1:29:36 / 2:15:58Şu an 1:29:36 / 2:15:58
Video bölümleri
- 13:09Namazda "Benimle Uğraşanlar Acaba Ne Olacak?" Diye Tefâül Yaparken İmam Hangi Ayetleri Okudu
- 33:08Mevlânâ Hazretleri, Resmini Çizmeye Çalışan Ressama İzin Verdikten Sonra Hangi Kerametiyle Engelledi?
- 38:27İki Kişi Aynı Gece Evliyadan Biriyle Farklı Mekanlarda Beraber Olduklarını İddia Ederken İkiside Talağına Yemin Edince Alimler İkisininde Karısının Boş Olmuyacağına Nasıl Hüküm Verdiler?
- 45:19Azîz Mahmûd Hüdâî Hazretleri’nin Kadılığı Bırakıp Ciğer Satmasına Sebebiyet Veren Kerâmet
- 58:51"Aynı Gece Aynı Velî İle Ayrı Mekânlarda Berâberdik" Diye Talâk Veren İki Kişinin Nikâhlarının Kalıp Kalmadığı Hakkında Âlimler Ne Fetvâ Verdi?
- 1:06:41Ebdâl/Kırklar Denen Velî Kullara "Ebdâl" Denmesinin İlginç Sebebi
- 1:09:59Şeyh Müferric Hazretleri Aynı Gün Hem Arafât Hem Mısır'daki Tekkesinde Nasıl Görülebildi?
- 1:15:37Ma‘rûf-u Kerhî Hazretleri Kendisine: “Dicle’yi Yürüyerek Geçiyor muşsun?” Diyen Adama Öyle Bir Cevap Verdi ki!
- 1:19:56Râbıtayı Bozan Bir Kadın Hocanın: "Zamân Tarîkat Zamânı Değil" Sözlerine Reddiye!
- 1:23:04Evliyâullâhın Farklı Sûretlerde ve Farklı Mekânlarda Zuhûr Etmesi Hakkında Delîller!
- 1:34:37Cebrâîl Aleyhisselâm'ın Ufukları Kapladığına İnanan, Efendimiz Sallellâhu Aleyhi ve Sellem’in Her Yeri Kapladığını Nasıl Yadırgar?
- 1:46:56Abdülkâdir Geylânî Hazretleri Bir Adamı Tayy-i Mekân İle Bir Anda Nereye Gönderip Getirdi?
- 1:51:21Kadîbu'l-Bân Hazretleri, Namaz Kılmadığını İddiâ Eden Kadı Efendi'ye Öyle Bir Kerâmet Gösterdi ki
- 1:58:30Tütseri Hazretleri’nin Evliyanın Üç Alemeti Olarak Saydığı Vasiflar Hangi Şeyhte Var?
Transkript
311 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Salatu Vesselamu ala Seyyidil Mursalin Muhammed ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Ve ma arselnâke illâ rahmeten lil'alemin. Sadakallahu l-Azim. Allahümme enfe alen âmi'l-Kur'anil-Azim ve bareken afiye. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Estağfirullah.
- 01:18
Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ, meclisimizi mükemmel ve mübarek eylesin. İklas nasip eylesin. Başka nefse bir şey katmadan, karıştırmadan, huzur üzere hakkı meydana çıkartmak için, batılımı hak etmek için ve er-i sünnet itikadına uygun tasavvuf itikadını, Evliyallâh'ın görüşlerini anlatmak için toplandığımız bu mecliste bizleri…
- 01:57
Dinimiz, dünyamız ve ahiretimiz için faydalı olan ilimlere ulaşmaya muvaffak eylesin ve yerli yerince konuşmak ve doğru anlamak, isabetli anlamak, haktan kaybamak nasip eylesin. Amin. Selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu. Salli ala Seyyidina Muhammed. Fatiha.
- 02:36
bayrak, kardeşimiz şehit oldu, herhalde uyuşturucuyla ilgili bir operasyon yapılıyordu oradan, şehit oldu. Allah Teala şehadetini kabul eylesin, derecesini hâl eylesin, ailesine sabr-ı cemîl, ecr-i cezîl, hayırlı uzun ömürlerle yaşayıp ilahiyetten olan buluşmak nasip eylesin. Amin. Şehidimizin ve bundan önceki cümle şühedamızın ervahı için buyurun eşhedü en lâ ilâhe illallah
- 03:08
ve eşhedü enne Muhammedun Resûlü abdühü ve resûlü lâ ilâhe illallah Muhammedun Resûlü Muhammedun Resûlullah, fî kulli lem hacim ve nefesin a'de demâ ve si'ahum ilmullah, Allah, Allah, Allah Celle Şeâluke ve Celle Celâluke ve âmine ve ahde ve lâ ilâhe illâhi l-gayruhu, Ya Rabbel Alemin Hediyelerimizi bizden kabul eyle, ervahine vasıl eyle
- 03:33
Ruhaniyetlerini haberdar eyle, Ya Rabbel Alemin Dua kabut saati 16.45'e, hemen hemen sabitlendi aşağı, daha aşağı akşam namaz düşmez herhalde bundan sonra. Her cuma günü tabi o ilerledikçe biz de ilerleriz. Efendim, Rabbimize yalvarıyoruz, Evrad-ı Bahâ'yı okuyoruz, işte bazı
- 03:54
Hezb-ül Bahar kesin okuyoruz, Sûre-i Kehf okuyoruz, dua edenler, amin diyenler kabul etseni görüyorlar, kapı Allah'ın kapısından, Allah kapısından ayırmasın. Amin. Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve alihi ve sellim. Bayağıdır yapamadık, geçen gece yapacaktık, ara verdik. verdik. On üç Aralık cumartesi, boyunca bir cumartesi, saat
- 04:12
13 Aralık Cumartesi, 28 Cumartesi, saat 21'de, akşam 9'da. yirmi birde, akşam dokuzda Lale Gül televizyondan, radyodan bizim Şüpheli Ahmet Hoca Efendi kanalımızdan eee efendim gençlerin soruları programını yapacağız bayağı bir türlü tabi sorular birikiyor, cevaplar Cevaplar vermek icap ediyor. Sohbetin arasına da çok meseleleri, soru cevapları da sokmak istemiyorum.
- 04:41
Onun için sohbette, çünkü ilmi konular konuşuyoruz şimdi baya bir şeyler, inşallah anlatacağım. Çünkü önümüzdeki hafta artık Receb-i Şerif ile ilgili konuşmamız icap edecek. Haram aylar geliyor, Receb-i Şerif geliyor. İlk gecenin ibadetlerini anlatmak lazım. İkinci-üçüncü gün oruçları, çünkü Regaib'den evvel iki-üç gün girmiş oluyor Receb-i Şerif haram ayımız.
- 05:08
Onun için Allah'ın ayı geliyor. İnsanları tevbeye davet etmek, ibadete, amele teşrif etmek icap eder. Önümüzdeki hafta sohbetimizde inşallah. Ondan sonra zaten 31 Aralık Bursa'da olunacak. İnşallah gece 12-12.30'a kadar dualar, ibadetler yapılacak. Ondan sonra 1 Ocak'ta Perşembe-i Cuma bağlayan akşam yani 1 Ocak'ın akşamında Receb-i Şerif'teyiz.
- 05:42
Yani Regaib gecesinden sonraki Perşembe, yani Regaib gecesinde Perşembe-i Cuma bağlayan gece olduğu için ondan bir hafta sonra olmuş oluyor 1 Ocak diye öyle arkadaşlar hesap ettiler. 1 Ocak'ta da inşallah hıfız namazına başlayacağız inşallah. 7 kere Allah ölene kadar her sene kılmayı nasip eylesin.
- 06:05
Çünkü hafızamız için, beynimizin unutmaması için, Kur'an'ı unutmamak için, Kur'an'ı kolay ezberlemek için ve muhafazamız için ve korunmamız için ve zaten Cuma gecesinde öyle bir amel. Bir de onu 9 kere ömürlüğünde yapan zaten. Bir kere söyledim onun sevaplarını, faziletlerini. Mahallesi, komşusu, beldesi 9 kere olursa.
- 06:27
E tabi bu 9 kere ömürlük olduğu için o her sene şartı yok. Ama biz bunlara devam ettikçe kaç kere 9 olmuş oluyor elhamdülillah. Ama esas hıfız namazında esas olan nedir? 7 keredir en fazlası, ortası 5 keredir, etnası 3 keredir. 3'ten aşağı düşerse faziletli amel olur, namaz olur ama hafızaya yaramak bakımından vaat edilen müjde tereddüb etmez.
- 06:56
Hz. Ali Efendimiz Radıyallahu Teala geldi. Ya Resulallah senden sallallahu aleyhi ve sellem duyduklarımı unutuyorum, hafızamda kaldır diye şikayette bulundu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de ona sana bir namaz öğreteyim buyurdu. Kılabilirsen cuma gecesi, seher vaktinde eftaldir, olmadı ortasında kıl, olmadı başında kıl.
- 07:24
Ama cuma gecesi olacak, şartı cuma gecesi olacak. Onun için 4 rekat namaz kıl, 1. rekatta Yasin-i Şerif, 2. rekatta Süreyduhan, 3. rekatta Secde suresi, 4. rekatta Mülk suresi, tebareke oku. Bu namazı kıldıktan sonra şu duayı yap. Allahümme arhamni biterkil ma'siyebeden ma'fukati arhamni ene tekellefe ma la ya'nini ve zübni husne nazarü fî ma yufdüke ani.
- 07:52
Ya Adel Celal vel kiram ve l-Azze ve Lilliyeti ila Turam diye devam ediyor. O dua da çok önemli. İşte onu ben yapıyorum, siz de amin diyorsunuz. Çünkü sadece namazı kılmak yetmez. Peşine çok önemli bir dua öğret. Tekrar o 1 Ocak akşamında inşallah manasında bir daha söylerim duanı. O duayı ben selam vermeden evvel okuyorum.
- 08:18
Esas duanın okunmasının kabul yeri selam vermeden evvel. Siz onu ezbere bilmediğiniz için ben namazda 4. rekatın sonunda, 2. rekattan sonra selam vermeden önce bir kere okuyorum. Sonra siz de amin deyin diye bir de namazdan sonra sesli okuyorum. Siz de amin diyorsunuz. Okuyan dinleyen eceze müşterek ve böylece buyurdu.
- 08:45
Amel etti. Birkaç hafta geçmeden Hz. Ali Kerim Allah'a ve Ceb Efendimiz geldi. Ve dedi ki Ya Resulallah sallallahu aleyhi ve sellem. Şu anda dedi bu hıfız namazını kıldım. Öyle oldum ki dedi Kur'an-ı Kerim gözümün önünden gitmiyor. Hiçbir şey unutmuyorum. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor.
- 09:12
Mü'minun Rabbi Kabe'dir. Ya Ebel Hasan. Ey Hasan'ın babası der. Kabe'nin Rabbine yemin olsun ki sen çok imanı çok kuvvetli bir müminsin. Çünkü neden bu meseleler itikad ister. Kim itikad ederse elhamdülillah nail olur. Bak ben birkaç seneler evvel tabi bu şekerden vesaireden damar tıkanıklıklarından hafızam bayağı dumura uğradı.
- 09:39
Bir arada hatta eski Haydar'ın eski yerinde kitaba hiç bakmadan, satırlara bakmadan bir şey konuşamayacak bazı sohbetlerde duruma geldim. İlla önüme bakarak. Elhamdülillah bu hıfız namazlarından sonra ben hafızamda çok büyük bir ilerleme gördüm elhamdülillah. Sizi bilmiyorum. MaşâAllah. Onun için sizin de gördüğünüze inanıyorum.
- 10:06
Hıfız namazına devam edecek. Başlayan en az 3 kere. Yapabilirse 5 kere devam edecek. En az 7 kere. Biz 7'yi bitiriyoruz. 7'den sonraki hafta Ramazan-ı Şerif giriyor. Yani 1 Ocak'ta başlarsak arkadaşlar öyle hesap ettiler. 1 Ocak'ta 1 dersek Ramazan'dan evvelki Perşembe 7'lemiş oluyoruz. Dediler. Hesap ona göre yapıldı.
- 10:37
Siz de bir daha bir şey diyorsanız deyin. Fikir verenlere açığız. Ancak önümüz belli. İnşâAllah Rabbim Ramazan-ı Şerif'e kadar 7 Cuma gecesinde hıfız namazını kılmaya bizi muvaffak eylesin. O zaman yatsı namazını 7.30'a alırız. Sohbeti 8'e alırız. Sohbet 8'de başlarsa 1 Ocak'tan itibaren 9.30'da da sohbeti bitiririz.
- 11:04
Çünkü hıfız namazı da 1 saate yakın sürüyor duası ile. Onun için sizi çok geç bırakmama şeyine yine riayet ederiz. Zaten 1 Ocak günü de tatil olduğu için, bu gavurların Noel'inden dolayı, o gün daha erken gelmeniz kolay olur. olurur inşâAllahurrahman. Sohbet edilir, derni toplu yaparız inşâAllahurrahman.
- 11:35
Zaten regaib gecesinde başlamıyoruz. Çünkü o gece kendi namazı var. Akşam yatsı arasında onu ilan ederiz haftaya inşâAllah. Ondan dolayı 1 Ocak'ta da hıfız namazı başlayacağına göre kendinizi ayarlayın. Uyarlayın. Kadınınız erkeğiniz uzaktan gelecek var yakından gelen var. Herkes kendini 1 Ocak'ta hıfız namazı 1 inşâAllahurrahman.
- 12:00
Allah sesime nefesime kuvvet ihsan eyleyin. İnna kefeynakel müstehziin. Seninle alay eden, dalga geçen, sana hakaret eden, sana her türlü hakareti, iftirayı yapanlara biz kâfi geldik. Bak bu ayet kerimenin nazil olduğu günde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile alay eden, hakaret eden beş kâvur aynı günde bir anda helak oldu.
- 14:58
çok büyük bir tefaül yaptım. Çünkü ben niyet ettim. E, nereden okuyacak? Birinci dakikada Cuma Sûresi'nin sonunu okuyoruz. İkinci dakikada Münevfikûn Sûresi'nin sonunu okuyoruz. Veya İsa Sûresi'nin sonunu okuyoruz. Bu âyetler hiç okunduğu yoktu. Tefaül ettim ama dedim ben belli yerden hani okunuyor, sünnet diye.
- 15:18
Bu sefer başka yöntemim. Demek ki bizde hakaret eden, iftira edenlerin sonları yaklaşmış ama belki de beşi bir arada olacak yani. Bana öyle geldi. Beşi bir arada olabilir. Beşi bir arada çok pahalandı biliyorsunuz. Beşi birliler çok pahalaştı şimdi. Mevla'ya ucuz yani ha. çok bağlaştı şimdi. Beşi birli yapabilir Mevla'mız.
- 15:40
İnşaAllah. Beşini de ellisini de, beş yüzünü de ya Rabbi, ehli sünnetin sesini kesmek isteyenleri kahreyle ya Rabbi. Ehli sünnete düşman olanları mahveyle ya Rabbi. Zişküçlerle, fetöcülerle anlaşın. Bu şeriat tarikatı bozanları helak eyle ya Rabbi. Sünniyet taşıyanların ya Rabbi helakını bize göster ya Rabbi.
- 16:03
Amin. Allahumme salli ala seyyidina Muhammed ve ala alihi ve sellim. Amin. Allah görücü. Sen işine bak, dersine bak. Onun için önümüzdeki şeyi de söyledim. İnşaAllah bu programlarımızı Rabbim Ramazan-ı Şerife kadar yapabilmeyi Ramazan-ı Şerife, sahhat, afiyet içerisinde kavuşmayı ve oruçları, ibadetleri, teravihleri, teheccüdleri ve sahir ibadetlerini
- 16:33
bir hakkını ifaya muvaffak eylesin. Şimdiden niyet ettik. Üç ayları ihya etmeye niyet ettik. Şimdiden mübarek geceleri ihya niyet ettik. Allah'ım hayırlı uzun ömür verirsen, yaşatırsan biz bu niyetteyiz, bu azimdeyiz. Bizi muvaffak eyle ya Rabbi. Yardımcılarımızı iman edeyle, manilerimizi izah eyle.
- 16:53
Yok ecelimiz geldi bizi alacaksan, bu niyet üzere olduğumuz ya Rabbi sana malumdur. Yapmış gibi kabul eyle. Kabirde yatıp da defteri açık olan niyet ettiklerini kabirde yatsa da defterine yazılan saydıkullarına ilhak eyle ya Rabbi. Amin. Çünkü biz niyet ettik. Yüz sene daha yaşasak, Receban'ın ilk gecesini ihya edeceğiz.
- 17:17
Yüz sene daha yaşasak Rekaib gecesini ihya edeceğiz. Yüz sene, bin sene daha yaşasak, Berat gecesini ihya edeceğiz. Bizim niyetimizi Mevla bilmiyor mu? Peki yaşadığımız zamanda yapmadık mı? Bundan sonra yaşarsak yapmayacağız mı? Allah'ın niyetimizi görüyor. Allah'a vefat edeceklere iman selametlerine nasip eylesin.
- 17:39
Cümlemize üstüne afiyet, üstüne akıbet, üstün hatimeler ihsan eylesin. Amin. Ben çünkü çok umutlu değilim. Ama bir kardeşimiz görmüş. Geçen de, tabi çok görülüyor böyle. Acayip şeyler görülüyor. Akıl, mantık, turar. Yani nasıl bunları bu kadar maşallah, ne işaretler, ne bişaretler, ne müjdeler. Ruhul Furkan tesiri elinde, başka kitaplar var.
- 18:08
Efendimiz'in kabrine açıldı. Efendimiz'in kabrine girdin diyor. Kabri şerifte diyor, Ruhul Furkan okudunuz. Biraz Ruhul Furkan'a çok çalışıyorum ben şimdi. Gece gündüz ağırlık verdim ya Efendimiz'e. Efendimiz'e memnun olduk demek. Ruhul Furkan okuduk. Biraz da bir şeyler okudunuz diyor. Kitaplar falan.
- 18:25
Sonra Efendimiz'e dedi ki diyor, Ahmet, şimdi sen çık git. Daha senin buraya gelmene var. Onun için buraya geldiğinde bütün kitapları bitireceğiz. Öyle buyurdu. Sen kabri şeriften çıktın diyor falan. Yani. Amin. ve teveffenâ. İzâ kânetil vefâtu hayran lenâ. Allâhümme câlil hayâte ziyâdeten lenâ fî kul khayr.
- 19:12
Ve câlil mevte râheten lenâ fî kul şerr. Allâhümme ahdinâ hayâten tayyibah. Bil-sıhha vel-afiyah. Vel-mu'afâti dâimâ. din, dünya ve ahirette. Sen herşey için yeteneklisin. Amin. Ve eğer Allah'ın kullarına fitnettirsen, Sen'in karşılığından kurtulacaksın. Amin. Allahümme salli ala Seyyidina Muhammedun Resulü.
- 19:40
Allahümme Allahümme salli ve sellim. salli ve sellim ve barik vebarek, alâ seyyidina Muhammedin Nebiyyil Ümmiyyin. ala seyyidina Muhammedin Nebi'yi l-Ummi el-Habibi el-Ali el-Kadri el-Azim el-Cahi ve ala Ali ve Sahibi Amin. Âmin, Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedun alâ Dua'yı aldınız. Daha sonunda dua beklemeyin.
- 20:06
Başından aldınız. Ya Rabbi, yaşamak hayırlı olduğu müddetçe yaşat bizi, ölüm hayırlı olunca vefat ettir bizi. Kullarının başına bir fitne murad edersen o fitneye düşürmeden al bizi. Ya Rabbi, hayatı bizim için her hayırda ziyadelik vesilesiyle. Ya Rabbi, ölümü bizim için her şerden rahatlık vesilesiyle.
- 20:31
Ya Rabbi hayat-ı tayyibe ile saati afiyetle, din, dünya ve ahiret hususunda belaya maruz kalmadan Ya Rabbi, hayatı tayyibe ile saati afiyetle din, dünya ve ahiret Ya Rabbi, hayırlı uzun ömürlerle Amin, amin, amin, amin. Bundan büyük dualar var mı ya? Mübarek cuma gecesini bu kadar yüzlerce, bini aşkın Müslüman bir arada amin dediği vakit
- 20:45
Mübarek cuma gecesini bu kadar yüzlerce bine aşkın Müslüman bir arada âmin dediği vakit, yüz binlerce Müslüman dünyanın her yerinden şu saatte dinleyenler âmin diyorlar. Bunların âminlerini Allah reddeder mi? Zayi eder mi? Sen buraya geldin boş döner misin yahu? Mübarek adam. Onun için kör topal diyeceğiz, sürüne sürüne geleceğiz.
- 21:07
Allah sağlık verdikçe sohbeti bırakmayacağız inşallah. İlim meclisini bırakmayacağız, zikir meclisini bırakmayacağız. Hafız namazlarımızı her sene niyetle tıklatacağız inşallah ve Rabbimden saati afiyet niyaz edeceğiz devamlı. Âmin. Dualar tutuyor. Duaların kabulün eseri en yakın zamanlarda görülüyor ve görülecektir inşallah.
- 21:30
Onun için önümüzdeki cumartesi saat yirmi birde burada da çok önemli sorular geliyor. Her yerde konuşulmayan, sohbetlerde geçmeyen soru soruyu açıyor, soru cevabı açıyor, laf lafı açıyor. Tabii ki insanların da müşkülleri var. Birçok meselenin de vuzua kavuşturması icap ediyor. Bundan dolayı baya önemli konulara cevap vereceğim inşallah.
- 21:52
Eee bu cumartesi saat yirmi birde nasıl olsa evdesiniz. Arabaya yetişmeniz lazım değil. On iki ikiye kadar sürüyor. Bire kadar sürüyor. Ertesi gün eee tatil oldu. Geceler de çok uzun olduğu için teheccüde kaçmıyor. Sabah namazı da geçmiyor. Çünkü geceler çok uzunlaştı yani. Bu kadar uzun gece daha bulunmaz.
- 22:10
Aslında hafız namazını teheccüde kılmak lazım. Yani esas seherde kılmak lazım. Ama millet de millet de geliyor muydu? Geliyordu. Ona ben bir şey demiyorum. Şeyden işte üzülüyorum. Araba park meseleleri vardır. Tam şimdi hıfız namazı kılıyor. Bu sefer peşine sabah namazı yani ezandan yarım saat içine sabah namazı kılıyoruz.
- 22:31
O arada millet işe giden cuma sabahı ya işte arabalar tıkanıyor. Yollar tıkanıyor. Biz burada senelerce teheccüde de yaptık. Eee saat o zaman altıda bile namaza dursan kurtarıyor. Yani hıfız namazı teheccüde altıda bile dursan kurtarıyor. Yani geceler uzun şu an. Ve lakin işte o saatlerde tam erken işe gidenler ayaklanıyor.
- 22:55
Bu sefer adamın evinin önde araba park etmiş oluyor. Bizim cemaat. E cemaat da nereye arabaya park edecek? Denizin üstüne park edecek hali yok. Her yer tıkabas dolu. Fatih'te yer yok. Park yeri yirmi otuz arabayla sınırlı. Zaten orası da geceden doluyor. Dolayısıyla ben şeyi düşünüyorum. Yani etraftaki komşular şikayetçi oluyor.
- 23:20
Ve araba parklarından vesaireden dolayı erken çıkan yolda kalıyor. Hastası olan olur. O saatte acile yetişemez. Burası İstanbul'un göbeği yani Suriçi. Onu düşünmesen onu düşünmesen seherde yapacağız inşallah. Büyük külliyeyi yaparsak inşallah. Büyük külliyeyi yaptığımız zaman otobüs günümüz serbest.
- 23:44
Park yeri de var. Yolda tıkanmaz inşallah. O zaman altıda görüşürüz inşallah. E o zaman öyle yapacağız. Çünkü bu hıfız namazının esas saati seher. Ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem müsaade etmiş. Yani o vakitte bu masal ortasında veya başında da olur. Cuma gecesi olduktan sonra hıfız namazının vaktidir.
- 24:08
Ama eftal vakit ne zaman? Seher vaktidir. Seher vakti ne zaman? İmsa son bir iki saat falan kalan. Gecenin uzunluğuna göre değişir. Ama şu anda mesela son iki üç saat seher vakti oluyor. Çünkü gecenin uzun zamanı olduğu için. Ama son bir saat her zaman seher vakti. Gece uzun da olsa kısa da olsa imsa bir saat kalanı seher vakti olduğu değişmez.
- 24:31
O kesin. Ama seher vakti biraz daha geriye gelir mi? Yani ne kadar geriden başla? Gece ne kadar uzun olursa üçe bölüyorsun. Seher vaktini tespit etmek ne kadar kolay? Şu kadar kolay. Akşam namazından geceyi başlat. Akşam yedi. Imsak kaçta diyelim? Yedi. Altı kırk beş. Yedi yedi arası. Kaç saat yedi yedi arası?
- 24:56
12'yi 3'e böl. Tamam, ondan sonra 2 ile çarp. İkisini bu tarafa koy, son 3'te 1 kalınca. Yani 3'e böldün mü kaç kalıyor? 4 saat. Bak şu andaki gecelerde seher vakti 4 saat. Çünkü son 3'te 1 seher vakti. Bukhari hadisinde Efendimiz Hazretleri çok okurdu bunu. Gecenin 3'te 2'si geçip, son 3'te 1'i kalanda Rabbimizin tecellisi başlar.
- 25:35
O zaman son 3'te 1 şu anda ne zaman? 4 saat kalayım sana. Anladın mı? Yani gece 3'te başlıyor. Ama gece kısa olsa bazı geceler çok kısalıyor. 6-7 saate, 6 saate düşüyor. Ona göre de 3'te 1 düşüyor. Hesabını ben size birkaç kere öğrettim. Ama yine de söylemiş oldum. Hesabınızı mübarek 3 aylar geliyor.
- 25:59
Ramazan-ı Şerif geliyor. Seher vaktinin hesabını her zaman buna göre yapabilirsiniz. Takvimlerde seher vakti başlıyor diye dakika yazmaz. Ama siz bunun hesabını, ben size balık tutmayı öğretiyorum. Ama her gece bunu bulmanız için. Hesap budur. Onun için inşallah büyük külliyetten de hayırlı müjdeler alırız.
- 26:19
Ondan sonra, o zaman da Allah bize de ömür verirse ben istiyorum eskisi gibi hıfız namazını teheccüde kılmak istiyorum. Sizinle beraber inşallah. İnşallah-u Rahman. Gelirsiniz, siz gelirsiniz. Siz zoru daha seversiniz. İnadına bindiri dedi ya. Adam bir girdi teravihe. Eşeği de yarım bağlamış. Teravih de hatimle çatınca.
- 26:45
Vakti vakti bitmiyor. O da bekliyor elhamdülillah keyfeden aşağı. Baktı ki adam uzun okuyor, uzun okuyor. Ulan dedi bu durumda eşek ipi koparıp gider. Çünkü ben eyleti bağladım dedi. 20 dakikalık teravihe girdi adam. Ne bilsin 1 saat, 2 saat. Sonra gitti eşeğe. Dedi ki bu iş inada bindi dedi. Seni bir sağlam bağlayalım da ben de devam edeceğim dedi.
- 27:08
Bence siz inada bindirirsiniz yani bu işi. Teheccüde de gelirsiniz. Ben sırf şurada sur içi. Yoksa o saatler benim ayık olduğum saatler. Hatta şimdiden daha ayık verimli olduğum saatler benim gece. Ama şu etraf konu komşu çok rahatsız oluyor. Çünkü hıfız namazına da bunun iki misli cemaat geliyor. 1000 kişi oluyor, 2000 kişi, 3000 kişi.
- 27:31
Tabi bütün arabalar, yollar sabahın 6'sı, 7'si biliyor musun? İnsanlara da zarar verip birini de kaktırıp ağzını bozdurup sövdürmeyelim. O da helak olmasın. Biz de günaha girmeyelim. O bakımdan benim her şeyi düşünerek hareket ediyorum. Yoksa ben onu düşünmesem altıda buluşalım arkadaşlar. Bana bir şey yok.
- 27:52
Ama İslamiyet hikmete göre hareketi emreder. İnsanları, vatandaşları da ne yapmayalım? Taciz etmeyelim. Şurada bir komşuluk hukuku var. Öyle mi değil mi şimdi? Bunu da bilmenizi istedim. Onun için soru cevap programında da cumartesi buluşuruz. İnşallah, Rahman.
- 28:15
Şimdi, İmam Nuruddin Alevi Hazretleri'nin konusu tabi devam edecek. O bir fezleke yaptı. Ondan evvel bu İmam Suudi Hazretleri'nin mecmu resail, bütün risalelerini toplayan bir eserdir. Bu eser yirmi cilt böyle. Böyle yirmi cilt, çok risaleleri var. Bu risalelerden birisi de şu anda Nuruddin Alevi Hazretleri'nin alım yaptığı noktalardan.
- 28:55
Efendim, bu on beşinci cildinde tabi çok risaleler var içerisinde yani. Bu risalelerden birisi de el-mu'telî fî tatavvuril velî Risale rakamı otuz ikinci risaleymiş. Bu on beşinci cilde kadar kaç risale geçmiş? Otuz bir tane daha risale geçmiş. Bu on beşinci cilde de var çok risale. Burada otuz ikinci risale sayfa işte efendim iki yüz doksan dörtten başlıyor.
- 29:32
Burada önemli meseleler anlatılıyor. Buradan bugün ders yapacağım. Bu dersten sonra işte haftaya da Receb-i Şerif'e geçeceğim ama başımda yine Allah nasip ederse inşallah ama bugün biraz geç başladık. Haftaya namazı yedi buçuğa alalım. Yasıyı yedi buçuğa alalım yine. Sekize doğru. Çünkü artık önümüz hıfız namazları da var.
- 30:01
İnşallah önümüzdeki hafta yedi buçukta yatsı namazına duralım inşallah. Sekizde de sohbeti geçirmeyelim. Çünkü bugün yarım saat mesela, sekiz buçuk oldu. Dolayısıyla o yarım saat çok önemi arz ediyor. O yarım saat çok önemli. Sizin de işlerinize, arabalara yetişmeniz için. Sekizde başlayalım namazına.
- 30:20
Yetişen yetişir. Artık yetişemeyen sonra da cemaat yapar. Bazı kere ben de yetişemiyorum. Sohbete yetişiyorum. Yasıyı sonra aşağı alt katta veya üst katta cemaatle yine on beş, yirmi kişi, elli kişi oluyor bazı kere. Cemaatle kılıyoruz elhamdülillah. Cemaatsiz kalmıyoruz. Tabi burası büyük cemaattir.
- 30:34
Buraya yetişsek fazilet yüz kişiyi geçtiği için eftaliyet fazla olur. Onun için biz de yetişeceğiz inşallah Allah'a emanet. Haftaya yedi buçukta tam yatsı namazına duralım inşallah. Sekize doğru da sohbete başlarız. Oradan toparlarız.
- 30:50
Şimdi burada çok ilim var. Ben böyle bir Risale görmedim. Bu Risale'yi tercüme etsek ama ben nereye yetişeceğim? Şimdi kitabın adı zaten Risale'ye isim koymuş. El-Mu'teli Yani Mu'teli, ulûf sahibi. Yüce ilimler içeren manasına geliyor. Bir Risale daha var. El-Münceli Fî tatavûr el-velî. Yani İmam Sûreti Hazretleri velût bir müellif.
- 31:27
Velût velût demek çok doğurgan. Çok eser yazmış. Yani yazdığı eserleri sayfaların ömrüne vursan onu o ömrünün günlerinde bir insanın o kadar Risale yazması mümkün değil. Aynı konu İmam-ı Gazali'de de söz konusu. Radıyallahu Teala. Bu zatlarda özel bir tayyı zaman olmuş. Zamana bereket gelmiş. Zamana bereket geldiği için yani başkalarının 100 sene, 200 sene yaşasa
- 31:59
her gün yazsa bitiremeyeceği kitapları bunlar ki İmam-ı Gazali Hazretleri, kaç yaşında hocam 50 küsur mu? İmam-ı Gazali Hazretleri 50 küsur yaşında vefat etti. Bunun çocukluğunu çıksan bir de talebeli var bunun Anasında doğduğu gibi kitap yazmaya başlamadı herhalde. Bir 10'da oradan çıksan kalıyor 40 küsur sene.
- 32:23
40 küsur senede, 400 senede alimler toplansa o kitapları yazamaz. Onun için bunların bereketi, kerameti, zamanın bereketi bunlar belli. Bu alimlerden biri de İmam Suyuti Hazretleri'dir. Onun için bir de bu kitabı sonra kısaltmış kendi kısaltmış. Yani bu biraz uzun. El-Münceli fi tatavvuril veli demiş.
- 32:51
Münceli'yi parlayan hakikat demek. El-Mu'teli mesela Münceli'ni adını koymuş fi tatavvuril veli velilerin kılıktan kılığa girmesi. Kitabın adı ne? Velilerin kılıktan kılığa girmesi. Mevlana Hazretlerine özel gavurlardan Konya'ya ressam getirmişler. O zaman fotoğraf yok da resim çizenler var ki şimdikilerden çok daha kaliteli.
- 33:23
O zamanın ressamları. Getirmişler. Demişler Mevlana halbuki çizimine müsaade etmesi fetva olarak cahil değil. Çünkü el ile çizim olduğu için fotoğrafa benzemiyor. El ile insan çizmek cahil değil. Dolayısıyla ona fetva olmayan bir şey. Ama Mevlana Celalettin Rumi Kudüs'ün Huzuru Hazretleri gerek görmüş falan ama ustalıyormuşlar, ustalıyormuşlar.
- 33:55
Çizsin bakayım demiş. Oturmuş böyle bir çizmiş, çizmiş, çizmiş. Adamın canı çıkmış. Mevlana Hazretleri bir şekil değiştirmiş. Anam demiş bu o değil ya. Bir daha çizmiş. Çizmiş, çizmiş, çizmiş. Canı çıkmış. Kolay mı ya? Bir şekil değiştirmiş. Velinin şekilden şekile girmesi. Adam demiş canımız çıktı, boşa gitti ya.
- 34:24
Bu o değil demiş. Rezil olacağız. Yedi tane çizmiş, adamın sonunda şeyi kırmış. Kalemli neyse işte fırçayı kırmış. Kafayı da kırmış yani. Bu ne ya demiş ya. İşte İmam Suudi Hazretleri. Bu Evliyaullah'ın kerametidir yani. El-Müncelî fî tatavvuril velî. Kitabın adına bak hizaya gel. Bu kitabın adı ne?
- 34:48
El-Müncelî fî taaddudu suveril velî. Bu kitabın adı da Yüksek Hakikatler içeriyor. İçeriyor. Ne hakkında yazdım diyor bunu diyor. Evliyaullah'tan zatların suretlerinin taaddüdü. Yani birkaç yerde görünüyor. Aynı anda, aynı zamanda farklı mekanda birkaç yerde birden görülebiliyor. Bu artık müttefakkûn aleyh.
- 35:15
Zerre kadar şerata, tarikata inanan buna inanır. Ama kağıthaneli, şişhaneli, tophaneli salaklar varsa onlar, Adem Aleyhisselam'dan beri böyle bir şey olmadı diyor. Allah Allah! Ya Rabbi bir insanlar, bu kadar cahil adam nasıl fıkıh okutabilir talebeye? Hidayet okutuyor. Ulan hidayeti olmayan adam hidayet okutursa ne olur onun dersinin adı?
- 35:42
Havaya olur. Hidayetin tersi Arapça'da havaya. Havaya ne demek? Talalet demek. Hidayet yol göstermek demek. Havayet yolu şaşırtmak demek. Şuraya bak ya! Kitapların ismine baksan içini okuma lüzum kalmıyor. Zaten maksat anlaşılıyor.
- 36:00
Şimdi İmam-ı Sûreti Hazretleri. Şeyhul İslam ve'l Müslimin. El İmam, Âlim, Allâme, Hafızul Asr. O asrın hadis hafızının en büyüğü. Ondan sonra zaten öyle hadis hafızı daha gelmedi. Çünkü hatimetül muhaddisin. Muhaddislerin de sonuncusu kabul ediliyor. Zaten bundan 500-600 sene kadar evvel 900'lü vefat 911 olacak hicri.
- 36:25
Dolayısıyla Osmanlı dönemine de çarpıyor değil mi hocam? Dolayısıyla İmam-ı Sûreti Hazretleri Mısır'da, Kahire'de yaşadı. Asrın hafızı diyor. Hafız demek ne demek? Kur'an hafızı değil. Kur'an hafızı şimdi bile bir milyon var dünyada. Kur'an hafızı çok. Hadis hafızı kalmadı. Yüz binlerce hadisi senede isnadıyla bilecek.
- 36:46
Hadis hafızı, hafızul asrı. Asrın en büyük hadis hafızı. Ondan sonra onun misli gelmedi. Ondan evvel çok büyükler geldi geçti. Ama ondan sonra onun benzeri gelmedi. Onun için muhaddislerin hatimesidir. Hatime sonuncusu. Ebu'l Fazıl faziletin babası, künyesi. Celaluddin Es-Suyuti. Rahmehullahü Teala.
- 37:10
Üskenü'l-Fesihü'l-Cinan. Bimenni ve Yumni. Allah lütfu keremiyle cennetlerin en geniş yerine yerleştirsin. Allah ruhuna gargarık rahmetler eylesin. Kahire'de kabris-i şerifini ziyarete gittim. Fakat türbe kapalıydı kapısı. Ben de orada bekleyecek vaktim yoktu. İki üç günde çok ziyaret geziyordum. Onun için kıble duvarına geçtim.
- 37:30
Çok feyzlere gargoldum. Çok himmet istedim. Ziyaretini yaptım. Ama Kahire'ye bir daha gitmem gerekiyor. Çok ziyaretlerim eksik kaldığı için Evliyaullah'tan onları tamamlamam lazım. İnşallah İmam Suyuti'nin kapısının anahtarını bir ayarlamam lazım. Önceden bir adam bulmam lazım. İnşallah İmam Suyuti'yi ziyaret etmeden Allah canımı almasın inşallah.
- 37:53
Bir daha bir ziyaret etmek onu istiyorum. Çünkü doyamadık ona dışarıdan yapılan ziyaretle içerideki bir olmaz. Çok emeği var üzerimizde. Hep onun kitaplarından alıyoruz. Çok emeği var. Hiç bu kadar emeği olan belki de yok. Eski musalliflerden yani birkaç tanesinin çok emeği var. Bunlardan birisi İmam Ghazali derim.
- 38:15
Zaten İmam Rabbani mektubu. Onları saymıyoruz. Onlar bizim ömrümüzün nakdi yani. Onu konuşmuyoruz da. Bu gibi bazı Rabların da çok emeği var. Şimdi şu ile Şeyhülislam ve Müslümin İmam Suyuti Hazretleri'ne fetva soruluyor. Bir adam talağına yemin vermiş.
- 38:48
Bizim ismini duyduğumuz veliler ki ben menakıp çok okuduğum için tabakat kitapları çok okuduğum için belki sizden yüz kat belki de bin kat fazla Evliya ismi görmüşümdür kitapta. O kesin. Yüzlerce kitap baktım. Evliya olan isimler çok ama meşhur olanlar sizin bildikleriniz az. Mesela Abdülkadir deyince siz hemen Geylani zannedersiniz.
- 39:14
Halbuki bu kimmiş? Taç Tuğti. Hiç duydunuz mu? Sifte yok. Bu Veli Zişan Vefatını da söyleyeyim şu. İyi ki büyüteci getirdin. Ondan sonra efendim kardeşim 924'te vefat etmiş. Yani İmam Suyuti ile muhasır. İmam Suyuti sağken buzatta sağ. Bu da çok büyük bir veliymiş. Ondan sonra Said bölgesindemiş Mısır'ın.
- 39:52
Üstüne başına hiç dikkat etmezmiş. Darmadağınık gezermiş. Evliyaullah'ın kelamlarını çok dinlermiş. Kur'an dinlermiş. Devamlı Kur'an dinlermiş. Çok kerametleri, halleri varmış. Bir evi yokmuş, parkı yokmuş, eşi yokmuş, çocuğu yokmuş. Yemek yemezmiş, et yemezmiş. Ölmeyecek kadar yemek yermiş. Krallar, padişahlar, herkes bir krala gitse ne derse yaptırırmış.
- 40:17
Kimin işini istese yaptırırmış. Hiç kimse onu geri çeviremezmiş. Mübareğin çok tesadüfatı varmış. Birçok cami ve mescitleri, işte krallardan zenginler yap şuraya bir cami diyormuş, yaptırıyormuş. Birçok cami ve mescitler yaptırmış. Bütün krallar, padişahlar cenazesine gelmiş. Emir Kayıtbay, bunu duymuşsunuzdur Türk hükümdarlarından Mısır'ın Kayıtbay.
- 40:41
Emir Kayıtbay Hazretleri de o da bu evliyaya çok saygı duyarmış. O da cenazesine iştirak etmiş. Bu mübarek veli, batı'ya gecelemiş, bir adamın yanında, birisi gelmiş. Demiş ki İmam Süheydi Hazretlerine, felan adam dedi ki, felan gece Şeyh Abdülkadir Taçduti Hazretleri bizim evde sabaha kadar bizdeydi demiş.
- 41:12
Benim misafirimdi demiş. Değilse karım boş olsun demiş. Ne lüzum var fuzuli konuşmalara bu, millet merak. Bu Risale aslında bu konuda yazılıyor. Başka bir adam da talağına yemin vermiş. Taçduti Hazretleri o gece, aynı gece, sabaha kadar bizim evdeydi demiş.
- 41:39
Şimdi o dese ki, bize geldi bu gece. Belki diyeceksin ki, oradan çıktı oraya gitti. Aralarındaki mesafe ne kadar? E mesafe uzak da olsa mühim değil. Hadi diyeceksin ki, tayin mekan oldu. Oradan oraya bir anda gitti. Gecenin bir kısmında onun evindeydi, bir kısmında bunun evindeydi.
- 42:00
Şimdi bu yemin ediyor ki, imza kadar sabaha kadar bendeydi. O da yemin ediyor ki, sabaha kadar bendeydi. İkisi de diyor ki, değilse karım boş olsun. İmam-ı Sûdî Hazretlerine fetva soruluyor. Mevzu buradan çıktı. İki adamın başına gelenden çıktı. Fakat İmam-ı Sûdî de burada döşendi. Ne yaptı? Bir Risale yazdı.
- 42:28
Allah Allah! Ne kadarlık bir Risale yazdı? Söylüyorum sana şimdi. Efendim, sen sayısını hesap et. İki yüz doksan dört, üç yüz yetmiş sekiz. Kaç sayfa oldu? Yetmiş sekiz oradan. Altı buradan. Seksen sayfayı. Seksen dört, seksen beş sayfalık. Seksen beş sayfalık Risale yazdı. Bu konuda. Ama burada ne ilimler var?
- 43:01
Oho! Bir tercüme edebilsem, vaktim olsa. Kefezeliği bıraksam da. Kitabı tercüme etsem. Aklınız durur, kafanız tavana vurur. Yok böyle bir şey der. Fıkıhçı mı? Zahiri alim. Bilmem kim. Bu işi ancak Evliyaullah olan anlar. Evliya'dan aşağısı fıkıhçı alim de olsa anlamaz. Ama fıkıhçı alimse, kabul ederse kazanır.
- 43:30
Kabul etmezse telafi olur. İşte İmam Suyuti Hazretleri'nde ne var? İki kanat var. Zülcenahi. Hem tasavvufta Şahzeli Tarikatı'ndan, Kadiriden de nasip olabilir. Ama Şahzeli Tarikatı'nın büyüklerinden. Tasavvufta çok ileri makam. Büyük veliyullah. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile uyanık görüşen velilerden.
- 43:52
Hem de zahiri ilimde de eşsiz. Onun için İmam Suyuti iki kanatlı olduğu için iki tarafa da cevap verip müşkülü çözebiliyor. Ama bir adamın sadece zahiri ilmi olsa o bu müşkülleri çözemeyebilir. Çünkü ne diyecek? İkisinden biri yalan söylüyor. İkisinden hangisi yalan söylüyor? İkisinden kim yalan söylüyor?
- 44:19
Onun karı gitti. Nikah gitti yani. Nikah gitti de. E şimdi hangisi yalan söylüyor? İstihara mı yapacağım yani şimdi? İstihara ile bu iş çıkar mı? Veya benim istihara da gördüğüm beni bağlar. Adamın karısı niye gitsin? Millete benim yaptığım istihara ile senin karın boş oldu denir mi? Tövbe estağfurullah.
- 44:41
Ne yapacağız hocam anacı abi? Bakalım İmam Suyuti Hazretleri ne buyuruyor? Şimdi bunların ikisinin de mi karısı boşaldı? Yoksa birisinin ki mi boşaldı? Yoksa ikisinin de mi nikah duruyor mu? İkisinin de boş olmadı mı? Üç tane şık var. Öyle mi? Peki birisi delil getirirse, şahit getirirse, öbürü şahit getiremezse, o zaman o şahit getirenin ki nikahı duracak,
- 45:14
şahit getiremeyenin nikahı fesk mi olacak? Yani talağına mı hükmedilecek? Anladın mı? Daha eskici Mehmet Dede'yi unuttunuz mu? Aziz Mahmud Hüdaya Hazretleri'ni anlattım mı sen kaç kere? Aziz Mahmud Hüdaya Üsküdari Hazretleri Bursa Kadılığında zahiri alimken çözemedi işte konuyu. Kadın geldi ne dedi?
- 45:39
Kadı Efendi dedi. Aziz Mahmud Hüdaya Hazretleri o zamanki Osmanlı'da en büyük alimlerden. Bursa'da kadılık yapıyor. Kadı demek şeriat mahkemesinin hakimi. Kadı olmak için çok büyük bilim lazım. Fıkıhta en iyi bilmek lazım. Kadın dedi ki benim kocam her sene hacca gitmek istiyor, gidemiyor. Bu sene dedi ki bu sene de gidemezsem sen benden boş ol.
- 46:03
Ne saçma işler ya bu adamlar da işte. Osmanlı döneminde de böyle zırvalar varmış demek. Neyse bir şey demeyeyim yani o da keramete ermiş neyse de. Ondan sonra ya işin gücün karıyı boşamaktan başka bir çaren yok mu senin ya? Bilmem ne. Git de ki bunu yapamazsam karıya boş ol diyeceğine ben eşek olayım de.
- 46:25
Allah Allah peki eşek olursun. Olmazsan da Allah'a şükredersin. Ne bileyim ben ya kafamı kayaya vurayım mı diyeceksin ne diyeceksin. Karıya benden boş ol. Bir karıya lafın geçiyor ya. Zavallı, kanayaklı derdi Efendimiz. Gel gidelim. Kadınlara çok merhametli davranın. Aman aman aman. Efendi Hazretlerimizin en üzerine durduğu konu buydu yani.
- 46:51
Ahlaklı olalım. Ahlaklı. Ahlaksız olmayalım. Terbiyesiz olmayalım. Ahlaklı olalım. Hanımlarımıza çok iyi davran. Böyle lafları gidebilir konuşurum ya. Ondan sonra yani aslında o lafı niye konuşuyor biliyor musun? Kesinlikle gideceğim demek için. Ondan sonra da gidemiyor. Gidemeyince Ne yapacağım ben şimdi?
- 47:12
Tala veriyor. Ondan sonra da hocaya geliyor. Hoca efendi de üç talak gitmiş diyor. Bu da bu sefer ama hoca efendi üçte çocuğun var diyor. Hoca da diyor ki üç çocuğunu sen düşünecektin diyor. Tala verirken üç çocuğun olduğunu sen düşünecektin. Hoca senin üç çocuğun olduğuna göre fetvayı değiştiremez ki.
- 47:30
Üç talak gittiyse gitti daha. Otuz çocuğun da olsa gittiyse gitti yani. Yani hocaya demek istiyor ki hacı bana da biraz taviz ver. Ama hoca nasıl taviz verecek Allah'ın dininden? Ondan sonra nikahın gitmiş, hoca sana nikahın var dese de sen yaptığın zina olacak. Ondan sonra doğurduğun çocuk öyle bir zina olacak.
- 47:50
Ya. Tehlike büyük. Çoğu çocuklar nesepsiz şu an. Öyle bir zina. Babası elfazı küfür konuşmuş. Nikah gitmiş. Adam yeniden iman nikahı tazelememiş. Benim kırk senelik karım diye yatıyor kalkıyor. Halbuki nikahsız. Çünkü neden? Dinden çıkacak söz konuşmuş. Elfazı küfür. Onun için niyet ettim. Mektubattaki itikad derslerini bitirince, itikad derslerinde
- 48:16
kitap yazacak vakit bulamıyorum. Elfazı küfür derslerine başlayacağım. İnsanlar hangi sözü konuşursa dinden çıkar. Gümüşhan Efe Hazretleri'nin kitabından vesaire bazı alimlerin kitaplarından iki üç kitaptan elfazı küfür dersi yapacağım inşallah. Çok önemli ya. Milletin nikahı gidiyor ayaküstü ya. Bir de bu internetler çıktı zaten.
- 48:38
Her dakika bir laflar dolanıyor. Adam onu tasdik ediyor. Öbürünün lafına doğru diyor. O doğru diyen de gidiyor nikaha. İmanı gidiyor zaten. İman gittikten sonra nikah mı kalır? Çok önemli bir konuya temas ettik. Onun için işte bu talak işi de böyle konular yani. Ondan sonra geldi dedi. Benim kocam dedi.
- 49:00
İki gün evvel kayboldu dedi. Üç gün evvel. Üç gün sonra geldi kapıyı çalıyor. Niye? Ben de eve almadım dedi. Kim geldi dedi ki yabancı değil kocan dedi. Anlıyor musun? Allah Allah. Hocanın biri öyle nikah giymiş bir kadına. Mahrem olayım diye haçta. Kadın da durmuş. Ondan sonra haçtan kaç ay sonra gelmiş kapıyı çalmış.
- 49:25
Kadın da kim o demiş. Yabancı değil kocan demiş. Yani böyle de formalite için nikah kılıyor. Mahrem olsun diye ama sonra da gece gelir yabancı değil kocan der yani. Sen de onunla evlenmeye gözenmiyorsan öyle mahrem nikaha kıyılır mı ya? Ne tehlikeli işler ya. Bu kadınlardan da bazıları çok cesaretli böyle.
- 49:45
Hiç iyi bir şey değil. Helak olur. Ondan sonra adam da gelmiş kapıyı tıklamış. Neyse ben ne anlattım, siz ne anlattınız? Boş ver, geçmiş olsun. Canlı yayınlar nasıl olsa, Allah'ın sonu. Anam kapıyı çalmış, o da demiş, bak dil altı iyi geldi herhalde, tansiyonumu düşürdü, bırak. Demiş ki adama, kadın demiş ki, kim o, o demiş, zaten kaç gecedir kocasın.
- 50:11
yok, kocasını eve almamış. Çünkü neden? Bursa'dan kafile çıkacak. Bursa'dan kafile çıkacak. Kaç ay evvel çıkacak? O zaman uçak yok ki İstanbul'dan uçağa gelsin. Dört o zaman uçak yok ki, İstanbul'dan uçağa gelsin, 4-5 saat evvel binsin uçağa gitsin Mekke'ye, beş saat evvel binsin.
- 50:24
onun için kaç ay evvel yola çıkacak, develerle, kafilelerle, ondan sonra bu da bu sefer, kafileyle çıkmayınca, daha da gidemez tek başına diye, kadın bunu 2 ay evveldir eve almıyor, çünkü son kafile gitti, diyelim ki bir kaç kafile yola çıkacak, Bursa'dan hacca gidecek, son kafile çıktı, son kafileden sonra,
- 50:47
sen de bu sene gidemeyeceksin kesinleşti, bitti, kadın onu 1 aydır 2 aydır eve almıyor zaten, hac bitmiş, bayramın 3. 4. günü işte neyse, bu gelmiş, ama o gidememiş, kafileyle gidemediği için, zaten bayrama yakına kadar Bursa'da, kadın haber alıyor Bursa'da olduğundan, gidemedi ki, ama bayrama yakın kayboldu, kadın ondan da belki de haber ediyor, çünkü eve almıyor ki,
- 51:18
gelmiş, kim o? yabancı değil dedi kocan, ne git dedi be, sen beni boşamadın mı? boşadın, talak verdin, geçmiş olsun, ya dedi ben seni hacca gidemezsem diye boşadım, ben hacca gittim geldim, ya bir de şimdi dedi yalan konuşmaya da başladım, ya gittim vallahi gittim, billahi gittim, ya nereden biliyorsun bilmiyorum, yok dedi ya, hacılar gelsin bak sana anlatırlar,
- 51:46
bu hacılar daha ne zaman gelecek, 1 ay 2 ay sonra gelecek hacılar, ondan sonra kadın da kalktı, Bursa'daki kadıya muracaat edildi, şeriat mahkemesine hakimine gitti, orada Aziz Mahmud Hüda Hazretleri var, dedi ki, kattesallâhu aleyhi ve sellem o, dedi bu benim adam dedi, böyle bir iş, talak verdi bana,
- 52:07
sonra da şimdi kalkmış gelmiş, ben hacca geldim diye, çağırın dedi gelsin, geldi, dedi sen bu kadına böyle talak verdin mi? verdim, sonra şimdi hacca gittim geldim diyorsun, dedi gittim geldim, nasıl gittin geldin? dedi vallahi istersen anlatırım istemezsen bir şey yok, anlat dedi, dedi ki işte ben hanımın boş olmasın diye çok üzüldüm, şudur budur,
- 52:32
sonra herhalde Üftade Efendi Hazretleri, esas şeyh Üftade Efendi Hazretleri, Hazretleri, esas Şeyh'in Üftâde Efendi Hazretleri, Muhammed Üftade Hazretlerine gittim, ona işte muracaat ettim, yalvardım yakardım, Muhammed Üftâde, Hazretlerine gittim. Ona işte müracaat ettim, yalvardım yakardım. O da dedi ki, evladım sen git, Eskici Mehmet dede diye bir zat var.
- 52:46
Kabir-i Uludağ'a çıkarken solda kalıyor yolun. Eskici Mehmet dede Hazretleri var, ona git. Bak o senin bir çaresin. başına çare bulsun. Eskici Mehmet Dede Hazretleri şey değil, Mürşid-i Kamil'de tarikat tersi veren bir durumu yok. Evliyaullah'tan. Üstad Efendi Hazretleri Celvetiyet Tarikatı'nın büyüklerinden o silsilenin, o celvetiyet silsilesinin büyük şey.
- 53:09
Hazreti Hacı Mahmut Üdde Hazretleri onun halifesi olarak silsilesine girmiş, celvetiye tarikatında. Muhammed Üstad Hazretleri onun halifesi olarak silsilesine girmiş. Celvetiyet harekatında. Ondan sonra Ondan sonra Osmanlı'da çok ileri bir tarikattı bu, Efendim Somuncu Baba Hazretleri'ne falan o tarikten geliyor yine yani,
- 53:23
Hayrettin Tokadı Hazretleri'ne falan o silsilelerden geliyor, geliyorlar herhalde, Somuncu Baba kesin var da, ondan sonra, gittim Eskici Hazretleri'ne, işte neyse de anlattım bilmem ne, o da dedi işte abdest al evladım, higregat kıl, ondan sonra Bismillah. Bir de baktım kendimi Mekke'de buldum işte, oradan hemen Mine'ye çıktım, Arafat'a çıktım,
- 53:46
Hacılarla buluştum, Bursa'daki Hacılarla kafileyi buldum, çünkü Bursa'dakileri tanıyor ya, kafileyi buldum işte, vakfeler, şunlar bunlar, müzdelife, cevherat, şeytan taşlarının farz tabafını vs. Ondan sonra durdum ben de Mekke'de, artık ona dedi sen şöyle, şurada dur, higregat kıl, ondan sonra dua et, o anda gelir.
- 54:08
Gelirsin. Bir de baktım kendimi Bursa'da buldum, Aziz Mahmud Hüseyin Hazretleri kitapları fıkırları yutmuş ama, gel de bunu anla şimdi. Dinledi, dinledi, dinledi. Yahu dedi, yani ben buna karar veremem, ancak dedi Bursa'daki Hacıların gelmesini bekleyelim, şahitlerin kaç tane, seni orada hakikaten görmüşler mi, görmemişler mi, ona göre karar verelim.
- 54:35
Neyse işte ne kadar zaman sonra Bursa kafileleri geri döndü. Bursa kafilelerine sordu, yine mahkeme tabii şahit olarak onları dinledi. Orada ne kadar adam dedi, bir Mina'da biz bununla beraberdik, öbürü dedi Arafat'ta vakfeyi beraber yaptık. beraber yaptık. Öbürü dedi, tavafta beraberdik. Öbürü dedi, şeytan taşlamaya beraber gittik.
- 54:55
Allah Allah dedi. Tamam dedi kardeşim. Nikahın devam ediyor. Hanımına git mübarek olsun. Hanımı da hiç inanmıyordu ama tabii kadı deyince artık şeriat mahkemesi karar verdi. Kadın da kabul etti, eve aldı. Ama Hazreti Muhammed Züleyha Hazretleri'nin içine ne düştü? Tasavvufun, Evliyaullah'ın yolunun, kerametinin ateşi düştü.
- 55:18
yolunun kerametinin ateşi düştü. Çünkü başladı yanıp Çünkü başladı yarıp kavrulma dedik arkadaş. kavrulma dedik arkadaş. Bu kadar okuduk ettik, koca kürkleri, kadıların kürkleri var, Osmanlı'da böyle güzel postlar, kürkler, kafada acayip farıklar, maaşlar, o biçim keselerle altınlar. Ama dedi bir meseleyi çözemedik.
- 55:40
Çünkü tasavvufta o zamana kadar nasibi yok. Işte eskici Mehmet dediği anlamaya çalıştı. Oradan Üstad Efendi Hazretleri'ni buldu vesaire vesaire. O da onu imtihan etti. Ne dedi? Evladım sende böyle bu kadılık, madılık, makam, mevki, mertebe şeyi var. Bunların aşılması lazım. Bunun aşılması için de senin efendim ciğer satman lazım işte vesaire.
- 56:04
O zaman da böyle ciğer satmak, meğer satmak yani biraz düşük meslek. Bir kadı kadılıktan, kadı demek protokolde yani Osmanlı saray protokolünde padişahların yanında bir beldenin kadısı en önemli efendim vezirden bilmem oranın valisinden şeyinden daha mühim adam. Alim olduğu için. Osmanlı'da alime hürmet edenlerdi.
- 56:28
Protokol ilme göreydi yani. Şeyhülislam'ın yeri ne demek? Kadının yeri ne demek? Ondan sonra ne oldu? Efendim işte nefsin imtihanı kazandı. Nefsine çok ağır geldi ama Kürtleri postları çıkartıp da eee ciğerleri kavurup ondan sonra sırtına alıp ciğerci ciğerci diye bağırdığı zaman da bütün millet ne dediler?
- 56:53
Amma da mecnun olmuş, delirmiş. Kadılıktan sonra ne hale düştü? Vah vah vah vah. Halbuki Allah dostlarına karıştı. Evliyaullah'ın en büyüğü oldu. Eğer ki Bursa kadılığında devam etseydi şu anda Osmanlı'nın yüzlerce binlerce beldesindeki kadılardan hangisinin ismini biliyoruz? Hiçbirinin ama Aziz Mahmud'u dahil Üsküdar'ı dediğiniz zaman kıyamete kadar herkes bilecektir.
- 57:21
Çünkü neden zahiri ilimle bir yere kadar geldi ama batıni ilim, tasavvuf ilmi, tarikat ilmi, Evliyaullah'a bağlılığı eee kazanınca işte Allah ona bitmez, tükenmez bir manevi padişahlık verdi, manevi saltanat verdi. Öyle mi? Evet. Ya. Onun için ııı Üstad Efendi Hazretleri ona ne dedi? Sen ki kadılık gibi büyük bir makamı, maaşı, mevki, mertebeyi bıraktın.
- 57:50
Allah da padişahları atının ardınca yürütsün dedi. Onun için Sultanahmet, Sultanahmet Hazretleri bu Sultanahmet Camii'ni yapan ııı o çok ona ııı düşkünüydü, meraklıydı. Caminin açılışını da ona yaptırdı. Eee Üsküdar'dan geldiğinde işte Sultanahmet Hazretleri eee Hazretleri ata binip giderken Sultan Sultanahmet onun peşinden yürüyordu.
- 58:19
Neden? Çünkü manevi sultan olursan padişahlar izinde gelir. Sanam sakar olur. Ama zahiri de kadı olsan ne olacak? Kadıdan yukarı vezir var. Vezirden yukarı sadrazam var. Sadrazam'dan yukarı padişah var. Rütbeler bitmez. Padişah olamayacağına göre onun altında ne olursan ol. Makamın ne kadar yüksek olsa olsun ama evliyadan olursan bu sefer padişah gelir sana hizmet eder.
- 58:47
Anladın mı? Ha bu sırra ermeyenler işte zahiri ilimde takılırlar, kalırlar. Şimdi İmam Şükrü Hazretleri bu suale cevap verdi. Dedi ki bu sualin cevabında şimdi dedi Allah'a hamd ediyor. Elhamdülillah Kimsenin nikahı gitmez dedi. Onun da karısı boş olmaz, bunun da karısı boş olmaz dedi. Isterse delil getirsin, isterse hiçbiri getirmesin.
- 59:34
Dedi. Fakat fıkıh alimi yanında fıkıh alimleri var falan. Bir ilmi bir meclis kuruldu. Meclis kuruldu. O da dedi ki olmaz dedi ya böyle birinin ki mutlaka gidecek dedi yani. Adam bir anda iki yerde olamayacağına göre dedi. Anladın mı? O dedi sabaha kadar benlendi. Abdülkadir Taşkırcı Hazretleri. Öbürü dedi, bendeydi.
- 1:00:08
Fıkıhçılar da dedi. dedi ki, birinden birinin gidecek, dedi. Adam iki yerde bir anda olamayacağına göre dedi. İmam Sûreti Hazretleri de dedi ki, Abdülhamit Hazretleri de dedi ki, hiçbirinden nikaha gitmez dedi. hiçbirinin de nikaha gitmez, dedi. Ve sonra dedi ki, Allah-u Teala'nın öyle ilimleri var ki, kullarından dilediği alimlere o ilimleri verir.
- 1:00:29
Onlar nedir bilmedi, fıkıh bilmekle o ilimlere vakıf olunmaz dedi. Bunun üzerine, öbürü de dedi ki, ya bir cisim aynı anda iki mekanda bulunması efendim mümkün olmaz. Onun için böyle bir şey iddia muhal olur. Bundan dolayı birinin ki gidecek ama hangisinin ki gidecek dedi. İmam-ı Zülfikar Hazretleri de, ben dedi, sen akli olarak, fıkıh olarak gidiyorsun.
- 1:01:04
Ama nakli olarak, benden de delil istiyorsun. Çünkü ayetten, hadisten de delil göstermem lazım bir meselede. Sadece ben evliyayım, kerametim falan diyerekten de bir işe ispat edemeyiz. bir işe ispat edemeyiz. Onun için dedi Onun için dedi İmam Suudi, İmam Sûreti'i Sümme mine'l-edîleti şerîyeti ve'l-akliyeti Ben sana önce nakli delilleri açıklayacağım
- 1:01:26
Ben sana önce nakli deliller açıklayacağım, sonra da şerri deliller açıklayacağım, sonra da şerri delilleri açıklayacağım sonra da akli deliller açıklayacağım, kafanıza yatıştıracağım. Sen şimdi ikisi de birden aynı anda olmaz diyorsun, muhal görüyorsun. Ama seni de uzak gördüğüm şeyi senin kafana yaklaştıracağım
- 1:01:48
ve ikisinin birden de nikahının gitmediğini sana izah edeceğim dedi. Mevzu buradan çıktı yani. Anladın mı şimdi? Şimdi biz, konu ne oldu? Konu ikisinin de nikahı gitmedi. Gitmedi ama İmam Suudi Hazretleri bunu nasıl delillendirdi? Geldik şimdi. İmam Suudi Hazretleri de diyor ki Şeyh Afifuddin-i Yafi Hazretleri dedik.
- 1:02:17
Yani İmam Suudi anlatıyor anlatıyor ondan sonra diyor ki, ben de bunu kendi cebimden kesemden vermiyorum size buydu mu diyor. O da diyor ki İmam-ı Yafi'den aldım. İmam Suudi'nin eklemeleri çok, katkıları çok. Ama kendinden evvel de 200 sene evvel yaşamış Kadir-i Tarikatının Yafi'ye kolu var. İmam-ı Yafi'nin.
- 1:02:43
O kolun kurucusu, Ravzur Raya sahibi Afifuddin. İmam-ı Yafi diye meşhur. İlimleri dünyayı tutmuş, nurlarıyla hidayet bulunmuş. Bütün alimler ondan çok istifade etmiş. Allah yolunda dağlarda halvet yapmış. Ondan sonra büyük meşayıhla görüşmüş. Mekke-i Mükerreme'de, Şam-ı Şerif'te, Kudüs'te, El-Galil'de, Mısır'da.
- 1:03:12
Ondan sonra çok kitaplar yazmış. Dünya kadar elimizde eserler var. Bizde de çok eserler var, kitapları var. Ravzur Raya, Ruh-u Beyan tefsiri Ravzur Raya ile dolmuş. Evliya menkıbelerini yazmış. Daha birçok, tarih yazmış, Mirac-ı Zamanı yazmış. Mirac-ı Zamanı kaç yıl, 15-20 yıl. O da bizde var. Daha birçok eserler var.
- 1:03:37
Bir eser var, Neşr-ül Mahasin-ı Galiye. O kitap çok önemli. Neşr-ül Mahasin-ı Galiye. Çok pahalı güzellikleri neşretmek. Orada itikad var, amel var, tasavvuf var. Öyle ilimler oraya koymuş. Bir gece rüyamda bana dediler ki, bir kitap gösterdiler. Dediler bu kitap sana yeter. Yani bu kitabla sarıl. Öyle bir şey hatırlıyorum.
- 1:04:06
Hocam belki daha iyi hatırlar. Ben ona rüyalarımı anlatıyorum, unutuyorum sonra diye de. Eski bir rüya. Fakat kitabın adını da kapağında yazıyor. Yani itikadı olana yeterli. Kitabın adı. Ben de arattırıyorum, ettiriyorum. İşte uyandım. Oraya bakıyorum, buraya bakıyorum. O isimle bizde çıkmadı yani. Kitap o isimle bizde çıkmadı.
- 1:04:34
10 binlerce, 50 bin kitap var. Çıkmayınca falan, bunu bulalım edelim rüyada bana. Bu vasiyet edildi, şey edildi, emredildi falan. Sonra meğer kitabın bir ismi daha var. Kitabın öbür ismi Neşrul. Muhasenil Galiye. Aynı kitap, meğer ben ona bakmışım. Bakmışım ama tam bakmamışım. O rüyadan sonra ben o kitaba çok önem verdim yani.
- 1:04:57
O kitabın yazarı İmâm Yâfi'îdir. İmâm Yâfi'î çok büyük veliyullâhtır. Onun için, onun o kifayet-ül muhtakim tercümesi yoktur. Türkçelerde ben biliyorum. bilmiyorum, tercüme yapan da nasıl yapacak şimdi, ona da güvenilmez de. Kifât-ül Mu'takîd. Çok kıymetli eserler sahibi. İmam-ı Yâfiî. İmam-ı Yasî'î.
- 1:05:18
Onu biraz duydunuz herhalde. He onu duydunuz. Şâfiî imamlarından biridir. Bütün âlimler onu tabakat kitaplarında, İsnevi tabakatında anlatır. Fıkıh ve tasavvuf ve itikadı birleştirmiş. İtikad ehl-i sünnet inancı. Fıkıh, Şâfiî mezhebine göre fıkıh, bir de tasavvufu. Üçünü bir kitapta birleştirmiş. O kitabın adı ne?
- 1:05:45
Kifayetul mu'takîd. Ve nikâyetul müntakîd. İtikadı olana yeter ama tenkit edene de azap eder. Yani işi karıştırıp da sorgulamaya kalkana da bela olur başına ya. Böyle bir eser ismini vermiş. Şimdi bu mübarek eser, esas kitabın benim rüyada bana denen kifayetul mu'takîd. Ama kitabın esas uzun adı. Neşrul mehâsinil gâliye, fî fazlil meşâyhı sofiye, eshâbil mekâmâtil âliye.
- 1:06:21
Yüksek makam sahibi Evliyaullah meşâyhın fazileti hakkında çok pahalı ve değerli güzel menkıbeleri neşretmek. Kitabın adı bu, anladın mı? Kitabın adına gel, bir izahiye gel. Şimdi, İmam Yâfî Hazretleri'nin o bize bana rüyada ismi verilen o kitabın içinden burada alıyor şimdi İmam Sürtî'yi seçmiş. İnne mâ sünniyel ebdâlu ebdâlen.
- 1:06:48
Ebtale ebdâl niye demişler? Aptala malum olur denilir, aslında ebdâl. Ebdâl seçkin veriyorlar. Bunların sayısı hadiste. El ebdâl, erbâhune ve cülen. Erbâhune, kırk kişi. İki de kadın olabilir, otuz sekiz erkek olabilir. Ebdâlen sayısı, yani tabii burada üçler var, yediler var, on iki var, on dört var, bunlar var.
- 1:07:12
Ama kırkın içinde bunlar. Bunun toplamında en meşhur hadîs-i şeriflerde kırk geçiyor. Bu kırk kişiye ebdâl denmiş. Niye ebdâl denmiş? Liyennum, çünkü onların izahı gâbu. Burada oturuyor oluyor şimdi. Otururken buradan kaybolur. Kaybolur ama yok olmaz. Buradan gider. Gittiği zaman burada ne yapar? Yübdelum zimekânî suratun.
- 1:07:40
Onların yerine, onların sureti getirilir, oturtulur. Aynı, canlı. Rûhânî suratun, rûhâniyetun. Rûhunun gücü çok olduğu için, rûhu hemen yeni oluşmuş bir surete girer. Kendi bedeniyle, rûhuyla kalkar bir yere gider. Veya üç yere gider. Veya beş yere gider. Ama bedeniyle, hakiki bedeniyle bir yere gider.
- 1:08:11
Öbür otuz sekiz, otuz dokuz yerde daha gözükür. O neden? Çünkü rûhu çok kuvvetli olduğu için şekle bölünür. Rûhu şekle girer. Rûhunun gücünden dolayı, rûh kırk yerde görünme gücü var. Rûh şekle girer. Bu sefer onun sureti aynı yerinde oturur. Suret rûhânî olur. Ama fiziki manada elini falan değersen değersin.
- 1:08:35
Ama âlem-i misalden olur. Ne yapar o suret? Taklifu, halife olur. Halef olur, halef. Halef, selef derler ya. O rûhânî suret yerine geçer. Kimin? O ebtel olan zatların. Onun için yerleri boş kalır mı? Kalmaz. Aynı anda iki yerde de görülür, dört yerde de görülür, kırk yerde de görülür. Bu neyin gücü?
- 1:09:01
Allah'ın onun rûhuna verdiği güç. O rûha Mevlâ ne vermiş? İstediği şekle, istediği zaman demek yerine görünme gücü vermişse Allah Teâlâ ona o gücü vermişse nasıl? Meleğe, güvercin şekline de girebiliyor. Melekler. Efendim, tavus kuşu şekline de girebiliyor. İsterse altı üç kanadıyla ufku da kaplayabiliyor.
- 1:09:27
Cinler isterse köpek suretine gözüküyor. İsterse yılan suretine gözüküyor. E cinlere verdiğini, meleklere verdiğini, büyük velilere niye vermesin? Bu kadar basit. Şimdi diyor, işte buna göre Müferriz-i Eddemâminî Hazretleri'nin kıssası şimdi buraya geldi. İmam-ı Yafi'yi diyor şimdi. İmam-ı Yafi'yi de İmam-ı Suyuti'yi nereye delil alıyor?
- 1:09:54
İki adam yemin etti ya Talağan'a, şimdi orayı fetvanın sebebini açıklayacak. Şimdi İmam-ı Yafi'nin izahından oraya atıf yapacak. Müferric-i Temamini Kaddesallahu Sefruhu Hazretleri Tabakatül Evliya'da geçiyor. Müferric-i İbnül Muhaffak Hazretleri, Veli-i Azimuşşan Kaddesli bir köleymiş, Müferric-i Temamini Hazretleri.
- 1:10:18
Bak ne isimler duyuyorsunuz. Allah onların isimleri hürmetine, şura salihler anıldığı zaman rahmetler yağar. Allah bu meclise onların bütün feyzlerin rahmetlerini şu saatte inzal eylesin. Bütün bereketlerini içimize kadar silah edin nasip eylesin. Sani eylesin. Allah onu seçmiş Veli'yle, kerametleri çok o kadar.
- 1:10:41
Ondan sonra kerametleri var ki, ciltlere sığmıyor. Tabakatül Evliya'da, İbnül Mülakkın sayfa 472'de, bu zatın kerametlerini anlatmış. Şimdi bu zatın kerameti. Onun müritlerinden biri Arafa günü, o haçtaymış. Arafat'a gitmiş, haçta Arafat'a çıkmış. Başmış Müferric-i Temamini Hazretleri Arafat'ta vakfe yapıyor.
- 1:11:06
Sonra Temamin yine Mısır'ın karyelerinden bir kasaba. Zaviyesi var, tekkesi var Temaminde. Tekke'de de başka bir müridi, onun yanında müritleri Arafa günü ibadet yapıyorlar. Hani Arafa'da gitmesek de biz hani ibadet yapmıyor muyuz Arafa günü? Oruç tutuyorsun, ibadet yapıyorsun, dua yapıyorsun, vakfe saatine denk gelen saatte özellikle zikirle meşgul oluyoruz ya.
- 1:11:31
Zaviyede, o da bakmış ki Temamini Hazretleri zaviyede, tamam zaten haçta gitmedi, haçta gittiğine dair bir yola çıkması için önceden haber lazım. Herkes bilir haçta gidecek olanı o zamanda hele. Şimdiki gibi aniden vize alıp vırt diye zık diye gidilmiyor ki o zaman. Bu sefer o günün tamamında, Arafa günü tamamında o müridi hiç yanından ayrılmamış.
- 1:11:54
Neyse. Haçtan müridi dönmüş, öbür müritten zaviyede tekkede buluşmuşlar. İşte ne var ne yok, Şeyh Efendi Hazretleri neredeydi, nasıldı falan konuşurken şimdi o demiş ki ya ben demiş Arafat'ta gördüm. Öbürü demiş, ya ne Arafat'ı Arafa günü tamamı burada zikirde, biz zaviyedeydik demiş. Bu sefer o yemin etmiş Talağan'a karın boş olsun diye yine.
- 1:12:28
Vay anasını ya! Öbürü yemin etmiş Talağan'a. Bu sefer kavga yani mücadele olunca kime gitmişler? E Şeyh Efendisi ha! Müferrecid-i Demamini, Kardeş Allahü Teala Hazretlerine gitmişler. Demiş ki, ikiniz de doğru söylüyorsunuz demiş. İkinizin de karısı devam ediyor nikahı demiş. Hiçbirinizde bir şey olmadı demiş.
- 1:12:55
Şimdi İmam-ı Sultan diyor ki ben burada bu fetvayı veriyorum ama bak koca İmam-ı Yafi'yi o da Müferrecid-i Demamini'den aynı olayın mislinde nikah gitmez dedi. Peki o zaman demişler ki bunlardan biri doğru söylüyorsa öbürünün yalan söylemesi gerekir. Hal böyle olunca ikisinin nikahı nasıl vaki kalır?
- 1:13:20
Çünkü birinin tastaki öbürünün tekzipini icap eder. Hep kafa nereye gidiyor? Kafa basmıyor. Kafa aynı zat, aynı anda iki mekanda görünemez. Kafa oradan basmıyor. Baştan düğmeyi yanlış ilikleyince aşağı doğru yanlış gidiyor. Onun için mevzu bu şekilde olunca o mübarek demiş ki hadi bakalım şimdi. el veliyyü izâ tehakkaga fî vilâyetih Bir veli, normal veliyse olmaz.
- 1:13:58
Ama velilikte hakikate ererse çünkü velilerin de makamları çok. Velilerinde ednası var, ortası var, velilerinde ednâsı var, ortası var, âlâsı var, âlâsı var, mürşid olanı var, olmayanı var, kâmil olanı var, mükemmel olmayanı var, mükemmel mükemmel olanı var, mükemmel olmayanı var, var da var, Velilik mertebelerinin sonu yok.
- 1:14:19
O zaman eğer bir veli velâyet makamında tehakkür ederse tehakkuk, tehakkuk ne demek? Hakikatine ererse yani zirve mükkine minet tasavvufi suverin adide farklı farklı suretlerde görünme kerameti ona verilir. Her veliye verilmez.
- 1:14:40
Şimdi ona da sırrını açıklatmış oluyorlar. Aslında bazı âlimler diyor ki Müferrici Hazretleri Hazretleri orada onu demedi. Çünkü bu sefer ben velayette tahakkuk etmişim, hakikate ermişim demiş olmak istemez. Veliler o makamlarını açıklamak istemez. Kerametlerini izah etmek onlara kadının haiz bezinin ortada kalıp erkeklerin görmesinden daha çok utanç verir.
- 1:15:06
istemez. Onun için bazı alimler diyorlar ki o mecliste başka veliler vardı. Müferrici Hazretleri sükût etti. Nikahınız kalır evladım. Hanımınıza dokunmayın dedi. dokunmayın dedi. Fakat bunun hikmeti Fakat bunun hikmeti sorulunca oradaki başka bir veli sorulunca oradaki başka bir veli zişan bu cevabı verdi.
- 1:15:25
Müferric hazretleri sükût etti sükût ederek ikrar etmiş oldu ama kendisinin bu makamda olduğunu anlatmayı Murat etmedi. Esas mevzuda böyle bir incelik de var. Çünkü veliler bu işleri ne yapmaz? Sevmez. Mahrûk-ül Kerkez Hazretleri Evliya'nın reisi, reislerin reislerin reislerin reisi, Mahrûk-ül Kerhî Kaddesallâhü'l-sevrûlâni.
- 1:15:50
Abdülkadir Geylânî Hazretleri onun kabrinin olduğu bölgeye girdiği zaman ayaklarını çıkarırdı Mahrûk'un yattığı toprağa nâlinle basılmaz. Kırk gün çilhaneye giriyordu çıkmıyordu Abdülkadir Geylânî olmak için. Mahrûk-ül Kerhî'nin yani kabrinde Allah'tan işi olan bana gelsin beni araya koysun. Mahrûk-ül Kerhî Kaddesallâhü'l-sevrûlâni tartışmasız.
- 1:16:16
İmam Hazretleri Ehl-i Beyt İmamına hizmet etmiş vesaire vesaire çok büyük belli. İşte öyle yani. Şimdi adam vallahi demiş yemin etmiş efendim sizin çok keramet anlatılıyor. Ya yok evladım demiş şöyledir böyledir. İlla da efendim Dicle'ye geliyorsunuz Bağdat'takine deniz gibi değil ırmak. Dicle'ye geliyormuşsunuz işte her gece karşıya geçiyormuşsunuz yürüyerek karşıya
- 1:16:42
geçiyormuşsunuz geliyormuşsunuz. Allah Allah öyle bir inat etti ısrar etti ya. Mübareği de şey etti üzdü yani. Evladım dedi ben dedi Dicle'ye yürüyerek geçmiyorum. Halbuki bir anda karşıya geçiyor. Ama adam da bunu bile söyletmek istiyor. O da dedi ki evladım ben Dicle'ye yürüyerek karşıya geçmiyorum dedi ya.
- 1:17:04
Allah Allah kapat. O da mı ne ısrar ediyorsun dedi. Ya görenler var ya bu kadar. Dedi ki ben dedi Dicle'nin kenarına geliyorum. Dicle birleşiyor dedi ben öyle karşıya geçiyorum. Ne yapsın adama söylettirdiği ya radıyallahu teala razı olsun. Yani ben dedi suyu yürüyerek geçmiyorum diyor. Hala anlamıyor.
- 1:17:29
E dedi gören var. E dedi artık ya ne yapacağız ya. Ya dedi iki taraf birleşiyor ben dedi topraktan geçiyorum. Ben Dile'ye geçmiyorum dedi. La havle vela kuvvete illa billah. Yani Evliyaullah söylemez. Söyler mi ya? Keramet ama dakikada bir keramet gösteriyor. Dakikada bir keramet gösteriyor. Öyle mi değil mi şimdi ya?
- 1:17:53
La havle vela kuvvete illa billah. Saniye devam ezer. Ama onu keramet olarak yapmaz. Çünkü Allah-u Teala zaten ona onu vermiş. Tasarrufu vermiş. Tasarruf tıkır tıkır tıkır izliyor. Anladın mı? Dün işte Ahmet Polat Hoca'nın dernek açışına gittim. Orada bir sohbet ettik falan. Orada yaşlı bir hacı amca.
- 1:18:12
Efe Hazretleri'nin eski adamlarından. Yani ben çok efendiyim bunun falan. Yani ayaküstü millet anlatıyor ya. Yazıyor Efendi Hazretleri'nin emri. Çocuk ismi istedim. Dedim ona ki Ömer olsun. Ben de şimdi bir şey diyemedim. Bir Ömer daha vardı. Şeyde yakınlarımda. E şimdi Efendi'ye bir de Ömer ismi de.
- 1:18:33
Çok güzel isim şimdik yani. Bir şey de diyemedim. Dur demen peki o zaman Yusuf olsun. Şimdi bu ayaküstü ya. Bu ne kadar önemli bir şey biliyor musun? Ömer'i verdikten sonra peki o zaman Yusuf olsun denir mi? Peki o zaman diyor bak. Adam içinden düşünüyor peki o zaman diyor. Yani bu Efendi Hazretleri'nin yani bunun mesele değil ki.
- 1:18:56
Kadın gelmiş geçen gün orada bir hoca efendi anlatıyor. Çarşaflılara takılmış gelmiş. Nereye biliyorsunuz? Evliya izniyatıyla gelmiş. Kabire gelir gelmez buldum seni buldum seni diye başlamış ağlamaya. Açık. Yeni olmuş yeni. Yahu demiş ben bu zaten. Demiş ya sana ne oluyor ya? Çarşaflılara bir şey olmuyor da sana ne oluyor?
- 1:19:17
Bu kadar çarşaflı hoca sapıttı da. Sen mi düzeldin? Yahu demiş ya. Ölüyordum demiş ya. Entübe olmak üzereyim. Son zamanlar kocama falan demişler ki bir daha belki göremezsiniz de işte son bir görün. Bir dua ettim diyormuş. Allah'a yalvarmayın. Sakallı beyaz sakallı sarıklı bir adamken dedi korkma korkma iyileşsek sen.
- 1:19:41
E ben tanımıyorum demiş. Ne Mahmut Efendi ne Mehmet Efendi bir şey tanıdığım yok. Hiç bu yollardan ayrılmadım. hiç bu yollardan alakam yok demiş ya. Geldi demiş. Ondan sonra bu kim, bu kim, bu kim, bu kim, işte kabrini arıyorum, yerini arıyorum, bilmem ne, buldum seni, buldum seni, yatmış mezarın üstüne.
- 1:19:58
Şimdi, görenler görüyor, açık saçının imanı tazeleniyor, kırk senelik çarşaflı da şimdi diyormuş ki Yasemin Hoca, ya zaten tarikat zamanı değil, tarikatı da şey yapmayalım, şimdi şerhata bakalım arkadaşlar. Sahte şeyini tutturamayınca, bu sefer tarikatı hızara verdiler. Ya tarikat çok mühimdir. Abdullah Kılıç ne dedi?
- 1:20:26
Rabıta farz değil, vacip değil, bu konuları tartışmayalım. Yahu kardeşim, rabıta farz değil, vacip değilse, sen niye efendiden çevirdin? Sen niye efendiden çevirdin? Çünkü bir maksada hizmet ediyorsun. O maksat, efendi hanımefendi, rabıtayı bozarsanız sizi bozarlar, rabıta kaledir buyurduğu, işte o tehlike, kırk sene evvel işaret ettiği tehlikeye,
- 1:20:49
kendi Abdullah Kılıç parmak bastı. Farz değil, vacip değil. Ama tarikata girene farz. Çünkü onu adak yapmış, tarikata giren söz vermiş, e sen bir kurban atarsan, farz değil, vacip değil. Atarsan farz oluyor mu, vacip oluyor mu? Adarsan farz oluyor mu, vacip oluyor mu? Oluyor. O da söz vermiş, her gün şu kadar rabıta yapacağım.
- 1:21:14
Efendi Hazretlerinden ders alırken söz verdik, ben de verdim. Biat ettik. E şimdi o bizi bağlar mı? Bağlar. Sokaktakini bağlamaz. E beni bağlar. E ben de zaten tarikat ehliyle rabıtadan bahsediyorum. Ama sen umumi sohbette konuşuyorsun. Ama efendinin ihvanı o kadar arttı ki, ben bunlarla özel toplantı yapamam ki, bütün dünya Amerika, Rusya, dünya, her tarafta rabıta yapan var.
- 1:21:36
Ben ona anlatmam gerekiyor. Yani şimdi de ne diyorlarmış? Ya tarikat şart değil, o konuları kapatalım. Çünkü neden? Sahte şeyhi tutturamayınca, değil mi? Sahte şeyhi tutturamayınca, tarikat lazım değil. Rabıta farz değil, vacip değil. E niye o zaman efendi de kalsaydı madem? Efendi nedeni rahatsız etti?
- 1:22:01
Hey gidi! Şimdi onun için, bu tasavvuftan neşvesi olmayan, tadı, zevk almamış, odun gibi, ruhsuz, ruhaniyetsiz insanlar, bu anlatılanlardan nasip yok. Ama kafasında sarık, üzerinde cübbe, üzerinde çarşaf, sen de zannediyorsun ki tarikatçı. Ne tarikatı ya? Sokaktaki açık, ondan daha itikadlı var ya. Öyle açık saçık var, inanç bakımından daha teslimiyetli yani.
- 1:22:34
Ben diyor günahkarım, Allah beni affetsin, Allah bana da çarşaf giymeyi nasip etsin diyor. Ama en azından bir Mahmud Efendi dediğin zaman duruyor. Bir Evliya dediğin zaman duruyor. Bunlar Mahmud Efendi kim diyor ya? Ölmüş gitmiş diyor ya. Ya Rabbel Alemin ya! Onun için, bu dersler bize çok büyük hem tasavvuf, hem itikad.
- 1:22:57
Bak, İmam-ı Yafevi Hazretleri ne yapmış? Hem el-istetikadı, hem fıkıh, hem tasavvuf. Kifayetü'l-mutakit. Ne muazzam eser! İşte orada cem etmiş. Bak orada neler anlatıyor. Bir veli, Allah dostluğu vakamında hakikate ererse, ona birkaç surette görünme imkanı verir. Ve tazharu ruhaniyetu, onun ruhaniyeti gözükür.
- 1:23:21
Ruhaniyet gözüküyor. Ama ruh gözükmez. O zaman ne lazım onun gözükmesi için? Bir cisim lazım. O cisim başka bir adamın bedeni değil ki reenkarnasyon olsun haşa. O cisim ne? O cisim o anda yaratılıyor. O ruhaniyet o cisimden çıktığı zaman o cisim yok oluyor. Anladın mı? Ve tazharu ruhaniyetu, ruhaniyet zahir oluyor.
- 1:23:47
Ki, efendim yani, elbise, düşün. Bir beden, 8 tane ayrı renkli cübbenin içine girip, onlarda gözükebilir mi? Gözükebiliyor. Ondan sonra, çektiğin zaman, beden ondan çekildiği zaman, onların farkı var. Birbirinden. Şimdi burada, mesele ne? Beden aynı anda 8 yerde gözükemiyor. Mevla ise sekadir, onu da yaratır ama.
- 1:24:21
Buradaki Evliyaullah'ta olan ne? Ruhaniyet, şekle bürünüyor. Bu sefer şekle bürününce ne oluyor? Burada yeşil cübbeni gözükebiliyor. Orada sarı cübbeni gözükebiliyor. Ama ruhaniyet cisme giriyor. Ama hangi cisme giriyor? Başka bir adamın bedenine girmiyor. Herkesin ruhu kendi bedeninde. Bunun ruhunun kuvveti var.
- 1:24:44
Gücü kuvveti var. Gücü kuvveti fazla olduğu için farklı cisimler ona Allah yaratıyor. Kendi cisminden başka cisimler yaratıyor. Ama kendi cisminde sabit kalıyor. Ölürse ruh o bedenden çıkıyor. Dirilirse ruh o bedene girip diriliyor. Öbür cisimler sabit kalmıyor. Çünkü nedir? Onlar o anlık iş görüyor.
- 1:25:08
Cebrail aleyhisselamın bir surette görünmesi gibi. Ondan çıktıktan sonra o suret ne oluyor? Kayboluyor. Cebrail aleyhisselam Dihyet-ül Kelbi denen sahabenin suretine giriyordu. Her zaman sahabe onu ne zannediyordu? Dihye geldi. Selamun aleyküm ey dihye. Aleyküm selam kardeşim. Onlar dihye ile oturduk, dihye ile konuştuk zannediyor.
- 1:25:31
Halbuki dihye o anda başka yerde. Orada Cebrail aleyhisselam o dihyenin suretini ne almış? Sırf görüntüyü emanet almış. Dihyenin cismi de orada yok. Ruhu da orada yok. Anladın mı? Cebrail aleyhisselam dihyenin suretini ne girmeyi murat etmiş. Allah da ona o yetkiyi vermiş. İstediği sahabenin, istediği kimsenin şekline bürünüyor.
- 1:26:00
O şekle bürünen kim? Cebrail aleyhisselam. Anladın mı? Meleğe o gücü vermiş. E meleğe verdiği gücü peygamberine veremez mi? Ondan sonra Resulullah aleyhisselam aynı anda nasıl, kaç yerde oluyor? İşte mevzu bu. Cebrail aleyhisselam aynı anda kaç yerde oluyor? Aynı saniyede o kadar adamın canını o alıyor.
- 1:26:26
Kudreti ve fâküm melekül mevt. Ölüm meleği canınızı alır Allah buyuruyor. Peki ruh boğaza gelene kadar yardımcıları var. Boğaza geldi mi ölüm meleği alır diyor. Aynı saniyede ölen binlerce kişi var. Nasıl aynı anda? Birisi Hindistan'da, birisi Türkistan'da, birisi Kanada'da. Aynı saniyede Azrail aleyhisselam nasıl oluyor?
- 1:26:47
E meleğe bu gücü veren Resulullah'a veremez mi? Sallallahu aleyhi ve sellem. Ne cahil adamsın. Şimdi, bir veli hakikate ererse, ruhaniyeti aynı anda, vakit aynı, saniyeye kadar Ficat-ı mükatfidetin farklı farklı cihetlerde. Biri İstanbul'da, biri Bağdat'ta, biri Şam'da, şu anda. Olur mu? Olur. Peki.
- 1:27:19
Arafat'ta görülen suret haktır. Onun için ben Arafat'ta gördüm diyen, yemininde hanis olmaz, talakta vakı olmaz, nikahda kalır. Çünkü Arafat'ta ki suret haktır. Peki. E öbürü diyor ki ben tekkede gördüm, burada beraber akşama kadar ibadet yaptım. Onun da gördüğü suret haktır. İkisi de gördüğüne yemin etti.
- 1:27:52
Kimse görmediği bir şey uydurmadı. İkisi de gördüğüne yemin etti. Gözüyle gördüğüne yemin etti. O zaman yemininde sadıktır. Efendim, dolayısıyla, peki o zaman İmam-ı Yafi'ye cevap veriyor. O zaman bu adam, hem bedeniyle hem ruhuyla iki mekanda aynı anda bulunması gerekir. Bu batıl olur. Dersen diyor, aynı adam hem bedeniyle hem ruhuyla iki mekanda değil diyor.
- 1:28:31
Bilmiyorum anladınız mı? Burayı anlarsanız her şeyi anlayacaksınız. Çünkü neden? Bir yerde hem bedeni hem ruhu, diğer yerlerde ruhu farklı cisme bürünmüş. Bedenle ruh olan bir yerde. Aynı bedenle ruh olan iki mekanda bulunması lazım gelmiyor. İmam-ı Yafi çözdü mü işi? Çözdü.
- 1:29:00
Ruhunun surete bölünmüş hali birkaç yerde gözüküyor. Cismani bedeniyle birlikte olan ruhu, aynı anda bir yerde görünmesi, bulunması icap etmiyor. O zaman biz, bir veli hem bedeniyle hem ruhuyla, aynı anda iki farklı mekanda bulunur demiyoruz. Ne diyormuşuz? Bedeni ve ruhuyla bir mekanda bulunabilir, ama ruhaniyeti güçlüyse, keramete erdiyse,
- 1:29:36
ruhaniyeti farklı yerlerde de cisme bürünüp, insanlara fiziken görünebilir. Şimdilik anladınız mı? Haftalardır anlamamıştınız ha. Ama sanki ben anlamıştım da, ben de anlamamıştım bu kadar. İmam-ı Yâfi'î radıyallâhu anhülbâri hazretleri çözdü, bitirdi iş.
- 1:29:56
Şimdi bak, şimdi bir şey söyleyeceğim sana. Çok büyük bir alimle bahsedeceğim sana. Ama nasıl bir şey yani. Şimdi imam Ebu Hayyan olacak. Şimdi bakayım sayfalarıma. Sayfadan sayfaya gidiyoruz. Oralarda baya bir ilimler var. Çok çok ilim var. Efendim, Ebu Hayyan çok büyük bir müfessir. İsminde tefsiri var.
- 1:30:33
Endelüs alimlerinden sonra Mısır'a gelmiş. Şimdi Evliyaullah'tan artık bakayım burada, birini ziyarete gitmiş. Ondan sonra, o da seferi mesafede, çok büyük veli demişler. O velinin yanına gitmiş, neyse. Bu sefer, cuma vakti gelmiş. O zaman da evvelce dediğim gibi, cuma her yerde kılınmıyor. Belli, merkeze gitmek lazım.
- 1:31:11
Ebu Hayyan da onun misafiri diye, onun da ismini istenmemiştim. O da orada oturmuş. Ondan sonra, Evet, buldum şimdi. Cuma günüymüş. Evet, İmam Ütfüvi, çok büyük bir zat. Anlatıyor şey, Abdülhaffar. O da onu anlatmış. Ondan sonra, Ebu Hayyan Hazretleri, onu ziyaret edelim. Cuma günü, kim idi bu zat şimdi bakalım.
- 1:31:48
Demişler, işte cuma vakti oldu. O da orada otururken, Ya demiş, ben nasıl olsa seferiyim. Misafire cuma yok. Bu da büyük evliya dediler, oturalım bakalım demiş. O da cumaya gitmemiş. Cumaya gitmeyince, O yine onun kerametini, büyüklüğünü inkar etmemiş. Fakat, çıkınca, Aklına soru işaretleri takılmış.
- 1:32:15
Ya ne kadar da keramet olsa, ne kadar da şey olsa. Cuma saati oldu, hadi ben misafirim, bana cuma farz değil, seferi edin. Bu seferi değil. Bu nasıl oldu demiş. Bunun üzerine, bu konu konuşulurken, Ondan sonra, Millet cumadan dönmüş. Onlar oturuyorlar. O da içinden hesap kitap yapıyor. Sonuçta bayağı cemaatler cumadan gelmişler falan.
- 1:32:40
Ondan sonra, Hepsi, Şeyh Efendi'nin cumada olduğunu, Kiminin elini öptüğünü, Kimine selam verdiğini, Ha bizden evvel gelmiş demişler, mübarek demişler falan. Bu da bu sefer bakmış, etmiş, gitmiş. Demiş, bunu akılla anlaşılacak bir şey değil.
- 1:33:01
Şimdi, alimler şunu tartışıyor. O zaman, Cumayı, hem bedenen hem ruhen kırmak lazım. Anladın mı? Bu şimdi cumaya gittiyse, Hangisi gitti, hangisi geldi. Şimdi burayı anladığın zaman anlıyorsun. Eptelen için eptellendi, bedelden. Bedel ne demek? Bir şeyin bedeli ne demek? Yerine konan demek. Mübadeleden geliyor, değiştirme.
- 1:33:28
Eptelen için eptellendi, Kendi kalkar gider yerine, Ruhaniyetinin gücünden dolayı, Başka bir suret koyar bırakır. Onun için eptellendi. Şimdi, o zat misafir diye, Ne yapmış? O kendi bedeniyle olan, bedeni ruhu camiye gitti. Çünkü cuma bedeniyle, Bedeniyle ruhuyla olan mükellef ya, Bedeniyle ruhu birlikte camiye gitti, cuma kıldı.
- 1:33:53
Yerine, bir ruhaniyeti, bir surete girdi. Bir suret bıraktı. O da ondan oturdu, muhabbet etti yani. Anladın mı? Ondan sonra, koca Ebu Hayyam baş müfessir, Anladım demiş. Ama baştan, Anlaşılacak şeyler değil. Şimdi, Burada, Siz artık anladınız. İmam-ı Yafi'nin bu sözünden, Meseleyi anladınız. Efendim, Burada, Talak ikisine de vakı olmadığının sırrı çözüldü.
- 1:34:32
Peki. Şimdi diyor ki, Bunun ilimlerinden, İmam-ı Ferici'nin ilmini verdi. Ruhun şanı, bedenin şanına benzemez. Ruh, Refik-i âlâda, arş-ı âlâda olabilir. Ama bedeniyle de irtibat kurabilir. Sahibi ona selam verdiği zaman mezarına, selamına da cevap verebilir.
- 1:34:57
Şimdi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, say hadis, Ahmed İbni Hanbeli vardı diyor, Cebrail aleyhisselamı, altı yüz kanadıyla bütün göklerin kenarlarını, ufukları kapatmış vaziyette gördü mü? Ama aynı Cebrail aleyhisselam, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in yanına gelip, iki dizini, iki dizine yaslayıp, o kadar küçülüp, normal bir insan boyutunda,
- 1:35:22
ellerini Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in dizine değdirerek, İslam nedir, ihsan nedir, iman nedir, Cibril hadisi diye meşhur olan o müttefakun aleyhi hadiste de, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in dizine, dizini değdirecek kadar yaklaştı mı? E peki altı yüz kanadıyla ufku kapatmıştı. Ufku kapatan, Ravza İbnu Tara'nın mescidine nasıl sığacak?
- 1:35:46
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in dizine değecek kadar nasıl küçülecek? Haa, peki, bunlar, Cebrail aleyhisselam, yedi kat gökleri arşa kadar kapatmış, altı yüz kanadıyla ufku kapatmışken, aynı Cebrail aleyhisselam, Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme gelip de, soru sorabilir mi? Sorar. İstediği şekilde teşekküle, meleklere, Mevla Teala müsaade etmiş.
- 1:36:13
Şimdi, yine hadis-i şerifte buyuruyor, sallallahu aleyhi ve sellem, bu hadis-i şerifi de, A'cürri, büyük muhaddese, A'cürri rivayet ediyor, büyük muhaddese rivayet ediyor, başımı mı kaldırdım, Cebril, fe izâ Cebrilû sâfun kademeyy beynes semâvel arz, gök ile yer arasını Cebrail aleyhisselam saf tutmuş, doldurmuş, yakul yâ Muhammed ente Resûlullah ve ne Cebril,
- 1:36:42
bana diyor ki, ey Muhammed sen Allah'ın Resulüsün, ben de Cebrilim, fe cealtü esrifu basarıyla nâhiyye illâ râitû kezâl. Hiraza özellikle oldu biliyorsunuz, vahiy getirdiğinde, ufku kapatmış vaziyette, iki kere gördü, asli suretiyle, biri yerde, biri gökte, yerdekinde dayanamadı, bayıldı, düştü Hirada, sonra ayıttı, onu bağrına bastı, sallallahu aleyhi ve sellem'i,
- 1:37:08
bir de gökte miraca çıkarken gördü, orada Allah onu kuvvetlendirmiş ki, kalp ameliyatı falan geçirerek, zemzemle kalbi yıkandığı için, orada dayanabildi, zaten Mevla'nın cemalini görmeye dayanabilecek olan bir güç aldı, o gücü aldıktan sonra Cebrail aleyhisselam zaten, asli hılket üzere görmesinden hiç etkilenmedi, gökte etkilenmedi.
- 1:37:27
Ama yerde bir keresinde bayıldı. İki kere gördü. Şimdi sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki, Hirada gördüm diyor, göğü kaplamış, ufuklar, bu tarafa bakıyorum, onu görüyorum, Hangi tarafa gözümü çevirsem Cebrail aleyhisselam orada. Peki bu sahih hadislerde geçiyor. Bir meleğe bu şey verilmiş mi? Alemleri doldurma gücü verilmiş mi?
- 1:37:52
E Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, alemleri onun ruhaniyetinin gücü doldurdu dediğin zaman, bunda anlamayacak ne var? Cebrail aleyhisselamın doldurduğu hadisle sabit alemleri. Şimdi, burada bir galat var. Yani, kafa basmayanların yanlışı nereden geliyor? Gaibi şahide kıyaslar. Gaip ne demek? Görülmeyen alemle görülen alemi, fiziki beden alemiyle ruh alemini,
- 1:38:19
mülk alemiyle melekut alemini, birbirine kıyas edersen, hesabı yanlış yaparsın. Çünkü melekut aleminin gücüyle bir değil, şu kabirdeki berzak alemindeki ruhların görüşmesi, buluşması, selamı cevap vermesi, normal Müslümanda bile var. Sen bunu dünyada fiziki manada anlayabilir misin? Anlatabilir misin?
- 1:38:40
Çünkü orada hakiki insan ruhtur, ruh ölmediğinden oluyor. Sen gözünle gördüklerine bunu kıyas edemezsin. Bu galat olur, yanlışa gidersin. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Musa Aleyhisselam kabrinde namaz kılarken görüyor, 6. kat semada bir daha görüyor,
- 1:38:56
şimdi orada ruh bedenle muttasın. Şimdi kabrinde namaz kılıyor. Şimdi bedeniyle kabrinde namaz kılıyor. Peki Mescid-i Aksa'da, 224 bin peygamber, kimisi bedeniyle ruhuyla gelmiş, kimisi kabrinde namaz kılıyor. Ruhaniyeti bedene girmiş de gelmiş. Anladın mı şimdi? Dolayısıyla aynı zamanda, semaya uruç ettiğinde, İbrahim Aleyhisselam orada da,
- 1:39:34
Mescid-i Aksa'da tam imamın arkasında cemaatten uyuyor. Ama 7. kat semada da... İkinci kaç sabahda da Beyti Mamur'a sırtını yaslamış duruyordu. Aynı gece ki Miraç saat ve dakika olarak da Dünya saat ve dakikalarından da pek bir dakika geçmiş değil. Bütün olaylar, efendim, yüz binlerce senede yaşanamayacak, görülemeyecek olaylar
- 1:39:59
bir an içinde, çünkü zaman mefhumundan soyutlandığı için bir an içinde takip etmiş. Sen şimdi bunu neye kıyas edeceksin? Onun için beden ya kabrinde, ya arş-ı âlâda, ya neredeyse, bedenle ruh. Ama ruhaniyetin gücü, ki peygamberlerde o güç sonsuz, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de en fazla onda var, ruhaniyet istediği kişiyle istediği yerde cisme girip görüşebiliyor.
- 1:40:30
Şimdi meseleyi daha iyi çözdük mü? Çözdük. Demek ki peygamberler diri diriler, kabirlerinde namaz kılıyorlar. Orada bedenle namaz kılıyorsa, anladın mı? Diğer yerlerde aynı anda bulunuyor mu? Bulunuyor. Çünkü neden? Ruhaniyetinin gücünden dolayı teattürü çok. Peki fiziki manada görülebiliyor mu? İşte ne zaman ruhaniyet bir cisme şekle bürünmek isterse,
- 1:40:55
o anda şekle bürünüp görünebiliyor. Ama ruhaniyet alemi kaplamış. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in mâ salli aleyhi ve selleminde kabri istemiyordu, kabrimin yanında salavat okuyanı işitirim, buyurduğunda kabrin ne özelliği var? Kabri şerifinin ne özelliği var? Bedeni şerifiyle kabri şerifinde bulunuyor.
- 1:41:16
Ama aynı anda Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in Refik-i Âlâ'da olduğu, en yüksek Mele-i Âlâ cemaatleriyle olduğu, Arş-ı Âlâ'da olduğu, makam-ı Mahmud'da olduğu da başka hadis-i şeriflerden anlaşılıyor. O zaman burada, mesele açık. Ruhaniyetine Allah Teâlâ öyle bir kuvvet vermiş, her makamda, mekanda alemleri dolduracak büyüklükte.
- 1:41:40
Bir Cebrâil Hasan'ın sureti ufku kapatmış, alemleri doldurmuşsa, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in ruhaniyeti, bütün ruhların babası, bütün ruhların aslı. Cebrail Hasan ve melekler onun nurunun nurunun nurundan yaratılmış. Cebrâil Hasan ve melekler, Nuru kaça bölünmüş? Dörde bölünmüş, dörde bölünmüş, dörde bölünmüş.
- 1:41:57
Cabir hadisinden alıyor, Allah'ın geçiyor. Ben size Mevlid dersinde birkaç sene evvel anlatmıştım. Bütün onun nuruna dönüyor. Cebrâil Aleyhisselam direkt onun nurundan yaratılmış. O nurdan bile, işte peygamberler, melekler böyle taksim, taksim, taksim. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem nur ile var.
- 1:42:15
Nurların nuru ruh ile, vahruhların ruhu. Onun için evvelül mevcudat, evvelül mahlukat. Onun için, onun ruhunun kaplan anası düşünülemez. Cebrâil Aleyhisselam'da bu kaplama varsa. Kisayih hadislerde Cebrâil Aleyhisselam'ın kapladığı açıkça ifade ediliyor. Daha ne anlayacaksın anlamayacaksın. Mübarek adam.
- 1:42:38
Demek ki ruhun, aynı zamanda iliğinde, aynı zamanda cennette, aynı zamanda bedeninde, aynı zamanda gökte, aynı zamanda kabrinde, idrak sahibi olarak, ruhun idrak anlayışı, işitme, namaz kılma, Kur'an okuması, mümkün müdür? Mümkündür. Ruhun, mümkünden öte vakidir. Mümkün olabilir, olmayabilir. Mümkünden ötesi var.
- 1:43:09
Vakidir. Olmaktadır. Ve olmuştur. dünyada anladıklarımıza benzemez. Sen beden aynı anda iki yerde bulu namaza takılıyorsun. O beden için geçerli. O ruh için geçerli değil. Senin ruhun rüyada nerelere gidiyor? Senin ruhun uykuda bedeninden çıkıyor. O ruh nerelere geziyor? En uzun rüya bilmem ne kadar saniye diyorlar.
- 1:43:46
Doğru mu diyorlar bilmiyorum tabii. Rüya çok uzun bir şey değil diyorlar. Peki yıllarca yaşıyor rüyada. Yıllarca. On yıllar, yüz yılları bir anda yaşayıp neler görüyor, ne çileler çekiyor, ne zahmetler görüyor, ter boşalıyor, bedenine yansıyor, fiziki ayağı fırlıyor, korkarak uyanıyor. Ondan sonra ne bileyim başka şeyler görüyor, hamamcı oluyor.
- 1:44:12
Neler neler neler neler oluyor. Beden orada yatakta kütük gibi yatıyor. Ama ruh bütün alemleri dolaşıyor mu dolaşmıyor mu? E senin ruhunda bile mukabiliyet varken sen kimin Muhammed Mustafa sayıllı azam ruhunun alemi kaplamasına itiraz ediyorsun? Kamil velilere itiraz ediyorsun? Mahmut Efendi Hazretleri gibi velilerin ruhaniyetinin görülemeyeceğini iddia ediyorsun?
- 1:44:37
Sen neye göre iddia ediyorsun? Benim bu kadar delilim var. var. Onun için burada doğru anlamak, doğru anlatmak lazım. Şimdi bu anlattıklarımızdan anlaşılıyor ki biz varlıklar aleminde konuşurken melekut alemi başka bir şey. Bir velinin birkaç şekilde tasavvur edilmesi melekut âlemine ait bir şey. Çünkü neden?
- 1:45:03
Ruhaniyetle alakalı, ruhla alakalı. Ruh, âlemi emirdendir. Anladın mı? Âlemi emirdendir, kün emriyle olmuş. Ruh, fiziki, toprak, su, hava, ateş, anâsır, erba, dört temel unsur bedenin yaşaması için fizike. Ruh, fiziki...
- 1:45:23
Ruhun bunların alakası yok. Ruh, âlemi emirdendir, yani ruh manevi taraftandır. Mevla'nın kün emriyle muhatap olarak yaratılmış. Ruhun bir esintisi bile yok. Giriyor, çıkıyor, esinti bile esmiyor. Nereden girdi, nereden çıktı diyor. Adam yanında yatıyor, sıfır. Adamın ruhu çıkıyor, adamın yanında yatıyor, çıktığını anlamıyor, girdiğini anlamıyor.
- 1:45:45
Uyuyor, bir anda adam uyuyor, oradan uyanıyor. Kendinin bile haberi yok. E sen bunu neye kıyas ediyorsun? Onun için meleklere nasıl verildiyse, berzek aleminde de, beşerin ruhlarına bunlar verilmiş. Madem meleklerde ve ruhlarda naslarla, ayetlerle, hadislerle, ümmetin alimlerinin icmaıyla bu husus sabit ise, sen o zaman bir velinin ruhaniyetinin
- 1:46:09
iki farklı yerde görünmesini inkar ederek, bu adam da bunu göremez, onun için de bunun karısının nikahı gitti diyemezsin diyor. İmam Suudi. Çünkü neden? Bu veli büyük veli midir? Velidir. O zaman onun bunun ruhaniyetine Allah keramet verebilir mi? Verir. Keramette hak mıdır? Haktır. Dolayısıyla bu kerametiyle orada da görünmüştür.
- 1:46:30
Arafatta da gören de gördüğünün gördüğüne yemin etmiş. Gözünün gördüğüne yemin edenin de yemini bozulmaz. Öyle mi değil mi şimdi? Hah! Adam uydurmadı ki. Hayal görseydi, o zaman konuşurdun. Şimdi, burada da, demin dediğim mesele, anladın mı? Yine aynı velilerden, burada, efendim, bazı velilerin, buradan nereye geçeceğiz?
- 1:47:00
307'ye. Mesela Abdülkadir Geylani Hazretleri. Kalpte, sallallahu aleyhi ve sellem, Ruhi Sami Hazretleri. Bir gün Bağdat'ta, Kürsü'de vaaz yapıyor. Ondan sonra, adamın bir elinde, karnı ağrımış, öyle bir ağrımış, cemaatinden yarım çıkamıyor. Sahrada bir vaaz yapardı, yüz bin kişi. O polle yok, bir şey yok.
- 1:47:25
En sondaki, yanındaki gibi duyardı. Yüz bin kişi toplanıyor. Nasıl buradaki duyacak, oradan duyacak yüz bin kişi. Bazı kere Kürsü'nün üzerinden bir yürürdü, cemaatin üzerine böyle yarıya kadar havada yürürdü, yürürdü, yürürdü. Gelirdi oturdu bir daha. Adamın birisi böyle bakıyor. Ya Abdülkadir Geylani, çok sıkıştım patlayacağım dedi.
- 1:47:53
Çıksan böyle alaya yetişemeyecek. Sancı girdi adama. Arapça'da hak ne diyorlar ona. Ondan sonra, ta oradan, o şimdi görüyor. Kürsü'de indi, geliyor buna doğru. Allah Allah dedi şimdi. Halbuki Kürsü'de vaaz devam ediyor. İmam Sürut'ü naklediyor. Ondan sonra geldi, adamın üzerine cübbesi var ya şöyle, kafasını şöyle cübbesinin şeyine soktu böyle.
- 1:48:26
Adam bir baktı, neredeyiz ya? Bir ırmağın yanında. Ağaçlık mağaçlık bir yer. Ulan iyi bir koy verdi. Ondan sonra ihtiyaçlarını gördü. Namaz, abdest tazeledi. Güzel iki rekat namaz kıldı da, arkadaş neredeyiz, nereden geldik buraya ya? Tamam, ağrım sancım geçti ama,
- 1:48:49
şimdi dönüş, dönüş nasıl olacak? İki rekat namaz, bitirir bitirmez. Bir de baktı şey, orada, hafta kadar gelen orada şimdi. O ırmağın yanında. Kafasının şeyini, nasıl ki kafasını kümbünün içine, cübbenin şeyine soktu. Bu sefer bir de baktı, cübbenin içinden çıkarttı. Bu sefer, baktı sohbet devam ediyor.
- 1:49:14
Çok güzel. Neyse, dedi, ben dedi bunu dedi, Abdülkarim Geylani Hazretlerine, gideceğim anlatacağım dedi. Geldi şimdi. O arada, ya diyor, rüyada görmüş olabilir miyim? diyor o acaba. Uyuduk, yani daldırdım sohbetteyim, ayıldım sohbetteyim. Burada mesela adam bir dakika dalsa, ne işler olur, çünkü ruh alemi bir dakikada ne işler olur?
- 1:49:42
bir gezer gelir, dünya kadar, halbuki biz burada sohbet devam ediyoruz, o uyumuş olur. Ondan sonra bir gün yine bir kafileyle, bu hadiseyi yaşadı ama daha anlatma, bir gün yine bir kafileyle bir yere gidiyor. Fakat o arada döndü ya, döndükten sonra evin anahtarlarını olanı baktı, anahtarları yok.
- 1:50:03
Şimdi anahtarları bulamayınca, ulan dedi ben buradan bir yere kalkmadıysam anahtarlar cebimdeydi dedi yani. Biri de çalmadıysa, anahtarlar yok. anahtarlar yok. Şimdi onun da Şimdi onun da bir alamet göstermeleri lazım. bir alamet göstermeleri lazım, yoksa rüya zannedecek. Bu sefer anahtarlar yok. Neyse bir kafileyle bir yolculuğa çıktı.
- 1:50:24
Yolculuktan gidiyorlar, bir yerlerden yine mola verdiler, bir de baktılar, bir ırmak yine falan. Ulan bu ırmak dediği ırmağa benziyor. Oradan ağaçlara baktı, ağaç ona benziyor. Gitti bir ağacı, ulan şu ağacın yanında durdum, kalktı, anahtarlar orada asılı. Ulan dedi, kesin dedi ya. Ben dedi, rüya müya değil arkadaş dedi ya.
- 1:50:45
Bizi gönderdi, getirdi dedi. Ama kürsüde sohbet devam ediyor. Neyse o tabii ondan sonra döndü, dedi artık yok dedi yani. Gitti, yanına geldi dedi ki, bana bak dedi, ben hayattayken kimseye anlatmak yok. Seni mahvederim dedi. Ben hayattayken, benden sonra anlat dedi yani. Hayatta ona izin vermedik. O da vefatından sonra affederdi ki ya sana izin verdim.
- 1:51:12
Yani şimdi aynı anda kürsüde, aynı anda geliyor sana, seni oraya gönderiyor, buradan getiriyor yani. Bunun Evliyaullah'ta misali, emsali çok, yani sayısız efendim, gazı-i bulban size bulacaktım. Burada da kendim kitapta gördüklerim sizin önünüze gelince kayboluyor burada. Allah Allah! Ondan sonra efendim, Musul'da büyük bir veli, kabri Musul'da tabii gidemedik.
- 1:51:55
Allah onu da çok merak ettiğim, en çok merak ettiğim velilerden biri. Çünkü kırk yerde kırk kere gözüküyor. Bu başka yerlerde, farklı yerlerde aynı anda gözükmenin efendim, misalleri verilirken, Evliyaullah arasında en büyük misal kimi veriliyor? Gazı-i bulban. Gazı-i aslında dal demek, banda bir ağaç demek herhalde.
- 1:52:22
Böyle bir künyesi var. Buz altın. Ama kitaplarda ararsanız gazı-i bulban diye aranıyor. Bence kitaplardan hatırladığım kadarıyla Abdülkadir Geylani Hazretleri döneminde sağ, yani onunla muasır. Hatta ona gelip gittiği, görüştükleri rivayet ediliyor.
- 1:52:46
Şimdi o mübarek zat camide, cemaatta görülmüyor. Bunun üzerine bazıları gidiyorlar Kadı'ya şikayet ediyorlar. Yani zamanın kadısına. O zaman da camide, cemaatte kılmamak suç. Efendim, suç yani. Zaten camide, cemaatle namazda görünmeyenin şahitliği kabul değil. Hiçbir vasfı, işi yok. Kız bile vermezler.
- 1:53:19
Çünkü cemaatle kılmayana kız bile vermezler. Verir mi yani cemaatta görmeyen? Gördüğünüzün imanına şahitlik edin. Cemaatta görmediğinin neyine şahitlik edecek? Dolayısıyla, efendim zaman öyle zaman. Şimdi, bu mübarek zat Kazı'yı Bulban Künyesi Ebu Abdillah Dur bir dakika, bir daha bakıyorum. Adını da yeni buldum ha.
- 1:53:43
Adı Hüseyin. Adı Hüseyin'miş. Künyesi Ebu Abdillah. Ama kimse onu tanımaz. Tanıyan sadece Kazı'yı Bulban dersen Evliya Allah tanıyor. Musul ehlinden kabri orada ziyaretçi. Çok uzun ömür yaşamış. Öyle kerametleri var ki akıl, mantık, sıkı, her şey duruyor, istof ediyor. Böyle bir veli yolu. Ama veli olduğunu Abdülkadir Gelen vesaire bütün evliya şahitlik etmiş.
- 1:54:13
Şimdi bu Kadı bunu ziyarete geliyor. Veyahut onu çağırtıyor. Orasını tam bilmiyorum. Diyor ona ki, senin diyor namaz kılmadığını söyleniyor diyor. Ama diyor millete de evliyalıktan sonra bütün millette kerametin var diye evliya diye efendim seni ziyarete geliyor. Burada büyük bir fitne var diyor yani.
- 1:54:37
Seni diyor namaz kılmadığını namaz kılmadığını söyleniyor diyor. Efendim, cemaat, cemaatle kılmadığını da ayrı diyor. Başka kılan da, nerede kıldığını da belli değil diyor. Ondan sonra, peki diyor, hadi şimdi camiye gideceğiz diyor. Kadı diyor. Namaz vakti geldi diyor, tam ezan okunuyor. Diyor ki, namaz vakti geldi, camiye gideceğiz.
- 1:54:58
seni cemaatta gören yok diyor ya, ondan sonra. Alıyor bu mübareği götürüyor, namaz kılarlarken. Kadı da orada oturuyor, tam yanında da onunla bakıyor. Herkes bunda bir harikuladelikler var, şudur budur demiş. Kadı da tabii şey yapıyor, meraklanıyor ya. Ağabey bir suretle, bir rekatı kılıyor. İkinci rekatta suret değişiyor, bambaşka bir adam.
- 1:55:20
Üçüncü rekatta başka suret değişiyor, dördüncü rekatta başka suretle kılıyor. Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve selamu aleykum ve rahmetullahi. Kadı Efendi diyor, sen benim bu suretlerimden hangisinin kılmadığını iddia ediyorsun, hangisinin kıldığını iddia ediyorsun, hangisinin cemaatta kıldığını söyleyebilirsin,
- 1:55:47
Hangisi Mekke'de kıldı, hangisi Medine'de kıldı, hangisi Musul'daydı diyor. Kadı diyor ki, ben diyor, tamam daha sana diyor, diyecek bir şeyim kalmadı, gözümle kerametini gördüm diyor. Onun için, bunun gibi daha birçok kıssa İmam Yafi'yi buyuruyor ki, Ramazan-ı Kur'an kitabında, öyle Evliyaullah vardır ki, insanların arasında namaz kılarlar, kimse onları namazda görmez.
- 1:56:17
He? İnsanlardan gizlenirler. Onların tavırları aklın tavrının ötesindedir, akılla idrak edilemez. Allah'tan gelen bir nur verilirse, o nurla idrak edilir. Bunu ancak Arifler anlayabilir diyor. Onun için, bazı fakihler, fıkır ilmine dayalı, bazı Evliyaullah'ın kerametlerini inkar ettikleri zaman, o Allah dostu Veliullah ona dedi ki, ey fakih dedi, Allah'ın melekut alemi var,
- 1:56:50
sen sade mülk alemine takılma. Allah'ın ruhlar alemi var, sen sade bedenler alemine takılmışsın. Onun için aklın ötesinde işler var. Şimdi dedi, benim nerede olduğumu görüyorsun dedi ona. O da dedi ki, yanımdasın dedi. Şimdi bak dedi, nerede görüyorsun? Bakta bak. Peki, aynı anda dedi, yanındayım, gökteyim, yerdeyim, aynı anda.
- 1:57:19
E şimdi dedi, sen bunu akıl erdirebiliyormusun? Erdiremiyorsun. Erdiremediğin zaman fetvayı da aklına göre verme dedi yani. Fetvayı aklına göre verme. Ama şeraat neye göre çalışır? Şeraat zahire göre çalışır. Zahire göre çalışır ama, sen de adama, sen namaz kılmıyorsun zındıksın deme. Anladın mı? Sen aynı anda iki yerde görülemezsin deme.
- 1:57:44
Çünkü neden? E sende o iş yoksa, başkasında olabilir. Ama, bu velilikte tahakkuk etmiş, kerametleri sabit olmuş, bütün insanlar nezdinde ittifaklı insanlar hakkındadır. Yoksa adam hakikaten namaz kılmıyor, ben Mekke'de kılıyorum diye, melamilik yapıyor, bektaşilik yapıyor. Haa, bundan bahsetmiyoruz.
- 1:58:11
Çünkü o adamın şeraatın zahirine muhalif başka halleri var. Niçin içki içiyor? Niçin sakalını tıraş ediyor? Niçin kadınlara bakıyor? Bilmem ne bilmem ne. Bunlarda şeraatın zahirine muhalif bir şey var mı? E yok. Ancak senin aklının ermediği, aynı anda kaç yerde nasıl görünüyor? E sen onu anlamayacaksın işte.
- 1:58:31
Ama görünebilir mi? Görünebilir. Onun için Sehlibni Abdillah Ettüsteri. Bu Evliyaullah'ın çok büyüklerinden. Bizim evde levhası var, Osmanlı zamanında onun. Ya Hazreti Pir Sehlibni Abdillah Ettüsteri. Çok büyük. Yani bilmiyorum herhalde Cüneyd Bağdadiler dönemleri olabilir. Onlardan eski de olabilir.
- 1:58:59
Hazreti Seher. Evinde bir oda yapmış. Aslanlar, kaplanlar geliyor onlara. Etler parçalıyor falan. Bütün vahşi hayvanları yedirir. Özel odası var. Bu zatın kerametleri, şeyleri akıl mantık duracak. Sehli Tüsteri. Bu da meşhurdur yani. Belki onu duymuşsunuz. Buyuruyor ki Alametül Veli'yi Selasu Veli'nin alameti üçtür.
- 1:59:23
Şimdi bak. Şimdi şu sahte şeyhlerin piyasasına bak. Bir de Veli'nin üç tane alametinden adamlarda sıfırı yok. Adam şeyh olmuş, Mürsid-i Kamil diye bana bana rabıta yapabilirsiniz, diyor. rabıta yapamıyor. Allah Allah! Nasıl imanlarını kurtaracaklar, ödüm koptu. Velilik bile iddia edemezsin. Nerede kaldı mürşid-i kamil?
- 1:59:47
Veli'nin alameti üçtür, diyor. Hadi bakalım, şey. Bir, izârâ ve mevzân yekûnû fî mirâneke. Nereye gitmek isterse, hiç hareket etmeden orada bulunur, diyor. Çıtaya bak. Veli, velayetinde tahakkuk ettiği zaman, peki, bu alametler olmayan adama rabıta yapan ne olur? Helak olur. Hareketsiz, bulunmak istediği yerde bulunur, diyor.
- 2:00:17
Efendi Hazretlerinde var mıydı bu iş? Püüüü! Çekenistan'dan ayrı geldi. Ondan sonra, efendim, bilmem nereden ayrı geldi, Kıbrıs'tan ayrı geldi, kaç kişi geldi böyle? Kurşunu bitti, terörlerle şey yaparken, askerin, kurşunu doldurdu. Adam geldi camiye, camiye, Efendi Hazretlerine, ben seni arıyorum, diyor, ben seni arıyorum, diyor, benim kurşunum bitti, tabi ötürü çektim.
- 2:00:46
Sen geldin, diyor, kurşunu doldurdun, diyor, namluya, diyor. Efendi Hazretleri ne diyor, bir de bak, bak bakayım. Ha, sen o muydun, dedi. Tabire bak, konuşma şekline bak. Ne kadar basit onlar için, değil mi? Ha, oradan Hacı Bilal odayı açtı, Efendi Hazretleri bastonu böyle yapmış. Oradan, ya kimse açmasın, dedi, Fahri Efendi'ye.
- 2:01:07
Kimse açmasın, dedi, bu kapıyı. Minarenin altında. Fahri Efendi de herkese korkutur. Kimse Fahri Efendi'yi açamaz. Fahri Efendi ne demek? Çok güçlü maddi manevi. Ama Hacı Bilal başka. Hacı Bilal kalktı, Adapazarı'ndan geldi. O dinlemez ki kimseyi. Deli Bilal derdi, Efendi Hazretleri. Hemen, ya açma diyene kadar açtı.
- 2:01:30
Efendi Hazretleri kan ter içinde, böyle, bastonun elinde. Bastonun benzeri. Küçücük o da, bir metre. Bastonu böyle yapmış. Yani kim gelir, ne açsın, dedi. Sen mi geldin, dedi. Ondan sonra. O Hacı Bilal de durmaz işte. Ne idi, ne değildi. Çözene kadar canı çiziyor. Dedi, Çeçelistan'da meşgul oluyordu.
- 2:01:51
Ha, Çeçelistan'dan adam geliyor. Hatterizmle beraberdir. Kaç kişiden ben bunu, bizzat yaşayanları gördük ya. Şimdi, bir velinin alameti neymiş? Bir yerde bulunmak istiyorsa, işte ruhaniyetin işte ruhaniyetin gücüyle gücüyle, hiç hareket hiç hareket etmeden, yerinden oynamadan oraya gider. İki, 2- Ve izâ râdehe ham min ihvânihi yuhayyelu ileyh
- 2:02:18
Bir ihvan kardeşiyle veya başka bir evliya ile görüşmek isterse bu sefer onu getirmek isterse, o ona gönderilir. Fakat o istediği zat, ya benim de burada vazifem var, ibadetim var, gelemem diye trenirse, o veli de öbür veliyi yanına getirmek isterse, o da ibadetiyle, başka bir vazifesiyle meşgulse, o zaman يَجِعُ مَلَكٌ
- 2:02:46
vecihü meleküm, bir melek gelir, o velinin suretine giriyor. giriyor. فَيَتَكَلْنَا feyetekellemu alâ şebey, aynı onun konuşacaklarını Allah o meleğe, ona konuşturur. مَعَ الْحَشَبَةِ Aynı onu konuşacak feyahsebunnazre'n-nehuce'el Millet de der ki, Efendi Hazretleri, fenan zat gelseydi diye düşündü, o da bugün geldi.
- 2:02:59
Efendi Hazretleri fena bir zat gelseydi diye düşündü, o da bugün geldi. Halbuki Halbuki o zatın başka bir manisi vardı, gelemedi. bir melek geldi, onun suretinde Bir melek... ona göründü. Şimdi cennette adam karısını arayacak, karısı cehennemlikse, adam da karısını dünyada çok seviyorduysa, cennette üzüntü yok.
- 2:03:19
Nerede benim karım diye, çocuğum diye, üzülünce ne yapıyorlar? Oğlunun suretinde, karısının suretinde, üzülmesin diye, birini Mevla Teala ona cennette, bu buna bir bakımdan benziyor. Orada Allah Teala yaratıyor, yeni yaratıyor. Yeniden yaratıyor cennette, yeniden yaratıyor, yeni birini yaratıyor yani, oğlun sureti.
- 2:03:39
Ama bak, o suretler nasıl iş görüyor? Aynı surette bir melek geliyor, konuşuyor. Yani melekte de surette bürünme şekli var. İsterse o veli, ruhaniyetini surete gönderebilir. Ya da bunun şekilleri var. Ama bir velinin alameti üçtür diyor. Mutlaka o görüşmek istediğiyle görüşecek. Ama kendisi geldi, ama ruhaniyetini gönderdi, ama Allah bir melek gönderir, yine o velinin
- 2:04:11
o isteğini yerine getirir. Çünkü o melek, o veli neler konuşacaksa onu aynısı konuşur. Şimdi bak, insanlar, şimdi diyor birkaç gün geçti diyor. Bunu söyledi diyor. Seyyidina Abdülaziz Hüseyin Hazretleri. Adamın birine dedi ki diyor, ikindi namazını kıldığın zaman gel, benim saçlarımı biraz kısaltırsın, biraz da hacemat yaparsın, kan alırsın.
- 2:04:36
kan alasın. İkindiyi kıldım diyor. Gittim diyor meskenine diyor, evine gittim diyor. İşte saçlarını işte biraz kısalttım. Hacamat yaptım diyor. Oturduk diyor. İşte ikindiden akşama kadar. Sonra bize diyor bir kazanla yemek pişirdi diyor. Akşam ezanı oldu diyor. dedi ki diyor, akşam namazını kılalım, namazdan sonra gel, yemek yeni pişti, beraber yeriz dedi diyor.
- 2:05:03
Ondan sonra, akşamı kıldım diyor, onun müritlerinden birisi geldi diyor, dedi ki diyor, neler kaçırdı neler. Ulan ne kaçırdı? ikindi namazdan sonra tekkede bir sohbet yaptı, bir sohbet yaptı. Akşama kadar ömrü ilimler konuştu ki. Dedim arkadaş, ben ikindi akşam arası evindeydik, saçını tıraş ettim, hacemat yaptım.
- 2:05:31
Sen nereden bahsediyorsun dedi diyor. Yahu dedi diyor, bu yaptığı sohbetin mislini kimse işitmemişti bugüne kadar. Bütün ihvan diyor, mest olduk falan diyor. Ya kaçırdım dedim. Dedim tamam mı dedim, tamam mı dedim. Siz dedim diyor, işittiklerinizi şey yapın, ezberlediniz mi yani, bellediniz mi? Bellemeye çalıştık diyor.
- 2:05:56
Dedim ki diyor, bu işittikleriniz Hazreti Sehl'in kelamından değildir. Bir melek Allah gönderdi size, Hazreti Sehl'in sureti üzerine, ondan sonra onun makamını o kendi anlatamadığı şeyleri, çünkü o kendi veli kendini methetmez. Bu sefer kendinden bahsedemeyeceği şeyleri, Allah bir melek gönderip, onun makamını size o melekle anlattı.
- 2:06:24
Çünkü neden? Hazreti Sehl bu kadar senedir aranızda, kendisiyle ilgili böyle şeyler size hiç anlattı mı? Anlatmadı. O zaman bu anlatan da o değildi dedim diyor. Allah bir melek gönderdi, size anlattı diyor. Onun için diyor ki bir müridi, 30 sene Hazreti Sehl'e hizmet ettim, ne gece ne gündüz yanını yatağın üzerine yasladığını görmedim.
- 2:06:49
Yanını yatağa yasladığını, sert yatak bile yok. Hiç yanını yere değdirmemiş. 30 sene! Öyle büyük bir veli, hep yatsının abdesiyle sabah akılardı. Sonra kerametleri zuur edince kaçtı. İnsanlardan kaçtı, bir adaya gitti. Abadan'la Basra arasında, Abadan zaten meşhur bir kariye, Abadan'dan öte kariye yok diyor İmam-ı Rabbani.
- 2:07:15
Bir darb-ı mesele o, Basra ile Abadan arasında bir ada varmış. İnsanlardan kaçtı. Çünkü bir sene hacca gitti. Haçtan dönünce dedi ki, bu sene mevkifte, Arafat vakfesinde Sehle Hazretlerini gördüm dedi. Kardeşi de dedi ki, terbiye günü biz Ribat'taydık, tekkedeydik. Küster kapısında tekkesi var, oradaydı.
- 2:07:42
Bu sefer yine onlar efendim iftirafa düştüler. O diyor Ribat'taydı, o diyor Arafat'taydı. Bu sefer talak vermediler ama normal yemin ettiler. İkisi de yemin etti. Yemin edince Hazreti Sehle geldiler, böyle bir şey yaşadık dedi. Hazreti Sehle de bundan sinir kızdı. Dedi ki, yahu ben Arafat'ta mıyım, burada mıyım, keşifte miyim, kerametim var mı?
- 2:08:09
İşiniz mi bitti dedi ya? İşte gülubillah, zikirle meşgul olun, Allah'la meşgul olun, ibadetle meşgul olun. Ne biçim yemin ediyorsunuz falan. Ondan sonra ihvanı terk etti. Ama şimdi ikisinin de birisinin karısı gitme meselesi yine yemin, bozulma meselesi, yine talak var herhalde. Dedi ki, sen dedi, yani Arafat'ta gördüm diyene de, sen dedi, hanımını bırakma dedi,
- 2:08:39
kimseye de söyleme ama nikahın sahi dedi. Yani ben iki yerde de bulundum demek istedi. Fakat orada da onlara bu konuyu kapattı ve böylece siz Allah ile meşgul olun. Tamam Allah ile meşgul oluyoruz ama Allah ile meşgul olalım derken bize Evliyaullah'ın ne yapmak isteyenler var? İnkar ettirmek isteyenler var.
- 2:09:01
Mahmud Efendi Hazretleri'nin tasarrufunu inkar ettirmek isteyenler var. Hatta Resulullah S.A.V'in alemleri doldurduğunu, ruhaniyetinin büyüklüğünü inkar ettirmek isteyenler var. Şimdi diyor, sana öyle bir delil söyleyeceğim ki diyor, ha mesela bunları da haftaya bırakayım, haftada bir kısım daha kalmış oluyor.
- 2:09:25
İşte aynı zamanda Kabe'yi tavaf edenler var. Bir de Kabe'nin gelip tavaf ettikleri var. el-Adevî, annemiz, zibidât-ı ma'ruf, bende de, birçok kerametlerde de Kâbe-i Müşerref'e'nin geldiği var, vs. vs. Şimdi böyle şeyler olur mu, olmaz mı, bilmem ne, sana sahih hadislerden öyle bir delil vereceğim ki diyor, efendim, inkar edenlerin kafası yarılacak diyor.
- 2:09:53
Onun için bu delillerle, önümüzdeki delillerle beraber, herhalde artık Receb-i Şerif aynasına girileceği için, haftaya bunu, bir özet olarak Nurettin Alevi Hazretleri'nin de son fezlekesiyle beraber, ne anladık? Şunu anladık ki, ruh ölmüyor. Şunu anladık ki, peygamberlerin ruhları, diğer bütün mahlukatın ruhlarından daha güçlü.
- 2:10:18
Şunu anladık ki, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in ruhu, bütün ruhların aslı, esası ruh, alemleri kaplamış. Yine anladık ki, kâmil verilen ruhlarına, ölümlerinden sonra, vefatlarından sonra da aynı tasarruf verilmiş, ruhaniyet şekle bürünebiliyor ve o şekilde görünebiliyor.
- 2:10:37
Şimdi burada esas ders, İmâm-ı Rabbânî Hazretleri'nin mektubatı. Bunları anlatıyorum ki, bütün bunları dinleyeceksiniz, dinleyeceksiniz, dinledikten sonra İmâm-ı Rabbânî Hazretleri'yle bitireceğim. Çünkü bizim hüccetimiz, delilimiz bu noktalarda ne kadar tarikat, ne kadar meşayıhtın, Evliyaullah'ın kerameti haktır, hepsine inanıyoruz ve tasarruf kitaplarına inanıyoruz.
- 2:10:58
Ama bize burada hüccet ve delil olarak ihvana okumamız gereken böyle şeyler oluyor mu? Bunun manası nedir? Buna Allah izin veriyor mu? Ölümünden sonra veya ölmeden evvel veya dirilmeden, yaşamadan evvel. Ya sen de hani biliyorsun İmâm-ı Rabbânî Hazretleri onu da söylüyor şimdi. Daha dünyaya gelmeden evvel ruhu önceden tasarruf yapanlar da var.
- 2:11:23
Anladın mı? Şimdi merak et de dur bakalım. O kimmiş bakalım şimdi? O da sahabe-i kiramdan büyük bir zat. Sahabe-i kiramdan büyük bir zat. Başka sahabe-i kiramdan büyük bir zata doğmadan 250 sene evvel tasarruf yaptı. Daha dünyaya gelmeden. Çünkü neden? Ruhlar bedenlerden kaç sene evvel yaratılmış? 4000 sene evvel.
- 2:11:44
Ya sen ne biliyorsun da ne konuşuyorsun? Zavallı derdi, zavallı. Şimdi kendisi de oldu zavallı zaten de neyse karıştırma. Onun için İmâm-ı Rabbânî Hazretleri hitabı ümitsiz yapacak. Bu konuya son noktayı Allah'ın izniyle koyacak. Hep bunların misallerini bu dinledikleriniz bütün misallerin hepsini anlatacak.
- 2:12:07
Mektubatı anlatmış zaten. Anlatmış da bunlar anlamamış. Bunlar mektubatı gece geçmişler. Hiçbir şeyden haberleri yok. İlim diye bir şeyleri yok. Vah vah vah yazık. Efendi Hazretleri hiç nasip alamamışlar ilimlerinde. Allah Tebarik ve Teala bizleri o hale düşmekten muhafaza eylesin. Onlardan da ıslahı mukadder olanları ıslah eylesin.
- 2:12:29
Hidayet eylesin, dönüş nasip eylesin. Islahı mukadder olmayanlar şerhine kifayet eylesin. Amin ve hürmet duaha ve yasin. Recep Sarıyer kardeşimiz yaktı bizi çok üzüldük ama ne yapalım otuz yaşında bir buçuk yaşında çocuğu var. Eşi çok benim kızımın arkadaşı. Yani birden kalp krizi geçirdi. Bir saat kalp masajı yaptılar.
- 2:12:52
Geceden beri uğraşıyorlar. Otuz yaşında vefat etti. Yani bu tabii gençlerdeki kalp krizleri yaşlılarda biraz daha Mevla ölüme sebep etmiyor onu. Bazı kere iki üç kriz atlatabiliyor falan. Hatta stentliler, bypasslar. Fakat işte bu gençlerdeki krizlerde Allah öyle sebep ediyor. Maalesef ilk krizde falan gidiyor.
- 2:13:12
Gençlerdeki ölümlerde birçoğu kalp krizinden oluyor bu ara tabii. Ecel geliyor artık çare yok. Çare yok ama insanda üzülmemek elde değil. Çocuğu var hanımı çok perişan oldu. Bize dün geceden beri dua diyoruz ama ecele çare yok. Allah Teala bu Receb kardeşimize karga yıkar, rahmet eylesin, kabrin yuğur eylesin, affeylesin, mağfiret
- 2:13:37
Ya yetim yavrusunu Allah hayırla yetiştirmesin, anasına nasip eylesin. Sabrı cemil, eziz edil, bahşeylesin, yüksek dereceler ihsan eylesin. Allah'ım cennette cem eylesin. Burası fani gidiyoruz, hepimiz ayrılacağız birbirimizden. Burası birleşme yeri değil. Burası ayrılma yeri. Allah ahirette cem eylesin.
- 2:13:54
Dostlarıyla haşr eylesin. Amin. Evet yine cemaatlerden sevim şerif edeceğin Meryem, Emine, Huriye, Hatice, Fatıma, Gülsüm, Raşide, Sıdıka, Zeynep, Fatıma, Yıldız Senehe, Mahiye, Oya, Durdu, Mahim, Nimet, Havva, Sabahat, Ömür, Bahriye, İsmahan, Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi. Ne kadar kullarını öldüler.
- 2:14:16
Hepsi bizim gibi geziyordular, konuşuyordular, dinliyordular. Bu ölümden daha büyük bir hakikat yok bize bu ölümü. Uyandırmadan, sen bizi uyandır Ya Rabbena. Bu meyitelere rahmet eyle. Azapları varsa raf eyle. Ya Rabbi şu saatte rahmetlerini ihsan eyle. Haydar, Raci, Ercan, Sabri, Selim, İbrahim.
- 2:14:34
Sabri, Selim, İbrahim, Yaşar, Nuruman, Mehmet, Bafur, Ali, İsmail, Süleyman, Hasan, Osman, Mustafa, Şeref, Cemal, Mahir, Fahri, Kadir, Yakup, Turgay, Kadir, Gökhan, Salim, Muharrem, Niyazi, Fahrettin, Güzel, say da say, kıyamet edemez say, bu kadar insan öldüler, hep bunlar hayattaydılar, ibret almak güzel asla.
- 2:14:54
nasip eyle. Ölümü bize vahiz eyle. Ölmeden tedarik görmek nasip eyle. Ya Rabbi ölüme hazırlanmak nasip eyle. Ya Rabbi Ya Rabbi, zikirsiz ölmekten muhafaza eyle. zikirsiz ölmekten muhafaza eyle. Ya Rabbi bu ölümleri hep Ya Rabbi, bu ölümleri hep duyuyoruz. duyuyoruz. Bu kadar insan öldü, ben öleceğimi düşüneceksin yahu.
- 2:15:09
En büyük derdimiz, Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi. Absesiz, namazsız koyma Ya Rabbi. Elden ayaktan düşünme Ya Rabbi. Zikirden gafil bırakma, Kur'an'ı unutturma. Bu meyitlere rahmet eyle, kabirlerine nur eyle. Azepleri varsa laf eyle. Her biri nervah için. Buyurun, eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü.
- 2:15:33
La ilahe illallah Muhammedun Resulullah, fi kulli lem hacce ve nefese. A'le dema üs'ahu ilmullah. Allah, Allah, Allah. Celle şanı gölceler celler. Ya Rabbel Alemin, hediyelerimizi kabul eyle, ruhana bas. Ruhaniyetleri haberdar eyle. Bizim de geçmişlerimizi bu dualara idkhal eyle. Ve bizler için El-Fatiha.


