34:47 / 1:50:00

  1. 01:03

    Kıymetli kardeşlerimiz Yusuf Eymen, adında bir yavrumuz, on yaşında, Kur'an kursuna giderken araba çatmış. Yavrumuz şimdi yoğun bakımda. Onun için dua istiyorlar. Allah'ın bu mübarek cuma gecesi hürmetine, bu mübarek Rebûl-i Evvel ayı hürmetine, bu mübarek Mevlid-i Şerif ayı hürmetine, bu mübarek

  2. 01:26

    ayda alemlere nura gark eden Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem hürmetine, Ya Rabbi yavrumuza ve diğer bizden dua isteyen, dua bekleyen hastalarımıza acil şifalar versin. Dertlerine devalar ikram et. Taze hayat bahşeyle. Hayat tayyibeyle, ihya eyle. Ölüleri dirilten Allah'sın. Hastaları dayı edersin.

  3. 01:48

    Acil şifalarını takdir eyle. Ve bir an önce hastanelerden halas eyle. Sallallahu aleyhi ve sellem. Dua kabut saati akşam ezanına kırk beş dakika kala, on dokuz, yirmi yedi itibariyle yarın inşallah eda edilecek. Lale Gülden, televizyondan, radyodan, Youtube kanalımızdan amin diyenler tabii ki takip edebilirler.

  4. 02:17

    Allah Teala kabule karîn eyleyip, ölene kadar her cuma Kehf suresini okuyabilmeyi, bu duaları yapabilmeyi, kabut saatlerinde Allah'ın huzurunda zikirde olmayı amin demeyi nasip mevser eylesin. Amin. Lale Gül'ün yeni uyduya geçtiği için frekansları değişiyor demiştik. Ağustos 2026 itibariyle TürkSat 6A uydusundan yayın yapmaya başlayacağı için uyduda değişiklikler oluyor.

  5. 02:45

    Lale Gül TV TürkSat 6A genel uydu frekansı internette sizinle paylaşıldı. paylaşıldı. Lale Gül'ün sitesinde de paylaşılmıştır. Herhalde bizim Lale Gül'ün sitesinde de paylaşılmıştır. Herhalde bizim sitede de paylaşılmıştır. sitede de paylaşılmıştır. Ona göre ııı ayarlarınızı yapın sohbetlerden kardeşlerimiz geri kalmasın.

  6. 03:04

    Ekseri yaşlılar ııı izliyor tabii. Gençler de çok izliyor da onlar YouTube felan beceremiyor. biliyor. Elden indirmeyi becerebiliyor. Yaşlılar beceremiyor. Onun için birçok köy Onun için birçok köyde, kentte gittiğim zaman neyse biz uyduyan bulamıyoruz, ayarımızı yapamadık falan diyorlar. Bu da bir hizmettir yani.

  7. 03:25

    Müslümanlığın işleriyle ilgilenelim. Yakınlarımızın vs. komşularımızın da bu hususta yardımına koşalım. Çünkü bu ekmek vermekten daha mühim şey sohbet vermektir yani. Ekmek verirsin bir öğün yenir. Sohbet kıyamete kadar ebedi cennette lazım gelir. Onun için sohbetten mahrum olmamaları için ilgilenelim.

  8. 03:47

    Müslümanlığın işleriyle ilgilenelim. Birbirimizi haberdar edelim. Çünkü bu sohbet önemli. Bu kadar Hoca Efendi, âyet, hadis okuyor. İlim veriyorlar yani. Yani bunlardan mahrum olmayalım arkadaşlar. İnşâAllahu r-Rahmân. Saç şerif sularını yaptık elhamdülillah. On binlerce hazırladık size. İnşâAllah mevlit akşamı, 24 Ağustos pazartesi, haftaya perşembe devam, biz buradayız.

  9. 04:10

    Cuma gecemizden sonra, zaten Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem muhabbetlerinin alametleri hakkında Ahmet Zeyn-i Dehlân Hazretleri'nin Es-Sîratü'l-Nebevî isimli kitabından şimdi ders yapacağım bir muhabbet konularından. Her sene bir şeyler yapıyorum. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem aşkı için.

  10. 04:26

    Bu gece de burada size gelmeyebilirdik. Evden de yapabilirdik. Eylül'de başlayabilirdik. Ama Rebûl Efendi'nin birinci gecesi hem Cuma gecesi hem Cuma gecesi. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem aşkına adım attık, geldik. Onun muhabbeti için, onun sevgisi için bir araya geldik. Akşamı cemaatle kıldık, yatsıyı da cemaatle kılıp çıkacağız inşâAllah.

  11. 04:46

    Onun sünnetini ihya etmeye geldik. Onun için, onun sevgisiyle hareket ederek geldik. Başka bir derdimiz, gayemiz yok. Burası, bu meclis şu anda Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in muhabbeti ve aşkı için akledilmiş bir meclistir. Meclisin kıymeti çoktur. Çünkü Resûlullah'tan geliyor. Sallâllâhü Teâlâ Aleyhi ve Sellem, Rab'ü'l-Evvel ayı başkadır, farklıdır.

  12. 05:08

    Ramazan'da olmazdı, Zülhicce'de olmazdı, Muharrem'de olmazdı, Receb'de olmazdı, Şam'da. Hepsi Mevlid'e muhtaç. Mevlid-i Şerif olmasa, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de olmasa, alemler nura gark olmasa, helak olmuştuk yani. Onun için bu ayın kıymetini bilelim. Evliyaullah bu aya çok tazim ederler ve değer verirler.

  13. 05:32

    Bu itibarla program şu şekilde olacaktır. Akşam namazı zaten 1957 gibi oluyor o tarihte. 24 Ağustos doğru mudur? Bu önümde yazılan. 24 Ağustos akşam ezanı yani işte 8'e düşmüş oluyor hemen hemen. 3 dakikada biz koysak bile 8 oluyor. 8'de hemen akşam namazımızı kılar kılmaz 8 buçuğa kadar evvabinler biter ve Mevlid-i Şerif kıraat edeceğiz.

  14. 06:03

    Bu 20-30 gibi Mevlid-i Şerif okumaya başlarız. Arapça Mevlid-i Şerif. Biliyorsunuz ne buyuruyor İmam Cezeri Hazretleri, çok büyük Kur'an'ın ulemanın en büyüklerinden İmam Cezeri vesaire ulema beyan ediyorlar. Zaten Mevlid kıraat kitabında da bunu yazmışızdır. Bir dahaki haftaya da. Hocam Mevlid kıraatından.

  15. 06:23

    Haftaya yine bir Mevlid'in okumanın faziletini şey edelim. Kandil gecesi vakit çok geç olur. Haftaya da biraz ondan bir 15-20 dakika rivayetleri anlatalım. Mevlid kıraatından okuyalım inşallah. Fî emânün enne kıraatel mevlid-i şerif, emânün ve büşra âcilen fî zâlikel âm diyor. Hangi sene Mevlid okunursa Mevlid ayında Mevlid-i Şerif gecesinde özellikle tabii.

  16. 06:52

    Yoksa Mevlid-i Şerif gecesine tahsisi yok. Çünkü Resulullah'ı sallallahu aleyhi ve sellem anmak, salavat-ı şerife okumak her zaman olabilir. Pazartesi geceleri, her pazartesi olabilir, her cuma gecesi olabilir. Münasebetlerle olabilir, sünnet merasimiyle münasebetle olabilir, düğün münasebetiyle olabilir.

  17. 07:10

    Anladın mı? Hastalıktan kurtuluşun, sevinç münasebeti herhangi bir vesileyle olabilir. Belanı kalkması için Mevlid-i Şerif okunabilir. Mevlid-i Şerif kıraati zaten her zaman için musibetleri, belaları kaldırır. Ama özellikle tabii okunduğu senesinde Mevlid-i Şerif ayında, Mevlid-i Şerif gecesinde peşin bir müjdedir ve emandır ve güvencedir.

  18. 07:33

    Yani okunan yer için, okunan yerin muhafazası için ve üzerine okunan kimseler için. Bu itibarla yine bu sene emanımız Muhammed Mustafa'dır. Sallallahu aleyhi ve sellem. Sen onların arasında olduğun sürece Allah onlara azap edecek değildir. Bir ayet-i kerimesinin tesirinde Efendi Hazretlerimiz kattesallahu aleyhi ve sellem çok anlatıldı.

  19. 08:04

    Bize iki tane eman verilmiştir. Bu iki emanın birisi Künahlarından af isteyecek, istiğfar, tevbe-i nasuh, istiğfara devam. İstiğfar ederlerse azap etmem diyor. Bize sen onların içindeyken azap etmem diyor. Şimdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem geçen derslerde anlattığımıza göre yine aramızdadır.

  20. 08:28

    Bilin ki içinizde Allah'ın Resulü vardır Kur'an. O sahabenin aslına mahsus değildir. Çünkü peygamberler kabirlerinde dirildiler. Ve İmam Beyhakî vesair imamlarımız İmam Kurtubî İmam Suyutî Bütün imamlar ne diyorlar? Hacca da gidiyorlar her sene. Kabirlerinden de ayrılıyorlar. Bedenleriyle hacca gidiyorlar.

  21. 09:00

    Ruhları kabzolunuyor, vefat ediyorlar. Bazı rivayetlerde Ama en fazla rivayet kırk gün. Kırk günden sonra Allah beni kabirde bırakmayacak kadar Rabbimin katında şerefliyim diyor. Yani en fazla rivayet kırk güne kadardır. Kırk günden yukarısı yok. Kırk günden sonra ruhları bedenlerine geri döndürülüyor.

  22. 09:41

    Bak bunu nereden okuyorum? İmam Beyhakî'den okuyorum. İmam Beyhakî büyük muhaddis ve büyük el-i sünnet itikad kitabını yazmış. Orada yazıyor bunu. Hayâtü'l-Enbiyâ kitabında yazıyor. İmam Sûyûtî yazıyor. İmbâü'l-Ezkiyâ Hayâtü'l-Enbiyâ kitabında yazıyor. İmam Kurtubi yazıyor, teskire, devsere, bütün el-i sünnet imamları bunda ittifak etmişler.

  23. 10:07

    Ruhları alındıktan sonra, bir zaman sonra işte, iki üç hadis var bu usta, en fazla rivayet kırk gündür. Kırk gün geçmez, ba el-enbiya ba'de ma'guvizu rutded ileyhim ervahum, ruhları onlara geri veriliyor. Yani aynı sağlığındaki gibi, ruhu bedeninde şu an. Aynı, sağlığı nasılsa, sağlığı gibi denmez. Gibisi fazla olur, gibi yok.

  24. 10:36

    Sağ, rutded ileyhim ervahum, ve yesîrûne fil ardı haysu şâhu. Diledikleri yerde, dünyanın her yerinde gezerler. Âlem-i mülkte gezerler, âlem-i melekütte gezerler, arşta gezerler, ferşte gezerler. Ve yekûnûn haysu inzilûn. Allah'ın onları kondurduğu yere konarlar, gelirler. Peki biz onları niye görmüyoruz?

  25. 11:05

    Buna cevap veriyor. Madem diridirler, niye görmüyoruz? Melekler diri midirler? Melekler şu anda var mı? Diriler mi? Sağımızda, solumuzda melekler var mı? Üzerimizde koruyucu muhakkımat var mı? Rahat suresi ayet, inkar edebiliyor musun? Kâfir olursun. Peki melekler var mı? Diri mi? Görüyor muyuz? Cinler var mı?

  26. 11:30

    Diri mi? Görüyor muyuz? Ne buyuruyor? Onlar fe innehum kânû kel melâketi ve haysu huyyibû an efsârinâ. Nasıl ki melekler var, gözümüze görünmüyorlar, halbuki yanımızda var. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de ismi şerifi anıldığı yerde, salavat şerifeler okunduğu yerde, özellikle Mevlid-i Şerif kıraatı yapıldığı yerde kesinlikle bedenen de hazır oluyor.

  27. 11:58

    Aynı sen burada oturuyorsun, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de oturuyor. Ama niye görmüyorsun? E meleği görüyor musun? Berzak aleminde. Ama bedeniyle geliyor. Yani bugüne kadar biz ne biliyorduk? Ruhaniyet geliyor. Bugüne kadar öyle konuşuyorduk yani. Doğruyu konuşalım şimdi. Ama bu mesele, İsmaila'nın vehhabileşmesi bizim mal sahibi yaptı.

  28. 12:22

    Çünkü biz de bunlara cevap verelim derken inceledik. İnceleyince ne bulduk? Lan bizim de itikadımız tam düzgün değilmiş. Çünkü neden? Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem bedeniyle dirilir mi? Hacca gittiği zaman, Kazıyaz Hazretleri diyor ki, kabrinden çıkıyor hacca gittiği zaman. Bedeniyle hacca gidiyor mu?

  29. 12:45

    Kabrinde yok. Ama nasıl ki ebtel kırk yerde gözükür, kabrine de o anda selam verene cevap verebiliyor mu? Cevap veriyor. Ama esas bedeni nerede? Hac'da. Çünkü veyahutçun hadiste var hacca yapıyorlar. Anladın mı? Bak Mevla nereye gidilirse orada bulunuyorlar. Ve geziyorlar ve dolaşıyorlar. Niye görmüyoruz?

  30. 13:08

    Meleği görüyor musun? O zaman imtihan olmaz. Görsen imtihan kalmaz. Ama aynen diri oldukları ehl-i sünnet ulemanın bütün eserlerinde beyan ediyor. Biz buna vakıf olamamışız. Biz ruhaniyet şekle bürünüyor diyoruz. Mesela İmam Suyutu diyor ki, La veceli tahsisi ruhiyeti bil misal. Misal aleminden bir surete bürünüyor demenin bir veci yok.

  31. 13:34

    Buna bir lüzum yok. Bu velilerde denebilir. Ama peygamberlerde ruhları geri döndürüldüğüne dair, bedene geri döndürüldüğüne dair hadis var. Onun için diyor burada misal aleminden surete bürünme demenin bir anlamı kalmıyor ve buna bir lüzum gerekmiyor. Çünkü neden? Bedeniyle geziyor dolaşıyor. İşte söylüyor Mahmud-u Kürdi Hazretleri Evliyaullah'ın reislerinden.

  32. 14:04

    Çok büyük. İmam Nablusi'yi duymuşsunuz. Abdülhani Nablusi. Nablusi hem Hanefi hem Nakşibendi. Büyük Allame-i Cihan. Nablusi'deki ilim dünyadaki bir kimsede yok. Yüzlerce eser yazmış, bine yakın belki Risaleleri, eserleri bütün ilimlerde Hanefi fıkhında var, tasavvufta var, her konuda var. Rüya tabirinde bile yazmış.

  33. 14:28

    Her konuda yazmış. Yazmadığı bir ilim dalı yok yani. Suyutu gibi o da. İmam Nablusi öyle söylüyor. Mahmud-u Kürdi Hazretleri Evliyaullah'ın reislerinden. Ben diyor ona çok itikad ediyordum. Ravza-i Muhtara'da geliyordum. Hücre-i Saadet'in kapısında oturuyorduk. Bana diyor bütün zuhuratlarını anlatıyordu.

  34. 14:48

    Efendim Sallallahu aleyhi ve sellem görüştüm şöyle buyurdu böyle buyurdu. Ne dediyse diyor şöyle olacak yarın o çıkıyor. Öbür gün şöyle olacak Resulullah böyle buyurdu. Sallallahu aleyhi ve sellem. Hepsi hani ben gördüm diyor. Ama mesela diyordu şimdi ben selam verdim şimdi kabrinde şimdi burada değil.

  35. 15:08

    Selamıma cevap verdi ama şimdilik Uhud'da Hazreti Hamza'ya gitmiş. Ama orada yazıyor kaynaklarıyla yazdım. Şimdi Atak kitabında bunun kaynağı var. Atak kitabı çıkacak ya Mevlüt Gecesi. Orada bunun kaynaklarını yazdım. Nablusi Hazretleri Kevkeb-ül Mebani isimli eserinde Abdülkadir Ceylan Hazretleri'nin Erbayn Salavat-ı Ceylaniye'nin şerhini yapmış Kevkeb-ül Mebani diye.

  36. 15:33

    Orada bunu Nablusi Hazretleri zikrediyor. Ben onların hepsini çoğunun ibarelerini Arapçayla yazdım. Hoca olanlar ibarelerinde okusun diye. Onlara da koyuyorum artık ibareleri ki net olsun. Ben bir şey konuşuyorum Türkçe değil. Ancak Arapça anlıyorsan üstündeki ibareye bak. Ben altına ne tercüme ettim sağlamasını yap.

  37. 15:51

    Hocaysan. Dolayısıyla Efendi Hazretlerimizin Münibüscü Mehmet Efendi'yle bandırmaya gittik. Tam ziyaret şeydi, hadd-i şerif okurken Ali Rıza Beyzaz Hazretleri zuur etti, geldi ona göründü. Ondan sonra işte o da bize anlattı diyor. Efendi Hazretleri. Çünkü ne buyurdu Ali Rıza Beyzaz Hazretleri? Ben burada değildim.

  38. 16:18

    Kabrimde değildim. Evliyaullah'a da aynı şey verildiği için. Ben siz geldiniz diye geldim. Efendi Hazretleri diyor, neredeydi o zaman? Alem-i Melekut'taydı. Manevi aleme gitmiş. Bak şimdi ben burada değilim yani bedeniyle de oluyor bu iş. Çünkü Efendi Hazretleri bunu sohbetlerde geçiyor bu. Kaynağı var.

  39. 16:39

    Risale-i Kudsey'de de geçiyor, sohbetlerde de geçiyor. Ben burada değildim diyor, siz geldiniz diye geldim. Dolayısıyla Kazı İyaz Hazretleri bile bedenleriyle kabirlerinden ayrılıyorlar, atça gidiyorlar diyor bunu. İmam Suyuti bunu Kazı İyaz'dan naklediyor. Dolayısıyla biz ne konuşuyorsunuz ya siz? Hele ki Mevlid-i Şerif, Rabiul Evvel, Mevlid kıraati

  40. 17:02

    24 Ağustos pazartesi, salıya bağlayan gece bu kadar cemaat Allah rızası için, Resulü'nün aşkı, muhabbeti için toplanacak. Mevlid-i Şerif, Siyer-i Nebi okunacak. Orada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gelmez mi? Mevlid kıraati olan yerlerde bedeniyle hazır olduğu da ittifak var. Ama nerede? E göremiyoruz.

  41. 17:26

    Alemleri kaplamış. Ama alemleri kaplamak ayrı bir şey. Mevlid kıraati olan yerde mesela Meşayih şöyle söylüyor. Resul Sallallahu Aleyhi ve Sellem inde kıraati mevlidi huduran hassan Şimdi bütün alemleri kaplamış ama Mevlid'in okunduğu yerde özel gelmek için, özel gelişle gelir, özel.

  42. 17:53

    Şimdi her yerde olmak başka, bir de özel bulunmak başka. Orada hususi huzur ile, huzur demek bulunmak demek Arapçada. Orada hazır olur. Anladın mı? Onun için 24 Ağustos Kadir gecesinden eftel diyor alimler. Şu anda bu sene 24 Ağustos yani, bu sene 11 Rebül Evveli 12'ye bağlayan Mevlid-i Şerif gecesinde

  43. 18:22

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile aynı mecliste fiziken bulunmak isteyenler aynı kubbenin altında Resulullah ile oturabildim demek isteyenler bu feyize erişmek isteyenler Mevlid-i Şerif kıraati okunurken hazır olsunlar. Bu kesin. Bunda ihtilaf yok. Zaten ispat ettik delilleriyle 20 saat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem diridir ve istediği yerde geziyor.

  44. 18:50

    Bütün delillerle ispat ettik. Bütün kaynaklarını sayfa cid vererek herkese beyan ettik. Artık zerre kadar imanı olanı ikna ettik. Ama inkarcı, muanid, vehhabi bilmem ne bize ne? Mevlid gecesi iblis inim inim inledi. Dört kere inim inim inledi. Besmele nazil olduğu zaman Fatiha nazil olduğu zaman Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem doğduğu zaman

  45. 19:16

    bir de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e peygamberlik verildiği zaman 40 yaşında dördünde inim inim inledi. İşte şimdi Mevlid gecesinde de iblis inim inim inliyor. Çünkü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldi insanlara cennetin yolunu gösterdi iblisten birçok insanı kurtardı cehennemden.

  46. 19:36

    Onun için. Ama bir de inim inim inleyen birileri daha var onlar da vehhabiler. O mevlüt yok, şirk, bütat, mevlüt yapmayın bilmem ne o da şeytan onların da neresine girdiyse onları da bağırttırıyor, onlar da inim inim inliyorlar. Onun için iblisleri inleteceğiz. Müslümanlara dinleteceğiz. Mevlid-i Şerif'in şanı.

  47. 19:57

    Mevlid-i Şerif inşâAllah kıraat edeceğiz. Biiznillah, bihavlillah, bimuhabbeti rasûlillah, sallallahu aleyhi ve sellem. Hepiniz, çoluk çocuk, hazır olun ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in tecellilerine mazhar olun. Onunla aynı mekânda bulunmanın hazzına nail olun. Bu buraya mahsus değil, Haydere mahsus değil.

  48. 20:22

    Mevlid kıraat edilen yerlerde hazır olur. Haydere mahsus demedim. Anladın mı? Fatih Cami'nde de okunsa orada da hazır olur. Ama mevlid kıraatı olan yerlerde huzuru has ile yani ne demek özel bulunur. Bir de tabi Osmanlıca Mevlid'in de hakkını asla inkar edemeyiz, çok kıymetlidir. Ama Arapça Mevlid-i Şerif okunmanın ve arada da Meşayihın Mevlidlerini okuyorum ben.

  49. 20:49

    Her sene farklı bir Meşayihın Mevlidlerini okuyoruz. Ve çok salavat-ı şerife okuyoruz. Elhamdülillahi rabbil alemin. Evet. Mesela yine bu hususta Hocafendi hatırlat Tuğbetli Hocaefendi, Muhammed Masum Hazretlerimiz, İmam Rabbimiz'in torunu Urvatu'l-Üska'ya yetmiş bin evliya yetiştirmiş. Yetmiş bin kişi seyr-i sülükünü bitirttirmiş, evliya makamına yetiştirmiş.

  50. 21:18

    Yetmiş bin evliya. İmam Masum, Müceddidi Elfisani Hazretlerimizin en büyük maktubu. Yani en büyük olmasa da en büyük halifesi. Silsile'de belki yaş olarak ondan abisi vardır, onu şu anda yanlış söylemeyeyim. Evet. Bedir şehitlerinden Obeyde-i Mülharis var. Ben geçen seneler ona özel gittim. O Bedir'de değil, Medine'ye giden yolda şehit oldu.

  51. 21:44

    O tek gömüldü. Öbür şehitler 14 şehidin 13'ü Bedir'de ortada bir yerde. Biz eskiden biliyorduk. Yani şimdi duvarı kaldırmışlar ama ortada beyaz duvar vardı. 14 şehit oradaydı. Orada kaç kere gitmiştim. O zaman tabii resim alamıyorduk ve abilerin şeyinden yani. Sonra bu Obeyde-i Mülharis Hazretleri Bedir'den sonra yolda.

  52. 22:08

    Ona özel gittim. Onun resmini aldık. Resmini de sizinle paylaştım dergide diye. Medine ziyaretini hatırlıyorum. Orada işte Muhammed Masum Hazretleri de O Bedir şehidi Obeyde-i Mülharis Hazretlerini ziyaret ettik diyor. Hangi kitabı var? Mekke-i Medine ziyareti. İmam-ı Rabbani Hazretleri hacca gidemedi.

  53. 22:27

    Tam hacca gidecekti. Şeyhini buldu. Delhi'ye geldi. Hacca gidiyordu. Muhammed Bâkıbillâh ile tanıştı. Muhammed Bâkıbillâh Hazretleri dedi ki Kâbe'yi bulursun. Bu fırsatı bulamasın. Bâkıbillâh Hazretleri de erken vefat etti. Kırk yaşlarında vefat etti. Onun için İmam-ı Rabbani Hazretleri ondan bütün Nakşibendi'ye nispetini aldı.

  54. 22:48

    Manevi bütün halleri falan çok. İki ay kadar zaman zarfında yani manen bütün tekâmülü. Zaten hazırlıklıydı. Zaten birçok tarikatı bitirmişti ama Nakşibendi'ye nispetini Muhammed Bâkıbillâh Şeyhinden aldı. Onu da Derviş Muhammed Hazretleri şeyden, Semerkant'ten gönderdi. Sen git Hindistan'a. Alemleri nurak halk edecek.

  55. 23:13

    Büyük bir imam yetişecek. Onun yetişmesi senin elinde olacak. Bu nispet ona senden ulaşacak. Dediği için aslında Kâbirliydi. Hindistan'a gitmesine ne bir lüzum yoktu. Yani onun memleketi değil. Sırf Allah rızası için o zatı yetiştireyim diye çok veli yetiştirmek için Delhi'ye geldi o zaman. İmam-ı Rabbani Hazretleri hacca gidecekken gidemedi.

  56. 23:37

    Sonra Kâbe İmam-ı Rabbani Hazretlerini ziyarete geldi. Kâbe ziyarete geldi. İmam-ı Rabbani Hazretlerine haç nasip olmadı. Zaten İmam-ı Rabbani Hazretleri de çok uzun bir yaşayan biri değil. 63 yaşında öldü. İmam-ı Masum Hazretleri Mekke-Medine'ye ziyaretler yaptı. Orada çok âlimler ona mürit oldu. Mekke-Medine'de öyle bir şey yoktu o zaman.

  57. 23:59

    İmam-ı Masum Hazretleri geldiği zaman tabi o zaman şey de meşhur, babaları da meşhur. Onun da Abdülahad Hazretleri o da meşhur meşayıhtan idi. Ama Nakşibendiye meşayıhından değildi. Ama çeşti, yeşüre verdi, yekübre verdiye de icazetliydi. Babası da büyük şeydi. Abdülahad Hazretleri. Abdülahad Es Serhendi.

  58. 24:26

    O zaman Mekke-Medine'de bütün her tarafa yayıldı. Abdülahad Hazretlerinin oğulları gelmiş. Yani İmam-ı Rabbi Hazretlerinin vefatından az bir seneler sonra. İmam-ı Rabbi Hazretleri belki o zaman o kadar yayılmamış. Mekke-Medine'ye şey. Muhammed Masum Hazretleri orada kabir ziyaretlerindeki keşiflerini de yazdı.

  59. 24:50

    Füyûzâtül Harameyn. Kitabın adı Harameyn, Mekke-Medine iki harem. Medine, iki harem, iki haremin feyizleri diye bir kitaptır bu. Farsça olduğu için, belki Urduca ama Farsçadır bence aslı, Süleyman Kuku muydu? Süleyman Kuku Hoca Efendi, Allah rahmet eylesin, kabrin nur olsun. Beni de ziyarete gelmişti, ben de ona gitmiştim, o da büyüğümüzdü.

  60. 25:15

    Hüseyin İlmi Işık Efendi'nin, rahmetullahi aleyhi ashabından, tabii Mekke Efendi'den, Abdülhakim Arvasi Hazretleri'nin mahtumu, Kadıköy mülkçüsü, Mekke Efendi'nin talebelerindendi. Güzel bir alimdi, Farsça edebiliyordu, onları o tercüme etti. O da böyle çok esere hizmet etti, tarikatın eserlerine. Fiyuzatü'l-Haramen.

  61. 25:39

    Bu eserde onu yazıyor. Yani diyor ki, Ubeydi İbn-i Aris Hazretleri'nin, aynı bak, Efendi Hazretleri, Ali Zahfer Hazretleri hakkında anlattığını bak şimdi. İmam Masum Hazretleri, 400 sene evvel, Ubeydi İbn-i Haris, Bedir şehidini ziyaret ettik diyor. Baştan kabri şerife teveccüh ettik diyor, yoktu. İmam Masum diyor, yoktu.

  62. 26:02

    Sonra biz geldik, siz geldiniz diye geldim dedi diyor. Ve zaten şehitler biliyorsunuz, yeşil kuşların hafzalelerinde cennette dolaşıyorlar, sayı hadis var. O Bedir şehidi, Bedir şehidinden üstün şehit mi var? Yoktu diyor. Ama biz gelince siz geldiniz diye geldim buyurdu diyor. Anladın mı? Ama bunları da bir detaylı dolu anlattım.

  63. 26:24

    Daha da önümüzdeki mektubat dersleri Eylül'de başlayanda bu konularda milletin itikadını biraz daha düzeltmemiz lazım. Çünkü milleti vahabilleştiriyorlar. İtikadlarını bozuyorlar. Ölenin işi bitti diye geçiştiriyorlar. Ne alim, ne evveli, ne peygamber tanımıyorlar. Bunlar vahabi zihniyetidir. Maalesef İsmail Ağa'nın şu anda itikadı budur.

  64. 26:48

    Genel sekreteri aracılığıyla sitelerinde resmi açıklama yaptı. Beni resmi açıklama bağlar. Aşağıdaki bir hocanın itikadından beni alakadar etmez. Resmi sitesinde kurumsal olarak açıklama yaptı. Ölen bir tasarrufu yetkisi kalmamıştır. Öldükten sonra işi bitmiştir. Bu aynen vahabinin dediğinin ta kendisidir.

  65. 27:10

    Sesli açıklama var. Ben mi uyduruyorum? Git sitede var. Vahabi olmak istiyorsan izle o siteyi. Ben ne yapayım sana? Allah istersin, hidayet etsin. Onun için biz Resulullah'a sallallahu aleyhi ve sellem öyle bağlıyız ki onun bize şahit olduğuna meclislerimizde özellikle Mevlid-i Şerif, Salavat-ı Şerif'in meclislerinde Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin

  66. 27:39

    ve ala alihi ve sahbihi ve sellim amin bu meclis bu meclislerde hazır olduğuna ve şahit bulunduğuna bizler iman etmişiz. Deliller bunu iktiza ediyor. Kur'an ve sünnetten, ayet ve hadisten ulemanın beyanlarından bu yola çıktık. Görüş budur. İttifak bu yöndedir. Bizim işimiz Kur'an, sünnet, ayet, hadis ulema, meşayihtan, rivayet ve nakillerle dinimiz bize ulaşmıştır.

  67. 28:10

    Biz kimseden yeni bir din öğrenecek değiliz. Reformistlere tabi olmayacak değiliz. O düşün, yok mısır ekolu, yok şu memsuud ekolu, yok körfez ekolu. Bize ekol mekol lazım değil. Biz ayetler, hadisler ortadadır. Hak aşikardır. Bu kadar delilden sonra bunu kim ikar edebilir? Enbiyanın, evliyanın, erbahı tasarruf sahibidir.

  68. 28:38

    Kerametleri devam ediyor, mucizeleri devam ediyor peygamberlerin. Bunu ittifak ile ulema söylerken sen nasıl dersin ki ölen bir şey yönetemez, bir şey yapamaz? Bu taban tabana zıttır Kur'an'la, sünnetle. Bu kadar ayet, hadis bunu belirtiyor. Onun için imanımızı Allah'a emanet ederiz. Ve özellikle Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e itikad hakkında ve iman hakkında

  69. 29:04

    Allah Teala ehli bidatın görüşlerine muhalefet üzere ölebilmeyi nasip eylesin. Bu imanda, itikadda, ehli sünnete göre sebat istikametler müyesser eylesin. Amin. Şimdi söylediğim üzere kitap basıldı. Sihirle ilgili kitap. Elimdeki benim özel bir taneydi. Bu şimdi matbu olan, şu anda piyasada sarı kağıt.

  70. 29:32

    Çok güzel kaliteli kağıt da yapmışlar yani hakikaten. Sihirin mahiyeti ve korunma yolları. Burada kapağındaki mevzu nedir? Bunu bana Allah tabi ilham etti. Grafikçiye bir şey yap diyorum. Kendi kafasına bir şey yapıyor. Bana uymuyor. Dedin ki böyle yapacağız. dedin ki böyle yapacaksın. Çünkü neden? Düğümlere üfleyen kadınların şerrinden diyor.

  71. 30:03

    Felak sûresinde düğümlere üfleyen kadınlar, tabi burada silüet şeklinde kadın gözükmüyor yüzümüzü onlar öyle yüzünü müzünü görürken bir şeyler öcü gibi bir şeyler yaptılar falan, yahu dedim öcü möcü lazım değil bize. Şimdi burada mühim olan silüettir. Bu silüetlerde oturmuşlar. Bu nedir? Bu yaydır, yayın kirişi.

  72. 30:25

    Yayın kirişi ile ne alakası var? Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e yapılan büyüğü Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e yapılan sihri yay kirişinde yaptılar. Onun için yayın kirişini buraya koydum. Ondan sonra bak burada düğümler atılmış. Efendim bu düğümler atıyorlar ağızlarından çıkan o kırmızı da onu tasvir ediyor şerli okumalar, efsunlar tılsımlar bilmem neler ne yapıyor?

  73. 30:56

    O düğümlere ulaşıyor. Yayın kirişi düğümlere üfleyen kadınlar ve bu semboller neyi gösteriyor? Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e yapılan büyüdeki kirişi, düğümleri ve bir rivayet Lebid-i Asam el-Yavuz, Efendim Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e iki kere sihir yapıldı. Bunu bir kere zannediliyor. Bu iki kere yapıldığını Aliülkarî Mirkâtülmefatih'te açıklıyor.

  74. 31:27

    Diyor ki hadislere baktığımız zaman birinde kadınlar varmış. Ayette de kadınlardan bahsediliyor. Halbuki Lebid Yahudisi erkek. Dolayısıyla bir de Lebid'in kızları bir büyü daha yaptı. Lebid'in kendi ayrı büyü yaptı. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem büyünün birini kuyuyu kapattırdı gömdürdü. Kuyudan çıkartmadı.

  75. 31:51

    Buhari hadisinde buyuruyor ki kuyuya gönderdi Hazreti Ali Efendimiz'e. Hatta kendi de gitti. Kendi de gitti, kuyunun içine baktı. Rûhtal âkennû rûsû şey'atîn Hurma kapları var, kabukları var. Hurma o kabuğun içinde oluyor. Koruk mu diyorsunuz, ne diyorsunuz? O hurma koruklarının içine yaptılar. Sakalının tarağından Sakalının taradığı zaman kalan sakallarını aldılar.

  76. 32:22

    O sakallarından işte saçlarından neyse ben sakal olduğundan anlıyorum. Tarağından onun için ne buyuruyor? Üzerinizden çıkan tüylerinizi, hacemat kanlarınızı, tırnaklarınızı toprağa defnedin, ortalıkta bırakmayın. Sihirbazlar oynamasın. Onun için oradan aldılar ve hurma koruklarının içine yaptılar. Sihirin biri bu.

  77. 32:51

    Onu bir kuyuya yaptılar, Zih-i Ervan kuyusu. Medine'de, Yahudi bostanında. Zih-i Ervan kuyusu, Bukhari'de o geçiyor. Onların hepsini kaynaklarıyla, bütün tafsilatıyla, bütün teferruatıyla yazdım. İşte orada kini Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem döndüğü zaman eve aşağınemiz buyurdu, çıkarttın mı diyor.

  78. 33:14

    Büyüleri kuyudan çıkarttın mı diyor. Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurur ki büyüleri kuyudan çıkartmadım çünkü Allah bana şifa verdi, ben Allah'a çok dua ettim. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem bayağı rahatsız oldu. Rahatsız olunca, diyor hadiste, Bukhari'de dua, bida, dua, bida, dua, dua, dua, çok ısrar ettim Mevla'ya.

  79. 33:35

    İki tane melek geldi rüyasında. İki meleğin birisi ayağının ucuna oturdu, birisi başının ucuna oturdu. İki melek birbirine sormaya başladı. Bu zatın ağrısı nedir? Öbürü dedi ki, tut be, sihir yapıldı ona. O da dedi ki, kim sihir yaptı ona? Lebi İbn Asam Yahudi yaptı. Efendimiz'e bu duyurtuluyor. Sonra buyurdu, nerede yaptı?

  80. 34:03

    Neyle yaptı? Nerede yaptı? Biri ziyarvan kuyusunda yaptı. Neyle yaptı? Bir müşatatin var, bir müşakatin de var. Ondan sonra Cüffü Tal İze Kerim falan erkek hurma, hurma ağaçlarının da erkeği dişi var. Erkek hurma ağacının efendim hurmaların kaplarıyla koruklarının içerisine onları koydu. Bu şekilde yaptı.

  81. 34:27

    Diye Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem uyanıyor. Uyanınca hemen kendisi de kalkıyor, gidiyor. Birinde kendisi de gitti. Öbür büyüde kadınların yaptığı, Lebid'in kızlarının yaptığında kendisi gitmedi. Hazreti Ali Efendimiz'i gönderdi, kuyuyu boşalttırdı. Şey çıkarttırdı. Büyüğünü o dişleri, tarağın dişlerini çıkarttırdı.

  82. 34:47

    Çünkü düğümleri çözdürdü. Felaknas sureleri onun hakkında nazil oldu. On bir düğüm atmışlardı. Felaknas on bir ayet. Bir ayet okununca bir düğüm çözülüyordu. Bir ayet, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, on bir bağ ile bağlanmış gibi ağrı çekiyordu, sıkıntı çekiyordu. Onun için bir ayet okunuyordu.

  83. 35:10

    Bir düğüm çözülüyordu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir bağdan kurtuluyordu. On biri bitince, bütün düğümler çözüldü. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, sanki bağlarla bağlanmıştı, esir bağlarıyla. Bütün bağlar çözüldüğü gibi elhamdülillah dedi, rahat etti sallallahu aleyhi ve sellem. İşte o felaknas sureleri bizi de kurtarmak için nazil oldu.

  84. 35:35

    Bu iki tane sihir var. Birisini gömdürdü. Kuyunun üstünü kapattı. Kuyuyu düzledi. Düzledi. O yandaki çıkıntıyı da düzledi, kırdı. Ve kuyunun üzerine toprak attırdı. Çünkü buyurdu, Tal'â ken ne'û rûsû şey'atî. Âişe annemiz buyurdu ki, siz çıkarttın mı büyüleri? Dedi, buyurdu, çıkartmadım. Emmâne feşefânilleh.

  85. 36:00

    Allah bana şifamı verdi zaten. O felaknastan evvel o. Allah bana zaten şifamı verdi. Rüyada bana melekleri gönderdi. Nerede, ne olduğunu gösterdi. Ben dualarımla Allah beni kurtardı. Şimdi ben onu çıkartırsam bütün Medine'ye pislik yayılacaktı. Medine'ye şer dağılacaktı o kuyudan. Onun için ben o kuyuyu kapattım buyurdu.

  86. 36:22

    Fakat baktım buyurdu, Mevla bana gösterdi. Kuyunun dibindeki büyüleri şeytanların kafaları gibi, o hurma kavukları olmuş cinlerin, şeytanların kafaları gibi bana gösterildi. Buyurdu. Bunlar Buhari'de geçiyor. Sallallahu Teala aleyhi ve sellem. Onun için bu ciddiye alınacak bir konu. Hayal diye, evham diye geçiştirilecek bir konu değil.

  87. 36:49

    Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme Mevla imtihan olsun diye bu kadar hepimize ders olsun diye ne yaptı? Bunu tesir ettirdi. Ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bundan dolayı ağrı sancı çekti. Ve hasta oldu. Ama ikincisinde kızların yaptığında, ve müşerrin nefafeti, feluhu gaddi düğümlere ıflayan kadınların şerrinden o ayet nazil olduğunda

  88. 37:14

    o zaman Hazreti Ali Efendimiz, Miktat Hazretleri de olabilir, ismi yanlış söylüyorum, Hazreti Ali kesin bir iki sahabeyle beraber gönderdi ve kuyu boşalttırdı, o tarak dişlerini çıkarttırdı ve sallallahu aleyhi ve selleme getirtti, kendi yanına getirtti. Ama öbüründe kuyu gömdürdüm, düzledim, kuyunun üstünü kapattım buyurdu.

  89. 37:33

    Ya Ayşe, Medine'ye şer yayılacaktı, onu dağıtmadım, yaymadım. Onun için burada bu eser ben iddia ediyorum Arapçalarda bile görmedim. Bu kadar ayet hadisin birleştiği bu ilim hakkında bir kitap daha yoktur. Yani korunma yolları bu, kurtulma yolları başka. Korunma büyü gelmeden evvel yapılacak. Kurtulma büyülendikten sonra, mesfur olduktan sonra

  90. 38:01

    nasıl kurtulacağının çaresine bakılır. Ama hangisi önce gelir? Korunma önce gelir. Onun için burada birinci bölüm. Sihirin mahiyeti hakikatinin sabit olduğunu derler. Birinci bat, nedir mesela? Sihirin mahiyeti ve hükmü. Sihir nedir? Nasıl yapılıyor, nasıl bir şeydir yani? Yapmayı öğretmiyoruz da. Tarifi nedir?

  91. 38:25

    Ne yapılırsa ne oluyor yani? Bu tarifler çok önemli. Alimler, İmam-ı Gazaliler, İmam-ı Bakırlani'ler, İmam-ı Cüveyni'ler, İbn-i Abidin'ler tarif yapmışlar. Bu tariflerin bir defa bilinmesi lazım ilim olarak. Bu nedir yani? Nedir, ne değildir yani? Ondan sonra yaratan ancak Allah'tır. Ama sihirin etkisi nerelere kadar varabilir?

  92. 38:53

    Mesela sihirle bir merkebi adama çevirebilir mi? Adamı eşeğe çevirip döndürebilir mi mesela? Bunu kabul eden ulema var, reddeden ulema var. Ama kabul eden ulema ağır basıyor. Hepsinin burada kaynakları var. İbn-i Hacer-i Eykemi'lerden, Askalani'lerden. Dünya kadar, yani sihirin etkisi nereye kadar varabilir?

  93. 39:14

    Bana ne yapabilir en fazla? Ondan sonra sihirin mutlak manada şirk ve küfür sayılır mı? Yani sihir yapan herkes kâfir midir? Yoksa kayıtlı mıdır, şartlı mıdır? Hangi türlü sihir yaparsa kâfir olur, en büyük günahkar olur ama kâfir olmak. O kâfir olmayla, kâfir olmama, fâsık olma arasındaki ince çizgi nedir?

  94. 39:45

    O kâfir eden unsurlar nedir? Çünkü bütün millet karısı kurusu bilmem ne, o kocasına bir yaptırma gidiyor, o bilmem kedi... bilmem kelini ne, o kaynanasına acayip bir memleket. Çinciler, büyücüler böyle. Anladın mı sen? Ondan sonra mutlak manada kâfir etmez, hangi durumlarda kâfir eder? Ama Abdülvahap Şahrani öyle şeyler açıklamış ki aklın durur, kafan tavana vurur.

  95. 40:17

    Neler yapıyormuşlar Mısır'daki o zamanki sahiller. Ondan sonra sihirden, mesela bunlar 13. sayfadan, 11. sayfadan başladı. Mesela 20-24 gidiyor. Sihirden sakınmanın lüzumu, yani yapmamak lazım. Sihir yapanları şirke sürükleyen hususlar, bu da 24-27 arasında bunlara yani zaten azaba gireceksin, fâsık olsan da cehenneme gireceksin ama

  96. 40:47

    bir de kâfir olursan hiç cehennemden çıkamazsın. Yani burada şirkten sakınmak hususları özel anlatılmış. Sihir yapanlar cinlere sığınıyor, şeytanlara tapınıyor. Tesiri, büyünün tesir etmesi için cinlere sığınma var, bir de şeytanlara tapınma var, bir de gezegenlere tapma var. İşte buralar çok önemli.

  97. 41:10

    Buralarda ne oluyor? Şirke düşürüyor. Ben hani ben sahir değilim, kâin değilim, falcı değilim, büyücü değilim, öyle diyorsun ama ondan sonra da birilerine işin düşüyor, kalkıyorsun okunayım diye, ev sunanayım diye, karını götürüyorsun, kızını götürüyorsun, bilmem ne, peki bu adamın ehl-i sünnet midir, din midir, Kur'an'dan okuma mı yapıyor, yoksa sihirle mi iş yapıyor,

  98. 41:36

    cinlerden mi sığınmış, yardım alıyor, bunları biliyor musun? Yani Ali Kalkancı neydi? Ta onun gibi yüzlercesi var şu anda piyasada. Bunlar milletin hem canını, hem malını, hem namusunu alıyor. Bunları tanımak lazım değil mi? Tarif olmadan tanıtım olur mu? Bu meseleleri bilmemiz lazım değil mi? Herkesin başına geliyor.

  99. 42:01

    Herkes bana soruyor sonra, al sana kitap yazdım, yine kitap okumayacak, yine bana soracak, ayrı dava yani. Bu milletin de durumu bu, kitap okumaz yani. Ondan sonra şeytanlardan, cinlerden yardım alıyorlar, 27. sayfadan 37'ye kadar, 10 sayfa, Kur'an'da bunun delilleri var. Cinler, şeytanlar onlara yardım edebiliyor mu?

  100. 42:25

    Ediyor. Kim izin veriyor? Allah'a izin veriyor mu? Niye izin veriyor? O zaman silaha niye izin veriyor, kurşuna, oka niye izin veriyor, adamı yaralıyor? Herkes bu imtihanda ya kazanacak ya kaybedecek. Allah'ın emrine itaat edenler kazanacak.

  101. 42:50

    Şimdi ikinci bapta, sihirin hakikati olduğuna dair Kur'an-ı Kerim'den, hadis-i şeriflerden deliller. Bak birinci fasılda, Bekara suresinin 102. ayeti, Yunus suresinin 81. ayeti, Taha suresinin 68-69, Felak suresinin 4. ayeti, bütün bunlar ayetten deliller, sihrin hayalden ibaret olmadığı ve sihrin tesirinin sabit olduğu.

  102. 43:15

    Sihir diye bir şey yok, millet evham ediyor, dersen bu kadar ayeti inkar oluyor. Anladın mı? Burada da şimdi yoktur astı mastı diyerekten, bu sefer de dinden çıkıyorsun. Çünkü neden? Allah-u Teala astı var diyor. Ben indirdim diyor iki meleğe. Babil'de neler oldu, ne dolaplar döndü, niye indirildi acaba?

  103. 43:37

    Ondan sonra, ikinci fasılda sihirin hakikati olduğuna dair hadis-i şeriflerden deliller. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e sihir yapıldığının sabit oldu. Şimdi bu sapıklar, reformistler, ehl-i bit'at, özellikle mutezile mezhebi, Resulullah'a da büyü yapılmadı diyor ve büyü de tesir etmedi diyor ve sihirin hakikati yoktur diyor.

  104. 43:59

    Bu işte ehl-i sünnetten çıkıyor, mutezile oluyor. Burada aynı zamanda ben size ehl-i sünnet itikadı konularını da açıkladım. Burada ilim lazım, yoksa öyle ooo şunu oku, büyüm bozulsun. Öyle değil ki, bu ilim ister. Ben burada canım çıktı, dünya kadar kitap topladım. Bu maddeleri hiçbir yerde bulamazsınız.

  105. 44:19

    Arapçalarda bulursunuz ama Arapçada anlamıyorsunuz. O kadar kitaptan nasıl toplayacaksınız? Bu hizmeti size kim yapar? Babanız, ananız yapmadı ve ee bir Allah razı olsun dersiniz inşallah. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e sihir yapıldığı sabit midir? Sabittir. Felaknat sureleri sihirin iptali için nazil olduğunda müfessirler hakkın arasında ittifak var mıdır?

  106. 44:43

    Vardır. Bütün müfessirler ittifak etmiş ki Resulullah'a büyü yapılmasaydı, felaknat suresi neden bahsediyor? Felaknat surelerinin özellikleri, önemi... Önemi, felaknat suresinin bu işteki etkisi, onlar ayrı batta gelecek. Bunu anlatıyor, sayfa 47'lerden 60'a kadar bu konular işleniyor.

  107. 45:05

    Şimdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e sihirin etki yaptığına itiraz edenlere cevaplar. Şimdi birileri diyor ki bu peygamberdir, masumdur, korunmuştur. Allah seni insanlardan koruyacak ayet var. Peki nasıl etkilendi diyor. Muhtesile diyor bunu. Ehl-i Sünnet'e itiraz ediyor. Ehl-i Sünnet'in bunlara verdiği cevaplarda çok ilimler var.

  108. 45:32

    8 sayfa bunu yazdım. Bütün kaynaklarıyla 52'den 60'a kadar bu konuyu işledim. Yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Allah dinini koruyor, imanını koruyor, canını ölümden koruyor, vahyi koruyor, şeratın hükümlerini koruyor. Ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e bazı fiziki hastalıklar ve sıkıntılar geliyor muydu, gelmiyor muydu?

  109. 46:01

    Peki Uhud Muharebesi'nde dişi şehit edildi, miğferin demirleri mübarek yüzüne geçti, kan içinde kaldı ve bayıldı. Efendim o zaman Allah korumuyor muydu? Burada da ne var? Vahyi konusunda, ahkem konusunda, şerat konusunda, sünnet konusunda, ümmet konusunda Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e sihirle bir yanlış yaptırabildiler mi?

  110. 46:26

    Haşa ve kella. Ama bedenine ağrı, sancı, sıkıntı, darlık geldi mi? Geldi. Birçok olaylarda da Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem çok eziyet çekti. Bu Allah'ın korumadığı anlamına gelmiyor ki haşa. Ama o kadar düşmanı, o kadar suikasta öldürebildiler mi? Öldüremediler çünkü Habibim, dürüst seni koruyacağım.

  111. 46:51

    Ama ne zaman Hayber'deki zehirden de ölmedi? Ama eceli geldiğinde Allah o zehirin tesiriyle şehitlik nasip etti. Ayrı dava, ama yine o zehirin tesirinden ölüyorum diyor. Say Hadis Bukhari. Anladın mı şimdi? Kaza ve kaderin sırrı var. Buradan bu çok önemli.

  112. 47:12

    Şimdi üçüncü bab, birinci bölümdeyiz daha. Ve böyle bir iki şey okuyorum. Ondan sonra gider sonra. Ehl-i Sünnet'e göre sihirin hakikati vardır. Bu konuda sihir hayalden ibarettir diyenlerin görüşü batıldır. Hayalden ibaret. Hayal ne demek biliyor musun? Burada işte ortalıkta olmadığı halde, şu anda burada sabit bir görünüşte böyle bir şey olmadığı halde

  113. 47:43

    ben diyorum ki mesela hayal ediyorum. Gözlerimi kapattım veya açık hayalde görenler var. Gözü açık rüyada görenler var. Ayakta uyuyanlar da var. Ayrı dava. Onun için adam diyor ki burada şimdi diyor 50 kişi gelmişler diyor silahları var bizi vuracaklar. Yok arkadaş burada böyle bir şey yok. Ne yok ya diyor adamlar silahlar çekti vurulacağı söyleyeceğiz.

  114. 48:07

    Hayal. Burada şu anda böyle bir şey yok yani. Şimdi mutezile diyor ki sihir diyor evham ediyor. Kendisi bende bir şeyler oluyor falan halbuki bir şey yok diyor. Ulan ne bir şey yok. Allah Teala buyuruyor ki karıyla kocanın arasına ayırıyorlar diyor. Karıyla kocasının hayal ile ayrılır mı? Adamın yuvası yıkıldı.

  115. 48:29

    Kaç kişinin sihirden? Öyle mi değil mi? Çoluk çocuk ortadan kaldı yani. Kur'an söylüyor karıyla kocanın arasına ayırıyorlar diyor. Ondan sonra diyor ki benim iznim olmadan zarar veremezler. Demek ki zarar veriyorlar Allah'ın izni olursa. Allah'ın izni olmadan silah da öldürmez. Allah'ın izni olmadan zehir de işlemez.

  116. 48:49

    O da diyor ki Allah'ın izni olmadan. Demek zararı var. Ben izin verirsem tesir ediyor. Her şey öyle. E tamam o zaman etkisi var. Çünkü neden? Hayal olan bir şeye Allah böyle der mi? Ben izin verirsem diye. O hayal der. Ama bunlar bir ayetler okuyorlar.

  117. 49:14

    Şimdi 65-70 arası. Onlar da Mutezile de şuradan gidiyor. Firavun'un büyücüleri Musa a.s'a organları, halatları attıkları zaman onlara gösteriliyordu ki onlar iki vadi arası dolusu malzeme çivalamışlar, boyalamışlar, güneş de tam vurmuş. Kuşluk vaktiydi. Bütün vadi ejderha olmuş akıyor. Yılan ejderha olmuş akıyor.

  118. 49:46

    Musa'ya öyle hayal ettiriliyordu. İşte oranı delil ediyor. Orada bunun cevaplarını verdik. Sihrin bir de şaveze, bazı şeylerde şabeze. Şabeze, el çabukluğu ve göz bağma. Gözüne öyle gösteriyor. Aslında orada öyle ejderha yok, gözüne öyle gösteriliyor. Anladın mı? Ama büyücüler o kadar malzeme getirdi mi, getirdi.

  119. 50:17

    Efendi Hazretleri'nin tabiriyle tırlar dolusu dedi. Yetmiş bin büyücü. Herkes bir malzeme getirse. Malzemeler var mıydı? Malzemeleri hayal değildi. Malzemeleri çivaladılar mı? Çivaladılar ama malzemeleri ejderha değildi. Malzemeleri urganlar, halatlardı. Gemi halatları, yok halatlar. Onları da çivalamışlar, boyalamışlar.

  120. 50:39

    Tamam mı? Malzeme hakiki. Civa boya hakiki. Ama onun ejderha gibi görünmesi, hareketli ejderha gibi görünmesi o hayal. Şimdi ehl-i sünnet de diyor ki, sihrin kısımları var. Bunların hepsini açıkladım. Sihrin bir kısmı, bir kısmı şaveze. El çabukluğu, bir de el çabukluğuyla var ya, adamı katlıyor, bilmem ne diyor, kapatıyor, kesiyor, doğuruyor, bir şeyler ediyor.

  121. 51:07

    Oradan çıkarıyor, buradan doğru eline bakıyorsun, bir şey yok, oradan bir şeyler çıkarıyor. O el çabukluğuyla, cin ve şeytan yardımıyla yapılanlar, onun hakikati yok. O sana öyle gösteriliyor. O da sihrin kısımlarından bir kısım. O kısım göze hitap ediyor. Biz, onun da varlığını, o ayette de o kısımdan olduğunu kabul ediyoruz diyor ehl-i sünnet.

  122. 51:32

    Ama Bakara Suresi'nin ayetindeki iki meleğe, Babil'de Harut ile Marut'a indirilen bir ilim olduğu, hakikatinin gerçekçi olduğu ve zarar verdiği ve hasta ettiği, hatta insanın ölümüne sebebiyet verdiği, bunlar da ehl-i sünnete göre sabittir, diğer ayet ve hadislerden dolayı. Ama bir kısmı da nedir? Göze hitap eden büyü şeklidir.

  123. 51:58

    Onun da sihrin bir kısmı olduğunu kabul ediyoruz. Dolayısıyla bu ayetle sen bana delil getiremezsin. Çünkü neden? Ben de sana bu ayettekini kabul ediyorum. Bu göze hitap eden göz bağma kısmı, şabeze kısmı, o kabazlık kısmı. Ama ben de sana Bakara Suresi'ndeki ayetle delil getiriyorum. İlim olduğu, öğrenildiği, öğretildiği, insanı kafir ettiği icabında şartlarına göre

  124. 52:26

    ve karı kocayı birbirinden ayırdığı ve zarar verdiği ve Bukhari hadislerinde Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hasta olandığı, ağrı çektiği, bütün bunlara ne diyeceksin? Anladınız mı? Yani burada ben size bu ilmi açıkladım.

  125. 52:46

    Şimdi dördüncü bap çok önemli. Dördüncü bap şöyle önemli. Sihir ilminin indirilmesinin hikmeti. Allah niye milletin başına, bu yarattığı kulların başına bu büyüğü bela etti? Sihir ilmini indirmesinin hikmeti nedir? Bunu şimdilik anlatmayacağım. Çünkü yazdım ya, okuyun. Öyle hikmetleri var. Fahrur Razi bir açıklama yapmış.

  126. 53:19

    Alimler bir açıklama yapmış. Aklın durur. Niye Allah böyle iş yapıyor ya? Allah şer yaratır mı? Yaratmaz olur mu? Bukhari'yi de yaratan Allah. Şer'i de yaratan Allah. Ama mutezile ne diyor? Şer'i Allah yaratmıyor diyor. Bu sefer Allah yaratmıyorsa nasıl oluyor bu kadar şer? Demek ki Allah'tan başka yaratanlar var.

  127. 53:38

    Yağmurdan kaçtı, fırtınaya tutuldu. Köye Allah şer yaratmaz diyecekken, bu sefer Allah'tan başka yaratanlar var demiş oluyor. E manyak mısın nesin? Kafanı çalıştır ehli sünnete. Baksana sana ne güzel anlatıyor. Allah hayrı da yaratır, şerri de yaratır. Hayırdan razıdır, şerden razı değildir. Ama yaratan ancak Allah'tır.

  128. 53:59

    Ondan başka yaratan var dediğin zaman dinden çıkartsın. Büyüğünün tesirini yaratan da ancak Allah'tır. Bütün dünyanın büyücüsü toplansa Allah yaratmadan bir kimseye fiske zarar veremez. Ayet onu söylüyor. Ama Allah bazen izin veriyor, zarar veriyor. Resulüne sallallahu aleyhi ve sellem zarar vermesine izin verdi işte.

  129. 54:21

    E bunun bir hikmeti yok mudur? İşte burası sihir ilminin indirilmesinin hikmeti. Şimdi mutezile diyor ki, o zaman mucize ile sihirin farkı ne? O adam bir büyü yapar, ne büyük etkiler gösteriyorsa. O da kendine ben peygamberim derse, o da kendine ben peygamberim derse ne olacak? Millet şimdi neye inanacağını şaşıracak.

  130. 54:51

    Öbürü de ben peygamberim diyor, mucize gösteriyor Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, mucize gösteriyor, Musa aleyhisselam mucize gösteriyor. Öbürü de büyü yapıyor, o da böyle harikulade, olağan dışı işler yapıyor, o da derse ki ben peygamberim, bu sefer adam kime inanacak? Mucize olduğu ile, bir mucize var, bir keramet var, bir de sihir var.

  131. 55:21

    Bir Müslüman yaşanan bir harikulade olayın mucize mi, keramet mi, yoksa sihir mi olduğunu nereden anlayacak? Bunların arasını fark etmenin alametleri ve ilimleri nelerdir? Önemli mi? Yazdım işte, ne yapayım şimdi, yazdığını da anlat hoca, biz de kitap da almayalım, ondan sonra aha burada millet yazsa ezanı oldu.

  132. 55:51

    Nereye anlatıyorsun sen? Beş yüz sayfa kitabı beş dakikada mı anlatacaksın? Şimdi burası çok önemli bak, burayı dördüncü bat, birinci bölüm dördüncü bat. Nereden başlıyor sayfa? Yetmişten başlıyor. Ta gidiyor, birinci fasılı var, ikinci fasılı var, üçüncü fasılı var.

  133. 56:08

    Şimdi dikkat, fasılların ben adını okuyorum size, belki merak edersiniz diye. Birinci fasılda Allah-u Teala'nın sihir ilmini indirmesinin ve büyüyü tesir ettirmesinin hikmeti. Şimdi büyü tesir ediyor, Allah'ın izniyle ediyor, Allah izin vermezse etmiyor. Ne gibi?

  134. 56:26

    Adam silahı çekiyor, saldırıyor, kaç kurşun dağıtıyor, Allah ölümü yaratırsa adam ölüyor, Allah ölümü yaratmazsa adam ölmüyor. Birisi bir kurşundan ölüyor, öbürü kırk kurşundan ölmeyen var. Çünkü Allah ölümü yaratmadığı zaman adam ölmez. Asla kılıç adamı öldürmez, kurşun adamı öldürmez, adamı Allah öldürür ancak.

  135. 56:46

    Yaratan ancak Allah'tır. Ölümü hayata yaratan Allah'tır. Celle Celaluhu. Allah peki büyücüleri diyorum, müfsid, Allah müfsidleri sevmez. Bunlar fesat çıkarıyor, ondan sonra Allah bozguncuların işlerini ıslah etmez, düzeltmez, yoluna koymaz. Peki böyle ayetler var mı? Var. Peki bu ayetler olduğu halde bazı büyüler niye etkili oluyor

  136. 57:16

    ve uzun zaman etkisi geçmiyor ve insanlar mahv-u perişan oluyor? Bunu Allah niye yapıyor? Hangi hikmete mebniyen yapıyor? Ve bunun cevaplarını arayanlar 1. fasılda 70. sayfadan başlıyor, ondan sonra 79'a kadar 9 sayfa ilmi, delillerle, kaynaklarla, ayetlerle, hadislerle bunun cevabı 9 sayfa verilmiş.

  137. 57:48

    Dolayısıyla Allah'ın mutlaka hikmeti var. Yaradan ancak Allah. Celle Celaluhu. Ama bunun bazı sebepleri de var. Çünkü neden? O zaman sihirbazlar o kadar ilerlediler ki bu hangi dönemde oldu? Mesela Babil'de Harut'la maruz iki melek, bir de onların hadiseler var, onlara girmedim. Çünkü sayı hadisler olmasıyla beraber bazı alimler de iftiraf ediyorlar,

  138. 58:15

    falan melekler böyle yapar mı, şöyle yapar mı? Şimdi o melekler sonradan işte beşeriyet sıfatları onlara yüklenince imtihanı kaybettilerdi, kaybetmedilerdi. Yoksa onlar vazifelerini yaptılar, ne emrolunduysa onu yaptılar, çekildi göğe gittiler mi? Yoksa onlar hakkında, o konulara girmedim. O konulara girsem çıkamayacağım yani, çıkarım da

  139. 58:36

    elli yüz sayfa daha onlar için kitabı çıkaramayacağım yani. Konunun da yeri değil. En nihayet orada kısa bir bilgi verdim. Harut'la marut hakkında kısa bir bilgi verdim. Ayetlerin izahlarında, Bekara'nın izahlarında izahatları yaptım. Hepsinin izahatlarını yaptım o ayetlerin. Ancak burada Allah-u Teberruke ve Teala bu Babil'de iki meleğe, Harut ile Marut'a

  140. 59:04

    sihir ilmini indirmesinin hangi peygamber dönemine rastlıyor? İdris aleyhisselam dönemine rastlıyor. Çünkü İdris aleyhisselam zamanında sihir çok yaygınlaştı. İdris aleyhisselam kavminin büyülerine güç yetiremiyor. Çünkü şeytanlar ve cinler öyle bir şeyler Allah-u Teala'nın tabi imtihan hikmetine mebniyen şeytana da Allah-u Teala ne kadar fırsat verdiğini

  141. 59:31

    Kur'an-ı Kerim'de şeytana ne kadar fırsat verdiğini tabi şeytan da kehanemle cinli, aslı cinlerden kafir tarafının şeytan onlara ne kadar fırsat verdiğini Kur'an söylüyor. Ben onlara şöyle yapacağım, böyle yapacağım Allah'a söylüyor. Allah-u Teala da imtihan olsun diye yol veriyor. O taraftan da meleklere de yol veriyor, o taraftan iblislere de yol veriyor.

  142. 59:56

    Çünkü neden? Sen özgür iradenle seçimini yap. Allah Rasûlü'ne müteahhad edeceksin, melekler tarafına mı geçeceksin, şeytanlar tarafına mı geçeceksin? Allah'a mı sığınacaksın, şeytana mı sığınacaksın? Allah'tan mı yardım mı isteyeceksin, cinden mi yardım mı isteyeceksin? isteyeceksin. Mevla'da sana bu şeyi, imtihanı hazırlamış.

  143. 1:00:13

    Burası dünya imtihanın yeri yani. Onun için kardeşlerimiz, özellikle İdris aleyhisselam kavminin büyülerine Takat getiremeyince, ben bunu daha şeyde yazdım, Esma İdrisiye, İdris Aleyhisselam'a indirilen İbranice isimlerin, işte Arapçaya çevrilmiş, Şehabettin Sûre'ye verdiği Maktul Hazretleri tarafından Arapçaya çevrilmiş, Esma İdrisiye'nin aslı nedir?

  144. 1:00:42

    Farklı peygamberlere inzal edildi. Fakat toptanı İdris Aleyhisselam'a indirildi. Niçin? Hasan-ı Basrî Hazretlerinden gelen rivayet, yarım sayfa kaynaklarını yazdım. Şimdi İdrisiye'yi yeniden tertip ediyorum. O benim çok eski döneme rastladı. Şu anda bütün hadislerle, kaynaklarıyla, delilleriyle, İdrisiye'deki bütün farklı kıraatlarıyla, rivayetleriyle,

  145. 1:01:02

    Esma İdrisiye çok acayip bir şey. Ondan bir ismi şerifle beraber iki dünya ahireti mamur olur. Hepsi İsm-i Azam kuvvetinde, o çok büyük bir şey. İşte Esma İdrisiye'nin başına yazdım, onu tabii şimdi bütün Arapça metinlerini, detaylarını da yazdım. O zaman orada da, eskide sizdekinde de var. İdris Aleyhisselam'a büyü yapılınca Allah-u Teala buyurdu, vaad etti, buyurdu ki

  146. 1:01:23

    Kulünne sirran. Bu isimleri gizli oku. Ve lâ tübdînne li kavmin duymasın. Kavmin duymasın, bunu da bozacak işler yaparlar. Onun için sen gizli oku. İdris Aleyhisselam dördüncü semaya kaldırıldı biliyorsunuz. Esma İdrisiye'yi okudu, onların işlerinden kurtuldu, dördüncü kasımaya kaldırıldı. Ve refâneâ mekânen âliyyeâ diyor Kur'an, Meryem Suresinde, yüksek makama kaldırıldı.

  147. 1:01:47

    Onun için bir İsa Aleyhisselam, bir İdris Aleyhisselam göklere kaldırıldı. Ama İsa Aleyhisselam ölüm tatmadan kaldırıldı, daha ölmedi. İdris Aleyhisselam ölümü tattı. İşte anlatıyordum size. Güneşle görevli melekle ilgili şeyleri var. Ve Hz. Ali Aleyhisselam'la ilgili şeyleri var falan. Onu Recep'in 15.

  148. 1:02:05

    gecesi kaldırıldığında kıssayı kaç seneler anlattım. Dolayısıyla İdris Aleyhisselam'a vahid edildi. Çünkü İdris Aleyhisselam zamanında peygamberin mucizesiyle sihir birbirine karıştı. Bu sefer hangisi sihir, hangisi mucize, millet, halk anlayamayacak hale gelince Allah-u Teala iki melekle beraber bu sihri öğretti.

  149. 1:02:29

    Ve insanlara da öğrettiler. Ama insanlara öğretirlerken de felâ tekfur, bak sakın bunu kafir olacak şekilde yaparsın, dinden imandan çıkarsın, kafir olma diyerek tembih ettikleri halde öğrettiler. bak dikkat et, ince bir şey İnce bir şey. hem öğretiyor hem de kâfir olma diyor ama millet ne yaptı? fe-teallemûne münumâ mâ ferrikûne bî beynel mârufe zevci

  150. 1:02:54

    ekser insanlar karı kocayı ayırmak için özellikle bu insanların arasını, ortaklarının arasını açmak için bilmem sevenleri birbirine buğzettirmek için, nefret ettirmek için felâ sevenleri birbirine buluşmak için bu ilmi öğrendiler diyor Kur'an. Ayet söylüyor bunu. Onun için İdris Aleyhisselam döneminde inzal edildi bu.

  151. 1:03:12

    Babil'de iki melek. Çünkü bütün sihirbazlar Babil'in sihirbazları. Ben size mesela büyüleri, hangi hafta onu yapıyoruz? Evet, programa yazılmış. Eylül'ün 26'sı cumartesiymiş. Ben her ayın son cumartesi demiştim size. E tamam, onu tabii şimdi Temmuz, Ağustos'ta bir dağınıklık oldu. Herkes bir tarafa gitti, geldi.

  152. 1:03:32

    Eylül'ün 26'sında mesela sihir. Orada mesela ne diyor? Kazı Ebu Bekir İbni Arabi Hazretleri. Maliki müştehiklerindendir. Meşhur Muhittin İbni Arabi başka, o başka. O ondan evvel. İmam Gazali'nin talebesidir. O mesela diyor, Babil'deki en büyük sihirbazlarla görüştüm diyor. Ben mesela size orada ikinci cidde büyünün etkisi meselesinde öyle dualandım.

  153. 1:03:54

    Ben mesela okuyorum burada size. Okuyorum, dua ediyorum, üflüyorum mesela. Orada diyor ki, Babil'deki en büyük sihirbazlar dediler ki şunu şunu okursan bizim gücümüz yetmiyor mesela. Ben onları okuyorum. Tabii gelenlere, üzerine dinleyenler, amin diyenler. Onları okuyoruz mesela.

  154. 1:04:09

    Şimdi dolayısıyla Mevla Teala onlara onu öğrettiriyor ama bu taraftan sana da şu ayeti okursan sana bir şey yapamaz. Şu zikri yaparsan sana bir şey yapamaz. Şunu üzerinde taşırsan sana yaklaşamaz. Sabah namazından sonra şunu okursan sana yaklaşamaz. E sana bu kadar da ayet, hadis göndermiş. Niye? Allah istiyor ki kulun bana yalvarsın.

  155. 1:04:35

    Bana yakarış yapsın. Beni zikretsin. Beni ansın. Bana sığınsın. Sen ne yapıyorsun? Okuma yok, zikir yok. Sabah akşam gaflet içerisinde. Ondan sonra yandım Allah bağırıyorsun, büyülendim. arıyorsun. Büyülendim, çinlendim diye hoca arıyorsun. Ondan sonra da efendim sapık sapık cinci, şeytancı adamların kadınların eline düşüyorsun, ocağına düşüyorsun.

  156. 1:04:59

    Hem paran gidiyor hem namusun gidiyor, itikadın gidiyor. Mübarek insan korunma yolları okunmaz mı? Ben daha sadece birinci bölümü bu şeyleri anlatıyorum. Orada da ne hikmetler yazıldı? Aklınız durur. Yani Allah Teala bunu indirdiyse bir hikmeti var. Bunu birbirinden, mucizeden ayırmak için. Ondan sonra Allah etkiyi niye yaratıyor?

  157. 1:05:23

    Niye yaratıyor? Onu da orada yazıldı. İkinci fasılda sihirle keramet ve mucizenin farkı. Şimdi sahirler felah bulmaz diyor, âyet, Âyet, ve lâ yuflehus sâhirûn e felah bulmaz diyor, tamam o zaman zaten sihirle mucize arasında büyük fark var. Niye? Niye? Sahir ben peygamberim dediği zaman asla sonu iyi gitmez.

  158. 1:05:44

    Allah onu helak ediyor, gebertiyor ve dünyada belasını veriyor. Çünkü neden? Peygamberlik iddia ettiği zaman onu yaşatmıyor. Mesela peygamberlik iddia etmese, sihircilik yapsa, büyücülük yapsa, şerlik yapsa, hainlik yapsa ona imtihan için, istidraç için yaşatabiliyor. Ama hangi sahir ben peygamberim dediyse mucizeyle karıştırmak için dünya kuruldu kurulalı.

  159. 1:06:10

    Allah onu hemen kahrediyor. Çünkü neden? Mucizeyle karışmasın diye. Peygamberin farkı ne? Peygamber iflah ediyor, felah buluyor, akıbeti hayır oluyor. Sahirin akıbeti hayır olmuyor. Başka farklar var. Musa Aleyhisselam'a karşı gelen büyücüler mesela o kadar sihirde zirve oldukları halde dediler ki bu sihir değil.

  160. 1:06:35

    Musa Aleyhisselam'ın yaptığı sihir değil. Bunun farkı var. Bu mucize dediler. Bunu büyücü niye anladı? Tabii ki büyücü anlar. Çünkü neden? O işi bilen o. Bakıyor ki iyisini ben biliyorum ama benim de gücüm yetmiyor buna. Demek ki benim de gücüm yetmiyorsa benden iyi de bilen yoksa bu işi demek ki bu başka bir şey.

  161. 1:06:53

    Bu işte Allah'ın yarattığı bir muciz. Sihirin tesirini de Allah yaratıyor. Ama onu şer güçlerin elinde yaratıyor. Mucizeyi peygamberlik ilan eden bir zatın, bir nebi-i zişanın elinde yaratıyor. Onun arasında fark oluyor. Mesela mucize devam ediyor. Sihir devam etmiyor. Allah onu iptal ediyor. Daha arada ne kadar farklar var?

  162. 1:07:18

    Bu farkların hepsi efendim sayfe yetmiş dokuzdan doksan bire kadar doksan bire kadar bu sayfelerde efendim on iki sayfa açıklanmış. Sonra sihir ilmini öğrenip öğretmenin fetvası nedir? Hükmü nedir? Yani şimdi bir de adam bozmak için öğrenmem lazım diyor. Yani bozmam için öğrenmem lazım. Adamın ne yaptığını bilmezsem bozamam diyor.

  163. 1:07:46

    Bilmem ne bilmem ne. Bu konular doksan birinci sayfeden itibaren sihir kitaplarını işte yakmak lazım vesaire doksan dokuza kadar bu ustaki ilimler anlatılıyor. Şimdi ikinci bölüm olarak sihrin büyük günahlardan olduğu ve iki cihandaki azabı. Bunun da firisini haftaya da bu firisten biraz şeyler okuruz.

  164. 1:08:09

    Böyle böyle. Kitabın içini okumuyoruz ha. He. Kitabın içini okumuyoruz yani. Bunlar sadece numuzeçler, örnekler ve misaller. Ama korunma yollarında buradakilerle amel et. Bak sana bir şey işliyor mu? Daha oraya gelmedik. Onlar üçüncü bölüm, dördüncü bölüm, beşinci bölüm, altıncı bölüm. Bir de yedinci bölüm var.

  165. 1:08:32

    O ulemanın vasiyetleri o hususta. O da ayrı. Bu Allah Teala ümmete mübarek eylesin. Amin. Hepinizin okuyup, amel ederek bütün sihirlerden, büyülerden belalardan korunmanızı müyesser eylesin. Amin. Evet kardeşlerim. Şimdi Resulullah sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin mübarek Mevlid-i Şerif ayı münasebetiyle kısaca buradan Ahmet İbni Zeyni

  166. 1:09:07

    Dehlan radıyallahu anh hazretlerinin kitabından Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sevgisinin çok alametleri var. Şimdi bunların en büyüğü ona tabi olmak ve sünnetini tatbik etmek ve onun tarikatına girmek, onun tarikatı, sünnetini hadis-i şeriflerle amel onun hidayetinden yol bulmak şeriatında çizdiği sınırların aşmamak taşmamak, ileri geçmemek sınırları korumak.

  167. 1:09:47

    korumak, sınırda durmak, haram yapmamak. Çünkü bu, Kâlellâhu Teâlâ ne buyurdu Rabbimiz? Kulinküntübcihübbûnellâhu fettebiûnî yuhbibkumullâh. Habibim, şöyle olarak, siz eğer Allah'ı seviyorsanız, seviyor muyuz? Sevdiğimizi söylüyor muyuz? Peki söylenilen sözün ispat içinde delil, dava gerekir mi? Gerekir.

  168. 1:10:13

    Bunun ispatı nedir? Bana tabi olursanız, Allah da sizi sevecek. Bana tabi olun diyor. Yani bana demek, ben ne yapıyorsam öyle yapın, benim gibi konuşun, benim gibi oturun, benim gibi kalkın, benim gibi yiyin, benim gibi için, benim gibi namaz kılın. Örnek göndermiş. Vekad kânelekum fî rasûlillâhi üsvetün hasenetün diyor Kur'an.

  169. 1:10:36

    En büyük örnek, nümune-i çisâl sallallahu aleyhi ve sellem'dir. Şimdi ders buradan başladı. Rasûlullah'ı sevmenin alametleri dersi. Bu birkaç ders bu ay devam edecek. Bu derslerde kayda alınırken bu isimle. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sevgisinin alametleri dersi olarak şey yapılsın. Artık üç, dört, kaç taneyse oraya eklensin.

  170. 1:10:59

    Ders başladı. Allah Teala Rasûlüne sallallahu aleyhi ve sellem tabi olmayı ne yaptı? Bir kulun Rabbine olan sevgisinin nişanı yaptı. Şimdi ben Allah'ımı çok seviyorum. Şimdi dur. Dava delil ister. Boş konuşma. Allah'ı seviyorsan Rasûlü Peygamber gönderdi. Ona tabi oluyor musun, olmuyor musun? Bakıyorsun adama Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile alakası yok.

  171. 1:11:28

    Yakından uzaktan ilgisi ilişkisi yok. Bu adam Allah'ı seviyorum deme lafında nedir? Kâziptir. Yalancıdır. Kur'an onu tekzip ediyor. Allah'ı seven bana uyar diyor. Bana tabi olmayanı Allah sevmez buyuruyor. Daha ne konuşuyorsun? Kimi kandırıyorsun? Ben Allah'ı çok seviyorum.

  172. 1:11:51

    Şimdi onun için Allah Teala buyuruyor ki benim gönderdiğim Rasûlü nişanıma haklıyla güzel bir şekilde tabi bütün sünnetler dört bine aşkın Efendimiz Hazretlerimizin buyurduğu gibi dördünü terk et sen arkamda kılmayın falan o makamda değiliz. O onun makamında değiliz. Onun makamında olsak zaten müceddit olurduk.

  173. 1:12:14

    Evet efendim olurduk. Tabi ki o makamda değiliz. Ama bizim de terk etmememiz gereken özellikle sünneti müekkedeler süneni hüda çok kuvvetli sünnetler var. Bunlar bazı da faziletli amellerde kalan sünnetler var. Faziletli amellerde. Ahşin sen cevabı namazı bir kılarsın arada kılarsın falan bir sünnette bir şekilde ihtimal oluyor.

  174. 1:12:41

    Ama her daim kılamadın diye sen de Allah seni sevmiyor, Rasûlullah senden nefret ediyor denir mi adama? E denmez. Çünkü neden? O itikatta ehl-i sünnet itikadı aranacak. Ondan sonra da kuvvetli sünnetler var. Müekked sünnetler var. Bunları terk ettiğin zaman ahirette azap var. Azar var. Sitem var. Bunlar baz alınıyor.

  175. 1:13:04

    Faziletli ameller babında binlerce on binlerce sünnet var. Bunları ne kadar yaparsan o kadar Rasûlullah seni sever, o kadar Allah seni sever, o kadar sana kulum der. Ama meseleyi doğru anlayalım. Mesela beş vakit namazın sünnetleri. Müekked sünnetleri. Yani öğlenin ilk sünneti, son sünnet. Akşamın son sünneti, sabahın ilk sünnet.

  176. 1:13:30

    Zaten sabahın son sünneti yok. Akşamın da ilk sünneti yok. Şafilerde ilk sünnet de var da. Ondan sonra yatsının son sünneti. İki rekat olarak. Sen o dört kılarsan eftaldir. Ama dördü müekked değil. İkisi müekked. Şimdi bu müekkedle gayri müekkedi bir defa bilmek lazım. Ondan sonra mesela müekkedlerin en müekkedi.

  177. 1:13:50

    Cemaatle namaz. Farz namaz ne kadar önemli? Onun cemaatle kılınması var ya, onun cemaatle erkeklerin cemaatle kılması kadar büyük bir sünnet yok. Bazı alimlere göre sünnetten de ileri vacip, bazılarına göre farz. Veyahut namaz kılanın tadil erkana rahat etmez. Sen şimdi bu sünnet deyip geçiştirebilir misin?

  178. 1:14:12

    Tadil erkansız kılınanda ne kadar tehditler var. Ama sarık sarmadan kılsan yetmiş rekattan faziletten mahrum olursun. Ama tadil erkansız kılarsan e istersen diyor Yahudi öl, ister Hristiyan öl diyor. Kıyamet günü sana ümmetim denmeyecek diyor. E bu namaz kılan da böyle olursa kılmayan ne olur? Kılan bile tadil erkansız kılarsa

  179. 1:14:33

    şimdi tadil erken risalesi yazdık müstakil. O risaleyi insan ilikleri ne kadar işletmesi lazım o namazı kılarken. Tadili erken diye bir şey var. Bu şimdi normal bir sünnet midir? Hangi sünnetlerin sünnetlerin terkinde tehdit varsa bak ben size bir kaide veriyorum, size balık vermiyorum, balık tutmayı öğretiyorum.

  180. 1:14:54

    Hangi sünnetlerin terkinde mesela vitr, vitr vacip diyoruz, bize göre vacip. Ama mesela Şafii mezhebinde sünnet. İmameyne göre sünnet. Ama o sünnet terk edilemeyecek bir sünnet. Ya onlar sünnet diyorlar ama onlar da sünnet derken terki caiz olmayan sünnet diyor. Dikkat et!

  181. 1:15:20

    Ama şimdi sarık sarmayan bizden değildir demiyor. Ama sarık sararsanız şu kadar eftaldir diyor. Şimdi bununla bu bir mi? Kurban mesela, kurban kesmek. Kurban kesmek Hanefi mezhebinde vaciptir. Şafii mezhebinde sünnettir. Ama Şafii mezhebinde sünnet diye geçiştirilecek bir sünnet midir? İmam Şafii ne diyor?

  182. 1:15:43

    Diyor ki, kurban terk edilmesi caiz olmayan bir sünnettir. Yani sünnet dediğin zaman da terk edilmesi caiz olmayanlar var. Anlatabiliyor muyum bilmiyorum. Maddi imkanı olup kurban kesmeyen, vacip kurbanını kesmeyen bizden değildir diyor.

  183. 1:15:59

    Şimdi hangi sünnetin, diyelim Şafii'de sünnet, İmameyne göre sünnet bir şey. Bunlar mesele değil. Mesele hangi sünnet de olsa onu terk edene tehdit varsa, bizden değildir vs. tehdit varsa, işte o zaman o sünnetin terki caiz değil. Anladın mı sen? Sabah namazının sünnetiyle, akşam sünnetiyle, ikindinin ilk sünneti bir değil.

  184. 1:16:28

    Müvekketle gayrimüvekket bir değil. Gayrimüvekketi de Efendi kaçırmıyordu. İkindinin sünnetini kaçıracağını Mahmud ölsün diyordu. Ayrı bir şey. Ama o onun makamı ama biz şimdi normal insanlara anlatırken e sen ikindinin sünnetini kılmadın Resulullah sana şefaat etmeyecek diyebilir miyiz? Ama sen sünneti müvekkedeleri devamlı terk edersen Resulullah

  185. 1:16:52

    sallallahu aleyhi ve sellem'den bir azar işitirsin deriz. Anladın mı? Sünnetiyle şefaat sünnetimi terk edene şefaatim erişmeyecek diyor. E şimdi sen bunu kalkıp adam misvak kullanmadı, sarık sarmadı, cübbe giymedi diye sen şefaattan mahrumsun diyemeyiz. Ama ehli sünnet itikadına muhalifse sana şefaat erişmeyecek deriz.

  186. 1:17:15

    Beş vakit namaz kılmıyorsa şefaat erişmeyecek deriz. Anladın mı? Bunlar biraz ilim ister. Yani yemeğe tuzla başlamak, işte sonunda tuz yemek vs. Bunlar sünnet olduğu rivayette ediliyor vs. Hz. Ali'den de geliyor vs. Birçok sünnet, üç tahap edep var ama hepsini aynı tasnif içerisinde değerlendiremeyiz.

  187. 1:17:39

    Hangisini tehdit varit olduysa onları terk etmek caiz değildir ve onları terk edenler Allah'a sevdiğini iddia edemez, Allah'a sevdiğini iddia ederse yalancı çıkar. Çünkü Allah'ı seviyorsanız bana tabi olacaksın diyor. Anlatabildim mi? Burada tafsilat var, ilim lazım. Onun için ne buyuruyor? Bu sevgi Allah Teala buyuruyor ki Resulüme tam sünnetine tabi olursanız

  188. 1:18:09

    size bir mükafat vaat ettim. Nedir o mükafat? Şu kadar cennette göç, şu kadar sevap, şu kadar fazilet demiyor. Ne diyor? Ben de sizi seveceğim diyor. Peki Allah seni sevdiği zaman iş bitmez mi? Lazım olan hanenin sahibidir, bilmeyenler hanenin talibidir demiş. Yani cennet, huri, köşk, nimet, dünya, ahiret, her şeyi bir tarafa bırak.

  189. 1:18:34

    Allah seni severse seni zayi eder mi? Diyor ki bak, Habibimin sünnetlerine tabi olun, detaya girmeyelim diyor. Ben sizi seveceğim diyor. Ne arıyorsun daha? Belanı mı arıyorsun? Resulullah'a tabi olacaksın o zaman. Başka bir çıkar çaren yok. İtikatta onun gibi inanacaksın. Ehl-i sünnet itikadına sahip olacaksın.

  190. 1:18:55

    Amellerde ona bakacaksın. Farzları, vacipleri yapacaksın. Sünnetlerde müekkedelere çok dikkat edeceksin. Anladın mı? Diğer faziletli amellerde de yapabildiklerini yapmaya çalışacaksın. Falan filan. Şimdi sakal sünnet diyorlar. Sakal sünneti normal bir sünnet mi? nerede sünnet? Müşriklere benzemeyin diyor.

  191. 1:19:16

    Bıyıklarınızı kızaltın, sakalınızı uzatın diyor. Bak müşriklere benzemeyin diyor. Müşriklere benzeyen bizden değildir diyor. Sen şimdi sakalı normal bir sünnet gibi değerlendirebilir misin? Şimdi sakalını tıraş eden bir adam Resulullah'a itibar etmiş olabilir mi? tabi oluyor denebilir mi? Dört mezepte tıraş haram.

  192. 1:19:43

    Hangi sünnetin terk-i haram? Bak şimdi öyle sünnette var öyle sünnette var, bak adam sünnet diyor, sünnet diyorsan ama terk-i caiz olmayan sünnetler var. Bazısı sünnen-i hüda. Mesela sünnen-i hüda, beş vakit namaz, cemaatle namaz kılmak sünnen-i hüda'dandır diyor. Sünnen-i hüda'da İbn-i Mes'ud söylüyor bunu, say hadis.

  193. 1:20:00

    E sünnen-i hüda ne demek? Hidayet sünnetleri. Ama ne diyor? Ve levterektüm sünnetene biikum le daleltüm diyor. Bak şimdi cemaatle namaz kılmadığınız zaman diyor, nerede ezanı duyarsanız girin mescide cemaate katılın diyor. Cemaatle namazı terk ederseniz diyor, sünnet-i hüda-i hidayet sünnetini terk edin.

  194. 1:20:18

    Sünnet-i nebi, nebinizin sünnetini terk edersin, le daleltüm sapıttınız diyor. Şimdi cemaatle namaz sünnettir deyip geçiştirilebilir mi? Terk ettiğin zaman sapıttın diyor sen. Evini gelip yakmak istedim diyor. Böyle bir şey der mi normal başka bir faziletli amele? Bunları sakal, sen ne konuşuyorsun?

  195. 1:20:37

    Bizim dinimizde diyor sakal kesmek yoktur diyor. Ondan sonra Kisra'nın elçileri, bu ne haliniz dedi. Sakallarını kesmişler. Bu ne vaziyetiniz dedi. Bizim kralımız böyle emrediyor, sakalları tıraş ettiriyor dedi. Bizim de Rabbimiz sakalları bırakmamızı emrediyor dedi. Sen şimdi bunu normal bir sünnetliye görebilir misin?

  196. 1:20:58

    Dünya kadar kaynak var evladım, tetebbuatım var. Farzla korkma evladım buyurmuş. Dört mezhep müftüsü Ali Hazretleri Efendi Hazretleri. O kadar dört mezhebi yutmuş. O kadar kaynak buldum diyor. Şimdi her sünnet bir değil. Bazı sünneti, ikindi namazının ilk sünnetini terk etmesen çok iyi olur. Ama kılamadın.

  197. 1:21:18

    Arada kılamıyorsun. Anladın mı sen? Ben sana ne diyemem? Sapıttın. Şefaattan mahrum oldun. Bilmem ne, bilmem ne diyemem ya. Faziletten mahrum oldun. E ne aylık ettin derim ya. Bu ayrı, bu ayrı. Şimdi sakal tıraşla sünnet ondan sonra ikindi sünneti gibi, sen onu görsen ikindi sünneti kılmasa sakalda tıraş desen bir şey değil sünneti terk et.

  198. 1:21:38

    Öyle olur mu? Cemaata gitmesen, evde kılsan, dükkanda kılsan oluyor. Öyle olur mu? Cemaata kılmayanlara dünya kadar tehdit var. İkindiri sünnetini kılmayana bir tehdit yok. Kılana müjde var. Anladın mı? Bunları anlatmaya çalışıyorum. İşte şimdi bir sevgi kula nereden gelecek? Evvela bir insan iyilik bilecek.

  199. 1:22:04

    Ne dedi? Ya Davud Habibni ila ibadi ve habibu ibadi ileyye Efendi Hazreti çok oldu. Ey Davud kulları bu bana sevdir beni kullarıma sevdir. Ya Rabbi bu çok zor iş ben kalpler benim elimde değil. Nasıl sevdireceğim birbirinize? Mevla'da buyurdu ki, ya Davud kullarıma benim nimetlerimi anlat, benim iyiliklerimi duyarlarsa, bunu bize anamız babamız yapmaz ancak Allah'ımız yapar.

  200. 1:22:28

    Onlar beni severler, onlar beni sevince ben de onları severim. Onun için evvela bir kul nimeti bilecek, nimetin sahibini ondan sonra nimetin sahibinin kıymetini bilecek. Bir defa sende en büyük iyilik nedir? Zahiri ve batini görünen ve görünmeyen nimetlerin en büyüğü nedir?

  201. 1:22:48

    Şimdi bunu bilecek burada en büyük nimet ne olduğunu takdir etmesi lazım. O nimetin büyüklüğüne göre sevgisi kuvvetlenecek. Peki Allah Teala'nın kullarına bu kadar iyilikleri var. En büyük iyiliği nedir? Bir defa Allah Teala'nın iman nimeti vermiş. Bu kadar insan kafir, biz Müslümanız. Bu kadar insan Allah bilmiyor, biz Allah'ımızı tanıyoruz.

  202. 1:23:13

    Rabbimize inanıyoruz. Bu kadar insan kimse Allah'ı sevmiyor, Allah'ı tanımıyor, Allah diye bir şey, ne hudud ne sınır bir şey tanımıyor. Biz Allah'ın hududunu, sınırını biliyoruz, Allah'tan korkuyoruz, Allah var ya. Bu en büyük nimetidir. Milyonlarca, milyarlarca insan Allah'tan haberi yok şu an dünyada.

  203. 1:23:33

    Biz kaç kişiyiz Allah'ı bilen tanıyan? İki milyar Müslüman'ım bile hepsi Allah'ı tanıyor mu, Allah'ı biliyor mu, seviyor mu? İki milyar Müslüman'dan bahsediyoruz. Yani Türkiye'de yüz seksen beş doksan milyondan bahsediyoruz. Gavurum diyen yok, herkes Müslümanım diyor. Şunların kaçta kaçısı efendim beş vakit namaz kılıyor.

  204. 1:23:53

    Kaçta kaçısı ehl-i sünnet itikadında haberi var. Allah'a tarif et desen Allah hakkında ne konuşabilir yani? Hiçbir şey bilmiyor Allah. Onun için şimdi bu nimeti takdir etmek lazım. En büyük nimeti, ikinci en büyük nimeti bize peygamber göndermiş. Sallallahu aleyhi ve sellem göndermese, ona Kur'an'ı indirmese, helalları, haramları bildirmese, cenneti, cehennemi,

  205. 1:24:16

    ahireti, ölümü, mahşeri, solumuzu, başımızı, akıbetimizi bildirmese biz sapıtmış kalmışız. Hayvanlardan ne vargımız var? Hayvanlardan da beter insanlar. Hayvanlar bile insanlar kadar canavar olmuyor icabında insan ne canavarlıklar yapıyor. Onun için bizi İslam ile, Kur'an ile ve en büyük nimet Muhammed Mustafa ile sallallahu aleyhi ve sellemin irsaliyle alemlere rahmet olarak

  206. 1:24:42

    göndermiş ve ona tabi olun. Tabi olun. Bak size uyabileceğiniz bütün 24 saati sahabesi tarafından izlenmiş, yatması, kalkması, uyanması, abdesti, tahareti, yemesi, içmesi, her şeyi örnek alınabilecek bir zat gönderdim. Buna tabi olun de buyurmuş. Bundan büyük nimet olur mu? Kim kime tabi olacak belli değil.

  207. 1:25:06

    Herkes kafasına göre bir yol çizerse ne olur? Liderimiz, önderimiz bilmem kim, bilmem kim. Ne bilmem kim ya? Muhammed Mustafa. Sallallahu aleyhi ve sellemden başka önder, lider olur mu? Kim ona tabi olduysa alimlerden, meşayihımızdan. Onlar da onun varisi oldukları için onlara tabi oluyoruz. Asıl tabi olduğumuz nokta Muhammed Mustafa'dır.

  208. 1:25:30

    Sallallahu aleyhi ve sellem. Mahmud Efendi niçin bizim kıymetlimizdir? Şeyh Efendimiz, Müceddinimiz niçin bizim değerlimizdir? Onun sünnetlerini canlandırdı. Onun sünnetlerine tabi oldu. Bize onun sünnetlerini öğretti. Bize onu sevdirdi. Bize onu tanıttı. Bize Allah'ımızı tanıttı. Onun için değerlimizdir.

  209. 1:25:49

    Vesilemizdir. Allah Resulüne aracımızdır yani. Ama şimdi o nereden kazandı o makamı? O Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'e itibaren o kadar kerameti var. O kadar kerameti nereden kazandı yani? Mevla ona o kadar harikulade ilimler verdi. Gaybden ilimler verdi. Neler söylüyordu, neler yapıyordu? O şaşırıyordu, kalıyordu bütün millet.

  210. 1:26:10

    Niye? Niye sende yok, bende yok? Ama o sünnete ne kadar tabi oldu? O kadar ilerledi işte. Sünnete tabi olmaktan geçiyormuş. Resulullah'ı tanımadan kutup olabilir misin? Evtat olabilir misin? Yediler, üçlere girebilir misin? Evliya olabilir misin? Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'i tanımadan kim ne olmuş?

  211. 1:26:28

    Önce Resulullah'ı tanı buyurmuş. Ahmet Rufa Hazretlerine gittin mürit olmaz diyor Ebu Lebbas, Tancı Hazretleri. Ahmet Rufa Hazretleri en büyük veli o zaman, sağ. Dedi ki diyor senin şeyhin ben değilim, sen Kına'ya git. Kına neresi? Mısır'da bir şehir. Orada Abdurrahim var, senin şeyhin odur. E gittim diyor ta Bağdat neresi yani Irak neresi?

  212. 1:26:52

    Ebu Abide kasabası. Bağdat'a da çok uzak. Üç saatlik yol. Oradan Mısır'a gittim diyor. Adamlar mürşit arıyor, şeyh arıyor. Kolay mı öyle? Kabak gibi. Ondan sonra geldim diyor Kına'ya, Abdurrahim Hazretlerine gittim. Dedim sen Ahmet Rufa Hazretleri beni sana gönder. Tamam diyor. Sen Resulullah'ı tanıdın mı?

  213. 1:27:13

    Araf'ta Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Ne diyeceğimi şaşırdım, ben Resulullah'ı tanıdım diyemedim diyor. Halbuki Ebu Lebbas Tancı'yı da büyük mu alim evliya? Tanıdım diyemedim diyor. Evladım diyor senin manevi keşfin diyor Kudüs'te açılacak.

  214. 1:27:29

    Şimdi de Mescid-i Aksa'ya git. Ya ne kadar uzun yollar o zaman. Çok zor ya şimdi uçakla gidemezsin oradan oraya, oradan oraya. Şimdi Kudüs'e git diyor orada keşfin açılacak sonra bana gel diyor. Doğru diyor Mescid-i Aksa'ya gittim. Kudüs'e girdim, Mescid-i Aksa'ya adımımı attım. Bir keşfim açıldı gökler yerler arasındakiler her şey Resulullah ile dolmuş.

  215. 1:27:52

    Sallallahu aleyhi ve sellem yaka zaten uyanıkken gördüm alemler ondan dışarı kalmamış, her yeri kaplamış diyor. Ondan sonra döndüm Kına'ya. Mısır'da bir şehrin adı Kına. Abdurrahman Kınavi Hazretleri. Onu da aslında mağripten de Seyitlerden oldu da oraya gelmiş. Ahmet Nedim Hazretleri, hepsi çoğu mağripten gelmiş Seyitler.

  216. 1:28:13

    Hacı Hazretleri de öyle. Kaddesallahu aleyhi ve sellem. Ondan sonra geldim diyor. Şimdi Resulullah'ı tanıdın mı dedi diyor. El arafte Resulullah. Şimdi tanıdım Efendi Hazretleri. El an kemüle tarikatüke. Senin tarikatın kâmil oldu. Senin seyri sülükün tamam, sen vasıl oldun Allah'a dedi diyor. Çünkü Resulü'nü tanımadan Allah'ı tanıyamazsın dedi diyor.

  217. 1:28:38

    E şimdi adamlar Resulullah öldü işi bitti diyor. E bu peki sivil kalkmış. Ne işi bu Resulullah diyor yönetemiyor kabrinden bir şey yönetemiyor diyor. Yönetse o yönetirdi diyor, o yönetemiyor bir şey diyor. E bu adamlar tarikatı bırak. Bunlar şeriattan haberi var mı acaba? Ha onun için Önce Resulullah'ı tanıyacaksın.

  218. 1:28:59

    Sallallahu aleyhi ve sellem seveceksin. O da seni Allah'a sevdirecek, Allah'ı bulduracak. İşte o zaman Allah kalbine bir nur atacak. O nur sana Efendim görmek lazım olanları parlatacak. Ve Nefsin kemalata Olgunluklara hazırlanacak. Himmetin âli olacak. Azimetin İraden kavi olacak, güçlü olacak. Nefsindeki karanlıklar, tabiatındaki istekler, gayrimeşru şehvetler açılacak.

  219. 1:29:32

    Çünkü nurla zulmet, ışıkla karanlık bir arada bulunamazlar. Sen Allah'ın nimetini Resulullah'a, Sallallahu aleyhi ve sellem sünnetine uyduğun zaman nimetinin kıymetini bildiğin zaman o zaman ruh galip gelecek ve nefis tarafı mağlup düşecek. Sen sonra sünnetlere devam ede ede, ittiba hasebince muhabbet-mahbubiyet birlikte gelişecek.

  220. 1:29:59

    Hem sevmek hem sevilmek. Bu iş ne zaman tamam olacak? Efendim sevdiğini Allah için sevdiğin zaman, kızdığını Allah için kızdığın zaman, o zaman Allah seni, sünneti seni, Habibim ben, Efendi Hazretleri öyle der, ben sizin içinizden bir tek Resulullah'ı seviyorum Sallallahu aleyhi ve sellem. Bir de ona kim ne kadar benzerse onu o kadar seviyorum.

  221. 1:30:23

    Mevla bize böyle buyurdu diyor. Mevla bizi asaletten sevmez diyor. O Resulünü sevdi diyor. Ona kim tabi olduysa, ona tabi olduğu kadar onu da seviyor. Niye? Sevgilimin eserleri üzerinde var diye. Bak dikkat et Efendi Hazretleri bunları senelerce nasıl anlattı işledi yani. İşte bu şekilde Allah da seni sevecek ama Allah seni hem içinle hem dışınla,

  222. 1:30:50

    iman ile, tasdik ile, itaat ile, davetine icabetle ve kalbin seve seve Habibine tabi olduğun zaman Allah'ın sevgisi senin hakkında tahakkuk et. Dünya ve ahiret bütün nimetlerden, cennetlerden daha kıymetli nedir? Allah'ın seni sevmesi ve razı gelmesi. Ama ne buyuruyor bak.

  223. 1:31:16

    Bu hadisi nasıl anlamak lazım? Sizin birinizin imanı kamil olmaz. Ne zamana kadar? Nefsinin arzusu benim getirdiğim şerata tabi oluncaya kadar. Şimdi bak nefis istemeye istemeye, bak nefis istemeye istemeye yine biz şerata tabi olup nefsimizin aleyhine nefisle harp ettiğimiz birçok olay var. Benim de var, sizin de var.

  224. 1:31:41

    Canımız istemiyor o işi ama Allah'ın emri, Rasulünün emri diye ne yapıyoruz? Nefse karşı geliyoruz ama içimize tam o işi ne yapıyormuyoruz? Sindiremiyoruz. Yani canımız onu istemiyor. Ayet-i hadise o şekilde amel etmeye, uymaya istemiyor. Sabah namazına kalkıyoruz. Uyku saatine bu namaz niye koyuldu ama nefisin itirazları vaki oluyor.

  225. 1:32:03

    Birçokları sabah namazını kılanlar da diyor ki en zor bana bu sabah namazı geliyor. Canım bu uykudan uyanmayı hiç istemiyor. Halbuki sabah namazına kalkmayı, uyanmayı insanın canı istemesi lazım. Bayla bayla böyle ne gibi? En sevdiği biriyle buluşmaya gider gibi kalkması lazım. Erkenden hani uçağa hazırlanıyorlar ya, geceden uyuyamadım heyecandan.

  226. 1:32:26

    Yarın bir yere gidiyoruz, tatile binmem ne falan. Sabah namazına öyle hevesli olması lazım. Ama o hevesi bulamıyoruz. Şimdi sallallahu aleyhi ve sellem ne buyuruyor bak. Sizin biriniz benim getirdiğim şeratın emirlerine ve hükümlerine tabi olursa Müslüman olur. Kabul ederse de Müslüman olur. Amel etmese de Müslüman olur.

  227. 1:32:46

    İnandığı için. Ama imanı kamil olmaz. Eğer imanı olgunlaşsın istiyorsan, mükemmeliyet arıyorsan o zaman ne olacak? Onun canının isteği benim getirdiğim şerata tabi olacak. Yani şeratın her sünnetini, her emrini istekle karşılayacak. İstekle. Ne diyor? Ey beni canı gibi seven ümmetim, hem seve canı gibi her sünnetim.

  228. 1:33:16

    E sen şimdi benim ümmetimsin, beni seviyor musun diyor. Hepimiz diyoruz ki ya Resulallah kurban olayım sana anam babam feda olsun. Canımdan daha ilerisin. Ama her sünnet bize öyle canımızdan daha tatlı geliyor mu? E gelmiyorsa. O zaman diyor beni canından çok seviyorsan her sünnetim de senin kurtuluşun için o sünnetler.

  229. 1:33:35

    Allah göndermiş. O sünnetler senin kurtuluşun. Onda bana kar yok. Onda sana kar var. O sünnetle amel et. Nefsine muhalefet et. İki can da kazanacaksın diyor. İşte onun için nefsin isteğini yani miras taksiminde, şerata göre taksimde çarşaflılardan bile itiraz eden çıkıyor. Beş vakit namaz kılanlardan hele ki iş parayla ilgili bir şey olduğu zaman böyle de olmaz diyor.

  230. 1:34:04

    Herkesin nefsinin bir kırmızı çizgileri var. En takva, en düzgün adam zannettiğin teheccüd kazası yok, tarikat dersi kazası yok. Nasırına basıyorsun, bir bakıyorsun bindiriyor. Ya nerede kaldı sabır? Nerede kaldı şükür? Nerede kaldı kötülüğe, iyilikte muamele? Nerede kaldı Kur'an, sünnet? Bir şey yok.

  231. 1:34:26

    Dümdüz. Onun için şimdi Efendi Hazretlerine bakıyorum. Bir de kendime bakıyorum. Yani şimdi o kadar yanda kaldığıma göre Efendi Hazretleri bu farzlara, vaciplere, sünnet, müstehab, edep, bir ufacık edep, en zor zamanda, en ağır en ağır yorgun, argın, iki gün, üç günde uyumamışız, Kabe'de

  232. 1:34:47

    yayan gitmişiz, yirmi beş kilometre Müzdelifeler, Arafatlar gittiler, geldiler, gelmişiz orada. Haccın da işte farz tabafını yapmışız, zaten kaç gündür uykusuzuz. Bütün millet dökülüyor, sökülüyor. Oradan sahih yapmışız, farz tabafın namazı vacip, iki rekat kılmışız, Ondan sonra sahiden sonra bitmişiz, yeniden mineye çıkacağız.

  233. 1:35:11

    Hani oradaki otele de gidemiyoruz, mina geceleri sünnet, mina'da kalmamız, şafide vacip o. Minaya döneceğiz, o yollar tıkalı o zaman, şimdi biraz daha açık, ben yirmi beş senedir haccı yapmıyorum. Ondan sonra belki daha fazla. Yani yollar tıkalı, yolda da saatlerce bekleyeceğiz. O belli bir şey, çünkü herkes farz tabafı ifazayı yapıp yeniden minaya çıkış.

  234. 1:35:33

    Ya arkadaş sahih yapmışız, bitmişiz. Ben orada kitaptan bir şey söylüyorum, kendim olsam belki, yani şimdi yapıyorum, şimdi doğruyu konuşalım. Sahiden sonra da iki rekat müstahap namaz var. Vacip değil, müstahap, sahih namazı. Onu kılarım yani, arkadaşlara da söylerim ama efendilerden öyle gördüm. Ondan sonra kitaba bak bakalım, burada bir namaz var mı dedi.

  235. 1:35:56

    Baktım şimdi farz tabafta, normal tabaftan sonra her tabafta, tabaf sünnet bile olsa tabafı bitirince namazı vacip. O normal sünnet tabafı, nafile tabaf bile yapsan, iki rekat tabaftan sonra namaz kılmak vacip. O ayrı bir şey, o ayrı bir şey. Anladım. Sahiden sonraki namaz ne? Müstahap. Eşin ne var dedi, burada namaz var mı dedi.

  236. 1:36:18

    Baktım kitaba, var dedim. Millet nasıl dökülüyor biliyor musun? Adamın biri, en eski ihvan, yumruğu bir kaldırdı bana. Ulan niye var diyorsun dedi. Ulan efendi hazretleri soruyor efendiye, yalan mı konuşacaksın? Aliülkarin, İrşad-ı Şari'den, efendi hazretleri oku dedi, burada namaz var mı dedi. Dedim ki efendi hazretleri, müstahap.

  237. 1:36:42

    Şimdi onlar işte sünnet değil falan başlattılar, kılmamak için öyle yorgunuz ama. Efendi hazretleri dedi ki, müstahap ne demek dedi, Allah'ın sevdiği şey demek dedi, ne demek dedi, kılacağız dedi. Ondan sonra adam bana böyle bir kaldırdı böyle, Hacer-ül Esved'in orada. Bir vuracaktı bana, zor kaçtım yani.

  238. 1:36:59

    Niye? Niye dedi namaz çıkarıyorsun arkadaş, dedi bu kadar haç yaptık ha böyle namazlar çıkmadı dedi ya. Tam da ofluk atıyla, o da ofluğun biri zaten. Böyle, beni dövecek adam. Şimdi bu adamın nefsi, efendi hazretlerine, o da haç yaptı, o da haç yaptı, o da haç yaptı, şimdi haçı bitirdik yani. Efendinin canı, sünnete, müstahaba ne kadar yorgun olursa olsun,

  239. 1:37:25

    ölümüne onu seviyor, canından çok seviyor, canım çıksın da ben bu sünneti yapayım diyor ya. Ama benim canım öyle değilse, Resulullah da buyuruyor ki, benim getirdiğim şerata canın istemedikçe, bak canın isteyecek, yapmak da değil, O canının istemesi herkese nasip olan bir makam değil. İşte o zaman imanın kamil olur diyor.

  240. 1:37:50

    Burayı doğru anlayalım kardeş. Şimdi bu kadar insan gördük, bu kadar evliya gördük, bu kadar alim gördük, hepsiyle de oturduk, konuştuk, kalktık, yedik, içtik ama bir efendi gibisin göremedik. Niye göremedik? E canını veriyor, sünnete müstahabı. Yahu diyor Mahmut ölsün de diyor, dört dakikadır kendinin sünneti ki normalde terk etsen bir günahı yok, vebali yok.

  241. 1:38:14

    Ama diyor canımı veririm diyor, öleyim de diyor nasip olmasın, illa kılayım diyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetine böyle bağlı. Sünnet arıyor yapmak için, müstahab arıyor yapmak için. Biz ne arıyoruz? Kaçmak için. Farz mı? Değil. Vacip mi? Değil. Tamam ya vacip dediysem. Hadi bakalım.

  242. 1:38:35

    Bizim İslam anlayışımızla evet Allah dostları helike efendisi gibi verilir. Onun için niye Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem en çok onu sever? Sünnetini kim ne kadar yaşatıyorsa Allah da onu sever, Resul de onu sever kardeşim. Seni beni de sever ne kadar? Sünnete ittibamız katar. Müslümanız elhamdülillah, biz de sünnete ittiba ediyoruz.

  243. 1:38:57

    Tabi itikat makamından başta olmak üzere ehl-i sünnetiz tamam bunlar çok önemli. Allah için faziletler, Allah bizi sever tabi ki. Ehl-i sünneti ehl-i bidatla bir tutar mı Allah? Ama sevgi, itaat ister. Onun için bu arada senin Allah'ı sevmenden daha önemlisi Allah seni seviyor mu? Sen Allah'ı seviyorum.

  244. 1:39:18

    Hakk'ı sevsen Allah seni sever. Ama seviyorum sözüyle Allah adamı sevmez. Sözünün tasdiki Fettebiuni, bana tabi olacaksınız Resulullah buyuruyor. Yuhbibkumu Allah, Allah da sizi sevecek buyuruyor. Onun için itaat lazım, teslimiyet lazım. Alametül muhabbeti lillah Haris-i Muhasibi Hazretleri buyurmuş.

  245. 1:39:40

    Allah'ı sevmenden büyük alamet ne? İttibam ve rızâtillah. Allah neden razı, neden razı değil. Onu soruşturacaksın. Her işte razı olduğu şeyi yapacaksın. Razı değilse yapmayacaksın. Birinci alamet. Vettemessükü bi sünneti rasûlillah. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu işte ne yaptı, ne yapmadı.

  246. 1:39:59

    Nasıl yaptıysa öyle yapacaksın. Yapmadığı şekilde yapmayacaksın. İşte o zaman Allah'a sevdiğinin alameti Allah'a sevdiğinin alameti zahir olacak. Ve o zaman imanın helaveti, helâveti, tadı, efendim insanın kalbinde yerleşecektir. Oradan devam Buradan devam edeceğim. edeceğim. Şu bir kalem varsa verirseniz bir işaretle koyayım, kendime de bir efendim.

  247. 1:40:25

    Önümüzdeki perşembe bunu ayıracağız inşallah. Mevlid-i Şerif'ten evvel. Tabi biz Rab'biyle evvel aynı tümünde Mevlid ayı bitene kadar zaten iki, üç ders bu muhabbet alametlerini yapacağız. İnşallahurrahman. Şimdi yarın cuma Rab'biyle evvel ayının biri olmak asebiyle sizlere bir dua söylüyorum. On iki gün devam edeceğiz.

  248. 1:40:53

    On ikinci gün zaten kısa bir dua, kolay bir dua. O da bize inşallah maddi ve manevi çok sıkıntılarımızın olduğu şu bereketsiz dönemde Resulullah'ın bereketlerini getirecektir inşallahurrahman. Lale Gül dergimizde efendim kardeşlerim bir dua. Büyük veli Ahmet Eşcinavi Hazretleri çok büyük bir veli. Bu sabah bütün onun kitabıyla meşguldüm yani.

  249. 1:41:29

    diye. Böyle bir şey yok. Nasıl bir makamlar, nasıl bir ilimler Allah Allah Ahmet Eşcinavi velilerin büyüklerinden. O buyuruyor Rab'biyle evvel ayından Mevlid günü dahil olmak üzere yani şu anda bu sene için konuşuyorum. On iki gün okunacak bir dua. Her gün efendim bir kere okunuyor. 14 Ağustos cuma yarın başlıyor.

  250. 1:41:59

    25 Ağustos Salı dahil. Salı ne günü? Mevlid'in günü. Yani 24'ü gecesi 25'e bağlayan, 11-12'ye bağlayan gecesi, 12. günde okuyacağız. Yani yarın bir dediğimiz zaman Mevlid sabahı Efendim Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in alemleri şereflendirdiği sabah yani 12'si oluyor Rab'biyle evvelin. Gecede biz burada Mevlid-i Şerif'i kıraat edeceğiz, toplanıyoruz ya.

  251. 1:42:25

    Pazartesi Salı'ya bağlanır. Salı da Mevlid'in günü oluyor. İşte o günde dahil olmak üzere 12 gün bu dua okursa efendim ya da ömrünün her günü bu duayı okursa şimdi biz her günü okuyamayacağımıza göre bu 12 gün en azından bu 12 günü okursak her gün okursan zaten 12 günü de okumuş oluyorsun. Ama şimdi her günü okuyamayacaksan 12 günü kaçırma.

  252. 1:42:50

    Okursa diyor onun bütün senesi bolluk ve bereket içinde geçecek. Bak hepinizin maddi sıkıntılarınız var. Ben de var, sizde de var. Bu maddi bolluk isteyen, bereket isteyen. Bereket ayrı bir şey. Maaşın az olabilir, bereketin çok olabilir. Maaşın çok olabilir, bereketin az olabilir. Maaşı çok olan geçinemeyebilir, maaşı az olan huzurlu geçinebilir.

  253. 1:43:15

    Bu Allah'ın verdiği bir bereket. Çünkü Allah'ına göre masraf çıkartmaz, hastalık çıkartmaz, bela çıkartmaz, harcatmaz. Öbürünün maaşı çok olur ama iki katı da bela gelirse para yetmez. Onun için bereket ayrı bir şey. Senesi bolluk, bereketle geçecek. Sonra da cennete hesapsız girecek diyor. Mevlid ayının birinden başlıyor, 12 seferden.

  254. 1:43:38

    O sene ölürse her sene bu var. dedim mi, bu şekilde hadis-i şeriflerde ve rivayetlerde ben gördüm diyor. Bu dua yedi kere laf sayı celal, yedi kere rahman, yedi kere rahim, yedi kere elhannan, yedi kere elmennan, yedi kere deyyan, yedi kere sübhan ismi şerifi. Laf sayı celal zaten bütün esmayı cem etmiş ismi şerifler.

  255. 1:44:04

    Elrahman ismi, elrahim ismi bunların manalarını eddeyyan ne demek, elmennan ne demek, elhannan ne demek, sübhan ne demek. Bunları dergide 76 77. sayfada zikrettik. Çok kısa bir dua, çok feyizli bir dua, kolay bir dua, bismillahirrahmanirrahim ile başlıyor. Yedi kere laf sayı celal, yedi kere ya rahman, yedi kere ya rahim, yedi kere.

  256. 1:44:28

    Böyle devam ediyor. Bunu Allah unutturmasın. Ben arkadaşlara tembih ediyorum. Bak safer ayı çıktı. Bugün sondu. Otuz gün, bir gün bir unuttum, bir gittiğim yerde. onu da hemen akşam namazından sonra okudum ama 30 günün 30'u o uzun bir sayfalık duayı elhamdülillah bir daha seneye kadar etrafımda bela dolaşmaz inşâAllah okudum mesele bu zaten bir ay da değil 12 gün

  257. 1:44:56

    kandil günü sabahında okuruz bitecek inşâAllah size bunu tavsiye ediyorum bolluğunuz için, bereketiniz için ölüm gelirse bu sene cennete girebilmemiz için Allah'a yalvaralım, Allah'ın ismi şerifleri, hepsi Allah'ın ismi şerifleri sayfa 76-77 haftaya perşembede bir salavat var çok önemli onu da arz ederim zaten başında

  258. 1:45:18

    Resûlullah'ın faziletleri ve salavat-ı şerife okumanın meziyetleri birinci dersimin yazısı 14. sayfada başlıyor orada öğle ilimler yazdım, sohbetlerde bu zamana kadar konuşmadığım şeyler onları ben efendim ne yaptım, tercüme ettim sayfa 14, o yazıyı mutlaka okuyun, bak emek ettim oturdum kitap çalışır gibi dergiye makale yazdım

  259. 1:45:47

    Resûlullah'ın sayfası olduğu zaman böyle yapıyorum Mevlid bir dahaki ayı da hazırlıyorum şimdi yani 14. sayfada başlamış 26'da bitmiş dergide 14-26 başında Efendimiz'in sohbetlerini mutlaka okuyalım 14-26'da da Resûlullah Efendimiz'in belki de hiç duymadığınız, hakikaten duymamış olabilirsiniz İmam Efşi Hazretleri farklı faziletlerini yazmış

  260. 1:46:13

    yani Resûlullah'tan bahseden bir şeyi onu tanımak onu sevmeye yol açar tanımayan sevemez ne kadar tanırsan o kadar seversin Allah'ın ona ne kadar değer verdiğini hakkında yazdım ben bunu onun için dergideki bu yazıyı mutlaka Resûlullah'ın hatırı için Mevlid ayının şerefi bahşi için okuyalım, niye tanıyalım, niye tanırdığımız kadar sevgimiz artsın

  261. 1:46:35

    sevgimiz arttıkça ittibamız artsın ittibamız arttıkça Allah'ın bize sevgisi artsın ve böylece Allah'ın rızasına nail olmak cümlemize müyesser olsun Amin, Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin Nebiyyil Ümmi El Habibil Alil Kadri El Azimil Cahi ve ala Ali ve sahibi ve sellim Amin Vefat edenlerden Zeynep Kadriye, Gülşen Gülperi

  262. 1:47:10

    Kinyaz, Aişe, Demet, Rafika, Hadice, Halide, Kevser Taliye, Yonca Afaik, İden, Azmiye, Fatıma, Elmas, Fidan Fadime, Kerime Meyitelere rahmet eyle, azapları varsa raf eyle Amin Ya Rabbi Vefat edenlerden Murat, Ali, Galil, Can Harun, Süleyman, Ramazan Yüksel Hüseyin, Rasim, Metin Samet, Mustafa, Rasul, Şaban Avni, Hamdi, İbrahim, Selahaddin Cavit, Enes, Utku, Nazım

  263. 1:47:36

    Gaffer, Ahmet, Mehmet, Musa, Zekeriyya, Kemal, Hakkı, İhsan Sinan, Halit, Niyazi, Yavuz Ya Rabbi soyadlarını da biliyorsun Kabirlerini de biliyorsun Hallerini de görüyorsun Şu rahmet ellil aleminin mevlid-i hürmetine varsa azapları yakma Ya Rabbi Kabirlerini cennet bahçesine çevir Ya Rabbi Müslüman olarak öldülerse Ya Rabbi Günahlarını mağfiret eyle Ya Rabbi

  264. 1:48:00

    Bu cemaatin dualarıyla Ya Rabbi Bize de ölürken Kelime-i şehadetle üstü katımeyle Nasip eyle Ya Rabbi Erbaa için buyurun Eşhedü en la ilahe illallah Ve eşhedü enne Muhammeden abdûhü ve resûlühü La ilahe illallah Muhammedun Resûlullah Fî kulli lem'hatin ve nefesin adedemâ Ves'ahü ilmullah Allah, Allah, Allah Celle Şanika, Celle Celaluhu Ya Rabbel alemin Hediyelerimizi vasıl eyle

  265. 1:48:30

    Erbane hediye edin, ihsal eyle Ruhaniyetlerini haberdar eyle Ya Rabbi bizi affeyle, mağfiret eyle Ya Rabbi buradan çıkmadan mağfiret zibnesine hak eyle Cennetinle, cemaatinle müşerref eyle Rızanı bahşeyle Habibi'nin sünnetlerini canı gibi bilmek nasip eyle Hakkıyla ittibamı yassar eyle Ona tabi olduğumuz için Senin muhabbetine nail eyle

  266. 1:48:53

    Senin rızanı, muhabbetini kazanmadan canlarımızı çıkartma Ya Rabbel alemin Mevlid ayını çok iyi değerlendirmek nasip eyle Salavat şerifeleri artırmak nasip eyle Mevlid şerif gecesi çok bereketler üzerimize izah eyle Vatanımıza, milletimize, İstanbul'umuza, Fatih'imize Okunan bölgelere eman eyle Ya Rabbi Emniyetler, huzurlar, güvenler, bereketler, bolluklar ihsan eyle

  267. 1:49:19

    Şu pahalılığı ortadan kaldır, izah eyle Ya Rabbel alemin ve ahirin nasirin amin Diyenlerin harcamdan azad eyle Amin amin Bi hurmati l-Aliyyi ve bi hurmati l-Fatihi Muhammedin ve alihi ve sahibiyye Salli ve teslim eyle Elhamdülillah Rabbil alemin Hayırların fethi için Şerlerin defhi için Gazze'nin, Doğu Türkistan'ın, Mayanmar'ın

  268. 1:49:39

    Mayanmar'ın kalesi için, esir Müslümanların hapishanelerden kurtuluşu için, kafirlerin Yahudi nesaranın kahri için, katli için ve bir an evvel ehli İslam'ın izzeti için Müslümanların aileleriyle hayırla esirlerin buluşması için. Fatiha şerife ne niyetler sokulursa onun için el Fatiha.