2:02:17 / 2:58:13

  1. 00:18

    Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil alemin Es-salâtu ves-selâmu alâ seyyidil murselîn Muhammedin ve alâ aleyhi ve sahbihî ecmaîn Kıymetli dinleyenlerimiz, Bugün mescidde de Mescidde de gelmek istedim, fakat arkadaşlar

  2. 00:44

    haftaya olsun dediler. Onun için haftaya inşâAllah Rabbim nasip ederse mübarek cuma gecesini yani Ahmet Yesevi derneğinde ihya ederiz, sohbetimizi oradan sizinle birlikte, tabii kalabalık cemaatle birlikte konuşulsun, ders yapılsın, çok istiyorum ama görüyorsunuz memleketin şartları müsait değil. Ancak inşâAllah haftaya Allah nasip ederse biz de oradan inşâAllah

  3. 01:21

    Orada bir medrese Ahmet Yesevi Derneğimiz yaptırdı Etöpya'daki talebeler için. O medresenin açılışını yapacağız inşâAllah. Hazreti Necaşi'nin yanında Radıyallâhu Teâlâ Hazreti Necaşi, 27 sahabe orada var. Çok kıymetli bir yer. Hazreti Necaşi İslâm'a çok hizmet etti. İlk hicret ona gerçekleştirildi. Sahabeyi müdafaa ettiği Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'i bir annemizle

  4. 01:51

    evlendirdi. Yani Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e çok iyilikleri oldu. Kur'ân-ı Kerim ondan bahsediyor. Âyetler ondan bahsediyor. Dualarını Kur'ân'ına zikrediyor Kur'ân-ı Kerim, Allah'ın. Onların dualarını zikrediyor yani. Çok büyük bir insan. Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem kıyâbe cenaze namazını kıldı.

  5. 02:10

    Yani görülmemiş bir şey. Onun için kabrine nur yağdığı görülüyor. Yani tabii şimdi de keşfe açık olan görür ama kitaplar böyle zikrediyor. Kabrine nur yağdığı görülüyor. Orada dua yüzde yüz müstecaptır inşâAllah. Hem helâllaşırız hem inşâAllah. Dua emanet alırım inşâAllah. Sizin de dualarınız var işte memleketimiz için.

  6. 02:32

    Ehl-i Sünnet için, hizmetlerin devamı vekâsı için inşâAllah. Çok dualar. Dualar etmek nasip olur ve duaların kabul eseri zuhur eder inşâAllah. Biz gelmeden evvel Rabbim neler halk eder ve bir de bakarsın Efendi Hazretleri Rabbim halâs eder bu sıkıntılardan. Ve efendim memlekette bir ferahlık, bir emniyet, güvence olur inşâAllah.

  7. 02:55

    Duaların işte tesiri reddedilemez, inkar edilemez. Evliyaullah'ın kabirleri yanında Hz. Necaşi gibi böyle Kur'an-ı Kerim'de bahsi geçen bir zat ve 27 sahabenin huzurunda yapılan dualar asla reddedilmez. Onun için inşâAllah haftaya Perşembe akşamı yani saat 8'den sonra buluşuruz.

  8. 03:15

    İnşâAllah biz efendim sizlerden de dualar, emanetler almak suretiyle hayırlısıyla gideriz, geliriz inşâAllah. Perşembe buluşalım inşâAllahurrahman. Eyyühel velet dersini tabii hızlı ibare verip geçemiyorum. Bundan dolayı biraz şerhe giriyorum, izaha giriyorum. Tabi ilim oluyor, boş iş olmuyor ama ne yapalım inşâAllah dersi sırayla takip ediyorum.

  9. 03:55

    Sizlerle de paylaşıyorum. Çok da istifade olduğunu düşünüyorum. Vaaz etmesi gereken kişilere nasihat etti. Bu nasihat ibare olarak hızlı yani okuyayım, sonra tefsirine ve şerhine geçeyim. Çünkü ikisi aynı anda olunca karışıklık oluyor. İlk bölümde dördüncü maddeye geldik. Dördüncü madde neydi? Mümkünse vaaz etme, öne geçme, işlerine karışma dedi İmam Gazali.

  10. 04:33

    İmam Gazali Hazretleri kendisinden nasihat isteyen talebesine ey oğul diye başladığı vasiyetlerinde buyurdu ki, elinde olduğu sürece vaazlık yapma işini üstlenme. Ama mecbur olursan, işte cenaze ortada kalıyor meselesi gibi farz-ı kifaye oluyor. Yani şimdi benim başımda olduğu gibi. Birçok fitneden, kargaşadan kaçmam lazım.

  11. 05:04

    Birçok eziyet çektim, çile çekiyorum hâlâ da. Ama yani vaaz etmekten, sohbet yapmaktan vazgeçemiyorum. Geri duramıyorum. Esasen istediğim, atladığım bir şey değil. Ama işte cenaze ortada kaldı meselesi var. Bizim temas ettiğimiz konulara, bizim ağzımızla, bizim üslubumuzla temas edilmiyor maalesef. Bu boşlukta bize vazife yüklüyor.

  12. 05:30

    Vazife yapmayınca da daha büyük belaya düşerim, mesul olurum ahirette diye mecburen bu sohbetlere devam ediyorum yani. Keyfimden de değil. Buradan meşhur olayım diye değil, para alıyorum diye değil hiçbir şey. Sohbetlerle ilgili bir ne para aldığım var, ne efendim bir şeyim var yani. Ama bu mecbur oluyoruz.

  13. 05:48

    Keşke bu işi ifade edecek hocaefendiler yetişseydiler. Yani hocalar çok da hitabet üslubu, konuşma şekliyle insanlara Allah'ın yaratacağı bir tesir tabii ayrı bir şey. Bir de doğruları çekinmeden söyleyebilmek meselesi. Söyleyebilmek bu da önem arz ediyor. Bundan dolayı yani vaazlıktan sakın diyor. Ama illa da mecbursan o zaman dört şeyden sakın buyurdu.

  14. 06:18

    Birisi yapmacık laflar, sözler, edebiyatlar işte laf salataları falan bunlardan kaç. Bunlar feyzi, bereketi, tesiri kaçırır. Böyle yani kelimeleri seçerek, cümleleri ayarlayarak konuşmak suretiyle insanları nasıl etkilerim falan ağlatırım, zıplatırım. Bu şeyler riyaya gösterişe girer, amellerine hatta ders sevabını iptal eder buyuruyor.

  15. 06:41

    İkinci maddesinde derdin niyetinde işte cemaatim çok olsun, kalabalık toplansın. İşte insanlara öyle bir konuşayım ki ağlatayım, sızlatayım, bağırtayım. O, bu hocanı gündüz etkiliyor, işte milleti ağlatıyor falan desinler. Bunlar şirktir, gizli şirktir tabii. İnsanın gavuru olmaz ama büyük günahkar olur.

  16. 07:03

    Bunlar da derdin olmasın. Derdin işte ahireti düşünmek. Önümüzde kabir var, mahşer var. Mahşerin uzunluğu, ahiretin hesabı, muhasebesi yani o kadar zor ki Evliyaullah'ın konuştuklarını okuduğumuz zaman yani öyle bir takva insanlar, takva sahibi veliler bu kadar korkmuşlar, uyumamışlar, yememişler, içmemişler.

  17. 07:24

    Şimdi bizim durumumuza baktığın zaman yani aklar ziyan yani. Normal akıllı durumda değiliz. Yani ahiret aklımız hiç çalışmıyor demektir. Yoksa bizim keyfimiz daha çok kaçmalı. Yani vaaz edenin dinleyenden çok kaçmalı. Çünkü mesuliyeti fazla, ilmi fazlaysa sorusu cevabı fazla olacak. Vesaire.

  18. 07:45

    Ama senin derdin bu olmayıp da işte kalabalık mı, cemaat oldu mu, kim geldi, kim çıktı falan, zenginler geliyor mu falan. İşte hava atacağın insanlar olsun mecliste falan. Bunlar çok ayıp şeyler. Allah için vaaz edenin işi değil yani ama nefis. Nefis taşıyoruz yani. Onun için bizi uyarıyor ikinci konuda.

  19. 08:06

    Üçüncü sakınman gereken geçen haftanın dersiydi. Orada da buyurdu ki devlet reisleriyle, yöneticilerle işte her beldenin kaymakamından tut da amirinden, padişahından çık. Bunlarla çok karışıp görüşme, çok muhatap olma. Yani afet, musibet gelir, sıkıntılıdır. Kurbi Sultan Ateşi Suzan dedik. Yani mecbur olsan da çok methetme, çok övgüde bulunma.

  20. 08:38

    Yani onların işlerinde yanlışlar olabilir, zulümler olabilir, haramlar olabilir, günahlar olabilir. Yani insanlar en neticede kuldur. Peygamber değil kimse, masum değildir. O zaman sen onları methü senâ ederek ortak olursun, tasvip etmiş olursun. Onun için en azından nasihat ediyorsan et ama methü senâ etmemeye gayret et buyurmuştu.

  21. 09:05

    Şimdi dördüncü maddeye geldik. Terk etmen gereken şeylerin dördüncüsü. Yani vaazlık yapacaksan, hocalık yapacaksan, din adına konuşacaksan, fetva vereceksen, öyle millette bir teveccüh olur sana, etki olur senin, etkin olursa, burada sorumluluk yükleniyorsun. Buna göre ne yapmaman lazım? Hiçbir şey kabul etmemen lazım.

  22. 09:31

    Neden? Padişahların, devlet reislerinin bahşişlerinden, hediyelerinden. Yani hediye verebilirler, bahşişler verebilirler falan filan. Ve in âlimte sen bilsen de ennehâ bunlâ minel helâl. Helal olduklarını bilsen de, yani haramı zaten kabul edemezsin. Milletin malını gasp etmiş, oradan sana veriyorsa bunu bilerekten nasıl alacaksın?

  23. 09:57

    Hediye ediyorum ya, hediye ediyorsun da adamın parasını gasp ediyorsun. Adamın parasını gasp etmişsen bunun böyle hediyesi mi olur? Ama helal olduğunu bilsen de, yine de bir devlet yönetenlerin hediyelerini kabul etme diyor. Tabi bu takva itibariyle'dir. Çünkü fetva itibariyle hediye kabul etmek vardır.

  24. 10:21

    Ama ihtiyat evladır. Karşılıklı şüphe olabilir mallarında diye. Bundan dolayı, tabi sahabe arasında da bu konuda tatbikat farklı olmuştur. Ebu Zer radıyallâhu anh hazretlerine 100 dinar mı neyse bir hediye, bir emir verdiği zaman o, yani herkese veriyor musun böyle hediye, bana niye veriyorsun şeklinde bir çıkış yapmıştır.

  25. 10:49

    Ama İbni Abbas hazretleri ki fıkıhta Ebu Zer hazretlerinden çok üstündür. Şimdi dört Abdullah'tan ikisi zaten onlar, Abdullah İbni Abbas, Abdullah İbni Ömer. Onlar hediyeleri kabul ederlerdi. Yani devlet reisinden de gelse kabul ederlerdi. Demek ki burada haram manasında bir şey konuşulmuyor.

  26. 11:10

    Ama takva ve ihtiyat bakımından, tabi sen de İbni Ömer değilsin, İbni Abbas hiç değilsin. Çünkü onlar en azından bir hediyeyi kabul etseler de hakkını yapmazlar, gizlemezler. Bir kişi bana ileride yine hediyeyi devam ettirir diye bu konuyu kapatayım demezler. Harama göz yummazlar. Şerhatsızlıklara müsaade etmezler.

  27. 11:37

    Şimdi onlar gibi insanlar nerede? Onun için kabul etmemek evla olur diyor. Liyannettam aminum çünkü bir beklentiye girersin. Yöneticilerden beklentiye girersen yüksedildiğin dini bozar. Şimdi bu da bir beklenti değil. Para beklenti olmuyor. Rütbe oluyor.

  28. 12:04

    Yani din adına konuşuyorum şimdi. Bakanlık zaten hocayı bakan etmezler de. Dekanlık oluyor mesela bir üniversitede bir ilahiyatçı için. Alim adam, ehli sünnet adam tabii ki. Fakat tabii bir makam mevkii de itibar yani. Yeni üniversiteler kuruluyor. Adam üniversite dekanı oluyor. İşte Göktepe'den başkan oluyor.

  29. 12:24

    Yani memuriyet. Bu memuriyet beklentileri iyi şeyler değildir. Çünkü vazifeler verilmelidir, istenmemelidir. Vazifeyi veren mevkiler ehliyet ve liyakat esasına dayalı ihtiyar ve intikam seçim yapmalıdır. Bana yakın, benim görüşüme yakın, benim adamım, ben ne dersem onu yapar şeklinde bir yaklaşım haramdır.

  30. 12:50

    Onun için burada vazife sana tevdi edilince yani bunu yapar mısın, burada en ehil seni görüyoruz hükümet tarafından, devlet tarafından denmesi beklenilmelidir. Kuyruğa girip, sıraya girip illa beni dekan yapın, illa beni şurada muvazzaf yapın şeklinde ki yaklaşımlar İslamiyet'te uygun şeyler Değil de, çünkü Bukhara Hadis-i Şerifinde de devlet reisliği de aynı tabii de.

  31. 13:15

    Hadis-i Şerif'te ne buyuruluyor? Yani inneke inselta veya talepta olabilir. Mükilte ileyha. Yani sen bir makama gelmeyi istersen, kendin talep edip de bunu zorlayıp hatta bir yere gelirsen, Allah seni o makamla baş başa bırakır, hadi becer de görelim, muvaffak ol da bakalım. Bu Bukhara Hadisi. Ama veyn rutite üinti aleyha diye yani lafız şey olabilir tabii

  32. 13:53

    Hadis-i Şerifi böyle hatırlıyorum. Ama sana verilirse bir makam yani şu işi yap denilirse, sen buna layık görülürsen o zaman Allah tarafından sana yardım edilir. O işi becerttirir Mevla. Ama sen talep ettiysen yani ne atlıyorsun her işe yani ne mesuliyetli işlere giriyorsun al da gör. Buyurulur diyor Bukhara Hadisinde.

  33. 14:15

    Bundan dolayı yani inşallah yetkililer ehil insanları ararlar arıyorlardır Ama bakıyorum aşağıda çok bir talep ve hırs ve beklentiyle kuyruk olanları da duyuyorum. Şu işi bana verin, bu işi bana verin. Bunları da zora sokan işler. Yani ehli misin? Bırak da onlar tercihini yapsın yani. Yetkili makamlar daha araştırırlar.

  34. 14:43

    İnsan kendine ben bu işin ehliyim der mi ya? Biraz da ayıp yani zaten bu utanmazlığı gösteren zaten layık olmadığı anlaşılıyor. Çünkü utanmazlıktır değil mi? Bana ver bu işi. Yapmamak lazım. Yani bir beklentiye girersen diyor, dini bozar diyor. Yanlış görüşün konuşamazsın, iyiliği emredemezsin, kötülükten ne edemezsin, harama dur diyemezsin,

  35. 15:10

    el-Sünnet'e muhalif olaylara rastlarsın, bana ne dersin, değil mi bunlar? Uygun şeyler değil. Ee, geçmiş alimler, yani neler anlatılıyor illa ki, hatta makam sahipleri, görev sahipleri, ya Ömer Nasuh Efendi Diyanet Reisi'ydi ya, birkaç yanlış yanlış fetva aç dediler, veya kitabına uydur dediler. Yani tabii bunlar 40 sene evvelki şeyleri konuşuyoruz, 40-50 sene.

  36. 15:37

    Ömer Nasuh Efendi diyor, istifa et diyor. E çünkü neden? Ben yani Diyanet Reisi'ysem sana, kitaba uymayan işe sana fetva veremem mi? Dedi. Yani bir istifa diye bir mekanizma var. Ama işleten var mı? Yok, bir yere gelen, mahkeme kadı yemik gibi, tapulumal gibi oturuyor kardeşim. Yani sen, memuriyet ennaatinde.

  37. 16:01

    E, o zaman, işte burada anlatıyor, Evliya Sultan Ebu Hıyas Eczâid Hazretleri, Bukhara'da devamlı mezarlıklarda durmuş. Sonra, şehre girmiş, yani hep mezarlıklarda ibadetle meşgul olurmuş. Sonra Bukhara yani merkeze, şehrin merkezine gelmiş. Allah yolunda sevdiği bir din kardeşi mübarek, çünkü o çok büyük sevaptır.

  38. 16:24

    Allah için sevdiğim birini ziyaret etmek. Yani mezarlıklarda da ibadetle meşgul oluyor ama demiş, bir de bu ibadeti yapayım. Gelmiş. O zaman emir, Nasr ibn-i Ahmet diye bir hükümdar var, Bukhara emiri. Onun işte şeyleri var, mürettebatı, çalışanları, işte köleleri, hizmetçileri vesaire, yani o da çalgıcılar, çengiciler, işte eğlence aletleri, vur patlasın, çal oynasın falan.

  39. 16:51

    Onun evinden çıkıyorlar yani, emir, vali yani şimdiki. Onun evinden çıkıyorlar. Emir de onlara bir ziyafet vermiş falan filan. O da onları görünce, ya buna süküt durursak şimdi günaha ortak olacağız, ne yapalım? Allah'tan yardım istemiş. Ondan sonra efendim, onlara biraz böyle bir çıkışmış. Biraz da nasihat etmiş ama biraz çıkışarak.

  40. 17:16

    yani ne yapıyorsunuz haramdır, günahtır, etmeyin, gitmeyin falan filan. Onlar da doğru Sultan'ın işte emirin evine gitmişler, ondan sonra demişler böyle böyle böyle sultanın işte emirin evine gitmişler. ya özgürlüğümüz kalmadı bilmem ne. Kralın bahçesinde bile, yani sarayın bahçesinde bile bir nefes alamayacağız mı?

  41. 17:34

    Bu adam yoldan geçerken bize böyle çıkışıyor, vaaz ediyor, şu yapıyor, bu yapıyor falan filan. Çağırtmış emir. O zaman işte yüksek derecede şey, ya demiş, sen bilmiyor musun demiş, sultanın veyahut emirin adamlarına karşı hareket yapan emire karşı yapmış olur. Nihayetinde de bu hapiste neticelenir, kudreti boylarsın.

  42. 18:03

    O zata diyor, bu hıyaset Zahide Hazretleri. O da demiş ki, sen bilmiyor musun, Rahman'a karşı çıkan cehennem zindanında sabah akşam zakkum yer. Ne biçim konuşuyorsun ya, ne ne biçim konuşuyorum ya falan. Ondan sonra demiş, ben demiş işte efendim, halifenin görevlisiyim demiş ya, ben valiysem beni halife atadı, vali yaptı demiş.

  43. 18:30

    E beni de demiş, Allah demiş atadı, tayin etti. İyiliği emreden, kötülükten ne eden bir cemaat olsun buyurdu. Ben de gördüğüm münkerata, haramlara, günahlara sabredemem. Ve tahammül edemem. Doğruyu söylüyorum, yani senin keyfin için başkası yaparsa vaaz edeceğiz, senin adamın yaparsa vay valinin adamı diyeceğiz.

  44. 18:52

    Ben bunu bekleme demiş. Beni de Allah tayin etti demiş yani. Yani ayet, hadis okuyan, verdiği fetvalarda, helal, haram hususlarında kaynak gösterip, ayet, hadis'e dayanan kimin adına o fetvayı veriyor? Gezteftünek, Habibim senden fetva soruyorlar. Kulülla üftüyküm, söyle ki fetvanızı Allah veriyor. Yani Resulullah veriyor görünüşte çünkü sahabe Allah'ı görmüyor.

  45. 19:18

    Ama Mevla buyuruyor ki, senin verdiğin fetva esas ben vermiş oluyorum. İşte alimler, kendi kafalarından işkembe-i kübradan atarlarsa, şeytanın elçileridirler. Ama ayet, hadisten dayanarak, ben şimdi şatranca haram dedim, şatranca haram dedim, sen Hz. Halil Radıyallahu anh'ın dört halifeden biri, onun buyurduğu aynı hadiste geçen gibi sünnet.

  46. 19:42

    Resulullah S.A.V. lanet okuyor. Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem lanet okuyor. Hadisler de var. Hz. Halil kesin haramiyet beyan etmiş. Hazreti Ali kesin haramiyet beyan etmiş. İbn-i Ömer bu görüşte, sahabe bu görüşte. 20-30 sayfa kaynak yazmışım kitaba. E ben şimdi burada hiçbir yorum yapıcı değilim.

  47. 19:55

    Nakil yapıcıyım. Yani naklediyorum. Dolayısıyla sen bana çatmaş olmuyorsun. Hizmetberkanları, bilmem neleri. Yani beni, bana çatan, bana çatmıyor. O bir ayeti ben naklettiğim, Hazreti Ali'lere, İbn-i Ömer'lere, sahabeye, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Allah'ı ne buyuruyor?

  48. 20:16

    Sana fetva soruyorlar, de ki fetvayı ben veriyorum, sen vermiyorsun ki. Hazreti Ali kafadan nasıl haram diyebilir? Hanefi, Hanbeli, Maliki, Üç mezhep, Cumhurulema nasıl haram diyebilir? Bu kadar sorumsuz insanlar mı bunlar? E o zaman yani şimdi beni diyor halife tayin etti diyor vali. E şeyde ne diyor Ebu Hıyas Hazretleri?

  49. 20:40

    E beni de Allah tayin etti diyor yani. Çünkü ben diyor ayete göre konuşuyorum. İyiliği emredin, kötülükten ne yedin? Yoksa bela gelecek, azap gelecek, en iyilerinizin de duası reddedilecek diyor Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Yani memlekette bela mı gelsin diyor, haramlarınızı yüzünden. Bak şimdi.

  50. 21:00

    E beni de Allah tayin etti diyorum. Sayın Valim diyor yani ne yapacağız diyor şimdi. Böyle bir durum yani bu arada tabi ki bu peki 600, 700, belki 800'den fazla işler. Tam burada tayin etmiyoruz. Benim okuduğum kitap kaç yüz senelik yani de. Tam şeyini bilmiyorum Ebu Hıyas Hazretleri. Yani şeye bakmak lazım belki.

  51. 21:22

    Nasr-ı İbni Ahmet valilik dönemi belki çıkar. Bukhara valisi ama bilmiyorum. Onu biraz incelemek lazım. Ondan sonra. Diyor ki ben sana diyor emire, valiye. Sana diyor bazı sualler sorayım da diyor konuyu kapatalım diyor ya. Sor diyor ya ne olacak diyor. Bir şeyler isteyeceğim diyor. O da zannediyor ki bu da herhalde böyle çıkış yaptı mıkış yaptı sonunda muhtaç duruma düşmüş.

  52. 21:55

    Birkaç kuruş verirsek konuyu kapatacak falan zannediyor. Bunlar hep böyle zannederler yani. Ondan sonra diyor ki iste ya diyor ne olacak diyor yani. Bukhara'nın valisiyim diyor. Bir şeyler isteyeyim de konuyu kapatalım diyor. O da zannediyor ki 3-5 kuruşa bağlayacağız konuyu da. Kavga çıkmasın. Çünkü fitne çıkar.

  53. 22:13

    O zaman da biliyorsun şeriat zamanı ya. Şimdi çıkıp dışarıda anlatırsa valinin konağında her alem var hesabı. E tabii memleket karışır yani. Şimdiki gibi olmaz. Buyur diyor. Ya diyor bir şey yok diyor. Ne isteyeyim diyor. Gençliğimi geri ver diyor. Ben çok yaşlandım diyor mesela. Ufak bir istek diyor.

  54. 22:36

    Ya diyor o benim elimde mi diyor. Ben istesem kaç yaş geriye gitmek istiyorum diyor. Onu ben yapamam diyor. Ya onu yapamadım. Tamam diyor. Daha başka bir şey. Ne olacak diyor. Cehennem bekçisine bir mektup yaz diyor. Valisin ya diyor. Bukhara Emir'isin diyor. Cehennemin hazinine diyor. Bir mektup yaz diyor.

  55. 22:53

    Ben bir azap yapmasın diyor. Ben de buradan geçip gideyim diyor ya. Size de bir şey vaaz etmeme gerek kalmasın diyor. Niye gördüğümde haramı bir nasihat yapmadın derse bana yani kendimi kurtaramam diyor. Ya diyor sen ne konuşuyorsun diyor. Ben ne laflarım şey mevzuları karıştırıyorsun diyor ya. Cehennemin bekçisini nerede görmüşüm.

  56. 23:12

    Cehennemin bekçisi beni mi dinler diyor. Ondan sonra yani yine imanlı adam vali. Şimdi böyle adamlar var ki ne cehennemi lan der. Sus lan der. Otur der. Ne haramı der. Kaçıncı asırda yaşıyoruz. Mantıksız herif der bana. Diyorlar zaten bana. Diyor der. Çünkü adamda imana yarı yok. Yani ayarı bozuk adama ben ayar çekemem ki.

  57. 23:36

    Ondan sonra ya o zaman diyor bir şey daha teklif edebilirim. Benim de isteklerim bitti diyor. Cennetin hazini Rıdvan'a bir mektup yaz. Beni cennete soksun diyor. Ben de uğraşmayayım sizle diyor ya. Vaaz, vaaz, vaaz. Canımız çıktı diyor ya. Şehirde gezemez hale geldik. Mezarlıklarda imanet yapıp duruyorum.

  58. 23:56

    Şehre gelsem bir münkerat görüyorum diyor. Başımıza alıyoruz bela diyor. Bir şey yok diyor. Bir münkerat görüyorum diyor. Başımıza alıyoruz bela diyor. Mezarlıkta diyor günah işleyen yok, bir şey işleyen yok. Ölüler diyor zaten haram işleme şeyini kaybetmişler diyor. Ben de rahatım diyor. Dedikodu da yapmıyorlar diyor.

  59. 24:13

    Gıybet de yapmıyorlar diyor. Dünya kelamı da konuşturmuyorlar. Beni de meşgul etmiyorlar. Mezarlıktan rahat yer bulamadım diyor. Ama diyor bir şey cennetin bekçisine mektup yazsana. Bunu cennete sokar mısın? Sokarım. Bunu bir tescillesek. Ben de şehre geleyim gideyim. Ben de işim var, gücüm var. Yoldan geçeyim.

  60. 24:31

    Bu nedir yani? Haram gördükçe duramıyoruz falan diyor. Yahu diyor bunlar benim elimde değil diyorum sana. Sen niye üsteliyorsun? Konuyu nereye tarafa çekiyorsun diyor. Öyle mi? Peki diyor. O zaman ben senin lafını dinleyemem sayın Valim. Emirim diyor. Kusura bakma. Ben senin hatırın için, keyfin için harama helal diyemem, senin adamları yapıyor diye de göz yumup geçemem diyor.

  61. 25:07

    Ben hakkı söyledim. feene me'arrabbillezi huve mâlikul hevâicikullihâ Ben bütün isteklerin sahibi olan, bütün istekleri yerine getirmek elinden olan, cennet bekçisi de onu dinler, cehennem bekçisi de onu dinler, efendim geçtiğimi de geri verir isterse, sağlığımı da geri verir, isterse öldürür, isterse kaldırır.

  62. 25:28

    Her iş kimin yedi kudretinde, tasarrufunda? Rabbimin. Ben o Rabbin yanındayım diyor. Ben senin yanında olamam diyor. Çünkü hiçbir şey yapamıyorsun diyor. Ben senden nereye kadar yani? Hapse atsan ne olur, öldürsen ne olur? Zaten ecelim gelmeden ölüm yok, iki gün sonra mülküm bitiyor. Hatta çoğu yöneticiler ölümüne kadar yönetici kalmıyor ki.

  63. 25:51

    Hele ki eski dönemlerde biliyorsunuz, vezir-i azamlar, sadrazamlar kelle kellesine giden gidene yani. Bir padişahın döneminde bazı üç tane vezir-i azam değişmekle kalmıyor, sürgüne gitmekle kalmıyor. Kimse kelle de gidiyordu. Onun için yani diyor, senin elinde bir şey yok. Mevla her şey Mevlamızın tasarrufunda.

  64. 26:14

    Ben seni nasıl dinlerim diyor ya, hiçbir şey yapamıyorsun diyor ya. Kendini kurtaracak halin yok. Eee ne konuşuyorsun diyor. O da o zaman diyor ki, efendim tamam ya diyor, Hoca Efendi Hazretleri'ni diyor, hürmet edelim diyor, serbest bırakalım. Size ne dediyse dedi, ne yaptıysa yaptı diyor. Yani yanındakilere, adamlarına neyse.

  65. 26:37

    Ne yapmış adam diyor, doğruyu konuşmuş. Zaten gidiyor, bazını yapmış, tasatını yapmış, gidiyor. Size müdahale etmedi, bir şey etmedi. Ondan sonra serbest kalıyor. Ama onlar zannettiler ki bu haşiyesindeki adamlar kesinlikle hapis falan kelle gidecek yani. Çünkü saraya karşı orada kasır, o zaman tabi kasır deniyor, valinin kasrı, köşkünün bahçesinde bu alem.

  66. 27:02

    Eğlence, çalgı çengi yani şey, masalar kurulmuş herhalde neyse. E tabi haramlar var alenen. Haramlardan oradan da yanından geçerken kuramadı mübarek. Ama hakkı söylemek neticesinde ne yaptı? Halas oldu, dünyada da kurtulursun, ahirette de kurtulursun. Zahitlerden biri diyor mesela, Süleyman bin Malik ibni Abdülmelik.

  67. 27:26

    Herhalde bilmiyorum, yani Abbasi de olabilir, Emevi de olabilir. O dönemin adamlarını bana hatırlatıyor. Krala şarap küpleri giderken, tabi oldu bazı böyle şeyler saraylarda, şarap marap içmeler eski dönemlerde. Bu olduğu da var. Şarap küpleri görünce devirmiş, mübarek küpleri kırmış. Sen padişahın, yani padişah derken Osmanlı padişahını kastetmiyoruz.

  68. 28:02

    Bunlar çok eski dönem yani. Osmanlı'da böyle şarap marap, küple, müplen saraya girme falan böyle şeyler olamaz. Siz bakmayın o şarapçıların. Şarapçı tarihçiler var, şarapçı. Onlar ikide bir padişahları da bu işe çekmek için, Fatih Sultan bile içerdi diyorlar. Murat Bardakçı'nın programında böyle çok hurafeler konuşuldu yani.

  69. 28:23

    Fatih Sultan'ın şarap içmesi ne mümkün, fe li ni'mel emîru emûrâ, ne güzel komutan, diye hadis var hakkında ya. Şarap içen Rasulullah böyle der mi? Haşa yani, Allah'ın Rasulü'nü mü tekzip ediyorsunuz ya? Yani acayip insanları, acayip bir gevşeklik. Ve yani bir insan ölmüş diye seni mahkemeye veremiyor diye, iftira, hakaret cezası açamıyor diye,

  70. 28:46

    arkasından tarih adına yalan konuşmanın ne anlamı var Fatih Sultan? İçerdi mi içerdi, haşa. Yani Osmanlı döneminde yok bu. Bir iki tanesinde bir zaman olmuş, gençlik döneminde bir dönem, isim vermeyelim. Sonra tevbe etmişler, dönmüşler. Zaten vazifeye geldikten sonra ya, Şeyhülislam adamın küpü kafasında kırar ya, Şeyhülislam.

  71. 29:09

    Padişahlar Şeyhülislam'a bağlı ya. Çıt çıkaramaz ya. Fetva meşrikatı var ya, sen nasıl şarapsın? Akıl mantık dışı yani. Osmanlı'daki disiplin, devlet disiplini, dünyada kuruldu kurulalı kimsede yok. Saniye santim şaşmaz ya, her şey disiplin altında yani. Şahidi var, şuhudu var, sen öyle bir şey olur mu yani?

  72. 29:36

    Gençliğinde hani padişah olmadan, şehzadelik dönemidir belki, bir iki tanesinden böyle bir rivayet, onlara da inanmak istemiyorum ve inanmıyorumsa da, bir kayıtlarda, kuyutlarda var. E gören mi yazmış onu? Değil. Hep yazanlar birkaç, üç sene sonra yazmışlar. Aynı dönemde de değil. Onun için İslâm'a göre bunların şahitliği de geçerli değil.

  73. 29:59

    Çünkü görgü tanıdığı değil. Bundan dolayı da onlar zaten delil gidelim taşımıyor. Ondan sonra efendim. Ama eski dönemde duyuyoruz yani, Emevi'de, Abbasi'de bazı halifelerde veyahut da halifelerden de ziyade emir yani emirler çok o dönem çünkü halife vali tayin ediyor her bölgeye yani o valiliklerden çok valiler var işte bu Şuleyman bin

  74. 30:28

    Bu Süleyman bin Abdülmelik enişte, şarap küpleri gidiyormuş ona. Malik bin Abdülmelik Evliya Allah'tan biri kırmış. Bu sefer çağırmış, tabii şeyini huzuruna çıkartmışlar, padişahın. O da efendim, padişah olmayabilir. Yani şeyde olabilir, vali tipinde benziyor. Bir katırı varmış. Öyle bir katırmış ki, eline geçirdiğini öldürmeden bırakmamış.

  75. 30:57

    Katırlarda da demek böyle kabiliyetler var. Yani eline geçirdi demek, serbest bıraktın katırla birini bir yerde. Kaçmıyorsun, yani kaçamadınsa mutlaka öldürülmüş o katır. Çünkü senin de silahın yok, bir şeyin yok onu durdurmaya tabii seni böyle. Boş vaziyette katırın önüne atarlamış. Vezir demiş ki, bu Zahid demiş, nedir demiş ya.

  76. 31:19

    Kasra gelen demiş, küplere müplere müdahale ediyor ya. Atalım şu katırın önünü de görsün. Ondan sonra atmışlar. Bir gecede bırakmışlar. Ondan sonra sabaha bakmışlar, o katır onun önünde böyle diz çökmüş, ona böyle sürünüyor, teberrüken. Katır anladı da bunlar anlamadı. Bereketlenmek için böyle yanında falan bakmış.

  77. 31:42

    Morali düzgün, yüzü düzgün. Çünkü katır adamı ne yapıyormuş biliyor musun? Ağzını yüzünü baksın, bacağına çeviriyormuş yani. Öyle kırıyormuş geçiriyormuş tekmelerle, şeylerle, çiftelerle. Ya buna bir şey olmadı. Ya demişler bu meğer Evliya Allah'tan birisi atmış. Buna katır aslan falan sökmez. Özür dilemişler.

  78. 32:01

    Efendi Hazretleri falan filan şey neyse çıkartmışlar. Göndermişler. Yani eski Evliya Allah, ulema saraya da giderdi. Kasra da girerdi. Şey görüşürdü, görüşürdü ama nasihat etmek için giderdi. Beklentisi yoktu. Nasihat etmek de pahalıydı pabuç. Sonunda katırın önüne atarlar, aslanın önüne atarlar. Sonunda hapse atarlar.

  79. 32:31

    Bunları da göze alarak giderlerdi. Bu adamın beklentisi olabilir mi? Nerede şimdi böyle hoca? Nerede? Beklentisi olmasa bile korkusu var. Atarlarsa ben içeri ben ne yaparım? Doğruyu söyleyemezler. E FETÖ'nün 2008, 2009, 2010 en güçlü olduğu dönemler. 2011 beni içeri attıkları. Yani o senelerde pek arkadaş bulamadık yani.

  80. 33:06

    Bunların dizisine, bunların kastesinin adına, bunların televizyonun ismini vererek, bunların nikah yaptıkları, dinarası, diyalogları, şirkleri, bütün teferruatıyla reddiye yapmakta arkadaş bulamadık yani. Çünkü onların gücünü herkes biliyordu. Ben bilmiyor muydum yani? Ben de biliyordum FETÖ'nün ne kadar gücü var.

  81. 33:31

    Bak şeriatat temizlenemiyor. Her gün 20 kişi, 50 kişi, 33 kişi göz altına atıyor. Her gün. Daha da bitmesin. Bakan bakanımız ne diyor? Daha işin yüzeyindeyiz diyor. Dün açıklama yaptı yani. İşin yüzeyindeyiz diyor daha. Derine inemedik. Siz bizim bildiklerimizi bilseniz, bir saat, iki saat uyuyamazsınız.

  82. 33:53

    Uykunuz kaçar diyor. Bakan söylüyor bunu yani. Sen ne konuşuyorsun? Biz bilmiyor muyduk bunların bu kadar gücü var her yere? Ama hakkı söylemek lazım idi. Millet şirke düşmesin. Söylemek nasip oldu elhamdülillah. O zaman söylemek önemliydi.

  83. 34:09

    Şimdi zaten atış serbest. Şimdi söylemek çok önemi arz etmiyor. O zaman söylemek önemliydi. E şimdi o zaman biz beklentiyi bırak. Çünkü bazı insan beklentiye girmez. Benim zaten hiç beklentim olmadı kimseden bugüne kadar. Ama bazı insan korkar. Çünkü beklentim yok ama kardeşim hapse de dayanamam der.

  84. 34:33

    Bu da ayrı bir tehlike canibidir. Ama Allah için alimler böyle yaptılar. Bizim Alaeddin Efendi babamız hamamda yıkanırken işte paşanın biriymiş Osmanlı dönemi biliyorsunuz dört padişahın huzur hocasıydı yani Alaeddin Efendi. Çok uzun yaşadığı için altmışa kadar yaşadı. Yoksa padişah döneminin adamı.

  85. 34:55

    Peştamalı biraz üste çıkıyormuş, dizinden yukarı falan. Hani şimdi de öyle kese yaparken, masaj yaparken, köpük masajı bilmem ne, çekiyorlar şeyi. Yani hapşarasına topluyorlar hani meselesi. Ama diz kapağından yukarısı ne oluyor? Haram oluyor, avrat oluyor. Sen de ona bakman haram oluyor. avretini açmış olur.

  86. 35:16

    Şimdi burada ne olacak? En nihayetinde ne yaparsın? Ya burada şerata riayet edilmiyor mu? Hamamda mısın? Çıkıp gitmen lazım. Sen hamamı terk etmen lazım. Ya da kardeşim lütfen avret yerlerinizi örtmeye dikkat eder misiniz? Diyebilmen lazım. Diyebiliyor musun? Diyemiyorsan, hamama girmeyeceksin. Evindeki banyoya gireceksin.

  87. 35:40

    Ama ala ader efendi bu. Takar mı ya? Kralını takmaz. Ne mahkemeler, ne hapisler. Ömrü hapislerde geçti. Ya bu ne demiş şöyle? Karşısında bir adam yıkanıyor. Demiş bu ne? Dizinden yukarı çekti peştemali. Şuna demiş söyleyin. Avretini örtsün falan. Efendim sen ne yapıyorsunuz ya? Ne oldu demiş? Bilmem ne paşa demişler.

  88. 36:08

    Osmanlı paşası. Ne paşasını demiş ya? Ağasını paşasını demiş. Demiş hey! Hacı! Avretini ört, avretini demiş. Haram haram diye bir şey var demiş. Oturdu sen ne karışıyorsun bilmem ne falan. Paşa ya. Ondan sonra bir almış takunyayı. Paşa önde, ala ader efendi baba arkada. Biraz gitmişler yani aman dışına kadar.

  89. 36:35

    Şimdi. Onlar aslandı derdi Efendi Hazretleri. Bizde o aslanlık yok derdi. Tevazu için söylüyor da. Biz tevazu için söylemiyoruz. Bizde çakallık bize düşmüş. Nereden aslan olacağız? Dinimiz için canımızı feda etme şeyimiz yok yani kabiliyetimiz. Maalesef. Birçok hocaefendi de de göremiyorum bu hareketleri.

  90. 37:02

    Bende de yok. Bir konuşma safhasında bir şeyler konuşuyorum. Onu da yapmıyorlar. Ama hakkını vereceksen hamama bile girmenin hakkını vereceksen bak şerefsizliği göreceksen o zaman gözünü yum olmaz. Çıkıp gideceksin. Ya da müdahale edeceksin. Nasıl müdahale edersin? Ya kardeşim. Burası umumiye açık bir durum.

  91. 37:29

    Sen burada ne değilsin? Kendi özel kabininde değilsin. Hani tutarsın çekirge hamamlarında özel kabin. Anladın mı? Kabinin kapısını kapatırsın. Ondan sonra nereni açarsan açarsın. Kimse yok. Ama hamam dediğin yerde umumi bir şekilde 3-5 kişi, 10 kişi yıkanabiliyor. Yani kaç kişilikse. E sen şimdi burada avret yerini açtığın zaman bize de günahı sokma kardeşim.

  92. 37:58

    Bu ayrı bir şey. Yoksa adamın özel hayatına müdahale değil. Çünkü neden? Umuma açık yer özel hayata girmiyor ki. Ben de varım yani burada. Sen de benim hakkımı, hukkumu harekat edeceksin. Ben de senin. Tabi Allah'ın hukuku kul haklarından önce gelir. Allah'ın hukuku bu zaten haram ya. Haram kimin hakkı?

  93. 38:17

    Allah'ın hakkı. Benim hakkım değil ki. Sen benim haram dediğime bir şeye inanmıyorsun. Dama haram dedim. Sen inanmıyorsun. Tavla haram diyorum. Fakat asallâhu aleyhi ve sellem Ebu Davud haddesi tavla oynayan Allah Rasûlü isyan etmiştir. Ne biçim haram diyor? Niye haram olsun ya? Ben kumar oynamıyorum ki.

  94. 38:34

    Ya kumar oynuyorsan zaten konu kapanmış. Kumar zaten haram olduğu âyette sahip. Yani kumarı konuşmuyor ki bu hadis. Kumarsız oynayanı konuşuyor. Kumar oynayana zaten ayrıyeten hadis lazım değil ki. Âyet var. Ya senin hiç mi aklın hafzalan beynin gelişmemiş yani? Laf anlamıyorsun yani. O kadar da şatranç oynuyorsun hâlâ aklın gelişmemiş.

  95. 38:56

    Yani bak ben sana diyorum ki tavla oynayan, şatranç oynayan işte bunlar heykeldir. Bunları bırakın. Ateş közü tutun. Bunları tutmayın. Hazreti Ali söylüyor. İsteyen hoca isteyen diyanetten de girebilir. Kaynaklarım Arapçasını görebilir. Sen diyorsun ki ben kumar için oynamıyorum ki. Allah Allah. Ben diyorum ki yel değirmeni sen diyorsun ki ama suyu nereden geliyor?

  96. 39:22

    Ya sen şimdi anladın mı yel değirmeni? Yel değirmeni olduğunu anlasan bir daha suyunu sorar mısın? Yel değirmeni suyu nereden geliyor? Yel değirmeni suyu nereden geliyor? Ya ben sana diyorum ki bu şekilde hadis var. Tavla için var. Satranç için var. Şu için var. Diğer oyunlar için var. Vesaire. Nert diyor.

  97. 39:47

    Nerdeşir diyor. Hadis-i Şerif'te var. İsimleri var. Nert, tavla. Zarla oynanan bütün oyunları söylüyor. Nert. E bu Davud hadisi. Onun için vazife yapacaksan ortamlara gireceksin. Hakkını vereceksen konuşma yapacaksın. Hakkını vereceksen insanlarla ilişkiye gireceksin. E git tamam, ben valiyle aramayayım.

  98. 40:38

    Emirle, sultanla aramayayım. Tamam görüş, o zaman da hakkını ver diyor. Bu Evliyaullah'ın durumunu görmüyor musun? Hapside göze alıyor, katırın tepmesini de göze alıyor. Aslanın şeyini de göze alıyor. Yani, o bir zat. Neydi adını? Rabıta kitabına yazdım da. Yine Evliyaullah'tan. İbn-i Tolun zamanı yani, çok eski.

  99. 41:10

    Mısır'da Tolun oğulları dönemi, devletin dönemi de. İbn-i Tolun onu hapse attı. Zindana attı o zatı, Evliyaullah'tan. Buna'n-el-Hammal olabilir. Buna'n-el-Hammal, Radıyallahu Teala. Yani, aslanlara attı. Hem de aç bırakılıyor aslanlar. Günlerce aç bırakılıyor. Yani o, devamlı hazırda var öyle aslan.

  100. 41:33

    Yani atılacaksan bir cezaya, aç aslan beklemesi lazım. Çünkü öbür türlü beklemezsin, aslan kaç saat daha çıkacağını. Öyle değil, aslan aç bekletiliyor. Önüne attığın zaman, parçası kalmaz. Kaç tane aslan aç. Buna'n-el-Hammal Hazretleri, Radıyallahu Teala. Yani, İbn-i Tolun zamanı, attılar aslanların önüne.

  101. 41:55

    Gece, sabaha kemiği kalmaz. Bir de baktılar sabah, aslanlar tebassüs ediyor. Böyle yer açmışlar, üzerine sürme açmışlar. O da onlardan kaçıyor. Yani işte salyaları değerse, elbisede necaset olmasın hesabı. Aslanlar da bizden ne kaçıyorsun dercesine. Biz Allah'tan seviyoruz hareketi yapıyor. Bu, tarihi bir vaka ya.

  102. 42:21

    Ve, diyorlar ki Buna'n-el-Hammal Hazretlerine, aslanların önünden alındıktan sonra. Ya, aslan tok değil ya. Hadi tok olsa, can istemedi yani. Aslan şimdiki, insan etini belki o kadar sevmeyebilir. Öküz varken aslan niye insan yesin şimdi? Mis gibi öküz yiyor. Belki insan etini beğenmez. Ama aç kaldığı zaman zor oyunu bozar yani.

  103. 42:44

    Öküz möküzü nerede bulacak hapishanede? Aslan hapishanede çünkü. Ne oldu bu sefer? Dediler efendim, Ya dediler, bu kadar aç aslanlar saldırdı sana. Ee, hiçbir şey hissettin mi böyle heyecan falan? Bizim olsa tansiyon, zaten aslan yemeden önce kalp krizi tak. Aslanın da işi kolaylaşır. Can çekişmeden gidersin yani.

  104. 43:08

    Çünkü hemen kalp krizi bizde. Bütün damarlar tıkalı olduğu için kalp krizi kolay oluyor bizde. Tak gidiyoruz. Dediler efendim, durum ne? Hiçbir heyecan hissettim. Ya çok heyecanlandım dedi ya. Yapma ya sen. Hiç fark edilmiyor. Ya sormayın dedi ya. Bütün sabaha kadar çok rahatsız oldum. Allah Allah. Dediler, bu evliyadan bu lafı beklemiyorlar.

  105. 43:31

    Dediler efendim, niye yaşıyorsunuz? Yahu dedi, fıkıhçıların ihtilafı var dedi. Bu aslanlar, yırtıcı canavarların salyaları necaset midir, temiz midir? Şimdi geliyorlar dedi, ikide bir beni öpüyorlar, beni yalıyorlar dedi. Yani şimdi dedi, nereme sürtünür ne oldu? Ben burada abdest imkanım yok, elbise değişme imkanım yok.

  106. 43:48

    Namazlar kılıyorum, gece namazı kılıyorum, sabah namazı kılacağım. Yani necaset bulaştırıyorum. Aslanlar da şapur şupur beni yalıyorlar diyor. Öyle üzüldüm, öyle sıkıldım, öyle bunaldım diyor. Niye diyor? Ya fıkıhta da kesin değil de diyor. Müştehitler arasında ihtilaf var. Ben diyor, şüpheliye de girmek istemiyorum ama ne yapacağım diyor.

  107. 44:05

    Geliyorlar diyor bana. Bütün üstüme süründüler diyor. Mevzuya bak. Adam orada zaten ölmek üzereyim, salyası necis mi, tahir mi? Ne alaka? Aklımın ucundan bile geçmez. Yeter ki canımı kurtarayım da namazı da kaçırsan olur. Namazı da kaçırsan olur yani. Hiç fark etmez. Çünkü bizdeki din anlayışı böyle bir gevşek bir din anlayışı.

  108. 44:31

    Din bizim içimize işlememiş. Daha bir oyunla, damayla, tavlayla, satrançla karşılaştığımızda Hz. Ali, İbni Ömer, Hz. Ayşe, Hadis-i Şerif, İmam Suyutiler, Deylemiler, Kaynaklar, İbni Aceller falan. aceller, falan, falan, falan. Bir cid kitap yazarım müstakil. Zaten otuz kırk sayfa yazdım. Kitabın içinde bölüm olarak.

  109. 45:00

    Bunların hiçbirinin önemi yok. Neden? Oyuncağımızı elimizden alma diyorlar. E şimdi bu insanlar, bu kafayla Orada o oyuncak, benim de başka oyuncağım var. Herkesin kendine göre bulduğu bir oyuncak var, kusura bakmayın. Kendini fuzuli meşgul eden işler, fuzuli. Ne dünyaya ne ahirete, memleketin kültür seviyesine.

  110. 45:23

    Ne dünyaya yarar ne ahirete yarar. Memleketin kültür seviyesine bak. Şeyde beni beğenmiyorlar. Neymiş o? Hak sever de soyadı, hiç hak seven biri değil, batıl sever de. Yok ya çok spiker işte. Oğuz Haksever. NTV'nin bu kalıplı, kelli felli, kıyafetli, çok kültürlü. En büyük kültürü de müzik sahasında, müziki.

  111. 45:47

    Mehmet Barlas'tan çıktı, bütün programlarda bütün makamları biliyor. Hangi şarkı ne zaman hangi, zurnacı neyi çalmış, çok iyi biliyor. Acayip kültürlü bir arkadaş. Evet, bu adamı niye konuşturuyor, hareket ediyor, ciddi değil. Yani şimdi kültür seviyemiz, memleketin kültür seviyesi bu. Yani o şarkı, müzik ve zurna makamlarını, peşrevleri bilirse kültürlü oluyor.

  112. 46:09

    Ben bütün ayet-i hadisi ezbere bilsem, kültürsüz, gayri ciddi. İsmet Berkan zar atıyor. O da işte neyse dama mı oynuyorlarsa, taş mı oynuyorlarsa orada laf lafı açıyor, ona ona. Adamları sevemez. Şimdi, mesela haberlerde bir çocuk çıkmış, neyse bir şarkı söylemiş, bilmem ne, bilmem ne. 50 milyon mu ne izlenmiş.

  113. 46:34

    50 milyon. Bütün ana haberlerde bunu veriyorsun. Memleketin kültür seviyesini anlatıyorum sana. Laflar ve içerikler manasız. Hiçbir şeye, kültürel bir şeye dayanmıyor. Zaten kültürel mültürel bir şey söylesen de dinleyen yok. Yani şarkı da söylesen kimse dinlemez. Çünkü Farsça geçerse, Osmanlıca geçerse, bilmem ne, eski makam giderse onları açmıyor.

  114. 47:02

    Onlara arabesk, carabesk, darabesk, ondan sonra vurdu, devirdi, kırdı, bilmem hip-hop, mi-pop, pop bir şeyler. Çok kültürlüler ya. 50 milyon bunu izliyor. Tıklanıyor, izleniyor. 50 milyon. Sen burada adamı cehennemden kurtaracak bir şey anlatsan, desen ki Seyyidül İstiğfar, akşam okursan, sabaha kadar ölürsen cennetlik olduğuna Resulullah yemin ediyor.

  115. 47:28

    Sabaha okursan, akşama kadar ölürsen kesin cennetliksin. Resulullah sana yemin etmiş, Bukhari hadisinde de var. Bukhari dedi desen, 1000 milyon bile tıklanmaz. Ne bu ya? Ne bu diyecek ya? Ya kardeşim sen cennete gidemezsen nereye gideceksin? Hayır cennete gidemezsen nereye gideceksin? Bana söyle yani müslümansan.

  116. 47:54

    Ya cennette bir fırka, ya cehennemde öbür fırka diyor Kur'an. Gideceksin cehenneme yani. E cennete gidemezsen, peki cennete... E bu duayı okumayan cennete gidemiyor mu? Ben onu mu dedim şimdi ya? Ama bunu okuyan kesin o gün ölmesi denk gelirse bak. Bu da ne demektir? Her sabah akşam ilk işim bunu okumak demektir ki, cenneti garantile.

  117. 48:16

    Radallâhu meccirni minen nâri Akşam sabahın peşine dünya kelam konuşmadan. Yedi kere okursan, Kütübellehu civârun minen nâri Ateşten kurtuluş yazılır. Bu da İbn-i Mace kaynaklı. İbn-i Mace hadisi. Çok önemli değil mi? Çünkü neden? Yanmak nasıl bir şey? Kibritle deneyebilirsin. Dayandınsa, Daha kuvvetli bir ateş.

  118. 48:37

    Daha kuvvetli, daha kuvvetli. Dayandığın kadar seviyeyi yükselt. Yani direniş gücüne göre. Yoksa sen kibritten değil, Sönmüş külde takılırsın daha ya. Geçemezsin ileri, yanarsın yani. Eee? E sana cehennemden ferahat garantisi veriyor. Veya cennete yüzde yüz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Kâinatın Efendisi yemin etmiş.

  119. 49:01

    Allah'tan almasa vahiy nasıl yemin edecek? Cennet Resulullahın elinde değil ki. Mevla'ya vahiy ediyor. Hadisler vahiydir demiyor muyuz? Peki bu Buhari hadisi. Tamam. Kaç tıklanırım ben bunu söylediğimde? Yirmi beş senede de millete nasihat, Vasiyet ettiğim, dua kitabında ilk yazdığım şey. Kaç tıklanabilir?

  120. 49:21

    Ne milyonu ya? Birkaç yüz, bir şey etmez. İlgilenme. Ha tıklanmak mühim değil. Neymiş bakalım diye tıklar. Diyelim üç, beş milyon tıklandım. Kaç kişi amel eder? Kaç kişi telefonla indirir? Kaç kişi resmini çeker? Kaç kişi hafızayı alır? Kaç kişi sabah akşam bakar? Okur. Kaç kişi? Beş, on bin bile tahmin bile etmiyorum.

  121. 49:47

    Türkiye genelinde. Şeydül İstihbar okuyan sabah akşam. Beş, on bin bile tahmin etmiyorum. son bin bile tahmin bile etmiyorum. Namaz kılanların çoğu böyle şeyler okumuyor zaten. Nereye gidiyoruz ya? Bir zurnacını, bir şarkıyı elli milyon tıklanıyor. Millet oyun, oyuncak seviyor arkadaş ya. Âyet, hadis sevmiyor bu millet ya.

  122. 50:09

    Dua, zikir, alışmamışlar, zikir, dua yapamıyorlar ya. Namazı bile selam verip kalkıyor gidiyor. Allah'tan Osmanlı ecdadımız şu âyet-i kürsüleri, tesbihleri cemaatle bağlamış da Vehhabiler de ona bidat diyorlar. Hepten millet namazı kılan çıksın gitsin istiyorlar herhalde. Hiç olmazsa adam bir otuz üç yufayla Allah diyor ya.

  123. 50:31

    O da müezzinin ilanından. Şimdi camilerde müezzinin ilanı olmasın Mekke gibi. Mekke Medine'de Vehhabiler ilan yapmaz. Selam verilir bitti. Bütün faziletleri kaçırır. Dünya kelamı konuştuktan sonra çekse de boşuna gider. Çünkü dünya kelamı konuşmadan o otuz üç, otuz üç çekilecek. Yine hiç olmazsa Osmanlı ecdadımızın kabrinin uğru olsun.

  124. 50:54

    İşte o sistemi yapmışlar da. Yani genel camilerde yine bir millet bir tesbih çeken biraz kalıyor yani. Gerçi Cuma'dan sonra dörtte bire iniyor tesbihi bekleyen. Yani Cuma'dan sonra dörtte bir. Yani on, on beş saflık cami bir buçuk saf kalıyor tesbihe. Ayrı dava. Ya neyse yine kalan hiç olmazsa ne yapacağını şaşırtmaz.

  125. 51:18

    Müezzin ilan ediyor yani. Ne yapacağız ya? Onun için kültür bu mu ya? Kendini cehenneme atacak şeyleri bilmek. Ateşe sevk edecek şeyleri bilmek. Kültür buna mı diyorsunuz? Kendini cennete garantileyecek, cehennemden beraat aldıracak ilimler, ayetler, hadisleri bilmemek. Buna mı kültür diyorsunuz ya?

  126. 51:43

    Bu hadisleri bilen adamlara gayri ciddi. Ne anlatıyor ya millet? Ne verebilir bu adam? Hakaretler, aşağılamalar, dışlamalar falan filan. Tabi bu arada dinleyenlere de hakaret olmuş oluyor. Çünkü onlar da kültürsüz ki beni dinliyorlar. Ama ben büyük şeyler konuşuyorum. Bugün ölseniz kabirde karşınıza çıkacak şeylerden bahsediyorum.

  127. 52:07

    Ebedi ahiretinizle ilgili şeyler aktarıyorum. Sizi ateşten kurmak, kurtarmak için. Size acırsam Allah da bana acır. Ben de cehennemden kurtulmuş değilim. Başıma ne gelecek belli değil. Bir Müslüman'a bir doğruyu söyleyeyim. Ama kaça patlarsa patlar. Patlıyor zaten kaça. Patlıyor. Ama doğruyu söyleyeceğim ki.

  128. 52:26

    Hoşaf sor tamam. Ben sana ne yaparsan yap. Bütün oyunlar helaldir. İstediğin gibi oyna. Kumar olmadıktan sonra ne yaparsan yap. Öyle bir şey yok. Kumar olmadıktan sonra diye bir şey yok. Hadislerde tavlayı kumarla alakalı söylemiyor. Zar olanların hepsi. Vel ezlamu ricsun. Zarlar pisliktir diyor. Kur'an ayet.

  129. 52:46

    Min amel-i şeytan. Şeytan işidir diyor. Fecdeni bu. Bunlardan sakının buyuruyor. Leallegüm tüfellehu. Ola ki felaha erersiniz. Yoksa ebedi kurtulamayacaksınız. Ayet ya. Anlatamıyorsun. Dinle demiyorsun. Onun için. Bazı nasihat edecek adam. Ne yapmamalı? Yöneticilerle falan. Çok has bir hal. Haşır neşir olmamalı.

  130. 53:14

    Niye? Çünkü bu insanı onlardan beklentiye sokar. Beklentide ne yapar? Bürokrat olarak atanayım. Veya hediye alayım. Veya şunu alayım. Bunu alayım. İhale alayım falan. En azından bürokrat olarak atamam olsun. Dekan olayım. İşte ilahiyatta öğretmen olayım falan. Kadroya gireyim yani. Bazıları çok ucuzcudur.

  131. 53:36

    Bir kadroya girmek için. Helala haram da der. Böyle ucuzcular da var. E o zaman diyor. Ya hakkını vereceksin görüşeceksen. Helala haramı anlatacaksın diyor. Ya da diyor. Hakkını veremeyeceksen. Beklentiye girip dinini ifsat edeceksen. Ahiretini düşün. Evladım diyor. İmam-ı Gazali Hazretleri. O zaman bu bazı nasihati.

  132. 54:03

    Dili emretme, kötülükler ne etmeyişi sana göre değil diyor. Çünkü adamına göre muamele. İşine gelmedi mi es geçiyorsan. Helak olursun diyor. İşte önümde yani. Ben size ders okuyorum burada ya. Helal olduğunu bilsen de diyor. Hediyelerine mediyelere heveslenme. Tamağa girersin beklentiye. Dinini bozarsın.

  133. 54:23

    Çünkü diyor. Bu işten. Yağcılık doğar diyor. Yani. Beklentiye girmek adamı yağcılığa sevk eder. Yalakalığa sevk eder. Bu da olduğu zaman. Onların tarafına gözetme. Yani. Bu valiye dokunacak. Veya emirin oğluna dokundu. Veya. Sultanın. Damadı. Vezir-i Azam veya değil, akrabasından birinin yaptığı bir iş.

  134. 54:54

    Şimdi bunun hakkında konuşmayalım. E bu şimdi olmuyor ağabey. O zaman sen diyor, onların tarafını gözetmen gerekir, yâcılık yapman gerekir. Vel muvâfegatu fî zulmîm. Yaptıkları zulüm olur, şirk olur. Ondan sonra... Ehl-i Sünnet'e muhalefet olur veya amelde zulüm olur, gasp olur, tecavüz olur veya böyle ya adam yönetim elimde diye Ali Kıranbaş kesenlik yapabilir.

  135. 55:19

    Eskiden daha çok tabi bunlar, yani eski dönemler, krallıklar döneminde kim kime ne sorabilir yani. Tarlanı, bayırını alıp giderler. Valinin adamı, bilmem şunun adamı, bunun adamı geliyor, oturup gitti. Adamlar tarih közünde ağlar. Yani bu sefer zulmünde onlara muvaffakat ve ve uyumlu geçinme, bana ne yani, ben şimdi başıma şaşmayayım, mantığı gelişir,

  136. 55:50

    vâzâküllûhû, işte bütün bu sayılanlar, fesâdün fiddînî, İşte bütün bu sayılanlar, senin dinine, imanına bozgunluk yapar, ifsad yapar, ifsat yapar, dünyan bozulsun da dinin bozulmasın diyor. Musibet gelecekse dünyana vursun da diyor, dinine vurdurmasın Allah diyor. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem dualarında bize en meşhur, en sahih dualarında ne öğretiyor?

  137. 56:13

    Ve lâ teceâlil musibete fînîn. Ya Rabbim musibeti dinime, imanıma vurdurma. Yani bela gelecekse, malacana gelirse, Ama itikadımı bozdurma. Amelimi bozdurma, haram nasip etme. Dinime musibet, dine musibet nasıl gelir? Ya imanın bozulur, Allah muhafaza el üstü etsin dışına çıkarsın. Ya da amelim bozulur, haram işlersin.

  138. 56:35

    Namazı bırakırsın, orucu bırakırsın. Bu büyük bir musibettir, kanser olmaktan beter. Kanser olmaktan beter, ölümü gözünle beklemekten beter, namazsızlık. Namazsızlık. Dinime musibet vurdu işte. Ya Rabbi dinime musibet vurdu. Velâ teceâlî dünyâ-i kibârân. En büyük derdimi, gayemi, maksadımı dünya yapma diyor.

  139. 56:55

    Ya. Velâ meblâmâ. Benim ilmimin ulaştığı noktayı dünyayla sınırlı bırakma Ya Rabbi diyor. Bu hadis-i şerif, sahih hadis. bırakma Ya Rabbi diyor. Bu hadis şerif, sayı hadis. Çünkü neden? Çünkü neden? Benim bilgi noktam, sadece haberler… sadece haberler, reklamlar, açık oturumlar, dolar çıktı, euro indi, öbürü bilmem ne oldu.

  140. 57:15

    Bütün bilgilerin, oyunlar, oyuncaklar, diziler, maçlar, haçlar ve en nihayetinde senin dünyadan nasibin, bilgin, kültürün eriştiğin nokta, nereye geldin, geçmemiş. diyor Kur'an. İşte onlar dünyacıdırlar diyor. Ayet bu. Habibim bizim zikrimizden, Kur'an'ımızdan, bazımızdan, nasihatımızdan, bizi hatırlamaktan, Sübhan Allahi ve Hamdilerden,

  141. 57:53

    La İlahe İllallah, La Hüle Hüle şeriflerden, bizi zikretmekten, yüz çevirenden yüz çevir. Ayet ya. Derdi maksadı ancak alçak ve rezil dünya hayatının. Oyunları, oyuncakları, eğlenceleri varsa dünya yoksa dünya. Böyle adamların tarafına bakma Habibim diyor. Zengin de olsalar, ağa paşa da olsalar. Onların ilim diye, bilgi diye, kültür diye ulaştıkları nokta işte

  142. 58:25

    orada takılır kalır. Ahirete, kabre, bahşere, sırata, mizana geçemez Allah buyuruyor. Ama onlar sana gerici diyecekler, yobaz diyecekler, kültürsüz diyecekler, gayrı ciddi diyecekler. Bugün bana yaptıkları saldırıda oyuncaklarımı eze, elimizden alma tavlamıza ne karışıyorsun, damamıza ne karışıyorsun, iddiamıza ne karışıyorsun, piyangomuza ne karışıyorsun, yılbaşımıza

  143. 58:49

    Linç girişimi yine karşı karşıya kaldık bir hafta. Sağından, solundan. Sadece soldan değil, sağdan da geliyor. Haa, Mevlana zahne buyuruyor. Habibim onlar zikir istemiyorlarsa, ancak dünya istiyorlarsa yüz çevir. Ama onlar bana diyorlar ki sen yanlış yoldasın, böyle konuşma, şöyle konuşma, ben aklıma bakarım, akla göre bundan ne zarar var, ne ziyan var falan filan.

  144. 59:17

    Bu Necim Suresi'nde ayetlerini okuyorum. Habibim, Allah kendi yolundan kimin sapıttığını, kimin yoldan çıktığını, kimin iddiatta olduğunu Rabbin çok iyi biliyor. Yakında da herkesin önüne saçını dökecek. Amelinin defterini koyacak. Ahiret çok yakın. Zaten kıyameti bekleme hacet yok. Hepimiz her an ölmek üzereyiz.

  145. 59:40

    Birkaç seneler sonra çoğumuz yokuz. Onun için sapıtan da hidayette ereniyor. Ben biliyorum Habibim, sen ne üzülüyorsun ya. Yani üzülmemek şahsım adına üzülmüyorum. Anama sövüyorlar, babama sövüyorlar, hakaret ediyorlar, feci HDP'si bir yandan, PKK'sı bir yandan, FETÖ'sü bir yandan, efendim, solcusu bir yandan, sağcısı bir yandan, yapıyorlar.

  146. 1:00:05

    Hiçbir şey değil benim şahsım adına. Yani üzülüyorum. Ya arkadaş, Allah'ın Resûlü'ne niye harp açıyorsunuz? Allah ve Resûlü'nü niye gayri ciddi buluyorsunuz? Hz. Ali ibni Ömer'i Hz. Âişe dendi mi? Niye durmuyorsunuz? Freni patlamış araba gibi niye her şeyi aklınıza, mantığınıza vuruyorsunuz? Allah bize din gönderdi.

  147. 1:00:24

    Müslümansanız konuşuyorum tabii. Müslüman değilseniz her yol serbest. Freni patlamış araba gibi gidin. Müslümansanız diye konuşuyorum. Müslümansınız diye konuşuyorum. Ve acıyorum ve üzülüyorum. Kültür seviyeniz bu olmamalıydı. Kültür seviyeniz zarlarda takılıp kalmamalıydı. Kültür seviyeniz ahirete taalluk etmeliydi.

  148. 1:00:48

    Sonsuz hayatı düşünmeliydi. Mahşer, sırat, mizan düşünülmeliydi. Kabirdeki azaplar düşünülmeliydi. 7000 sene sırattaki tevkif, duraklar, iyiliği emretmek, kötülükten neye yetmek? 1000 sene sorgu cevap sırf o hususta. 1000 sene. Ya 50-60 sene yaşıyoruz. 1000 sene de ne sorulacak arkadaş? O da namaz 1000 sene, gusül 1000 sene.

  149. 1:01:09

    Sırf doğru bildiğini söyledin mi? Harama helala dedin mi? Dedin mi, demedin mi? 1000 sene. Ben ne yapayım artık ya? Ben 1000 sene sıratta sizin keyfiniz için tevkif olamam. Tamam mı? Ne yapıyorsanız sövün. Gayrı ciddi de buluyorsanız bulun. Sövüyorsanız da sayın. Nasıl olsa ahiret var. Ahiret olmasa çatlardım derdi Efendi Hazretleri.

  150. 1:01:34

    Nasıl olsa ahiret var. Rabbim billahi beylerim diye. Kim çıkmış benim yolumdan kimden? E kim çıkmış? E kardeşim burada benim kaynaklarım var. Hadi sen de bir kaynak göster bunlar. Faziletli amel diye. Sevap diye. Mubaht diye göster. Şafii mezhebinde, Şafii mezhebinde mubaht değil. Şafii mezhebinde de mekruh.

  151. 1:01:53

    Ama günahla ilgili mekruh. Haram şeklinde değil. Yoksa Şafii mezhebinde de çok faziletli bir amel değil yani. Mekruh yine. Bir tane kaynak göster. Ben sana bu kadar kaynak göstereceğim. Kültürsüz olacağım. Sen bana bir tane kaynak gösteremeden bana sövüp sayacaksın. Hakaret edeceksin. Ne edemeyen hakkın var?

  152. 1:02:16

    Sen dini otorite misin? A, Diyanet'in kitabını ortaya koyuyoruz. Haram diyor. E, Karaman sizin hocaların hocası. E, sizin Karaman'da Hanefi'de, Hanbeli'de haram diyor. Altta kendisi niye haram oluyor ya diyor. Ayrı dava. Ama Hanefi'de, Hanbeli'de haram olduğunu üstte söylüyor. Hani şimdi bunlar karakolda doğruyu söyler.

  153. 1:02:37

    Mahkemede şaşırır. Ayrı dava. Ama haram olduğunu söylüyor kitabın. Yani Hanefi'de falan haram değil demiyor bak. Hanefi'de haram diyor. Hanefi ne demek? 1200 senelik cumhur ulema. Maliki ne demek? 1200 senelik cumhur ulema. E, Şafi'de mekrut diyor. Mubaht demiyor ki. Ya dört mezhep cumhur ulema. Bir tane buna faziletli amel diyen yok.

  154. 1:03:07

    Ama işte doğruyu söyleyebileceksek vaaz yapacağız. Yanlarına da gidip görüşebiliriz. Ama yani, yalakalık yapacaksak, Allah muhafaza, ahireti nifsat edersin evladım diyor. Ben hocayım hacıyım diye vaaz nasihata kalkma diyor. Yani, ben sana nasihat ediyorum diyor. Cehennemde, cehennemin köpekleri parçalar diyor hadis-i şerifte.

  155. 1:03:35

    Hocalara söylüyor bunu. Hocalar. Çoğu din adına konuşanlar edenler. Hiç. Şu yasa buna, bulaşmadan iş yaparlar. Bunun en ufak zararı ne olur diyor. Yani, gideyim, görüşeyim, nasihat edeyim, veyahut işte hediyesini alayım, ne var ne yok. kabul edersen hatta ya hediyelerini, bahşişlerini, faydalanırsan, dünyalarından menfaat verirsen, onları seversin diyor.

  156. 1:04:06

    Tabi burada kimlerden bahsediliyor? Kur'an'a, sünnete, muhalif şekilde zulüm yapan, yöneticilerden bahsediliyor. Her yönetici zalim midir? Değildir. Her yönetici Kur'an'a, sünnete muhalif midir? Değildir. Her emir, her sultan, her padişah, her devlet yetkilisi öyle midir? Değildir. Öyle denebilir mi ya?

  157. 1:04:31

    O zaman battık zaten öyle şey. Onu kim anladı ki böyle? Yani son Osmanlı dönemindeki, mübareklerin adaletleri, takvaları, hidayetleri, ilimleri, irfanları, zikirleri, daha en yakınından sonra Abdülhamid Han Hazretlerinin Evliyaullah'tan olduğu keramet sahibi bir veli ya padişah. O zaman âlimleri sapıtmış.

  158. 1:04:51

    Padişah evliya yani. Sultanahmet dönemi âlimler sapıtmış ya. Namaz kılmıyorlar. Altı yüz âlimdik diyor Ali Adem Efendi Hazretleri Meşrikat'ta. Şimdiki Diyanet demektir, Osmanlı'daki Meşrikat. Altı yüz âlimdik, altı kişi namaz kılardı diyor. Öbürleri de şu anda öyle bir müftü falan yok ağa, şu anda öyle müftü, reis, diyanet reisi falan çıkmaz.

  159. 1:05:12

    Osmanlı meşrikatındaki âlim seviye çok yüksek. Osmanlı meşrikatında yani. Altı yüz âlimdik diyor, altı kişi namaz kıldı. Fatih Camii'nin direklerinin her bir direğinin önünde bir âlim. Ders okutulduğu fetva, namaz yaklaştığında hepsi namaz. ders okuturduğu fethi vardı, namaz yaklaştı mı hepsi çıkarlardı diyor.

  160. 1:05:31

    Onun için zaten bazen yöneticiler âlimlerden bin kat daha takva olur. Yani Sultanahmet döneminin ulemasına baktığımızda Sultanahmet'in onlardan bin kat daha takva sahibi olduğunu söyleyebiliyoruz mesela. Hazreti Fatih için o takvayı söyleyebiliyoruz. Yavuz Sultan için söyleyebiliyoruz. Yani birçok padişahımız için.

  161. 1:05:52

    Birinci Abdülhamid, o da mübarek veli. Resulullah Efendimiz'e yazdığı şiirler Ravzan üzerinde hâlâ duruyor. O kadar ulema evliyaya nasip olmamış, padişaha nasip olmuş o beytler. Yani Resulullah Efendimiz'in huzur, mübarek kuppesinde onlar yazıyor şu an, hâlâ şu an duruyor. Yani düşünsene makamları ne kadar yüksek padişahlarımızın.

  162. 1:06:15

    Onun için yani şeye biz yöneticiler, her yönetici zalimdir. Öyle bir şey yok. Adaletliyse elini öpmek de sünnettir diyor. Tekvilü edil âlim ve sultanul adil sünnettir. İlmîl amel eden âlim, bir de adaletli sultanların elini öpmek sünnettir diyor. Hadis-i şerifte el ihtiyar kitabında, Hanefi fıkhında geçiyor.

  163. 1:06:39

    Ondan sonra hadis-i şerifte yine ne diyor? Sultanul adil. Yedi kişi mahşer günü, güneş tavan boyu yaklaşınca Allah'ın gölgesinde gölge inecek. Bu yediden birisi de el-imamul adil, adaletli. Kendisi için istediğin başkası için de isteyen, kimseye zulmetmeyen, haksızlıktan içtinâp eden, adaletli devlet reisleri, o gölgeye girenlerin ilkidir.

  164. 1:07:02

    Mesela duası kabul olan zatları sayıyor. Hadisler sayıyor yani, duası makbul insanları falan. Mesela bir madde, imamul adil, adaletli yöneticilerin duası asla reddolmaz diyor bak. Yani onun için. Öyle alimler var ki yöneticiye gittiği zaman ondan dua aç diyor. Efendim dua buyurun diyor. Ya olur mu diyor biz bu devletin görevindeyiz falan,

  165. 1:07:24

    bizim diyor sıkıntılı bizim işler falan diyor. Ama o evliya diyor ki mesela, efendim olur mu siz adaletle iş yaptığınız için diyor, hadiste sizin duanız kabul olduğunu söyleniyor, siz bize dua edin diyor. Böyle de yöneticiler var. Yöneticilerimiz var, olmuş. Şu anda da var. Var çok takva bir idareciler var ya, herkes efendim helal haram dümdüz gitmiyor.

  166. 1:07:46

    Bürokrat da var. Yani hakikaten kendilerinden dua istediğim, bak bizzat istediğim yani, duası makbul olduğuna itikat ettiğim insanlar da var görevde. Bunları da yok diyemeyiz, demeyelim. Dersek olmaz. Kıyamete kadar Allah'ın mülkünde mutlaka ehli sünnet müttakı insanlar olacaktır yani. Ama tabii ekseriyet genel manzara yöneticiler nereden geliyor,

  167. 1:08:13

    bürokrati, bürokrasi, bürokratlar en nihayetinde bu halktan çıkıyor. Halkın geneline baktığımız zaman manzara-i umumiye-i şahane ortada. Onun için yani genelde takvalık var. Genelde haramdan sakınıyorlar diye bir durum. Şu anda umuma hitaben toplum adına konuşulacak durumda değiliz maalesef. Maalesef.

  168. 1:08:36

    En büyük haram cemaatsiz namaz kılmak zaten. Namaz kılanların bile yaptığı en büyük harama cemaata gitmiyor. Camiler bomboş yani. Daha ne konuşalım? Namaz kılanlar da cemaatle kılmıyor. E daha bunun neresini konuşalım yani? Nereden kurtulacağız yani? Bir yerden kurtulamayız. Onun için yani bir insan bir yöneticinin dünyalığından faydalanmaya başlarsa gayri ihtiyar onu sever.

  169. 1:09:04

    Niye sever? O adam kalsın diyor. Ya bu adam rüşvet diyor. Olsun ya bana da yediriyor. E faiz diyor. E haram yapıyor. Yapsın bana ne ya? E ne oluyor? E ben ama hizmet ediyorum. Bizim kurs var. Çok talebe okutuyorum. Lan bu talebe bu haram parayla yedirdiğin talebe azar ya. Azar. Efendisleri iki tane zengin ortak ihvan oldular.

  170. 1:09:31

    Senelerce efendislerine yalvardılar. Ne olur şu talebelere yardım edelim. Zekat veriyorlar kabul etmiyordu. Sadaka kabul etmiyor. Öbür FETÖ, METÖ o zaman da FETÖ var. İzmir, Bornova da o zaman FETÖ. Hepsi adamların peşinde geziyor. Sabaha kadar yalvardılar. Ne olur bize para verin. Para, himmet parası.

  171. 1:09:48

    Kullar da Efendimiz'e ne yalvarıyorlar, Yasin bu kadar talebeniz var, fakir. İki kuruş, kabul buyurun. Niye? Faizle iş yapıyorsunuz diyor, kredine, faizle. Nerede var böyle bir şeyh ya? Maalesef. Onun gibi de yok. Onun etrafında da onun gibi adam yok. Ona uyan adam da yok. Ne yapacağız şimdi? Helal haram ver Allah'ım, senin kulun yer Allah'ım diyor herkes şimdi.

  172. 1:10:18

    Ama mübarek senelerce adamlara dedi ki, bütün faiz ve kredi işlerinizi tertemiz ettiğinizin kesin bana Allah için söz verin. Ve getirin, rapor getirin, bitti. Kaç sene bile oldu adamlar hep geliyorlar her hafta sohbete. Diyorlar efendim işte bir bankayla bir takıntımız kaldı, o da bitmek üzere falan.

  173. 1:10:34

    Kaç sene için kolay bitmezdi kredi işleri. Ondan sonra da yine paralarını almadık. Sadaka, niye? E dediler ki ya tamam faiz değiştirmiş kalmadı, sıfırladık, yeni kazanç. Ya müceddit, rızkın cedit, geldi yeni bir şey. Dedi ki kadın çalıştırıyorsunuz, erkeklerle karışık. Kadın erkeğe bak, erkek kadınla aynı ortamda şeyciydiler böyle, ne diyorsun sen?

  174. 1:10:57

    Dokuma tezgahları ama büyük zenginler. O iş de zor. O işi de düzeltene kadar yine kabul etmedi. Ben dedi sizin faiz karışmış, kadın erkek karışmış, birbirine karışmış ortamlardaki yani çünkü birbirine avret oluyor çünkü efendim yüzü avret değil ama başı açık. Efendim kolu açık. Sen insanlara çarşaf giydirip de çalıştıramazsın.

  175. 1:11:20

    O zaman avret yerlerine bakmak haram iş deniyor en azından. Ortamı da sen sağlamış oluyorsun. Yani bakmak da haram ya avret yerine. Şu kadın avreti bütün beden olduğuna göre, onu konuşuyoruz. E ne yapıyor? E yani o ortamı da sağlayana kadar ya işte biz kadınlara acıyoruz, işimiz... Dedi ki bak kadınlara acıyorsanız ben size bir formül öğreteyim.

  176. 1:11:43

    Nasıl? Şimdi bu kadınlar işten çıkacak ya bunların maaşını kocalığına vereceksiniz. Bunlara vereceğiniz maaşı Allah rızası için. Burada talebeye hayır yapacağına git kadın adaki evinde otur hanım kardeşim. Çocuğuna bak. Sen de sokaklarda tarumar olma. Ne olacak? Al sana parayı veriyorum. Hoppala. E ben o zaman o kadar işçi almam lazım ilaveten.

  177. 1:12:05

    E sen bilirsin. Yani kadına acıyorsan çalıştırmadan para bağla. Eşini işe al. Eşini 1400'den çalıştırıyorsun. Kadın adana veriyordun. İşte neyse şimdiki asgari ücretler 1400'e en az oldu. Yani o zamanlar 700-600 hala da vardı böyle. Gayri resmi çalıştırıyorlar. E tamam. Ekle buna da bir 1000 daha. Adama çalıştır 3000'e.

  178. 1:12:33

    Bak ne güzel formül değil mi? Kadına acıyorsun ya. Ya hoca efendi kalsın ya konuyu kapatalım. Kadına kocası acısın ben niye acıyayım? Hadi bakalım şimdi. E o zaman yani mesele biz insanlar aç kalsın, açık kalsın. Kadınlara ortam sağla. Kendi aralarında çalışsınlar. Mesela bir tezgahlarda sırf kadın olsun.

  179. 1:12:55

    Erkek sinek girmesin. Çorbacısı da kadın olsun. Temizlik işleri zaten kadına uygun. E tamam erkek girmesin. E efendim ustabaşını. Ya ustabaşı isteyen yapar. Bütün yöneten ustabaşının hanımı da hanımı uygun olan birinde kocasını orada muhatap edersin erkek olarak. Bütün raporu işi gücü o takip eder. Hanımında muhataplık olaraktan işi alır.

  180. 1:13:20

    Muhasebeye merkeze aktarır. Olmayacak bir şeyler konuşmuyorum. Bunu efendim senden öğrendiğim şeyler yani. Ben de kendi kendime bu kadar da akıllı biri değilim. Yani her şeye karışıyordu mübarek. E çünkü Allah karışıyor ayette. Bakmayın gözünüzü yumun. Perde arkasından isteyin. Hep ayet bunlar. Peygamberin hanımı anamızdan ileri anamız sallallahu aleyhi ve sellem

  181. 1:13:40

    fes'elûne müferrahiceb diyor sakın bir şey soracaksanız Ayşe annenize giderken böyle fetva soracağım Ayşe annemizden. Ayşe annemiz çok alim tamam. Alime, allame. Perdenin arkasından. Öyle bakamazsın diyor. Kur'an söylüyor. E ben ne diyorum yani şimdi yine? Bu Kur'an'a inandın mı inanmadın mı? Sana benim sorum bu.

  182. 1:14:02

    İnandınsa ben sana konuşuyorum. İnanmadınsa istediğin gibi yaşıyorsun zaten memlekette özgürlük var. Ben sana karışmıyorum ki. Ama ben doğruyu da demeyeceksem ne konuşuyorum ki? Onun için adamın dünyalığından menfaat olsun. Bir iş adamının sana işte zekat veriyor, sadaka veriyor. Talebene, kursuna yardım yapıyor falan filan.

  183. 1:14:26

    Sen de buna gidiyorsun. Efendim başı açık, bacağı açık. Sekreterler geliyor, şu gidiyor, bu gidiyor. Sen buna der misin? Ya bu caiz değil. İnsanlar bakıyorlar. Bu hanım da tabii kapalı değil. Kapalı da olsa İslamiyet'e göre kadın kadınlar arasında çalışabilir. Erkek erkekler arasında çalışabilir. Bu uygun değil der mi?

  184. 1:14:45

    Hocaefendi? Demez. Niye? Herif ondan sonra bozulacak, bir daha randevu vermeyecek. Demez. Ne karışıyorsun işime diyecek. Al paranı da çık git diyecek. Peynirci peynir veriyor ya. Kurslara peynir veren peynirciler var. Eee? Peynirciye biri gidip şu işin yanlışı der mi şimdi? Demez. Peynirim kesilmesin.

  185. 1:15:06

    Zeytinim kesilmesin. Zekat, sadaka Ramazan'da bana veriyor, ayırıyor bütçeden. Hiç onun için diyor, faydalanırsan onları seversin. Ve men ebbe ha'den, kim bir kimseyi severse, röbutu'l-umri, onun uzun ömürle yaşamasını ister. O zaman niye ki? Nemalanıyor ya, kesilmesin, yaşasın. Ve? Bekai. Sürekli kalmasını ister, bizzarure.

  186. 1:15:29

    Yani bu budur diyor, bu bizzarure ne demek? Mecburen böyle bu. Doğal olarak yani. Çünkü sen, sen... Aman bu adam yaşasın. Niye yaşasın? Bundan para alıyorum. E peki bu adam zalim. Haksızlık yapıyor. İşçiye zulüm yapmış, öbürünün şeyini kaspetmiş, öbürüne... Ya bana ne, ben parama bakarım. Bu sefer onun şeyini seviyor.

  187. 1:15:50

    Ve fi muhabbeti ve gaiz zalim. Zalim birinin kalıcı olmasını, vazifesinde, işinde, zengin olarak yaşamasında, bunu istemekte ne var? E bana ne bundan istiyorsam ya? Irâdetun fı zulm. Zulmün devam etmesini istemek oluyor. Kime karşı? Halâ ibadillah. Allah'ın kullarına, adam zulüm yapıyorsa, yanlışlık yapıyorsa, sen de bu adamın yaşamasını istemekle,

  188. 1:16:13

    Allah'ın kullarına yapılan bu zulüm, kalıcı olsun. İnim inim inleyenler devam etsin. Bunu istemiş oluyorsun. Bunda ne vardır? Ve irâdetun harâbile âlem. Âlemin yıkılmasını istiyorsun. Âlemin harap olmasını istiyorsun. Çünkü, efendim, âlem neyle harap olur? Hadîs-i şeriflerde bu hususlar beyan edilmiş.

  189. 1:16:38

    Eğer ki, efendim, zalimin bekâsıyla, bir insan bekâsı için, zulüm ehlinin yaşaması için istekte bulunur, duada bulunursa Allah'a, bu kişi, bu tür âlemin yıkılmasına dua etmiş olur. Yaa. Çünkü neden? Zulümle, bak şirkle yaşar, zulümle yaşamaz diyor düzenler. Yani. Efendim, sonrasının doğduğu dönemde En-ü Şeref Han vardı.

  190. 1:17:06

    Adaletli bir hükümdardı, meclisiydi. Fakat adil bir hükümdarın zamanında doğdum buyuruyor. Yani mesela, ona adil diyor. Ve onun mülkü yaşadı yıllarca. Ateşe tapıyordu ama mülkünü Allah yaşatıyor. Çünkü zulüm yoktu ülkesinde. Ama zulüm olduğu zaman, bir memlekette, düzen şirkle yaşar, zulümle yaşamaz.

  191. 1:17:33

    Zulüm, onun için, fe-yüşeyin hangi şeyin yakını olabilir daha zararlı minhaza? Bu vaziyete düşmekten. Lid dini, din için veya akıbetin neticen için, sonunun hayırlı gelmesine, bundan daha büyük zararlı bir şey olabilir mi? Niye? Karışıp görüşmek, menfaatlenmeyi getiriyor. Menfaatlenmek, efendim, zalimin, efendim, veyahut işte,

  192. 1:17:58

    haram işleyenlerin, günah işleyenlerin, insanlara zulmedenlerin, kalıcı olmasının iradesini, sevgisini getiriyor. Ve bu hususta, efendim, dua etmeye lüzum yok. İçinden bile istersen ki bu, bu zulüm devam etsin. Çünkü neden? Buradan benimle mi alanıyorum? Bu, dinini de ifsad eder, akıbetini de bozar.

  193. 1:18:17

    Adamı, Allah muhafaza, imansız olarak ölmesine sebep olur. Veyyâke, sakın iyyâke, sakın, sakın, sakın. Bak, neler söylüyor. Neden sakın? Yani ihtiyarken seni aldatmasından, istihvâuş şeyâtın, şeytanlar sana vesvese verirler, süsleme yaparlar. Bu, bu şeytanların yaldızlamaları seni aldatmasın. Ev kavli bazı ninnâse.

  194. 1:18:41

    Ya da bazı insanların sözleri, leke sana. Ne diye? Bi enne lef talâ en fazîletlisi vel evlâ en uygunu ente ehüze alâsın et dînâra altın paraları veddir heme gümüş paraları minhum idarecilerden. Ya, hocaefendi sen niye uzak duruyorsun yönetimden? Diyor şimdi. Şeytanlar da vesvese veriyor diyor. Bir de insanlar da gelir böyle konuşur diyor.

  195. 1:19:03

    Mahmûd Gazâlî ta 900 sene evvel nasıl her şeyi. Çünkü derler ki sana diyor, ya şimdi bunlar sen en iyisi parayı pulu bunlardan al. Veriyorlarsa al kardeşim al. Ne olacak o zaman? Ve tüferrikle sen dağıtasın ha bu paraları beynel fukarâi vel mesâkî. Fakir var, miskin var, tekkiye bu kadar gelen Falan filan filan.

  196. 1:19:28

    Ne olacak? E sen kendine istemiyorsun ki. Kendim için istersem namerdim hani hesabı var ya. E kardeşim e sen al dağıt dağıt. Niye feyn diyorum çünkü onlara bırakırsan parayı bu krallar, emirler, sultanlar yunfikûn'a harcayacaklar parayı fil fiskî fâsıklâ ve'l mâsiyetî günahlara harcayacaklar.

  197. 1:20:13

    bir şey dağıtmış olur derler sakın ha bu laflara aldanma Allah-u Teala sana fakire fukaraya, yetime dolamışkine talebeye, medreseye para bulayım bulayım, harcayayım diye haramı şüpheyi efendim almanı emretmiyor. çünkü Çünkü fe innel la'ine mel'un şeytan katkata'a, kesti'a, nâka kesîrim minel nâk. Birçok insanın boynunu vurdu yani nice hocayı, âlimi bu vesveseyle

  198. 1:20:46

    Hocayı âlimi bu vesveseyle şeytan saptırdı, boyunlarını vurdu diyor. boynlarını vurdu diyor akıbetini berbat etti yani hoca adam yoldan çıktı işte neden? e çünkü ona dedi ki al krallardan padişahlardan helal mi, zulüm mü, gasp mı, rüşvet mi faal mi, boşver sen ne olacak? e senin dünya kadar tekken var taleben var, bunları ne yiyecek?

  199. 1:21:09

    onlara sen verirsin sonra zaten vesveseyi vesveseyi ısıgalarsın, ondan sonra da geliyor e der sana ki ama sen de muhtarsın senin çocuğun da muhtar, şimdi kızın evlenecek damat fakir biraz da oraya harcayabilirsin falan oradan kendini de harcatmaya başlar hazır para var ya hazır para olmuyor görsün ya, illa bir yerinden bulaşır, para durur mu ya?

  200. 1:21:33

    biz bu konuları çok anlattık fi ihya il ulum fi ihya ulumittin kitabımda diyor ey mübarek gazali çok anlattım sen diyor daha konuları uzatmayalım zaten diyor cübbeli de diyor bir ibare iki saat anlatıyor diyor onun için sen diyor gidin geniş geniş oku diyor hazretleri

  201. 1:21:59

    şimdi vaazlık mı yapacaksın, hocalık mı yapacaksın evladım? dört şeyden sakın, dörtü bitirdik şimdi yapman gereken dört şey mübarek hep de dört dört gidiyor ne hikmetse, ya da dördün katlarıyla gidiyor birkaç senedir dersi takip edenler sekiz, dört hep sekizde vardı, böyle gidiyoruz yani

  202. 1:22:19

    şimdi de bakalım neler yapman gerekecek, öyle hocalık kolay mıymış vaazlık kolay mıymış millete nasihat edeceğim neye göre çıktın ortalığa onun için bu dördü de beyan edeceğim buyuruyor şimdi efendim dersimiz inşallah verimli olmuştur inşallah size dünya ahiretiniz için faydalı şeyler anlatabilmişimdir bazı şeylerde kalmakla beraber ne yapayım işte hepsini de yetiştiremiyorum

  203. 1:22:57

    mesela burada yine bir misal veriyor padişahların mukarreplerinden bir alim çarşıda padişaha yakın olmayan derviş ve zahid bir alime rastlanan yanına yanaştıkça o derviş ya ona efendi hazretleri diye hürmet ediyor, ilgi gösteriyor o fakir derviş olan alim hiç onun tarafına bakmıyor en sonunda o büyük alim padişahın yanındaki şeyhulislam'a yakın ayarında

  204. 1:23:23

    büyük alim, halbuki normalde bütün makam nasip elinde kadı tayin eder seni o ona dedi ki ya ben seni Allah için seviyorum hoca efendi niye bana böyle suratıma bakmıyorsun falan dedi ben de seni Allah için sevmiyorum dedi niye sevmiyorsun dedi cemaata gelmiyorsun namazlarda niye? ben sarayda şeyhulislam'ım veya kazıl kuzat'ım ben nasıl cemaata geleyim ya çok işim var öyle mi?

  205. 1:23:50

    ben dedi ümmetin işleriyle uğraşıyorum hocam dedi ya bütün devlet işleri benim evim fetvala veriyorum şunu yapıyorum bunu yapıyorum peki dedi cemaat kimin emri dedi cemaatı kim önemli kıldı? Allah-u Teala peki Allah'ın mühim saydığı şeyden kulların mühim saydığı şeyleri daha mı öne alıyorsun sen dedi bir cevap veremedi ağlamaya başladı o zamanki alimler de insaflıydı ya

  206. 1:24:15

    vicdanlıydı yani o da tabi kralın yanında mecburen işte hükümet işlerine fetva veriyor şey diyor düzen kuruyor falan ağladı dedi ki ben seni sevdiğim için Allah beni affetsin çünkü ben ehli sünnet derviş zahid bir alimi sevdiğim için Allah beni affetsin sen de bana Allah için kızdığın için Allah da seni onun için affetsin dedi çünkü Allah için kızmak da

  207. 1:24:39

    amellerin en faziletlisidir anladınız mı? sen niye kızıyorum sana kızıyorum sana, cemaatı terk ettiğin için kızıyor sana, Allah için kızıyor. O âlim de, sen niye kızıyorsun bana demiyor. Sen bana kızdığın için, Allah seni affetsin, çünkü neden çok iyi bir amel yapıyorsun. Yani, böyle. Âlimlerden örnekler verdim size.

  208. 1:25:00

    Zahidlerden, dervişlerden, hakiki velilerden. Öyle mi? Yoksa, ohoo, fetva çok. Millet seni kandırır, hem de yanındakiler çok kandırır. Böyle ihvandan, dervişandan. Var ya, onlar derler, ya medresenin unu bitti, şekeri bitti. Ondan sonra derler, efendim işte bu kadar fakir fukara geliyor, tekkeye Efendi Hazretleri, ne olacak?

  209. 1:25:27

    Hem biraz şu yöneticilerden, mühleticilerden biraz para falan istesek? Derler. Onun için âlimler ne dedi? Gel baba. Düşmanından bir kere sakın, dostundan bin kere sakın. Seni cehenneme düşmanların değil, dostların götürecektir. Eğer dostların sana Kur'an ve Sünnet'i önermiyorlarsa. Ne buyuruyor âlimlerimiz?

  210. 1:25:58

    Akıllı dost, ata sözümüz. Efendim, akıllı düşman, cahil ve ghabi, seni cehenneme sürükleyen dosttan evladır. Bazı kere bakıyorsun, düşmanın seni hizaya getiriyor. Sana düşmanlık yapıyor, sen de tövbe ediyorsun. Sana düşmanlığı neticesinde sen hizaya geliyorsun, haddini biliyorsun. Ama dostların seni veriyor gaza,

  211. 1:26:23

    şöyle âlimsin, böyle velisin, şöyle demiyor, sana Kur'an zarar vermez hesabı. Onunla görüş, bununla görüş, ondan para işte, bundan polis de. En nihayetine bir de bakıyorsun, yağcılığa başlamışsın. Koşak soğutmaya başlamışsın. Ondan sonra doğruyu söyleyen, kalmamış, bundan dolayı. Yani, eğer diyor, zenginler mesela, Eğer zengine hürmetli davranıyor bir hoca efendi,

  212. 1:26:49

    niye hürmetli davranıyorsun? Senden daha mı takva? O zaman takvası için davran. Senden daha mı âlim? İlmi için davran. Nerede öyle takva sahibi çok zengin olacak? Peki, niçin buna çok hürmet ediyorsun, eğiliyorsun hoca efendi? İmam Rabbani mektubatta aldığı hadis-i şerif. Zengine, zenginliğinden dolayı hürmet ederse, dininin üçte ikisi gider.

  213. 1:27:16

    Zaten üçte üçü ne ki yani? Üçte ikisi gitti mi ne kaldı sana? Durum bu. Onların diyor mallarını yemek, helallığını bilsen bile şüpheye sokarlar. Zikir kapılarını kapatır. Kalp kasveti kapılarını açar. Allah Allah! İbadetin lezzeti gider diyor. İbadetinden tat alamayacak hale gelir. Ya bize zaten hiç tat alma duyularımız tamamen dumura uğradığı için,

  214. 1:27:45

    hiç tat almadığımız için tadın kaybettiğinde farkında olamayız ki. Niye? Adam zaten hiç tat almayan bir adam tadını kaybettiğini nasıl hissedecek? Değil mi? Biz herhalde hiç tat almaya başlamadığımızdan hiçbir sorun yaşamıyoruz yani. Bu ibadet lezzetini hisseden, imanın tadını, helaletini bulan, fark eden insanlar için konuşuluyor bu laflar.

  215. 1:28:10

    Eğer diyor ağanın, paşanın, zenginin yağcılık yaparak işte neyse onlara emni harf yapmayarak, nasihat etmeyerek, iyiliği emretmeyip, kötülükten neye yetmeyi terk ederek, iyi geçineyim ne olursa olsun, menfaatten iyi mesabıyla gidersen, yemeğini falan yersen daha ondan sonra kalk tehcüde bakalım kalkabiliyorsan, kalktığında da bakalım, yap bir dua Allah'a böyle

  216. 1:28:30

    görü gibi yakıyla yapabiliyorsan. Çünkü neden diyor, bütün menfezleri kapatır diyor, o yemekler diyor. Aşkım. Dervişliğe devam arkadaş. Ben bu kadar kitap okudum, hayat mektebini de bitirdim çünkü. Üç kere hapishaneye girdiğime göre hayat mektebini de bitirdim. Daha ne olacak? Sizin askerliğinizden fazla hapis yattım.

  217. 1:28:52

    O zaman benim anladığım bu ki, işte fakirullah, garibullah, Allah'ın garibi, Allah'ın fakiri, Allah'ın dervişi böyle devam edip gideceğiz. Çok böyle bizim yağlı şeyli sofralar bizi açmaz. Bizi açmaz. Onun için dikkat edeceğiz. Yani.

  218. 1:29:15

    Şimdi bir dün bir mesele zuhur etti. Onu da ilan etmem icap etti. Bundan sonra efendim siz de kaç sayfa şey çıkarıyorsunuz mübarek adamlar. Bu millete bu kadar sayfa anlatılır mı ya? Efendim neyse şimdi evet. Ne diyor orada bu defa? Evet.

  219. 1:29:35

    Şimdi burada diyor ki Dün Ali Ulvi Uzunlar Hocaefendi kardeşimiz internette bir kanal açmış, açılış yapmış. Allah hayırlı mübarek yapsın. Buradaki açılışa da İhsan Şen Hocak gibi, Abdülmetin Hocaefendi gibi kardeşlerimizi çağırmasın. yanı sıra Nurettin Yıldız Hoca'yı da çağırmış ve konuşturma yapmış.

  220. 1:30:09

    Bu konuşmanın neticesinde facebooklarda atışmalar olmuş. Bunun nihayetinde iş bana intikal etti. Dedim mevzu ne? Yani Nurettin Hoca genel manada üst kimlik olarak ehl-i sünnettir lafını söylemişim ben. Ancak şimdi tabi bu rabıtayı kabul etmemek bir adamı ehl-i sünnetten çıkarır mı? Çıkarmaz. Tarikatı kabul etmemek ehl-i sünnetten çıkarır mı?

  221. 1:30:37

    Çıkarmaz. Bak doğruyu konuş almışım. Ehl-i sünnet üst kimliği başka bir şeydir yani. Tarikat biraz daha özele girebilir. Ha tarikatın, şu tarikat bu tarikatı konuşmuyorum. Genel anlamda tasavvuf ve tarikat kabul etmiyorum dese yine ehl-i sünnetten çıkmaz. Ama kerameti inkar etse, ayetle sabit olduğu için ayette hadisle kerameti inkarda sıkıntı çıkar.

  222. 1:31:00

    Ama tasavvuf böyle kurumsal müesseseleşme falan filan kabul etmiyor. Ehl-i sünnetten çıkmaz. Ehl-i sünnetse az olur. Mahrumiyet yaşayabilir manen ama şey değil yani. Ehl-i sünnetten çıkmaz. Ama şimdi burada başka bir mesele çıkmış. Bunun üzerine orada ben işte isimlerini de gördüm. Bir tanesi o şeyde facebook'ta ya işte siz bu Nurettin Hoca'yı konuşturduğunuz sürece

  223. 1:31:25

    ihvan sizi desteklemeyecek yazmış. Sonra öbürü ona cevap yazmış yani siteden. Görevli herhalde. O da yazıyor ki sen Nurettin Hoca'nın ne ehl-i sünnetsizliğini gördün? Diye yazmış. Yani şimdi bunlar bana intikal edince ben de hepten boş duramam yani baktım. Onlar ne yazdığına bakmakla kalmadım. Sonra ben dedim Hoca Efendi'nin fetva sitesine girin bakalım böyle mi?

  224. 1:31:50

    Diye işte elimde şeylerle onun için şey ettim. Şimdi kelimeyi oynatmayalım. Nakille olmaz yani aynı kelimeyi okumak lazım. Bu sefer o da diyor ki işte Allah yerde midir gökte midir? Sorusuna efendim bu iş ihtilaflıdır. Yani bunda bir çözüm yok gibi cevaplar veren adam ehl-i sünnet olur mu? Falan ben de Nurettin Hoca'nın böyle bir konuya girdiğini veya cevap verdiğini bilmiyorum

  225. 1:32:18

    ama bir sitesi var herhalde her şeye fetva veriyor. Bunu tabii olunca ben dedim sesini arayın konuşmasını dedim. Sesini bulamadılar. Sesini bulamayınca dedim o zaman hani resmi bir adresi vardır da herkesin. Resmi adresinden yayınladığı fetva bakın. Şimdilik o fetvayı bana getirdiler yazılı fetva olarak.

  226. 1:32:36

    E burada tabii çok büyük bir sıkıntı doğdu. Efendim çok şeyler var ama ben size uzun uzun yazmayacağım. Ama bu yeterli yani uzun uzun okuyamam vaktimiz yok. Demişler ki buradan ziyade diğer bir şeyini ben okudum. Yani şey yapmayı gerektirmiyor diyor. Hah şurası esas mühim olan. Bazı Müslümanlar Allah her yerdedir diyor.

  227. 1:33:08

    Bazıları da Allah göktedir, arşın üzerindedir diyor. Doğrusu hangisidir demiş. Şu an soran. Cevap bu konu asırlardan beri tartışılıyor. Hoppala. Allah ne yerdedir ne göktedir, Allah mekândan mı ne üzeredir hiç tartışıldığını bile ilk duyuyorum. Tartışılıyor. Ehl-i sünnet içinde böyle bir tartışma duymadım.

  228. 1:33:35

    Asırlardır tartışılıyor ama Mutezile bir şey der, Cebriye bir şey der, Şia bir şey der, Vehhabi bir şey der. Her şey tartışılıyor zaten. Kur'an bile tartışılıyor. Eksik mi fazla mı diye Şia eksik diyor. Ama Ehl-i sünnet içinde böyle bir tartışma duymaz. Ama ehl-i sünnet içinde böyle bir tartışma var mı dört mezhepte?

  229. 1:33:50

    Yok. Maturide, eşaride var mı? Tartışılıyor. Kimse de bunu halledemedi. Aha. Ya nasıl bir İslam dini ki? Elyem ve ekveltüleküm dineküm ve ekveltüleküm nimeti. Kur'an ayetiyle Veda haccında nazil olan Rabbimizin vahyiyle dininizi kemale erdirdim ve tamamladım buyrulan bir din. Bin dört yüz senelik yani Veda haccı ile bin dört yüz küsuru da var.

  230. 1:34:18

    Bu kadar senelik bir dinde bu kadar Rasulullah S.A.V gelmiş. Dini getirmiş. Sonra bu kadar yüz bin sahabi. Sonra bu kadar müçtehit, tabi'un, teba'i tabi'un falan filan. bin dört yüz küsur senedir, milyarlarca ulema evliya, Allah mekândan münezzehtir. Allah mekandan münezzehtir. Neyse kendisiyle hiçbir şey Allah'a benzemez.

  231. 1:34:42

    Gök yokken Allah neredeydi? Arş yokken Allah neredeydi? O zaman arşı sonradan yarattığını kabul ediyor musun? Etmiyorsan kafir oluyorsun çünkü neden? Arşta Allah gibi evveli yok demiş oluyorsun. Yok, arşın sonradan yaratıldığını kabul etmek zorundasın mecburen. Çünkü her şey sonradan yaratıldı ya. Arş sonradan yaratıldıysa, arştan evvel Allah neredeydi?

  232. 1:35:04

    Bu soruyla karşı karşıya böyle delice, mantıksız bir duruma giriyorsun. İlimi bırak, mantık da kalmıyor. E o zaman fevkiyet sıfatı vardır. İstiva sıfatı vardır. Ar-Rahman, arşı istiva. Rahman arşa istiva etti. Bu ayettir, bu istiva sıfatıdır. Ama aynı kelimeyi kullanmak zorundasın. İstiva kelimesini kullansın.

  233. 1:35:28

    Tercüme caiz değil. Allah oturdu denebilir mi arşa? Haşa ve kella. İbn-i Tevmiye kafası, benim indiğim gibi iner diyor minberden. Allah kendi inişine benzetti. Reşeke misliyi, biliyorsunuz Nurettin Hoca İbn-i Tevmiye'de çok büyük bir şey diyor. Zaten sorun oradan geliyor ya. Allah da diyor ki Kur'an'da benim mislim hiçbir şey yok.

  234. 1:35:49

    Nasıl olacak benim gibi iniyor? Nasıl olacak oturuyor? Oturmak bize mahsus. Allah Rahman arşa istiva etti. Ama istiva, bir Allah'ın istiva sıfatıdır. Hükümranlık. Hükümranlık, tecelliler yağdırması. Arşı, o yüce arşı emri altında tutması. Nurlarını, vahiylerini oraya yağdırması. Bunların hepsi istivanın manasıdır.

  235. 1:36:15

    Bütün alimler bunu vermiş. Oturdu manası olur mu? E vahabiler oturdu diyor. Peygamberimize de yanında yer ayarlamış, gel sen de otur demiş. Aynen böyle yani. Rivayetler doldurmuşlar uydurma kurafeye. E şimdi buna nasıl mana vereceksin? O istivaya oturdu desen ne olur aşağı? Öbür ayeti inkar etmiş olursun.

  236. 1:36:39

    E istiva müteşabiattandır. Müteşabiata Allah sana diyor. Tam manasında. Ancak ben bilirim. Biz inandık diyeceksiniz. Hepsi Rabbimizden diyeceksiniz. Manayı karıştırmayacaksınız. Kur'an'da sana müteşabiat olduğunu söylüyor. Müteşabi değilse o zaman Kur'an'da müteşabi kalmadı. E ayet sana söylüyor. Ondan sonra ne diyor?

  237. 1:37:02

    Gökte olandan emin mi oldunuz? Tebareke. E bu ayetler ne diyor şimdi vahabiler? E işte diyor ki tebarekede işte gökte olandan emin mi oldunuz? Yahu azabı gökte. Taş yağdırıyor kafana işte. Yıldırım yağdırıyor kafana. Azabı gökte demektir. Daha anlamıyor musun? O ayeti okuyor. E ben de ona bir rahat okuyorum.

  238. 1:37:23

    Göklerde de Allah'tır, yerlerde de Allah'tır. Gökte olan. E yerde de olan diyor o zaman. Bu ne demektir? Her yerin yönetimi ondadır. Gökyar onu alır mı ya? Haşa. E bunu anlamayacak ne var? Çok okumak icap etmiyor. Benim koca karım nenem biliyordu. Bizim Görele'deki ziynetlene bunu biliyordu. Mekandan münezzehtir bu şahım diye.

  239. 1:37:45

    Ya çok mu okumak lazım? Ümür Kur'ayı falan mı bitirmek lazım yani? Bu kafaya gelmek için. Şimdi bu meseleyi diyor kimse halletemedi. Ya böyle bir din olabilir mi? İtikadi inancımızla ilgili Allah'ımızın sıfatıyla ilgili bir konu. Kimse halledememiş. Bir ilmi cevap değil bu. Bir hoca böyle konuşamaz.

  240. 1:38:06

    Bizim dinimizde hüküm açıktır. Dört mezhep fıkıhta da, itikattaki iki mezhepte de açıktır. Allah Teala mekandan münezzehtir. Oturmaktan kalkmaktan münezzehtir. Peki. Sen nasıl fevkiyetsin? Kullarının fevkinde kahirdir. E kullarının fevkinde demek üstte mi demek haşa? Fevk üst demek. Ama burada alimler diyorlar ki, mekan üstlüğü değil, mekanet üstünlüğü.

  241. 1:38:32

    Yani güç ve şeref. Kullarının fevkinde kahirdir. Ne demek istiyor? Biz şimdi bazı şeyler yapıyoruz. Bu adam bu adamın fevkinde diyoruz. Adam onun üstüne mi çıktı oturdu sandalyeyle? Hiç mi anlamıyorsun? Bunun fevkinde bu adam. Ne demek? Mertebesi üstün demek. Fevkinde demek, çık yukarı üstüne merdiven daya, ben fevkindeyim sen altımdasın mı demek?

  242. 1:38:57

    Fevkinde demek. Allah kullarının fevkindedir. Biz fevkiyet sıfatını ispat ediyoruz. İstiva sıfatını ispat ediyoruz. Arşın fevkindedir. Kulların da fevkindedir. Ama bu şeref ve itibar, izzet, kuvvet fevkiyeti, üstünlüğüdür. Yani ne diyeyim sana? Türkçe kısa bir klişe veriyorum hepinize. Buradaki fevkiyet, uluv.

  243. 1:39:28

    Bir de uluv sıfatı var. Ve'l aliyyul azim. Ali yüce demek. Yüce demek yüksekte demek değil. Çünkü yüksek yok ki ona göre. Hiçbir şey yok ona göre. O her şeyi yaratan. Biz onun sağında solunda değiliz ki aşık. Solunda değiliz ki aşağı. Üstlük, altlık, sağlık, solluk nereye göre olur? Sen de olursun, ben de olurum.

  244. 1:39:47

    Sen benim sağımda mısın, solumda mısın hesabı olur. Mevlâ Teâlâ'nın varlığına nispetle bu alemler yok mu ki? Mevlâ Teâlâ bütün alemler ona muhtaç. O hiçbir şeye muhtaç değil. O neye göre cihet ve yön tespit edilecek? Haşa. E diyor işte dua derken ellerimizi yukarı kaldırıyoruz. O hazineyi gösteriyorsun.

  245. 1:40:07

    Yarabbi ve fisse mâ rizkukum. Rızkınız göklerdedir. Dua hazineleri, kabul makamları göklerdedir. Yarabbi hazinenden ver. Bu Allah'ın hazinesini öyle açmaktır. Allah'ı yukarıda diye öyle açmak değil ki. Bak hiçbir şey bilmiyor musunuz? Ona bakarsan da yağmur duasında nasıl? Böyle. Nasıl olacak aşağıda mı?

  246. 1:40:31

    Ne alakası var? Ondan sonra Rasûlullah S.A.V. Miraç gecesi Mevlâ'ya ne buyurdu? Hitap etti yani. Aleyke, İleyke, hitaplar var. İşte Efendimiz S.A.V.'e de Mevlâ hitap etti. Ettehiyyâtü'l-lâhü'l-salevâtü'l-tayyibât. Ondan sonra Mevlâ ile görüştü. Konuştu. Ve sen diye hitap etti. Mevlâ ona sen diye hitap etti.

  247. 1:41:03

    Tamam. Miraç'ta. E tamam zaten arşın fevkine çıktı. Arşın fevkine çıkınca sen olur. Çünkü Allah yukarıda haşa diyenlere göre. Peki Yunus A.S. nereye indi? Denizin dibinde balığın karnında. Kaç bin metre dibine indi? Yunus A.S. balığın karnında namaz kıldı. Kırk gün kaldı. Kur'an'da da sabit. Balık onu attı sonra dışarı.

  248. 1:41:26

    Balığın karnında Yunus A.S. ne dedi? La ilahe illa ente sübhaneke. Sen, senden başka ilah yok dedi. Allah'tan başka demedi senden. Halbuki sen kime denir? Muhattabına denir. Eğer Allah Teala semanın fevkinde olmakla mukayyet olsaydı o zaman balığın karnında ente diye sen denir miydi? O zaman Resulullah S.A.V.

  249. 1:41:48

    ne buyuruyor? feynâ râfibatne l-hüdme haracû fî alel arş Arşın üstünde benim gördüğümü o da balığın karnında gördü diyor. Yani aynı tecelliyi aldı demek istiyor. Yani Mevlâ ile mükâleme oldu. Yunus A.S. cemalini görmedi ama aynı muhataplığa muhatap oldu diyelim. Kitaba muhatap oldu. O zaman sen nasıl dersin ki mekanla kayıtlıdır, göktedir, üsttedir, yukarıdadır?

  250. 1:42:14

    Veyahut bu mesele halledilemedi nasıl dersin? Bu mesele halledilmiş işte sana anlatıyorum bütün derler. Ve Rabbul Arş, sana son noktayı koyuyorum. Akaid-i Emali'de Ehl-i Sünnet'in metnidir. İmam-ı Rabbân Hazretleri de devamlı ondan alır. Ve Rabbul Arşı fevkal arşı lâkin bilâ vasfid temekkuni vett-tısâli Arşın Rabbi, arşın fevkündedir.

  251. 1:42:37

    Evet fevkündedir. Ama yerleşme yok, bitişme yok, ayrışma yok, mekan yok, mesafe yok, mesaha yok, yüz ölçümü yokmuş. Leyseke misli şey. Kur'an okumuyor musunuz ya? Allah'a misli yok. Bu ayet muhkemdir. Müteşabihi bağlar. Arşa istiva etti. Vesair ayetler de müteşabihtir. Müteşabihe mana veremezsin. Müteşabihin mana veremediğine göre

  252. 1:43:05

    hünnevümül kitap, kitabın Kur'an'ın aslı temeli manayı çıkaracağının noktası hangi ayettir diyor muhkemlerdir. Kur'an söylüyor yine. Müteşabih çok azdır imtihan içindir. Benden başkası tevhidini bilmez. Bunlar müteşabihtir. Peki niye müteşabih? İstiva'nın lukat manalarından biri de oturdu demektir. Allah hakkında da öbür ayetle çeliştiği için oturmaz kalkmaz misli yok.

  253. 1:43:30

    O zaman müteşabih oldu, manayı kestiremedi. Manayı kestiremeyince ne yapıyorsun? İstiva sıfatı Allah için sabittir. Rahman arşa istiva etmiştir. İman ettik. Şeklini, keyfiyetini Allah'a havale ettik. Ehl-i sünnet bunu yapmıştır. Çünkü neden? Orada muhkem ayet var. Muhkem ayet ne diyor? Le çeke misli.

  254. 1:43:49

    Misli yok diyor. Misli yoksa hiçbir şey ona benzemez. Oturursa bize benzer, biz ona benzeriz. Bir yere ihtiyacı oldu. Yani oturdu, ha bak sedire oturdu. Ha o zaman Mevla her şeyi sonradan yarattığına göre onlar yokken de Mevla vardı. Kânallâhu ve lem yukul mâ yushey. Allah var idi, onunla beraber hiçbir şey yok idi.

  255. 1:44:08

    Hadis-i şerifte. Hazreti Ali'ye sordular, şimdi durum nasıl? El ân hâlâ mâ kân dedi. Ezelde ne idiyse şimdi de aynıdır dedi. Allah var, hiçbir şey yok. Yani şunu demektir. Allah-u Teala var iken hiçbir şey yoktu da sonra var ettiklerinden sonra Allah'a bir şey değişmedi ki. Yani Allah o var ettiklerinin sağında da kalmadığı,

  256. 1:44:28

    solunda da kalmadığı, üstünde de kalmadığı bir şey değişmedi. Biz var olduk ama Allah'a Celle Celaluhu ne cihet geldi, ne yön geldi, ne mekan geldi, ne makam geldi yani. Niye gelsin Allah-u Teala değişmekten münezzehtir? Değişmek sonradan yaratılır. Değişmek sonradan yaratılanların şanıdır. Hareket, arş titriyor.

  257. 1:44:46

    Arş sallanıyor diyor hadis-i şeriflerde. Mevla'ya titredi diyebilir misin? Haşa! O zaman ne olacak Mevla üstünde oturuyorsa? Haşa! Arş titreyince Mevla ne olacak? Tevbe estağfirullahü'l-azim ve tevbü'ileyh ya! Bu mesele diyor Nurettin Hoca halledilemedi diyor. Asırlardır diyor Allah'ın nerede olduğu bulunamadı diyor bak.

  258. 1:45:08

    Ama ben size daha pratik soru sorayım diyorum. Başka bir pratiğe geçmiş. Şimdi şuraya bak hele, hele bak hele. Daha da beteri var şimdi. Yine aynı sitesinde. Asırlardan beri ümmetin uleması arasında iki görüş vardır. Yoktur. Ehl-i sünnet uleması arasında tek görüş vardır. Sapıklarla ehl-i sünnet arasında vardır dersen o ikiden de fazladır.

  259. 1:45:35

    O zaman da yine iki yoktur. Yetmiş iki vardır. Yok diyor sanki ehl-i sünnet ulemasının içindeki, onu kastediyor. Yalandır. Ehl-i sünnet ulemasında iki görüş yok. İbn-i Teymiye'nin bir şey diyor diye İbn-i Cevziye'nin sünnet uleması değil ki. Yani onların görüşleri burada hükümete tabi değil ki.

  260. 1:45:58

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kabrini ziyaret etmeye ki sen günahkar olursun diyor adam yani. Bu adam ehl-i sünnet nasıl olacak? Evet. İki görüş vardır. Yanlış. Bu görüşlerin birincisi bu tür ayet ve hadislerden anlaşılanı zorlamadan yönlendirme, olduğu gibi kabul etmek diyor şimdi. Bu görüşe göre ayetten ne anlaşılıyorsa anlam odur.

  261. 1:46:19

    Yani Allah göktedir. Okuyorum ha. Yani iki görüş varmış ehl-i sünnete göre. Ehl-i sünnete göre bir görüşte Allah gökteymiş. Ya Allah nasıl gökte olacak? Arş zaten öbür ayetle çelişiyor. A-a! Yani müteşabihleri de birbirine bağladığın zaman müteşabih de müteşabihi bozuyor bunların ki. Biz diyoruz müteşabihe mana vermeyin.

  262. 1:46:43

    Sen müteşabihe mana verdin. Ne oldu? Fissema dedin gökte. Peki ayette ne diyor? Alel-i arş, arşın üstünde. Arş nerede? Arş göklerin yedi katın üstünde. Bu şimdi hangi kat gökte? Tövbe estağfurullah konuştuğumuz lafa bak şimdi. O zaman öbür ayet ne olacak? Arş ile istifade diyor. Arşın üstünde de mekân olarak arşın üstünde değil, mekân olarak arşın üstünde değil.

  263. 1:47:03

    Arş hepsinden yukarıda kaldı. Gökte nasıl olacak o zaman? Ki arşın üstünde de mekan olarak arşın üstünde değil. Sonunda, ben size bağladım, bağlamadım da bağlayacağım dedim, bağlamadım. Ha sonunda Tek kelimeyle konuşacaksınız. Allah Teâlâ'nın rülü... Allah Teala'nın rüluv sıfatı vardır. Fevkiyet sıfatı vardır.

  264. 1:47:27

    İstiva sıfatı vardır. Bak sıfatları kabul ediyoruz. Müteşabiha sıfatları vardır. Fakat bunların manası üstlük değildir üstünlüktür. Kafanıza kalması için kelimeleri yaklaştırdım. Üstlük üst üstlük değildir üstünlüktür. Anladın mı şimdi? Tamam. Bu kadar Ehl-i Sünnet. Tek kelime. Ehl-i Sünnet ittifaklı burada.

  265. 1:47:59

    Fevkiyetü Mekanetin la mekanin Mekan fevkiyeti değil mekanet. Mekanet ne demek? Mekanet şeref. İttifak. Ondan sonra efendim efendim Uluv Allah'ın uluv sıfatı. Ve huvel aliyyul azim yani. Ali yüce yücelik. Onda da bir Türkçe yapalım yine. Klişeler bulalım şöyle. Kafanızda kalması için kafanızda kalmıyor.

  266. 1:48:26

    Bak üstlük değil üstünlük dedim. İnşallah kafanızda kaldı şimdi. Baya bir Vahabi'yi susturabilirsiniz bu şeyle. Ondan sonra uluv yücelik. E şimdi bunlar ne diyorlar buna? Efendim eee yine yükseklik. Biz ne diyeceğiz? Ne diyoruz yani? Yükseklik değil yücelik. Anladın mı? Yükseklik değil yücelik.

  267. 1:48:54

    Şimdi diyor ki Ehl-i Sünnet'e göre diyor iki görüş var diyor. Bir tanesine göre diyor. Yani İbn-i Teymiye'nin görüşünü Ehl-i Sünnet görüşü olarak empoze ediyor halka. Bir tanesine göre diyor Allah göktedir diyor. Bak. Ya bu Ehl-i Sünnet'te böyle bir göktedir diyen alim yok. Ya millete yanlış bilgi vermeyelim.

  268. 1:49:15

    O zaman açıkça söyle bu İbn-i Teymiye'nin görüşüdür de kardeşim. Allahu Ekber. Ben zaten bir kitap hazırlıyordum da şey demedim. Allah gökte değil kitabımın adı. Ki şu anda Vahabilerin iman şartı ne? Allah gökte olduğuna inanmak. Eğer inanmazsan kesiyor seni. Mesela esir mesir yakalıyor işte IŞİD DAEŞ yani şu anda esirler falan alıyor.

  269. 1:49:39

    esirleri falan alıyor, El-i Sünnet'i göğe aşağıya da aşağıya da saldırıyor, El-i Sünnet'e de saldırıyor. Daha hiç cehennem köpekler. Din, imanı yok. El-i Sünnet adamı tutuyor, Allah'ı nerede ediyor? Adam derse ki Allah mekânda münezzeh, adamı öldürüyor hemen gavur olsun, gavur sunuyor. ya sen hangi âyette var Allah gökte diye bir şey ya?

  270. 1:50:02

    arşa istiva var arşa istiva, alel arşisteva fevka ibadî kullarının fevkinde değil fevkinde diyor e dersem duada elimizi yukarı açıyormuşuz peki o zaman öbür âyeti okuyalım bak senin okudukların benim okuduklarım muhkem. Allah-u Teâlâ bu millete ne buyurdu? Hünne, ömür, kitap, Kur'an'ın aslı, esası, temeli muhkem âyetlerdir buyurdu.

  271. 1:50:25

    Peki bu adam muhkem âyetlerden mana çıkarabilir, müteşabiden çıkaramazsınız Allah'a buyurdu. Kalbi kayanlar müteşabilere uyarlar, araştırırlar, karıştırırlar, müteşabiye mana vermeye çalışırlar buyuruyor. Âyet ya. Kalplerinde haktan batıla kayma olanlar. Müteşabi âyetlerin peşine düşerler. Kur'an'da âyet kalmamış.

  272. 1:50:51

    Bir alel-i arş-ı istiva'yı okuyor, bir de fevka ibadi okuyor. İki tane âyet okuyor. Var orada 6666 âyet. E peki sen bu âyetler müteşabi, Mevla buyurmuyor mu ki? Kalbinde eğrilik olan müteşabiye uyar. olan müteşabiye uyar. Ben orada muhkem âyetler indirdim, manası açık. Manası açıkta ne diyor? Misli yok.

  273. 1:51:08

    Peki manası açıkta ne diyor? feynemâ tuvellû fe febevecumâ Nereye dönerseniz, yüzlerinizi nereye çevirirseniz, Allah'ın tecellisi kabul oradadır. Allah'ın zatı hiçbir yerde değil. Bak nereye çevirirseniz, o zaman göğe çevirmeniz şartı var diyor mu? Eğne ne demek? Eğne neresi? Eğne ma nereye demek? تُوَلُّوا dönerseniz.

  274. 1:51:36

    فَتَبَوَجُوا Allah'ın tecellisi oradadır diyor. Yani göğe dönün diye bir âyet yok. Nereye dönerseniz dönün diyor. Mesela namaz kılan, arabanın üstünde nafile namazlar, atın üstünde binek nereye dönerse, kıble orası. Onun için dua yapan, hazineyi göstermek için eline işaret yapıyor. Hazine gökte. Mevla gökte olma aşağıya.

  275. 1:52:05

    Ondan sonra Bu Vehhabilere göre nasıl biliyor musunuz? Size bir şey daha söyleyeyim. Aklınızı başınızdan alayım. Ulu dağın tepesinde secde edenle, ulu camide secde eden arasında Allah'a hangisi daha yakındır? Bir yükseklik meselesi var ya. Vehhabilerin kitaplarını okuyorum. Ben çok okurum Vehhabilerin kitaplarını kafayı yiymek için.

  276. 1:52:31

    Cevap vereceğim ya bilmez. Bak şimdi bu lafı nereden bilecek? Sakın siz okumayın Vehhabi kapı. Ha böyle fetva verenlere fetva sormayın, fetva hattına girmeyin sakın. Hele konusunuz ilminiz bir şeyiniz yok ya. Efendim aynen bütün kitaplarını gördüm. Diyorlar ki ulu dağın tepesinde secde yapan Allah'a daha yakın.

  277. 1:52:51

    Niye? 2000 metre yüksekteliği. Çüş. Vehhabilere çüş. Yuh. O zaman Mars'a çıkan daha yakın. Peki sana bir hadis-i şerif okuyayım. Şimdi basit, basit. Namazda kıyam var. Göğe kıyam 1-2 metre daha yakın. Ben mesela 1.65'im. 1.65 daha yakın olmuyor muyum? Ayakta. Secde de bu 1.65 gidiyor zaten. Yerle eşit seviyedeyim.

  278. 1:53:25

    Şimdi bunlara sorarsan ben ayakta Allah'a daha yakınım. Haşa. Çüküreden 1.65 fark var. Peki sahih hadiste onlar da bunu kabul ediyor. Ya adamlar çelişki içinde, el-sünnetin dışındaki hepsi tenakuzattır. Kulun Rabbine en yakın olduğu yer secdededir. Peki secdede niye en yakın oldu? Ayakta daha yakın.

  279. 1:53:52

    1.5-2 metre var. Hele ki at kavmi gibi minare kadar adamlar var, tağa kadar. Uludağ ile kafa çatışan adamlar var. O zaman o secdede nasıl olacak sıfır? Ama Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyuruyor, secdede daha yakın. E hani yukarıdaydı? Ya Rabbi ya. Ayet okusanız ayet okurum, hadis okusanız hadis okurum.

  280. 1:54:12

    Müteşabiatı karıştırıp da kalbinde eğrilik olanlar bunu yaparlar buyurduğu üzere. Yani Kur'an ne buyursa çıktı ya. Hakikaten kalbinde eğrilik olanlar bunu yaptı İbn-i Teymiye ve devamı gelen daiş sürecinde şu anda görüyoruz. Yani Allah gökte demesen kafirsin diyor, öldürüyor ya şu an. Namaz abdestini kurtarmıyor.

  281. 1:54:32

    Şimdi bak. Onlara göre diyor, Allah göktedir diyor şimdi. Onlara göre. Ama eliflet diyor bak. Bak! Dikkat edin! Ümmetin uleması. Peki. Hadi diyecek şimdi burada, bir pay vereyim onayına, ben karşı tarafa da pay veririm. Ya ben ümmet dedim, ehl-i sünnet demedim. Bir de böyle de bir çıkış yolları var bunların içinde.

  282. 1:54:55

    Peki, dur şimdi. Kendi görüşünü aşağıda getireceğim sana. Efendim, ikinci görüş, âyeti yorumlama yoluyla anlama görüşü, yani tevil. Bu görüşe göre de yine bu bir kuşatmış olma ve her şeye hükümran olma. Bu doğru. Arşa istiva, hükümran olma, her şeyi, tamam. Doğrusu bu. Anlamındadır. Ancak bunun ötesinde âyet, yukarıda olma veya gökte olma gibi bir anlam vermemektedir.

  283. 1:55:28

    Yani, şimdi, bu durumda diyor, bu görüşte cihet ve yön yok, öbür görüşte cihet ve anlam var. Dikkat ederseniz, iki görüşte de azamet ve üstünlük vardır. Yani öbür görüşü, Allah göktedir görüşünde de, azamet ve üstünlük vardır. Daha ötesini karıştırmanın bize bir yararı yoktur. Dolayısıyla ümmet bu meseleyi asırlardır.

  284. 1:55:59

    Halledememiştir. Haşa, boşluk vardır. Bundan dolayıdır ki, ben size tercih yapmıyorum diyor. Anladın mı? Ya Allah göktedir diyenler, Allah'a mekan ispat ediyorlar. Ehl-i Sünnet'ten de çıkıyorlar. Dinden de çıkıyorlar. Allah mahlukatına benzetenler mücessimedir. Zahidül Kevseri Hazretleri alenen, Hoca Muhammed Zahidül Kevseri Hazretleri bu kadar incelemiş, kitapları yutmuş,

  285. 1:56:31

    alenen söylemiştir, İbn-i Teymiye mücessimedendir. Ya Allah, benim indiğim gibi iner diyor zaten. Ve göktedir diyor, mücessimedendir. Şimdi bu ekoli takip eden Nurettin Efendi ne yapmış? Bu fetvayı vermiş. Şimdi dünkü, tabi bunun linkleri var daha bilmem ne kadar, belki konuşmaları var, olsun da bilmiyorum.

  286. 1:56:55

    Tartışmalar var mı? Daha da bilmiyorum. Ben şimdi size ne diyorum? Bir hoca eğer tarikatı inkar ediyor, rabıtayı kabul etmiyor, reddediyor falan filan. Bunlar adamı el üstünden çıkartmaz. Bak söylüyorum. Geçen yine bir kabak gibi bir şey yaptı. Ben dedi Rasulullah'ın mezhebindenim. Ya Rasulullah'ın mezhebi mi olur?

  287. 1:57:20

    Rasulullah din sahibi, vahiy sahibi. Rasulullah mezheb müştehidi ayarına koyup da Rasulullah'ın sahibini nasıl aşağı indiriyorsun? Rasulullah'ın dinindenim denir. İmam-ı Azam'ın mezhebinden olabilirsin. İmam-ı Şafi'nin mezhebinden olabilirsin. Çünkü mezheplerde iştahat hatası da olabilir, sevabı da olabilir.

  288. 1:57:43

    Rasulullah'ın mezhebindenim diyorsun. Rasulullah'ın mezhebinde hata olabilir mi o zaman? Ama mezhepler, e şimdi Şafi'yi de kanaptası bozar, Anevi'yi de bozar, Şafi'yi de bozmaz meselesi. E burası birinden biri Allah'ın dinde hüküm odur. Ama sen orada Allah'ın dindeki hükmü bilmediğimizden, bir imama tabi olduğumuzdan, onda delillerine tabi olduğumuzdan

  289. 1:58:02

    Allah ile aramızda o müştehit vardır. Bir hata eden bir ecir alır, doğruyu bulan iki ecir alır ahiret hesabıyla. Çünkü burada bir şey yok. O da ayet-i hadisten ilmini zorlamış, o da iştahat makamında olduğu için tabii. E bu Rasulullah'ın mezhebi olan mezhep olabilir mi Rasulullah'ın? Nasıl olacak mezhep?

  290. 1:58:20

    Rasulullah'ın mezhebiyim demek dört mezhebi inkardır ve reddir. Reddir yani. Dört mezhebin hiçbirinin adı konuşulmuyorsa hiçbir mezhebi kabul etmiyorum demek. Bu da bir mezhepsizlik demektir. Çünkü Rasulullah'ın mezhebindenim diye sefâbiler. Yani ben Hanefi'ye, Şafi'ye bakmam. Ben de ben hadise bakarım.

  291. 1:58:37

    E hadisi İmam-ı Azam senden iyi biliyor. Sen bir hadis görüyorsun. İmam-ı Azam yüz binlerce, milyonlarca hadis görmüş. Ahmet İbni Anbel bir milyon hadis biliyor. İmam Bukhari altı yüz bin hadisten hazırlamış sayı Bukhari'yi. Sen yani şurada iki hadis bilerek internetten okula girip hadis bularaktan nasıl helal aramı belirleyeceksin kardeşim?

  292. 1:58:54

    Milletin eline maal vermişler, bir de Google vermişler. Gir diyor, mezhebi bırak diyor. Ya o hadisin öncesi var, sonrası var. Nesha dilmiş var, önce emretmiş, sonra yasakladığı var. Kıble bile dönmüş yani. Bu dinin başından sonra kıble bile değişmiş. Mescid-i Aksa... Yani bu kadar helal haram konularında değişiklik olmuş.

  293. 1:59:13

    En sonunda dininizi şimdi tamamladım. Veda Haccı'nda buyrulana kadar bu değişiklikler yirmi üç sene devam etmiş. Çünkü o zamana kadar tamamladım diye bir ayet niye gelmedi? ekmentü ekleküm dineküm Dininizi kemale erdirdim ve etmem tu tamamladım diyor. İşte o noktadan sonra din tamamlanmış. E bu müştehikler niye o zaman istirham ediyor?

  294. 1:59:33

    E bu müştehitler niye uzun ihtilaf ediyor? Ya müştehitlerin ihtilafı dinin aslı hakkında değil, esası hakkında. hakkında değil, esası hakkında değil. İman şartları belli, İslâm şartları belli. Bunlarda ihtilaf var mı? Teferruatta ihtilaf var. Bu teferruatta da onun da bir delili var, onun da bir delili var.

  295. 1:59:47

    Hepsi âyet-i hadise dayanmıyor, kimse kafaya dayanmıyor. Eğer ki âyet-i hadisi bulamadı mı kıyas yapması gerekiyor âyet-i hadise, iştihat yapacak. Onun da ehliyet ve liyakat. Hicri 400. asırdan sonra bir tane müştehid kalmadı diyor ulema. Hicri 4. asırdan sonra. Kaç sene olmuş İslam kapısının kapağını?

  296. 2:00:06

    Şu anda da açık ama Hz. Mehdi gelince, tamam, Hz. Mehdi'ye bir şey demem. Ya şu anda da açık ama Hz. Mehdi gelecekti. Ama Allah tarafından bildirildiği için kendisine. Öbür türlü ilimle okumak ne olacak iş mi? Şafii mezhebinin içinde müştehit olurum diye çıkmış, içinde müştehit yani, mezhep müştehidi değil.

  297. 2:00:24

    Mezhep içi müştehitler var bir de. O zamanki âlimler ona, sübkiler mi, nebi âlimler ona birkaç sorular sormuşlar. İmam Süyüd'ü vazgeçtim demiş konudan. İmam Süyüd'de 500 tane eser var. Şu anda bu oda dolusu kitap yazmış ezberinden. Unutmak nedir bir şey bilmiyorum. Nasıl oluyorsa bana da anlatın unutmayı, diyor.

  298. 2:00:41

    Ve İmam Süyüd diye perişan etmiş o zamanki dönemin uleması. Yani fıkhın, mezhebin içinde bile müştehit olamamış. Nerede mezhep kuracak? 4 asırdan sonra, yani 1000 senedir bir tane mutlak müştehit gelmedi. Gelemez. O zamanın şartları, o zamanın kaynakları, o zamanın imkanları, her şey imkanla bağlı kardeşim.

  299. 2:01:02

    Yani o zaman bütün ulema yatağı her yer. Gidiyorsun Resulullah Efendimiz'den 2 vasıtayla duyan adamı buluyorsun. 3 vasıtayla duyan adamı görüyorsun. 3 vasıtayla. İsimlerini sayabiliyor. O adamları da araştırabiliyorsun. Şimdi sen kimden duydun? Şundan. O şundan. Bu hadisi duyuyorsun. Bu 3 vasıtanın 3'ünü de araştırıyorsun.

  300. 2:01:21

    Doğru mu söylüyor, yalan mı söylüyor, yanlış mı yapıyor, alzheimer oldu mu, kafası şaştı mı, aklı başında mıydı, yaşlandığında bunadı mı, takva mıydı, değil miydi, cemaatle kılar mıydı, kılmaz mıydı? Yalanı yanlışı denenmiş mi, denenmemiş mi? Bütün bunları inceleyebiliyorsun. Sen bunları incelemeden nasıl Resulullah'ın adına o hadisi kabul edip de helal olalım diyeceksin?

  301. 2:01:39

    bu hadisi kabul edip de helal olalım diyeceksin. E senin var mı şimdi bu imkanın? Sen hangi 3, Ahmet İlhan Bey 3 raviyle, Bukhari 3'le, 4'le, sülasiyatları var. Sen hangi, Ahmet Efendi ben üç raviyle, Bukhari üçle, dörtle, sülasiyatları var. Dörtle, üçle, beşle. Ama o adamları da inceliyor. Sen kimden aldın diye.

  302. 2:01:53

    Onları da inceledikten sonra o adamdan duyduğunu oraya koyabiliyorsun. Sen şimdi nasıl bunun imkanı bulacaksın? Onun için sen nasıl müçtehit olacaksın? Bin senedir ulema ittifak etmiş. Müçtehit yok. Sen kalkıyorsun, Nurettin Hoca ne diyor? İbn-i Teymiye İmam-ı Züfer gibi müçtehittir. Ya İmam-ı Züfer İmam-ı Azam'ın talebesi ve hakiki bir müçtehittir.

  303. 2:02:17

    Basra kadısıydı, İmam-ı Azam'ın sağlığında kadıydı yahu. İbn-i Teymiye'nin nezeyanları dünyayı geçmiş. Yapmadığı kalmamış yani. Hapsedilmiş. İslam şeriat devletleri tarafından, ulema tarafından. Zindanlarda ölüme bakmış. İki de bir tövbe ettim diyor, çıkıyor. Yeniden tövbesini bozuyor. Allah'ın sıfatları hakkında ileri geri konuşuyor.

  304. 2:02:40

    Zatı hakkında konuşuyor, Resulullah hakkında konuşuyor. Ya neler etti ümmete ya? Neler etti bu daişi? Yakmaları bile fetva verdi. Yakıyorlar bütün insanları ya bu daiş işte. İnsanları, Müslümanları yakıyorlar ya. Bir şey haram oldu. Hep İbn-i Teymiye'nin nezeyanları. Bu adamın görüşüyle Allah göktedir.

  305. 2:02:58

    Görüşü de Allah'a büyüklük atfediyor. Bunda da bir sorun yok. Ulema ikiye ayrılmış. Neye ikiye ayrılmış arkadaş? Mâ Tûrîdî ve Eş-Arî Maturidi ve eşari ittifaklıdır. Hepsini kitaplarına okudum ben. Taftazânî akaidi okuduk biz medresede, Eş-Arî'dir. Taftazani hakaidi okuduk biz medresede. Eşaridir. Emâlî okuduk ezberledik.

  306. 2:03:17

    Emâlî Hanefî'dir, Medlî'dir. Emali okuduk ezberledik. Emali Hanefi'nin medlidir. Hepsini okudum. Fıkıh-ı Ekber'ini de okudum. Şahri Tahaviye'yi de okudum. Okumadığım yok. Hakait hususunda özellikle. Maturidi ve eşari de ittifaklıdır. Tabi bunu kaynaklarıyla bir kitap çıkaracağım inşallah. Efendim dört mezhep fıkıhta zaten itikatta ikidir.

  307. 2:03:34

    Fıkıhtaki dört mezhep de ittifaklıdır. Bütün ulema, selef-i salihin, tahabiyyin, tevhid-i sahabiyyin hepsi ittifaklıdır. Allah Teala oturmaktan kalkmaktan münezzehtir. Allah Teala cihetten, yönden, mekandan münezzehtir. Allah Teala ezelde ne hal üzereyse çekilden münezzeh.

  308. 2:03:52

    Şimdi de o vasfıları sahiptir ve devam etmektedir. Sonradan yaratılanlarla onda hiçbir değişiklik olmamıştır. Ne zatında ne sıfatlarında. İtikadımız bundan ibarettir. Onun için Halil ve Hoca kardeşe de rica diyoruz. Şimdi böyle konuşmalar devam ederse yani orada o konuyu konuşmamış olabilir. Ama konuşmacı yapılması demek bu gibi sıkıntılı süreçlerin doğacağını göstermektedir.

  309. 2:04:26

    Seçimi iyi yapmak lazım. İtikadi bir konuda ümmetin uleması bu işi halledemedi dendiği zaman itikadımızda boşluk var. sıfatımızda boşluk var. Allah'ımızın bu sıfatını bilmiyoruz ve bilemeyiz, kesin kararda veremeyiz demek ehl-i sünnetin tümünü cerh etmektir ve ehl-i sünnetin ittifakını iptal etmektir.

  310. 2:04:48

    Bundan dolayıdır ki bu noktada artık ben ne fetva soruluk cevap alınmaya itibar edilir ne de konuşmaya takip edilebilir. Çünkü arada ne sokuşturulacağına emin değiliz. Ha, İhsan Şanocak böyle bir şey yapar mı? Ben ona mesela bir açıkçak verebilirim. Ehl-i Sünnet'e muhalif bir itikad yapmaz. Bak ona açıkçak verebilirim.

  311. 2:05:13

    Çünkü biliyorum, medresesini biliyorum. Yani İbn-i Teymiye'yi hiç sevmez. Çünkü neden? Ben Zahid-ül Kevseri'yi sevip de İbn-i Teymiye'yi nasıl severim diyor. Madem Zahid-ül Kevserici'yiz diyor o ki ehl-i sünnet müceddittir yani Zahid-ül Kevseri Hazretleri bunları ipini pazara çıkartmışlar. Yani çok o noktada şerif.

  312. 2:05:32

    Abdülmeddin Hoca, Abdülmeddin Hoca ehl-i sünnete muhalif bir şey konuşmaz yani misal olarak. İtikadi konulardan konuşuyorum. İtikadi. Mehmet Talay Hoca da konuşmaz. İtikadi diyorum bak. Fıkıh ayrı bir şey. İnaç meselelerini. Ha Mehdi yaşıyor mu yaşamıyor mu çıktı mı? Bunlar itikadi konu değil ki Mehdi çıktı mı çıkmadı mı.

  313. 2:05:50

    Mehdi çıkacak mı? İtikat budur. Çıkmayacak dedim mi ehl-i sünnetten çıkarsa. Ama Mehdi ben rüyada gördüm. Öbürü ben şu kadar gördüm. Ben de bir rüyada gördüm de yani 4 saat meselesini yarım saat anlatmışım. Şimdi Youtube'dan çekiyorum. O görüşüm iptal oldu. Çünkü ben size orada da açıklama yaptım. Kıyamete yakın Hz.

  314. 2:06:09

    Mehdi'nin zuhuru hangi senelerde zuhur edebilir diye bir rüyaydı. Bu rüyayla bir hesaplar yaptım. Kendime göre. Ama ben o sohbette söyledim. O sohbette dedim ki bu itikadı bağlamaz, inanca tealluk etmez. Bir muhabbet olsun diye konuyu açıyorum size. Ama dedim bu itikada tealluk etmez. Bunu demişim. O sohbetimde de var kaç sene evvel.

  315. 2:06:31

    Ama şimdi konu çekerim. Niye çekiyorum? Çünkü bu rüyayla bir subutlu. Şimdi ne gün buldum? Ohoo! Ta Vehb-i Münebbi Hazretleri bütün Kütüb-i Sitte'de rivayeti geçen Vehb-i Münebbi Hazretleri'nin kendi kitabından Ettican isimli serinde tarih buldum.

  316. 2:06:54

    Zülkarneyn Seddi'nin tarihini buldum şimdi. Ha ben bunu itikad, kıyamet alametleriyle ilgili itikadımız kitabında yazacağım. Konuşmakta anlatmayacağım. Çünkü yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermeyeyim. Orada kitabın kaynağıyla koyacağım. Ha bu bir ilim ifade eder. Çünkü neden? 104 kitabı okumuş Vehb-i Münebbi yani.

  317. 2:07:16

    Tarif edilmemiş şekliyle. Ha ben orada kaynak vereceğim. Tamam. Öbürü zaten ne değildi? Kaynaklı bir şey. Değildi. Bir rüyaydı Mekke'de. Zorladım onu illa bak bak abi işte hala falan. O 4 saat meselesi. Ama ben o görüşten döndüm. Şu andaki görüşümüze göre efendim süreç daha mı yaklaştı daha mı uzaklaştı.

  318. 2:07:38

    Artık o kitabı bekleyeceksiniz. O da benim de birkaç sene sürebiliyor. Bir kitabı yazayım deyince çok ince yazıyorum. Yazınca da belki 3-5 senede bitiremem. Ondan sonra elimde şu anda 3-5 kitap hazırda tahsilimi bile yapamadım. Bitirdim tahsilimi bile yapamadım. Vaktim yok. Gece gündüz ben çalışıyorum.

  319. 2:07:56

    Onun için beni meşgul edene de hakkımı helal etmiyorum. Yani fuzul işlerle. Beni efendi öyle buyurdu. Bunu ilimden başka bir şeyle meşgul etmemek lazım. Bunu söyledi. Yandakiler anlamadı ki. İlimle uğraşacağız. O da yakındır. Yani detaylı bir şekilde Zülkarneysettin nerede? Hangi bölgede? Haritada neresinde?

  320. 2:08:17

    Dünya neresinden? Tut. Ne zaman patlayacağına göre rivayetler. Ama ben şimdi Vehb-i Münevvi'den kaynak verdiğim zaman İskender Zülkarneysetti yaparken üstüne yazmış zaten kullanım tahliyini. Onu bulduk şimdi. Gecenin ben orada ne diyorum sana Mars'ı bulmaktan daha büyük buluşlar yapıyorum ben gece burada.

  321. 2:08:37

    Gecenin 3'ü 4'ü oluyor. Ana bir şey buldum diyorum çocuklar da uyanıyorlar ediyorlar. Gerçekten bu Beydullah Hoca uyumuyor maşallah. Tabii öğret bakıyor ne oluyor falan. Ya diyorum Mars'ı ondan sonra efendim ne diyorsunuz kıtaları bilmem.

  322. 2:08:50

    Şimdi de samanyolu zaten bulduk bulduk dediler. Şimdi de diyorlarmış ki samanyolu hikayeymiş. Daha başka galaksi çıktı falan. Neyse bunları gidelim. Yazboz tahtası da benim anlattığım rüyaya döndü bunlar. Hayatımda 40 senedir vaaz ediyorum. Bir kere rüya anlattım. Yani rüya ile bu işler sabit olmaz.

  323. 2:09:08

    Efendim sen öyle derdin. Ben orada zaten dedim ki muhabbet olsun bu ilim ve itikad inanç meselesi değildir dedim. Bak kaydı dinlerseniz kaydı da bulurum bu kelimeleri de saklayacağım ha. Ben size böyle inanın demedim. Ama şimdi kayıt buldum. Kaynak geldiği zaman rüya müya batıl olur. Biz nassa bakarız.

  324. 2:09:30

    Fassa bakmayız. Tamam fass yani yüzük taşı da fısıl fısıl bir şey değil. Nasıl? Âyet, hadis. Şimdi biz, Evliyaullah, Keşifliyaullah, şunu gördüm, bunu gördüm, rüya gördüm, meczubu, ben görmedim o rüyayı ha. Bizim Tevfik ağabey gördü, o da acayip. Ama biz onu da yanlış anlamışız.

  325. 2:09:46

    Şimdi Tevfik ağabeyin ne suçu var? Adam gördüğünde bir şey dedi bize, dört saat. Ben dört saate ona göre mana verdim orada. Şimdi, bir de baktım, yine dört saat tam tutuyor. Yine dört saat tam tutuyor. Ama mana neye göre tabir? O rivayet bana ne yaptı? Tabirimi anlattı. Bunu tabir edeceksin. Çok merak ettiğim, beklediğim bir şeydi.

  326. 2:10:07

    Burada buluşlarımız devam ediyor gece yarıları. Çünkü devamlı kitaplar bakıyoruz, kitap bakıyoruz, ooo falan. İşte böyle oluyor tabi, ağa oluyor, neden? Beni kıyamet alakadar ediyor, benim Mars'ta su var mı? İlgilendirmiyor yani. Gezegenler, bilmem ne, seyahatler beni ilgilendirmiyor. Beni ne ilgilendiriyor?

  327. 2:10:25

    Kıyamet ne zaman kopacak? Sen ne kopacaksın, sen ölünce zaten kıyametin koptu. Ya zaten ben kendi kıyametimi düşünüyorum, o ayrı da. Ama ümmete de bazı şeyler bildirelim ki, nesiller gelecek, torunlar, zürriyetler, bu cemaatler ölmez. O ölmeden öbürünü aktarır, öbürünü aktarır. Deccal hakkında, Zülkarneyn hakkında, SET hakkında, daha Petrolerz hakkında baya bir bilgi yazacağım.

  328. 2:10:46

    daha Petrolers hakkında bayağı bir bilgi yazacağım. Çünkü bunları bildirmezsek, gelen nesillerden itikadsızlar yetişir. İşte reformistler de bunları inkar ediyor. İnkar edince de ne Detçal'ı ne de Abdessi diye, Kur'an'ı da inkar ediyor. Meclis Kur'an'ı da geçiyor, onu da inkar ediyor. Millet dinden çıkıyor yani bu ilahiyatçıların bazıları sebebiyle.

  329. 2:11:06

    Mecburen bunu kayda döküp, ayetli, hadisli, kaynaklı yazmak icap ediyor ki, deliller ortada. El-Hüsnettin bütün metinleriyle. Bunu da bu arada demiş oluyorum, demiş oldum, o 4 saat rüyasına falan itibar etmiyorum ama, ne zamana kadar bu kaynağı görene kadar bir mana vermiştim kendime göre. Tabir. Tabirde yanıldım yani.

  330. 2:11:31

    O rüyada yanlış demiyorum. Tabirde yanılmışım. Tabir. Açıktır çünkü tabir her şeye. Ama kaynak geldi mi tabiri yönlendirir, ona uymak zorunda bırakır. Çünkü buna muhalif bir kaynak daha sahip yoksa, daha sahip bir muhalif kaynak varsa onu tercih ederim. Ama başka bir hususta kaynak hiç yoksa, gelmiş kaynakla kalırım.

  331. 2:11:50

    Yani aynı şeyi İmam-ı Azam Efendimiz de istihdatta da söylüyor yani. Kaynaklar çoksa, sahabeden birkaç görüş varsa tercih yaparım. Tek görüş varsa ona mecburum diyor. Böylece bu meseleyi de size anlatmış oldum. Bundan sonra, efendi kardeşlerim, yani kimleri dinleyeceğimize dikkat edelim, kimlere fetva soracağımıza dikkat edelim, Allah'ı muhafaza da,

  332. 2:12:19

    koca karıların, nenelerin bildiği, Allah gökte değil, Allah mekandan münezzeh şeyini bile bu hala halledilmedi, gökte diyen de Allah'a hürmet ediyor diye konuşan, yazan bir kimseyi dinlemenize ben fetva veremem. Çünkü itikadi konu. İtikada girdiği zaman ben burada durmak zorundayım. Çünkü bizim hocalarımız hiçbiri, itikada muhalif, el-sünnetle muhalif,

  333. 2:12:45

    hiçbir şey Efendimiz Aleyhisselam'a bağlı hocalarımızdan sudur etmez. Görüş açıkları aramızda olabilir. Yani siyasi nokta olur, ticari nokta olur. Efendim kendi aramızda bir anlayış farklılığı olur. Geçen de talih hocayla bahseden yaşandık. Ama yine oturduk, konuştuk, ettik. Mesele değil yani. Çünkü itikadi bir sorun olmaz.

  334. 2:13:06

    Yani sen hadis uyduruyorsun, nasıl derim dedi ya? Hadis uydurulur mu dedi ya? Öyle bir şey kim demiş dedi yani mesela. Hani mesela orada da bir iftira. Çünkü benim kaynak verdiğim hadislere uydurma dedi. Muhammed Keskinler, Şefikler, Marifete gibi. Mesela o itikadi bir sorun. Yani o itikadi bir sorun.

  335. 2:13:24

    Çünkü Efendimiz Aleyhisselam'ın kabul ettiği hadislere hadis değil demek. Hadise hadis değil demek. Kaynak ister. E ben kaynak veriyorum, sen delilsiz, hadis uyduruyor diyorsun. Ya bu itikadi bak. Şimdi burada taviz veremeyiz. Ancak iman tazeleyecekler, tevbe tazeleyecekler, helallik isteyecekler, özür dileyecekler, tamam.

  336. 2:13:44

    Hadi özür de boş verdim. Özür şartını da sürüyorum. Tevbe etsinler Allah. Biz bunlara uydurma dedik. Efendimiz Aleyhisselam'ın kabul ettiği hadislere kitaplarda var. Tevbe edebilirler Allah. Açıklasınlar tevbelerini. Benden özür dilemesinler. Bir sorun yok. Ama bu İmam Abdülkadir Geylani'lere falan hadis uyduruyor demek, adamı Müslüman bırakmaz.

  337. 2:14:04

    Çok tehlikeli bir konu. Bunu da duymuş olduk. Şimdi bir de bir konu daha duyurayım. Şey yapamayacağız bugün. Yani mektubatla şeyi yine ben size baş edemeyeceğim. Çünkü bu Perşembe bunu çekmiyor. Anlaşıldı. Onun için bitiriyorum. Bitirirken de bir iki ilan daha duyurmak zorundayım.

  338. 2:14:24

    Şimdi dün yine birileri gelmiş. Artık bunu arkasını kim kaşıyor? Arka plan var. Üst akıl dedi Tayyip Bey. Benimle de uğraşanlar. benle de uğraşanlarda da üst akıl var. Çünkü benle uğraşanlara bakıyorsun akılları bu kadar şeye yetmez. Devamlı bir mevzu çıkarıyorlar.

  339. 2:14:42

    Şimdi efendim böyle bir hoca topluluğu yapacağız demişler. Bir yere de bağlı değiller. On kişi falan şal bağlı cübbeliler de. Ben de tanıdığım ikisini tanıyorum. Geri kalanı tanımıyorum on kişiyiz falan. Neymiş? Hoca'ya reddiye yapacağız falan. tanıyorum. E buyurun yapın biz de zannettik ki bir yanlışımızı buldular.

  340. 2:15:01

    Şimdi falan. İşte konu ne falan işte konu biz işte Alevilere hoca Müslüman dedi. Onun için bir de Atatürk'e şey yaptı. Met etti falan. Ondan sonra methetti falan. Ondan sonra biz bu işe reddiye yapacağız gibi bir şeyler söylemişler, gitmişler. Bizim arkadaşla görüşmüşler.

  341. 2:15:18

    Şimdi ben tabii biliyorsunuz memlekette şu anda Alevi-Sünni çatışması çıkarılmak istendiğini hükümetimiz ve bütün yetkililerimiz beyan ediyorlar. Uyanık olmamızı öneriyorlar, devam. Ben Alevilerle ilgili konuyu 7-8 sene evvel İbrahim Soydaner'den bana sorduğunda bir saat açıklama yaptım, ilmi. Onu şeyde bulabilirsiniz, benim Facebook'umda.

  342. 2:15:41

    Soru cevaplar, birkaç program oldu öyle, birkaç tane. Onlardan birisi Aleviler konusuydu. Yani en az yarım saati geçkindir o, sırf o cevap. Geçen gün de yine bir konu oldu, ben ne dedim? İslam ortadadır, iman şartları bellidir, İslam şartları bellidir. Amel imandan müjüz değildir. İnsan namaz kılmamakla, oruç tutmamakla kâfir olmaz.

  343. 2:16:02

    Her zaman konuştuğumuz üzere zaruriyatı diniye ortadadır. İnanılması gereken esaslara, Kur'an'a, sünnetine, neyse amel, tübliğe, melaiketi ve kültürüne inanılması lazım gelenlere inanan Müslümandır. Namaz kılmasa da Müslümandır, oruç tutmasa da Müslümandır, öyle mi? İnanılması lazım gelenlerden birini inkar eden, ayetlerden bile birini inkar eden kâfir olur, öyle mi?

  344. 2:16:23

    Öyle. Ben de burada dedim ki Aleviler, ben çok Alevi'de tanıdıklarım oldu. Namaz kılanını da gördüm, Kur'an okuyanını da gördüm, hapiste de yanında yatağınım oldu, kardiyanla da, bir tane kardiyanımız vardı dede, Aziz Yıldırım'ı da çok severdi onu, o dede diye, lakabı dedeydi. Efendim, onun da Hz. Bekir'i sevdiğine, Hz.

  345. 2:16:42

    Ömer'i sevdiğine de şahit oldum. Daha birçok konular, yani benim de bu kadar çevrem oldu sosyal hayatta. Dolayısıyla efendim, ha, öyle Alevi var ki, Ali'siz Alevilik, çünkü Allah'a inanmıyor Peygamber. Ya Allah'a Peygamber'e inanmıyorsa bu sünni de olsa kafirdir. Nüfusunda sünni yazan, ana babası sünni olan, kızını istemeye geldiği zaman

  346. 2:17:06

    seve seve verirsin, bir de jiple gelirse, zengilse. Ama adam Allah Peygamber'e inanamıyor, Kur'an'daki ayetleri inkar ediyor ama sünni diye veriyorsun kızı. Yani sünnilik mi olur? Yahu, gavurun ne sünnisi olur, ne Alevi'si olur. Sünnilik, Alevilik, İslam için kavram vardır. Yani şunu demek istiyorum, Müslümansa bu konu konuşulur.

  347. 2:17:27

    Zaten Müslüman değilse bunun neyini konuşulsun ki? İşte, ben dün reddiye yaptım o kadına, başka dinleri de dedi, diyanet dedi, saygı duysun dedi, mesele Alevilik dedi. Ben reddiye yaptım, yahu sen nasıl Alevilik diyorsun, başka din diyorsun? Olmaz. E şimdi o zaman, Kur'an'a, sünnete yani amentüye inanan herkes Müslümandır.

  348. 2:17:49

    Ehl-i sünnetin görüşü budur. Bunun mezhebi, meşrebi, Alevi olmuş, Pektaş olmuş, Nakşi olmuş, Kadir olmuş vs. Fark etmez. Çünkü inanç meseleleri ortada. Ama bunların birini inkar ediyorsa zaten, nice sünniler var memlekette kafir. Çünkü inanmıyor. Onun için biz laflara, klişelere takılmayalım. Amentü esası bellidir.

  349. 2:18:12

    İnanıyor mu, inanmıyor mu? Bunlar şahsidir. Alevilere toptan, Aleviyim diyenlere de toptan damga vuramazsın. Hadi bütün sünniler Müslümandır. Sünni ailelerin hepsi Müslümandır. Nasıl diyeceğiz? Niceleri var en yakınımda bildiklerim, Kur'an'ı inkar ediyor, sünni. Sünni. Böyle bir şey olabilir mi yani?

  350. 2:18:33

    İlmi bir konuşmada böyle toptan pazarcılık olabilir mi yani? Ben bunu söylüyorum. Kafir demek kolay mıdır? Amentüye inanana, Kur'an'ın her harfine inanana. Nasıl diyeceğiz? Bu ayrı bir şey. Bu konuyu kaşıyacaklarını bana reddiye yapacaklarmış. Niye reddiye yapacaksın? Alevilere kafir mi diyeceksin? Nasıl diyebilirsin bunu?

  351. 2:18:56

    Efendi Hazretleri böyle bir şey dedi mi? Ulema'dan, Evliya'dan böyle bir şey duyduk mu biz? Hayatımızda duymadık. O zaman Atatürk konusu yani. Sen Atatürk'e hakaret edemezsin ki. Hakaret etme hakkın yok. Kanunen suçtan bahsetmiyorum. Suç olmasa da hakaret edilmez. İslamiyet'e göre hakaret yasaktır. Yasaktır.

  352. 2:19:14

    Ondan sonra efendim benim teki teklerdeki beyanlarım var, o var, bu var. Ben burada Atatürk'e Evliya demedim, Menbiya demedim. Ondan sonra Dindar da demedim. Dindar desem zaten Atatürk Üsküderne'yi benim mahkemeye verir. Niye Dindar Dilsun diye? E Dindar da demedim. Ama kardeşim hakikatleri doğruları da söylemek lazım.

  353. 2:19:35

    Dedik, Elmallah Hamdi Efendi'ye tefsir yazdırmadı mı? Buhari'yi tercime ettirmedi mi? Vesaire vesaire. Şimdi burada biz olanları söyledik diye sen efendim yok Atatürk'ü ben tutuyormuşum. Yok efendim ondan sonra yahut hakaret etme hakkımız İslâm'a göre yok zaten. Neyini tutması tutmamasından bahsediyorsun ya.

  354. 2:19:56

    Şimdi biz demişler hocaya reddiye hazırlanıyoruz. Benim size duyurum şudur. Şimdi Oda TV gibi mahlukat olmasa ben bunları anlatmama gerek yok. Fakat öyle bir grup var ki iki tane şalvalı cübbeli bir şey internete attığı zaman İsmaila Cemaat'ı karıştı. Hemen haber yapıyor. Halbuki karışan barışan yok ya.

  355. 2:20:15

    Ben İsmaila Cemaat'ın bütün hocalarını hepsini tanım. Binlerce on binlerce talebesi hocası bu fakirin efendim bir emeğimiz vardır, hepsi bizim kanalımızdan bir okutmuşluğumuz vardır. Hepsi bizim Geride de büyüklerim vardır, hocalarım vardır, Beni okutanlar vardır. Yani zaten bir kısmı da vefat etti, insan herkesten okuyamaz ama benim İnsan herkesten okuyamaz.

  356. 2:20:36

    Ama benim aşağıya doğru uzanan süreçte on binler var. Yukarıda tabi üç beş tane hocam da şu anda hayattadır, bizzat okuduğum. Resul Hocam başta olmak üzere. Şimdi bizim hiçbir hocamızda hiçbir medresemiz, Atatürk'e hakaret diye ben bir şey duymadım. Duymadım. Hakaret diye bir şey duymadım. İki, Alevilere kafir demek diye bir şey duymadım.

  357. 2:21:03

    Onun için üç beş şalvarlı cübbeli çıkarıp da efendim bunlar cübbeli reddiye yapmış. Niye reddiye yapmış? İşte Alevilere sen müslüman dedin, işte Atatürk'e iyi adam dedin falan filan gibi reddiyeler çıkartabilirler. Eğer böyle bir şey çıkarsa uyanık olun. Bu bizim tartışmamız değil. Bunu belli ki üst akıl düzenleyip piyasaya sürecektir.

  358. 2:21:32

    İsmailer cemaati içerisinde hocalar birbirine girdi gibi şey Tali Hoca ile aramızda da çok zannettiler bir şey var. Halbuki biz konuşuruz konuşuruz yine otururuz sabaha kadar da muhabbet ederiz. Çünkü biz ehli sünnetiz ve efendiye bağlıyız. Aramızda hiçbir sorun yok hocalarımızla. Ama işte bunu şimdi yapamadılar ya

  359. 2:21:49

    yapamayınca işte yine İsmailer cemaatinden cübbeliye reddiye çıktı. Konu Aleviler, Atatürk filan tam böyle memleketin en zor zamanında Kur'an'a sünnete de muhalif bir şekilde fitneyi uyandırarak lanete girecek şekilde bir şey yapacağız demişler. Yaparlar yapamazlar mühim değil. Fincan kırıldıktan sonra uyarının faydası yok.

  360. 2:22:12

    Ben hep önden tedbir alırım. Diğer arkadaşlar konuları açma der. Bakalım olursa cevap verirsin. Olmaz. Ben hep önden konuşurum. Mesele kırmadan nasihat etmek. Kırmadan dökmeden. Ben Allah için size uyarıyorum sakın bu oyunlara gelmeyin. İsmailer cemaatine böyle bir leke vurmak isterlerse bu cemaat bu işlerden münezzehtir.

  361. 2:22:35

    Asla bu cemaat böyle bir efendim adi basit işlerle uğraşarak millet arasında tefrika insanları birbirine düşürecek Müslümanlara kafir diyecek ondan sonra efendim devlet büyüklerine hakaret gibi İslam'da haram olan yasak olan efendim bir konuyu gündeme getirerek cemaatı perişan etmek yani açıkçası iç savaşa malzeme.

  362. 2:22:59

    Başka bir şey olmaz. Zaten bu şeyi kaşınacağı söyleniyor. Yani FETÖ'nün darbesi başarılı olmuş. Ekonomik darbe işte. Şu anda ekonomik yaşanıyor. Euro 4 olmuş öbürü 3.80 olmuş. Yani dolar yani bu ekonomik darbedir. Şu an büyük bir darbedeyiz. Allah hükümetimize yardım etsin. Allah Tayyip Bey'e Binali Bey ve ekibine Allah Teala yardım eylesin.

  363. 2:23:21

    Nusrat-i İlete'yi de eylesin. Nasıl bu işi düzelteceklerini Allah ilham eylesin. Hayırlı müsteşarlarla istişare ederek bir an evvel çözüm üretmelerini nasibi müyesser eylesin. Allah canlarına zeval vermesin. Sağlıklarını, sıhhatlerini bozulmaktan muhafaza eylesin Allah'ım. Ben onlara dua etmekle mükellefim.

  364. 2:23:36

    Çünkü şu anda yöneticilerimizdirler. Efendim bu itibarla burada insanlara yardımcı olacak yerde işi karıştırıp onları zora sokacak meseleler çıkartmak isteyeceklerdir. Çünkü artık tabii ekonomi de tutmazsa Allah muhafaza tabii suikastlar birkaç ucundan başından başladılar. E şimdi o suikastlar da nereye kadar gider o da belli değil.

  365. 2:24:00

    Ama ondan sonra da bir de tabanda yani sokak hareketleri istiyorlar. E bu da tabii Kürt, Türk, Alevi, Sünni falan bu hep eskiden beri tabii Avrupa'nın, İngiliz'in, Amerika'nın, Mossad'ın şeyidir ama malzeme olan cahiller var. Malzeme olunacak zamanda mıyız ya? Aman uyanık olalım. Agah olalım. Efendim provokasyonlara, tahriklere kapılmayalım.

  366. 2:24:24

    İnternette böyle bir konulaşma var. Cevap bile vermeyin yani. Cevap bile vermeyin. Ancak verirseniz İsmaila Cemaati Hoca Efendiler efendim dedim. Asla ihmalada böyle bir ikilik yoktur. Alevilere kafir diyen de yoktur. Atatürk'ü hakaret eden de yoktur. Cevabınız bu olsun. Genel manada bütün sevenlerim için.

  367. 2:24:42

    Çünkü böyle yani ben böyle gördüm. Ben yalan konuşamam ya. Hakaret haramdır ya. Bundan dolayıdır ki bu konuları efendim dikkatle ilgilenmeyin. tabi hepiniz kendi siteleriniz, şeyiniz, internetleriniz var. Bu durumda agah olun, uyanık olun kardeşlerim. Zarar vermeyelim vatana, millet, hükümetimize zarar vermeyelim yani.

  368. 2:25:01

    Asayiş ve nizamı bozacak şeyler. Hacı Hoca da görseniz, Sakallı Sarıklı da çıksa, lütfen önüne gelen Sakallı Sarıklı'nın peşine de gitmeyin yani. Bu işler, çok memlekette karışıklık var. Kimisi de saftır. İyiliğine yapıyorum zannediyor. Halbuki ajanlar onu fiştikliyor. O anlamadan, yani herkes ajan değil.

  369. 2:25:21

    Ama işte bir ajan, kırk tane safı, ne yapabilir? Memleketi iç savaşa sokturabilir, bir ajan. Yani, koca Osmanlı'yı yıkan bir Lawrence, ajanıdır. Tabii ki Lawrence, savaşa girip de harbi kaybettirmedi Osmanlı'ya. Ama Lawrence, Muhammed İbni Abdülvehhab denen Vehhabil'in kurucusu adamı buldu yani. Onu irfal etti.

  370. 2:25:47

    Hocalarla, şeyhlerle, yani, kabile, aşiret reislerinde etrafını alarak, Mekke, Medine, Taif, katliam yaptı yani. On binleri astı, kesti alimleri. Ve işte iki yüz senedir, Mehmet'in başına bela olan, Daeşin Maiş'in bütün kuruluşu, o noktadan Lawrence'e dayanır. Yani, ajanın kim olduğu anlaşılmaz zaten.

  371. 2:26:09

    Anlaşılsa ajanlığı kalmaz zaten. Ama gördüğümüz, mübarek göründüğümüz saflar var. Saf! Akıllar anlamıyor ya. Anlamıyor ya. Şu anda, yani bu işlere uyanık olmazsak, Allah muhafaza, cemaatimizi de yıpratmak. Bir taştan da kaç kuş vuruyor. Hem Alevi sünniyi birbirine sokacak, hem onu birbirine kabul ettirecek, hem de, cemaate darbe getirttirecek.

  372. 2:26:32

    Bak şimdi. E gavurun her türlü işine geliyor. Yağından da, suyundan da, sütünden de. Bak şimdi. Ama akıllı olacağız da Müslüman kardeşlerim. Ama, bizim işimiz bu değil. Bizim işimiz ayet-i hadis, millete helal haramı söyleriz. Ama adam satranç oynuyor, oynayabilir. Memlekette özgürlük var. E ben ona haram olduğunu söylerim.

  373. 2:26:51

    Adama içkiyi de haram diyorum. İçmiyorlar. Zinayı haram diyoruz. Yapmıyorlar. Bizim cemaatta bile kanbersiz düğün olmaz. Sohbete geliyor adam. Adam şimdi zinayı bırakamamış. Ne yapacağız yani adam? Gavur mu olduk? Yani, haram belli, helal belli. Biz, fetvayı doğru vermekle mükellefiz. Yani, insanlara, özel hayatına, müdahale, hakkımız yok.

  374. 2:27:13

    Günah yapma özgürlüğü de var. Yani, Allah vermiş onu o özgürlüğü. İmtihan edecek ya. Biz ne yapacağız yani? Biz ne dedik? İnsanlara müdahale etmeyin, el hareketi yapmayın, laf atmayın, sataşmayın. Değil mi yani? Bunları hep söylüyorum. Devamlı nasihat ediyorum. Sizin işiniz değil. En fazla adam gelip fetva sorarsa bir cevap verirsin.

  375. 2:27:34

    Durup duran sokağın ortasına kahveye girip de adama zaten soruyor. Ya bu senin işin, bu fesatı artar. O sana bir şey, bu sana bir kavga çıkar yani. Bunlar ifsattır. Orada yapacağın nasihattan daha büyük bir zarar getirir İslam'a. İslam'da da caiz değil. Kar zarar hesabı var. Bundan dolayı ben sizi Allah için uyardım.

  376. 2:27:54

    Uyarmada devam edeceğim. İnşallahurrahman. Şimdi Nalegül Dergisi'de yazdıklarım zaten özellikle bu ara İmam Masum Hazretleri'ni yazdım. Çok ilimler yazdım da okumadınız belki. Yani hiçbir yerde bulamayacağız. İmam Masum Hazretleri'nin oğulları, o oğulların hepsinin eserleri, faziletleri, oğulların hepsinin evliyalığı vs.

  377. 2:28:18

    Çok ilimler yazıldı. Onu tavsiye ettim. Ondan sonra diğer hocaefendilerden de bir iki örnek vereceğim. Mesela İhsan Şener Hocak Hoca'nın yazısı sayfa 64'te mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Kilisenin en son ve en tehlikeli oyunu. Bakın Dinler Arası Diyalog FETÖ kilisenin oyunuydu yani Vatikan projesiydi.

  378. 2:28:44

    Şimdi o kalktı FETÖ'den kurtuluyoruz zannediyoruz ama bak en son çünkü oyun bitmez. Diyalog oyunu biter. Başka oyun gelir. Şimdi baktılar Dinler Arası Diyalog da tutmadı. Yahudi Hristiyan Cennet'e girecek şeyini getiremediler hocaları. En son ve en tehlikeli oyunu demiş İhsan Şener Hoca. Hocaefendi.

  379. 2:29:06

    Neymiş o? Sünnet'i, yani sünnet hadis demek. Sünnet'i reddeden Kur'an Müslümanlığı. İşte İslamoğlunun eliyle. Bayraktar Bayraktarların. İşte Aziz Bayındırların. İşte Mehmet okuyanların. Hepsini, Yaşar Nuri'de buydu. Hepsini topladığın zaman müşterek bir nokta nedir? Kur'an bize yeter. Hadislere ne lüzum var?

  380. 2:29:28

    Şimdi Dinler Arası Diyalog da tutmadı. En büyük tehlike şu anda nedir? nedir diyor, kilisenin diyor, bak, kilisenin oyunu. Kilise ne işi var ilahiyatta ya? Oho! Hey gidi kardeşlerim. Evliya zannettikleri FETÖ'nün bir eli, bir cebi Vatikan'da değil miydi? Onun için bunları finanse eden müsteşriklerdir.

  381. 2:29:51

    müsteşrikler, kendi gavur olup şarkıyat ilimleriyle uğraşanlardır. Ve bunlar oralarda master, juster yapalım derken zehirleniyorlar. Ve bunlar oralarda Kimine menfaatler vadediliyor, kimine şantajlar yapılıyor. Kimine beklentiye sokuluyor, kimide korkutuluyor vs. Bir kasetlik canım var, adama bir kasetin var dediğime adam peygamberi bile reddeder.

  382. 2:30:16

    Öyle de ilim adamlarımız var maalesef. Ulan kaça mal olursa olsun, ne yapıyorsanız yapın yani. Resulullah'a mı inkar edeceğim hadisini? Diyemeyecek kapasitede insanlar var ya. Onun için öyle şeyine bakmayın yani. Doçent, prof, etikete bakmayın. İhlas ayrı bir şey. Onun için hadisi reddeden ilahiyatçılar şu anda var mı?

  383. 2:30:39

    Televizyonlara çıkanların çoğu hadisi reddediyor. Bu hadis Kur'an'a uymuyor diyor. Halbuki Kur'an'a uymayan hadis olur mu ya? Hadisi anlamaya çalışmıyor, şerhlere bakmamış. Ve bütün hadisleri Kur'an'a uymuyor diye reddediyorlar şu an. Bütün hadisi. Onun için bu 64. sayfada Hocaman çok ilim yazmış. Çok ilim yazmıştı yani, ilmi yazar zaten kendisi akademisyen.

  384. 2:31:02

    Hakikaten, buna ben akademisyen derim yani. Adam çalışıyor yani. Eri sünnet üzere çalışıyor. Bir yerden nemalanarak geçinmiyor yani. Allah için yazıyor. Hocaman diye okuyun 64. sayfada bunu özellikle Allah rızası için. Tavsiye ediyorum. Ondan sonra Hüsamettin Vanlı Hoca Efendi'nin yazısını 44. sayfada.

  385. 2:31:25

    Sadece farz namazlarla meşgul olup sünnetleri terk etmek olur mu? Caiz mi diyeyim? Sünnetleri terk edip farzlarla meşgul olmak. Bu konuyu işlemiş. Tabi delilleriyle orada. Bunu da efendim 44. sayfadan mutlaka takip etmeniz lazım. İnşallahurrahman. Kan dökmeden gerçekleşen Mekke Fethi. Mekke'nin Fethi.

  386. 2:31:50

    Orada tabi Mustafa Süfekler Hoca bayağı bir malumat yazmış. Onu da takip edersiniz. takip edersiniz, 48. sayfada, bir de Halep'in tarihi durumları, Halebeşşehba, Halebeşşehba 48. sayfada. Halep'e Şehba. İbrahim Aleyhisselam'ın memleketidir Halep. İbrahim A.S.'ın memleketidir Halep, İbrahim A.S. kurmuştur, orada hayvanları vardı, sürüleri vardı.

  387. 2:32:07

    İbrahim Aleyhisselam kurmuştur. efendim hayvanları vardı. Onların Şehba adında devesi olacak. Onu Sadı mağazaladı. Halep Sadı demek. Halep'e Sadı. İşte deveyi Sadı derler. Süt getirirdi millete. Halep'e Şehba. Oradan geliyor. Şehba devesini Sadı diye. Halep'in adı. İbrahim Aleyhisselam'ın süt sağması demektir.

  388. 2:32:37

    O işte Halep'i kurtaran Murtasım'ın Fatih'ini Yavuz'unu bekliyor diye. Tarihi şeyler. O zaman Halep halkının Yavuz'dan medet beklemesi. Bu memlüklülerden bizi kurtar. Yoksa bunlarla savaşman, kafirle savaşmandan daha öfkeli olur. Biz çok zulüm altında eziliyoruz diye. Halep'in kaderi yani. Asırlardır demek çekiyor.

  389. 2:32:59

    Çilesi bitmemiş. O yani yeni Yavuz'ları, yeni Fatih'leri bekliyor diye güzel bir yazı yazmış. Ama Halep'in tarihçesini anlamak bakımından. Onları da yazmış. Bu güne de getirmiş işi. Ondan da faydalanırsınız. İlim alırsınız, istifade edersiniz. İnşallahurrahman. Dualar bölümünde bu Perşembe söyleyecektik namazı değil mi?

  390. 2:33:26

    Önüme verdiler mi vermediler. Şimdi biz neredeyiz? Bu hangi şey? Bu hangi dergisi mi? Allah Allah. Burada bir namaz var dediler. Hocam dediler. Yarın ocağın kaçı? Yok abi burada öyle bir şey. Anlamadım. 13 Ocak 2007 Cuma gününün namazı. Yarın Rabiul Ahir ayının efendim 15'i ediyor. Biz Rabiul Ahir ayındayız yani ayın tam ortası.

  391. 2:34:04

    13, 14, 15 hem oruç. Biz kuvvetli oruç tutmuyoruz. Her ayın 13, 14, 15. Yarın 15. Kuşluk namazından sonra 7 selamla 14 rekat kılınıyor. Yarının özel namazı var. Rabiul Ahir ayına mahsus. Her rekatta Fatiha'dan sonra 7 kere Alak suresi yani ikra bismillahirrahmanirrahim okunuyor. Ben ikra bilmiyorum.

  392. 2:34:28

    Ezbere çoğunuz bilmezsiniz. Ben size ne dedim? hangi sureyi bilmiyorsanız kuluvallah okumak onun yerine geçer kaç kere diyor? 7 diyor, 7 kuluvallah okuyacaksınız bilen zaten daha yandı kuluvallah bir satırda okuyorsun alev sûreti 10 satırda 7 kere okudun mu? yani bilen yandı demeyeyim, bilen yaşadı da yani siz bilmiyorsunuz da kurtarıyorsunuz ya ilk laftan kılarsınız.

  393. 2:34:52

    Namazın ardından 60 kere burada bir dua var. Aklınızda kalmaz hep. Ya Melike, Melek de bir melekut diye başlıyor, bir satır. E şimdi benim ezberletmem ne ağızdan azberlenmez. Bu dua 60 kere tekrar edilecektir. 14 dekat. Yedi selamla 14 dekat namaz, işrak ve kuşluktan sonra, yani şunu diyeyim. Öğlene 20 dakika kalana kadar kılınabilir.

  394. 2:35:16

    Öğlene 20 dakika kadar, 20 dakikada sonra nafile kılınmaz. Kılınabilir. Bu zikirle meşgul oluyor. Her kim bu namazı, esas ben size bunu niye söylüyorum? Benim böyle dolu namaz yazıyorum, hepsini söylemiyorum. Bunu niye söyledim size şimdi? E bende, bana da yarayacak da onun için beleşçiyiz hep. Ömründe bir kere bile kılsa, bu hoş oldu yani şimdi.

  395. 2:35:38

    Şimdi her hafta tespih namazı kıl, ayda kıl falan, zor yani. Bu namazı ömründe bir kere bile kılsa, Muhammed İbn-i Katiruddin Hazretleri yazıyor bunu. Cevair-ül Hams'ın sahibi. Ki bu, hadis-i şerif dedin mi şimdi? Demedim bak, hadis demiyorum bak. Evliyaullah'a bildiriliyor. Cevair-ül Hams'ın sahibi ki, Yusuf Nebani der, naziri misli yoktur bu kitabın der.

  396. 2:36:00

    Çok büyük bir kitaptır bu. Özel, manevi bir hal hasıl olur. Manevi, mana aleminden ona hisse verilir. Manevi tarafta, ne diyeyim sana, gözenekler açılmaya başlar. Gözenekler var ya manevi, ruhun da latifeleri var. Nasıl ki burnun tıkandı, ağzın tıkandı, kulağın tıkandı. Bir de ne var? Kalp, ruh, sır, kapı, yak, nefs, nâtıka.

  397. 2:36:23

    Manevi alemde içimizde bir de ruhun latifeleri var. Bu latifeler hissetmeye başlar. Çok önemli bir şey. Hisler kaybolursa ne oluyor? Benim ayağım şekerden yansa anlamıyorum. Yani onun için hisleri oynatmak lazım biraz. Hisler kapanırsa tehlike çangıları çalıyor. Hisler bu namazlarla açılır, ruhun hisleri.

  398. 2:36:45

    Bu manevi alemde hisseler alır, 70 bin yıllık ibadet ona yazılır. Ömründe bir kere bile kılsa, diyor, ayet değil, hadis değil. İsteyen kılar, isteyemeyen kılmaz. Ama kaynağını burada vermişim. Bu velilere bizim büyük itimadımız var. Elki Hatıyruddin Hazretleri. Gavus. Bütün ulema lakabı Gavus zaten.

  399. 2:37:07

    Efendim bu namaz size 93. sayfada Ocak sayımızın Lale Gül dergisi Ocak sayısının 93. sayfasında bu namazın tarifi vardır ve okunacak zikir vardır. O da bir şey değil, 60 kere o. Bir iki dakikada okunur, kısa yani. Namazda kıldıktan sonra Allah Teala cümlemizi amel etmeye muvaffak eyleye, azimlerimizi, gayretlerimizi, cehdlerimizi bu ibadete karşı Rabbim artıra, kuvvetli eyleye.

  400. 2:37:36

    Rabbim dünya sevgisine, dünya temayüllerine karşı isteklerimizden soğukluk bize ihsan eyleye. Amin. Bir de son 70. kitabımda, Salât-ı Evriciye ve Salât-ı Münciye kitabımda bir salavat size okuyamadım yani. Onu da anlatacaktım. Faziletini bildirmek istedim. Onu da bildiremedim.

  401. 2:37:59

    Şimdi bizim de kağıtın yerini değiştirmişler. Hadi bakalım dedi. Bu kağıdı buradan dedi. Allah'ın demiş ya İmam. Ondan sonra yok. Kağıtın yeri müsait. Efendim, acayip bir salavat. Salât-ı Tefriciye'den çıkarılmış kısa. Tefriciye aklında kalmayanların bunun kalması çok kolay. Tefriciye dört satırsa bu iki satır.

  402. 2:38:23

    Bir buçuk satır. Fakat özellikleri farklı. Bak. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in manevi terbiyesine girmek. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i rüyada görmek için Salât-ı Tefriciye'den alınan diğer bir salât-ı selam. Okuyorum. Sahife 114'ten başladım. Bu salavata devam edene zahiri, batini, maddi, manevi ilimler inkişaf eder.

  403. 2:38:45

    Ledünilmi açılır bir defa. Ama devam. Devam da az bir şey değil yani. Cumaları en az 300 olacak. Kısa ama bu. Diğer günlerde en az 100. Devam demek için bir şeye. İki, bu şekilde okuyan kişi Allah-u Teâlâ'ya manen takarrup kazanır. Yakınlaşır, manen. Üç, böylece Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e vuslat elde edilir ki

  404. 2:39:05

    buna devam eden Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in ruhani terbiyesinde olacağı zikredilmiştir. Muhammed Hakkı Nâzilî Hazretleri, Hazinet-ül Esra sahibi, Alâ Ader Efendi babamızın kaynak kitabı. Hicri 1261 senesinde. Yani 1261.

  405. 2:39:19

    Şimdi 1438'deyiz ona göre sanırım. 200 seneye yakın. Medine-i Münevvere'de bulunan Medrese-i Mahmûdiye varmış o zaman Medine'de. Şimdi bir şey kalmadı tabi o eski eserler. Medrese-i Mahmudiyye'de pazar günü, kuşluk vaktiydi. Ehli esrardan olan, yani esrar, afyon değil yani, esrar, manevi sırlar.

  406. 2:39:41

    Manevi sırlardan olan, sır sahiplerinden olan, şeyhim ve senedim Şeyh Mustafa el-Hindi Kudüs-i Esiru Hazretleri. Allah-u Teala ve Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in mânen yakınlaşmak için, ledün ilimlerinin inkişafı için bana bazı havas ve ezgâr öğretmesini istedi. Bana bazı hususi bir zikir, bir şey öğretti.

  407. 2:39:59

    O da bana dedi ki, Âyet-el-Kürsi oku. Âyet-el-Kürsi'yi ne zaman okursan, peşine bu salavatı oku. Âyet-el-Kürsi ile bir olursa acayip tesiri artıyor. Âyet-el-Kürsi'nin peşine bu salavatı oku. Dedi ki, ben dedi, Şeyh Abdurrahman Haydarabadi'den, o Mevlevi Celaluddin, o İbrahim Han sahibden,

  408. 2:40:19

    o Seyyid Han sahibden, o Seyyid Hasan Rasûlullah'dan kat'a sallallahu aleyhi ve sellem silsilesini saydım. Yani salavatın, tek salavatın bile silsilesi var. Hangi meşayihden geliyor yani? Dedi ki, Meşayih buyurdu ki evladım, Mustafa Hindi Hazretleri, Muhammed Hakkı Nazim Hazretleri'ne söylüyor, eğer sen Âyet-el-Kürsi ile birlikte bu salatı okumaya devam edersen,

  409. 2:40:42

    manevi ilimleri ve sırları bizzat Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den almaya başlarsın. Bu işler başka işler. Ve nihayet onun ruhani olan terbiye-i muhammediyesinin dahilinde olursun. Yani seni manen yetiştirir. Rasûlullah Efendimiz'in ruhaniyeti bütün hepsini kaplamış. Buyurduktan sonra ihvandan birçoğunun ismini saydı.

  410. 2:41:02

    Dedi ki bu husus mücerreptir, denemiştir, felan, felan, felan. İhvan bunu yaptı, tecrübeyle ilimlere erdi. Ey oğulca hazırları, doğuya istersen git, istersen batıya git. Eğer yeşil kubbe gözünün önünden kaybolursa dedi yeşil kubbe, ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kubbesinin meydanındayım.

  411. 2:41:26

    Bana rabıta et, hemen kaybettiğin feyzi tekrar kazanırsın. Bunun üzerine ben de ellerinden öptüm. O da bana dedi ki hadi sana icazet verdim bu selevattan, hayırlı, mübarek olsun, dua yap. Sonra ben Ravza-i Mutâre'ye geçtim. Ravza-i Mutâre'de mücavirler var. Yani şimdi de var dervişlerden Medine'de yaşayan gariban.

  412. 2:41:50

    Rasûlullah'ın aşkıyla orada kalıyorlar ölmek için. Mücavirlerden 4-5 kişiye dedim, böyle böyle bir selevat öğrendim bugün özel. Onlar da bu fakirden icazet istediler diyor. Ben de kendilerine çarşamba günü öğleden sonra izni icazet verdim. Yani onunla saatlerini bile kayıtlıyorlar, icazet şu dakika, şu sene.

  413. 2:42:11

    Yani ciddiye alıyorlar bu işleri tabii. Derken işlerinden biri Perşembe günü kuşluk vakti çıka gel. O benden icazet alanlar da. O sırada ben kabrimünife müteveccih vaziyette kumlukta oturuyordum. Kumluk o Osmanlı'nın ilk şeyi, şu andaki o üstü açık da şeyler var ya, ona kumluk denir. Eskiden orada mermer yoktu, yer kumdu.

  414. 2:42:33

    Birinci kumluk, ikinci kumluk denirdi. Yani çadır açıyorlar ya üstten şimdi, otomatik açılan kapanan çadır. Yeşilkupe'nin hemen önünde, orada beton yok. Çadır açıyorlar yani. Şimdi iki gündüz de kalıyorum çadırda. Eskiden geceleri şey derlerdi, gündüz açarlardı, gece kapanırdı çadırlar yani, havayı görürdük.

  415. 2:42:54

    O kumlukta oturuyorum diyor yani, Osmanlı Mescidi'nin bittiği yer yani hemen. O zat bana geldi dedi ki, ben matlubuma, maksuduma nail oldum. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile mülaki oldum. Bundan sonra o salavatı ebediyen terk etmem ben dedi. Manevi ilimler bana inkişaf etti. Ben dedim Allah Allah yani, biz pazar günü öğrendik.

  416. 2:43:17

    Adama çarşamba günü icazet verdik. Adam perşembe günü erdi. Bize hala bir şey yok. Dedim, bir gayret geldi bana diyorum. Akşam yatsı namazını kıldıktan sonra iki rekat nafile hacet namazı kıldım. Namazın ardından Kur'an-ı Kerim'den cüzler okudum. Sevabını enbiyanın, evliyanın, suluhanın, meşayihın ervağına hediye eyledim.

  417. 2:43:37

    Onlar ile Rabbimin rızası ile erişmek için tevessül eyledim. Yani yüzü suyu hürmetine aracı istedim. O gece Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i rüyamda gördüm. Geldi hemen. Bu salavatla meşgul olarak uyudu. Kendisine dedim ki, La ilahe illallah inneke habibullah dedim. Hadi bakalım. Efendimiz'i görürsem böyle makamına göre konuşmalar serbest.

  418. 2:44:01

    Allah'tan başka ilahi yok. Sen de Allah'ın sevgilisisin dedim. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana dedi. Eş şefaatü leke ve li ebeveyke ve li ihvan. Benim de sana, ana babana, bir de ihvanına şefaatim helal olsun. O da bana şefaat sözü verdi. Sonra Allah-u Teala'nın havli kuvvetiyle

  419. 2:44:21

    Şeyh Efendi'nin zikrettiği gibi birçok manevi haller bulmaya başladığım bu salavata devam ederek bütün bu saadetlere Şeyhimiz... ...Şeyhimin himmeti, bu salavat-ı şerifenin berekatıyla nâil oldum. O zamandan bugüne kadar ihbandan birçoğuna bu salatı bildirdim. Buna devam edenlerin de acayip sırlara nâil olduklarını bizzat müşahede ettim.

  420. 2:44:41

    Bu salatta daha birçok sırlar var ama bu kadar işaret sana kâfidir. Allah-u Teala beni en büyük âyeti, en büyük salat ile birlikte okumaya muvaffak etti. En büyük âyet ne? Âet-el Kürsi. En büyük salatta bu salattır diyor. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem de mânâ âleminde bana icaz etme. Hadi bakalım.

  421. 2:44:59

    E şimdi siz bana diyorsun ki ey cübbeli ne var? Sen icazetli misin? İcazetliyim. Kimden? Muhammed Hakkı Nâzil Hazretleri'nin kendinden. Çünkü kitabında yazıyor ki... ...hat ve kalemle icazet verdim. Bu kitaptan okuyan bu hatla kalemle yazımı görerek icazet almıştım. Sen de diyorsun ki o zaman ben de icazet alabilirim.

  422. 2:45:23

    Alırsın ama gazete okumaktan, roman okumaktan, Hazîlet-ül Esrâr okumaya vaktin var mı? Nusrat-ül Cünût kitabından haberin var mı? Çok kültürlüsün ya. Bir şeyde haberin yok tabii ki. Ancak beni beğenmiyorsun. Efendim o zaman... ...benim Türkçe kitaptan almaya mahkûmsun bu icazeti. Ya da git Nusrat-ül Cünût'tan Arapçadan al.

  423. 2:45:47

    Bana ne? Alana almasın diyebilir miyim? Bana özel değil ki bu. Çok muazzam icazet veriyor. Aynı bereket nâil olsun diyor. Verdim diyor. Ya ne mübarek adamış. Diğer ulema meşayih böyle yapmamış bazısı ya. İlla alandan, alandan, alandan. Bana mı kalandan? Bana kim kalmış ki? Ama yazıyla olanlar öyle hoşuma gidiyor ki.

  424. 2:46:08

    Evet, onun yazıyla icazet verdim. Resmini koymadık mı acaba? İcazetler bölümünde... ...koyacak iyiydi. Yani... ...kendi yazısını da koymak istedim de... ...sayfalarını koydum yani hangi... ...sayfelerde olduğuna dair. Tefriciye icazetlerim zaten var. Hayatta olanlardan da var. Tefriciye'de. Nebil-i Gamrî Hazretlerinden de var.

  425. 2:46:31

    Vesaire var. Onu da bilmiyorum. Hadd ile icazetleri... ...Osman Ferid Hazretleri icazetlerini yazmış. Muhammed Hakkı Hazretleri'nin hadd ve kalemle verdiği icazetler... ...sayfe 24... ...ve 25'te sayfalarıyla beraber... ...neler yazdığını yazmışım yani. Ondan sonra da diyor... ...Allah-u Teala bize ve size bu salatın sırlarını fetheylesin...

  426. 2:46:59

    ...beni de sizi de buna devam etmeye muvaffak eylesin. Amin. İcazette... ...had ve kalem ile tam bir icazetle icazet verdim. Yani bana sağlığımla kavuşmamışım diye evhamlanma diyor. Tam bir icazet diye. Tam demek onun için söylüyor onu. Anladınız mı?

  427. 2:47:14

    Şimdi bu salat-ı şerife de daha... ...sen de o sevgili Resul'e ulaşmak istiyorsan, vusul yoluna süratle kavuşmak diliyorsan... ...gündüz gecede ayma en büyük âyet-i kürsiyle... ...bu salat-ı selam'a devam eyle. Bundan sonra gelip bu salata devam edenleri de Allah-u Teala muvaffak eyleye bak. Amin. Bizi de kattı şimdi o azdan.

  428. 2:47:32

    Şu bilinmelidir ki bu salat-ı celil'in elfası az... ...yani dilde söylemesi az, manası çoktur. Saymaya kalkarsan... ...hesabının niyati yoktur. Salat-ı selam lafızlar içinde edeplere, riayet bakımında mükemmel olup birçok sırlara itibar etmektedir. Bu salat-ı selam 41, 100, 313, 1000 yahut daha ziyade sayılar üzere...

  429. 2:47:50

    ...okumak isteyen ihvan-ı dine az ya da çok okusa da devam şartıyla tarafımdan... ...hat ve kalemle izin ve icazet verilmiştir. Ben burada tabii... ...şu anda hepinize icazet vermedim. Çünkü ben burada kitapta şartlarım var. İşte adam namaz yok, abdest yok, bu salat-ı salat'ı okuyup duruyor. Buna ben nasıl icazet veririm?

  430. 2:48:09

    Ben kitaptan gördüğüm için ben de şart koşuyorum oraya. Yani o şartlarla ben onu veriyorum. Çünkü sen el-hüsnet değilsen... ...namaz kılmıyorsan öyle olur mu yani iki tane salat okuyayım, şöyle yapayım, böyle yapayım? Olmaz. O şartlarım kısa benim. Kolay da. Bir de bana dua etmenizi şart koşuyorum tabii.

  431. 2:48:28

    O da kolay ya. Size zaten ediyorsunuz bedava bana ya. Bir kimse Resulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i rüyasında görmek murad edip de terbiyesinin tahtında almayı arzu ederse... ...aşağıda yazılan salat-ı serifeyi gece okuyup ondan sonra uyusun. Gece ve gündüz bu salat-ı serifeyi terk etmeden okumaya devam etsin.

  432. 2:48:44

    Salat-ı serifeyi okumak istediği zaman diğerlerinin yerine bunu okusun. Hani normal Allah'ımızı salli dilinize alıştırmışsınız ya, dilinize bunu alıştırıyorsunuz artık. Yani. Salavat okunuyor ya ikide bir, sallu deniyor, bir şey deniyor. Allah'ımızı salli. Bunu okuyorsun.

  433. 2:49:00

    Peygamber Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem hiçbir serife cikrolunduğu zaman hemen bu salat-ı selamı okusun. Hani adı geçince okuyunca da bunu okusun. Ancak hangi salat-ı serifeyi okursa okusun. Huzuru Cenab-ı Risale-i Penaide. Bulunmuş gibi rabıta üzere okuyup kalbini başka işlerle meşgul etmesin.

  434. 2:49:15

    İşte zurnanın zırt dediği yer. İhlas. Âyet-el-kürsi ile beraber okunacak salat-ı serif. Yani her âyet-el-kürsi zaten okuyoruz ya namazlardan sonra. Peşine bir kere okuyalım bari ya. Bir de uyumadan illaki okunuyor. Zaten âyet-el-kürsi okuyanın uyumadan kendi evi de korunur. Yanındaki komşunun evi de korunur.

  435. 2:49:36

    Hadis-i şerif sahittir. Etraftaki daireler ve evler de korunur. Yani âyet-el-kürsi zaten okuyun yani uyumadan evvel. Hem sünnettir hem müjde var. Sahife 119. Bu salavat-ı şerife sahife 119. Allah'ım salli ve sellim alâ seyyidina Muhammedin ve alâ aliseyyidina Muhammedin. Fî kulli lem hâtin ve nefesin bi'addedi kulli mâlû millek.

  436. 2:50:01

    Tefriciye bunu üç kat ediyor. Aa kolaysın. Ha tefriciyenin işleri ayrı o. 4444'ler şeyler o ayrı bir şey. Ama bu da manevi, ruhani terbiye. Ve şefaat. Kıyanda gelip şefaat bile sözü alırsın ha. Yani hazinet-ül esrar sahibine hemen o gece oldu mesela. E bana niye olmuyor kardeşim? Ben ne bileyim sana niye olmuyor?

  437. 2:50:21

    Ne bileyim neden tıkalılık var? Benzin geçmiyor, damarım mı tıkalı, kan gitmiyor ben ne bileyim arkadaş? Senin röntgenini mi çekti? Herkes kendini hesabına bak. Tevbe etsin, istiğfar etsin. Yani bu şeyler bu yollardan geçilmiş. İlk biz geçmiyoruz yani. Bu yollar denenmiş, çıkmış bu yollar. Sende niye çıkmıyor kardeşim?

  438. 2:50:41

    O zaman senin ya araba ya benzin ya bir şey bozuk tıkandı da. Yani düzelip düzgün adam olalım, tevbe edelim. Ve bize de bu Evliyaullah'ın makamlarına bize de bir nasip gelir. Ne var yani? Biz Allah'ın üvey kuluyuz yani. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ümidiyiz ya. Niye kaybedelim yani bu müjdeleri?

  439. 2:50:58

    İnşaAllahur Rahman. Bunu da size okumanız için tavsiye ediyorum. Ve ben size hep hakkı tavsiye ettim. Hep sizi zikre teşvik ettim, namaza teşvik ettim, ibadete teşvik ettim. Ben size kalkın tama oynayın demedim, satranç oynayın demedim. Ben size kalkın kavga edin demedim, bilmem kahveyi basın demedim.

  440. 2:51:17

    Hep çatışma çıkarın demedim. Değil mi? Sabredin dedim, rıza gösterin dedim. Derviş olun dedim, iyi huylu olun, ahlaklı olun dedim. Çalmayın, çırpmayın, gasp etmeyin. Yahudi hakkı da olsa, Ermeni hakkı da olsa tecavüz etmeyin. Yani biz vatana, millete ne zararımız var ya? Efendim, beni ciddiye almayandan acaba kaç kuruşluk karı var memleketin?

  441. 2:51:37

    Kendine karı yok ki adamın yani. Olsun. Biz bize denenlere takılmayacağız. Biz bu millete, hizmete devam edeceğiz. İnşaAllahur Rahman. O şey nerede yalnız? Hanım. Çanakkale'den Emine. Emine Benzer. Vefat mı etmiş teyzemiz? Çok hayırlar, hasenat yapmış. İsmail Ağa'ya da çok hayırları olmuş. Tabi ki hayırların karşılığını görecek ahirette.

  442. 2:52:12

    Cömert cennete yakın. Allah'a yakın. Cehennemden uzaktır. Allah Teala kabrini nur eylesin. Hasenatını ziyade eylesin. Seyyatını mahve eylesin. Hasenata tebdil eylesin. Kabrini nur eylesin. Derecelerini âli eylesin. Amin. Necati Ertem. Kardeşimizin, dostumuzun. Kayınpederi Halil Ömrüz'ün ağabeyimiz vefat etmiş.

  443. 2:52:36

    Allah Teala ona da gargarık rahmet eylesin. Kabirlerini nur eylesin. Yüksek dereceleri efsane eylesin. Kabir azabından muhafaza eylesin. Kabir istirahatlerini müjde edeylesin. Sadık Efendi, Mustafa Salih, Hilmi Şükrü, Azimet Şerif'e, Dürdane. Meyit ve meyiteleri. Allah'ım rahmetiyle muamele eylesin.

  444. 2:52:54

    Lütfu keremiyle. Allah'ım hepsini, hepimizi cennet ehlinden eylesin. Azabından ve azabından muhafaza eylesin. Kabir istirahatlerini müjde edeylesin. Amin. Amin. Ruhlar için buyurun. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlü. La ilahe illallah Muhammedun Resûlullah. Fî kulli lemhetin ve nefesin.

  445. 2:53:17

    Adedemâ vesi'ahum ilmullah. Allah Allah Allah, Allah, Celle Celaluhu. Hediyelerimizi vasıl eyle, ruhlarına hediye eyle, dik şu saatte ishal eyle, kabirlerine nur eyle, pürnur eyle. Ya Rabbel Alemin ve ya Hayru'l Nasir ve ya Hayru'l Fatih. Şehit askerlerimiz, Muhammed Turan Keskin, Halid Gencer, Osman, Açıkgöz, Kıvanç, Kaşıkçı, Selçuk, Erdoğan, bunlar Fırat şeyinde mi?

  446. 2:53:50

    Hep de as subay, beşi de as subay. Geçen perşembeden bugüne şehitlerimiz, Bilal Ekinci, Mustafa Yazgan, Faruk Yüksel, sekiz tane şehidimiz var. Tabi rütbe mühim değil ama yani yetişmiş elemanlar, tabii ki vatana millete tam hizmet edecek çağlarında, gençliklerinde böyle.

  447. 2:54:11

    Hainlerin, PKK, DAEŞ denen kitapsızların, zındıkların, kalleşlerin, şerefsizlerin kurşunlarıyla şehit oluyorlar. Bundan çok üzülüyoruz. Allah'ın bu kanı durdur yarabbim. durdur Ya Rabbi, bir daha askere, polise kurşun sıkacak el bırakma Ya Rabbi. Kolları elleri kurut Ya Rabbi. Kafalarına bombalar yağdır Ya Rabbi.

  448. 2:54:36

    Mecel bırakma Ya Rabbi, askere, polise. Müslümanlara kurşun sıkacak takat bırakma Ya Rabbi. Bütün nefeslerini kes Ya Rabbi. Ne imkanları varsa hangi... petrol kaynaklarının üzerine mi oturmuşlar? Uyuşturucuyu mu yönetiyorlar? Yönetiyorlar. Arkasına yardım eden mosadız yani. İngiliz'i de beraber Allah'ım kim bunlara destek veriyorsa Allah'ım içeride dışarıda, FETÖ'nün

  449. 2:54:58

    FETÖ'nün uşaklarından da kim bunlara destek veriyor? Yani Kayseri'de bakın orada patlayan askerlerin şehidi oldu bak şimdi gözaltında şeyler var. Yani nereye daha uzanacak belli değil. Hep aklımıza geliyor tabi içeriden bilgi ver, paylaşım olmadan bunlar bu kadar nokta atışıyla hiç şey yok ya ne onun adı?

  450. 2:55:18

    Karavana yok ya. Hep geliyor 12'den isabet alıyor. Nasıl bunlar bu kadar biliyor ya? Hep diyorum ama işte bak şimdi bak soruşturma ucu bir tarafa uzandı şu an. Allah şerlerinden muhafaza eyleyip Ya Rabbi bunların maddi manevi bütün imkanlarını iptal eyle. Ya Rabbi iş sahasında da efendim işverenler arasında da bürokrasi arasında da, muvazzafında da, mütekaidinde de her kim bu

  451. 2:55:47

    FETÖ'nün işlerinde vatan hainliğine karışmış bulan zerre kadar bu askerin, polisin şehit olmasında veya bu darbe girişme işgalinde payı varsa hepsini kahru mahbu perişan eyleyip acilen teşhir eyle Ya Rabbi. Zararlarını vatanımızdan, üzerimizden defhuref eyle Ya Rabbi. Allah'ım bu şehitlerimize gayık rahmet eyle.

  452. 2:56:06

    Kabirlerine nur eyle, derecelerini âli eyle. Ya Rabbi'l-alemin. Allah'ım sen onlara da bizlere de Ya Rabbi. Mahşere kalktık da Habibini şefaatçi eyle Ya Rabbi. Sıratta kolay geçmek, şimşek gibi geçmek nasip eyle. Allah'ım bu şehitlerimiz ilk damla kanlarıyla tertemiz eyle, affeyle, mağfiret eyle. Allah'ım günah bırakma üzerlerinde, kul hakkı da bırakma.

  453. 2:56:27

    Sen öde onlar tarafından, hak sahiplerini memnun eyle Ya Rabbi. Çoluk çocuklarında sabr-ı cemilerci cezil hayırlı uzun ömür, salih amellerle cennette ceme eyle Ya Rabbi'l-alemin. Dünyada hasret kaldılar, öyle ağlıyorlar, öyle sızlıyorlar. Yani bir tane haberlerde rastlamaya tahammül edemiyorum yahu.

  454. 2:56:44

    Rastlamaya tahammül edemiyorum. Nasıl ağlıyorlar? Aileler, çocukları, yetimleri, dulları yani nişanlılar. Ne zor işler, bu belayı bu milletin başına açıp reva görenler. Allah'ım zerre kadar merhamet etme Ya Rabbi. Bu zalimleri Ya Rabbi. Bu zulüm, kıyamet günü zulümat içerisinde terk eyle Ya Rabbi. Allah'ım amin.

  455. 2:57:04

    Şehitlerimizin ruhları için buyurun. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu. La ilahe illallah Muhammedun Resulullah Fikulli lemhettin ve nefessin ededemâ mes'ûhu ilmullah Allah, Allah, Allah. Bu şehadetleri, tevhidleri, lafzayı celalleri fazl-ı kereminle kabul eyle.

  456. 2:57:30

    Tâlar efsâli rahmetler hâlde şu saatte şühedanın bu şehitlerimizin kabirlerine iddikâl eyle Ya Rabbi. Allah'ım rahmetinden onları mahrum etme Ya Rabbi. Mahşer sabahına kadar bu nur ile kabirlerini pür nur eyle Ya Rabbel Alemin. Amin. Sallallahu aleyhi ve sellem. Allahümme salli ve sellim ve barik alâ seyyidina Muhammedin Nebiyyil Ümmiyy el-Habibil Âli el-Kadri el-Azîm el-Cahî

  457. 2:58:02

    ve alâ âlihi ve sahbih. Amin. Elhamdulillah Rabbil Alemin. Salat ve selam alâ Seyyidil Mursalina Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecma'in.