08:21 / 1:21:10Şu an 08:21 / 1:21:10
Video bölümleri
- 05:54Meşâyıhımıza Yapılan İftirâlara Karşı Emre Altınkum Hocaefendi'nin Lâlegül Dergisi'ndeki Yazılarını Okuyun Okutun
- 19:28Dîn; Namaz, Abdest ve Oruçtan İbâret Değil, Dînin Bir de Muâmelât Kısmı Var, Borsanın Câiz Olmadığına Dâir Defaatle Beyânlarımız Var
- 27:32Şerîatsız Bir Hayat Ve Fıkha Uymayan Bir Muâmelâtın Sonu Dünyâda da Âhirette de Hüsrân Olacak
- 30:24Kimin Cennetlik Kimin Cehennemlik Olduğu Ezelde Belli İse O Zaman Neden Amel Ediyoruz?
- 42:33Şerîat İstemeyen Müslüman Olur mu?
- 51:232 Milyar Müslümanın 2 Milyon Siyonist ile Baş Edememesinin Sırrı Nedir?
- 58:39Kâfirin Dünyâda Rahat Etmesi, Müslümana ise Belânın Peşin Gelmesi Neyin Alâmetidir?
- 1:00:46O Beni Sevsin de Ben ne Olursam Olayım!
- 1:04:03Mahmûd Efendi Hazretleri'miz Özellikle Hangi Kitapların Okunup Okutulmasını Tavsiye Etti?
- 1:10:33Büyünün Tesîrlerinden Korunmak İçin Her Sûrenin Son Âyetini Yazıp Taşımanın Fâidesi
Transkript
180 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve salatu ve selamu ala Seyyidil Mursaline Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Estağfirullah, inna Allâhe melâketehu ve salliûne ala'l-nebiyyi yâ ehul lezîne âmenûn, salliûn aleyhi ve sellimûn. Teslimu allâhe ve salli alâ Seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellemâne
- 00:30
Bugün üzerinize afiyet, bayağı bir rahatsızım. Onun için çok yeğcil mevcid dersine de hazırlanamadım. Bir iğne vurdurmuştum, o beni perişan etti. Elhamdülillah, onun için toparlayamadım yani kendimi hiç toparlayamadım tabi. Kısa bir sohbet inşallah yaparız. Bazı salavat-ı şerif hakkındayız, birkaç hadis-i şerif okuyalım.
- 00:58
Şu ilanları yapalım, cemaatle namazımızı kılalım, inşallah af olarak çıkalım. Şimdi evvela, tank uzman çavuş Coşkun Sevim kardeşimiz şehit olmuş. Allah şehadetin kabul eylesin. İlk karnının damlasıyla günahları affeylesin. Günahları affeylesin. Ve şehadet mertebesinin bütün faziletlerine kendisinde cümle şüheddamızı da nail ve mazar eylesin.
- 01:30
Yine bir hamı çakmak kardeşimiz, çavuş başından on senedir kansere yakalandı. Sonunda yine yeniden yükseltti, rahmetli oldu. Genç yaşında o da. Allah ona da hasta ölen şehit ölmüştür. Hadis-i şerifinin müjdesini ihsan eylesin. İkram eylesin. Ailesine sabrı, cemil, ecri, cezir, ihsan eylesin. Amin. Şehitlerimizin ervağı için buyurun eşhedü en lâ ilâhe illallah.
- 01:57
ve la ilahe ill'Allah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü. La ilahe ill'Allah, Muhammedun Resulullah, fi kulli lem hattin ve nefesin. Dua kabul saati, inşâAllah, Allah sağlık, saat verirse okuruz. Dua ederiz, zikrederiz, Rabbim kabul eylesin. Önümüzdeki cumartesi, 3 Ekim cumartesi saat 20.30'da Hayder'in Bursa'daki vakıf külliyesinde
- 02:53
hanım kardeşlerin zaten orada geniş yer var, erkekler de geniş yer var. Sohbet, icra edilecek, Allah Teâlâ saati afiyetle gidip dönmeyi ve ihvan kardeşlerimizle cem olmayı nasip eylesin. Bu 20.30, çünkü onun ertesi gün pazar olduğu için, bir de çok uzaklardan geldikleri için 20.30 uygun oluyor. Yatsı namazı da herhalde eda edilmiş olur 20.30'da.
- 03:21
Tabi bu televizyondan, radyodan, Youtube kanalımızdan da canlı olarak bu sohbet veriliyor. Ondan sonra salı günü, 6 Ekim salı oluyor. Onda da Sultan der de, inşâAllah İsmail Münerci Hoca benden medresesinde olacağız. Orada da hanımlara çok yer, yani kız talebe çok. 500'den fazla kız talebesi var. MaşâAllah, bârekâllah, zâlihâllah.
- 03:48
Kadınlar, erkekler 2 misli oluyor, 2000-3000 belki. Metre yerler var yani, geniş yerleri var. Kadınlar dolduruyor elhamdülillah. Erkekler de geliyorlar, terbiye müterib, hadis-i şerif, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in hadis-i şeriflerini dinlemek üzere, Allah için adım atanlar kazanırlar. Bu da yine 20-30 yılı, artık yaz namazını takip ederek denk geliyor.
- 04:16
Saat 20-30'da, salı günü de orada, zaten ayda bir yapıyorduk, yazın tatil etmiştik. Şimdi, inşâAllahurrahman, devam edeceğiz. Devam etmek istiyoruz. Çok talebe olduğu için, talebenin sohbet dinlemesi de çok önem arz ediyor. Talebe yetişiyorlar, hoca oluyorlar, o gençliklerinde, medreselerde aldıkları,
- 04:47
yani sohbetlerinde aldıkları şeyleri onlara hayatları boyunca yol gösteriyor, rehber oluyor ve hizmetlerine teşvik oluyor. Onun için ben böyle yani medrese ve talebe olan yerleri daha çok... seviyorum sohbet etmek vakıfında bir taştan üç beş kuş vuruluyor efendim kardeşlerimiz.
- 05:07
Şimdi ağzım da çok kuruduğu için okumak bile okuyamıyorum yani, okuyacaklarımı bile zor okudum, okuyamıyorum, hemen yapışıyor. Kusura bakmayın. Efendim, hadis-i şeriflerden, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem faziletlerinden, Salavat-ı Şerif'i okumayanın meclislerinden bahseden bazı hadis-i şeriflerden okuyacağım.
- 05:33
Lali Gündelgesi'nin ekim sayısı çıktı, elhamdülillah. Bu sayıda çok önemli ilimler var. Bu şekilde kapağı hazırlanmış durumdadır. Şimdi, önce İsmail Ağa'nın baş hocası geçinen Kağıthaneli Muharrif ve Evliyaullah'ın sözlerini çar tutan ve Halid-i Bağdadi Hazretlerimize alenen, iftira eden,
- 06:12
tabii nasıl imanı kurtaracak, son nefesini bilmiyorum, Halid-i Bağdadi'ye büyük bir iftira etti. Bu usta, Ehlullah'ın itibarını kendi yalanlarına kılıf yapan İsmail Ağa'nın baş hocasına reddiyeler, Emre Altınkum Hoca Efendi Kıyamder, manevi Kıyamder'in yöneticisi, hocası, Emre kardeşimiz, sayfa 42'de bu konuyu çok güzel işlemiş.
- 06:39
Esas önümüzdeki sayıda Kasım'da göreceksiniz. Kasım'da göreceksiniz, Evliya'ya ne iftiralar, kitap yazıyorlar, Halid-i Bağdadi'ye falan, tarikatı değiştiriyorlar, Evliya'nın sözlerini değiştiriyorlar, kaynakları bozdular, başka bir Halid'in söylediğini Halid-i Bağdadi'ye mal ediyorlar falan. Bildiğiniz gibi bir dolap dönmüyor yani, Allah şerlerinden muhafaza eylesin.
- 07:03
Zaten Abdullah Kılıç'ın genel sekreter olduğu bir yerde artık bunların olmaması düşünülemez. Akıl sır ermiyor yahu, akıl sır ermiyor yahu. Yani Efendi Hazretleri, Ali Adil Efendi babamıza haşa haşa bunlar sapık diyen, ve bunlar kızlarına bile el öptürmezler, sapık bunlar diyen, Mustafa Karataş diye biri var yahu, ses kaydı var yahu Youtube'da şeyde.
- 07:30
Bunlar diyor sapık diyor, kızlarına bile el öptürmezler, ben kızlarımı zor kurtardım diyor bunlardan diyor. Zaten İsa Aleyhisselam'ın ineceğini hikaye diyor. Bu adamın en yakın arkadaşı bu. Yani Efendi'ye, Efendi Baba'ya sapık diyen adama selam verelim ya. Bu adamın en yakın arkadaşı, UMAD diye bir örgütte, teşkilatta, bu Hayrettin Karaman biliyorsunuz Muaviye'yi sevmem diyen,
- 07:56
Yahudi Hristiyan cennete girer iki iman şartında ikisiyle diyen bir adamla en yakın meclis arkadaşı yahu. Hala oradan çıkmış mı çıkmamış mı o da belli değil benim bildiğim duruyordu. Bu adam İsmail Han'ın yöneticisi bu şimdi yahu. Milleti çağırttırıyor, sahte şeyhi oturtturuyorlar, diyor ki şeyhimizin emri var böyle yapacaksak.
- 08:21
Adam diyor ne yapacağım diyor, soruyor. O da diyor ki ne diyecektik diyor biz bunlara diyor. Adam diyor senin fikrin yok mu? Adın fikri de senin fikrin yok mu? Yanına bakıyor, beline bakıyor, onlar ne derse onu yapıyor. Malların mülkünü bize devlet çık git diyor. Çıkmazsan diyor, ters kelepçe, silivri, kayyum, Bütün derken bunu konuşuyor.
- 08:49
Tepsi tası geçmiş. Böyle bir tarikat mı olur? Hoca geçinenlerde Haldi Bağdadi'ye iftira, Naşvan Hasan'a iftira, Tarikata iftira, uydurma kelimeler, cümleler. Artık tabi bugünün cihadı bu. Bugünün cihadı bu ne yapacağız? Bizde vur kır yok. Bizde hakaret yok. Sövmek saymak yok. Bizde böyle bir şey yapana hakkımızı haram ederiz.
- 09:15
Biz razı değiliz, Allah razı olmasın ondan. Bizde vur kır yok. Ama biz ilimle uğraşıyoruz. Bak bütün kardeşlerimiz çalışıyor. Yakup Hoca Efendisi'nin güzel bir hazırlık yaptı. O da bütün o kitabını paçavraya çevirecek şekilde. Hele ki Kasım Aynı'nın yazısını bir okusanız Allah Allah diyeceksiniz. Nasıl hiçbir kaynakta olmayan bir şeyin Haldi Bağdadi'ye istat ediyor ya.
- 09:40
Onun için bu tarikatı değiştirme meselesi değil, bu dini değiştirme meselesi. Çünkü İmam Rabbani'nin sözünü ben size evvelce söyledim. Tarikatta bir ad çıkartmak, şeriatta bir ad çıkartmaktan ehven değildir. Bunu bak kaçıncı kere söyledim. Bak dediklerimin hepsi çıkıyor mu? Bak o sözleri iki sene evvelden söyledim.
- 10:03
Belki de üç var. En az iki. Rabıtayı bozduklarından başladım. Şimdi ne oldu? Halde bana ait olmayan söz ona isnat ediliyor. Çünkü neden? İnsanlar cahil. Hoca diye adamı gösteriyorlar. Ondan sonra. İsmail Kılıç Arslan var Yeni Çabuk'ta. Mesela adam çok bir ilmi olan bir adam değil. Fakat soruyorlar ona, sen işte İsmail'i kim tanıdın?
- 10:33
Hocan kim? Bu kağıthaneliği söylüyor. E şimdi adam ne yapsın yani? Kılıç Arslan ne yapsın? O da onun söylediğini bir kitapta var zanneder. Normal. Yani bunun öyle zannetmesini de ben yadırgamıyorum. Çünkü sakal parçaları İsmail'e de oturtmuşlar. Hoca diyor adam. Anladın mı? Onun için durum bu. Siz de Allah rızası için uyanık olun.
- 10:58
Bak bu Emre Hoca bu kıta gayret ediyor. Diğer Kasım isimleri çok önemli. Ona ben de işraf ettim. Bu Hoca'nın yazılarını okuyun, okutun ve bu iftiraları meşayihimizden uzak tutun. Çünkü ne buyuruyor Risale-i Kureyşe İsmet Garibullah Büyükşehir Hazretlerimiz, Şeyhlerimiz hakkında anın namusunu eyle, rikaya.
- 11:23
Bir insan mürşidinin, şeyhinin namusunu, şerefini, haysiyetini koruyacak. E şimdi hanımına yapılan, kızına yapılan iftirayla yoluna yapılan, tarikatına yapılan iftiranın bir farkı olur mu? Hatta tarikata yapılan iftira, şerata yapılan iftira daha kalıcı olur. Çünkü o ne olur? Ondan sonra gelen nesillere o yanlış olarak aktarılır ve böylece ne din kalır ne iman kalır.
- 11:52
İşte yani Efendi Hazretleri, Efendi Babamız'a haşa sapıtmış diyen, adamla yan yana oturup, onu getirip babasını ziyaret ettiren bir adam, Efendi'ye bunu yapan adam, eve ocağa sokulur mu ya? Aynı dernekte üye olulur mu ya? E bu adam yönetiyor. Daha size ne anlatmama ne lüzum var?
- 12:14
Yani sen Genel Sekreter, resmi olmuş, hocası da kağıthaneli, pencere kapak meselesi birbirini bulmuş. Allah sizi korumuş, kurtarmış ama Allah diğerlerini de kurtarmış. Çok insanlar dönüş yapmaya başladı. Şu anda tabii tek tek bırakıyorlar. Daha da büyük bırakmalar olacak. Yani yakında daha kitlesel şeyler de olacak.
- 12:39
Çünkü köpük sönmeye mahkumdur. Hak su gibidir, devam eder akar gider. Batıl köpük gibidir, biraz üste çıkar, bir zaman için sonra sönüp gider. Onun için biz hak yoldayız, Allah'ın yolundayız, Celle Celaluhu. Efendi Hazretleri'nin, mürşidimizin yolundayız. O şeyi paylaşmadı mı lan? Çavuş Peşi'ndeki, Cuma'dan çıkarkenki adamın şeyini?
- 13:04
Adam anlatıyor Efendi Hazretleri kabirden elini çıkartmış. He? E tamam. Ya adam, yalan söyleyecek adam mı ya? Yalan söyleyecek adam mı? Adam her teferruatına kadar anlatıyor. Uydurulacak bir şey mi ya? Uydurulacak bir şey mi ya? Gitmişim bunların üzerine, hadi gidin Efendi Hazretleri'ne soracağız. Efendi Hazretleri'nin kabrine gideceğiz, soracağız.
- 13:27
Sen vazifeni bıraktın mı, bırakmadın mı? Bunlardan da bir grup gelmişler, gitmiş Efendi Hazretleri'ne, ben müracaat etmişim. Efendi Hazretlerimiz, siz bırakmadıysanız vazifeniz, kabri şerifinizden elinizi çıkarın. Yani ben unutmuş olabilirim, kaç hafta oldu. Bana paylaştık diyen de yok. Efendi Hazretleri de mübarek elini çıkartmış kabri şerifinden.
- 13:51
İşte artık, onu görünce bunlar, fırrrr. Hepsi kaçmışlar, gitmişler. Yani arkadaş, bu kadar millet, her gün onlarca gören var da, bize ulaşan, bizim size ulaştırdıklarımız çok az. Binde bir. O kadınlardan erkeklerin, kadınların çoğunu tabii video çekemiyorsun, ses kaydı yapamıyorsun yani. Bir görsen, bu kadar insan yalan mı konuşuyor ya?
- 14:21
Onun için bu 42. sayfedeki yazıyı mutlaka okuyun. Ondan sonra, efendim, yine burada önemli konulardan birisi. Bizim yazımızda tabii Efendi Hazretleri'nin sohbeti var, bizim yazımız var. Efendi Hazretleri'nin sohbeti 4. sayfelerde olacak herhalde. Kısa bir sohbet-i şerife. 4'te başlıyor, evet. Efendi Hazretleri'nin sohbetinde çok sizin anlayacağınız cilden olanlar var.
- 14:58
Benzer cilden olanları özellikle yapıyoruz, efendim. Sonra fıkıh suallere cevaplarda önemli şeyler gördüm. Tabi Halid İbni Melik Hazretleri anlatılıyor, sahabe-i kiramın hayatlarından anlatılıyor, diğer hocaefendiler hepsini söyleyecek. Tabi şu anda hepsine vakit bulamıyorum. Fıkıh suallere cevaplarda da değişik şeyler gördüm.
- 15:24
Sonra ben dedim, efendim, yani ilginç, gömlek satan dükkandan gömlek aldım, eve geldim, defolup buldum, satın aldığıma gittim, o da dedi, bak duvarda bir yazı var. Ne yazıyor, satılan var, geri almaz. Duvardaki yazı, Kur'an'daki yazı mı ya? Manyak mısın, nesin yani? Duvardaki yazıyı götürüyor, sence ayet.
- 15:53
Ondan sonra, şimdi diyor, ben itiraz ettim falan, bu doğru mudur, yanlış mıdır, ben ne yapmalıydım diye adam soruyor. Böyle şeylerle çok karşılaşıyoruz. Alınan mallarda böyle şeyler, arızalar veyahut da defolar aldıktan sonra çıkabiliyor. Ondan sonra. Yani fıkıh acayip bir şey. İkizler ölmüşler, yapışık doğmuşlar.
- 16:25
Şimdi yüzünü kıbleye getirirsen birinin, öbürünün tersi kıbleye gelecek. Bu durumda defin işi nasıl yapılır, diyor. Ya, başına gelen var mıdır? He? Yapışık doğanlar var. E yani, fıkıh. Ondan sonra, efendim kardeşlerim, bazıları öyle.
- 16:48
Şimdi, eskimin diyor, eski bileziklerin diyor, kuyumcuya getirdim diyor, büyükleriyle değiştirdim diyor, üzerine de para verdim diyor. Bu çok, yani böyle eski yüzükler, bilezikler toplayıp, bir değiştireyim, bir bileziğe tahvil edeyim diyenler çok oluyor. Bunun diyor, mesela, dediler ki, sen yanlış yaptın.
- 17:13
Önceden bilezikleriniz, efendim, lazımdı. Sonra aldığın parayla büyük bilezikleri alman lazımdı, dediler diyor. Şimdi ben diyor, faize mi düştüm, diyor. Bunu soruyor. Değil mi? Yani önemli, bayağı tabii, çok uzun, iki sayfaya yakın cevap verilmiş buna. Bu mesele herkesin başına gelebilecek. Çünkü altını altınla değiştirirken ki mesele, bu konuşuluyor yani.
- 17:46
Bu soruluyor. Burada, efendim, mesela yine burada, bu da çok oluyor. Annem, babam ayrıldı. İşte annem gitti, başkasıyla evlendi veya neyse. Babam evlenmedi. Babam işte bizi baktı, tamam, Allah ezini versin. Bu durumda ne olacak? Ben de anne tarafıma karşı soğuk oldum. Çünkü bizi terk etmiş, gitmiş altı yaşında, diyor.
- 18:17
Şimdi diyor, anne tarafımdan, akrabalarımla, yani annenin akrabaları ne oluyor? Dayı oluyor, teyze oluyor. İşte sılayra hep konuştuğumuz meseleler. Bunlarla görüşmem dinen şart mıdır, diyor. Tabii içimizde soğukluk var, diyor. Buna cevap soruyor. Hoca efendiler de güzel, tafsilatlı, ayetler, hadis var.
- 18:46
Ondan sonra cevaplar vermişler. Allah-u Teala, din fıkıhtan ibarettir. Alaeddin Efendi Hazretlerimiz, kattesallahu aleyhi ve sellem, buyurdu. Din fıkıhtan ibarettir, evladım. Fıkıhsız din olmaz. Kimse kendi kafasına göre yaptığı işleri helal haram diye tasdif edemez. Mutlaka soracaksın. Ya bir ehl-i sünnet alimin kitabında yerini göreceksin.
- 19:13
Ya mutlaka bir fıkıh alimine soracaksın. Ya bir de böyle kitaptan, soru-cevaptan okuyacaksın. Ve böylece yapacağın işleri doğru yapacaksın. Yani biz mükellefiz. Hayvan değiliz. Dolayısıyla her yaptığımızdan, konuştuğumuzdan, izahatımızdan, aldığımızdan, sattığımızdan mesulüz. Çok büyük sorumluluklar altında bu dünyada yaşıyoruz.
- 19:41
Çok. O kadar haramlar, günahlar her tarafı sarmış vaziyette. Onun için din bizim sadece abdest, namaz, kusul, haç, umre, oruç, namazdan ibaret değil. Dinin bir de muamelat. ilahiyat kısmı var. Beni yazdığın faizli muameleler diye bir kitabım var. Bu arada borsaya, bu borsa işlerine, baksana herkes battı gitti.
- 20:09
Bu borsanın caiz olmadığına defaatle beyanlarımız var. Helal olmadığına, şu andaki durumunun kumara döndüğüne bütün bunları kaç kere televizyonlarda izahımız var. Ondan sonra faizli muameleler kitabımızda. zaten bu konuda borsaya özel bir başlık açmışım. Fakat insanlar sadece işte umreye giderek karısının kafasını örtmekle, beş vakit kılmakla veya işte neyse
- 20:39
bir vakit iki vakit kılmakla falan bir ibadet yaptıklarını ve kurtulacaklarını sanıyorlar. Ama bu İslamiyet sadece namaz, abdestten ibaret değil. Bu İslamiyet'in bir de muamelat kısmı var. Alışveriş kısmı var. Kul hakları kısmı var. Karı koca hakları diye bir şey var. Ana baba hakları diye bir şey var.
- 21:08
Şimdi sen insansın yani. Müslümansan bunların hepsini bilmen lazım. Ben hiçbir şikayet yapmıyorum, bir şey yapmıyorum. Bir yerde çalışıyorum, maaş alıyorum. Aldığım yok, sattığım yok, tamam. Ama bir şey alıyorsan, satıyorsan bilmem ne, bir kuyumcuya gidiyorsan, bir bilecik bozduruyorsan, bilmem neyine bir şey alıyorsan bunu sorman gerekiyor.
- 21:31
Bunun usulü nedir? Ben bunu nasıl yapmam lazımdır? Faize girmemem için. Yani ahirette tabii namaz en mühim mesele. İmandan sonra namaz gelir. Bunu her zaman söyledim. Bunun değiştirilecek bir görüşü değil. İttifak ile. Ama muamelatta adamı yakar. Bak bir hadise-i şerifte ne buyurulur? Bir adam çok ibadet etti, altmış sene günah da işlemedi.
- 22:14
Sadece ibadetlerini de güzel yaptı. Yani desen evliya, görsen desen bu cennetlik. Sana bana sorsalar. Ama ölmesine yakın, çocuklarına, işte yakınlarına vasiyet yaparken, vasiyette birine zarar verdi. O vasiyette, yaptığı vasiyetteki, verdiği zarardan dolayı cehenneme gitti. Bak altmış sene, bu adam namazlarını kıldı mı kıldı.
- 22:39
Oruçlarını tuttu, bütün ibadetlerini yaptı. Haramlardan sakındı. Ama adamın sonu cehennem oldu. Niye? Vasiyette ızrar. Zarar verdi diyor. Velâ yudâra kâtibun velâ şehid. Vasiyetleri yazana da zarar vermeyecek, şahidine de zarar vermeyecek. İşte efendim, yani anneye zarar vermeyecek, babaya zarar vermeyecek, ana baba kocasına zarar vermeyecek, kocası karısına zarar vermeyecek.
- 23:05
Bu zarar verme işleri. Anladın mı? Evlenmekte, boşanmakta, çocuk yetiştirmekte ayrılıyorlar. Ayrılınca birbirine zarar veriyorlar. Kadın kocasına çocuğu, babasına çocuğu göstermiyor. Bilmem ne dolu meseleler. Anladın mı? Yani şimdiki de laik düzenin tümenden kurallarıyla, İsviçre'nin bilmem neyin kaidelerine göre, mirastaki hareketler, ondan sonra bu
- 23:32
nafaka işlerindeki hareketler, ayrılmalardaki, boşanmalardaki işlemler, bunların hangisi Kur'an'a uygun? Bunların hangisi şerata, sünnete uygun? E şimdi bunları Müslümanlara dayatanlar veya bir Müslüman, diğer Müslümana Kur'an'da olan, şeratta olan, sünnette olan hükmün khilafına, tersine olan bir şeyi şu andaki efendim, merih hukukun verdiği güce dayanarak
- 24:03
dayatırsa, bu adamın namazı abdesi, bu kadının örtüsü, çarşafı bunu kurtarır mı? Kurtarmaz. Bak altmış sene ibadet yaptı, vasiyette zarar verdi, cehenneme gitti Dürât-ı Şerif. Kaynağı var, sahih. Onun için bildiğim millete zaten onların isteği oydu. Din işleri, devlet işleri ayrılsın. Ayrılınca ne olsun?
- 24:30
Din sadece abdest, namazdan ibaret olsun. Geri kalan İsviçre, İtalya, bilmem nere Yahudi Hristiyan'ın hukukları bizde de geçerli olsun. E bunu yaptılar. Geldiğimiz nokta neresi? iyi bir nokta mı? Yüz seneyi geçti, maddi. geçti. Maddi, manevi, huzur bakımından, ahlak bakımından, geçim bakımından, yönetim bakımından, yönetebilirlik bakımından şu anda iyi yerdeyiz yani.
- 25:09
E tamam medresleri kapat, şeriat ilimlerini kapat. Ondan sonra sünnet ilimi günlerini kapat. Milleti okullara mecbur et. Üniversiteleri okullara mecbur et. Diplomalara mecbur et. Besmelesiz kitapları okut. Ondan sonra yetişenler ortada hakim okut, ondan sonra,
- 25:34
hakim oluyor, savcı oluyor, buluyor, savcı oluyor. doktor oluyor, şu oluyor, bu oluyor, ondan sonra suç oranı patlamış, herkesin bir fiyatı var, alınıyor, satılıyor, parayı bastırdın mı her işin görülüyor, parası Parası olmayan fakir bu kadar. olmayan fakir fukara sürünüyor. E şimdi bu, İslam'ın, şeriatın, Kur'an'ın ahkamı olsa, böyle bir şeyler olur mu ya?
- 26:01
Cezalar zaten çaytırıcı. Burada ceza yok ki. Sırf ceza yok. İşte görüyorsunuz, yaşanan olayları görüyorsunuz. Memleketin halini görüyorsunuz. Hiç İslamiyet'e zerre kadar İslamiyet'ten nasibi olan bir milletin yapacağı işler mi bunlar ya? Helal-i haramı gözeten bir toplum kalmamış. Helal-i haram gözetilmeyince olacağı bu.
- 26:26
Ondan sonra kafama sıkar giderim diyor. E tamam da kardeşim, yani, fonda param battı diye adam işte kira sundavına, intihar etti diyorlar. Onu kastediyorum yani. Şimdi, ya mübarek adam, bu kadar konuşuldu, sohbetler yapıldı. Helal-i haram belli, kitaplar yazıldı. Sen hiç mi İslam'dan, fetvadan, helalden, haramdan hiçbir şey sormadın?
- 26:58
Ama o neye bakıyor? Serbest mi? Serbest. Ulan serbest ama helal değil. O zaman içki de serbest. Hiç şarap içmiş mi? diyeceksin adama. Zina da serbest. Serbestlik başka, helal-i haram başka. Ama aslında ne olmalıydı? Her helal serbest olmalıydı, her haram yasak olmalıydı. Her haram yasak olsaydı, bugün bunlar yaşanır mıydı?
- 27:26
Bu kadar. Ben de bunu konuşuyorum. Yalan mı konuşuyorum, yanlış mı konuşuyorum? Ah şeriat, ah canım şeriat. Ya Rabbi'den Efendi Hazretleri'nin duasını biz de yapalım. Amin Allah'ım. Salli ala Seyyidina Muhammed ve ala alihi ve sellim. Ya Rabbi bize İslami bir nizam ihsan eyle. Amin. Kurani bir düzen Şer'i şerife muvafık bir nizam ihsan eyle.
- 27:56
muhalif olan cümle kanunları izale eyle. Amin. Başımızdaki yöneticilerimizin rüştünü ilham eyle. Amin. Onlar da bizleri de nefislerimizin şerrinden iade eyle. Amin. Her bir ellerimizi Kuran'da, sünnette ceme eyle. Amin. Bu milleti dinine dönmeleri nasip eyle. Amin. Bu insanları Kuran'a döndür ya Rabbi.
- 28:20
Amin. Kalpler senin tahtı tasarrufunda yedi kudretindedir ya Rabbi. Amin. Bir an önce bu milleti Kuran'ın ahkamını şeratın, sünnetin ahkamını icra etmeye gönüllü eyle. Amin. Hevesli eyle. Amin. Bu kafirlerden gelen ithal kaidelerden, kurallardan bezmelerini ikra etmeleri nasip eyle. Amin. Amin. Amin.
- 28:45
Amin. Bize de ölmeden görmek nasip eyle. Amin. Salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala alihi osabihi vesileh. Efendim şimdi bu böyle Amerika'da serbest olan her şey burada serbest olur. İsrail'de serbest olan burada efendim İtalya'da ne yapılıyor burada yapılacak böyle şey olur mu? Biz Müslümanız ya. Biz gavur muyuz ya?
- 29:08
Millet Müslüman, bu halk Müslüman. Gavurlarda ne varsa bizde de olacak. Nasıl olacak gavurlarda olan her şey bizde olursa sonumuz böyle olur işte. Maddi, manevi çöküntü kaçınılmaz. Ben mi söylüyorum bunu yani? Mevla söylüyor. Ayet-i Hadis söylüyor. İnnellâhe liyârufeu biâze kitâbe ekvâmen veallâhu biâhe.
- 29:31
Efendi Hasan'da en çok okuduğu Hadis. Allah bu Kuran sayesinde buna uyanları yüksek eder. Yine bu Kuran sayesinde bunu terk edenleri alçak eder. Bitti. Anladın mı? El Kurânü şâfihun müşeffahun. Hem şefaat edecek hem şefaati kabul edecek. ve mâ hülün musaddık. Hem şikayet edecek, hem şikayeti tasdik edecek.
- 29:59
Allah bizi Kur'an'ı şefaat ettiklerinden eylesin. Şikayet ettiklerinden eylemez. Femen ce'alev emâmı, Kur'an'ı önüne koyup onun peşinde giden kâdevlel cenneti, onu cennete götür. o halfazâri kendi öne geçip Kur'an'ı arkasına iten tâ gavûle nâr, Kur'an arkadan onu doğru gümbürdü cehenneme iten bunlar sahih hadisler Ayetlere gelirsek, benim ilk vaaza başladığım
- 30:29
on birli yaşta, on bir, on iki kesin. Yani on birde de var ama kürsülere çıktığım on iki. Ama mihraplardan konuştuğum, camilerin mihrabından on birde de konuşuyordum. İlk okuduğum ayet-i kerime ne? Hasbi Abdülkerim, hocamız Rahmetullahi Aleyh Efendi Hazretlerimize bacanağıydı. Halader Efendi babamızın da zamanında ders almış müridiydi.
- 30:55
O ilgilenirdi benden yani o zaman. Onu sohbetlerine götürürdü beni sağa sola falan. O bu ayeti şey derken ben de tabi ezberledim onu. Öyle hani kırık mana veremem ama toptan manayı ezberledim. Ayeti de ezberledim zaten, hafızlıkta yapıyordum. Onun için sermayem bu. İlk okuduğum, vaazlarda ilk okuduğum ayet.
- 31:25
Taha Suresi'nin ahireti. Ve mela razan zikri, fe inne lev mâ işetem bankâ. Kim benim zikrimden, Kur'an'ımdan, beni anlatan kitabımdan yüz çevirirse ona dünyada geçimi dar edilecek. Şeratı bırakan, Kur'an'ı bırakanın geçim standartları daralacak. Hayatı sıkıntıya düşecek. Bak, Türkiye'nin dünyanın en zenginleri ne oldu?
- 31:55
Akıbete bak. Dün ah benim de böyle zetim yatım olsaydı diyenler şimdi iyi ki yokmuş demeye başladılar. İşte. Kur'ansız bir hayat, şeratsız bir yaşam ve fıka uymayan bir muamelat uymayan bir muamelet muamelat sonu sonu dünyada da, ahirette de hasar ve kusuran hasar ve kusran ve azap ve vebal ve nekal geçimi dar olacak.
- 32:27
Huzuru olmayacak. Kazandığını, bezendiğini getiremeyecek. Bu, bu dünyada geçer. Ve nahşuru yevvel kıyameti ama kıyamete de mahşere kör olarak çıkacak. Kör. 50 bin sene mahşerde kör. Ne zor iş ya. Hiç bilmediğin bir yere çıkıyorsun, kör. Hani insan kendi bildiği evinde falan alıştırır, abdese gidene kadar falan sağa solu biraz alışır.
- 32:59
Kabirden çıkıyorsun, mahşer arazisine, kör. Kale Rabbine mahşer deniyor ama. Yarabbi beni niye ama olarak mahşere çıkardı? Fakat kütüphasıyla ben dünyada çok iyi görüyordum, minenin deliğine iptiği geçiriyordum. Bir de onu soruyor Allah'a. Allah'a da böyle soracak. Celle Celal. Kale Mevla buyurdu. Bak şimdi, Efendimiz Hazretleri şöyle buyurdu.
- 33:29
Peki bu daha oldu mu şimdi? Olmadı. Çünkü mahşerde. Peki ama buyuracak demiyor. Niye buyurdu diyor? Çünkü Mevla'nın vaadi haktır. Bu haberler gerçektir, kesinlikle olacaktır. Onun için şu anda kehennem sanki olmuş bitmiştir. Mevla onun için mahşerde olacakların çoğunu fiil-i mazi sırasıyla kullanıyor.
- 33:54
Fiil-i mazi Arapça'da ne demek? Mazi zaten Türkçeleşmiş. Geçmiş sırası. Dedi. Halbuki ne demesi lazım? Yaqulu diyecek. Çünkü daha olmadı. Ama kale. Allah buyurdu diyor. Daha şimdi bu adam bunu mahşere çıkmadı ki. Ama Mevla buyurdu ki o çoktan o işler oldu bitti. Şu anda mahşer çoktan kuruldu. Hesap kitap görüldü.
- 34:21
Kimisi cennete kavuştu. Kimisi cehennemin dibini boyladı. Allah her şeyi gördü bildi. Ezelde bildi. Ona göre yazdı. Kardeş. O zaman niye amel ediyoruz? Ama ben bilmiyorum nereye gideceğimi. Ben bilmediğim için bana düşen nedir? Bugünün vazifesini bugün yapmaktır.
- 34:43
Şimdi yatsı namazı farz oldu bize. Vazifemiz nedir? Yatsı namazını kılmaktır. E ben zaten cehennemlik yazıldıysam, yatsıyı kılsam da kurtaramam, yatsıyı kılmayayım dersen tam bir ahmak oğlu demeyin, belki baban akıllıdır. Kal-galeli ahmak, Efendi Hazretleri'nin tabiriyle, babalarımızı karıştırmayalım, babamız akıllı olabilir.
- 35:06
Kal-galeli ahmak. Ne demek yani? Katmerli. Kal-gale ne demek? Şöyle talimde. ahmetlu böyle çıkar tam kafasız yatsıyı niye kılayım diyor cehennemlik Yasri'yi niye kılayım diyor, cehennemlik sen diyor. E sen de bilmiyorsun cennetlik mi, cehennemlik mi? ben de bilmiyorum Yasri'yi kılacağım işte. Neden?
- 35:28
Cennete gitmek istediğim için. Ne yapacağım yani? Mevla kabul eylesin. Onun için bu işler oldu, bitti. Ama Mevla burada kimseye mecburi bir dayatma yapmadı, cebir kullanmadı. Mevla haşa ve kella, kurban olduğum Allah'ım kimseye zorla, cenneti cehenneme yollamaz. Bak şimdi sana özgür irade ver. Kimisi gitti meyhaneye, kimisi geldi buraya sohbete.
- 35:55
Onu da zorla götüren olmadı, seni de zorla getiren olmadı. Sen de özgür iradenle geldin, orada masraf ettin, vakit harcadın, şimdi bir de bunun dönüşü var, onu hesap ediyorsun, e bütün bunlar senin bir irade ve kudret göstermenle oluyor. E öbür günaha giden de bu saatte, o da bir irade, kudret gösteriyor.
- 36:16
E Mevla da bunları ezelden seyretti, şu anda bir müdahale yapıyor mu? Yapmıyor. Ezeldeki ilminde müdahale yaptı mı? Yapmadı. Ya şu andakini ezelde seyretti. Yani burada Allah Allah bizim farkımız ne? Allah-u Teala evvelce ne olacağını bildi, ben evvelden ne olacağını bilmiyorum, yarın başıma ne geleceğim bilmiyorum, bir saat sonra bilmiyorum.
- 36:38
Farkımız bu. E şu anda cebir yoksa, Allah'ın ilminde de cebir yok. Niye? Şu anı seyretti. Mevla ezelde, şu an bu gece kimin ne yapacağının ezelde, onu seyretti, anladın mı? Bunu zorlamak neresinde? Baktı kim buraya gelmiş, size, bunlar ilim meclisini tercih etti, cuma gecesi cemaatle namazı tercih etti, zikri tercih etti, sohbeti tercih etti, böyle yazdı Levve-i Mahfuza.
- 37:06
Yanlış mı yazdı? E sen de buradasın işte. Ama ben deseydim, bu adam bu hafta sohbete gelir, sen de gelmezden. Benim ilmim şaşabilirdi. Ama Mevla'nın ilmi şaşar mı? E şaşmaz. Olacağı gördü, olacağı bildi, seyretti, izledi, sen ne yaptınsa onu yazdı. O zaman Allah'ın yazısını aslında kim yazdırmış oldu?
- 37:34
Sen, ben yazdırdım, yaptığım irade kudretimi kullandığım noktalarda ben yazdırdım. Ama boyum ne kadar olacak, rengim ne olacak, erkek mi olacağım, kadın mı olacağım, hasta mı olacağım, kaç yaşında öleceğim, onları bize sormadı. Ama onlardan da bizi mükellef tutmadı. Allah kimseye, iki metreden aşağı cennete sokmuyorum diye bir şey mi söyledi?
- 38:01
Kiminle sorumluluğu var, siyah oldu diye, hasta oldu diye, ayakta namaz kılan mıydı diye, engelli diye? Kimin sorumluluğunu yaptı? Bir şey yok. Hangi işlerimize soruyor? Efal-i mükellefin, efal-i ihtiyariye. Ne demek ihtiyariye? Özgür iradenle seçim yapıp nereye adım attım.
- 38:20
Şimdi bu akşam buraya gelmem bunun örneğidir. Öyle mi? Kaç tane günah yerlerine gidenler var? Allah onlara da tevbe nasip eylesin. Allah hepsini istahilesin. Allah hepsini ıslah eylesin. Çoğunun imanı var. Bir şey konuştuğun zaman dinliyorlar. Yani, böyle konuşmamana, Kur'an-ı Kerim, âyet, hadis-i şerif, hangi dönemde?
- 38:39
Yani böyle, Muran, Ahadis ne, hangi dönemdeyiz ya, bilmem ne diyen, gavur az var. Bizim memlekette, buralarda. Az çıkar yani öyle gavur. Çıkar. Ama az. Mekseriyeti mahcup yani. Allah affetsin. İmanı var adamların. Dua etmek lazım yani. E bir tane narif yapmak lazım. Ayaklarına gitmek lazım yani. Herkes buraya gelmiyor.
- 39:05
Gelmeyene gideceksin. Onun için, bak ne diyor, Kur'an'ımdan yüz çevirene, dünyada dar geçim, bunaltılı bir hayat, bunalıldı bir yaşam, ahirette de gözü kör olarak, mahşerde, karanlıklara kalacak. Ondan sonra da, Ya Rabbi bana niye böyle yaptın diye, bize soruyor. Kale Mevla buyurdu bak, bu işler oldu bitti.
- 39:32
Çünkü kesin olacak ya, kezalike, işte sana böyle yaparım. Bizim ayetlerimiz sana geldi. Kitabımız geldi, Kur'an'ımız geldi, alimler, peygamberler geldi, varisleri geldi, alimleri geldi, vaizleri geldi mi? Geldi. Şu anda geldi. Şu andaki hele bu internet ortamı ve bütün dersler canlı yapılıyor. Şu anda Amerika'daki beni izleyebiliyor.
- 40:00
Şu an şu konuştuğumu Amerika dinliyor. Rusya'nın en uzak köşesi kutuplardan adam dinliyor, bağlantı kurarsa dinler. Şimdi her şeye ulaşıyorsun da buna mı ulaşamadın? Âyetlerimiz sana geldi ama fene sîter, sen onları unuttun, sen terk ettin. Unuttun derken unutmak da mazerettir. Adam namazı kıldım zaten, namazı unuttu, vakit geçti hatırladı, Allah ona azap etmez.
- 40:21
Adam namazı kıldın sen, namazı unuttun, Çünkü unuttu. Ha niye unuttun? Unutmamalıydı. Niye unuttu? Unutmamalıydı, hatırlatan bir şeyler yapmalıydı, onlar ayrı bir konu. Ama hakikaten nisyan varsa unutmak mazeret sayılıyor fıkıhta. Ama buradaki unutmanın manasında terk ettin, bile bile terk ettin. Kur'an'ı terk ettiler.
- 40:46
E şimdi şu hükümlerde, şu kanunlarda, şu kaidelerde, kurallarda, efendim insanları mükellef tuttukları yasalarda, bilmem nelerde, şahitlik kurallarında, ondan sonra vasiyetlerinde, miraslarında, evlilik, boşanmak kurallarında, Kur'an'ın, sünnetin, ahkamı işliyor mu, işlemiyor mu? Söyle bana. Ayetlerimizi terk ettin.
- 41:16
O zaman dünyada safıtmaktan, ahirette azaptan kurtaramazsın. Çünkü Kur'an'a uysaydın kurtarırdın. Ece'arallahu tabi'al Kur'an diyor. Cafer-i Sadık olabilir, radıyallahu anh, yani çok büyük bir kelamdır bu. Efendimiz Hazretleri yazdırdı bunu bize. Allah kim Kur'an'a tabi olursa onu korumuştur, o garanti.
- 41:38
Neden korudu onu? Ona teminat verdi Allah. Minen yıldırillefid dünya even yeşrafil ahir. Dünyada sapıtmayacak, yanlış yola kaymayacak, ahirette de zahmet çekmeyecek. Ne diyor o ayet-i kerime zaten? E zaten ayette, Femenittebe'a hüdaye. Ey Adem diyor, seni cennetten indiriyorum, sana hidayet göndereceğim.
- 42:00
Hidayetten maksat ne? Adem aleyhisselam'a ne indirdi? Suhuf indirdi, sayfeler indirdi. Ondan sonra peygamberlere göndereceğim. Hepsine hidayet indireceğim. Bize ne indirdi? Hüdellin nasi ve beyinati minel hüda vel furkat. Ramazan'ın Kadir gecesinde hidayet rehberimiz Hazreti Kur'an'ı indirdi. Bize ahir zaman nebisinin, enbiya ve rusulun seyyidine en büyüğünü gönderdi.
- 42:23
Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. E ne oldu şimdi? Bu kadar hadislerle amel eden kaldı mı? E niye geldi o bize, gönderdi bize? Bak ne buyurdu Adem aleyhisselam'a? Benim gönderdiğim hidayet rehberine tabi olursa, hakkıyla uyarsa, o nedeni onu yaparsa, yasak ettiğine kaçarsa,
- 42:49
dünyada sapıtmayacak, ahirette de azaba düşmeyecek, hiç zahmet çekmeyecek. Ama biz ne yaptık şimdi? Şu toplumun, şu ortamın durumu, dünyada zahmet, bela, sıkıntı, bunalımlar, bütün toplum olarak çıldıracak duruma geldi millet. Geçim darlığı vesairesi, artık raydan atlatmak şeyine geldi yahu. E neden?
- 43:11
E kuransızlıktan, dönün şerata, dönün Kur'an'a, dönün Sünnet'e. Ama birilerinin işine gelmiyor. Ben istiyorum. Vallahi istiyorum, billahi istiyorum. He? İstiyorum ben. Çok istiyorum. Efendim o zaman şunu yapamazsın, yapamayayım ya. Allah'ın hükmü geçerli olsun, benim istediğim olmasın, nefsin istediği olmasın, Mevla'nın istediği olsun ya.
- 43:42
Aman şimdi. Maalesef namaz kılan, abdest alana çoğu bile şerat istemiyor. Şu memlekette referandum yapsan, Afganistan gibi bir şerat gelsin diye. Mesela yani. Anladın mı? Kaç kişi deyiverir? Kusura bakma ya. Yüzde on çıkar mı? Çıkmaz mı? Hu! Yüzde on çıkmaz he? Yüzde doksan dokuz Müslümandık ya, hani biz.
- 44:11
Nasıl Müslümandık biz? Vah, vah, vah, vah. Şerat istemeyen Müslüman mı olur? Eyvah! Mezarlıklardaki çoğunun yüzünü kıblenin tersine döndürmüşler. Ya. Niye döndürmüşler kıblenin tersine? Aşağı bak bakalım, kacının yüzü koyduğun gibi, kacının yüzü kaldırdığın gibi. Yüzleri dönmüş çoğunun kıbleden ya. Dünyada kıbleye dönüyor ama, mezarda tersine dönüyor.
- 44:39
Neden? Ulan namaz kılıyor, şerat istemiyor ya. İşte adam ne yaptı? Ne oladı? Kamide namaz kılıyor. İmamı şeratçı diye mahkemeye şikayet etti. Cemaat, cemaat. Yaa. Bir keresinde de imam cemaati şikayet etti. Şeraatçi diye. Öyle imam da var ha. Hiç arkasına namaz kılınmayacak, cenaze namazı kılınmayacak adam miyarabda yahu.
- 45:08
Böyle de bozuk imamlar da var. Şeraat'a inanmıyor. Yani neler gördüm, neler gördüm. Çok insanlar, cemaatlerle buluştum, ettim. Herkes bir şey anlatıyordu böyle yani, neler yaşadık. Yani nasıl bir Müslümanlık bu ya? Cenab-ı Hakk'ın Efendimiz babamız, Halid Efendi babamız, kaddesallâhü's-sûrâhû, yani kaç sene evvel vefatından boyunca, zaten vefatından boyunca
- 45:30
10 senede çıkamadı, 10-20 sene diyelim. Ondan evvel yani. 70-80 sene evvel. Fatih Kâmesine giriyordu bastonuyla, girdiği zaman ne diyordu? Anlı sektedeki kâfirler, kaldırın kafanızı. Halid Efendi'ye de, kaddesallâhü's-sûrâhû, ne heybetliyse, kimse de bir şey diyemiyor yani.
- 45:49
Şimdi ben desem tımarhaneye götürürler. Beni hemen tımarhaneye götürürler. Değil mi? Tabi önce emniyette, nezarette, oradan tımarhaneye. Tabi camide, sen kiliseye mi girdim zannettin yahu? Camidekilere ne konuşuyorsun? Yahu Halid Efendi baba camidekilere konuşuyordu bunu. Neden? E şeriat istemiyor da.
- 46:10
İşte, %11'e çıkmaz dediniz ya, yani ben, dediyim size ya. O zaman, açlığa talim, rezilliğe mahkum, bunalım devam, düşüş devam, asla dünya ve ahirette zahmetsiz bir hayat göremezsin. Ben Kur'an okuyorum, sen bana martıval okuma! Ben sana ayet okuyorum deminden beri. En doğru yola Kur'an iddia eder. Bitti.
- 46:49
Benim Kur'an'ımda yüz çeviren, ve mene arazan zikri, diğer ayet-i kerime de nasıl? ve fedâ teynâke mille dünne zikrâ O da Tâ Suret'te. Biz sana tarafımızdan öğüt verdik zikir Kur'an'da. Mene arazanihû Kim ondan yüz çevirir, fe innehû yahmuliyyuhum vel kıyâmeti fizrâ Kıyamet günü çok ağır bir yük taşıyacak.
- 47:12
Onun için, kâfir olsa dünyada bir rahatlık görebilir. Avrupa Birliği'nin falan şunun bunun zengin olması gibi. Ama hem Müslümanım deyip hem Kur'an'la amel etmezse o zaman onun dünyasını da zindan ederim. Niye diyor? Çünkü o Müslüman olduğu için Kur'an'da terk ettiği için cezasını dünyada veririm. Yani ahirete azabı hafiflesin.
- 47:36
Ama inkar etseydi Kur'an'ı o zaman zaten ebedi cehennemden çıkamayacak. Onun için dünya kâfirin cenneti Müslümanın zindanıdır. Ama şeratı yaşasaydı, Kur'an'a, Sünnet'e uysaydı dünyada da şerefli olur muydu? Bizim ecdadımız oldu mu? Osmanlı ecdadımız 650 sene. Oradan gerisi Serçuklular, oradan gerisi 1400 senedir bu son 100-150 seneye kadar Osmanlı'nın son dönemini sayma.
- 48:05
Osmanlı'nın son dönemi çığırından çıkmıştı. Neden? Avrupa'ya benzemek, Fransa, Fransızca dilleri, bilmem gâvurların kıyafetleri, poturları, fesleri, sarık çıkarıldı, şalvar bırakıldı, efendi hasleri bunları defaatle anlatırdı. Yani bu modalara uymalar, saraylarda balolar, bilmem şatolarda bilmem danslar, ondan sonra ne diyorsun adına müzik cihazları, ne onları?
- 48:36
Fiyanolar, zıvanalar böyle başladılar gâvura benzemeye ve onu da bir hüner atletmeye başladı. Ondan sonra nedir? Sarık gitti, şeref gitti. Efendi hasleri bunu devamlandırıyor. Sarık müminin izzeti ve şerefidir. Sarığı çıkarttı mı Allah onları zelleder. Bak, padişahların sarıklarına bak. Hiç ben bir şey demiyorum.
- 49:03
Alparslan'ın resmi yok diyelim. Öbürlerinin de resmi yok da çizimi var falan. Ama şey belli yani, ittifaklı bir şey sarıklarının büyük olduğu. Hepsinde, portrelerinde, her şeyde var. Sarıklara bak. Sarık büyüklüğü kadar harita ve memleket büyüklüğü var. Sarık küçüldükçe memleket küçülmüş. Vallahi billahi, böyle bir mucize bir hadis ben daha görmedim.
- 49:26
Sarık çıkmış, son 2-3 padişahında sarık yok, fes var. Memleket yağma asanın böreğe gitti. Yahu bir sünneti terk ettiğin zaman bunu kolay mı zannediyorsun ya? Nusrtu bir-rum bi-mesir ateşi erir. Benim adımı duyan düşman bir aylık yoldan titremeye başlar diyor sahih hadis. Ama o heybet onu diyorum. Heybeti hak fes, nis tel fes diyor Mevlana Mesnevisi'ne.
- 49:53
Hristiyan elçisi, Kayseri'nin adamı, Medine'ye geldiğinde Hazreti Ömer'in sarayını aradı. Ne sarayı ya? Dediler Hazreti Ömer'in sarayı mı, arayı yok. Kulübe gibi evi var. Ondan sonra dedi, e tamam, nerede görüşeceğiz dedi ya. E dediler, gel camide şey edelim. sonra namaz saati değildi. Ya benim acil görüşmem lazım dedi.
- 50:16
Araplar baklar, ağacın altında yatıyor. Hazreti Ömer Efendi. Bir ağacın altında yatmış. Dediler, bu dediler. Ya bu dünyayı titreten Emirul Memir dünyayı salmış bütün Fars İmparatorluğu, Rum İmparatorluğu sallanıyor Hazreti Ömer dönemi. Dedi, adam başladı titreme. Hazreti Ömer'in uykusundan ya dedi ben uyanırken titreme başladı, uyanınca nereye kaçacağım dedi ya.
- 50:45
İşte Mevlana onu diyor, hakkın heybetidir, yamalıklı cübbenin heybeti değil. Hazreti Ömer'in cübbesinde kaç tane yama vardı. Ama Kisra Kayser ondan korkuyordu. Ama sen kıran tuvalet giyinebilirsin. Gavurlara da tam benzeyerek papyon mapyon da takabilirsin. Her şeyin dört başı mamur yerinde ama kimse senden korkmuyor.
- 51:08
Çocuğun bile atır lan şuraya diye. Çocuğuna bile laf geçiremiyorsun. Değil mi? Çünkü hakkın heybeti yok bizde. Niye? Şeriatı yaşamıyoruz. Kim takar bizi ya? Heybeti Mevla verecek kardeşim. Mâ zildun mütemessik hîne bi sünneti. Benim sünnetime sarıldığınız sürece muntasırîn alâ duvvikum. Düşmanlarınıza karşı Allah'ın yardımıyla galip olacaksınız.
- 51:35
Ve bunda daim olacaksınız. Bu bin küsur sene devam etmiş bir hadisin müjdesi ya. Şu yüz elli iki yüz seneye kadar. Ve izâ karaştü mânehâ. Benim sünnetimden çıktığınız anda sellatallâhu aleykum eyyuhuz. Allah sizi korkutanları başınıza musallat edecek.
- 51:57
Şimdi bu adamlar dünyayı ele almış, astı astık kestiği kestik, her tarafa bomba yolluyor. Yüz milyonlarca İslam alemi ötü kopmuş, oturuyor. Orada bütün milleti kestiler, doğradılar. Mezmayandan beter ettiler de kimse çıt çıkaramadı. Halbuki para kimde? Araplarda, petrolde. Para Araplarda, Müslümanlarda yani.
- 52:29
Para Müslümanlarda. Madenler Müslümanlarda. Doğalgaz Müslümanlarda. Bütün imkanlar Müslümanlarda. Ama Müslümanlarda şeriat yok. Sünnet yok. Onun için heybet yok. Onun için birlik yok. Herkes nefsine düşmüş. Herkes kendine bir şey çalışıyor, bir parayı şuradan koparayım diye.
- 52:57
Sizin kalplerinizden düşman korkusu, gavur korkusu çıkarılmaz. Böyle gidersiniz diyor. Benim Kur'an'ıma, şeriatıma, sünnetime dönerseniz, korkunuz kalmaz. Şimdi Sahabe-i Kiram, bu kadar fetihleri niye yaptı? Ölümden korkmuyordu. Çünkü dünyalık malın mülkü yoktu. Dünyayı sevmiyordu. Şehit olmak, bir an önce Allah Rasulüne kavuşmak istiyordu.
- 53:30
Şimdi böyle bir toplumun yenemeyeceği bir güç var mı? Çünkü adam canını Allah'a vermek istiyor. Satıyor, satmış. Peki şimdi sayın fazla, silahın fazla, her şeyin fazla. E niye korkuyorsun? Dünyayı seviyorsun. Herkesin kaybedecek çok şeyi var. Kimse, herkes evimde oturayım istiyor. Herkes oğlumu, kızımı seveyim, torunumu seveyim istiyor.
- 53:57
Kimse Allah yolunda hem de arıfa, cihata çıkmak istemiyor. Kimse gördüğünden geri kalmak istemiyor. Ölmek istemiyor. Öldürülmek istemiyor. Şehit olmak istemiyor. Şehit olmak istemeyen bir toplum, düşmana galip gelebilir mi? Ama ölümden korkmayandan kork demiş. Sahabe o kadar azken, şimdiden Amerika Rusyası'ndan daha şiddetli, Kisra'yı, Kayseri bitirdi.
- 54:24
Bu Şifahi Şerif dersinde o gelecek. Ben Şifahi Şerif dersin pazar testleri yapıyorum ya. Bunda o gelecek. Kisra'nın bitişi, Kayseri'nin bitişi, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem verdiği mucizat, zayıftan haberler ve bunların tehakkuku bu konular mesela. Sıramız oraya geldi şimdi. Yani az az gidiyoruz.
- 54:41
Çünkü baya Türklerle savaş, Moğollarla savaş onları anlattım. Geçen Şifahi'de dinlemiyorsunuz. Şimdi Hazar Türkleri ile savaşlar. Hep Hadis-i Şerif bunlar. Ondan sonra neler olmuş derler. sonra neler olmuş, neler bitmiş, sonra Kisra bitecek, Kayser bitecek. E bunlar nasıl olur kardeşim? Sahabenin, hep sahabe döneminde oldu.
- 54:58
Hep sahabe tabiin. Yani 100 seneye kadar zaten, sahabe yaşayan sahabe vardı yani azaldı ama, daha 100 sene Efendimiz'den sonraya kadar sahabe kaldı. E şimdi onların başarısının sebebi Kur'an'a, sünnete tabi olmalı. Bizim bu anda 2 milyardan fazla Müslüman'ın mahalle kadar hükmümüz olmayışı ve 2 milyarın, 2 milyon ve iki milyarın, iki milyon Siyonist'le baş edememesinin sırrı
- 55:26
siyonistle baş edilmesi dünya sevgisi, mal sevgisi, düşkünlüğü, çoluk çocuk sevgisi, Allah'tan ileri geçmiş. E ne diyor Kur'an? Kur'an-ı Kerim Babalarınız, oğullarınız, erkek kardeşleriniz, kız kardeşleriniz de dahil buna. Eşleriniz, hanımlarınız, çocuklarınız, kabileniz, aşiretiniz, kazandıklarınız, mallarınız, kesata uğramasın diye endişe ettiğiniz dükkanlarınız,
- 56:09
işaretleriniz, sevdiğiniz, razı olduğunuz, beğendiğiniz, köydeki eviniz, şehirdeki eviniz, yazlığınız, kışlığınız. Allah ve Resulünden size daha sevgili geliyorsa, yetmedi, yok Allah Resulünden daha sevgili gelmiyor şimdi. Doğru konuşalım, Allah ve Resulün çok sevgili.
- 56:32
Allah'ın yolunda, Allah'ın dini, şeriatı Kur'an'a hakim olsun diye İ'lâ-i kelimetillah Allah'ın kelimesi ve davası yücelsin diye cihat etmekten, gayret etmekten, mal harcamaktan, can feda etmekten, daha sevgili geliyorsa evde oturup muhlama yemeniz, çay içmeniz muhlama yemek haram demedi. Ama bundan daha sevgili geliyorsa Fetalabdeshu, bekleyin, bekleyin.
- 57:03
Bekleyin diyor Kur'an. Hatta ayet-i Allah'ın bir emri, Allah belasıyla başınıza geliyor. Allah'ın azabı üstünüze çökecek, bekleyin. Çöktükçe çöküyor, çöktükçe çöküyor. Hiçbir karanlık kalkmıyor. Zulümat bazı, şirk karanlıkları, küfür karanlıkları, haram karanlıkları, yolsuzluk karanlıkları, namussuzluk karanlıkları sardı memleketi ve İslam aleminin tümünü.
- 57:34
O Dubai'de yapılan zina, göğe Arap alemi. O Dubai'de yapılan kumar, haramlar dünyanın bir yerinde yok. Bütün dünya toplasan Dubai'ye ağır gelir. Bütün Arap alemi. Cidde ne hale geldi? Riyad ne hale geldi? Gavurun şarkıcı çırılçıplak karıyı getiriyor Kabe'nin dibinde, orada Cidde neresi ya? Kabe'nin dibi ya.
- 57:59
Oynatıyor adam. Ya ne bekliyorsun sen? Ya Resulallah Efendimiz anlatınca bunları sahabet eder. Ya Resulallah Müslümanlar az mı olacak o zaman? Niye böyle Müslümanlar zelil olacak acaba? Yok. Siz o zaman sayınız çok olacak. Bak iki biler geçiyoruz. Selin getirdiği süprüntü gibi hükümsüz olacaksınız. Sel getiriyor ya bir şeyler böyle çer çöp.
- 58:27
Böyle olacaksınız. Niye? Dünya sevgisi sizi saracak mal mülk sevdasına kapılacak o zamanki ümmetlerin onun için Allah itibarlarını alacak. Bir defa şeraat, sünnet terk edildikten sonra yardım, huzur bekleme. Gavurlarda niye Kur'an yok, din yokta öyle oluyor da bizde niye böyle oluyor? Zaten onu anlatıyorum sana.
- 58:51
Sen de gavur olsaydın dünyada belki rahat yaşardın. Ama sen Müslümansın. Dünyada Kur'an'ı, sünneti yaşasan o zaman huzurlu yaşarsın akıbetinde cennet olur. Ama Müslüman dünyada Kur'an'ı, sünneti terk ettiği zaman Allah Teala'da ona buyuruyor ki bu kez her kelimedir. Sen beni unuttun, ben seni unuttum.
- 59:12
Allah unutmaktan münezzeh, terk ederim. Sen beni, dinimi terk ettin, ben seni terk ederim. Ama bu pazarlığı Allah kimlerle yapıyor? Müslümanlarla yapıyor. Yahudi ile Hristiyan ile Allah ne pazarlığı yapacak? Namaz kılmadın diye Yahudiye azap niye etsin? Hristiyan zekat vermemiş karısını çıplak gezdiriyor, zina yaptı diye Hristiyan'a azap dünyada niye yapsın?
- 59:32
Ahirette zaten ebedi cehenneme gidecek. Ona dünyada bela vermez. Çünkü neden? Onun günahının kefareti olmaz ki o. Müslüman'a niye veriyor bu zorlukları? Tövbe etsin. Dönüş yapsın. Ondan sonra günahları silinsin. çektiği ağrı sancıdan günahlar sevilsin. Çektiği ağrığı sancağını yapsın. Belki bir daha aynı zinayı yapmaz o acıyı çekince.
- 59:56
Kafirlere yol koyvermiş, yol vermiş, koyvermiş. Niye koyvermiş? Adam zaten inanmıyor kimseye. Sonu ebedi cehennem. Yani onun başına getireceği şey günahına kefaret olmuyor. Anladın mı? Tövbesine vesile olmuyor. Ama Müslümanlar öyle değil. Benim başıma bir şeyler geliyor, ben bazı dönüş yapıyorum mesela kendim.
- 1:00:18
Kendi kendime diyorum. Ulan burada bu benim başıma nereden geldi? Ulan Ahmet sen şunu yaptın. Amer sen şunu yaptın. Ondan sonra estağfurullah. Ben bu nefsi muhafaza ediyorum. nefsî muhasebeyi yapabiliyorum. Herhalde siz de yapıyorsunuzdur. Bir insan bir Müslüman olarak çektiği sıkıntıların hangi sünneti terk ettim, hangi günaha meylettim, nerede yanlış yaptım?
- 1:00:38
Bunu bir Müslüman düşünmek zorunda değil mi? Ama kafirde bu teklif yapılır mı? Saçma olur. Onun için Allah Müslüman'ı sevdiği için, tuttuğu için O'na günah işlerken genişlik vermiyor. Çünkü adam zaten günah işlerken Allah da O'na genişlik verirse Müslüman kuluna, o zaman O'na ne demiş olur? Azmaya devam et, devam et, devam et, cehennemin dibini boylet demiş olur.
- 1:01:07
Ama Mevla Müslüman kulunu sevdiği için O'na başlıyor belalar verme, fakirlik verme, malını alma falan. Niye? Dur! Düşün! Tövbe et! Dönüş yap! Ahiretin bari kurtar. Dünyada günah yaptın, belayını buldun, bari ahiretini kurtar diye ihtar veriyor. Anladın mı? Sen kime ihtar verirsin? Sevdiğine ihtar verirsin.
- 1:01:34
Ben çocuğumu yanlış yolda getireyim ve bir bela düşeceğimse çocuğumu uyarırım. Ama bir düşmanım baktım yanlış yapıyor, ne derim? Bırak yanlış yapsın. Bırak yanlış yapsın. Niye? E düşmanım zaten. Belasını bulsun. Ama dostumun yanlış yaptığını görürsem ne yaparım? Derim ki yapma bunu sevdiğim. Sen üzülürsen ben de üzülürüm.
- 1:01:55
Anladın mı? Mevla bizim gibi üzülmekten efendim münezzeh tabii bu işler Mevla'ya misal olarak kendimizden bahsediyoruz. Ama Mevlamız da ne yapıyor? Bazı zalimlere, kafirlere pay veririm diyor. Ama yakaladım mı bırakmam. O ne zaman? Bazıları dünyada yakalar, o ayrı da alır. Ama Müslümana belası peşin gelir.
- 1:02:22
Sevdiğinin göstergesidir. Ben onun için kurban olduğum beni sevsin de benden razı gelsin de tabii istediği gibi imtihan etsin diyecek kadar o lafta doğru bir şey değil. Afiyetler nasip etsin. Ama o beni sevsin de ben ne olursam olayım yani. Yeter ki o beni sevsin. Çünkü sevdiğini cehenneme atmaz. Nâr-ı cehime yakmaz.
- 1:02:48
Ama o beni sevmeyip de bütün dünyayı benim olsa bitti bitecek. Ebedi cehennem bitmeyecek. Biraz akıllı olalım. Kur'an, sünnet bizi bağlasın. Biz Müslümansak bizi bağlamalı. Helal haram sınırı bizi darlamalı. Atlamayalım, o sınırı geçmeyelim. Bütün Kur'an bunu söylüyor, tilke hududullah. Fela teadde diyor, bak ben sınırlar çizmişim.
- 1:03:20
Evlenmekte, efendim yemekte, içmekte, ticarette, satmaktan, her şey sınır helal haram. Fela teadde diyor, aşmayın bunları diyor. Ve me teadde hududallah, fevlakumuz zalimûn. Kendi nefsinize zulmedersiniz. Bana bir şey yapamazsanız buyuruyor, zalim olursunuz ama kendinize kıyarsınız. Geratetil gehududullah.
- 1:03:44
Fela tekrabuha. Aşmamak için yaklaşmayın. Aşmamak için sınıra da yaklaşmayın. Şimdi yaklaşırsın, koyunum kaçar öbür tarafa, sen de koyunu kurtarayım derken, sen de gidersin sınırdan içeri. Yapmayın diyor bunu diyor. Bu kadar ayet, hadis. Bu Efendi Hazretleri ne sohbetler yapmış. Tabii yazılan sohbetleri, ne bileyim sana yazılmayan ceket etmez yani.
- 1:04:10
Yazılmayan çoktur da yani şu kadar bir sohbetler bile yazılmasıyla o 5. cilde çalışıyorum, bitiriyorum işte. 70 sayfam kaldı, yarın sabah inşallah bitiririm. Yani Efendi Hazretleri o 5. cilde sohbet. Allah Allah diyorum ya. Ya ben böyle bir mürşid, böyle bir sohbet, böyle bir evliya görmedim ya. Ya bu nasıl bir şey?
- 1:04:31
Anlatmadığı bir şey yok. Kelimelerin anasından neler çıkıyor ya anlayana. Neler söylemiş, neler söylemiş. Ya bir satırda bugün şimdi lisem getirildi mi? O bir paragraf ya. Kadınlar hacca bir kere gitsin. Ömre istediği kadar gitsin. Hocaya istediği kadar gitsin, hocaysa emrim-i marif için birkaç kere gidebilir.
- 1:04:52
Yani sayıyor, sayıyor, sayıyor, ya bir paragraf dört, dört buçuk satır. Yani ne bileyim orada on, on beş tane emir var, on, on beş tane nehi var ya. Yani Kur'an'a, sünnete muvafık şekilde. Yani okuyun diyoruz. Ahmed Efendi Hazretleri soruyor. sohbetlerine kardeşim. Tübbeli kim ya? Tübbeli kim takar?
- 1:05:13
Efendi var. Al sohbetlerine, Ruhul Furkan. Al sohbetlerini, Ruhul Furkan. Ha bugün söyle, al. Ver hocam onu, yine lazım geldi bu. Bu, bu oradaki şeyde mesela, o 95'te yaptığı bir sohbette. Ha bugün söylüyor, al. Ya bu doksan beşte yaptığı bir sohbet. Kürsülerden fıkhın da anlatılması lazımdır. Ya ne demek istiyor şimdi?
- 1:05:30
Ne anladınız? Bana diyor. Kürsü desem misin ben miyim? Kime diyor bunu? Kürsülerden fıkhın da anlatılması lazımdır. Ama o zaman ben, Kaleden Hoca'yı çıkarırım, ben de otururum dinlerim yani. Şimdi çok da yorulmayayım, ben de hastayım ya. Kürsülerden fıkhın da anlatılması lazımdır.
- 1:05:54
Şimdi ne yapıyoruz? Hep mevzi, ayet, hadis, işte namaz, abdest falan hem anlatıyoruz anlatıyoruz da adam tarihti bilmiyor ya. Adam şurada namaz kılıyoruz, belki abdestini de doğru almadı. Fıkhı deyince fıkhı sade abdest, namaz demedik işte demin de dedik. Elal Bellahirrahmanirrahim. Büyük İslam İlmali'ni okuyun.
- 1:06:15
Ömer Nasuh Efendi Hazretleri'nin İlmali'ni tavsiye eder. Şimdi biz de yaptık, öbür üçü ikinci cilde çıkaramadık. Ama biri detaylı. Ömer Nasuh Efendi İlmali'nin de hepsi var, içinde fazlası da var. O hem de İman-ı İslam İlmali yaptık, 150 sayfa itikad, ondan sonra abdest, tarih, kusur, namaz, o çok matematik, çok güzel, çok detaylı.
- 1:06:39
Ama Allah işte ikinci cilde nasip etsin. Çünkü oruç, hac, zekat, üçünü de ikinci cilde toplayacağım, bir cilt daha bitecek. İman-ı İslam İlmali okuyun. O bakılacak bir kitaptır. Ama bununla beraber Halebi, bunu medreselerde okuyorlar. Mülteka, Ruhul Beyan'ı bırakmayın. E şimdi adam Ruhul Beyan'da anlatılanlara, Ruhul Beyan'da hadislere yazılanlara, bizim okuduğumuz sene
- 1:07:06
İsmail Ağa'nın genel sekreteri, aptal akıllı çifti diyor, bunların hepsi hurafetir, uydurmadır. Efendi Hazretleri diyor ki Ruhul Beyan'ı bırakmayın. E benim konuştuklarım Ruhul Beyan'dan, adam diyor ki hurafedir. Efendi Baba Alaeddin Efendi Ruhul Beyan'ı bırakmamış. Dikkat! Ruhul Furkan'a ise bize yazdırdı, hepiniz çalışın bırakmayın.
- 1:07:34
15 dakika tesir okuyun. 15 dakika, böyle tek tek anlatırdı, 15 dakika, en azından 15 dakika, en az. Ruhul Furkan'a açın okuyun. Ben de size diyorum sohbetlere açın okuyun. Şimdi bak beşincisi geliyor. Daha 1-2-3-4'ü bitirdiniz mi? Aklınız durur. O kızları okullara göndermek, o üniversitelere çocuk okullara vermek,
- 1:07:52
çocuk okullara vermek, o mekteplerdeki besmelesiz kitapların bereketçilikleri, o mekteplerdeki besmelesiz kitapların bereketsizlikleri, sizin bu diploma peşine koşmanız, o medreseye talebe vermemeniz, neler anlatıyor, neler anlatıyor, neler anlatıyor. Bir reçete vermiş ki vallahi hükümet uygulasa, devlet uygulasa dünyanın lider ülkesi olur.
- 1:08:11
Vallahi olur, billahi olur. Niye? Çünkü Kur'an sünnet değil sünnet. Vallahi olur. Çünkü neden? Allah bu Kur'an'la yükseltir, bu Kur'an'la dibe indirir. Şimdi biz Kur'an'la yükselenlerden miyiz? Kur'an'ın hışmına çarpılıp alçalanlardan mıyız? Siz dediniz, ben demedim. Tutuklarlarsa sizi tutuklasınlar.
- 1:08:36
Arapça illa lazım şeydir. Kur'an'ın dilini öğrenmeden, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem lisanı öğrenmeden, yahu Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Arapçadan başka bir şey konuşmadı, senin neyine yetmedi de, Fransızca, İngilizce, tamam ben tebrik yapacağım. Ya ne tebrik yapacaksın yahu? Gidiyorsun orada Rus karılarıyla zina etmek için Rusça öğreniyorsun yahu.
- 1:08:59
Ya git işine sahtekar senin namussuz. Ondan sonra dil öğreniyor, bilmem ne öğreniyor. Kimi Müslüman etti? Kaç gavuru Müslüman etti ya? Müslüman edenlere kurban olayım yani. Ama nerede? Ancak dil öğreneceğim numarasıyla, hava atacak. Şaka satacak, diplomalıyım, bilmem neliyim. Yani ben size Allah için bir esintiler salladım ortaya.
- 1:09:25
Herkes nasibini alsın. Bir yandan içim ciğer gibi yanıyor. Yani şu anda öyle bir yangın var ki içimde, bildiğin gibi bir şey değil. Yemek borularım falan hepsi bir acayip bir durumum var. Ama neyse, hastalık da yarıyor bana zaten. Allah hepinizden razı olsun.
- 1:09:46
Şimdi... efeybi, âyet, hadis okudum yani, ne yapayım? Lalegül dergisi bu sayısında, Ekim sayısında sizlere bu lalegülü de, çok güzel reddiyeler vesaireler başlayacak. Şimdi cemaziyel evvel ayında namazları var. 11 Ekim pazar, 12'ye pazar. Pazartesi'ne bağlayan gece namazı var. 12 Ekim Pazartesi gününün dörtte katı var.
- 1:10:11
Cemaat-i Evvela'nın 13. gecesi var. 3. gecesi, 3. Üçüncü gecesi, üçüncü, 13 Ekim'e geliyor. 13 Ekim'e geliyor. Bunların Bunların namazları anlatılıyor, vesaire birçok ilimler namazları anlatılıyor vs. birçok ilimler anlatılıyor. Eyyam 113, anlatılıyor. Eyyam, bi'z, on üç, on dört, on beş oruçları 114, 115 oluşuyor.
- 1:10:24
nereye geliyor? 24 Ekim cumartesi, 13, 25 Ekim pazarı bunları teder gider takip edin. Eyyam, bi'z, orucunun faziletleri burada uzun uzun anlatılıyor. Şimdi büyünün tesirlerinden korunmak için her sûrenin son âyetini yazıp taşımak bunu buyuruyor. Babil'deki en büyük şiirbazlar, büyücülerin en mahir ve ustalıklı oranları bana bildirdiler diyor.
- 1:10:47
Kim diyor bunu? Maliki müştehidlerinden, fakirlerinden Ebu Bekir İbn-ül Arabi. Bu bizim Muhittin İbn-i Arabi değil. Ondan biraz evvel. İmam Gazali'nin talebesidir bu. Ebu Bekir İbn-ül Arabi çok büyük bir zat. Diyor ki, Babil biliyorsunuz, sihir ilmi nereye indirildi? Babil'e indirildi. Bi' Babil'e Harut'e, o Marut diyor Kur'an.
- 1:11:08
Babil'deki sihirbazların en zirve noktası bana haber verdi diyor. Kur'an'daki surelerin her birinin son âyetini kim yazar da üzerinde taşırsa bizim ne yaparsak yapalım, büyüğümüz, sihrimiz ona işlemiyor. Bunu bana söyle, biz de bunu tecrübe ettik diyor İbn-ül Arabi Hazretleri. Kabrini ziyaret ettim, Fas'ta ben.
- 1:11:30
Biz de bunu tecrübe ettik ve böylece bulduk diyor. Onun için şimdi bu tabi yazmak taşımak zor. Bir dergi alanların her birine bu şimdi bunun nuskası. Bu nuskada tek sayfa bu. Kur'an-ı Kerim'in bütün âyetlerinin mesela Fatiha'nın sonunda ihtilaf olduğu için ihtilaf sıra atar mısak indirelim.
- 1:11:55
Şimdi Turak nerede? Şafi, Hanefi ihtilafı da var orada. Yedi âyet mesele Besmele âyet olursa hiç değişiyor falan ya. İhtilaf sıra atar mısakından başlamış. Bekara'nın sonu nereden başlıyor? Bekara'nın sonu âyeti ne? Değil. La yükellifullahu nefsen. Amene Resulü sondan iki âyet. Burada hangi âyetler var?
- 1:12:18
Her surenin son âyeti. Tamam mı? Öbürlerini zaten bilmezsiniz. Kur'an'ın son âyeti ne? Değil ya. Son âyeti ya. Son suresi demedik ya. Minel cinneti. İşte hepsi sığmış mı buna? Sığmış. Hem de okunuyor ha. Ben benim gibi kör göz okuyorum yani. Onun için bunu nusha olarak yapabilirsiniz. Ancak yedik şeye sarın, belden yukarı asın.
- 1:12:47
Kimde sihir uğrama tehlikeleri varsa dergiyi alan herkese bunu da yanında hediye veriyorlar. Muşka şeklinde yapmamışlar. Kendiniz istediğiniz şekilde onu katlayın. Ondan sonra yedi şeye dolayın. Stres mi ne diyorsunuz? Ondan sonra üzerine artık deriden şeyden yaparsınız. Üzerinizde bulundurun. Ancak tabi halaya girmemek lazım.
- 1:13:16
Halaya girerken ama yatarken de üzerinde olabilir. Yeter ki belden yukarı olsun. Abdestsizken de üzerinde bulunabilir. Kusursuz da olsa bir insan onu da üzerinde bulunabilir. Kusursuzken tutmak. Kur'an'a tutmak, cülükken Kur'an'a tutmak haramdır. Yoksa bir şeye sarılı olduğu zaman, üzerinde olduğu zaman onu taşımak yani kusursuzlukla alakası yoktur.
- 1:13:38
Yani o noktada. Ama tabi edebe riayet etmek icap eder. Bu da size verildi. Şimdi Lale Gül dergimiz. Tabi herkes buralara gelemiyor. Dükkanlara da gidemiyor. Bu ağı kurmak için arkadaşlarla oturduk, konuştuk. Derneklerde sohbetler yapıldığı mekanlarda Mahmudi Federasyonu'na bağlı mekanlarda da ihvan zaten sohbete geliyor.
- 1:14:00
Kendi bölgesindeki derneğe. Kendi bölgesinde de bunu bilirse ne olur? Ulaşma kolaylık olur bulması bakımında. Şimdi buraya gelecek, bulacak da buraya kaç kişi gelebiliyor yani? Onun için şu anda İstanbul'da elliye yakın noktada, Türkiye genelinde yüze yakın noktada Lale Gül dergisiyle Efendi Hazretlerimizin kitaplarını, fakirin de kitaplarını temin edecek bir ağ kuruyoruz.
- 1:14:24
Kitaplar ulaşsın. İlim ulaşsın. İnsanlar gelemiyor, gidemiyor. Eskisi gibi de böyle hani bir cumartesi pazar çıkıyordu, çoluk çocuğunu alıyordu bir gidiyordu, geliyordu bir kitapçıya gidiyordu falan. Maddi imkanları görüyorsunuz. Ortalığı görüyorsunuz. Yani millet artık böyle bir kitapçıya gidecek yani kalkıp on kilometre
- 1:14:42
yirmi kilometre artık gözünde büyüyor insanların yani her şey para. Bundan dolayı inşallah çok yakın zamanda bu hizmeti Türkiye'nin bütün illerine yayacağız. Ama siz de bunu tabii talip ve rahip olursanız, arsalet meselesi, bu da ne yapar? Bu ilimlerin ulaşmasına yarar. Efendimiz'in kitaplarını bulacaksınız.
- 1:15:06
Şu altı dernek burada bana verdiler. Başakşehir'de Yedi Mavi Derneği. Burada, o civarda olanlar hepsi buradan bulabilecek. Efendimiz'in kitaplarını, bizim kitaplarımızı ve dergiyi, bizim kitaplarımızı ve dergiyi aylık bulabilecek. Bağcılar'da İslâm-ı Merzî Derneği, Sultan Gazi'de Misvak Derneği, Zeytinburnu'nda Fetih Gençlik Derneği, Anadolu Yakası'nda Mahter,
- 1:15:28
Sultanbeyli tarafında olacak. Pendik'te Kerem Derneği. Bu dernekler başladı şu an. Bu böyle yayılacak. Sohbetlere gidenler, o derneklerde istedikleri kitabı, dergiyi bulabilecek. Bu da onlara bir ayağına götürme hizmeti olacak inşâAllah. Allah Teâlâ, Efendimiz'in sohbetlerini, Ruhu'l-Furkan tefsirimizi ve bu ilimleri, her eve, her uca ulaştırsın.
- 1:15:55
Ulaştırmakla kalmasın, okuttursun. Onunla da kalmasın, amel ettirsin. Onunla da kalmasın, ihlas nasip eylesin. İhlas, iflastan muhafaza eylesin. Amin. Allahümme salli ve sellim ve barik. Ala Seyyidina Muhammedin Nebiyyi'l-Ummiyyi. El-Habibi'l-Ali'l-Qadri. El-Azim'il-Cahi. Ve ala Ali'yi ve sahbihi. Amin.
- 1:16:26
Allahümme salli ve sellim ve ala Seyyidina Muhammedin Ali'yi. Amin. Allahümme salli ve sellim ve ala Ali'yi. Salavat-ı Şerif'in hatırı için. Sade salavat değil ki onu. Orada şahitlikler, melekler, mahşer, dünya kadar şerhlerden ilim var. Çünkü bir hadiste Resulullah'ın hayatta olduğu, rızıklandığı ve Salavat'tan arzu olunduğu, sahabenin bunu sorduğu, aldıkları cevaplar
- 1:19:25
ne ilimler ne ilimler. Sen vefat ettin nasıl sana ulaşacak diye sordular. Onun cevapları çok önemli. Yani imanınızın nuru kuvvetlenir. Ve Salavat-ı Şerif'i okursanız, okurken başka bir alemde okursunuz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in duyduğunu, gördüğünü, şahit olduğunu Bu rabıtayı becerebilirsek, zaten Resûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem'e irtibatı kurabilirsek,
- 1:19:53
yani adam Ravza'da, yanında gafildir, ama adam burada, huzurda rabıtasını becerebildiği zaman, işte o en büyük nasib-i haizdir. Mühim olan o irtibatı kurabilmek. Ağzından Esselamu Aleyke ve Nebiyyü çıkarken kafan sağda solda gezmemesi lazım. Sana selam olsun derken o ettehiyyatı da onun duyduğunu, onun huzurunda okuduğunun o, şuuruna ermek lazım.
- 1:20:19
Allah bize bu şuuru nasip etmeden canımızı almasın. Allah her namazımızda Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in duyduğunu düşünerek, selam verebilmeyi nasip eylesin. Okuduğumuz salavat-ı şerifelerde çok huzuru temin edip, ve Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e irtibatımızı günbegün güçlendirip, onu canımızdan ileri sevecek dereceye geçirebilmeyi nasip eylesin.
- 1:20:40
Amin, amin. Bi hurmettâhâ ve yâsîn. İla şeref-i nebi, Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Fatiha. El-Fâtiha.


