Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları 9. Bölüm 18 Ekim 2025
18 Ekim 2025 · 169 dk
2:44:27 / 2:48:06Şu an 2:44:27 / 2:48:06
Video bölümleri
- 07:05Mahmûd Efendi Hazretleri’mizin Yüce Faziletlerine Dair: Onun Sükûtu Bile Bin Vaazdan Etkiliydi.
- 15:41Gençler Neden Evlenemiyor? Evlilik Yaşı Kaç Olmalı?
- 29:42Her Akşam Vâkıa Sûresini Okumanın Fazileti Nedir?
- 42:04Vesvese, Şüphe, Kuşku, Takıntı İçin Neler Yapılmalıdır? Hangi Dualar Okunmalı?
- 57:29Namaza Başlayamayan, Abdest Almak Zor Gelen Kimselere Cübbeli Hoca’dan Formül!
- 1:00:45Anne Babası Müslüman Olmayanlar “Rabbenağfirli”yi Nasıl Okumalı?
- 1:02:14En Kuvvetli Vird Hangisidir? Hangi Niyetle Hangi Vird Okunur?
- 1:15:17Cennette Dereceleri Farklı Olan Karı Koca Hangi Derecede Buluşacak?
- 1:19:52Ateist ve Deistlerle Tartışmak veya Sohbet Etmek Caiz mi?
- 1:27:34İlim Yayma, TÜRGEV, TÜGVA Gibi Derneklerin Sohbetlerine Gitmek Uygun mudur?
- 1:35:45Sevdiğim Kişi Başkasını Seviyor! Bundan Nasıl Kurtulurum, Hangi Duaları Okumalıyım?
- 1:39:06Öğretmenin Öğrencisinden Hediye Alması Uygun mudur?
- 1:40:27Kendimden Yaşça Büyük Biriyle Evlenebilir miyim?
- 1:40:57Otizmli Kişi Cennete Girer mi? Akli Melekeleri Yerinde Olmayanın Ahiretteki Durumu Nedir?
- 1:41:56Bitkin, Yorgun ve Haceti Olanlar Ne Okumalı? En Kısa ve Tesirli Dua Formülü!
- 1:43:47Cübbeli Ahmet Hoca’nın Başucu Kitabı Hangisidir? Gençlere Tavsiye Ettiği Kitaplar
- 1:48:25Bir Kimse Zina Yaparken veya İçki İçerken Ölse İmansız mı Ölür?
- 1:52:06Bir Kimse Dinden Çıksa ve Yeniden Müslüman Olsa Durumu Ne Olur?
- 1:53:17Kaçak Çay İçmek Caiz midir?
- 1:54:36Çocukların Asi Olmaması ve İtaatkar Olması İçin Anne Baba Hangi Duaları Okumalı?
- 1:57:24İtikadı Bozuk Olan Birini Medreseye Talebe Olarak Almak Uygun mudur?
- 1:58:11Rabıtayı Bozanlar Hakkında: Ne Günah İşlediler de Bu Nurlu Yolu Bozdular?
- 2:09:32Bidat Ehlini Öven İmamın Arkasında Namaz Kılınır mı?
- 2:10:48Reddiye Yaptığım İnsanlar Kaça Ayrılır? Şeriat Bidatıyla Tarikat Bidatı Aynı mı?
- 2:23:25İleriye Yönelik Gençlik Hususunda Ümitvar mısınız?
- 2:27:56Duâ da Israr Etmek Hakkında
- 2:28:40Tek Tük Çıkan Sakalları Daha İyi Çıksan Diye Kesmek Uygun mudur?
- 2:30:42Kıyamet Alametleri Serisi Ne Zaman Tamamlnacak?
- 2:33:16Harut ve Marut Meselesini Ruhul Furkan’a Neden Yazmadık?
- 2:35:46Namazı İlk Vaktinde Tek Başına Kılmak mı, Son Vaktinde Bile Olsa Cemaatle Kılmak mı Uygundur?
- 2:36:37Bir Baba Evlenmemiş Kız Evladına Bakmakla Yükümlü müdür? Ne Zamana Kadar Bakmalı?
- 2:37:49Devletin Bir Kurumuna Geçen Bir Hak, Diğer Bir Kuruma Bağışla Kapatılabilir mi?
- 2:39:16Kumardan Kurtulmak İçin Hangi Duâları Okumalı?
- 2:41:48Saçı Sakalı Siyaha Boyamak Caiz midir?
- 2:43:05İslamı Yaşamayan Akrabalarımızla Görüşmesek Olur mu?
Transkript
435 satır
- 00:01
Selamun aleyküm, hayırlı akşamlar kıymetli izleyicilerimiz, sevgili takipçiler, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Efendim, uzun bir aranın ardından tekrar Gençlerin Soruları, Yaşlıların Sorunları programında sizlerle birlikteyiz. Başlangıçta hemen hatırlatmak istiyorum. Şu anda Cübbeli Ahmet Hoca Efendi YouTube sayfasında eğer bu canlı yayını takip ediyorsanız,
- 00:23
canlı yayın linkini Whatsapp gruplarınızdan, eşinize, dostunuza, akrabalarınıza gönderin. Onlar da müstefid olsunlar. Yani çünkü biz bu akşam Cübbeli Ahmet Hoca'mızla inşallah 3 saat diye düşünüyorum ama önü de açık. Çünkü ertesi günde pazar, herkes de rahat. Şöyle güzel bir akşam olsun. İnşallah bu programda pek çok soruyu soracağız.
- 00:45
Hocamızdan da cevabını alacağız. İnşallah. Hocam kısa kısa olursa eğer daha güzel olur diye düşünüyoruz. Yani hem sizi yormamış oluruz hem de daha fazla soruya cevap vermiş oluruz. Ama öncelikle tabii ki hoş geldiniz. Hoş bulduk. Bana en zor şeyi söylüyorsun. Kısa konuşmak benim için en zor şey bir.
- 01:06
İkincisi bazı soruların cevapları kısa verilecek kabilden olmuyor. Ama tasarruflu kullanalım. Fazla soruya cevap verelim. Ben de çok istiyorum yani. Çok istiyorum ama daha tam tutturamadım. Tam tutturamadım ama baştan ikazla girdiğiniz için biraz hesaplı giderim inşâAllah. İnşâAllah, inşâAllah hocam.
- 01:26
İyisiniz inşâAllah. İyi gördük. Hamdolsun bana dert yarıyor. Ben işime bakarım. Ben hizmetime bakarım. Yol yürüsün, güzergâh yürüsün. Tabii biraz kortozan ilaçları beni yordu. Kestik, yeniden cerepe yükseldi. Yeniden başlandı. O da bana iştah açıyor, külü aldırıyor. Ben az yiyen, çok az çorba eden biriyim.
- 01:52
Gecede biraz uykum az. Bu sefer uykusuz kalınca yani uyumayan da aç kıyıyor. Gecenin bir vaktinde bu sefer zeytin, meytin, bu sefer ekmek yediriyor falan. Yani bir kısır döngüye girdim ama herhalde bir ay kadar daha sonra bu kortizonu bırakabilirsem kortizondan beni Allah kurtarsın diye bütün kardeşlerden dua istiyorum.
- 02:14
Çünkü ben şişmanlamayı hiç sevmeyen. Külü aldınız mı? Birkaç kilo aldım ama birkaç kilo ne demek biliyor musun benim için? Birkaç kilo apneye yeniden hortlattı, horlamayı arttırdı. Yani birkaç kilo benim için. Çok fena, ben öyle senelerdir 70'i hiç geçmem. Yani 60 küsurlarda dururum. Günde kaç öğün yiyorsunuz hocam?
- 02:40
Ya günde şeker, insülin kısır döngüsünde olduğum için öğün öğün şey olmuyor, şeker düşmeye yakın. Mecburen bir meyvadır, bazı kere hızlı düşüş, meyve suyu falan öyle yönetiyorum. Yani düşüş tehlikesi de var. Fakat ortadan sonra şekeri yükseltiyor. Biz mesela aylardır 400-500'leri toparlamıştım, görmüyorduk.
- 03:02
O korkusundan beri bir buçuk aydır, Kortuzondan beri bir buçuk aydır, geçen gün 500'dü. geçen gün 500'tü. Tabii ikide bir fırlıyor öbürden 400, o korkusu onun şeyi ama Tabi ikide bir fırlıyor öbürden 400, o kortuzonun şeyi ama, bunu biliyorum ben. onu biliyorum ben, yan tesiri. Onu bildiğim için hani paniğe bir lüzum yok ama.
- 03:15
Ama şimdi tabii biz de onu hızlı kestik, hızlı kesilince cerefe fırladı, fırlayınca bir daha başladık, şeylerini, gramlarını arttırdılar işte. Şimdi onu yavaş kesmeye başladık, şimdi yarıya düştük ama orada bir haftada hepsini bırakmıştık, şimdi herhalde bir ayda ancak bırakacağız. Zaten 15 gündür alıyorum, 1,5-2 ay.
- 03:38
İnşâAllah, ondan tam kurtulduğum zamanda, biraz daha, şeyimi elhamdülillah, sohbet, dersim, kitap çalışmalarım, Efendimiz'in sohbetlerden önce cildi bitirdim. Baskıya hazırlanıyor, benden bütün 740 sayfa. sayfa, tek tek tek tek tek tek, harf harf, kelime kelime, onu yaptım bitirdim. Ruhul Furkan'a kuvvetli bütün Hud Sûresi'ndeyiz, 20.
- 04:03
cid olacak. Hud Sûresi'nin tamamının bütün malzeme, benim malzeme dediğim şu, 20-30 tefsirden, hadis kaynaklarından bütün o cidle ilgili kaynaklarıyla birlikte Arapçalarımı koydum. Malzeme bu demek, bu benim için. Mutfak meselesi var ya, mutfak. Ha senin mutfağın. Benim mutfağım bu. Hadi o da 500-600-700 sayfa bir cid olacak.
- 04:25
Ama benim için tercüme çok kolay. Kaynaklarını toplamam zor. Çünkü gözüm artık bu son... Çünkü gözüm artık bu sol hiç görmüyor. Sağda bulandık, atarak zaten var. zaten var. Bunu da cesaret edip katarağa giremiyorum. Bir bununla görüyorum. Dolayısıyla eskisi gibi bolluk yok. Yani 20-30 kitap, 40 kitap bir de kitaplar beyaz sayfa gözüme parlıyor.
- 04:44
Onların hepsini sarı yaptırıyorum, büyüttürüyorum, ettiriyorum, büyüteçlerle falan malzememi hazırladım, ekrana. Şimdi ekrana bakıyorum, tercüme Allah'ın izniyle en kolay iş. Cem derleme çok zor. Çünkü bir de bunların hepsine en azından 3 tane, 5 tane kaynak var. O yorum. Ben bunları nereden topladım yani?
- 05:03
Fârur Hazreti hepsine, işte efendim, Nisa Fırit'im, Nuru'l Mes'ûr'dan, Taberî'den, İbn-i Ebe'atim'den, yani öyle bir kaynak var saymakla bitmez, Begâvî'den, Hâzîn'den, Nesefî'den, Teysîr'den, yani bunların hepsini topladım şu an. Bir de işari manalar tasavvufıyla, Tâbîl-i Şârat, Kuşehrî'den, Şeyh İbn-i Hacîbî'den, Sülemî'den, Rû'l-Beyân zaten, Rû'l-Beyân varisi ana kaynak.
- 05:29
Dolayısıyla benim için mühim olan işlerimi aksatmamak. Bana sen soruyorsan, iyi misin, şu musun, bu musun? Tek cevap, iki cevap. Namazı ayakta kılıyorsan. Bir de dergi yazmaya. Bak dün gece arkadaşla bir arkadaş çalıştık, Murat Demir Hoca ile. Bir de dedim sen istirahat et, sabaha yine çalışma var. Ben 3'e kadar, helal-i günün çıktıları gelmiş.
- 05:52
Baskıya gidecek. Ben görmeden orada neye göre hareket edeyim? Bütün harekesini, işini, Türkçesini, imlasını, kaçaklar, göçekler oluyor şimdi diye. 3'e kadar onu yaptım mesela. Sabah namazından sonra bir daha bir derse oturup 12'ye kadar. Şifâ-i Şerîfe hazırladık. Şifâ-i Şerîfe 30-30 yapıyoruz. Bilgisayar hattıyla dizdirdik.
- 06:15
Herkes okusun, hatim yapabilsin, Şifâ-i Şerîfe hastalar için. Onun hakkındaki bir ilimler yazdım, bir ilimler bu sabah bitirdik. Bir celse kaldı yarın sabah namazda. Sabah namazından sonra o da bitiyor. Bayağı bir 80-100 sayfa yeni basılacak Şifâ-i Şerîfe'nin başına koyacağız. başına koyacağız. Eskisinde vardı bir imbe sayfa.
- 06:32
Eskisinde vardı bir 25 sayfa. O zaman bakacaklar Şifâ-i Şerîfe neymiş. Şimdi bunda o zaman baksaklar şifa-i şerif neymiş. Ha şimdi ben işlerimi yapabiliyorsam, o arada telefonlar o telefonlar zaten susmuyor. Susmuyor da önemli konular. Ben normal milletle uğraşmıyorum. Ama vekillerdir, temsilcidir, önemli.
- 06:51
meselelerdir, ümmet meseleleridir, telefonlar, bu arada gelenler, gidenler, özel görüşmeler, bunlarda zaruri işler oluyor, zaruri işler, hizmetin yürümesi için, felan fışman, Hizmetin yürümesi için falan fışman. Yani bunlara baktığın zaman bunlar yürüyorsa, bunlar durmuyorsa cübbeli iyidir. Ama şeker 500'e çıkmış, tansiyon bilmem neye düşmüş.
- 07:13
Tansiyon 4'e düşüyor bu sefer. Yani bir de acayip. Bir o fırlıyor, bir o düşüyor. Mühim değil. Evet. Rabbim sağlık, şahit, afiyet versin. Öyle derdi. Nerede bırak orada bırak derdi. Efendi Hazretleri öyle dediler. Efendi Hazretleri 150 senelik beyniniz yorulmuş. Sadece farz namazları ayakta kılın. Geri kalanı hep istirahat ederseniz 5-10-20 sene daha bu işi götürürsünüz.
- 07:35
Ama siz bu vaziyette giderseniz ondan sonra birden çökersiniz. Felç, mert, pıhtatan, kalp kriz, makbriz dediler. Mekke'de hastaneye götürmüştük. Ufak bir felç durumu olmuştu sol tarafında. 150 senelik beyin yorgunluğu, 150-300 arası. Oradaki Arap doktorlar yani. Tabi onlar da İngiltere'de, bilmem Amerika'da da okumuşlar tabi oradakiler de mesela.
- 08:02
Orada hani çok böyle bir üniversite tıp mı yoktur. Buyurdu ki ben ne yapıyorsam bir tanesini bırakmayacağım. Yani nerede bırak orada bırak buyurmadı da manayi söylüyor. Ben buyurdu sağlığım sağatim yaparken evvelce yaptığımda ama şimdi önümüze stok yapalım, burada biraz az kullanalım kendimizi biraz idareli kullanalım, süreyi uzatalım şeklindeki yaklaşımlara prim vermem.
- 08:36
Dedi ki şu anda benim gücüm neyse 99-99, 100 ise 100, 99-99 oraya kadar yaparım dedi. Ama Mevla ne kadar gücümü alır orada onu o kadar azaltırım. Çünkü yapacak gücüm kalmadı. Bu şekilde hareket etti hakikaten. Tabi son 20 sene fiili sohbet yapamadı falan gibi görünüyor ama
- 09:01
ama biz fiili sohbet yaptığında Yavuz Selim icabında dolmuyorken son 20 senede de yollar, izler, köprüler, dağlar, taşlar, Uludağ'a çıkıyor Uludağ'da 100.000 kişi toplanıyor. Böyle duruyor. İşte sen sağlığın, saatin, afiyetini Allah yolunda kullanırsan, Mevla da sana bir makbuliyet, mahbubiyet kalplere verirse ondan sonra bizim sükutumuzdan faydalanamayan,
- 09:26
konuşmamızdan hiç faydalanamaz buyurmuş Meşayih. Biz öyle değiliz. Bizde Efendimiz Hazretleri gibi haller olmadığı için bizim millet konuşmamızdan yararlanıyor. Onun için mecburuz konuşmaya, mecburuz yazmaya, mecburuz cevap vermeye. Ama Efendimiz Hazretleri'nin makamı âli, o kıyas edilemeyecekse haşa ve kella.
- 09:46
O yapacağını yaptı ama ondan sonra hiç konuşamadı dedikleri anda bile konuşanların salonları boş kalıyordu ama o murakabe müşahede üzere duruyordu. duruyordu ama dünya ona Kâbe gibi akıyordu. Kâbetül Uşşak olmuştu yani. Dolayısıyla, nasıl ki Mevlana'nın türbenin kapısına yazar, Kâbetül Uşşak, aşıkların kıblesi, Kâbe'si yani.
- 10:12
Çünkü Evliyaullah, Kâbe, kıble, Kâbe'ye Allah-u Teala bir kere bile girmemiş, haşa. Mevlake bu taşa, toprağa sığmaz yani. La sevnü arzü velâ sefâ. Yerlerim göklerim almaz beni Mevla. Yerler gökler geniş görüyorsun ama mekandır. Allah'la mekandır, mekansızdır yani. Velâkin sevnü kalbe abdülmü'min. Velâkin sen onun kalbi Abdülmü'min, mümin kulumun kalbi beni alın.
- 10:31
Mü'min kulumun kalbi beni alır. Şimdi, bak yere göğe sığmayan kalbe sığıyor. Çünkü neden? Kalp la mekaniyet üzere, mekansızlık üzere yaratılmış. Kalb-ı mümin beytullah, kalb-ı mümin arşullah, kalb-ı mümin hazânullah buyurmuş İsmet Garibullah Hazretlerimiz Risale-i Kudsey'de. Efendimiz de çok okurdu, Allah'ın arşı müminin kalbinde ya.
- 10:52
Hatta diyor, arşı kürsüyü lev-i muhafız günü, arş ne demek? Yedi kat gökler, yedi kat yerler, bütün alemleri arş kaplamış. Bütün cennette onun altında. Arş cennetin tavanı. Son cisim. Ondan sonra hücum alemi başlıyor yani. Bak ne diyor? Lev-i uzal, arşu ve kürsüyü muhafız, fî zâviyet-i kalb-il ârifi billâhi l-muhâsseb-i hasra.
- 11:13
Bir adam Allah'a arif olursa, hakiki manada Mevla'yı bilen, tanıyan tabii. Âlim başka, arif başka. Âlim, haiz nifas ilimleri, bilmem fetva, fıkhı, sarf, naif, tefsir, hadis. Âlim olabilirsin. Ama ârif-i billâh. Âlim bilen demek, arif tanıyan demek. Mahmut Efendi Hazretleri, ârif-i billâh. Âlimlik zaten onun için en evvelki basamak.
- 11:37
Çocukluğunda. Ama ârif-i billâhın kalbinin diyor, köşesine arş-ı kürsüyü, lev-i kalemi koysan, kalbinin ortasına değil. Kalp derken öyle çam kozalığa gibi şu kalpten bahsetmiyoruz. Onun bir manevi kalbin, aklı, beyni, hafıza, ruhu, her şeyle irtibatlı, merkezi sistem kalptedir. Bir et parçası var ama diyor.
- 11:58
İnnefil kalbin, mü'min, bir zaten, bir parça var ama diyor. İzâ-i sâluhân, sâluhân cesed-i kûrûn. O düzelince bütün beden düzelir. Ve izâ-i fesadet, fesadet-i cesed-i kûrûn. O bozulunca bütün bozulur. Helâ ve yelkalp, o kalptir dediği zaman, o kalp bir çam kozalığa suretinde bir yumruk kadar olan bir et parçası mıdır?
- 12:18
Bir hakikati var. İşte o kalp, bin diyor, bir zaviyede mi? Köşesine. Şimdi şuradaki kaç metre yer? Şu köşesine arş-ı kürsüyü koysan, o Arif-i Billâh o kadar makamı yükseltir mi? Hissetmez bile ne kondu, ne çıktı diyor. Şimdi Muhammed Aleyhisselatü Vesselam, böyle bir zattı.
- 12:36
Şimdi onun için, Arif-i Billâh olursan, Kâbe'ten uşşak olursun. Ne diyor? Kâbe, Halil İbrahim'in yapısıdır. Aleyhisselatü Vesselam. Ama dil nazargâhı, Celil-i Ekberes. Kâbe, Bünyâd-ı Halil-i Âzeres. En büyük Allah-u Ekber'in nazargâhı, tecelligâhıdır, diyor.
- 12:56
Şimdi sen bu makamdan da geldikten sonra konuşmasan da, sükût etsen de ne oluyor? Bütün insanlar irşad oluyor. Halinle irşad ediyorsun. Şimdi kabri şerifinden tasarrufu devam ediyor. Benim canlıma ziyarete gelmedikleri kadar bütün millet akın ediyor kabri şerifine. Benim canlım kaç para eder yani. Benim gibiler konuşursun, ilmimizden bir faydalanabilen, ne mutlu.
- 13:21
Ben de hizmetimi yaparım. Bu ayrı bir şey. Onun için benim gibilerin son nefese kadar kafası başında konuşmasımız lazım. Çünkü biz manevi halle terbiye edecek bir adam değiliz. Onun için bir Mahmut Efendi Hazretleri bir daha gelmez. Dolayısıyla alimlerin, tabii ki sağlıklarına da iyi bakmaları, vesaire hizmetlerinin devamı için gayret etmeleri lazım.
- 13:46
Cemaat'ın da kardeşlerinin de anlayışlı olması, mümkün mertebe fuzuli konuları, yorucu konuları aktarmayıp ümmetin hizmetine genel lazım olan şeylerde biz yürümemiz lazım. Allah Teala'da biz milletin hizmetinde olduğumuz sürece Rabbimiz tebarek eder, sağlık saati verir. Fazla keremiyle elden ayaktan düşürmez diye ümit ediyorum.
- 14:08
Hüsnü zannediyorum. Bir de çok dua var arkamızda. Yani söven beşse, seven elli beş yani. Dua çok. Dua çok. Daim olsun inşallah. O dualarla da, gece gündüz aldığımız dualarla da bu kadar hastalıkla, belayla, musibetle yine hizmet çıkarabiliyoruz. Cemaatimize, sevenlerimize Bunun şeyi, meraklısıyız yani.
- 14:32
Bak şimdi bunu da işte önümüzdeki günlerde hızlandıracağız. Bu soru cevapları sizden. İnşallah. İnşallah yapacağız. Daha çok buluşacaksınız. Daha böyle müfit konular, millete lazım olan konular da bazı da tabii bazıları tabii şaka-şamata da lazım oluyor. İnsanlar biraz da nasılsın, ne değilsin, ne yapıyorsunuz, ne yiyorsunuz, ne içiyorsunuz.
- 14:52
ne içiyorsunuz. Bir has bir hal yani. Bir has, bir hal, varide bir şey lazım. Varide bir şey lazım. Hep sohbet Hep sohbet, varide olunca insanlar da bir şey soruyor. İnsanlar da bir şey sorma fırsatı bulamıyor ama biz burada tabii fazla soruya cevap almak üzere gidelim. Bu bir güzergah olsun. Yoksa bu böyle gider, 4 saat sonra el-Fâtiha deriz, gideriz.
- 15:09
Ben şimdi yorumlarda okuyorum, hadi Spiker sor artık soruları diyor. Sor, sor tabi diyorum, ben de sor diyorum. Ama ben de soru gelene kadar bir güzergah yaptım. Bakayım akış var mı, yok mu yani? Hocam, şu anda kaynıyor yani YouTube chat. Bu arada soruları YouTube chat'e yazabilirsiniz efendim. Aynı zamanda 549-693-8282, Lale Gül TV'nin WhatsApp numarasıdır.
- 15:29
Buraya da gönderebilirsiniz. Şimdi başlamadan önce birkaç tane ben, çünkü burası epey hızlı akıyor, ben de bu işlerin acemisiyim birazcık hocam ama 2-3 soru yakaladım. Gençlerin çok tabii soruları diyoruz ya, gençler işte evlenmeyi bıraktılar hocam ya, böyle bir durum var.
- 15:51
O pahalılık şeyi, bir de kız tarafının taleplerinin fazlalığı, yani ben bir oğlan evlendirdim işte falan, tabii haşa bizim gelin tarafımız seçildi anlamında tokata doğru işi uzatmayalım, tokattan razıyız yani. Mesele o değil de, abi hakikaten yani biraz kanaat üzere, ne olacak arkadaş ya, ser bir hasır bir şilte ya, mutlu olun, mesut olun ya.
- 16:18
30-40 yaşına kadar bekar durulur mu ya, o zaman ne zaman torun göreceksin, 60 yaşında torun mu sevilir ya, ondan sonra zaten sen gözün görmeyecek, belin tutmayacak, yani demek istediğim bu işi Allah rızası için ucuzlatsın, ucuzlatsın derken ortadaki pahalılığı konuşmuyorum, tabii ki bunun kirası, kira senin elde değil.
- 16:40
ama evlenmek için lazım olan malzemelerde arkadaş sunta mıymış, lake miymiş, bilmem ne'lenmiş, menmiş ya, ya buna bak. Ya arkadaş ya, oradan 100 bin lira fark ediyor, 200 bin lira fark ediyor ama damada 200 bin lira ne demek ya? Yani biraz mütevazi bir... Ev kurmaya, ha kira başka bir şey. Kirada olan zor.
- 17:04
Ben size demiyorum, kira ve geçim işini ayrı konuşalım. Ama evlenmeleri için lazım olan eşya düzme. Zaten burada takılıyor yani. Evet, maalesef. Şimdi bu genç kardeşimiz de diyor ki, 22 yaşındayım. Erken midir hocam 22 yaşındayım diyor. Evlenmek istiyorum. Anne babamsa erken olduğunu söylüyor. Yok yanlış şerata göre anne babası yanlış konuşmuyorlar.
- 17:30
Öyle mi? Tabii. Ama şimdiki 22 yaşta hocam sanki böyle bir şeyleri hani bu akıl baliği. 22 yaşta hocam sanki böyle bir şeyleri, akıl baliği… Mübarek adam, 35'e çıktığı için evlenme yaşı ama eskiden 22 değildi ki, eskiden zaten 17-18'de evleniyordular, o zaman da 22 çok normal geçti bile diyordu. Balık adam 35'e çıktığı için evlenme yaşı.
- 17:40
Ama önceden 22.lik evet. Ya 22'de kız evde kaldı deniyordu ya, ee şimdik ne oldu, 35'e patladı, erkekler 35, kızlar herhalde 30'a doğru gidiyor, yanlış ya, çok yanlış ya, o da 30 yaşındaki evlenir mi ya? Yani burada ömür kısa, efendim nesil artırmak bize, bizden istenen,
- 18:12
tenehkâhı, tenehseli, evlenin, çoğalın, feyn-i mübarek, büyükümül evvel, kıyamet günü sizinle, çokluğunuza iftihar edeceğim. Ama bu son 20 sene, yani internetin hayatımıza girmesi, YouTube'lar, Telegram'lar, Instagram'lar, bu gerinin tümünü 6 bin küsur senelik, Adem Aleyhisselam'dan milat yap, bu 20-30 seneden sonra Türkiye'ye geliş tarihini konuşuyorum yani,
- 18:37
yoksa belki Avrupa'da daha evvel gelmiştir Amerika'yı bilmiyorum. Yani son 20 senede bize hissettirdi bu iş. Bu değişik bir dünya oldu. Girmediği bucak kalmadı internetin. Ama anlayışları değiştirdi, fikriyatı değiştirdi, zihniyatı değiştirdi, evlenme bakış açısını değiştirdi, her şeyi değiştirdi.
- 18:55
Çünkü her şey, herkesin gözü önünde, isteyen, istediği kanala, istediği şeye ulaşıyor. E onun o su var, bunun bu su var. Kıyas yapıyor, örnek alıyor. Ondan sonra damat olacak çocuktan, o da falan, benim arkadaşım, bütün mevzu buradan çıkıyor ben sana söyleyeyim.
- 19:13
Benim arkadaşımın kocası veya benim arkadaşımın nişanlısı, bir de sevgilisi çıktı tabii Allah muhafaza onu hepten, haram da. Onlar yüzüğü şöyle alıyormuş. Ya arkadaş onun parası var, parası kadar alır, senin paran bu kadar, bu kadar alır. Ama görme yokken, bunlar görülmüyorken, duymakle sen haber okuyalım, hayran demiş.
- 19:37
Görmekle duymak bir olmaz. Musa a.s. Mevla Tur Dağı'nda buyurdu ki, Samiri buzağa yaptırdı senin ümmetini, sen Müslüman bıraktın. Musa a.s. Mevlânâ'yla görüşmenin feyzi, bereketiyle dolayı dank etmedi yani. Duydu da, anladı da, neyse levhaları aldı, Tevrat'ın levhalarıyla bir geldi, bir de bağırdı. Altı yüz bin kişi Buzâ'nın etrafında,
- 20:11
Çin'lik-i Kâbe'nin tavaf gibi Buzâ'yı tavaf ediyor. Müşrik olmuşlar, mürtad olmuşlar. Onu kim uğarmış? Musa a.s. ne yaptı? Allah ona Tevrat'ı levhalara yazdı verdi. Yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem gibi kalbine indirilmedi. Kur'an kalbine indirildi. Musa A.S.'ın da levhaları yazdı. Musa Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de levhalara yazdı.
- 20:27
Levhaları attı bıraktı diyor. Allah'ın kitabını bırakıp da, Musa A.S. çok öyle, bırakıp da kırar mı? Allah'ın emaneti yeni aldı getirdi. Ama onun durumu görünce, vay bunlar mürtet olmuş. Gayretler levhaları bıraktı. Musa A.S.'ın başından tuttu, çetti kafasını, bilmem ne, ne yaptın sen bunlar gavur olmuş, bilmem ne, bilmem ne.
- 20:49
Burada ne diyor şimdi hadis-i şerif? Duymakla görmek bir olmaz. Daha da duydu konuyu, çok etkilenmedi. Levhaları da kırmadı. Ama geldi aşağı bir gördü, tak, Allah'ın kelamını düşürdü yani. Gayretti yani. Şimdi dolayısıyla, bunlar duyuluyordu dedikodum ayetinde. Şunun şusu var, bunun hususu var. Ama şimdi, ohoo bir nişan yüzüğü almış, bilmem kaç kral yüzük, zümrüt takmış.
- 21:19
Nahtadak, efendim, ekrana koyuyor. Arkadaşlar ona bakıyor, ohoo sen bana ne yüzük getireceksin de nasıl evleniyoruz? Arkadaşımın yüzüğüne bak. Yani var ya, mevzu ya adam zaten, affedersin, böyle bir terbiyesiz bir şey yetişmiş ki. Yediği ete kadar, bilmem ne, ısırdığına kadar paylaşıyormuş. Böyle pişirdim, şöyle şişirdim ya.
- 21:45
Yani bu, 20 senenin enkazıdır bu. Evliliklerin, pahalılık var. Enflasyon var, devlasyon var. Bunları kabul ediyorum. Bunları reddedecek kadar hayattan ve sosyalden kopukta biri değilim. Tamam, körü körüne de efendim, bir şeyleri savunmak adına da yalan konuşamam. Can yakıcı boyutta. Ben buna katılıyorum.
- 22:10
Katılıyorum ama ben de diyorum ki o zaman kanaat ve damattan, gelinden beklentileri azaltmak, yeter ki iki gönül, bir olmuş, Allah'ın akdi şeratın serbest ettiği mübarek akdi nikah ile birleşsinler, mutlu olsunlar. Dünyanın en büyük zevklerinden biri, yemek içme zevkinden de daha üstün bir zevk, erkek kadının cinsiyetinin Allah'ın meşru ettiği, razı olduğu, her cimada
- 22:40
cennette bir köşk yapıyor ya. Her cimada cennette bir köşk. Dediler ya Resulallah, hem nefsimizi tatmin ediyoruz, keyfimizi yerine götürüyoruz. Hem de köşk mü var? Say hadis. Buyurdu ki peki o suyu harama dökseydi, cehennemde azap var mıydı? Vardı. O zaman ustura iki taraflı keser. Madem o suyu haramdan kadın erkek korudu zinadan kendini, helal ile iktifa etti,
- 23:04
o zaman da bu tarafta da cennette köşk var buyurdu. Dolayısıyla hem maddi hem manevi her türlü zevk, her türlü sevap, her türlü mükafat. Ya bunun için ne olacak birbirini sevdikten sonra arkadaş ya? Bir hanım kardeşimiz diyor ki hocam çok haklı ama ben evlenirken erkek tarafına hiç yük yüklemediğim halde eşimin kardeşlerinin eşleri masraf etmelerine rağmen onlar
- 23:26
mutlu oldu, ben çok kötü bir evlilik yaşadım diyor. Ya şimdi şöyle. Böyle istisnalar da çıkabiliyor tabi. İstisnalar da bir de şu var, imtihan diye de bir şey var. Allah-u Teala ben kullarıma imtihan edeceğim diyor. Her aşamadan mutlu olabilmeyi de bilmek lazım.
- 23:40
Şimdi genç arkadaşlar şu anda boşanmalar vesaireler çok arttı ya, onları örnek görüyorlar ve diyorlar ki bize de bizim de akıbetimiz böyle olacak deyip de evlilikten geri dudan çok. Ya şimdi. Yani sui misal misal midir? Olmaz. Olmaz.
- 23:54
Şimdi yani adam ben şimdi baklavayı yersem şekerim 500 olacak diye sende baklavayı yeme diye bir şey yok. Senin hastalığın yok bilmem ne yersin. Yani olayların iyi tarafına, bardağın dolu tarafına bakmak icap eder. Burada Efendi Hazretlerimizin bir sözü var. İşte efendim, evlenirken hani kadının çalışmasına taraftar olmaz.
- 24:17
Erkekler içinde, kadın erkeklerle bir arada, yabancı erkekler bir arada çalışamaz. Fıkha gönülde fetvası yok. Efendi Hazretlerimiz bu hususta okumalarına da kadın erkeklerin içerisinde okuyamaz. Hani mecbur eğitime bir şey demiyorum. Onun üstünden fetva yok hani buyururdu bu. Efendi Hazretlerimizin zaten sohbetlerinde, bütün derslerinde geçerdi.
- 24:38
Yani orada şunu derdi mesela. Yani kadın, evvela o da iş bulsun. Erkekler arasında maaşını hazırlasın. Ondan sonra kadın da evlenmek arıyor. Niye? Niye deyince, mesela bu tam Efendi Hazretlerimiz zamanında çok az başlamıştı. Yani 40-50 sene evvelki sohbetler. 7 sene evvelki sohbetler bunlar. Bu konu, bu şekil konuşulmuyordu.
- 25:02
Az az başlamıştı ama Efendimiz Hazretleri'ne her haber geliyordu. O haberlere göre de kürsüye taşıyordu olayları. Ben de şimdi onu yapmaya çalışırım. Aşağıdaki intiba, milletimin o konuşma şekillerini kürsüye taşımak lazım. Ondan sonra. Ya kocası kötü çıkarsa? Bu lafı işliyordu. Yani, niye sen kızın erkekler arasında çalıştırma işi arayıp da ondan sonra evlendirmek istiyorsun?
- 25:24
iş arayıp da ondan sonra evlendirmek istiyorsun? Ya kocası kötü çıkarsa? Bak diyordu. Bela konuşmaya bağlıdır. Hadis-i şerif. Sen iyi düşün, iyi konuş, iyi olsun. Sen Allah'ın şeriatına göre, kendini erkeklerden sakındın. Erkeklerin arasında seni onların bakacağı şekilde, gözlerine, bakışlarına hedef etmekten sakındın.
- 25:44
Yani sen Allah'ın haramından sakındın. Kim Allah'ın haramından sakınır? Allah ona her dardan çıkış kapısı açacak. Kim Allah'a güvenirse Allah ona yetecek. Allah tuttuğu işe ulaşır. Her şeye kader ve takdir yapmıştır. Herkesin rızkını ezelden yazmıştır.
- 26:00
Şimdi bu ayeti okurdu çok. Şimdi Allah sana söylüyor. Sen haram yaparken rızık gönderiyor da, haramdan sakınırsan rızkını mı kesecek? Bir defa haramdan sakınana bol rızık ve beklemediği yerden rızık göndereceğini vaat ediyor. Sen Allah'a inan.
- 27:16
Yani 10 milyonluk arabaya binen mutlu mu? 30 milyonluk arabayı görüyor mutsuz. Zaten onlar daha mutsuz. Senin benim gibi kır soğanı doğra, ekmeği ye, daha mutlu. Çünkü ben bir de yanına börek gelirse, uff çok güzel. En büyük zenginlik kanaat.
- 27:34
Şimdi şunu demek istiyorum. Dünya işinde kendinden altına bakarsan, mutlu olursun. Ahiret işinde kendinden üstüne bakarsan, salih amelde fazla olursun. Cennette derecen fazla olur. Şimdi sen, Allah'a güven, fakirseler, Allah'a fazla güvenen lütuf sahibidir. Onları zengin edeceğim diyor. Burada zenginlik, sebeplerinin başlıcası, evlenmektir.
- 28:02
Dolayısıyla, Allah'ın teminatı altına, bir de Allah'a güvenen Allah zahmet etmez. Tamam, e sen de biraz kanaat edeceksin. E sen, bütün şartlarım tamam olsun, bir de ekranlarım, bütün arkadaşlarıma kıyas yapıp, onlardan da üye olayım şeklinde bu işe girersen, tabi çıkamazsın içinden yani. E Mevla sana ne yapsın?
- 28:20
Ama, sen baştan, ya kocası kötü çıkarsa, ya bilmem geçinemezsek, ya ondan sonra, efendim, felancanın kocası karısına şöyle yapmış, iki ay sonra bozuşmuşlar, üç ay sonra ayrılmışlar. Böyle dediğin gibi sui misal misal olur mu? Sen bunları düşünerek, böyle şey olur mu ya? O zaman kimse hiçbir iş yapmasın.
- 28:42
O zaman şirketler de kapanıyor, yüzde elli iflas var. E kimse şirket açmasın. Kimse dükkan açmasın. Kimse ticaret yapmasın. O battı, bu battı diye. Evet. Ya böyle şey olur mu? Olmaması lazım. Halbuki en isabetli şey, mesela ticaret, şunlar bunlar mesela, onlar daha riski. Yine en çok tutan, evlilik yuvalardır.
- 29:02
Yeter ki şu, kafayı, fikirleri telegramdan, instagramdan değil de, Kur'an'dan, sünnetten, bu sünnetten, şu sohbetlerden, Allah dostlarının kelamlarından, hikmeti sözlerinden, Efendimiz'in sohbetlerinden, istifade etsinler. Bakın hayatları nasıl değişecek? Aile hayatları mutlu olacak. Zaten bu televizyondan falan, Lale Gül gibiler, kaç tane var?
- 29:26
Geri kalanlar. Bana sorarsanız ben yok derim hocam. Yok. Bana sorarsan da yok. Çünkü neresinde? Kadın, kız, ses var, renk var, gönül var. O bakımdan iddialıyız. Yani şimdi yirmi senedir bunun mücadelesi veriliyor ve elhamdülillah tutturuldu. Daha da ilerliyor.
- 29:40
Şimdi geldiğimiz noktada, yani şu dizileri seyredenler, şimdi yeniden dizi sezonu başladı. Kışın bunlardan bir dizi foryası başladı şimdi. Onlardan bu dizileri seyredenler, ya arkadaş, karı koca veyahut da birlikte seyredenler veyahut da YouTube'dan film açıyorlar, bilmem ne açıyorlar.
- 29:55
Yahu, yatsı namazı geçmiş, bir Mülk Sûresi evde okunmuyor, bir İzâ ve Katil Vâkı'nın Sûresi, benim annem eskiden küçük evlenirlerdi, herhalde on dört, on beş yaşlarında evlenmişler. Şimdi, dedem rahmetli Cahit Efendi, İzâ ve Katil Vâkı'nın Sûresini anneme öğretmiş. Benim annem mesela öyle hafız değildi, öyle çok da sûrede ezbere bilmezdi.
- 30:20
Doğruyu konuşalım. Her yüzünden Kur'an'ı okurdu. İzâ vâkıayı ezberlemiştik çocukluğundan, niye? İsa Bakan'ı ezberlemişti çocukluğunda. Niye? Çünkü İbni Mesud Hazretleri vefat edileceği zaman, Hazreti Osman, Emirul Müminin o zaman halife iken, Hazreti Osman döneminde vefat etti. Çünkü İbni Mesud Hazretleri'nin
- 30:36
Ziyaretine geldi, sen nasılsın, iyi misin, sana doktor çağırayım mı dedi. Tabi ben orasını, zaten doktor beni hasta etti dedi. Yani Mevla, hikmet sahibi, Yaratan bana bu hastalığı verdi falan. İşte mesela, dedi ki sana maaş bağlayayım dedi. Geçim durumu iyi görmedi evin durumunu. Maaş bağlayayım çünkü İslam'a çok hizmet etmiş falan.
- 31:00
İbni Mesud yani, Abdullah Mesud. Yok dedi, bana maaş vermişler lazım dedi, ben iyi geçiniyorum dedi. Ama senin kızların var dedi. Bayağı da bir 3-4 kızı varmış. O zaman da böyle kız mı, nerede çalışacak, çalışmamalı. Zaten şu anda da cahil değil erkek içinde de, zaten onlar çalıştırmazlar da. Yani kızın bir imkanı evlenmek.
- 31:19
Ya da babasının evindeyse babası bakacak. Başka bir imkan yok. Dedi kızlarına bırakırsın dedi, senin bağışlanan maaştan. Şimdi emeklilik devam etmesi gibi düşün. Onlar da kalır dedi. Ben dedi kızlarıma, izavakayı öğrettim. Her akşam onu okurlar.
- 31:42
Her gece izavakayı okuyorlar. Ebediyen fakirlik isabet etmeyecek. Ben Resulullah'a inandım dedi. Onların da senin meyturman, maaşa ihtiyacımız yoktur. Halbuki bir geçimleri de yok. Kızlarımızdan bir geçimleri de yok. Şu sahabedeki itikata bak.
- 31:58
Şimdi şunu demek istiyorum. Ya sen filmle izlenirsen, erkek cemaatle namaz kılmazsa. Veyahut kılarsa bile hızlı kılar. Tadil ederken sız kılarsa. Hızlı namaz kılanı gördü. İbrahim Lekaya Hazretleri olacak. Kim dedi namazı hızlı kılıyor. Kılmayanı konuşmuyoruz. Tadil erken diye bir risale yazdık. Gidip oku.
- 32:19
Tadil erkensiz okumayan arkadaşlara söylüyorum. Kılan, fetrah-ı hamal-i hayal. Çoluk çocuğuna acı diyor. Rızkının bereketi olmaz. Geçimi mutlaka dardır. Kılanın bile tadil erkensiz geçimi darsa. Ya kılmayanın evinde rahmet, bereket olur mu? Sen gavurları neye öneriyorsun? O zaten dinsiz gavur. Cehennemde ebedi kalacak.
- 32:38
Onun dünyası cennet. Ama sen Müslümansın. Sen Müslüman olduğun için Allah senin bereketini alıyor. Namaz kıl. Sen cennetin talibisin. E şimdi namaz yoksa, tadil erken yoksa, erkek cemaata çıkmıyorsa, sabah namazına, yatsı namazına cemaata çıkmıyorsa, bu ailede huzur olabilir mi? Diziler, filmlerle akşam 1'e, 2'ye kadar ondan sonra yan geldin, yattın.
- 32:58
Bu vaziyette bir insanın karısıyla mutlu olabilir mi? Kur'an'ın nuru, meleklerin nuru, duası, bereketi o eve gelir mi? Ondan sonra bir izah-ı veka okusaydın. Rızkının bereketini görürsün. Bir müksüre soksaydın. Dünya ahiret azaptan, beladan kurtulsun. Kur'an yoksa bir evde, bir karı kocanın evinde, Kur'an yoksa, zikir yoksa, film varsa, dizi varsa,
- 33:24
tabii ki boşanma oranları artacak. Tabii ki geçimler daralacak. Ayet-i Hadis bile bu. Doğal sonucu yani. Ayet-i Hadis söylüyor bunu zaten. Evet. Ayet-i Hadis bunu söylüyor. Hangisi takvaya riayet etti de aç kalmış? Evet, Allah razı olsun. Hocam bu kısa… Ama bu evlilik konusu mühim bir şey. Uzun cevap mıydı, uzun cevap mıydı?
- 33:43
Bu kısa cevap. Çünkü neden biliyor musun? Evlilik konularına hakikaten sohbetlerde hiç giremiyoruz. Doğru. Ama çok mühim ya. Evlilik konusundan dolayı ben burada kaç tane alan için, kaç tane ipucu ve kaç tane hikmetli Ayet-i Hadis'ten ilim verdim. Evet. Bu mutluluğun anahtarlarını, geçimin bereketinin, bolluğun anahtarlarını verdim.
- 34:09
Şu dediklerimizi yapan, ondan sonra benim rızık bolluğu hakkında, iki cilt, bir fakirlik ve zenginlik sebepleri diye tek cilt yazdım. Evet. Oraya bir bak, Alışkan Yayınları'ndan, e-kitap da çıktı şimdi. Giriyorsun siteye, e-kitap. Telefondan bile okuyabiliyorsun yani. Telefondan okuyorsun. Bir cilt, bak dikkat edin, çok başka bir şey söylüyorum, benim canım çıktı bir yaz,
- 34:39
iki ay, bu Yunus'la benim yanımdaki Yunus kardeşler, onu da yanıma götürmüştüm, bir yazdan bir yere gittik. Sabaha kadar hanımcağız, yandaki odada kadıncağız, biz burada ayrı kapıdan giriyoruz, çıkıyoruz çocuk. Sabaha kadar onu yazdım.
- 35:23
o ayrı, o ayrı. Toplamı bunun üç cilt oluyor. Ama rızık bolluğu adındaki iki cilt. Orada yazdıklarımdan birini yapan adam, daha dün benim yanımdaydı. Birisi ona sormuş, rızkım çok daraldı ne yapayım? O da bana soruyor. Ne bana soruyor dedim arkadaş ya, hem kitabı yazayım, bunlarla tek tek uğraş dedim ya, kesin rızık bolluğundan bir şey yapsın, dişine göre dedim yani.
- 35:46
Ondan sonra o arkadaş dedi ki, ben ona zaten dedim ki dedi, sabahın sünnetiyle farz arasında, ufak kolay bir şey buldum. Ben onu yaptım, şu anda parayı koyacak yer bulamıyorum. Evet. Sana da tavsiye ederim demiş. E tamam da dedim, onu onu diyorsun, bana ne sorusunu iletiyorsun dedim ya. Hiç söyle dedim, kitaptan bir şey bul, kendi başına bak, çaresine bak.
- 36:08
Denemesi bedava ya hocam. Ya arkadaş, bir defa sevap alıyorsun. Tabii. Zaten zikir yapıyorsun. Güneşin şeyine, Sübhanallahü ve Ahmetiyye. Sübhanallah lazım. Estağfirullah. Yüz kere. Sünnetten farz ara sabahın. Bütün rızık o saatte dağıtılıyor. Bütün kapılar o saatte açılıyor. E sen iki de üçte yatıyorsun o saatte, hor hor çeşmede hızar biçiyorsun.
- 36:29
Ondan sonra nasıl rızkın gelecek kardeşim? Onu zikreden adam, 20 bin lirayla bol bol geçiniyor. Sen oradan 80 bin lirayla geçinemiyorsun. Bereket diye de bir şey var. Çünkü Allah da sana masraf açıyor. Evet. Yani senin maaşın 1 milyonda olabilir. 1 milyon maaşı olup geçinemeyen de var. O masrafı da Allah da ona bela verir.
- 36:48
Masraf açar. E bir çocuğun hastaysa, bir karının bilmem neyse, kaç yüz bin lira Amerika'dan ilaç getir. Ne olacak o sana? Şu anda bütün internet her yerde görmüyor musun? Bir ilaç lazım 20 bin dolar. Yardım kampanyası başlatıyor. Ya Allah sana zaten hastalık vermemesi, bela vermemesi, bedava seni dünya kadar masraftan kurtarıyor.
- 37:08
Yediğin içtiğin ne ya? Bir ekmek, bir çorba ya. Belimizi doğru tutacak kadar kardeşim. Evlenelim, mutlu mesut yaşayalım. Cennete kazanalım, ebedi orada da mutlu olalım. Ama sen şimdi burada hem dünyayı batırdın, hem ahireti bitirdin ya. Yani amel yok. Zikir yok. Dua yok. Benden dua istiyorsun ya. Ya perisi, senin karnın hasta, kendiyle ana turşusu yiyor,
- 37:30
perisi bana yaptırıyor ya. Ya kardeşim. Çok doğru ya. Peris hastanın işi. Ben dua ederim ama perisi sen yapacaksın. Sen Allah'a yalancısın. Ya Rabbi. Evlendim, sana güvendim. Senin Kur'an'ın ahatine güvendim. Fakirseler zengin edeceğim dedin, Nursun. Allah'ın ayeti. Senin vaadin haktır. Evlendim, sana güvendim.
- 37:52
Rezil etme. ezil etme, kalk iki dakikaya teessütle bir Allah'a yalvar bakalım da ki inşallah Rabbine yalvar derdi efendim sana. Kalk iki dakika teheccüde. Ki inşallah Rabbine yalvar der defa sana. Bakalım ne oluyor. Ama sen arkadaş, tevbe yok, hiçbir şey yok. Ondan sonra geçinemiyoruz. Maalesef. İş değil yani.
- 38:11
Ondan sonra televizyon sözleri, Neyse ondan sonra televizyon. mikrofon uzattıklarına dönersin yani. Ondan sonra geçinemiyoruz. Ya tamam da arkadaş, ben pahalılık yok demiyorum. Ancak, sen de kendine göre Allah'la aranı düzelt bir bakalım. Bakalım Allah'ın ummadığın yerde ne gönderecek. Hükümet de kendi enflasyonu düzeltmeye uğraşıyor zaten.
- 38:29
Şimdi herhalde %30'a doğru çekeceği %20 tutmadı demiş Şimşek Bey. İşte %30 tutuyor. %30'a indirebilse çok iyi iş. Tabi oradaki %30 ile pazardaki, bakkaldaki şey o da fark ediyor. Onu da kabul ediyorum. Dürüst olalım. indirmeye uğraşmıyor herhalde, indirmeye uğraşıyor. Seçim yaklaşıyor yani. Dolayısıyla hükümet de uğraşıyor, bir şey demiyorum.
- 38:53
Ama şimdi sadece hükümete yüklenerek, ekonomi bozuk, ekonomi bozuk, bas bas pahar. Ondan sonra namaz yok, abdest yok, Kur'an yok, zikir yok. Allah da bereket kapılarını açmıyor. Yani şimdi pahalılıklar ne alakası var? Barajlar niye boşaldı? Ya. Barajlar niye boşaldı? Daha da kötü günler var. Barajlar diyor %0 diyor.
- 39:15
Bursa'da %0 diyor yahu. Bu ne olacak bu millet? Nefsi kustur alacak, taharet alacak. Ama sen taharet almazsan, sen zaten abdest tazelemezsen, sen zaten kusturu doğru yapmazsan, namazsızlık oranı, Allah'tan nefsi kulak. Namaz yok, abdest yok. Kur'an gitsin. Yani şimdi onun pahalılıklarla ne alakası var?
- 39:35
Ya. Anladın mı sen? Şimdi Şerif Bey tam yönetemiyor, düzgün yönetemiyor diyor. Ya tamam da şimdi onun kendi yanlışı kendine. Allah ona da en doğru yaptırsın. Yağmurun yağmayı, barajların kurumasını neye bağlıyorsun? Ve leve neylel kura. Amen ve ettekav. Ehli sünnete göre iman, haramlardan takva. nefetehane âlim barakâtim lessemâil alâ
- 39:58
gökten yerden bereket kapılarını açardık diyor. Adam domates tanrıdır, gel almayanı döverlerdi diyor ya. Gel ye, her yer bedava. Çünkü neden? E bereket açıldı o zaman. E şimdi ne oluyor? Talındakine don vuruyor, bir şey... elindekine sel vuruyor, efendim saradakine yel vuruyor. Ondan sonra, arkadaş, biraz mahsul var, o da gitti, gidiyor.
- 40:21
Gidiyor. Zeytin hiç çıkmadı Balıkesir taraftan da bu sene mesela. Şey, Hatay'da iyiymiş, maşallah dedim onlara. Ama Balıkesir, şuralar, buralar, zeytin. Ama mesela Balıkesir, şuralar, buralar hiç zeytin, bir şey yok. Bir şey yok. Yani şimdi, ekonomi yönetimi ayrı bir konu. Ben başka konudan bahsediyorum.
- 40:35
O hükümetin işi, Allah hükümeti muvaffak etsin, becettirsin. Bir an önce, onların da istediği bu zaten. Bu bir zor iş, gavurlar. Bayağı bir darbe indirdiler bizim ekonomimize. Ama, biz kendi vazifenimizi yapanlar, sen Allah'a güven, Allah'ın izniyle evlen. Ama ondan sonra benim kapıma gelme. Ben sana güven...
- 40:54
Ben sana cübbeliğe güvende evlen demedim ki. Benim kapıya niye geliyorsun? Ben sana dedim, sen Müslümansan, Nur Suresinin ayetine inanıyorsan, fakirseniz evlenin, zengin edeceğim buyuruyorsan. Ama, haramlardan sakınma şartı var. Sen Allah'ın emrini tutmazsan, Allah'ın vaadi sana tutar mı? Bu lazımdı.
- 41:14
Bunu uzatar, bilerek uzattım. Çünkü sosyal bir konu. İhtiyaç yani. Bunları duymaya ihtiyacımız vardı. Gerçekten. Hatta Türkiye'nin daha çok konuşması lazım bunlarla. En çok konuşması gereken, çocuk azalmış, çocuk azalmış. Evlenmeden çocuk mu olacak? Ne olacak ondan sonra? Tüp bebeğinin bankasından, ondan bundan çocuk mu yapılacak haram şeyler?
- 41:36
Allah muhafaza. Nesebi gayri sahih. Şeyi diyorum ama, öbür tüp bebeğe söylemiyorum. Yanlış anlaşılmasın. Başkasının suyunu alıyor, sert ediyor. Onu söylüyorum. O başka bir metot. Halimler var, ona bir şey demiyorum. O kendi karısı, kendi kocası yani. Kendi suyu o. Onunla ilgili konuşmadık. Yani o arada kaçtı da, bu tehlikeli oluyor bazı bu gibi şeyler.
- 41:59
Doğru, doğru hocam. Bize bilmem ne dedi, bize ne dedi derler. Haşa öyle şey olur mu? Şimdi vesveseyle ilgili de çok soru var hocam. Bize de mesela sadece program öncesi değil. Vesvese hakkında kitap notları topladım. Kitap notlarını görsem, buradan oraya fizana gider. Kitapların hepsini topladım. Vesvesenin sebebiyetlerini, müsebbibiyetlerini.
- 42:19
Ondan sonra izalesini, çarelerini, çözümlerini falan filan. Fakat o kadar kitap çalışmam. Şu anda 3-4 tane çıkmak üzere. Yani devamlı kitap çalışıyorum. Küçük bir izaletin, büyük bir kitap yazınca, küçük başlıyorum, büyük kitaba dönüyor. Bu sefer iki cilde dönüyor. Hep böyle oldu benim, maalesef. İşte onu bir acil eylem planında, kısa yoldan sebepleri, çözümleri,
- 42:48
birkaç da dua yasak. İyi olur. Kısaca. Neyi soruyor onlar? Vesvese, şüphe, kuşku, takıntı bunlardan nasıl kurtulabilirim hocam diye yazmış genç bir kardeşimiz. Ama şimdi onlar birbirinden farklı şeyler. Hepsini böyle yazmış ama. Vesvese ne konuda? Abdest vesvesesi var, namaz vesvesesi var. En büyük insanları zora sokan bu.
- 43:14
Şimdi bu ayrı bir vesvesedir. Bunun abdestini Velihan diye bir şeytan var. Özel adını hadis-i şerif söylemiş. Şimdi bu başka. Takıntı ayrı bir şey. Takıntı dini olmayabilir. Niye bunlar klimayı kapattı ha? Yok hocam, klima çalışıyor da arkadaşlar bakalım tekrar klimaya. Benim şeker kurulamış olayım, bir şekere bakayım.
- 43:32
Bakalım ne telefonum. Şeker telefonum da benim de onun için. O tehlikeye bakalım, yükseldiyse iğne yapalım. Ondan sonra şimdi takıntının çözümü yani dua o zaman orada hacet duaları devreye girer. Çünkü mesela bir insanın bir sıkıntısı var. Sıkıntı ne? Ağrın dar, sancın var, şifa duası devreye girer.
- 43:55
Şimdi aslında hacet duası dediğim gibi üst kimliktir. Hacet duanın altına hacetin neyse, ağrın sancıysa şifa duasına girer. Ağrın vesveseyse seni sıkan şey, namaz abdest vesvesesiyse onun izalesi için dualar ve tavsiyeler yapılır. Eğer mesela Hilal Egüller işte geçen kalender hocaların fıkıh suallere cevaplar bahsinde vardı.
- 44:25
Belki de yeni işini ben onları inceledim. İşte baskıya gönderiyorum ya, dün gece çalıştım dedim. Bu önümüzdekinde de çıkacak öyle bir şey, vesveseye cevap. Onu özellikle ilan ederim çıkınca. Kasım sayısında mesela. Orada güzel bir cevaplar vermişler.
- 44:37
Şimdi Hacetin ne? Fakirlik, geçinemiyorum. O zaman hacet namazı, hacet duası yani hacet demek istek. İstek demek bir sıkıntı ya mebniyen. Bunun takıntıyla vesveseyi vesvese, şimdi mesela vesvese, bir de imanda vesvese var.
- 44:55
Şimdi imanda vesveseden başlıyor bu. Sonra abdest namazda çoğalıyor. Kusurda çoğalıyor. Ama takrında kuşku diyor. Şimdi kuşku vesvese değil. Kuşku bir ruh halidir. Şüphecilik. Yani vesveseye dahil mi dediğimidir tartışılır. Ama o şüphecilik, her insana karşı, peki bu benim için kötü mü düşünüyor acaba?
- 45:22
Yok da ben buna bir şey verdim, Yok efendim buna bir şey verdim, emanet ettim, bu emaneti zayi eder mi acaba? Bilmem ne, bilmem ne. Kuşkunun çözümü, işini sağlam yapacaksın. Tedbirli olacaksın. Malını kilitleyeceksin. Kimseye husus tutmayacaksın. Veyahut da bu böyle mi düşünüyor, şu şöyle mi düşünüyor, onlara takılmayacaksın.
- 45:40
O ayrı bir şey. Onun için bu soru, 3-4 maddede incelenmesi gerekiyor. Ben kısaca söylüyorum. İtikatta vesvese, Allah hakkında, melekler hakkında, peygamberler hakkında vesaire vesaire, ağızdan bir kelam kelime çıkmadıkça, imana hiçbir zarar vermez. Hırsız boş eve girmez. Tilke mazul iman, iman hakkında kalbe gelen vesveseler, o kişinin gerçek bir mümin olduğuna
- 46:05
ve imanının halis muhtes olduğuna delalet eder Hacı Şerif buyuruyor. Sahabe-i Kiram'da da bu vesveseler oluyordu. Onlar en faziletli onlar olduğu halde. Demek ki bu insanın vaziyetini düşürmez. İmanına hiçbir zarar vermez. Ancak dilinden konuşmadıkça. Diline gelirse bir şey, amele girer. Amelden evvel kalpten geçenler, vesvese kabiliğinden olanlar,
- 46:27
cezaya, hesaba tabi değildiler. Hiç ondan müteessir olmasın. Yok say sen. Ve imanım çok kuvvetli ki bana bunları düşündürüyor diye. Bir de iblise karşı oradan bir kuvvet alsın. İblise dedin ki, sen beni baya karıştırıyorsun, bu sıkıntıya da beynimi sokturuyorsun ama, ben demek doğru Müslümanım ki, sen benimle uğraşıyorsun, o kadar gavurla, münafıkla uğraşmıyorsun,
- 46:50
geldin beni buldun. Bu şekil şeytanla mücadelenin yöntemi budur. Şeytanın yönetimi budur. Kendinin imanının kuvvetli olduğuna delil çıkaracak, şeytana diyecek ki, sen bana ne kadar vesvese verirsen, imanım o kadar kamil olduğuna delalet, boş ver boşuna, başka kapıya git, benden bir şey çıkaramaz sana.
- 47:07
Bu şekil burada yatışabilir. Bunun için de hacet namazları ve hacet duaları var. Şimdi ben hacet namazlarına bir kitap hazırlamam lazım, acil. Çünkü bu millet hacet namazına çok muhtaç. Fesleynübü'l-sabrü'l-salâ, namazla yardım isteyin diyor, o namaz nafile namaz. Beş vakit namaz zaten farz, herkes kılacak.
- 47:25
O nafile hacet namazını söylüyor ayet. Efendim seni buyurdu, bu hacet namazı çok önemli. Her gün iki rekat kılardı. Ama tabi hacet namazının yirmi, otuz, elli çeşidi var. Ben onların hepsini hazırladım. Şimdi onları yaparsak, şimdi hacet namazına başvurursa, ya Rabbim bu vesveseyi kalbime hiç gelmesin.
- 47:42
Ben de hiç böyle sıkıntı çekmeyeyim desin. Böyle hacet namazı, hacet duası. Ben onlara şunu yaparsa duası kabul olur diye dünya kadar şey öğrettim. Bu duanın Allah'a yalvarması ve dua etmesiyle o vesvese zayil olamıyor. Ayrıca ben onlara şunu öğrettim. Euzubillahimineşşeytanirracim Levenzena'nın başında üç kere okunan uzun evuzu var.
- 48:07
Bu uzun evuzu on kere okunacak. Ne zaman bir vesvese geldi, o sonra, Euzubillahimineşşeytanirracim'i de çekebilir. En mühimi on kere bunu okuyacak. Bunu manasını düşünerek, Allah'a sığındığını düşünerek on kere okuduğu zaman, hemen şeytan defoluyor. Birinci çare. İkinci çare, Enam Suresinin başında üç ayet var.
- 48:34
Elhamdülillahi cehalakal semaat diye başlıyor. Ondan sonra, Bu üç ayet-i kerime sabah namazından sonra bir kere okunursa, Allah ona özel melek görevlendiriyor. Şeytan ne zaman vesvese vermeye gelse, o melek elindeki mıttırakayla, sopayla o şeytanın cinni, hangisi musallat olma vesvesi şeytan yapıyor.
- 48:52
Ellezî vesvisu fî sudûrin nâsi minel cinneti önnâs Ayette de, şeytanın verdiği vesveseyi açıkça kuruyor. Nasıl bunun aklına razıl olmuş. Onun için bir vuruyor kafasına, o şeytanın arasında yetmiş bir berde koyuyor, dahi vesvese veremiyor. Mesela sabah namazını kılmazsan, namazdan sonra bunu okumazsan, ben şimdi sana ne ilaç öğreteyim?
- 49:13
Ha, ben bunu mesela her sabah okuyorum, vesvesem yok. Ama efendim, hastaneden duydum, kitaplarda gördüm, ezkâr kitabıma yazdım, okuyoruz. Bunun gibi bir ayet var yine, yeşe yüzibküm ve etibü halkın cedid ve mâ zehalke alallahü biaziz. Bu ayet çok önemli. Bunu da artık yazarız bir yerde, akıllarına kalsa.
- 49:35
Bakan bilmez. Yoksa İbrahim Suresi'yi hatırlıyorum. Kalbin Ebedi Suresi'ne geldiği anda, Euzübillahimineşşeytanirracim buyuruyor, yeşe yüzibküm ve etibü halkın cedid ve mâ zehalke alallahü biaziz. Diyorum sonra, ya feal, ismi şerif, ya feal, Âl ya feal. anında keser diyor. Hald-i mâdâ, dâzetleri. Dolayısıyla bunlar çözümdür.
- 49:59
E bu imanla ilgili abdest vesveselerinde de bunlar çözümdür. Bunları da okuduğu zaman o vesveseyi veren iblisle arana engel sokulduğu için abdest, kusur vesvesesi de izale olur. sesine gelince, bu tabi bunun psikolojik boyutu var, şuhusu var, musuhu var ama psikolojik de deyince hemen psikoloğa gidiyorlar, psikologlar onlara haplar veriyorlar, o hapları onları
- 50:19
psikologlar onlara haplar veriyorlar, o haplar onları daha beter daha beter yan tesirleriyle helal ediyorlar. Nasıl bir psikolog hocam? Bir dünya psikologu var yani. Bir dünya psikologu var yani, belli imanlı değil. Yani o da tavsiye, yani psikolog mu psikolog işte. Hakikaten tavsiye edilecek bir durum yok yani.
- 50:33
Çünkü ben baktım, ettim, gelenden gidenden haberdar oldum. Ama şimdi psikolog dünyasını karşınıza alacaksınız hocam, bunu deyince de şimdi... Ya şöyle bir şey, dünya olarak konuşmuyorum. Her şeyin belki bir limiti vardır, bir zarreti vardır, ölçüsü vardır ama genel manada ruhani sorunlar, manevi sorunlar veya cin-şeytan tasalludu gibi sorunlar
- 51:02
veyahut işte abdestsizlikten, namazsızlıktan veyahut işte efendim ne bileyim destur demeden bir yere işemekten, bilmem yok kemiğin üstüne cinin yediği bir şey bilmem, yani vesaire. Dünya kadar esbabı, mucibesi var. Her sebeple, yani bunu her hastalığa haspirin gibi yaparsan bundan faydadan çok zarar gelir.
- 51:26
Fedavi bulamazsın yani. Fedavi bulamazsın bir şey değil. Bu sefer fiziki çöküntüde yaşıyorsun. Çünkü hapların yan tesisini yapıyorsun. Birden bırakamıyorsun. Bazıları da birden bırakıyor. E birden bırakan daha büyük bunalıma düşer. Tabii. Onu da kademeli kademeli, doktor kontrolünde bırakmak lazım. O zaman hiç başlamamak mümkünse zikirle, Kur'an'la,
- 51:47
Kur'an kıraatiyle, tilavetiyle, güzel hafızanın okumasıyla, bazı kasidelerle, şunlarla, bunlarla, Osmanlı enstrümanlarla, musiki aletleriyle psikolojik hastalıkları tedavi etmiş. O esnada batıda işte bunun içine şeytan kaçtı, cenk kaçtı diye vurup kafasına vura vura öldürüyorlarmış neredeyse. Yakıyorlardı.
- 52:07
Tabii. Dolayısıyla mesela şimdi cinleri çarpanlar, cinleri, cin çarptırıyor ya, bir de cinleri çarpanlar var. Ben onları da topladım. Allah Allah. En evvel onları yapsam çok iyi olur. Cinler canlı, meselenin bir çoğu cin ve şeytan tasallutundan geliyor. Cin ve şeytan tasallutu nereden geliyor? Allah'ın zikrini, özellikle namaz abdesti terkten geliyor.
- 52:34
Ve men ya şu an zikri Rahman, Kur'an ne buyuruyor? Rahman'ın zikrinden bir an bile gaflet etse, yukayız da o şeytanın, bir şeytanı takarız ona, fevvellehukari, en yakın arkadaşı olur, ondan sonra çekte durur. Cehennemde bile ayrılmaz.
- 52:48
Şimdi dolayısıyla evvela kapıyı kapatmak lazım. Ondan sonra bu içeri nereden girdi? Girdikten sonra çıkartmak zor. Bir de girdikten sonra sağa sola da kırar, döker yani. Mesele bir kapıyı kapatmak lazım. Bunun yolu zikir. Zikrin yolu 24 saat devamlı, sen Mahmut Efendi Hazretleri değilsin, murakaba üzere yaşayasın.
- 53:07
Ama en azından bir beş vakit namaz, bir abdest, bir kusur, kusursuz, abdestsiz, Cenab-ı Hakk'a beden veren namazsız adam var. Yani nasıl olacak arkadaş, ben sana hangi çocuğumu üretebilirim? Şimdi ondan sonra ben hemen kafadan ilk konu, beş vakit kılıyor musun diye soruyorum. Bakıyorum, çoğunun kafası dışı yani.
- 53:23
kişiye. Vaktinde kılıyor musun? Kazaya bırakıyorsan yine git. Çünkü tabi ki de tadil-i erkâna uyuyormuşsun. Çünkü neden? Daha bir de tadil-i erkana uyuyormuşsun. Kapıyı açık bıraktın. Sonra içeri girdi, gel hoca bunu çıkar diyorsun. Onun için kardeş, bunu içeri sokmamak için bir defa farzları, vacipleri, hadis-i sünnet, müstahap,
- 53:41
hadis, sünnet, müstahap, edeb, faziletli amelin sonu yok. edeb, faziletle Onlardan ne kadar kar edebilecek? Ama farzları, vacipleri. Şunları bir halledelim. Bak ondan sonra bütün bu belaların çoğu kalkacak, Allah'ın izniyle. Ama bunların çoğu cin ve şeytan tasavvufundandır. Hayat-i hadis böyle söylüyor.
- 54:02
Ellezî yuves fîsû diyor. Fîsû diyor, rinnâs diyor. Hannâs diyor. Hannâs ne istiyor? Çok geri kaçan. Şeytanın bir adı Hannâs. Kur'an'da da var. Niye Hannâs diyor? Allah'ı zikrettiği anda, düşündüğü anda şeytan geri kaçar. Hortumu var, fil gibi. Hortumunu sokuyor, kalbi karıştırıyor. Çeker gider, operasyon bitti.
- 54:26
Ve izâgâfele, Allah'ı unuttuğu anda. Allah zaten, haşa, namazda bile... Gaflete düştüğünde. Namazda biz de gafletteyiz. Onu konuşmuyoruz. Hiç vaktinde kılmayacak kadar büyük gaflet. Araca hemen döner ve vesveseye başlar diyor. Bütün bu sorunların çözümü, farz vaciplerin yapılması. Abdest, abdest. Şeytana karşı en büyük silah abdest.
- 54:50
abdest ve kusur zaten olmasa olmaz, abdest ve namaz, vehacet namaz çok önemli. E tabi bunların özel kitaplarını da bir an önce çıkartmam gerekiyor. Bu işte bana düşüyor yani. Allah yardımcınız olsun hocam. Yani durmadan devamlı çalışmanız lazım yani. Hazır, cinlerle, şeytandan muhafazalar hazır. Bela musibetten muhafazalar için okunacaklar hazır.
- 55:18
Cine karşı özel kitap hazır. Hastalığın, şifa duaların ham maddeleri yani malzemem hazır. Evet. Malzemem hazır ama işte onun yazması lazım. Pişirip de şöyle bir masaya koymak lazım. Ölümlenmesi lazım. Fasolama çuval gibi atarım ama sonra sen aradığını firiste bulamazsın. Bulamazsın.
- 55:38
Şimdi onunla uğraşıyorum. Yoksa 4-5 konu özellikle hacet namaz. Yapay zekâdan faydalanıyor musunuz hocam? Yani yapay zekâ. Yapay zekâ kullanıyor musunuz? Doğal zekâdan faydalanamıyorum. Yapay zekâdan nerede faydalanacak? Çoğaldı şimdi yapay. Yanımda birkaç arkadaşım var. Allah onlardan razı olsun. Nazar ettirmeyelim isimlerini vermeyelim.
- 55:56
3-4 arkadaşım var. 4 tane kadar. Onlar olmasa yandık. O dördünden yardım alıyorum. Ama bütün tercümeler bana ait. Hiçbir ayette hadisen bütün ana kaynakları bulmak bana ait. Yazma eserlerden taramak bana ait. Bazı meselede binlerce not var. Yüzlerce kitaptan oraya not almışım. O kitabın aslına gidiyoruz.
- 56:19
Kitap açılıp tercüme yapıyoruz. O işte maalesef yardımcım yok. Çünkü kimseden o işte tercüme içinde destek alamıyorum. Alamıyorum yani yetiştiremedim demektir. Ben de yetiştirememiş olabilirim. Ama olmuyor işte. Ağız tutmaz. Mutlaka kendi işini kendi yapacak. Ama öbür türlü yazmalarda, kitabı bulmada, getirmede, götürmede, kaynak bulmada Allah sizden razı olsun.
- 56:44
Allah onların da eksikliğini bana göstermesin. Çünkü ben de onlarla iş yapıyorum. Şu ara kitap çalışmalarımız biraz hızlanıyor. İyi maşallah. Hocam değerleri? İyi maşallah. Program boyunca. Bu normal mi bu arada? Ama klima şimdi geldi bana. Evet az önce şeydi, 18'e indirmişler hocam. Tam full. Fullde çalışıyor şu an.
- 57:10
Öbürü 24'teyse ne açtı zaten. 22 değildi de 18'e düşürmüşler. 22 bana ne yapsın ya. Ben ayağımda terlik var, üşümeye başladım her ufaktan ama. Ben 17'de. Ama ben şekerin hararet yapıyorum. Rabbim şifa versin inşallah. Ama sen kendine mukayyet ol. Afiyetle ayırmasın Rabbim.
- 57:27
Şimdi bu zikir vesaire konularında, evlatlar vesaireler. Hocam ondan önce şunu sorayım. Namaz dedik ya, hiç değilse farz ve vacipler dediniz ya. Gençler bilhassa böyle namaza bir türlü başlayamıyoruz, bir adım atamıyoruz. Ben onlara en kısa formda şunu öğretiyorum. Ağrısı kısa yeter mi? Sağda solda gidiyorlar, abdest zorlanıyorlar, ayaklarını yıkanma zorlanıyorlar.
- 57:53
Ben de diyorum ki bir abdestte iki kılın. Hiç kılmayacaklara söylüyorum. Yoksa normalde tavsiyemiz her namazı ilk vaktinde kılın. Eftalü salat. En faziletli namaz ilk vakti. Ben ona bir şey demiyorum. Ama bir adam ben kazaya bırakacağım diyorsa ben ona bir formül öğretiyorum. O da nedir? Öğlen namazının vakti, çıkma 10-15 dakika kadar.
- 58:17
Abdestini al. Öğlenin diyelim ki sünnetlerini de kılmıyorsun. Bilmem ne kılmayacağım, kılamıyorum, vaktim yok, tembelim, bilmem ne, bilmem ne. Farzını kıl. O arada sen farzdan selam verdin. Bir iki dakika içinde ikindinin vakti girer. İkindinin vakti girdikten sonra da neyse. Kahvetini yap. Yine sünnet kılsan çok iyi olur da kılmayacaksan bilmem ne.
- 58:38
Sen telaşı var. Ben farzı kaçırıp 80 sene cehenneme düşeceklere bunu konuşuyorum. Evet. Öbür hacı amcalara şunlara bunlara sünnetini 4 kıl, isterlerse 8 kıl. Onlara da bir şey, onları teşvik ediyorum. Ama bir adam benim bu dediğim formülle çok insan namaza başladı. Yani ne oldu? Bir abdestten. Bir de abdest tazeleme zahmeti.
- 59:03
Çünkü yoldadır, dışarıdadır, iş yerindedir, her yerde temiz imkan bulamıyor bilmem ne. Öğleni de kıldı. Peşine ikindiyi de kıldı. Ve bunun arası 15 dakika içinde. Yani hem öğlen hem ikindiyi. Bir abdestten abdesti hazır ya. Öğlen ikindi kılmış olabilir anladın mı? Akşam yatsıydı da böyle yapabilir. Eğer şeyse zaten evinde rahatlıysa.
- 59:23
İlk vaktinde kılsın. Ve cemaatle kılsın hatta. Evet. Ama vacip dediğimiz bir tek bitir zaten. Tabii. Bu kadar. Yani bunlarla, cehennem azabından, namazdan dolayı cehenneme girmez Allah'ın izniyle. İnşallah. Ve bundan dolayı sadece bunu yaparsa düzgün abdestini ve düzgün namazı, tadil, ergânsız, patkül.
- 59:49
öyle on sekiz de katkılsan da kabul olmaz. Tadil-i ergânsız kılan. Şartlarını haiz vaziyette. Ama sade farzı kılıyor. En kısa sürelerde. Bu adama, evvelü meâsûne ansâle, kabirde ilk sorgu namazdan, bu kabirde namaz sorgusunun cevabını verir Allah. Ve namazından cevap verilmez. cevap verirse öbürleri kolay geçer.
- 1:00:11
Müjdesine nail olur Allah'ın izniyle. Ama namazdan takılırsa, diğerlerine de deşil Mevla buyurur, ondan sonra helak olur gider. Çünkü neden? Her tarafımız dökülüyor zaten. Öbür işlere bir girerse Mevla kim hakkını verebilir? Bu arada arkadaşlar laptop'un sanırım bir güç bağlantısına ihtiyacı var. Onu siz ayarlayın.
- 1:00:31
Tanrı abimizden ricamız. Farzla vacip dediğim namazları kastettim. Oruç da zaten ramazan. Zekat da zaten belli şey değil. Ama burada en mühim konu herkes ilgilendiren namazdır. Hocam az önce gelen sorulardan biri. Tabi bu soruyu nasıl şey yapalım bilmiyorum ama annesi babası diyor kafir olan bir kimse namazda Rabbena firliği okumak zorunda mı?
- 1:00:58
Okumalı mı? gibi bir zor soru aslında. Çok zor değil. Dile getirmek zor soru. Allah muhafaza etsin. Kafir olsa Rabbena firliği okur. Adem ile Havva da herkesin anası babası. Oraya kadar gider. Ecdadında, ceddatında nenelerindeki imanlılara gider. Bir. İkinci manası şu niyetle okur. Onları da hayattaysalar affına ehil eyle.
- 1:01:31
Ben sana affet diyemiyorum ama müslüman yap ki onlarda affolsunlar. Affına ehil, mağfirete ehil olsun. Yani müslüman et demek manasına da gelebilir. O niyete de okuyabilir. Onda bir mahzur yok. Ama ölmüşseler kafir olarak onları kast ederek Rabbena firliği velivaldiği Onları kast ederek. Ama onların da atalarında şurada burada herkesin gerisinde herkesin ki peygamber çocuğu.
- 1:02:00
Adem aleyhisselamdan bir de Nuh aleyhisselamdan. Bütün dünya Nuh aleyhisselamın çocuklarından geliyor. Dolayısıyla o manada ağabey ağaclarımızda müslümanlar, herkesin var. Şu anda dünyadaki bütün gavurlarında atalarında müslüman var. Geride. Bu evratlar arasında en güçlüsü hangisi diye sormuş YouTube'dan bir kardeşimiz.
- 1:02:20
Yani evrattan neyi kastediyor? Korunma hususu mu? Sevap fazileti hususu mu? Yani şimdi bunlar değişir. Kategorisi var bunun, tasnifleri var. Sevap bakımından Hastalığa şifa bakımından evradı bayi. Belalardan korunma bakımından Hezb-ül Bahar. Düşmanlara şerlere def bakımından denenmiş Hezb-ül Nasır. Emül Hasan Şahzade'nin.
- 1:02:48
Ondan sonra yine düşmanlara umumi memleket vatan meseleleri, korunma meselelerinde korunmuş sır. Ahmet Rufani. Onu bastım. Hezb-ül Bahar'ı basmadım da. Hezb-ül Bahar piyasada da var. Ondan sonra sevap ve fazilet bakımından, hacet dualarının kabulü bakımından Delal-i Hayrat. Hele ki cuma günü. İkindi akşam arası.
- 1:03:13
Delal-i Hayrat. İsm-i Azam içinde gizli ne istersen. Salavatla halloluyor. Biz sabah erken saatte Delal-ül Hayrat'ı şey yapıyoruz, yayınlıyoruz mesela. Onun en uygun şeyi nedir? Delal-ül Hayrat, yarısını yayınlamanın teberrük içindir. Yoksa onu dinlemekle, o da dinleyen de salavat okursa kazanır. Yoksa bu Kur'an değil ki her harfinde on sevap arsa.
- 1:03:36
Evet. İkindi akşam arası. Biz bir saat kapatırken kapı saati yapıyoruz zaten. Dolayısıyla orada zaten aminler dualar yapılıyor. Yani siz vaktinizi müsaade edin. Ama cuma günü önemli. Delal için. Ondan sonra bir tane Hizb-i Seyfi var. Daha onu çıkaramadım. Onu Türkiye'de kimse de bilmiyor. Ama eski kaynak kitabı.
- 1:03:57
Hazreti Ali Derbar Cafer-i Sadık Efendimiz'den. Allah! Allah! Kılıç gibi. İki tane kılıç. Hizb-i Seyfi bütün ehlibeyt imamlarının şecereli. Bana kadar da icazetim de var ondan. İbrahim Asayi'den meşayıktan da icazetim var. O Hizb-i Seyfi'yi icazetimle yayınlayacağım. Yani basacağım. Of! Ondaki müjdeleri daha kimse ne duydu ne bildi.
- 1:04:23
Kitaplarda var. Ama Türkiye'deki hiçbir alimden bahsetmemiş. Araplarda da bilen çok nadir. Ancak tarikat ehli meşayık biliyor. Geri kalan zahiri alimler hiçbiri bilmez. Onlar hiç faziletle haberleşebilmez. Ancak bu halin içinde bir şey varsa kütüb-ü sitede bilir de bu bizim meşayıkın evradını bilmezler.
- 1:04:43
Onun için çok. Abdülkarim Gelen'in kırk salavatı var Erbani Ceylani'ye. Yine benim bahsediyorum. yine benim bastığım. Esma-i Hüsnâ'nın şeyi çok önemli. Esma-i Hüsnâ'da en mühim derdinin manzumesi. Ahmet Derdir Hazretleri'nin. Onu dergide yaptık.
- 1:04:58
Şimdi Esma-i Hüsnâ manzumelerini basacağım. Bitti. Manzumeler şu demek, beytlerle yapılan dualar daha çok kabul oluyor. Allah-u Teala'nın isimleri, yani ve Allâhu'l-Zilâli alâ Rahmânu Rahîmû diye değil. İsimler, her beytte iki ismi şerif. İmam dimyatı yapmış. Yüzde yüz denenmiş. Ama o tabi özel. Mesela şimdi Hale Gül Dergisi'nde geçen sayıda vardı.
- 1:05:22
Bu sayıda bitiyor. Kasım'da bitecek. Ya sabır. Sabır ismiyle bitecek. Orada mesela öyle havası var ki beytle olduğu için. Onun tümünü birden okusam beyt uzun sürer ama çok da uzun sürmez. Beş dakikada bütün, beyt de bitiyor. Ama mesela ne diyor? Ben ta seneler evvel onu bir meşayihtan öğrenmiştim. Sonra tabi kitapları da buldum, kaynakları da buldum.
- 1:05:43
İmam Serruk Hazretleri, Şah-ı Zerrin meşayıhı. O da şerh etmiş onu. Şimdi dimyatıyı ben Hale Gül Dergi'de bitirdim şimdi. Ondan evvel Abdülkadir Geylani'yi bitirdim. Ondan evvel Ahmet Dere. Ama şimdi dergiyi, kaç tane dergi? Elli sayıdan mı toplayacak adam? Mecbur onu manzumeler. Esma Hocam manzumeler.
- 1:06:01
Talebeler ezberlesin var ya. Öyle bir feyiz yok. Mesela aklıma işte bir tane getireyim dedim. Ya musavviru zevvila da başını düşündüm. Ben mesela bütün ameliyatlara, bypass'lara girerken onu okurum. Bir Esma İdrisiye'den, bunu okurum. Narkosu yemeden son okuduklarım. Mesela ya bari el enfasikat bittü mübra bi kes şükmani ya musavviru zevvila Böyle oldu mu işte.
- 1:06:40
Burada ne var şimdi? Bari ismiyle musavvir ismi var. Veya bari el enfasikat bittü mübra İşte beytlerle duayım evlat asiliyim. Ey nefisleri, ruhları, bedenleri iyileştiren Allah diyor. Ben kesin iyileştim diyor. Bi kes şükmani ya musavviru zevvila Ey suret veren, istediği şekli veren Allah hastalığı da benden, musavvir isminden zahir eyle gitsin diyor.
- 1:07:06
Şimdi şu kadar beytler mesela narkozdan evvel. Kaç defa narkoz dedim. Narkozdan evvel cübbeli ne yapar? Özel hayatım, özel hayatım. Gittik dönemeye de biliriz. Bir kelime-i şehadet otomatiğe bağlamıştık tabi. Hazır rahat rahat gidiyoruz yani. Dönemeye biliriz. Hemen diyorum. Onları okurum. En son narkoz aşamasında Ya bari en nüfus bilâ misâlim halâ mugharî ya bari
- 1:07:33
Ve ya bari el enfasikat bittü mübra bi kes şükmani ya musavviru zevvila Gitti. Ahmet gitti. Onun için bunları bilmek lazım yani. Esma Hoca daha mantıklı. Şimdi diyor ki hangi hırt daha kuvvetli? Sabaha kadar. Anlatılabilir. Ama hangisi hangi konuda? Evet.
- 1:07:53
Şimdi bu mesele. Düşmana karşı mı? Şu mu? Bu mu? O zaman bunlar ezbere yapılacak şeyler de değil. İlla bir sormak lazım yani. Ya sormak lazım. Ben icazet niye önemli? Ben şimdi baştan niye namaz kılma şartı şu şartı dörtte elli sünnet itikadı beş vakit namaz şartlar koyuyorum. Bana da dua etmeyi şart etmesem de inşallah edersiniz diyorum.
- 1:08:15
Şart etmiyorum ama yani burada bir icazet meselesi niye? İzinliyle izinsiz. Mezunla gayrimezun farkı var. Sen bir virdi meşayıhtan göre bana Ebu'l Hasen Şazeli Hazretleri gelmiş. Evrâdı Bağı'ya bana Ali Adır Efendi babama gelmiş. Ali Adır Efendi Hazretlerimden bana gelmiş.
- 1:08:33
Şimdi burada bir el var. Ben sana izin verdim dedi. Yazı almak istedim. Ahmet dedi yazıyla uğraşmayalım bizim adetimizde yaz yok dedi. Söz mü muteber dedi. Ebu Bekir Sıddık radıyallahu anha dedi halifem diye yazı mı verdi dedi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dedi. Ben sana verdim dedi Ahmet dedi.
- 1:08:53
Bir Nakşibendi katme harcıyla okutmak. Bir Hizbülbahar bir de Evrâdı Bağı'ya bir de Delali Hayrat. Dördünden sedirde oturuyorduk böyle yan yana camide. Dördünden icazet verdim dedi. Şimdi şunu demek istiyorum. Şimdi izinliyle izinsiz bir adam kendi kafasına kalkıp Evrâdı Bağı okumakla. Ben de onu yapamadım.
- 1:09:11
Şimdi ben Evrâdı Nakşibendiye'nin tümünü listeledim. Evrâdı Sıddıkiye hazırladım. Bana ne kadar vakit lazım? Ya ben hiçbir yere gitmeyip evde beni bir yere hapsetmek lazım. Benden başkası yapamaz. Evrâdı Sıddıkiye'yi hazırladım. Evrâdı Selmaniye'yi hazırladım. Cafer-i Sadık'ı hazırladım. Evrâdı Sadıkiye'yi hazırladım.
- 1:09:35
Hep bunlar silsileden gidiyorum. Evrâdı Abdülhalik Hacekaniye'yi hazırladım. Bunlar hep hazır. Nakşibendi'nin evrâdı adı zaten Bahâüddîn ya. Evrâdı Bahâüddîn hazır yani. Hazır yani malzemeler. Evradımı hazırladım. Ondan sonra İmâm-ı Rabbâninkini hazırladım. Evrad-ı Müceddiliği hazırladım. Sonra İmâm-ı Masûm, Evrad-ı Masûmiyyeyi hazırladım.
- 1:09:57
Ondan sonra Evrad-ı işte Hayderiye, Efendi Baba'nın bütün Efendi Baba'dan gelenleri hazırladım. Evrad-ı Hayderiye, Mahmudiye'yi birleştireceğim. Çünkü Efendimiz Hazretleri hep Efendi Baba'dan evradı. Sonra Evrad-ı Hâlide'ye, Mevlânâ Hâlide'yi hazırladım. Oradaki sıradan biri, bak Hizb-i Seyfi neyin içinde?
- 1:10:17
Cafer-i Sadığın virdinin içinde. Hizb-i Seyfi ama müstakil basacağım. O hizb, hizib demek ayet ve hadislerden ve Allah-u Teala'nın ismi şeriflerinden toplanan dua mecmuası demek. Şimdi birisi ahzap gelir. Bir de kafirlerin hizibleri var. Ahzap Suresi, düşman toplulukları o ayrı bir şey. Bu ayrı bir şey.
- 1:10:37
Hizib. Vird de aynı şey. Sıralı, ara sıra, saatli, belli vakitlerde sayı üzere bir de icazetli bir şekilde okursan tesiri çoktur. Bunlardan benim kitaplarımın içinde bazıları var. Yani basılmış, korunmuş sır var. Erbain Ceylani'ye var. Ama ben tabii öbür hiziblere daha geçemedim. Mesela bir hizb-i baharı müstakil çıkartmak lazım.
- 1:11:03
Onu bir şeyin içine, şahzeli evradını içine çıkarayım dersen o bekler. Ama onları ayrı ayrı çıkartacaksın, sonra birleştireceksin şahzeli evradı diye toptan basarsan ayrı devam. Şu anda o kafaya gidiyorum. Çünkü şahzeli'nin bütün hiziblerini basayım dersen senelere gidecek. Hizb-i baharı tek yapayım.
- 1:11:21
Hizb-i Nasr'ı sonra yaparsam, onu bilmem sonra toplandı şahzeli hizibleri. Hizb-i Berri var, en büyük hizbi. O hizbi okuyan diyor onun lehine neyse benim lehime, benim aleyhime neyse onun aleyhine. Ebu Resul'ün şahzeli diyor ki benim bu hizbimi okuyan aleyhine neyse ben üstüme alıyorum diyor, lehine neyse ben üstüme alıyorum diyor.
- 1:11:41
Ben diyor hangi Allah'tan güvenceler aldım, onu da ona veriyorum diyor. Hizb-i Berri mesela. Hiç de asif de yok. Ben okudum öyle birkaç kere. Bunları böyle siz.. Bunlar nerede toplamış Gümüşhanevi Hazretleri? Mecmuatü'l-Hasab'da. Üç çilt. Vay maşallah. Doldurmuş o Gümüşhanevi Hazretleri, Ahmet Ziyadun Hazretlerimiz.
- 1:12:03
Nasıl bir şey toplamış? Ancak sorun var. Kitabı tavsiye edemiyorum. Neden? Baskılarda hata çok. Osmanlı dönemindeki baskıda da hata var. Ayet ve hadislere kelimeleri eksik yazmışlar. Gümüşhanevi Hazretleri değil. Nuskayanlar. Matbaalar. Şu anda bir tane baskı en biraz güzel, en yakın. Onda adını unuttum.
- 1:12:27
Bir bakayım da yanlış bir kitap söylemeyeyim. O biraz yeni dizdi. Onda hatalar çok aza indi. Zaten Osmanlı baskılarda tıpkı basınlar, o kadar küçük yazılar hareket birbirine girmiş, kelimeler eksik. Bu sefer ters döner. Ben onun için piyasada bir kitap var, tavsiye edemiyorum. Adam diyor ki kendi kitabını çıkartmıyor, çıkartamıyorsa
- 1:12:52
çıkartmayınca öbüründe reklam yapmıyor, ondan sonra bize tavsiye yapmıyor. Öyle değil işte. Mesele o değil. Ben şimdi isim vermeyeyim. Piyasada çok meşhur ama çok meşhur. 50 sene, 60 sene bu piyasayı ilk hakim olan bir hocaefendi var. Ben sağ mı bilmiyorum. Çok hizmet etti. Ben bir şey demiyorum. Ama hadis-i şerifi ilk kaynağına inmemiş.
- 1:13:19
O kitaptan o kitaptan gele gelene eksik gelmiş. La ilahe illa ente ente rabbi olacak. La ilahe illa ente rabbi. Bir ente yok. Hiç değişiyor. La ilahe illa ente rabbi. Ya baktım ben buna 30 sene evvel, 40 sene evvel. Ente rabbi bu dediğim mana tutmuyor. La ilahe illa ente. Ayrı bir şey. Ente rabbi bir daha başlaması lazım.
- 1:13:42
Ve ben bunu sonra ilk kaynaklara indim. La ilahe illa ente ente rabbi. Orada şimdi bir entesi yok. Yani şunu demek istiyorum. Ben cimriliğimden veya kıskançlığımdan veya işte efendim başkalarını reklam yapmayalım onlar satmasın, beni kitabı satmasın, haşa. Yani ben o zihniyette bir simbolik bir adam değilim.
- 1:14:02
Benim zaten 110 kitabım var. Ama tavsiye etmeden evvel kitaba ben bir bakmam icap ediyor. Çünkü hareke yanlışsa, kelime eksikse, e sen de orada okuyup daha beter olursan ben ne yapayım şimdi yani? E bu sefer de kendim yapayım, temiz yapayım mı yapayım, kendim yapayım da nereye yetişeyim? Şu virt işlerine biraz hızlandıracağım.
- 1:14:21
Çünkü millet şeye çok merak. Zikre çok merak var. Güzel bir şey ama değil mi? Ya çok güzel. Merak olan da şu hacet namazı çok bekleyen var. Paşa ya. Askeriyeden emekli paşa. Allah Allah. Şu anda beni o sıkıştırıyor. Ben ona mahcup oldum bir senedir. İki senedir. Şu anda kimseye düşünmüyorum. O paşamızı düşünüyorum.
- 1:14:43
Askeriyenin paşası ya. Emekli oldu. Emekli değil kendi efendim. Ama mektep değil, kendi efendiye bağlıydı tabi de. Ya şu hacet namazları zaten dergide yazdın çok diyor. Bir kitaba topla sana hocam dedi ya. Ya dedim o kitabı topla da şimdi ondan sonra onun yeni güzel kaç tane ilave var, şey var. Ben de işimi mükemmel yapmak istiyorum.
- 1:15:01
Bu mükemmeliyetçilik bir hastalık. Hastalık Allah beni de kurtarsın. Ama.. İyi birşey. İyi birşey tabi. Hele dini konularda bir eser tercih ediyorsanız o en iyisi tabi. Çok daha iyi birşey yani. Allah razı olsun. Hocam cennette dereceler var demiş bir kardeşimiz. Bu yayın başlamadan önce not ettiğim şeylerden bir tanesi.
- 1:15:26
Eşler arasında yani herkes çünkü aynı itikadi anlamda da zayıf olanı var. Ameli noktada da noksan olan var. Yüksekte olan var. Fark olursa ne olacak diyor yani. Fark olursa Mevla onu üstü baz alacak üstü alta indirmeyecek altı yukarı çıkaracak diyelim kısaca. Bunun delil nedir? Vellezine amelü ve tebâcüm zürriyetun bi iman Ana babalar dedeler neneler iman ettiler
- 1:15:59
cennete hak ettiler gittiler. Zürriyetleri de imanda onlara tabi olduğu oğlu kızı torunu ve dostması zürriyetlerine onlara ilhak ettik. Yani ne demek? Onlar hangi makamda? 70. derecede. Öbürlerine de 7'de kalmış. Ameli onu 7'ye getirebilmiş. Ama babası dedesi 70'de veya 170'de. Kur'an'ın ayetlerinin sayısı kadar derece var 6 bin küsur.
- 1:16:25
Dolayısıyla biz zürriyetlerini diyor zürriyetlerini onlara ilhak ederiz ve ma eletrem min ameli mişey bunu oraya çıkarıyoruz ya ona da sen de 3 derece aşağı gel de ortada buluşun demeyiz diyor. Amellerinden bir şey eksik etmeyiz diyor. Üsttekileri eksik etmeyiz. Alttakileri oraya çıkarırız diyor. Dolayısıyla karı koca cennette girdiyse ikisi de hangisinin makamı yüksek?
- 1:16:51
Diyelim ki hanım 200'de sen 5'te kalmışsın. Seni hanımın yanına çıkarıyorlar. Sen bana yakışmaz erkekliğime o gelsin 2'ye falan demiyorsun tabi. Çünkü neden? Orası daha güzel oraya çıkalım diyorsun yani. Şimdi şöyle bir sorun var. O da ince bir soru. O soru da şudur. Benim hak ettiğim derece 7 karımın hak ettiği 70 beni alıyor 7'den 70'e çıkarıyorsa bu arada
- 1:17:23
ben 70'i hak etmedim ki akrabalık münasebetiyle çıktım. Bu arada 30. derecede biri var. Bu 30. derecede hak ettiği 30'da kalmış. Ben şimdi 7'den 70'e bir anda çıkınca 30'um 30'u sollamış oluyorum. Ben bunu hak etmedim. Oradaki imkanları kullanmayı hak etmedim. Yani ne gibi? Sen otelde lüks 7 yıldız bilmem ne bir odadasın.
- 1:17:51
Akrabandan biri de geldi seni ziyarete. Fakat sen orada ona yanda yatak serdiriyorsun. Halbuki oteller ona izin vermez. Kaytı yok. Ama sen adama diyorsun ki orada da şey geliyor tabi güzel yemek şeyler geliyor. O da yap. Sen otursun. Sen de ye. Ama bu caiz mi? Otel ona helal ediyor mu? Etmiyor. Misafir geldi bir çay içti başka.
- 1:18:17
Sen orada 10 gün kaldın. O gün adamı yatırıyorsun orada. Korsan. Yani şimdi bu sefer ne oldu? Adam da diyor ki yahu 70'i hak etmedi. 70'lik yiyor içiyor. Ve adam 30'dakinin hakkı geçmedi mi? Bu sorunun cevabını hiçbir kitapta bulamadık. Ancak İmam-ı Rabbani Hazretleri. Mektubatta buna bir cevap vermiş.
- 1:18:39
İmam-ı Rabbani Hazretleri çözümsüz işlerin çözümüdür ya. Bu nedir be? Diyor ki cennetin de sureti var hakikati var. Bu yedi 70. makama çıkar mutlu olsunlar diye. Ama oradaki yediğinden içtiğindeki bütün imkanlardaki aldığı lezzet yedinin lezzetini alır. Ama kocasından ayrılmasın diye o mutluluk için yan yana gelir.
- 1:19:04
Yani o adaletsizlik olmaz. Çünkü o 70'te aldığı lezzetle çünkü zevk lezzet ayrı bir şey. Aynı baklavadan yiyorsun. Seninle ben aynı lezzeti almıyorum. Birinin ağzı avı gibi, birinin ağzı safralı, birinin bilmeyen biri de bal gibi. Adam taş yese lezzet alıyor, öbürü börek yese lezzet almıyor. Onun lezzeti kendi makamına göre verilecek.
- 1:19:27
O zaman ne olmayacak? 30'dan aşağı almış olacak yine lezzeti. Anladın mı? Burada adaletsizlik Mevla yapmıyor. Ama mutlu olsunlar birbirini görerek. Nerede ya uzakta kaldı demesinler diye. O mutluluğu ona çünkü cennette üzüntü yok. Mutluluğu tattırıyor ama lezzetleri herkesin hak ettiği. Bu da kısa oldu.
- 1:19:49
Bak bu en kısa ve en.. Evet, evet. Çok güzel hocam. Allah razı olsun. Şimdi hocam, YouTube'da diyor, başka hocalar da var tabii ki yani sohbet veren, onları izlemek konusunda sizin reddiye yaptıklarınızı izlemiyorum ama bu ateist ve deist olanların bazı videolarını izliyoruz diyor. Bu diyor.. Ateist, deist kim ya?
- 1:20:12
Ateist, deist mesela. İşte bir din hakkında, o da tabii yani kendince video çekiyor ya, onu diyor izliyoruz diyor. Ne izliyor? Ya işte ne demiş o konuda? Çünkü dikkat çekici bir başlık atıyor. Hayır o ateist, deist, adam dini inkar videosu mu? Tabii, tabii. O niye izliyor ya? O hoca değil ki. Hoca olarak değil hocam.
- 1:20:31
Yani merak ediyor, izliyor. Olmaz. Ne şeytanı gör, ne.. Bak diyoruz da, kapıyı kapat.. Oralara gitmemek lazım yani. solu kırar, çıkartmak zor olur diyoruz. Adamın sorduğuna bak. Kaşınıyor yani. Gel eve gir, ondan sonra senden mücadele et.
- 1:20:49
Şimdi gençler.. Asla şirk sözleri, elfaz-ı küfür, elfaz-ı şirk ve inkar sözlerini dinlemek haramdır. Ancak benim gibi adamlar, Fatih Kalender Hoca gibi vesaire, bunlar ne tip konuşuyorlar, milleti neyle gavur ediyorlar? O ayrı bir şey. Sende onun cevabı varsa, zaten niye izliyorsun? Sende onun cevabı yoksa, zaten zehri yedin, boş kabı doldurdun.
- 1:21:17
Ha, ben orada cevap verip birinin imanı kurtaracaksam, mesela mantık, felsefe caiz değil. Ama eğer bir alim, anladın mı sen? Araftu şerre, lali şerri kaidesi var. Velâkille-ttevekkî. Yani şerri anladım ama, şerri kabul etmek için değil, korunmak için. Ve mâ lâ yârifû-l-hayra müneşşerî yegâfî. Hayr-i şerrinden seçemeyen düşer diyor.
- 1:21:47
Düşer diyor ama bunu alim için diyor. Bunu melekesi olmayan, alim olmayan. O hepten tehlikede zaten. Sen zaten her türlü mikroplara açık, bağışıklık sistemi düşük ve her türlü mikroplara açık bir durumdaysan, sen onu alayım, ondan sonra peki aldın ciğerine, ondan sonra o ciğer onu tolera edecek mi, edemeyecek mi, ciğerine mi indi, sonra tüberküloz mu oldun, zatürre mi oldun,
- 1:22:12
o ciğerden bak neler uğraşıyoruz. Atmağa, bir aldık bir şey, şimdi atmağa uğraşıyoruz yani. Sen o tolera edeceğine edeceğini neyine güvenip de aldın? Ama onların hepsi konuşsa, Zeyrek Ağa'dan imanım Zeyrek'e kadar imanım etkilenmez. etkilenmez. Çünkü neden? Âyetleri biliyorum, hadisleri biliyorum, delilleri biliyorum.
- 1:22:27
Çünkü neden? Tabii kimse kendine güvenme anlamında konuşmuyor maşallah. Ama bir meleke var. Bu durumda Bu durumda bunlar hangi dille, hangi ağızla bu çocukları gavur ediyorlar? Onu bir dinledin, ona göre cevaplar hazırlıyorsun. Vazifem buysa, böyle bir vazife için de sen Hüsamettin Mahmut Hoca mısın, bilmem Ömer Mahmutoğlu Hoca mısın ya?
- 1:22:51
Yani çok zekan olacak, çok emin olacak. At birikimini olacak. Selim Köroğlu Hoca mısın? Yani bilmem. Ne bileyim yani. Biraz zekan olacak yani. Akayetten bileceksin, ilm-i kelam bileceksin vesaire vesaire diğer hocaefenderine. Mayınla araziye girmek gibi bir şey yani. Ben özür dilerim sayamadıklarımızdan.
- 1:23:09
Ama sen öyle olur mu ya? Asla dinlemek haramdır. Elfaz-ı küfür ve elfaz-ı şirk'i dinlemek haramdır. Cahil değildir. Böyle müsamaha yoktur. Ben bunu cevap vermek için araştırma ve cevap verme mevkiindeysem ilaçtırma ve cevap verme mevkiindeysem yani sen benim gibi şimdi şuraya çıkıp bu sorulara cevap verecek bir konumda bir adamsan bu ne demiş diye dinlersen o bile sıkıntı.
- 1:23:36
Zaruret miktarıyla sınırlı. sınırlı, o bile sınırlı yoksa haram yani hiç öyle şey olur öyle şey olur mu ya? Şimdi tabi gençler hocam hep internetteki Ama ondan zehri yuttular. Evet. Çoğu ondan ateşteyiz oldular. E bunlar bunları dinlemeseydiler böyle ateşteyiz olmadılar mı? Olmazdı. Sonra vicdan yaptılar, sonra vicdan yaptılar, çektiler.
- 1:23:56
Dolusu için dönüş yapıyor. Dönüş yapıyor ama kaç seneyi kaybetti. Evet. O arada anasına babasına neler etti. Evi terk etti. E eşcinselliğe temayül etti. Kimisi lezbiyenliğe temayül etti. Çünkü ateşteyizliğin peşine de bu eşcinsellik geliyor. Tabii. Yani birçok veri ateşteyizlikle, eşcinsellik orantılı.
- 1:24:18
Hepsi değil. Hepsi değil ama eşcinsellerin çoğu da ateşteyizden çıktı. Evet. Burada da ayrı bir geçiş var. Çünkü neden? E firi takılıyor. Yani sen Allah, peygamber helal haram yoksa canım böyle işliyor yani. Tabii tabii. O zaman senin canına minnet canını kim durdurabilir? Evet. Bizim de canımız ne ekşili turşulu işliyor.
- 1:24:41
Ama Allah'a inanıyorum, peygambere inanıyorum. Evet. Beni bir durduran bir Bizim âyetlerimiz hakkında şüpheye düşürücü ve inkarcı konuşmaları yapanları gördüğün zaman, Habibim sen de oturma diyor. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e diyor ki, çık oradan kalk. Başka konu varsa başka. Benim âyetlerimle mücadele ve tartışmada Habibim orada oturma diyor.
- 1:25:34
Dikkat dikkat. Ben sana ne fatvası vereceğim ya. Şuraya bak, şuraya bak. Çünkü müşrikler devamlı tartışma. Vahiy, Mekke dönemi. 13 sene onlarla kaldı. Şeytan diyor, Habibim sana da unutturabilir diyor. Bize işittirmek için. Efendimiz'in başına gelmedi haşa. Habibim şeytan sana da unutturabilir diyor.
- 1:26:08
Sakın benim bu vaazımdan sonra bu âyetten sonra zalimler güruhuyla, zalim dediği burada müşrik. Zalimler topluluğuyla oturma diyor. Tehdit ediyor. Diğer âyet-i kerimelerde de, en ufak bir temayülden zaten men ediliyor. Zerre kadar onlarla oturma isteği olmadı. Ama bize işittiriyor. Bak en sevdiğim Habibime bile böyle buyuruyorum.
- 1:26:34
Ki onun masumdur. Yanlış yapma payı yok. Günahsız. Senin benim gibi ben mesela bunları dinlemiyorum. Aslında mantıklı ya. Dediğin an gittin değil mi hocam? Doğru diyor adam dediğin anda. Allah muhafaza ya. Şakası yok yani. İman mesele. İmanı biz yolda bulmadık. Ebedi hayatımız cennet imana bağlı. Ebedi cehenneme düşmek imansızlığa bağlı.
- 1:27:02
Onun için asla bu âyet de aklıma geldi Allah'tan. Demin konuşurken gelmedi. Âyet de geldi. Müşriklere zerre kadar meyletmeyin. Meyletmemek ayrı bir şey. Bu daha net. Âyetlerimizin iptali hakkında mücadele yaparlarsa diyor. Cevap vereceğim diye diyorum. Hiç karışma onlara diyor. Onun için cahillerle işimiz yok.
- 1:27:32
Konuyu kapattım. Şimdi tabi hocam bir iki kurum ismi de var bu sorunun içerisinde ama gençler tabi böyle çeşitli derneklerin, vakıfların etkinliklerine de gidebiliyorlarmış. İlim yayımı diyor TÜGVA, TÜRGEV gibi bu derneklerin diyor etkinliklerine katılıyoruz. Buralar hakkında hocam ne düşünüyor? Acaba merakta ediyoruz?
- 1:27:56
Yani şimdi genel manada iyi düşünüyorum. Müsbet düşünüyorum. Ancak şeratın helal bellidir, haram bellidir. Bir yerde kadın erkek karışık birbirinin suratına bakma yan yana oturma gibi durumlar varsa bu camide de olmaz. Diyanette de caiz değil. Camide de yapsalar caiz değil yani. Dolayısıyla bir insan evvela arşını kıstasını ve zinubil kıstasını doğru teraziyle tartın.
- 1:28:28
Bir defa önce bir teraziyi doğru aldım eline, ondan sonra Halep'te de aynı ölçer, İstanbul'da da aynı tartar yani. Ama elinde tartı ve ölçü mizanın yoksa vuracağın, değerlendireceğin bir kıstasın yoksa nefse göre hareket edelim. Burası canım hoşlandı gideyim, burası canım hoşlanmadı gitmeyeyim. Halbuki hoşlanmadığın yer senin için karlı olabilir,
- 1:28:56
İstemediğiniz bir şey sizin için hayır olur. Seversin beğensin şerdir. O zaman bunu neyle ayıracağız? Kaderin sırrını bilmiyoruz, kayıptan haberimiz yok. O zaman şeriat fark eder. Hakka gidelim, Cemal-i Mâkibâle'yi seyredelim. Fark demek, ayırmak demek. Arapçada fark kelimesi ayırmak, ferakadan geliyor.
- 1:29:16
Burada ayırımı ben gideceğiniz İslami vs. kurumlar hakkında ölçümüz şudur. Kadın erkek karışıklık yoksa Kur'an sünnet ehl-i sünnete muhalif konuşmalar, konuşmacılar bilmem ne yoksa burada genel manada mahzur yok denir. Özel manada ise İlmiyanma cemiyeti, benim babam Başkan yardımcılığı yaptı.
- 1:29:45
Daha o zaman eski Erbakan Hoca iktidar olduğu zamanlar bu son iktidarı değil, Çillerle iktidarı, koalisyon değil. Erbakan Hoca'nın ilk Kıbrıs'a aldıkları dönemler, Ecevit'le vs. ile, MHP ile, koalisyon dönemlerinde gittiği vakıflarla da vakıflar görev müdürü oldu sonra. Abdülkavi Beşer, Allah rahmet etsin, kabrin nur olsun, o babamın manevi babasıydı.
- 1:30:08
Hem eski Osmanlı döneminde hakimiydi, Bediüzzaman Hazretlerinin bile mahkemesine girmiş hakim. Hem Osmanlı hakimiydi, hem de 3 bin hadises verebilirdi, kuvvetli de hafızdı. Biz de tabii çocuktuk da, Efendimiz Hazretlerimize de gelirdi. Çok helce, celalli, heybetli, acayip bir ayet-i hadis okur falan.
- 1:30:25
O ilim yayma başkanıydı. Babamı da o zaman yardımcı aldı yanına. Babam senelerce ilim yayma cemiyetinde başkan yardımcılığı yaptı. Hadi Osman Topbaş Efendi Hazretleri, hala beni gördüğünde der, babanla biz ilim yaymada beraber. Dolayısıyla geriden beri İslam, Kur'an, Sünnet, Ehl-i Sünnet üzere kurulmuş.
- 1:30:44
Ehl-i Sünnet Müslümanların birliğidir. Buna kanaat getiriyorum. Bilal Erdoğan Beyefendi, Allah selamet versin, hakikaten takva sahibi, haramdan sakınan, şeriat şuurlu. Gördüğüm kadarıyla bürokraside değil, resmi bir vazifesi yok bürokraside de. O Allah rızası için hizmet ediyor. Ama AK Parti'nin zımnında, dahilinde, haricinde hepsini toplasan,
- 1:31:19
yani en şeriatçı, en takva, en Ehl-i Sünnet adamlardan biri olarak, tabii illaki tek odur diyemem, ama en ileriden birkaç tane söylenirsem biri Bilal Bey'dir. Ama onun AK Parti ile ilgisi yok, onu bize ne karıştırıyorsun derlerse, kendileri bilirler. Ama Bilal Bey çok iyi Müslümandır yani, ben iyi bilirim.
- 1:31:40
Dolayısıyla ilim yaymanın başında olmasına bize tabii Ehl-i Sünnet hassasiyetleri bakımından bir güvence olmuş oluyor. Tabii yurtlar yapıyorlar, talebelerin ihtiyaçları karşılanıyor. Bunlar büyük hizmettir. Türgev, Tukva vesaireler de yine onların, onun kontrolünde olduğunu eskiden beri biliyorum. İlim yayma daha sonra herhalde başkan oldu.
- 1:32:00
O Türgevişleri daha eskiden beri çalışıyor. Allah muvaffak etsin hizmetlerinde. Biz gençlerimize şunu diyoruz. Nerede Kur'an-ı Sünnet, Ehl-i Sünnet'e muvaffık, ki buralar muvaffıktır, ama özelde bir celse var, kadın erkek karışık bilmem ne, bakıyorsun erkekler senin suratına bakıyor bilmem ne, o gibi ortamlar zaten genel manada fetva vermediğimiz işlerdir.
- 1:32:23
Bunun dışında Ehl-i Sünnet'e muhalif birilerinin çok konuştuğunu tahmin etmiyorum. Çünkü Mustafa İslamoğlu zihniyeti oralara giremedi. Tabii 10-15 seneler evvel birçok yerde Mustafa İslam zihniyeti, reformistler, Selefi-Vahabi akımları, İran-Şia akımları, bunların hepsi gençlerimize zarar verecek dernekler kurmuştular, vakıflar kurmuştular.
- 1:32:47
Biz bunların hepsine kimine ismiyle reddiyeler yaptık. Milleti bundan uyandırdık. Bir İslamoğlu'nu millete anlatana kadar canımız çıktı ve bu oluşumların içinde de başköşedeydi. Herkesi etkilemişti yani, herkesi etkilemişti. Bak şimdi bir şey yapsa küçük salonu dolduramaz. Evvelce Bostancı Kültür Merkezi'nde 5-10 bini topluyordu.
- 1:33:09
E şimdi bu buraya nereden geldi yani? Herkes oturup reddiye yapmasa ne olacak? Biz bunları uyardık. Bilal Bey hiçbir zaman onlara temayül göstermedi. Çünkü Ehl-i Sünnet ittikası şuurlu ya, şuurlu olduğu için. Adam da dedim sana kıstas olacak, şuurlu olursa meyletmez. Eskiden de meyletmiyordu. Ama gençlerde etkisi yok muydu?
- 1:33:29
İslamoğlu zihniyetinin? Vardı. Bunlardan reddiyeler, şunu millete anlattık. Dolayısıyla Türkiye tukvalara, ilim evmalara bunlar sızamadı. Yani bir sızıntı olabilirse de genel manada yönetimi ele geçirecek ve konuşmacıları düzenleyecek ve insanlara yanlış konuşmalarla itikatlarını bozduracak operasyonlara buralar gelmedi.
- 1:33:56
Bunda Bilal Bey'in de payı var. Allah için kendisine minnettarız. Çünkü gençlerimize hizmet ediyoruz. Gençler oralarda toplanma yerleri yok. Yiyecek, içecek, çayını içecek, hizmet görecek. Ondan sonra bilgi alacak, ilim alacak. Buralara İslamoğlu zihniyeti gibi, Caner Taslaman zihniyeti gibi, Vehhabi zihniyeti gibi, mesela şey de oralara çok sızamadı.
- 1:34:16
Yani Nurettin Yıldız zihniyeti. Nurettin Yıldız Türkiye tukvalarda yok, belki duymuyor. Bunlar çok önemli. Bu zihniyetler orada konuşmacı ve hatip olsalardı, Mehmet Emin Yıldırım zihniyeti, bunlar zarar verirdi. Ben oraların bu gibilerinden korunduğunu düşünüyorum. Az çok da bilgim o yönde. Tabii ince detayım, bilgim yok.
- 1:34:37
Ama burada da Bilal Bey'in ehl-i sünnet hassasiyeti, ehl-i sünnet alimleri tanımı. Alimleri tanıması, ehl-i sünnet alimlerle görüşmesi, konuşması, bilgi alması, Evliyaullah'a itikadı, türbeleri çok ziyaret etmesi, meşayıh-ı kirama son derece tazim ve hürmetleri. Bunları biliyoruz. Kendisiyle çok sıkı fıkıh, samimi oturup konuşup öyle bir şey, imkanlarımız çok olmuyor.
- 1:35:01
Olmuyor. Çok evvelce bir iki celsemiz var. Yani bu son senelerde öyle bir gelgitlerimiz yok. Ama mühim olan, biz hizmete bakıyoruz, zihniyete bakıyoruz. Anladınız mı? Genel manada budur yani. Evet, Allah razı olsun. Şimdi hocam, sorularına cevap bekleyenlerin sayısı arttı tabii. Yani biraz daha böyle hızlandıralım inşallah diyorlar.
- 1:35:24
Arkadaşlarımız da daha hızlı, biz hazırız diyorlar. Yani onlar içeriden siz hızlı hızlı gidebilirsiniz diyorlar. Onlar hazır olma zamanı. Yok, onlar da hani bizim sorulara, cevaplara yatmaya yetiştirecekler. Dümen buradan senin. Dümen sende yani.
- 1:35:41
Şimdi o zaman daha hızlı ve daha inşallah seri gidelim. Bir kardeşimiz demiş ki, hocam sevdiğim kişinin başkasını sevdiğini duydum ama evli değil. Dua etmemde sakınca var mı diyor. Zorlanır zırt dediği yer. Evet, bu gönül işleri nasıl olacak bilmiyorum. Yani çok sıkıntılı şey.
- 1:36:03
Şimdi şöyle iki tane mesele var. Öyle şeyler biliyorum ki, onları öğretsem işi çözer. Ama orada sıkıntıya girebilir karşı taraf. Oradan soğuyacak, buraya ısınacak. Bu süreçler ruhen ve yani ben psikolojik yavru laflarını kullanmak istemiyorum. Ruhen karşı tarafı sıkıntıya sokabilir. Onun için tavsiye edeceğim şey şudur.
- 1:36:29
Hacet namazıdır. Çünkü hacet namazı da Allah'a yalvarıyorsun. Allah'a da dua etmen kapı açıktır. E sen de karşı taraf evli olsaydın, Ya Rabbi onların arasını aç da, boşansınlar da, onu ona yar etme de bana döndür. Dua etseydin günahtır. Çünkü günah istemiş oluyorsun, haram istemiş oluyorsun. Onların boşanmasını, aralarında huzursuz çıkmasına dua etmiş oluyorsun.
- 1:36:59
Onun için masiyete dua etmek masiyettir. Ancak evli değil dediği için konuşuyorum. Evli değilse, hacet ne demektir hacet? Bütün mesele hacetle biter. Kalpler kimin tasarrufunda, yönetimindedir. Allah'ta her şeye kadir. Bir hacet namazı var, 12 rekatlık. Ben onu gaz geçince birkaç kere yaptım. Bir ay evvel yaptık bu ateşkesi.
- 1:37:24
O gece de yaptık ateşkesi. Anlaşma gecesinde de yapmıştık Haydar'da da. Ondan bir ay evvel yapmıştık. Hatta orada ben demiştim. Bu hacet namazı denenmiştir, bir şeyler olacak. Dolayısıyla umulmadığı yerden bir ateşkesler çıktı. Elhamdülillah Allah tamamına erdirsin.
- 1:37:38
Şimdi o hacet namazı 12 rekattır. Secdede bir 20 dakika kadar okuma var. Denedim, hak buldum, denedim, hak buldum. Bütün haciz sahabeleri daha da var. Ben 30-40 hacet namazı yazacağım kitaba. Hazırlıyorum onu. Ama o hacet namazı dergide de vardı. Onu yine paylaşılabilir. Hacet namazı kılarak veyahut da virtler var.
- 1:37:57
Mesela 1479 Selamun kavlen min Rabbin rahim. Veyahut 41 Yasin Şerif. Veyahut 313 Fatiha. Bunlar bir oturuşta okunacak. Arada dünya genelinde konuşulmayacak. Veyahut 313 Ater Kürsi. Veyahut 4444 Salat Tefriki ama onu 8 güne bölebiliyorsun. Veyahut 1001 Salat Encina gibi. Mesela benim düğümleri çözen Salavat.
- 1:38:20
O kitapta düğümleri çözen. Orada öyle şeyler var, gökyere iner. Bunları yazmışım. Yani evli olmadığı için, evleneceğini de sen bilmiyorsun. Allah bilir kim evlenecek, ne bileyim, niceleri öyle nişanlı mişanlı bozuluyor, evlenemiyorlar. Evli akit, nikah akti yoksa, yani Allah her şeye kadir, bir dua, hacet namazı kılıp dua yapmak en fazla diyebileceğim odur.
- 1:38:48
Geri kalan okumalar, üflemeler var. Onlar karşı tarafı ruhani sıkıntıya sokarsa, sihir türünden işlere döner. Kalbi etkilemeye. Bu sefer sana da yer olmaz. Oradan kopar, sana da yer olmaz. Bunalıma sokarsın, kimseye yer olmaz. Bu mesuliyete girer. Ben bir öğretmenim demiş bir izleyicimiz. Diyor ki, velilerim öğretmenler gününde hediyeler vs.
- 1:39:13
veriyorlar. Pahalı şeyler olmasa da içimde hep bir şüphe oluyor. Hediyede şüphe olmaz. Hediye şey değil. Ona hediye vererek ihale almıyor. En nihayetinde. Hediye kime şeydir? Hakimdir. Savcıdır. Bilmem ne dairesinde müdürdür. İhale verecek mevkidedir. Onların hediye almaları haramdır. Çünkü o vazife olmasaydı ona o hediye verilmeyecekti.
- 1:39:41
Burada çocuğumla ilgileniyorsun manasında birediyedir. Yani oradan onu nedir? Notunu kıracak da sınıftan bırakacak. Eskisi gibi sınıfta kalma mınıfta kalma da kalmadı herhalde. Herkes otomatik geçiyor herhalde. Yani hani bir rüşvetlik bir konu görmedim şu anda. Lisede herhalde var sınıfta kalma sadece şu anda.
- 1:40:01
Ya şöyle bir şey var, eğer ondan onun verdiği hediyeyle benim çocuğuma bir imtiyaz sağla bir imtiyaz sağla veya puanını kırma gibi veyahut puanını kırma gibi bir şey hissediyorsa, ondan kabul etmesini ediyorsa fakir hafı karar verir. ediyorsa fakire fukara versin. Evet. Ama hiçbir şey yok yani. Anladın mı?
- 1:40:22
Getiriş götürüş yok yani. Öyle bir şey genel manada hediyeleşme kabiliyinden saysın. Hocam kendimden büyük olan biriyle evlenebilir miyim diye soru. Evlenebilir tabii ne alaka hocam. İslam'da o evlilik şeyinde yaşlanırı diye bir şey yoktur. Yani onun. Ha örf vardır. Millet ne der? Milleti konuşturmayalım.
- 1:40:44
Karıların ağzına özellikle tabii ki erkekler karıları geçti ari dava. Dedikodu malzemesi vermeyelim diye düşünürsen dengi dengine iyidir. Ama fıkha göre hiçbir şey taluk etmez. Hocam benim otizmle konuşamayan yani konuşmayan bir oğlum var. Ahirette cennete mi girecek yoksa toprak mı olacak? Çok merak ediyorum diye bir soru gelmiş hocam.
- 1:41:09
Cehenneme girmeyecek bir defa. Onu Allah'ın izniyle kesin söyleyelim müsterih olsun. Cennet meselesi yani imamlar arasında maturideş ari farkı vardır. Yani Muhammed Hazretleri'ne göre toprak olma durumu vardır. Ancak otizmlilerde akıllılar var. Tabii çok. Eğer Allah'ın varlığını birliğini aklıyla Allah'ın varlığını birliğini bir Allah mefhumu bir imanı varsa tabii ki
- 1:41:40
cennete girecek. Ona şüphe yok. Tamamen deli toprak olur. Aklı varsa ama o aklıyla da Allah. Ben otizmlerde çok konuşuyorum. Dahiler pek çok dahiler otizmle olduğu sürece. Evet evet. Onun cennete girmesine mani yok tabii. Hocam yorgun, bitkin, tükenmiş hisseden en kısa ne yapsın diyor. Delailül Hayat'ı soruyorum.
- 1:42:03
Demiş her günün işte hizbi mesela evlilik niyetiyle okusa olur mu? Neyi? Delailül Hayrat'ı ya da her günün hizbini. Ne hizbini? Her günün hizbi diye yazmış. Her günün hizbini okursa özellikle cuma ikinci akşam varsa akşama bir saat kala cuma hizbini ezandan evvel cuma hizbini bitirirse o arada dört tane esme-i azam gizlidir.
- 1:42:27
O dört tane esme-i azam mutlaka okurken gelecektir. Niyet etsin yüzde yüz kabuldür. Evet. Evlilik meselesinde en mühimlerden biri yine öyle ikindi namazını bir saat kala kılar. Cuma günü akşama bir saat kala ikindiyi kılar. İkinden sonra tesbihle çeker. Ya Allah, Ya Rahman. Ya Allah, Ya Rahman. Ya Allah, Ya Rahman.
- 1:42:53
Ezana kadar hiç dünya kelamı konuşmadan Ya Allah, Ya Rahman derse kesinlikle olur. Ne istiyorsa olur. Bu denemiş. Bir de 1479 Selamun kavlem mir Rabbir Rahim. Başta Hucu var Selamun kavlem mir Rabbir Rahim. Ama sağa sola bakmayacak. Huzur üzere oturacak. Kıbleye müteveccih olacak. Ona buna laf sokmayacak.
- 1:43:14
Mevla'ya kitlenecek yani. Selamun kavlem mir Rabbir Rahim. Bitmeden yani yarım saat falan sürüyor. Bitmeden iş biter. Bunlar denemiş. Hacet işte. Hacetlerde bunlar hep. Benim şeyde bu var mesela. Yasin cüz'ü var benim. Yasin cüz'ünde Yasin bölümünde Yasin-i Şerif'in yüzde yüz yapılma şekilleri, okunma kıraat şekilleri var.
- 1:43:39
Oradan kurtarmaz yani Allah'ın izniyle orada işi bitirir. Oradan dışarı kaçmaz yani isteği. İnşallah. Gençlere muhakkak okunmamızı tavsiye ettiği eser nedir hocamızın diye sormuş. Bir de benzer bir soru olduğu için bu ikisini birleştirelim. Hocamızın diyor birçok değerli eseri okuduğunu biliyoruz. Ama bunlardan hangileri mesela onun başucu kitabıdır diyor.
- 1:44:05
Benim kendi okuduklarımı mı söylüyor? Sizin başucu kitabınızı merak ediyor bir izleyicimiz. Biri de gençlere mutlaka okumasını tavsiye ettiği eser. Benim başucu kitabım çok. Sağ kitap dolu, sol kitap dolu, alt kitap dolu. Başucu kitabının resimlerini çekip atayım. Kendi baksın başucu.
- 1:44:24
Şimdi tabii bizim tarikat tavsiyesi ne? Mektubat-ı Rabbaniye, Nefahat-ül Üns, Reşahat-ı Şerife, Risale-i Halidiye, Risale-i Kutsiye bunlar bizim tarikat anlayışımızla. Bu beş eser vazgeçilmesimizdir. Tarikat ayrı. fıkıh meselelerde, işte efendim, Halep'idir, mültekadır vs. Yani benim kendi alanıma girenler, tefsirde işte ruhul beyandır,
- 1:44:52
şudur, budur, her alanda benim kendim, yani el kitabım diye ilk baktığım, muracaat ettiğim, yani tembihul gafilin, ebu'l-esam, şiratül-islam Şer'u Şer'at-ı İslâm, bunlar. Şimdi tabii milletin bilmediği dolu kitap bana yazma geldi. Evet. Faziletli ameller babında. Onları zaten okuyamazlar. Benim başvurucu kitabım bunlar oldu şimdi.
- 1:45:10
Eski yazıdır ama. Benim kitaplarımdan özellikle en kısası İtikad Risalesi var benim, kısa, 80-100 sayfa, Eliflet İtikadı, soru-cevap. En kısası odur, en lüzumlusu odur. Ondan evvel, ondan sonra cevap yapmadan ne kız alsınlar ne kız versinler. İtikad, itikad, itikad. En kısası. Onun uzunluğunu şeyde yazdım, daha uzunluğu Eliflet İtikadı'yı yazacağım da, o artık
- 1:45:43
âyet-i hadisten delillere giriyor, o biraz uzun sürer. Bir de İman-İslam İlmihalim var. İman-İslam İlmihalim'de de ilk 150 sayfa Eliflet İtikadı'dır. Onda da fıkıh var, onun devamında abdest, gusül, taaret, namaz, o 600-700 sayfadır. Yani İman-İslam İlmihalim birinci cil. İkinci cil, oruç, hadis-i sekat olacak.
- 1:46:08
Onu da hazırladım ama yani ikinci cil herkese taalluk etmiyor. Ben zaten oruç hakkında müstakil yazdım. İslam şartları en büyüktür. Eliflet İtikadı'dan sonra ne gelir? İman şartları, İslam şartları. İslam şartlarına ne gelir? Namaz. Namazda ne yazdım? Abdest, gusül, isaresi yazdım, müstakil. Namaz İlmihali yazdım, aileyette müstakil.
- 1:46:31
Cemaatle namaz yazdım, erkekleri çok ilgilendirir. Tadil-i erkan namazın ruhudur, herkes ilgilendirir. Bunlar tek tek yazdım. Bunlarsız olmaz. Ha, Abdülkalik Eylener'den Salavat-ı Kitabı. Okursan çok sebeb olsun, okumazsan zararlı olmaz. Ama tadil-i erkan okumazsan namazın olmaz. Namazın olmayınca namaz da sana beddua eder.
- 1:46:53
Kılıyorum zannedersen helak olursun. Şimdi onun için bunları da toplayan, hemen hemen toplayan bir kitabım var benim. O 700 sayfadır. O İman-İslam İlmali'nde namazla ilgili 5-6 kitabımın özeti, zarureti vardır. Onları tek tek okusan da iyidir ama namazla ilgili 6-7 tane kitap yazmışım. Benim tavsiyem ehl-i sünnet itikadını ezberlesinler, soru-cevap yapsınlar.
- 1:47:27
Ondan sonra İman-İslam İlmali'ni fakirin yazdığı başvurucu kitaplar da yapsınlar ve ondaki abdest, taarret, gusül, namaz, hepsi onda. Yani 6 kitaptansa cam olmuş vaziyeti İman-İslam İlmali'ndedir. Bunlarsız olmaz. Öbürleri tabii Kur'an'ın tefsirinde yazıyorsun, mealinde yazıyorsun, her şey lazım ama şu anda ölsem mezarda bana ne soracaklar?
- 1:47:56
Neyi başvurucu kitabı okuyayım? Olmazsa olmaz dediler. Bir, ehl-i sünnet itikadı, iki, taarret, abdest, namaz. İlk, kabire şu anda esen bu gece ilk gecesi olan ya sopayı yedi ya rahat etti. Sopayı yediyse namazdan yedi, rahat etse namazdan rahat etti. Bu kadar basit. Ben bunu söylüyorum. İman, namaz.
- 1:48:19
Allah razı olsun. Bu da çok çarpıcı oldu hakikaten hocam. Yani Allah razı olsun. E senin soru şeklinde. Yine bu mesela zina ile ilgili bir kardeşimiz yazmış diyor ki zina eden kişinin zina ederken imanı çıkar diye hadisi şerif var. Bu durumda kişi yani zina ederken ölse imansız mı ölür diye sormuş bu kardeşimiz.
- 1:48:45
Bunun da cevabını sizden alabiliriz hocam inşallah. Yani ehl-i sünnet itikadına göre hiçbir günah adamı kafir etmez. Zinayı helal görerek yaparsa kafir olur. Zina helal derse, alan razı, veren razı ne var bunda derse zina yapmasa bile kafir olur. Bu itikada taluk eder. Hadis sahittir. Tahliz ve tehdit üzere vaki olmuştur.
- 1:49:06
La yezni zanihine yezni ve mü'min. Zina ederken, zina eden mü'min olarak zina etmiyor. Ve la esliku şarikuhine esliku ve mü'min. Bir şey çalan adam, çalarken imanlı olarak çalmıyor. Ve la eşrebul kamirehine eşrebüha ve mü'min. İçki içen, içki içerken imanlı olarak içmiyor. Bu hadis-i şeriflere göre iman bir gömlek gibi onlardan soyulup çıkartılıyor.
- 1:49:32
Kafasında duruyor. O günahı bitirdikten sonra tevbe ederse geri geliyor. Tevbe etmezse geri gelmiyor. Bunlar incelemeler tabi. Bu hadisin manası ehl-i sünnet ulemasına göre şudur. Bir adam zina, içki, ıslızlık gibi günahları yaparken de ehl-i sünnete göre müslümandır. O günahı yaparken ölse, göçük altında, o anda zinada, erkeğin üstünde,
- 1:50:24
kadının üstünde, bir erkek üç kadının üstünde, bilmem ne, üç kadın bir erkeğin üstünde, Efendisi Aleyhü Velâ anlatıyor mesela, depremlerde böyle şeyler yaşandı. Böyle zinalar var. Bu kişiye kafir diyebilir misin? Diyemezsin. Kafir öldü diyebilir misin? Yine diyemezsin. Çünkü adam imanlıdır, nefsine uymuştur, o anda zinaya düşmüştür.
- 1:50:44
Ama bu hadis ne diyor? Bu hadis şunu diyor. İmanının nuru ondan alınır. İmanın aslı kalır, yani müslüman mı müslüman. E biz bunun cenaze namazını kılmıyor muyuz? Kılmak caiz değil mi? Kılmak caiz, kılarız. Yani adam zinada ölmüş bir adamın, Allah'a getirilse ama biz o adamı biliyorsak ki bu adam müslümandı.
- 1:51:05
Ama o arada günaha düşmüş. E ben o cenaze namazını kılarım. Çünkü büyük günaha sahiplerinin cenaze namazını kılın diyor hadis-i şerif. Bu en nihayetinde büyük günaha sahibidir. Olsun falsın. Ama falsının cenaze namazını kılarız. Kafirinkini kılmayız. Onun için burada imanının nuru ve bereketi alınır.
- 1:51:26
Bir daha tevbe etmedikten sonra o eski nuru, zina etmeden önceki imanının kalbindeki parıltısı, o ışık söner. Tevbe ederse gelir. Ama helal arama inanan bir müslüman ne günah yapsa da kafir olmaz. Bu hadis-i şerifi böyle anlamak lazım. İmanı kamil iken ve imanın nuru kalbindeyken zina edemez. Çünkü o imanın nuru kalbinde olsaydı onu zinadan engellerdi.
- 1:51:56
O nur alınır, o nur alındıktan sonra o gaflete düşünce o zina yapar. Yoksa o imanın nuruyla o zina yapamaz. Allah razı olsun hocam. Bir kardeşimiz diyor ki Müslüman bir kişi İslam'dan çıkarsa mürtet olur. Fakat tekrar iman ederse bu kişi geçmiş günahları silinir mi hocam? Demiş. Tekrar iman ederse zaten el-İslam ve tüm bu makamla geçmişini keser atar.
- 1:52:25
Dolayısıyla yeniden sıfır başlar tabi. Yani ona sen geride bir daha içki içmişsin, zina etmişsin, mürtet olmuşsun bilmem ne olmuşsun oradan başlamaz yani. Müslüman olmak geçmişini keser atar. Dolayısıyla hakikaten Müslüman olduysa zaten o hakikaten diye bir şey yok. Allah kalbi biliyor. Beni kandırırsın diye bir girdin bir çıktın.
- 1:52:47
Boyacı küpü mü bu çok çıkar? Ama yani Mevla onu biliyor ya bir irtidat etti. Sonra bazı birkaç tane sahabe-i kiram da hukuk buldu böyle. Sonra döndü. Daha sonra İslam'a güzel Müslüman oldu. Eğer öyle olmasaydı Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem veya sahabe-i kiram onun dönüşünü kabul ederler miydi?
- 1:53:08
Zaten kabul eden ancak Allah'tır. Ama İslam devlet olarak da kabul ediyor bunu yani şey olarak. Müslüman tamam döndü döndü. Geçmişini sorgulamaz. Programda böyle çok değişik sorular da var hocam. Bilmiyorum artık kaldım ama bir ara bir kaçak çay şeyi vardı ya ifadesi kaçak çay. Kocam kaçak çay içmek caiz midir diye bir kardeşimiz artık esprisine mi yazdı
- 1:53:32
gerçek mi yazdı bilmiyorum ama yani daha böyle hani tavsiye niteliğinde soruları sorarsanız inşallah bizde hapishanede kaçak çay geliyordu ama hapishaneye de giriyorsa kaçak çay devletin hapishanesi yani ben ne yapayım millet içiyordu ben de içiyordum yani Urfalılar vardı Urfalılar. Kaçak çay geliyordu.
- 1:53:55
Şimdi eskiden dışarıdan sokuyorlardı Bayrampaşa döneminde bizim şimdi yok ama ya. Şimdi sokmuyorlar. Adı kaçak artık şimdi mi? Yok. Yine var. Kaçak çay yoktur hocam artık ya. Ne kaçak çayı bilmem ne Holding'e ya. Allah Allah. Kaçakçılıktan çay kaçakçılığı eksik kalır da evet. Oho şimdi çay kaçakçılığı kalmadı başka çok çok büyük kaçakçılık var.
- 1:54:19
Kaçakçılık var. Kaçakçılık aynen devam ediyor. Şu anda devletin bir şeye kaçak dediyse tamam mı? Ve bunu ben yasaklıyorum dediyse o da onun yasağını çiğneyerek bilmem ne şey yapıyorsa bunlara bulaşmamak lazım. Evet. Bulaşmamak. Hocam şimdi eee ergenlik Ergenlik döneminde bilhassa pek çok gencimiz barut gibi öfkeli diye yazmış bak herhalde annesi yazmıştır diye tahmin ediyorum.
- 1:54:46
Çok sinirliler söz dinlememekle beraber namaz ve abdest konusunda da ne yazık ki pek gayretli değiller. Hidayete muvaffak olmaları için böyle anne babaya asi olmamaları için kısa öz, pratik ne okuyabiliriz? Ana baba duası, peygamber duası. Zaten babanın duası özellikle peygamber duası. Sen nerede şimdi peygamber bulup da dua alacaksın?
- 1:55:08
Babası işte o vasıfta, o oğlu için, kızı için. Onun için dua yapacaklar. Dualarda da ben sana ne diyorum? İşte elini açıyor ya Rabbim, işte olmaz diyor. Bak diyor, sahabeden birisi geldi, namaz kıldı, iki rekat namazı bitirdi. Ya Rabbim bana şunu ver, bunu ver. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem izliyordu.
- 1:55:29
Acele ettin dedi. Ey namaz kılan. Evvela Allah'a hamd edeceksin. Bir de elhamdülillah Rabbil alemin demeden. Sonra bana salavata uydur. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve aleyhi selamü aleyhi ve sellem. Hangi sırası olursa olur. Bana salat okumadan bir şey isteme. Ondan sonra iste, buyurdu.
- 1:55:50
Ondan sonra peşinden de bir daha salavata uydur. Bir de amin dersin. Amin de mühür gibidir. Dilekçeyi mühürlemezsen, imzalamazsan geçerli değildir. O zaman efendim Mevla kabul eder. Yani babanın duası, annenin duası kalpten olduğu için, evladı için, yüreği yandığı için, ıslahları için, hidayetleri için en kolaylardan, yani ben çok bildiğim için, yani çok bilen de işte
- 1:56:18
böyle oluyor. Bir oturuşta 313 Fatiha. Ne niyetle okunsana oğlum. 313 Fatiha. Okusunlar, ya çocuğun diğer başka bir celsede otur. Annesi babası yarıya bölsün. 313'ü yarıya okusun, yarıya okusun. Aynı anda teheccüde kalksınlar, okusunlar. Bak görüyorsun çocuk nasıl düzenli. 313 Atel Kürsi. Bir gece Cuma gecesi öyle yapsınlar.
- 1:56:43
1479 Selamun kavlen min Rabbin rahim. Başta bir havuzu, arada besmele şartı yok. Sonra 41 Yasin. Salat, tefrikat, salat, tefrikat bunların hepsi geçerlidir. En pratiklerinden Cuma günü akşam ezanına bir saat kala ikinci namazını kılsınlar. İkinci akşam arası hiç kalkmadan Ya Allah'u Ya Rahman, Ya Allah'u Ya Rahman Ya Allah'u Ya Rahman.
- 1:57:05
O anda kabul saati gitsin. Ama kafalarını toplayacaklar. O arada bir şey dinlemeyecekler. Ses olan yerde, kapı gürültü, giren çıkan öyle değil. Huzur üzere oturacaklar. Ya Allah'u Ya Rahman Bak görsünler, çocuklar nasıl düzeliyor. Bunlar en basit. Allah razı olsun. Hızlı şey. Hacet namazları var.
- 1:57:25
Şimdi hafızlık medresesine gidiyorum demiş bir kardeşimiz. Medreseye vahabi zihniyetli olan birisi geldi ve medresenin hocası ben bu kişiyi döndürürüm diyerek içimize aldı. Ne yapmalıyım? Medreseyi değiştirmeli miyim? Vahabi zihniyetli adam sıkıntı. Yani döndürürüm diye demin dediğimiz gibi içeri alıp da içeriyi bozduktan sonra dışarı çıkartmaya mı uğraşacaksın?
- 1:57:49
Yani ehl-i sünnet adam mı kalmadı da ben bunu döndürürüm? Hazır dönmüşü varken burada çoluk çocuk muhatap. Sabi sibyan muhatap. Sen çoluk çocuğun beynini, boş limalarını yani meşgul edecek veya işte onlara bir şüphe vesvese sokacak adamlar olmaz. Öyleyse değiştirsin. Medrese var. Başka medrese bulur.
- 1:58:13
Hocama bir sorun var. Lütfen. Sorun çok merak ettiğim şey demiş. Efendi Hazretleri'nin bu kadar büyük hocalar gördüler. Dizinin dibinde bulundular. Hangi ameli işlediler ki böylesine bu rabıtayı inkara düştüler bazıları için soruyor. Bazıları için ama o yani Efendi Hazretleri'ni hiç tanımamışlar yani.
- 1:58:31
Anlamamışlar. Çünkü Efendi Hazretleri'nin adam sesini duyuyor. Görüntülü ve sessiz 8 tane şahit sağız. Hani bir daha ne derse ki videoyla oynadılar. Bu videoda aynı böyle dediğinin 8 tane canlı şahidi var. Hepsini ben Lalegül'de ses kayıtlarını yayınladım. Evet 6 saat yayın yaptınız ya. Hepsi de muteber insan.
- 1:58:53
Hepsi de muteber insan. Orada bulunan, duyanlardan. Şefik Hoca mı yalan söyleyecek? Muhammed Hoca mı efendiye iftira çekecek? Ondan sonra orada Mehmet Kaya mı? O da oradaydı. Rasul Hoca'nın torunu Rasul Hoca. Müderris. Hepimiz orada oradaydık. Dolayısıyla hani sen dersin ki videonun başı sonu kesik kopuk.
- 1:59:13
Ya bu iş burada yaşandı mı? Bu konuşma burada gelişti mi? Böyle bir soru soruldu mu? Böyle bir cevap verdi mi? E canlıyız burada. 2-3 de kadın vardı. Hadi kadınların sesini şahitliğe almadık. Dolayısıyla ne günah yaptılar da Efendi Hazretlerimize böyle bir muhalefete düştüler? Kesinlikle bir kalplerinde bir maraz, bir hastalık olmasaydı.
- 1:59:37
Kalplerinde bir şüphecilik Efendi Hazretlerine karşı böyle bir şey olmasaydı. Ya şu anda orada bizim Ömer Hocaların, Mehmet Hocalar, çok kıymetli kardeşlerimiz, onların en yakını. 40 sene beraber bizim ders halkalarında da bulundular ve birlikte yüzlerce, binlerce hoca yetiştirdiler. Bana ne dedi telefonda?
- 2:00:00
Efendi Hazretleri, bak Hasan Efendi'ye rabıtayı vermediğini telefonda ben deyince, bu efendi de nasıl böyle iş yaptı diye. Hem bırakıyor, hem rabıta izni vermiyor. E işte bıraksaydı verirdi, bırakmadı işte. Başvekil olarak bıraktı. Senin konumladığın şeyde bırakmadı zaten. Hasan Efendi de öyle bir şey anlamadı, konumundan.
- 2:00:21
Öyle bir şey iddia etmediğini bırak, tevazu değil. Alenen de söyledi, rabıta bana yapılmaz. Ben de Efendi Hazretlerine yapıyorum, değişen bir şey yok, rabıta Efendi'ye devam edecek. Daha ne desin Hasan Efendi? 90 yaşında adam, felç halinde, şu halinde, bu halinde, kelimelere dökerek bunları lafzena söyledi.
- 2:00:43
Sade hareket değil, lafzena söyledi. Kendileri de bunu, biz onun yanında değildik bu sözlerde. Kendileri de bunu ilan edip sitelerinde yazdılar Hasan Efendi böyle buyurdu. Salih Hoca küsten konuştu. Adam hala diyor ki, bu Efendi Hazretleri nasıl iş yaptı diyor. Efendi Hazretleri hakkında nasıl iş yaptı diyen bir zihniyet.
- 2:01:03
Yani kafası o kafaydı demek ki. Hata görüyordu. Mahmut Efendi Hazretleri masum mudur, peygamber değil, masum değil. Masum değil ama tarikat işlerinde biz ona biat etmişiz. Mürşid-i Kamil diye. Biat ne demek? Ancak şeratsız bir şey. Şeratsız bir şey sana emrederse şeyhin, Allah ve Resulü'ne isyan noktasında Şeyh Melek'e itaat yok.
- 2:01:28
Kaydemiz bu mu El-i Sünnet'e göre? Geri kalanda şerata uygun, tarikata uygun bir şey buyurduğu zaman, ben de seninle sözleşmişim, sana tabi oldum demişim. Bu hükümet için biat etmek de yani halifeye biat da böyledir, tarikatta biat da böyledir.
- 2:01:48
O Ülül Emir kimdi bizim hakkımızda? Yani şu anda biz Şeriat Devleti'nde miyiz? Başbakan'a, Cumhurbaşkanına gidip de halifeye biat gibi biat yapıyor muyuz? Hayır tabi. Peki Ülül Emir'e itaat edin. Ülül Emir neydi İbn-i Abbas? Bütün müfessirler, sahabeler ne dedi? Ülül Emir ulemadır baştan. E biz de kendimizi Ülül Emir olarak gözümüzü açtık mıydık?
- 2:02:10
Onlar da madem Mahmut Efendi'ye bağlandık, Mahmut Efendi bir cami imamı mıydı? Demek onların gözünde cami imamından öte geçmemiş. Gelene ağam, gidene paşam. Cami imamı değiştikçe her gelen imama biat ediyorlar. Eski imamlara biat ediyorlar sırayla demek. Öyle bir şey olabilir mi? Madem Ülül Emir'e itaat farz, sen bir adama tabi olman farz değil,
- 2:02:36
Allah'ın Rasulü'ne tabi olman farz. Onun dışında hiçbir alime tabi olman farz diye bir şey yok. Öyle mi? Ama sen gelirsen benden sözleşirsen, dersen ki ben sana söz veriyorum, bana emrettiğin, yap dediğin, işlerde meşru zemin zaten Kur'an-ı Sünnet belli, helal alan belli yer. Meşru zeminde ben senin sözünü kırmayacağım, ben sana söz verdim desen,
- 2:03:01
bunun tarikata girmekle de alakası yok. Anladın mı? Tabi. Bunun tarikata girmekle alakası yok. Akıt denen bir şey adamı bağlar mı? Bağlar. Aldım dedim mi, alıyor musun arabayı? Sattım dedim mi, gidiyor mu araba? Evet. Kabul ettim dedim mi, evleniyor musun? Boşadım dedim, karı gidiyor mu? Gidiyor. Bu kadar basit ya.
- 2:03:22
Akıtler lafızlarla olur. Ya eyyühellezîne âmenû evfû bil'ukûd. Ey iman edenler, akıtleri ifade edin. Baş emir ya. Akıt ne? Sözleşme. Mahmut Efendi seni davet mi etti? Gel bana mürit ol diye davetiye mi gönderdi? Oradaki şimdiki sapıtmışlara. Mahmut Efendi Hazretleri, size mi yalvardı benden tarikat dersi alın diye?
- 2:03:50
Kendiniz gittiniz, kaşındınız. Kendiniz istihara istediniz. İstiharanız çıktı çıkmadı neyse, kiminin geç çıktı, kiminin erken çıktı. Ona elini tuttunuz, o da size şu ayeti okudu. inne lezîne yubâ'yûneke inne mâ yubâ'yûneke Bana ne okuduysa onlara da aynısını okudu. Herkese ayrı bir ders vermedi ki. Seninle sözleşenler, ancak Allah ile sözleşmiş olurlar.
- 2:04:18
Yedullahı fevk edeyim. Allah'ın kudreti, onların ellerinin üzerinde Allah'ın nusreti, bereketi var. fe mennekete fe inne mâ yenküse alâ nefse Bu sözleşmeyi bozan, kendi aleyhine bozmuş olur. ve menevfe ve affâ bimâ adi aleyhullâh Bak şimdi. Ayetin başında, Habibim seninle sözleşen, benimle sözleşen.
- 2:04:36
Peşinde ne diyor? Allah'a verdiği sözde duran diyor. Demiyor ki sana verdiği sözde duran. Ve sebepti yecran asimâ. Büyük ecir Allah ona verecek diyor. Şimdi biz burada inşallah büyük ecir bekliyoruz. Efendi ile sözleştiğimiz biatı bozmadık. Rabıta bana devam edecek buyurdu. Kulağımızda duyduk. İlk bana duyuralım mı?
- 2:04:59
Duyurun. Çok güzel, doğru yaparsınız buyurdu. İlk bana da duyurduk, vazifemizi yaptık. Hastanede sorulan soru ortada. Yerinize birini bıraktınız mı? Yok yok. Kalifem yok. Vekillerimle bu yol yürüyecek. Bu kadar şahitli sözler.
- 2:05:15
Şimdi buna rağmen, Mahmud Efendi öldü, işi bitti. Zaten o son on sene, yirmi sene Alzheimer olmuştu. O şerhliği, mescidi de bitmişti kafasıyla. Ondan sonra haşa ve kella. O zaman Hasan Efendi son yirmi seneyi bilmiyor muydu ki? Hasan Efendi, Rabıta Mahmud Efendi'ye devam edecek. Zaten burada Hasan Efendi'yi anlamak lazım.
- 2:05:35
Yirmi ay Rabıta'yı kendine yaptırmaması ne demek? Mahmud Efendi son şerhliği devam ediyordu. Bunun başka izahı var mı? Kendini şey kabul etseydi, Rabıta'yı kabul etmek zorundaydı. Mahmud Efendi Hazretleri bana Rabıta yapılmaz dedi mi Efendi Baba'dan sonra? Niye? Çünkü Rabıta izni vermişti ona. Kendine yaptırabilirsin demişti.
- 2:05:53
Şimdi Mahmud Efendi bana Rabıta yapılmaz deseydi, vazifesini reddetmiş ve inkar etmiş olurdu. O kadar mütevazı. O da ister ki herkesi Alaaddin Efendi'ye yapsın. Kendini istemez. İstemez ama vazife. İstenmez, verilir. Vazife verilmişti, üstüne yük yüklenmişti. Bu vazife benim değil derse, o zaman nerede bir peygamber dese ki ben peygamber değilim.
- 2:06:13
Tevazu için ben peygamber değilim denir mi? Denmez tabii ki. E tamam Mahmud Efendi de bana Rabıta yapılmaz derse, e yalan konuşmuş olacak. Evet. Onun için doğruyu söylemek zorunda kaldı. Evet. Anladın mı? Ama Hasan Efendi ne yaptı? O da doğruyu söyledi. Evet. Bana yapılmaz dedi adam. Yalan mı konuşacaktı?
- 2:06:33
Yalan mı konuşacaktı adam? Peki madem ona görev verildi, o da kendini şeyh olduğuna inanıyorduysa, silsilede yazılmış şeyh olduğuna inanıyorduysa, o da mecburdu bana yapılabilir deme. Tabii. O zaman ne olurdu Efendi Hazretleri? Bana Rabıta yapılmaz. Peki Hasan Efendi Efendi'den daha mı tevazuduydu? Bir de tutturmuşlar Hasan Efendi tevazusundan kabul etmedi.
- 2:06:54
Vazife istenmez, verilir. Verildikten sonra üstüne çık diye oturur. Sen o vazifenin altına çıkamazsın. Yapmazsan vazifenin risaletini tembih etmedin, Allah belanı verir diyor. Efendi bu vazifeye üstlendi, mecbur Rabıta'yı kabul etti. E Hasan Efendi tevazudan kabul etmedi diyor. E Hasan Efendi Efendi'den daha mı tevazuduydu?
- 2:07:14
Efendi tevazuda zirveydi. Gizli nefis de yoktu onunla. Öbürüyle herkeste bir gizli nefis var. Efendi de gizli nefis de yoktu. Bir de bu gizli şeker gibi bir de gizli nefis vardı. E şimdi Efendi o en tevazulu insan dünyada yanında büyüdük. Ondan tevazulu adam görmedim ben. Kaddese Allah'a sorup. E peki o bana Rabıta yapılır dedi.
- 2:07:34
Hasan Efendi niye bana yapılmaz dedi. Ondan sonra Hasan Efendi ölür ölmez gömmeden evvel uydurdum bir sahte şey. Rabıta da Efendi'ye yasak. Yasak. Efendi emret diyor bana devam etsin diyor. Yasak. Bir de bak tersliğe bak tersliğe. E şimdi bu adamların kalbinde evvelce hastalık olmasaydı şek şüphe hastalığı olmasaydı yani Efendi hakkında Efendi hakkında diyorum.
- 2:08:01
Yanlış anlama ben İslam'da şüpheleri var demiyorum. Efendi Hazretlerinin mürşidi kamil olduğuna dair itikatları tam olsaydı bunların kalbinde en ufak bir şüphe olmasaydı böyle yaparlar mıydı? Yapmazlardı. O arkadaş sorusu cevabının içinde. Bunlar ne günah işlemişler ki Rabıta'yı inkara, Efendi'yi inkara.
- 2:08:22
E şimdi yaptık Vehhabileşme sürecine girdiler. Çok hızlı ilerliyorlar. Sohbetlerde arasına temas ediyorum. Ölülerin tasarrufu kalmaz. Evliya kabirden yönetemez. Demeye başladılar. Bu tam bir Vehhabi ağzı birebir. Çünkü bütün ecdad itikadı tarikat değil. Fahru Razi tarikat kitabı mı? Kazım Eczavi tarikat kitabı mı?
- 2:08:44
Ölülerin ruhlarının tasarruflarının yöneti devam ettiği Beczavi, Fahru Razi tefsirde yazıyor. Bu tarikat kitabı mı? Yani bunlar tamamen El-i Sünnet'ten çıktı. Zıvanadan çıktı yani. Yine evlamarıma bastırdın ya. Mübarek adam. Nereden okuyorsun onları? Ben mi sana sipariş verdim? Hocam gönderiyorlar yani ben de buradan hayır bana böyle bir şey sor
- 2:09:06
ben cevap vereyim diye Allah için söyle bak. Vallahi billahi yemin ediyorum. Ben böyle bir şey konuya girelim dedim mi şimdi? Herkes girse görüyor zaten soruyu buradan. Ben de YouTube chatten soruyorum yani bunu. Dolayısıyla öyle bir şey olamaz yani.
- 2:09:20
Şimdi Onları zaten biz arada yapıyoruz. Biz şimdi milletin Kur'an Sünnet, El-i Sünnet diğer müşkillerini cevaplayalım. Zaten yapıyorum o vazifemi. Bidat ehlini öven imamın arkasında namaz kılınır mı hocam? Ya da iadesi gerekir mi diye sormuş. Bidat ehlini öven derken, övmek demek o görüşe katılmak demektir.
- 2:09:42
Bir insan katılmadığı görüşü övmez. Ama bidat ehli deyince de şimdi bu bidat ehli lafı da Çok geniş oldu yani. He, işlar çoldu. Hep bidat ehliymiş. Şimdi buradaki bidat şeriat bidatıdır. Buradaki bidat 72 fırka bidatıdır. Buna bidat ehli bir imama
- 2:10:03
Şimdi övdüğü adam kim? Övdüğü adam Hayrettin Karaman ise bidat ehlidir. Mustafa Karataş da tescilli bidat ehlidir. Anladın mı? Mustafa Öztürk ise zaten mürtettir. Mustafa İslamoğlu ise zaten mürtettir. Adam çünkü Adem Aleyhisselam'ın babası var demiş, Kur'an'ı inkar etmiş. Veyahut Girasun cennetten daha yeşil.
- 2:10:27
Adam Girasun cennetten daha yeşil demiş. Şimdi bunları konuşmuyoruz. Veyahut Mehmet okuyan mucize yok. Meryem Validemiz çift sinisiyetteydi demiş. Bilmem ne bilmem ne. Mescid-i Aksa orası değil diyor. Cihirhanedeki mescid diyor. Kur'an'daki Mescid-i Aksa'yı inkar ediyor. Yani şimdi bunlar da Aslında benim reddiye yaptığım, bidat ehli diye reddiye yaptıklarım iki kısmı ayrılır.
- 2:10:53
Bazısını bidat ehli demek zorunda kalıyoruz ama Aslında onlar bidat ehli değildir. Onlar mürtettir. Burayı ayıralım şimdi. Çünkü bir insan Bir insan Mehmet Emin Yıldırım'ın dergisindeki yazarlar gibi Eğer Musa Aleyhisselam'ın asayi vurdu deniz yarılmadı öyle bir şey yok. Med cezire denk geldi diyorsa Ayeti inkardan mürtettir.
- 2:11:23
Ay yarıldı diyor Kur'an. Kamer Suresi başında. Ay yarılmadı. Kıyamete yakın yarılacak diye. O ayeti inkar ediyorsa mürtettir. Bir insan İsa Aleyhisselam Sade anasının suyundan olmadı. Erkeklik hormonu da içinde vardı. Bilmem ne bilmem ne diyorsa Kur'an-ı Kerim Burada Meryem Validemiz'e Cibril Aleyhisselam geldi, üfledi.
- 2:11:46
Bununla oldu derken Çift cinsiyet bilmem ne derse Kur'an'a bu mürtettir. Şimdi böyle kabak gibi Ortada Ayet de olsa Aklıma bakarım, inkar ederim. Bunlara zaten bidat ehli denmez. bid'at ehli denmez. Bunlara zaten bid'at ehli Bidat ehli kime denir? denmez. Bid'at ehli kime denir? Bidat ehli mesela Hayrettin Karaman.
- 2:12:06
Bid'at ehli, mesela Bidat ehlidir. Çünkü Bid'at ehlidir. Çünkü Hz. Muhammed'i sevmem. Ve sahabeyi sevmeyen bidat ehlidir. Veyahut kabir azabı Yani millete anlatmayalım İşte kaset çekerler bilmem ne bilmem ne Bu gibi laflar Bidat ehlidir. Mesela İsa As'ın İneceğini inkarı.
- 2:12:30
Şimdi öyle bir konu ki Ayetlerde ima ve işaret var. Sahih mütevatir hadislerde de Sarahat var. Dolayısıyla ahlusi de diyor ki ulema ittifak etti. Şimdi Mustafa Karataş olaylar. Bir insan İsa As İnmeyecek dese Mütevatir hadisi inkar, ayeti inkar gibidir. Kafir olduğunda ulemanın icmağı var, görüş birliği var.
- 2:12:52
Şimdi onun için hangisi bidat ehlidir hangisi mürtettir. Bir defa bunun tasnifi baya baya zordur. Şimdi Nurettin Yıldız Mürtet değildir. Nurettin Yıldız bidat ehlidir. Selefi akımına kapılmıştır. İbli tehniyecidir. Sahabe-i kirama acayip ifadeleri kullanmaktadır. Tabi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem mürşidi kamil değildi derken çok tehlikeli bir sürece girdi ama
- 2:13:18
tabi orda şey, şimdi Musa as asasının deniz yarılmadı veyahut ay yarılmadı diyen bidat ehli olamaz. O mürtettir. Çünkü ayet inkar ediyor. Ayet ve inşakka yarıldı diyor. El kamara o ay diyor. Fem felaka ayrıldı diyor. Fevkane küllü füzün kettavdı lazım. Dağ gibi diyor, sular kenara dizildi diyor. Buna bidat ehli denmez.
- 2:13:42
Ayet inkar edene bidat ehli dersek dünyada gavur kalmadı o zaman. Biz demiyor muyuz ki Kur'an'ın biatını inkar, hepsini inkar. Tabi. O zaman bidat ehlini ayıralım. Sahabe hakkında ki konuşmalardan vesair. Allah işte mutezile gibi. Allah-u Teala cennette görülecek, görülmeyecek derdi. Ehli sünnete göre görülecek.
- 2:14:03
Allah-u Teala cennette görülmeyecek dedi falan. Şimdi biz ona kafir demiyoruz. Şianın işte Kur'an eksik derse o kafir. O bidat ehli denmez ki ona. Mesela ben yakında yayınladım. Arkadaşlar yayınladığımı bilmiyorum. Mukteda Sadır'ın ses kaydını yayınladılardı. Bilmiyorum yayınlamışlar mı. Ben onlara dedim yayınlayın.
- 2:14:27
Twitter'da herhalde. Mukteda Sadır ne diyor? Kur'an eksik diyor. Tahrife uğradı diyor. Hazreti Mehdi geliyor. Onların da dediği bir başka Mehdi beklentisi var, farklı bir şey. beklediği bir başka Mehdi bekliyor. Mehdi gelecek diyor, esas Kur'an'ı getirecek diyor. Şu anda elimizdeki Kur'an eksik. Kur'an, seni okuduğun Kur'an'dadır, seni de kabul ettiğin Kur'an'dadır.
- 2:14:44
İnnâne hâlu nezzelne zikra ve innâne hâlu lehâfizûn. Kur'an'ı biz indirdik, onu koruyacak biziz. Allah koruyamadı da Hazreti Osman mı? On iki bin âyeti eksikmiş, haşa. Kur'an eksiktir, tahrif edilmiştir. Aynı Tevrat'a, İncil'e çevirmiş Kur'an. Ses kaydıyla konuşuyor. Nurak'taki Şia'nın imamı, başı. E şimdi sen buna bu Şia mezhebi 72 fırkadan biridir, bid'at et.
- 2:15:06
yetmiş iki fırkadan biridir, Bidat'ı. Ulan ne Bidat'ı öyle, Kur'an tarif edildi diyenin Bidat'ı mı kalır? Ulan ne bid'atı? Kur'an tahrif edilmiştir. Onun için mürtetle Bidat ehline ayıralım. Benim reddiye yaptıklarımın bir kısmı hatta birçoğu mürtettir. Dinsizdir. Selam alınmaz, selam verilmez, kız alınmaz, kız verilmez, Müslüman mezarlığına gömülmez.
- 2:15:25
Ama o şimdi Hristiyan'ı bile gömmeye başlamışlar bazı mezarlıklarda. Onu karıştırma. Bidat ehliyse, şimdi o bana soru soruyor, ama ben ona Bidat ehli midir değil midir onun tespiti lazım diyorum, bir. İki, eğer Bidat ehliyse, Bidat ehlinin arkasında kılmamak lazımdır. O adam, imam da onu övüyorsa, alimler buyuruyorlar ki, Bidat ehlinden birini öven,
- 2:15:52
onun görüşünde olmasa onu övmezdi. Dolayısıyla o da aynı görüşteyim demektir, onun da arkasında kılınmaz. Ama, cuma gibi, bayram gibi, başka hiç bir gidilecek bir yer yok. Böyle bir duruma düştün, mürtet için demiyorum. Bidat ehli için diyorum. O zaman, ihtilaf var. Bazı ulema, onda da kılınmaz diyor.
- 2:16:17
Bazı ulema, cemaat de kılsın, bak bu günah için demiyorum. Fâsık o, haccacı zalimin arkasında sahabe kılıyor, dağ sanı basireler kılıyor çünkü o, itikatta bidat değil o, o fâsık. Evet. Bak, fâsık o. Onu konuşmuyorum. Bu kavramların her birini zaten bir bilmek lazım evvela hocam. Sen şimdi mesela, adamın biri içki içiyor, bayıldığında gelmiş imamlık yapıyor.
- 2:16:44
Sarhoşken yapmıyor. Sarhoşken yaparsa uyulmaz. Cumada, bayramda gitsin, boşver. Uyulmaz. Ama adam normalde içki içiyor, veya zina ediyor. Eğer sen bir yerde kalırsan, kaldığın yerde de cuma ve bayram başka kıldıran yoksa, bu adam ne kadar günahkar olduğunu bilsen de arkasında cuma bayram kılınır mı?
- 2:17:05
Kılınır. Haccacı zalim, dünya kadar sahabe, yüz bin adamı öldürdü. Hasan Abbas'ı kılıyor muydu? Kılıyordu. Hazreti Enes kılıyor muydu? Kılıyordu. Neden? Çünkü cuma bayram tek yerde kılınıyordu o zaman. Mecburdu orada cuma bayramı kılmasa, namaz gidiyordu. Anladın mı? Fâsık ayrı bir konu. Bidat ehli itikata taalluk eder.
- 2:17:24
İstediği kadar takva olsun. Sabaha kadar zikir yapsın. İtikata bozukluk var, evliya zannetsen hikaye. Övüyorsa imam, o da. Dedi. Adam ne dedi bize? Bizim imamın arkasında kılınır mı dedi. Ben çok anlatırım sohbete. Dedim ne bileyim ben senin imamın ne yapıyorda, niye soruyorsun? Dedi ki, ben şeriatçıyım diye beni mahkemeye vermiş.
- 2:17:48
E şimdi, şeriatı inkar eden, şeriatçı diye mahkeme veren adam, zaten bidat ehli değil o, mürtettir, yavurdur. E sen onun arkasında kılınır mı, bana ne soruyorsun? Evet. Adamına göre muamele. Ama bidat ehli olduğu tescilliyse, ha ama bir adam rabıtayı inkar etmekle mesela dese ki, ben tasavvufa, tarikata inanmıyorum.
- 2:18:10
Veya dese ki, ben tasavvuftaki bu rabıta olayını kabul etmiyorum, reddediyorum. Doğru bulmuyorum. Bu adam bidat ehli olur mu? Olmaz. Bunlara dikkat edelim. Şimdi bizim millet cahil olduğu için, rabıtayı inkar eden, veyahut Efendi Hazretleri rabıtadan bahsediyor. Ben diyorum, Mahmut Efendi'nin bu rabıta görüşüne katılmıyorum dedi adam.
- 2:18:29
Bu şimdi bidat ehli olur mu? Olmaz. Bidat ehli olmaz. Ya o adamın arkasında kılınır, şudur budur, nedir? Ha başka imam var, takva, Efendi Hazretleri'ni kabul eden, seven, dersli, tercih edilir. Ama başka cahil yoksa da kılınır mı? Kılınır. Çünkü ona bidat ehli de denmez. Çünkü İskilipli Atıf Efendi, merhum şehit, rahmetullahi aleyh, rabıtayı reddediyordu.
- 2:18:55
Tarikatı da inkar ediyordu. Ama Ali Adem Efendi Hazretleri şeriat, zahiri ilimde onunla arkadaştı, medreselerden. Tabi Ali Adem Efendi ilmine yetişemezdi, zehirde kadar yetişemez ama o çünkü dört mezheb bütün. Ali Adem Efendi Hazretleri, o bidat ehli olsaydı, İskilipli Atıf Efendi, tarikatı ve rabıtayı inkar ettiği için, bidat ehli sayılsaydı,
- 2:19:16
Ali Adem Efendi Hazretleri onunla yer içer miydi? Bidat ehliyle oturup kalkar mıydı? Anladın mı? Ölçüleri iyi anlamak lazım. Allah razı olsun. Ama tabi bunların her biri vakti de götürüyor. Fakat çok çok önemli. Şimdi mesela İhsan Şen Hocak Hoca Efendi ile Nurettin Yıldız bir tutulabilir mi? Mehmet Emin Yıldız'ın bir tutulabilir mi?
- 2:19:43
İhsan Efendi Hoca ile bazı şeyler oluyor. İşte Seyit Kutup meselesidir. Bilmem bir şeyler çıkıyor. Yani oradan Efendimiz Hazretleri'ne muhalif oluyor. E şimdi bu onu bid'at ehli yapar mı? Haşa! Tam ehli sünnetin itikadı. Tam! E şimdi sana böyle yapmalı. O şunu şöyle dememeli. Bu buna mı? Geç o işleri.
- 2:20:07
Biz elhamdülillah görüşüyoruz, ediyoruz. Hatta biz bu gece İzmir'de 10.000 kişilik salon tutuldu. Hüseyin Avni Hoca, ben, İhsan Şen Hoca, Hoca Efendi üçümüz birlikte konuşma yapacaktık. O bozuldu da biz buraya geldik. Bakan Bey gelecekmiş bilmem ne. Salonu iptal etmişler sonunda. Yoksa İhsan Hoca da tamam dedi.
- 2:20:27
Biz Ha! Bazı görüşlerde ayrılık var diye Sen onu hemen bid'at ehline sokabilir misin? Haşa! Olmaz! Nurettin Yıldız'ınki çok farklı bir şey. Adam hepten Resulullah'ın müşriki Kamil değil diyor yahu. Ha! Ha ona da mürtet diyebilir misin? Haşa! Ona da mürtet diyemezsin. Tevil yapıyor, bir şey yapıyor. Neyse bilmem ne.
- 2:20:47
Yani çok hassas nokta. Ebubekir Sifir Hoca ile ileri geri işler oldu aramızda. Evvelce çok şeyimiz de oldu. Sonra Ha! Misal. Ehl-i sünnet. Ha! Şüphe yok. Tamam mı? Rekaib namazını reddediyor. Veyahut da anladın mı? Mihya-ül ümitinde geçen bazı hadisleri Bu namazlar şey diyor ya tamam da o da kendinden önce geçen bazı muhaddes alimlerin görüşlerine göre bunu söylüyor.
- 2:21:16
Ben amel ederim, itikad ederim, kabul ederim. Ya onlar da bu namazı kılmayın ee demesinler mi dedi? Namaz faziletli ameldir, kılın desin. E demedi. Rekaib namazını reddediyorum dedi. Sen şimdi Ebu Bekir Süfîr Hoca veya İhsan Şen Hoca hocaefendiler rekaib namazı yoktur dedi diye biz şimdi kalkıp da ee bidat ehlidir dersek ne oluruz?
- 2:21:40
Zalim oluruz. Evet. Çok acayip bir şeyler anlattım. Yani şu anda verdiğim ölçü ben şu anda arkadaşlara kıstas ve ölçü verdim. Bir mürted seviyesi var. Bir ehl-i bidat seviyesi var. Bir de kendi içimizde bazı meselelerde meşayıhı rivayet ettikleri hadislere itikad edilir edilmez gibi içimizde tartışmalar var.
- 2:22:02
Tabii ki biz itikad eden taraftayız meşayıhın hadislerine. Dolayısıyla bundan da çok fazilet, bereket görüyoruz. Allah onlara da tabi itikad versin diye duada ediyoruz. Ama hocaefendiler ehl-i sünnet alim olmaları kesindir oldukları. Bunları söylemek zorundayım. Yoksa beni dinleyen cemaat da ilim seviyeleri eşit olmadığından biraz dozunu kaçırabiliyorlar.
- 2:22:30
Bu da beni üzüyor. Her tarla aynı zamanda sürülmez. Allah razı olsun. Hatta bu bölümü özellikle paylaşmak da lazım hocam. Yani ayrıca çünkü güzel bir cevap da olmuş oldu. Paylaşırlar herhalde. Çünkü şeyde sosyal medyada sürekli gördüğümüz tartışmalardan biri o kantların topuzunu kaçırıyor bazıları. Yani dediğiniz gibi bu kavramları bilmek ona riayet etmek çok önemli.
- 2:22:57
Yani benim reddiye yaptığım cübbelinin reddiye yaptıkları üç kısmı ayrılır. Bir mürted olanlar. İki ehl-i bidat olanlar. Üç tasavvufi manada tartışmalı olanlar. Evet. bidat ehl denmez. Evet. Allah razı olsun. Bunu bu başlık altında konuşalım.
- 2:23:25
Şimdi hocam bir soru da tabii bu gençlerle ilgili çok konuştuk ama geleceğe dair diyor bu gençler hakkında diyor umut taşıyor mu hocamız diye bir kardeşimiz sormuş. diye bir kardeşimiz sormuş. Gençlerden umutlunuz, umudunuz yok mu? Gençlerden umutlunuz, umudunuz var mı? Genel manada umut taşımıyorum.
- 2:23:41
Çünkü hadis-i şerif Bundan sonra diyor, benim vefatımdan sonra diyor, sizin sizin üzerinize hangi zaman gelirse diyor üzerinize hangi zaman gelirse diyor, o gelen geçenden şerli olacak diyor. Rabbinize kavuşuncaya kadar hep şerli olacak diyor. Hazreti Mehdi ve Cansız hanımın hüznüne kadar burada umumi manada
- 2:24:02
bugünden yarın daha iyi olur diyeceğimiz bu hadis-i şerife göre bir beklentimiz kalmadı. Ama bireysel Umudum var. Bireysel. Yani o genç, Bireysel. Yani o genç kendini medreseye atabiliyorsa, kendisini el-fünet itikadı üzere yetiştirebiliyorsa, el-fünet âlimlerin sohbetine gidiyorsa, haramdan sakırıyorsa, öyle gençlerimiz, kızlarımız, oğullarımız, torunlarımız
- 2:24:25
olacaktır inşâAllah. Anababalar da yetiştirmede çok büyük önem düşüyor. Öyle nesiller geçecek. geçecek. Şu Efendi Hazretleri benden Hz. Mehdi'ye ulaşacak demesi. Yani açtığım çığırdan Hz. Mehdi'ye ulaşacaklar var. Ama ben bunu genel manada diyebilirim, ha karpuz gibi ortadan ayrıldık. Karpuz gibi ayrılmadık.
- 2:24:46
Karpuz yani 95'i bizim tarafta kaldı da, 5'i o tarafta kaldı. Ama adamlar hemen reenkarnasyondan başladılar, incil soktular. Yani şunu demek istiyorum, Efendi Hazretleri genel manada herkese teminat vermedi. Ama benden ulaşacak dedi. Ulaşacak demek, ulaşacaksa ulaştıracaklar var. ulaşacaksa, ulaştıracaklar var.
- 2:25:03
Demek ki bu yol yürüyecek. La tezâlûn da'îfetûn bil ümmetîn. Ümmetimden bir taif ediyor. Ümmetimden bir tayin. Bak bu ikisi de çok sayılı. Daim olacak, alelhak. Hak olan ehl-i sünnet, itikad-ı amel üzerine. La yeddurû men ghezelûn. Onları yardımsız bırakan, onlardan desteğini çeken, ben artık cübbeli dinlemiyorum, cübbeli, fitneci, bilmem ne, darılan yatağına ayrılırsın.
- 2:25:29
Onları yardımsız bırakan, onlara zarar veremeyecek. Hattâ yed-i emrullahum alâ zâlik. Allah'ın emri kıyamet kopana kadar, bak, ümmetim hakta daim olacak demiyor. Ümmetimden bir cemaat, bir taife. La tezâlûn ümmetî diye bir adısı yok. Taifetün min ümmetî. Onun için bu büyüklerimiz bize yol bıraktı, çığır açtı, müceddit.
- 2:25:53
Bütün benden ders alan sapıtmadan yürüyecek diye bir teminat yok. Bütün gençler düzelecek. Bütün medreselerden çıkanlar, imanetlerden çıkanlar, her şey namaz eyle, Kur'an eyle, esnet olacak. Böyle bir teminat. Medreseye de yok. Ama mecbursun o kurumları yaşatmaya, o kurumsallaşmaya ve oradan. Çıkan yine oradan çıkacak.
- 2:26:17
Ama her çıkan doğru çıkmayacak. Bulan arayan, bulmaz her arayan demiş. Ama bulanlar yine arayanlardan olacak. Dolayısıyla genel ümit taşımıyorum. Bundan sonra tam şeraat gelir bilmem ne Hazreti Mehdi'ye kadar tam şeraat hakimiyeti beklemiyor. Afganistan'da kısmi bir şey olur. Öbür tarafta kısmi bir şey olur.
- 2:26:38
Türkiye'de inşallah olur. Türkiye'de inşallah kısmi değil genel olur. Ama inşallah inşallah ama millet şeraatı zaten kendi istemiyor. Başörtülüler şeraat istemiyor. Beş vakit namaz kılan cami cemaatine referandum yap bakayım kaç kişi şeraat istiyor. O zaman ondan sonra bana konuş. Biz yine hizmetimize ilham edeceğiz.
- 2:27:02
Sohbetimizi, emni harfimizi, medrese faaliyetimizi. Herkes işine bakacak. Ama genel manada ümitli değilsem de özel manada birçok genci kurtaracağımıza, hatta kurtarıyoruz Allah kurtarıyor, Efendimiz Hazretleri kurtarıyor. Bütün hocaefenler sebep oluyor. Medrese hocaları sebep oluyor. Kapı kapı gezer emni harf efendiler var.
- 2:27:25
Allah muvaffak etsin. Onun için biz şimdi Efendimiz Hazretleri'nin tabiriyle sel kütükleri almış götürüyor denize. Bu kütükler denize giderse kimseye yaralanamaz. Selden kütük kapmaya bakalım der. Kenarda duralım bir kütüğü hepsini kapamazsın. Sel altı gidiyor. Kaç kütük kaparsan sonra kurutursun. Döşeme tavan yaparsın, belki odun yaparsın.
- 2:27:47
Bir ısınırsın fayda görürsün. Sel almış gidiyor. Selden kütük kapma faaliyeti yapıyoruz. Hocam güzel bir soru var. Diyor ki haram olmayanı ısrarla dua ve namazla istemek günah mıdır? Yoksa Allah'a bırakmak mı tercih edilir? Yani haram değil ama ben onu gece gündüz artık derlerim. Benim gibiler makamı düşük olanlar haram değilse olana kadar isterim.
- 2:28:20
Kendi makamına baksın. Efendimiz Hazretleri gibiler makamı yüksek olanlar Mevla'ya bırakır ne yaparsa yapsın. Bu kadar basit. İkisi de caiz. Aynı şekilde duada ısrarcı olalım mı? Bana acımışlar da bir çay göndermişler. İçiyorlar ondan sonra Güzel bir soru yine bak. Genç yaşta diyor tek tük çıkan bu ergenlik sakalları yani tam olmadığı için daha Asla bir kılı bile kesilmez.
- 2:28:55
Bir kılına bile ceval gelmemeli. Sonra kürleşmiyormuş da köse kalıyormuş da öyle bir şey numara yok. Kaç köse kalsa ben kalırdım. Ben hiç ısrar olmadım. Öyle mi? Gençken? Hiç. Benim suratıma jilet değmiş değil. Ancak makineyle aldılar hapse girerken. Bayrampaşa'da aldılar. Onda da dibini sıfır hiç yapmadık.
- 2:29:22
Bir de askeri. İki kere askeri hastanede. Şeker hastalığından iknaç için çağırdılar. bir tanesini de işte bir kestiler. Bir sene arayla. Onda da mümkün mertebe çok idare ettik. Yani işte ustura olmasını idare ettik. Öbüründe de elhamdülillah bir vesileyle kesmediler. Bir tutam Sakarlan'da heyete girdik.
- 2:29:44
İkincide. Yani dolayısıyla şimdi eğer hiç ustura vurmasan kesmezsen, gür olmaz, güzel olmaz diyenler kezzaptır, yalancıdır. İşte burada. Evet. Gayet gür maşallah hocam. Elhamdülillah. Ama hocam şimdi bu geçmiş programlarda arkadaşlar nasıl yapmışlar, nasıl girmişler, ne sormuşlar, nasıl sormuşlar, ne zaman sormuşlar falan diye şöyle bir baktım.
- 2:30:12
Baya 2-3 sene olmuş bu gençlerin soruları, yaşların sorunları programı. Daha şeymiş, biraz daha siyahmış yani. Gene ak varmış da çok hızlı beyazlamış yani. Çok hızlı beyazlamamış. 2 senede daha hızlı bir beyazlamış. Yok hocam ama 2 sene önceye nazaran gene birazcık daha siyahlıklar belli oluyormuş hafiften.
- 2:30:35
Onu fark ettim yani. Beyaz daha iyi. Belki lafımızı dinlerler. Biraz daha. Tabii. İnşallah hocam. Kıyamet alametleri dersleri ne zaman tamamlanacak diye sormuş bir kardeşimiz. Yani onu Yunus arkadaş ilgilenelim. 3 ders mi, 4 ders mi de kaldı? Evet. Teappe kaldı, güneşin batıdan doğması kaldı. Ondan sonra tam patlama anı kaldı.
- 2:31:01
Patlamanın, patlamanın sonu yok. Bütün ayet-i hadisler patladığı andan neler olacağından bahsediyor. Onların hepsini baş edemeyiz. Ama tabii ki o sura öfürülme vesairelere de girmek lazım. Kıyamet alametlerinden çıkıyor artık o zaman. Başladı kıyamet yani. Ama büyük alametlerden benim tahminim Yecüc Mecüc'ü de yaptık diye hatırlıyorum.
- 2:31:25
Teappe ile batıdan doğmayı. İki eksik var diye biliyorum. Başka eksik varsa söylesinler. O iki eksiği hazırladım. Yapayım. Tabii doğru. Çünkü seri tamamlanmadı. 10 alamet değil mi? İnşallah hocam. 8'i yapıldı herhalde. 2 mi kaldı bilmiyorum. Ama 2 yapılacak yani en az. Yani şimdi ben de bir yandan sorulara şey yapıyorum.
- 2:31:52
Çok fazla sorular. Fıkhı sorular var. Bu fıkhı soruların her birini sorsak burada şimdi. Çok uzun sürer cevabı. Kalender hocaların fıkhı hattı var. Oradan alttan da arkadaşlar. Fıkhı hattının telefonu versinler. Onlar fıkhı konular. Daha çok onlar hızlı verirler. Daha sağlam olur. Arkadaşlar. Ah hocam ah bakmıyor bunlar sana ya.
- 2:32:17
2,5 saattir konuşturuyorlar. Şükür bir çay vermek akıllarına geldi demiş. Böyle eleştirilere Biz tabi açığız yani. Orada ben arkadaşlar idare ediyorlar diye düşünüyorum ama öyle değil. Biz işimize bakarız. Vazifemizi yaparız. Allah razı olsun hocam.
- 2:32:37
Şimdi biri şurada şey yapmış. Münferit kılınan diyor namazda sesli kıraatle başlanmış olan bir rekata esneme öksürük ve benzeri nedenlerden dolayı sessiz olarak devam edilebilir mi? Edilebilir. O nafile namazdan bahsediyorum. Münferit olduğu için nafile namazda sesli namazları sesli kılabilir kendisi.
- 2:33:05
Tekte kılsa. Yani akşam namazını sesli kılabilir. Namaz cehlidir zaten. Ama senin orada başladı sonra öksürük tıkadı onu da bilmem ne o ayrı bir şey. Onu da geçebilir. Namazı bozmaz. Hocam Harut ve Marut'tan neden Efendi Hazretleri konuşulmasını istemedi diye bir soru. Ya Efendi Hazretleri konuşulmasını istemediğine dair sohbetlerden şuradan buradan bir delili mi var elinde?
- 2:33:31
Onu ben hatırlamadım. Harut ile Marut hakkında konuşulmasın diye Efendi Hazretleri'nden ben bir hocalara sorayım. Yani diğer hoca efendilerden acaba böyle bir veri var mı? Şimdi bu kardeş bunu biliyor ama bize şimdi efendi böyle dedi diye de dayatmış oluyor. Ben o işe gelmem. Efendi böyle bir şey dedi mi demedi tespit edelim.
- 2:33:54
Ondan sonra ben onu anlatırım. Tamam inşallah. Hocam ezan okununca tek başına ilk vaktinde kılmak mı? Harut Marut meselesini de tefsirde yazmadık. Yazacaktık. Birinci citte Efendi Hazretleri'ne yazacaktık. O arada zavallı Mustafa Efendi geldi. Biraz kafamızı karıştırdı. Yazılması mı? Efendi Hazretleri onun görüşüne saygı duyarak 86'ları konuşuyorum.
- 2:34:21
86-87'yi konuşuyorum. 40 sene evvel. Zavallı Mustafa Efendi getirdi. El-İsrailiyat-ül-Kur'an diye bir kitap getirdi. Şu anda ben o kitablara çok itibar etmem. çünkü Ve'âbî kitapları sonradan çıktı ama bizde o zaman böyle tetepatımız yok o kitabı getirdi, o kitap üzerine bu meselede de halbuki bu Harut Marut Sûresi'nde sayı hadisler var Ahmet İbni Hanbel'de geçen var
- 2:34:45
20 sayfa dürülmez sûr tefsirinde bunu açıklıyor Harut Marut işidir Ehl-i Sünnet itikadına göre uyarlayarak anlatmak mümkün. Ha, Efendi Hazretleri bunun konuşulmasını istemedi buyurulduğuna dair bir delil gelirse, ben o konuya girmem. buyrulduğuna dair bir delil gelirse Eğer böyle bir delil yoksa Efendi Hazretleri'nin istemediğine dair benim emceveri yok,
- 2:35:07
hadis varsa yazalım dedi. Ama Zavendikli Hoca Efendimiz'in görüşlerine kat olarak yazmak zorunda değiliz. Madem zorunda değiliz, zorunda olmadığımız bir şeyden birilerinin kafasını karpuz kabuğu koymayalım dendi, yazılmadı. Anladım. Mevzu bu. Ama içerik ne? İçerik çok derin. İçeriği de anlatırım, Allah'ın izni altında da ehl-i sünnete göre uyarlayıp çıkarım.
- 2:35:30
Mevzuyu biliyorum. Sayfalar dolusu tek tek okudum her tarafını. Ama şu anda sırası değil, bu Efendi Hazretleri'nin merak ettiğini, konuşulmasını istemiyor onun delili nereden çıktı? O kardeşimiz bir mesaj daha atsın. Ama atsa da sen onu bir daha bulabilecek miyim? Ezan okununca tek başına ilk vaktinde kılmak mı yoksa namaz vaktinin çıkmasına bir saatten az kalaya kadar
- 2:35:54
cemaatle mi kılmak daha eftel hocam? Cemaat son vakte kadar keraat vaktine keraatta biliyorsunuz ikindide falan son yarım saattir, Keraata girene kadar cemaat beklenir. Cemaatsiz kılınan eksiktir. Kadınlar için konuşmuyorum bunu. Erkekler için konuşuyorum. Cemaatsiz kılınan namaz nakıstır ve tehdit var.
- 2:36:21
E sen keraat vaktine kadar bekledin cemaatle kıldın diye tehdit yok. Ama cemaatsiz kılana evini başına yakasım geldi diye tehdit var. Ve cemaatsiz kılansın sapıttınız diye tehdit var. Evet. Hocam bir baba kız çocuğuna ömür boyu bakar mı? Babam bana bakmak istemiyor. Git çalış diyor. Demiş. E evli değil mi kız?
- 2:36:47
Değilmiş herhalde. Evli değilse kocası yok. Bakma mükellefi yok. Babası bakmak durumundadır. O gibi durumda şeraat ne yapar? O baba o kızına baksaydı çok sevap alır. Git çalış erkeklerin arasına derse günaha girer. Ama şeraat devleti olsaydı kadın erkekler için çalışmaz ya da kadına kadınlar için bir çalışma ortamı sağlar.
- 2:37:11
Oradan yine geçimi temin edebilir. Kadın kadınlar erkek görmeden çalışabilir. Ama şu ortamda bu olmaz. O zaman devletten maaş bağlanıyor. Kadınların harama erkekler arasında çalışma haramına düşmemesi için şeraat devleti olsa babası kocası olmayan veya olsa bakmayanların geçimini devlet temin eder. Çünkü şeraat bu.
- 2:37:37
Allah'ın dini bu. Madem bunu sana haram etmiş seni de o harama İslam devleti varken seni haram ettiği bir şeye sevk eder mi? Sevk etmemesi için de ne lazımsa ekmeğini yemeni verin. Bu kadar basit. Hocam devlet kurumlarından birisine bir hak geçmişse o hak illa o kuruma mı ödenmelidir yoksa diğer yardım dernekleri ya da başka bir devlet kurumuna mı
- 2:38:03
verilmelidir bağış olarak diyor. Yani şimdi devlet kurumundan hak geçmişse o kurum onu alıp kabul ediyor mu ki? Tabii ki o kuruma döndürülmelidir. O kurum meşru bir iş yapıyorsa yapıyorsa o kuruma döndürülmelidir. Lakin şu anda ben öyle bir sistem bilmiyorum. Sen şimdi gitsen bilmem ne yani ben sana vereceğim bu parayı sen neye göre kabul ediyor mu?
- 2:38:30
Bağış gibi kabul edemez ki. Bir gerekçeyle kabul edecek. Vergidir bilmem ne diye bir şey sattı bir şey aldı. Mesela Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bir şeyinden faydalanmış belki o da demişler ki sen faydalanamazsın bu haktır niye bunu kullanıyorsun dedi ve diyelim ki havuzuna girdi ücretsiz bir şekilde kimsenin haberi olmadan.
- 2:38:55
Kızılaya mızılaya bağış yapsam diyor mesela. Yani o kurum böyle bir şey kabul ediyorsa o kuruma döndürsün. O kurum kabul etmiyorsa yine devletin afat gibi o bir hak gördüğü miktarı kendine tutmasın çıkartsın yani. Allah razı olsun hocam. Hocam kumardan kurtulmak için nasıl dua edip bu kumar bağımlılığı almış yürümüş gitmiş memlekette.
- 2:39:24
İntihar ediyor bütün millet. Öyle böyle değil yani. Zaten o şeyler de kumara döndü işte sonra. Bitcoin'ler, Bitcoin'ler, kaç kişi intihar etmişler, batırmışlar yani bir anda, beş dakikanın içerisinde herkesin parasını tutmuşlar. Ona kumar gibi haram fetvası vermedi hocalar ama akıbeti kumara döndü yani.
- 2:39:46
Peki bunun için nasıl dua edelim? Deminden beri ne anlatıyoruz? Hacet, namaz, dua diyoruz. Bir defa sen kurtulmak istiyor musun, istemiyor musun? Rahmetli Göktaş'a dediler, 80-90 yaşına geldin, hâlâ sigara içiyorsun, buraların yem yeşil oldu, sakalı beyaz. Eee, dediler sana bir ilaç tavsiye ediyoruz, o ilacı bir zaman olsun sigaradan ikrah geçir.
- 2:40:09
O daha ilacı biraz kullanmaya başladı, sonra dedi ki, ula baktım dedi, sigarayı bırakabileceğim dedi, ilacı bıraktım dedi. Şimdi o zaman, o ofluk atılan, baktım ki diyor, ilaç tesirli, sigarayı bırakabiliyorum dedi. Şimdi o zaman sen bir defa kumardan kurtulma, benim dedi iradem zayıf dedi. İkinciye kadar oruç tutuyormuş, ikinciden sonra yiyormuş.
- 2:40:36
Ben de zannettim ki mide kanaması mı geçirdi, bir şey mi oldu? Dedim sen niye bana dua et dedi, orucu tutamıyorum dedi. Niye tutamıyorsun, ben de zannettim. Allah şifa versin, oruç tutmak nasip olsun. Niye tutamıyorsun dedim, işte dayanamıyorum. Niye dayanamıyorsun dedim, anlamadım yani. Hastaysan zaten o zaman tutma.
- 2:40:55
Dayanamayacak bir ağrı sancı girer, tutamazsın. İkinciye kadar dayanıyorum dedi. İkinciden sonra dayanamıyorum, bozuyorum. Hasta diye bir şey değil. Baktım şimdilik adama ne diyeyim, bizim kayıp ederler yanımdaydı. Senin dedi ne iraden zayıf, senin imanın zayıf dedi. Ya konuşma dedi, hocayla meşgul etme dedi.
- 2:41:12
O da biraz serttir şeyi, mizacı girdi öyle konuya. Şimdi sen kumardan kurtulmak istiyorsan ne okuyayım? 313 Fatih'i oku, 313 Hacerus'u oku, 414 Yasin'i oku, 444 Sanat Efes'i oku, 1001 Sanat Etkinci'ni oku. Oku da, o zaman dersin, ulan bunlar okumak daha zor, bunlar okuyacak. Hemen kumara oynamayayım daha iyi.
- 2:41:31
Ama sen bırakmak istemiyorsan, ben ne yapayım dedim ki, baktım bırakabileceğim dedi. Yani sen bir de bak, dua yaparken bile tutmasın da, ara sıra oynayayım da, ya kazanırsam, kafasındaysan ne okursan oku yani. Öyle bir şey mi var ya? Evvela irade ya. Sakal boyanır mı? Yani boyayabilir miyiz diye bir soru sormuş.
- 2:41:53
Kınadan başka caiz değil, kınanın da sünnette var. Hatta benim de sünnete baksan, emir olarak kına yakmam emrediliyor. Hayır o adet şey, beyazlığı değiştirin diyor. Tabii, ama İhlas Efendi de öyleydi işte, ona da sünnete muhalefet ettirdik onu ama, dedim şu anda örf buna müsaade değil. Yani bu sünnet tamam da işte, kuşluk namazı gibi de şey değil yani.
- 2:42:17
O siyah kınalar var ya mesela hocam. Siyahı boyamak haramdır. İlk siyahı boyamayı çıkaran firavundur. Bir tek harpte heybetli gözükmek, mesela hani bıyıkta da uzatmak caiz değildir, duası kabul olmaz. Ancak hani heybetli gözüksün diye, Osmanlı'da da Yeniçeriler'de falan var ya bıyık. Yani istisnai bir şeydir belki ama siyahı boyamak haramdır.
- 2:42:47
Diğer şeylerde de kına, kınaya müsaade vardır. Evet. Onun dışında sakalı siyahı boyamak falan, saçı sakalı siyahı boyamak haramdır yani. Fetva bunun üzerinedir yani. Hocam bitmeyen ders, tabbetül arz var demiş. Bak bir kardeşimiz o kıyamet alametleri derslerini... O kesin biliyorum. Bir de güneşin battan doğması var.
- 2:43:12
Evet. Belki o güneşin battan doğması ondan değil mi bilmiyorum. Ama ondansa iki var. Evet. Yani on adet. Dinimizi diyor, yaşamamızı hor gören akrabayla sıla-i rahim yapmasak olur mu? Sıla-i rahim kafir bile olsa... Ana baba gibi yakın akrabanın... Hâl hatırsız olmalı, nasıl... Akraba çünkü. Komşuluk hakkında Yahudi bile olsa kurban kessen et veriyorsun yani.
- 2:43:48
Ya bir de akrabalık hakkı. Sıla-i rahim komşu... Yani sıla-i rahim çok acayip bir şey ya. Hakkında ciltler dolusu kitap var. Ben zaten o derse başlamıştım. Bu şeye girdim. İki üç ders daha var. Sıla-i rahim kesmenin afatlarından. Ha! Zaruret miktarı... Senin dinini akıl gören şeyine görenden... Tabi ki sen de otur, kalk, iç, ye, iç, muhabbet edemezsin yani.
- 2:44:12
Din ayrılığı diye bir şey var yani. Ama bir beş dakikada görüşebilirsin Belge Ayaküstü. Ya beş dakika değil. Ya da telefon açarsın. Ya zaruret oldu, onun çocuğu öldü, öbürünün memur kazası, hastanesidir. Yani bir saatte oturursun. Mesele samimiyetin dozudur yani. Dozudur, tabi doğru. Tamimiyetin dozudur.
- 2:44:27
Bir de bir ihtiyaç olduğunda... olduğunda imkanın varsa bir yardım edebilmen, bir deliği tıkatmak yani. Mesele Sılayra'yı hem de aramaktan maksat nedir yani? Açsa yemek vermek, susuzsa su vermek, borçludur, perişandır, evinden atılacaktır, bir şey ödeyememiş, doğal kazını bilmem nesini. Hani zaruri, zaruri, zaruri ihtiyaçlarında.
- 2:44:48
sende mühim fırsatın varsa vermektir. Burada kâfir, müslüman ayrımı yapılmaz. Ancak, tabi adam senin karını görmek istiyor, senin hanımın, onun mahremi değil. Ancak, tabi Ondan sonra Sılayrehim bahanesine gidiyorsun. Efendim, hanımımdan ben beraber oturacağım, beraber bir sofrada yiyeceğiz, bilmem ne, ne biçim akraba ile işlesin bilmem ne, madem öyle gelme bilmem ne,
- 2:45:10
o böyle bir terbiyesizlikler yaparsa, sana da burada uçacak doğar hanımını götürmezsin. Evet. Yani böyle adamlara, hanımın onun akrabası değilse, Sılayrehim olmuyor ya, senin hanımın yabancı, senin teyzenin, halanın bir şeysi değil ki. Evet. Anladın mı? Böyle şeratsız ortamlara, şeratın yaşanmayacağı veya hor görüleceği ortamlara hanımını götürmezsin.
- 2:45:35
Anladın mı? Hanımını götürmemek de lazım. Götürme ne işimiz var? Onun Sılayrehimi değil ki, onun teyzesi, onun annesi değil ki. Evet. Bunu yaparsan, senin akrabansa sen artık derdini çekeceksin. Derdini çekeceksin, tabi dinine hakaret ettirmeyeceksin, reddiyeni yapacaksın, emr-i bir marufunu yapacaksın.
- 2:45:55
Ama, zaruret miktarıyla sınırlı, onlara bir ihtiyacı varsa karşılamaya yönelik, karşılamaya yönelik ilişki kesilmemelidir. Allah razı olsun. Hocam saat 12'ye gelmiş. Yani 3 saat olmuş yayınımızın başlamasıyla beraber. Milletin durumu ne? Valla yani sorular geliyor tabi. Önümüzdeki program ne gün? 8 Kasım'da inşallah.
- 2:46:21
Onu söyleyelim. Yani bunu daha sıklaştıralım hocam. Sıklaştıracağız. Benim aralarda bir gitmelerim gelmelerim var bir yerlere. Onlara çattırmadan sıklaştıracağız. Ben 15'e düşünüyorum ama bir aralarda bir program var, verilmiş söz. Önünde vermeyiz. Bunda daha fayda olabilir umuma yönelik. Peki stüdyoda rahat ettirebildik mi hocam?
- 2:46:47
Onda bir sorun yok. Yaparız inşallah. Daha fazla sorular cevap da yaparız. Güzel bir şeyler çıkıyor. Soru ilim çıkarır yani. Soru sormak ilim çıkarır. Cehaletin şifası sualdir. Soru sormanın çok önemi var. Allah razı olsun. Çünkü kürsüde o konunun günü gündemi gelmemiş olabilir. Doğru. On binlerce saat sohbet etmişiz.
- 2:47:14
Ama o gündeme değinilmemiş olabilir. Bir soru onu istihbarat eder. Cevabı çıkarır yani. Bir bahis açar hemen. Belki pek çok kişi müstefit olur. Hocam çok teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Sağ olun var olun. Sevgili izleyicilerimize de çok teşekkür ediyoruz. Biraz sokaktan da sualler alın. Sokaktan da alacağız tabii inşallah.
- 2:47:36
Bir de hızlı oldu bu. Ben bir iki gün evvel söyledim çünkü. Siz İzmir'e gidecek diye beklerken. İzmir'e gidemeyince dedim bir hizmetim olsun. Çok iyi yaptınız hocam. Allah razı olsun. Ama sokağa da yönelim. İnşallah. 8 Kasım'da inşallah o programda dışarıda vatandaşlarımıza da Dale Gül mikrofonunu uzatacağız.
- 2:47:55
İnşallah. Bana ne soruyorlar ne merak etmişler bilmem ne. Peki sizlere de çok teşekkür ediyoruz efendim. Hayırlı geceler diliyoruz. Allah'a emanet olunuz. Selamun aleyküm. Aleyküm selam.
Benzer sohbetler
2:43:03Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları 10. Bölüm 13 Aralık 202513 Aralık 2025 · 164 dkGençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları · 13 Aralık 2025
Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları 8. Bölüm 26 Ekim 202426 Ekim 2024Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları · 26 Ekim 2024
Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları 7. Bölüm 28 Eylül 202428 Eylül 2024Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları · 28 Eylül 2024


