3:03:05 / 3:10:03

  1. 00:00

    Elhamdülillahi Rabbil Alemin Esselatu Vesselamu Aleyhi Seyyidil Murselin Muhammedin ve aleyhi ve sahibihi ecma'in Euzubillahimineşşeytanirracim Euzubillahimineşşeytanirracim ve barik lena fî velhamdülillâhi rabbil alemin ve estağfirullâhi l-hayyi'l-gayyûm. Hassantukum fî l-hayyi'l-gayyûm illâ zihlâ mûtu ebedâ

  2. 00:48

    ve def'atü a'nkumu sû eblâ havle velâ kuvvete illâ billâhi l-âliyyi l-azîm. Eyyuhel velet, dersine devam edeceğiz inşâAllah. Haftaya Allah nasip ederse Ahmet Essevi Derneği'nde olacağız inşâAllah ve Rahmân. Saat 8'den sonra yani 8'de sohbet başlayabilir. Yatsı ezanı geri geliyor. İnsanlar da 8 istiyorlardı.

  3. 01:16

    Kimi de yetişemiyoruz diyor işte ortayı bulmuyoruz. 8'den sonra sohbet başlar inşâAllah. Rabbim manileri izale eylesin, yardımcıları ziyade eylesin. Sohbetin başında, dersin başında bazı şeyler duyuruyorum. Aralarına girmemek için sonunda da bazı dualar, faziletli amelleri söyleyeceğim. Sonunda da onları söylerim de.

  4. 01:40

    İlanları önden yapalım. Önümüzdeki cumartesi günü saat 22.15'te yani akşam 13.15. Yani yarın değil öbür gece inşâAllah. İnşâAllah TV24 diye bir kanal var, Dijitürk'te de var yani. Orada Koray Şerbetçi kardeşimiz muhterem maşâAllah yani kıpta edilecek güzel itikadı var. Allah nazardan muhafaza etsin.

  5. 02:17

    Ehl-i sünneti hassasiyeti var. Bizi istemişti fakat biz Hindistan'a gidiyorduk. O hafta dedik biz yokuz. İşte bu haftayı attık 2-3 hafta evvel biz yine konuşmuştuk. İhtiyaç oluyor, soru cevap oluyor, bilmiyorum ne konuşmak istiyor dedi. Ben dedim bir şey konuşmak istemiyorum yani insanlar ne soruyor?

  6. 02:40

    Onların cevabını verelim. Siz biraz millete sorun dedim. Bakarsınız her soruya cevap vakit yetmez ama, çünkü onlar da 2 saat falan sınırlı yapıyorlar programı. Benim için dedim sabaha kadar devam edebilir ama işte program akışını ben yönetmiyorum ya. Onun için bütün sorulara cevap da veremiyoruz, o da ayıp oluyor ama

  7. 03:01

    sen dedim yani insanlara sor, bu soruların içinden en fazla merak edilenleri seç, onları bize yönelt, biz de ona göre cevap verelim. Yani şimdi şunu konuşalım bunu edelim diye de ben de sipariş vermeyi de sevmedim hiç hayatta. Hazırlıklı şekilde gitmek de hiç aklıma da gelmez. Bir de Mevla işte ne murad ederse, milletin ne ihtiyacı varsa, ne konuşturuluyorsa o konuşuyoruz onu.

  8. 03:30

    Usulümüz böyledir. İnşallah dinleyelim, dinletelim. Şimdi cumartesi pazara bağladığı için pazarda efendim işiniz yok ya, o da kolaylık oluyor. Bazı kere diğer kanallarda gidiyoruz, hafta içi oluyor, o zor oluyor, ikilere, üçlere kadar. Benim için değil de insanların yani ertesi gün işi var. Bu da size kolaylık olur, dinleyin, dinletin.

  9. 03:54

    İnsanları haberdar edin. Bugünün cihadı budur. İyiliği emretmektir, kötülükten nehyetmektir. Bir insanın itikadını düzeltmektir. Bir ehl-i sünnet dışı inanca sahipse, Allah muhafaza işte onu oradan kurtarmak, efendim hidayete erdirmek, hiç olmazsa imanını kurtarması bakımından. Yani namaz kılmıyor, belki namaza başlar, içki müptelalığı var, zina müptelalığı var.

  10. 04:21

    Biz tabii anlamıyoruz, biz hani vazifemizi yapmak durumunda kalıyoruz, hocalar olarak, bütün hocaefendi kardeşlerimiz böyledir. Ondan sonra yani yağmur gibi, bulut gibi. Bulut geliyor, işte Mevla'nın emriyle yağdırıyor. E, bulutun haberi olmaz. Nereye yağdı, ne bitti yani mesela? Kurak yere mi çattı?

  11. 04:43

    Efendim, sulak yere mi çattı? Efendim, mümbit araziye mi çattı? Efendim, hiçbir şey bitirmeyen çöle mi çattı? Bu bulutun işi değildir. E, yağmurun da bundan haberi yoktur. Sevk eden Allah-u Teala, meleklerle sevk ediyor. E, bizde konuşturan Allah-u Teala, hocalarla kardeşlerimiz... kardeşlerimiz de öyledir.

  12. 05:02

    Kimse kendi kafasına bir şey konuşamaz. Yetkimiz yok. Âyet, hadisler, kitaptan gördüğümüz nakiller üzere biz konuşabiliriz. Bir şey, efendim, ihtiyaç etmek, uydurma haddimiz ve hakkımız yoktur. Bu bakımdan yağmurun, bulutun haberi olmasa da bazı kere o yağmur mümbit araziye denk geliyor. Sonra oradan çok mahsuller bitiyor.

  13. 05:26

    Yani insanlar çok faydalanıyor, istifade ediyor. Bazısı da su içine çekerse yani, o mahsul veriyor. Bazı arazi içine çekmiyor, üstünde kalıyor. Bunda da fayda vardır. Çünkü üstünde kalırsa da bu sefer hayvanlar falan geliyorlar, toplu kaldığı için su, susuzluklarını gideriyorlar. Yine fayda vardır. Yine fayda vardır.

  14. 05:49

    Tabi bazı arazi tuzlu çorak olur, o hem içine çeker hem bir şey bitirmez. Ne dışında fayda bıraktı, ne içinde fayda çıkarttı. Bu da ayrı bir şeydir. Yani insanlar, arazilere benzetilmiştir Bukhari hadis-i şerifinde. Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam çok okurdu onu. diye başlar. Uzun bir hadistir. Pazar sohbetlerinde uzun uzun anlatırdı bunu.

  15. 06:15

    Şimdi biz tabi bunun nereye tesadüf edeceği, kime çatacağı, denk geleceği, kimden ne fayda gelip gelmeyeceği bize alakadar etmiyor. Biz aynı sohbeti yaparız. Buradan kimisi hidayet alır, kimisi dalalet alır, kimisi felaket alır. Konuşan ne alır? O da ayrı bir şey. Hava mı alır, azap mı alır, hidayet mi bulur?

  16. 06:37

    O da kendi insan konuştuğundan etkilenmeyecek. Kendi konuştuğundan da insan çok etkilenmesi gerekir yani. Dolayısıyla bu hidayeti yaratacak Allah-u Teala'dır. Vazifemizi yapmamız icap eder. Çok büyük cehalet var, çok büyük rezalet var. Din adamı diye çıkanlar zaten milleti dinden çıkartmışlar. İlahiyatçılar başta olmak üzere birçoğunu kastediyor.

  17. 07:00

    Azı müstesnadır, çok az kalmış müstesna. Diyanette bile yanlış olmuş görüşler, fetvalar her gün ortalıkta. Onun için Efendi Hazretlerimizin usulü üzere okuyup okutanlardan çok fayda gördü bu millet. Daha da görecektir inşallah. Yeter ki Efendi'nin yolunu muhafaza edelim. Efendi'nin yolu demek, eli sünnet, Ali Adem Efendi babamız Osmanlı ecdadımızı temsil eden bir yoldur.

  18. 07:25

    Hem tasavvuf neşvesi var, hem fıkıh var, hem ilim var, hem itikad var. Yani bütün kanatlar bir arada, başka yerler kalmadı böyle. Yani kimi tasavvufu muhafaza ediyor, ilmi yok. E kimi de sohbet bir şeyler yapıyor ama fıkıh yok. E bu tehlike mi arz ediyor? Çünkü ilmi kelam, itikadi konular şu an tehlikeye girmiş.

  19. 07:49

    Adamın itikadı bozukken tarikat dersi yapıyor. Yani birçok tarikat var böyle Türkiye'de. Belki bizden de vardır tarikat dersi yapıp da itikadında batıl şeyler olan olabilir insanlar. Yani bunda teminatı elimizde yok ki bir garanti. Bu kadar insan geliyor zikir öğreniyor gidiyor falan. Adama tabi evvela, yani bilmiyorum eksikler var bu işlere tabi.

  20. 08:14

    Yani medrese ehli olmayanlar için e bir sahih itikad metni bir şey kısa bir şey de olsa bu verilmeli. Sonra kaza namazlar sorulmalı. İşte esas tarikat şey bu öyledir. Borçlar, kul hakları, helallaşmeler vs. Yani ama şimdi tarikatın da seyri sülük boyutundan ziyade hani belki adam imanı kurtarır diye ona da bir zikir öğretiliyor.

  21. 08:37

    Çünkü iman tehlikeye girdi. İman tehlikeye girdi illa bu işin içinden 100 binlerce intisablı olan belki birkaç tane seyri sülük tamamlayan çıkabilir. Birkaç tane diyorum bak birkaç tane tane. Ama 100 binler intisap var Fransızlar ne burada. 60-70 senedir şeyhliği döneminde belki 100 binler intisap etmiştir.

  22. 08:58

    Ama kaç kişi seyri sülük bitirebilir yani bu zor bir iştir. Ama o bahaneyle işte Fransızların milletin itikadını kurtardı işte namazını muhafaza ettirdi. Kadının çarşafını muhafaza ettirdi, tesettürünü. Hep mübarek şerata zahire göre çalıştı. Çünkü neden? Zahir berbat. Yani laiklik adı altındaki bir zırva.

  23. 09:17

    E tabi sarmış ortalığı. Herkes efendim helal haram dümdüz gittiği bir ortamda Allah demenin yasak olduğu ezanlar Türkçe'ye çevrildiği ortamlarda tabi biz onları yaşamadık ama Fransızların yaşadığı ortamlar. E şimdi o dönemlerde ne yapılabilir işte en ala derecede yaptı vazifesi. Tavizsiz. E şimdi biraz serbestlik oldu.

  24. 09:41

    Bu serbestlikte biraz tabi rahatlık battı tabi. E burada da insanlar efendim bu işi maddi menfaatlere çevirmeye başladı. İstismarlar başladı. Efendimizin adını kullanmaları vs. işte efendim. E bunlar da tehlike çıkarttı.

  25. 09:58

    Şimdi biz burada... Biz burada evvela temel mesele ve üst kimlik dediğim er-i sünnet meselesidir. Bu millete evvela itikadını vereceğiz. Çünkü Efendi Hazretleri derdiği gibi iman-ı İslâm ilmali yazmıştır Efendi Hazretleri. İlmal değil de iman-ı İslâm risalesi yazmıştır. Tabi ilmaller büyük kitap olur.

  26. 10:19

    Efendimiz Hazretleri yazdığı üç dört sayfedir. Bu iman-ı İslâm risale olarak bunda çok kısa ve öz bilgiler yazmıştır. Allah Teala'nın sıfatları, meleklerin sıfatları gibi milletin gavur olmasından kurtulmak için. Ben kaç kere şahit oldum. Derdi ki insanlara şu iman-ı İslâm risalesinin de yazdıklarımı öğretelim, talim edelim.

  27. 10:47

    Onların buna inanmalarını temin edelim. Ondan sonra namaz abdest şeylerine girelim derdi. Çünkü buna böyle inanmayan namaz abdesti fayda etmeyecek. Tarikat dersi, çarşaf falan hiç fayda etmez çünkü. Namaz abdest bile fayda etmez çünkü. İman-ı İslâm risalesindeki genel bilgi mesela. Daha bütün ilahiyatlar, şunlar bunlar.

  28. 11:09

    Ve bilkaderi de takılmış. Amentü'nün kaderini inkar ettiği bir noktadayız yani. Bunlar milyonlarca sene ömreye gidiyor yani. Hacca gidiyor her sene Türkiye'den. Bunların okumamışları daha doğru yoldadır. Okumuşları daha tehlikeli yoldadır. Okumuşları, mürekkep yollamışları ilahiyat, imam hattı işleri.

  29. 11:29

    Bunların çoğu ve bilkaderi de takınıktır yani. Yani Efendimiz Hazretleri'nin dediğine geliyor işte yine. Şu iman-ı İslâm risalesindekileri bari bu millete inandıralım derdi. Ondan sonra böyle de anlatalım derdi. Yani eğer ki sen buna göre inanırsanız namaz kılamazsanız, kılamadıysanız da kılamıyorsanız da tembellikten yani, inkardan değil haşa.

  30. 11:52

    Tembellikten falan kılamasanız da işte cimrilikten ceket veremedin veyahut işte neyse. Veyahut bir harama helala inandın, Kur'an'a da işte içki içtin, kumar oynadın falan filan. Yani harama haram, helala helal bildikçe kafir olmazsın. Bari imanını kurtarırsın. İmanını kurtarırsan efendim müvakkat azaptan yani bir süreliğine suçun kadar, günahın kadar girip yanmaktan

  31. 12:16

    kurtaramayabilirsin. O da şahıs olarak, müşahhas kimse hakkında denemez de. Genelde böyledir kaide, müvakkat azaptan kurtaramayabilirsin. Takvariat etmediğin için. Ama müebbet azaptan kurtarırsın. Çünkü İman-ı İslam Risalesi derdi hiç olmazsa, şuna inansan derdi, ebedi azaptan kurtarırsın. Yani şunu demek isterdi, adam içkiyi birden bırakamaz,

  32. 12:39

    kumara alışmış, bazı adam zinayet düşkün. Bu insanların alışkanlıkları çok fena bir şeydir yani bunu mümkünatı yok, bazı kere koparamazsın bu işte. E şimdi benim hiç öyle bir kötü ihtiyadım yok. Deme. Bizim, bizde de çok bolca gıybet hasleti mevcuttur. Dedikodu en çok bizde olur. Çünkü birbirini tanıyan Müslümanlar, birbirini tanımayanlar da dedikodu olmaz,

  33. 13:04

    adam adama bir şey dese bana ne ondan der. Bizde tabii herkes şu şunu yapmış, bu bunu almış, şu evlenmiş, şu boşamış. Dedikodu da çok oluyor. Yani herkesin bir kötü alışkanlığı var. Burada sadece tarikatçıların yok, tasavvuf ehlinin yok diye bir şey yok yani. Kebair de tasnife tabidir, ayrı dava. Şaşırıyorsun kalıyorsun.

  34. 13:27

    Adam sakallı, sarıklı, hoca, tarikat dersi değiştiriyor, vekil. Vekil yani adam ama adam yalan konuşuyor. Hiç olmamış bir şey var diye söylüyor. Ya bunu da atlatıyoruz, yemin diye diyor. Vallahi billahi, taş olacağım ya. Ben korktuğum yerde dondum kaldım. Çok günahım var ama yalanım yoktur mesela. Hele yalan yere yeminim bir tane yoktur.

  35. 13:54

    Yemin-i gamusum yani. Çocukluktan beri hafızam yerimde. Yemin-i gamus bir tane yoktur. Çünkü çok büyük bir şey Allah'ın adını palavraya alet edip şimdi burada seni beni inandırayım diye. Neyse ne yani. Doğruyu konuşacağız yani. Yemin etmenin de bir gereği yok ama demek istiyorum yani tasavvuf ehlinde günah yok, öbürleri hiç hatalı, böyle bir şey de yok.

  36. 14:17

    Onun için hiç olmazsa yaptığını helala helal bil. Harama haram bilerek bari imanı kurtaralım. Onun için Efendi Hazretleri tarikata girenlerin de esas derdi imanı kurtarma meselesi yani. Çünkü iman-ı İslam rüşvesi dediği o. Helala inanmak, harama inanmak. Onları yazmıştı. İşte bunları. Bunları millete anlatalım, işte kapı kapı dolaşalım.

  37. 14:38

    Emrim-ül marufçulara da burada şimdi söylemiş olayım yani. Çünkü Efendimiz'in düsturu buydu. Bundan evvel, buna girmeden evvelki diğer şeyler fuzuliyattan olur. Yani adam hemen sakalsız diye hemen buna sakallık teklif etmek. Altın yüzüğü var, hemen altın yüzüğünü çıkartmaya uğraşmak falan, imanı olmayan biri için abesle iştigal olur.

  38. 15:08

    Çünkü senin o adamla belki de bir kere daha görüşemeyeceksin. Bir mecliste veya bir toplumda veya bir çay içerken veya bir benzincide mola verdiğin yerde. Çünkü hem de harçlılar biliyorum, ben de çocukluğumda hep gezdim onlarla. Öyle her nerede adam bulurlar, onunla görüşürler. Bu Efendimiz'in usulüdür.

  39. 15:27

    Ama o arada el ehem fel ehem yani, en mühimi konuşmak. En mühimden başlamak meselesi vardır. Onun için şu iman-ı İslam rüsalesini insanlar ezbere bilip, belki hani her yerde kağıt olmaz, bir şeyler anlatması lazım. En azından adama bunlara inandın değil mi kardeşim? Şeklinde bir yaklaşım tarzıyla. Belki adam bir dakika sonra ölecek yani.

  40. 15:52

    Bir dakika sonra eceli gelmiş olabilir o insanın. Ve bir daha seninle de hiçbir ortamda görüşmeyebilir o insan. Belki bir kere sen ona, onunla tanıştın ve görüştün. Sana Allah bu imkanı verdi, bu adama emri bil maruf yapabilmen için. Sen bunu nereye harcıyorsun? E sen bunu zayit işlere harcamaman lazım.

  41. 16:10

    Sakal önemli. Kitabını yazdım. Ama imansız için önemi yok. Veyahut namazsız için önemi yok. Yani farz namaz dururken. Şimdi imanını anladınsa farz namaz üzerinden bir geçiş. İslam şartları diyor İmam-ı Rabbani. İman, amel-i salih, amel-i salih. Beş esas diyor. Ondan sonra vaktin kalırsa tabii diğer bütün teferruata girilebilir.

  42. 16:36

    Ama şimdi hep aynı şeyleri konuşursak, bizim gibi haftada beş kere konuşan kardeşlerimiz için söylüyorum. Biz şimdi onun için ahiretten bahsediyoruz, ölüm meleğinden bahsediyoruz, huriden bahsediyoruz, gülmandan bahsediyoruz. Çünkü Kur'an bahsediyor. E siz de bize diyemezsiniz ki. Ya kardeşim sen de en mühimlerini anlat o zaman.

  43. 16:56

    Yani hep bunları anlatıyorsun. Ya şimdi hep efendim itikadi konuları anlattığın zaman millet sıkılıyor. Dinlemiyor. Reytik derdinde değiliz ama dinlemiyor. Biz de adamı orada cezbetmek için, dinletmek için bir müşekkel, ortaya bir karışık yapıyoruz. Bunun içinde iman geçiyor, sünnet de geçiyor, kıssa da geçiyor, hisse de geçiyor, her şey geçiyor.

  44. 17:20

    Usulümüz böyle. Ama sen bir insanı bir yerde bulduğun anda, kısa bir zaman içinde evvela iman şartları üzerinde bir şey ona anlatabilirsin. Ne âlâ. Onun için yani şimdi televizyonlarda da çıkıldığında en mühim meseleler keşke sorulsa ve evvela onlardan başlansa. Ama tabii onların da reytik kaygısı olabiliyor.

  45. 17:45

    İşte Twitter'da işte TT olduk, 2'ye çıktık, 5'e çıktık, 9'dan geliyoruz. Böyle devamlı reklam aralarında bunlar konuşuyorlar. Ve bizi de bu da rahatsız ediyor tabii. Çünkü bizim işimiz bu değil. Ben orada para almadığım için reytik yüksek olsa da bir kârım yok, düşük olsa zararım yok.

  46. 18:01

    Benim derdim hakikaten bir şey anlatabilmek ama bizi tabii mecburen konuşmacılar yönlendiriyor. Yani spiker yönlendiriyor, soru soruyor. Bundan dolayı ama arada çok ilim çıkıyor, hayır çıkıyor. İnsanların belki hiç sohbetlerde duymadığı bir konu da orada deşiliyor. Böyle de oldu, çok oldu. Teke tekleri görmüyor musunuz?

  47. 18:22

    Hâlâ meyvesini yiyoruz. Para bakımından değil, tehlifi bende değil, tehlifi Habertürk yiyor. 10 milyon, 20 milyon olmuş tıklanmaları. Yani onlardan ben bir kuruş almıyorum. Tehlifim de yok. Ama meyve yediği yiyoruz dediğimde adam şimdi geliyor bana 6-7 sene evvelden. Ben oradan tanıdım, ben oradan anladım, ben oradan kurtuldum, ben oradan inandım.

  48. 18:47

    Ben oradan hakikaten gördüm. Yani şu an hâlâ, şu an yani iki gün evvel yine oldu. Yeni yeni insanlar görüyorum. Onu söylüyor. Bu arada biz 7 bin tane daha konuşma yapmışızdır ama yani işte o televizyonların böyle bir faydalar olacak çık buyurmasıyla olan bir süreç. Dolayısıyla biz bu programlarda insanları teşvik etmemiz,

  49. 19:10

    bize dinleyelim dememiz, haber vermemiz, mesaj atmamız cihattır. İyiliği emretmektir. Nice insanlar böyle IŞİD'den kurtuldu, FKK'dan döndü, gavurluktan döndü, nice insanlar. E namaza başlayan haddi hesabı yok. Bu Allah'ın iddiasıdır. Ne dedik biz? Doğruyu konuşuruz, yağmur bir saniye. Yağdırırız Allah'ın haddilerine, Rasulü'nün haddilerine.

  50. 19:33

    Nereye düşer o belli değil. Ama seçim yapamayız biz. Doğru bildiğimizi konuşacağız. Her doğruyu her yerde konuşulmaz diye bir tabir de vardır. Onu evvelce çok beceremiyorum, beceremedim. Şimdi hala beceriyor diyemem kendime ama biraz daha dikkat ediyoruz. Yani her doğruyu her yerde demem. Çünkü havsalesi almayacak şeyler var bu insanların.

  51. 19:57

    Bu sefer oraya bir takılıyor. Bir takılıyor, âmen tüy mâmen tüy koparıyor, bir duruyor. Yani adam bir geçmişi nesiliyor yani. Cahil insanlar var, kültürsüz insanlar var. Yani lafın tamamı ahmağa söylenir, aptala söylenir demişler ama

  52. 20:11

    şimdi lafın tamamını da söylesen anlamayacak kadar seviyesizler var. Bir de onu malzeme yapıyor Twitter'larda, şurada, burada. Yani hocaların işi çok zor. Konuşmaları seçici olacak, dikkatli olacak. İşte laf gelmeyecek, gitmeyecek falan filan. Onun için biz ilimle sizi meşgul edelim, istiyoruz. Bu itibarla Cumartesi günü saat 22.15 yani gece 13.15 gece

  53. 20:37

    hep birlikte inşallah insanları da teşvik ederek belki birilerinin daha hidayete gelmesine vesile oluruz diye bunu duyuruyoruz. Ama işte efendim birkaç sohbetlerdir. Gayri ihtiyari de demeyelim. Çünkü o zaman hocanın aklı başında değil veya şekeri çıktı da şekeri çıkınca dengesi bozuluyor şeklinde bir yanlış anlayış olur.

  54. 21:02

    Benim şekerim 400'e 500'e çıkar. 50'ye de indiğini gördüm, görüyorum da hala. Bu kadar büyük zikzak içerisinde hafızam elhamdülillah, maşallah la kuvvete illa billah hafızamda hiçbir kayıp olmamıştır. 30 küsur senedir hiçbir kere baygınlık geçirmedim. Maşallah la kuvvete illa billah, hayatımda bir saniye baygınlığım yoktur.

  55. 21:23

    Ameliyatlardakiler uyutulma ayrı. Hafıza kaybım hiç olmamıştır bugüne kadar. Ha şey unutkanlık falan onu demiyorum. Yani geriye dönük hafızam silinmediği, böyle sıfırlamadı. Çünkü şekerde bunlar olabiliyor, düşüklükte bilhassa koma hali oluyor. Ama çok tehlikeli beyin için tabii, yükseklikten daha tehlikeli.

  56. 21:43

    Yani hani şekeri çıktı, işte ondan böyle konuştu şeklindeki şeylere karşıyım. Ben hiçbir zaman şekerim çıktığından dolayı bir şeyi abartmadım. Yani ne diyorum, bilinçli yapıyorum. Bütün konuşmalarım bilinçlidir, şuurum dahilindedir. Kendime göre hikmetler mülaza ederim. Kendime göre, ben efendim herkese göre hareket edemem.

  57. 22:10

    Ama herkesin kendine göre bir tecrübesi, bir şeysi var. Ben kendime göre hikmetler düşünürüm, bunu beyan ederim. Şimdi fark nereden oldu? Fark şuradan oldu. Yani şimdi eskiden camide konuşuyorduk, bin kişi, iki bin kişi, şudur budur. Gerçi onun televizyondan daha fazla tesiri oluyordu. Ayrı dava. Yani Yenibosna, Aksa'da bir sohbet yapıyorduk, olsun.

  58. 22:35

    2003 milyon menfaatinin kadınları görmüyorum sayısını ama alt kattaydılar. 2000'ye geçmez şimdi, abartıp da 10 bin, 20 bin diye uydurmayalım. Ama 2000 oluyordu. E şimdi orada bir sohbet yapıyorduk. Akşama da Ünalan'a giderdim aynı gün, pazarları da. Ünalan'da da aynı konu, ya geçerdi ya geçmezdi, bazen geçerdi.

  59. 23:00

    Ama şimdi o zaman öyle bir gücümüz var, yani konuşmamızın öyle bir gücü var. Diyelim ki Taş Caddesi'nin 3 bin, 4 bin kişiye ulaşabiliriz biz. 3 bin diyelim ortalama. Çünkü Ünalan şey değil, 600-700 kişilik bir yerdi. O zamana göre büyük cemaat ama öyle bir şey oluyordu, bir ülkerle ilgili bir mevzu oldu bir sefer.

  60. 23:21

    Yani işte içten çıkartmış adamları. Neyse o adamlar da mübarek Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in müdafaa'ya gitmişlerdi. İbrahim Aleyhisselam'ın namusuna, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in namusuna hakaret ettiği bir dergi. O dergiye gittiler. Mümayiş yaptılar yani, taş, maç, sopa yok.

  61. 23:37

    Yani kapıda gösteri yaptılar, siz nasıl İbrahim Aleyhisselam'ın münasare vaadini şöyle yazdınız falan filan. Mehmet Uslu Cami'nden kalktılar, bir iki otobüs. Bir şey yok. Ama onların içten çıkarılmasına ben çok üzüldüm. Adamlar da araba almışlar falan neyse. Hani onlara güvenerek, bayilik yapıyorlar, satıyorlar püskültü falan.

  62. 23:57

    Ben bunu orada dedim yani bu yakışmadı. Bu adamların bir suçu yok ki emniyette mahkemelik bir durum olmadı. Bir suç olmadı, birini dövmediler, birini sövmediler. Peygamberlerimizin ırzına, namusuna muhafaza için birkaç Müslüman'ın bir gösteri yaptı. Bundan dolayı içten çıkarılmasına, bu benim tabi ağrıma gitti.

  63. 24:18

    Ben de orada onu dillendirdim. Yani ben bu işleri yeni yapmıyorum. O zaman bunu yaptım ama şimdi televizyondan bangır bangır bağırıyorum etki yok. Vuruyorsun duyan yok, vuruyorsun duyan yok. O zaman ne duyarlı bir cemaat ne varmış, ne olmuş. Mesaj yok ya, cep telefonu yok ya. Bu nasıl yayıldı?

  64. 24:40

    Bir de baktım koca Sabri Ülker, rahmetli, titriye titriye parvizyon olmuştu son zamanlarda. Abdülmeddin Hoca almış gelmiş, ben de tanımıyorum. İsmail Ağa geldi. İstefansene çıkmışlar falan, beni çağırttırdılar. Dedi İstefansene böyle böyle bunu tanıyor musun? böyle böyle bunu tanıyor musun falan, şimdi tanıdım dedim.

  65. 24:59

    Dedi böyle bir şeyler demişsin, bunu niye demişsin falan. Dedim efendim, durum böyle böyle böyle, efendim tabi böyle şey duyunca sessiz kaldı. Yani dedim, mübarek dedim Sabri Bey, siz dedim katır katır trilyonersiniz yahu, ben bir şey konuştum diye iki bin kişi duydu, psikiyot almasa ne olur, ülken batmaz ki dedim.

  66. 25:21

    Yok dedi, biz sosyal bir varlığız dedi, çok iyi geçinmemiz lazım halkla dedi. O zaman dedim, bu adamların işlerini iade edin, çok iyi geçin. Ben iki müslüman niye işten çıkıyorum falan. Bu yirmi seneden belki de fazlası da var. Zaten 27 Şubat'ta bazıları bırakalı, oralarda 18 seneyi geçti.

  67. 25:40

    Şimdi demek istediğim, tesir ayrı bir şey. O zaman bir televizyon şubu yoktu ama camide bir şey konuşuyorduk, Amerika'dan geri geliyordu yani, bir tesir vardı. Şimdi televizyon, melevizyon, milyonlar oluşuyor, site iki buçuk, üç milyon, Facebook, Mesbuk, hikaye. Vurdum duymadık abilinden, kimse de amel bir etki göremiyor.

  68. 26:03

    Kimse de demiyor, çoğunu da göremiyorum. E çünkü bu etki olsaydı, bugün Eli Sünnetin aleyhine bu kadar yazanlar, çizenler, fetva verenler, yetkili yetkisiz, etkili etkisiz hizaya gelirlerdi. Biz bunlara bu kadar etki yapıyoruz, kimse hizaya gelmiyor. Çünkü neden? Bizim cemaat de iyiliği emretme şuuru kalmamış.

  69. 26:27

    Bu cihadın şuuru kalmamış. Birbirine duyurma şeyi kalmamış. Keyfine gelirse, işte açıyor, bir video izliyor falan filan. İslamiyet bu değil. Derdimiz dinimizse, burada bu kadar itikadi meselelerle sorunlarımız vardır. Şimdi biz bunları nasıl konuşmadan duracağız? İşte onun için en mühimler konuşulsun, tamam, ben de bu karardayım, kanaatteyim.

  70. 26:49

    Ama hep aynı şeyler tekrar edince de devam eden bir cemaat var. geliyor bu adam. Şimdi bu adam da yeni bir şeyler istiyor. O zaman da ortayı bulmak icap ediyor. Bu adam diyor ki, hocam ben ev-sünnet itikadını yırtmışım. İman, İslâm, İlmânîn, bizim yazdığımız Bizim yazdığımız 100-200-300-400 sayfa. 100, 200, 200, 300, 400 sayfa.

  71. 27:06

    Belki adam soru-cevap yapsak hepsinden geçer. E ben de diyor, şimdi aynı şeyleri dinlemek için dediğim, E ben de diyorum şimdi aynı şeyleri dinlemek için dediğim, sen de biraz yeni bir şeyler anlat. E biz bunları gözetmek durumundayız. Ama bizim itikadla ilgili anlattıklarımızı sen öne çıkarabiliyorsun.

  72. 27:21

    Şahsi. Bir adama özellikle onları atabilirsin mesela. E ben hep aynı şeyi konuşmak zorunda kalmam. Ama sen, adama lazım olan videoları, soru cevapları da ilgilisine, meraklısına veya sen iddia etmek istediğin adamı sen vaaz edemiyorsun. Bir aracılık yapacaksın çünkü. E bunlar da sizin işiniz. Her dakikada aynı şeyi ben konuşamam.

  73. 27:45

    Hiçbir hoca beni konuşmaz yani. Ama mutlaka yine de kim derse desin ki çok tekrar oluyor. Yine de biz ehl-i sünnet itikadı konusunu tekrarından usanmamalıyız, sakınmamalıyız. Genel manada. Ama bu arada işte bizim cemaat için meseleler oldu. Birkaç sohbetler böyle geçti. Sohbetin tümü geçmedi. Sohbette yine dünya kadar ilim anlatıldı.

  74. 28:09

    Fakat bunlar kamuoyunu belki ilgilendirmiyordu. İlgilendirmiyordu. Genel halkı ilgilendirmiyordu diyeyim. E genel halkı ilgilendirmiyordu ama bizim cemaat yani bizi tanıyan, bilen İsmail Ağa hocalarından efendim yol bulan, yön gören insanların da sayıları milyonlara ulaşmıştır. Ben şahsen kendimi kastetmiyorum da büyük bir camiadır bu.

  75. 28:34

    Çok büyük bir camiadır yani. E şimdi bu sefer bu insanlara da tek mesajdan ulaşacak imkanımız da yok. Fitne fesatla devam etti. Ve şimdi de insanlar bizi niye daha evvel uyarmadın? Biz işte buraya maddi destek verdik veya batılı teyit etmiş olduk mu falan filan. Sen Allah rızası için yaptığın şeylerden mesul olmaz.

  76. 28:57

    Senin niyetin iyiyse sen cami diye vermişsin, medrese olacak diye vermişsin. Bunu sen kazandın. Senin kaybetme riskin yok bir defa. Çok telefon geliyormuş şimdi hale güle. Ama burada istismar eden varsa konuyu menfaatine çeviremezsen o mesulü o ahirette de dünyada da belasını bulacak. Bu ayrı bir şey.

  77. 29:22

    Fakat uyarmak da icap ediyor. Uyarmadığın zaman da batıllar devam ediyor. Şimdi bak iki tane daha tehlike bu bizimle ilgili konularda oldu. Açıklamıyorum ama işte mesela belki bir de hafta açıklayacağız. E çünkü adam hocayım diye, şeyhim diye, seyidim diye çıkıyor. E kaç tane kadını kandırmış? Kaç tane insanı dolandırmış?

  78. 29:43

    Öbürü iki trilyon dolandırmış. E şimdi bunlarda gıybet de yok. Şahitler varsa, deliller somutsa fasık oluyor çünkü aleniği yapmış. E bunun gıybeti de yok. Bunun gıybeti de yok, gıybeti de olmayacak şimdi. Uyarmasan da olmuyor. Uyarmasan ne olacak biliyor musun? Uyarmasan Ali Kalkancı misali, Fatıma Şahin olayları gibi olaylar, kumpaslar hazırlanıyor.

  79. 30:07

    Keşke o olaylarda o zaman deşifre edilip de Erbakan Hoca'nın hükümetini devirme malzemesi yapılmasaydı değil mi? Onun için biz de hesabı kitabı yapıyoruz, kar zarar hesabını yapıyoruz, teşhirde daha fazla kar görürsek, benim şahsımla ilgili, menfaatımla, maddi şeyhimle ilgili bir şey değil ama teşhirde ümmet için, cemaat için daha fazla menfaat görürsek,

  80. 30:24

    benim şahsımla ilgili, menfaatimle, maddi şeyimle ilgili bir şey değil. daha fazla menfaat görürsek icab ediyor. İcab ediyor. Çünkü insanlar sonra telefon ediyorlar. Biz sizin yanınızda gördük veya sizi biz beraber gördük. E şimdi biz hiç tanımadığımız bir adamla ilgili bu işlere girmiyoruz. Ama evvelce bir resmimiz varsa, bir videomuz varsa,

  81. 30:49

    bir birlikteliğimiz varsa, sonra bu adamın bir yanlışı çıktıysa, yanlışı derken kendi ameli kendi ne? Onu konuşmuyorum. Müteaddi zararlar, halka zarar veriyor. Dolandırıcılık gibi. Trilyonluk para toplamalar gibi. Efendim, Allah muhafaza namussuzluklar gibi şeyler olursa bir insanda yarın bu adam senin videonu ortaya koyup veyahut da bir yerler

  82. 31:10

    al cübbelinin yanındaki adamın yaptığına bak şeklinde olaylar olma tehlikeleri anlayana kadar zaten duruyoruz. Ama ne zaman canlı bomba gibi patladı patlayacak zındıkların, kafirlerin, hükümete zarar vermek isteyenlerin malzeme yapacağı fetö'lün bilmem nelerin bunlar anlaşılıyor artık sinyaller gelince bize de oradan buradan haber geliyor.

  83. 31:34

    Mecburen konuşuyoruz. Belki de hakkınıza giriyoruz. Haklarınızı helal edin. Helal edin ama duyurmak zorunda kalıyoruz. Bu arada nefsani, şahsani, şahsi bir hırs ve itiraz kütmüyor. Allah şahit. Adamın bana zararı da yok şahsen. Ama mecbur oluyor. Telefonlar gelince uyarılıyoruz. Fakat telefonlarla inanmıyoruz.

  84. 31:56

    Çünkü neden? İnsan insanı gammazlayabilir diyoruz. Bu sefer bak arkadaşlar şimdi diyemeyelim şimdi bir hafta sonra söyleriz. Türkiye'nin muhtelif vilayetlerindeler. Şahitleri dinliyorlar. Zarar göre insanlara gittiler. Burada insanlar Allah için masraf ediyor. Mesai harcıyor, günlük gecesini harcıyor.

  85. 32:16

    Neden? Efendi Hazretlerimizin kapısı. Bu cemaat, nezih cemaatlerimiz bir zarar görmesin diye. Burada da uyarmadan olmuyor. Onun için bu konular görüyor. Bazı hocaefenlerle tartışmalar oldu, oluyor bir şeyler. Ben burada haklı olduğumu düşünüyorum. Haksız olduğumu düşündüğüm hiçbir şeye girmem. Ama geriye dönmenin bir gereği yok.

  86. 32:40

    Mevzu şudur ki bunlar da bazıları bahane ettiler. İşte olaylar çıktı bazı şeyler. Şunu ona da kısaca diyelim, ilan kabilinden bunlar. Yani Hazreti Ali Efendimizin Hazreti Muhafize R.A. Arkadaşları hakkındaki sözü meşhurdur. İhvânunâ bekar aleyna. Kardeşlerimiz bize karşı azgınlık ettiler. Taşkınlık ettiler.

  87. 33:10

    Sözü. Mâhum bi kefara ve lâ fesakka limâle ve minette evîl. İlersini başka kaynaklarda göremedim ama mektubat bana yeter kaynak olarak. O mektubat kadarını okuyorum. Kâfir de değiller. Fâsık da değiller. Niçün? Ellerinde tevilleri var. Ama karşı taraf Hazreti Muhafize gibi sahabe olunca içtihat hatası denebiliyor.

  88. 33:34

    Ama bugün her önüne gelen, yaptığı her mefsedette ben de içtihat ettim demeye kalkarsa zaten dünyada günah işleyen kalmamış demektir. Her cahilinki de içtihat olmaz. Ama hocaefendiler aramızdayı konuşuyor. Şimdi bazı hocaefendilerle oluyor ileri geri konular. ağabeylerimiz, bizden yaşlılar, Efendimiz'in sevdiği adamlar.

  89. 33:57

    Ha şimdi burada biz yine hüsn-ü zan ederek onların da niyeti iyidir, ıslah istediler. Fakat bu ıslahı beceremediler çünkü becerilecek gibi değil de. Keşke daha önce bu yazıları yazmadan. Marifet Dergisi'ni kastetmiyorum. Onlar kasıtlı yazdılar. O ayrı. Onu kastetmiyorum. Onun temizlenecek tarafı yok.

  90. 34:17

    Fakat diğer hocaefendiler ıslah niyet ettiler. Arada derede kaldılar. Şeklinde bir iyi niyet mülaza ediyorum. Etmeliyiz yani, hüsn-ü zan etmeliyiz. Bana göre onlar bana vahiylik etti. Zaten şey de bu. Yani bir tevil kaldıracak tarafı varsa o zaman zaten böyle olmalı. O kendini haklı görmeli ki ben de kendimi haklı görmeliyim.

  91. 34:47

    Haksız görerek yaptıysak zaten bu ne iştahat olur, ne tevil olur. Bu kasten masiyet olur. Fitne çıkartmak olur. fitne çıkartmak oğlum, el-fitne, teşettüb, ne'l-kadir, Adamı öldürmekten beter kargaşa çıkartmak. E biz bunu kasıtlı yapamayız. E biz bunu el-fitne, tünâ, emetü l-hâne, allâhumme ne'kafâ fitne uykudadır, uyandırana lanet olsun, Allah lanet etsin buyuruluyor.

  92. 35:10

    Bu hadis-i şerifi bilen biri olarak buyuruluyor. fitne çıkartmak ister miyiz? Hiç başlatan olmadık. Başlatan olmadık, her noktada başlatanlar başka taraflar oldu, biz cevap vermek durumunda kaldık ama benim cevaplarım biraz okkalı oluyor veya sesim biraz fazla çıkıyor veya ben radyodan, televizyondan konuşma imkanım var ama bu karşı tarafında dergide yazma imkanı oluyor.

  93. 35:34

    haber sitesine koyma imkanı oluyor. Bir de mühim olan, Oda TV gibiler, vesaireler, birçok haber kanalları da bunu alaraktan yayıyor. Yaydığı için de bu cevap hakkı doğuyor. Şimdi, Efendimiz Hazretlerimiz'den ben kaç kere duydum, sonra Ruhul Beyan'da zannediyorum gördüm.

  94. 35:47

    Şimdi Efendi Hazretlerimiz zannediyorum gördüm veya El-Bahru'l-Medid'de olabilir, Nacibe tefsirinde de olabilir. Yani ikisinden biri. Evliyaullah'tan biri diyor ki Efendi Hazretleri bunu naklederdi. Nakletmek demek benimsemek demektir. Peşine bir reddiye yapmıyorsa, şerh getirmiyorsa nakletmek benimsemek demektir.

  95. 36:10

    Kayde. Efendi Hazretleri derdi, Evliyaullah'tan biri buyurdu ki benim ihvanımın barışık yaşamalarını böyle birbirine yağcılık yaparak, yalakalık yaparak, herkes birbirine maşallah, inşallah diyerek geçinmelerini istemem. Kavga etmelerini tercih ederim. Evet, bu istemem sulh üzere gitsinler. Çünkü neden?

  96. 36:34

    O zaman birbirinin yanlışını görmüyorlar, göstermiyorlar, birbirini uyarmıyorlar demektir. Çünkü yanlış görüp görüp birbirini uyardığın zaman kavga kaçınılmazdır. kavga kaçırılmazdır. Ama hiç kavga yoksa, bilmeyeceğim hatta, bir cemaatta bu da sıkıntı. Neden? Herkesi uyuşmuş, ölü toprağa üzerinden serpilmiş gibi, ne denirse, efendim, eyvallah!

  97. 37:00

    dedikleri anlaşılıyor. İşte hangi dünya kadar cemaat var memlekette. Bizim cemaatle kavga çürüdüğü oluyor. Bu iyiliktir. İyiliğe delalettir. Neden? Medine körük gibidir. Pisliğini atar, temizliğini saklar. El-Medine tükelkir. Buhari hadiseleri. Enf-i ghabetea vimk-ı tayyiba. Niye demiyor İstanbul körük gibidir?

  98. 37:22

    Konstantiniyye hakkında böyle bir hadis yok. Çünkü İstanbul'da bayağı bir pislik yaşıyor. Ve İstanbul'u atmıyor yine. Ama Medine'de yaşayamıyor. Medine barındırmıyor. Medine'nin de münafığı boldu. Ama barındırmıyor. Onun için bu hadis-i şerifte özellikle Medine...

  99. 37:39

    Şimdi bu kapı Medine gibidir. Efendimiz'in kapısıdır. Körük gibidir. Ben bunu senelerce okumuşum bu hadis. Pisini atar, temizliğini saklar. E bazı o pis otuz sene durur. Yirmi sene durur, kırk sene durur. Ama neticesi atılmaktır. Bu kapıyı bozamaz. fe-mezzebedü fe-yedebü cüfea. Batıl köpük gibidir. Köpük üste çıkar bir zaman.

  100. 38:02

    Ama pıt atar gider. Köpüğün hükmü yoktur. vemmâ mâ enfe-nnâs Kim insanlara fayda veriyor? Su. Nefsu. Su gibi olan faydalı insanlar bu kapıda fe-emkuzü fil-ard. Onlar kalıcıdır. Ama köpük gibi üste çıkanlar batıldır. Ama üste gözüküyor. Efendi benim elimde diyor. Ben efendinin yanındayım diyor. Ben resim çektiririm diyor.

  101. 38:24

    İstediğimi görüştürürüm diyor. Ama bu köpüktür. Böyle ne köpükler geldi geçtiler. Kum gider, sel gider. Kum kalır hesabı. Biz kum gibi dururuz. Ama çok seller geldi geçti üstümüzden yani. Çok da köpükler üstümüze çıktı bizim. Neler çektik? Yedi yaşımdan beri ben. Kırk küsur sene oluyor. Onun için bu yine hak-batıl mücadelesidir.

  102. 38:50

    İçeride ajanlar var. İçeride kötü niyetliler var. Ama cemaatimizde hoca olarak vazife yapan vaaz eden, sohbet eden, tarikat dersi de istenen kimseler arasında böyle bir şey olduysa bunu iyi yorun. Güzel mahmullere hamledin. Tevil götürür. Herkesin niyeti iyi olabilir. Anlaşma, anlayış eksikliği olabilir.

  103. 39:14

    Herkes aynı şeyin dibini, önünü, başını kavrayamıyor baştan. Sonra soran diyor. Yani bir oturduk, bir meclis kurduk geçen gece mesela. Bazıları dediler ki ben onu on gün sonra duydum. Öbürü dedi ben duymadım. Öbürü dedi yirmi gün sonra duydum.

  104. 39:27

    Şimdi duyanla duymayan da biri olmuyor. Adamın elinde veri yok. Veri olmadığından o bir geride kalıyor. Böyle şeyler de olmuş olabilir. Ama bize ulaşan bir şeyde biz cevaplamış oluyoruz tezden. Bu itibarla bunlardan dolayı da yani size rahatsızlık verdik. Yani özür diliyoruz. Ama bunu fırsat bilenler oldu.

  105. 39:49

    Fitneyi, kargaşayı büyütenler oldu. Hocalarımızla bir sorunumuz yok. bir sorunumuz yoktur. Hiçbir hocamız var. Beni okutmuş, okutmamış, hoca arkadaşım olabilir, talebem olabilir miyim değil. O da hoca arkadaşımız. Hizmet yapıyoruz. Kimse yani, üstad seviyesi yok burada. Hepimiz Allah için Efendimiz'e bağlanmışız.

  106. 40:07

    Menfaat için bağlanmamışız yani. İyi niyetle iyilikler çıksın meydana diye uğraşıyorum. Ama arada şu yol kazaları falan oluyor. Efendi Hazretlerimizin başına geliyor bu imtihanlar zaten başta. Şu efendilerin başına imtihan gelmeden, Şu efendilerin başına bir imtihan gelmeden, bir musibet gelmeden biz bunu dillendiremeyiz ki.

  107. 40:22

    bir musibet gelmeden biz bunu didilendiremeyiz ki. Bunu da duyuruyorum. Tevil olan işleri de uzatmayalım. Özür de dilediğimiz konular oldu. Tekrarı hacet yoktur. Yeniden eskileri deşmenin de bir lüzumu yoktur. Sen bana şunu denir. Ben bunu, ya sahabe-i kiram savaştı, savaştı. Savaştı. Biz onlardan iyiyiz demiyorum haşa.

  108. 40:50

    Onlar bizden daha dürüstmüş diyorum. daha doğruymuş, istihadlarına daha sahipmiş. Onun için sorun nereye kadar geldi? Harp meydanlarına kadar geldi. Harpler oldu ya. Cemal Sıfır'ın bundan oldu. Şimdi biz geldiğimiz noktada hani biz o kadar yapmıyoruz en azından elhamdülillah falan dersek çok yanlış olur.

  109. 41:16

    Çünkü bu laf sahabeden daha iyiyiz gibi, Mehmet Akif gibi atlatma bir laf olur. Bedir şehitlerine kıyasla yanlış mana çıkar. Tenkit ettiğimiz konulara düşmeyelim. Biz onlardan iyiyiz değil. Ben karar verdim. Biz onlardan daha, yani daha da denmez. Çünkü hiç bir taftele olursa onlar öyleydi olur. Lafımızı çok dikkatli konuşacağız.

  110. 41:38

    Biz yalakayız. Dalkavukluk yapıyoruz. Arada kıvırma payımız çok oluyor. Yerimiz geniş. Esneme payımız var. Onun için yine böyle ucuz atlatılıyor. Esasen bu gibi konuların yani mertlik ve dürüstlük noktasında daha fazla yüksek sesle dinlendirilmesi. Yüksek sesle dinlendirilmesi gerekiyor. Ama maalesef zaten hocalarımızın çoğu da neme lazım, ben bu işin bir tarafı olmayayım

  111. 42:09

    şekline gittikleri için Mustafa Sübçek Hoca burada şimdi, bize misafir geldi. Haneyimizi şenlendirdi, şereflendirdi. E işte o hala ne konuşuyor? O mertliği herkese meşhurdur. İşte Abdülmetin Hoca Efendi bazı konuşmalarda ima ediyor. İşte Hüsamettin Hoca Efendi hiç maalesef tabii bütün fıkıhı yetisade değil.

  112. 42:28

    Bütün heyet adına yaptı o konuşmayı. Hadisler meselesini. Allah razı olsun. Hepsine teşekkür ediyorum. Bu davada bizi yalnız bırakmadılar. Onları da Allah dünya ahiretlerinde yalnız bırakmasın. Ben duacıyım. Ama yalnız bırakan, tarafsız gözüken ne şişansız ne kebap hesabı yapanlara da duacıyım. Onlar da bizim kardeşlerimiz.

  113. 42:50

    Canciğer kardeşlerimiz. Onlar batılı alene bir destek yapmadıktan sonra yapmadıktan sonra sessiz kalabiliyor. Sessiz kalıyor işte. Sessiz kaldıysa da belki eftal bir mertebe değil ama yine de fitneye karışmıyor. Allah selamet versin. Onlara da duacıyız. Onlara da duacıyız. Burada tek mesele kaldı. Orada tek mesele kaldı.

  114. 43:09

    Tek mesele kaldı. Yani tarafsızım diyenle de bizim alıp veremediğimiz… yok tarafsız olmamalıydı. Aslında tarafsız değil de açıklamıyor. Yani tarafsız değil. Hiç kimse tarafsız olamaz. Efendinin tefsirine karşı, hadislere karşı bir ehli sünnet, müslüman, tasavvuf ehliyse tarafsızım diyemez. Belki haliyle tarafsız gösterir.

  115. 43:28

    Yani tarafsız değiller hiçbiri. Ben biliyorum. Özelde oturuyoruz konuşuyoruz. Ya bu efendisleri böyle yapardı diyor hepsi yani. Risale-i Kudse'de hadis hadis diyorlar yani. Ben özelde görüşüyorum. Görüştüğümde görüyorum itikadları düzgün. Çünkü efendislerinin dersine bağlı olup da itikadı bozuk adam olmaz yani.

  116. 43:45

    Bu ayrı bir şey. Ama içeride ajanlar var. Yani efendinin adamıyım diye gözükebilir. Sorun burada. Çünkü bu adamlar yarın bir gün bir olay çıkartmak için canlı bomba gibi kullanılmak için senelerce hazırlanıyorlar. Bunları biz de sonradan sonradan anlıyoruz. Zararlar görülmeye başlayınca vay bu zararlar nereden geldi dönüyoruz bakıyoruz.

  117. 44:10

    Adreslere ulaşıyoruz. Yani Ali Kalkancı senelerce medresede okudu. İsmail Han orada hasta okudu. E senelerce bu adam sonradan şekliye vurdu. Takva üzere gece gündüz ibadet üzere görüküyordu. Ama neye lazımdı? Erbakan Hoca'nın hükümetini devirmek için lazımdı. Yani gününü beklerler. Bu insanlar bunlara da yatırımı boşuna yapmıyorlar bu ajanlara.

  118. 44:36

    Bu ajanlar çok yüksek seviyede olabilir. Çok ileri seviyede olabilir. Bu cemaatın önünde gözükebilir. Vitrinde gözükebilir. Ama burada efendinin yoluna inanmış mı inanmamış mı? Asla efendinin yoluna inanan hepimizin amelimizde kusur var. var. Ben en kusurlusuyum. Ama Efendimiz'in yoluna inanan hadislerle ilgili, kaynaklarımızda Ben en kusurluzum.

  119. 44:58

    geçen hadislerle ilgili tartışma açmamıştır. Hiçbir hoca da açmamıştır. Yani şu anda İsmail Han hocaların hiçbiri Ruhul Beyan'daki bir hadisi tartışmaya açmamıştır. Hiçbiri ben. Binlercesini tanıyorum ya bu kadar. çok büyük alim, allameler gördük yani. Zalandik'te hocalarımız, Resûl hocalarımız, yani birçok alim var bu kapıda.

  120. 45:19

    Hepsi genç değil. Yaşlı ulemalar var, vefat eden var. Hepsiyle biz görürüz. Yaşlı ulema adam var, vefat eden adam var. Nesefî'de bir hadis geçer tefsirde. Bir kimse kaynak sormaz ya. Kaynak sormaz yani. Nesefî uccettir. Tefsir uccettir, Ruhul Beyan uccettir. Vesaire vesaire. Dolayısıyla burada sorun nerededir?

  121. 45:41

    Bizden gibi görülüp, kılık kıyafeti bizden olduğu için bizden sanılıp, sonra gelip hadis tartışması açmak. Tehlike burada oldu. Mevzu da buradan çıktı. Ve bu tehlike devam ediyor. Efendimizin etrafındakiler hakkında devam ediyor. E tabi o İrfan denen adamın sesi çıktı. Millet her şeyi duydu. E fakat ondan sonra Şefik onu savunmayacağım dedi, savundu.

  122. 46:04

    E bu sefer Şefik'in de yüzü çıktı. Çünkü bu mümtaz bir hocamız diyor, hadisleri uydurma diyen, Ruhul Furkan'a haramı helal ettiler diyen adama. Şimdi bu çıktı. Şimdi, burada bazıları şuna tereddüt etti. Ya hoca efendi sen, keskinin, efendim, ne görüşte olduğunu bilmiyorsun. Bu hususta epeydir telefonlaşmıyorsun, görüşmüyorsun.

  123. 46:26

    Ondan sonra içeriki odalardakiler, yöneticiler ne görüştedir bilmiyorsun. E peki, sen bunu bilmeden bu çorbaya bunları niye kattın? Diye suali mukadder vardı. E şimdi Allah-u Teala bir kayıt daha ele geçirtti, ses kaydı. Bu ses kaydı şimdi bizim sitemizde de kıyam derden. Allah razı olsun. Kıyam derden kardeşlerimiz, Emre Hoca kardeşimiz, yanındaki kardeşlerimiz,

  124. 46:51

    Said abinin ruhu şad olsun, kabrin nur olsun. Şu efendinin tefsirini müdafaa için, şu hadis-i şerifleri, Abdülkadir Geylani'nin, İmam Gazali'nin kaynaklarını müdafaa için, yani maddi, manevi, geceli gündüz uykusuzlar ya. Gecenin dördünde adamlar. Arasanız hazır kıta ya. Hiç kimse de böyle bir şey görmedi.

  125. 47:11

    Şimdi onlar uğraşıyorlar. Allah tutuklarını altın etsin. Dünya ahiretlerini mamur etsin. Allah-u Teala cemaatlerini artırsın. Dört bin değil, dört yüz bin etsin Allah onları. Ya ne yapayım ben böyle hocalığı ya, benim gibi hoca olacağına ya. Ha işte adamlar hizmet ediyor kardeşim. Hizmet sahadadır yani.

  126. 47:28

    Tabii ben konuşuyorum ama hizmet sahadadır. Sahada adam yok. Hadis inkar edilse çıt çıkaran yok yani. Ben tarafsızım, bir şey yok. Ya ben çok üzüldüm ben bu yaşa geldim. Ben böyle bir sıkıntı görmedim. Bu ne 28 Şubat'a benziyor, ne bir şeye benziyor. Efendinin yanında duracaksın, hadislere uydurma diyeceksin.

  127. 47:47

    Şimdi ses kaydında ne çıktı? Keskin'in, efendim, adamın biri gitmiş oraya. Bir adamı tanımıyoruz. Şu anda ben sesi dinledim. Tanıdığım bir ses değil. Ama tabii kim kaydı almış onu da bilmiyorum. Kıyamdere ulaşıyor bunlar. Nereden ulaşıyor onlar, nasıl çalışıyor onu da bilmiyorum. Biz Kıyamdere'den paylaşıyoruz.

  128. 48:09

    Kendimizde olanı kendimiz atıyoruz zaten. Bu bizde değildi. E fakat öbür tarafın sesini tanımadım da. Sen efendim, adam diyor ki, ya diyor bu keskinle konuşuyor kapıda. Görüş yapmış. Efendim seni gösterme bahanesiyle biliyorsun şu anda. Efendim seni gösterme bahanesi devamlı var. Bir de kim gelirse resim çekip bu da geldi, bu da geldi.

  129. 48:32

    Eskiden hiç resmini koymadıkları, 40 sene kapıdan kovdukları adamlar, şimdi kapıdan adam çeviriyorlar, gel efendiyi görünmüşsün diye. Çünkü tabii durum ona döndü. Seviye çok düşünce. Herkesin de resmini çekiyorlar. Adamları kim dolandırıcı, kim sahtekar, kim bilmem ne çıkacak şimdi. Yakında olaylar var yine.

  130. 48:50

    Böyle adamları oturtuyorlar. Getiriyorlar, götürüyorlar bir şeyler. Burada görüş olmuş herhalde. Adam da gelmiş. Yahu dedi, ya bir Müslüman desin kardeşim. O arkadaş demiş. Kimse Allah razı olsun. Ben tanımıyorum. Sesinden de fark edemedim. Sonra Beykoz'dan esnaf dediler orada. Laf geçmiş herhalde. Ben kayıtta tam biraz gürültü çıktı.

  131. 49:08

    Anlamadım lafı. Şunu anladım yani. Şimdi siz de bizim siteden de görebilirsiniz. Yani adam diyor ki, Cübbeli Hoca hadis uydurmaz. Bu diyor, işte efendim, niye böyle yaptınız? Adam diyor, ilim yazdı ya, diyor, İrfan için. Keskin diyor. Adam diyor, ilmiyi konuşuyor diyor. İlmi konuştuğunda da işte iki sayfa yaz yazdırdı.

  132. 49:29

    Keskin yazdırdı onu. Ben bildiğim için onun adını veriyordum. O yazıda da bir tane hadis rivayet etti. İki sayfada. Rivayet ettiği hadisi de, alemler ittifakla uydurma diyor. Onu da başka bir doğu alemlerinden biri çözdü. Yani ben onunla da uğraşmadım. Yahu dedi bu kadar kaynakta uydurma diyor. Sen bunu almışsın Cübbeli'ye.

  133. 49:48

    Ne konuşuyorsun? O da beni tuttuğundan değil adam. Efendi Hazretleri kimin elinde? Soru eşittir, cevap İmam-ı Gazali'lere, Abdülkadir Geylani'lere, İmam-ı Safuri'lere benim verdiğim kaynaklardaki meşayiha hadis uydurdu. Çünkü benim hiç kaynaksız bir tane rivayetim yok. Bir tane bulamazsın kaynaksız.

  134. 50:42

    Bu büyük evliyaya, ulemaya hadis uyduruyorlar diyen adamın elinde Efendi Hazretleri. Efendi Hazretleri devamlı sorar sorar, onu söylüyor, bunu söylüyorlar. Yani artık efendi kafası şişti. tabii birkaç aylardır gitmiyorum ama iki senedir nerede o gülen efendi, nerede o sevinen efendi, nerede o soran efendi?

  135. 51:11

    Böyle duruyor. E çünkü neden? E bu yanlışları tabii ki görmez mi? Görüyor. Bu şahsi istismarları bilmez mi? Bana soruyorlar, efendi belki de bir şey bilmiyor. Her şeyi biliyor. Ama gücü yok. Gerekli insanlarla ilgilenmesi gerekenler de ilgilenmiyor, gereken ilgiyi göstermiyor. Dolayısıyla efendi size de gücü yok.

  136. 51:35

    Efendi ne yapsın? Takat yetmez işlerden firar etmek bütün peygamberlerin sünnetidir, efendi de sessiz duruyor. Ama her şeyi biliyor. Burada başka bir şey yok. Ama sorun bu işte, efendi kimin elinde? Adam işte cübbeli, niye uydurmazsın diyor. Bu bir itikad sorunudur. Bu bir amel sorunu değildir.

  137. 51:56

    Bu bir insanın ne yediği, ne içtiği, ne giydiği, ne kuşandığı, ne para kazandığı, harcadığı arabası, markası değildir. Bu bir iman sorunudur. İmam Gazali'ler, Abdülkadir Geylani'ler Rasulullah'a iftira etmez. Uydurdu demek cübbeli uydurduya gitmez. Verilen kaynaklara gider. Bu verilen kaynaklardaki zatlar da adamı çarpar.

  138. 52:17

    Bana uydurdu demek, bana eziyet. Ben böyle bir şey iktisap ettim mi? Etmedim. Peki Kur'an ne buyuruyor istihajübillah. Veline yuzûnel mü'minîn. Vel-mü'minât var muayette, bazı ayetlerde var. Bi gayri mektesebû. Kesmetmedikleri, kazanmadıkları, yapmadıkları bir suç ihtas ederek, buhtan ederek mü'minlere eziyet edenler.

  139. 52:42

    Şimdi bu bana eziyet oluyor mu? Oluyor. Yani bana FETÖ'nün kurduğu kumpas mı daha bana eziyet verdi? Hadis uydurdu mu daha eziyet verdi? Bak orada dünya kadar dergim kapandı, şirketler kapandı, malım mülküm çöktü, itibarım neler çektim bir senede hapis yattım. Vallahi billahi tallahi şu keskin denen adamın niye uydurmasın lafı kadar eziyet duymadım.

  140. 53:09

    Çünkü efendinin yanında olması, ihvan bilmemiz, kardeş bilmemiz, dost muyum senelerce öyle. Ama adam hadis uydurdu diyeceğine tahmin etmezdim. Her şeyi edebilirim, insan insana kızar. Kızabilir bana. Ama hadis uyduruyor demesi kadar. E tabi benim kaynaklarıma da gidiyor. E burada biz böyle bir suç işlemedik.

  141. 53:36

    Hunye'de böyle bir günah işlemek yok, İmam Gazali'de yok, İmam Safuri'de yok. Benim aldığım ekserik kaynaklar Şiratül İslam'dan alırız. Dolu namazlar var zikirler Şiratül İslam'dan. Seyyid Ali Zade Hazretleri'nde böyle bir şey yok. Yani hangi kaynaklar? Tembihül Gafilinden çok alırız. Ebu Leş Semerkandiden çok kaynak veririm.

  142. 53:55

    E mesela Zilicce zikirleri falan ondan. Yani bunlar hangisi uydurma arkadaş? E bunlara nasıl uydurur? Niye uydurmasın ya? Uydurur diyor. E bu beni çok üzdü. Bu âyet-i kerimede müminlere üzenler fe gâdi ihtemelü buhtâne büyük bir iftira yüklendiler. Ve ismen mubine, aşikâr bir günah yüklendiler. Aşikâr.

  143. 54:18

    Yani günahın aşikârlığı da çok önemlidir. Çünkü gizli günahın bir toleransı var. Allah ile aranda kalıyor. Bu insanlara artık kayıtlara giriyor, insanlar duyuyor. Mübin vasfına alıyor. Çok aşikâr bir günah. Kefareti olmayan bir şey. Neden? Ancak benden helallik alman lazım. Ve özür dilemen lazım. Sen Allah'a tevbe etsen de affetmiyor ki kurban olduğun.

  144. 54:40

    Kul hakkına giriyor buhtan. Hadis uyduruyor. Bu buhtandır. Bu buhtanı yüklendiler. Bu yükün altında ezilecekler. bu yükün altından kalkamayacaklar. Tevbe ederlerse Allah affedebilir. Bizden de helallik isterlerse biz helal edebiliriz. Ama özür dileyip böyle yanıltıldık, yanlış ettik, nefse uyduk denirse bizim kimseyle şahsi bir şeyi sürdürmenin bir anlamı yok.

  145. 55:10

    niye helallık vermeyelim canım, ahirete bırakalım, niye ahirete bırakalım, helallaşalım. Ama bu, bakın ne kadar zaman oldu, bu söz daha bu hafta çıktı, yani bu hafta söylenmiş. Ya adam bir aydır, bir buçuk aydır, iki aydır hâlâ anlamıyor musun ki hadis uydurması yok yani? E demek ki bir plan ve proje var.

  146. 55:27

    E böyle bir şey kefende uydurdukları gibi saç-i şerif suyunda uydurdukları gibi nâli şerifte uydurdukları gibi FETÖ ve kanalların hepsi birden yüklendiği gibi sifili bile içine katacak şekilde artık her yerden adamları var bu şeylerin. Her yerden. Yani Halk TV ne haber yapıyorsa sözcü ne haber yapıyorsa aynı hafta, aynı haftayı konuşuyorum.

  147. 55:50

    Aynı hafta PKK'nın kanalları hangi haber yapıyorsa HDP'nin siteleri benimle ilgili yani bütün dünyadan Avrupa ve Amerika'dan yönetiliyor siteler aynı hafta sifil aynı kefen konusunu işliyor. Tesadüf ne oldu? Bunlar şimdi hadis uydurma şeyini başlatıp yürütmek istiyorlar. Asla yürütemezler. Benim kaynaklarım ortada.

  148. 56:13

    Ama bu itirafı yaptılar. E şimdi ne olacak? Ne olacak? Hadis-i Şerif buyuruyor. İftira atmak müminlere eziyettir diyor. Ayet okudum şimdi. Buhtan. Müminlere eziyettir. Peki Resulullah S.A.V buyuruyor. Kim bir mümine eziyet ederse. Ben müminim kardeşim. Ben bir müslümanım. Günahlarım olabilir. Ehl-i sünnet itikadına sahibim.

  149. 56:38

    Bana eziyet ettin. Bak sesinden ortada hiçbir şey gizli değil. Niye uydurmasın diyorsun? Mümine eziyet eden ki ayetle sabit ki iftira eziyettir yani. Mümine eziyete. Bu hadis de sünnende geçiyor. Muhakkak bana eziyet etti buyuruyor Resulullah S.A.V. Kabri şerifinde kainatın efendisine eziyet etti. Bitti.

  150. 57:05

    Kim bana eziyet ederse diyor. Muhakkak Allah'a eziyet etti. Şimdi Allah zarar görür. Muhaşa. Eziyetlenir mi? Haşa. Etkilenir mi? Ne buyurmak istiyor Mevla S.A.V. Hani seninle biat edenler Allah'la biat etmiş olurlar ayeti gibi anlarsan. Peygamber'e eziyet Allah'a eziyet. sana eziyet etmiş gibi bela ulaşır.

  151. 57:37

    Mevla etkilenmez. Ama senin belanı verecek. Çünkü diyor Ve men eze Allah'a teala kim Allah'a eziyet ederse Zincirleme bu iş. Bu fakire veya sana Aynı şey seninle benim burada farkım yok. Sana da iftira atan aynıdır. Bu hadis benim aklımdan varit olmadı. Ayet de benim aklımdan nazil olmadı. Bu geneldir.

  152. 57:58

    Ama bu şu anda böyle bir konu var. O zaman Allah'a eziyet eden ne olacak? Yakındır Allah onu yakalayacak. Hepimiz de görürüz inşallah. Ben şu durumda hakkımı helal etmiyorum. Hadis uydurma iftirasını bana yaptılar. Keskinin sözü yoktu diye. Sen ona da yükleniyorsun ne biliyorsun deneyenler olmuştu. Aha şimdi o da çıktı.

  153. 58:24

    Bu işte efendim asla ve kata şahsi nefsi bir ihtirasım yoktur. Onların bulunduğu bir konumu kıskanacak bir menfaat paylaşımından sorun çıkmış diye bir şey asla yaşanmamıştır. Hizmet derdinde olan bir insanım. Ama 25-30 senedir şu tefsiri Efendi Hazretleri 85'te başlattı. 31 sene oldu.

  154. 58:54

    malımla, canımla, arabamla ömrümü, hayatımı verdim. Yani Efendi Hazretleri Bursa'da, Uludağ'da kaldı 21 gün. Ben her gün kendi babamın zengin zamanıydı kendi arabamla, şoförümle gidiyordum. 8 saat tefsir yazıyorduk. Nisan Efendi hocamız da orada misafirdi o ara Halit abi falan. Ve biz oradan kalkıyorduk, Adabazan'a sohbete yetişiyorduk.

  155. 59:16

    Arabalarda uyuyordum. Hiçbir gün Efendi'nin tefsirini ara vermedim. Ve Bursa'da mı, Adabazan'da mı Ümre'de mi, Haç'ta mı, Arapat'ta mı dünyanın aktar arzı neresine gittiyse götürdü. Ve mutlaka 2 dakika boş vakit var. Uçağına kadar var 10 dakika. Açın kitapları derdi. Biz derdik efendim açana kadar kapanacak ilan ediyorlar kapıdayız.

  156. 59:38

    Aç derdi aç çabuk. Yaz 2 satır şurada. Ve o 2 satırı 2 dakikayı 1 dakikaları değerlendirerek o mübarek insan bizi de o işe koştu. koştu. Yani rahmetli Hızır Efendi ile başladık. Sonra rahmetli kaptan ağabeyim, yani çok mübarek takma insanlar yazmayı yapıyorlardı. Bize defansar işte terceme çevir diyordu.

  157. 1:00:02

    Hiç gözü de görmediği için. Oku diyordu bana böyle. Böyle başlandı. Sonra yetki verdi. Dedi tamam sen yaz. dinleyeceğim. Sonra dinliyordu. Tamamen bu iş sana aittir. Efendim, hak senindir lafı da var. Ama bizim hiçbir hakkımız yok. sen de malın da babanınsın Entebe ma'luke liyebike. Sen de malın da diyor hadis-i şerif efendim bizim ruhumuzun babasıdır ruhumuzun babasıdır.

  158. 1:00:22

    Ebu Ruh Ebû Rûhturân'ındır, hakkı tekrim Turan'ındır Hakkı Tekrim. bedenin babasına benzemez, ruhun babasının daha hürmete şayandır onun için bütün haklar onundur, biz o olmasa müslüman bile olamazdık gayri sünnet hiç olamazdık Sübhane Allah bilmiyorduk bütün borcumuz onadır ama bu istismarcılara borcumuz yoktur bunların bizde bir kuruş hakkı yoktur ne ilim hakları vardır

  159. 1:00:47

    dünkü çocuklar çıkmış gelmişlerdir diyor ya hadis-i şerifte korkarım ümmetimin helaki Kureyş'ten bir takım oğlancıkların elinde olacak ve oldu bu ümmeti batıranlar yine Kureyş'ten gelen yezid ve amenesi oldu onun için 60'ın başına ulaşmaktan Allah'a sığının buyururdu Ebû Hürel radıyallâhu anh devamlı yalvardı 60 yıl yani Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den sonraki 60 yıl

  160. 1:01:19

    60'ın başı işte 60'ın başında Hz. Hüseyin efendimiz Kerbela'da şehit ettiler ondan sonra ümmetin işleri bir daha düzene girmedi bugün bile o kan devam ediyor hala Irak, İran, Suriye şu andaki mezhep savaşları da yine Kerbela'nın devamıdır bakın devam ediyor bu fitneyi uyandıranlar sonra bir daha uyutamayabilirler onlar çekeceklerdir fitneyi çıkaranlar, başlatanlar çekeceklerdir

  161. 1:01:49

    ümmetimin elâki Kureyş'ten bir takım oğlancıkları efendim elinde olacak uğaylime diyor yani tasgir var hakikaten çoluk çocuk işte yezid hesabı bunlar yaptılar batırdılar ümmeti mahvettiler uyanık olacağız akıllı olacağız teknolojinin olmasının faydaları var

  162. 1:02:09

    şimdi o zamanlarda bu teknoloji olsaydı bu İbni Sebe Yahudisi ajanlar bu kadar ne yapamazdı sahabeyi birbirine harp ettirecek duruma getiremezdiler tabi ama iletişim meseleleri yani fakbeluhu faktüluhu yapıyor yani noktayı kabul edin bu elçiyi diye giden şeyi beyi siliyor üstüne alttan bir noktayı siliyor üstte iki nokta koyuyor faktüluhu öldürün oluyor halbuki işte

  163. 1:02:39

    sahabenin birbirine kabul edin diye gönderdiği elçileri değiştirip yollarda öldürün diye bu sefer elçi oraya gidiyor iyi niyetle beni o gönderdi beni orada işte işe koyacak diye o oradan geliyor hadi vurun kafasını niye halife emretti diye halbuki halife kabul edin yazmış böyle oldu yani bu işler ufak işler değil bir noktalarla bir nokta harf değil noktayla ümmet harbe girdi ya

  164. 1:03:05

    onun için ajanlar görevlerini çok iyi yapıyor uyanık olmak lazım agah bulunmak lazım şimdiki konu cübbeliğinin efendim hadis uyduruyor şeklinde bir itibarslaştırma efendim tefsirine itibarslaştırma buna Allah fırsat vermeyecek ama sizde uyanık olun bunun dışında buradaki yakın hizmetçilerin dışında diğer hocalarımızın hiçbiriyle bir konu yok Salih hocayı da dinliyorsunuz

  165. 1:03:33

    neler konuşuyor Metin hoca efendi yakında bazı şeyler konuşmuş kaydı gelmedi elime onda konuştuğu bir şey duydum hepimiz ittifakla efendi hazretlerinin etrafındaki bu istismar şebekesine karşı olduğumuzu bunların efendiyi temsil etmediğini İsmail'i temsil etmediğini ittifakla beyan ediyoruz bundan dolayı bir sorunumuz yok bu arada şeyler gittiler Seyfettin hocayı almış

  166. 1:04:01

    kahanlara gitmişler demişler ki yani diyecektik ki diyor biz size teşekkür ederiz bugüne kadar peynirler verdiniz Allah hayrınızı kabul etsin tamam bundan sonra bir teşekkür mahiyetinde bu iş bittiyse bitti şeklinde gidelim bu sefer Osman Kağan babaları Hacı abi yani beyaz sakallı bana da hapiste geldi yani ziyarete o tabi onları karşılamış

  167. 1:04:31

    şimdi İsmail Ağa'nın sitesinde bir yazı yayınladılar şu an o yazıyı bizimkiler de paylaşsın paylaşabilir o yazıda yani demiş bizim çoluk çocuğa bıraktık bu işi başımıza gelmeyen bela kalmadı ben demiş biraz ilgilenemiyorum yaşlandım

  168. 1:04:48

    attan demiş burada pazarlamacı mı demiş yani ne bileyim işte dağıtımcılar falan burada bir hata ettiler yani hata ettiler çünkü sen kurşun peynirini vermiyorsan verme hayır yapmakta özgürlüğün var yapmamakta özgürlüğün var yapmadığın zaman da kimsenin de sana beddua etme hakkı yok yaparken dua etmesi gerekir, yapmazken de efendim, en fazla duayı keser.

  169. 1:05:13

    Kimse sana hakaret de edemez, beddua da edemez. Yani böyle bir şey İslâm'da yok zaten. Bu, nafile bir hayırdır yani. Ama bu tabi kursların aranması yoksa büyük bir fesat oldu. Benim adımın olması da şahitlerim de var arandığına dair e şimdi demiş bu aşağıda çok hata ettiler ben bundan çok üzgünüm ben cübbeleceyle hiçbir sorunum mu yok işte hapistede ziyaretine gittim

  170. 1:05:38

    sonra demiş helallik almak istiyorum gitmek istiyorum falan işte bakalım gelirse buyursun gelsin benim kapım hiçbir gelene benim kapım kapalı değil ben kimseyle nefsi şahsi işleri uğraştırmak zorunda değil ya bizim peynirimizi hiç yemedim ben onların peynirini dediriyor halbuki ben ona bir kere peynir vermiştim demiş falan

  171. 1:05:58

    yani ben peynir eve gelmiştim de yemiş miyim yememiş miyim yemiş olabilirim o da ayrı bir şey hediye etmiş yani bir kere de böyle bir yerde buluşmuştuk olabilir yani ben yemedim demişsem falan yani benim kursum yok ben talebeye peynir almıyorum onu demek istedim hal bundan ibarettir bu fitneyi de durduralım Hacı abi hakikaten çok hizmeti olan

  172. 1:06:18

    yani diyorlar bilmiyorum Seyfettin hocalar orada konuşmuşlar da ben görüşmedim 35 bin kadar talebeye şu anda yani ilim yayma varmış vesaire varmış Allah hayırlısı kabul etsin ya diyormuş haftada bir geliyorlar kamyon komisyonu alıyor ben seviniyorum şudur budur ama ben işte işi biraz devrettim alttan böyle yapmışlar falan ama şimdi bu böyle olmuyor

  173. 1:06:38

    alttan yapılan işler üstü sallıyor zaten ağaçlar nereden yıkılıyor alttan yıkılıyor onun için insan alta koyduğu insanların ne yaptığını da biraz istihbarat yapacak yani koca bir müessesesin madem bu vaziyet böyle gidersen batarsın onun için ben de sana akıl vereyim kendime yetmiyor ama böyle bir müesseseler mutlaka telefona cevap verenleri nasıl konuşuyor

  174. 1:07:09

    halka nasıl hesap ediyor müşteriye nasıl davranıyor terbiyeli mi terbiyesiz mi kadına nasıl erkeğe nasıl bunu bir müessese üst kurul olarak incelemezse bak ne sıkıntılar doğabilir ben onun için bunu da bildiriyorum o yazıyı da İsmail Ağa hazırlamış atmışlar sitesine yani hocam insanların hayrına da mani olmayalım dediler ben niye hayrına mani olayım

  175. 1:07:36

    ama bana benim adımı koyup da size peynir vermeyeceğiz lafları bana hak doğurdu benim adımla kimseye böyle maydanoz değilim ben ama üzgünüm demiş adam şimdi adam üzgün olduktan sonra böyle bir hata olduğunu kabul ettikten sonra da bu işi uzatmanın bir manası yok Allah hayırlarını kabul etsin yeniden telefon etmişler bütün kursları arıyorlarmış başladık diyorlarmış falan falan

  176. 1:07:57

    tabi telafi ediyorlarsa etsinler ben onların işini maddi gücünü bilmiyorum güçleri varsa versinler vermiyorlarsa vermesinler ama kimsenin adını da istismar edip efendim bu orada yaşanan olayları bahane edip bize de eziyet etme hakları yok eziyet etme hakkımız yok birbirimize onun için efendim bunu da duyuruyorum bizimkine bizim sitede

  177. 1:08:24

    İsmail Enstitüsü de var oraya da bakabilirsiniz merak ediyorsanız Allah Teala cümlemize fazlı keremiyle her işte rüştümüzü ilham eylesin nefsimizin şerrinden muhafaza eylesin istikamet nasip eylesin millete zarar vermesin kurban olduğum Allah'ım ta bu işlerle beni uğraştırma Ya Rabbi bundan sonra bana bu milletin ne lazımsa itikad bakımından fıkıh bakımından amel bakımından

  178. 1:08:48

    fazali amel bakımından sadece onlarla konuşmamı nasip eyle Ya Rabbi etrafımdakileri de bana böyle üzücü sıkıntılı haberler vermelerini engelle Ya Rabbil Alemin etrafımda da kimler varsa onları da akıllı eyle uslu eyle yani çünkü ha şunu kabul etmem sohbete çıkarken bana bir haber geliyor o arada benim şekerim çıkıyor veya iniyor veya sinirleniyorum

  179. 1:09:10

    bunu asla kabul etmiyorum bütün konuştuklarımı iradem dahilinde konuştum ben asla böyle gaza gelip atlayan sonra geri dönen biri değilim konuştumsa da delilli konuşurum geri dönüyorsam da karşı taraf hatası kabul etmiş olur ha bak şimdi keskinlerle ilgili dönüş yapıyor muyum yapmıyorum bu durumda da yapmayacağım çünkü hadis uydurma fikri devam ediyor ben onların

  180. 1:09:38

    geri kalan işlerine karıştım mı maddi manevi ne olayları var hiç birinde neler duyuyorum neler de biliyorum konuşmuyorum ama şimdi onlar laf açıyorsa Çeçenistan'da yoksa Çeçenistan'da ne biliyorsun? Konuş bakalım diyor bütün milletin önünde. ne diyeceğim O noktada onu cevaplandırıyorum. Bakın, hepsi doğal.

  181. 1:09:56

    Sen bize ajan denir, bilmem ne, patrikaneyle bizim ne alakamız var? Kendi konuşuyor, ben cevap veriyorum. Bak, dikkat edin, hiçbir konuyu açmadım. Açmadım. Ama şahsi işleri, günahları ve balleri, boyunlarına ama hadis uydurduğu şeyi, çok büyük bir iftira, büyük bir büten, Efendimiz'in tefsirine de gidiyor, Abdülkadir Geylani'nin hunyelerine de gidiyor,

  182. 1:10:21

    yani mektubada her yere gidiyor Risale-i Kudsiye'lere. Çünkü zaten izâ tehayyartum fîl-mûrfâsı çânevûne el-kubûr hani onu da geçen söz verdim, açıklayacağım dedim, Akit'teki bir sayfaya reddiye yaptım burada. Yeri gelmişken onu da açıklayalım. Adam o kadar cahil ki Akit'teki o sayfayı hazırlayan, dedim ya size, İbn-i Kemal Paşa'yı,

  183. 1:10:44

    ya diyor zaten bu hadis hiçbir kaynakta yok diyor, bir keşful kafa da var diyor, o da zaten diyor yani hadis değil demiş diyor, fakat diyor bir de İbn-i Kemal Paşa'nın kırk hadis şeyinde var diyor, bu İbn-i Kemal Paşa diyor zaten diyor, hoca değil diyor, paşa diyor bu diyor. Halbuki İbn-i Kemal Paşa demek, Kemal Paşa Zâde, Osmanlıcası, Arapçası İbn-i Kemal Paşa,

  184. 1:11:08

    Türkçesi, Osmanlıcası Kemal Paşa Zâde. Zâde ne demek? Kendi paşa değil ki, kendisi Şeyh-ül İslam. Hoca değil diyor, doğru söylemiş, normal bir hoca değil hakikaten. Şeyh-ül İslam. Allame-i Cihan. Osmanlı'da onun döneminde ondan büyük dünyada alim yok. Yav Selim'in içine onun çamurunun kaftanını Türk kabrinin üstüne koydurduğu.

  185. 1:11:34

    Böyle bir zata hakaret ederek kaldı ki, onu da söyledim, Osmanlı'daki paşalar şimdiki paşalar gibi değil, Allame-i Cihan oluyor. Eyüp Sabri Paşa, Mirat-ül Haremeyn'i yazmış. Ahmet Muhtar Paşa. Efendim, Ahmet Cevdet Paşa diye bir olay var ki dünyada Ahmet Cevdet Paşa'nın ayarında onun döneminde bir alim yok ya.

  186. 1:11:59

    Tarih-i Cevdet dediğimiz kitabı yazmış ama bütün dünyanın siyerini ezberlemiş. Ahmet Cevdet Paşa. Yani paşa olsa ne yazar? Paşa olsa hoca olamıyor mu yani? O da ayrı bir cihalet. Bir de paşanın oğluna paşa demek, eceliyet. Akıt'ta böyle biliyorsunuz, çok ilmi olmayan seviyesiz yazarlar var. O sayfada İzzet-i Hayyertum'u yazıyor.

  187. 1:12:25

    Ne yazıyor orada? Diyor ki, Eyüp Sultan'ı bu hezeyandan kurtarın diyor. Hezeyan diyor bu hadis-i şerife. Bu hezeyandan kurtarın neymiş? Hatta tahammülcünün hattı neymiş? Yeni yara bilmiyorum, köşede bir yere bu hadis yazılmış. E git, ne onun adı, Şeyh Edebali Hazretleri'nin Bilecik'teki kabrisine, onun türbesinde de bu hadis yazıyor.

  188. 1:12:52

    Birçok meşayihin kubbesinin, türbesinin kubbesinde bu hadis yazıyor. Peki, bu hadis-i şerif de İbn-i Kemal Paşa hadis olarak almış. Manası sahihtir. Yani hadise mevzu dendiği zaman manası da uydurma anlamına gelmiyor. Bazı lafzı Efendimiz Hazretleri'nin bu lafızla söylemedi. Lev lâke lev lâk gibi. Levâ halâktul evlâk.

  189. 1:13:16

    Sen olmasaydın, sen olmasaydın felekleri de, melekleri de yaratmazdım diyor. Değil mi? Bilmiyorum, Diyanet Reisi veyahut İlahiyat Camiası bunu hadis olarak kabul ediyor mu bilmem. Ama tabi sarığıyla reis bey oturuyor. Bütün herkes oturuyor. Tayyip Bey bunu okuyor Mevlüt'te. Lev lâke lev lâk diyor. Levâ halâktul evlâk diyor.

  190. 1:13:35

    Hepsi de hay hay diyor. Okuyanın kimliğine bağlı tabi hadisleri de kabul ve yaret meseleleri. Şimdi, levlak-e levlak, hadis-i şeriftir, mektubatta var, mektubatta var, ama kaynakları aradığın zaman kesin kafaya bakıyorsun, oraya bakıyorsun, buraya bakıyorsun, alim-i mevzuat yazan bütün kitaplara bakıyorsun.

  191. 1:13:41

    Şimdi, lev lâke lev lâk hadis şeriftir. Ama Ali Yukari mevzuat yazan bütün kitaplara bakıyorsun. Diyor ki lafzan mevzudur. Yani ne demek? Bu kelimelerle Efendimiz bunu söylemedi. Fakat velâkin mânâu sahihun diyor. Manası doğrudur. Ne demek? Resûlullah olmasa felekler yaratılmayacaktır. E şimdi bizim maksadımız lafıza mı takılacağız?

  192. 1:14:16

    Mânâime inanıp inanmayacağız. Maksat mânâ değil mi? Murat mânâ değil elfaz dediler. Ha? Hatadan ıfzatar Allah dediler. Mânâyı tuttur. Lafızla çok edebiyat yapamıyorsan karıştırma dediler İsmet Baba'ya gelen heyetler. Mânevî heyet. Lafız maksat değil ki dediler. Sen al kağıdı kalemine karışma dediler.

  193. 1:14:38

    Kalem yazacak dediler. İsmet Baba da yazdı yani. İsmet Baba şey değil ki şair değil ama Risale-i Kudsâ'yı da 40 şairin şerh edemez yani. Ya bu sahiptir. Nereden çıktı bunu reddetmek diyor. Alıyor, alıyor, alıyor. Dolu hadis alıyor. Ben de kitaplarımda aldım mesela. Erbain Ceylani'ye, Abdülkadir Ceylani'ye ait 40 salavat kitabım var.

  194. 1:15:24

    Onda çok ilim var. Maalesef insanlar kıymetini bilmediler. Yani bizim millet çok şuna şu yarar, buna bu yarar, duaları merak da ilim şeyi yok hiç yani. İlim merakları yok. Orada ilim çok. Orada bu kaç tane hadisi koydum. En mühim hakim müstederektir diyor. Ve lev lavı ma kalabduke. Adem Aleyhisselam cennetten indiği zaman efendim Muhammed'in hakkına

  195. 1:15:48

    beni affeder misin ya Rabbi diyor. Mevla soruyor sen nereden tanıdın onu? Cennette yaratıldığım zaman işte arşı da görüyordu tabii. Efendim kapılarda işte arşın direklerinde La ilahe illallah Muhammedun Resulullah gördüm. Anladım ki sen isminin yanına en sevdiğinin adını yaklaştırırsın. Anladım ki o senin en sevdiğindir.

  196. 1:16:10

    Kim olduğunu bilmiyorum. Yani belki de bilmiyorum melek midir? İnsan mıdır onu da bilmiyorum. Kendi zürriyetinden geleceğini ne bilsin? Kim bu Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem? Ben onun hakkına istiyorum diyor kimse. Ama senin en yakının olduğu belli. Mevla da buyuruyor evet. Onun hatırı için seni affettim.

  197. 1:16:28

    Ve lev lavı ma kalabduke. O olmasa seni yaratmazdım diyor. E Kur'an-ı Kerim kalakalakum ma filal cemiyan Bütün dünyada alemleri sizin için yarattım diyor. Yani Adem ve oğullar için. E o zaman Adem aleyhisselamın da yaratılmasının sebebi neymiş? O olmasa seni yaratmazdım. E bu sefer felekler melekler zaten ikinci plana kalıyor.

  198. 1:16:46

    Çünkü ilk gaye Adem. İnsan, kalifetullah. O zaman bu hadis manası sayı oluyor. Hakim müstedrekteki Bukhari Müslüm'ün ilaveleridir o yani. O kadar sayı şartı arar. Hakim. Müstedrek ilave demek zaten. İlave edilenler demektir. Telafi edilenler. Oradan kaçmış demektir. Sahihayn yani. Bukhari Müslüm üzerine.

  199. 1:17:07

    E orada var. Daha birçok hadis kaynağında var. Es-simdi levlake levlak uydurmadır diyen adam kendi uydurmadır. Neden? Cahilliğini ortaya koyuyor. Çünkü manası sayıdır. Manası sayı olduktan sonra hadis tamamdır. Bu da bunun gibi.

  200. 1:17:22

    Şimdi işlerinizde şaşırdığınız zaman hidayete hayartun fil umur işlerinizde şaşkına döndüğünüz zaman bocaladınız yani. Ne cevap ver... Bir müşkil olay çıktı. Ne yapacağız? Şaşırttınız. Feste'inü minel umur kabir elinden yardım isteyin diyor.

  201. 1:17:41

    Şimdi kabir elinden yardım isteyin demek gidip de sen ey Eyüp Sultan bana bir çocuk yarat anlamına gelmiyor. Haşa bu şirktir. Bu şirktir. Ey Ghalid İbni Zeyd Hazretleri işte efendim benim bana şifa yarat. Bak yarat derse şirktir. Kelimeyi seçerek konuşun. Ama kuzbiyedi tut elimden Ya Resulallah tut elimden bir veliye gibi tut elimden bu tut elimden ne demek?

  202. 1:18:12

    Rabbimle benim aramda aracı ol. Tut elimden ne demek? Aracı ol. Vesilem ol. Benim Mevla'ya yüzüm yok. Allah'ın elinde itibarım yok. Tevesselu bi cahi inne cahi inde Allah'a afeyk. Benim hürmetime aracı yapın. Benim Allah'ın elinde itibarım büyüktür diyor sallallahu aleyhi ve sellem. E tamam aracı yapın.

  203. 1:18:35

    E sen şimdi diyorsun ki bu hadiste mevzudur. Ya kardeşim manası sahittir. Neden? Tirmizi'de var. İnni esselüke ve teveccühü leykübu nebiyyike nebiyyike nebiyyin rahmeti Ya Rabbi senden istiyorum. Kimin hürmetine? Rahmet peygamberin hürmetine. E tamam o Allah'tan istiyorsun o olur. Hayır hadisin devamı var Tirmizi'de.

  204. 1:18:54

    Ya Muhammed diyor. Bana seslen diyor. Ya bir yanında değil. Kitapta sal diyor. Kıl diyor iki rekat böyle söyle diyor. Nerede söylesen söyle diyor. Yanıma gel de söyle demiyor hadis. Ya Muhammed diyor. Ya Seyyidi Ya Muhammed İnni teveccühü bike ila Rabbi Efendimiz'in yanında değil. Sen de ki diyor. Ya Muhammed ben senin aracılığınla Allah'a yöneldim.

  205. 1:19:16

    Fihacetiyaz 59'a şu işim görülsün diye. Nurettin Yıldız bile ki bu işleri kabul etmez biliyorsunuz. İbni Teymiyeci'dir bayağı. O bile mesela yani bu hadisten dolayı işte hadislere inandığı için işte hadise inananla yine bir yerde oturuyorsun yani. Bir çay içiye biliyorsun. Hadise inanmayanlar hiç sor.

  206. 1:19:36

    Bu hadis temizlidedir. Muteberdir diyor. Onun için tevessüle inananların da delili var diyor. Ha kendi yine de kabul etmiyor belki ama ama inananların da delili var diyor. Bari orada dur yani. Öbür türlü ne diyecek? Bunu diyen gavur olur diyecek. Mekke'deki vahabiler gibi şık diyor. Değil mi? Durum bu.

  207. 1:19:59

    O zaman hadis-i şerif desen, benim hürmetime isteyin, Allah'ın da itibarım büyüktür. kaynak ne diyor tasavvuf eden? E kaynakta bulamıyorum. Ya manası sahihdir. Sahih hadiste tirmizi de ne diyor? Beni araya koy. Sonra da diyor ki bana seslen. Sonra da bana seslen. E ben yanında değilim diyor. Bana seslen.

  208. 1:20:18

    O zaman diyorlar ki o Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hayattaydı. Bana seslen. Ya hayatta olsa ne olur? Adam duymayacağı yerde. Peki diyorlar o zaman Osman ibni Hüneyf hadisi denir buna. Ama geldi bu duayı öğretti. Gözü açıldı meselesi. O zaman diyorlar ki Hazreti Osman döneminde de sahabe bu hadisle amel etti.

  209. 1:20:35

    Efendimiz vefat etmişti. Yine de Ya Muhammed diye sesleniyorlardı. Yemame Harbi'nde Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem çoktan vefat etmişti. Ya Muhammed'e ey Muhammed yetiş. Sen de diyorsun ki İbrahim tatlı ses şirke düştü yani. Yetiş ya Muhammed. Yetiş ya Ali şarkısıyla. Adam şirke mi düştü? Sıkıntılı tarafları var ama o fela söverken falan.

  210. 1:20:58

    Vay felek melek bir şeyler diyor ya. Böyle bir arabesk yani. Öyle de çalar böyle de çalar. Orada sıkıntıya düşüyor. Kaderle ilgili konularda. Benim bulduğum meselesi. Ama yetiş ya Muhammed. Yetiş ya Ali de sıkıntısı yok. Niye sıkıntısı yok? Çünkü sahabe-i kiram Yemame vakasında büyük belaya düştüler.

  211. 1:21:20

    Müselimetül Kezzapla savaşırlarken. Şiarları, nidaları, yalvarışları neydi? Bunu İbn-i Kesir tefsiri. İbn-i Kesir İbn-i Tevbe'nin talebesi. Hadisçi ise hafız. Hadis hafızı. Tefsirci ise müfessir. İbn-i Kesir'e de konuş bakayım. Hepsi alıyor bunu. Vay Muhammed ya. Vay Muhammed'im. Yetiş. Sahabenin eğit eğit.

  212. 1:21:44

    Yardım et yardım et. Sahaben söyledi. Ayağı uyuştu adamın. Ayak uyuşması fenadır. Bazı kere böyle başın bir dönüp mahvolursun. Bir ağrı bir sancı gibi. Bir kere İbn-i Ömer'in yanında oldu. Bir kere İbn-i Abbas'ın yanında oldu. Bir adamın ayağı uyuştu. Ne yapacak? Hemen dedi ki en sevdiğinin adını söyle bakayım.

  213. 1:22:06

    Adam dedi ya Muhammed dedi. Hemen ayağı çözüldü. Bir anda tak kalktı. Halbuki bayağı bir beklemesi lazım uyuşanın. Yoksa küt düşer. İbn-i Ömer dedi ona. İbn-i Abbas dedi ona bunu. O öğretti dedik. En sevdiğin yan Rasulullah'a katılıyor. Çünkü iman şartı Rasulullah'ı çok seviyoruz ya canımızdan. Onun adına mı bakayım dedi?

  214. 1:22:27

    Bunu Bukhari zikrediyor. El-Edeb-ül Müfret isimli kitabında. Sahih Bukhari değil. Bukhari'nde dolu kitabı var. El-Edeb-ül Müfret'te var. Şimdi bunları mülaza ettiğimiz zaman manasahittir. Yani Efendim sallallahu aleyhi ve sellem'i yüzü suyu hürmetle istemek. Ama kendisinden de istemem. Ama yarat bana dediğin zaman şirktir.

  215. 1:22:47

    Tut elimden, aracım ol dediğin zaman Allah'ın emrine imtisaldir. Çünkü Mevla ne buyurdu? Vebtegû ileyhil vesîle. Sizi Allah'a ulaştıracak vesile arayın. Allah Teala bize vesile aramayı Allah emrediyor. E melekler için ne buyuruyor? Ulâikellezîne yed'ûne yebtegûne ilâ rabbihimul vesîlete yumekrab. Melekler Allah'a yalvarırlar.

  216. 1:23:08

    Bir de Allah'a yakınlaşmak için vesile ararlar. Melekler vesile arıyor. Günahsız melek vesile arıyor. Sen ben nasıl vesilesiz iş yapacağım? Ondan sonra diyor ki ben direkt Allah'tan isterim falan. İşte direkt Allah'tan istemenin bir sakıncası var dedik mi sana? Demedik. Ama bize vesile arayın emri de var.

  217. 1:23:27

    Biz o emre imtisalen aracı koyuyoruz dedik. Şimdi işlerinizde şaşkına döndüğünüz zaman kabire elinden yardım isteyin. Ne demek yardım isteyin? Mesela Amasya'da büyük bir müfessir var. Hangi tefsir alimi Osmanlı döneminde diyorlar ki ben de ziyaret ettim adını unuttum. Dergide varırdı herhalde. Hangi diyor?

  218. 1:23:49

    Bu hangi hitap? İbni Kemal Paşa Hazretleri'nin Risaleleri. Mesela burada İzzet-i Hayyatun hadisini almış. Üçüncü hadisi. Almış. Ondan sonra Üçüncü hadis-i şerifte bu geçiyor. Kabire elinden yardım et. Bu ne demek manasına göre? İbni Kemal Paşa Hazretleri anlatıyor. Mesela Zevacir kitabında diyor. Okudum diyor.

  219. 1:24:19

    Kebair günahlar hakkında. Bir adam Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldi. Kalbim çok katı ben kalbimi yumuşatamıyorum dedi. Burada Git kabristana mezarlıkta gezin. Biraz ölümü, mahşeri, dirilmeyi hatırla. Kalbin yumuşar dedi diyor.

  220. 1:24:37

    Şimdi kabire elinden yardım isteyin. Ne demek bu şimdi? Mesela tefsirle uğraşan bir adam bir müfessirin kabrine gitsin. bir müfessirin kabrine gitse, orada Allah'ı zikretse, ona bir Fatiha-i Yasin okusa, hediye etse falan ondan sonra o zatın kabrine mesela hangisi insan, müfessir gitseler diyor, dalardık diyor,

  221. 1:24:55

    daldıktan sonra o mesele bize daldığımız yerde çözdürülürdü, ayılırdık, giderdik talebelerin yanına sevinerek, gülerek, elhamdülillah o şey ibareyi veya zorluğu çözmüş oluruz. Mevla yapıyor, Mevla gösteriyor. Ondan sonra ziyaret edenin ruhuyla ziyaret edilenin ruhu arasında irtibat var. ziyaret edenin ruhuyla, ziyaret edilenin ruhu arasında irtisal var, irtibat var.

  222. 1:25:16

    Fahru Râzî Hazretleri Fahrur Razi Hazretleri El-Metalibu'l-Aliyye'de zikrediyor. El-Metalibu'l-Aliyye'ye iki tane var. Biri İbn-i Hacer'indir, hadistedir. Bir de Fahrur Razi'nin var. Bende de var, ikisi de var. Orada diyor zikrediyor diyor. Aristotalyos'un adamları diyor. Ak? Akbilek Hazretleri. Ben de gittim kabristen ziyarete.

  223. 1:25:41

    Onun mesele kabrinde çözüyorlar. Aristotalyos'un adamları diyor, müşkil bir bahis geçse, onun mezarına giderlermiş. Mezarında o meseleyi konuşurlarmış. O mesele birden çözüme kavuşurmuş. O müşkilat kalkar gidermiş. Niye? Çünkü diyor ziyaret edenin ruhuyla, ziyaret edilenin ruhu ikisi diyor, cilalı aynalara benzer.

  224. 1:26:04

    Işınlar, cilalı aynaları birbirine karşı koysan, birbirinden yansıma yapar. Bu yansımadan dolayı da ondan ona, ondan ona yansır. Aristotalyos'un adamlarına yarıyor da, Müslüman'a niye yaramayacak arkadaş bu ruhani irtibat meseleleri? Bunu burada zikrediyor mesela.

  225. 1:26:21

    Şimdi peygamberler kabirlerinde dirilirler. Hadis sahih. Namaz kılıyor. Kim gelse, selam verse, selamına cevap verir diyor. Ondan sonra yine sahih hadiste İbn-i Kesir dağılıyor. Bir Müslüman bir tanıdığına gitse, ziyaret etse, selam verse, o onun mutlaka cevabını verir ve tanır ve ünsiyet peydah eder.

  226. 1:26:40

    İyi ki geldin der diyor falan filan. Aa çay, kahve ikram edemez. Ayrı dava yani. Bir o kalmış yani. Geri kalan ruhların birbirinden haberi var. Ruhlar alemi ölmüyor ki. Bedenden çıkıyor bu alemde irtibatlar, irtisallar devam ediyor. Rüya ne? Bu kadar rüya görüyorsun. Rüyada sana söylüyor, küpün yeri şurada diyor altının.

  227. 1:27:01

    Gidiyorsun kazıyorsun, kaç kişi rüya ile altınını buldu? Veya borcu var. Kabirde azap çıkıyor diyor, şu adama borcum kaldı. Gidin ödeyin kardeşim, rehin kaldım diyor. Vasilerinin haberi bile yok. Gidiyor diyor, diyorlar ki hakikaten borcu var. Yani biz de bir şey bırakmamış mı vasiyet masiyet biz de şaşırdık.

  228. 1:27:18

    Ya diyor ben diyor vasiyetini bulamadım ama dün gece rüyama girdi, çok sıkıntım vardı diyor. Geliyor parasını ödüyor. Dünyada bunun gibi milyonlarca olay yaşanmış. Adem babamızdan bugüne kadar. Milyonlarca, milyarlarca. Rüyanın hattı hesabı mı var? İnsan uyarılıyor. Ki ölülerin o alemden yalan konuşma ihtimalleri olmadığı için bozuk bir adam da olsa, mesela mabdestsiz namazsız.

  229. 1:27:40

    Görüyorsun rüyada, diyor sana ki iki gün sonra deprem olacak. Veyahut da tedbir al, veyahut da şunu yap. Ha mesela orada diyor yani ruhların yalan söyleme şansı yok. Ruhlar aleminde. Onun için rüyalar itibar ediliyor. Adamın takvalığına orada bakılmıyor. Çünkü adam vaaza çıkmadı ki kürsüye. Delil arayalım şimdi.

  230. 1:27:58

    Ruhlar aleminde görüküyor. E şimdi bu irtibatlar, iptisaller var. Onun için burada uzun uzun anlatıyor. Efendim burada bu risaleyi bana verdiler. Ben zaten şeyde de bunu mesela diyor Fahruddin Gazanfer et-Tebrizi. Gazanfer, Gazanfer diyorlar ya Türkçe'de. Gazanfer Arapça'dır mesela. Aslan demektir Gazanfer.

  231. 1:28:22

    Şeyh Fahruddin Gazanfer et-Tebrizi Hazretleri. Şeyhi vefat etmiş. Tacüldin et-Tebrizi Hazretleri. Bazı müşkil meseleler geliyor. Efendim bu müşkil meseleleri de uzun uzun düşünüyor. Düşünüyor bir kitabı, bir şeyi. Bütün gayretini sarf ediyor. Halledemiyor. Bir şey çözemiyor. O zaman diyor Şeyhim Tacülddin Hazretleri'nin kabrine giderdim.

  232. 1:28:45

    Onun ruhaniyetine teveccüh ederim. Yani yönelirdim. İşte rabıta denilen şey bu. Onun önünde hayatında oturur gibi yanında otururdum diyor. O meseleleri düşünürken bir de baktım. O sıkıntılı yani çözemediğim fetva, fıkıh, usulü fıkıh, neyse işte mana, ibare, şiir. O diyor o anda çözülür. Ama başka hiçbir yerde çözülmez.

  233. 1:29:09

    E şimdi burada efendim ne var? Ben bunu defaat ile denedim diyor. Tabii ki burada maksat nedir? Hangi kabir ehlinden? İşte Allah dostlarından, evliyaullah'tan. E İbn-i Abbas hadisini burada da almış. Bak demin ben söyledim de. İsnadu ve huve sahihul isnad. İsnadı sahidir diyor. Mâ min ehedin ye'murru bi kabri ehîl mü'min kâne yârifû fî d-dünyâ.

  234. 1:29:38

    Kim mümin kardeşinin dünyada tanıdığı birinin mezarına uğrarsa fe yusellimu aleyhille arâfehu ve radde alisehu. selam verirse mutlaka selamını alır ve tanır diyor. Bu, evliya olması da şartı yok, senin de evliya olman şartı yok yani. Normal bir Müslüman hakkında, bu sahih hadis. Bütün bunlar muhacyesinde, bu niye hezeyan oluyor?

  235. 1:29:59

    Bu kadar rivayeti var ki, ahlusi de bunu alıyor. Yani hiçbir kitapta yok diyor. Nerede hiçbir kitap? Sen kitapları mı taradın da hiçbir kitapta yok diyorsun gazeteci ya? Hadis-i şerifte de var. Ben kaynak verdim. Rabıta kitabımda bu birkaç kere geçiyor. Ha diyelim bu hadis değil. Yani hadis olmadığını kabul ederim.

  236. 1:30:16

    Yani hadis olmuyor. Neye göre kabul ederim? Lafzen kabul ederim. Yani bu lafızla, vizâ teâyyârtum lafzıyla, mesela demin istatlı bir hadiste ne dedi? İttalû fil-kubûr, tefekkâr fil-nişûr dedi mesela. Kabristandan muttali ol, bir kolaçan et, kontrol et, bir ibret al. Kalbindeki katılık gidecek. Hakikaten öyle.

  237. 1:30:44

    Şimdi mesela insan, moralim bozuk, yok sinirim bozuk, yok mutlu olamıyorum. Bizim çoluk çocuk öyle hep. Yok huzursuzum, yok sıkılıyorum bilmem ne. Hemen alacağım bunları mezarlığa. Hakikaten mezarlığa ya. Hele biraz birkaç kemikte çıkmış mezarlık bulsak eskiler çok daha makbule geçer. Böyle kafa tatsın, mafa tatsın böyle.

  238. 1:31:05

    Görüyor musun? Nasıl durum? Çok mutluyum, ben gideyim eve, odama gideyim, bir çay içeyim, yatayım aşağıya. Yani şu anda psikolojileri düzeltmek için yani boşuna para veriyorsunuz şeylere. Birkaç açık mezara gidin, birkaç kabristan gezin, kaç tane şeyden iyidir? Efendim psikoloji doktorundan iyidir yani.

  239. 1:31:27

    Çünkü Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem böyle, kalbim katı yani mesela diyene kalbin yumuşayacak, git dedi, bir düşün bakalım akıbetini dedi. Mutlu olmanın sırrı, işte mutlu olamıyorum, bir hapse sokacaksın falan böyle. Değil mi? Bayağı bir zor bir duruma koyacaksın, azıcık bir ekmek vereceksin, ölmeyecek kadar falan filan.

  240. 1:31:45

    Bir ay kalsın bakalım veyahut da bir hafta, hatta bir iki gün de yeter bunlara. Nezaretten çıksa zaten adam iki sene yatmıştan beter oluyor. Ondan sonra bir geliyor evine, ya ne mutluymuşuz biz aslında hanım senden, biz bilmiyor muyuz ki ya? Bir de sopa yersen polisten daha da makbule geçer, ayrı dava yani.

  241. 1:32:04

    Şimdi sen ne mutlu olamıyorsun, ne kaşınıyorsun? Her şeyi var, mutlu olamıyor herifin ya. Ya hadis-i şerifte buyurmuş, gitmez Allah'a biraz yani. Şaşırdınız, bocaladınız, bunaldınız, kabire elinden yardım al. git de ölüye veya evliya olsun, peygamber olsun, sahabe olsun, yarat demek anlamına gelmiyor ki yani.

  242. 1:32:25

    Kim yaratabilir Allah'tan gayrı canım? Halikukul şey, bir tane var. O zaman ne demek oluyor? Ya Rabbi bu zat hürmetine, bu sıkıntı mı gider demek oluyor. O zata da tut elimden demek, ya adam ölü zaten, nasıl tut elimden diyorsun? Ya kardeşim ölü zaten, niye selamun aleyküm diyorsun? Bütün vahabiler adama bunu öğretiyor.

  243. 1:32:47

    Yasin Fatiha bir şey yok, okumak bidat, okuma. Ne yapacaksın? Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Diyeceksin, Onu da kabul ederlerse ederler, sahiptir. Bir de onu diyor. Peki tamam da, kardeşim, geliyoruz burada direk var, duvar var, mermer var yani veya toprak var. Esselamu aleyküm kime denir?

  244. 1:33:13

    Aleyküm size denir. E şimdi gelin o zaman ben buradaki direğe, gelsem siz de burada gelin, Esselamu aleyküm desem sen ne dersiniz? Kafayı yemiş dersiniz yani. E şimdi adam, vah bir geliyoruz diyor ki, gel bu toprağa diyor, Esselamu aleyküm diyor. Tamam. Esselallahü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.

  245. 1:33:28

    Size de bize de Allah'tan afiyet dileriz. Le ne aleyküm yani, siz kimsiniz yani direkse bu duvarsa, adam ölmüş de, ruh diye bir şey yoksa, ruh tanımıyorsa, ruh selam almıyorsa, cevap veremiyorsa, ne aleykümüne, le ne avelekümüne? Bu kadar mantıksız bu Vehhabi kafası yani. Bunu bile anlamıyor. E o zaman, tut elimden de dersin, madem Allah sana da bana da afiyet versin,

  246. 1:33:55

    e nasıl tutacak eline, kabirden çıkıp bedeniyle tutmayacak o iş. Allah'ın yine itibarı varsa, devreye girer, bir de melekler görevlendirilmiş, hadis-i şerif var, Evliyaullah'ın mezarlarına melekler görevlendirilmiş, adam gidiyor işte, çocuğum olmuyor, yarabbim sıkıntım var, veya kanser olmuş, veya karım şöyle hasta, veya oğlum böyle bana iştah ediyor, falan filan,

  247. 1:34:16

    derdini Allah arz ediyor, dua ediyor. O zaat ile tevessül ediyor, onu aracı yapıyor, o meleklerde ne yapıyorlar? Amin diyorlar. Sırf Evliyaullah'ın görevli melekler var, mezarlarında görev. Onlar amin diyorlar, duasının kabulüne vesile olması için, günahsız ağızlarıyla. Ondan sonra amin demekle de kalmıyorlar, hangi melek o işle ilgiliyse,

  248. 1:34:41

    o adamın o işin çözülmesi için de devreye üzülmesi için de devreye de giriyor. Devreye de giriyor yani. Bu zahiri alemde. Bir sen de birden bakıyorsun Allah Allah bu iş nasıl denk geldi diyorsun. Hiç alakası yoktu. Ben bu adama derdimi anlatmaya geldim. Adam konuyu kendi açtı diyorsun. Biz bu işin peşindeydik.

  249. 1:35:00

    Hiç de ümitli değildik. Allah mevzu nasıl çözüldü diyorsun. birisi. Bunlar rastgele mi oluyor yani? Her şey bu zahiri alemde bağlı değil ki, sebeplere bağlı değil. Arkada da manevi çalışanlar var. O zaman O zaman bu hezeyandan kurtarın diyen adamdan bu akit diyen adamdan bu akid gazetesini kurtarın.

  250. 1:35:18

    kastesini kurtarın. Yani bu hezeyan değil. Şimdi kabir elinden yardım isteyin meselesi nedir? İmam Leknevî bunu kabul ediyor. Büyük muhaddis, Hindistan'ı yetiştir diyen büyük muhaddislerden ve bu hadis-i şerife mana veriyor. Yani kabir elinden yardım isteyin ne demek? Ölümünüzü düşünün, ahiretini düşünün, o işin zorluğu size kolay gelir.

  251. 1:35:44

    Çünkü kabire gidiyorsun, işte aynı hadis-i şerif öbür tarafta da sahih isnatlı var işte, git mezarlığa diyor. E bunlar aynı mana göre, mana sahittir. Bir kişi derse ki Allah'tan başka yaratan var, o zaman müşrik diyebiliriz, hepimiz diyelim. Ama yaratan ancak Allah'tır, vesileler var. Bunu söylüyoruz.

  252. 1:36:04

    Şimdi onun için hadis-i şerifler sen bir şey bilmiyorsun diye veya bir kaynakta bulmadın diye buna uydurma diyemezsin. Çünkü dünya kadar manası sahih olan ama lafzen, kaynaklarda bulunmayan hadis-i şerif var. Ki tasavvuf ehliyekseli bunlar kullanılıyor. Bunları kullanıyor. Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem ile uyanıkken görüşenler var.

  253. 1:36:28

    İmam Suyuti mesela sorardım diyor, ya Rasûlullah bunu sen buyurdun mu, buyurmadın mı? Uyanıkken görüşenler var. Muhaddisler de bunu kabul ediyor. Efendim, Muhittin İbn Arabi zaten büyük hadis hafızıdır. Kendisi bizzat peygamberlerle görüşüyor. Görüştüğünü beyan ediyor. Ama hadis kriterlerinde bunlar kabul ediliyor mu, edilmiyor mu?

  254. 1:36:51

    Efendim, bazı muhaddisler diyorlar ki yaka zaten uyanıkken aldım diyen insan, muteber bir insansa, yalanı yanlış olmayan takvası bir insansa muteber diyor. Şartları var yani, her şeyin şartları var tabii. Önüne gelen için değil. Ama sen hiçbir ilmin yok, bir şeyin yok. Kalkıyorsun efendim insanları uydurmakla itham ediyorsun.

  255. 1:37:15

    Veya efendim hadis-i şerifleri zikreden meşayih, Hayri Kemal Paşa yani bu kadar büyük alim, veli bir zatı sen hadis uydurmakla suçlayabilir misin? Hezeyan diyorsun, bu Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e iftira edecek adam mı? Şeyhul İslam bu yahu. Dünyada o zaman tek Osmanlı. Bütün dünya Müslümanları oraya bağlı ya.

  256. 1:37:34

    Bütün dünyanın Müslümanlarının Şeyhul İslamı bu adam yani. Bunlardaki ilim sende var mı? Sen Molla Husrevle baş edebilir misin? Bu Şeyhul İslamlar, Ebu Suud tefsirinin sonunda hep şu sureyi okuyana şu kadar fazilet var, şu kadar sevap var, her surenin sonunda hadis-i şerif zikrediyor. Koca Ebu Suud, Şeyhul İslam.

  257. 1:37:56

    Ebu Suud nereden almış? Ebu Suud almış diyor Beyzavi'den ya. Beyzavi boş adam. Kazı Beyzavi. Keşşaf mutezil olduğu için birinciliği alamıyor bizde. Bizde birinciliği Kazı Beyzavi okutuluyor bütün medrese. E o Kazı Beyzavi alıyor bütün bu hadisleri. Kazı Beyzavi nereden alır? Keşşaf'tan almış Zemak Şerif'e.

  258. 1:38:18

    Zemak Şerif'i az adam ilimde. Ama Zemak Şerif'i de kendisi çıkaramaz ki. Hiçbir alim kendi hadis uyduramaz, yetkici yok yahu. O da Sealebi'den alır. İmam Sealebi. Büyük muhaddis. El Keşfü vel Beyanı var. Şimdi tahkik ettiler. 20-30-70'de aldık yeniden. Eski varıdı da tahkik ettiler. Mesela bütün hadislerini inceliyorlar.

  259. 1:38:41

    E sen bunu biliyor musun? Yok. İmam Gazali de. Bu hadisi kaynağını bulamıyorum. Ya İmam Gazali bunu illa bir yerden aldı. Ondan sonra bak İmam Murtaza Zebidi. İmam Zebidi ona şer yapmış. Büyük muhaddis. Her hadise bir kaynak söylüyor. Bir tane uydurma demiyor. E sen İmam Zebidi kadar ilmin olacak ki kaynak bulasın yani.

  260. 1:39:02

    Sen İmam Gazali'nin kaynaklarına inecek kadar elinde kaynak yok. Bunların bir kısmı kaybolmuş. Yanmış, yıkılmış. Yazması bile yok yani bu kaynakların. Ama İmam Gazali döneminde görmüş onları. Bize ulaşmamış. Muhaddisler var. Yani cehalet alavesine rezalet. Bir de bilmez, bir de bilmediğinde bilmez. Bir de hadisçiyim diye çıkar.

  261. 1:39:26

    Ondan sonra da cübbeli uydurdu demek kolay. Ama cübbeli bu hadisleri, bu rivayetleri neye göre alıyor? Bu kadar delil gördüm ben ya. İmam Zebidi ithafın başını okumamış adam. On ciltlik ihya şer, ithafı... ihya-i şerif, ithaf-ı şehadet-i müttakîm ithafın başını okumamış bir adam hadis rivayet edemez ya sayfalar dolusu orada hadisle ilgili malumat var

  262. 1:39:51

    mânen rivayetin sayı olduğu vs. delilleriyle beraber zikrediyor herkes aynı lafzı Resûlullah Efendimiz'den bu zamana kadar getiremez ki yani dumanı doğru çıkıyor mu meselesi var mânâ ile rivayet geçerli midir, değil midir? eynâde alef-i suhveri ilâ suhri İbrahim ve Musa âyet-i kerimede diyor ki bu şeyler Kur'an'da yazdığım Sebbihüs ve Rabbuke'l âlâ suresinde zikrettikleri

  263. 1:40:20

    âyetler önceki sayfalarda da var diyor kimin sayfaları İbrahim ve Musa'ya inen sayfalarda da var peki İbrahim ve Musa aleyhisselamın sayfaları Arapça mıydı? İbraniceydi ama diyor aynı âyetler orada da var diyor bu ne demektir? lafız farkı zarar vermiyor, mânâ aynı demektir âyet var İmam-ı Azam buradan zaten fetva çıkarıyor bazı fıkıh meselelerinde bu hatta fetva çıkarıyor

  264. 1:40:49

    hiçbir şey bilmeden bir insan nasıl hadisçiyim diye çıkıp da memleketi fitneye sokar niyeti kötü olması gerekiyor niyeti iyi olanın yapacağı bir iş değil belki bir bilmediğim var acaba demesi lazım ama bunlar bir proje çıkarılıyor biz büyüklerimizden gelen rivayetlere itibar edeceğiz efendim onları kabul edeceğiz faziletli amellerle amel edeceğiz

  265. 1:41:18

    çünkü Resulullah buyurmuş bir faziletli ameli duydun amel eden kazanır diyor Ebu Hatice Ahmet bin Hanbel'de var zaten kaynak bu Evliyaullah bu büyükler asla Resulullah'a iftira etmezler asla hadis olmayana hadis demezler

  266. 1:41:33

    şimdi nereden geldin buraya? ya Efendi Hazret denilen bu tefsir işine başladığımız 2. cilde geldik feskurûni ezkurkum beni zikredin ben de sizi zikredeyim 2. cüzde buraya geldik Efendi Hazret o zaman tamamen müdahale ediyordu her noktasına kadar buyurdu ki burada biraz rabıtayı falan yazalım ya şimdi bize kalsa milletin anlamayacağı şeyler hani bu tarikatın özel şeyleri

  267. 1:42:04

    hani burada tefsire yazılır mı falan ama burada bizim reyimiz yok ki yani mesela misal veriyorum dedi ki burada dedi rabıta yazalım bakın orada tefsire işte veysidir tarikatın özel şeyleri vesaire yani rabıtaya delil olan bazı beytler de Risale-i Kudsiye'den aldırdı orada kendisi bazı bir mektup aklına geliyor ya o mektup aklına geliyor şu mektubu buraya yazalım

  268. 1:42:27

    kaddese Allah'a sığır o keşke şu ana kadar hep o şekilde devam edilebilseydi ama vardır bir hikmeti ne zamanki dedi tamam sizin yazdığınız benim yazdığım ben buna itimat ettim size dedi tamam ben bir şey demiyorum hani vazife verilir azlimizi istedik azli etmiyor illa mecbursun dedi mecbur kaldık yani burada bir talebimiz yok burayı yazarken Risale-i Kudsiye'den de yazdırıyordu

  269. 1:42:53

    biz zaten hayırdır filan bu hadis geldi işlerinizde şaşkınlığa düşerseniz kabir elinden istihane edin yardım alın yani işte demin dediğim gibi tefekkürünüze vesile olur ibret almanıza vesile olur veyahut da işte karşılıklı aynalarda yansıma yapar o yansıma neticesinde ruhundan müstefid olursunuz o zatın filan filan işte İbn-i Kemal Paşa Fahrur Razi varmış içinde yani

  270. 1:43:18

    İbn-i Kemal'de de kalmıyor ki Fahrur Razi Allame-i Cihan tefsiri kebir en büyük tefsiri yazmış ya Fahrur Razi kadar ilimde marka bir insan var mı ya onu da beğenmiyor bunlar İmam-ı Gazali'yi beğenmiyorlar da Fahrur Razi'yi beğenmiyorlar Fahrur Razi makulatta zirve makulatta yani akli ilimlerde zirve yani Fahrur Razi ya burada öbür efendim merviyatta, menkulatta

  271. 1:43:45

    nakille gelen rivayetlerde Ebu Talib-i Mekkiler İmam-ı Gazali'ler İmam-ı Gazali-i Geynani'ler onlar da haddef senalı yani ve bütün rivayet kitapları yazmışlar E Fahrur Razi dediği zaman akılda, mantıkta, felsefede kitaplarını yazmış filozofları yerden yere vurmuş, battırmış, mahvetmiş, aristolları çökertmiş yani Fahrur Razi ne demek ya

  272. 1:44:10

    yani o tefsiri kebirden ne kadar istifade ediyoruz efendim yazıyorduk işte ondan da tefsiri kebir var ikisi derden beri önümüzde e şimdi burada geldik dedik efendim bunu yazdık yazdık ben şimdi dedim ya belki itiraz gelir kabir elinden istihane meselesi hadisin kaynağını da bulamadık ya kaynak aradık bulduk yani İbni Kemal'de belki o zaman olduğunu bilmiyorduk

  273. 1:44:37

    ama Risale-i Kursiye bizim kaynaktır Risale-i Kursiye'de zaten var ondan sonra e şimdi o zaman tabi böyle şamileler yok vs. bizim belki çok tetepatımız yok Efendimiz'de zaten hiç öyle bir sorunu da yok ben de buyuruluyor gibi bir şey yazdım yani kelamı kibara soktum işe dedim ona niye dedi öyle yapıyorsun dedim laf söz gelmesin size ben efendim niye düşünüyorum yani

  274. 1:45:04

    size laf söz gelir ilahiyatçılar var şunlar var bunlar var yani gibi bayağı da eski bu 20 seneden eski bir şey dedi bana İsmet Baba ne buyurmuş orada dedim vefil hadis demiş İsmet Baba hadis diyorsa hadis de dedi yahu yine de ben tasarruf yani yaparaktan buyuruluyora mı çevirdim ne edeyim oradan belayı bulduk zaten yani keşke laf dinleseydik neden

  275. 1:45:29

    hemen Aziz Bayındır denen adam o zaman da Süleymaniye'de vâiz idi Diyanette görevliydi o fetva işine bakıyor vay vay vay ondan fetva alanların haline senelerce Diyanette fetva işine baktı biliyor musun Allah bilmez diyen adam çocuk telefon etti ya dedi ki hocam kiminle evleneceğim merak ediyorum Allah bilir mi ne biçim senin Allah

  276. 1:45:52

    telefon kaydı var internet Allah bilmez diyen adam Diyanetin fetvacısı o idi İstanbul Müslüminin senelerce ve Süleymaniye'de vâiz ediyor bir gün dedi millete kılmayın bu sünnetleri bilmem ne gidin evinize ne burada sünnet kılıyorsunuz falan indirdiler aşağıya kürsüden ondan sonra vâzılığını bilmem nesini bilmem nesini iptal ettiler falan filan neyse

  277. 1:46:13

    ekserisi bu görüştedir de işte herkes bunun kadar mert konuşmaz yoksa orada çok var oluyor kargaşa adam bu muvazzaflarda kalkmış Süleymaniye'de bir vâz etti işte bana çatıyor ona çatıyor işte işlerinizde yaşadığınız zaman kabrine buna hadis demişler öyle bir hadis yok şirk bir şeyler demiş yani ben şimdi hatırlamıyorum bana kaset getirdiler o zaman böyle şey yok facebook mesfuk

  278. 1:46:37

    dediler dinle dinledim ben dedim bu Aziz Bayandır kim ya bende zaten ben efendiyi tanıyorum ya ben anlatsana profesörmüş toçetmiş uzmanmış Hindistan'ın Allâh'ı vesilemiş Pakistan'ın şeyhimiş ben çocukluğumuz biz öyle yetiştik yani bu kim derim ya efendi var başka yok yani öyle yetiştim kendim yani efendiyi gördüm çünkü başkasını görmedim ama tabi ki hepsini kabul ediyorum

  279. 1:47:01

    el üstü olanların ama o zaman daha da bir şeydik yani biz dedim ki ya bu kimdir ki dedim bu ne konuşuyor Süleymaniye'de konuşuyor bana ne dedim Süleymaniye'de konuşuyor hiç itibar etmedi cevap da vermedim yani fakat Ahmet Banlı Hoca geldi kayınbiraderidir o eski hanımından hacıanne'den dedi yani bu adam Ahmet Banlı Hoca'da merkez vaiz İstanbul'da dedi biz aynı müştülükte

  280. 1:47:27

    oturup kalkıyoruz devamlı konuşuyor ortalığı da karıştırıyor buna bir cevap versek bunu bir ikna edebilir miyiz falan filan efendi hazretleri dedi ki lazım değil o ısrar etti o efendi kabul etmedi getirme dedi bu adamı ya Ahmet Banlı Hoca yine aldı getirdi ondan sonra da efendi hazretlerinin odasında Ahmet Efendi Rahmetli Şehit Bayram Hoca Şehit Huzur Hoca

  281. 1:47:57

    ben Fatih'de bir cenaze yemeğine gitmiştim geç kalmışım biraz o da gelmiş ben geldim oturunca sinirlendi bana ne geç kaldın bu adama cevap verilecek dedi ben de güveniyorum Şehit Bayram Hocamız var ayakta kütüphane tabii o biz de çünkü o zamana kadar rabıtaya delil aramayız resüle teberrüke çünkü neden hani koca karı dedi ya

  282. 1:48:23

    şüphem yok ki onu git şüphesi olanlara yüz delili anlat biz de hiç bilim medreselerde böyle bir şey delil aranmaz ya çünkü halk meydanda ya e şimdi Bayram Hoca da dünya görmüş ilahiyatçıda okumuş ya Erzurum ilahiyattan da bununla beraber okumuşlar bununla ben de bilmiyorum tabii Bayram Hoca vardı ya rahat rahat güvendik biz Bayram Hoca da sesli sesli mübarek

  283. 1:48:47

    bilmiyormuş yani huysuzluğu kavga çıkarır diye Hızır Efendi bir iki mektubattan şey etti dedi ki rabıta dedi yoktur İmam-ı Rabbani de yoktur Haldi Bağdadi çıkarttı hoppa hadi İmam-ı Rabbani mektubu aç Hızır Efendi de mektubatı anlat tabii hadi oradan bir mektup imece usulü bir şeyler yapıyoruz Efendi Hazretleri de mübarek oturuyor siniri çok bozuldu tabii

  284. 1:49:09

    Efendi Hazretleri böyle bir şey inkar ediyor hadisi bırak meşayizin bir sözünü biri inkar ettiği zaman oraya bela gelecek diye kaçar bela gelecekler buraya ben efendiyi gördüm ya adama elini vermedi ya elini vermedi papaz da belki elini veriyor gelsin yani diyelim geldi papaz da geldi gelsin dedi vaz ederiz ona dedi adama elini vermedi yani

  285. 1:49:33

    adam böyle diyor hadi diyor yine diyor iyi ayrılalım dedi böyle yaptı niye iyi ayrılıyoruz ya bizim değerlerimiz var biz oynatmayız bunlarla Efendi Hazretleri'nden böyle gördük sen şimdi efendi yanında duracaksın hadis uyduruluyor diyeceksin bu Efendi Hazretleri bunu bilse ne yapar o adamı ya yanında geçmez geçmez burada gazap çarpılırız der

  286. 1:49:59

    bu hadis uydurma lafına gökler yere iner yani ondan sonra Efendi Hazretleri orada duruyor ya dedi işte yardım etmek yok istikase yok tevessül yok bir şeyler yok falan Efendi Hazretleri baktı ben bir cevap veriyorum o bir cevap veriyor o bir cevap veriyor herkes bir şeyler söyleyip Sami Hazretleri Abdullah Hoca da tabi finans şeylerini iyi bilir

  287. 1:50:21

    o da dedi ben senin nereden para aldığını biliyorum falan diyecek hani vehhabiler desin diyor sizi demek istedi baya bir şey oldu adamın yakini abi diyor yakini ancak senden yardım isteriz diyor ayette böyle diyor yahu ancak senden yardım isteriz yaratmak bakımından bunu anlamıyorsun mu peki niye öbür ayette diyor ki vesile arayın

  288. 1:50:45

    Allah'ın sözü çelişir mi çelişmez o zaman senin kafan basmıyor senin kafan çelişti kardeşim orada ancak senden yardım isteriz çünkü başka kimden yardım isteyeceğiz yaratan yok peki burada vesile arayın ne e bunun yüzü su hürmetine isteriz burada herkes anlıyor profesör yani olma lüzumu yok ki bunun hamal anlıyor bunlar demek anlamamak için bu kadar okumuşlar ondan sonra

  289. 1:51:11

    mevzu bu şekilde cereyan etti efendimiz de dedi ki Abdülkadir Geylani'nin dedi sözü var dedi müridi eyne mestegateni huzurevkane fi berrin ve bahir ben o zaman tabi bunları hiç bilmiyorum sonradan kaynaklarını buldum karada olsun denizde olsun müridim benden yardım istese himmet istese hemen yardım ederim falan uydurma dedi Abdülkadir Geylani'ye iftira dedi

  290. 1:51:36

    Abdülkadir Geylani böyle bir şey demez dedi ne demez dedi ya efendisi onun sözü dedi imam-ı Rabbani rabıta demez yahu mektubat onun kitabına rabıta var diyor bütün olan şeyleri vakıattaki şeyleri reddetti bir şeyler etti efendim ondan sonra Halid-i Bağdadi uydurdu haşa bu rabıtayı nasıl Halid-i Bağdadi uyduracak Nakşibend hazretleri bile ta tarikatı ilk kuran 700-800 senelik iş

  291. 1:52:02

    Yakup-ül-Çerhülhisar hazretlerine benden ayrıldığın zaman benim şeklimi zihninde muhafaza et evladım e bu rabıtayı o zaman söyledi hepsi söyledi Ebubefşit radıyallahu anh diyordu ya Rasulallah abdest bozarken bile sen gözümün önünden gitmiyorsun utancımdan abdest bozamıyorum ne olacak sıkıntıya düştüm diyordu yani devamlı seni gözümün önüne görüyorsun insan sevdiğini

  292. 1:52:24

    düşünmez mi hayal etmez mi? unutabilir mi yani? seven sevdiğini unutabilir mi? aşk nedir sevgi nedir? hani Rasulallah'ı her şeyden çok sevecektik bir karıya aşık oluyorsun gece gündüz ondan yatıyorsun ondan kalkıyorsun hiç onu unutamıyorsun hani Rasulallah'ı daha çok sevecektik? hani Rasulallah'ı niye bir kere gözünün önüne gelmiyor veya yeşil kubbe veya ravza

  293. 1:52:43

    nasıl oluyor senin sevgin? sahtekarlık oluyor tabi e rabıta bu zaten rabıta sevgi zaten sevgi varsa hatırlamak olur mu? göz önüne gelir mi? gelir hatta kovsan gitmez aşk budur hakiki rabıta zaten tekellifi olmaz zoraki olmaz hakiki rabıta nedir? hakiki rabıta sen istemesen gelir çöker çünkü sevgin varsa rabıtan yoksa sevgin de yok demektir iddianda yalancısın

  294. 1:53:12

    Allah yalancı çıkmaktan muhafaza etsin e şimdi Efendi Hazretlerimiz ben orada yine buyuruluyor dediğim halde Efendi Hazretleri hadis de evladım dedi orada ben Efendi'ye laf gelmesin diye uğraştım şimdi kalkmışlar Cübbelli'nin görüşleri yanlış görüşleri tefsire sirayet eder diye biz korktuk ama benim yanlış görüşüm olur mu?

  295. 1:53:32

    Efendi Hazretleri ne buyurduysa onları yazdık ve Efendi bunları tasdik etti ve hatta hadis de diye de bana zorladı bu Efendi'nin itikadı sen Efendi'ye çatıyorsun sen Efendi'nin itikadına itiraz ediyorsun sen Efendi'nin yolunu bozuyorsun sen Efendi'nin adamı değilsin itikadı üzere değilsin yolunda değilsin sakalla sarıkla olmaz evvela iman ve itikadla olur

  296. 1:53:56

    hadislere uydurma diyenin itibarı olmaz Allah Rasulü'nün dinde Evliyaullah'ın dinde onun için burada hakikatleri doğru anlamak lazım bu arada şeyde cevap vermiş olduk Akit Kastesi'ndeki Hezeyan denilen şey manası sahittir ne demek anladın mı? İzzete ayertüm diye Rasulullah Efendimiz bu lafızla buyurmamış olabilir ama sizden önce ya bir mana daha var hadi bakalım şimdi

  297. 1:54:22

    dolu mana var Leknevi'nin manası İmam-ı Leknevi diyor ki İşlerinizde şaşırttığınız zaman kabir elinden yardım isteyin demek illa mezarlığa gidin demek değildir Kabir eli kime derler? Ölülere derler Ölüler nedir? Usûlüler nedir? Kabir ehlidir değil mi? Biz diriyiz. Bize kabir ehli denir mi? He? Denmez.

  298. 1:54:48

    Mezarlığa gidince işte bizim Türk usûlü bir selamlama var biliyorsunuz. 104 kitapta yeri yok tabii ki. Esselamu aleyküm ve aleyküm selam diyor. Buraya kadar kurtarı. Ondan sonra Ve aleykümselam ya ahiret dünya Ya mübarek onu ölü diyecek. E ben duymuyorum. Duymuyorsan tekrar mı etmen lazım kardeşim? Ve aleykümselam ya ahiret dünya

  299. 1:55:11

    Ve aleyküm selam ya ahle d-dünya diye bir şey yok. Böyle hem kendiniz verip hem kendiniz almayın. alınırsınız. Esselamu aleyküm ya ahlel kubur. Ya ahlel kubur, sahih hadise, esselamu aleyküm. De'ara kavmin mü'minîn. Sahih lafız budur. Ama sen ya ahlel kubur dedin, tamam düzgün yani, dumanı doğru çıktı, ben bir şey demiyorum.

  300. 1:55:29

    Ey kabir ehli selam olsun size. Allah'ın selamı rahmeti üzerinizde olsun. Bu güzel, sünnettir. Ama ve aleyküm selam diye geri dönüp de nasıl olsa bu cevap veremiyor, cevabını ben kendim vereyim de saçmalık olur, değil mi? Böyle bir şey yok. Hadis-i şerif sana diyor ki seni tanır, cevabını verir diyor zaten.

  301. 1:55:45

    Sen niye ve aleyküm selam diyorsun ki kendi kendine? İşte o zaman böyle yaparlar o zaman yani. Öyle şeyler yapmayın. Hadisten, sahitten ayrılmayalım. Sünnette bu var. Şimdi kabir ehlinden yardım isteyin ne demektir diyor? Mezarlığa gidin anlamına da gelmiyor. Kabir ehli demek, geçmiş ölmüşler demek.

  302. 1:56:05

    Öyle mi? Kabir ehli ölüler değil mi? Peki bu ölmüş alimlerin eserleri var mı? Var. Sen bir işte karıştırdın, helal mı, haram mı? Şüpheli mi, mekruh mu? Bir sıkıntılı girdiniz, bir fetvayı veremediniz, bir konu sıkıntıya girdi, ihtilaf çıktı. O zaman hadis-i şerif buyuruyor ki ihtilaf çıkarsa sizden önce geçen yani ölmüş olanlardan yardım alın.

  303. 1:56:33

    Ne demek? Görüşleri kitaplarda yazılıdır İmam-ı Azamların, İmam-ı Rabbani'lerin, İmam Abdülkadir Geylen var mı kitapların? Hepsinin ilimleri bize ulaşmış mı? Ulaşmış. Çözümsüzlük yoktur. Ayet, hadis, ondan sonra geçmiş ulemanın, evliyanın sözleri delildir. Selefi salihin dediğimiz Fes'eleuhele zikrin kültübül alemin Ayet ne diyor?

  304. 1:56:55

    Bilmiyorsanız zikri eline sorun. Yani ne demek orada ilim eline sorun? İlim eline nereden sorayım? Benim sorduğum hocalar bir cevap veremediler. O zaman vefat etmişlere soracaksın. Nasıl soracağım? Keşfim açık değil ki mezara gideyim görüşeyim. E kitaplarına danışın. Şu anda binlerce, on binlerce cid eser var.

  305. 1:57:14

    Benim kütüphanemde otuz bin belki kitap var. E Şamileler'de yüz binlerce cid kitap var şu anda giriyoruz. E dolayısıyla şaşkına düştük bu iş nasıl olur, nasıl olmaz? Kıyas icap etti. Ne yapacağız? Kabir elinden yardım alacağız. Ne demek? Geçmiş büyüklerimizden vefat etmiş büyüklerimizin eserlerinden, ilimlerinden yardım alacağız o işin çözümü için.

  306. 1:57:37

    Var mı bir sıkıntı bu manada? Düzgün mü? Niye inkar ediyorsunuz bunu? Anlamadığın şeyi niye inkar ediyorsun? Dünya kadar mana verdim sana şurada. Bunların hiçbirini mülaza etmeden uydurmadır atsın gitsin. Hele şey olmaz. Onun için yani bunlar Efendi Hazretleri İsmet Baba'yı bile kaynak gösterip İsmet Baba'da varsa Risale-i Kudsi'ye de ki

  307. 1:58:04

    Risale-i Kudsi'ye sırf bizim tarikatta okunur. Başka diğer tarikatlar da bilmez. Adıyaman, Risale-i Kudsi'ye bilmez ki yani. Menzil cemaati bilmez, İskender Paşa bilmez. Yani Risale-i Kudsi sırf bize özeldir, sırf bize. Hatta bütün Müslümanlar okusalar faydalanırlar ayrı dava ama sırf bizim bildiğimiz.

  308. 1:58:22

    Yani genel manada bir kaynak mıdır Risale-i Kudsi'ye? Bize kaynaktır, onlara değildir. Hani bir mektubat gibi değil ki, mektubat üst kimlik. Yani herkes mektubatı kabul ediyor bütün cemaatle. Ha burada bu kadar. Ama o benim için kaynaktır diyor. İsmet Babam hadis dedi. Sen ne diyorsun dedi bana ya? Hadis dedi.

  309. 1:58:38

    E şimdiki adamlar diyor ki benim için hadis uyduruyor. Halbuki Efendi dediği için biz bunları yazdık, kabul ettik. Efendinin görüşü odur. Ulema, Evliya, Resulullah'a iftira etmez evladım. Anladın? Durum bu. E şimdi Mustafa Efendi'nin oğlunun mu daha bize eziyeti oldu, zararı oldu? Bu keskinin mi bize fazla zararı oldu?

  310. 1:58:58

    Bu keskinin bize İslamoğlundan büyük zararı oldu. Çünkü İslamoğlu zaten ayetleri bile inkar eden, işine gelmiyor. Kaderi inkar eden adam. Bunu herkes tanıyor zaten. Sorun burada değil. Bu cemaatı bölebilir mi? Bölemez. Cemaatı fitne çıkarabilir mi? Çıkaramaz. Hocaları birbirine düşürüp ortalığı karıştırabilir mi?

  311. 1:59:16

    Karıştıramaz. Zaten bağırıp duruyor orada. Cuma hutbesinde sesli konuşmalar yapıyorlar. Biri oradan İran diyor, oradan Şia diyor, ona bir cevap veriyor. Zaten bunların cuması yok ki yani. Konuşsunlar zaten de. Halbuki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne buyuruyor? Adamın biri konuşsa diyor, cumada hutbe okunurken sen de ona böyle yapsan diyor, senin hutben de gitti diyor.

  312. 1:59:37

    Fakat laga Ömer mesel hasa fakat laga Çakıl taşlarını düzeltsen diyor böyle Hani o zaman camide halı malı yokken Mescidde kumsal var, çakıl var Böyle diyor elinle oynasan diyor Taşı maşı böyle yapsan diyor Cuma'n gitti diyor Hutbede tık yok Çünkü hutbe iki rekat namaz yerindedir dört rekatın öğlenin namazı, iki rekatı hutbeyle eda demiş olur, iki rekatı da Cuma'nın farzı.

  313. 2:00:04

    Ama bizim millet, adam konuşuyor, Adam konuşuyor, bu da diyor ki hutbe okunuyor, ne konuşuyorsun diyor burada diyor ki hutbe okunuyor, ne konuşuyorsun diyor. Öbürü de ona böyle yapıyor. Zincirleme trafik kazası böyle. O konuşuyor, o niye konuşuyorsun diyor. o da böyle yapıyor. Hepsi gitti hutbesi. Cuma'sı gitti Sahih hadis, müslüm Laghır yaptı yani, Cuma gitti diyor

  314. 2:00:27

    E ne yapacaksın, cumaya geliyorsun. Ya Cuma'sı olan kaç kişi var ki zaten, herkes hareket yapıyor Ya cuması olan kaç kişi var ki zaten? Konuşan, eden, bildiğin gibi, sanki hoca normal kürsüde vaaz veriyor Ya bu hutbe yahu E şimdi orada baktım, geçen bir hutbe var, oradan konuşuyor Cuma'da Alttan biri laf atıyor, o ona atıyor, o ona atıyor Bayağı bir muhabbet ediyorlar Cuma'ya

  315. 2:00:47

    Yaptıkları yerde Efendim, Cuma diye yani, şekli Orada diyor, işte diyor ben diyor söylüyorum bir şey diyor Çarşamba diyor, paralel din diyor İsmail A. Cemaat'in Paralel din, menzil paralel din Adam zaten görüşü belli Fikri belli, Müslümanlara müşrik diyor Sahabe-i kirama kaba diyor, hakaret ediyor Herkese hakaret ediyor, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'in cinsel

  316. 2:01:14

    Haşa, gücüne kadar malzeme yapıyor Kader-i ament'i inkar ediyor Ayetleri tarif etmiş, birçok ayeti kelimeyi Yanlış mana veriyor vesaire Bizim İslamoğlu Bizi cemaat içinde Efendi Hazretleri'nin yanında durup da Efendi'nin inandığı hadislere uydurma diyenler bir olur mu şimdi bu? Hangisinin zararı fazla olur?

  317. 2:01:33

    Efendi'nin yanındakinin zararı fazla olur Uzaktakinin zararı fazla olmaz Onun için şer büyük Allah'a vaal ettik Allah bu şerre kâfi gel Ya Rabbela Efendi Hazretleri'nin halasıyla Ya Rab Bir an evvel bu hadis münkirlerinden kurtar Ya Rab Gazalilere, geylanilere uydurdu, hadis uydurdu diyen bu keskinden kurtar Efendi Hazretleri'ni Ya Rab

  318. 2:01:56

    Amin, dinleyin sesini yahu, dinleyin sesini Yalan yok, yanlış yok Kendi sesiyle adam uyduruyor diyor hadis diyor Halbuki kitaplarımda bir tane kaynaksız rivayet yok Demek ki o büyüklerimize uydurdu diyor Allah şerrinden muhafaza eylesin

  319. 2:02:13

    Şimdi biz daha Derse başlayacağız Ne? Ne gülüyorsun nasıl olsa evdeyiz, yolda gelsek bir saatte yoldan gelecektik o bir saatte buraya koyalım Fakat neyse Çok da uzatmayayım, birkaç husus daha söyleyeceğim ama Şimdi Efendim Şeyi kapatmak zorunda kaldım tabi Eyyüel veledi Çünkü Eyyüel velette de Çok güzel ilimler var idi İnşallah haftaya Mescitte zikrederim Haftaya perşembe

  320. 2:02:42

    Çok da güzel bir ders inşallah, amel ederiz hep beraber Vaaz edenin durumu, vaaz dinleyenin durumu İşte efendim Tezgir ne demek, vaaz ne demek Onların farkı vaaz, nasihat ne demek, tezgir kendine ders vermek ne demek Konuşanın nasıl düşünmesi lazım, dinleyenin ne anlaması lazım falan Hepimizin Ahiret derdine düşmemiz lazım, bugün dünya yarın ahiret Bir saniye sonra

  321. 2:03:07

    Ölüp ahirete gidebiliriz Hiç geri dönüşü yok, telafisi yok, tedariki yok Tövbe kapısı kapanıyor Kaza namazı kılamıyorsun, borcunu ödeyemezsin, helallik dileyemezsin Özür dileyemezsin, bitti senin için dünya, bitti bir anda bir anda, bir anda bitiyor. Onun için Toparlamak lazım Yalana, yanlışa İftiraya, buhtana buhtana, menfaatler için, hırs için, itiraz için,

  322. 2:03:33

    Efendiye hizmet eden insanlara eziyet etmenin eziyet etmenin bir manası yok. Ama nefis şeytan adama her şeyi yaptırıyor. Her harama düşürüyor, her yalanı konuşturuyor Kendi itibarını Sağlamak için adam, hoca adam, hacı adam, Allah'ın adına yalan yere yemin edeni rastladım ya Dondum kaldım ya Çünkü benim bildiğim bir konu, ben diyorum böyle değil adam diyor, vallahi böyle

  323. 2:03:57

    Yani onun için çok korkuyorum ya, çok korkuyorum Yani niye imansız ölüyorlar, mesele bu da var ha Yani şimdi adam namazla abdestli imansız ölebilir Neden biliyor musun? Çünkü diyor Allah-u Teala kızdırıyor diyor Mesela bir yalan yere yemin, sabaha kadar tarikat dersi yap, yalan yere yemin edilir mi?

  324. 2:04:15

    Bir kızdırırsa diyor Allah'a gazap eder, Allah'ın gazabı öyle bir çıkar ki diyor, son nefesinde imanı söker alır diyor Ve gavur olarak öldürüyor E ne oldu bu adam 60 senelik, beni kızdırdı Allah buyurursa diyor Ben gazap ettim Bir kere gazap ettim, lanetim ona helal oldu diyor Ve men yehlil aleyhi gazabî fe kadheve Allah buyuruyor

  325. 2:04:33

    Gazabım kime çökerse o cehenneme çöktü buyuruyor Gazabımı çökertmeyin. Çünkü nasıl yalan yere yemin ediyor koca adam ya? Vallahi böyle diyor, billahi diyor yahu. Dedim Ya Rabbi çok günahım var ama ben böyle şaşırdım. Hiç senin adına yemin etmedim, yalan yere yemin etmedim. Hatta yalan da söylemedim, hiç yalan şeyim yoktur yani.

  326. 2:04:55

    Aman Ya Rabbi. Nasıl söyleyebiliyorlar ben Fatih'i? Ya şurada ben kendimi haklı çıkartmak için beş kişi bana haklısın dedi. Yani bunun için Allah'ın gazabına değer mi yani sen? Veyahut bir daire, veyahut da bir arazi, veyahut da bir mal, veyahut da bir mülk, veyahut da bir borç, veyahut da bir alacak.

  327. 2:05:12

    Yani kaç kuruş yani? Milyon dolar olsa, trilyon euro olsa ne olur yani? Allah'ın gazabını çekmeye değer mi? İftira ediyorsun, yalan konuşuyorsun, yalan yere yemin ediyorsun yahu. Allah var, ahiret var, ölüm var diyorsun, kendin diyorsun kardeşim. Kendin diyorsun yani, nasıl bir ölüm var da korkmuyorsun Allah'tan?

  328. 2:05:32

    Ya bu Allah'a iman edenin işi değil. Şaşırttım demek ki sakal sarık. Hiçbir hükmü yok. Çünkü bunlar kılık kıyafetten ibaret. Bunu gezdiriyorsun, bir papaza da giydirebilirsin. Demek iman kalpte, takva kalptedir. Hadisini daha şimdilik anladım. Dış alametler nişandır. Nişandır ama bilinen bir konuda da yalan yere yemin etmek de, bu da öbür tarafa nişandır.

  329. 2:05:56

    Nasıl olacak şimdi? Seni kim kabul eder bu hazretleri? Mezar kabul etmez. Onun için korktum yani. Korkum arttı. Allah'ıma hamdim de arttı bir yandan. Nasip etmedin bana yalan konuşmayı. Kurban olduğum, kaça patlarsa patlasın. Hele yalan yere yemin. Yalan yere bile bile yemin. Yani ben ona nasip etmediği için o kadar hamdettim ki.

  330. 2:06:22

    Demek ki millette kırmızı çizgi kalmamış. Nasıl yapacağız? Bu İslam aziz olur mu? Bu Müslümanlar galip olur mu? Bu dünyadaki Müslümanlar başı beladan kurtulur mu? Hiçbir sınır yok. Maddi menfaat için herkes birbirine girmiş yani. Biz Allah için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Nereye kadar? Onun için sıratı müstakim, dosdoğru yol ehli belli.

  331. 2:06:49

    Dosdoğru yol ortada. Hak meydanda. Haktan sonra sapıklıktan başka bir şey kalmamış. Sen nasıl Abdülkadir? Yani sen sifil, büyük profesör, doşent ya da hoca ehli sünnet. Tamam ehli sünnet dedik. Ama kardeşim adam kalkıp alenen yazarsa ki rekaip namazı kılacağına haram işlet ağayı. Bunu yazdı yani.

  332. 2:07:13

    Şimdi siz normal, vasat bir Müslümansınız. Hepiniz çok kültürünüz olmasa da ilmi seviyeniz medrese mezunu değilseniz de icazet almadınızsa da ya bu Müslümanlara Allah bir feraset vermiş. Hepinize. Bir namaz kılıyorsun rekaip günü. Ne okuyorsun bunda? Tevrat mı okuyoruz arkadaş? İncil'den ayet mi getirdik ya İbranici?

  333. 2:07:35

    Kardeşim adam Kulu Allah okuyor zaten ya. Namaz Allahu Ekber ya. Bu namaz ya. Haram işlemek nasıl namazdan eftel olur arkadaş? Bunu bu sifil yazdı ya. Benim o zaman yazdığım gazetede yazdı. Vahdet'te yazdı. Şimdi artık ben el üstüne de. El üstüne de olsa ne olur? El üstüne de olsa ne yazar yani? Bir adam haram işlemeyi namazdan üstün dedikten sonra

  334. 2:07:59

    ben bu millete nasıl artık bu adamı dinleyin? Nasıl artık fetvasını sorun diye. Yani ben buna nasıl müsaade edebilirim? O zaman milleti saptırmış olurum ya göz göre göre. Benim onunla bir nefsani bir kavgam yok. Ama ondan sonra sen buna niye böyle dedin? Ya kardeşim İslamoğlu'nu zaten tanıdık. Milleti, herkesi tanıttık.

  335. 2:08:20

    Şimdi İslamoğlu'ndan artık benim cemaatim zarar görmez. Ama şu anda İsmaila'dan Sarıklı, Cübbeli, Mollalar sifille resim çektiriyor. Devamlı sifilin yanında. Adamları zehirliyor. Şu hadis değil, bu hadis değil. Şu uydurma, bu uydurma. Zehirliyor. Yazı yazdı geçen Cübbeli diyor. Hadis uydurmak serbestliği anlamına gelen laflar yaptı.

  336. 2:08:44

    Ya Rabbi gökler yere iner ben ne zaman hadis uydurmak dedim ya. Ben ne zaman hadis uydurmak serbesttir dedim ya. Neymiş efendim? Kazım Eczavi dersi yapmıştık dört tane. Birinci şeyi, birincisinde bir şey söylemiştik. Ne söylemişim? Hadis-i Şerif okudum sahibizden. Sen senle sünneten hasenetten,

  337. 2:09:14

    güzel bir çığır açan, sünnet hasene icat eden, kendi sevabı kendine, kıyamete kadar onunla amel edenlerin ecri de ona. Şimdi bana bunu yönlendiriyorlar. Burada ben demişim ki o derste talebelere, bu hadise göre, ben de diyebilirim ki, mesela beş yüz lira havle çekip, la havle çekin, şükreden sevabı var.

  338. 2:09:37

    Deme hakkım var. Resûlullah bana bu hakkı vermiş diyorum. Orada sesim var. Bu sözümde yanlış var mı? Yok. Deme hakkım var. Ama ben bunu yapmadım diyorum. Bak, ben bunu yapmadım ama deme hakkım var. Peki, buradan bu ne demek oluyormuş? Hadis uydurmak serbest demiş oluyormuş oluyor. sevabı var. Yahu sen bu kadar okulu bunun için mi okudun, bu kadar mürekkebi

  339. 2:10:01

    bunun için mi yalandın? Hiç mi kafan basmıyor ya? Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyuruyor ki iyi bir çığır açanın şimdi tarikatlı mısın? şimdi, tarikatlı mısın? Tarikat değil. Tarikat değil. Nereye bağlıysa Nereye bağlıysan oraya bağlı. oraya bağlı. Sizin tarikatta ne var? Şeyinbestistim var, sonuna şöyle var, rabıta var veyahut onları da kabul eder yani.

  340. 2:10:19

    Ondan sonra ne var? Sizin beş bin, aşağıya tarikatta değil. Bizim tarikatta, günde efendim beş bindir ekallisi halik ediyor, İsmet Baba. Beş bindir en azından. La ilahe illallah diyeceksin. Veyahut Allah, yani dersin hangi derssesin. Peki beş bin kere günde la ilahe illallah diyeceksin diye bir hadis var mı?

  341. 2:10:38

    Peki Şah-ı Nakşibend Hazretleri, bu Nakşibend tarikatında böyle bir kaide var mı? Var. Hadiste yok. Bütün tarikatlarda var. Şazeli tarikatında diyor ki sana şu kadar la havle çekeceksin. Öbürü diyor Hicbulbahar okuyacaksın. Öbürü diyor şu salavatı okuyacaksın. Öyle mi değil mi? Kadiri tarikatında yok mu şu kadar yüz kere şu, şu yüz kere bu?

  342. 2:10:57

    Yok mu? Bütün tarikatlarda var. Peki. Şimdi, Muhiddin İbn-i Arabi Hazretleri, ki onlar da kabul eder o. Kabul etmek zorunda. Tasavvufa inanıp da onu reddeden İbn-i Teymiyeci olur. Muhaddis. Altı yüz, yedi yüz bin hadise senetleriyle ezbere bülü. Ve müçtehit. Mesela Muhiddin-i Arabi'yi Hanefi mi, Şafii mi diye sorduğun zaman, kendi mezhep sahibi.

  343. 2:11:19

    Fıkıhta mezhep sahibi müçtehit ya. Hani, diğerlerine benzemez. Yani Muhiddin-i Arabi'nin çok farklı özellikleri var. Fıkıhta mezhep sahibi ya. Ondan sonra hadiste, hadise hafızı. Tamam. Muhiddin-i Arabi'den aldım ben bunu. Rabıta kitabımda var. Benim rabıta kitabım zaten okumayanların anahtarları açmaz.

  344. 2:11:42

    Rabıta kitabımdaki ilimler hiçbir kitapta toplanmamış. Çünkü benim ona canım çıktı. Hiç o kadar araştırma yapmadım başka zamanlar. Çünkü delillerim kuvvetli olsun diye. Efendi Hazretleri emretmişti, yaz diye. İşte o Aziz Bayındır'a karşı yaz demişti bana. O emirle yazdığım için de orada bir ilim çıktı.

  345. 2:11:59

    Millet kıymet bilmez. İlim okumak istemiyorlar ki. Şimdi ondan sonra hazıra konmak istiyor. Hoca anlatsın gitsin. Ya kardeşim biraz da oku. Bak orada, İbn-i Arabi Hazretleri diyor ki, Evliyaullah ve Meşayih. Mesela Hatm-i Şerif yapılıyor. Hatm-i Hacekan deniyor. Bu Hatm-i Şerif'te, La ilahe illallah ve subhaneke diyor.

  346. 2:12:16

    Beş kere ilan ediyor. Beş yüz kere okunuyor. La havle okunuyor. Öyle mi? Ya gafi elalta fedrikni bilutfüker gafi okunuyor. Pazar günleri okunuyor o sadece. Her gün Hatm-i Şerif'te rastlamayabilirler. O pazar okunuyor. Beş yüz kere. Şah-ı Nakşibend'in Hatmi'dir. Abdülkadir Geylani'den var. Haşbinallahu anihum velvekin.

  347. 2:12:36

    Mesela bizim hatimlerimizde Abdülkadir Geylani'nki de var. Hepsi bizim silsilenin değil. Abdülkadir-i Cili diyor. O Cili dediği Ceylani demek yani. Onu anlamadıklarından başka bir zat zannediyorlar. Abdülkadir-i Cili demek, Ceylani demek zaten. Aynılar. Muhyiddin İbn-i Arabi Hazretleri buyuruyor ki, bir insan Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in bu hadis-i şerifine göre

  348. 2:13:02

    güzel bir çığır açarken, işte efendim hemen yine başlıyor. Diyor ki, bu hadis onun hakkında değil. Ne hakkında? Diyor ki Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem muharebeye gidilecekti, Tebük'e falan. Dedi ki kim yardım edebilir? İnsanların ihtiyacı var. Sahabe-i Kiram'dan birisi öne çıktı, büyük bir yardım yaptı.

  349. 2:13:18

    Onun üzerine bu hadis-i şerifte buyurdu ki, efendim bu bir çığır açtı, peşinden öbürleri de onu izledi, takip etti. Herkes ortaya, malı ilacanı ile cihata çıkmak için infakta bulundu. Ve neticesinde bu adam hem kendi sevabını aldı, bin altın verdiyse ama peşinden on bin altın daha toplandıysa bir o kadar da bu aldı.

  350. 2:13:35

    Çünkü neden? Başlattığı için. Bunu bana bir hoca söylüyor. Ben de diyorum, tamam. Ama sen eğer bu hadis bunun hakkındadır, bunun hakkındadır deyip, sebebin hususiyetiyle, hükmün genelliğini bağlarsan, işte tam çuvalladı. Çünkü neden? O zaman tehemmüm ayeti de, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'de şey, Ayşe anamız gerdanlığını ararken yolda kaldılar,

  351. 2:14:01

    suya ulaşana kadar sabah namazı geçiyordu, oradan hazır oldu. Onun için sen burada tehemmüm yapamazsın. Kur'an-ı Kerim'deki sebebin üzülleri baz aldığında, hadislerinde de sebebi vurut denir. Bunları bağladığın zaman bir yere ancak orada geçerli olur. Geri kalan helal haram, herkes gümbürtüye gitti.

  352. 2:14:21

    Böyle bir şey olabilir mi? Bakın, dikkat edin. Hiçbir şey bilmiyorlar, biliyor musun? Karşımdakiler de baya hoca geçinenler. Yahu kardeşim, bütün tefsirlerde, kaynaklarda ne diyor? Usulü fıkıhta, usulü hadis. Sebebin hususiyeti, hükmün genelliği. hükmün umumiyetine mani değil. Ne demek? Özel bir sebeple bir şey buyurulur ama sebebin özelliği, o hükmün genelliğini kısıtlamaz.

  353. 2:14:45

    Hüküm yine nereye gelir? Genele gelir. Yani güzel bir çığır açan herkes, bugün de bir güzel bir şey başlatan, bir güzel faaliyet başlatan, cevaba girmez mi? Ne girer? Peki, Şah-ı Naçmen Hazretleri işte beş binle Allah deyin, beş binle Allah deyin, hadiste bu yok. ama kendi tecrübe etmiş, bakmış ki yüz, iki yüz, üç yüz, beş yüzden sahabe döneminde değiliz.

  354. 2:15:10

    İnsanlar çok bozuldu. Zikir kalbe yerleşmiyor. Onun için en az beş binle bir iz bırakıyor. Bu tecrübeyle veya ilhamla veya keşifle demiş ki benim yoluma, görüyor musun? Görüyorsun. Girmek mecburiyetinde değilsin. Biz farz demedik ki tasavvufa girip tarikat dersi almak. Ama söz verdikten sonra iki rekat namaz gibi farzdır evladım derdi.

  355. 2:15:30

    Neden? Adak meselesine göre. Çünkü sen o zata intisap ediyorsun. Diyor ki ben bu şartla veriyorum. Sana diyor bu dersi yapacak mısın? Yapacağım. Söz verdi, söz veriyor. El ele tutuşuyorlar, biat oluyor. O zikirleri yapmak için söz veriyorsun. E şimdi sen burada durup dururken desen ki çocuğum askerden sağlam gelse bir kurban kesmek Allah için adam olsun.

  356. 2:15:51

    Sen şimdi durup dururken koç kesmek sana farz mıydı? Vacip miydi? O çocuğun sağlam geldiği ne oldu şimdi? Hiç farz vaciple alakası olmayan bir konu sana özel farz oldu işte. Neden adak yaptın? Söz verdiğin zaman zaten ayeti kerimeler demiyor mu? Allah'a verdiğiniz sözde durur. Sen şeyhe vermiyorsun ki sözü.

  357. 2:16:14

    Şeyh mi seni kontrol edecek? 5000 mi çektin, 4999'da mı kaldın? Allah'a verdiğiniz sözde durur. İnsanlara verdiğiniz sözler Allah'a verilmiş olmuyor mu? O zaman İslamiyet'te niye diyorlar? Sözü olmayanın imanı yoktur. Ne oldu bu şimdi? Ben sana söz verdim. Yarın 3'te buluşacağız. Sen gittin orada bekliyorsun.

  358. 2:16:34

    Ben sözüme gelmiyorum. E bu şimdi normalde de şurada buluşacağız. Sözü de farz oluyor bana. Çünkü neden? Söz verdiğim için farz ettim kendime. O sözü ben aslında kime vermiş oluyorum? Allah'a çünkü neden? Allah Teala buyuruyor ki aranızda sözleştiğiniz zaman durun diyor. Bu sefer Allah'ın emrine giriyor sana verdiğim söz.

  359. 2:16:54

    Bu adak oluyor. Sen diyorsun 5 bin la ilahe illallah diyecek misin? Diyeceğim diyorsun. Söz veriyorsun. Oldu farz namaz 2 rekat gibi. Neden? Adak yaptın. Ama durup dururken sokaktaki adama, camideki adama 5 bin la ilahe illallah dedin mi? Demedim. Niye demiyorsun ya diyebilir miyiz? Ama sen bana dersin.

  360. 2:17:12

    Çünkü neden söz vermişim ben buraya? Yani burada sebep özel olabilir. Hüküm umumidir. O zaman Şah-ı Nakşibend bu 5 bini nereden çıkarttı? Hayır nereden çıkartıyor? Tasavvufa inanmıyorum diyeni anlarım. Adam zaten inanmıyorum der, mevzu kapanır biter. Ama tasavvufa inanıyorum dedikten sonra bu şeyhler bu zikirleri, hadm-i şerifleri nereden çıkarttı arkadaş?

  361. 2:17:36

    Ayette hadiste bu sayılar yok. Men senne sünneten ha senneten. Güzel bir sünnetle çığır açan diye İbn-i Arabi Hazretleri diyor ki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bütün ümmetine diyor çığır açma yetkisi verdi. Ve buna da bid'at demedi, adına da sünnet dedi. Niye? Yetkiyi ben verdiğim için o da benim sünnetim oluyor diyor.

  362. 2:18:00

    Sünneten ha sennetene de dikkat edeceksin. Mesela bir de bid'at ha senne mefhumu var. Bak hadis-i şerif bid'aten ha senneten demiyor. Mesela teravi namazı için cemaatle kılındı askere Hazreti Ömer döneminde cemaat başladı. Hazreti Ömer ne dedi? Bu ne güzel bid'at dedi. Aslı sünnette var. Aslı sünnette olduğu için her gece kılınmak ama yeni bir şey oldu

  363. 2:18:24

    Efendimiz'in döneminde her gece kılınmıyordu. Güzel bir bid'at oldu dedi. Bunda sorun yok. Ama bu hadis-i şerifte sünneten ha senneten diyor. Bid'at tabirini de kullanmıyor dikkatinizi çekersen. Güzel bir çığır. Sünneten ha senneten. O zaman ne oldu? Bu yetkiyi verdi. Peki. Ben o birinci derste bunu söylüyorum.

  364. 2:18:44

    Benim diyorum burada benim bile yetkim var. Nasıl benim yetkim var? Peki. Kulüb-i Allah'ın sevabı hakkında hadis var mı? Var. Lâ havle'nin sevabı hakkında hadis var mı? Var. Ama sayıda 100 diyor 200 diyor. Ben Lâ havle hakkında 100 ve 200 hakkında hadis gördüm. 500 görmedim. Hiç 500 görmedim yani. Ben görmediysem yok anlamına gelmiyor ama benim de çok tetepatım var.

  365. 2:19:10

    Canım çıkmış bu işlere. 500 yok diyelim. E peki 60 şerifte 500. Çünkü sana bir yol açmış. Yol açma izni de vermiş. Buna da sünnet-i hasene buyurmuş. Artık 100'ün sevabı varsa 500'ün daha fazla sevabı olacağı tartışılmaz. Manyak olmanın bir lüzumu yok. Niye tartışmaya açıyorsun 500 denmez diye? Ya ne cahil ecel adamlar aşağıya.

  366. 2:19:33

    ahiret, celâdanlara kaldık ya. Şimdi yani minare bir tatlı ya kardeşim Bilal-i Abey şey demedi mi ki çık yukarıdan oku, ses duyulsun şimdiki sistemde de bunu güzel yaptılar, minare yaptılar, müezzin üşümesin, şey etmesin, kafasına yağmasın bilmem ne, üstünü kapattılar, kubbe yaptılar E şimdi caminin kubbesi.

  367. 2:19:54

    Efendimiz zamanında kubbe yoktu. Ya kubbe yoktuysa ne alakası var? Bu kadar insan bir yere giriyor, yarım saat, bir saat duruyor, nefesler kalkıyor. Onun için yüksek olursa, fîbîc-i nedine Allah'ın türfâ. fîb-i yüzün edine Allah'ın türfâ. Kur'an'da diyor ki Allah yüksek yapılmasına izin verdi. Ayet de var yani.

  368. 2:20:10

    Onun için kubbeleri yüksek yapmışlar. Neden? Oksijen ve hava tüşüye ondan yani millete bir saat, iki saat yetsin yani kubbenin içinde topladığı hava. Yani bunu anlamayacak ne var? Vahabi kafası ile. Ne var yani? Tazavvufa inanıyorum dediği için sorun yapıyorum zaten. Yoksa ben vahabiyim desin, çıksın gitsin yani.

  369. 2:20:29

    Şimdi sünneten haseneten. Peki ben burada sifil diyor ki diğerleri de bunu diyor ki Tali'yi de anlamamış. O da aynı şeyi soruyor bana. Sen bunu ne demek istedin diyor. Onu İrfan da buradan tutturmuş. Tali Hoca'yı aramış onu. Diyormuş sen niye böyle yapıyorsun? O da diyormuş ki ya diyormuş bu derste böyle dedi.

  370. 2:20:48

    Kazi Beyzavi dersinde. Ya sen benim dediğimi anlayacak kadar ilmin yoksa benimle ne uğraşıyorsun ya? Ben burada dedim ki ben bile beş yüz lira bile çekin cevabı var. Şu kadar cevabı var. Fazileti var çünkü. Asılı sünnette var çünkü. İmam Masum Hazretleri mektubatta öyle diyor. Diyor ki

  371. 2:21:07

    camide millet namazdan selam verirse musafa yapıyorlar veya bazı namaz bitiyor haleka yapıyorlar. Böyle hani bayramlarda seyranlarda vesaire böyle dönüyorlar ya herkes musafa yapıyor. Bu bidat mıdır değil midir diyor. İmam Masum Hazretleri. Efendimden duydum ben bunu. Mektubatında cevap veriyor. Diyor ki

  372. 2:21:23

    evladım diyor madem ki musafa yapmak faziletli amel olarak aslı sünnette var mı? Var. Aslı sünnette olanın şekli değişmekle bidata dönmez evladım diyor. Yani ister bunu camide yap ister bunu namazın peşine yap ister namaza başlamadan yap. Yani aslı sünnette varsa şekli bidat olmaz diyor. Ya ne cahil adamsınız ya.

  373. 2:21:44

    Ben burada evet yine de tekrar ediyorum. Bir sünneti hasene açma çığır açma benim yetkim var. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem vermiş. Sana da vermiş. Ama dikkat zurnanın zırt dediği yere geldik şimdi. Anlamadığınız yere geldik. Parmağı değil efendim elini basacaksın. Anlasın adam. Ben burada sana o lafta diyor muyum ki

  374. 2:22:10

    ben burada beş yüz lira havle çekin sevabı var demeye müsaade var bana. Ama ben yapmadım. Hakikaten de yapmadım. Yani böyle bir şey. Çünkü kitaplarda yazılanlar o kadar kaynak dolu ki ben niye yeniden bir beş yüz lira havle niye çıkarayım yani. Ayrı bir şey. Yapsam olur dedim. Bunda bir sorun yok. Nerede sorun olurdu?

  375. 2:22:28

    Ben eğer deseydim ki hiçbir kaynakta görmeden ben beş yüz tane la ilahe illallah de çekerim. İşte hadis-i şerifte var işte beş yüz lira havle var işte hadiste yok. Bunu deseydim. Ha şimdi la havle ilahe illallah demiş. Hiçbirinin demediği bir şey derim ben de. Ve ufevvuzu emri ilallah. Hadi bakalım.

  376. 2:22:46

    İşimi Allah'a ısmarlıyorum. Bu ayet diyor, bunu diyor, başı sıkışan diyor kötü hileler ve faaliyetler hakkında yapılan suikast planlanan vesaire vesaire. Bu insanın diyor bunu okumamasına şaşarım diyor Cafer-i Sadık Hazretleri. Çünkü Firavun'un hanedanından iman eden zat bunu okudu. Kötü hilelerinden Allah korudu.

  377. 2:23:09

    Ayetle sabit. Kötü hile ve tuzak bekleyenlerin okuyacağı tek ayet. Ya başta gelir. Ve ufevvuzu emri ilallah. İnnallah basıyurum bil a'ba. Ben şimdi desem ki beş yüz tane bundan oku. Bir kitapta görmedim. Kendisi zaten ayette var mı? Var. Cafer-i Sadık Hazretleri buyurmuş mu ki başına kötü plan yapılan hakkında suikast planlanan adam nasıl bunu okumaz şaşarım.

  378. 2:23:33

    Tamam mı? Ben bunun sayısını üç yüz dedim. Bedir-i Ehli kadar üç yüz on üç dedim. Kitapta yok. Diyebilir miyim bunu? Diyebilirim. Okuyan kaybeder mi? Zarar eder mi? Okuduğu ayet zaten. Ama ben neyi diyemem? Şunu diyemem. Bu hadisi şeriftir diyebilir miyim? Diyemem. Adam bundan bunu fark edememiş. Ben diyorum şu kadar sayıyla şu faziletli zikri yapın diyebilirim yani.

  379. 2:24:03

    Böyle bir şey hiç yapmadım ama yani ben bile diyerim yani her Müslüman'a ve Rasulullah buyuruyor Sünnet-i Hasene sonra da bunu üç yüz on üç kere ufevvuzu emri ilallah millet okumaya başlasa kıyamete kadar bu böyle devam etse bundan bana sevap da gelir mi? E gelir adam ayet okuyor ufevvuzu emri ilallah diyor Allah'a zikrediyor.

  380. 2:24:22

    Ne sorun var? Ama ne diyemem? Bunu Rasulullah buyurdu diyebilir miyim? O büyük iş. Hadis demek kaynak ister. kaynak olmayan yere hadis diyemem. Kaynak olmuyor. Ben orada bunu demişim. Ya hocalar sifil mifil bunu anlamamış. Ondan sonra diyor ki hadis uydurmak caizdir anlamına gelen konuşmalar yaptı. Allah lillah aşkına ya!

  381. 2:24:48

    Doçent olup bu adamın bu kadar okumasına lüzum var mıydı bunu anlamaması için ya? Yani siz burada anladınız değil mi kardeşlerim? Yani esnaf, tüccar, her sınıf insan var. Avukat, hoca, hacı. Her sınıf insan var şurada. Bizim evde de hoş eften ben de duvara konuşmuyorum. Kardeşler Allah razı olsun gelmişler beni şenlendirmişler.

  382. 2:25:09

    E şimdi bu insanların hepsi orta seviyede bir müşterek akıl var ya müşterek akıl. Şurada şu müşterek akıl neyse bunu ben elli bin kişi evde konuşsam bu akıl aynı çıkar. Çünkü ortalama seviye birdir. İnsanlar anlar ya bu insanları aptal mı zannettiniz ya? Biz de insanları kandırıyoruz da şeyleri mi bulduk ya?

  383. 2:25:28

    Tımarhaneden delileri mi getirdik yani? Orada benim konuştuğum insanlar bir seviyesi olan insanlar. Ama şu an var ya İslamiyet'ten hiç haberi olmayan bir adamı getirsem. Samimi söylüyorum. Hiç İslam'dan duymamış namazdan. Adam akıllıysa o da bunu çözer ha. Çünkü ben o kadar güzel anlatıyorum ki. Zaten orada diyor.

  384. 2:25:49

    Senin diyor bu anlatma şeklinden diyor biz mağlup duruma düşüyoruz. Sen delilin çürük. Ondan mağlup duruma düşüyorsun. Cübbeli batılı savunamaz. Şu anda batılı savunsam. Veya inanmadığım bir şeyi size inandırmaya çalışsam. Diyelim ki bana büyük bir para teklif ettiler. Diyelim ki nefis var şeytan var.

  385. 2:26:09

    Büyük bir paralarla beraber şu işi yuttur bu cemaata dediler. Veya kafama silah dayadılar. Siz bilmiyorsunuz şantaj var çıkınca öldüreceğiz. Şunu bana anlat dediler. Belki zor oyunu bozar. Hani kalbin iman doluyken ikra olur. Ölü cehennem korkarsın. Belki misal. Allah başıma vermesin. İmtihan etmesin.

  386. 2:26:28

    Ama yemin ediyorum benim o konuştuğumda hiçbiriniz inanmazsınız. Konuşsam bile. Neden? Çünkü inanmadığım şeyi savunamam. Kem, küm. Ben niye böyle akışlı konuşuyorum? İman ettiğim şeyi konuşuyorum da onun için akışlı konuşuyorum. Kardeşim inanmadığım bir şeyde seni galip geleceğim. Laf salatasıyla, çene kalabalığıyla diye.

  387. 2:26:50

    Var mı ya böyle bir şey ya? Efendinin tarikatında ya. Bu kadar hoca var. Binlerce efendisine hoca yetiştirmiş. On binlerce yani. Bu millet yutar mı ya? Kalkıyorsun efendinin yanında. Duyuyorsun ki millet hadis uydurdu. Cübbel ediyorsun ya sen. Kim yutacak senin bu ezeyanını?

  388. 2:27:09

    Şimdi Sifili, irfanı bilmem nesi. Mehmet Ali de anlamamış. Bana soruyor. Ya niye anlamadın hocam dedim. Burada hadis uydurmak diye bir şey var mı dedim ya. Ama demişsin diyor. Sen diyor. Mehmet Ali'ye şu kadar cevap var diyebilirim. Diyebilirim dedim. Sünnette hasta var. O sayı olmayabilir. Ben fazla zikrettirmek için diyebilirim.

  389. 2:27:30

    E dedim. Ben seni neye göre beş bin dedi dedim. Şurayı anlamıyorlar. Ben böyle bir hadis uydurabilirim demiş oluyormuşum. Haşa. Ya böyle bir hadis uydurulur mu ya? Resulullah buyurdu denir mi ya? Ben efendi buyurdu bile diyemem. Efendiden duymadığım bir şey. Diyebilir miyim? Hayatta demem ya. Yani şimdi mesela.

  390. 2:27:54

    Burada bir kavga gürültü var. Sulh etmek lazım. Barıştırmak lazım falan filan. Ben sulh için, barıştırmak için yalan yerinde caiz hesabı yaparaktan. Bu adam bu adamı bıçaklayacak veya hakkını yiyecek falan. Ya efendi bu adamı severdi. Efendi şöyle demiş. Halbuki dememiş. Ben orada sulh için, ıslah için bir güzelleştirme yapma hakkına sahip miyim ya?

  391. 2:28:13

    Ha bak yalan caiz ha. Sahih hadiste yalan üç yerde caiz. Birisi kavgayı barıştırmak. Ama benim huyumda yok. Yani her caizi ben yapmak zorunda mıyım? Yapamam. Kabiliyetim müsait değil. Efendi bu adam hakkında bunu demediyse. Burada ne olursa olsun ben bunu uyduramam yani. Huyum müsait değil. Yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i bıraktım.

  392. 2:28:37

    Ben bir hocamışım bile. Bir istatta bulunamam yani duymadan. Şüphelendiğim zaman bile bazen vazgeçiyorum. Yani acaba bunu efendiden mi duymuştum? Başka bir hoca efendiden mi? Arap bir alimden mi? Seyit Maliki'den mi? Şüphelenince sözü kullanıyorum. Hatta bazı fark edersiniz. İsimlerde yanılabilirim.

  393. 2:28:59

    Hemen şerh koyarım yani. Benim bu usülümdür. Böyle bir şey yok. Kesin hatırlamıyorsam. Sözü kullanırım hikmetinden yararlanırız. Ama istadında dururum yani. Evliyaullah'tan bazısı şöyle buyurmuştur derim. Benim usülüm bu. Çok iyi bilmem, hatırlamam lazım. Ya sen Resulullah sözlerine böyle buyurduğu nasıl diyeceğim?

  394. 2:29:23

    Ben efendi için bile demediği bir şeyi asla demiş değilim bugüne kadar ya. Nasıl oluyor ya? siz doğru adrestesiniz kardeşim siz doğru adrestesiniz Efendi Hazretlerimizin güvendiği bu Ahmet eminimdir ben buna güvenirim Ahmet haram yapmaz dediği yani tabi haram derken bu harama da benzemiyor yani Resûlullah'a hadis uydurmak felan ekberul kebair yani böyle bir şey

  395. 2:29:53

    bunu bana İslâmoğlu da isnat etmezdi biliyor musun? valla yetmez, İslâmoğlu der ki gazali gazali uydurmuş der yani hiç olmazsa İslâmoğlu merttir bak İslâmoğlu merttir ya aziz bayındır merttir der ki gazali, mazali uydurmuş der zaten sifil demiyor mu ki gazali hadiste zayıftır bak sifil de mertlik yapıyor ben bunu diyebilir miyim?

  396. 2:30:19

    ayrı bir konu ama hiç olmazsa mert olun, dürüst olun ya buradaki keskinin tehlikesi o zaman falan büyüktür çünkü onlar hiç olmazsa hadis uydurdu diye bana demez kendi rengini belli eder İmam Gazali, Abdülkâk İlâni iftira eder, onlara istat eder ama bu ne yapıyor? cübbeli uydurmaz mı ya diyor ya bu demektir ki İmam Gazali Hücreti İslâmlara diyemiyorum

  397. 2:30:47

    cübbelide kalıyorum demektir bu bir takiyedir bu bir ikiyüzlülüktür ve nifaktır sen mert ol ya bir tane benim kitabımda kaynaksız bir şey buldun mu, gördün mü? Çıkart Şefik konuşmasını biliyor, çıkartırım yetmiş tane eserim var, on binlerce sayfa yazım var bulamazsın çünkü uydurmak ancak istismarcılara mahsustur ajanlara mahsustur uydurmak benim gibi çocukluğundan beri

  398. 2:31:17

    sadakati, dürüstlüğü doğru konuşmayı şiar edinmiş yidamak istem yalan konuşmam yani annemde öyleydi rahmetullah aleyha Ahmet derdi, yidama götürseler doğruyu konuşurum, yüzünü konuşurum derdi ben o ananın evladıyım yani sizin şecereniz ne? şecereniz ne yani? onun için böyle ahir zamanda insanlar çıkacak şecelere de belli olmayacak bazen kürsüden bile konuşabilirler

  399. 2:31:43

    buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem kürsüden de konuşsalar aslını, neslini nereden geldiğini, nereye gittiğini araştırın çünkü şeceresiz insanlardan çok sorun yaşadı bu ümmet 20 sene Sultanahmet'te imamlık eden adam ne dedi? Avrupa'ya giden Osmanlı heyetine o Sultanahmet camini biliyor musunuz? gidin cemaate söyleyin 20 senelik namazı iade etsinler ben sünnetsizim dedi

  400. 2:32:13

    Osmanlı döneminde 20 sene Sultanahmet'te imamlık edecek ilme sahip bile olabiliyor ajanlar laulesler değil miydi? işrak namazını kaçırmayıp da Osmanlı'yı batıranlar, arkadan vurduranlar vehhabiliği kurduranlar işte bu kadar ayetleri, hadisleri tahrif ettirip inkar ettirenler, o ajanlar değil miydi?

  401. 2:32:37

    şimdi de geldiler bana hadis uydurdu demek suretiyle efendinin bütün kitaplarına taanü teşni ediyorlar çünkü hepsini bana yazdırdı ben güvensiz bir adamsam sahabeyi tenkit, Kur'an'ı tenkittir diyor imam-ı Rabbani çünkü neden diyor Kur'an nereden toplandı? tek tek şahitlerle beraber sahabeden toplandı sahabe onunfihse, tenkit edilebilirse

  402. 2:33:01

    o zaman diyor Kur'an'da tenkit edilebilir demektir, zaten onun için şia sahabeyi tenkit edip de 5 sahabeden başka hepsi mürtet oldu dinden çıktı dedikleri zaman Kur'an içinde ne diyorlar? eksiktir diyorlar 18 bin ayet ehl-i beyt hakkında silinmiş diyorlar çünkü sahabeye konuşan zaten Kur'an'a da konuşur merak etme biz de efendinin eshabındanız dolayısıyla

  403. 2:33:25

    sen burada hem de normal vatandaş değiliz tefsir işine bizi koymuş sen burada bizi tenkit ettiğin zaman esas tenkit edemediğin zat efendidir, sen onu edemiyorsun edemiyorsun böyle bir şey gitmiş bir dergiye röportaj vermiş de diyormuş ki efendinin aleyhine konuşamıyorlar da benim aleyhime konuşuyorlar sen efendiyle eşit misin ya?

  404. 2:33:45

    sen kimsin sen? efendiye konuşamayanlar buna konuşuyor sana konuşan efendiye gitmez ki hadi bana konuşan bir şekilde gider neden gider? tefsiri buna yazdırıyordu beni tenkit ettiği zaman tefsire sıkıntı gelir efendinin sohbetine sıkıntı gelir benim nakillerime sıkıntı gelir 40 senedir efendiye anlatıyorum ama sen efendi adına ne hizmet yapmışsın ki?

  405. 2:34:05

    umuma millete kaç kişi namaza başlattın? kaç kişiye vaaz ettin? bir satır ibare mi okudun? Kuran'ı yüzünden açsam ortadan zor okursun yani sen şimdi bana konuşuyorlar, efendiye konuşamayanlar sen efendinin bir şeysi değilsin ki ya haa o zaman ben diyorum ki esas doğru karar efendiye tenkit edemeyenler benim üzerimden efendinin itikadını hadislere bağlılığını sorgulattırıyor.

  406. 2:34:33

    Doğru mu anlıyorum? Hep böyle oldu. Efendi Hazretlerinin tefsiri cerh ediliyor haramı helal ediyor bu tefsir diyen adam mümtaz hoca ilan ediliyor efendinin odasında yanında o zaman efendinin durumu ne halde? Allah Efendi Hazretlerine yardım eylesin. Bir an evvel bu beladan helal sayılacak. Allah bana hadis uydurdu diyenlerin belasını acil inzal eylesin.

  407. 2:34:56

    Bana hadis uydurmak serbest diyor diyenlerin hadis uydurdu diyenlerin Allah'ım dünyada ahirette lanetinle lanet eyle. Kahrınla perişan eyle. Muktedir ehzinle ehzeyle yakala. Tarumar eyle evlerin ocaklarını batır. Allah'ım hadis uydurmak kadar büyük bir günah yoktur. Bu iftirayı bize yapanları dünyada ahirette perişan eyle.

  408. 2:35:18

    Umduklarını buldurma. Korktuklarından kurtarma. Efendi Hazretlerimizi helal sayıla ya Rabbel Alemin. Amin ve sallallahu aleyhi ve sellem Muhammedin. Ve aleyhi ve sallallahu aleyhi ve selleme teslimen. Kefira. Elhamdülillah Rabbel Alemin. Amin.

  409. 2:35:34

    Şimdi bir iki şey size öğreteceğim. Birincisi Safer ayı. Şimdi Safer ayı hakkında da çok tartışma oldu. Bu kitap 44. Risale. Bu kitabı mutlaka Safer ayında okuyun. Bu kitapta çok ilim var. Yine bu Tali Hoca ile itiraz ettiği 10 sene evvel Safer yoktur dediği nokta. Bu kitapta efendim Çarşamba günündeki uğursuz özellikler vesaire beyan edilmiş.

  410. 2:36:04

    Üç tane bölüm yapılmış. Mesela Çarşamba gününün Nuhuseti uğursuzluğu Safer ayına mahsus mudur, değil midir? Bunu okuyun. Her çarşamba mıdır, ayın son çarşambası mıdır? Bunu okuyun. Ayetlerden, hadislerden, bak burada dünya kadar kaynak. Taberani, Mucemevsat, İbn-i Merdüye, Suyuti, Dürülmesur, Kurtubi'den, Münavi, Feyzülkadir, Açluni, Keşlova, Alusi

  411. 2:36:34

    bir şeye dört satır en az kaynak koyuyorum. Benim kitaplarım kaynak dolu. Her yazdığıma da kaynak koyuyorum. Bak İmam Tuyuri hadis-i şerifi başka yolda anlattım. Tuyuri büyük muhaddistir. Hadde senalı, senetli yani. İmam Al-Kami muhaddistir, Al-Kami. Mevzu hadisler hakkında meşayihımızın sözlerinin özetine bakılırsa, meşayihın bütün sözlerinin özeti çıkarılırsa,

  412. 2:37:06

    bu hadis-i şerif, yani çarşamba gününün uğursuzluğunu belirat-ı şerif mevzu değildir. Demişler. Nerede bu geçiyor biliyor musun? Nerede geçiyor ben sana söyleyeyim. İmam Suyuti Kitab-ül Mevzu'a Elle âlil mevzûha fil ehâdizil mevzûha diye uydurma rivayetleri açıklayan bir kitabı var. İmam Suyuti o kitabında diyor ki bu hadis mevzu değildir.

  413. 2:37:27

    Zaten mevzuları araştıran kitap diyor. Bir. İkincisi İbn-i Arrak tenzih-i şeriatı. Üçüncüsü Es-Sıracül Münir. Bu da İmam Azizi'nindir. Azizi çok büyük bir allamedir. Cami-i Ustagır'ı şer etmiş. İmam Suyuti'nin Cami-i Ustagır hadislerini şer etmiştir. Üç cid Osmanlı baskısı bende var. Es-Sıracül Münir.

  414. 2:37:49

    Şimdi dolayısıyla hadis-i şerif mesela Gümüşhanevi Hazretleri İmam Suyuti el-Cami-i Ustagır isimli hadis eserin başında. İmam Gümüşhanevi Nakşi Tarikatı'nın meşayıhından Hazreti Haldi Bağdan halifelerinden. Basıtalı halifesi. Gümüşhanevi Hazretleri Ramûz-ül-Hadis diye meşhur ismi var. İskender Paşa Cemaatı'nın kaynak eseridir.

  415. 2:38:11

    Mehmed Zahid Kodku Efendi Hazretleri sahiken. Sonra Esad Efendi Hazretleri Rahmetullahi Aleyhi Hayatları hep Ramuz okurlar. İskender Paşa Cemaatı. Muteber midir? Çok muteberdir. Bu Ramûz-ül-Hadis kitabının başında diyor ki ben bu kitapta uydurma rivayete yer vermeyeceğim diye güvence vermiş. İmam Suyuti de vermiş Gümüşhanevi.

  416. 2:38:30

    Orada da bu hadis-i şerif var mıdır? Vardır. Safer hakkında gidelim. Cüzan ve alaca hastalıkları çarşamba günü belirme meselesi. Çarşamba ve cumartesi günleri kan aldırma meselesi. Sayfe 56, sayfe 57. Onlar çarşamba günü kan aldırmayı nehyeden hadis zayıf olduğunu düşünen biri kan aldırmış başına ne gelmiş?

  417. 2:38:50

    İmam Deylemi'den yani çok eski. Gümüşhanevi'yi zikrediyor. 58. Çarşamba günü tırnak kesenlerin başına ne gelmiş? 59. Kaynaklarını vermişim. Hiç. Kaynaksız bir şey konuştuğum yok. Ben mi uyduracağım ya? Tövbe estağfirullah. Ondan sonra çarşamba gündeki durumlar. Bütün kavimlere azap çarşamba gelmiş. 61.

  418. 2:39:10

    Şu anda bile araştırmalar, emniyet raporları vesaire ne diyorlar? Kanlı çarşamba diye geçiyor. Ve çarşambalar araştırıldığı zaman cinayetlerin ve belaların ve katliamların ekseriyetin çarşamba günü olduğuna bunu da akıllıları sırları ermemiş. Halbuki benim Zafer kitabımı okusalar Amerika'nın keşfe çıkmasından üzülmüyor.

  419. 2:39:32

    Dünya kadar araştırma yapıyorlar, milyar dolar sonunda bu karara varıyorlar. E bana sorsalar ben derdim çarşamba olduğunu zaten. E çünkü var yani, var. Ha burada 62'ci sayfede efendim çarşamba günde olacak, günlerin özellikleri, çarşamba günü alışveriş yapılır mı yapılmaz mı meseleleri. Helal haramı konuşmuyoruz.

  420. 2:39:56

    Yani faziletli ameller bakımından sıkıntı gelmesini istemiyor zaten. Cumartesi günü ne için uygun? Pazar günü ne için uygun? Pazartesi hangi iş yapılır? Salı günü kan aldırma meselesi vesaire vesaire. Bunların hepsi 66'da Hazreti Ali'ye rivayet ediliyor. Kaynağını buraya koydum. İmam Münavi, Feczur Kadir sahibi ya sen ne konuşuyorsun ya?

  421. 2:40:19

    İmam Münavi ya büyük muaddes. Evet. Ay içerisinde ihtiyatlı olunması gereken 7 gün var. Ama gökteki ay hesabıyla bu. Mesela o günlerde yani yolculuğa çıkmak falan sıkıntı falan. Ben buna işte uyuyordum bir ara. Şimdi biraz uyumuyor. Uymadığımda sıkıntı çıkıyor. Bir uçak rota, oradan bir yer, buradan bir yer canımız çıktı.

  422. 2:40:39

    Köye uçakla gidiyoruz, arabayla giderdik. O kadar geciktik bir kere. Bir de baktım o güne uymamışık. Başıma geliyor yani. Bakma sen yazdığın namel etmezsen de sen de çekersin yani. 67. sayfada Hazreti Ali Efendi'den rivayet günler içerisinde tam 7 günden sakın. Ne alışveriş ne de yolculuk yapma. Yeni bir elbise, yeni bir hınat giyme.

  423. 2:41:01

    Bir kadınla evlenme, bir ağaçla dikme. Sakın bir kuyu kazma, bir evde bina etme. Sultanla karşılaşmaktan ise aman iyice sakın. Yani yöneticilerle falan işin varsa aman dikkatli ol. Ayın hangi ayların kaçıncı günleri? Her ayın. Kaçıncı günleri gökteki hesabı? 69. Sayfe. Böyle ilimler yazıyor. Neler, neler, neler.

  424. 2:41:29

    Aman ya bak. O kadar ilimler var. Tabi Sefer Ayner günü okunacak dua var. 97. sayfada. Bu arada uğursuzlanma dinde yoktur. Bundan yok. Ama Allah'ın uğursuz olarak yarattıkları var mıdır? Var mıdır? E varsa Kur'an'da vardır. Hadiste vardır illaki. Ne buyuruyor Kur'an-ı Kerim'de? Fiy eyyamin nehisat. At kavmine gönderdik rüzgarı uğursuz günlerde gönderdik diyor.

  425. 2:41:59

    Demek ki var. Fiyyim nehsim müstemir. Başka ayette diyor, uğursuzluğu devam eden gün. Hangi günü? Hadis-i şerifler onu çarşambaya anlatıyor işte. Hadis-i şerifler onu anlatıyor. Uğursuzluğu devam eden, müstemir devam eden diyor ayet. Kur'an söylüyor. Ondan sonra yok. Ya kardeşim. Yok demek hiçbir zaman ilim olmamış.

  426. 2:42:20

    Anlamaya çalış ya. Ondan sonra hadis-i şerifte var mı? Var. Bukhari ne meş'ûn fî selâse. Uğursuzluk üç şeyde var diyor. Bukhari. Ondan sonra ev alırsın evde mesela. Araba alırsın arabada, atta falan. Efendim. Şimdi. İşte bir şeyden uğursuzlanmak şirktir falan. Yahu kardeşim şirk nasıl olacak? Hadis-i şerifte.

  427. 2:42:44

    Ebu Davud hadisi bak. Abdurrahman bin Sabit al-Cumahil olduğu yani rivayet ediyor. Resulullah buyurdu ki. İnne uleyse mine abdinillâh setedhûlû kalbi otuyalâ. Bizden hiç birimiz yok ki kalbine uğursuzluk hissi girmesin. Hepimize bu iş girebilir. Her kulun kalbine mutlaka uğursuzlanma hissi gelebilir.

  428. 2:43:01

    O zaman her kul müşrik mi oluyor? Uğursuzlanma şeyi herkesin kalbine girer. Ama feyda hassedâlik. Bunu hissettiği zaman ne yapsın? Mesela bir şey oldu. İçine geldi ki bir sıkıntı gelecek. Veya bir yola çıktın. Lan bir kaza yapacağız. Veya işte baykuş öttü bilmem ne oldu çıktın. Vay anasını karga öttü falan.

  429. 2:43:27

    Herhalde durumumuz vahim. Kötü bir haber alacağız. Falan filan. İçine geldi yahu içine ne yapacağız şimdi? Bunu çok önemsiyorum size de öğretiyorum. Ebu Davud hadisidir. Bu böyle bir uğursuzluk hissini feyda hassedâlik hissederse fellekûl desin. Ne desin? Ene abdullâh. Ben Allah'ın kuluyum. MaşâAllah.

  430. 2:43:49

    Allah ne dilerse olur. Lâ kuvvete illâ billâh. Allah'a yardım olmadan hiçbir şeye güç kuvvet bulunmaz. Lâ etîbü'l-hasenât illâllâh. İyilikleri Allah'tan başka kimse getiremez. Ve lâ etîbü'l-seyyîât illâllâh. Kötülükleri Allah'tan başka kimse götüremez. Eşhedü enne Allâhe alâ külli şeyin kadîr. Şahitlik edelim.

  431. 2:44:10

    Allah her şeye kadirdir. Desin. Sümmeyen zülüveci. Sakın yoldan geri dönmesin. Alışverişten geri dönmesin. Ne yapsın? İşine devam etsin. Şimdi biz sana çarşamba günü uğursuzluk var diye iş yapma dersek veya Zafer'in son çarşambası yemek yapma evde dersek veya evlenme, veya yani helal, haram hususunda biz sana böyle bir şey dersek bizi dinleme.

  432. 2:44:34

    Çünkü bu şerata aykırıdır. Çünkü hadis-i şerif ne buyuruyor? Bu duayı oku, ondan sonra git işine devam et. Sana hiçbir bela gelmeyecek. Doğru mu? Ebu Davud. Hadis-i şerif. Bu duayı hiçbir yerde yazmadım. Sadece Safer ayında var bu. Muzaffer ayı kitabında var. Bu dua her zaman okunuyor. Evinden çıktın oku.

  433. 2:44:53

    Çok güzel bir dua ya. Acayip bir manası var ya. Allah'tan başka yaratan yok ya. Ne iyilik yapabilir, ne kötülüğü götürebilir. Allah'a inandık, bitti. Allah'a tevekkülü. Zaten Bismillah, amentü billah ve itesumtü billah, ve tevekkültü alallah ve la havle ve la kuvvete illa billah. Bu dualarım kitabında da zannediyorsun mu var?

  434. 2:45:13

    Sabah namazına evden çıkarken. En evvel yazdım. E bunu zaten deyip çıktığın zaman şeytan diyor ki öbür iblislere bununla uğraşmayalım diyor. Niye diyor? Keyfe entüm birracülüm, vuküye ve küfüye ve hüdüye. Bu zaten diyor hem korundu, hem hidayet buldu. Çünkü tevekkültü alallah dedi. Allah'a gönül, itesumtü billah, Allah'a yapıştım.

  435. 2:45:33

    La havle ve la kuvvete illa billah okudu. Amentü billah dedi. Allah buna kâfi gelmiş, biz buna bir şey yapamayız. Mesaimizi boşuna harcamayalım diyor. E bu hadis sahidir. Onun için çıkarken bunları okumak lazım ki ondan sonra uğursuzluk işiyle hiçbir işi bırakmamak lazım. Bu işe devam edin diyor. Sümmeyye'nin zıhlı vecih yönüne gitsin diyor yani.

  436. 2:45:54

    Yani baykuş ötmek adamı öldürmez. Karga bağırması, önüne çıkması, pislemesi üstüne ne yapmaz? Senin alışverişinde seni zarar ettirmez. Böyle bir şeyler yaratma şey yok bunların yani. Onun için ama içine gelir diyor bir his. Hemen bunu okusun, izah etsin diyor. Bu 41. sayfada. Safer kitabında yani diyeyim sana işte 130 sayfa bir şey.

  437. 2:46:20

    Fakat samimi söylüyorum şu kitaptaki araştırmam yani önüme geliyor bir kitap bazen 1000 sayfa tercüme etmek kolay. Başka kaynak aramıyorum. Dümdüz gidiyorum. Ama toplama kitap var ya şurada baktığım kaynaklar beni yordu yani. O zaman da böyle arkadaşlarım da yoktu Şamile'den. Ben bilgisayara hala bakamıyorum.

  438. 2:46:40

    Yani hiçbir bilgisayara giremem. Hiçbir şey açamam ki ben. Yani o kadar zorlandım. Ama şurada o kadar ilim var ki. Bak deminden beri anlatıyorum size. Hangi gün ne yapılır ne yapılmaz, alışverişe uygun şu değil bu değil. Hep Münaviden, Fezrukadiden, Câmuser. Hepsi kaynaklı. Gümüşhanevin, Râmüzü'l-Hadîd'in şerhi var bir de.

  439. 2:47:00

    5 cilt. Osmanlı onu böyle gümüşle basmış. Cildin üzeri bütün gümüş yani. Özel işleme. O kadar muteber bir kitap var. Orada yazıyor bunu yani. İşte alimlerden biri gitmiş hadis zayıf diye tırnağını kesmiş yani. Şeyde. Çarşamba günde. Ondan sonra da ne olmuş? Alaca hastalığı vurmuş ona. Bütün rengarenk deri atmış.

  440. 2:47:23

    Acayip de bir şey. Tıpta da ilacı yok. Hala da belki de yok. İnsanlar çok ayıp oluyor yani rengi böyle. İnsan güzel mi? Çıkmak isteyen insanların yanına. Çok kötü bir şey. Allah cümlemizi muhafaza. Alaca hastalığı. İşte velâ yebdû cüz'âmu velâ berası illâ evvelâ rûbâ ibn-i mâ câdisi. Cüz'am hastalığı da, alaca hastalığı da ancak çarşamba gelirse gelir.

  441. 2:47:42

    Başka günde çıkmaz diyormuş. E şimdi mâ üzübe kavmi illâ evvelâ rûbâ. Hangi kavme azap gelse çarşambadır diyor. İbn-i Abbas'ın sözüdür. Bütün Suyuti'de bütün hadis hepsi var. Ben kaynaksız bir şey konuşmuyorum. Ondan sonra tabi uzattı, âlim bir zatmış. Burada var ismini de demin gördüm.

  442. 2:48:03

    Şimdi bakayım. var, ismini de demin gördüm, şimdi baktım. Cafer adı da yani velilerden ve âlim, hadisçi yani. Efendim sonrasını görmüş. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i görmüş. Demiş ya Resûlullah demiş işte demiş, bak demiş Bak demiş elim ne hale geldi bana işte bir okur musun, şifa üfler misin?

  443. 2:48:18

    Demiş Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem buyurmuş. Niye sen böyle yaptın demiş. Çarşamba günü niye tırnağını kestin dedi. Ya Resulallah. Baktım hadis zayıf. Bak yani bence zayıf buldum demiş hadisi. Ondan baktım, başıma da bu iş geldi. Buyurmuş emâ embeğileke entehtâta mimmâ beleğeke anni benden sana ulaşan bir rivayet hususunda ihtiyatlı davranman gerekmez miydi?

  444. 2:48:47

    Ya sahihse? Zaten usulü hadiste bir kaide var. En sahih hadislerde bile zayıf olma ihtimali var. En zayıf hadislerde bile sahih olma ihtimali var. Çünkü neden? Ne olursa olsun bize vasıtalarla geldi. Resulullah'dan kendimiz duymadık. İnsanlık hali. Masum değil ki muhaddislerde. Belki biri unuttu. Hatalı bir rivayet koydu.

  445. 2:49:09

    Ama tabii kaynaklarımız tamam. Muhteber, muhteber. Ayrı da ihtimali var yani. Müşriyetlerde de aynı. Bizim İmam-ı Azam %100 haklı. İmam-ı Şafii %100 haksız diyemeyiz hiçbir fetvada. Benim mezhebim haklı. Hata ihtimali var. Şafii radıyallâhu anh mezhebi bu hususta hatalı. Doğruya ihtimali var. ihtimali var.

  446. 2:49:28

    Zaten böyle olmazsa dört mezhebin dördü de nasıl akıl olacak ki? Kesinleştikten sonra üçü de batıl demen lazım yani. Dikkat edin. Müstehitlerde de bu var, muhattislerde de bu var. Usul kaidesi bu ya. Birinin zayıf demesiyle zayıf olmuyor ki. Mesela mevzu, uydurma diyor. Mevzu, uydurma diyeceksin. lafsı da manası da uydurması lazım, uydurulmuş olması lazım.

  447. 2:49:50

    Manası sayılsa mevzu diyemez. Ha lafsı da mevzu, manası da mevzu, diyelim. O zaman da ittifak ararım. Bütün muhattisler ittifak etmiş mi? Yok. Yok. Aliülkuari demiş ki mevzu değil. Bitti. Rakayip namazına mevzu değil diyor. Bak Çarşamba Safer haddisi şeyine, Çarşamba rivasını Al-Kamîne dedi muhaddis.

  448. 2:50:13

    Bütün meşayıhı inceledim diyor. Hadis mevzu değildir. Hadi bakalım Al-Kamîne muhaddis. E ittifaklı mı? Değil. Eee? Niye bana saldırıyorsun? Cahilliğinden mi? Ecelliğinden. İttifaklı olmayan bir şey değil. Ne buyurdu Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ona rüyada? Niye ihtiyatlı olmadın dedi? Ondan sonra da yine eliyle sıvazladı, acıdı ona.

  449. 2:50:36

    Çok ağladı rüyada. Acıdı ona, eliyle sıvazladı. Kalktı, alacası geçmiş. Yoksa doktora gitse geçmez. Hani Kaside-i Bürde meselesi gibi. Felç olmuştu, iyileştirdi ya. Efendim Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem rüyasında. Ha, elini sürdü geçti. Tırnak kesene de böyle oldu. Kan aldırana da böyle rivayet var. Bunu Gümüşhanevi Hazretleri yazıyor.

  450. 2:50:55

    Levâm-ı Ölükull'de. Kaynakları burada var. Onun için eee biz bize işe gitme denmiyor. Çalışma denmiyor. Yoldan geri dön denmiyor. Uğursuzlanma yüzünden Efendim şunu bunu yapma, şu helal bu haram denmiyor. Bize deniyor ki şu duayı oku. Ya Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem diyor ki herkesin kalbine bir uğursuzluk hissi gelir.

  451. 2:51:16

    E bu daha utanıyor. Siz şu duayı okursunuz. Sen şu duayı okursun. Ya ne yaptın? Allah'a maşâAllah, lâ kuvvete lâ ilâhe illâhe illâh. Cemil okudum, 41. sahifede. Demir okudum 41. sayfada. Onu ezberleyelim. Hakikaten bayağı insanlar böyle birden bir şeyler geliyor yani. Hisler geliyor, bir şey geliyor.

  452. 2:51:27

    Kötü de bir şey. Dillendirmemek lazım ama. El belâ müvekkelun bin nutki. Bela konuşmaya bağlıdır. İçinize gelirse sakın hanımın zamanında hanım başımıza bir gelecek var. Deme. Baykuş dövse deme. Domuz da görsen deme. Deme. Biz de gittik Çeşli... Efendim Çeşli Hazretleri Ecmir-i Şerif'e gittik, oraya gittik.

  453. 2:51:49

    Hindistan'ın her tarafı domuz dolu. Bizim kız bana bakıyor. Ayy babaşım. Ne bakıyorsun? O da Allah'ın mahluku ne var? Tamam geç. Değil mi? Keçi gibi sevecek halimiz yok domuzu ama keçiyi sevecek resmimiz de var biliyorsun. Peygamberlerin yanındaki bir günlerin peygamberlerin keçisi yani. Bir hürmet edelim şu mübareğe.

  454. 2:52:07

    Yani bu keçi değil tabii. Yanaşmamıza bir lüzum yok. Ama o da Allah'ın bir mahluku. Yani şimdi ooo suslanmak falan bir lüzumu yok. Aaa domuz çıktı karşıma, benim işlerim ters gidecek. Yok böyle bir şey. Baykuş öttü, cenaze çıkacak. Bugün kötü bir haber alacağız hanım. Deme ya. Almayacağın varsa da alacaksın yani.

  455. 2:52:25

    Yapma. Bela konuşmaya bağlıdır. Hadis-i şerif sana ne öğretmiş? Dua öğretmiş. Ben de sana ne tavsiye etmişim? Dua tavsiye etmişim. Kocakarı dedikoduları gibi kalkıp da kaynaksız kaynaksız bana Zafer ayı yok, Mafer ayı yok deme. Ben burada kitap yazarken 40 tane kaynak çalıştırıyorum. Sen orada yok derken kafandan atıyorsun yani işkembe-i kübrandan.

  456. 2:52:47

    Onun için siz ilme bakın. Kaynak vermedimse o zaman konuşun. Ulema, meşayih burada beyanlar var. Feriduddin Gençeker Hazretleri esas. Muhyiddin Hazretleri, Çeşti'nin halifesinin halifesi. İmam-ı Rabbân Hazretleri'nin şeyhleri bunlar. Yani babasının da şeyhleri İmam-ı Rabbân Hazretleri'nin itibar ettiği için içine.

  457. 2:53:05

    Ona ilham oldu bu 320 bin bela. Hadis dedik mi demedik. Çarşamba hakkında hadis var mı? Var. Son çarşamba hakkında var mı? Zafer'in çarşambası diye hadis var mı? Yok. Genel var. Zafer'in çarşambasını nereden çıkarttık? At kavmine gelen günler Zafer'in sonunda olduğunu Ruh-i Entesir'de gördük. Ulema, meşayih'e de ilham olmuş.

  458. 2:53:26

    Son çarşamba gecesi. Meşayih'in de kaynakları var. Ebu'l-Hüsr-i Abidin'den. Silsileli. İbrahim Kübrani bile var Şafii'de. Büyük İmam-ı Rabbân'ın şeyidir. Tarikatındandır. İbrahim Kübrani. Ama alusi ona meşayih'imizin şeyh'i diyor. İbrahim Kübrani var bu rivayet silsilesinde. Feriduddin Haçimendi var.

  459. 2:53:46

    Yani çok büyük alimler var. Sen, ben orada konuşacak hükmümüz yok. Onlara gelen ilhamı onlar da nakletmiş. Batıl bir şey naklederler mi? Ama hadis olmayan hadis demeyiz. Ama meşayih'ten bir ilham oldu. Bizi bağlar. Yani biz buna amel ederiz. Ne var? Farz mı dedik, vacip mi dedik? Demedik. Okumadın, günaha girdin mi dedik?

  460. 2:54:11

    E ben okuyabilirim. Burada biz sana işine gitme, gücüne gitme, boykot yap, inzivaya çekil demedik ki. Biz sana selam ayetlerini oku dedik. Namaz var, inna ataynâ okunuyor 5 kere, 17 kere neyse. Ne var inna ataynâ ile namaz kılmakta? Hadis olması şart değil işte.

  461. 2:54:53

    Ya şu anda öyle bir fıkıhçı daha gelmiyor iki yüz senedir, bitti. Koca İbn-i Abid'in, Sübhanelebed'in ne? İmam-ı Azam'ın rüyası. Rüyada Mevla'yı gördü işte, kıyamet, azaptan kurtulmak için. Sübhanelebed'i ileved. E on da, İbn-i Abid'in de fıkıhta var. Ne var yani ben Sübhanelebed'i ileved desem? Hadis mi dedik şimdi?

  462. 2:55:12

    İmam-ı Azam rüyada Mevla'yı görmüş. Görmüş mü, görmemiş mi? Yani görmemiş desen de kâfir olmazsın. İtikadi bir konu değil. Ama İmam-ı Azam'dan gelen bu rivayet bu kadar yüzlerce sene gelmişse, İbn-i Abid'in'e de geçmişse, ben buna inanırım arkadaş yani. Hadis demenin bir gereği var mı şimdi buna? Ya hadis olmazsa Sübhanelebed'i ileved demeyeceğiz mi yani?

  463. 2:55:35

    Hadd-i Şerifler hadis mi yani? Tarikat dersi hadis mi yani sayıları? Yani bunu tasavvuf ehliyim diyene şaşıyorum. Tasavvufu inkar edenle hiç sorunum yok. Gittiği kadar gitsin yani. Ama sen nasıl tasavvufçusun? Sen meşayihin sözüne bile hadis gibi inanman lazım efendi bu değil miydi yani? Onun için Allah-u Teala bize meşayihimizin, silsile erlerimizin, evliyasının, dostlarının

  464. 2:56:08

    ilhamlarını kabul etme şuurunu, onların bildikleriyle, bildirdikleriyle amel etme şuurunu ve kolaylığını ihsan eylesin. Sonra da fazl-i keremiyle yaptırdığını kabul eylesin. Amin. Şimdi yine biz Bursa'daydık tabii. Bursa'da da bu Kur'an-ı Kerim'deki tüm dualar kitabını bundan bazı rivayetler koca kitabı yazıyorum 600-700 sayfa bir kere bile değinmeden öbür kitap çıkıyor.

  465. 2:56:35

    Yani vaktim hiç olmuyor hakikaten sohbetlerde konu konuyu açıyor. Ama size de teşvik yapmadığım zaman amel etmediğinizi görüyorum. Ondan dolayı bir fiilisten okuyorum. Mesela alfabetikte bold yaptım. Nereleri bold yaptım? Çünkü firiz 70 sayfa alfabetik. Ama şeyleri bold yaptım, okunacak duaları. Mesela işte dedim Ali İmran Suresi'nin hangi ayetlerinde İsm-i Azam var?

  466. 2:57:07

    İsm-i Azam Allah'ın en büyük ismi ne istersen oluyor. Hangi ayetlerde mesela? 84'te yazmışsın. Çocuk isteyenler için işte yazılacak ayet. Ali İmran Suresi'nin 38. ayeti nasıl yazılacak ama? Ne sırrı? Mesela onu yazmışsın. Allah'a şahit tutma duası. Kur'an-ı Kerim'de nasıl geçiyorum? Allah'ın kendisine kâfi gelmesini isteyen ne okusun?

  467. 2:57:27

    Allah her işine kâfi gelecek. Ne okuyacaksın? Şimdi Allah'ın razı olmadığı şeyleri istemekten kurtulma duası. Bu çok ilginç bir şey. 408. sayfa dedim ya. Şimdi sen dua edersin bir şeyler istiyorsun ya mesela araba istiyorsun, çocuk istiyorsun, işte benim kızın olmadı kız istiyorsun, oğlun var bir daha istiyorsun veya neyse.

  468. 2:57:48

    Veya şu iş illa olsun istiyorsun, şu memuriyete gireyim istiyorsun veya terfi edeyim istiyorsun. Hepimizin tutturduğumuz bir şey var. Şu işle illa olsun. Peki senin bu istediğine Allah razı mıdır dinin? Bunu bilme imkanın var mı? Yok. Ha helal dairesinde kaldıktan sonra mübah diyorsun. Yani sen şimdi haram istemiyorsun ya anladın mı?

  469. 2:58:10

    Şimdi haramı istemedikten sonra isteme hakkın var mı? Var. Helal olan her şeyi isteme hakkın var mı? Var. Sen şimdi çıkıp Ya Rabbi beni cumhurbaşkanı yap diye dua edebilir misin? Edersin ama günlüğü görürsün. Ayrı dava tabii ki şimdi seni de gösterirler günlüğü. Ayrı dava. Ama sen bunu haram mı yani?

  470. 2:58:26

    Ben cumhurbaşkanı olayım desen, başkanlık sistemine geçirse ben de aday olayım da kazandır beni Ya Rabbi desen. Değil mi? Şimdi işte bir müteahhitler heveslenmiş ya şeye, Amerikan şeyine gibi. Onlar da biz de olalım diyormuşlar falan. Sen şimdi böyle bir şey isteme hakkın var mı? Var. Mubah mı? Mubah.

  471. 2:58:44

    Ama Allah razı mı değil mi? Ya razı mı değil mi biliyorsunuz bir tek yolumuz var. İstihare. İstihare de bir ilginç tabii şimdi. Herkesin rüyası da doğru. Çıkmıyor. İstihare aslında rüya ile sabit olmaz. Dua ile sabit olur. Ama bir alamet için rüya isterler. Rüyada da çok ihtilaf çıkıyor. Çünkü rüyada yoruma müsait mi?

  472. 2:59:06

    Müsait. Bir rüya görüyorsun. Çok şerli gibi gözüküyor. Tabir ehlinden adam görüyor. Sonra en şerli rüyayı en hayırlıya çevirebiliyor. Orada da sıkıntı. Değil mi? Kadın gitmiş demiş Efendi Hazretleri. Bir rüya gördüm anlatma atonuyum. Anlat kızını. Anlatma atonuyum diyor. Ne oldu? Ya demiş gitmişim kerhaneye.

  473. 2:59:23

    Gelen geçen bana üstümden geçmiş gitmiş. Ya sen ne hayırlı bir kadınsın demiş ya. Öyle bir hayırlar yapacaksın ki demiş, bütün dünya senden faydalanacak, istifade edecek. Şimdi hakikaten de o kadın sonra bir çocuğum olmuş demiş, onun yetişimi falan. Çok salihattan bir insanların faydalandığı bir hanım, hatun olmuş.

  474. 2:59:40

    Yani rüyada görüldüğü gibi değil ki, alemin misal yani. Alemin misal olduğu için… Hicabında camide görünen adam başka bir tabirle sıkıntısı var, öbürü kerhanede görüyor kendini. Tabiri başka, tabir gizli yahu. E şimdi onun için istihareye de rüya tabirine döndüğü için birini hayırlı anladığı birini hayırlı anladığı.

  475. 3:00:03

    Duadan başka çare yok. İstihare duası çok önemli, namaz. Ama Kur'an-ı Kerim'de bir dua var. Öyle bir dua ki o, demeyeceğim, gidip kendiniz bulun bakalım, bugüne kadar geçmişsinizdir hatimde kırk kere, geceliğin geçmişsinizdir. O duada ne diyor biliyor musun yani, mevzu ne? Allah-u Teala'nın razı olmadığı bir şeyi istemekten Allah'a sığınıyor.

  476. 3:00:29

    Bu duayı yapan adam, Mevla, istemediği bir şeyi istetmiyor. Önemli mi? Bence çok önemli. Çünkü benim istediğim çoğu şeyler bazı da oldu, çok da başıma bela oldu yani. Yani demek o duaya devam edenlerden olsaydım, Mevla bana onları istetmeyecekti. Çünkü istediğin kabul de olabilir. Her kabul olan da hayrına değildir yani.

  477. 3:01:01

    Mal, istenen bir şey, veririz. Çocuk, erkek, oğlanlar çok makbul. Veririz. Zannetmeyin ki hayırlarına çalışıyoruz. Anlamıyorlar diyor. O zaman da sıkıntı büyük yani. Mubahtır diye de istemektense, Ya Rabbi, ilmi ezeliğinde rızanın olmadığı bir şeyi istemekten Sana sığınırım. Bu dua 408. sayfada, burada, Kur'an'da değil.

  478. 3:01:24

    Kur'an'daki sayfa için ezberden bilmem yani. Bu rakamını da ayetim bilmem şu an. Burada 408, bak Bolk'ta. 573. sayfa, Firist'e. Bütün Firist'e bakın da konuları atlarsınız oraya, geçer bakarsınız. Ama ben ne yaptım size? Dualar kısmını içinde geçenleri de var. Mesela ayetteki duanın içinde, tefsirinde, şerinde üç dua daha geçiyor hadisten.

  479. 3:01:47

    Onun için duaları hep Bolk yaptım. Kolaylık olsun. Yanlış anlamayın çünkü bak hemen buluyorum da. Size de yaradı mı? Böyle takip edersiniz. Efendim mesela, Allah-u Teala'nın velayetini istemek için okunacak dua. Benim velim olsun, sahibim olsun, bütün işlerimi o üstlensin, benim yerimi o görsün. Allah'ın velayetini istemek için okunacak dua.

  480. 3:02:13

    Anladın mı? Böyle dualar var burada. Tek tek bakarsınız. A'l-ı Siraym olan babasının seherlerdeki virdi olan dua. Ondan sonra efendim, Amena Resulü'nün burada faziletleri ayrı. O zaten Amena Resulü geçtiği için. Mesela ani ölümden korunmak için, Besmele hangi vakitte okunacak, kaç kere okunacak? Anne babanın korunmasını istiyorsun, hangi dua okunacak?

  481. 3:02:40

    490-493. Allah Allah. Arkadaşların muhafazası için hangi dua okuyacağız? Arkadaşlar, yola gidiyoruz falan, e seni sevdiklerin var yanında, sana bir şey olmaz, yetmez yani, yanındakini de koruman lazım. Arkadaşların korunması için hangi dua okunuyor mesela? Böyle, tek tek bakarsınız inşallah. Ama bugün, ben kitabı açtım burada, demin oturduk ilk,

  482. 3:03:05

    bu firiste bakmaktan, aklımdan geçmeden evvel. Dedim ben, bir yerden okuyayım bakayım dedim. Açtım burası geldi. 427. sayfe. Bu ayetler, 7 ayettir. Bunlara Essebü'l Münciyat, 7 kurtarıcı deniyor. 7 kurtarıcı ayeti kerime, bir tanesi buradadır. Hud suresindedir de oranın tefsirinde bunu yazdım. Biri bu ayettedir.

  483. 3:03:32

    Bunlar, işte Tevbe 51, Yunus 107 diye sayıyor. Efendi Hazretlerimiz, Evrad-ı Bahâ'yı okurdu her gün. Evrad-ı Bahâ'yı Şah-ı Nakşibend Hazretleri'ne nispet etti. Onda da bu 7 ayet var. Ama esas kaynağı neymiş? Hazreti Ali Efendimiz'in rivayetiymiş. Çünkü Şah-ı Nakşibend Hazretleri virt çıkarttı. Kendi kafasına mı çıkarttı?

  484. 3:03:53

    Toplamayı şekil olarak kendi yaptı. Ama o virtlerin her biri ayette veya hadiste veya meşayihin bir virdinde var mı? Var. Çünkü bizim usulümüzde zaten uydurmak diye bir şey yok. Hep ittiba. Yani uymak var. Bak bu da Hazreti Ali Efendimiz'den geliyor. Buyuruyor ki, 7 ayet, Kur'an-ı Kerim'de 7 ayet var.

  485. 3:04:14

    Menkar-ı Ahak'ın bunları okursa, İbn-i Hacibe tefsirinden kaynak vermişim. Sonra İmam Değrebi, Efendi Babamız'ın kaynağıdır, Mücerrabat. Oradan da kaynak vermişim. Bunları kim okursa, evhamelâ mâ yâhud, yanında taşırsa Yani siz okumaktan çok taşımak biraz daha kolayınıza gelir. Ama onu bilmem. levin tabekletisse mâ ilel-ard Gökyere kapansa, üstüne tabaklansa,

  486. 3:04:42

    sinid bebrem bekleniyor. diyorlar. En az yedi şiddetli olacağını, bakan açıklamış geçen gün. En az yedi şiddetli de olacağını söylemiş. İşte efendim, on sene içinde diyor. Tabii evlerimizi sağlam yapalım. Sağlam evlerde oturalım. Kiracıysak da, ev sahibiysek de. Bu ev benimdir diyerekten de çürük evde oturmak caiz olmaz.

  487. 3:05:05

    Yani hatta haramdır da denebilir. Deprem raporunda sağlıklı çıkmıyorsa. velâ tülkû bi-edîkumilet tehlike Kendini tehlikeye atmayın, âyetine muhalefettir. Tedbir almak da lazımdır. Tabii bir de bunun dua faslı var. Biz de dua da edelim yani. Evvelki cenzelerden evvel yani böyle bir bakan bakanı açıklama da yapmamıştı.

  488. 3:05:29

    Tevfik abinin rüyalarıyla biz millete demiştik onu. Hakikaten de oldu. Keşke olmayaydı ama secdeler, bir şeyler de yapmıştık yani. Üç kere toplanmıştık bizim mescitte sabah. Yine bir şeyler de yapmak lazım. İlan ederiz inşallah yani. Çünkü ne olursa olsun, dua ile bela döner yani. Bu âyet-i hadisine sabittir.

  489. 3:05:47

    Tehlike daha az olur. En az yedi ne demek ya? Yani bilmiyorum bakan-ı özası ki beyefendi açıkladı dediler. Haberlerde duydum yani. Efendim şimdi burada diyor ki bak bu yedi âyeti kim okursa veya taşırsa gök yere kapansa. Yani böyle. Tabağın üstü var ya hocam. Gök yere böyle oldu. Sen ne yapacaksın? Arada köfte olursun.

  490. 3:06:11

    Ama le ceâlellâhul fâracem ve mahracemin emri. Bu âyetleri okuyana veya taşıyana Allah düştüğü dardan bir çıkış yaratır. Ama işte insan sevdiklerinin de başına sıkıntı geldikten sonra o da çok zor oluyor. Yani kendin kaldın hayatta falan. Ama sevdiklerin hep öldü gittiyse veyahut ağır yaralandılarsa da o da zor.

  491. 3:06:34

    Onlara da desen ki okuyun, okumuyorlar. Yani çoluk çocuk bir virdi yok. Okutamıyoruz yani. Bismillahirrahmanirrahim bile en kısa, en kolay, en sahih tirmiziden yani. Üç kere tekrarlayan kaç Müslüman çıkar ya? Sabah akşam kaç Müslüman çıkar? Bak şimdi ben akşam ola hemen okudum yani. Bir bela gelmesin diye hemen okudum.

  492. 3:06:54

    Yani şimdi ben bu saate kadar geciksen bu saate kadar neler olabilir? Karanti süresi. İmsak olur hemen okurum yani. Fazla bir şeyler de okurum belki. Hasta oluyorum bazen. Ama onu ne kadar ağır olsam okurum yani. E şimdi insanlar silahsız geziyor yani. Burada bela yağıyor. Sen böyle kendini kaldırmışsın.

  493. 3:07:14

    Ortalığa çıkarmışsın. Gel bana ne gelirsen gel. Böyle olmaz yani. Allah-u Teala dua ve zikir öğretti bize. Ona çıkış kapısı açacak diyor. Şimdi tabii bu ayetlerin esas lafızlarında çok manaları. Burada 428. sayfada Kur'an-ı Kerim'de geçen tüm dualar. Ama bu cidde yok hepsi. İkinci cidde tümü bitecek.

  494. 3:07:34

    Bu Rahat Suresi'ne kadar bitti. İbrahim'den başlayıp Minel Hicreti'ne çıktık. Öbür cidde hazır da. Tahsiye ve fiilistiği beni birkaç ay oyalar. Bunun da başında ne var? Sağ tarafında bütün dualar var. Yani Kur'an'daki tüm dualar var. Burada Minel Cenneti ve Ennas'tan çıkmışız. İkinciyi de başına koyacağız.

  495. 3:07:54

    Çünkü 428 sayfaya. Şuradan başlıyorsun. Fatiha-i Şerife, Minel Cenneti ve Ennas çıkıyorsun. Bütün Kur'an'daki duaları yapmış olursun. Tabii sadece lafzı dua olanlar değil. Manası dua olanlar da var. La ilahe illallah ve subhaneke de dua yok görünüyor ama manası duadır. Bütün bunların hepsi burada yazılmış.

  496. 3:08:11

    Bir de İbn-i Ferhun'un ve İmam Kastallani'nin Kur'an dualarının hatim duası var. Kur'an hatim duası değil. Kur'an dualarının peşine o kadar. Arafat'ta hacca gidenler mutlaka onlar bunu haç için yazmış esas. Tabii ben onlardan fazla buldum çok. Yani Kur'an-ı Kerim'de kendi taramalarımla da yani haç buyallahlar haç buyallahlar onları koymamıştı.

  497. 3:08:36

    Onlar Kur'an duasında sadece lafzı direkt isteme, tekabbel gibi neyse falan atinafü dünya gibileri koymuştular. Biz onu tararken baktık ki yani la ilahe illallah ve subhaneke de dua ve ufev yuzu emri de dua yani inna lillah da dua. Bunların hepsini koyduk. Onun için çok şümüllü oldu da. Ama hatim duasını oradan aldım.

  498. 3:08:58

    Bu Kur'an dualarının hatim duasıdır. Bunu insan mesela cuma gecesidir, yarın cumadır bir kere okuyabilir. Arkanızı almaz. Kur'an'daki bütün duaları yapmış olursun. Daha ne ya? Böyle de bir şey hiçbir zamana kadar hazırlanmadı bizim yani Türkçelerde bildiğim yok.

  499. 3:09:12

    Şimdi bu ayet-i kerimeler 428. sayfada bunların hepsi o Kur'an dualarında yok ama dikkat et. Ayrı bir şey. Biz orada neyi anlatıyorduk? Biz orada sonra da inni tevekkeltu a'lellâhi rabbihü ve rabbikum âyetini almışız Hud Sûresi'ndeki dualarda çünkü ben Allah'a tevekkül ettim her şeyin perşemi Rabbim'in yedi kudretindedir Rabbim sırat-ı kutsamın üzerine, bu ne demek?

  500. 3:09:37

    Hud aleyhisselâm gavurlara meydan okurken bunu tevekkül bu bir duadır Rabbime tevekkül ettim ne demek? O bana yetecek, sizi gebertecek bu manada olduğuna ama bu âyetin de aralarında geçtiği yedi âyeti de münasebetle aldık yani bu yedinin, yedisi Kur'an dualarında yok yedisi bir arada 428'in sahibe de var kim bunları okursa manalarında uzun uzun yazdık Evliyaullah