1:16:11 / 1:22:07

  1. 01:08

    Hassantikum ve'l-hayyi'l-qayyûm. İllâ zilâ ve'l-mûtu ebedâ. Ve def'antu ankumu'l-şu'û. Eblâhe velâ kuvvete. İllâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm. işte tweet mi atıyorsunuz, mesaj mı atıyorsunuz ondan sonra işte hashtag açıyorlarmış, bilmem ne açıyorlarmış işte bunlar bugünün cihadı böyle şeyler bugün de yani oturduğun yerde büyük hizmetler yapabilirsiniz

  2. 02:11

    onun için bu işlerden anlayanlara konuşuyorum yani ehli olanlar bunlara efendim Cübbeli Hoca, Beyaz TV etiketiyle efendim, bizi destekleyin demişler arkadaşlar. bu ne oluyor? Ehli sünneti teyit oluyor. Hadis-i şeriflerin inanılmasına işte fiten hadisleri sorunludur, kıyamet alametleriyle ilgili hadisler ne kadar doğrudur, bu konuları bir deşerek, inşâAllah

  3. 02:41

    bu hadislerin sahih olanlarını itiraz edilemeyeceğini, akla uymadı diye, reddedilemeyeceğini bu konuyu işlemeye çalışacağım inşâAllah. Birazdan misaller vereceğim. Şüphel Hoca Beyaz TV etiketiyle. Bu olacak. Şimdi resmi sayfamızdan duyurduğumuz etiketlere destek çıkalım. Nerede dedin şeyi? Şey atın dedin ya.

  4. 03:09

    Ne yazacağız şeye? Yunus'un şeyini nerede? Ya bu öyle değil ki, bu geceyle ilgili biz genel konuşuyoruz. Şimdi görüş ve önerilerinizde resmi Twitter hesabımıza tweet atabilirsiniz. Şöyle bir şey var, benim sizden istediğim, evvelce vardı böyle insanlar, gençlerden olsun, bazı yaşlılar da beceriyor yani, bu internette paylaşımları tebliğ için bunu artırmak, birçok yere ulaştırmak, işte onu öne çıkartmak, TT mi oluyor, ne oluyor falan.

  5. 03:41

    Bu gibi hizmetler tabii biz bundan para kazandığımız yok. Allah için burada destek lazımdır. Bu işle ilgilenen cemaatimizde çok kardeşler olabilir. Yani İzmir'de var, Erzurum'da var, Türkiye'nin her yerinde var. Türkiye'nin her yerinde var, bazısı Dünya'nın her yerinde var. Bizi Allah için sevip destekleyenler.

  6. 04:00

    Biz de diyoruz ki, efendim, bizim resmi Twitter hesabımız ne diye geçiyor yani, adı ne? Ne? C alt tıra. C6TRE, resmi bu mu? Resmi bu mu? C6TRE, Ahmet Hoca. Ahmet Hoca. C alt tıra Ahmet Hoca. Bu Twitter hesabına bu işte Allah için, hizmet edecek böyle bir birlikte olalım, olalım, hizmet için, tebliğ hizmet için tebliğ yani yayalım.

  7. 04:33

    Ne diyeyim sana? Baskın olalım, galip olalım şeyde. Çünkü kaderi inkar edene karşı, işte efendim ne bileyim Şia-Vehhabi akımlarına karşı, batıllara karşı efendim karıştırmaması için işte açık bir şey konuşacaksınız. C.A.T.T.R. Ahmet Hoca Bu Ahmet Mahmut Hoca'nın kaç binde bu şimdi? E bu siteyin yani doğru mu?

  8. 05:00

    Oğlum şimdi bizim adımızı çok kullanan var. 126 bin, işte 726 falan. Bu da mesela çok az. Bu sayı. Facebook'ta çoğuz da, bu Twitter'da yani yeni başlıyorlar arkadaşlar. Ben beceremiyorum ki. Ondan sonra bu adrese internetle ilgili becerisi olanlar ben işte yani sitem var, takipçim var, becerim var ve bu ekibe dahil olup hizmet etmek istiyorum.

  9. 05:29

    Yani paylaşımları tebliğde yaymak için. Yani fazla insana ulaştırmak mesele. Bir sohbetle adam hidayet buluyor. Namaza başlıyor, zinayı bırakıyor, el-hüsnete dönüyor. Çokları böyle döndü. Çok büyük kitleler var. Biz bazen tanımıyoruz çoğunu. Onun için Allah için, men ansari ilallah. Allah'ın dinine davete çıktım.

  10. 05:53

    Bana kim yardım edecek dedi İsa Aleyhisselam. Havariler dediler, nehnu ensarullah. Biz Allah'ın yardımcılarıyız. E Allah'a yardım olur mu? Allah'ın dinine yardım olur. El-hüsnet, İslam eşittir. Allah'ın dini budur. Onun için biz buna hizmet edebilenler, herkesin sahası var. Herkes bu işten anlamıyor.

  11. 06:17

    Ama gençlerimizden, kardeşlerimizden, sevenlerimizden bu işin ilgilileri var. İsmini, adresini, sitesinin adresini ve telefon numarasını bizim resmi tweet adresimize atarlarsa bunlarla bir toplantı yapacağım inşallah. Yani özel toplantı yapacağım. Öyle genel değil. Bu işe meraklı olup, yani hizmet edeceğim diyenlerle işte fikirler sunarlar.

  12. 06:44

    Biri bir şey söyler, biri bir şey söyle. Ben anlamıyorum ya. Hani nasıl burada efendim hakkı da üstün çıkarabiliriz? Batıl kalkıp köpük gibi suyun üstüne çıkıyor. Batıl köpük gibidir. Ama suyun üstüne çıkıyor. Biz burada hakkı temsil edenler olarak nasıl bir güç birliği.. Bugünün cihadı internette, medyada, sosyal medyada cihat bu.

  13. 07:08

    Katılıyor musunuz bu fikrime? Evet işte burada yardım edecek olan ama bu işi anlamayan adamlar yani yanında arkadaş getirmeye lüzum yok. Çünkü biz orada sohbet yapmayacağız. Bu hususta nasıl ilerleriz? Bunu da efendim fikirler anlatır herkes. Bir tane emir seçilir. Yani sünnettir. Bir arkadaş o işi yönetir.

  14. 07:32

    Öbürlerine ortibata geçer. Böylece sohbetler, paylaşımlar hidayete vesile olur. İnşâAllah bizim tweet adresimize bugünden itibaren ben şu sitem benim var. Bu işten anlıyorum. Allah için bu hizmette varım diyenler numaralarını, telefon numaralarını bildirsinler. İnşâAllah yakında bir toplantı yapacağız inşâAllah.

  15. 07:56

    Ondan sonra tabii önümüzde bir icazet var. Cumartesi saat yani birden sonra 17 kaç oluyor? 5 mi? İşte 5'e kadar. O arada ben 4'te orada olabilirim. Veli Baba Mahallesi, Fatih Caddesi, no 4, İstanbul Pendik. Bunun adresini de Facebook'a atarız. Bu icazet merasiminde bir sohbet olacak inşâAllah. Bu önümüzdeki cumartesi değil mi?

  16. 08:33

    saat 4 gibi de ben orada bir sohbet yapacağım inşâAllah. Hafızlık. Bizim Necdet Efendi, Hacı Ramis Efendi'nin torunu. Bizim de yakın dostum yani. Çocuğu hafız oldu maşâAllah. Çok sevindim de işte bir teşvik için hafız olanlara gidelim yani. Allah için hafızlara teşvik edelim. Ayet-i hadis okuruz orada.

  17. 08:53

    Sohbet olur orada. Gelebilenler gelirler inşâAllah. Oraya da sizi davet ediyor. Yani icazet sahipleri sizi davet ediyor. Evet. Ne yedirirler, ne içirirler bilmiyorum. Tam takır kuru bakır olabilir. Onun için böyle heveslenip gelip aç maç gelmeyin. Ayet-i hadis dinleyecekseniz gelin. Ben zaten hiçbir gittimlerde yemek yiyecek halim olmuyor.

  18. 09:15

    Vaktim de olmuyor. Ama ikram mikram var mı bilmiyorum. Mikram olsa tabii katılım fazla oluyor. Biliyorum ama ben bunun mesulü tertifçisi değilim. İnşâAllah gelirsiniz. Ondan sonra Ahmet Üslamoğlu Hoca Efendi vefat etti. Allah rahmet eylesin, kabrin nur olsun. Bu Mustafa Üslamoğlu'nun babası. Adam daha yakında demiş yani aratıyorum, kaydı bulanlar varsa göndersinler.

  19. 09:42

    Dün Hüseyin Avni Hoca'dan duydum. Bu tarikatçıların kestikleri murdar olur demiş. Mustafa Üslamoğlu. kestikleri murdar olur demiş. Ne demek? Yani tarikatçılar müşriktir demiş. müşrik Yani kestiği murdar olur. Ehli kitabın bile kestiği yeniyor. Yahudi Hristiyan'ın bile kestiği yeniyor. Tarikatçılar yani Yahudi Hristiyan'dan beter oluyor.

  20. 10:10

    Kestiği murdar olur. Ne demek? Ehli kitaptan beter yani. Böyle demiş. E babası tarikatçıların başı mübarek adam. Kestiği murdar olanın cenazesi kılınır mı? Kılınmaz. Ama kocaman Diyanet Sarığı'nda başına koymuş. Cuma hutbesinde bile evvelce takkesiz de, şimdi bir takke taktı. Sarıksız hutbe okuyup namaz kıldıran adam cenaze namazına kocaman da sarığı takmış, Diyanet Sarığı'nı.

  21. 10:36

    Geçmiş babasının cenazesini kıldırmış. Tabii biz bir daha kıyaben kılmamız lazım cenaze namazını hoca efendimizin. Hoca efendi çok mert, muazzam bir insandı. Ben bizim cemaatta bile böyle hoca görmedim. Şu anda bizim cemaatta bile hocalara diyorum ya şu hadisleri müdafaa edin falan. Bir kısmı hala ne yapamıyor?

  22. 11:01

    Safını belli edemiyor. Hele ki anası değil, babası değil, bir şeysi değil. Şeyhinin tefsirini savunmaktan çekiniyor. Ama Ahmet Hoca Efendi Rahmetullah Aleyh oğlu ki bu kadar güçlü, bürokraside şurada burada adamı olan oğluna karşı alenen benim oğlum yanlış yoldadır. Efendim şeytanım kadar sevmem gibi sözlerini hepiniz dinlediniz.

  23. 11:28

    Ve bana dedi bir şey bir kere telefonla görüştük. Rahmetullah Aleyh dedi ki bu dedi milyonları saptırıyor. Ne olur buna işte mani olun. Ben ağır şeker hastasıyım, yaşlıyım. Sağlığım olsa geleceğim senle beraber reddiyeler yapacağım dedi. Nerede böyle hoca var şimdi? Herkes ben tarafsızım. Nasıl tarafsız oluyorsun?

  24. 11:57

    Ehl-i sünnet konusunda, hadisler konusunda tarafsız olunur mu? Ondan sonra dedi ben bunu okuttum. Anası dedi abdestsiz bunu emzirmedi ama bu nasıl böyle oldu? Askere kadar iyiydi. Askere gitti, ondan sonra ne oldu bilmiyorum. Sonra bir Ezher'e gitti Mısır'a, sonra oradan İran'a mı gitti kum kentine?

  25. 12:16

    Ondan sonra dedi ortalığı karıştırdı. Abdestsiz Kur'an'a tutulur dedi. O tabii daha aşağıdan başlıyor. Ondan sonra dediklerini duymamıştır herhalde. Mutezile'den kattı biraz, Caferi'yden kattı biraz. Kattı, karıştırdı dedi. Hiçbir şey, ne yaptığı bilmiyorum. Yine de babadır evladının hidatini ister.

  26. 12:39

    İslah olmasını ister. Dua edin dedi yani. O da tabii niye? Onun oğlu cehenneme gitsin ister mi bir baba? Efendim kaderi inkar etsin amentüyü ister mi bir baba? İstemez. Onun için biz de dua edelim. O rahmetlinin yine oğludur. Allah Mustafa Efendimiz'e hidayet eyle ya Rabbi. Islah eyle ya Rabbi. El üstete döndür ya Rabbi.

  27. 13:02

    Bir insan dönse bize ne zararı var? Biz nefsani, şahsi kinle, nefretle hareket edemeyiz. Biz yine dua edelim. Hoca Efendi vefat etti. Madem dua istemişti bizden. Biz aminlerimizi dedik bu cuma gecesinde. Allah hidayet eylesin. Ondan sonra hakikaten kimsenin yapamayacağı mertliği gösterdi. Dedi ki o bir meal yazmış dedi.

  28. 13:26

    İşte o gerekçeli meal herhalde. Adını bilmedi. Gelmiş dedi arabayla dedi. Bakaçı da doldurmuş dedi kitaplarla. Bana yani hediye getirmiş ki. Baba tefsiri yazdım, meal yazdım. Yani hani hediye dağıtırsın falan. Hiçbirini evime de sokmadım dedi. Bize dedi Ruhul Furkan tefsiri lazım dedi bana. Ben dedi hep Ruhul Furkan getiriyorlar bana.

  29. 13:47

    Çok güzel hep onu okuyorum dedi. Efendisinin tefsirini. Efendim çok alimdi, veliydi, salihti. Hatta bir kere size dedim hatıraları çıkmıştı. Hangi kitap evinden unuttum ben okudum. Ne kerametler Sami Efendi Hazretlerinden Yahya Hasan Efendi Hazretlerinden neler neler yazıyor. Ne zuhuratlar yazıyor. Ne mübarek bir veli olduğunu anlaşılıyor.

  30. 14:13

    E cenaze öyle kaldı işte. Mehmet Okuyan'dan dünürlere kaldı. İki dünüre kaldı. Fakat ne yapsın? Ya tabi ama ben şundan korkuyordum. Sağlığında adamcağız yani bu dayanamayacak. Çünkü dedi torunlarım var, geliyorlar dedi. Torunlarımla şeyle nasıl yapacağım? Ben dedi direniyorum dedi bu işe. Ve dedi kabul etmiyorum.

  31. 14:38

    Kitaplarını da almadım dedi eve falan. Ama dedi işte onları da acıyorum. Torunlarım falan oluyor şimdi. Dede hani böyle yapma, şöyle yapma bu. Yani evlat ve torun meselesi sıkıntı. Onun için birçok insan torununa, evladına üzüntü gelmesin diye tavizler verir. Ama Allah şahit. Biz şahidiz ki. Ahmet Efendi Hocamız Rahmetullah Aleyh Rahmetullah Aleyh taviz vermedi.

  32. 15:01

    Bunu ben hiçbir cemaatte, hiçbir hocada görmedim. Nefsinin aleyhine olsa, oğlunun aleyhine olsa, ananın, babanın aleyhine olsa Allah için şahit olun. Dedi ki bu eli sünnete uymuyor, bu yanlıştır dedi. Adamcağız ne yapsın? O kadar yapabildi. Biliyorsun Ali Eren Hoca'ya da el yazısı var. Biz daha eski dergide el yazısını basmıştık.

  33. 15:25

    Ne olur açıklayın, milyonları saptıracak, izlal edecek diye de. E böyle bir kıymetli insan idi. Makam cennet olsun. Dereceleri âli olsun. Kabri nur olsun. İnşaAllah kıyabi cenaze namazları da kılınır. Ondan sonra kabrinin başına, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem biliyorsunuz iki aya kadar, hatta iki ay sonra birini mescidi temizleyen bir hanım mıydı?

  34. 15:49

    Dedi ki ben onu göremiyorum bu mescidi süpüren kadını. Yani neredeydi? Dediler vefat etti. Ya siz bana niye haber etmediniz? Nereye gömdünüz dedi. Götürdüler, kabrini gösterdiler. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem biliyorsunuz Necaşi'ye, daha Habeşistan'daki Necaşi'nin cenazesini Medine'den kıldırdı biliyorsunuz.

  35. 16:10

    Ondan sonra, sahih hadis bunlar, hepsi sahih. Kütüb-ü Sitte hadisleri yani. Ben uydurmadım yani ha. Ondan sonra Efendim, yine Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem o kadının kabrine gitti, bazı sahabeden böyle haberi olmuyorsa vefatlarından yani öğrendiği vakitte veya yolculuktan dönüyor. Orada vefat etmiş biri, onun kabrine giderdi.

  36. 16:35

    Bazen bir ay, iki ay sonradaki kabrinin üzerinden cenaze namazı kılardı. İnşâAllah Ahmet Hocamızın da Develi'de değil mi? Kayseri Develi'de yolu düşenler, benim de yolum düşerse, sağlığında nasip olmadı. Yolu düşenler kabrini bulsunlar, dualarını yapsınlar, cenaze namazını da kıyaben yani kabrinin yanında da kılabilirler, uzaktan da kılabilirler.

  37. 16:58

    Yani burada genişlik var. Hanefi mezhebinde bazı ihtilaflar olmakla beraber dört mezhep açısından bunlar fazaili amaldır yani, faziletli amellerdir. Bunlar duadır. Zaten cenaze namazı dua mahiyetindedir. Bunun için kılınabilir. İnşâAllah hocamızı efendim hediyesiz bırakmayalım. Ruh için buyurun. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlü.

  38. 17:28

    Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resûlullah fî kulli lemhetin ve nefesin âdede mâ mis'âhumu ilmullah Allah, Allah, Allah Celle Celâluhu. Ya Rabb'el âlemîn. Ya Rabb'u hediyelerimizi bu mübarek cuma gecesinde, bu Muharrem-i Şerif ayında Ahmet İslamoğlu Hoca Efendi'nin ruh-i şerifine hediye eyle, vasıl eyle.

  39. 17:53

    Kabrini nur eyle. Gericâtını âli eyle. Seyyâtını mahve eyle. Hesenâta tebdil eyle. Lûtfunla, kereminle muamele eyle. Ehl-i sünnetin müdafâsı oğluna karşı da olsa, en yakınlarına karşı da olsa ehl-i sünnet yolunu bozdurmadığı için, taviz vermediği için, hakkı gizlemediği için, hakkı haykırdığı için sen ona özel muamele eyle ya Rabbi.

  40. 18:15

    Allahumme salli alâ seyyidina Muhammed. Ve alâ aliyyul sallim ve seyyidina Muhammed. Bakın şurada yakında bir olay yaşadık işte. Konuya daha da girmeyeceğim. Hüseyin Avni Hoca dün gece sabaha kadar bendeydi. Aman dedi, daha dünya yıksalar da bir şey konuşmayacaksın. Tamam mı? Söz aldım elden. Ben de sözümü bozamam.

  41. 18:35

    Yani daha konulara girmeyeceğim. Zaten size de dedim, şahitlikleri geçerli değil, yalanları sabit oldu, daha dinlemeyin. Konuyu kapattım. Ama yani insan bekler ki şu anda İsmail Ağa bir açıklama yaptı. İsmail Ağa hocalar heyeti toplandı. İlmi heyetler toplandı. Efendim Fıkhı heyeti Hüsamettin Vanlıoğlu Hoca, Fatih Kalender Hoca tabi bütün hocaları yetiştiren.

  42. 18:59

    Bu fakirden de biraz hizmet görmüşlerdir onlar. Recep Hoca Efendi, Ömer Hoca Efendi, Mehmet İslamoğlu Hoca Efendi. Bu üçlü Hoca Efendi tabi daha çok. Birçokları bizim halekata, Efendi Hazretleri otur Ahmet. Okut demişti. Sekiz sene kadar hizmet ettim. Okuttum denmez. Ayıp bir şey. Hizmet ettim. Hizmetçileri oldum.

  43. 19:25

    Müzakere ettim. Kardeşlerimize. Onlar bu yolu bozmadılar. Bozdurmadılar. E hiç Efendi Hazretleri'nin yolundan taviz vermediler. E sonra Salih Hoca Efendi zaten Rize'den ders arkadaşım. Belki müzakere etmişizdir birbiriyle ders olarak. Öyle ben okuttum, hocasıyım, hacısıyım denmez. Yani Salih Hoca Efendi zaten arkadaşım.

  44. 19:50

    E diğer Hoca Efendilere hizmetim geçti, emeğim geçti. Sonra onlardan okuyanlar, okuyanlar, okuyanlar. Şimdi torunumun torunu. İlmi nesepte, ilmi soyda torunumun torunu görüyorum. Gidiyorum şundan, şundan, şundan okudum. Elhamdülillah. Yaşım çok yok ama doksan yaşındakine nasip olmayabilir. Bu fakire Allah nasip etti.

  45. 20:12

    Efendi Hazretleri her işe bizi koştu yani. Otur dedi, okut dedi, yaz dedi, çiz dedi. Efendiyi dinledik, kazandık. E onlar çok bereketli Hoca Efendiler. Hepsi toplanmışlar heyet halinde. Bir açıklama yapmışlar. Şu anda İsmail Ağa kendi sitesine o açıklamayı koyuyor. Ondan sonra biz de paylaşacağız inşâAllah.

  46. 20:34

    Onların koymasını bekliyoruz. Herhalde o biraz vakit alıyor ya. Yatsıdan evvel olmuş bu açıklama. Bana da haber geldi. İnşâAllah orayı da dinlerseniz tabi ki Şahmeddin Vanlı Hoca 40 senedir bu kapıda ve Efendi Hazretleri'nin çok sevdiği bir Hoca Efendi, fıkıhçıdır. Fatih Kalender Hoca öyle. Diğer Hoca Efendiler de hazır bulunmuşlar.

  47. 20:55

    Hepsi de bu görüşü teyit etmişler. Ve bu hadisler hususunda bu fakirin yani yanlış yapmadığı, Efendi'nin yolunu bozmadığı, Efendi'nin yolunun bu olduğu bunun aksine beyanda bulunanların Efendi'nin yolunu bozduğu mealinde efendim bunların yazılana şeyle katılmadıklarına dair bir açıklama olmuş. İnşâAllah güzel olmuştur.

  48. 21:17

    Ben dinlemedim yani daha. Şu anda çünkü atıyorlarmış siteye. Ben de dinlemedim. E bunu da dinlersin inşâAllah. Yani hakkı gizlememek lazım. Öyle mi değil mi? Şimdi Talih Hoca Efendi yani benim ağabeyim, ağabeyim, büyüğüm. E fakat ben ondan beklerdim ki, tabi dün biraz sinirli konuşmuşum. Yani ben de sen kimsin falan diye.

  49. 21:39

    Şimdi benim sen kimsin çıkışım nefsim için değil. Yani Efendi'nin tefsiri mevzu bahisse burada hakem olacak Efendi'den yukarısı, Alaeddar Efendi olur yani. Yani Efendi'nin tefsiri hakkında konuşmak kime düşer? Alaeddar Efendi baba olur da bunu nasıl böyle yaptın, niye böyle yaptın evladım der. Değil mi şimdi?

  50. 21:59

    Şimdi Efendi'nin tefsiri hakkında hakemlik sana da bana da düşmemiş yani. O manada sen kimsin demiş ama biraz bağırdım çağırdım, sert konuştumsa özür dilerim. Ama laflarımda yanlış yok. Laflarımda özür dilenecek bir şey yok. Laflarımın içeriği doğru. Derdim nedir? Hadislere iman meselesidir. Ben bu sohbeti on yedi sene evvel iki tellide yapmışım.

  51. 22:25

    On yedi sene evvel ne dediysem yirmi sene evvel ne dediysem, kırk sene evvel Efendi'den ne duyduysam aynı yolda istikrar gösteriyorum. İşte sakalımda bir tane beyaz yokken yaptığım konuşma ortada iki telli konuşması. Zaten ondan sonra o ne oldu? Hadislere iman olarak o sohbet çözüldü. Kaçıncı Risale?

  52. 22:46

    Elli dördüncü Risale. Elli dördüncü Risale'nin konusu hadislere iman, vahye inanmaktır. Bak lafa bak, isme bak, ada bak, izahiye gel. Hadislere iman, vahye inanmaktır. Burada o kadar detay var ki şu kitabı samimi söylüyorum, 90-91 sayfa. Şunu bir okuyun. Benim diyen muhaddis, külaha ters giydirebilirsiniz.

  53. 23:15

    Bir soru sorarsınız, tak kalır. Çünkü bu fakir bu işlere ihtisasım var. Bu kadar kitap okuyorum, bu kadar inceliyorum, bu kadar araştırıyorum. Şimdi bu hususta, bu hadislere imanı mutlaka okuyun. Çünkü sizi ne yapabilirler? Saptırabilirler, itikadınızı da sıkıntıya sokabilirler hadisler hususunda. Bundan dolayı bu hadislere iman 90 sayfa insan bir gecede okur ya.

  54. 23:42

    Ama neler var biliyor musun? O İmam Gazali'ye, laf söyleyen İhya'ya, Ali Harazim Hazretleri, sonradan tevbe ettiği için Hazretleri diyorum. Ne sopa yedi değil mi? 5 sopa, iftiranın cezası kaç sopa? 80 sopa yese belki de ölecekti. 5 sopayı yeyince, onu okuyun, kitapta okuyun sayfasını. Ve dedi ki, Hazreti Ebu Bekir Efendimiz dedik ya Rasulallah, mana aleminde rüyadayıyor.

  55. 24:10

    Rüyadayıyor ama uyanınca bütün kamçıyıcıları sırtında, ölene kadar çıkmadı. Acısı günlerce geçmedi. Ve bunu bütün alimler İmam Yafi'i senediyle zikrediyor. İmam Yafi'i, Evliyaullah'ın reisi, senediyle zikrediyor. Ebu'l-Hasen'i Şazeli'ye kadar senedi var. Ebu'l-Hasen'i Şazeli bütün evliyanın kutuplarından.

  56. 24:31

    Hizb-ül Bahri falan yazar. O zikrediyor yani nasıl sopa yediklerini. Ondan sonra efendim, burada ne güzel anlatıyor. Hazreti Ebu Bekir devreye girdi de dedi ki, yani bu dayanamayacak bu sopaya dedi, 5 sopa da kurtardı onu. Fakat ondan sonra, ayıldıktan sonra o acıdan kıvrandı, ihya kitabını toplatacaktı, kadıydı.

  57. 24:55

    Kadıydı yani, hakimdi. Cuma günü camiden, cemaattan sonra toplatıp yakacaktı. Yanlış şeyler var ihyada diye. Gazâle Hazretleri kitabında. O sopayı o gece yedi, yaktıramadan. Sonra dedi ki aman ne kadar hattat varsa parası benden, herkes ihya yatsın dedi. Ondan sonra hayatı boyunca ihya-ül ümidini yanından ayırmadı.

  58. 25:21

    Çünkü Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem baktı, Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, işte burada bir dakika bakalım, ne oluyor? 77. sayfede bu kitapta, uzunca bir kıssası var. Aklınızda kalmazsa alimler, veliler isimlerinin. Burada bakarsınız. Yani Ebu'l-Hasen, Ali Harazim. Bu zat. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem aldı eline ihyayı, baktı böyle.

  59. 25:45

    Hepsi benim buyurduklarım, bir tane uydurma yoktur dedi. Dört halife de baktı. İmam Gazâle dediler, ne diyorsun? İmam Gazâle dedi, iftira attı bana, şikayetçiyim dedi. Benim makamım İmam Gazâle kadar olmadığından bana iftira atanın yanında kar kalıyor. Makamım düşük. Ama ahirette bu iftiraların hakkını alırım.

  60. 26:10

    Ahirette alırım. Rüyada müyada bunlara bir şey gösterirler mi bilmiyorum. Yine Ali Harazim büyük adamdı da uyandırıldı. Niyet iyi olmayan ne yapılmaz? Uyandırılmaz, dünyada. Ahirete kalır hesabı, fatura ağır çıkar. İftiraların cezası. Onun için burada bunları okuyun. Yani ben, bütün ihya-ül-ümittin hepsi benim buyurduğumdur dedi.

  61. 26:33

    Ve bu kıssa, adam sopa yedi. Cenazesini yıkayanlar sonra çok yaşadı. Cenazesini yıkayanlar diyorlar, kamçı icik sırtındaydı diyorlar. Cenaze yıkayanlar. Ve bu senetleriyle İmam-ı Yâfi'yi cikledi. Hadis nasıl senetli geliyor? Bu kıssa da senetleriyle, yani bütün kitaplarda ihya-ül-ümittinin en başında kitap olarak bu yazılmıştır.

  62. 26:56

    İhya-ül-ümittinin baskılarında var şu an. İlk başında yazılıyor. Onun için bu büyüklere hadis uydurdu demek kolay bir şey değildir. Yani sifilin İmam Gazali hadis bilmez, hadisi zayıftır falan filan lafları çok ağır bir terbiyesizliktir İmam Gazali'ye karşı. O beni tevbeye davet ediyor. Ben de onu tevbeye davet ediyorum.

  63. 27:20

    Allah hepimizi hidayet eylesin. Hepimizi irşad eylesin. Hepimizi doğru yola getirsin. Batılda bırakmasın Allah-u Teala. Biz duacıyız, bedduacı değiliz. Ondan sonra kardeşlerim, şimdi Talih Hoca'dan ben şunu beklerdim, bir ağabey olarak. Ben burada Efendinin tefsirinin tarafıyım. Efendi benim şeyhimdir.

  64. 27:42

    Ben şahidim ki bu cübbeliye yazdırdı bunu senelerdir. Dolayısıyla burada uydurma bir şey yok. Cübbeliye de hadis uydurdu denmesine katılmıyorum. Çünkü bu uydurmak büyük bir suçtur, kebâir günahtır. Cübbeli hadis uyduracak bir adam değildir. Ben bu işe katılmıyorum yani. Bu açıklamaya Ben hadislerin ve Efendinin tarafıyım.

  65. 28:04

    Çünkü onun başına böyle bir şey gelseydi ben uydurdu muydurdu hadis demem. Şimdi bunu beklerdim. Doğrusu bu değil miydi? Ondan sonra şunu diyebilirdi. Yani ee bir kavga gürültü çıktı, kamuoyunda da böyle alenen şey olması iyi olmuyor. Bunun sulhü için hadisler değil. Hadislerde mahkemeye lüzum yok. Kaynak zaten belli.

  66. 28:29

    Ben neyim, İmam Gazali'yi mi mahkeme edeceğiz? Efendi Hazretleri'ni mi mahkeme edeceğiz hakemlik yani? Hadisler değil. Deseydi ki bu yani diğer bu olumsuz şeyleri bir düzene sokun, karşılıklı görüşsüzsün. Tabii ben ümitsiz vaka görüyorum, ben onları çok iyi biliyorum onun için ama yine ben onun dediği yere bile giderdim, dediğini de dinlerdim ve sulh için

  67. 28:54

    kendisine de başka birkaç hoca varsa da sulh olalım, gelin şuraya sulh edeyim sizi deselerdi ben giderdim. Ama bunu yapmayıp ben tarafsızım. Yani onlar ne kadar suçsuzsa suçluysa ben de o kadar suçluyum oluyor. Tarafsızım o demek. Ama burada bana atılan iftiras, hadis uydurma. Ben uydurmadım, naklettim.

  68. 29:19

    Naklettim. İmam-ı Âl-i Üşîk Hoca müfessirine diyor bir hadis alıyor, kaynaklarda bulamadım bu meseleyi ama mesuliyeti nakledenedir diyor. Aldığı kitabı söylüyor. Bütün âlimler böyle yaparlar. Ama dün Hüseyin Avni Hoca'mız gece 3'e kadar hatta 4'e kadar ilmi bir sohbet yaptık. Tefsir heyeti de toplandı.

  69. 29:45

    Ve dedi ki Hoca Efendi, Mirat-ül Usul'den açtı Molla Hussev Hazretleri, büyük zat, Fatih Usta'nın hocası falan Efendi Hazretleri'nin en sevdiği zatlardan, Mirat-ül Usul Efendi okuturdu. rivayetleri alınır diyor. E şimdi İmam Gazâli Hafiz Kadir Geylani gibi güvenilirliklerinde hiç şüphe olmayan insanlar hadis dediklerine Efendi Hazretleri de hadis deyin der.

  70. 30:36

    Onlar ne yazdıysa öyle yazın buyurur. Biz bir şey değiştiremeyiz. Anladınız mı? Yani Hoca Efendi bunu usûlü fıkıhtan da delilini gösterdi dün bize. Yani bu işleri en iyi bilen, hepsini okutmuş adam. Bu irfanlar mirfanlar onun yanında ne olabilir? Çömez olamaz. Yani Hüseyin Avni Hoca bu. Dolayısıyla biz hak üzereyiz.

  71. 30:55

    Doğru yoldayız. Mehmet Ali Hocamız abimiz yani burada ben hadisleri uydurdu. Nasıl deriz Cübbeli Hoca? Nasıl uydurdu olur yahu? Efendinin tefsirinde haram helal ediliyor. Nasıl haram helal ediliyor? Haram helalden kafir olur. Nasıl bunu dersiniz? Ben burada Efendinin tarafındayım. Bak İsmail Ağa'nın yaptığı şu açıklama gibi bir açıklama yapamaz mıydı?

  72. 31:21

    Orada bütün İsmail Ağa'nın heyeti toplandı şimdi. Bu açıklama yakışmaz mıydı? Hoca Efendi'ye. Değil mi? Yaşına başına abimiz olarak. Sonra da diyebilirdi ki sürh için ben varım. Bu iş yürümüş, uzamasın. Bunu deseydi ben tepki verir miydim? Nereye derse de giderdim. Ama yaklaşım tarzında tarafsızım denecek bir konu değil.

  73. 31:48

    Çünkü konunun bir tarafı hadisler ve Efendinin tefsiri yani. Neyin tarafsızı oluyoruz? Bu olmadı. Ama işte ben sen kimsin filan biraz sert mert bir çıkışlar yaptım mı yaptımsa bu Efendinin tefsiri hakkında sen kimsin? Bana göre sen kimsin demem. Yaşı büyük benden ağabeyim. Yani ben şimdi ne yapamam?

  74. 32:09

    Sen kimsin demem. Ama buradaki konu neydi? Siz de anladınız inşâAllah. Yani Efendinin tefsirine hakemlik sana bana kalmamış. Hocam sen Alader Efendi misin ki Efendinin hadisini sorgulayacaksın? Bu mevzu buydu. Bundan dolayı verdiğim geçici rahatsızlıktan dolayı hepinizden özür diliyorum. Tamam mı? Yol inşaatından beter oldu yani.

  75. 32:33

    Geçici rahatsızlıktan dolayı özür diliyorum. Hak ve hakikat meydana çıkmıştır. Hiç olmazsa bu arada dolu bir ayet, hadis derc ederek size de hadisler hususunda yeni yeni bilgiler aldınız. Az daha usulü hadisçi oldunuz yani. Diyanetin bir vaizi yazmış. Attılar mı o yazıyı bilmiyorum. Yazıyı bana gönderiyorlar.

  76. 32:55

    Ya beni sinirlendirecek yazılar göndermeyin diyorum yani. Yazının bir başına baktım. Kübbeli Ahmet Hoca hadis uydurma uzmanı mı diyor. Ulan dedim bu bana sövüyor herhalde. Altını bir okudum. Ters köşe yapmış milleti. Yazıyı bilmiyorum sizler de paylaşacaklar. Paylaştılar mı? Ya adam vaizmiş. Ben tanımıyorum.

  77. 33:16

    Sakallı bir hoca efendi. Adam yazmış yazmış. Ya hocanın dedikleri hepsi doğru. Hadis uzmanı olarak da diyor söylüyorum. İşi incelediği zaman Kübbeli Hoca'nın ne kadar büyük hadise halimi olduğu çıkıyor diyor yani. Diyor. O da öyle bir yazı yazmış. Diğer bazı hoca efendiler.. Allah razı olsun hepsinden.

  78. 33:33

    Burada bütün hocalarımızın İsmaila Camiası zaten genel heyet açıklama yaptı. Fakat yani insan ne ister? Yani Kübbeli Hoca hadis uydurmaz. Efendi Hazretleri'nin bu hususta güvendiği bir insandır. Senelerdir ona yazmıştır, yazdırmıştır. Efendim bundan dolayı bu şeye katılmıyoruz. Bu hoca efendiye bir iftira oldu.

  79. 33:57

    Biz burada tarafsak efendinin hadis itikadının, tefsirinin Kübbeli Hoca'nın hadislere imanının yanındayız. Bu denebilirdi yani. Bunu demeyenler noksanlık yaptılar yani. Bu işte Allah için kaimler dimdik duranlar olun. Adaletle şahitler olun. Canınızın aleyhine de olsa Ana babanızın ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa adaleti, şahitliği doğru yapın.

  80. 34:30

    Sen şahit değil misin efendi? Bana yazdırıyordu bunu. Ben okuyordum senelerce tefsirini. Bana demiş hadis de, hadis yaz. Ahmet onlar ne buyuruyorsa meşayih, onu yazacaksın. Biz onlar kaynaktır, bize itimat etmiş. Şimdi İsmail Han'ın beyanı da herhalde bu yönde ama telefonda anlattıkları kadar dinlemedim.

  81. 34:47

    Şu anda ben dinlemedim. Vakit yani yetmedi. Bundan dolayı itikadımızı muhafaza edeceğiz. İnşâAllah tabii ki.. İnşâAllah, tabi ki nefsani ve şahsi gazap, sinir, ihtiras ve hırs bize gelmez. Ben bunlardan, bu hocalar için de belki de en uzak insanım.

  82. 35:05

    Şimdi Hüseyin Avni Hoca'ya mesela sen bu, işte sen niye böyle yaptın falan irfanı aramış. Niye böyle yazıyorsun, karıştırıyorsun ortalığı falan bir şeyler demiş. önceden de uyardım diyor, yazma etme gitme diyor. Yazdı diyor. E bu sefer dedim böyle, sen bunları cübbeliye de diyebiliyor musun demiş. Hüseyin Avni Hoca da dedim ki diyor, ben cübbeliye neler diyorum neler.

  83. 35:27

    En ağır konuşmaları yapıyorum ama adam tevazu yapıyor, git sende gitse çocuk gibi davranır hürmet eder, izzet eder hiçbir terbiyesizlik yapmaz dedim diyor yani. Ben kimseye şahsi bir düşmanlığım yoktur. Ama hadisler hususunda bak şahsi neler yaşadım bir kere dillendirmiyorum ki. Ama bu itikadı bozmamak için biraz konuşma yapmak zorunda ve mecburiyette kaldım.

  84. 35:51

    Çünkü başlatan onlar oldu. İnternete veren onlar oldu. E siz biz bunu özelde konuşalım. Yahu Talih Hoca da çok mübarek, Nasreddin Hoca gibi adam ya. Özelde konuşalım diye herkese mesaj atıyor. Özele bak yani şimdi mübarek adam. Çok özel oldu yani ya mübarek. Ya madem özelde konuşalım Hüseyin Avni Hoca gibi gel veya beni çağır, sen benim ağabeyimsin.

  85. 36:14

    Ben gelirim ben seni çağırıyorsun, gelmiyor muyum? Ya gel ya ben geleyim. Özelde konuşalım. İsmail Ağa atmış kaç dakikalık bilmiyorum şey Hüsamettin Hoca Efendi'nin bütün ilmi heyetler adına açıklamasıdır. 8 dakika bir şey metin hazırlamışlar, okumuşlar. Evet efendim.

  86. 36:34

    Şimdi özel böyle olur anladın mı? Yani şeye döndü yani. Adam namazda konuşanı uyarıyor, ulan sus diyor namazım bozulacak diyor. O da ona sus diyor, bütün safın namazı bozuldu, birbirine sussana diyor. Yani böyle olmaz. Zincirleme, trafik kazası gibi. Özelde konuşacaksak mesaj atılmaz, Whatsapp'a kopmaz, her yere yayılmaz.

  87. 36:58

    Ama bunun özeli kalmadı, adamlar zaten dergide bunu yazarak fikiri ateşlediler. Bu ayda Ruhul Furkan'ın aleyhine yazı çıkacaktı. Belki de çıkartabilir. Yani ne yapacakları belli olmaz bu harifetin. Yine de çıkartabilir yani, bunlar bir acayip. Tabii yok, neyi yanacak adam ya? Adamlar elma kesiyor, odun kırıyor, mermer kırıyor, durum bu.

  88. 37:21

    E şimdi bu adamlarla ilmi bir tartışmaya girilebilir mi? Adam Ruhul Furkan'a yazmadık diyor, adam telefonda, hakaretler çıkıyor, şimdi de adamı aramışlar, mahkemeye vereceğiz seni, ses kaydı nereden çıktı? Yani Murat Hoca'yı arıyorlar. Ya ses kaydı nereden çıktı? Biz ses kaydı yapmıyoruz, benim hiç haberim bile yok.

  89. 37:41

    Adam benim yanımda, beraber çalışıyoruz ya, şimdi telefon ediyorum, telefon ederken diyorum ki şurayı esre yap, şurayı ötre yap, şurayı düzelt. Tahsiller yapıyorum, hep yanımda değil. Yaparken adamın kafasına kalmaz ki benim konuştuğum. 10 dakikada 20 şey söylüyorum. Bu sefer onlar da cihaz kurmuşlar, anası da arasa kayda giriyor, Çünkü benim bütün konuşmalarımı alıyor ki,

  90. 38:06

    devamlı gece gündüz ben tahsil yaptırıyorum ona. Şimdi adam bunu almış. E adam bu ses kaydını niye versin ki? Vermesi diye bir şey yok. Fakat ne zamanki dediler ki Ruhul Furkan'ı biz demedik, demedik deyince Murat Demir Hoca da bana dedi ya, ne duruma düştü Murat Hoca? Yalancı duruma düştü, adamın üzerine gökler inmiş gibi oldu yani.

  91. 38:28

    Çünkü ben isim veririm, benim böyle bir huyum var. Eğer ki benim bu huyumu bilin, korkuyorsanız bana bir şey anlatmayın. Anlatma kardeşim. Dersen ki bana bu Ruhul Furkan'ın da aleyhine yazacağım dedi, ben de seni derim. E deyince de, bunlar da deyince ki Ruhul Furkan yok ya, hocanın kendi kitapları var.

  92. 38:48

    Ulan hocanın kendi kitabında uydurma varsa, tefsiri de efendi buna yazdırıyor. Zaten hepsi zincirleme sakata gitti. Neyse, onu düşünen yok. Ama burada adamcağız, geldi bunu bana dinletti. Yani dedi hocam ses de var, yani ben yalancı duruma düştüm dedi, iftiraya kaldım dedi. Hanım da dedi bunu baktı, etkisiyeti falan, dinledi.

  93. 39:08

    Orada 15-20 kişi varır. O gecede bu olaylar patlamış, çok cemaatler gelmişti bana. Sesi açınca herkes dinledi. Bunu kim aldı, kim attı, ne etti ben bilmiyorum. Murat Hoca bunları bilmez. Yani Murat Demir internete atma matma işleri bilmiyor. Teknoloji diye ancak ilmi şeyi yazar Arapça, Türkçe. Yani adam onu bilen biri değil.

  94. 39:28

    Ben şahidim hiçbir şeye o hususta bilmediğine. Ama orada 15-20 kişinin içinde ses açıldığında atıldı. Burada millet kim aldı, kim etti, çok sinirliydi cemaat yani. Bu nasıl Ruhul Furkan'a yazılıyor efendiye? Falan öyle oldu yani. E şimdi mahkemeye açmak demek e zaten sen burada zarar gördün. Niye zarar görüyorsun?

  95. 39:48

    Peki özür dile. Ben sinirlendim bunu yaptım diye, değil mi? Değil mi? Biz Şefik'ten ne beklerdik? Ya biz Ruhul Furkan'ı bilmiyorduk, bu adam bize dedi, demedim ama demiş. O zaman ilişkimizi keseceğiz, söz vermiştik, sözümüzü yerine getiriyoruz. Madem Efendim tefsir hakkında da bu adam böyle atıyor, biz buna ilişkimizi kestik deseydi çok terbiyeli bir davranış olmaz mıydı?

  96. 40:13

    Efendi'ye karşı, cemaate karşı, ümmete karşı. Ama ne yapıldı? Mümtaz bir hocamız cübbelinin kendi kitapları uydurmadır denilerek bütün rivayet ettiğimiz gazâlilere, geylânî hazaratına uydurmacı dendi. Efendinin evinde dendi bu. Efendi Hazretleri bunu Vallahi billahi kovar, kıyamete kadar konuşmaz. Bilse ki Abdülkadir Geylani uydurdu bu hadis, uydurma dediği bir adam

  97. 40:40

    ha fare hocam burada ya altmış sene yanında kalmışsın sen ya herkes biliyor efendinin hassasiyetini. Ruhul beyanda uydurma var dediğin anda sen gittin ya der ki bu adamla daha görüşmüyorum, bitti. Ama bu adamlar yanında hala duruyor. E o zaman efendinin bu işten rızası yoktur, efendi asla bu itikatta olamaz.

  98. 41:00

    Çünkü biz yaşadık birlikte. Demek ki bunlar efendiyi temsil etmiyorlar. Durum bundan ibarettir. Allah Teala bir an evvel hayırla bu meselelerin, Efendi Hazretlerimizin itikadının bozulmaması için ne gerekiyorsa Rabbim halk eylesin. Sebepleri halk eylesin. Manileri izale eylesin. Yardımcıları ziyade eylesin.

  99. 41:23

    Amin. Şimdi geldik Eyyü'el veled'den dersimizi biraz yapalım. Ondan sonra gidelim. Sohbete oradan devam edelim. Bismillahirrahmanirrahim. Ve emmel vâhidullezî Hani bir kişi var ki dört kişi dedik. Üçü ilaç kabul etmez dedik. Bir tane var ki yakvelu kabul eder el ilace ilacı Ve ve o kimse kimdir? En yekûne olandır.

  100. 41:51

    Müstarşiden rüşd arıyor. Rüşd ne demek? Yani doğruyu arıyor. Rüşd de rüşdüne erdi, rüşdüne erdi olgunlaştı, kemale erdi, doğruyu buldu. Rüşd o demek. Ergenlik şeyine bile deniyor yani aklı başına gelmek de rüşddür. Bir adam doğru yolu arıyorsa akilen bir de akıllıysa

  101. 42:14

    şimdi doğru yolu arıyor ama ahmak. O zaten ikinci, üçüncü kısımda ne dedi? Ahmağa ilaç yok dedi. Şimdi doğru yolu arıyorum diyor ama aklı yok çalışmıyor. Akılsıza da laf anlatmaya gerek yok. Akıllıysa fehîmen yani çok çok güzel anlayışlıysa anladın mı?

  102. 42:38

    Şimdi akıl nedir? el aklû nûrul kalbî yumeyz yubî beynil hakkı vel bâtıl hadis-i şerifte geçiyor. Akıl bir nurdur. Yani Allah'ın bir yani nur ışık falan filan böyle ışık falan değil. Hani siz anlayasınız şimdiki şeyde enerji gibi düşünün. Enerji. Beynin enerjisi, aklın, kalbin yani ona verilen efendim bir güç.

  103. 43:03

    Allah'ın verdiği bir kuvvet bu. Güç. Ruh da öyledir. Ruh da Allah'ın yarattığı. Fakat beden memleketini yöneten bir güç. Yani fiziki manasında şimdi enerji gibi bir şeyler. Çünkü girse görülmüyor, çıksa görülmüyor değil mi? Ruh ne? Uykuda bir dakikada uyunuyoruz, bir dakika sonra ayılıyoruz. Hiçbir şey gelen giden yok.

  104. 43:26

    Ama ruh giriyor çıkıyor yani. Bu bir kuvvettir, bir enerjidir. Akıl da bir nurdur. Yani bu nasıl bir enerji? Ama bu ne yapar yani? Şimdi akıllıyım, ben akıllıyım. Akıllılık nedir? el aklû mâ güvecûke emme vâ t-tınirhekâd Seni tehlikeli uçurumlardan uzak tutana derler. E seni cehenneme atana akıl derler mi?

  105. 43:47

    Bu adam çok akıllı. Ne yapıyor? Milleti dolandırıyor. Hiç anlamadan kan duruyor. Herifi işe sokuyor, borçlandırıyor, senet imzalatıyor, gülüyor. Bu çok mu akıllı oluyor? Manyağın teki bu. Çünkü kendini cehenneme atıyor bu. Akıl ne? Hak ile batılın arasını ayırmaya sebep olan nur. Yani hak Allah indinde doğru olan.

  106. 44:12

    Batıl yanlış olan. Senin aklın bunu ayırıyorsa şimdi adam bürokrat, danışman, Ankara'da en yüksek yerlerde Yargıtay, Danıştay, Taştay falan filan filan. Ayrıca FETÖ'nün uzmanlarını gördünüz. Profesörden aşağı yok. Hepsi akıllı fikirli geçinen. Her yerde en yüksek seviyede değil mi? Akıl var mı? Muh mafi.

  107. 44:45

    Muh mafi muh. Çünkü neden? Hakkı batıla ayırabildiler mi? Bu adamın ne mal olduğunu anlayabildiler mi? mi? E kırk sene bir adamın yanında durup da hala adamın el üstünden çıktığını, batıla hizmet ettiğini eee siyahi Mossad ajanlarından olduğunu şimdi de TGRT Haber'de gördüm. Ne çıkarttı? Eee Amerika'ya giderken girdiği pasaportun Vatikan'daki özel kardinallere

  108. 45:12

    verilen kimlik ve hüviyet olduğunu gösterdi haberler. Ben geçen iki üç gün evvel gördüm tekeret edi yani görüntülü gördüm. Belgeyi gördüm, resmi var. Vesikalık çok tanımadım Vesikalık çok tanımadım, eski bir resim. eski bir resim. Fakat dediler ki yani bunu diyorlardı. Fakat dediler ki Aytunç Altundal'da derdi, bir Türklerden var bir tane, ismini veremezdi korkudan.

  109. 45:35

    Her yer FETÖ, zaten adamı götürdüler. Aytunç Altundal birden tak gitti yani. Çünkü o adam diyordu ki bir tane de Türk var, Müslüman var kardinal, başkardinal diyordu. Anlıyordum ama adamda bir görüşsek belki soracaktım, rastlaşamadık da bizi Mehmet Kaya Efendi bir kere görüşmüş, selamımı götürmüşler falan.

  110. 45:55

    Havaalanında rastlamışlar falan. E şimdi adamda çok bilgiler vardı. Ama diyordu ki bir Müslüman Türk var Vatikan'dan kardinal. Büyük kardinal. Bilmiyordum, ben tabii yakıştıramıyordum da bu kadar da düşünemezdim ki kardinal yani. O zaman hiçbir şey edemezdim ama acaba diyordum ama herhalde bu bunu kastediyor diyordum, anlıyordum ama

  111. 46:17

    hani bana sorsan bir itikad gibi bu budur diyemezdim. Çünkü şahitlik olmayan bir işte İslamiyet'e göre haramdı, bir şey diyemezdim. Ama şimdi belgesi çıktı. Özel kardinallere mahsus kimlikle girdi. Belgesi var. E şimdi sen kırk senedir bu adamın yanındayım diyorsun. Kitaplarını okuyorsun, şusun busun, otuz sene, yirmi sene, on sene.

  112. 46:38

    Anlayamıyorsun. Demek sende akıl yok. Çünkü akıl olsaydı akıl bir nurdur. Hak ile batılın arasını arasını onurla temyiz eder diyor, yani seçer. Öyle mi? E seçemediyse demek profesör olmak, demek profesör olmak, doçent olmak, doçent olmak, bürokrat olmak, şu olmak, bu olmak, bu akla sahip etmiyor adamı yani.

  113. 46:57

    Allah hak ile batın arasını ayıran aklımızı ziyade eylesin. Efendi Hazretleri'nin beş vakit namazdan sonraki duası çok uzun dua yapmazdı. Zaten imam olduğundan cemaate rahat ederdi yani uzun da da kıldırmaz aşırı yani çünkü merkezi bir yerde imam tabii olduğu için. Bunlar sünnet böyle. Kısa duaya yani böyle uzun dualar yapmaz.

  114. 47:22

    Cemaatın önündekini diyorum yani namazdan sonrasını diyorum. Fakat o dualarda devamlı duyduğum bir duası varmış. Devamlı duyduğum, hiç de Rabbene âlâ tüzükü terk etmezdi. Kalplerimizi kaydırma, Efendi Baba buyurdu ya evladım çok okudun. Bir onu hiç bırakmadığını biliyorum. Bir de Allah'ım verin el hakka hakka varzukun ettiba'a.

  115. 47:41

    Verin el batıla batıla Ya Rabbi bize hakkı hak olarak göster. Ona uymayı nasip eyle. Batılı batılı olarak göster. Ondan sakınmayı nasip eyle. Onun için Efendi Hazretlerinin hiç bırakmadığı yani bak beş vakit namazı kulağımla duyardım yani ön safta kıldığımdan falan duyardım. Bundan dolayı en mühim mesele hakkı batıldan ayırabilmektir.

  116. 48:04

    Ayıramadıktan sonra doçent, prof, hoca, hacı hiç fark etmez. Niceleri anlamadan batıla destek veriyorlar değil mi? Anlayarak da destek veren var. O inadına giriyor. O zaman da o da akılsızlığa giriyor. Çünkü akıl olsaydı hakkı batıldan seçecekti. Hep hakkın yanında olalım inşâAllah. Bu adam hatiptir, bu adam iyi konuşuyor, bu adam lafı ebesi.

  117. 48:31

    Böyle şeylerle olmaz yani. Anladın mı? Ya şimdi bu İslamoğlunun bu kadar inkârcı görüşü, Âdem Aleyhisselâm'ın babası var dediği halde adamı dinleyen varsa ve bu dinleyenler de okumuş, yalamış, mürekkep yalamışsa yani burada denecek bir şey yok yani. Seviye acayip bir şekilde. Bu akıl mantığa uyar mı yani?

  118. 48:52

    Sen aklını bile çalıştırsan Âdem Aleyhisselâm'ın babası var demek Kur'an'ın tümünü inkardır yani. Bütün ayetler ne söylüyor yani? Onun için Allah ehl-i sünnet aklı, ahiret aklıyla bizi müşerref eyledi, Allah mahrum etmesin. Âmin.

  119. 49:08

    Şimdi eğer akıllıysa ondan sonra efendim aklın yeri nerede? Yer olarak, vücuttaki yer olarak söylüyorsan kalpte. Akıl nerede? Kalpte. Sen ne zannediyorsun? Kafada zannediyorsun. He? Bakırköy'dekini biliyorsunuz o hikayeyi de. Tımarhane doktor kontrole gitti ya adam akıllananları çıkarıyorlar da yatak boşalsın diye.

  120. 49:38

    Akıllandığını anlamak için ne yapıyorlar? Soru soruyor. Geldiği şeyde diyor ki bu ne diyor? El diyor, bu ne diyor? Efendim kafa diyor, bu ne diyor? Hepsini doğru cevap verdi. Ya bunun taburcu olma zamanı gelmiş. Her şeyi doğru bildirdi. Çıktı giderken, akıl hastası ne yaptı? Affedersin, kıçına vurarak buna kafa derler.

  121. 49:57

    Kafa dedi. Yani o buraya kafa derken, doktoru kandırıyormuş meğer. Anladın mı kardeş? Onun için akıl nerede? Başta değil. Akıl nerede? Yaşta değil. Akıl nerede? asla değil, akıl nerede diyor efendim, alimler, veliler el-aklu fil-kalbi bi-menziletir ruhi lil-cesed Ceset için ruh, ceset için ceset için ruh neyse ruhsuz ceset ne oldu?

  122. 50:26

    Odun hükmünde gidiyorsun gömüyorsun. Haa, ceset için ruh neyse kalp içinde akıl odur. Akıl yoksa kalpte sadece kan pompalar. Başka bir şey yapamaz. Kan pompalar delinin de kalbi çalışıyor, manyağın da kalbi çalışıyor, öküzün de kalbi çalışıyor, herkesin kalbi var kanı pompalar yani. Mesele akıl orada var mı?

  123. 50:52

    Hakkı batıldan ayırmak kabiliyeti melekesi ve kullu kalbin leak ve lefı bi-menziletil behaim diyor ulemamız. Hangi kalp ki içinde akıl yok ha davar, ha öküz, ha o. Behaim menzilesindedir. Behaim dört ayaklılar yani. Onun için kişi akıllıysa fehimen efendim çok anlayışlıysa

  124. 51:18

    şimdi bu da bir acayip bir şey. Anlayışlıysa satanet deniyor buna, satınçe. Çünkü yani akıllıyla anlayışlı tam da eşit değil ha. Bazı akıllı oluyor, anlayışlı olmuyor. Anladın mı? Yani ikisi falan birleştiği mükemmel olur tabii, mükemmel. Yani anlatıyorsun, anlatıyorsun. Uzun anlatmak icap ediyor. İşi dolandırıyor, dolaştırıyor.

  125. 51:46

    Değil mi? Sürat-i intikal. Çok mühim bir meseledir. Yani hızlı anlama. Sürat-i fehm. Sürat-i fehm ne demek? Daha leb demeden lebleb bir meseledir. Efendim sen ne derdin? Kaz demezden göle bakmak lazım. Yani bu anlayışlı olan insanlara bayılıyorum yani. Çünkü benim de işim kolaylaşıyor. Adama uzun anlatmak zorunda kalmıyorum.

  126. 52:10

    Ondan sonra hidayet arayacak bir akıllı olacak iki, anlayışlı olacak üç. Yetti mi? Yetmedi. Hepsi var. Ama layıkını olmayacak mağlubel hasedi kıskançlığına yenik düşmeyecek. Çünkü haset devreye girip bir adam bir adamı kıskanıyorsa artık akıl, fikir ne olur? Pistop eder. O adam onun hakkında hiçbir doğruyu anlamaz.

  127. 52:41

    Beni çekemeyenlerin başına gelen durum gibi. Adama ne anlatırsan anlat. Adam çekemediği için tedavisi yok. Kıskançlık yani hastalığına tutulmuş. Ondan sonra vel gazabi öfkesine yenik düşmeyecek. Şimdi intikam hissiyle hareket ederek nefis heyecan, heyecan da Arapça. Hepsi Arapça. Yani nefis ne yapmayacak?

  128. 53:09

    Devreye girip kalp atışları hızlanarak bir hırs ve ihtiras ile hareket etmeyecek. Eğer bu durumdaysa efendim, bunun cevap verilmelik, nasihat edilmelik bir noktası yoktur. Çünkü anlamaz. Onun için ben bazı şeyleri diyorum ki ümitsiz vaka. Artık tespit ettim. Ümitsiz vaka olmadan konuşmadım. Ümitsiz vaka olduktan sonra konuşmayı da ulema, meşayih mâlâ yani yapıyor.

  129. 53:42

    Yani caiz değil diyor yani. Çünkü boşa gider. Adam kıskançlığına yenilmiş. Öfkesine yenilmiş. Evet. Şimdi bunlar sıkıntılı şeyler. Mesela diyelim gazap yani sinir. Bu afetleri var bunun. Sinirli insanda afetler var. Afet ne demek? İşte diyorsunuz zelzele afet oluyor. Sel afet yani. Hatta ne var? Afet kuruluşu da var değil mi devletin?

  130. 54:16

    Afat var. Efendim işte falan. Türkçeleşmiş. Yani musibet bela. Bunun da çok belaları var. Mesela diyelim ki bir tane belası ibadetlerin bütün temeli olan imanı bozar. A aaa! İmanı niye bozuyor ya? Sinirlenince insan ne olur? Elfazı küfür konuşur.

  131. 54:42

    Şimdi onun için insanları gavur etmemek için ne yapmamak lazım? Sinirlendirmemek lazım. Şimdi sen hanımına dersen ki aşurenin altı tutmuş, pilavın üstü tutmuş, şunu yapamamışsın, bunu yapamamışsın, ben bir karı daha alacağım. Karı da der ki sana alamazsın, edemezsin, tamam, burada bir kavga, gürültü, neyse, idare eder.

  132. 55:07

    Sen sonra bir hediye alırsın, bir şey alırsın, kusura bakma. bakma ya seni kızdırdı bir şeyler dersin tabi burası da şey ama sen dersen ki Allah'ın bana müsaadesi kardeşim ne karışıyorsun dediğin anda hacı hoca anlamam bu kadınların çoğu sana der ki ne Allah'ın izni be ne Allah tanır ne kitap tanır be, En hocası, en hacısı, bak Efendimiz sana ne derdi?

  133. 55:31

    Çarşaflı bir hanım için hille kızıma işte gelinlik yapacağım, güveylik yapacağım, işte düğünde Rum düğünü gibi, işte Ermeni düğünü gibi, Efendimiz sana bu Rum düğünü gibi yapmayın, Ermeni düğünü gibi yapmayın derdi mesela.

  134. 55:44

    Şimdi ben kızıma böyle bir düğün yapacağım. Veyahut erkek-kadın karışık veya çalgılı-çengeli mesela diyor. Hani bu bir günahtır veya günaha teşebbüstür vesair. Ama şimdi burada iman gitmez. Ama ne diyor? Gavur olmamada mal olsa, yani

  135. 56:02

    şimdi kızdırdığın zaman, sinirlendirdiğin zaman inada bindirir. İnada bindirdiği zaman, gavur olmamada mal olsa yapacağım dediği zaman gavur olur. Çünkü Ehl-i Sünnet itikadı Bedül-e Malik Hasidesi'de, mektubatta çok geçer. Orada der ki

  136. 56:24

    Sonunda kelime değişik olabilir, mana aynı. Yani bir adam dese ki ben bir saat sonra gavur olacağım. Şimdilik Müslümanım. İki sene sonra mürted olmayı düşünüyorum yani. İslam'dan çıkabilirim dese, o anda gavurdur diyor. Şimdi gavur olmamada mal olsa lafı insanı kafir eder. Yani gavur olmana mal olacak bir şey.

  137. 56:45

    Nedir ki bu onu hatırına gavur olmayı kabul ediyorsun? Zaten o zaman imanına itibar etmiyorsun sen, kafirsin. Tehlike buradadır. Öfke imanı bozar. Ne buyuruyor hadis-i şerifte? Efendim, balı bozan, sabır acı bir şey. Onu attıysa balı bozuyor. O nasıl sabır, sarı sabır veya neyse işte acı bir maddedir.

  138. 57:11

    Balı bozuyorsa efendim, öfkede imanı bozar. Çünkü neden? Kızan insan şiddetli kızdığı zaman efendim ne yapar? Allah buyursa da Kur'an'da varsa da hadis-i şerif Resulullah Efendimiz dese de ben buna inanmıyorum. Bu ne biçim din ya? Bu ne biçim bir hüküm? Dediği anda kafir olur. Onun için ne yapmamak lazım?

  139. 57:37

    Şimdi bu konulara yirmemek ve insanları kızdırmamak hanımın olur, çocuğun olur vesaire vesaire. Yani ona namaza kıl. Namaz kıl diye çocuğuna vaaz ediyorsun veya namaza kaldırıyorsun. Bir usulü var. Bağır çağır bilmem ne ondan sonra onu sinirlendirip kafir edecek kadar ileri götürmemek lazım. Gazap imanı bozar.

  140. 57:58

    Yani öfke. Onun için öfkeye hakim olmak da imanı kurtarır demektir. Bunun tersten geldiğimizde bunu görüyoruz. İkinci olarak ifsadı Allah'ın cezasından korkusunu azaltır. Yani insan düşünecek ben efendim ben kızdım bu adama bir tokat atarım veya döverim veya söverim. Bu da bana bir şey diyemez. Peki tamam benim buna karşı gücüm var.

  141. 58:23

    Peki Allah'ın bana karşı ne kadar gücü var? Ya bu adamın hakkını Allah benden ahirette alırsa ben ne olacağım? Bu düşünce sinirlenen insanda kalır mı? Kalmaz. O gazap coştuğu zaman Allah ahiret kul hakkı tokat, kısas bilmem ne hiçbir şey düşünmez. Elinden geleni yapar. Bu da onun büyük afeti olur. Yarın ahirette başını belaya sokar.

  142. 58:50

    Ondan sonra efendim gazap ve öfkesi olan insan düşmanlığı nefretikini bol olur. Bu adamın ilme amele harcayacağı vakit kalmaz. Bu sinir onu ne yapar? Alı koyar, meşgul eder. Kafasını taktırır, kalbini onu karıştırır. O devamlı o kızdığı insanlarla aldısı verdisi nasıl intikam alacak? Mursiyle 20 sene, 30 sene 40 sene nefret ve kinini, gazabını sürdürüp anladın mı?

  143. 59:23

    En yakınıyla sılay rahimi akrabalığı ilişkiyi kesen insanlar var. Halbuki halandır, dayındır dedi. Bana ne yaptı, şuna ne yaptı? Ya kardeşim, benim babama şunu yapmış. Senin babana onu yapmış olabilir. Ama senin amcansa, senin halansa, burada sılay rahim vardır. Sen ne yapacaksın? Selamı kesmeyeceksin.

  144. 59:43

    Nasılsın, iyi misinini kesmeyeceksin. Bu buğzu nefreti sürdürmeyeceksin. Bu sefer ne oldu? O, Sıla-i Rahîm farz, elli dört farzdan biri sinir yüzünden yani sinirin geçmeyince kine döner. Bu kin uzadıkça da Sıla-i Rahîm gibi farzları terk ettirir. Çünkü insan kızdığı insan anasını imsin demez, selam vermez, selam almaz.

  145. 1:00:06

    Hele bu bir akrabaysa farzı kestirir. E onun için çok zararı var yani. Ondan sonra diyor, yani insan kızdığı zaman diyor kendine bir baksın diyor. Anladın mı? Nasıl diyor böyle, kuduz köpeğe benziyor, yani böyle saldırgan bir canavara benzediğini, ya hatta şimdi böyle sinirli adamlara o anda çekeceksin yani, bağırıp çağırırken.

  146. 1:00:29

    Değil mi? Cüneyt Arkın diyor ya, bir kere sarhoş geldim eve diyor, yaptıklarımı hanımımım diyor, videoya çekmiş diyor. Bana bir izletti diyor, ulan bu ne rezillik dedim diyor, o gün bugün işçiyi bıraktım, sonra yeşilaycı oldu, yeşilayı kurdu yani. Değil mi Cüneyt Arkın? Allah selamet versin. Yaşıyor değil mi?

  147. 1:00:46

    Tamam, siz benden daha iyi takip ediyorsun magazinleri, artistleri falan. Ama yaşadığını biliyorum. Şimdi, yani adamcağızı Allah selamet versin, müspet bir insan. Yeşilayı şey koruyor, işte içki içilmesin falan filan. Yani insan gazaplandığı zaman, o ya nasıl salya sümük, köpükler ağzından çıkıyor, damarlar buradan çıkmış falan filan.

  148. 1:01:05

    Yani onu tabii biri çekse, sonra ona izletse, ulan bu ne rezillik der yani. Onun için sakinlik her zaman iyidir. Şimdi, öfkesine mağlup olmamak, gazabına mağlup olmamanın faydaları var. Şimdi burada afetlerini saydık. Bu da bunun neleri var? fevaidi var. Fevaidi ne? Yedi tane. Baştaki faydası Allah Azimüşşan cennet vaad ediyor.

  149. 1:01:27

    Fevaidi var. Fevaidi ne? Yedi tane. Allah Azimuşşan cennet vaad ediyor. Vel kâzımîn el-gayza. Öfkelerini yutanlara. Yutmak, yutmak yani. Böyle geldi, yutkundum, tamam konu kapanmış. Böyle geldi, yutkundum, tamam konu kapanmıştır. Bağır çağır yok. İnsanları affedenlere cennetleri vaad ettim diyor. Bu ayet-i kerimede.

  150. 1:01:54

    Bu âyet-i kerimede. Âl-i İmran 134. âyetinde. Ali İmran 134. ayetinde. İkincisi, hurilerde seçim hakkı veriyor. Yani cennette, hizmetçilerinde istediğin kadar hizmetçi seçme hakkı veriyor. Kime veriyor? Bu hadis-i şerifte, İbn-i Asakir, muhaddistir, hadis hafızıdır. Ta rahmetli Şehit Bayram Hoca, Şam'a onu ziyarete gitti.

  151. 1:02:18

    Kabrini yani. Yaşamıyor şimdi, siz de zannettiniz biz de gidelim. Şam'a gitmek zor biraz şu anda da neyse. Sıkar ama, yani Allah dostlarını ziyaret etsin de değer, ayrı dava da. İbn-i Asakir Hazretleri yolun ortasında yatar Şam Şerif'te. Onun tarihi var, 80 cilt. Bu fakirde de var. O 80 cilt tarihinin 23.

  152. 1:02:41

    cildinin efendim 80. sayfasında bu hadis-i şerif geçer. Şam'ın muhaddisidir İbn-i Asakir Hazretleri. 80 cilt yazmış ya Allah Allah. Ne kadar hadis-i şerif yazmış. Tarih kitabı ama işte Şam'daki şu âlimin tarihini yazarken onun rivayet ettiği bütün hadisleri de ne yapıyor? Yazıyor. Bizim kütüphanelerimizdeki tarihler böyle tarihler, anladınız mı?

  153. 1:03:06

    Yoksa Piyalötü'de bilmem ne yapmış, orada bilmem ne içmiş, orada bilmem ne sıkımlanmış. Adam İstanbul tarihi yazıyor, ne kadar gavur gelmişse onları yazıyor. Bir tane evliya adam bahsetti, yok İstanbul tarihi. Ben ne yapayım öyle tarihi yani? Değil mi şimdi? İbn-i Asakir'in tarih-i medineti Dimeşk. Dimeşk, Şam demek.

  154. 1:03:24

    Şam, şehrinin tarihi. Burada hadis-i şerif tabii ravileriyle o haddesenalı. Anladın? Benim gibi uydurmuyor yani. Ne estağfurullah? Estağfurullah gidin deyin şey marifetçilere deyin estağfurullah. Evet. Ne buyuruyor Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem? Men kezzame gayzan. Kim öfkesini yutarsa ve ve istetü'yen yunfidev.

  155. 1:03:44

    Bir adam sinirlendi ve sinirini infaz etmeye yani intikam almaya bağırıp çağırıp dövüp sövmeye de gücü yetiyor mu? Yetiyor. Ha öbür türlü sinirlendirdi seni adam ama senin ona bir şey yapmaya gücün var mı? Yok. Ondan sonra yuttum. Ulan neyi yuttun? Çıt çıkaracak gücün yok zaten. Herif bir çakacak gideceksin.

  156. 1:04:11

    Sen güçlüyken affedebiliyor musun? Yani anladın mı? Öbür türlü o da oradan biraz cennetten nasip almaya çalışıyorsun ama yani bu işlerde dürüstlük lazım. Sen bu adama zaten bir şey yapabilir miydin? Yapamazsın. Korkudan ödün kopuyor. Kapıdan çıkınca başlıyorsun. Ulan diyorsun gösterirdim sana ama Allah rızası için sustum.

  157. 1:04:32

    E gösterseydin içerideydin. E yani boşuna kahramanlık yapma. Bir adam gücü yetip de ona yani ne diyorsunuz ona? İnfazına kadir. Yani ona dediği tehdidi, tehdidini incaza kadir derler buna. Yani Korkut mesele değil ama hani cennete girsek yeter diyoruz ama ateşten kurtaralım. Ama mühim olan şu, bütün insanların önünde sana bir şeref verilmiş oluyor yani.

  158. 1:05:28

    Ey benim kulum diyor. Yani seni çağırması isminden bile yeter yani ikram olarak. Hal böyle olunca bunun müjdesini hatırınıza getirin. Sinirlendiğinizde özellikle hanımınıza falan yani zavallı kadınlara efendilerin kan ayaklı derdi hep. Yani böyle vurmak, etmek, hakaret, bağır, çağır, ağlatmak, üzmek erkeklik işi değil yani.

  159. 1:05:54

    Hiç olmasa amel edin bu hadisle. Hatırlayın bu hadis tamam mı? Ondan sonra ama hanım şunu der. Ulan orada ahirette o kadar huri alacağına bana kız, bana kız der. Bunlar da böyle bir cins yani. Huri al, yok bu hadisle amel etmesen. Bağır der yani, bağır der yani. Acayip bir şey yani. Halbuki demez ki ya huzurumuz olsun, bu ahiret neyse ne bakalım.

  160. 1:06:16

    Ahireti daha görmedik. Yani ahirette zaten haset fesat kalmayacak, onun için mühim değil demez. zaten Yahu ahirette kıskançlık alınacak diyorsun, niye alınacak diyor ya? Yahu ve nezâneh mâ fîzûnûri mî ghillin diyor Allah. Yahu diyor Allah. Kim ve nefretten ne varsa söküp çıkarttık diyor. Diyor ki alınmasın, kin olmazsa, nefret olmazsa, Kıskanma duygusu olmasa mı ne olur?

  161. 1:06:36

    kıskanma duygusu olmasın mı? Ne olur? Cennet mi olur diyor ya? Yani cennete gitmek bile istemiyor. Çünkü neden? Kıskanmayacağından üzülüyor. Kıskanmak istiyor. Anlatabiliyor muyum? Siz de anlıyorsunuz zaten. Alacak verecek yok. Ama işte biz sabır tarafını tercih edeceğiz. Efendim öfkelendik. Ya Rabbi ben buna şimdi dövsem döverim.

  162. 1:07:01

    Bağırırım, çağırırım. Şimdi bunu ağlatırım burada. Ama senin rızan-ı şerifin için. Yuttum yahu. İşte mahşerde böyle çağrılırsın. Allah cümlemize bu ahlakı nasip etsin. Üçüncü faydası, Allah'ın azabı sinirini yutandan kalkar. yutandan kalkar. Nebûr Sallâllâhü Aleyhi Vessellem. aleyhi ve sellem. Ukayli, İmam Ukayli, muhaddis, o rivayet ediyor.

  163. 1:07:23

    İmam-ı Ukayli Muhaddis. Men râfâhâ gazzâbû râfâhâ. Allah Teâlâ hani azâbı? Milletten gazabını, öfkesini kaldırandan Allah azabını kaldırır. Bu yetmedi mi sana? Mevla'nın azabına dayanabilir misin? Hiç yoksa insanlardan kızgınlığını kaldır ki kurtulasın. Dördüncü, çok büyük sevap alır. Yani Seyyidü'l-Beşer Sallâllâhu aleyhi ve sellem Efendimiz.

  164. 1:07:51

    Hadis-i şerifte buyuruyor. Ahmet İbni Hanbel rivayet ediyor. Beyhakî Şuabul İman'da rivayet ediyor. Uydurduk mu şimdi? Her söylediğime kaynak söylüyorum ya. Kendileri bir kaynak vermez halbuki. Kaynağında buyuruyor hadis-i şerifte.

  165. 1:08:12

    Yutulan lokmalar, yudumlar. Bir altmış sene yaşayan kaç kere boğazından yudumluyor veyahut da kaç kere yutkunuyor? Sayısını Allah bilir, bilmiyorum ama bayağı yutkunuyoruz herhalde. Günde kaç kere acaba? Nefesi biliyoruz 24.000'de. Bu yutkunma işi ne kadar oluyor bilmiyorum. Bu kadar yutkunmalar var, yudumlamalar var, yutmalar var.

  166. 1:08:36

    Ha bu tabii iftardası var, sahurdası var. Bunlar sevap tabii değil mi? Oruçlunun iftarda yediği ne ecir var, sahurda yediği sünnettir, ecir var. Ama Allah indi de bir adam diyor Allah'ın rızasını talep ederek öfkesini yuttuysa bu yutmaktan, yutkunmaktan daha ecir ve sevap kazandıracak hiçbir yutkunma yoktur.

  167. 1:08:57

    Allah en çok öfkesini yutanları seviyor. Beşincisi Allah-u Teala onu belalardan korur. Sinirine hakim olanlar belalara çok düşmez. Ekseriyi görüyorsunuz. Kaza, bela, trafik hep kimlerden kaynaklanıyor? Ya sarhoşlardan ya sinirlilerden. Öyle mi? Ya sarhoşta zaten sorun yok. O zaten kendi sorun. Bela açıyor adama.

  168. 1:09:20

    Bir de bu sinirli. Yani sinirli adam sarhoştan beter biliyor musun? Ya sarhoş bir şekilde sağa gidersin, sola kaçarsın, kendini bek kurtarsın. Sinirli adamlar iniyor arabadan. Gidiyor adama kurşunu sıkıyor kafasına. Gidiyor, biniyor arabaya bir şey olmamış gibi gidiyor. Geçen haberlerde. Niye? Bana far çaktı, bana laf çaktı, bana korna çaldı diye sinirleniyorlar.

  169. 1:09:44

    Şu anda haberlerde devamlı şemsiye işi işte bilmem ne. Şimdi şemsiyeyi vuran ne diyormuş biliyor musun? Ya suçlu bu diyormuş, niye diyormuş şoför mahallinden kalktı. E doğru, haklısın. O şoför de akıllı bir adam olsa o kadar insanın canı eline teslim edilmiş orada adam şemsiye vurdu diye sen yine onu yolcular ne yapıyorsun lan desin, çeksinler kenara.

  170. 1:10:07

    Sen şoför mahallinden kalktın, işte kaç kişi yaralandı, tamam. Ama şemsiye vuranın hiç kabahati yok sanki. Yani bu sinir, Allah'ımıza bütün belaları açar. İnsanlar birbirini öldürüyor, sırf sinirden yahu. Halbuki tanımıyor adamı ya, yolda ilk görmüş. Ya niye sinirlendim ona, ne yaptı sana ya? İşte böyle.

  171. 1:10:29

    Altıncısı, Allah Teâlâ rahmetini isteyen der, gazabını yutanlara çok merhametle muamele eder. Yedincisi, Allah Teâlâ öfkesini yutanları sever. Sevmesi kadar büyük mertebe olamaz. Habibullah ne demek? Allah'ın sevdikleri yani. Allah'ın sevgilisi olmak ne demek? Hadis-i Şerif'te buyuruyor, Sallallahu Teala'ya sellem, İbn-i Adi rivayet ediyor, Hâkim Müstedrekler rivayet ediyor,

  172. 1:10:55

    Beyek-i Şu'amul İman vesaire, dolu kaynağı var. Üç tane haslat var. Bunlar kimde bulunurlarsa, Allah-u Teala onu kendi rahmetine, rahmetinin zırhının içine sokar. Özel acıdığı kulların içine sokar. Ona rahmetiyle günahlarını ve hatalarını setreder, insanlara rezil etmez, bir de sevdikleri dairesine idkâl eder.

  173. 1:11:26

    Bu üç şey nedir? Bir adama bir nimet verildi, şükretmesini biliyor mu? Mevla buna bu üç tane muameleyi yapar. Gücü varken bağışlar. Yani intikam almaya gücü var, vurmaya kırmaya gücü var, mahfret eder. Yani konuyu kapatalım der. Kızdığı zaman gevşer. Sinirlenir ama gazı çıkmış gibi havası çıkmış gibi yani iğneyi batırdın balona gibi tamam.

  174. 1:12:01

    Bunlar kimde varsa Allah onu özel muhabbetiyle sever. Onun için ne buyuruyor Allah-u Teala Affetsinler, saf etsinler. Saf demek görmezden gelsinler. Ebu Bekir Sıddık Efendimiz yemin etti ya yardım etmeyeceğim birine diye. O da hak etmişti ama yine de ayet geldi. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz?

  175. 1:12:25

    Seviyorsanız siz de bağışlayın. Bundan dolayı. Ondan sonra efendim bir de ilaç ve reçete yazayım size. İlaç nedir? Gazaptan kurtulmanın ilaçları, çareleri dörttür. Birincisi abdest almak. Sinirlendiğin zaman ne yapacaksın? Abdest alacaksın çünkü sinir ateş yapar, ateş yapar, su ateşi söndürür. su ateşi söndürür.

  176. 1:12:49

    Ne buyurdu Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem? Ahmet İbni Hanbel rivayet ediyor ve çok da Ahmed İbni Hanbel rivayet ediyor ve çok da, Ebu Davud'da da var. İnnel gazab mineş şeytan, huluka minel nar. Öfke, gazap şeytandan gelir, ateşten yaratılmıştır. Ve inne mâ yutfe'un nâru bilmâ. يُطْفِعُ النَّارُ bilme.

  177. 1:13:04

    Ateş neyle söndürülür? öldürülür. Biriniz öfkelendi, sinir bastı, hemen abdest alsın, hemen. Ondan sonra adamı dövdükten sonra abdest alma. Hemen abdest al. Abdest alırken ne oldu? Öfken geçer. İkincisi oturmak ve yaslanmak. Yani ayakta sinirlendin, otur. Otururken sinirlendin, kalk. Anladın mı? Uzan.

  178. 1:13:31

    Yani sinirlendiğin hali değiştir. Ortamı değiştir. Ne buyur Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem? Sizin biriniz ayakta sinirlenirse otursun, Öfkesi geçti, ne âlâ. Geçmediyse Hemen yanı üzere yatsın. Bu da ne yapar? Öfkeyi söndürür. Sonra? Allah'a sığınmak. Süleyman İbn-i Surâde, Radıyallâhu anh, sahabedendir.

  179. 1:13:58

    Diyor, iki adam Rasûlullah Efendimiz'in yanında birbirine sövdüler. Oluyor böyle şeyler. Hakaret ettiler, sövdüler. Biz de oturuyoruz. Biri diğerine söverken, sayarken bir sinirlendi, artık adamın suratı kıpkırmızı oldu, damarları çıktı falan. Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyurdu, Biz yanındaydık, diyor.

  180. 1:14:18

    Ben şimdi bir kelime biliyorum. O kelimeyi söylese bu bulduğu öfke ve sinir gidecek, geçecek. Nedir ya Rasûlullah? Kovulmuş şeytandan, Allah'a sığınır. Bildiğimiz avucu, bildiğimiz. Ama gerçek, manasını düşünerek Allah'a sığınsaydı diyor, bulduğu kin ve nefret ondan gidecekti. bir dördüncüsü var, o da özel bir duadır.

  181. 1:14:49

    İnşâAllah onu da size rivayet ederim. Haftaya rivayet edeyim. Burada bir çizelim de, sonra karıştırıyoruz. Nerede kaldık, nerede kalmadık, kaç tane ders başladık? Şuradan çiziyoruz ve Rabi'u, dördüncü çareyi de okuyoruz. Ondan sonra esas mesele nedir? Bir adam hidayet arıyorsa, akıllıysa, anlayışlıysa, hasetine mağlup değilse, gazabına mağlup değilse,

  182. 1:15:14

    ve hübb-i şehevat, nefsinin isteklerine yenik düşmüyorsa, böyle kadını gördü mü, efendim din, iman, hiçbir şey aklında kalmaz. Kadın görür. Veyahut bir para, bir dolap döner, bir menfaat gelir ortaya. O hiç hak-batıl aramaz. Çünkü mağluptur o isteklerine. Böyle olmayacak. İlimde olsun, şurada olsun itibar, bürokrasi, rütbe, makam, mevki, saltanat, bunlara yenik düşmüyor.

  183. 1:15:43

    Mal düşkünü olmayacak. Dost doğru yolu arayan olacak. Sorduğu sual, öğrenmek istediği konu veya sana bir şey itiraz ettiyse, o itirazlar, çekememezlikten olmayacak. İnatçılıktan olmayacak. Bir imtihan edeyim, ne çıkıyor bakalım diye niyetiyle olmayacak. Nerede bulacağım böyle adam? Hiç kimseye cevap vermesek yeridir ya.

  184. 1:16:11

    Yani ama size verilir yani. Siz bir şey sorarsanız Allah için sorarsınız. İşte bu yakvelül ilaç. Böyle bir talebe varsa, böyle bir cemaat varsa, böyle bir arkadaş varsa, o da sana bir şeyler soruyorsa, sen de bu konuyu biliyorsan, bu ilacı kabul eder. Tedaviye müsaittir. Bunun suallerine cevap vermekle meşgul olman, buna vakit ayırman, vakit ayırman caiz olur.

  185. 1:16:40

    Hatta vacip olur. Niye vacip olur? Adam senden hidayet arıyor. Bilmediği bir şeyi Allah için soruyor. Öğrenip amel etmek için soruyorsa, senin de bildiğin bir şeyi söylemen vacip olur. Yani caizden öteye de geçer. Mecbursun iyiliği emretmek, kötülükten nehy etmek de 54 farzdan biridir. Böylece burada dersimiz kalıyor.

  186. 1:17:04

    Haftaya inşallah o rahman, yarın şifa-i şerif var inşallah. Ondan sonra diğer derste devam ediyoruz. Allah Teala Hazretleri kabule karene eylesin. Amin. Allahümme nâ se'luka min khayri mâ se'leke min nebiyyüke Muhammed Sallallahu Teala aleyhi ve sellem ve nâ u'du bike min şerri müste'âdeke min nebiyyüke Muhammed

  187. 1:17:46

    Sallallahu Teala aleyhi ve sellem ve entel müste'âne ve aleyke el belâgh ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi-l-aliyyi-l-azîm Amin Şehitlerimiz Eyüp Hacıoğlu, Hasanay Doğdu, Mustafa Dobur, Bayram Aksu, Ertan Bayraktar, Özkan Altınok, Ömer Baydilli, Erkan Özdemir, Evren Kara. Evren Kara. 9 tane şehidimiz var.

  188. 1:18:12

    Allah Teala'dan rahmet niyaz ediyoruz. Kurban olduğum affeyle, mağfiret eyle. İlk damla kanlarıyla tertemiz eyleyip, bu vatanda yapılan bütün ibadetlere ortak eyle ya Rabbi. Vatan için canlarını verenleri, kıyamete kadar okunacak ezanların, namazların, zikirlerin, Kur'anların sevabına müşterek eyle ya Rabbi.

  189. 1:18:33

    Allah'ım sen fazlı kereminle onlara uzanan elleri kırıp geçir ya Rabbi. Bir an evvel ordumuzu mansur muzaffer eyle. Yani sınırlarımızda, içimizde, dışımızda efendim, Kürt devletini kurdurmadan, tehlikeleri bertaraf ederek, çevremizde bir tehlike bırakmamalarına muvaffak eyle ya Rabbi. Şehitlerimizin arzuları için buyurun.

  190. 1:18:57

    Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammed abduhu ve rasuluhu. La ilahe illallah Muhammedun Rasulullah fikulli lemhati ve nefesin adedemâ suahum ilmullah. Allah Allah Allah hediyelerimizi vasıl eyle. Kabirlerini bu nur ile pür nur eyle. Yerde bıraktıkları ailelerine sabrı cemileci, cezil, ihsan eyle.

  191. 1:19:27

    Allah'ım bütün zürriyetlerini kıyamete kadar ehli sünnet üzere yaşayıp ölmeye muvaffak eyle. Amin. kimliğe erkek, kadın, meyit ve meytenin ervahı için buyurun. Eşhedü en lâ ilâhe illâllâh ve eşhedü enne Muhammeden abdûhü ve resûlüh. Lâ ilâhe illâllâh Muhammedun Resûlullah fî kulli lem hattimu ve nefesin adedemâ mes'ahuhu ilmullah Allah, Allah, Allah, Celle Celaluhu.

  192. 1:20:08

    Hediyelerimizi vasıl eyle, seyyatlarını mahveyle, hasenat tebdili. Cuma gecesi hürmetine, Muharrem ayı hürmetine. Azapları varsa defur afüzâleyin. Allah'ım âmin, ya Rabb'el âlim. Dün yine Amerika'dan birilerinin lafları, o da TV'de çıkmış. Üçüncü darbe olacak. Yok efendim Tayyip Bey canıyla ödeyecek.

  193. 1:20:26

    Vesâir, milleti korkutmak, ürkütmek üzere. Uyduruyorlar, kaydırıyorlar ama tabii de tehlike geçmiş değil. Allah'ım Tayyip Bey'e de ona hâlis, samimi, onun iyiliğini, vatanın, milletin iyiliğini isteyerek yanında bulunanlara da yardım eyle. Kötü niyetli insanlar yanında varsa, ajanlar, gizliler, efendim deşifre olmamışlar, teşhir eyle.

  194. 1:20:48

    Allah'ım ona bir suikast düşünen veya bu vatana, millete suikast düşünenleri kahru mahru ferid. Allah'ım sen hıfzınla muhafaza eyle. Ona şu FETÖ'yü de, şu PKK'yı da temizlemesini nasip eyle. Bir an evvel bu vatanda sükûnet, sekinet üzere, Allah'ın huzur üzere dinini yaşamayı bize nasip eyle. Âmin diyenlerine harcı, hemden âzâd eyle.

  195. 1:21:11

    Allahümme salli ve sellim ve barik alâ seyyidina Muhammedin Nebi'l-Ummi el-Habibil Âli'l-Kadri el-Azîmil-Cahî ve alâ âli ve sahbih Salatu ve selam aleyke ya Resûlallah salatu ve selam aleyke ya Seyyidil Evvelin vel Ahirin Kud bi-eydînâ gad dâkat hîletunâ feedriknâ ya Resûlallah Salli alâ seyyidina Muhammed ve alâ âli ve sahbih Sübhane Rabbika Rabbil İzzeti Amma Yasufut

  196. 1:21:51

    Selamun Aleyküm ve Rahmetullahi Rabbil Alemin İla Şerefin Nebi Sallallahu Teala Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi Ve Aleykum Efendim Baba, Esvat Baba, Kemik Meşayihına Ve bu celsede isimleri zikredilen şehitlerimizin ve meyitlerin ervahı için El Fatiha