04:05 / 54:36Şu an 04:05 / 54:36
Transkript
130 satır
- 00:01
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Esselatu vesselamu ala seyyidil murselin Muhammedin ve ala alihi ve sahibihi ecma'in. İmam Ghazali Hazretleri'nin Eyyuhel Velet Risalesi'nden takip ettiğimiz derse devam edeceğiz. İnşâAllah Haftaya dernekte Allah nasip ederse Rabbim, manile ricale buyurursa cemaatle birlikte akşam namazında buluşacağız inşâAllah.
- 00:36
Bugün de burada, bu derste de burada bulunduk. Muhammed Gazal Hazretleri, ey velvelet, ey velvelet, ey oğul, ey oğul diye yaptığı, devam ettiği derslerinin beyanında buyuruyor ki ve se'lteni anit tevekküli, sen bana tevekkülün ne olduğunu sordun. Çok geçiyor bu tabi, bütün derslerimizde biliyorsunuz, âyet-i kerimelerde işte
- 01:04
ve'ilallâhi fe tevekküli mümünün işte, peygamberlerin lisanından, Şeyh Yûşâ aleyhisselâm, Kâlim aleyhisselâm işte, birçok peygamberlerin ümmetlerine yaptığı nasihatlerde geçiyor. Müslümansanız, müminseniz ancak Allah'a güvenin. Zaten Kur'an-ı Kerim, bunlar da âyettir ama enbiyanın lisanından mahkîdir.
- 01:28
Ama zaten âyet-i kerime de, ve'ilallâhi fe le tevekküli mümünün. İnananlar ancak Allah'a tevekkül etsin. Yani Türkçe biz güvensin diyoruz. ve'ilallâhi fe le tevekküli mütevekkülün. Tevekkül edenler ancak Allah'a, yani bir şeye güvenmek isteyen, güvenecek yer arayanlar ancak Allah'a tevekkül etsin. Ondan sonra yani.
- 01:49
Aleyhi tevekkeli tüheyl-i ünib, birçok peygamberin lisanından, Şuayb aleyhisselâm. Ben ancak Allah'a tevekkül ettim. Ancak O'na yönelirim. Dualarının sonlarında hep bunu beyan ediyorlar. Kur'an-ı Kerim'de geçen tüm dualar, şimdi ilk çıkacak kitap o inşâAllah. Dolu sırada ama onu öne aldım da. O duaların birçoğunda bu ifadeler geçiyor.
- 02:11
Yakup aleyhisselâm lisanından, Şuayb aleyhisselâm lisanından. Hep tevekkül, tevekkül, tevekkül. Tüm peygamberlerin dualarında bu geçiyor. Bu tevekkül ne demektir? Yani vekil edinmek esasen. Vekil işte şimdiki avukat bile vekil yani. Vekil, işlerini ısmahâşbunallâhu ni'mel vekil. Yani Allah ne güzel vekil.
- 02:33
Ne demek? Yani işler kendisine ısmarlanacak zat olarak. Ne güzel zat. Şimdi birine bir iş ısmarlarsın, yarın bırakır. Çünkü âciz, cahil, nasi, unutkan. Şimdiki adama bir şey güveniyorsun, adam unutkan, unuttu, yolda gitti. Öbürü unutkan değil, hafızası güzel, âciz. Elinden bir şey gelmez falan.
- 02:54
Öbürü, efendim, hafızası yerinde, unutmadı, âciz de değil ama Allah-u Teâlâ'nın iradesiyle çeliştiği zaman Allah'ın iradesiyle galip değil. Kudreti var, o işi yapmaya gücü var ama galip değil. Çünkü kudret de, sende bir cüz-i kudret var, Mevla'da cüz-i kudret var. Mevla'da külli kudret var. Ne oldu?
- 03:17
Wallahu galibun ala emri. Allah tuttuğu işe galiptir. Yapmak istediğini yapmak da galiptir. Şimdi hiçbir kula bir kadir değil diyemeyiz. Kulun da kendine göre bir kudreti, cüz-iyesi var. Ama galip değil. Bu sefer ne oldu? İşin olmasına teşebbüs etti ama galip güç kahhar değil. Ezici güce sahip değil.
- 03:41
Bir güç kullanıyor, yolda kalıyor. Çünkü neden? Mevla'nın gücü devreye girince, onun olmamasını istiyorsun kurban olduğum Allah'ım, o işi iptal ediyor. Ne gibi? 15 Temmuz darbe girişimi gibi. Adamların bombaları vardı, uçakları vardı, tankları vardı, topları vardı. Yani halkla bile baş edemediler. Silahsız taş bile elinde yok.
- 04:05
Elinde taş bile olmayan bir halk ile baş edemediler. Aklınız yarıyor mu buna ya? İşte manevi kudret devreye girmiş oluyor. Onun için, tevekkül işleri Allah'a ısmarlamak demektir. Ama burada sadece ve ni'mel vekil, aley tevekkeltü, ben ancak O'na tevekkül ettim, ne güzel vekil gibi dualar ve zikirleri sadece lisanet okumak, lazım değil demiyorum bak, der miyim?
- 04:36
Yeterli değil diyorum. Okuyacağız, okumadan olur mu yani? Mevla buyuruyor, le ekfernehu sadekanehu kâzime. Yalancı da olsa, madem bu duayı dille dedi, yani beni işlerinde vekil etti, yalancı ne demek? İşte ne güzel vekil dedikten sonra artık benden başkasını kalpten çıkartması lazım. Ama bu, bunu beceremediğinden kalbinde yine...
- 05:00
O da var, bu da var, avukatım da var, kardeşim var, akrabam var, beni ararlar, sorarlar falan, bir şeyler düşünüyor yine yani. Ve ni'mel vekil diyor ama bir şeyler düşünüyor. Mesela bu son içeri girdiğimde, ki yani 2011-2012'deki içeri girdiğimde, haşbinallâhu ni'mel vekili, mesela, dedim çok dedim ama, haşbinallâhu lâ ilâhe illâhu aley tevekkeltü, bak orada da aley tevekkeltü.
- 05:29
Ben ancak O'na güvendim ve O'na bulaş lazım. Ama bunda sadık olduğumu diyemem yani şöyle. Çünkü sırf Allah'a güvenip her şeyi yok say. Çünkü neden? Cemaat beni bırakmadı ya, o bana biraz, ya işte halk beni tutuyor, işte millet beni seviyor, işte çok mektup geliyor, çok ziyaretçi geliyor falan falan.
- 05:48
Yani, kalp meselesi bu. Belki onlar arkamı ararlar, bir şey sorarlar, işte beni burada öldüremezler, işte belki insanlar bana şey eder falan. Ben bu makamı ne zaman tattım? 2000'de bir girdiğimde, o biraz yine gelen giden bir şey oluyordu Bayrambaşı'da. 2002'de bir daha girdiğimde Bandırma'da, gelen gidene de izin vermediler.
- 06:15
28 Şubat'ın en sıkı uygulandığı dönem, o zaman aley tevekkeltü, ancak O'na güvendim derken, kalbimden baktım her şey çıktı. Çünkü neden? Her şey aciz, kimsenin gücü yok, bir darbecilerle kimse baş edemez, ancak Allah kaldı. Bak o makamı orada tattım, sadikan, doğru da olsa. Halbuki azı ben, yani tam tevekkülü beceremeyip de sadece dilde kalırsam bu yalancı oluyor.
- 06:42
Çünkü ancak O'na tevekkül ettim diyor, halbuki içerisinde işte sevenim de var, gelenim de var, gidenim de var, belki beni, arkamı ararlar da beni çıkarırlar gibi bir şeyler geçerse, tam ancak O'na tevekkül ettim olmuyor, biraz yalan giriyor işin içine. Becerememek. Ama orada hiçbir şey kalmadı, çünkü neden?
- 07:03
Bunlarla kimse baş edemez. Siyasiler zaten, efendim, etkisiz hale gelmiş, hiç kimsenin gücü yok. Musayri paşalar işin başına gelmiş, efendim, kesecekler, doğrayacaklar. O zaman ancak Allah'a güvendiğimi anladım, sadikan oldu.
- 07:22
Şimdi bunda bile tam sadikan olmuyor, çünkü neden? Arayan soranım var, bayağı bir cemaatim var, herhalde bir şeylere iyilik ederler bana. Öyle bir şey geliyor içinden yani. Bu tevekkülü biraz bozuyor, geçmemesi lazım içinden ama bizim makamımız sadikan, zor iş. Onun için Mevla buyuruyor ki, tam sadık olamasa da, yani tam tevekkülü beceremese de, kâzim olsa da,
- 07:48
yani ancak O'na güvendiğim sözünde yalancı çıksa da, İzzim Celalim hakkı için, sırf dilden okuduğu için, le ekfiyen nehu, yine kâfi gelecek. Çünkü ne güzel vekil dedi ya, bu ince bir manadır. Şimdi hal böyle olunca, dilden söylenmek çok lazım demek istiyorum ha. Tevekkülü tam beceremezsen de, faydasını görürsün.
- 08:10
Ama, hakikati nedir? Yani burada bak ne diyor, tevekkülü sordun, yani tevekkülü sordun, tevekkülün hakikatini sordun demektir. Yani tevekkül aleyhi tevekkeltu demekle, ve ni'mel vekil demekle, yetinilecek, ve tamam tevekkül ettin sen, denilecek bir makam değildir. Tevekkülün hakikat ve muayeti nedir, ben sana şimdi anlatacağım.
- 08:36
Şimdi burada tabii, ne kadar konuşsak da, siz de dinleseniz de, bu makamlar zevkidir. Yani erişildiği zaman tadılır. Tatmadan bilinmez. İşte ya böyleymiş denilir, ama o makama erişmeden bilinmez. Erişmek için de, tabii okumanın, dinlemenin, ve konuşmanın da çok faydası var. Çünkü Efendimiz derdi ki, zahirende olsa, suretende olsa, bari bunları konuşalım derdi.
- 09:08
Hakikatine eremesek de. El mecaz kantaratul hakikat. Mecaz hakikatin köprüsüdür. El riya, babul ihlas. Riya, gösteriş, ihlasın kapısıdır. Çünkü evvela bir şeyler yaparsın, gösteriş mösteriş de olsa, sonra ulan ben ne yapıyorum, benim gösterdiğim adamların ne karı var ne zararı var dersin, Allah'a dönersin.
- 09:28
Ama hiç amelin yoksa, zaten riyada yapacak halin yok, ama ihlas da yapacak halin yok. Çünkü amelsiz ihlas olmaz ki. İhlası nerede yapacaksın, bir amelde ihlas lazım. Ondan sonra, et taklit babut tahkik derdi. Taklit tahkikin kapısıdır. Yani bir şeyi biri yapıyor diye takliden yapmak bile, sonra onu gerçekten hazmederek ve zevken tadarak yapmanın geçiş kapısıdır.
- 09:58
Aksi takdirde, Ben tam ihlası elde etmeden hiçbir amel yapmayacağım. ben tam ihlası elde ettim. Ölene kadar namaz kılmazsın sen bu durumda. Çünkü sen ihlasın hakikatine erecek halin yok. Onun için saçmalamanın bir lüzumu yok. Evvela sen suretâda olsa vazifelerini yerine getir. Bu arada da bunun hakikatine ermeye çalış.
- 10:18
Bu da neyle olur? İşte İmam Gazâne Hazretleri gibi büyüklerimizin nasihatlerini okumak, dinlemekle başlar. Bilmeyen neresinden başlasın? Yine bilen bir ucundan tutar. Hüve tevekkül nedir? Entestahkime. Çok sağlam yapman. İstihkam diyorlar ya şeylerde var, askeriyede tabirde var istihkam. İstihkam kazanırlar, bir şeyler derler.
- 10:46
Efendim, sağlam yapacaksın. İ'tikâdeke, inancını. Niye sağlam? Billâhi Teâlâ, Allâh-u Teâlâ'ya. Fîmâ, o kaderdeki vaade, sana vaadet. Ne söz verdi sana? Ben seni yarattım, rızkını bana verecek. Er rızkı alâllâh. Rızk bana ait. Nebû destâidu billâh ve mâ min deâbredin fil ard. Yeryüzünde gezen, hiçbir debelenen canlı yoktur ki yani karıncasından filine, insanından cinine
- 11:20
bütün yaratıkların illâ alâllâh'a rızkı var. Rızkını vermek ancak Allâh'a aittir. Yani Allah bunu üstlenmiştir. Acaba adamın eceli açlıktan ölmektense Allah onu bakamadı da öldürdü manasına gelmiyor. Kaderinde yazısı açlıktan ölmek şeklinde olduğundan o tecelli edecektir. Aksi takdirde işte adam altın vagonlarında hapis kaldı.
- 11:48
Altını da yiyemediğinden açlıktan öldü. Ve Afrika'da açlıktan ölenler varsa Allah'ın dünyada rızkı onlara yetecek kadar yok diye değil. Ya nedendir? E bu kadar Avrupa'daki, Asya'daki yiyecekler oraya ulaştırılmamasından bir. İkincisi onların arazisi bizden daha yeşillik. Çölde kurak yerdekiler tohukluktan ölüyor.
- 12:16
Afrika yemyeşil, millet açlıktan ölüyor. İşte orada bir kaderin sırrı var. Tabi burada sorumluları var, vebal alanlar var. Onlara Allah belasını verecek. Kim onları o hale getirdiği, onların tarımını engellediği, işlerini bozduğu ayrı bir şey. Ama Allah Teala'nın rızkı eksik kaldığından değil. Onların kaderinde ecelleri açlıktan ölmek yazıldığı için ondan ölüyorlar.
- 12:44
Şimdi Allah Teala seni rızıklandıracağını söz verdi ve bu ayet-i kerime ile bunu taahhüt etti. Artık senin, efendim, rızık telaşına düşmen, bak, rızık tahsili için çalışman demiyorum. Laflarıma dikkat et. Çünkü ibarelerde, kitaplarda gördüğüme göre her lafı özenle konuşmak zorundayım. Rızık kespi için çalışman demiyorum.
- 13:08
Rızık telaşına düşmen diyorum. Adam paraya koyacak yer bulamıyor, hala açlıktan öleceğiz diye vesvese yapıyor. Benim gibi yarına su, tohum yok. Yeni gün, yeni rızık gelir diyorum her ay. Bir maaş alıyorum işte, tehlif ücretinden. O ay gelirse ben o ay onu yerim. Gelmezse ne olacak? Gelmezse de Allah bizi zayi etmedi ki.
- 13:36
Hapise girdik ikinci ayda. Tehlif ücretimi veren dedi ki bir kuruş daha veremem. Battık dedim ona. E ne yedik ne içtik, hem de hapisteydim. On ay benim çoluk çocuğumu yedi. On iki ay kaldım, iki aydan sonra patladılar. İşleri batırdılar, FETÖ batırdı işleri. Ne yapacağız şimdi? Aç mı kaldık? Yeni gün gelir, yeni rızık getirir Allah.
- 14:00
Sorun yok. Kaç kere ben battım, kaç kere dergim kapandı, kaç kere kitaplarım, kasetlerim yasaklandı, neler oldu milletin arabaları aranıyordu. Ama ben hep rızkım geldi bana. Ben bunları yaşadığım için telaş etmiyorum artık. Eskiden bir telaş, çoluk çocuk yokken telaşımız yoktu. Tek kere yaşıyorduk. Çoluk çocuk olunca biraz işte, hanede evladı, üyel meselesi,
- 14:25
biraz insanı endişeye sokuyor çoluk çocuk işleri. Ama girmeyeceksin telaşa. Bak rızkınız bana ait buyuruyor. Şimdi tevekkül nedir? İtikadını tahkim edeceksin. Sağlamlaştıracaksın. Bir defa Müslümansın, Müslümanım diyorsun. Allah ne vadetti? Rızık vadetti. O zaman efendim ne buyuruyor? Ebu Reyh radıyallahu anh vadediyor.
- 14:50
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti Cibril'e soruyor. Şimdi ayetten bir misal verdik. Hadis-i şerifte de tevekkül nedir ey Cibril diyor. Hazreti Cibril tabi Mevla'dan aldığı vahiyle cevap veriyor. El-İyâsetü'l-Anli Halk. Yaratıklardan, tümünden ümit kesmen. Şu anda şurada biri akraban, yakının, zengin, güçlü vs.
- 15:16
biri. Ölü olsa hiç ondan medet bekler misin? Öldü şimdi bundan ben ne isteyeceğim? Ondan nasıl ümitsizsin? Diriden de aynı ümidi keseceksin. Çünkü dirinin de bir faydası yok. Yaratamaz yani. Sebep olabilir, yaratamaz. Yaratmak bakımından ümidini keseceksin. Ölü ile diri hiçbir şey fark etmez. Ve teâlemu ennel mehlûk, lâ yudrû ve lâ enfâ ve lâ yurdu ve lâ emnâ.
- 15:47
Sen bileceksin ki yaratılmış olan şey neyse o. Şey neyse o. İnsan, hayvan, cin, melek. Allah Teâlâ'nın izni olmadan kaydını koyuyorum. Çünkü Allah Teâlâ'nın izniyle peygamberler şefaat ederler. Evliyaullah'a himmet ederler. Ölmüş veliler bile tasarruf edip yardım ederler. Bunlar Allah'ın izniyle mukayyettir.
- 16:13
İzinsiz bir şey yok demek istiyoruz. Mevla izin vermedikçe hiçbir yaratılmış zarar da veremez, kar da veremez. Bir şey de veremez. Bir gelen bir faydayı da engelleyemez. Ancak Mevla ona o izni verirse ve yaratırsa. O zaman tevekkül edeceğimiz tek mercim kaldı. Yaratmak bakımından ancak Allah'tan. Tevekkül budur.
- 16:37
Yaratılmışlardan. Yaratılmışlardan. Ümidini keseceksin. Yaratılmışların faydası, zararı olmadığına yakinen iman edeceksin. Bu hadis-i şerifte de beyan edilir. Ya Hulam hadisinde. İbn-i Abbas radıyallahu anh. Küçükken, çocukken. Arkasına oturttuğunu sallallahu aleyhi ve sellem. Orada Ya Hulam, Ya Hulam.
- 16:59
Ey çocuk, ey çocuk. İnni muallimüke kelimat. Ben sana birkaç kelime öğreteceğim şimdi. Yani bunları bella. Allah bunlarla sana fayda verecek. Bu hadiste devam ediyor. Kısmen kısımlar itibariyle birçok yerde geçiyor konusu. Sen Allah'ı muhafaza et. Yani Allah'ın dinini koru. Allah da seni koruyacak. Sen Allah'ın emirlerini muhafaza et.
- 17:24
Her yerde Allah'ın yardımını önünde bulacaksın. Vesaire. İşte o hadis-i şerifte de, Sen şunu bil ki, eğer bütün kullar sana fayda vermek isteseler, Sana hiçbir şeyle fayda veremezler. Bütün dünya 7,5 milyar toplansa sana fayda vermek için. Hepsi birleşti. Hiç muhalif yok. Muhalif yok. Yani dersin ki bu edecekti de bu engel oldu.
- 17:58
Öyle bir şey yok. Hepsi birleşti. Sana fayda etmek istiyorlar. Ama sana hiçbir şeyle menfaat veremezler. Ancak Allah senin lehine bir şey yazdıysa, orada yazdığı kadarıyla onları sebep eder. Ve alemennel a'ibâd. E bil ki bütün kullar sana bir şeyle zarar vermekse, seni hasta etmek, seni zehirlemek, seni dövmek, sana suikast yapmak, seni öldürmek, işini batırmak, vesaire.
- 18:28
Bütün dünya 7,5 milyar toplamış. Halbuki görüyorsun Allah sebep ederse bir fetö yetiyor. Allah yaratmış onda bir sebebiyet, şerre alet olacak ya. Şeytan, şeytana da Mevla bir imkanlar verdi. Öyle bir defa görüyorsun, maliyeden bir gelmişler, adamı batırmışlar fetöcüyle. Onlara himmet vermedin diye. Allah izin verince bir fetö yetiyor.
- 18:50
Ama Allah izin vermeyince 7,5 milyar insanlık alemi toplansa, sana şeycik zarar vermek için. Hiçbir zarar veremezler. Ancak Allah senin aleyhine şerden bir şey yazdıysa, imtihan geri. Ve bil kaderi hayriyı ve şerriyi. Kaderin hayrının şerrini de yaratmak bakımından Allah'a ait olduğuna inandık. Amentümüz bu değil mi?
- 19:15
E şerri de yaratan Allah'ta. Sebep olan kul. Yaratan mesul değil, sebep olan mesul. Onun için onun senin aleyhine yazmadığı bir şeyle dünya bir araya gelse zarar veremezler. Korkunun ne faydası kaldı şimdi? Korkup çekinip hesaba girip, acaba şöyle mi, acaba böyle mi diyerek. Ehl-i Sünnet'ten ayrılmanın ne karı var şimdi?
- 19:42
Veya Yahudi ile anlaşmanın, bak fetönün sözü var. Kendi sesinden veya yazılarından işte söylüyorlar. Yahudiler bütün dünyayı ele almış, Yahudilere rağmen bu dünyada bir iş yapmak mümkün değil, onlarla iyi geçineceğiz. E kendi sözü çıkıyor. E şimdi bu ayetleri, hadisleri bilen hocayım diyorsun. Hoca olabilirsin, ayetleri, hadisleri bilebilirsin.
- 20:05
İblis bütün 104 kitabı biliyor. Ama amel etmediğinden iblis oldu. E sen şimdi bunu bilen bir adam olarak Yahudi'ye rağmen biz bir yere gelemeyiz, Yahudi'yle iyi geçineceğiz dediğin zaman hani tevekkül? Hani ihlas? Hani Allah'ın nusretine, yardımına iman? Hani ve men nasru ila min indillah? Yardım ancak Allah'tan gelir, İsrail'den, Amerika'dan gelirse benzin biter işte.
- 20:33
F-16'ların yakıtları bittiği gibi. Yardım ancak Allah'tan gelirse silahsız halka bir yardım geldi, silahları sustu. E sen bunlara inanan bir adam olsaydın ne işin var İsrail'le Amerika'yla iyi geçinmeye ya? Devlet olarak konuşmuyorum, devlet politikası, onunla geçin. Aşırı Amerika'ya, Avrupa'ya hareket çektik değil mi?
- 20:55
NATO'ya bir hareket çektik, Rusya'ya gittik falan. Bunlar devlet politikaları, bu sebepler alemindeyiz. Bunlar yapılacak, ben onu demiyorum. Sen hocayım diyorsun ya. İslam'a hizmet edeceğim diyorsun. Hizmet için çıktım diyorsun. Ondan sonra Yahudi'yle iyi geçineceğiz. E İslam'a hizmet, Yahudi'yle iyi geçinirken olur mu?
- 21:13
Ancak falan tarzıda hangerli Yahudi falan nasıl olur? Fattatette be amirlet. Sen onların dinine uymadan ne Yahudi ne Hristiyan senden asla razı gelmeyecek diyor. Allah mı doğru söylüyor? Sen mi doğru söylüyorsun? Ve ustakul ka'ili. Buyuranların en doğrusu Allah'tır. Hemen ustakul minallaha diyeceğim.
- 21:34
Haber vermek bakımından Allah'tan daha doğru kim olabilir? Ayet bunlar. E Mevla da diyor ki dinlerine uymadan Yahudi, Hristiyan senden asla razı olmayacak. Şimdi Yahudiler benden razı oluyor mu? Hristiyanlar beni seviyor mu? PKK seviyor mu? E bir daha bakıyorsun İslam'ı sevmeyen hiçbir kimse beni sevmiyor.
- 21:57
Çünkü ben onların dinine uymadım ya ben onların dinine uymadığım için diyaloğa imza atmadım. Bunlar da cennete girecek demedim. İşi idare edelim demedim. Şia beni seviyor mu? Sevmiyor. Çünkü ehli sünnetten ayrılmadım. E dinlerine mezheplerine uymadan bunlar razı gelmez diyor. E şimdi seni Yahudiler seviyor mu?
- 22:20
Seviyor. Hristiyanlar seviyor mu? Budistler seviyor mu? Seviyor. E niye seviyor seni? Beni niye sevmiyor, seni niye seviyor? Aynı kitabı okusak seni de sevmez. Demek farklı kitabı okuyoruz. Demek farklı şeyler konuşuyoruz. Muhammedur Rasulullah sizde olur dediğin anda tabii herkes sever. E şimdi niye seni Amerika vermiyor?
- 22:44
Ebedi de vermez. Belki bir memlekete gönderir benden suç gitti oraya gitmiş der üstünden atar. Orayında Türkiye ile anlaşması olmaz. O da der ki bana ne? Mevzu bu. Yapacakları da bu. E niye bu kadar seni sableniyorlar ya? E peki Allah'a güvenen adam bunlar ilerlemiş, bunlar her yere el atmış bunlarla iyi geçmeden olur mu?
- 23:09
Bu laf nasıl olur? Müslümanı konuşuyoruz. Ya laf diyelim. İmanı olan ve alellâhe felle tevekkelil mü'minûn Mü'minseniz, mü'minler ancak Allah'a güvensinler. Ancak Allah'a diyor. Ancak Allah'a ne demek? Ananı babanı en Müslümanı en yakınını bile devlet dışı bırakıyor. Sen bıraktın Allah düşmanlarına dayanarak itimat ederek, istinad ederek hizmet yapacaksın.
- 23:37
E bu hizmet olmayacağını, bunun hezimet olacağını 2008'lerden beri konuştuk daha. E geldiğimiz nokta burası. Ama siyasilere anlatamadık. Dinlettik, anlatamadık. Ama zarar çok büyük oldu. E şimdi artık bir dahaki tehlikelerden, zararlardan sakınmak için ancak Allah'a güvenin. Şia ise bir şey yapamaz.
- 24:02
Vehhabi ise bir şey yapamaz. Onun adamı var, bunun parası var, bunun bir şey. Bırak. Ancak Allah'a güvenin. Allah yolunuzu gösterecek. Vettekullâhu veallimukumullâh. Allah'tan korkun. Şeriatı terk etmekten, emirlere muhalefetten, yasakları çiğnemek, işlemekten, sakınırsanız Allah size öğretecek. Ne öğretecek?
- 24:20
PKK'nın nasıl biteceğini öğretecek. IŞİD'i nasıl bitireceğinizi öğretecek. NATO'nun şerrinden, Amerika'nın Avrupa Birliği şerrinden nasıl kurtulacağınızı öğretecek. İslam alemine nasıl lider olacağınızı öğretecek. Allah'tan korkun, Allah size öğretecek. Bu ayet. Avrupa'dan kork, Amerika'dan kork, İsrail'den kork, Rusya'dan kork.
- 24:43
Allah da sizi kendinize bırakacak. Başınızın çağrısına bakın. Ne yaparsanız da yapın. Bu sefer helak olacaksınız. Tevekkülü sordun bana evladım diyor. Tevekkülün mahiyeti ve hakikati nedir? İnancın sağlamı mıdır? İnancın sağlam olacak. Allah sana ne vadetti? Müminseniz en üstün sizsiniz dedi Kur'an.
- 25:04
Nasıl müminsin de üstün olamıyorsun? İşte onun için Hak'la batıl mücadelesinde, ben sevamlı söylerim, biz Hak üzeriyiz, eziliriz, hapse gireriz, rezil ediliriz, linç ediliriz, bütün medya tarafından, bütün yandaşlar tarafından. Yahudi lobilerinin yandaşlarını konuşuyorum, Mason localarının yandaşlarını konuşuyorum.
- 25:29
Edildik, kırk kere edildik. On beş, on altı senede benim hakkımda çıkmayan haber yok yani. Açılmağın dava kalmadır ezillik. Ama Hak insanlara fayda verdiği için vemmâ mâ en feûl nâs. İnsanlara faydalı olan şey fe-emkûsû fil-arz. O yerde kalır. Hak suya benzer diyor. Su da insanlara lazımdır. Susuz hayat olmaz.
- 25:52
Onun için onsuz insanları bırakmam. O yerde kalacak. Fehmezzebet batıl köpük gibidir. Ama su altta kalıyor, köpük üste çıkıyor. İşte FETÖ üste çıktı. Ama ne kadar güçlü, ne kadar güçlü, bütün dünyayı ahtapot gibi sarmış. Bütün hükümetler, partiler, muhalefet, iktidar, herkes iyi geçinelim ya dedi, değil mi?
- 26:15
2002'den beri. Ama onun o gücü neydi esasen? Köpüktü. Çünkü o batıldı. Diner Arsız Diyalog saçmaydı. Şimdi attınız mı siteye? Atıldı mı o? Bir video atıldı. Diner Arsız Diyalog saçmalığı ve Türkiye'nin işgal projesi hakkında 2009'da konuştuğum. FETÖ'nün kendi lafları da var orada. İzleyin Facebook sitemizde.
- 26:40
Cübbelahımca.tv'den işte geçiş oluyor. Facebook biliyorsunuz. İzleyin şimdi, hemen sohbet biter, bitmez. İzleyin. Ama onların en güçlü zamanında bu lafları konuşmak meseleydi, cesaret isterdi. Allah izin verdi, şerleri dokundu. Hapse de girdik. Hapse girmemizde hayırlar vardı bizim için. Mevla mümin kuluna şer yapmaz derdi Efendimiz.
- 27:06
Hadis-i Şerif de öyle buyuruyor. Müminin bütün işlerinde hayır var. Hayır gelse şükreder. Mükafat kazanır, şer gelse. Şeker'a Bela gelse sabreder. Belada sabreder. Hayır olur. Nimetle şükreder, hayır olur. Müminde zarar ihtimali yok. Yeter ki Allah'ına inansın, doğru bilsin. E şimdi burada
- 27:44
efendim bu adamlar çok güçlü bunlarla iyi geçinelim diye işimizi yürütelim diyenlerin hepsi bak şu anda armut gibi toplanıyor. Hepsi zarar görüyor. Çünkü neden? Onların gücüne güvenip dayanıp veya korkup Allah'ı bıraktılar. Allah'a tevekkül etmediler Celle Celaluhu. Ne oldular şimdi? Allah Teala da ben de sizi terk ettim buyurdu.
- 28:12
Oysa Müslümanların ancak Allah'tan güvenmeler, ancak Allah'tan korkmalar icap ederdi. Veyyâ eferhâbûn Ancak benden korkun. Felâ tehşâvûn vahşâvûn Kafirlerden korkmayın, ancak benden korkun. Çünkü o güç nereyi temsil ediyordu? Siyahi, Mossad'ı Yahudi Nesara'yı temsil ediyordu. Kafirlerden korkmayın, benden korkun buyuruyordu Rabbimiz.
- 28:34
Hiç Kur'an okumadınız mı siz? Ama neticede köpüklü oldu. Üste çıkıyor gibi görünüyordu. Biz altta eziliyorduk, rezil ediliyorduk, hapse atılıyorduk. Bütün faaliyetlerimiz iptal ediliyordu. Neler çekiyorduk? O süreçte o köpüğü üste görenler aldandılar. O batıl olduğu için köpük sönecek, boşa gidecek Allah buyurdu.
- 28:59
Bak bütün imkanatı binalar, güçler, 45 dergi, bilmem 60 televizyon Dış ülkelerde kurdukları cabası. Sırf Amerika'da ben 140 diyordum, geçen gördüm Fatih Altaylı 1000 diyor. 1000 okulu var sırf Amerika'da. Demek ki teferruatıyla beraber. Bu nasıl bir güç ya? Eşittir Amerika'nın gücü yani tabii, eşittir İsrail'in gücü tabii.
- 29:32
Bunu bir cemaat olarak görmemek lazım. Bunlar cemaat değil. Loca. Bunlara cemaat diyen Kur'an'a, sünnete hakaret ve iftira atmış olur. Cemaat, İslam'ın emrettiği bir mefhumdur. Aleykum bil cemaati. Cemaattan ayrılmayın buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem. El-Sünnet vel-Cemaat. E tabii ki cemaat birbirini arayan, soran, nasılsın, iyi misin diyen.
- 29:55
diyen, hasta olduğumu giden, cenazesini duyduğumu giden, birbirini tanımayanlar nasıl olacak? Cemaatsiz din ne olur? Cemaatten ayrılmayın buyuruyor. Hatta ayrılan ateştedir buyuruyor. Cami cemaatinden bahsediyoruz tabi ki. Beş vakit namaza cemaata gitmeyen... cemaat olur mu? Camiye gitmeyen cemaat olur mu?
- 30:18
Şu imamlığın arkasına kılmayız, diyanetin arkasına kılmayız. Böyle bir şey olabilir mi yahu? Cemaati bölen, bölüşülür tefrik acılı. Cemaati bölen bölücüdür, tefrikacılı. Müslüman her imamın, hatta amelinde noksanlık da olsa, bozukluk da olsa, görevli oysa, takva bir imam seçim hakkımız var ama o civarda da takva bir imam yoksa muvazzaf görevli.
- 31:17
E cumadır, bayramdır, cemaat beş vakit. Cemaatı terk edemeyiz. Adam sakalsız olsa biz diyoruz sakal tıraşı haramdır ama yine kılarız cemaati bölmemek için. Ama sakallı bir imam varsa tercih ederiz. Değilse de kılarız. Salluhal ve kulli berim ve facir. İyi kötü amel sahibi de olsa, her Müslümanın ardında imam ediya olduğu zaman namaz kılın.
- 31:38
Bir de İslam devletinde tabii halife kıldırdığı için. Halife haccacı zalim olsa, cemaatın içinde Hasan-ı Basri olsa, tabiinin en hayırlısı. Cumayı kim kıldırıyor? Haccacı zalim kıldırıyor. Hadi Hasan-ı Basri tabiinden. Birçok sahabe haccacın arkasında kılmıştır cumayı. Çünkü neden?
- 32:00
Tek yerde kılındığı için, imam tercihi olamadığı için, bir de İslam devletinde vali kıldırdığı için, valide o olduğu için, cumayı mı terk edecektik? Bizim Ehl-i Sünnet itikadımız budur. Ama şimdi öyle cemaatler duyuyoruz ki, kendi cemaatinden olmayan imamın arkasında kılmıyor. Bu Ehl-i Sünnet'e muhaliftir.
- 32:22
İsimlerini vermeyeyim. Biz Bursa'da şeye indik, bir kere işte 30 sene evvel bu ama oradan anladım zaten. Otobüsten indik garda sabah namazını kılıyoruz. Vakitte biraz var idi. Bir cemaat geldiler, orada durdular tabi. Ben imam oldum, selam verdim, baktım. Biz bitirince onlar kalktılar, namaza durdular.
- 32:43
E bu Ehl-i Sünnet'te tam muhalif bir harekettir. Ama bunlar Ehl-i Sünnet olarak ismi geçen cemaatlerden. Ehl-i Sünnet'te geçiyor. İtikaden Ehl-i Sünnet oldukları için ben de bunlara Ehl-i Sünnet diyorum. Hala da diyorum. İtikaden çünkü itikaden ama amel bakımından Ehl-i Sünnet'e muhalif hareket ettiler.
- 33:01
Ne olursa olsun. Niye Mahmut Hoca'nın cemaati gibi onlar düşünüyorlar? Bizim kırttan kıyafeti bizim arkamızda kılmıyor. Başka bir cemaat daha var. Onların televizyonları, radyoları da var. Onlar da bir antikadır. Onlar da mesela Ehl-i Sünnet'tir. Halbuki Ehl-i Sünnet'i bütün dünyaya neşreden kitapları dağıtan bir cemaattir.
- 33:19
Fakat onlar da kendilerinden olmayan imamın arkasına kılmıyorlar. E şimdi bu Ehl-i Sünnet'e uymaz ki. Onun için biz diyoruz ki cemaatten ayrılmayın. Ama biz imamın arkasında kılman namazdaki cemaati kast ediyoruz. Zaten namazda cemaat olduğun zaman artık sen birbirini tanıyorsun. Tanıştıktan sonra da hasta mı, niye gelmedi, cenazesi mi oldu birbirini arıyorsun.
- 33:43
Soruyorsun. İslam'ın hukuku gelişiyor yani. Öbür türlü herkes evinde kısa. Kim kimin cenazesi? Kimse tanımıyor ki. Ancak akrabası gelir. Halbuki İslam bütün Müslümanların cenazesine katılmaya sevap baht ediyor. Nasıl tanısın? Hasta olan ziyarete sevaplar vaat ediyor. Cemaat budur. En iyi cemaat cami cemaatı demiş yazarın birisi.
- 34:04
Doğru demiş. Cami cemaatı olmayan cemaat öbür türlü ben hocanın talebesiyim. Namazı camide kılıyor musun? Yok. Sen kimin talebesi olursan ol. Cami cemaatı olmadıktan sonraki cemaatler işte FETÖ gibi bu duruma yarın bir gün gidebilir. Nasıl imamın arkasında kılınmaz diyorsun onun bunu. İlla bizden olacak.
- 34:24
Kim dedi sana bizden olacak? Müslümansa adamı ehli sünnet adamı arkasında kılınır. Ne yapacağız yani? Mekke'deki Medine'deki imamların itikadında bile sorun olduğu halde hani kafir diyemeyiz. Çünkü kafir desek uyamayız. Kafir denilmeyecek şekilde sorunlar var. Vehhabilikten dolayı. Ama biz ehli kıbleyi tekfir etmiyoruz.
- 34:45
Zaruriyatı inkar etmedikçe. Hal böyle olunca Mekke'de uyuyoruz namaza. Nerede bölücülük yapıyoruz? Bundan dolayıdır ki. dolayıdır ki bizim cemaatleri yani tasavvuf ehlini diyeyim ha, tasavvuf ehlindeki cemaat asla bunlarla kıyas edilemez. Ama nereden geldim? Yani bunlar batılıydı ama batıl köpük gibi üste çıkmış idi.
- 35:14
üstte diye güvenenler, şimdi köpük attı, boşuna gittiler ve hatta zararlarına döndüler. Ve, hatta zararlarına döndüler. Ama, su, insanlara fayda veren hak idi. Ama su, insanlara fayda veren hak idi ve yeryüzünde kalacağını Rabbimiz Ve, yeryüzünde kalacağını Rabbim vaad etti.
- 35:28
Onun için, bu ehl-i sünnet ve ehl-i cemaat, itikadını aşlayan hocaefendiler, medreseler, talebeler, hangi cemaatte olursa olsun bunlar, ehl-i sünnet olma kaydıyla, İskender Paşa'nın menzil cemaatleri bunlar, Toppaşa'nın cemaatleri bunlar hepsi. Hak ve hakka tüzeredir, ehl-i sünnet üzeredir. Bunların hepsi kalır Allah'ın izniyle.
- 35:49
Bunlardan da kimseye bir zarar gelmez. Çok da fayda gelir. İsmini söyleyemediğim dolu cemaat daha vardır tabii, burası hepsini sıralama yeri değil, vaktimiz yok. Ezan yaklaştı. Birkaç örnek veriyoruz yani. Sade bizim cemaat denebilir mi? Dendiği zaman Allah muhafaza. Döndün öbürlerine işte. Onlar ne yaptılar?
- 36:11
Bizden olmayan bütün cemaatleri yok edeceğiz. FETÖ'nün kararlarında bu sayılıyor. Bizden olmayan bütün cemaatleri yok edeceğiz, imha edeceğiz. Yalan, dolan, kumpas, iftira. Ve bunu da birçok cemaatin adamına uyguladılar yani. Kolay işler değil bunlar.
- 36:28
Şimdi bundan dolayıdır ki, biz Allah'a güveneceğiz. Evet. Bu güvenmekte ne ile olur? Bu itikada bağlı. Bu itikad ne ile olur? Şuura bağlı. Şuura bağlı. Bir insan şuuru yoksa itikadı düzgün olmaz. Şuur ne demek? Bilinç demek Türkçesi. Bu bilinçle ancak Allah'a güveneceğiz. O zaman ne yapmazsın? Şu güçlendi, İsrail güçlendi, bunlara karşı duramayız.
- 36:59
Diyemezsin. Efendim, yok Amerika her şeye hakim durumda, bunlara karşı direnemeyiz, teslim olalım. Diyemezsin. Diyemezsin yani. Müslümansan diyemezsin. Ve böyle de düşünemezsin. Bu şirke gidersin. Çünkü neden? Kur'an sana, mümin sen alacak Allah'a güven diyor. Ve ancak Allah'tan kork diyor. Başka ne kaldı?
- 37:23
Evet. Allah Teala'nın vaadinin efendim sana mutlaka ulaşacağına inanacaksın. Sen şuna inanacaksın ki Enne tevekkül, tevekkül nedir? Ente atekide ente enne mâ kuttirâ leke fil ezel se yasılı ileyke lâ mıhâlete Ezel de senin için takdir edilmiş. Ne? Şu makama gelmek. Veya takdir edilmiş ne? Şu kadar para kazanmak.
- 37:58
Takdir edilmiş ne? Şunla evlenmek. Takdir edilmiş ne? Şu kadar çocuğu veya şöyle bir çocuğu, vasıfta çocuğu olmak. Hangi husustaysa. Ezel de senin için ne yazılmış? Lâ mıhâlete, çare yok. Se yasılı ileyke Sana mutlaka ulaşacak. Ama mutlaka. Ne zamanda? Vakti merhununa bağlıdır. Vakti gelende ulaşacak.
- 38:22
Ve enişte edemen fil âlem Demiş okuduğum hadisi şerifin mânâsını İmam Gazâzede söylüyor. İmam Gazâzede'ler, âlem ne demek? Allah'tan karşı her şey âleme gürür. Elhamdülillâh Rabbil âlemîn. Allah Teâlâ âlemlerin Rabbi. Bu ne demektir? Rab tektir. Âlemlerden değildir. Âlemlerin tümü, yaratılmışların tümü âlemlerdir.
- 38:43
Rab onların sahibidir ve malikidir ve yaratanıdır. Âlem neymiş o zaman? Küllü mâsivallah. Allah'tan gayrı her şey âlem mefhumuna dahildir. Rab o mefhuma dahil değil. Çünkü o âlemlerin Rabbi. O zaman Allah'tan başka herkes toplansa ve gayret sarfı alâ sarfî o şeyi senden döndürmek için. Çevirmek için.
- 39:09
Yani senin başbakan olmaman için. Senin cumhurbaşkanı olmaman için. Halbuki ezelde yazılmış sana. Senin diyanet reisi olmaman için. Senin zengin olmaman için. Senin çocuğun olmaması için. Senin evlenememen için. Neyse ezelde ne yazıldıysa sana. Asla döndüremeyecekler ve o yazılan şey sana ulaşacak. Ve teatek edeğine inanacaksın.
- 39:34
Düzgün iman edeceksin. Senin hakkında yazılmamış olan bir şey. Yani bir makama gelmek istiyorsun. Ama yazılmamış ezelde. Bir parayı kazanmak istiyorsun. Bir yere işe girmek istiyorsun. Bir kadınla evlenmek istiyorsun. Çocuğun olmasını istiyorsun. Manevi ne istiyorsun?
- 40:22
O zaman ne demek istiyor yani? Ne yapmaman lazım? Sana ezelde hakkında ulaşacağı yazılmamış olan şeye ulaşmak için gayret sarf ederek ömrü zayi' etmemek lazım. yaşayacağı yazılmamış olan şeye ulaşmak için Çünkü uğraş uğraş uğraş uğraş, boşa gidecek. Buna inanırsan sağlam, senin tevekkülün sağlam.
- 40:48
Şimdi, hani burada yanlış anlaşılmasın, ömrü bunda zayi' etmemek lazım. Şimdi O zaman adam da diyecek ki, ee, evlenmiş, karısı da var, çocuğu da var, ondan sonra çalışmıyor, işe gitmiyor. Niye? Çünkü böyle hoca dedi ki, yazılmadıysa ne kadar çalışsan da kazanamazsın. Onun için, efendim, bu da anlamış ki, sen evde otur.
- 41:19
Ne zaman böyle bir şey dedim ben? Buradaki mana nedir? Bunu izah etmezsek, efendim, şimdi ameli kesp şu demek, çalışmak. Sen kesp edersin, Allah yaradır. Bu şu demektir ki, sen işine gidersin. Meşru surette. Helalinden kazanmaya çalışırsın. Haramlardan, şüvelerden sakınırsın. Bu arada, bizim demek istediğimiz ne?
- 41:48
Çok para kazanamıyorsun. Zor şer geçiniyorsun. Adam da geliyor sana diyor ki, şuraya biraz rüşvet versek, şuradan bir hale alsak, uçarız. Diyor işte, cehenneme uçarız. Sen de diyorsun ki, bu rızık bana yazılmadıysa zaten gelmeyecek, ben bu rüşvete girmem. Hem gelmeyecek, hem de harama girip de cehenneme niye gireyim diyorsun.
- 42:09
Ben sana bunu anlatmak istiyorum. Sen, sakalımı keserek, bir işe gireyim, sakallı memur olunmuyor, memur olayım diye sakalı kesiyorsun. Halbuki sakal tıraşı haram. Allah'ın yasak ettiği bir şeyi niye yapıyorsun? Ama sakallı olsam işe almıyorlar. Allah'ın işi mi bitti? Limon sat, hıyar sat. Ne olacak?
- 42:30
Allah rızkını verecek. Ama oradan iki bin tane maaş burada ne kazanırım? Oradan iki bin yazıldıysa sana zaten oradan da iki bin, buradan da iki bin. Bin dokuz doksan dokuza düşmez. E imanın buysa, niye sakalı kesiyorsun? Ondan sonra cemaatle namaza gidemiyor. Cemaatle namazı terk etmek çok büyük günah.
- 42:48
Yani namazı terk etmekten sonra o da büyük bir günah kendi içinde. E sen cemaati terk ederek bu işte kalırsam, cemaata gidersem işten atıyorlar. Öyle bir şey yok. Madem yazıldı, gelecek. Cemaata gidebileceğin bir işe gir. Ben sana bunu anlatıyorum. Sen ne anlıyorsun, ben ne konuşuyorum ya.
- 43:06
Şimdi burada ömrünü zayi etme. Ne demek? Boşa harcama. Bu çalışma demek değil. Ama çalışırken farzları terk etmek, haramlar işlemek veya işte diyorum cemaat, sünnet-i müekkede diyelim. Yani farz değil ama çok kuvvetli iş, şiar-ı İslam'dan. Mesela bunları terk etmek gibi durumda bile sen ne yapmayacaksın?
- 43:28
Madem rızkımı Allah kefil ve yazdı, artmaz eksilmez bu ezelde yazılan. Yazılan bozulmaz. O zaman ben niye bu müekkede sünneti terk edeyim? Çünkü aynısı gelecek. İtikadım bu olsun. Burada yani sen aşırı çalışırsan, yani dünyacılar gibi diyor, vakitlerini fazla kazanayım derken, boşa geçirenler, yani cemaatleri terk edenler, o zaman haramlara, şübelere düşenler,
- 43:55
yoksa tevekkül ne demek değil? Çalışmamak demek değil. İsmet Garibullah Büyük Şeyh Efendi Hazretleri, Arapça yazdığı mektubunda, Efendi Hazretleri ile biz onu tercüme ettik. Risale-i Kudsi'ye iki cilt, Efendi Hazretleri'nin kitabının sonun bölümünde onu şey yaptık. Orada İsmet babamız ne buyuruyor? Çalışmak, çabalamak tevekküle mani değildir.
- 44:24
Aslında tevekkül, Allah'a güvenip yan gel yattım demek değildir. Gerçek tevekkül, işine giderek, çalışarak, Allah'ım ne yazdı acaba, o mutlaka bana gelecek diye gayret etmektir. Onun için çalışmak, bütün peygamberlerin sanatları vardı. Nuh a.s. neccar idi, marangoz idi, İbrahim a.s. bezzaz idi, manifaturacı idi, yani tekstil ürünleri satmakla meşgul idi, İdris a.s.
- 44:51
hayyat idi, yani terzi idi. Nuh Aleyhisselam neccar idi, marangoz idi, İbrahim Aleyhisselam bezaz idi, manifoturacı idi, yani tekstil ürünleri satmakla meşgul idi. Yani birçok peygamberin böyle, Âdem Aleyhisselâm zerra-i zâri'ydi. Yani Âdem Aleyhisselâm ekin, mahsul peşinde ekerdi, biçerdi. Ondan sonra bütün peygamberler bir mektep sahibi.
- 45:07
Davud Aleyhisselâm zırh dokunmacısıydı, demirciydi. E hal böyle olunca… Biz burada tevekkülü doğru anlayalım. Tevekkül neymiş? Ancak Allah'a güvenmek. Bu da bana yazılan, mutlaka bana ulaşacak, bana yazılmayan da Bana yazılmayan da ne yaparsam yapayım, bana ulaşmayacak. ne yaparsam yapayım bana ulaşmayacak.
- 45:27
Bu şekilde inanıp bütün mahlukattan ümidini kesmek her şeyi nasıl göreceksin? Allah ne yaptırırsa onu yapıyorlar. Allah ne yaptırmazsa onu yapamazlar. Onun için benim bu kişiye bel bağlamamda bir fayda yok. Sebepler alemde olduğum için giderim, durumumu arz ederim, aracı yaparım. Aracı yapmakta da mani yok ama içimden asla bu adamı bulduk ya, bu iş tamam demem.
- 45:55
O adamı bulduysa o iş tamam değil. O adamı Allah o işi yapma azmini iradesini yaratırsa o iş tamam. Anladın mı? Ne zaman bir noktaya gel tamam bu doktoru da bulduk, bu reçeteyi de aldık tamam. Bu hastalıktan kurtulduk işte bu tevekküle mani. Gidiyorsun doktora ilacını alıyorsun
- 46:16
şimdi Rabbim yaratırsa bu doktorun elinde bana şifayı düşündükten sonra tevekküle mani değil. Ama ne zaman sebeplere takıldın müsebbibül esbabı, sebepleri yaratanı unuttun ve insanlara acayip güvendin o aracıya ulaşana kadar canın çıktı, aracıya ulaşana kadar aracılar koydun ve onu bulduğun anda tamam bu iş bitti ben artık milletvekili
- 46:40
oldum veya işe girdim veya belediyede kadroyu aldım falan sevinmeye başladın işte Allah'ı unuttun, tevekkülünü bozdun. Neyle sevineceksin? Kurban olduğum Allah'ım sen yarat ya Rabbim kalpler senin elinde ya Rabbim bu adamı benim işimi gördür ya Rabbim. Bunu dedikçe duanı yaptıkça Allah'ını bildikçe kudretini tanıdıkça bütün kulları aciz yaratıklar olarak gördüğün sürece sen
- 47:07
tevekkül üzeresin. Şimdi ihlastan bana sordun bir dahaki derste de inşallah oraya geçeceğiz. Şimdi bir dua dergidense öğreteceğim yazıyorum o kadar güzel uğraşıyorum geceler dolsun size okumayınca o dergi bitiyor o kadar mübarek dualar gidiyorum. Mesela ben de bunu ilk buldum Hasan Kutlu mübarek amel ediyormuş bana da dememiş ben bize merkeze diyorum sonra kaynağı ilan edeyim
- 47:34
hemen dedim bunu yazıyoruz bu dergiye yazıyoruz ve tercih ettik yazdık size Resulullah S.A.V mescide girdi kaynağı sağlam taberani diye hatırlıyorum yine bakayım yok Ebu Davud çıktı bak sünende Ebu Davud Nesai Ahmet İbni Hanbel taberani de de var kitabı duasında kaynağı çok sağlam ama bizim çok günahlarımız var bizim af olmak için yani
- 48:01
olmazsak her gün bela gelecek çünkü bela günahlar bela çıkıyor devamlı bela gelecek onun için mutlaka ikide bir bu dua yaparak çünkü bizim günlük günahımız bazılarını bir iki seneliğine bedel olabiliyor ve bizi bir günah da helak edebilir hangi günahın helak edeceğini de bilemeyeceğimiz için hepsinden sakınmalı sakınamıyorsun beşeriyet muktazası düşüyorsan mutlaka bu dua
- 48:25
ama ezberlemek de lazım çünkü teşehütte okunuyor namazda buyurdu ki yani çok da uzun bir şey değil zaten yarısını biliyorsunuz efendim mescide girdi sallallahu aleyhi ve sellem şu sahabe-i kiram ne kadar ilhamlı zatlar ya birçok hadis-i şerifte böyle efendimiz sahabenin yaptığını duyuyor ilk ona müjdeyi vadediyor ve bu sünnet oluyor hepimize
- 48:49
hep sahabeye ilham ediliyor hep demiyoruz bazıları yani baktı bir adam namaz kılıyor namazı bitirdi sonunda yata oturdu teşehüt okuyor o arada dedi ki çok zor bir şey değil çoğunu biliyorsunuz birkaç kelime ezberlemeniz gerekiyor bunu okudu sallallahu aleyhi ve sellem bunu duydu sesinden o onun üç kere tekrar ederdi efendimizin çok mutlaka bu adam affoldu
- 49:28
kesinlikle bunun ne günahı varsa muhafaza oldu diye bu gibi hadislerde sorardılar ki ya Resulallah buna özel mi buyurdu buna özel olmaz bütün insanlara umumidir yani birçok hadiste bunu görüyoruz onun için bu dua ilk yazdım ben kitaplarımda yani dergide yazdım kitaplarımda da yok 95. sayfada metni tercemesi 96 son sayfa, derginin neresinde değil, son sayfayı aç.
- 49:55
Siz kolaycısınız, hemen sonunu açıyorsunuz. 96'da duanın okunuşu da 96'nın başında yani, hadisin metnindeki okunmuyor tabii. Allahumme diye başlıyor, sayfanın ilk başı Arapça. Allahumme in yes elûke diye başlıyor. Yüzde yüz af olmak için. Yani hadi bu gece ezberleyen cuma gecesi yapın. Ben yapayım bu gece inşallah.
- 50:17
Çok affolma ihtiyacımız var. Battık bela günahlara dalmışız. Allah muhafaza. Onun için dergiyi bu şekilde inşallah dualarıyla amel ederek çok kar edersiniz inşallah. Şimdi bu dergi kaç kitaba bedeldir diyorum. Bu dergiye destek verin diyorum. Abone olun diyorum. İnsanlar, bir alem bir şeydir. Allah'tan korkmaz, Amerika'dan korkar.
- 50:42
Yok efendim beni üye sayarlar, yok içerime atarlar. Bir şeyler, bir şeyler. Deli deli konuşmalar. Hiçbir Müslüman'ın konuşacağı şeyler değil. Zerre kadar imanı olan ancak Allah'tan korkar. Biz asla örgüt değiliz. Biz cami cemaatiyiz. Dolayısıyla bizimle irtibat olan, bizi dinleyenler bunu senelerdir bilmektedirler.
- 51:03
Bu dergimiz ayetlerden, hadislerden müteşekkil ilmi bir dergidir. Siyasi hiçbir faaliyeti yoktur. Onun için bundan ilim için istifade etmek isteyenler abone olurlar, okurlar, okuturlar, yayarlar, yaydırırlar. İnşallah ben size Allah için bunu rica ediyorum. Yaz sezonu bu darbe ortalığı karıştırdı, memleket karman çorman oldu.
- 51:26
Bir güvensizlik ortamı doğdu. Allah rızası için bu kadar ayetlerin, hadislerin devamı için, bu derginin ayakta durması için, hizmetin daha ziyade ulaşması için abonelikleri tazeleyin, yenileyin, aboneliklerinizi artırın. Her zaman demiyorum bunu bak senelerdir. Allah için söylüyorum. Allah için dediğin zaman Allah için icabet gerekir.
- 51:48
Ona göre efendim bu hizmete bir çorbanız, bir tuzunuz olsun. Bakın efendim Sözcü Gazetesi benimle uğraşıyor. Öbürü o Yılmaz neydi o herifin adı? Öz Dil Bilmemsi benim aleme konuşuyor. Öbürü Çölleşan'ı benim aleme konuşuyor. Öbürü Halk Timi benim aleme konuşuyor. PKK benim aleme çıkıyor. Öbürü Meclis'te benim resmimi gösteriyor.
- 52:07
Bütün yani İslam dışı, Eylül Sünnet dışı mihraklar hepsi harekete geçmiş bizi efendim bu kargaşada bizim de faaliyetlerimize bir zarar zeval getirme kastıyla. Çok büyük plan var. Bunların hepsi benimle uğraştığını görüyorsunuz. Efendim veya duyuyorsunuz. E siz de Allah için madem bu kadar küffar dış güçlerin uşakları FETÖ devamlı uğraşıyor.
- 52:32
Devamlı bir haber çıkarıyor. Devamlı bir mevzu çıkartıyor arkadan. Bütün solcular onun elinde. Bak sen Solcu bir gazetenin bugün 35-40 bin tıraşlıymış neymiş manşetindeyimine. Yani bu kadar düşmanı görüyorsunuz. Siz de Allah için bir dostluk yapın. Allah için. Allah'ın dinine davete çıktık. Bu işte yardımcı olursanız size faydası olur.
- 52:54
Şimdi benim 30-100 Kur'an-ı Kerim Katm-i Şerif'in tümü bu şekilde basıldı. Benim sesimden Euzubesmele Fatiha'dan başlıyor. Müneccineti ve Nas'a kadar. Hepsi benim kıraatimle, tilaatimle. Bu da size hediye edilecek. Yani Lale Gülneşriyat'ın hediyeleri arasında. İnşaAllah dergiye abone olanlara bu hatim seti, yani hepsi bir arada 30-100 bir sette efendim size hediye edilecektir.
- 53:22
Bundan da istifade edersiniz. Ölürüz, kalırız. arkamızdan da dinledikçe rahmet okursunuz inşâAllah. Dua edersiniz inşâAllah. Allah Teâlâ dualarınızı şimdiden kabul eylesin. Amin. Allah Teala Amin. Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin Nebiyyil Ümmiy Amin Allahümme ve barik Muhammedin Nebi'yi'l-Ummi el-Habibi'l-Ali'l-Qadri el-Azim'il-Cahi
- 54:20
ve ala Ali'yi ve Sahibi Sübhane Rabbika Rabbil İzzeti amma es-Safi'ne ve Es-Selamun ala'l-Murseli velhamdülike ya Rabbel Alemin illa şerefin Nebi Sallallahu Teala Amin


