan. Böyle bir eşkıya bir millet falan. Onun için zaten Kur'an'ın tabirine müfsidûne fil arz ediyor. Şikayet edenler Zülkarneyne, yeryüzünde fesat çıkarıyorlar. Fesat ne demek? Bozguçluk yapıyor. Ayette bu var.
- 20:17
Onun için bunlara karşı bize bir önlem nasıl alabiliriz? Aramıza bir Sett yapsan da bunlar o Sett'i aşamasalar, biz de memleketimizde güvende işte ne bileyim bunların yağmasından, baskınından kurtulsak demişler. Kur'an-ı Azimuşşan da böyle söylüyor. Kehf Suresi'nde. Onun için burada Adem ile Havva'nın nesline oldukları sabittir.
- 20:48
Şimdi tabi yine bazı rivayetlerde bunlar zayıftır. Ama bunlara asılsız demiyorum. Ama zayıf bazı rivayetler vardır bunlara. Yecüc mecüc kavmi var mı? Var. Bunlar kalabalık mı? Kalabalık. Bunlar dünyada mı? Dünyada. Bunlar bir Sett'in arkasında çıkamıyorlar. Ve Sett patladığı zaman, çıktığı zaman bütün dünyayı karmakarışık edecekler.
- 21:16
Gölleri kurutacaklar diye. Yani gölleri kurutacaklar. Irmakları kurutacaklar. O kadar kalabalık var. Bunlar sayı hadisler. Hepsi sayı hadisler. Bunlara inanmak şart mıdır? Şarttır. Bazı defalar tafsalat var. İşte bazılarının kulağı uzun. Bir kulağının üstüne yatıyor. Bir kulağının üstüne yorgan yapıyor falan.
- 21:37
Böyle zayıf şeyler, rivayetler vardır. Bunlara inanmak şart mıdır? Değildir. Bazısı çok uzun boyludur. Hurma ağacı gibi 30 metre. Bazısı çok kısa boyludur. Hani normalde yecüc mecüc tipliler böyle hani kısa boylu şeyler, cüce gibi falan zannediliyor. Böyle rivayetler bazı kitaplarda gördüm. Ama bunlar yani sünende, sahih sünnette yani muteber, isnatlı, senetli
- 22:13
hadis zinciriyle bize nakledilenlerde görmediğimiz için bunlara inanmak şarttır diyemeyiz. Biz şu anda milletin inanması gereken ve inanmadığı takdirde dinden çıkacağı en azından ehl-i sünnetten çıkacağı sahih hadise, mütevadir hadise konularda bir uyarı yapmak istedim yecüc mecüc konusunda. Çünkü neden?
- 22:41
Hem dünyada varlar hem de kalabalıklar ama biz onları niye göremiyoruz? Esas soru burasıdır. Bizim görmediğimiz şeyler dünyada yok mudur? Vardır. Deccal'da bir adada olduğu sahih müslüm hadisiyle sabittir. Hadi Deccal'ın adada olduğu Ayette ona işaret yoktur. Dolayısıyla onu inkar eden yani Deccal, Deccal'ı inkar eden mütevadir hadisleri inkar ettiği için
- 23:11
ehl-i sünnetten çıkar, kafir olma durumu da var. Çünkü çok büyük mütevadir hadistir. Deccal'dan Allah'a sığındı. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Beş vakit namazda. Ama Deccal'ın adada olduğu meselesi sahih müslüm hadisinde ve sahih kaynaklarda vardır. Ve Deccal'ın yaşadığı Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında da hayatta olduğu.
- 23:30
Bu konuyu işledim Deccal bahsinde. Bu ada nerededir? Bu adaya niye ulaşılamıyor? Deccal çok büyük bir varlıktır. Cüffesi çok büyük bir varlıktır. Ama Deccal bir kişidir. Burada bir kavmi kabileden bahsediyoruz. Dünya nüfusu kadar veya fazlasından bahsediyoruz. Onun için burada bir fark var. Deccal'ın çıkacağını inkar eden ehl-i sünnetten çıkmıştır.
- 23:56
Asla ehl-i sünnet olamaz. Bidat ehlidir ve dinden de çıkma tehlikesi kuvvetlidir. Kafir de diyenler var. Ama Yecüc, Mecüc öyle değildir. Yecüc, Mecüc diye bir kavim yoktur. Sed diye bir şey yoktur. Sed'in arkasında kalmışlar. Şu anda çıkamıyorlar. Kıyamete yakın çıkacakları inkar eden yüzde yüz kafirdir.
- 24:21
Çünkü bunlar Kehf suresinin ayetlerinde Enbiya suresinin ayetlerinde ve Kehf suresinin ayetlerinde Yecüc ve Mecüc isimleriyle isimleriyle sıfatlarıyla Sed'in tarifiyle kurşunuyla, demiriyle Sed'in imal edildiği maddeleriyle imal eden zülkarneyl olduğuna kadar bir tafsilat vardır. Bu tafsilatı inkar eden de kafir olur.
- 24:45
Çünkü neden? Hepsi ayetle sabittir. Bak hadiste sabit olanı bile inkar eden mütevatirse, sahisse bid'at ehli olur. Manen mütevatirse kesinlikle o da kafir olur. Ama deccalın adada yaşadığı konusunda inkar edene kafir diyemiyor. Ama sahih hadisi inkar ettiği için bid'at ehlidir. Ama yecücün mecücün bu teferruatını inkar eden kafir olur.
- 25:15
Onun için yecüc konusuna temas etmek istiyorum. Neden? Millet inkar edip kafir olmasın. Bir de bunların tevhilleri var. Bu tevhiller de insanı kafir eder. Şimdi onu anlatmak için ben bu dersi yapıyorum. Çünkü bu tevhillerden biri Rus milletidir, Tatar milletidir, Moğol milletidir ve Çinlilerdir.
- 25:39
Çin Seddi olduğunu söyleyenler veya Semerkand'ın eski dönemdeki surları olduğunu söyleyenler bu ayetleri inkardan dolayı da kafir olurlar. Maalesef Müslüman Hacı Hoca geçinen, bilim adamı geçinenin bazıları bu noktadan kafir olmuştur. Çünkü yecüc mecücünde Çinliler dese, Çinliler her dakika dünyayı geziyor.
- 26:10
Yani Seddin arkasında kapalı kalması lazım. Bütün hadisleri topladığın zaman zaten Hazreti Mehdi bile yecücü görmeyecek. Hazreti Mehdi'den sonra İsa Aleyhisselam zamanında çıkacak bunlar, Sed patlayacak. Hazreti Mehdi vefat ettikten sonra Sed patlayacak yani. Bu kadar sayıd, dünya kadar hadis var. Sen bunların hepsini koy çuvala Akdeniz'e nasıl oluyor ya?
- 26:31
Onun için bu nokta önemlidir. Bir defa Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara tebliğe gitmiş ve gitmiştir. Onun rivayetini söylüyorum. İbn-i Kesir büyük bir müfessirdir, aynı zamanda muhaddistir İbn-i Kesir Hazretleri. İbn-i Kesir, İbn-i Abbas'tan rivayet ediyor. Ennehu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Leylet-i Üsriyebi, Zebe-i İlâhe, Cücev-i Mecüc,
- 26:56
Miraç gecesi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Yecüc ve Mecüc kavminin bulunduğu yere götürüldü. Zaten Efendimiz'in Miraç'a gidişi hepsi küllün mucize. Yani Mescid-i Aksa'ya gidişi, oradan yedikaç semava taşı, zamandan mekandan çıkması vesaire onu zaten hiç konuşmaya lüzum yok. Yani o nasıl gitti, nasıl geldi her şey yani.
- 27:21
Onu zaten inkar eden adam, Miraç'ı inkar eden adam, bir gecede Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya gidişi Kur'an ile sabittir. Bir gecede Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya 1400 küsur sene evvelki imkanlarla zahiren gidilmez ki. Zaten orada bir mucizelik var. Zaten onu inkar eden adam, o da İsra'yı inkar eden kafir olur.
- 27:43
Miraç'ı inkar, İsra, Mescid-i Aksa'ya gidiş, Ezan-ı Mescid-i Aksa'ya gidiş, iki aylık yolu bir gecede gitti bir de döndü. E sen şimdi onu inkar ettiğin zaman, Zâri Sübhâne Lillâhi Teâle'l-Fâtiha. Leylem minel mescidil harâmü'l-el mescidil aksa, âti inkardan gümrükten kafir oldu gitti mesela zaten. Ondan sonra göklere çıkması, o sahih hadislerle sabittir.
- 28:06
Mânen mütevatirdir, onu inkar eden kafir olma tehlikesi var. Zaten mucizeleri inkar ettiği zaman onunla konuşacak bir şey kalmıyor. Nasıl gitti? Miraç gecesi gidilen yerlere baktığın zaman burası çok yakın kalıyor. Onun için Yecüc mecüc'ün bulunduğu bölgeye, yani Settin arkasına Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem götürüldü.
- 28:29
Yani bu işleri, manevi işleri, mucizeyi ve keramet şeyini inkar eden, zaten genel manada kafir olacağı için, mucize yok dese, keramet yok dese, zaten kafir oluyor. Her peygamberde mucize var. Ama belli bir mucize var mı, yok mu? Tamam onu ayette var mı, hadiste var mı incelersin. Ama bir mucizeyi diye bir şey duydun.
- 28:52
E onda Kur'an'da, hadiste yeri yok. Tamam ona inanmak zorunda değilsin. Çünkü kaynaksızsa, koca karı laf işle. Tamam, ben bir şey demiyorum. Ama adli hadiste sabit olan şeyi inkar ettiysen nasıl Müslüman olacaksın? Bu itibarla yani Kaf Dağı rivayetleri var. Tabi bu hususta Dürülmensur'da var. İbni Ebi Hatim tefsirinde var.
- 29:19
Daha birçok alim tefsirlerinde var. Parıl parıl parlayan zümrütten işte bütün göğün bile maviliğini ondan aldı. O rivayetlere girmiyorum. Çünkü o rivayetlere sen şimdi imanın şartı gibi zannetmeyesiniz diye. O rivayetlere girmiyorum. Ben o rivayetlere inanıyor muyum? İnanıyorum. Ondan sonra, Tay-ı Zaman'a inanıyorum.
- 29:45
Yani Evliya olan kerametlerine de inanan bir kişi olduğum için. Muhyiddin Arabi Hazretleri, yani Ebtel'den, Kırklardan birini gördüm diyor. Bak kendisi de söylemiyor. Kırklardan birini gördüm diyor Kaf Dağı'na. Gittim diyor Kaf Dağı'na. Gittin mi diyor. E gittim diyor. O tayyi mekanla götürür seni. Ne kadar yüksekti diyor.
- 30:02
Ne kadar yüksekti diyor. Öğlen namazını diyor dibinde kıldım diyor. İkindiği diyor. Ortasında kıldım diyor falan. Ebtel'in adımıyla diyor. Ebtel'in adımıyla. Öğlenden ikindiye kadar, yani ikindiği ancak ortasına geldim diyor. Ebtel'in adımıyla diyor. Ebtel'in adımı ne? Ebtel Kırklar. Kırkların adımına kadar bir adımda doğudan batıya gidiyor.
- 30:24
Bir adım doğudan batıya gidiyor. Yani altından öğlen en ikindi arasında kırk adımla diyor ikindiye geldim diyor. Yani kırk tane doğu batı arası. Yani şimdi bunlar var mı var? Ben inanıyorum. İblis doğudan batıya bir dakikada gidiyor da Allah'ın velisi niye gidemezsin? Allah'ın nebisi niye gidemezsin?
- 30:52
Bu ayrı bir konu. Bunu konuşmuyoruz. Ama İbn-i Kesir, tahkik ehli büyük bir müfessir ve muhaddistir. O da bu rivayeti alıyor. Yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Miraç gecesinde Yecüc, Mecüc'e gitti. Bunlara İslam'ı tebliğ etti. Bunlar cevap vermediler. Yani Allah'ın davetine icabet etmediler.
- 31:16
Bu icabetsizliklerin neticesinde kafir olarak kaldılar. Bunların hepsi cehenneme gidecek. Yani Yecüc, Mecüc'de mesela insanlardan cennete gidecek var, cehenneme gidecek var. Yecüc, Mecüc'de insan ama o ırktan diyelim. O ırktan cennete gidecek hiç yok. İbn-i Kesir'in kitabının adı El Fusul Fi Siratil Rosyol.
- 31:40
Sayfa 270 kaynak veriyorum. Dolayısıyla bu meselede İbn-i Abbas'tan yine rivayetler var. Mesela İbn-i Ebi Hatim çok büyük bir tefsir sahibidir. 18.624 rakamıyla 10. cildin 3307. sayfasında bu rivayet var. Allah bu yeryüzünün ötesinde bir deniz yarattı. Her tarafı kuşatmış. O denizin arkasında birinci kat semağının yerle birleştiği nokta.
- 32:10
Şimdi bu kürre gibi ya böyle. Yuvarlak ya alem. Şimdi onun uçlarının bitiştiği yer var. İşte o noktada kubbe gibi onun üzerine çatılmış. O dağın arkasında yine bu dünya gibi bir arazi yarattı. Onun arkasında onu kaplayan başka bir deniz yarattı. Orada bir dağ var ona Kaf denir. İkinci kat semağı da onun üzerine kubbe gibi ilişmiş.
- 32:41
Böyle yedi katta yer var. Yedi de deniz var. Yedi de dağ var. Yedi katta gök var. Şimdi bunlara ha ben inanmıyorum böyle bir şey olduğuna. Ben sana kafir de demem. Ehl-i sünnetten çıktığında demem. Ama İbn-i Abbas Hazretlerinden bu tefsir geliyor mu? Geliyor. Duru'l-Mensur İmam Suyuti uydurma rivayetlere yer vermeyeceğine söz veriyor.
- 33:07
O bu rivayetleri alıyor mu? Alıyor. Ondan sonra efendim Duru'l-Mensur'un neresinde söyleyeyim sana bugün incelediğimde 13. cildin şu anda son baskıda Abdülmusin Türki tahkikiyle 13. cildin 613. sayfasında bu rivayetler var. Dünyayı kaplamış Zümrüt'ten. Göğün iki tarafı onun üzerine oturmuş. Niye bu boşluktan olacak işte.
- 33:36
Bunun da bir tarafı bir tarafa değecek yani. Ondan sonra bunu İbn-ül Münzir büyük muhaddistir. Ebu Şeyh İspahani büyük muhaddist hakim. Buhari Müslüme ilaveler yazmış sayın. Ve İbn-i Merdüye bunlar Abdullah İbni Bureyde'den bu rivayeti almışlar. Ondan sonra İbn-i Ebü Dünya Hafızü Dünya dünyanın en büyük hafızı Buhari'den evvel yaşamış.
- 33:59
Ukubat kitabında Ebu Şeyh El Azame kitabında İbn-i Abbas adıya Allah'tan bu rivayeti yazmış. Bu alemi kuşatmış. Damarları yerin üzerinde bulunduğu sahra kaya kadar uzanıyor. Allah bir kariyeyi kasabayı zelzele yaptırmak istediği zaman o da emrediyor o hangi noktayı sallamak istiyorsa alttan oraya eklenen damarı sallıyor.
- 34:27
Ora zelzele oluyor. Onun için çok önemli bir rivayet. Yani bir kasabada zelzele oluyor yan kasabada olmuyor. Bir kasabada oluyor bir kasabada olmuyor. Köyden köye fark ediyor ilçeden ilçeye fark ediyor. Orada niye duruyor? Yani bir yerde niye duruyor? Sallandı mı küllün niye sallanmıyor? Her taraf aynı anda sallanmıyor.
- 34:59
Çünkü belli bir damar. E onlara fay attı şu attı bu attı tamam sebepler alemindeyiz. Fakat bu kadar duran bir şey durup dururken niye sallanıyor? Ve yüzlerce sene sallanmıyor bir anda sallanıyor. İşte o alttan damarlar var. Mantıkada ters düşen bir şey değil. Hat diyoruz var zaten. Hat ne demek? Damarda çizgi, yol.
- 35:27
Bunu da bu da rivayet ediyor. Abdurrazzak. Abdurrazzak Buhari'nin şeyhidir. İmam-ı Mücahit'ten. İmam-ı Mücahit İbn-i Abbas'ın baş talebesi. Tavinullardan. O da İbn-i Abbas'tan duymuş. Kaf kebelu muhitu bil az yer üzülü kaplamış bir dağ. Arkadan dolanıyor yani. Bütün her tarafı kaplamış bir dağ olduğu beyan ediliyor.
- 35:50
Şimdi zaten bunu hangi ayetin tefsirinde söylüyorlar bunu? Lokman Suresi 27. ayet kelimesinde ne buyuruyor? Yeryüzünde bulunan bütün ağaçlar kalemler olsa. Bütün bu denizlere yedi denizle yardımcı mürekkep olsa. İşte o yedi deniz dediği bu gördüğümüz bütün sular bir deniz. Dünyanın suları. Buna diyor yedi deniz daha var diyor.
- 36:21
O yedi deniz. O yedi deniz var o yedi deniz nerede var? İşte o rivayetleri söylüyor. Yani Allah'ın kelimelerini yazmakla bitiremezler mesele o da. Orada Kur'an'da bir yedi denizden bahsediliyor. Halbuki dünyanın bütün denizleri ve bahru bütün denizler su. Ama bir de yedi deniz de ona yardım etse diyor.
- 36:43
Dolayısıyla o Lokman Suresi 27. ayetin tefsirinde bunlar geçiyor. Şimdi yine şunu da bilmemiz icap ediyor. O da nedir? Yedi kat yer var. Yani yedi kat kök var. Mesela bu da ayet kelimesinde ne buyuruyor? Allah Celle Celaluhu yedi kat kök yaratmış. Yerden de onun mislini yaratmış. Misle hünne, hünne gidiyor bak.
- 37:23
Misle ha demiyorum. Ha deyince kök gibi olurdu. Ama misle hünne, hünne cemidir. Arapça zamirde. Yani yedi tane. İşte burası ilgi çeken tarafı. Çünkü Kur'an-ı Kerim'in hiçbir ayetinde vel erazıyla yerler, yer tabakaları diye cemi geçmiyor. Bütün ayetlerde halikasımad, semavat, gökler diye cemi geçiyor.
- 37:46
Vel erza, yer diye geçiyor. Ama bir ayet var. Sadece o ayet-i kerimede Talak Suresi'nin 12. ayet kelimesi. Sadece o ayette misle hünne yerin de gök misli tabakaları olduğunu söylüyor. Dolayısıyla yer de yedi kattır. Katmandır yani. Bunu da biliyoruz. Yani sayı bakımından. Hatta burada yine İbn-i Abbas mana veriyor.
- 38:13
Ne diye mana veriyor? Sahir müfessirler fil adedi, sayı bakımından yedi diyor. Yani misli, benzeri, benzerlikli bakımdan yedi olmakta benzerli. Yani katmanlar var. Şimdi burada bunu da bildiğimiz zaman yine İbn-i Abbas'tan bir rivayet geliyor. İbn-i Cevzi, en büyük müfessir, muhaddis. Uydurma rivayetlerinin kitabını yazan adam İbn-i Cevzi.
- 38:46
Bu da El-Muntazam Fi Tarikh-i Müluk Ve Lümem diye bir büyük bir siyeri var, tarihi var. Birinci cildin 173. sayfasında. O da İbn-i Abbas'tan bunu rivayet ediyor. Yani, Bu yerin katmanlarının her birinde sizin Adem'iniz gibi Adem var. Sizin Nuh'unuz gibi Nuh var. Bunun manası nedir? Hani bizim bildiğimiz Adem Aleyhisselam'dan başka bir insan daha yaratıldı.
- 39:19
Onun da nesilleri, cüretleri. O demek değil bu. Buna mana da veriyor. Şimdi mana vermese kafamız karışırdı. Bunun manası nedir? Yani insanlar arasında Adem Aleyhisselam, Nuh Aleyhisselam ne vazife gördü? Peygamberlik, Risalet, Mübüvvetinde. Onlar da aynı vazifeyi gören her katmanda onların da büyükleri var.
- 39:43
Liderleri var. Ve yöneticileri var. Zaten bunu başka ayetler de destekliyor. Ne buyuruyor? ve mâ min deâbbetin fil-azze ve lâ tâirin yatîru bi-cenâhî illâ umemûn emsâlikum. Yeryüzündeki canlılar, böcekleri, haşerata kadar ne kadar mahlukat varsa, iki kanadıyla uçan kuşlar, hepsi sizin gibi ümmetlerdir, diyor.
- 40:09
Bunlar hep ayet. Başka bir ayette, efendim baba çok okurdu bunu, efendim senden duyduk biz hep. ve in min ümmetin illâ halâfiyâ nezîr. Şimdi kuşlara kadar, böceklere, canlılara kadar, haşerata kadar, hepsinde ümmet mefhumu var. Öbür ayette de diyor ki, her ümmete bir uyarıcı gönderdik, diyor. Yani ne demek?
- 40:29
Onu tedbir almaya sevk eden ve tehlikelere karşı ona dikkat ve ihtiyat gösteren. E bunu nerede görüyoruz? Süleyman Aleyhisselam Karınca Vadisi'ne geldiği zaman da fâlet nemletûn yâ nemlut hulû mesâginekum. Neml Suresi zaten karıncadan bahsettiği için Neml Suresi. Bir karınca ne dedi? yâ nemlut hulû mesâginekum.
- 40:51
Ey karıncalar, yuvalarınıza girin, toprağın üzerinde durmayın. Niye? Süleyman Aleyhisselam öyle bir orduyla geliyor ki, çiğnenir gidersiniz. lâ htumannekum Süleyman'ın vücûnû dûvûn lâ şurûd. Süleyman ve ordusu sizi bilerek çiğnemez ama o kalabalıkta ezilirsiniz. Onlar anlamadan sizi kırar. Onun için içeri girin diyor.
- 41:12
Süleyman Aleyhisselam'ın karıncası, yani karıncaların lideri olan karınca, erkek miydi, dişi miydi bu tartışma yapılıyor. İmam-ı Azam Efendimiz dişiydi diyor. Yani bu ayetten o çıkarımı yapıyor. İnsanlarda kadın yöneticiyi İslamiyet doğru saymıyor. Ama hayvanlarda bunun olduğuna misal veriliyor. Dolayısıyla bir karınca bile ne diyor?
- 41:38
Büyük bir ordu geliyor diyor. Bak o orduyu nereden görür? Karıncanın gözüyle o kadar geriden. Ha onlara hemen girince. Demek ki bütün mahlukat ümmetlerdir. Ve her ümmetin içinde bir nezir ve uyarıcı vardır. Bunun üçünü ayet okudum şimdi size. Dolayısıyla yerin katmanlarında da böyle mahlukat yaşıyor.
- 42:03
Ve onların da neleri var? Yöneticileri var. Bu ayette, yani Talak suresinin 12. ayetinin acayip bir sırrı var. Çünkü yerin yedi kat olduğu bir tek o ayette var. Yetenezzelul emru beynehu ne diyor? Allah'ın emirleri, fermanları, hükümleri yedi kat gök ve yedi kat yer arasında iner de iner, iner de iner, dolaşır da dolaşır diyor.
- 42:29
Şimdi bunu dediğin zaman, yani bu ayet bu. Allah'ın emri, fermanı, hükmü. Tabi ki kaderi manasına gelirse hayvanlar hakkında da kaderi var, böcekler hakkında da kaderi. Bütün mahlukat hakkında emri, fermanları var tabi ki. Ama burada yecüc, mecüc nerede? E şimdi yecüc, mecüc de bizim gibi insan. Sayılarının çokluğunu şimdi hadis-i şeriften size anlatacağım.
- 42:59
Bunları bir araya getirdiğin zaman, bunlar dünyada, uzayda değil. Bunlar dünyada yani. Ama dünyayı sadece bu uyduyla görülenden ibaret saydığın zaman, çok dar kalıyor. Ve çok cehalet kaplıyor ortalığı. Çünkü neden? Uydunun görebildiği, göremediği var. Mağaranın içini bile göremiyor veyahut kayaların altındaki şeyi bile göremiyor.
- 43:28
E sen burada uydu her yeri taradı da böyle bir kavme rastlamadı diyerek Kur'an'ı, sünneti inkar edersen, nasıl Müslüman olacaksın? Mevzu bu. Mesela, bu çok dikkatimi çeker. İmam-ı Kürani, yani Molla Kürani'de de Molla Gürani diyorsunuz siz. Molla Kürani, çok büyük Allame-i Cihan yani. Şeyhülislam Osmanlı'nın dördüncü mü ne Şeyhülislamıdır?
- 43:55
Yani Molla Fenari, Molla Kürani bunlar. Osmanlı'nın başlangıcında yani işte Fatih Sultan dönemleri, daha eski dönemler. O, onun El Kevserul Cari, İlahi Riyad-ı Hadis-i Bukhari diye bir kitabı var. Bende de var. Onun altıncı cildin 162. sayfasında. Ve başka tefsirlerde de gördüm. Mesela, burada İbn-i Abbas'dan da geliyor, diğer müfessirlerden de geliyor.
- 44:21
Diyor ki, Yedi kat gök ve yedi kat yerlerin katmanları arasında Allah'ın emir ve fermanları iner de dolaşır diyor. İner de iner. Bunun devevi diyor İmam-ı Kürani vs. Yani yedi katın her tabakasında mahlukat var. Bir defa bunu da tespit edelim.
- 44:44
Şimdi İbn-i Abbas birçok şeyler biliyordu. Ebu Hureyre biliyordu bazı şeyler. Mesela Ebu Hureyre'nin meşhur bir sözü var. Buhari'de de geçiyor. Hafez du'an Rasûlillâh sallallâhu aleyhi ve sellem ve ayni. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem der, iki kap doldurdum. Amma hallumâ fakad mesettû. Bir kapı herkese yaydım.
- 45:04
Onun kadar hadis-i rivâyet eden yok. Sahabeliği son dört sene müslüman oldu, sahabe oldu. Son dört sene öbürü yirmi üç sene duran elli hadis-i rivâyet etmemiş. Ebu Hureyre binlerce hadis-i rivâyet etmiş. Çünkü neden? Mescitten çıkmadı, evlenmedi. Devamlı Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanında kaldığı için son dört senede hiçbir sahabenin duymadığı kadar hadis duydu.
- 45:26
Ve ezberini Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem'in duası aldı. Ve unutmama duası aldı. Bunlar hep sahih hadislerle sabit. Ama diyor iki kapın birini size yaydım. İşte bütün kitaplara sen an Ebu Hureyre'den radıyallâhu anh geçer yani. Her yeri doldurmuş. Amma vem velâkır bir kap daha doldurdum. Onu yayacak olursam diyor kırtlağım kesilir.
- 45:48
Çünkü neden? Aklınızın almayacağı işler var. Kafir olur çıkarsınız. Ya da bana kafir dersiniz ki Allah'ım buraya beni kesersiniz diyor. Bunun Bukhari'de bu. Aynı manada İbn-i Abbas halbuki Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem vefat etti. Hatırladığım kadarıyla İbn-i Abbas on yaşlarındaydı. Ama ondaki zekat daha tabi Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem.
- 46:13
Tevil, tevil ilmini öğret, tefsir ilmini öğret. Yani İbn-i Abbas'tan bir ayet hakkında bir mana geldiği zaman tercih edemezsin daha öbür müfessirlere. İbn-i Abbas'a çünkü hadis sahipli doğa var. Ha İbn-i Abbas'tan iki üç tane mana farklı gelirse İbn-i Abbas'ın manaları arasında yine dolaşırsın yani.
- 46:33
Ama yoksa İbn-i Abbas'tan bir mana geldiyse yani İbn-i Abbas birincidir o manada. Çünkü hadisle tefsiri ona öğret demiş. Zaten iklimesi, mücahidi yani ne kadar katadesi ne bileyim sana onlarca yüzlerce baş müfessir hepsi onun talebesidir.
- 46:50
Şimdi İbn-i Abbas bu hadis tefsirinde yani yedi kat yer katmanlarında mahlukat var. Ve buralarda Allah'ın emirleri fermanları iniyor dönüyor melekler var. Yani şimdi Allah Teala'nın mahlukatının meleklerden boş kalması, meleksiz olması mümkün müdür? Diyelim ki her katmanda melekler var. O melekler orayı tedbir ediyor, yönetiyor.
- 47:24
Diyelim yedi deniz, yedi deniz boş mudur? Meleksiz midir? Allah Teala her tarafı melekle, bütün dağları diyelim kaftana bağlamış. Her birinden ona damar bağlamış. Her biriyle müvekkel, görevli bir melek tayin etmiş. O dağla ilgili meleğe vahiy ediyor. Ondan sonra o melek ilgilisine böyle bir silsile, bir meratip, bir nizam, bir tertip var Allah'ımızın bütün işlerinde.
- 48:02
Mesela bu mesele yine Kaf Dağı'nın diğer dağlarla ilgili damarları var. Zelzele yaptırmak istediği zaman, bir damarı hareket ettirmek istediği zaman o dağla görevli meleğe vahiy ettiğine dair Ebu'l-Leysi Semerkandi Hazretleri. Hanefi mezhebinde fakir ve müştehitlerden sayılacak Allame-i Cihan bin sene küsur evvel yaşanmış.
- 48:24
Onun çok önemli bir tefsiri var. O tefsirden çok alırız biz. O ruhul beyanın da kaynakları, bütün tefsirlerin kaynağıdır. Tefsir-i Semerkandide'dir. Onun 3. cil 575. sayfasında da bu rivayetler geçiyor. Yani bunlara İsrailiyat diyorlar. Ya kardeşim beni İsrail'den vesaireden bazı hadislerden bazı rivayetlerde alınmışlıklar var.
- 48:49
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem haddi şu an beni İsrail ver ya harac. Bunda size bir zarar, zeval, mesuliyet yoktur buyuruyor. Ancak buna İsrailiyet deyip toptan, yani bir şey İbni Abbas'tan geliyorsa, bir şey İmam Mücahit'ten geliyorsa, bir rivayet İslam ulemasından, sahabeden, tabiinden geliyorsa biz ona bakarız.
- 49:13
Biz gidip Neten Yahudan rivayet aldığımız yok ki. Bin sene evvel yaşanmış Semerkandide'nin tefsirinde bu geçiyorsa, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem görmüş sahabe-i kiramdan, İbni Abbas hazretleri, onu görenlerden, İbni Ebi Hatim, en büyük müfessir muhaddis, tefsir ilmi onsuz olmaz, İbni Münzir, Ebu Şehi İspani, Hakim, Nisaburi,
- 49:36
yani şimdi bu adamların kaynaklarında geçenleri bizim için muteberdir. Yoksa sen efendim ben gidip de şimdi Muharref Tevrat'tan bilmem nereden sana nakil mi yapıyorum? Ben sana verdiğim ciltler, sayfalar bütün ulemanın itibar ettiği kaynak var diye seyrederim. Bir kaynak var diye serler. Dolayısıyla burada İbn-i Abbas'ın şu sözü çok acayip bir şey.
- 50:02
Yer tabakalarının yedi kat olduğu ve bütün işlerin, Allah'ın emirlerinin bu arada dönüp dolaştığı, yani göklerle yerler arasında derken ya sadece yerin üstündeki bizlerden bahsetmiyor. Beyne hünne. Hünne nereye gidiyor? İşte misle hünne. Misle hünne ne demek? Gökler yedi, yer de yedi. Allah'ın emirleri, fermanları.
- 50:25
Seçiyorsun bak zelzele emri var, şu emri var, bu emri var, batma emri var, çökme emri var, hasp var. Ondan sonra ne diyorsunuz ona? Obruk oluyor, Tobruk oluyor. Eyüp Sultan'da açıldı kaç araba girdi içine misal, git Konya Ovası'na, akşam bir şey yok, sabaha bir bakıyorsun, efendim bir ilçe kadar yer çökmüş, husufat.
- 50:53
Onlara daha gelmedik yani. Üç tane büyük batma olacak yerde kıyamet kopmadan evvel ama o böyle bir şey değil, o hepten evvel. Memleketleri götürecek yani. Şimdi bunların hepsi Allah'ın emriyle oluyor, kaderiyle oluyor, takdiriyle oluyor, yönetmesiyle oluyor. Fel müddebbiratı emra içleri yöneten meleklere yemin ederim diyor.
- 51:16
Yüce ruhlara yemin ederim diyor. Onlara da yönetim verdiğini Kur'an'da zikrediyor. Ama yaratmak bakımından yönetmek ve yaratmak bakımından sadece Allah'tır. Müdebbirul emra münessemâil elal. Gökten yere ve aralarındaki hepsini yöneten Allah'tır, yaratmak itibariyle. Sebepler alemindeyiz. Onlara da vazifeler vermiş.
- 51:38
Bunu da birçok ayetler gösteriyor. Vefatta bile ölüm meleği canınızı alır diyor. Bir ayette ben alırım diyor, bir ayette ölüm meleği alır diyor. Bir ayette de yardımcı melekler alır diyor. Şimdi üç ayeti birleştirdiğin zaman yaratmak bakımından ölümü ben yaratıyorum. Ama boğazdan çekmek bakımından Hazreti Aleyhisselam'a çektiriyorum.
- 51:59
Ayak parmak uçlarından boğaza kadar çekmek bakımından öbür meleklere çektiriyorum diyor. Şimdi bunları anlamadığın zaman kazdan beter cahil olursun yani. Ben sana ne laf, bir laf anlatamam yani. Yaratana Allah olduğunda şüphe var mı? Allah'tan başka yaratana olmadığında şüphe var mı? Ama o zaman Allah kimseye bir iş vermedi, her şeyi kendi yapıyor.
- 52:19
Yaratmayı kendi yapıyor, kimseye yaratma vermedi yani. Onun için Allah-u Tevfelenfus canları Allah alır diyor. Canları ölüm meleği alır diyor. Melekler canlarını alırken diyor, fazla melek olduğundan bahsediyor. Bu üç ayette birbirine çelişki var dersen kafir olursun dersin. Allah da bir dediği bir dediğini tutmuyor.
- 52:46
Ya döner haşa ve kella dinden çıkarsın. Halbuki üçü de Kur'an'da var. Bunları doğru anlamak lazım. Onun için Allah'ın emirleri bu katmanlar arasında fermanlar dolaşıyor. Şimdi İbn-i Abbas Hazretleri diyor ki, bu yedi yerin katmanları ve göklerdeki katmanlar ve yerdeki katmanlar arasında Allah'ın kaderleri, hükümleri, fermanları, emirleri hakkında öyle şeyler biliyorum ki.
- 53:15
Kimden bilecek İbn-i Abbas? Yani on yaşındayken Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat etti. İbn-i Abbas Yahudi medresesine gitmemiş, Hristiyan kilisesine gitmemiş yani. İsrailiyat diyorsun. Ne konuşuyorsun İsrailiyat? İbn-i Abbas da nasıl İsrailiyat olacak? Aldığı bütün ilim on yaşına kadar Rasulullah'tan almış.
- 53:34
Sallallahu aleyhi ve sellem. Ondan sonra diğer sahabeden de mutlaka öğrendikleri olabilir. Abisi konumunda olan dünya kadar sahabe var. Babası Hazreti Abbas zaten. Eee? Ben bu ayete manalar veririm ama diyor. Bu yer katmanları vs. bu arada dönen hükümler. Ama onu beni taşlayarak öldürürsünüz diyor. Bütün tefsirlerde geçiyor bu.
- 54:02
Bir rivayette de ne buyuruyor? Siz de kafir olursunuz diyor. Neden? Akıllarınız anlamaya yetmez. Akıllarınız anlamaya yetmediği için ben bu kadar kalayım diyor. Bak aynı sözü Ebu Reyle'den işitiyoruz. Bir kap daha doldurdum ama onu yayacak olursam boğazım gider diyor. Çünkü neden? Dinden çıktı dersiniz diyor.
- 54:32
Hallacı Mansur gitti astılar işte. Biraz ucundan, hallacı Mansur ucundan biraz koklattı. İdam. Çünkü şeriatın zahiri âlimlerinin şeyini anlamaz. İbn-i Abbas zahiri âlimdir hem manevidir hem zahiridir. Beni taşlarsınız öldürürsünüz diyor.
- 54:50
Onun için bak bunu İmam-ı Gazali, itikad dersleri yaptığım Kavâdü'l-Akaid kitabında İmam-ı Gazali, İbn-i Abbas'ın bu sözünü, Kavâdü'l-Akaid'in 115. sayfasında İbn-i Abbas'ın bu sözünü naklediyor. Yani bu söz sahi olmasa koca İmam-ı Gazali Hücceddüristan bunu nakleder, kaynaklar. Ebu Talib-i Mekke'yi İmam-ı Gazali'den de 200 sene evvel yaşamış.
- 55:15
Kûtul Kulük'te 1. cildin 421. sayfasında zikrediyor. Dolayısıyla yer tabakalarında da mahlukat var mı? Var. Yönetimler var mı? Var. Yöneticiler var mı? Var. Şimdi bunları bir defa tespit ettikten sonra. Şimdi Yecüc Mecüc hakkında nüfuslarının kalabalığı hakkında bu hadisi evvelce okunmuş muyum okunmamış mıyım bilmiyorum.
- 55:51
Ama Buhari'de de vesaire kaynaklarda da geçen bir hadis-i şerif olarak ben hatırlıyorum. Şimdi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyuruyor ki kıyamet gününde Allah-u Teala Adem Aleyhisselam'a diyecek ki Ey Adem kalk cehenneme göndereceğin çocuklarından kimler cehennemlikse onları seç gönder diyor.
- 56:18
Yani bütün insanlık Adem Aleyhisselam çocuğu olduğuna göre bir babaya e şimdi sen kendi çocuklarına olan merhametinle ne bileyim sen kardeşimin de çocukları var da benim erkek kardeşim yok da kız kardeşimin çocukları var herkesin kız kardeşi var erkek kardeşi var. Yani en yakın onları görüyorum şimdi kardeşimin çocukları ama şimdi doğru konuşalım.
- 56:43
Kardeşimin çocuklarıyla kendi çocuklarımla bir olayım. Yani kendi torunlarımla kardeşimin torunlarına bakış açım. Onları da çok seviyorum tabi diğer insanlara göre yabancıya göre tabi herkesin meraktibi var. Ama kendi torunum bir farklı oluyor.
- 56:59
Şimdi Adem Aleyhisselam'a da öyle bir iş vermiş ki Mevla hepsi onun çocuğu. Hiç de üvey çocuğu değil hepsi öğüt çocuğu. Şimdi bizim 150 sene sonra yaşayacak olsak 100 sene sonra yaşayacak olsak torunun torunun torununu da görsem mümkün. O kadar 500-600 sene evvelce yaşayan olmadı mı? Yani Adem Aleyhisselam 100 bin torununu gördü.
- 57:25
Dünyadayken 960 sene yaşarsan olacağı o. Bizde bu bize de mümkün. Torunun torununu bile görebilen dünyada da olabilir hala. Şimdi bu yine o acıma ve o merhamet kendi torununun kendi kanından canından olduğu için farklı oluyor. İşte Adem Aleyhisselam kıyamete gelecek son insana kadar hepsinin babası ya.
- 57:48
Mevla da buyuruyor ki kalk cehenneme göndereceklerini sen seç gönder. Bu en zor iş. Evladını cehenneme gönderiyor. O zaman Adem Aleyhisselam diyor ki Ya Rabbe ma ba'su n-nar yani ben kaçta kaçı göndereyim ben ne bileyim ki. Bunların kaçı cehennemlik kaçı cennetlik. Allah-u Teala da ona buyuruyor ki
- 58:16
Her binden 999'u cehenneme gönder. Birini cennete gönder. Yani Mevla Teala ona şeyi veriyor. Nispeti orantıyı veriyor. E sahabe-i kiram bunu duyunca acayip üzüldüler. Ne oluyor binde 999? Şimdi bakıyorsun tabi dünya 8,5 milyar. Diyelim 9 milyar. Allah Allah. Binde bir mi cennete gider? Şu anda bile sanki durum ona doğru gidiyor.
- 58:54
Yani binde bire yani Müslüman olacak ehl-i sünnet olacak namaz abdest falan. Hakikaten yani ama burada sevindirici bir şey daha var. Ama şimdi dünyadaki insanlığın tümünü mü sayacaksın? Zaten Müslümanlardan mı binde bir cennete gidecek? O Müslümanlardan binde bir cennete giderse Allah. Biz zaten neredeyiz?
- 59:21
Onun için üzüldüler yani. Sonra ya Resulallah bizim biz ne yapacağız? Biz cennete nasıl gideceğiz? E onlar iman etmiş insanlar. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki yani bu hadiste Ebşirûm sevinebilirsiniz. Size bir müjde geldi. Fe inne mâkûm halîkateyni lemmekûnâ fîmmetin kattû illâ kessaratâ.
- 59:46
İlla kessaratâ. Sizinle beraber. Bu iki kabile hangi ümmette olsaydılar? Yani eski ümmetlerde yani Zülkarneyn aleyhisselamdan beri varlar. Menuh aleyhisselamın artık oğlu Yâfis aleyhisselamdan sonra tabii gelen ırklardan. Bu iki kabileyi hangi ümmetin mesela terazini bu tarafına, bu tarafı koysan yani Settin bu tarafında gelir.
- 1:00:23
Öbüne bu tarafındakileri koysan Yecüc, Mecüc fazla gelir. Yani şu andaki dünya halkından da fazla geleceği bu hadiste anlaşılıyor. Ve min kulli hadebin yensilûn. İşte yüksek tepelerden su gibi kayacaklar, akacaklar, dünyayı fesada boğacaklar falan. mâ entum finnâs illâ keşâratin beyzâ fî sevrîn Esvet yani siz onlara nispetle siyah bir öküzün siyah tüylerinin arasındaki
- 1:00:55
tek beyaz bir kıl kadar az kalacaksınız. Dolayısıyla onların çokluğunu anlatıyorum. Anladınız mı? evkeşâratin sevdâ fî sevrîn Ebyal ya da beyaz bir öküz bembeyaz rengi var derisinin orada siyah bir kıl olsa, tek kıl nasıl belirgin olursa yani siz o kadar az kalacaksınız. Onun için sevinebilirsiniz. Ondan sonra buyuruyor işte cennet ehlinin dörtte biri siz olmak ister misiniz?
- 1:01:24
Nasıl olacağız ya Resulallah? Üçte biri olmak ister misiniz? Böyle bir müjde yani var mı ya Resulallah dediler. Ondan sonra Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem onlara müjdeler verdi. İşte yetmiş bin kişi hesapsız ilk girenlere gidecek. Ondan sonra yetmiş binin her biriyle yetmiş bin girecek vs. vs.
- 1:01:42
hadis-i şerif uzun rivayetleri var. Şimdi dolayısıyla burada kardeşlerimiz ne anladık? Yecüc mecüc çok kalabalık. Bu kesinleşti. Çok kalabalık olduklarına göre biz bunları niye göremiyoruz? Şimdi birileri kalkıyorlar diyorlar ki bazen bilim adamı geçinen, film adamı geçinen bir tantavi var cevheri. Onda tefsiri var yani bizde de var.
- 1:02:24
Böyle fiziki şeylerle çok yorum yapmıyorum. Mısırlı bir adim acayip acayip şeyler de yazmış yani. Mesela bu noktada sapıtmış yani. Seyit Kutup. Seyit Kutup birçok noktada sapıtmıştır zaten. Seyit Kutup yine bu noktada sapıtmış. Tabi bunlardan birçok gençlik ve nesil etkilenmiş. Yani bunlar sahih hadis-i şeriflerle çatışan ayet ve hadislerle çelişen görüşler söylemişler.
- 1:02:58
Bunun sebebi niye olmuş? gençler bunları duyar ondan sonra da şey çok gelişti, teknoloji çok geliştiği halde böyle bir kavim dünyada yok. O zaman ya bu Moğollardır Hülakü zamanında çıktı bitti. Ya Tatarlardır. Ya Ruslardır. Ya Çinlerdir. 5000 metrelik set var zaten. Şeklinde yorumlar yapmışlar. Bu yorumları yaparak da maalesef milletin imanını koruyayım derken
- 1:03:34
kendi imanlarından olmuşlar. Çünkü neden? Ayet ve hadisin nasları, sarih beyanları açık. Sen bunu kendi kafana göre millet gavur olmasın diye yorumlayamazsın. Gavur olan olacak. Helak olan bile bile helak olacak diyor Kur'an. Hayat bulan bile bile hayat bulacak.
- 1:04:03
Şimdi o ilahiyatçılar, o mutezile kafası, o mucize inkarcıları, o reformistler, mezhepsizler onların hepsi senin benim bildiğimden fazla biliyor meseleyi. Ama o kadar delile rağmen helak oluyor. Çünkü neden? Galiba iman etmiyor aklına soruyor. Halbuki Kur'an bize görmediklerine inananlar buyuruyor. Görmediğine inanan derken önüne gelenin konuştuğundan bahsetmiyoruz.
- 1:04:32
Sen Kur'an'ın Allah kelamı vahiy olduğuna inanmıyor musun? İnanıyorsun. Ama Mustafa Öztürk çıktı Kur'an'da vahiy değildir dedi işte. Ondan sonra Kur'an verdi. Kur'an adıyla kurulmuş. Mehmet Görmezlerin Bardakoğlu, ondan evvelki derşef başkanlarının kurduğu ve bu adamları Bu adamları konuşturduğu yerde Kur'an vahiydir diyen adamlar konuşuyor.
- 1:04:48
konuştuğu. Kur'an'ı yeni bir manayla yorumlamamız lazım. Kur'an'ı bu asrın idrakine söyletmemiz lazım. Bu asrın anlayışıyla Kur'an'ı bir daha gözden geçirmemiz lazım. İşte ondan sonra Musa Hasan Masa'ya vurdu, deniz yarıldı, âyetini, Medcezir oldu bilmem ne, işte siyerciyim geçinen, Mehmet Emin Yıldırımları bilmem nelerin dergilerini bir aldık hele,
- 1:05:16
ay yarılma mucizesini de inkar, deniz yarılma mucizesini de inkar, her şeyi inkar etmişler. Biz de bunları Müslüman zannediyorduk. Okudukça, baktıkça ayet hadisi çekinmeden inkar ediyor. Buna tevil, böyle tevil olmaz. Zırva tevil kabul etmez. Tevil nerede olur? Açık manaya, sarih manaya verirsin. Ondan sonra bir izah getirebilirsin.
- 1:05:45
Ama sen ayetin açık manasına çelişen bir tevil yapamazsın. Çünkü burada lügat manası var. Kur'an'ı Allah bize anlayasınız diye indirdim diyor. Bulmaca çözün diye indirdim demiyor. Zaten bize lazım olan bize anlatılmış. Ebu Reyre ben bir ilmi, tasavvuf ilmi veya manevi ilmi ben bir kapı size anlatmadım diyor.
- 1:06:06
Tamam o anlatmadığı ilimden biz sorumlu muyuz? Değiliz. Cennete girmemiz için o ilim bize lazım mıydı? Değildi. Anladın mı? Şimdi İbn-i Abbas diyor ki ben bu ayeti tam tefsir etsem size beni de taşlarsınız, kendiniz de kafir olursunuz. E tamam. O ilim bize anlatılmadığına göre Allah bizi o ilimden mesul edecek mi?
- 1:06:29
Etmeyecek. Çünkü bize ulaşmadı. Bize ulaşan ayet ve hadislerden bahsediyoruz. Bize ulaşan ve inanmamız gereken ayet ve hadislere demek ki inanmak zorundayız. Zaten bilmesek de olacak şeyler Miraç gecesinde üç ilim bildirildi. Nübüvvet ilmini kimseye öğretmeden dendi. Tasavvuf ilmini ehlini bulursan öğret dendi.
- 1:06:54
Şeriat ilmini herkese tebliğ et dendi. Allamani Rabbi selaseti ulum. Rabbim bana üç ilim öğretti diyor. Biz burada şeriat ilmini anlatmakla mükellefiz. Siz de bunu anlamakla ve dinlemekle ve inanmakla mükellefsiniz. Tasavvuf ilminin derinliklerinden bazılarını konuştuk kürsülerden. Kırk senedir ne sövmeler yiyorum.
- 1:07:16
Keşke anlatmasaydım diye pişman olduğum dolu mesele var. E çünkü hafızalesi almıyor adamın. Halbuki benim aklım çok güzel alıyor. Yaratan ancak Allah olduktan sonra aklın almayacağı bir şey yok. Ama biz şimdi burada neyle mükellefiz?
- 1:07:35
Şimdi bazıları demişler ki Yecüc meşruc diye bir şey yok. Bunlar kafir oldular. Çünkü Kur'an'da var diyor. Bazıları demişler ki Zülkarneyn onlarla insanların arasında bir set çekti. Şimdi öyle bir set yok. Bunu diyen de kafir oluyor. Niye? Çünkü Kur'an-ı Kerim diyor ki Femestağven yazarû ve mesta tağulû lekba.
- 1:07:59
Üstüne de çıkamayacaklar. Gelme de delemeyecekler. Ne zaman patlayacak? Fe izâ ceâ va'du rabbi. Rabbimin vaadi geldiği zaman Cealeud'deki Allah onu patlatacak. Vekâne va'du rabbihakka. Rabbimin vaadi haktır diyor. Şimdi bu ayete göre sette onların delmeleri, deşmeleri ve üstünden çıkıp dolaşmaları mümkün olmadığını vakti geldiğinde Allah patlatana kadar
- 1:08:30
olmayacağını hadis-i şerif beyan ediyor. Şimdi yine burada sahih bir hadis-i şerif size rivayet ediyorum. Ahmet İbn-i Hanbel 10.632 rakamıyla Bukhari Müslüm'ün şartlarına haiz ve sahih. Tirmizi'de 3.153 İbn-i Mace'de 4.080 Saymakla bitmez. Ebu Ya'la'da var, Hakim'de var. Çok kuvvetli senedi isnadı. Bütün hadis kaynaklarında var.
- 1:09:02
Bakın ne buyuruyor, Aneburet. Radıyallahu anh, Rasulillah, sallallahu aleyhi ve sellem. Efendimiz Hazretleri bu hadisi çok okudu. İnne yecucev mecucev leahfirûne sedde küllev. Yecüc mecüc, setti her gün kazıyorlar. Şu anda kazma işlemi devam ediyor. Her gün. Tabi Zülkarneynleriz kaç bin sene oldu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'de kaç bin sene evvel.
- 1:09:26
Hattâ izâkâdû yaravne. Şu an şems tam güneşin ışınlarını görmeye yaklaştıkları zaman kazıyor, kazıyor, kazıyor. Güneşin ışınını yakalayacak. Ne anladık buradan şimdi? Güneş görmüyorlar. Benim kafaya çaktı bir şey şimdi. Sen de kafaya çaktın. Güneşin ışınlarını görmeye yaklaştıkları zaman.
- 1:09:53
O zaman onlar, yani Kur'an-ı Kerim mesela, onların yeri bölgesel olarak neredeler bir defa? Onu konuşalım şimdi. Bölgesel olarak neredeler? Asya tarafında, Doğu tarafındalar. Çünkü Kur'an-ı Kerim ne diyor? Hattâ izâkâdû yaravne. Güneşin doğduğu yere ulaştı. Yani dünyada güneşin doğduğu zaman İlk vurduğu yerden, yani güneşin önünden bahsediyor direkt.
- 1:10:21
Önüne gelen ilk yer doğduğu yer. Vakti gidiyor bir kavim var. Güneş onların üzerine vurduğu zaman, güneşle aralarında perde ve siper yok. Direkt kabak gibi ilk vurduğunda onların üzerine vuruyor. Güneşin doğunun nihai noktası. Anladın mı? İşte oradan sonra yine Zülkarneyn gidiyor. Hattâ Eczâb-ı Melek'e, Beynez Sette'ye.
- 1:10:54
İki settin arasına gidiyor. Şimdi bazı rivayetlerde, sayın Hadis-i Şerifler olmasa, bazı rivayetlerde 4 ay kadar karanlıkta gittiği, zulmet vadesinde, hiç gündüz görmeden gittiği Zülkarneyn'e rivayet ediliyor. Bu çok tutuyor. Çünkü neden? Zaten o bölgelerde, Sibirya'nın oralar, kutuplar veyahut da Semerkand, Hindistan arası.
- 1:11:21
Sahabeden birisi o setti gördü biliyor musunuz? Bukhari'de. Oradan gelip, Medine'ye gelip, Efendimiz'e ben gördüm diyen var. Hem de Bukhari'de, yüzde yüz. İman-ı mucib. Sahih, hayet gibi. Çünkü Ya Resulallah diyor, ben diyor o setti gördüm diyor. Nasıl gördün? Kelbürdil, Muhammed diyor. Ne diyorsun?
- 1:11:46
Dur, Hadis-i Şerif'e tam bir şeyini okuyayım. Kaynağını da söyleyeyim. Bir zat geldi, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, Medine ehlinden, bunu Kateder R.A. diyor, Medine ehlinden bir zat geldi. Dedi ki, Kadir Ayetü'l-Setteye, Cüccü Settin'i gördüm Ya Resulallah dedi. Keyfen Ayetü'nü nasıl gördün dedi.
- 1:12:10
Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem zaten Mirac Gecesi hepsini görmüş. Nasıl gördün dedi? Dedi ki, Mislel Berdil Muhabberi. Üzerinde süsleme yapılmış, el çizimiyle, şey yani el işçiliğiyle işlenmiş, şey gibi, hırka-i şerif gibi, hırka gibi gördüm. Nasıldı dedi? Tarikatü'l-Hamra ve Tarikatü'l-Sevda.
- 1:12:35
Yani bir yol kırmızı, bir çizim var şeyin içinde, Settin üstünde, bir kanal kırmızı gidiyor, bir kanal siyah dedi. Yani iki türlü renk çıkmış, şeylerden işte demir parçaları, kurşunlar vs. Kurşun kırmızıyı yansıtabilir, demir siyahı yansıtabilir mesela. Çünkü Kur'an'da Zümeral Hadid diyor, demir parçaları diyor.
- 1:13:02
Ondan sonra kıtra diyor, kurşun dökeceğim diyor, getirin kurşunu falan. Böyle o zaman ne çıkıyor? İşte işlemeli, hırkanın üzerindeki işlemeli renk gibi, iki renk işleyenlenmişmiş hırka gibi çıktı diyor. Renkini öyle gördüm diyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de buyuruyor ki, Katra-i Tevhuz, sen doğru görmüşsün, o gördüğün Settin işte diyor.
- 1:13:28
Bu hadis-i şerif Bukhari'yi de 3. Cid 1220. sayfada zikrediyor. İbn-i Kesir bir davet ehadine zikrediyor. Ve Bukhari bunu kesin bir rivayet olarak zikrediyor. İbn-i Cerîl-i Taberîler, İbn-i Acerfe-i Türbânî'den bütün ulema bu hadis-i şerifin sayfası. Zaten Bukhari'de geçiyor. Daha ne konuşacağım Kur'an'dan sonra?
- 1:13:51
Şimdi dolayısıyla gören de olmuş yani. Şimdi bazı rivayetler tabii ki Semerkand, yani Özbekistan Semerkand tarafından, Hindistan'a giden tarih üzerinde diyen de var. Buradaki esas mesele, oraya ulaşırken Sürkane-i Aleyhisselam'ın karanlık yerlerden geçtiği.
- 1:14:21
epey zaman yürüyor, karanlıktan çıkamıyor. Bu da yine neyi gösteriyor? Güzergahta veyahut oradan ileri gittiğinde aylarca gece olan, e şimdi dünyada yine var, O bölgeleri, kutupları, o bölgelere gittiği de anlaşılıyor Sürkane-i Aleyhisselam'ın. Yani güneşin güneşin doğduğu taraf, Asya'nın dipleri. Burada bu seti ne yapıyorlar?
- 1:14:54
Her gün kazıyorlar. Güneşi göremiyorlar. O güneşi görememe işinin işine bak. Peki âyette diyor ki güneş üstlerine vurur, güneş aralarında siper bile yok. Ama set kapatılınca ne oldu? Güneş kapatıldı. Bu sefer seti kazıyorlar güneşi görmek için. Ama Kâlellez-i Aleyh'in başlarındaki yönetici kazma işlemini yaptıran diyor ki Ircu'u dönün.
- 1:15:22
Yorulduk diyor. Fesete abdurrûnû veden, yarın kazmaya devam edersiniz. İnşâAllah demiyorlar. Demeyince feyâudunilî ki eseddimâken, ertesi gün geliyorlar işte yatıyorlar kalkıyorlar geliyorlar bakıyorlar eskisinden daha sağlam geri örülmüş. Teknolojiyle işlerinin ellerindeki imkandayız. Hattâ ezâbıyla müddetuhum.
- 1:15:48
Peki, setin patlama günü geldiği zaman, daha gelmedi. Neler olacak? Neler olacak? Hazreti Mehdi zuhur edecek, dünyaya şeriat hâkim olacak, o vefat edecek. İsa aleyhisselâm nazır olmuş olacak. İsa aleyhisselâmın son dönemlerine yakın bunların seti patlayacak. Müddet olduğu zaman Bu hadiste çok sayı. Anlattım size işte.
- 1:16:12
Ahmed bin Ahmed, Bel-Tirmizi, İbn-i Mâce hepsinde geçiyor. Ve radallâhu en yebâse mâ lennâs. İnsanların başına Allah onları bu sallat etmek istediği zaman hattâ edâ kâ duyârune şuâ şems. Tam güneşin ışınlarını görecek kadar deldiler, deldiler, yaklaştılar. Radallâhu en yebâse mâ lennâs. Başlarındaki yöneticiye Allah inşâAllah demeyi ilham ediyor.
- 1:16:35
Hadi bakalım şimdi. Yani dinsiz ama. Hadi bakalım. Yönetici diyor ki, ircû dönü fe setâfirûne gheden inşâAllah. İnşâAllah yarın kazmayı bitirirsiniz diyor. İnşâAllah dediği gün işte Mevlâ da ne yapıyor? O son günü o inşâAllah dedirtiyor. Ve's-sesnî yani Allah'ın dilemesini istisnâ ettiriyor. Allah'sız olmaz diyor yani.
- 1:17:00
Bunu dediği zaman, fe yâ'udûne ileyh. Ertesi gün dönüyorlar, ve ve ke ye'ti ye'inete rakûbâk diyorlar. Bu sefer örülmemiş. Binlerce sene her gün kazdıkları yer örülüyor sabah. Bu sefer geliyorlar, milim kalmış. Fe yâ'firûne, onu da kazıyorlar. Ve'hrucûnâ lennâs. İnsanlara bir patlatıyorlar setti, oradan ağrı, doğru, Şam'a doğru.
- 1:17:30
Çünkü İsa aleyhisselâm ne tarafta? Mescid-i Aksâ tarafında Kudüs'te. Hazreti Mehdi de Mescid-i Aksâ'da imam olduğu için. Ondan sonra da Mescid-i Aksâ biliyorsunuz, ahir zamanda Mescid-i Aksâ mamur olacak yani. İslam merkezi Mescid-i Aksâ olacak. Mescid-i Aksâ'ya doğru yürüyorlar. Orada Taberiye Gölü'ne geliyorlar.
- 1:17:51
Taberiye Gölü içinde Van Gölü gibi. Şu anda da o göl var, Taberiye Gölü. Başındakiler gelip gölü içmeye başlıyor. Yecüc, Mecüc'ün arkası geliyor. Arkadan gelenler diyor ki burada bir zaman göl varmış. Ya öndekiler içiyor gidiyor, arkadakiler sırayla iniyorlar. İnenler geliyorlar, burada bir zaman su varmış diyorlar.
- 1:18:12
O kadar da yarıya gelmeden göl kuruyor. Öyle içiyorlar her yeri. Her tarafı. Ondan sonra, feyuneş-şifûn elmiyâ bütün dünyadaki suları kurutuyorlar. Dere, göl, ne gelirse. ve tehassan nazm-ı nüfûsu İnsanlar kalelere kaçıyorlar, gizli yerlere kaçıyorlar. Dünyada önlerinde engel olacak bir ırk, nesil, ordu, hükümet, millet, devlet bir şey yok.
- 1:18:38
Gidiyorlar. Önlerini açıyor herkes. Bu sefer oklarını göğe atıyorlar. Bak onlar hala okla. Onların teknolojisi ok. Zaten ahir zamanda iş oka kılıca dönecek. Gökten göğe ok atıyorlar. Allah-u Teala da meleklere buyuruyor ki, ucuna biraz kan gibi bir şey bulaştırın da, beni vurduk zannetsinler. Bu sefer kan gibi bir şey ucuna okun bulaşarak,
- 1:19:07
ok geri dönüyor ya, yukarı atıyorsun ok geri dönüyor. Gönülce ucu kanlanmış. Tabi Mevla'den. Diyorlar ki, yer ehlini kahrettik. Hepsini mağlup ettik. Tümsüz geçiyoruz. Gök ehli, yani melekleşte ne varsa gökte. Göktekilere de galip geldik. Onları da kana buladık. Kimse bize dayanamaz diyorlar. Allah-u Teala da buyuruyor ki, İsa aleyhisselama, o zaman Hazreti Mehdi vefat etmiş.
- 1:19:37
İsa aleyhisselama buyuruyor ki, kullarımı Tur dağına çıkart diyor. Tur dağının üstünde Musa aleyhisselamın namazı var. Musa aleyhisselamın namaz kıldığı mescidi var, Musa aleyhisselamın Tevrat'ı verdiği noktada. O mescidi çıkartıyor, o mescid dualar %100 kabul orada da, şimdi biz çıkamadık işte, benim gücüm yetmedi, orada mescidin yeri var.
- 1:19:58
%100 dualar kabul, o mescidin orada bütün ümmetini topluyor. Kimse aşağı inmeye cesaret edemiyor, dağdan aşağı. Çünkü Ecezü Meczûz alevleri istila etmiş. Bunun üzerine İsa aleyhisselam dua ediyor, Ya Rabbi diyor. Mevla buyuruyor, inni ekreştü ibadenli la yedani lihadin bi kıtali. Öyle kullarımı dünyanın üzerine çıkarttım ki, kimsenin onlarla harp etmeye gücü yetmez.
- 1:20:25
Dünyanın da böyle bir güçü yok. Onlara çok kuvvet vermiş. İsa aleyhisselam da diyor, Ya Rabbi o zaman senin gücün yeter diyor, ben de dua ediyorum diyor, bunları helak et diyor, ben ne yapayım diyor, ben bunlarla nasıl savaşayım, sen diyorsun ki kimse savaşamaz. İsa aleyhisselam ve ashabı, müminler dua ediyorlar.
- 1:20:45
Ondan sonra feyebacullahü aleyhim negafen fî ekfâihim. Tam enselerinden doğru, bir de bazı rivayetlerde burunlarına, Allahuteala deve kurdu gibi bir hayvan var, kurt. Allahuteala en güçlü mahlukunu en zayıf mahlukuyla öldürür. Yani nemrudu topal sivrisinekten öldürdüğü gibi.
- 1:21:05
Bir kurt musalladı diyor, deve kurdu musalladı diyor, işte burunlarına bazı rivayette, burunlarına bazı rivayette, enselerine, feyektülubia, bütün Yecüc ve Mecüc dünyayı kaplamışlar, hepsi bir anda, hiç kimse bir şey yapmadan ölüyorlar. Kurt öldürüyor onlar. Ondan sonra seriliyorlar birbirinin üstüne, dünyada yer yok, birbirinin üstüne düşüyorlar.
- 1:21:28
O kadar kalabalıklar. Sonra durduğundan müminlerden birisi diyor, ya da isyasem ona diyor, ne oldu acaba diyor, onlar aralarında konuşuyorlar, düşmanlarımızın durumu ne alemde acaba. Ya diyor, kim gidecek diyor, onlardan aşağı inen mahvolur diyor.
- 1:21:44
Ya bir tanesi diyor, tamam ben Allah yolunda feda olayım diyor, şehit olursam şehit olayım, bir haber getirelim arkadaş, biz de kaldık burada aşağı inemiyoruz diyor. Ondan sonra o da oradan kendinin öldürüleceğine kesin inanarak, yani mücahitlik yaparak iniyor. Bir de bakıyor ki bütün dünya üst üste düşmüş, yecüs mecüs.
- 1:22:05
Oklarından, yaylarındaki tahtalarından, malzemelerinden yıllarca efendim odun oluyor. Dünya ısınıyor bütün. Diyorlar, bunlar hepsi gebermiş diyor, tamam inebilirsiniz, inebiliriz. Peki bunları kim kaldıracak, bunların cesedini kim kaldıracak? Bak hadis-i şerifte, bak bu hadis, Ahmet İbni Hanbel, müsnedinde, Tirmizi İbni Muacir, sahih hadisten okuyorum.
- 1:22:34
Vellezî nefsu Muhammedin biyedî. Muhammedin canı kudretinde, tasarrufunda olan, Allah'a yemin ederim. İnne devâbel azle tesmenû. Yeryüzündeki bütün hayvanlar ve böcekler şişmanlaşacak. Ve teşkerû şekerâ. Bunu anlamayan teşkürü şükran okur, alakası yok. Ve teşkerû şekerâ. Yani çok böyle etlenecek, yağlanacak, palazlanacak.
- 1:23:01
Min luhû min ve dimâin. Bütün dünyadaki böcekler bayram edecek. Onların o kadar etleri var, kanları var ki, onları yemekten dünyadaki bütün böcekler şişmanlaşacak diyor. Bak bunu yemin ediyor Muhammed Mustafa. Sallallahu Teala aleyhi ve sellem.
- 1:23:22
Şimdi, bu kadar hakikatler ortadayken, birisi çıkıp kalkıp derse ki, bunlar Tatarlardır, Moğollardır, Çinlilerdir, Ruslardır. Bu ayet ve hadis, Resulullah'ın yemin ettiği bu kadar ayet ve hadise uyar mı uymaz mı bu şimdi? Kur'an'ın beyanına uyar mı uymaz mı? İki dağın arasına geldiği zaman, demirleri oraya parça parça koyduğu zaman, üzerine de,
- 1:24:02
körükler kurdu. Körüklere üfleyin buyurdu. Körükler onu, demirleri ateşi kızdırdılar. Bütün demirler kıpkızıl oldu. Ondan sonra, onu ateş gibi yaptı, kıpkırmızı oldu demirler. Şimdi getirin bana kurşun dökeceğim üstüne dedi. Kurşunları da üzerinden döktü. Bu ayetlere göre, bunun Rus'la, Tatar'la, Moğol'la, Çin'le ne alakası var?
- 1:24:31
Burada ayet bu yahu. Bunların setlerinin, Semerkand'taki setin, Çin'deki setin, demir parçasıyla, kurşunuyla, iki dağın arasıyla, oyuğuyla ne alakası var? Dümdüz arazi yahu. Ondan sonra bunlar İsa Aleyhisselam'ın zamanına kadar çıkamayacaklar. Dünyadaki sular kurumamış, Taberiye gölü duruyor. Her taraf göller duruyor, ırmaklar duruyor.
- 1:24:58
Bu kadar sayı hadislerde geçenin hangisi oldu bugüne kadar? Hiçbiri olmadı. E sen bunu ne diyeceksin? Onun için, burada, efendim, Cevher-i Tantâvî diyor ki, bunlar, efendim, Tantavi diyor ki bunlar efendim Hülagü zamanında Hicri 7. asır arasında Müslümanlara gelip Bağdat'ı kırıp döken Hülagüler
- 1:25:38
o zaman çıktı onun için artık Yecüc, Mecüc diye bir şey beklemesi kalmadı diyor. Bu adam da Kur'an'a tefsir yazmış. Gitti bu ayeti böyle tarif etti. Seyyid Kutup da Efendimiz Hazretleri Salak Kutup derdi ona. O da yani bu şeye uymuş O da aynı görüşte söylüyor. Yok Tatarlardı, yok Moğollardı, yok bu iş bitti bundan sonra bir daha beklemeyin.
- 1:26:12
Böyle bir şey yok. Bunu niye yapıyorlar biliyor musun? Şimdi bunlar madem dünyada var niye göremiyoruz? Niye göremiyoruzdan yola çıkıp Allah'ın ayetini inkar edilir mi ya? E işte bu felsefedir. Bu tevhildir. Bu hem de şerata uymayan bir tevhildir. Fasit bir tevhildir yani. İnsanı dinden çıkarır.
- 1:26:32
Şimdi ulema da diyor ki Madem Allah'ın kitabını yanlış yorumlayarak Kur'an'ı hadisleri inkara kalkan bu kafa doğru olsaydı 700 küsur sene evvel yani Hülaki döneminde Deccal'ın çıkması lazım değil miydi? Yani Tatarlarda Moğollar Bağdat'ı almadan evvel Deccal nerede? Bu ayette hadislere göre Deccal burada yok.
- 1:27:00
Ondan sonra İsa aleyhisselam gökten inmesi lazımdı. Deccal'ı onlardan önce gebertmiş olması lazımdı. Tatar dediği Moğollar. Bu Hülaki şeyleri. Tamam. Zülkarneyn Setti o zaman patlamış, yarılmış olması lazımdı. Taberiye Görünü içilmiş Son gelenler onda su bulamamış olması lazımdı. İsa aleyhisselamın kendisi ve ashabı muhasara altına alınması lazımdı.
- 1:27:32
Ondan sonra bütün tek bir kişinin ölümü gibi kurttan ölmesi lazımdı. 700 sene olmuş daha kıyamet kopmamış. Halbuki İsa aleyhisselamdan sonra güneş batıdan doğmadan 120 sene sonra İsa aleyhisselamdan 40-80 sene sonra güneş batıdan doğacak, güneş batıdan 120 sene sonra 700 sene olmuş kıyamet kopmamış hala.
- 1:27:54
Bu kadar büyük alamet çıktıysa dünya nasıl duruyor? Bu kadar. Ondan sonra hadis-i şerif var Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme bu soruluyor. O hadis-i şerifte sahih hadis-i şerif bu hadis-i şerifte de Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem beyan ediyor. Yani
- 1:28:29
Evvela hangisi olacak? Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme soruyorlar. Evvela deccal çıkacak buyuruyor. Sonra ne olacak soruyorlar? Sonra İsa ebni Meryem gökten nazil olacak, onu katledecek buyuruyor. Ondan sonra ne olacak soruyorlar? Yeşil meşil çıkacak buyuruyor. Bu sahih hadis. Bütün kaynakları var.
- 1:28:49
Şimdi dolayısıyla Ahmet Muhammed Beli, İbni Mace, İbni Ceril, Hakim, Zehebi hepsinin sahih dediği hadis-i şerif. Miraç gecesindeki hadis-i şerif. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem İbrahim aleyhisselamla görüşüyor, Musa aleyhisselamla görüşüyor, İsa aleyhisselamla görüşüyor. Bu da sahih hadis-i şerif.
- 1:29:10
Bütün Sünnet'te sahih hadis kaynakları da var. Kıyamet nasıl olacak diyor. Deccal ne zaman çıkacak diyor. Bütün bunları konuşuyorlar. O zaman İsa aleyhisselama bu işi havale ediyorlar. O ineceği için en son o bu işlere şahit ve müşahit olacak diyorlar. O zaten ölmemiş. İsa aleyhisselam da anlatıyor.
- 1:29:34
Hatta mızrağını gösteriyor. Bu mızraktan Deccal'ı katledeceğim diyor. Sonra Yecüc, Mecüc çıkacak diyor. İşte benim bedduamdan Allah Allah elâk edecek diyor, vs. Bu hadis-i şerifler Hüseyf Erdoğan'dan rivayet edilen hadis-i şerifler. onları helak edecek diyor.
- 1:29:50
Şimdi bu hadis-i şeriflerdeki en mühim mesele şu, Yecüc mecüc çıktığı zaman, yani deccal çıktığı zaman, İsa aleyhisselam nazir olduğu zaman önce deccal çıkacak. kasıp kavuracak. Sonra İsa A.S. nazil olacak. Hazreti Mehdi yardım edecek. Yedi sene beraber olacaklar. Tamam. Sonra Yecüc mecüc çıkacak. Demin dedim Hazreti Mehdi Demin dedim Hazreti Mehdi bile onları görmeyecek yani.
- 1:30:14
bile onları görmeyecek yani. Burada bizim Burada bizim istişat mahallemiz ne? Şu. İdâ kânez kezâlege innes sâ'etekel hâmilil mütimmi lâ yedri ehlûhâ metâ tufâcihûn bi vilâdiyâ leylen evnehârû Şimdi bu hadis-i şerif en mühim hadis-i şerif. Yani işte bu işler olduğu zaman ne olacak buyuruyor Kıyamet çok yakın olacak.
- 1:30:42
Ne kadar yakın olacak? Doğum yapması için 9 ayı dolmuş 9 ayın da 10 günü bile dolmuş artık ailesi beklentiye girmiş her an suyu gelebilir çocuk doğabilir gece de olabilir gündüz de olabilir her an suyu gelebilir çocuk doğabilir gece de olabilir gündüz de olabilir yani bir gün geçer bile diyemiyorlar.
- 1:31:14
Yani 24 saat sonra doğum olur bile diyemiyorlar. Gece veya gündüz. Kıyamet o kadar yakın olacak. E senin bu dediklerine baktığın zaman Tatarlar, Moğollar 700 seneyi geçmiş ve kıyamet kopmamış. Bu hadis-i şerif sahih şimdi o zaman La havle vela kuvvete illa billah bu kadar sahih hadis-i şerif varken sen bunların hepsini toptan inkar edersen ve bunları
- 1:31:46
oraya buraya bağlarsan bunların hiç biri olmadığına göre batılların en batılı cehaletin en çirkini ve zanna tabi olup ayet ve hadisleri yanlış yorumlayarak Yecüc ve Mecüc 7. asırda çıktı gitti bitti ondan sonra daha Yecüc Mecüc beklemeyin diyen sonra devletlere ayrıldılar Asya, Avrupa, Amerika'ya bölündüler şu anda gavurların hepsi Yecüc Mecüc
- 1:32:18
hepsi de cehenneme gidecek diye bir mantıkla yürümek kadar cehalet ve batıl yolu tutmak görülmemiştir diyor. Onun için ulema-i kiram mazaratı buyurmuşlardır ki özellikle İmam Tevceri burada o da Şeyh Muhammed'in Yusuf-ül Kafiyet Tunusiyeden rivayet ediyor kim derse ki bunlar Tatarlardı, Moğollardı, Çinlerdi Ruslardı sonra Avrupa Amerika bilmem ne hepsi bunların hepsi yüzlerce
- 1:32:50
senedir kimisi binlerce senedir yerlerinde duruyor mu? Duruyor. Bunlarla öbürleri arasında demirden set var mı? Yok. Bir demirden set bunları engelledi de o setten patladılar da ondan sonra çıktılar da dünyada devletler oluşturdular diye bir rivayet kaç bin sene evvelinden beri gelen uydurma bir rivayet bile var mı?
- 1:33:12
Yok. O zaman Yecüc Mecüc hakkında Kur'an'da ve hadislerde anlatılanların hiçbiri bunların bir zerresine uymuyor. Onun için diyor kim böyle bir şey derse Sarraha bi tekfiri men galibi azel kavli bu sözü söyleyen kesinlikle kafir olmuştur. Ama tantavi ama zindavi ama bilmem navi ben bilmem bilmem. E şimdi onun için biz söylüyoruz Efendi Hazretleri Seyyid Kutubun
- 1:33:44
Fizila tefsirinin okunmamasını kütüphanelerinde insanların evlerinde bulundurulmamasını ve yakılmasını emrediyordu. Mahmut Efendi Hazretleri bir şey dediği zaman hala biliyorsunuz birileri Seyyid Kutubun hakkında çok güzellemeler yaparak talebeye hafize ediyorlar. Maalesef İhsan Hoca ne diyor? Medrese Seyyid Kutub okumalı diyor.
- 1:34:16
E şimdi burada bu görüşlere sahip olan bir adamı medresedeki hoca okursa orada mı dinden çıksın? Şimdi Mahmut Efendi Hazretleri gibi bizzatın uyarı yaptığı bir konuda hassas olmazsak biz bu talebeyi, medreseyi müslümanı, çoluğu, çocuğunu, imanı nasıl kurtarabiliriz? Müceddit o müceddit. Sen değilsin, ben de değilim.
- 1:34:36
Müceddit demek bu işi parlattı. Demek herkes onun mücedditini kabul ediyor. O niye uyardı milleti? kafir olmasın diye uyardı işte. Allah Allah! Bunu nerede yapmış? İşte dördüncü cilt Kafir oldu. sayfası da var boş ver. Kimse gidip kitabına bakmasın ki efken kafası bulaşmasın yani. Arapça bilen de bakmaz zaten.
- 1:34:58
Türkçe'ye çevirdiler onu. Her eve ocağa soktular onu. Yahu bu kadar İmam Gazali'ler mi bitti kardeşim? İmam Azam'ın kitapları mı bitti? Bu kadar ehl-i sünnet uleman, İmam Rabbani'nin şeyi mi bitti? Bu kadar Ehl-i Sünnet ulemanın kitapları dururken, bunu memlekete yayarsam, bu ne olacak?
- 1:35:19
Şimdi o zaman, burada bizim iman etmemiz gereken nedir? Burada bir defa şu var. Beşerin ilmi kasırdır. İnsanlığın ilmi, o setin arkasını görmeye yetmiyor. Bir. Yeryüzünde olan her şeyi idrak ettik, her şeye ulaştık. Dünyada olan her şeyi biliyoruz, diyemez kimse. Çünkü neden? Bunu göremiyorsun. Ama bunun varlığı ayetle sabit.
- 1:35:50
Ben şimdi sana mı inanacağım? Benim teknolojime göre her şeyi görüyorum. Nerede görüyorsun? Ondan sonra, Allah bu kadar alet verdi, imkan verdi, edevat verdi. Tamam. Peki bu dünyada yecüc mecüc var mı? Vallahi var, billahi var. Kalabalık bir vaziyette Kur'an'ın beyanıyla, hadislerin beyanıyla var. Ve sayısını ancak Allah bilecek kadar çok.
- 1:36:15
Hadis-i şeriflerden bunu öğreniyoruz. Peki bunlarınla irtibat kurabilen şu anda dünyada kimse var mı? Yok. Mekanları şu bölgedir, şurasıdır diye onu da tam söyleyemiyoruz. Alet tahtit. Ama bölge Güneş'tir, Asya, oralar olduğu belli. Peki bu Allah'ın kudreti. Allah Teala istediğini gizler mi? Gizler.
- 1:36:38
Deccal'da, adada gizliyor. Ama deccal biraz anlıyorsun çünkü bir kişi. Bir adada bir kişi. Bu ümmet, alemleri dolduracak kadar nüfusa sahip. Bir tanesi bin tane zürriyetini görmeden ölmüyor. Yecüc mecüc ölüyor mu? Ölüyor tabii. Çiftleşiyor, eşleşiyor, doğuyor, doğuruyor. Bazılarında mesela bir rivayet daha var, asılsız.
- 1:37:00
Sırf erkek kendi kendilerine çiftleşiyorlar, zürriyet oranında kadınları yok. Bu rivayet de asılsız. Kadınları var. Dedik ya bizim gibi. Erkek kadın çiftleşerek doğuruyor. Ama mesela uzun yaşama durumları olabilir. Bin tane zürriyetini görüyor diye bir rivayet de var. Bunlar sahih hadiste olmadığı zaman iman şartı gibi inanmak lazımdır demiyorum.
- 1:37:23
Ama nesilleri çok. Bu sahih hadislerde var. Kalabalıklıkları var yani. Set patladığı zaman bütün dünyayı anlatan, suları kurutacak on kişi kurutamaz herhalde. Bunun sayısının çokluğu sabit. Vaktin merhunu geldiği zaman, Allah seti patlattığı zaman, Efendim ne yapacak? Bunları dünya milletinin üzerine salacak.
- 1:37:53
Şimdi buna bir misal. Kur'an-ı Kerim'de yine Beni İsrail'in Tis sahrasında 40 sene dönüp dolaştıklarını anlatıyor. Onlara 40 sene Kudüs'e girmeyi haram ettim. Hatta Musa aleyhisselam, Harun aleyhisselam bile sahradaki vefat ettiler. Fetih bile onlara nasip olmadı. Yurşi aleyhisselama nasip oldu yani.
- 1:38:17
Çünkü iki peygamber de vefat ettiler. 40 sene geçti arada. Beni İsrail'in yaptığı haylazlıklar, yaramazlıklar yüzünden. Kudret helvasını beğenmediler, bıldırcını beğenmediler. Ona itiraz, buna itiraz. Mevla'da ne biçim adamsınız ya. Firavun'un elinden kurtardım sizi. Ayağınıza su değdirmeden denizi geçirdim ya.
- 1:38:37
Ondan sonra kalktılar, Samir'in buz ağasına taptılar. Neler de neler Kur'an-ı Kerim'in anlattığı hadiseler. 40 sene. Peki o 40 sene dolaştıkları sahra bütün dünya değildi. Dünyadaki şu andaki bir devlet, bir ülke kadar bile değildi. Kaç fersaha, kaç fersah. Yani kilometrelerle şeyi mümkün olan, yani ne diyorsunuz Mescid-i Aksa'dan da evvel bir şehir var.
- 1:39:09
Biz de oraya gittik işte. Kur'an-ı Kerim'de de Erz-i Mukaddese diye bahsediyor. Erz-i Mukaddese derlerdi. Eriha. Eriha'nın, Eriha'ya gelmeden evvelki çöl. Çih deniyor. Bu çölde 40 sene, Allah neyi buldurmuyor? Şehre girmeyi. Yani zaten dediler ya, biraz soğan istiyoruz, sarımsak istiyoruz. Bakara suresinde zikrediliyor.
- 1:39:40
Devamlı buldurucun kudret helvası. istemediği zaman, murad etmediği zaman ne yapmıyor? Yolunu buldurmuyor. İstemediği zaman orada olan bir şeyi öbürüne göstermiyor, yanından geçiyor, görmüyor. Cihazlara Allah-u Teala'nın orayı göstermemek için kudretinden bir engel yaratması mümkün değil midir? Ve ve alâ gülşen kadir.
- 1:40:32
Ne demek bu ya? Cihaz geliyor, geliyor, geliyor, uydu geliyor, her yeri görüyor. Ondan sonra her yeri gördüğü de sabit değil, onu da söyleyeceğim. Demek ki biz müsteksifler, yeryüzünde gezenler ve dolaşanlar, seyyahlar veya şimdi uydu, o eskiden ayakla geziyorlardı, seyyahlar vardı.
- 1:40:55
Şimdi uydu bilimcileri ne yapamadılar? Yecücü mecücü göremediler. Zülkane'nin yaptığı setli de bulamadılar diyerek Kur'an'ı ve sünneti, sahih hadis-i şerifleri tekzip edersek, inkar edersek, yoktur böyle bir şey dersek veya Moğollardı 700 sene evvel oldu bitti veya Çin setliydi, Çinlilerdir dersek ne oluruz?
- 1:41:26
Allah ve Resulüne yalancı demiş olduğumuz için kafir oluruz. Bunun başka bir getirisi, götürüsü yok. Çünkü Allah-u Teala bunları gizlemek murat etmiş mi? Etmiş. Bunlar da orayı delip geçemez diyor. Set patlayana kadar da bunlar da dünya halkıyla, diğerleriyle ilişkiye geçemez diyor. Ayet söylüyor bunu.
- 1:41:47
O da diyor Feyze Hacı'ya vaadu Rabbi, Rabbimin vaadi gelecek diyor Zülkane'ye. Rabbinin vaadi daha gelmedi. O vaad ne zaman gelecek? Bütün hadis-i şerifler bunu beyan ediyor. O vaad, Risale-i Selam döneminde, kıyamete çok yakın. Artık çocuk geldi gelecek. Doğumuna az kalmış, tam bir gün bile denemeyecek kadar yaklaşmışken gelecek diyor.
- 1:42:09
Şimdi bunun ne alakası var 700 sene evvellik yaşananlarla? O zaman ayetlerine hiçbirine uymuyor. Şimdi şu anda da kutuplardaki sırlara insanlar tam ulaşmış değil. Ekseri denizlerin dibindeki derinlikleri keşfetmişler değil. Mesela bir Baykal Gölü mü ne var? Kaptan Kusto en son keşiflerinde oraya gitmiş.
- 1:42:33
En derin okyanustan daha derin. Bir göl var yine o taraflarda. Gölün dibinde ondan sonra mesela hiç konuşmamış. Hatta çok şeyler var işte internetlerde dolaşıyor. O ustaki belge bilgi çekimciler yapmış şunu yapmış bunu yapmış kasasından kaybolmuş. Ondan sonra gölün dibinde yani bir göl var dünyanın okyanusunda bin altı yüz metre var bilmem ne kadar kaç yani iki bin yok ama
- 1:43:06
binden fazla metre dipte. Şu anda Türkiye'nin etrafında öyle denizde o kadar metre yok. Denizlerin derinlikleri henüz tam keşfedilememiş. Fırat'ta altından daha var diyor. Say Hadis Bukhari. Bin kişi gidilecek diyor 999'u altına alayım derken ölecek diyor sakın siz oraya gitme diyor mesela Fırat'ın altı.
- 1:43:28
Şu andaki Fırat Irmağı'nın çıktığı güzergah ve Fırat Irmağı'nın altında altın madeninden bir dağ var. Tümü altın som altın. Bu say hadisleri söylüyor. Bundan daha şu an bir haber yok. Bu kadar da altın lazım ekonominin düzelmesi için. Ondan sonra Allah neleri gizledi neleri bildirmedi bunlardan bir haber daha yok.
- 1:43:51
Onun için Kur'an ve mütevatir hadislerdeki sahih sünneti bu gibi ben göremedim öbürü bilemedi diyerek inkar etmek dalali mübindir ve ifki azimdir ve küfrü sarihtir. Açık bir nedir? Kafirliktir. Mesela İbni Kesir Hazretleri yine bunu söylüyor. Diyor ki Harun Reşid'in oğlu Halife Vasıkbillah zamanında o taraflara
- 1:44:24
o bayağı bir ordu topladı gönderdi bu setin mekanını araştıralım diye. Onlar sette kadar vardılar. İncelemeler yaptılar. Büyük bir kapı üzerinde kilitler gördüler. Çok çok büyük bir tepede gördüler. Etrafındaki dağlara ulaşılamayacak güçte. Tabii şimdiki imkanlarla belki ulaşılır. Vesaireler görüp bildirdiler diyor.
- 1:44:51
Bunu da yani setti gören hadiste olmasa ben kimse göremezdi diyeceğim. Ama Bukhara hadisinde sahabeden biri gördüm deyince Efendimiz tasdik ettiği için ben bunu konuşuyorum. Dolayısıyla İbn-i Kesir el-Bidayi ve Nihayet 2. Cihit 557. sayfede bunu kayda geçirmiş. En mühim biz settin mekanını bilmiyoruz diye dinden çıkmıyoruz ki.
- 1:45:17
Allah bize set nerededir bilmeniz lazım. Beş vakit namaz gibi size farz buyurmadı ki. Biz settin mekanını tahtit etmek ile mükellef değiliz. Biz Allah ve Resûlünün bildirdiklerine inanmakla mükellefiz. Bu da nedir? Yecüc, mecüc, setti mevcuttur. Bunun arkasında büyük bir kalabalık ümmet mevcuttur.
- 1:45:40
Vakti gelene kadar kıyamet alametinin en büyüklerinden biri olarak 10 alamet görmeden kıyamet kopmaz buyrulan alametlerde yecüc, mecücün vakti geldiği zaman o 10'dan biridir. Onun vakti geldiği zaman bu set patlayacaktır. Ve insanlık bundan büyük zarar var görecektir. Onun için kardeşlerim bir de şu mesele var.
- 1:46:06
Müslümana lazım, burası çok önemli, vel vacibu alel müslim. Her müslümanın inanması lazım gelen, biz gayba imanla mükellefiz. Biz cenneti görmeden inandık. Cennet şu anda mevcut. Kur'an söylüyor, cennet hazır diyor. E cennet nerede? Cehennem hazır, kâfirleri hazırlanmış, kâfirleri bekliyor diyor, cehennemi de görmedik.
- 1:46:28
Biz Allah'ımızı da görmedik, meleklerimizi de görmedik. Biz cehennemde görmedik. Meleklerimizi de görmedik. Biz cinleri de görmüyoruz. Görmediğine inanamadık. Ama işte onlar keşfedilemiyor, bunlar keşfediliyor. Ya sana cinler burası dolu, melek dolu, burası şimdi sağım solum melek de var, şeytan da var, hepsi var burada.
- 1:46:47
Vallahi var, billahi var. Melek yok desen kâfir olursun ya, sağında solda melek var diyor Kur'an. E göremiyorum yani şimdi, ben bunu göremiyorum. E tamam onu o başka boyut. İşte Allah Teala da sana bu kavmi başka bir boyuta geçirerek yahut da seni ona ulaşamayacağın bir boyutta tutarak senin keşfi aletlerini onun en ufak bir şeyle seni ondan engeller.
- 1:47:11
İstediği anda görmene mani bir şey yaratır. Şimdi dünyada mağaralar var. Dünya kadar mağaralar var. Ben mesela bir mağaraya gittim işte Lübnan'da bir mağaranın içine girdik üste doğru da yüksek şeyler sarkmış böyle efendim rütbet şeyleri acayip acayip nem var çok. İçinde ırmak var. Ben onu o sohbete anlattım, Ceidde Mağarası diye.
- 1:47:41
Bunun gibi dünyanın derinliklerinde öyle mağaralar var ki bu mağaralardan, ya altında bulutlar olan, internetlere git, YouTube'lara gir görüntüleri seyret. Bir yere göre yüksek olan, bir yere göre alçak. Dolayısıyla şimdi gidiyorsun diyor işte bilmem ne, bir göle gidiyorsun öyle bir derin denizlerinden 400 metre aşağıda Lut Gölü.
- 1:48:14
En dipteki yerden 400 metre dipte ya. Allah-u Teala kavimleri batırdığı yer. Şimdi onun için benim görmediğim yoktur. Diyemezsin. Hele ki Allah ve Resulü vardır derken yoktur dersen kafir olur. Çıkar gidersin. Şu da bir gerçek. Burada ben yeni bir şey anlar gibi oldum. Kesin bir şey söylemiyorum. Ancak bayağı bir işte Arapça kitapları, kaynakları, şunu bunu, bazı şeyleri
- 1:48:52
dinledim, izledim, baktım, ettim. Mevla-ı Teala bunlar settin arkasında güneş gören yerdeyseler güneşi, ayı gören yerde uydular bunları nasıl göremiyor konusu bayağı bir milletin kafasını yorar. Ha Mevla göstermezse göstermez mi? Amenna ve sattakya. Onlar güneşi, ayı görseler de Mevla isterse bize onları uyduya, onları göstermezse göstermez mi?
- 1:49:24
Göstermez. Amenna ve sattakya. Bu imanımızda hiçbir sorun yok, biz gayba iman ettik. Allah var diyorsa vardır. Ancak sahih hadiste az daha güneşi görecekler O hadis sahih olmasa ben başka verilerle, zayıf rivayetlerle bir şeye gitmem. Ama o hadis sahih olduğu için orada da kazıyorlar kazıyorlar, güneşi görmeye yaklaşıyorlar.
- 1:49:51
Oradan şöyle bir şey Allah bana ilham etti. Bu beni bağlar, seni bağlamayabilir. Ama gençleri ikna etme bakımından faydalı bir ilim olarak alınabilir. Çünkü âyet ve hadise zıt düşmüyor. Bir de ilginç olan bir setteyni var, bir sadefeyni var. Setteyni, e ne setteyni? İki set. Yani set Arap lügatında eski cahiliyeden beri gelen Arap lügatında daha set denebiliyor.
- 1:50:27
Çünkü daha set gibi oluyor ya arkasını göstermiyorsa mani oluyor arkasına. İki set. Şimdi Kev suresinde bir setteyni var, bir sadefeyni var. Sadef de ne? Yani bizim bildiğimize göre tefsirler, müfessirler o cebeleyni ona da iki dağıtıyor. Ve lakin şimdi Allah-u Teala iki yerde de mesela setteyni diyebilirdi, iki yerde de sadefeyni diyebilirdi.
- 1:50:56
Birinde setteyni buyurdu, birinde sadefeyni buyurdu. Kur'an'da böyle. Aynı sayfadaki Kev suresinde. Sondan bir evvelki sayfada. Şimdi iki set, iki dağı. Sadef deyince, sadef biliyorsunuz inciyi içinde saklayan enli bir şey. Yani iki sadef. Sadef ne oluyor? İkisi kapandığı zaman açıyorsun içini, iki tarafını açtığın zaman inciye ulaşıyorsun.
- 1:51:25
Şimdi Zülkarneyn Hazretleri de Kur'an'ın beyanıyla. İki sadefin arasını düzledi. Orada bir açık var. Buradan şöyle bir şey anladığım için ben bu dersi yaptım. Tarihe kayıt düşmek için. Öleceğim, gideceğim. Ama milleti kafir etmesinler. Bak burada insanı kafir edecek kaç şeyden sizi uyardım. Bir ilim bırakıyorum size.
- 1:51:58
Bu benim size altın gümüş bırakmamdan daha değerli bir şey. Nice nesiller bu lüzumsuz laflarla kafir olabilir. Yok Seyyid Kutup dedi der, yok Tantawi dedi der, yok Cevheri dedi der. Ama ayet ve hadise muhalif şeylere inanan kafir olur. O zaman burada şöyle bir şey anlıyorum. O zamana kadar set yapılmadan evvel zaten güneşle aralarında siper yoktu.
- 1:52:28
Güneş onlara vuruyordu diyor Kur'an. Demek set onları güneşten engelledi. Onu nereden anlıyoruz? Onu sahih hadisten anlıyoruz. Çünkü hadiste ne diyor? Kesiyorlar, kesiyorlar, kazıyorlar, getiriyorlar. Tam şeye geliyorlar. Güneşi, yekadü bak. Arapçada çok önemli bir hadis böyle. Yekadüne yaravnessem.
- 1:52:53
Güneşi görmeye yaklaşıyorlar. Yekadü yakrobu yaklaşıyor demek Arapçada. Yani aradaki şey kalksa güneşi görecek. Güneşi gördü mü seti patlatacak zaten. Patlattığı anda insanlara çıkış yapacak. Demek setten evvel güneş üzerlerine vuran bir nokta daha var. Setten sonra güneş kapatılmış.
- 1:53:16
Şimdi tabirde de iki sadet diyor. Demek burada iki dağın arası doldurulmuş mu? Doldurulmuş. Ama ben ağaç izahını şöyle anladım. Bunların toprak üstüne çıkış noktaları vardı. Geniş bir yer. Bu dağın seti kapatılmakla beraber altta olan merkezlerinden yukarı çıkış noktalarının üstü de kapandı. Çünkü bir setteyni iki setin arası kapandı.
- 1:53:51
Sadefeyni iki sadefin arası da kapandı. Yani bunların dünya üzerine çıkış noktaları kapatıldı. Bunu hadisten delil alıyorum, kuvvet buluyorum. Çünkü neden? E güneşi göremiyorlar. Şimdi iki tane dağ olsa, dağına kadar yüksek olsa. İki dağın arasını da kapatsak, demir parçalarıyla, kurşunlarla lehimlesek.
- 1:54:17
Güneş çok yukarıda, ay çok yukarıda. Dolayısıyla onlar bize ulaşamazsa, biz onlara ulaşamazsak da güneşi görmüyorlar. Hadisi izahını yerine gelmiyor, izah edilemiyor o zaman. Ben şimdi şöyle bir şey anladım. Benim için Amerika'yı keşfetmekten daha büyük bir şey oldu bu. Ama Amerika'yı keşfetmeden ne yaptı?
- 1:54:40
Yani hiçbir şey yaptığı yok. Bela oldu dünyanın başına. Yani kıtayı keşfetmek, adayı keşfetmek, modayı keşfetmek mühim değil. Ben şimdi şöyle bir şey anladım. Ve ben buna ikna oldum. Demek ki bunlar iki dağın arasındaki bir şey kapatıldı, tamam. Ama o kapatılmakla bunların alttan dünyaya çıkış noktaları kapatıldı.
- 1:55:00
Ve dünya üzerine çıkamıyorlar. Peki, sohbetin başından beri ilk konuştuklarımı, belki son konuşmam lazımdı, biraz ileri geri olmuş olabilir. Benim sohbetin ilk başında konuştuklarımı çevir bu tarafa getir. Yer kaç kat? Yerin her katmanında halk var. Sizin gibi insanlar var. İbni Abbas'la o işleri tam anlatsam kafanız almaz.
- 1:55:29
Bütün bunları topladığımız zaman, yerin katmanlarını dinlediği zaman. Şimdi bu dünya halkından fazla kat kat fazla halk var. Ama biz bunları görmüyoruz. E yerin altındaysa görmüyorsun abi. Yerin altında çünkü o güneşi görmüyor ki sen onu göresin. Dolayısıyla şu anda efendim, uydudan bakıldığı halde, hani diyorlar Japonya'da 27 bin ada sabitlemişler.
- 1:56:00
Uydudan bakmışlar. 2023'te 14 bin adaya çıkmış. Yani devamlı şey yapıyor. O öyle diyor, bu böyle diyor. Şimdi sen Google haritalarından gidiyorsun. Dünya atlaslarından gidiyorsun. Ondan sonra şurada şu var, burada bu var diyorsun. Ondan sonra ben her şeyi gördüm. Benim görmediğim bir şey yoktur. Öyleyse Y33 mevcut yoktur diyorsan.
- 1:56:30
Sen burada teknolojik olarak da saçmalıyorsun. Çünkü neden? Uydular çoğu insanın düşündüğünün aksine. Şimdi bak dünyadaki tüm kara parçalarını özel olarak izlemiyor. Dolayısıyla şimdi denizcilerin onaylanmış haritaları var. Eski coğrafi araştırmalar var. O araştırmalara dayanıyor. Ondan sonra gidiyorsun bakıyorsun.
- 1:56:51
Orada ada var dediğin yerden ada yok. Neden? Sular kaplamış onu. Kaç yüz sene evvel oraya gittiğinde ada varmış. Şimdi gidiyorsun aynı haritada aynı noktada ada yok. Sonra bu kadar zelzele oluyor, deprem oluyor, afat oluyor. Şu İstanbul bile iki gündür ne afat oldu az daha İstanbul'un haritası değişecek.
- 1:57:09
Ondan sonra yani okyanuslarda neler oluyor, oralarda buralarda neler oluyor. O haritayı arıyorsun. Ondan sonra diyorsun bu adam yanlış yapmış. Geldiğinde orada o vardı. Şimdi orada o yok. Tamam mı? Kimisi batıyor, kimisi çıkıyor. Ondan sonra.
- 1:57:25
Şimdi yeşil meşil uyduların her zatı izlediği yeryüzünde nerede saklanıyor? Bunu ateistler, deistler, insanları kafir etmek isteyenler iki türlü kafir ediyor. Ya diyor ki Kur'an'ın haber verdiği böyle bir şey yok, Kur'an yalan söylüyor. Zaten hadisler yalan söylüyor demeye lüzum kalmıyor. Kur'an yalan söylüyor dedikten sonra hadisine konuşalım.
- 1:57:47
Bir milleti buradan kafir ediyor. Öbür bizim Müslüman geçinenler de dur millet kafir olmasın diye. O da diyor ki Tatarlardı, Moğollardı diyor. Onlar da geçti bitti diyor. Daha böyle bir şey yok diyor. Şu anda aramayın diyor. O da oradan kafir ediyor. Çünkü ayette hadise tarif edilenin tam zıttına açıklama yapıyor.
- 1:58:03
İki taraftan milletin imanını alıyorlar bu yeşil meşil konusunda. Dolayısıyla şimdi burada ne diyor? Uydudan tespit edilen ve edilemeyen şeyler olduğuna dair dünyadaki modern jeoloji bile diyor ki Dünya gezegeninin henüz keşfedilmemiş, haritalandırılmamış bir yeraltı dünyası barındırdığını söylüyor.
- 1:58:34
Bak Kur'an sana yedi kat yerin tabakası var diyor. Ayet bu. Kur'an sana yedi kat katman var diyorsa sen bu yedi kat katmanı uydudan keşfettin mi? Ben de sana bunu soruyorum. Sen bu yedi katın hangi katmanında kimlerin yaşadığını ulaştın mı bugüne kadar? Ulaşamadın. O zaman dünyanın altı yedi kat değildir.
- 1:58:57
Dediğin zaman ve minel azimü bismillahirrahmanirrahim. Talak suresinin 12. ayetini inkar ediyorsun. Zaten sen ayeti inkar ettiğin zaman benim seninle konuşacağım bir şey kalmıyor. Madem yerde katmanlar var, şimdi geleneksel uydular dış kabuk örtüsünü görüntülüyor. Fakat mağara sistemlerinin içi, öyle bir gazlar var, öyle bir buharlar var,
- 1:59:21
öyle bir efendim şimdiki tabirlerle ne diyorsun adına bulutlar vesaire. Şimdi bir yaylada gidiyorsun, bütün dünya dağları bayırları görüyorsun, yarım saat sonra bir bulut kaplıyor, gözünün önünü görüyorsun. Gözünün önünü göremiyorsun. Bir bulutluk canım var, dağları kapattı gitti. O zaman mağara sistemlerinin içi kalın kayalarla gizlenmiş çöküntü vadileri.
- 1:59:51
Kalın kayalar. Şimdi Allah Teala şu andaki uyduların ve bundan sonra Settin patlayacağı güne kadar gelişecek teknolojik cihazların görmesine yerin altında engel olacak. Settin altında ve yerin altında görmesine engel olacak bulut yaratamaz mı? Buhar yaratamaz mı? Kayalarla üstünü örtemez mi?
- 2:00:18
Şimdi bunları düşündüğün zaman burası şu anda keşfedilmemişse Şimdi mevcut yerin derin bir vadisinde gizli. Şimdi ben şunu diyorum ya bu insanlıktan fazla ya insanlıktan fazla olsa mübarek adam. Şu anda zaten dünyanın dörtte üçü su, dörtte birinin de dörtte üçü mamur değil. Şu anda sekiz buçuk milyar insanın yaşadığı yer karalarında bile çoğu değil, ekseriyeti değil.
- 2:00:47
Dolayısıyla bundan fazla bir kavim kabile görünmeyen derin vadide, ulaşılamayan derin vadide o setti de Allah sana bulur. Sett büyük bir şey değil. Büyük bir şey değil derken kilometrelerce bütün dünya kadar yeri kaplamışlar değil ki. Dolayısıyla çıkış noktası kapatılmış. O da oradan çıkamıyor.
- 2:01:10
Şimdi bu hadis beni bu bilgiye şey yaptı. Çünkü güneşi göremiyorlar. Güneşi onlar göremiyorsa bu uydu teknoloji sisteminin de onları görememesi çok normal. Çünkü sen güneşin parlattığı her yeri görüyorum iddia ediyorsun ki ben o iddianın da doğru olduğuna inanmıyorum. Daha detaylı ve tafsilatlı şekilde çok göremediğiniz yer olabilir.
- 2:01:34
Ama şimdi o tamam Deccal bir adada bir kişi. Ne kadar da büyük olsa bir kişi. Şimdi burada insanlıktan fazla bir nüfus var dendiği için o zaman bunun güneşi gören yerde değil güneşi görmeyen yerde olduğu kanaatine vardım. Hadis-i şerifte güneşi görmeye yaklaşıyorlar. Sahih hadis olduğu için güneşi görmediklerini oradan anlayınca
- 2:02:01
ben o hadisi o şekilde değerlendirmemiştim eski sohbette. Bu hadis-i şerifle bunları birleştirdiğimiz zaman demek ki Allah-u Teala evvela Müslümana vacip olan nedir? Allah kitabında set var dedi. Yecüc mecüc var dedi. Dedi mi? Dedi. Müslüman buna iman edecek. Bir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden gelen sahih müttefikat ve hadis-i şerif iman edecek.
- 2:02:26
Müslümanın için ne caiz değil? Bunun yeri neresi? Niye görünmüyor? Görmediğimize göre yok mu acaba? Var mı acaba? Bunları konuşmak Müslüman için caiz değil. Bir de ne caiz değil? Madem bunu çözemedik, bu kadar teknolojik dönemde yaşıyoruz, o zaman Moğollardı diyelim geçelim, Çinlilerdi diyelim geçelim ve bu konuyu kapatalım.
- 2:02:54
Millet gençlik ateist deist olmasın. Bunu da yapmak caiz değil. Birileri kafir olacak diye ben kafir olamam. Ben doğruyu söylerim, akla yakınlaştırmaya çalışırım. Anlatabildiğim kadar kabiliyetimin sonuna kadar zorlarım, kullanırım. Bir insan şüpheye düşmesin, kafir olmasın diye bütün gayretimi gösterdim şimdi.
- 2:03:18
Ama bunun dışında ben ne yapamam? Seyit Kutup gibi, Tantabi gibi, Ceferi gibi kalkıp ne yapamam? Efendim bu geçmiş, bitmiş, böyle bir şey yok, bu mecaz, sembolik, yani o zaman Musa Aleyhisselam Denizi Yardım Kur'an'daki ayetini de efendim Medcezir olayıydı, böyle bir şey, deniz tam tümden yarılmadı diyen Mehmet Emin Yıldırımlar'dan, bilmem kimlerden bir farkım kalmaz.
- 2:03:46
Yani o kafa, mucizeleri inkar eden kafadan bir farkım kalmaz. Zaten mucizeleri inkar kafir eder insanı. Ayette varsa özellikle mütevatir hadiste olan mucizeleri inkar eden kafir olur. Dolayısıyla biz bu hususta biraz daldan dala atladık gibi olsa da baştaki mukaddimeleri de dinlediğimiz zaman güneşin görmediği, onların güneşi görmediği,
- 2:04:13
dolayısıyla güneşin onların üzerine şu anda vurmadı. Ama Kur'an'da söylenen setten evvel. E set niye yapıldı? Kapattı onları. onları, iki sadef olması da, yani bir oyuk düşünün, İki sadef olması da, o oyuktan çıkıyorlardı, giriyorlardı. Anladın mı? O Anladın mı? oradan da çıktığı zaman geliyorlardı, burada dünyada çadır kurmuş, göçebe Türkleri, Mükleri, herkesi yağmalıyorlardı.
- 2:04:36
oradan çıkıyorlardı, geliyor kendilerine kimse bir şey yapamıyordu ama onlar bütün müddete çıkıyorlardı yağmalıyorlardı işte müfsidune filan o demek Sürkane Hazretleri'ne de dediler bir sana harçlık verelim ne olur bizi bunlardan kurtar kapat bunlarla aramızı o da dedi ki bana harçlık para lazım değil, kuvvet yardımı lazım demir bulun şunu bulun
- 2:04:56
bilmem ne, işçi lazım, körük lazım, üflemek lazım. O da onların sebeplerini şey etti. O da onların sebeplerini şey etti, yani senin anlayacağın iki sadef arasında, iki dağın arasında ve iki sadefin arasında bunların çıktığı yer kapatıldı.
- 2:05:11
Benim son anladığım budur, çıktığı yer kapatıldıktan sonra senin uydularının da yerin dibindeki katmanlarda olanlar ve yaşayanları göreceğine dair bir iddian varsa, ben onu kabul etmem. Çünkü neden? En ufak bir duman, en ufak bir buhar, en ufak bir bulut, çünkü zaten şey görmüyor, direkt görmüyorsun, mağaraların içindeki sistemleri göremiyorsun.
- 2:05:35
Şu anda dünyanın üzerinde mağaralar var, üstüne baktın yemyeşil dağ, böyle baktın, bütün dağ, oradan girdik, oradan çıktık. Dağın tepesinden çıktık merdivenden, çık çık çık Beyrut'ta, oradan bir bakıyoruz da altında neler var, sandallar var, ırmaklar var, 15 kilometre gittik, dedik 50 kilometre gidiyor.
- 2:05:59
Buradan bir şeyden girdik, şu kadar bir kapı, oradan bir girdik, koca bir dünya, bu dünyanın üstünde, üstünde, bu üstündekinde böyle şeyler var, mağaraların içindeki sistemleri de, mağaraların birbiriyle geçişleri var. Dünya üzerindeki mağaraların, kendi geçiş sistemleri var, nereden nereye geçiyor, damarları var, alttan, üstten, daha sen bunları görememişsin, bir de burada güneşi görmeyenleri nasıl göreceksin yani.
- 2:06:25
yani. Onun için ben bu ilimleri sizinle paylaştım. Paylaştığım şeyler, Kur'an'a, sünnete uygun ilimler ve dolayısıyla sahih hadis-i şeriflerde beyan edilen meseleler, bunlara böyle iman edenler, inşallah imanını kurtarırlar. Ama bu hususta şüphe edenler veyahut da tevile gidenler Allah'ın kudretini inkar etmiş olurlar.
- 2:06:54
Allah bunu gizleyemez demiş olurlar. Allah'ın göstermek istemese de bunlar mutlaka görülürdü, Allah'a rağmen bunlar görülmeliydi diyenler kafir olurlar. Çünkü sen onu konuşuyorsun. Ama ben sana görülmemeleri için akla yaklaştıran birçok ilim sundum şu anda. Görülmemelerinin sırrıyla ilgili ilim sundum ben sana.
- 2:07:17
Ama bütün bu sırlara lüzum yok. Niye? Güneş gören yerde de olsa, kabak gibi ortada da olsa Allah isterse gizler, yanından herkes geçer göremez, senin uydun da ona ulaşamaz, uydun değil kafa gözünle yanından geçsen de göremezsin.


