Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları 10. Bölüm 13 Aralık 2025
13 Aralık 2025 · 164 dk
1:22:37 / 2:43:03Şu an 1:22:37 / 2:43:03
Video bölümleri
- 02:13Yerde Para Bulunca Yarısını Yardıma Verince Kalan Yarısı Helal Olur mu?
- 05:52Namaz Kılarken Kahkaha Atarsak Ne Olur?
- 07:13Genç Bir Kız Olarak Bu Devirden Çok Korkuyorum, Ne Tavsiye Edersiniz?
- 15:11Erbain-i İdrisiyye'nin Aslı Var mıdır? Düşmanlarının Ağzını Dilini Bağlamak İçin Okunacak Esmalar Büyüye Girer mi?
- 37:33Bitcoin'in Zekatı Olur mu?
- 40:07Trafik Kurallarını İhlal Ederek Ölen Kişinin Hükmü Nedir?
- 47:34Talebeler Efendi Hazretleri'mizi Görsün Diye Medreseye Efendi Hazretleri'mizin Resmini Asabilir miyiz?
- 49:02Emlak Katılım Bankasından Ev Alınabilir mi?
- 1:02:08"TOKİ 500 Bin Konut" Projesine Önceden Neden Fetva Verilmedi de Sonradan Fetva Verdiniz?
- 1:09:18Erkekler İslam'a Göre Nasıl Giyilmeli?
- 1:19:44Muhammed Gül'ün İbrahim Efendi Hocamızın Yanındaki Vazifesi Nedir?
- 1:29:01Cuma Namazında Zühri Ahir Kılmak Şart mıdır? Son İki Rekatta Zamm-ı Sure Okunur mu?
- 1:38:26Beş Vakit Namaz Kılmayan Birisinin Çektiği Hastalık ve Musibetler Günahlarına Keffaret Olur mu?
- 1:44:34Ahmet Taşçı İsimli Hoca Mahmûd Efendi Hazretleri'ne Râbıta Yapıyor Deniliyor Ama Siz Neden "Onu Dinlemeyin" Dediniz?
- 1:58:13İzmit'te Semih İsimli Birisi Var, O Kişi Sizinle Beraber mi?
- 2:00:47İsmailağa'nın Terörle İltisakı Var Dediniz mi?
- 2:06:52Doları Düşükken Alıp Tekrar Bozdurmak Caiz mi?
- 2:07:58Halil Konakçı Hoca'nın "Yeri Geldiğinde Hazreti Osman'ın Tenkid Edilebileceği Bir Nesil Yetiştirdik" Sözünü Hakkında Ne Dersiniz?
- 2:13:48Ahmet Taşçı'nın Sahabe'den İbn-i Mesud Radıyallâhu Anh Hakkında "Cüce ve Kara Kuru Birisiydi" Sözlerine Reddiye!
- 2:15:30Abdulmetin Balkanlıoğlu Hoca İle Küs müydünüz? Son Zamanda Aranızda Neler Yaşandı?
- 2:24:12Gençler Arasında Dini ve Milli Açıdan Bir Çok Eksiğimiz Var, Ne Yapabiliriz?
- 2:30:16PUBG Gibi Oyunlar Oynamak ve Oyunlara Para Vermek/Yatırmak Caiz mi?
Transkript
417 satır
- 00:00
Selamun aleyküm kıymetli izleyicilerimiz, sevgili dinleyenlerimiz, ekranları başında bizleri takip eden, radyolarında bizleri dinleyen, aynı zamanda tabii ki sosyal medya üzerinden, YouTube üzerinden bizleri takip eden kıymetli takipçilerimiz, hepinize hayırlı akşamlar diliyoruz.
- 00:15
Evet biraz beklettik ama malumunuz İstanbul trafiği ve bugün de inşallah Cübbeli Ahmet Hoca Efendi ile Gençlerin Soruları, Yaşlıların Sorunları programında sizlerden bizim canlı yayınımıza anlık gelen soruları inşallah ben burada Cübbeli Ahmet Hoca'mıza tevdi edeceğim. O da soruları tabii ki cevaplayacak inşallah.
- 00:38
Hocam hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sağ olun, var olun, özür dileriz, helallikler isteyelim çünkü onlar dokuza kendilerini bekliyorlar, sonra gecikince merak ediyorlar vs. Aklına helal etsinler biraz. Şoför de yavaş geldi yani, onu da doğru söyleyeyim, ben biraz yavaş hareketleri sevmem.
- 00:57
O da yavaş geldi ama benim de bir tansiyon, mansiyon işi oldu, bir dilaltı aldık yine falan, biraz beş on dakika geciktik. Allah razı olsun hepsinden. Amin. Ben de bu programa özel hazırlandım hocam, iki çorap giydim ayağıma. Soğuk seviyorsunuz ya sütlüyü. Geçen program bayağı bir üşüdük. Program tedarikliyiz Allah'ın izniyle.
- 01:20
Ben senin soğuk dediğine, ben içimdekileri bile çıkarttım da oturuyorum, yeleği de çıkartıyorum çünkü sıcak basıyor bana. Şimdi hocam hiç vakit kaybetmeden inşallah ilk soruyla başlayalım. Arkadaşlarımız da tabi ki canlı yayında YouTube chat üzerinden takip ediyorlar. Anlık bir şekilde efendim sorularınızı sormaya çalışacağız.
- 01:42
Şimdi ilk sorumuz... Evvelden de bazı sorular geldiği için bize de tabi sizden ulaştı. Çünkü soru cevap yapılacak dendiği için önden de soranlar olmuşlar. Ondan sonra inşallah vakit el verdikçe cevap vereceğiz. El verdikçe cevaplarız. Bu arada tabi Lale Gül mikrofonlarına yine sorularını soran kardeşlerimiz oldu.
- 02:04
Sokağa da çıktık, mikrofonu da uzattık. Bundan sonra da inşallah böyle yapacağız. Yani inşallah. O da tabi önden alındığı için. Evet. Güzel olacak inşallah. Güzel olacak. Bir kardeşimiz diyor ki, yerde iki yüz lira bulup yarısını yardıma versem üstü helal olur mu? Demiş. Yani olmaz.
- 02:23
Çünkü bulunan para esasen fıkıhta bir sene bekletilip, yani nerede bulunduysa orada da işte bekletilip sahibi gelirse, dönerse, ararsa diye... Ondan sonra bir sene sonra ancak işte o sahibinin niyetine sadaka verilir falan. Fakat tabii şimdi bu ortamda bir yerde bir şey bulanın, orada onu bir sene bekletmesi mümkün mü?
- 02:51
Gelen alır, giden alır. Yani zaten güvensizlik had safhada şu anda. alır, giden alır. Yani zaten güvensizlik hat safhada şu anda geçen bakan adam 60 bin dolar bulmuş. 60 bin dolar haberlerde gördüm. Herhalde oradaki bir şey çalışan. Gariban da biri yani. 60 bin dolar bulmuş. yarısını verirsem yarısı bana helal olur mu dememiş yani, ne yapmış, götürmüş.
- 03:15
yapmış, götürmüş işte emniyeten bir emniyete atmış, sahibini bulmuşlar, teslim etmiş, güzel bir şey. Fakat yani bunlar çok doğal olan şeyler, hiç şaşırmamamız lazım gelen adam, doğalı yapmış diyeceğimiz yerde herkes orada haber dinliyorduk da birkaç kişi vardı falan, Allah Allah, Maşallah falan demeye başladı.
- 03:32
Çünkü bulan bulduğunu, adam zaten gasp ediyor. gidiyor, çalıyor yani. Bir de hazır buldum der, bana helal der. Öyle yapmamış. Yani Yani çok normal bir şey şu anda anormal oldu, o paranın sahibine teslim edildi falan, helal olsun adama ya demek, helal olsun adama diye bir şey yok. O paranın sahibine teslim et.
- 03:50
Adam yapması gerekeni yaptı, yoksa adama haram olacaktı zaten. Zaten ama şimdilik adam, yani ben mesela, ben de takdir ettim falan. Dolayısıyla bunlar maalesef, onun için bir sene beklet, meklet parayı. Nerede bekleteceksin yani? Öyle de olamayacağı için, şu anda o para fakirin hakkıdır. normal bir fakire, bir muhtaça o parayı kendinden çıkartması lazım.
- 04:18
Yarısını vermekle fakire, ya ben de fakirim dese, yani orada bir Şafii mezhebine göre bir müsaade var, Anevi mezhebi kabul etmiyor. Bulunan para olduğu için kendi kullanamaz. O ihtilafa da girmemek lazım. Paranın tümünü sadaka olarak çıkartmak lazım. Yani sadaka derken, sevabı sahibine olmak üzere. Ha sana da bir sevap şöyle yazılabilir,
- 04:42
sen onu yiyebilirdin, haram yapabilirdin, yemedin de verdin. Oradan da sana bir sevap. Aslında sen gerekeni yaptın ama, hani belki şeye kıyas edersen, hanım ile cimadene cennette bir köşk var, dediler ya Resûlullah, hem keyfini getiriyor hem de cennette. Niye köşk var? Namaz mı kıldı ki? Zaten zevk yaptı.
- 05:03
Ama Resûlullah Efendimiz ya bunu harama akıtsaydı o suyu, azap olacak mı da olacaktı? Helalini akıttığı için cennette bir köşk var. Bu da sahih hadiste geçiyor. Belki oraya kıyaslan, yani bu da bu parayı harama yiyebilirdi, haram yapabilirdi. Yemedi de fakire verdi, sevabın sahibine ait ama buna da bu hareketlerden bir sevap umulur diyorum.
- 05:25
Düşünüyorum, öyle bir şey düşünüyorum. Tamam inşallah hocam. Evet, programımızın süresi uzun ama soru adedi de çok fazla olacak. Geçen programdan tecrübeliyiz. Mümkün mertebe kısa.. İnşallah demesen, sonra inşallah benim dersen. Eyvallah, inşallah. Nasreddin Hoca hesabı, inşallah ben geldim demiş ya.
- 05:46
Dolayısıyla daha kısa cevaplar istiyoruz hocam. İnşallah, her şeye inşallah. Namaz kılarken kahkaha atarsak ne olur demiş bir kardeşimiz. Hadis-i şerifte buyuruyor. Bir kimse namazda kahkahayla gülerse, bir de tebessüm var, dişleri çıkması var falan, ses duyulmazsa o zaman efendim, namazı bozuyor ama yeniden Allah'a ekber başlayabiliyor.
- 06:28
Ama sesli bir kahkahalı gülerse o zaman abdesti de bozuyor. Abdesti de bozduğu için yani selam vererek yeniden namaza duramaz. Yeniden abdest tazelemesi lazım. Tabi bu Rukiye Uluşeysel'i bildiğimiz namazdan bahsediyoruz. Cenaze namazdan bir fark var. Cenaze namazında kahkaha atılır mı? Manyağın biri atabilir, o da ayrı bir şey.
- 06:52
Atılırsa eğer bir şey olursa orada namazı bozuyor, abdesti bozmuyor. Hani çıkıp da cenazeden zaten abdest alana kadar cenaze namazı biter. Dolayısıyla ama bizim bildiğimiz Rukiye Uluşeysel'i namazlıyoruz ona. Onun dışında cenaze kalıyor zaten, Rukiye Uluşeysel. O zaman abdest de gider, namaz da gider.
- 07:11
Yeniden abdest almak lazım. Hocam ben genç bir kız olarak bu devirden çok korkuyorum, üzülüyorum. Ne tavsiye edersiniz diye bir soru geldi. Ben yaşlı bir adam olarak ondan daha çok korkuyorum bu devirden. Bu kadar da bildiğim halde en fazla ben korkuyorum, korkmam lazım. Yani hakikaten eskiden de korkmak lazımdı.
- 07:32
Bu devir diye bir şey yok esasen şeytan. Her devirde. Her devirde şeytan. Mesaide. Şeytan Adem Aleyhisselam'a cennette geldi de. Cennette mesela, cennette. Dünyada değil. Adem Aleyhisselam cennetteyken cennetten çıkarılmasına şeytan sebep oldu. Yani Adem Aleyhisselam orada unuttu. Tamam Fenesi'ye unuttuğundan dolayı bir günah yok, masiyet yok.
- 07:56
O ayrı bir şey. Peygamberler günahsızdır. Onu konuşmuyoruz. Günahsızlıklarını, masumluklarını beyan ediyoruz. Ama bizlerle en fazla deli etsek belki bir hatamız içeri. Ama unutma var Kur'an'da zaten. Lakin cennetteyken İblis'in vesvesesine kaldı. Evet. Düşün orası cennet. Burası dünya. Ne diyelim? Çok korkmamız lazım.
- 08:23
Bu devirden çok korkuyor. Çünkü Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem ve Kur'an Siz Allah'a yardım ederseniz Allah size yardım edecek. Allah yardım ederse bir defa korkmaklı bir şey kalmaz. Seni korur. Peki Allah yardımını neye bağlamış? Siz Allah'a yardım ederseniz. Bizim Allah'a yardımımız ne? Allah'ın dinine yardım ederseniz.
- 08:54
O zaman Allah'ın dinine yardım neyle olur? Bir insan önce iman edecek. Ehl-i sünnete göre itikadını tasvih edecek. Ondan sonra namaz, oruç, ibadet falan. Haramlardan sakınacak. Emrim-ül maruf çok önemli. İnsanlara iyilik emredecek. Kötülükten ne edecek? Ne melazımcılık etmeyecek? İnsanlara acıyacak.
- 09:13
Acıyanı Allah acır. Efendim. Vur bir tekme de sen cehenneme dibine gitsin demeyecek. Bunu nasıl kurtarabilirim diyecek. Bunu nasıl namaza başlatabilirim? Ondan sonra Hadis-i şerifte İbni Abbas'a buyuruyor. Çocukken arkasına oturtturdu devede. Zaten İbni Abbas Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde on yaşlarındaydı yani.
- 09:38
Vefatında da çocuk sayılabilir. Orada ona ya gulam işte ey çocuk inni ve halibüke kelimat ben sana birkaç kelime öğreteceğim diye başlayan bir uzun hadis-i şerifinin başında Sen Allah'ı koru, Allah seni korusun. Şimdi aynı mevsim. Allah'ı ben nasıl koruyacağım? Allah sana bir kitap indirdi, bir şeriat gönderdi.
- 10:03
Allah'ın dinini koru, Allah seni koruyacak. Yani bu ne demektir? Çok korkuyorum, tabii korkacaksın. Çünkü neden? İnsanlara güven yok, bakışlar zaten zehirli bakışlar, erkeklerin kadınlara bakışları vs. Sen burada yüz avret değil. diyelim namazda avret değildir ama bütün erkekler sana bakıyor sende yüzün güzel falan
- 10:25
e tabi ki böyle yapmak lazım yani yüz avret değildir, yüz avret değildir namazda açık olursa avretlerin açıktan kadının avreti bütün bedeli olduğu için yüzü orada müsaade etmişler. yüze orada müsaade etmişler elin içine Elin içine müsaade etmişler veya ayağı topuklara kadar. Neden? Çünkü bütün bedeni avret olduğu için her tarafını örtecek.
- 10:42
Evvelce de o kadar örtme malzemesi de yok yani. Dolayısıyla avret yerinin tespiti, yüz avret değildir. Ama bütün güzellik yüzden temaşa ediliyor. Bütün not yüzden veriliyor. Hiçbir tarafını görmese, yüzü görse ben buna evlenir miyim, evlenmez miyim? Nişana gidelim mi, gitmeyelim mi? Karar verebiliyor.
- 10:59
Ama her tarafını görse, yüzü görmese o kararı veremez. Dolayısıyla yüz... Yani şimdi sen Allah'ın şeratını koru. Hiç insanlar sana... Kadınlar bile niyetle bakıyor. Lezmiyenler, eşcinsel kadınlar var. Kadın kadına sürtünmeye çalışıyor. Dolayısıyla Allah'ın şeratını koru. Ne demek? Bir erkekle halvette kalma.
- 11:23
Kapı kapalı bir erkekle bir odada kalırsan, üçüncüsü şeytandır diyor. Ondan sonra erkeklerin arasında, onların çalıştığı yerde çalışma. Ondan sonra erkeklerin gördüğü yerde yüzünü, elini, kolunu bir yerini gösterme. Ondan sonra erkeklerle senli benli konuşma. Zaruret miktarı, bir telefon geldi, bir şey oldu, ekmek arsası kaç lira, beş lira verdin, çıktın gittin.
- 11:45
Ohoo! Mayası nereden geliyor, nasıl yapılıyor bilmem ne, bana anlatır mısınız? Bu muhabbetler telefon muhabbetleri. Yani sen Allah'ı koru, Allah seni korusun. Buraya işyar edinecek bu kızımız. Eyvallah hocam. Ne demek? Allah'ın şeratında ne haram, kaçacak. Mekruh. Mekruh ne demek ya? Allah istemiyor.
- 12:11
Allah istemediği şeyi niye yapasın? Kaçacak. Bazı kere tedbir, tedbir, ihtiyat, her zaman bir şeye haram demezler, haram demiyorsa da harama götürebilir, ihtiyat, harama götürebilir. Yani onun için zaruret dışı konuşmalar, zaruret dışı, zaruret de neye göre sınırlı? Yani.
- 12:36
sınırlı. Ben işte çalışıyorum beraber, bilmem ne. Ben işte çalışıyorlar, haber vermem ne. E tamam da, zaruret. Ölüm kalım demek ya. Çok ölüm kalım. Yangın çıktı, bilmem bir şey oldu. Onu arıyorsun, onu haber ediyorsun. O sana bir şey haber ediyor. Şurada çok önemli bir şey var. Biri gidiyor, bak aman git şuna şunu ver.
- 12:53
Zaruret bunlardır. Yoksa senli, benli konuşmalar, görüşmeler, aynı sofrada yemek yemekler, aile içi, kuzenler, vesaire. Çok korkuyorum, doğru. Kayınlar, bunlar mahrem sayılmıyor. Nikah düşüyor. Ölçü şu, ben bununla evlenmem sahi mi değil mi? Teyzemse evlenemem. O zaman teyzem, tamam otururuz yemek yeriz.
- 13:23
Halam, tamam ama teyze kızı, hala kızı, talip olsan evlenebilir misin? Evlenirsin. Nice bu usta evlilikler var. Caiz mi? Caiz. O zaman sen bununla evlenebiliyorsan, şu anda nikahın yoksa, yabancı kadın hükmünde. Ama tabii bu ne oluyor? Akraba içindeki görüşmelerde, gelmeler, gitmeler, vesaire bunlar.
- 13:49
Aşırı muhabbetler, karısının kardeşiyle, baldızla, öbürü kayınbiraderiyle, bacanağıyla, bunlar, şu anda nikah düşmüyor. o ölse, iddia etti de olsa, evlenebiliyorsun kardeşinin karısıyla bile. 4 ay, 10 gün beklese, ondan sonra nikah sayılıyor mu? Oluyor. Dolayısıyla o senin anan gibi, teyzen gibi, halan gibi mahremin değil.
- 14:19
Çünkü onlar ebedi mahrem. Birinin ölmesiyle kalmasıyla mahrem olmadığı. Bunları hesap edecek. Benim genel manada, öbürü zaten, içki zaten içmez, kumar oynamaz, herhalde çok korkuyorum diyen uyuşturucu kullanmaz ondan sonra ama o işlere çeken sigara mekruh diye haram demiyoruz diye ona bulaşmasın. Misal, yani Allah'ın dinini korumak, farzları, vacipleri, sünnetleri
- 14:49
yapacak, haramlardan, mekruhlardan, müfsitlerden, müfsit ifsat eden şey bozan, işlerden uzak duracak. Bunu yaptığı zaman da yaptığı zaman da Allah da onu korumasını söz veriyor. Yine korku elden bırakmayalım ama e şimdi ben çok korkuyorum ama saldın bayrağı Allah çayırada yaparsan korktuğun başına gelir.
- 15:11
Evet başına gelir, eyvallah. Hocam şimdi sosyal medyada da bu ara konu edildi Youtube chatten de yazdılar. Erbain-i İdrisiye'nin aslı var mıdır? Bazı hocalara sordum aslı yok dedi bir kardeşimiz öyle yazmış. Bir de Esma-i İdrisiye'de düşmanlarının ağzını dilini bağlamak için bir şey okunuyor veya düğüm atılıyor diye şeyler var.
- 15:33
Bunlar sihir midir? Bu iki soruyu aslında beraberce cevaplandırabiliriz. Yani Esma-i İdrisiye'nin bayağı oldu ilk basımı onun baskısını bir daha tazeleyeceğim. Onlar kaynaklar bana yeterli kaynak vardı ama daha kaynak buldum. Onları da ilave etmemde fayda olur. Esma-i İdrisiye'nin yani hemen cahillerin ilk sordukları Kur'an'da geçiyor mu?
- 15:59
Bu çok cahilce bir soru ya. Şimdi Kur'an-ı Kerim'de böyle bir şey yok diye veyahut Kur'an-ı Kerim'de Esma-i Hüsnü'nün 99 esiminin var diye de bir şey yok. Hadis-i Şerif'te geçiyor. Dolayısıyla Hadis-i Şeriflerde geçiyor. Esma-i İdrisiye, Hadis-i Şeriflerde var mıdır? Hadis-i Şeriflerde de yoktur. Hadis-i Şeriflerde de yani bildiğimiz hadis kaynaklarında
- 16:21
olmamakla beraber, şimdi hatırladığıma göre ama Hafız İbn-i Ebüd Dünya, büyük muhaddis 200'lü, vefatı 200'lü. Yani hadis hafızlarında önemli bir muhaddistir. Hafız İbn-i Ebüd Dünya'nın kitabında gördüm. Hatta o kaynağını yeni baskıda koyacağım. Sonra İmam Suyuti çok büyük Allame'dir. Onun Elhamilil Fethi Arslanı'nı gördüm.
- 16:44
Sonra Fethevar Sufi'ye çok büyük bir eserdir. Ruhul Beyen hep ondan kaynak verir. Ruhul Beyen tefsirinde birçok kaynakta, yani yüzlerce yüzlerce kaynakta, tasavvuf kitaplarında havas kitaplarında, mevze kitaplarında Hasan-ı Basra Hazretleri'nde. Yani Tabi'in Hasan-ı Basra Hazretleri, Tabi'in ne demek?
- 17:06
130 tane sahabe görmüş. O da bunu kafadan söyleyecek hali yok. Bu gibi hükümler merfuati tükmüne de geçiyor. Çünkü Tabi'in bir şeyi söylediği zaman kendi görüşüyle bulunacak bir şey değilse İstihada taalluk etmiyorsa, çünkü nakil var burada. İdris Aleyhisselam'ın ümmeti çok büyük büyücüydü. İdris Aleyhisselam'a çok zararlar vermek istediler.
- 17:27
Allah-u Teala'da biliyoruz imtihanı gereği Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'de büyü yapıldı, tuttu. Felaknas sureleri, o büyüyü çözmek için nazir oldu. Bize de şifa oldu, ümmete kaldı yani. Dolayısıyla hepimiz korunmak için 3 ihlas, 3 felak, 3 nas okuyoruz, say hadiste geçer. Dolayısıyla İdris Aleyhisselam'ın ümmeti de böyle yapınca Allah-u Teala 40 ismi şerif gönderdi.
- 17:46
Bu 2 ismi şerifler İbranice. Yani İdris Aleyhisselam'a gelişti şeyi. İbranice, tabi biliyorsunuz Kur'an-ı Kerim'in dışındaki diğer Allah'ın 3 büyük kitabı olsun, diğer sohuf, 100 sohuf, bunların hiçbiri Arapça değil. Hepsi İbranice. Yani İbranice, Haramice, İncilerce bu şekilde. Dolayısıyla bunların hepsi Allah'ın kelamı.
- 18:11
Allah-u Teala istediği kelamla, istediği kitabını inzal, buyurur. Sonra Şehabet-i Sureverdi Hazretleri, bu ismi şerifleri tarif etmiş, yani Arapça'ya çevirmiş. Şu anda ismi başında okuyorsun, sonunda tekrar ediyorsunuz. Böyle bir havası var. Mesela ben hastalıklarımda şifam için bu ismi çok okuyorum.
- 18:40
Başkasından örneği geçmeksizin eşsiz bir şifa verebilen tek zat sensin, ya bari iyileştiren Allah diyor. İsmi şeriflerin hepsi Allah'tan bahsediyor. Sıfatların hepsi Allah'tan bahsediyor. Allah'tan başkasının orada bir ortaklığı, şirketi, manada teması yok. Hepsi Allah'ın azameti, tazimi, yüceliği. Garip ismi şerif.
- 19:04
Dolayısıyla Esma-i Şerife'nin ben uydurmadım. Aslı var mıyız sorana, Aslı'nı nerede aradığını sorarım. Kur'an'da geçiyor mu dersen, yok diyorum. Sahih Hadislerde geçiyor mu diyorsan, yok diyorum. Ama Evliyaullah'ın, uleman kitaplarında Hafız, Muhaddis, İmam Süyuti, Son Muhaddis, İbn-i Ebu Dünya hemen hemen ilk Muhaddislerden.
- 19:30
Dolayısıyla bunların kitaplarında İdris Aleyhisselam'a bu kırk ismi vahyedildi. Sonra bu kırk ismi şerifle İdris Aleyhisselam okuyarak büyüleri iptal ettiği ve kavminin şerrinden kurtulduğu. Sonra Hasan-ı Basra Hazretleri'ne Haccacı zalim zındığının, neyse zındıkta dedik şimdi yani zalimin ötesine, bir de benden yapmamak lazım zalim.
- 19:57
Zalim. Haccac-ı zalimin zulmünden saklandığı dönemlerde Haccac-ı zalim önüne geleni pire için yorgan yapıp yüz bin kişiyi harplerde, bilmem kaç bin kişiyi dışarıda öldüren bir zalim. Hasan-ı Basra Hazretleri'ne ne yapmaz? Tâbîn, mâbîn, sahabe demez. Dolayısıyla, bu ümmetin en büyük zalimi olarak geçiyor.
- 20:21
Hasan-ı Bazra Hazretleri'ne bir şey yapamamış. Hasan-ı Basra Hazretleri onun da aleyhine konuşuyormuş. Evliyaullah, ulema, biliyorsunuz, taviz vermez. Lakin pire için yorgan yapan adam Velakin, pire için yorgan yiyemez. buna niye bir şey yapamıyorsun falan. Burada bir sır var. Hasan-ı Basra Hazretleri bazen evinden çok çıkmıyormuş,
- 20:39
bazen sohbet de yapmıyormuş falan, artık ortalık kısıştığında falan ama hizmetlerine devam etmiş. Radıyallâhu Teâlâ. Öldürülmeden de şey olarak yatağında vefat edenlerden. Diyelim o dönemde yatağında vefat etmek de zor iş yani. Başına bir şey. Onu da sorulduğunda ben bu Kırk İzmi Şerifi okumaya devam ediyorum.
- 21:03
Bundan dolayı Hacca Hak bana dokunamıyor diye beyanı var. Kitaplarda bunun kaynakları var. Kaynakları var. Ondan sonra Feteva-i Sofya'da geçiyorum, dolu kaynaklar var. Ben oradaki kitapta bazı kere birinde 8 kaynak, 10 kaynak vermişim. Bunlar Yusuf-u Nebani falan, yani bütün alimlerde geçiyor. Bu manada kaynakları var.
- 21:24
Ayet değil, hadis değil diye kaynağı yok diyorsa bir adam onu ben de zaten söylüyorum. Ama hiçbir kitapta yeri yok diyorsa, ben de ona diyorum ki senin de hiçbir kitaptan haberin yok. Çünkü neden? Tetebbuatın yok. Tetebbuatın yok, araştırman yok. Yok demek hiçbir zaman ilim olmamıştır. Ama ben zaten sana ayet demedim.
- 21:42
Sana hadis demedim. Dolayısıyla Evliyaullah'ın nakilleri ve amel ettikleri meseleler. Bu birinci cevap. Kaynaklarım İbni Ebu Dünya'dan Suyut'tan vs. ben isteyene gösterebilirim. Özelde de yazıp Twitter'da da paylaşabilirim. Bendeki kaynaklar var kitabımda. Ama ilave kaynaklar da buldum. Demin söylediğim onları da koyabilirim.
- 22:05
Suyut'u koymuşum zaten. Evvelceki kaynakta da var. Düğün meselesi orada 2-3 yerde geçmiş. Ben burada yine nakilim. Yani tercüme yaptım. Dolayısıyla benim orada bir tasarrufum, katma karıştırmam veya çıkartmam yok. Mahmut Eren'in adamları, öğrenciler bunu almışlar. Düğüm atma şeyinden burada büyücülük sokmaya kalkmışlar vs.
- 22:34
Bir de oradaki altında kaynaklar var. O kaynaklara gittiğimiz zaman sırf Süleymaniye kütüphanelerinde Osmanlı döneminde bütün alimlerin bulunduğu kütüphaneleri alimlerin kontrol ettiği, şimdiki gibi cahillerin değil, kütüphanede en büyük o zamanın alimi kütüphanenin görevlisi Hafız-ül Kütüb. Kitapları ezberleyen adamı kütüphanenin görevlisi yapılıyor.
- 22:55
O dönemlerdeki 300-400 senelik en az 500 senelik yazmalar var. Daha da eski yazmalar var da. Bu bizim yazmalar. 200 senelik, 300 senelik 400 senelik yazmaların Süreverdi Hazretlerine ait vs. havas kitaplarına ait Bunlar geçenleri ben tercüme ettim. Dolayısıyla ben burada çeviri yaptım. Ha sen bunu gidersin, asrını bulursun.
- 23:19
Dersin ki çeviriyi yanlış yaptın. Burada bunu demiyor, sen bunu kattın. O zaman bana istediğin hakareti yapmayı hak ettin. Ama ben bunu tercüme ettiysem nakil yaptım. Bu nakil yaptığım zatlar muteber mi? Muteber. Ancağını söylüyor. Buradaki mevzu nereden çıkmış? Mevzu şuradan çıktı. Bir adam benim aleme çok konuşuyor.
- 23:43
Yalan, dolan, gıybet, iftira vs. Veyahut doğruyu da konuşuyor. Ben onun benim aleme konuşmasını istemiyorum. Çünkü adam etkili yetkili veya neyse konuştuğu zaman öbürü etkileniyor. Öbürü geliyor beni dövüyor. Veyahut öbürü geliyor beni seviyor. Öbürü gidiyor büyü yapıyor bana. Dolayısıyla adamın benim aleme konuşmasının bana zararı var.
- 24:00
Maddi malum. Ben de bu adamın bana konuşmasını engellemek istiyorum. Burada da Allah'ın şu ismini okuyacaksın diyor. Yani dua. Şimdi bu dua meselesi. Ben de adama soruyorum. Benim aleme konuşan birinin konuşamaması benim aleme konuşamaması. Dikkat et. Adamın hiç konuşamaması için değil. Anladın mı? Adam geliyor caminin avlusuna işiyor.
- 24:25
Sen de adamın caminin avlusuna işleyememesi için bir şey yapabilirsin. Ama evde de işleyememesi için yaparsan büyü olur. Ama camiye işliyor abi. Ya Rabbim bu adam bir daha camiye işlemesin. Bunun formülü ne? Ulema demiş ki şunu oku şunu bağla bir daha camiye işleyemez.
- 24:45
Şimdi sen camiye işleyemezsin diye yapmak sihir değil ama evde de işleyemesin bağlansın diye yaparsan sihir. Bir adam yabancı karılarla zina edemesin günah edemesin, gücü kalmasın diye yapmak, dua etmek, hacet namazı kılmak, karısı dua ediyor adamın, bizden dua istiyor, eşim diyor her tarafta geziyor.
- 25:07
Kadın çarşaflı, nasıl kadıncağız? Boşansa boşanamıyor, çoluğu var, çocuğu var. Allah kocamı ıslah etsin. E ne yapalım şimdi? Var orada İdrisiye'de çaresi. Şu ismi şerifi okursun, şunu yaparsın, şunu edersin, kocan ne yapamaz? Yabancı karılara gidemez. Yabancı karıya gitti mi, efendim, uç kuruş çözdüğü zaman, gücü kalmaz, eşiyle gücü gelir.
- 25:28
Mesela, misal. Ama sen şimdi, adamın erkekliğini, erkekliği bağlarsın ki, biliyorsun... adamın erkekliğini, erkekliği bağlansın ki biliyorsunuz birçok evlenenler, evlendiklerinde ilk gece bağlanma sorunu yaşıyor. Neden? Başkası kızı almak istiyor, kızı ona vermiyorlar, buna veriyorlar, bu da bir büyü yapıyor, bağlama büyüsü derler buna.
- 25:47
Bu bağlamayı çözmek için kitaplarımızda dünya kadar efendim, çözümler var. Çünkü neden? Eşiyle meşru ilişkiye giremiyor. Efendi Hazretleri dedi ki, ben böyle bir insan görmedim, bir kadın geldi dedi, 20 senedir bağlıymış, kocasıyla ilişkiye giremiyor. 20 sene utancından kimseye bir şey diyememiş, en nihayet geldi beni buldu dedi.
- 26:10
Ben de dedim ki, bunu diyebilirdin, bu cahizdi, hocalara bir şey sorabilirdin, dua, okuma, hacet, namazı öğrenebilirdin. Fakat ne ayağlı kadın ya, 20 sene. Şimdi olsa, ertesi gün internete yazar, Instagram'a atar yani, bizimki işraat sıfır. Çıktı falan.
- 26:28
Şimdi dolayısıyla yani, rezillik yaşayan bir ortamdayız. Şimdi, bir defa, işlemlerin üflemek, üflemek meselesi, üflemek, büyücülük olsaydı, üflemek, zaten çaya çorbaya üfleyen herkes büyücüydü. Bir defa üflemek diyorum, o zaman üfle bana diyordu. Kendi üflüyordu. Dolayısıyla, iknas okuyan, felak nasıl okuyan, üfleyene, üfürükçü diyen, kafir olur.
- 26:59
Kafir olur. Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem üfleyerek okuyordu. Bazen mübarek ağzının suyunu da salıyordu. Tabii biz de o ağzımızda bereket olmadığı için öyle bir şey yapmasak da, üfleme sünnetini yapıyoruz. Kendimize okurken de, başkasına okurken de. Kendi hastalığında okuyamayacak, vefat etme anında bile, aşağı inen bize, sen üfle bana dedi.
- 27:22
Dolayısıyla burada bir üfleme var, bir düğüm atma meselesi var. Üflemeye geldiğin zaman, düğümleri üfleyenlerin şerrinden, düğümleri üfleyenlerin niye üflediler? Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i kast etmek için. Ayetin bir defa sebebinin üzülü var. İniş sebebi var. Bir defa Yahudiler yaptı bunu.
- 27:41
Niçin yaptı? Resulullah'a zarar vermek için yaptı. Bir, tabi ki burada üflemesi de haramdı, düğüm atması da haramdı. Çünkü neden? İkisi de zarar için yapılmış. Resulullah olmaz, sallallahu aleyhi ve sellem herhangi bir Müslüman olsun. Hangi Müslüman olursa olsun, zarar için yaparsan, veya kul hakkıdır, gavura da yapamazsın.
- 28:01
Ermeni diye, Yahudi diye. Yani bir insana zarar vermek için yapılan işlemler büyüdür. Ama korunmak için. Ama şimdi adam, benim tüm aleme konuşuyor, bunun ağzının benim aleme konuşamaz. Mesela Seyyid İbrahim Ahzai, yazıyordu, koca Seyyid, muhaddisti. Bugün konuşamayacakları gündür. Halbuki o mahşer için.
- 28:28
Kur'an'dan istediğini al, istediğin yere kullan diyor Evliyaullah. Onun için o ayet, bugün konuşamayacakları gün olduğu için. Sen de aleyhine konuşamazsın, yazıyor. Tabii o da bir el almak lazım. Sen de üzerinde taşıyorsun. Sen şimdi diyorsun ki, hoca madem Seyyid İbrahim sana bunu yazmış, niye bu kadar millet aleyhine konuşabiliyor?
- 28:50
Bir defa yazmasaydı demek daha neler olacaktı. Bir. İkincisi, ben üstümde taşıyamıyorum ki, devamlı ilaç çıkarttım ha şimdi. Dolayısıyla, üzerimde yokken, atı serbest yani. Onun için benim aleyhime konuşabiliyorlar. Neyse ben onlara işlem yapabilirim de, ben de o işlemlere girmiyorum yani, yapmadım.
- 29:08
Vaktim de yok. Hacet duası yapıyorum. Hacet namazı kılabiliyorsam, kılıyorum onu da az zaman kılabiliyorum. Çok kılamıyorum. Gerçi geçen bir koca karı, yaşlı nene rüya görmüştü. Efendi Hazretlerimiz Ahmet Mesud'un hacet namazına devam etsin. Çok önemli bir rüyaydı o. Ondan sonra biraz başladım, Hindistan'da falan.
- 29:26
Şimdi bunu devam etmem gerekiyor. Dolayısıyla, bir insan, başkası benim aleyhime konuşamasın diye, hacet namazı kılsa caiz midir? Caizdir. Dua etse Allah'a caiz midir? Caizdir. İdrisiye'den bir ismi şerifi Evliya Allah diyorsa, bunu oku. Ondan sonra da üfle, efendim, ipek, düğüm at. Diyorsa.
- 29:46
Şimdi bunu ben uydurmadım. Tercüme yaptım, naklettim. Evliya Allah da böyle bir tatbikatı yazmış. 300 senedir, 500 senedir Osmanlı'nın bütün kütüphaneleri... Kur'an-ı Kerim'in bütün kütüphanelerini yazmalarında duruyor ve bu kadar ulema bunlardan amel etmiş. Ve bugüne kadar kimse bunlara sihir dememiş.
- 30:03
Sühre verdiği hazretlerine sihirbaz, büyücü dememiş. Fetevâ-i Sofie'ye, Rû'l-Beyân'a, bilmem kime kimse büyücü dememiş İdrisiye'yi okudu diye. Dolayısıyla burada bir amel var, bir tatbikat var. Ya ben yapmak istemiyorum. Kardeşim sana yap mı derdi, isteyen de senin aleyhine konuşsa konuşsun. Ama burada sen aslında karşı tarafa faydan var.
- 30:21
Çünkü neden? Gıybet ederse günaha girecek. Bütün sevapların bana gelecek. Aslında benim karım var, ben karımı durdurmuş oluyorum. Çünkü gıybet edildikçe, aleyhine konuşuldukça, sende de o huylar yoksa iftiraya uğradığın zaman, bütün ahirette ondan alacağın olacak. Gıybette zaten bütün sevap yapıyorsan, bak hele teheccüd kılıyor, akşama kadar sevap bana geliyor.
- 30:43
Dolayısıyla burada aslında sen kardan bırakın konuşsun demek lazım. Dolayısıyla sen aslında burada neye iyilik yapıyorsun? Bu adam gıybetten kurtulsun. Dedikodudan kurtulsun, iftiradan kurtulsun. Bir de sövüp sayıyor, ağzını bozuyor anama, avradıma, sövüyorlar da. E sövmesin. Anama, Hasan Yaşar benim anama bilmem ne nokta nokta demeseydi, Hasan Yaşar günaha girmezdi.
- 31:06
Evet. Dolayısıyla onların günaha girmemesi için ve bana da bundan bir şer ve zarar gelmemesi için mevzu belli. Tercümede yazıyor, benim aleyhime konuşamazsın, benim aleyhime konuşamazsın. Ama sen bu adam hiç konuşamazsın demek başka benim aleyhime konuşamazsın. Çünkü benim aleyhime konuşması benim olmadığım ortamda en azından gıybet.
- 31:34
E gıybette zinadan beter günah. E adam günah yapıyor. Yani o adamın günah yapmaması için ben bu işlemi yapıyorum. Günah yapmaması için yapılan işlemin adına büyü denir mi? Denmez hocam. Düğüm atmak, büyüse, büyü olsa bütün nakışçısı, dikişçisi herkes düğüm atıyor. Eee uç kuru çözülen efendim şalvarımız şey yapıyor, uç kura düğüm atıyoruz kardeşim.
- 31:59
Uç kuruna düğüm atan sihirbaz mıdır? Bunun sihirle, büyüyle bir alakası yoktur. Sihir ve büyü olmak için üflemekle sihir, büyü olmaz, düğüm atmakla sihir, büyü olmaz. Her düğüm sihirdir, her üflemek sihirdir. Kitapsız olur, böyle bir şey olur mu ya? Resulullah üfürüyordu. Böyle bir şey yok. İplere düğüm atılıyor, yel için.
- 32:24
Okunuyor bağ için, at-el kürsi okunuyor. Ramatizma, iltihaplığı, peçete hastalığı için. Şişmeler için. İpler, ip bağlanıyor. İpe düğümler atılıyor, at-el kürsi okunarak düğüm atılıyor. E bunu efendi hazırlamamıştı, ben hazırlayınca duydum. Annesinin tatbikatlarından, nazar için kömür yapardı, kursun döktürürdü, kursun döktürmeye fetva verirdi.
- 32:47
Ondan sonra mesela ip, ipte at-el kürsi okunup düğüm atılıyor, yel bağlama derler. Yani rüzgarın, yel giriyor ya, mesela ağır hastalıklar, şişmeler. Bunlar da faydası, tesiri görülmüş yani. Ben bunu buradan efendi Hazretleri öğrendim mesela, ayağıma yaptım. Sonradan gittim şeye, Mekke'ye, 84 senesi, daha 80'leri konuşuyorum.
- 33:10
84'te gittim, o zaman da izdahım yok. Tavaf bomboş. Benim de ayağımda o ipler, tabi ihrama girince, ayağımdaki ipler gözüktü. Ondan sonra senden öğrendim de, yaptım okudum o ipleri, düğümler şeyleri. Vahabiler mi gördün? Vahabiler de zaten her şey şirk, şirk, şirk, şirk. Kabe'yi öpsen şirk. Vuuu! Polisler yakaladı beni, hemen götürdüler, bütün ipleri kestiler, bilmem ne,
- 33:39
kavur olmuşum sanki. Yani erenciler, ilimleri de olmamakla beraber, sühre verdi hazretleri, bilmem şu hazretleri, bu hazretleri, Hasan'ın bazı hazretleri, anlamaz onlar. Cükbelinin aleyhine bir şey buldum demek için, her tarafa kadar bu işi götürürler. Düğüm atmak sihir olmaz. Düğüm atmak, karşı tarafa zarar vermek için, olursa sihir olur.
- 34:04
Aksi takdirde, benim elime yer girdi, böyle bir tecrübe var, kocakarı lafı. Ya ve düğüt, ağzını bağla, dilini tut, demiş Türk filmlerinde, bunu izliyor millet. Bu Osmanlı'dan, Türk filmlerinin lafını, oradaki filmdeki senarist, üretmedi. Ya ve düğüt, ağzını bağla, dilini tut. Evet. Ne demek dilini tut?
- 34:29
Benim hakkımda konuşamasın. Bana bağramasın, çağıramasın diye. Yoksa kekemi olsun, yali olsun demek değil yani. Adette olan, ondan sonra hiçbir zaman, hiçbir alimin kalkıp Vehhabiler dışında, şirk, sihir, bilmem ne demediği şeyler. Osmanlı'da bunlar çok yaygın. Halkta çok yaygın, ulema da yaşıyor toplumda.
- 34:51
Dolayısıyla, burada düğüm atmak, Asla sihir sayılamaz. Niçin okuyup üflediğine bağlı? Niçin düğüm attığına bağlı? Eğer bir Müslümana, bir insana veyahut da Müslüman olmasa bile diyorum bak, en ufak bir zarar niyetiyle yaparsa, sihirdir. Ama burada onun hakkında değil. Dolayısıyla kendini şerden korumak, bir.
- 35:19
İkincisi, şunu kıyas yap. Hacet duası, hacet namazı kılıp Allah'a yalvarırken bunu istemek caiz mi değil mi? Ona bak, ben sana balık tutmayı öğretiyorum. Kıstas ve ölçü veriyorum. Allah'a bunu duada isteyebilir misin? İsteyebilirsin. Hacet namazı bunun için kılabilir misin? Kılırsın. Secdede bile bu duayı yapabilir misin?
- 35:40
Hacet namazı yapabilirsin. E secdede yapılan bir duada, dışarıda bunu ismi okuyup da düğüm atan, bunun neresi sihir olacak? Mevzu bundan ibarettir. Ama sen hacet namazı kılıp da ya Rabbi felan adamın, efendim, öldür. Felan adamın kafasına bilmem, kurşun sıktır. Ya Rabbi işte felan adamın karısıyla ilişkisini kes.
- 36:02
Bilmem ne, bilmem ne. Böyle dua olur mu? Olmaz. E tamam. Dua olmuyorsa, havastaki terkipler de olmaz. Duada, hacet namazında, Allah'tan namazın içinde isteyebileceğin bir şeyi dışarıda istersin. Burada tatbikatta, tatbikatta şöyle bazı şeyler söylemiş alimler. Bunu da yapabilirsin. Bu da sihir değildir.
- 36:24
Yapmıyorum. Yapmasan dahi yapma. Sırf Allah'a dua et. Veyahut da Allah'a da dua etme. Kaderine razıyım. Kime ne yaptırıyorsan yaptır bana de. O ölü evliyada var. Evet. Hastalığını geçmesi için dua etmeyen evliyada var. Makamı çok yüksek. Ameliyat olması lazım. Niye olmayan evliyada var? Ya sen makamına göre hareket et kardeşim.
- 36:51
Ama sen Sühreverdi Hazretlerine büyücü diyemezsin. Yusuf'un ebanilere büyücü diyemezsin. Bütün ulema evliya kitaplarında bu İdrisiye'nin terkipleri, havastaları var. Ben bunu anlatıyorum. Eyvallah. Allah razı olsun hocam. Bu şey bir şey. Evet. Zor bir soru. Cevabı uzun olması tabii ki çok tabii. Doğal.
- 37:14
Ama siz mesela konuşurken de yeni sorular da zihnimizde yankılanıyor. Ben çok uzatmamak için bu kadarla bence iktifa edelim hocam. Yok soru soruyu açmasın yani. Evet soru soruyu açıyor çünkü. Allah razı olsun. Şimdi hocam bu arada arkadaşlar VTR'li sorularımızı da hazırlayalım inşallah. Onlara da girelim.
- 37:33
Bitcoin diye bir şey var hocam biliyorsunuz. Yani orada herkes kaybediyor ama kazanan da var demek ki böyle bir soru gelmiş. Hocam diyor Bitcoin'in zekatı olur mu diye sormuş Hasan Vartın isimli bir kardeşimiz. Bitcoin'in zekatı olur mu derken Bitcoin'in nakit olarak para eline geçmiyor mu senin onda?
- 37:57
Paraya dönmüyor mu o? Döndürürsen geçer. E tamam olur o zaman. Nasıl olmaz yani? Bu parayken oluyor da yani para olarak Bitcoin'in zekatı olur mu? Bitcoin'le araba alır mı? Alır. Ev alır mı? Bitcoin'i paraya döndürdüğün zaman Bitcoin'le bütün maddi imkanları para yerine geçiyor mu? Geçiyor. Döndürdüğün zaman para yerine geçiyorsa paradır.
- 38:21
Evet. Dolayısıyla aynen zekata tabidir. Yani tabi zekat günü var ya hesabın gününde hesap ediyorsun her sene mesela Recep'in 15'i veya Ramazan'ın 25'i. O günde o Bitcoin'in değeri neyse aynı malının satılık malının değeri neyse borçlarını düşüyorsun. Borçlarından arta kalan da o çünkü tırınt para o.
- 38:46
Evet. Direkt onu paraya geçtirmek de mümkün. Haram mı sorusunu zaten daha evvel cevap verdiğiniz için o kısmını sormuyoruz. Ya çok caiz demedi hocalar. Kalender hoca efendiler falan. Ama haram. Haram değil haram denmez. Denmez. Ancak burada devlet garantisini alacak almayacak lafları vardı kaç senedir.
- 39:03
Devlet de onu bir garantiye almadı. Yani teminat altında herhalde değil. Bir altın gibi bir para gibi değil. Ama Amerika şu anda baya uğraşıyor yani. Yok anlamadım. Yani Türkiye'de karar olur yani aldanma olur alırsın malını mülkünü oraya yatırırsın sonra intihara kadar gidiyor. Hoca efendiler ondan dolayı uzak durulması.
- 39:22
Çünkü bir devlet güvencesi altında değil şeklinde. Yoksa fetva olarak haram manasında haram denmedi zaten. Ama şimdi zekatı var mı soranlar. Tabii ki zekatı var. Madem ki bu paradır. Efendim iş görüyor. Normalde. Bunun da zekatı var. Öyle ya. Neyle o zaman araba alıyorsun? Efendim bitcoin'i bozdu. Bitcoin'i bozduğunda ne çıktı ondan?
- 39:44
Süt çıkmadı herhalde para çıktı yani. Ondan sonra tamam. Evet. Evet sıradaki sorumuz VTR'li bir soru hocam ekranda. Kur'an'da kıymetli Dâlegül takipçileri, sizleri de her an mikrofon uzatabiliriz yani, çarşıda, pazarda dolaşırken. Dolayısıyla şimdi sıradaki sorumuzu izleyelim, buyursunlar. Cübbeli Ahmet Hoca'yı tanıyor musunuz?
- 40:10
Tanıyoruz. Şu anda karşınızda olsa ona ne sormak isterdiniz? Hocam, diyelim ki trafik kurallarına uymayanlara misal, 130'luk yollarda, diyelim ki 150 giden kişi, yolda trafik kazası geçirse, vefat etse, bu kişiye ne olur? Güzel soru değil mi hocam ya? Güzel soru da, murt olmaz yani. Ama kurallara uymamış ya.
- 40:36
Şimdi şöyle bir şeydir, burada kısadan cevap vereceksek, kurallara uymalı. Tabii ki birçok kaza kurallara uymamaktan meydana geliyor. Dolayısıyla kurallara uymadığından kaza yaptı, öldü veya birini öldürdü. Şimdi öldüyse buna intihar etti, yani intihar etti denmez. Yani intihar çok büyük haram, cennete girmesi haram falan.
- 41:10
Öldürdüyse de, yani burada kaza, adı üstünde kaza, kasıt olmadığı sürece bir kasıt, hakikaten hususi suikast için geldi vurdu, böyle de yapanlar oluyor ya, suikast. Aysa Çoşan Hoca Efendi'yi öldürdü. Kamikaze dalışı yapıyor. O ayrı, o tabii katil. Ama kaza ile olanda da katil diyemezsin. Yani İslam'ın bakış açısını söylüyorum.
- 41:43
Ama diyet ödeme, İslam'ın ondan sonra şeyi var, bu diyet ödeme konularında trafik kurallarına uymakla uymamak arasına fark çıkar. Çünkü kurallara uyuyorsun, bir defa suç kimde meselesi, suç kimde meselesi incelenir. Tabii bu olayın özeline göre değişir. Burada şöyle yapan, böyle yapan diye biz cebbel kalem atıp tutamayız.
- 42:18
O olayın kendisi içinde değerlendirilir. Tabii ki kurallara uyması lazım. Bir de şimdi kurallar da lastikli. Kurallar tabiri de lastikli. Çünkü neden? Şimdi kural var, çok öldürücü kazaya sebebiyet veren bir kural değil. Ama koymuşlar işte öyle bir kural. Diyelim ki bazen işte burada 30 gideceksin diyor.
- 42:45
Halbuki 50 gitse suçlu. Suçlu ama 50 gitmek de ölüme sebebiyet vermez. Vermesin inşallah. Vermedi diyelim. Vermedi misal. Ama o şimdi orada suçluyu tespitte kanuna bakarlar. Anladın mı? Senin bir kural hatan varsa o kural hatasını orada mahkeme işler. Ben 56 ile ceza yedim hocam ya mesela. 50 ile gidilen yerde 56.
- 43:11
%10 da şey veriyor ya sınır. 55 ile gitmem lazım en fazla. Birle yani. Birle evet. Birle. Şimdi dolayısıyla kurallar da en azından hadis değil. Ama uymak lazım mı? Lazım. Mahkemeye talip eden kısmı mahkemeye talip ediyor zaten. Ona fetva soran yok. Evet. Bize de fetva soran yok. Dolayısıyla burada ama şimdi kırmızı ışıkta durmak lazım.
- 43:35
Yani geçmemek lazım. Sen şimdi kırmızı ışıkta geçiyorsun. Karşılandı adam yeşil ışık diye geliyor. Sen de adamı biçtin. Yani resmen cinayet gibi bir şey yani. Cinayet gibi derken yani gibisine biraz fazla yani. Hem kurala uymamaktan hem de adamın ölümüne sebebiyet vermekten bu her türlü kanunen de Allah indinde de ahirette de hesabı sorulacak büyük bir cinayet olur yani.
- 44:06
Ama kendi ölen. İki tarafta öldü. Allah rahmet etsin yani. Orada bir şey kalmıyor. Evet. Duruma göre kim kimden hak sahibiyse hakkını alacak değil mi? Tabii ama şimdi kanunen belki iki tarafta öldüyse suçlu yok. Hani suçlu kalmadı. Ama ahiret öyle değil. Ahirette kim kimin ölümüne sebebiyet verdi. sebebiyet verdi.
- 44:31
O sebebiyet veren O sebebiyet veren tabii ki mesul olacak. tabi ki mesul olacak. Karşı taraf ondan alacaklı olacak. Ölümüne sebebiyet ver. Diyor o zaman, kaza adam öldürmüyor. Allah öldürüyor. E tamam o zaman al kurşunu sık. Ondan sonra ben öldürmüyorum. Ki öldürmeyen Allah öldürmez. Allah öldürdü. E dersen katil olmayacak mısın yani?
- 44:49
mesuliyetten kurtulamazsın. Ahirette bunun mesuliyeti var. mesuliyeti var. Ama kuralların tahlili, intihar yine sayılmaz diyelim. Yani adam kendini öldürmüş oldu, kasıtlı yaptı. Ha intihar için yaptıysa intihar sayılır. Ama biz adına kaza diyoruz ya. Kaza, intihar sayılmaz. Oradan bir kurtarır, yanı var ya.
- 45:12
Ama adam isteyerek yapmadı ki onu. Sebebiyet veren hareketler yaptı ama kazayı istemedi yani. Kazayı davetiye çıkarttı yani. Davetiye çıkartmak başka, bizzat isteyip de kasıtlı yapmak başka. Zaten kaza dediğimiz şey Kasıtlı yaparsa zaten.. O demek zaten. O demek yani. Kaza o demek zaten. Onun için, bu arada diyet Hem onun için..
- 45:31
bayağı bir para tutuyor herhalde işte yüz deve falan vesaire karşılığı şu anda işte kaç gram altında oynadığı için evvelce bir rakam belirliyor sonra o rakam her dakika dönüyor. Diyetin şeyinde kurallara uymamanın tesiri olur. Yani onu fıkıh, şeriat mahkemesi.
- 45:54
Şimdi diyet işlerini şeriat mahkemesi tespit ediyor. Orada da vicdan yapan adam bazı kere mahkemedeki kararın dışında bizi arayıp hocam ben mahkeme diyelim seni iki sene yatırıyor diyet diye bir şey kan parası yine var falan ama anlaştı anlaşamadı falan. Ya şeriata göre bunun şeyi nedir? Ben Allah indinde ahirette kurtulmak için bedva soruyorum diyor.
- 46:17
Evet. Bizde yani ekseri ben kalender hocaya şey ediyorum yönlendirmekle beraber ben de hani ne oldu ne bitti merakta ediyorum. Konu neye bağlandığını. Onlar da bana sağa sola bilgi veriyor. Dolayısıyla o zaman yani kan parası diyet ödenip helallaşma durumları gibinde kurallara uydu uymadı kim ne kadar suçlusu bilmem nesi onlar o duruma göre o kazanın
- 46:45
kendi içindeki verilere göre değişiklik arz edebilir. Evet Allah razı olsun. Hocam iki husus var. Birincisi ne olur şu çaydan birkaç yudum alın sonra biz tepki çekiyoruz diyorlar. Hocamızda diyorlar ama kamera çekmiyor herhalde görünmüyor. Hocamıza hiçbir bir şey ikram etmiyorsunuz diyorlar. Ediyoruz araya kaynıyor tabi.
- 47:05
Buna bir ince dilim limon getirin o zaman. Siz kaşındınız. Gelsin gitsin arkadaşlar kamera çekebilir. Burada yalnız bir şeyiz yani. Kadın mısınız ya? Ben ona diyorum. Böyle alttan giriyorlar. Kadın mısın kardeşim? Mahrem misin? İkinci hususta şu hocam çok sorumuz varmış. Ne olur hızlı gidelim diyorlar.
- 47:27
Peki inşallah hızlı gitmeye çalışalım. En hızlısı bu işte. Şimdi hocam bir diğer soru. Yatılı medresede hocalık yapıyorum demiş Ayşe isimli bir kardeşimiz. Talebelerim Hazretlerimiz de hep görsünler diye küçük bir resmini asmak istiyorum ama suret olduğundan bunu yapmam doğru olur mu? Yapabilir miyim?
- 47:49
Demiş. Yani boy resmi olmadığı için. Nerede kaldı ki boy resmi de şey değil de yani kölgenin durdurulması mağasına geliyor şey olarak. Fransızların son görüşüyle oydu. Kendi görüşüyle oydu. Yani şuradan yukarı zaten mübarek baş şerifinin sakal şerifinin şeyini asabilir. Portre dedikleri. Yani sakal şerifi yüzü yani mübarek sarığı sakalı.
- 48:16
Bunda ne zarar olabilir? Çünkü neden? Züker Allah. Evliyaullah kimdir soruldu. Evliyaullah kimdir? O kimselerdir ki onlar görüldüğü zaman züker Allah. Allah hatırlar. Onu görene Allah aklına geliyor. Onu görene günah yapmama aklına geliyor. Onu gören ahireti düşünüyor. Yani Allah dostlarının bir özelliği var.
- 48:41
Onlar görüldüğü zaman direk Mevla ile münasebet kuruluyor yani. Çünkü Allah'ı anlatıyor. Çünkü kim? Allah'ın velisi. Babamın dostu değil yani. Anamın Nispesi, izafesi Allah'adır. Celle Celaluhu. Onun için olur yani. Ona bir mağdur yok. Hocam emlak katılımla ev alınabilir mi diye bir soru gelmiş. Bence bu soruyu binlerce kişi merak ediyordur cevabını.
- 49:11
Böyle bir soru. Buna ne cevap verirsiniz? Yani emlak katılımla ev işi aslında ev İslam fıkhında bir tane ev yani. Bir insanın başını sokacağı bir tane ev. Hani ikinci ev değil de. Bir tane ev zaruret sayılıyor. Zaruret sayıldığı için burada zaten kapsam biraz geniş. Çünkü bir tane bile ev olmayan muhtaç demektir.
- 49:37
Kiralar ortada. İstanbul gibi yani büyük şehirler diyelim, şehirler diyelim. Büyüğü de lazım değil. Şehirlerde yaşamanın ananla babandan köydeki evde yaşamıyorsan şehirlerde yaşamanın maliyeti. Maliyeti çok pahalı. Bir ev, bir defa zarurettir. Çünkü zaruretle verilen bazı fetvalar, zaruret dışında verilmeyen fetvalar var.
- 50:00
Bir defa buradan, bir defa zarurettir. İkincisi, sistem, emlak katılımın sistemi fıkha uygun budur. Meselesinde, tabii çünkü ben, bu katılım fonlarını yönetenler, yöneticiler vesaireler benle çok görüşmezler. Çünkü ben, evvelce bir iki görüşmelerimiz olmuştu 15-20 seneler evvel, ilk kurulduğunda bu şeyler.
- 50:24
O zaman böyle fıkıh heyetleri de yoktu yani. O dönemde bizim Hazım Oktay Paşa'nın mütevelliğindeydi. Böyle bazı bir çay içmeler, gelmeler, gitmeler olmuştu. Ama ben fıkıh ihtisasında olmadığım için o zaman diğer bazı hocaefendilere yaşlı hocaefendilere fetva sorduklarını cevaplar aldıklarını falan söylüyorlardı.
- 50:50
Biz de hocaefendilerine göre, kimisi vefat etti Allah rahmet eylesin, kimisi kaldı orada şu 90 yaşını geçtiler. Biz de onlardan sonra telefonlaşıyorduk, görüşüyorduk. Tabi Kalender hocaların böyle bir fetva verme durumu başlamamıştı o zaman. 30 sene evvel konuşuyorduk. O zaman da hocaefendilerle yine istişare ederek onların ne yönde yönlendirmesine göre, fetvalarına göre falan
- 51:13
fetva veriyorduk. Sonra bazı hocaefendiler dediler ki bunlar bize fetva soruyordu, bizi denetlendiriyordu. Fakat şimdi Müslümanların eli ayağı oraya zaten alıştığı için o zamana kadar bize fetvaları sordular. Bizi de toplantılara çağırdılar. Ondan sonra her işlemde de, toplantılarda her işlemi size soracağız dediler.
- 51:37
Fakat sonra bize sormadıkları bazı işlemler eklemişler. Biliyorsunuz ondan sonra dolu şey çıkmışlar. Lizin ilk başta çıkınca lizin yoktu, bilmem ne yoktu, öbürü yoktu, beni yoktu. Dolu işlem girdi yani. Onun için biz şimdi buna toptan fetva vermiyoruz. Yani şu katılım diye, şu finans diye toptan vermiyoruz.
- 51:56
Evvelce bir iki tane olduğu için işlemler de bizim kontrolümüzde olduğu için toptan verdik. Şimdi buna pişman olduk. İşlem bize sorulsun. Biz de işlemi oraya soralım. Tüzüğüne, imzalara bakalım. O işlem için fetva veriyor muyuz, vermiyor muyuz'a bakalım. Çünkü onların işlem haddi arttı. Ve işlem çeşitlendi.
- 52:16
Hocaefendiler doğru olarak bu konuşmaya başladılar. Biz de bu sefer katılım meselelerinde, finans meselelerinde artık toptancı yaklaşımı durduruyoruz. Yapacağınız işlemi sorun arkadaşlar. Demeye başladık. Bu benim eski sohbetlerimde, kaç sene evvelkilerde de bu minval üzeri beyanlarım bulunur.
- 52:35
Şimdi emlak katılımının meselesi özel bir mesele olarak. Çünkü ne dedik? Her meseleye özel şey yapılsın. Adına katılım yazıyor diye. Adına banka değil de, finans koydu diye. Her işlemi doğrudur diye hiç bir hoca fetva vermemeli ve veremez. Çünkü içeride fıkha uymayan fasit akitler var. Bundan dolayı kalender hocaları, kalender hocaları şu andaki ismi Şura Fıkhı Kurulu.
- 53:02
Şu andaki ismini millet iyi sahip çıksın. İsmaila ile karıştırıyorlar. Hocaefendiler İsmaila'dan ayrıldılar, seneyi geçti. İsmaila ile bunun hiçbir alakası yok. İsmaila da ehliyetsiz, liyakatsiz bu hocaefendilerde okuyandan, okuyandan, okuyandan birkaç çoluk çocuk kaldı. Bu çoluk çocuk da öne gelene fetva veriyor veya vermiyor.
- 53:22
Onun için fetvaları artık tutarsız. Artık fetvaları tutarsız ve fetvalarına güvenilmez. Şu anda beni seven, bana güvenen bana nereye fetva sorayım diyenlere benim cevabım nedir? İsmaila fıkhı hakkına asla fetva sormayın. Şu anda çünkü paraları kesildiği için cemaat onları %95 terk ettiği için fetva kurulundan arayıp devamlı yardım isteme hattına dönmüş.
- 53:46
Bunu bütün cemaat söylüyor bize gelen. Fetvadan beni arıyor, yardım istiyor. Ne alakası var? Sen fetva için kurulduysan kardeşim, adam seni ararsa adamın cevabını doğru ver. O hat onun için değil ki Müslümanlara eziyet veriyorsunuz. O İsmaila'nın şeyini geçtik. Burada Şura fıkhı kurulu bunun da ismi bu zamana kadar daha yeni istişarelerle kurulu.
- 54:08
Fıkhı heyeti, fıkhı heyeti, fıkhı heyeti de heyetleri çoğaldı yani. Ben hangi fıkhı heyetine güveniyorum? Cübbeli Ahmet olarak ben hangi fıkhı heyetinin fetvasına güveniyorum? Hangi fıkhı heyetine fetva soruyorum? Aldığım cevabı millete anlatıyorum güvenerek. Şura fıkhı kurulu heyeti de dersin, kurulu da dersin.
- 54:30
Şura fıkhı kurulunda Hüsamettin Mamluoğlu hocamız, Fatih Kalender hocaefendi kardeşimiz ve diğer evvelce İsmaila'da bu işi yöneten kadronun hemen hemen hemen hemen hepsi İsmaila'yı terk etti, babutayı bozdu. İşte efendim sana hainlik edildi diye Kovacıdede'ye geçti. Kovacı Dede'ye geçtik. Kovacı Dede Vakfı Bahattin abimiz, Allah razı olsun, çok güzel hizmet veriyor.
- 54:54
O Mustafa Efendi, ruhu şad olsun, kabri nuru olsun, bilinci hocamızın. Emekleri zayi olmadı. Çok güzel Kovacı Dede. Şimdi defterler İbrahim Paşa ahiriyetten yapılıyor. Ona da cemaatimiz biliyor, halka ilan edildi. Bütün bunlar hizmete açık. Kovacı Dede Vakfı'nda, Çarşamba'nın merkezinde vakıf olarak bulundukları binanın adı Kovacı Dede Vakfı'nda bu hizmet görülüyor.
- 55:20
Kovacı Dede Vakfı, bu çok önemli. Ondan sonra da isim olarak Şura Fıkıh Kurulu. Muhatap bunları alıyor, emlak katılımında bunları muhatap almış, yöneticileri aramış, gelmiş ne yapalım, ne edelim. Bunlar da demişler ki tüzüğünüzü getirin, tüzük getirilince bu tüzüğün fıkha uymayan yeri varsa bu düzeltilsin, şu düzeltilsin, bu ıslahlar yapılmış ve bu düzeltmelerin neticesinde
- 55:48
Şura Fıkıh Kurulu, emlak katılımından tayira alma fetva verdi. Dolayısıyla ben de buna fetva gönül rahatlığıyla veriyorum. Zaten bir zaruretten, iki zaruret olmasa da, çünkü burada neden fıkha tamamen uygun hareket etmişler. Hocam demişler, biz burada ne yapmamız fıkha uygunsa onu yapalım. Uygun olmayan bir şey varsa tüzükten, imzalardan, sözleşmeden tüzük diyorum.
- 56:15
Sözleşmeden çıkaralım demişler. Ve bu şekilde hareket edilmiş. Teferruata girmiyorum. Ne dendi de ne denmedi diye girmiyorum. Ve bu fetva verilmiş. Bunun üzerine Diyanet'ten, Yüksek Kuruldan falan bazı tepkiler tevcih edilmiş emlak katılıma. Ya bunlar merdiven altı. Ne merdiven altı? Bu kadar ilim yapmışlar.
- 56:36
İmtihan edelim o zaman sizin yüksek kurulunuzla bunları imtihan edelim. Müstakil bir bağımsız hakemiyeti olsun. İmtihan edelim ibareleri, şeyleri. Bakalım o kaç ibare okuyabiliyor? Bu ne kadar ibare bu? O hangi kitaptan hiç ezber eden hangi cevabı verebiliyor hocam? Veyahut da kitaptan bulma vakti verelim.
- 56:55
Bir kalender hocaya verelim bir vakit. Şamil'e önlerinde olsun ikisinin de. Veya onlar sekiz, on kişi gelsin. Bundan bir kişi gelsin. Onlar Şamil'e önünde olsun. Bunlar Şamil'e önünde olsun. O konudaki fetvanın ibaresini iki mezhep fıkhından, kitaptan veya dört mezhep fıkhından hangisi daha büyük? Önce yapılıyor.
- 57:13
Bu kadar güveniyorum ben bizim hocalara. Mahmut Efendi Nazım'ın yetiştirdiği hocalarımıza. Bu kadar güveniyorum yani. Gelsin. İstediğini getirsinler imtihan, hakemiyeti kurulsun. Şarttan karttan ulema gelsin. Hiçbiri cesaret edemez. Mutlut armut eder.
- 57:30
Şimdi dolayısıyla onlarda da fıkhı hiç yok mudur? Vardır. Ben bir şey demiyorum. Ama millete güven verememişsen millet sana itibar etmiyorsa bu katılımlarda muhatabı halksa o da o halkı ikna etmek durumunda. Dolayısıyla senden fetva aldığından Servet Bayındır Aziz Bayındır'ın kardeşi fıkıhçı. Bilmem ne diye bir isim koymuş.
- 57:56
Reklam olmasın. Reklam olsa da adını unuttum zaten de boşver. Yani diyemiyorum adını. Adam diyor ben buradan fetva aldım. Ya Aziz Bayındır'ın kardeşi Servet Bayındır'ın verdiği fetvayla adam tuvalete gitmez ya. Ha fıkıhçıymış. Olabilir. Ama bana güven vermiyor. Bir, Aziz Bayındır'ın kardeşi olmaktan baştan ekşi artıla ekşi kırkta başladı.
- 58:21
E ne yapması lazımdı? Ne yapması lazımdı? Aziz Bayındır beni temsil etmiyor. Ben onu temsil etmiyorum. Görüşlerine karşıyım. Allah kaybı bilmez dedi. Benim kardeşim bu kadar yanlışlar içindedir. Batıl görüşleri şunlardır, katılmıyorum der. Ondan sonra fıkıhçı mısın, değil misin? O zaman konuşuruz.
- 58:37
Şimdi anladınız mı demek istediğimi? Dolu fıkıh kurulu var. Adam diyor ben oradan fetva aldım. Ben senin oradan fetvanı da ben onu ilan edebilir miyim? Edemem. Lale Gül de onu ilan ettirebilir miyim? Ettiremem. Niye? E ben bunların altyapısını biliyorum. Ben kalender hocaya sen bu fetvayı nereden çıkarttın diye sorsam o benim önüme WhatsApp'tan şu anda bir dakika geçmeden
- 59:02
Fethül Kadir'den. Iıı bütün ibareleri gönderiyor. Cildiyle sayfasıyla. E ben ona bakarım kardeş. E ben sana fetva sorsam sen bir şey dediğin zaman sen İbni Teymiye'nin fetvasına veriyorsun. Üç dolar bir yere de sayıyorsun. Bilmem borsaya, korsaya, her tarafa veriyorsun. Yani şimdi eee emlak katılımında akıllılık yapmış.
- 59:25
Hocafendilerle iş yapmış mesela. E şimdi ilahiyattan bazı hocalar tepki vermiş. Biz burada bostan korkuluğumuz bilmem ne miyiz? Ya bostan korkuluğu sen hiç rahat yap kardeşim. Bana ne? Seni de dinleyen varsa sen de git onu anlat. Evet. Biz burada Biz burada halk bizi dinliyor. Çünkü neden? Güveniyor.
- 59:42
halk bizi dinliyor. Çünkü neden? Güveniyor. Çünkü neden? Çünkü neden? Benim dayandığım hocaefendiler kitâbî konuşuyor. Benim dayandığım hocafendiler kitabı konuşuyor. Bana göre, Bana göre, sana göre. sana göre, yok bizde, kitaba göre. Onun için emlak katılımı görür rahatlığına, fetva verilmiş ve dolayısıyla oradan ev alınabilir.
- 59:59
Ama bunları demek zorundayım, bu arada üç beş konu işlemiş oldum. Yani şu anda bir soruya bir cevap vermiyorum. Burada da lütfen mutabık kalalım. Eğer bir soruya bir cevap veriyorum diye değerlendirirsek, on soruyla kapatıyoruz olur. Ama bazen bir sorunun içinde, şu an 4-5 konu işlenmiş var. Millete ben balık tutmayı öğretiyorum.
- 1:00:22
Fetvayı nereye soracaklarını öğretiyorum. İsterseniz altyazısını geçsinler. Şura Fıkıh Kurulu'nun numaralarını. Sadece oraya şu anda bir itibarımız var. Diğeri İsmail'e falan yok. Bu arada Lale Gül'ün adı geçtiği için söylüyoruz hocam. Biz hakikaten bu kılı kırk yardığımız için, çok hassas olduğumuz için bu konuda reklam almıyoruz.
- 1:00:51
Bak reklam alamıyoruz demiyoruz, almıyoruz. Ajans reklam gönderiyor, diyoruz ki biz bunu giremeyiz. Ya nasıl giremezsin? Katılım Bankası reklamı mı diyor dedim arkadaş. Giremeyiz yani Fıkıh Kurulu'ndan cevaz gelmiyor. Ya bu da kadın sesiyle reklam yapıyorlar. Ya neler neler. Onlar da niye böyle reklam hazırlıyorlar onu anlayabilmiş değiliz hocam.
- 1:01:11
Ama biliyorsun ki Lale Gül'den çıkarsa bu reklam pek çok yere ulaşacak. E o zaman ona göre reklam hazırla da ben de... Ya anlatsa bununla kıl aldırmıyor işte. Sana ihtiyacım yok. Olur mu ya öyle şey? Ya anlamıyor. Lale Gül'ün gücünü bilmiyor.
- 1:01:25
Şimdi geçen bir finans kurumu geldi. Lale Gül'ün gücünü diyor, ben biliyorum diyor. Dedim bir de ben biliyorum dedim. Lale Gül de çalışanlar da bilmiyor dedim. Bir de ben biliyorum dedim. Neden? Çünkü ben dağ bayır gezen sosyal varlığım. Ve havaalanları işte burada çobanından ki çobanın, başımın tacı çobanlık peygamber mesleği.
- 1:01:46
Ondan sonra her türlü insan dağın başından, yaş sınırı yok. Herkes Lale Gül'ü izliyor. Bütün evlerde olacak Lale Gül var. Ama birileri bu hakikati görmemek için direniyor. Bakalım nereye kadar direnecekler. Bir gün gelecekler. Bir gün herkes gelecek. Gürcü kapısına. Ama iş işten geçmeden gelsinler inşallah.
- 1:02:07
Bu TOKİ'ye neden fetva verilmiyordu da şimdi fetva veriliyor demişler hocam. Hani emlak katılımı cevaplandırdık ya bu TOKİ'ye de cevap verebiliriz. TOKİ'de şöyle bir olay oldu. İsmail A. TOKİ'ye lapdadak, kayıtsız, şartsız, caiz diye 500 bin konutu soruyorlar. 500 bin konuta İsmail A. Çoluk çocuğu lapdadak fetva verdi.
- 1:02:34
Hiç araştırmadan. Ondan sonra Şura Fıkıh Kurulu fetva vermedi. Hatta Lale Gül dedi herhalde. Konuştu Hoca Efendi herhalde. Zaten onların da kendi konuşmaları YouTube'larda var. Dolayısıyla Kalender Hoca'nın fetvası YouTube'larda yayıldı. Bilmiyorum belki de ben de kendi sitemde paylaştım. Normalde her şeyi paylaşamıyorum.
- 1:02:58
Yani bizim de sitenin bir istihbaratı var. Ama onu önemli diye paylaştım. Çünkü millet batıla gitmesin diye. Bu sefer yine yetkililerden bazı arayanlar oldu. Bizim aradıklarımız oldu falan. Ben istedim ki hükümetin bu 500 bin konut projesine fakir fukara yararlansın istedim. Bunun için de fıkha uygun olsun ki.
- 1:03:23
Şimdi bu sefer bazı yetkililer dediler ki. Diyanetten aldık. Peki İsmaila'dan aldık. Şuradan aldık, buradan aldık. Ben de dedim ki bu millet bu fakire biraz güveni var. Lale Gül'ün de girme diye ocak yok. Bir de Şura Fıkıh Kurulu diye bir şey var. Siz bunu İsmaila ile karıştırıyorsunuz. Eskiden İsmaila tek İsmaila idi diye.
- 1:03:48
İsmaila'dan aldık diye tamam diyordunuz. Şu anda İsmaila'dan aldığın senin aleyhine işler. Halkta tepki var İsmaila'ya. Dolayısıyla o İsmaila'daki bütün hocalar zaten ayrıldı. Ha öyle mi öyle mi biz bilmiyoruz. Fatih Hoca değil mi yavrum? E Fatih Hoca, Mahdi Hoca ayrıldı oradan. Bir senedir o camiye gitmemiş.
- 1:04:07
Oraya gitmemiş yani. Dolayısıyla orada böyle bir durum var. Onlar verdi buna ya bakın bunlar vermiyorsa sizin buna niye vermiyorsunuz diye sormanız gerekmez mi? Ve burada müşkülü çözmeniz gerekmez mi? Fatih Hoca konuşmasında onu açıkladı. Ben o zaman dinledim. Normalde ben onun fıkhi videolarını keşke dinleyemişsem ama vakit bulup dinleyemiyorum yani.
- 1:04:32
Ama onu mecburen dinledim. Baktım o verdi bu vermedi. Karıştı. Orada diyor ki memurun maaş damlına göre artış yapılacak. Diye bir şey koymuşlar. Evet. Toki. Yav memurun maaş damlı. zam mı? Şu anda belirsiz ne kadar zam olacak. Önümüzdeki yıllar. Çünkü bu üç aylık beş aylık bir taksit değil ki. Yıllara sari bir taksitlenme var.
- 1:05:02
Maaşın nereden nereye gideceği, üç senede, beş senede, neye göre? O zam ona göre yansıyacak, memurun maz zamına göre. Bu zaman, o zaman fıkıhta bu, şuraya çatıyor. Nereye çatıyor? Semende belirsizlik. Yani bir şey alıyoruz, satıyoruz, fiyatta belirsizlik var. Niye belirsizlik var? Ben sana diyorum ki, önümüzdeki aylarda, yıllarda
- 1:05:26
bilmem kimin maaşına gelecek zamma göre ben de sana zam yapacağım. Bu semende belirsizlik. Kabak gibi ben bile anladım yani ben fıkıhçı değilim ama böyle bir şeyi şeriat alışverişe cevaz vermez yani. Bunun üzerine, en burada TOKİ falan yüzde yüz devletin. Bunlar devlet kurumu olduğu için devlet de zarar etmesin.
- 1:05:45
Dolayısıyla burada efendim enflasyon mesela hocaefendi diyor ki, sorduk diyor yöneticilere. Enflasyon olmasa zam yapacak mıydınız? Demişler yok. O zaman enflasyon baz alınmalı. Çünkü sen madem enflasyona göre yapıyorsun çünkü her zaman memurun maaşı enflasyona göre verilmiyor ki. Asgari ücret şu anda veyahut da emekli maaşındaki zam, devlasyona, enflasyona
- 1:06:16
tefeye tüfeye göre tam verilmiyor ki. Onlar bir veridir ama tam verilmiyor. Dolayısıyla hükümet de icabında baş edemiyor. Vermiyor. Vermek istemez mi? Vermek ister ama veremiyorsa ayrı bir dava. Ama ona ben alışverişi bağlarsam burada belirsizlik olur falan. Onlar da yani makul karşıladılar. Dediler doğru bir şey.
- 1:06:40
E ne var? Sen orada bir maddeyi ıslah ediyorsun. Zaten kalender hoca fetva vermezken bunu kendi açıkladı. Şura düzelirse ben inadına, İsmail'e verdiyse ben vermiyorum. Mahalledeki koca karı kavgası mı bu ya? Burada ilim işler. Dolayısıyla kim vermiş, vermemişe bakılmaz. Hak birdir, doğru birdir. Bakarsın burada bu fıkha uyumsuzluk var.
- 1:07:05
Burayı düzeltirsen burayı düzeltirsen bu verilir. Yani dolayısıyla Şura fıkhı kurulu söz değiştirmedi. Fetva vermezken vermeme gerekçesini açıkladı ve şu düzelirse bu olur. Müslümanlar yararlansın dedi. Ve burada devreye biz de girdik vesaire Allah razı olsun bunu fıkha uygun hale getirildi. Fıkha uygun hale getirilince Şura fıkhı kurulumuz dediler ki bu sözleşmeye göre
- 1:07:40
bu son durum, bu sözleşmeyle TOKİ ile ev almaya da girilir. Mevzu bundan ibaret. Laf döndürme, laf çevirme yok. Kalktılar erenciler yine biz fırça yemişiz, bilmem nereden bizi biri aramış bu sefer fıkhı kurulu fetvayı vermeye dönmüş. Ya bu kadar iftira edene Allah'ın lanetini müfterilerin eline yağsın.
- 1:08:02
Bu kadar Müslüman'a bir hocalara bir ulema fıkhı heyetine oradan fırça yediği zaman helala haram mı diyecek? Biri telefon edince haram helal mi olacak? Zaten ilk konuşma da ortada, son konuşma da ortada. Neyin düzelmesi istendi? Düzelmiş mi düzelmemiş mi? Bakarsın görürsün. Ama nasıl olsa millet araştırmıyor diye iftira atıp ya tutar ya tutmaz diye bu erencilerle
- 1:08:25
İsmail Ağa'nın erenci grubuyla uğraşılıyor tabi. Bunların Allah şerrine muhabaza etsin. Bütün konular oradan çıkıyor. Fitneler oradan çıkıyor. Ama bu arada da millet de mal sahibi oluyor yani. İnsanlara da doğruyu anlatmış oluyoruz. Soru cevap yapıyoruz yani. Tamam ben bir şey demiyorum. Bunlar yanlış sorular demiyorum.
- 1:08:44
Ama bu işleri istismar edip hoca efendilere iftiraya kullananlar var. Onlara ben yani bizler onlardan beriyiz yani. Onlara laf sokuyorum yani burada halen de öbür türlü soran insanlar tabi sorma haklarını kullanıyorlar. Eyvallah. Hocam bu arada yorulduysanız biraz dinlendirebiliriz sizi. Devam ediyoruz o zaman.
- 1:09:10
Çay bitti. Çay gelsin. Bu esnada yeni bir soru daha alalım görüntülü. Bakalım nasıl bir soru gelecek. Hani erkekler de İslam'a göre nasıl giyinmeli? Ya bu tesettür konusunda genelde hep kadınlar için konuşuluyor ya. Erkeklerin bir tesettürü giyim kuşamda var mı? Var mı? Olmaz olur mu? İslam. Geçen Bursa'da bir sohbette çok güzel şey yaptım.
- 1:09:37
Bak ondan başlık belki arkadaşlar çıkaramadılar. Ben sonra tabi her şey sonradan her şeyi düşünmekle mükellef olduğum için oradan da o başlığı çıkartsınlar bizim Yunuslar. Yani İslâm, şekil dini değildir. İslâm'da şekilcilik yoktur diyenler, niçin halt etmiş? Bu başlık, âyetlerle, hadislerle, deliller söyledim.
- 1:09:59
Bu Bursa sohbetinde, Noel meselesine temasla, kâfirlere benzememe işinde. Tabii kılık kıyafete de giriyor, ev döşemeye de giriyor, tıraşa kadar giriyor yani birçok konu, kâfirlere benzememe noktasından İslâm ele alıyor. Dolayısıyla, buradaki sorunu da, İslâm'da avretlerini örtmek farzdır. Avretlerini açmak haramdır.
- 1:10:27
Avretleri neresidir? Erkek için göbeğiyle diz kapağı arasıdır, kadın için cemi bedeni avrettir. Bütün bedenini örtmesi lazım, yabancı erkeklere karşı. Şimdi bu durumda, kadının da kadınlar arasındaki avreti, göbekle diz kapağıdır. Kadının da kadınlar arasında avreti, göbekle diz kapağıdır. Ama kâfir kadınlarsa, aynı erkek hükmündedir.
- 1:10:56
Diyelim ki yahu der mi ben dinsiz, şerâta inanmıyor, yani adı Ayşe diye, dinsiz çok var, şerâta inanmıyor, Kur'an'a inanmıyor, ateist var, deist var, bunlar dinsiz. Onlar da, kadınlar açısından konuşuyorum, onlar da yabancı erkek kategorisindedir, onların yanında da başını falan açamaz. Ama normal bir kadın, kadının yanında başını açabilir.
- 1:11:20
Hani, kadın kadına. Dolayısıyla, orada avret, ama yabancı bir erkek durumunda, kadının bütün bedeni avret, onun için çarşaf, ferace, işte neyse, tepeden tırnağını örtüyor. Yani namazı nasıl kılıyorsa, namazı nasıl kılıyorsadan da daha şey, namazda yüzü açık kılsa namazı bozulmuyor. Erkek varsa mesela, yüzüne direkt bakanlar varsa, yani şuraya çekmesi lazım en azından.
- 1:11:48
Dolayısıyla, güzelliğini, çirkinliğini belli etmeyecek şekle sokması lazım. O ayrı bir konu. Yani, kadın yabancı erken karşısında, namazın nasıl sayı oluyorsa ondan aşağı kurtarmaz. Çünkü, hatta namazdaki avret yerinden daha fazladır, başka erkeğin göreceğindeki avretleri. Bundan sonra, erkek de, erkek erkeğe oturulurken, diz ile, mâ beynir rupveti ve surrati,
- 1:12:22
avretün diyor, saygıllarına saygıllarına, avrettir. Burada iki diz çok açılıyor. Diz avret midir, değil midir konusu. Bir ihtilaf var ama ihtilaf sayılmaz. Çünkü cumhuru fukaha, alimlerin cumhuru, ittifak etmiş, hadis-i şeriflerde, iki diz avrettendir. Diz avretten olunca, şurası diz benim kapağım. Bu diz kapağının, şurasına gelmesi lazım ki, şuradan yukarısı,
- 1:12:56
avret açılmış oluyor. Yani, göbek ile diz arası denince, dize kadar mı, orada gayem mukayyaya dahil mi değil mi, diye Arapçada bir tabir var, kadar deyince, orada duruyor mu, orayı geçmeli mi deyince, bunun için hadis-i şerif, özellikle sallallahu aleyhi ve sellem beyan etmiş, diz avrettir. Çünkü diğer hadislerde, göbek ile diz arası deyince, aradan dolayı,
- 1:13:22
oraya dayanınca avret bitiyor mu, sorusu akla geleceğinden, diz avrettir buyurmuş. bu dizin kendi de girdi buraya. Ama maalesef, yazlık yerlerinde, özellikle, tabi şimdi bu soğuk havada yapamıyorlar, yazlık yerlerinde veya hava sıcaklığında, camiye bile, cumaya bile, şortlarla gelmeye başladılar. Kimisi üstüne, haşama bilmem ne şey seriyor, peştemal veya, havlu falan,
- 1:13:52
hadi o bir derece yine dizin altına, avreti dizin altına kadar kapatıyor diyelim. Fakat, ben rastladım yani, cumalarda falan, yani eğilirken diz açılıyor. E kimi? Dizin üstünde. Onu avretimi kapattım diye, namaz kılmaya gelmiş. Namazın farzlarından biri setre avret. Yani, namaz kılmaya gelmiş, onun namazı sayı olmaz.
- 1:14:18
Çünkü bir uzun, dörtte biri kadar mesela, diyelim açıldığı zaman, avret yerinden mahsum et. Şimdi burada, bu kalkmış, diz tamamen açıldı. Dizin üstünde kalıyor. Bu haram oldu. Namaz sayı olmaz. Diz dahil, köpeğiyle dizin arasını, köpeğiyle gösterirse, erkeğin tesettürü bozulmuş olur. Bu haram oldu. Ancak, Ancak, erkeklerin en çok dikkat etmesi gereken bir husus var.
- 1:14:50
O da nedir? Dar pantollar, kot pantollar, dar pantollar giyiyorlar. Yani üstü vakıfından bir şey diyemiyorum. Tabii ceket kafire benziyor, kravat kafire benziyor vs. Fotel kafire benziyor. Bunlar İslam'da zalimlere, müşriklere benzemeyin. kıyafetlerine gibirinmeyin, giyinmeyin falan. Bunlar birçok sohbetimizde anlattığımız.
- 1:15:11
Bursa'da da biraz bu konu, bu başlığa çekilmemiştir. O başlığa çekilirse İslâm'da şekilcilik var mı? Var. İslam'da şekilcilik var mı? Var. Bunun önemi anlatıldı oradan. Bunun önemi anlatıldı orada da. Buradaki cevaben erkeğin tesettüründe demin dediklerime ilave eden tesettüründe temin dediklerimiz ilaveten dar pantollar, dar şortlar, dar haşamalar,
- 1:15:33
ondan efendim, şey ne diyorlar başka adına, bunlar göbek ile diz kapağı arasını örtse de, yani diz kapağının altına kadar gelse de, eğer şekil belli ediyorsa, şekil işte erkeğin tenasülü, zuhayaları, makat bölgesi, bunu tamamen yani bir çizim gibi, çünkü o kadar dar giyiyorlar ki, ekseriyet dar giyiyor.
- 1:15:59
Bunun mekruhluğunu, adem-i cevazlığını örtmek için, bir cübbe diyelim, zaten o şortla gezen cübbe giymez de, üstüne, ne diyorsun, onların da kendine göre bir altının üstü bir şey diyorlar, onlara gavurcada isimleri var, Fransızca falan hepsinin isimleri, zaten oradan anlar gavurcuları oldukları. Ondan sonra isimlerinden bakacağa gel,
- 1:16:26
onları giyip de, yani avret bölgesinin önünü kapatıyorsa, erkeklerin içindeyi konuşuyorum, kadınların içindeyi konuşmuyorum. Erkek erkeğe konuşuyorum. Bak dikkat et, kes ettim de o çocuk onu soruyor, yavrumuz. Bu durumda da üstünü örtecek bir şey varsa, yani biz yine günahtır, şudur, mekruhtur, haramdır demiyoruz, ama üstünü örtecek bir şey yoksa, erkekler içinde de olsa,
- 1:16:52
birbirinin yanında oturduğu zaman karşımızda oturuyor. Bütün her tarafı meydanda, tamamen her şey çizim gibi dışarı çıkmış. E bu, yani sen bunu açsaydın gibi bir durum var yani, ha çıksın, ha örtülüsün. Giyinmiş çıplaklar diye de bir hadis var yani. Dolayısıyla kâseatün ağrıyat oluyor.
- 1:17:10
Şimdi kadın, robadan, tepeden tırnağa elbise giyse, eti görülmüyor, terisi de görülmüyor, etinin rengi de görülmüyor. Ama dar giyerse ve bütün fiziki organlarının, göğüsleri vs. her tarafı çizim gibi ortaya çıkarsa, bu kadının tesettürüye caiz diyor muyuz? Diyemeyiz tabi. Ne diyoruz kadının tesettüründeki şartımız?
- 1:17:37
Bol olacak. Bol olacak derken, şekil belli etmeme şartı getiriyoruz değil mi? Bazı şartlar var. Yoksa çuvala girdim oldu değil. En baştaki şartlarından biri, bir defa ahiret bölgesinde tümünü kaplayacağım, o başka. İkinci şart ne bunun? Şekil belli etmeyecek.
- 1:17:54
Şimdi şekil belli etmemek, sen çarşaf giysen de, sıfıra sıfır üzerine çarşaf, öyle çarşaf mı olur? Şekil belli etmeyecek. Peki kadının bütün bedeni avret, şekil belli ederse tesettür olmuyor. Erkeğin bölgesi, göbeklerin diz kapağı arası. Oranın şekil belli ederse ben giyiniyorum. O zaman kadın da giyiniyor.
- 1:18:15
Şekil belli ederse tesettür olmuyor. Bu caiz olmaz, günahtır. İnsanlar bakıyor, hele ki namazda ön safa geçiyor, arkadaki adam, gözü ona takılırsa, secdede, rükuda, bunlar çok yanlış şeyler. Onun için bir cübbe en azından namazda şey yapsa, o dar giyinenler de mekaratı, namaz mekruha giriyor, namazın mekruhunu kaldırmak için falan.
- 1:18:36
Ama namazın dışındaki şeylerde, genel manada otururken kalkarken, erkeklerin en çok dikkat etmesi gereken husus, namaz kılanlar, özellikle Müslümanlar o işe dikkat ediyor, diz kapağıyla göbeğe ediyor. Ama dar giyme işinde çok dikkat edilmiyor. Nasıl olsa örtülü. Örtülüsün ama şeklin meydana çıktıktan sonra, o tesettür İslam'da makbul değil.
- 1:19:01
Bütün erkek kardeşlerimiz dikkat etsin. Bol giyinsin arkadaş ya. Biraz bol giyinsin. Şalvar tolon diye bir şey icat ettiler. Şalvar değil, pantolon değil. Ha ben buna da karşıyım ama, şalvar tolon diyorlar. Yani bu isim de uygun demiyorum haşa. Yani orta bir şey bulanlar, ortaya karışık yapanlar olmuş.
- 1:19:21
Biraz öyle yapın arkadaş ya. Tarz da oldu şimdi o, moda da oldu yani. Biraz bol giymek. Şimdi yeniden getirdiler. İnşallah öyle devam eder yani. Moda Fransa'dan gelmesin bu sefer. Müslümanlardan da bir şey çıksın ya. Şavurlar da onlara uymak zorunda kalsın.
- 1:19:41
Şimdi hocam bir soru daha var. Muhammed Gül. Yani bu kişinin vasfı, görevi nedir diye bir soru gelmiş. Yani Muhammed Gül kardeşimiz, ben bunu Sedat Peker'in yanında tanımadım. Büyük ellerde zaten görüşmüştüm, tanışmıştım, yok yani bir kere bir görüştüğüm var, demek ki telefonla konuşmuşluğum var. Hani eski dönemler için,
- 1:20:16
eski dönemler için söylüyorum, çünkü 30 sene, 40 senelik mevzu. Dolayısıyla Muhammed Gül'ü, ben Muhammed Efendi Hazretleri'nin bizim yanında tanıdım. Orada vazifede duruyordu yani. Efendisine gelip gidiyordu. Bazı şahitlikleri var benim hakkımda. Efendi Hazretleri'nin benim hakkımda konuştuklarını ben de duydum da, gönlüm sana aktı diye, bizim eve geldi benden evvel,
- 1:20:44
ben sohbetten geliyorum, efendi benden evvel gelmiş kapıya falan. Vesaire böyle hapishane sürecinde Efendi Hazretleri'nin ona benim hakkımda söyledikleri falan var. Sonra Hikmet Efendi Hazretleri Rahmetullahi, o da büyük veliydi, Sami Efendi Hazretleri Halifesi, onun da yanına gelip giderdi. Orada da buluşmuşluklarımız var, onun da önemli bir şahitliği var.
- 1:21:06
Birkaç kişiden biri. Böyle ortamlarımız oldu kendisiyle. Dolayısıyla yeni tanıştığımız biri değil. Ondan sonra Sedat Peker'in yanında sohbet yaptığı, programlarda yanında durduğu, sağda solda konuşmalar yaptığı, yaptığı konuşmaların içeriğine bağlı, içeriğinde de yani gençlerle namaz, abdest vesaire öyle konuşmalar yapıyor yani.
- 1:21:28
Şimdi bize sorulan soru İbrahim Efendi Hocamızla alakalı mevzuda. İbrahim Efendi Hocamız Denizli'den gelirken Biz burada bir iki kişi bize söz verdi ev hazırlığına. O arada da ani gelmesi lazım oldu. Çünkü buradan sahte şey uydurdukları zaman millet kargaşaya gitmesin diye. Hocamız gelsin Efendi Hazretlerimizin yolunu, vekiller emir seçti onu başında dursun diye.
- 1:21:51
İstanbul'a gelmesi lüzumu oldu. Bundan da acele icabet için Hasan Efendi ani öldü. Ölümü çok beklenen bir şey değildi. Bundan dolayı hızlı hareket edildi. Birkaç kişi de söz verdi. Sonra Cagimay'di, İsmail Ağa'nın adamlarının yüzünden. O olunca o arada ben Muhammed Gül'e dedim, Hoca Bendi geliyor Denizli'den karşılaşalım, bir şey yapalım.
- 1:22:17
Tamam dedi benim eve müsait dedi. Hoca Bendi'ye akşam vakti geldi zaten girişki Ümraniye'de onun evini aldık. Orada da 15 gün kaldı. Biz o arada hani bir ev düzen tertip kurana kadar. Ondan dolayı İbrahim Efendi Hocamız onu çok sevdi. Bizim devemiz onun evinin önünde çöktü dedi. Kusva devesine kıyasla İbrahim Efendi Hocamız her şeyde ayet-i hadise okur.
- 1:22:37
Ondan sonra ben onu çok seviyorum dedi. Onu devamlı yanında görmek istedi. Çağırdı etti kendisi yani. İbrahim Efendi Hocamızın kendisi. Onun bir tercihi oldu mu oldu. Çünkü bize de söyledi, yavrum seviyorum dedi. Bize 15 gün hizmet etti dedi. O arada İbrahim Efendi Hocamızın tabii bir ömreye gidişi oldu.
- 1:23:02
Ömreder aslanması oldu. Oradan Denizli'ye döndü. Denizli'de bir iki ay kaldı. Bu sefer yine öğrenciler, bu İsmailerciler gelmeyecek artık. Bilmem ne bunları terk etti. İbrahim Efendi Hocamıza bir çok iftiralar o arada başladı tekrar kazan kaynadı. Kazan kaynayınca burada da İbrahim Efendi Hocamızla ilgili tabi Şura'nın hocalarının herkesin kendi görevi var.
- 1:23:26
Yani onlar her dakika yanına gidip gelemedi. Hocamızın da hizmeti var, bakımı var. Geleni var, gideni var. Telefon arayanı var, soranı var. Bir de çağırılıyor çok. Orası kız kursu çağırıyor, icazet çağırıyor, merazim çağırıyor. Hoca bende yaşı belli. 90 küsur yaşında. Bunların hepsine cevap veremez.
- 1:23:45
Cevap verecekse hangisine verilecek, hangisine verilmeyecek. O darılıyor, bu kırılıyor. Dünya kadar olay. Benim herkes takdir eder ki buna mesai, vaktim yok. Yani hoca efendiyle ilgili programların, telefonları vesairesi çağıranların bir de incelenmesi lazım. Çağırır bir yere gidersin, işsiz varcı mıdır?
- 1:24:03
Para toplamak için mi çağırıyor? İsmail ağacıdır takıya mı yapıyor? Vesaire vesaire. Dünya kadar olay var. Biz bu olayları kendimiz yapamadık. Hoca efendi yanına koyduğumuz çoluk çocuk da bazı normal yani çay getirsin, çorba götürsün ama birçok karar verme verecek konu var. Hoca bende şu anda bütün vekillerin emri konumunda.
- 1:24:27
Efendi Hazretlerimizin şu anda dünyadaki en büyük vekili. Başvekili yani. Mahmud Efendi Hazretleri'nin dünya çapında bir zatın 100 yılı müceddidinin bütün vekillerinin emri seçilmiş bu zat. Çok büyük bir makam. Dolayısıyla burada insanları görüşmeyelim, konuşmayalım. O aramasın, bu gelmesin. O da olacak iş değil.
- 1:24:46
Çünkü hocaefendi ayet okuyor, hadis okuyor, dua ediyor, hastaya bir nefes ediyor, Allah için hizmetler yapıyor. Hocaefendi boş duran bir insan değil ki, saniyesi boş yok. Dolayısıyla, bu arada, Muhammed Gül Efendi onların yanına çok gitti geldi, orada ev taşınmaları oldu, birkaç tane... taşınma oldu.
- 1:25:05
O taşınmalarda hep yardım etti. Maddi, manevi, nesil, ilgilenmek de çok büyük bir önem. Vakit veriyorsun. Bir de ondan sonra yaptığın işi doğru yapman lazım. Çünkü bir iş yapıyorsun, ağzını öbürüne bulaştırırsan, yeniden yapıyorsun o işi. Çünkü bir iş yapıyorsun, ağzına günah bulaştırırsan yeniden yapıyorsun o işi.
- 1:25:17
Musluk bozuluyor, bir daha bilmem ne. Yani bütün bunlarla ilgilendi. Ondan sonra biz de hocaefendilerle oturduk. Bir istişare yaptık. Dedim ki tekrar Denizli'den hocaefendiye bir iki ay kaldı. Hastalık sorunları falan düzeldi. Elhamdülillah hocaefendi ben de gittim Denizli'de sohbetler yaptım. Hocamı buraya getirmek üzere birlikte hareket edelim dedik.
- 1:25:37
İkinci gelişinden evvel hocaefendilerle istişare yaptık. Hocaefendiler dedi ki Muhammed Gül Efendi bu işlerle ilgilensin. Yanında hizmet edecek, kim edecek, kim etmeyecek, nereye gidilecek, nereden gelinecek, hangi icazeti söyleyecek falan filan. Biz bunu yapamıyoruz. Yapamayınca da boşluk oluşuyor.
- 1:25:56
Hocaefendinin hanımı da hocaanne diyoruz. Hocaannemizde kadın erkeklerle muhatap olacak durum yok. Bu işlerde çoğu telefon, davet, icazet, merasim, cuma çıkışları, ziyaretler, gelen gideni kabuller. Bunların çoğu erkeklerle konuşmak icazet ediyor. Dolayısıyla yanında görevli arkadaşlar onların da danışacağı, çünkü ikide bir bana danışarsa ben baş edemem.
- 1:26:25
Ben nasıl cevap verip şuraya gitsin derim, orada bir yanlışla karşılaşılsa mesuliyet var. Bu mesuliyetten dolayı Muhammed Gül Efendi'nin ilgilenmesine karar verildi. Hocalarla beraber konuştuk. Ve o yanında mümkün mertebe bulunuyor. Kendisinde işi var, gücü var. Adam işsiz güçsüz, avar, kasnak değil haşa.
- 1:26:46
İşi var, gücü var. Onunla beraber buraya mesai ayırıyor. Biz de mesai ayırdığı için, hocaefendinin ilgilendiği için kendisine teşekkür ediyoruz. Ondan sonra burada ayların baş geceleri olduğunda, kovacilerin baş geceleri olduğunda, 700 bin, 800 bin, 1 milyon. Dünya kadar yerlere verdi yani. Dolayısıyla hayırlarla hasenatı olan,
- 1:27:08
Efendi Hazretlerinin yanında tanıdığımız bir insan. Şimdi Sedat Peker'in yanındaymış da, şimdi İbrahim Bey'in yanındaymış da. Biz böyle bir ilişki kurmuyoruz. Şu anda biz tanıdığımız bildiğimiz bir adam. Şu anda da tanıdığımız bildiğimiz bir hocamızın yanında. Görevli olarak yani maaşlı görevli gibi haşa bir eleman değil.
- 1:27:27
Fahriye Allah rızası için ilgileniyor. Ama biz de ona dedik ki, bu işler mesuliyetli işler. Çoluğa çocuğa, yeni etmelere bu işi bırakma. Çünkü hocamıza, Allah muhafaza, vekillerin emri olmak hasebiyle de, ona göre de herkes onu severdi ama,
- 1:27:44
şimdi tabi hasret edeni var, çekemeyeni var, ona bir zarar gelsin isteyenler olur. Bu meselelerden dolayı, biz de sana Allah'tan sonra bir emanet ettik. Gözümüzü arkada bırakma dedik. O da bundan dolayı mümkün mertebe yanında dikkat ediyor. Çünkü biliyorsunuz an meselesi. Saçma sapan birilerinin yanaşması, yanlış bir adamın resim çekmesi bile.
- 1:28:11
Adamın sonra bir yanlışı çıkıyor. Affedersin karı kız işi çıkıyor. En meşhur gazetecilerin bak neleri çıkıyor bilmem ne. Patlıyor. Bir taraftan patladığı zaman İbrahim Efendi yanındaki adam bilmem ne çıktı falan. Yani burada çok bir resimle, şu anda sosyal medya bir resimle seni linç ediyor. Yani Hoca Efendi'yi korumamız lazım değil mi?
- 1:28:34
E biz de bunu, yani benim yapmam lazım. Sağlığım, sıhhatim, işlerim ev vermiyor. Madem bunu yapamıyoruz, Şuran hocaları yapması lazım. E yapamıyoruz. Herkesin dersi var, şeyi var. Ondan dolayı böyle bir şey münasip görüldü. Mevzu bundan ibarettir. Bunun altında başka buzak arayanlar, başka yere gitsin.
- 1:28:53
Bir daha ne kadar etmiyorum. Bir görüntülü soru daha alalım kıymetli yönetmenim. Cübbeli Ahmet Hocamızı tanıyor musunuz? Tanıyorum. Ona şu anda karşınızda olsa ne sormak isterdiniz? Cuma namazını sormak isterdim. Bu cumayı da karıştırmışlar şimdi. Koronada indirmişler. Zühre ayır falan.
- 1:29:18
Şimdi de hala sırf dört tepede kılıp çıkıyormuşlar. Bazı hiç kılmadan çıkıyormuşlar. Çoğu kılmadan çıkıyor zaten. O mesele değil. İmam da dört tepeden tesbihat başlıyormuş. Tabii tabii öyle. Bu nasıl bir şey ya? Ben böyle bir şey görmedim. Ben gittiğim camilerde tabii ihvanlara ekseri gidiyorum da. Böyle bir şey yok.
- 1:29:39
Nasıl olması lazım hocam? Eskisi gibi olması lazım. Eskisi gibi derken, eskisi neydi ki eskisi yüzlerce, bin küsur senedir devam eden bir şey yanlış olsaydı zaten bir âlim ona itiraz ederdi. Bu kadar şeyhulislamlar, bu kadar fakirler, muhaddisler, müfessirler gelmiş, kesmiş ümmetin. bunu oynatırsan ne olur?
- 1:30:05
Dinde reform olur. Dinde reforma biz açık değiliz. İbadetten bizden karıştırmayalım. Şimdi, Zuhru Akhir meselesi yani öğlen namazının sadece son sünneti var. zaten son sünneti var. Normalde öğlen namazının son sünneti iki. Cuma gününde bir de vaktin sünneti olarak bir dört rekat kılınıyor. İki rekat öğlen sünneti kılınsa, yani öğle Cuma'nın son sünneti dört.
- 1:30:35
Cuma'nın son sünneti dört. Öğlenin son sünneti dört kılınıyor. Çok fazileti var. Cuma'dan, öğlen namazından evvel men hafıza ala herman kabla zuhri ve ba'da zuhri haram oğlu alenler. Kim öğlen namazının ilk sünnetini dört kılarsa, son sünnetini de dört kılarsa, Allah onun canını cehenneme haram etmiştir.
- 1:30:55
Bundan dolayı Muhammed Efendi Hazretleri ömrü hayatı boyunca öğlenin son sünnetini, normal öğleni, Cuma'yı konuşmuyorum, öğlenin son sünnetini hep dört kılmıştır. Ama onu dört kılarsan, ilk sünnetini ilk sünneti gibi kılacaksın. Yani oturunca Salli Barik okuyacaksın, kalkınca Sübhaneke ile başlayacaksın.
- 1:31:13
Ama öğlenin ilk sünneti müekkede olduğu için onun da etkaiyatından kalkıyorsun, Sübhanekesiz Fatiha'ya başlıyorsun. Yani öğlenin ilk sünnette dört, son sünnette dört hadis var. Cehenneme canı haram olur. Çok büyük müjdesi var. Ama müekked sünnet değil. Yani son sünnetteki ikisi müekked, ikiyi eklediğin gayri müekked.
- 1:31:34
Zaten onun için Salli Barik okuyarak kalkıp Sübhaneke ile başlıyorsun. Normal öğlenin de son sünnetinde dört var demek istiyorum. Ama Cuma'nın, yani Cuma namazının peşine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kıldığı dört. O zaten dört. O öğlenin müekked sünneti iki ya, bu Cuma'nınki dört. Bir de vaktin sünneti diyorsun.
- 1:31:59
Vaktin sünnetine öğlen ya, öğlenin iki sünneti var ya zaten, o vakitten. İki de öğlenin sünneti, altı. Burada kaldı Zuhru Akhir meselesi. Şimdi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında Zuhru Akhir yoktu. Niye Zuhru Akhir yoktu? Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında Cuma'nın kabul olmama diye bir riski yoktu.
- 1:32:23
İki, efendim, kaza namazı yoktu. Yani her kimsenin kazası yoktu. Müslüman olan yeni Müslüman oluyordu. Namaz, kaza falan bir durumu yok. Şimdi Zuhru Akhir kime lazım? Hepimize lazım. Mahmud Efendi Hazretleri buyururdu ki, vakti dar olup da öbür sünnetleri kılamayacaksa bile, yani kılsın mutlaka, aman kılmam hiç etmesin.
- 1:32:51
Ama, uçak kalkıyor, bilmem ne oldu, bir zaruret oldu. Sonra yine kılar da, o anda kılamıyor falan. Yine de Zuhru Akhir'i kılmadan çıkmasın. Millete bunu söyleyelim. Bunu Efendimiz Hazretleri'nden hutbede duydum. Zuhru Akhir'in önemi ne?
- 1:33:11
Şimdi tabii Süleymancılar ve bazı şeyler, gruplar Türkiye'de alülabdir. Dolayısıyla Cuma olmuyor. Onlar da Cuma'ya da gitmiyor. Veya kendi adamlarıyla aralarında Cuma kılıyor. Normal diyaneti camilerinde Cuma olmaz diyor. Biz o görüşte değiliz. Türkiye'de Cuma farzdır. Türkiye'yi Darülal kabul etmiyoruz.
- 1:33:34
Dolayısıyla İslam nişanları devam ettiği için, namazlar serbest kılındığı için vs. İmam-ı Azam'a göre zaten görüş odur. Bir kere Darülislam olmuş, ondan sonra Darülal dönmez. Fetvasıyla amel ediyoruz. Diyelim. O zaman Zuhru Akhir'e ne lüzum var? Benim kazam da yok. Kazası varsa son öğlen diye kaza gibi kılsın.
- 1:33:55
Üzerime kalan, üstünden düşmeyen son öğlen diye niyet etsin, kılsın. Onu da demiyoruz. Çünkü neden? Kazan yoksa da kıl diyoruz. Yani orada kazası olmayan kılmayabilir demiyor. Efendi Hazretleri herkes kılsın, kılmadan kimse çıkmasın buyurdu. Çünkü neden? Buradaki meselede esas Cuma'nın bir yerde kılınması gerekiyor.
- 1:34:17
İslam'da. Asr-ı Saadet'te öyleydi. Ondan sonraki dönemlerde, dört halife dönemde vs. ayrı halife kıldırması uygun geliyor. Ya da halifeni tayin ettiği vali falan emir kıldırması gerekiyor. Ve tek yerde birleşiyor. Herkes mahallesindeki mescitte normalde vakit namazı kılar. Cuma oralarda kılınması caiz değil.
- 1:34:36
Bayram da öyle. Bayram da kılınması caiz değil. Bu bayram ve cumalar birleştirmesi lazım ümmete. Dolayısıyla. Ama şimdi Ama şimdi İstanbul gibi 20 milyon, 25 milyonun küfüsü yerlerde iki taraf zaten yani ancak Yenikapı'daki miting alanında bütün millet Cuma'ya gelirse oraya da millet nereden gelmesi, gitmesi, Cuma'da zaten kaçar.
- 1:34:56
Mümkünatı kalmadı. Allah kabul etsin herkes kıldırsın. Bu sefer ne oluyor? İlk kim tekbir alırsa, onunki kabul oluyor. E öbürü kılmasın mı? Öbürü kılsın. Bundan dolayı, cumalarımızda Cuma'larımızda kabul olunmama kabul olunmama riski var. İmam Ebu Yusuf'a göre zaten Dicle'de Bağdat'tayken İmam İmam Ebu Yusuf bunu fethetti.
- 1:35:18
Ebu Yusuf bunun fetvasından dolayı Dicle'nin üzerine tahta köprü vardı, köprüyü ortadan açtırıyordu. Açmalı kapamalı yaptırmışlar köprüyü. Niye? Cuma saatinde köprüyü açıyorlar ki, herkesin Dicle'de şey gibi, Haliç gibi bir koca deniz. Oradan oraya herkesin geçmesi zor. Ona göre şeylerle geçecek yani.
- 1:35:39
Yayan geçse kilometre var, denizden geçse kayık lazım. Bu zorluk kalksın diye, O yakada da Cuma sayı olsun diye köprüyü açıyorlar. Köprü açılınca ortası birleşmediği için ortadan geçiyor. İki tarafta da Cuma sayı olsun. Bu ne demek? Bitecek yerlerde, hele ki bırak köprüyü, diyelim Avrupa yakası. Sırf Avrupa yakasında kaç milyon yaşıyor?
- 1:36:00
Avrupa yakası bir yerde nasıl kılacak? Bundan dolayı üzerime kazığa kalan veya kazası yoksa da vaktine erişip de, kalpten niyeti böyle geçirecek, zuhur, öğlen namaz demek. Ahir, son demek. Zuhru ahir. Üzerime kazığa kalan son öğlen. Vaktine kavuştum, üzerime farz tayin etti, tereddüb etti ama ben onu kılmadan çıkmışım.
- 1:36:28
Çıkmasın diye o öğleni kılıyor. Burada son iki rekatta okusun mu, okumasın mı? Efendi Hazretlerimizden duydum ki, kazası olanlar, son iki rekatta kazası var olduğunu bilenler Kazası olmayanlar son iki rekatta zammı süre okusun. Fakat sonra istişare ettim, hocaefendilerle şöyle dediler. Kazası olan da, olmayan da son iki rekatta zammı süre okusun.
- 1:37:01
Niye? Çünkü son iki rekatta zammı süre okursan senin kazan varsa da o kaza yerine geçiyor, son iki rekatta zammı süre okuman kazayı bozmuyor. Ama senin kazan yoksa, bir de senin Cuman kabul olduysa ve senin üzerinde son öğlen diye bir şey yoksa o zaman son iki rekatta, o dört sana nafile olacak. O dört sana nafile olacağı için, son iki rekatta zammı süre okumadın mı, nafilen
- 1:37:34
bozuluyor, dört rekat boşa gidiyor. O zaman? Bundan dolayı zuhru ahırde, ben de bundan sonra öyle yapacağım. Yeni bu soru, bu arkadaşın sorusu sebep oldu. Dolayısıyla dört rekatta da zammı süre okuyalım. Kazamız varsa da, veya o son öğlenimiz kabul olmadıysa da dört rekatta zammı süre okusak da zuhru ahır olarak son öğlenimizin de yeri dolu.
- 1:37:56
Bu da ilk olarak böyle cevaplandı. Bu soru bana sorulmuş olabilir ama böyle bir cevap daha yok. Yani bu tekrar rahatla. Teşekkür ediyoruz o zaman. Yani bunların başına çekilip bunların hepsini paylaşılsın. İstifadesine sunulsun. Bir soru daha var hocam. Burada şöyle yazılması lazım. Zuhru ahır kılmak şart mıdır?
- 1:38:18
Son iki rekatta zammı süre okunur mu okunmaz mı? Bunun sorusu böyle sorulsun. Kim okusun, kim okumaz? Beş vakit namaz kılmayan birinin çektikleri sıkıntılar, hastalıklar, günahlarına kefaret olur mu? İlginç. Beş vakit kılmıyor ama bir eziyet, bir sıkıntı, bir şeyler yaşıyor. Yani şimdi beş vakit namaz kılmayan Müslüman mı değil mi?
- 1:38:45
Tartışması var. Hanbeli mezhebi Müslüman görmüyor. Müslüman görmediği için Hanbeli mezhebine göre kefaret olmaz. Diğer üç mezhep cumhur diyelim. Müftahabiyet de budur. Görüş de budur. Maturidanevi mezhebin görüşü budur. Namaz kılmayan da haram olduğuna, yaptığı işin haram olduğuna inanıyorsa ve namazın farz olduğuna inanıyorsa yani İslam'ın bütün meseleleri bir bütündür.
- 1:39:14
Şerata inanıyorsa, bütün İslam'ın meselelerine inanıyorsa Müslümandır. Amelsiz bir Müslümandır. Fasık denir. Bu fasıktır. Dolayısıyla şahitliği geçerli değildir. Ne bileyim kız vermemek lazımdır. vesaire vesaire birçok nikah şahidi olamaz. Nikahda şahit olsa sayılmaz. Bu gibi fasıklık çok büyük bir durum.
- 1:39:38
Allah cümlesimizi muhafaza etsin. Bütün bu namaz kılmayanlar bu namaz kılmayanların hepsine namaz kılmayı nasip etsin. Amin. Biz duacıyız. Şimdi burada namaz kılmayanın diğer ibadetleri kabul olmaz. Bu kesindir. Ama kabul olmazdan şeyin farkı var, bunu elli kere izah ettim. Kabul olsa diğer ibadetleri, mesela namaz kılmayıp oruç tutan kimseler.
- 1:40:01
çok var. Namaz kılmayıp ömreye giden çok var. Hatta hacca gidiyor geldi yine kılmıyor. Hiç vakit kılmıyor yani ben böyle hacca gitmişim. Şimdi hac ayrı bir farzdır. Hacca gider o borç düşer. Oruç Ramazan ayrı bir farzdır. Oruç tutar o borç düşer. Oruç tutan o borç düşer. Yani Allah ondan ona azap etmez.
- 1:40:20
Zekat verir, büyük bir farzdır. Vermese büyük günah işleyecekti kul hakkı. E zekat verdiği için o ondan dolayı cehennemde yanmaz. Ama bunları yaptığı halde namaz kılmıyorduysa bunlar kabul olmaz. Kabul olması yanlış anlıyor. Ya kabul olmuyorsa yapmasın. Yapsın. Çünkü kabul olmasa olsaydı artı çok sevap cennette köşkler sarar da derecelerin altına sevap yok.
- 1:40:47
Hadislerde dinliyorsunuz ya şu kadar köşk, şu kadar saray, cennet, şöyle cennet. Bunların hepsi kazandıran şeyler. Ama bu namaz kılmadığında en büyük haram işlemiş oluyor. Bir namazlık. Ondan dolayı İnne mâ tekebbelû lillâhi minel muttekin diyor Kur'an. Haramlardan sakınanlardan Allah diğer amellerini kabul eder.
- 1:41:05
Şimdiki en büyük haram da namaz terki. O zaman takva sahibi olur mu? Namaz kılmayana müttakî takva sahibi diyebilir misin? E diyemeyeceğine göre. Fasık adam nasıl müttakî olacak? O zaman kabul de ona bağlanmış Kur'an'da. Evet. Bu sefer buna kabul olunmaz diyorsun. Ama kabul olunmaz derken neyi kastediyorsun?
- 1:41:24
Yan gelirleri artı sevapları kaybeden. Ama borcu düşer mi? E tabi ki borcu düşer. Oruç tutmasa ayrı bir cehennemde şu kadar yanacak. Zekat vermezse cehennemde bilmem dağlanacak, bilmem ne. Altınları, gümüşleri ateş olacak, sırtına basılacak. Bilmem ne bu kadar hayata ateş mi var? O kadar azap var. Develeri, hayvanlar gelecek onu çiğneyecek falan.
- 1:41:44
Zekat vermediği hayvanları. E onlardan kurtulur. Evet. Hacca gitti, hacca gitmeyen ne kadar bela çekecek? Cehennemde azap. Ondan kurtulur. Diğer vazifeleri yapsın. Kabul olunmaya engel olur. O da neye engel olur? Sevapların artı sevaplarına engel olur. Sorunuzun bu tarafını cevaplarınca soruya geliyorum.
- 1:42:06
Ama namaz kılmasa da çektiği hastalık, ızdırap sıkıntılardan dolayı bazı günahları silinir. Anladığım kadarıyla özel görmedim ama kıyas yapıyorum. Bu kadar kitap gördüm. Tetepatıma dayanarak. Müslümanın günahına kefaret olur. Çektiği sıkıntıya göre bazı günahları silinir. Ama tabii o ağrıdan dolayı da kılmadığı namazın kazası yerine geçmez.
- 1:42:30
Namazlara yine tövbe edip kaza etmesi lazım. Ama ahirete gitti. Kazalar yapıyordu tamamlayamadan öldü veya kazaya başlayamadan öldü veya iş kılamadan öldü. Allah-u Teala'da hani dünyada buna çok çile çektirdim, inim inim inlettim diye imanda kurtarmışlar son nefeste. İmanı kurtarmak için bunu konuşamam.
- 1:42:52
İmanda kurtarmışlar. Allah-u Teala bu kadar çektiği hastalığa sayın diye cehennemden bağışlayabilir. Vakit başına 80 senede indirim yapabilir. Veya affedebilir. O Allah'ın elinde. Müslümanların öldükten sonra Allah'a hiçbir şey vacip değil. Ama Mevla kaideleri koymuş ama müşahhas şahsa indirdiğinde Allah'ın ona özel muamelesi olabiliyor.
- 1:43:15
Çektirdiği bir hastalıktan dolayı veya onun yaptığı bir iyilikten dolayı bir fakire birine merhamet ettiğinden dolayı Allah ona acıyabiliyor. Yani onu bir şeyden muaf tutabiliyor. Ama bunu biz şahıs bazında diyemeyiz. Şu kulun şu adamı muaf eder mi? Şu adamın günahını siler mi? Şahıs olarak diyemeyiz.
- 1:43:37
Ama Allah-u Teala silebilirim buyuruyor. Ama şirkte af yok diyor. İmanını kaybedip gelene Burada da çektiği hastalıklar kefade oluyor. Bunu neye kıyas ediyorum? Mesela bir adam günahkar da olsa ama şehit olması vaat edilen bir belayla ölse. Mesela zelzelede ölse. Göçük altında ölse. Mesela yangında ölse.
- 1:44:04
Mesela boğularak ölse. Mesela karın hastalığından sürgünden ölse. Bunlar şehittir diyor. Şimdi bu adamın başka günahları olsa onun şehitliğine engel olmaz diyor. Ben de oradan yola çıkıyorum. Bu adam daha ne namaz kılmıyor mesela günahları varsa yine de çektiği hastalıkların da Allah'ın sözü var. Verdiğim sıkıntılara göre de kullarımdan günahlar sileceğim diyor.
- 1:44:27
O müjde bozulmaz diye düşünüyorum. Anlıyorum. hâlde ada pazarında bunu dinlemeyin dediniz hocam, bunun hikmeti nedir?" diye soruluyor. Ya şimdi bu arkadaş senelerdir orta gidiyor, ne o taraf ne bu taraf diye işi götürmüş. Bayağı da biz İngiliz adamları buna yardım etmiş, 3 bin metre yer yapılmış, bilmem ne.
- 1:45:00
Ben tanımıyorum yani, ben rastlaşmadım, ben çünkü o kadar hoca var ki Efendinin şeyini. Sonra, efendim, Ahmet İslamoğlu Hoca Efendi, abimiz anlamış bunu. Hatta Ramazan Hoca'ya, ada pazarı vekiline demiş ki, bak sen oraya sohbete git. O da demiş ki o rabıtayı bozmadığı için ben onun bölgesine gitmeyeyim, nasıl olsa rabıtayı bozmam.
- 1:45:26
O da demiş ki akıllı ol, akıllı demiş. Ahmet İslamoğlu Hoca bunu çözmüş yani. Dolayısıyla şimdi bir ses kaydı, kadınlara sohbet yapmış, zaten bunların çoğunun, şeyin kadınların sohbetinde hiç dinleyen yok zannediyorlar, atış serbest gidiyorlar. Oradan da kadını biri çekiyor, ondan sonra patlıyorlar.
- 1:45:46
Salih Topçu da öyle patladı Rize'de. Dolayısıyla kadın şeyinde bunlar atış serbest zannediyorlar. Nasıl olsa bunlar kadın, bunlar kadın da bunlar manyak değil yani. Dolayısıyla hanım kardeşlerimiz erkeklerden daha gayretli, daha titiz, daha ferasetli. Dolayısıyla kadınlardan biri bunun kaydını almış.
- 1:46:04
Sonra biz de bunu dinledik. Bu kayıt YouTube'larda var. YouTube'larda var, atmışlar sağa sola, oraya oraya atıyor yani. Benim kontrolüm ne dediği buydu. Çektir desen nereden çektireyim yani? Ben yönetmiyorum ki ben çektireyim yani. Çünkü konu Rabuta ve Mahmut Efendi Hazretleri konusu olunca benim şahsi konumdan çıkıyor.
- 1:46:27
Çünkü o adama talebe veren var, gidip tarikat dersi değiştiren var, kadınlardan sohbetine giden var. Yani mevzu kamuya dönüyor yani, benden çıkıyor. Birileri de bu bu görüşte diyor, orada konuşuyor. İşte Fikri Doğan'ın diyor, fiziğiyle, suratıyla, bilmem neyle alay edenler var. Bana binden fazla mesaj geldi, o da yalan olabilir.
- 1:46:54
Bir günde bir adama binden fazla aynı konuda mesaj. Sen başbakan mısın, cumhurbaşkanı mısın? Aynı konuda yani. Aynı konuda binden fazla diyor, bir günde diyor. Yani böyle bir laf etmiş. Ondan sonra mesaj geldi, bilmem neymiş. Fikri Doğan'ın gözüne kaşına şey yapabilen ahlaksıza diyor, o ahlaksıza söyleyin diyor.
- 1:47:13
Yani ahlaksızlar var demiyor. O ahlaksıza söyleyin diyor, beni kastediyor, mühim değil. Ahlaksız, ahlaklı tarafım da olabilir, ahlaksız tarafım da olabilir. Ona da bir şey demedik, onu da geçtik yani. Hakkımızı da haram etmiyoruz. Mesele değil, onunla da uğraşmayalım. Fakat orada iki üç tane laf ediyor.
- 1:47:33
Bir tanesi Fikri Doğan'ın kesinlikle hakiki şey olduğunu söylüyor. Yalan. İkincisi, Efendi Hazretleri'nin Hasan Efendi'ye şeyhlik verdiğini söylüyor. Küllün yalan. Ondan sonra Efendi Hazretleri'nin videodaki konuşmasını montaj ve oynama diyor. Küllün yalan. Üç dört tane yalanı arka arkaya sıvazlamış.
- 1:47:57
Birinci yalanı Hasan Efendi'ye şeyhlik vermedi. Hasan Efendi'ye vekillerin emiri tayin etti. Çünkü bunun en büyük delili bir, Hasan Efendi'nin el yazısıdır. Ben bu ekranlarda el yazısını gösterdim. El yazısının fotokopisi bende. Ve herkes istese YouTube'da ulaşabiliyor. O el yazısında Medine'den dönelim.
- 1:48:18
Hasan Efendi ile Mustafa Efendi'yi vekiller olarak ilan edelim diyor. Bir defa tabirde vekiller diyor. Bir defa ikili oluyor, ikili şeyhlik olmaz. Öbür yazısında da yine kendileri imza attılar. O imzada da yardımcısıdır yazıyor. Kendileri yazmışlar bir de. Yardımcılı şeyhlik olmaz. Şeyhlik tabirine, vekillik tabiriyle şeyhlik tabiri asla bir araya gelmez.
- 1:48:40
Halife ile şeyhlik yaklaşabilir, uyabilir. Ama vekille şeyh asla bir arada hiçbir tasavvuf kitabında şeyh olacak adama vekil tabiri kullanılmaz. Şeyh nasıl vekil olacak? Dolayısıyla Hasan Efendi'ye yazdırdığı şey 20 sene evvel vekiller tabiri yazıyor. Dolayısıyla Hasan Efendi'yi şeyh olarak tayin etmedi.
- 1:49:05
Bir. İkincisi Mustafa Efendi ile yardımcılı yaptı. Üçüncüsü ondan sonra Mustafa Efendi'ye belirledi. Bu şeyhlik değil, vekillerin emri o. İkisi de vefat edinceye kadar biz zaten vekillerin emri meselesine onlara tabi olduk. Sonra ne olur dedim Hasan Efendi gönderdi sor dedi. Sonra ne olur ikisine sor dedim vekillerin emri şeyinde.
- 1:49:26
Cemaat seçerdi. Biz de baktık İsmail Ağa cemaat seçmeyip, hocalarla işaret yapılmayıp, kendi kafalarından iki oğlu bir damat ile şeyh seçiyoruz, rabıtayı çeviriyoruz deyince, biz de Fransızların kaidesine döndük. Hades'ine döndük, cemaat seçer. Bütün cemaatı hocalarına topladık. On binlerce, üç binlerce talebeleri, milyonlarca sevenleri, sayanları, muhibbanı olan
- 1:49:48
büyük bir cemaatın iştirakine, ittifakına İbrahim Efendi Hocamızın en yaşlı, en faziletli, Efendimiz Efendi babadan kaldığı için ona vekiller emri olarak tabi olduk. Burada bir yalan söylüyor. İkinci yalan, Hasan Efendi benden sonra fikir olsun demedi ki Ahmet gelmesin işte kavga çıkmasın. Hasan Efendi o lafını da ben takdir ettim.
- 1:50:07
Hasan Efendi o lafını da ben takdir ettim yani Yani iyi ki gelmesin dedi de kavga çıkmadı. Rahmetullah aleykabrı nur olsun hocamızın. rahmetullah Hasan Efendi iki gün evvel gelmesin, bana bir şeyler sormaya gelmesin demesini makul karşıladık. Ama bu Hasan Efendi'nin sesli beyanıydı. İki gün sonra vefat eden insan benden sonra fikri diyemez miydi?
- 1:50:27
O daha mühim bir meseleydi Ahmet gelmesinden. Koca bir cemaatın meselesiydi. Bir satır sesi var mı? Yok. Şahitler kim? Ayrancı, şıracı, bozacı, iki oğul, bir damat. Aile şirketi mi var? Hisseler kime gidecek? Dolayısıyla ikinci yalanı Hasan Efendi'ye iftira diyor. Üçüncü yalan şeydeki videoda oynama var diyor.
- 1:50:51
Vallahi billahi ben oradaydım. Sekiz kişi orada. Hepsinin görüntülü ses kayıtlarını Lale Gülde'de paylaştım. Youtube'da da duruyor. Şefik Hocası, Muhammed Keskin Hoca Efendisi, Mehmet Kaya Başkan, Haydar Başkanımız. Ondan sonra hepsi oradaydı. Sekiz kişi, kadınları saymıyoruz. Üç dörtte kadın var. Erkek olarak sekiz şahit.
- 1:51:12
O videoyla biz konuşmuyoruz ki onu. Kulağımızla duyduk. Kimseye bırakmadım dedi. Dolayısıyla oradaki bir tane Rasul Hoca öldü. Geri kalan hepsi orada şahit. Hepsi sağ. Ve hepsi söylüyor. Bir kişi böyle demedi demiyor oradaki şahitlerden. Onu da oynadılar diyor. Büyük bir iftira. Efendiye de iftira. Dördüncü büyük bir yalanı ve yanlışı.
- 1:51:37
Efendi diyor, vasiyeti iptal edemez diyor. Sanki ilk baştan şeflik vasiyet etmiş. Bir defa sen ilk düğmeyi baştan yanlış ilikledin, alttan doğru düğmeleri yanlış gidiyorsun. İkincisi şeflik ilanı yok orada bir. El yazısında da vekillik var. Ondan sonra şeyde de video var. 2007'de hastane videosunda da aleni beyanı var.
- 1:52:01
Bu diyor ki bu sefer. Efendi diyor onu baştan verdi diyor. Sonra diyor onu feshedemez diyor. 9 hocayı toplamış. Yeniden 9 hocayı toplayacak. Yazılı imzalı bozacak. Efendi 9 hocaya yazılı imza atın demedik. Diyor ki 9 hoca sonradan imza at. Peki sonradan imza attığında Efendi o imzaya razı mıydı? Abdülmetin Hoca'yı gönderdi.
- 1:52:19
Benim yanımda geldi. Abdülmetin Hoca'yı gönderdi. Sakın bu işe imza atmayın. Recep Hoca telefonla aradı. Efendi aradı beni diye. Bunların hepsi benim yanımda oldu. Efendi Hazretleri sanki o 9 hocanın toplanıp imza atmasına razı mıydı? E zaten o imza atmayın dedi. O zaten onları Ahmet Hoca'nın, Abdullah Kılıç'ın.
- 1:52:41
Biz hazırladık tık tık tık hoca efendilere. Efendinin o haberi gelmeden imzaları aldılar. Hızlı davrandılar. Efendiden o haber gelene kadar imzaları aldılar. O imzalar neye dair imza? Benden sonra Hasan Efendi, sonra Mustafa Efendi vekillerin emiri olarak dediğinin imzası. 40 tane yalanı bir anda söylemek bunlara mahsur.
- 1:53:03
Onu da geçtik. Ondan sonra Efendi bozamaz. İslam fıkhına göre Efendi bozamazmış. İslam fıkhına göre, İslam hukukuna göre böyle bir şey yok. Kalender üzeri herkese sor. Sen şu anda bir vasiyet yapsan. Şu anda şu malım şuraya, şu malım şuraya. Sen hayattayken, kendin, aklın başındayken sen o vasiyeti iptal edebilir misin?
- 1:53:26
Edersin. Bu iptal için sen bir şeye yazılı imzalı bıraksan da sonra sözlü olarak iptal edin. İslam zaten yazıyla imzayı millet inkar edemesin ihtiyar tedbiri olarak meşru etmiştir. Akıtlerin hepsi İslam'da sözlüdür. Aldım sattım dedin mi alıp sattın mı oluyor mu? Tabii. Akitte aldım kabul ettim dediğinde hiç yazı yazmadan nikah kıyıyoruz.
- 1:53:51
Resmi nikah yapıldıktan sonra hani. Bize de temel hüken bazı nikah için çok özel de rica eden oluyor falan bilmem. Ben orada el yazısıyla bilmem ne yazmıyorum ki bir şey. Ona diyoruz aldın kabul ettin mi onu da aldın kabul ettin. Oldu mu? İslam söze bakar. Akıtlerin hiçbirinde zaten yazı esas değil.
- 1:54:08
Onu boş ver. Nasıl bozamıyorum ya? Ben hayattayım. Efendinin şeyhlik diye bir vasiyeti yok. Vallahi yok billahi yok diyorum sana yemin ediyorum ya. Ancak benden sonra Hasan Efendi, Mustafa Efendi vekillerin emiri zaten yazıya yazdırmış. Vekiller Türkiye ilan edelim diyor. Yani özellikle o ikisinin ismini çünkü vekillerin emiri lazım.
- 1:54:29
Bu konudur. O zaman efendi diyor İslam hukukuna göre aynı heyeti toplayıp aynı heyete yazılı imzalı. Ben bunu bozdum demesi lazım. Bunu demezse fıkha göre Efendi bozamıyormuş. Ya böyle bir fıkıh yok, böyle bir İslâm hukuk yok. Sen dünyanın elçilerinden filan sen misin ya? Neydi adı neydi? Ahmet Taşçı mıydı?
- 1:54:51
Taşçı. Ahmet Taşçı. Geyve'de, Geyve'de duruyormuş. Bu nasıl bir hocalık? İslâm hukuku... İslam hukukunda böyle bir şey var mı ya? Bir adam istediği zaman vasiyetini bozabilir. Aynı adamları toplayıp, şahitleri aynı şahitlere ulaştırması, Ona ulaştırması, onlara haber vermesi açısından, onlara haber vermesi açısından bilgi vermesi, bilgilendirme açısından lazım gelebilir.
- 1:55:14
Yoksa onlara bilgilendirmeden bozamaz diye İslâm hukukunda böyle bir şey yok. Oradan da külüm gidiyor. Bir de diyor Efendi'yi müceddit ilan etmişler diyor. Bak, bak, bak, bak. Dünya geldi aktı buraya. Bu nasıl Efendi'nin adamı olacak daha ya? Diyor ki müceddit filan diyor. Tarikatta öyle bir makam, uydurma yok diyor.
- 1:55:31
Hadi bakalım İmam-ı Rabbânî müceddidi yetmiş saniye. Bin yılın müceddidi olur Efendi. Niye yüz senenin, dört yüz senenin İmam-ı Müceddidi olamıyor ya? İmam-ı Rabbânî müceddidi yetmiş saniye. Mektubatın üzerinde yazıyor ya. İkinci bin. Niye Efendi olamıyor? Bunlar Efendi düşmanı ya. Adam Efendi'nin şeyini söndürmeye uğraşıyor.
- 1:55:50
Geyve'de bu adam çok sıkıntılı. Yaptığı konuşma kayıt altında. Youtube'lara atmışlar. Kadınlar cemaatinden çekmişler. Çekmişler. Ben kimseyi vallahi tanımıyorum. Ne çeken kadından haberim var, ne çekilenden. Vallahi billahi yemin ediyorum hiç haberim yok. Ben de Youtube'lardan bana dinlettiler. Ben de bu sefer dedim ki bu öbürlerinden betermiş.
- 1:56:11
Çünkü neden? Bir adam der ki ben İsmaila tarafıyım. Fikriyi şey kabul ediyorum, bana ne ya? Ama ben derim, sen Efendi'den ayrıldın. Ayrı bir dava ama bana ne ya, sen onu kabul et. Şimdi sen bizden görünüp de bir buçuk sene, iki seneye gidiyor. Bu kadar milleti oraya vaaz etmeye giden gitmiyor. Nasıl olsa orada hoca var diye.
- 1:56:32
Ders değiştirmeye giden gitmiyor. Kadınlar aldanıyor buna, erkekler ders değiştirmeye gidiyor. Asla bunun Efendi Hazretleri'ne irtibatı yoktur. Efendi müceddetini bile inkar eden adama sen Efendi'nin düşmanları kabul ediyorsun müceddettiğini ya. Böyle bir makam yoktur tarifatta diyor. Sen kimsin ya?
- 1:56:47
Onun için bu çok tehlikeli bir durum arz ediyor. Bu gibi ortadakiler var ya safını belli edenden daha tehlikeli. Ortada olunca her taraftan hem para topluyor hem parçayı topluyor hem itibarını kaybetmiyor ama Allah'ta böyle bir ses kaydıyla adamı rezil ediyor. Ondan sonra cumartesiye dönüyor. Milleti uyardım.
- 1:57:12
Ben Adapazarı'nda vakit bulup bunu anlatamadım. Sonra bana ya Hoca Efendi sen bunu niye yapıyorsun? Önüne gelene bindiriyorsun demesinler diye şu anda bu cevabı vermek durumunda kaldım ya. Çünkü neden altını doldurmazsam şahsi bir gıcıklığım var. Vallahi tanımıyorum bir şey bilmiyorum ya. Ve ona yardım eden zenginler de seni çok seviyor diyorlar.
- 1:57:35
Ve bana da çok hürmet ettiğini söylüyorlar. Yani bana onun adamları geliyor. Yakınlarım da var. Onlar da hep beni sevdiğini söylüyorlar. Beni sevmek diye bir şey yok. Efendi hakkında bu lafları konuşursa beni sevse de ben konuşurum. Efendi hürmet etsin. Efendi'ye rabıt edemezsin. Beni sevmese de ben onlarla konuşmam.
- 1:58:00
Beni sevmek iman şartı değil kardeşim ya. Hastasiyetinizi bilmeyen yok zaten. Örnekler var. Beni tutmayan, sevmeyen, halime konuşan nice adamlar Efendi'nin yolunu bozmadığı için ben onlarla uğraşıyor muyum? Bana ne ya? Hocam bir soru daha var. Bu da dikkatimi çekti. İzmit'te Semih diye bir kardeş var demiş soruyu soran kardeşimiz.
- 1:58:21
Sizinle beraber mi? Yanınızda mı hizmet ediyor? diye sormuş. İzmit'te Semih diye bir kardeş var. Şimdi bu evet bu da ayrı bir şey. Kadınların dedikodudan Allah'a sığınırım yani. Bu kadın işi dedikoduda da biliyorsunuz hadis-i şerifte cehennemin ekserisi meselesinin ikisinden sebep. Laflar geliyor. Semih kardeşin hanımı da hoca hanım çileli.
- 1:58:50
O da emek ediyor. Kendine göre o da hizmeti var. Kadınlar da kız talebeye vesaire de. Bunlar bizim yanımızda yani. Semih efendi bizim yanımızda. Haydar'da bizim sohbetlerin çekim değil de arşifleme bölümünde. Bu arşiflemeler de yakında bitiyor. Bütün sohbetler arşivlendi. Yani tabi çoğu kayıt altında değil.
- 1:59:13
Kayıt altında olanlar arşivlendi. Bu arşive göre Sakaldan nerede bahsedilmiş? Hangi olay kaç kere geçmiş? Hangi sohbette nasıl anlatılmış? İzah farkları oluyor ya. Yıllar geçiyor. Bu arşivleri yapan birkaç arkadaştan biri. Çok da iyi yapıyor. Vazifesini en iyi yapanlardan. Yani mesaisi de en çok olan.
- 1:59:36
Gece gündür çözümler şeyler çalışıyor. çalışıyor. Bizim yanımızda biz ondan memnunuz, razıyız. Ancak birileri işte kadın hocalardan mı nefahat etti, çarşambada biraz dedikodu kazandı, çok kaynar. Oradan işte Semih Hoca'nın yanından ayrıldı da işte falan şu durgudu gibi laflar çıkartmışlar. Birkaç zaman oldu yani.
- 1:59:55
Ben de bir soru gelebilir miyim? kadar da tükür şeyde her şeyi taşımanın çok anlamı yok dedim ama tabi kamuya yansıyan bir şey olmasa da o kişinin özel hayatını çok ilgilendiriyor. Eşini ilgilendiriyor. Çocuğu var. Onlar rahatsız olacak. Onlar rahatsız olacak, hoca ayrılmış, niye ayrılmış? Bu sefer ayrılmış da bir yanlışı mı?
- 2:00:16
Görüldü de ayrıldı gibi bir şaibe. Şey çıkıyor yani bir insanın bir ailesini veyahut da onun ailesi, annesi var, babası var, hanımının annesi var, babası var. Yani bir insan deyip geçmeyeceksin, bir insanın bu kadar tallukatı var. Bunları da üzmek haramdır, günahtır. Semih'ten biz razıyız. Memnunuz, işine de devam ediyor.
- 2:00:39
Yıllardır hiçbir ayrılık gayrılığımız da yoktur. Böyle çıkaranlar da duyurulur yani. Böyle şeylere itibar etmesinler. Hocam bir soru İsmail Ağa'nın terörle iltisakı var dediniz mi? Diye bir soru. Ben öyle bir şey demedim ama yani burada bazı videolar paylaşıldı, 8 bin'lik ordumuz var, ekemhalisleri keseceğiz, şunlar bunlar.
- 2:01:08
Bunlar Hasan Yaşar'ın toplantısında oldu. Orada Hasan Yaşar bunlara tepki vermedi. Senin gibi adam bize çok lazım dedi. Ama az var senin gibiler dedi. Şimdi bu dediklerin hemen olmaz dedi. Kimi kesiyorsun, kimi asıyorsun falan 8 bin'lik ordu lafı bunlar YouTube'larda dolaşıyor.
- 2:01:27
Şimdi bu Hasan Yaşar kim? Hasan Yaşar efendim Yavuz Selim Gençliği'ndeki konuşmacı, hoca. 7 senedir bütün konuşmalar orada duruyor ve hala sohbetleri devam ediyor. Bizi ne alakadar eder? Yavuz Selim Gençliği nereye bağlı? İsmail Ağa Kuruluşu diye altında logo var.
- 2:01:47
Şimdi İsmail Ağa Kuruluşu diye logo var. Ondan sonra Hasan Yaşar bizim için yine niye önemli? Çünkü Mahmut Eren'in kurslarında şu anda itikad dersi okutuyor. Çoluk çocuğa iman veriyor, itikad veriyor. Kağıthane'de Muhittin'in şeyinde dersi veriyor.
- 2:02:02
Şimdi milletin itikadına ders veren bir hoca 8 bin kişilik ordumuz var lafına. Milleti asacağız, keseceğiz lafına. Ne biçim konuşuyorsun? Böyle iş olur mu diyeceği yerde biz emri bir mağrıf cihadı yapıyoruz. Kılıç cihadı adam öldü kaybettirir. Vaz cihadı adam kazandırır diyen bir mürşidin, şeyhin müritleriyiz.
- 2:02:21
Bizde vurma, kırma, asma, kesme yok. Öyle akrabamı keseceğim diyor, en yakın akrabamı diyor. Biri ortalık karışır karışmaz diyor, hiç acımayacağım anama babama diyor. Ve bu lafı duyuyor, böyle konuşma yavrum. Sen bu ilmi kimden aldın? Efendi Hazretleri bu görüşler iyidir demesi lazım gelen. Yavuz Selim Gençliği'nin en büyük hocası.
- 2:02:41
Mahmut Eren'in en büyük itikad, kelam dersi hocası. Buna senin gibi adam az var, senin gibi adama çok ihtiyacımız var ama şu anda zamanı değil, yani zamanı gelince asacağız, keseceğiz demek. Bu laflar ses kaydı ile ortada, YouTube'larda ya. Bunun devlet sorunu bu ya. Bu devlet sorunu. Sonra iftiharcıya iltisakları şunları bunlar.
- 2:03:01
Ben İsmail Ağa'ya demedim. madem benden cübbeliği aforoz ettik diye sitenizde ilan ettiniz, benden zarar gördük diye teberri ettiniz, peki bu laflar size uygun mu geliyor? Ya Yavuz Selim Gençliği'ni İsmail Ağa Kuruluşluğu'ndan çıkarın, ya Yavuz Selim Gençliği bu hocanın sohbetlerini silsin ve biz bundan beri'yiz desin ve İsmail Ağa Mahmut Eren'in kurslarından biz uzağız,
- 2:03:30
bizi temsil etmiyor diye bir açıklama yapmadı bugüne kadar. Mahmut Eren kurslarında bu kadar zamandır İncil kıyaslanması yapılıyor deniyoruz, bir teberri duymadık. E şimdi Mahmut Eren kurslarında bu adam ders veriyor, bu, o kurslar bizimle alakalı değil diye bir ilan, bir şey duymadık. Biz de dedik ki, bura teröre doğru gidiyor, iftiharcıya iltisakları vs.
- 2:03:53
neleri var. Bu 8 bin kişilik ordu lafları, çeseceğiz asılacağız lafları ve burada da en büyük dersi okutan itikad dersini veren bu adamın tekridi, ikrarı, sükut da değil, ikrar, senden çok lazım bize diyor. Namaz var diyor. Yani zihniyet bu olduğunu gösteriyor. Bu iş kötüye gider, İsmail Ağa bunlardan teberri etsin, ya kurumlarını, kuruluşlarını bu adamlardan uzaklaştırsın,
- 2:04:23
uzaklaştıramıyorsa o kurumla, kuruluşlarla bizim alakamız yoktur diye açıklama yapsın dedik. İsmail Ağa'nın teröristlerle iş yapıyor manasına gelmiyor. Ama ben seni, Lale Gül olarak da bir yanlış yapsam, bu gibi laflar konuşamıyorum. bu dibliği laflar konuşan bir adamı buraya çıkartsan konuşmacı olarak.
- 2:04:40
Ve nem ki burada o konuşmayı yapmasa bile. Ben onu duyduğum zaman, İlyas Efendi'yi seni, kimiyse ararım, bu adamı bir daha çıkartma der miyim derim. Niye? Bu adamın başka yerde şöyle şöyle laflarını duydum. Onun için lale gül olarak ilan yapalım. Biz bunu konuk olarak aldık ama bilmiyorduk. Bu görüşlere sahipmiş.
- 2:04:59
Başka yerde böyle bir şey oldu. Nitekim Lânegül'de de böyle birkaç kişi hakkında yanlış konuşan Mehdi hakkında bir şeyler oldu. Şimdi rahmetli olduğu için ismini vermiyorum. Mehdi yok falan dedi bilmem ne. Havas programında gitti başka bir şey karıştırdı. Biz de ne yaptık? Programlarını kestiğimiz gibi bunu bu yanlıştır bu görüş.
- 2:05:16
Açıklama yaptık. Lale Gül'de de. Evvelki dönemde oldu. Konuk almışsınız yani. Bir gün bir konuk aldınız. Mehdi yok bilmem ne. Bir şeyler savurdu herif. Cahil çıktı yani adam. Başka bir konu. Hoca değil. Başka bir şey. Ama biz ne yaptık kurum olarak? Ben ilan ettim. Dedim bu konuşma yanlıştır burada.
- 2:05:33
Yanlış konuşulmuştur. Bu konuşma bir daha bu kişiyi çağırılmayacak mı? Konuşma yapamayacak mı? Yıllarca konuşma yaptırmadık bir daha. Şimdi dolayısıyla sen bir kurumsan, kuruluşsan burada bas bas bağırıyoruz. Youtube'larda ses kayıtları ayyuka çıkmış. Bu adam hala senin kuruluşunu yazan yerde konuşmayacak.
- 2:05:53
Ben de sana diyorum ki bunlarla iltisakını kes. Ben bundan beriyim de beni temsil etmiyor. Bunun için ne gerekliyse onu yap. Gereklisi o hocanda oralarda ders vermemesi ve konuşma yapmaması. Konuşma yaptığı yer, ben buna devam edeceğim diyorsan o zaman sen o kuruluştan iltisakını kes. Öyle midir, değil midir?
- 2:06:12
E ben bunu söylüyorum. Bunda yalan yanlışlığı var. Kimseye terörist demedim. Ama sen de her şeye, cübbeliğe, her dakika açıklama bizden uzaktır, aforoz ettik, bizi temsil etmiyor. Çok güzel. Etmiyorum zaten. Ben de diyordum etmediğimi zaten. Evvelce de diyordum. Sen de onu, benim dediğimi sen şimdi demiş oldun.
- 2:06:33
Ben onu senelerdir söylüyordum, ben hala temsil etmiyorum diye. E sen şimdi beni temsil etmiyor. Tamam doğru söylüyorsun. E burada da doğru yap. Mevzu bu. Bir görüntülü soru daha alalım sevgili öğretmenim. Saatte on bir buçuk olmuş hocam. Olsun, bana sorun yok. Evet, buyurun. Parayı yatırım amaçlı dolar alıp tekrar bozdurmak,
- 2:06:56
bir süre tutup bozdurmak, hani düşünce alıp çıkınca bozdurmak, sonra tekrar düşmesini bekleyip alıp bozdurmak, bu tarz şeyler fahiş sayılır mı? Ne düşünüyorsunuz bilmiyorum. Sizden yorumunuzu bekliyorum. Teşekkür ederim. Selamlar, saygılar. Siz ya adamlara sorarken, Cübbeli'yi tanıyor musun? Tanıyorum diyor.
- 2:07:17
Tanımayan zaten yok. Nasıl bilirsiniz? demiyorsun ki. Bir de öyle söyleyin. Nasıl bilirsiniz? Yani adama bile onu soruyor ya. Yatırım amaçlı mı? Bunun faizle alakası olmaz. Çünkü dolara dola alıyor, düştü mü alıyor, çıktı mı bozduruyor, bunu takip ediyor. Bu aynı anda alınan, verilen bir şey yani. Bu vadeli bilmem neli telefonda bağlamalı,
- 2:07:46
ondan sonra kaç gün sonra o parayı alacağım, öyle karışık iş değil ki. Sen onu al gülüm var gülüm parayı bozuyorsun, alıyorsun, sonra bir daha bozduruyorsun, bir daha bozduruyorsun. Faizle bunun alakası yok diyor. Bununla ilgili birkaç soru geldi hocam. Yani ben de çok merak ettim açıkçası bunun şeyi.
- 2:08:06
Hocam Halil Konakçı hocayı biliyoruz. Yani sosyal medyada da sohbetleri bazıları var. Halil Konakçı hocanın bir açıklaması oldu. Biz yeri gelirse Hazreti Osman'ı tenkit edebilen bir zihniyetle yetiştirildik diyor orada. Bu ehli sünnete göre yani Hazreti Osman radıyallahu anh, tenkit edilebilir mi? Diye bir soru.
- 2:08:32
Yani bu yanlış oldu. Bana hemen attılar. Ben dinledim, hatta bana hemen reddiye yap, cevap ver falan baya ısrar edenler oldu. Ben dedim ya dur bakalım belki de, çünkü ondan sonra Asya hep padişahları sayıyor. Osman Gazi, Osman Gazi sayıyor, sayıyor. Padişah dışında bir kimseyi saymıyor. Ben de acaba Osman Gazi'den mi başladı da Diri Sürsü'de Hazreti dedi ki Hazreti Osman da
- 2:08:57
denebilir. Osman Gazi'ye de Hazreti denebilir. Osman Gazi Hazretleri. Yani Hazretini başa koyarsan sona koyarsan. Başa koyunca sahabe olduğunu Türkler anlıyor ama yani Hazreti kelimesini Osman Gazi Hazretleri, Sultan Abdülhamid Han Hazretleri demiyor muyuz? Dolayısıyla yani belki Hazreti Osman'dan Osman'ın kurucusunu kastetti diye ben bekledim.
- 2:09:22
Hiç tahmin etmedim. Ve bir cevap da vermedim şimdisi sorana kadar. Dolayısıyla bir açıklama bekledim. O arada bir açıklaması geldi. Onu izledim, bu sefer üzüldüm. Çünkü kulağı tersten göstermiş, oradan döndürüyor, buradan döndürüyor lafı. Böyle konuşmamak lazımdı. Ben Hz. Osman'ı kastetmedim demeliydi.
- 2:09:49
Bu iş kapanırdı. Ama kastettiyse de, o zaman onun ruhaniyetine özür dilerim. Sürçülisan oldu. demeliydi. Bu kadar kısaydı yani. Ama dolandırıla lafı da dolandır, dolandır, dolandır. Yani ben o cevaptan hiçbir şey anlamadım. Sen Hz. Osman'ı mı kastettin, kastetmedin, hiçbir şey anlamadım. Ve Hz. Osman'ın ruhaniyetinden hiçbir şey anlamadım.
- 2:10:11
Halloca eli sünnet adam. Halbuki ehl-i sünnet adam. Fakat nereden bulaşmış o zihniyet ona? Ben biliyorum nereden bulaştığını da, şimdi orada ölmüş bir adam, onun hakkında konuşmayalım. Birinden bulaşmış o zihniyet ona. O zihniyet, şia zihniyetidir. Hz. Osman'ı tenkit edebiliriz diye bir şey var mı ya?
- 2:10:32
Benim sünnetim neyse dört halifenin sünneti odur. Muaviye radıyallahu anh bile hata etmiştir. Şunu, sahabeden her birinde günah da işleyebilir. Sahabe masum değil, günahsız değil. Ama tenkit demek, öyle açık, şu andaki gençlere atış serbest demek de eşit bir laf. Tenkit, tenkit lafı Türkçe'de böyle edepli bir şey değil.
- 2:10:59
Dolayısıyla birilerinin Hz. Osman'ın akrabalarını kayırdı, şöyle oldu, böyle oldu lafları asla el-i sünnete göre caiz değildir. Dört halifenin sünneti Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sünneti gibidir. Bugün Cuma'daki ikinci ezan bile Hz. Osman'ın sünnetidir. Dinimizde ibadet, meşru etme hakkı olan bir zattan bahsediyoruz.
- 2:11:21
Normal sahabe değil. Bahşer-i Mübeşşerek veyahut da Uhud evli Bedir evine benzemiyor. Bu dört halifeden biri. Üçüncü kızım olsa, seninle evlendirelim diyor. Cebrail aleyhisselam geldi bana, kızını Osman'a ver dedi buyuruyor. Ondan sonra, sen efendim, tebuk muharebesinde 300 deve, en zor muharebede, bir tane at döktü, 300 deve, 1 dinar altın para, karıştırıyordu paraları,
- 2:11:54
cihat için verdiğinden dolayı. Paraya el sürmemiş. Ama o cihat ya, Allah ona verecek diye. Böyle paraları karıştırıyordu, kaldırıyordu böyle. Dedi ki, Mevla buyurdu ki, Osman bugünden sonra ne yapsa zarar etmez. Ya sen neyi tenkit ediyorsun? Zaten açık çek vermiş Allah. Osman bugünden sonra, Allah onu ne yapacağını biliyor tabii de, ne yapacak ki günahı haşa.
- 2:12:20
Ne yapsa zarar vermez. Bu kadar açıkça kalmış bir zat. Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer geldi, ayaklarını toplamıyor. Hazreti Osman'ı görünce ayaklarını topluyor. Dediler ya Osman, şimdi Hazreti Osman onlardan eftahlı değil. Değil mi o dedi? E maddesta minel hüseyin. Melaketur Rahman, Allah'ın melekleri utanıyor ondan ben nasıl utanmayayım diyor.
- 2:12:42
Kainatın efendisi hayat diyorum ondan diyor. Yani bu şekilde de, Orhan Gazi kanunu Sultan Süleyman ile Hazreti Osman'ı bir kefeye koyduğun zaman yani, bu İslamiyet açısından ölçüyü kaçırmak olur. Bundan dolayı Hazreti Osman Efendimizin ruhaniyetinden özür dilenmesi ve tevbe edilmesi icap eder. Böyle bir yanlışı ben yapsaydım, dilim sürtseydi, ben bunu yapmaya utanmazdım.
- 2:13:07
Hazreti Osman Efendimizin ruhaniyetinden özür dilerdim ve Allah'a da tevbe ediyorum derdim. Yani benim huyum böyledir. Onu beklerdim ama cevap beni tatmin etmedi. Bilmiyorum sen cevabı dinledin mi? Yok dinlemedim hocam. Verdiği cevabı bir dinleseydin, sen tatmin olduysan bana da söylerdin. Durum bu.
- 2:13:29
Yani böyle bir şeyin söylenmiş olması tüyleri bir anda diken diken ediyor. Nasıl söylenebilir böyle bir şey? Müslümanların sahabe hassasiyeti tebrik ediyorum. Kim söylerse söylesin, hangi hoca söylerse söylesin, seni beni yok bu işin. Sahabe hakkında laflara dikkat edilecek. Mesela o Ahmet Taşçı meselesi demin.
- 2:13:51
Orada tabii çoğu şeyleri unutuyorum. Orada Fikri Doğan ile Hazreti Ebu Zerim, Hazreti İbni Mesud ile Muazzeb-i Cebel'i kıyas ediyor. Ya Fikri Doğan'ın karşısına gözüne bir şey denir mi? O zaman da Muazzeb-i Cebel de cüzyeydi. İbni Mesud cüzyeydi diyor. Kara kuru bir şeydi diyor. Boyu kısaydı demek başka.
- 2:14:17
Kara, kara kuru. Ya cüzye ve kara kuru lafı, şu anda normal bir insan için söylesen, sana hakaret davası açsa, mahkemede kazanır ya. O Ahmet Taşçı denen hadsiz, edepsiz, İbni Mesud için bunu söylüyor. Nurettin Yıldız ile ne farkı var bu zihniyetin? Biz Nurettin Yıldız ile niye karşı çıkıyoruz? niye karşı çıkıyoruz, sahabeye terbiyesiz konuşuyor.
- 2:14:38
İbn-i Mes'ud diyor, cüceydi karakoluydu diyor. Ondan sonra şeye, ne diyor işte bir tane diye sahabeye söylüyor. O da diyor şu ne bileyim acayip bir terbiyesiz tabirler konuşuyor. Yani bu ağız sahabe hakkında. hakkında bu ağza bizim milletimiz, ehl-i sünnetimiz tepki gösterir yani. Kimse bunu kabul etmez yani.
- 2:15:00
Evet. Bir, evet ilacı hatırlatalım hocam. Bir Şeker mi Hüseyin hoca? Çeker miyiz? Evet. Yok onun vakti geçmez de. Şekere bakalım. Şeker Hüseyin. Sorular baya bir şey. Vakit ilerledikçe de sorular da çok daha ne diyeyim yani herkesin merak ettiği hale dönmeye başladı. Yok yok sor bir şey değil. Abdülmetin Balkanlıoğlu hoca.
- 2:15:34
Allah rahmet eylesin. O vefat ettiğinde onunla küs müydünüz? Evvelce aranız iyiydi, son zamanında ne oldu da böyle konular konuşuldu diye sormuş hocam. Şimdi, Abdülmetin hoca Allah rahmet eylesin, kalbine nur olsun. Çok birbirini seven iki arkadaşız. Onun benden yaşı büyüktür. Ama o minyon tipliydi.
- 2:16:05
Yaşını göstermezdi pek. Yıllarımız beraber geçmiş. Çok meclislerde yıllarca bulunmuşuz. Benim tefsir derslerime İsmaila'da ve Kumrulu Mescid'de yaptığım tefsir derslerine katılırdı. O zaman belediyenin Saraçhane'deki binasının arkasındaki camide imam dururdu. Oradan gelirdi. Birçok yolculuklarımız, ömrelerimiz Şam'da, şurada çok.
- 2:16:38
Hiç anlamında bir şey yok. Benim sohbetlerime geldiğini bütün cemaat görüyordu. Üst katta dinliyormuş falan. Ondan sonra birbirimize saygımız, sevgimiz, hürmetimiz çok idi. Fakat neyseyse son zamanda ben görüşmedim o ara. Son zamanda birileri ona benim alemde bir şeyler söylemiş. İnsanlık ahli o da kanmış veya inanmış olabilir.
- 2:17:03
Bize de geliyor birileri bir şey yapıyor. Dolduruyor bizi. Keşke pek bana telefon edip ya şöyle şöyle şeyler söyleniyor. Hocam efendi bunların ya meşru bir şey midir değil midir ya izah et ya beni ikna et ya da bu yanlışlardan tevbe et. Bir oturalım. Bir yüz göz olalım. Benim de duyduklarım var. Bildiklerim varsa bildiklerim var.
- 2:17:25
Ben bunu beklerdim. O arada fırsatı olmadı herhalde veyahut da neyse bir ses kaydı patlamış ortalığa. Ankara'dan biri de konuşuyormuş. O arada bazı şeyler yani üzücü, duyan üzülebilir. Üzücü şeyler konuşulmuş. Bunun üzerine de benim onun aleyhine konuşacağımı düşünmüş. Salı günü bu işler patlayınca, perşembe günü de benim sohbet günüm.
- 2:17:52
Vay perşembe günü beni mi patlatır diye. Yok bir hafta evvel patlamış ses kayıtları. Sağa sola onu da sevmeyen, beni de istemeyen aramıza husumet sokmak için birileri bunu yapmış. Telefonda sesini almış, ondan sonra da yaymış. Bu laflar bana geldi, dinledim. Üzültmekle beraber ben dedim konuşmamak lazım hoca benden hakkında dedim.
- 2:18:16
Konuşmamayı tercih ettim. Fakat o salı günü nişancada sohbeti var perşembede benim sohbetim var. Bu sefer bu olaylar patlayınca o da ben perşembe günü bindiririm düşünmüş. Halbuki ben tarika şeriatı bozan konularda şey yaparım. Şahsımı hedef alan konuları kürsüye pek taşımam. Bunu beni cemaati bilir.
- 2:18:38
Ben de bunun konuyu yapmadım. Ama o yapacağım zanlıyla salı günü de bir daha bindirmeler. Nişanca kürsüsünden. Bu sefer al bunu da yaymışlar. Perşembeye bekliyor herkes ki bombardıman var. O arada Veli Efendi hocamız, Allah selamet versin kıymetli büyüğümüz Allah dostlarından, Efendimiz'in en büyük yetiştirdiği velilerden Veli Efendi hocamıza haber gönderdi.
- 2:19:03
Konuşmayan kazanacak. Ben büyükleri dinlerim. Zaten konuşma niyetim de yoktu. Ve ben de perşembe konuşmadım. Ve bu şekil o arada da birkaç haftalar geçti geçmedi. Hocam ben de aniden vefat ettim. Bu sefer bunu kullananlar 6-7 sene oldu. Allah rahmet eylesin. Ben hakkımı helal ettim etmedim. Konuları bu sefer gündeme taşıdım.
- 2:19:33
taşını falan. Ben ettim etmedim konusunu da yapmadım ki. Velhâki bizim hanımım falan da bazı hanımım hanımım, avradım avradım laf da geçtiği için. Onlar işte ilerletmek, şunu bunu. Ben öyle haram ettim demedim. Hiçbir şeylik de gütmedim. Sonra Hacı Rams Efendi var, Necdet Halil Efendi'nin babası. Birisi ona gelmiş falan.
- 2:19:53
Üç defa rüyalar görülmüş. Bana haber geldi, ya bana hakkını helal etsin, ahirette rahat edin falan. Ben de onun üzerine kabrine gittim. Bir bayram gecesiydi, okudum, dua ettim. gecesiydi. Okudum, dua ettim. Ya Rabbi aman ona Ya Rabbi, aman ona sen, benden sebep, kabirde rahatsız olmasın, azap olsun.
- 2:20:04
benden sebep, kabirde rahatsız olmasın, azap olmasın. Sonra rüyalarıma girdi. Bir kere rüyamda imam ettim, Bir kere rüyamda iman... onun arkasına cemaat oldum. Birkaç kere bana rüyamda çok güzel nasihatler, vasiyetler yaptı kulağıma. Hocalarla ilgili falan. Yani bizim rüyalarda aramız iyi. Bir küslüğümüz yok.
- 2:20:21
Ahirette o bizim tarafta. Efendimiz'in yanında. Biz kendisini seviyoruz. Böyle bir şey yaşanmasaydı keşke ama bir imtihan oldu. Ondan sonra hocaefendi meğer yine aynı kürsüde hani bir işi bozduğun yerde düzelteceksin diye bir kaide var. Meclis kürsüsünde konuştuğunu aşağıda düzelteyim dersen olmaz. Aynı yerde düzelteceksin.
- 2:20:46
Aynı bir kürsüde hocaefendi ya cübbele hocaya karşı beni biraz doldurdular. Bir yanlış oldu. Kelimeleri onun şimdi hatırımda değil. Bilmem ne, kaza, bir onu biliyorsun. Değişik değişik de tabiri, yani böyle bir şey yanlış oldu. Yani bizim ondan bir şeyimiz yok gibi. Bir özür dileme mahiyeti taşıyan bir konuşma yapmış.
- 2:21:09
Fakat aramızın açmayı ve açıklığın devam etmesini isteyen müfşit gruplar, özellikle erenciler nasılsa bu 6 sene o hocaefendinin yaptığı bir şeydir ben anlamadım. Demek ki Hocaefendi ile aramızın açık olmasını istiyorlar. Çatlasanız da, patlasanız da biz rüyalarda buluşuyoruz, ahirette de buluşacağız inşallah Efendimizin etrafında görüşeceğiz.
- 2:21:55
Bunun Youtube'da da, o konuşma Youtube'larda varmış ama nasıl girerlerse buluyorlar, işte Cübbeli'den, Abdülhamit Hoca'nın Cübbeli Hoca'dan bir şey neydi? özür dileyen bilmem ne, ben özür dilemem âyetinde de konuşmuyorum. Ama o şekil atmışlar herhalde, ben tam ismini şu anda aklımda değil. Bu şekil aranırsa bulunur.
- 2:22:13
Benim izahıma lüzum yok, biz dargın değiliz. Ben haklarımı anasının aksüdü gibi helal etmişim. Okuyorum, kabris-i şerife gittiğimde de selam veriyorum. kabul şerife gittiğimde de selam veriyorum okuyorum okuyorum. Ahirette de inşâAllah efendilerin yanında buluşmayı Allah'tan niyaz ediyorum. ahirette de inşallah efendim senin yanında buluşmayı efendim olabilir böyle şeyler
- 2:22:31
olur yani bunları normal görüyorum kendi açımdan zaten buna karşı bugüne kadar hocabendinin aleyhine hiçbir cevap vermememden de 6-7 sene geçmiş bu konu bana iksiz soruyorsunuz yani abdülmetin balkanlıoğlu hocanın cübbeli hoca ile ilgili vefatından önceki son açıklaması diye yazdıkları bulabilirler diye cübbeli hocanın vefatından önceki son açıklaması
- 2:23:01
bu videoyu dinlerse bu fitnede ortadan kalkıp vefat etmiş hoca ben diye dua edip onun adına istifade edip hediyeler göndermemiz lazım ken cübbeli hoca ile cübbeli şöyleydi abdülmetin böyleydi gibi yani benim tarafımdan da hoca ben aleyhineymişim gibi gösterilmek asla istemiyorum ve hakkımı da böyle yapanlara benim adıma da yapsa helal etmiyorum böyle fitne olmaz
- 2:23:25
öyle ki vefat eden bir insan hakkında dünyada olsa şimdi ben giderdim kapısına hocam gel ya ne söylüyorsun yüzüme söyle derdik benim biliyorsun huylarımı ben yüzleşmeyi seven bir insanım öyle kaçak köçekte güreşmem yani ama vefat etmiş yani
- 2:23:41
şimdi bunun manası mı kaldı bu bu şekilde konuşmaların Allah muhafaza Allah razı olsun hocam bir görüntülü soru daha alalım ondan sonra da yavaş yavaş programı sonlandıralım bu arada arkadaşlar bir sonraki programın 10 ocak cumartesi günü yani 10 ocak 2.26 ila değil takvime göre hocam yetiştirebilmek mümkün değil elbette izleyelim arkadaşlar soru neymiş bir öğretmenim
- 2:24:13
şimdi sürekli bu gençlerle beraberiz fakat milli ve tarihi olarak bu çocuklara biraz eksik kalıyoruz görüyoruz bunu ne yapabiliriz yani milli ve dini noktada çok çok eksiklerimiz var sıkıntılarımız var bu noktayı Bu noktayı, bu açığı biz nasıl kapatabiliriz? Evet, bu bir öğretmen olarak gençlerle sürekli yetişeceğiz ama ne yapacağız diyor yani.
- 2:24:42
Şimdi tabii bu çok detaylı bir konu. Yani herkes vazifesini Allah ilham etsin, ancak müfredat sıkıntı. Bunu Tayyip Bey'imiz, Cumhurbaşkanımız itiraf etti. Müfredat. 20 sene, 24 sene iktidar. Fakat müfredatta ıslah yapılamadı. Müfredat eski Mason, Lyons, Rotary, kulüpleri, Beyaz Türklerin kafaları ile hazırlanmış bir müfredat var.
- 2:25:10
Şimdi bu müfredat Tayyip Bey'de FETÖ'süyle uğraşmaktan, onunla uğraşmak, zaten 14 sene FETÖ'yle uğraştı. Ondan sonra gelinen noktada zaten şimdi harpler marpler, gazetesi, şutumuzu, yani Tayyip Bey'in yani hükümet, bu son Milliyetin Bakanı Yusuf Tekin Beyefendi'ye kadar ki gelen Milliyetin Bakanları, yani bizim hükümet dahil müfredatla ilgili veyahut ıslah
- 2:25:35
çocuklara dini ve milli şeyler verme açısından bir şey yapamadı. Yusuf Bey, şu anda Allah razı olsun bazı adımlar atıyor. Fakat çok büyük direnişle karşılaştığını fark ediyorum. Adama hemen şeraatçi yaftası vurdular. Onlar şeraatçılık, Müslümanım demektir, biz iftihar ederiz de.
- 2:26:01
Şimdi onlar tabii onu irticacı, yobaz, işte irticacı, onlar terörist mağazasında kullanıyor. Yani şeraatçıyım demek suç onlara göre. Dolayısıyla Sayın Bakan çalışıyor. Ama bu işler kolay değil. 100 senenin enkazı var. Şimdi öğretmen de o müfredatla ders veriyor. Kendi kafasına yeni bir müfredat ihtiyaç edemez veya broşür bastırıp da gelip çocuklara evde korsan bir broşürlerle
- 2:26:36
korsan, müfredata bir korsan giremez yani. Ancak ne yapacak? Birçok öğretmen şuurlu Müslümanlar. O da şuurlu birine benziyor. Dersin arasında orada diyelim 5 mezhep var yazıyor. Şia'yı da 5.ye koymuş. Müfredat. Şimdi orada onu diyecek ki ya bu el-i sünnet değil. Biz el-i sünnetiz. 4 mezhebe aktın onlar öğretecek.
- 2:27:03
Bu 5 Şia mezhebi Türkiye'de bulunan toplumlar açısından 5. var. Ona bakarsan V.A.B. de var. 6. da onu mu koyacağız? 7.ye Selefi'yi mi koyacağız? Dünya kadar sapık mezhep var. Dolayısıyla bu burada toplumsal şeyde %10 şu var, %20 bu var gibi olur ama bu dini meselede 5 mezhep haktır gibi bir durum olmasın.
- 2:27:25
Bu hak değil. Bunu kendi izah edecek. Veya gelmiş Sultan Abdülhamid'in padişahlarının aleyhine bir yazı. Milli konuşuyorum şimdi. Bir diniden örnek verdim bir de milliden örnek vereyim. Kızıl Sultan yazdı veya Vahdettin sattı kaçtı. Ya orada hemen bilgi verecek. Sultan Vahiduddin padişahların en alimi Nimetülislam gibi eserler yazdığı fıkıh alimi çok mübarek bir zattır.
- 2:27:51
İstese hazineyi alıp önden kaçardı giderdi. Bir kuruş almadan gurbet diyarlarında aç açık sefil vaziyette şehit olmuş mübarek bir padişah. Kamu malına zarar vermemiş Allah dostu bir veli Vahiduddin. Ancak şartların gelişiminde en nihayetinde onun da öldürüleceği vs. şey artık kaçmaktan başka bir şansı kalmadığı için en azından devleti kurtaramıyor.
- 2:28:19
Yine de bütün savaşlara yol vermiş. İngilizlere karşı yapılacak harplere yol vermiş. Osmanlı ordusuna ona göre yollarını açmış. Lakin kendi merkezde tıkanmış kalmış. Bir mazlum bir padişahımız. Asla vatan haini değil. Bunu Ecevit bile Bülent Ecevit bu konuyu açıkladı. Sultan Vahiduddin vatan haini değil diye.
- 2:28:43
Sonra Murat Bardakçı Şahbaba diye bir kitap yazdı. Koca kitap şu kadar. Bütün vesikalarla beraber. Şimdi bu gibi şeyleri de ecdadımızın aleyhine de soktular. Çünkü Masonlar, Leonslar, Rotariler hazırladı müfredat. Bunlara karşı öğretmenler bilgi verebilir. Ama bu tabi balık baştan kokar. Keşke müfredat tümüyle ıslah olsa ki şu anda Tayyip Bey'in de
- 2:29:13
talimat verdiği konulardan biri. Şu anda derken kaç senedir verdiği bir konu. Ama bunlar had edin mi olan ve geçiş bir anda sağlanan şeyler değil. Doğal olarak yani onu da kabul ediyoruz. Ha geç kalınmış mı? Geç kalınmış. Ama öğretmenlere çok istiyorlar. Evet. Çok iş düşüyor. Çünkü nasıl ki Mustafa İhsan Moğolucu bir öğretmen orada kıza hayizken Kur'an okunur
- 2:29:41
veyahut camiye girebilirsin kızım diye yanlış fikri açlayabiliyorsa, ehl-i sünnet şuurunda olanlar da demek ki onlar açladığına göre sen de aralarda, ders aralarında doğruyu açlayabilirsin. Bundan icap olur mu? Yani sadece dini manada da demiyorsun. Yok milli diyorum. Milli duygular olsun. Örf, anane.
- 2:30:03
Tabii. Bunlar da hiç kalmadı artık. Ne bileyim öğretmene bir saygı vardı o da yok. Tabii. Sosyal medyada ne videolar görüyoruz hocam yani maalesef. Tabii canım. Bağıran, çağıran. Tabii. Allah muhafaza. Rabbim neslimizi korusun. Amin. Bir kardeşimizin bir sorusu vardı. Ben onu hani biraz sonra bıraktım.
- 2:30:20
Kendisine de ayıp ettim ama. Genç bir kardeşim tabii bu yani çocuk yaşta. Bazı bu arada arkadaşlarımız çocuk yaştaki kardeşlerimize de mikrofon uzatmışlar. Mevzuat gereği tabii biz yani henüz daha reşit olmamış kimselerin velilerinden izin almamız gerekiyor. Almayınca onları ekrana getiremiyoruz. Dolayısıyla biz de o soruları bazı soruları da burada kendimiz soralım dedik.
- 2:30:47
Evet. İzleyecekler çünkü. Herhalde. Çocukların oynadığı bir oyun var hocam. PUBG diyorlar. PUBG. Burada bir adam öldürüyorlar. Yani bir karşı rakibi öldürüyorlar. Bu günah mı diye sormuş bir kardeşimiz. Biri de oyuna para yatırmak günah mı diye sormuş. Bu bilgisayar oyunun inanılmaz oynanıyor ya. 40 yaşındaki adam bile oynuyor bunu yani.
- 2:31:13
Yani milletin işi bitmiş ya. İşi bitmiş ya. İlmi halini bilmiyor. İtikadını bilmiyor. Bugün ölsem meleklere ne cevap verecek. Cennet var, cehennem var ya arkadaş. Bir defa şunu bir düşünsünler ya. Alamet. Bir adam dünyasına ve ahiretine yaramayan fuzul işlerle uğraşıyorsa. Bilsin ki Allah onu sevmiyor.
- 2:31:37
Allah Allah. Sen şimdi Allah beni seviyor mu sevmiyor mu Allah'a mektup yazıp cevap bekleyemezsin. Ama buna bir alamet koymuş Allah-u Teala. Resulü ile bildirmiş sallallahu aleyhi ve sellem. Ben hangi işteyim abi şu anda? Dünyana yarıyorsa güzel, ahiretine yarıyorsa güzel. Bazısı ikisine de birden de yarıyordur.
- 2:31:57
E tamam. Ama bu fuzuli ya. Ömrümüzde bu kadar payımız yok ya. Dolu zaruri işlerimiz var. E şimdi sen Allah Kur'an'ı bilmiş 6666 saat. Daha tefsirinden haberin yok. Öleceksin gideceksin Allah'ın gönderdiği kitabı bilmeden. Ya Allah bana kitap göndermiş ya. Bir defa ben onu okumadan seninle ne uğraşayım yani.
- 2:32:15
Dolayısıyla burada bir defa Allah'ın kulluğunu sevmediğinin değer vermediğinin alametidir. Boş işlerdir. Birinin kafadan. Men hum min usli islâmi'l-meri terküm hâlâ yani. Bir kişinin güzel Müslüman olduğunun alameti nedir? Dünya ahiretine yaramayan boş işleri terk etmez. O zaman o adama güzel Müslüman.
- 2:32:36
Müslüman Müslüman kafir demiyoruz ama güzel Müslüman mısın değil misin diyor. Buradan dolayı bu oyunlar uygun şeyler değil. Çünkü mâlâ yani. Çünkü fuzuli. Boş vakit geçirmek kadar İslam'ın reddettiği bir şey yok. Ya İslam dünyaya yarayan bir işte olacaksın ya ahirete yarayan bir işte olacaksın. Ya da yat git uyu istirahat et yine hiç olmazsa sağlığına faydası olur.
- 2:33:04
İşte bu faydasız iş yapıyorsun. Haram mı değil mi meselesi? Ayrı bir konu. Haram değil deyince iyi dibine kadar gideyim. Yanlış iş. Allah'ı sevmediği bir iş. Boş işse zaten mekruh kafadan. Mâlâ yaniye girer. Ancak haram demek çünkü parayla oyun satın alıyor. Buna haram diyemiyoruz. Kumarsa yani kazanma ve kaybetmeliyse bunun biride binide bir kazanma ve kaybetme orası kumardır.
- 2:33:45
Bütün hepsi oyunların harama dahiller. Ama bunun kazanma kaybetmeyle hiçbir alakası yok. Oyun alıyor, oynuyor. Orada öldürüyor bilmem nesini. Bu şekil oyunlara haram denmiyor. Ancak iki üç tane ayrı bir mesele var. Bir, psikolojiyi etki ediyor. Psikolojiyi etki ettiğinden
- 2:34:07
şimdi orada adam öldürmek veya öldürmemek konusu değil. Çünkü bu bir tafa mâlâ yani fuzulilikten gidiyor. İkinci konu, paran gidiyor, israf. Ondan daha faydalı bir şey alabilirdin, yapabilirdin. Üçüncüsü, adam öldürme şeyi psikolojiye etki edip cinayeti özendirme ve canavarlaştırma veya adam öldürmeyi normal gösterme duygusuna kaptırabilir.
- 2:34:41
Bir de psikologlar diyorlar ki, bu oyunların içerisine bunlar, materyalistler, kapitalistler, neslin ifsadını hedefleyen, psikolojilerin bozulmasını hedefleyen, vur kırcılığı tetikleyen, saldırganlığı özendiren içerikler koyuyorlar. Bu içerikleri koyduğu için yani orada ağaçtan elma, önce elmayı alan değil, adamı öldüren not alıyor.
- 2:35:18
Veyahut bir şeyi kazarken en önce altını bulan veya madene daha önce ulaşan diye bir yarışma değil de, kaç kişi öldürdüğünden yarışmaya sokmuş işi. Bu zaten psikolojik sorun getirir, o çocukların yetişmesinde kötü, olumsuz etki yapar. Bu hele ki öldürmeli, vurmalı, kırmalı. Sonra küfür meseleleri, ağız bozmaları, söv saymaları, ağzını sövmeye alıştırır.
- 2:35:47
Orada hayali bir figüre sövsen de, bu sövmeye alışmak, yarın bir gün kafanın bozulduğu herkese, anasını, avradını, ağzını alıştırırsan Allah muhafaza. Küfür o yüzden arttı demek ki. Küfür zaten haram. Herkes sövüyor hocam ya. Tamam şimdi küfür haram. Ben ortaya sövüyorum. Neye sövünüyorum? Lambaya sövüyorum.
- 2:36:11
Lamba Allah'ın mahlukudur. Lambaya da sövemezsin. Şimdi hayvana da sövemezsin. Hayvan bu insan değil ki kul hakkı mıdır? Kul hakkı değil hayvan hakkı diye bir şey var. Hayvana lanet okudu adam. Deveye dedi Allah'a lanet etsin bu deveyi beni yolda bırak dedi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki, sen buna lanet okuduğun için bu deveyle bize gelemezsin.
- 2:36:30
Deveye lanet geldi, bu deve yolda bize sıkıntı çıkarır. Yani lanet demek, beddua demek, sövmek demek öyle benim ağzımdan geldiği gibi nasıl olsa bir şahsa sövmüyorum. Zânet demek, beddua demek, sövmek demek, öyle benim ağzımdan geldiği gibi Şahsa sövmüyorsan adam şimdi trafikte sövüyorum diyorum. Yahu trafikte sövüyorsun, trafikte sövüyorsun, neye sövüyorsun?
- 2:36:44
Ya trafikte sövüyorsun. Adam diyor ki ben adama sövmüyorum. Ya oradaki trafikte arabayı sürene sövüyorsan zaten şahsa sövüyorsun. Yahu oradaki trafikte arabayı sürene sövüyorsan Yüzde yüz haramdır. E ben şahsa sövmüyorum. Senin kornana bilmem ne edeyim. Tamam da sen onu sövdüğün zaman o adam duysa ne yapıyor?
- 2:37:05
Sen benim kornamı sövdün, lambamı sövdün demiyor. Çıkıyor, getiriyor silahı dayıyor. Sen bana sövdün diyor. Çünkü lambama sövmek, direksiyonuma sövmek, bana sövmek. Dolayısıyla sen orada lambaya sövdüm der. Haram değil, günaydın. Ben lambaya sövdüm. Bilmem lastiğe sövdüm. Bu sövmek işleri. Yok oyunda sövmek.
- 2:37:30
Bundan farkı yok. Bir, ağzı harama alıştırmak. İki, buradan kesinlikle şahıslara gidecek. Efendim özellikle trafikte şurada burada sövmeler. Şahsın yaptığı yanlıştan dolayı. Sen nereye sövüyorsun ya? Bunlar cibâb-ı müslim füsûk. Müslümana sövmek fâsıklıktır. Kebâ günahları en büyüğüdür. Onun için fâsık olur.
- 2:37:54
E oyunlardaki hayali şeylere sövmek. Şimdi burada kaç tane bakın şey saydık. Bunlara civârî deniyor. Civârî ne demek? Bu haram mıdır? Bu haram şu anda haram denmez buna. Bunun üzerine benim bir şey koymam. Ama burada civârî bir şey vardır. Civârî nedir? Ben bunun üzerine ekmek koyacağım. Bunun üzerine ekmek koymaya haram denmez.
- 2:38:18
Ama şimdi buraya şarap dökülmüşse biraz evvel. Şaraba değeceği için haram olur. Ne oldu bu şimdi? Bunun üzerine ekmek koymak caiz denirken civârî yani orada olan başka bir nedenle bu yasağa girdi. Konu buna döner. Fıkıhta civârî haramlar çoktur. Haram denmese de bazı şeylere caiz değil denir. Haram diyemiyorsan da caiz değil denir.
- 2:38:43
Dolayısıyla bu oyunların para vermeye haram demiyoruz. Zeka açıcı, akıl açıcı bazı şeylerde haram demiyoruz. Caiz değil de demiyoruz. Ama sövmeli, öldürmeli, bu gibi içerikten anlaşılır. Psikolojiye de kötü etki etmesi muhtemel olan ki zaten kafirlerin yapımı olduğu için bunlar içeride zaten gizlenmiş diyorlar.
- 2:39:14
Psikologlar öyle diyor. Çok büyük gizleme var. Bu mesajlara da açık olduğu için o manada caiz değil diyebiliyoruz. Allah razı olsun. artık evlenmiş, vaktlanmış, hâlâ oyun oynayanlar var mesela. Ya kaza namazlarını kılsa, biraz ilmihal okusa, bizim itikad derslerini dinlese, ölürsem imanlı mı, ölürsem el-i sünnet miyim, değil miyim, bir gözden geçirse imanını.
- 2:39:42
Yani bu kadar önemli iş varken, hanımınla bir muhabbet et, çocuklarla biraz ilgilen. Allah Allah! Komşuyla ilgilen, komşuyu çağır, komşuya git. Haremlik, selamlık üzere. Yani sosyal ol. Bu nedir ya? Evet. Evet. Allah razı olsun hocam. Ama tabi gavurların istediği, bu. Bu tabi. Müslümanlar, efendim, mangurt olsun, kafayı kira versin, Müslümanlar, efendim, mangurlar.
- 2:40:09
önüne baksın, sağına soluna bile bakamasın yani. Sağına soluna bile bakamasın çünkü. Çitliyor oraya onun beyni. Ondan sonra zaten uykusu geliyor, hadi hanım yatalım, ya bir muhabbet edin ya. Tabii hanımın da işine geliyor. Orada oynayan kadın hanım da internetten, instagram, telegram, o da oradan. Hanımlar da, yani erkekler öyle yapabilir mi, hanımlar yol vermese?
- 2:40:33
Tabii. Hanımefendi ne oluyor ya? Zaten bütün gün iştesin geliyorsun, burada suratımıza bahtın yok. Bilmem ne, gel bir muhabbet edelim falan dese, hanım dedi ki aman başım, o da o işe baksın, o işe ben de buradan başka işlerle uğraşırım. Evet. Yani, tencere kapak meselesi. Aslında toplum olarak topluca çöküyoruz.
- 2:40:53
Evet. Topluca çöküyoruz. Allah ıslahıma döndürsün, Kur'an'a döndürsün. Eve ocağı Kur'an sünnet ocağına çevirsin. Amin. Tebarekelerin okunduğu, secde suresinin okunduğu, duhan suresinin okunduğu, yasinlerin okunduğu, uyumadan evvel, teheccüde kalkılmak hedeflense, hiç insan bunlarla uğraşacak vakit yok.
- 2:41:12
Mümkün değil hocam. Onda yat, üstte kalk, moduna girilse. Yani. Hacet namazı kılayım. Onda kon, üçte uç buydu. Hee. Saat on yatak, on saat üç yatak. Efendi Hazretleri. Yani İslam'a göre, ev düzenimiz, aile yapımız, İslam'a göre olsa, bu huzursuzluklar olur mu? Bu karanlıkla bu bunalılar olur mu? Panik ataklar olur mu?
- 2:41:37
Yok. Depresyonlar. Hazreti Kur'an'ın hakim olduğu evleri görüyoruz. Öyle mübarek hoca efendilerin, ihvanların evlerini görüyoruz. Nasıl bir evler ya, Kabe gibi bir ev. Çünkü günah yok evde. evde. Evde günah yok, mekruh yok evde ya. Allah biz evlerimiz olacaklarımızı o hale Evet. Allah biz evlerimizi, ocaklarımızı o hale tahvil eylesin.
- 2:41:59
Amin. tahvil eylesin. Amin. Amin. Allah razı olsun hocam. Kırktan fazla soruya bugün cevap Hocam, kırktan fazla soruya bugün cevap verdik. verdik. Oo şey bizde o zaman. Yani maşallah. Bu programdaymış. Evet evet. He? Yani çok Ooo, şey bizde o zaman. Evet evet. Yani çok soru geldi. soru geldi. Yok birincilik bu program Yok birincilik bu programda mı yani?
- 2:42:12
Tabi tabi. Bütün programları kıyaslayalım. En fazla bunda cevaplandıysak. Bunda da 3-4 tane uzun cevaplı soru sordun yani. O program peş peşe geldiği için. Yunus'un işi zor yani. Bunların her birini de şey yapması lazım. Neyse 10 Ocak Cumartesi günü inşallah hocam. Allah'tan bir mani gelmez ise burada mülaki olacağız.
- 2:42:34
Hocamızla beraber inşallah. Yine sizlerden soruları bekliyor olacağız. Hocamıza çok teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun hocam. Şekerin güçsüzü geçkin idi. Tansiyonum da 14,5 idi. Yine de sapıtmadan bir şeyler tanımadan bildikse ne mutlu bize. Bu kadar olmuş. Allah razı olsun. Efendim sizlere de tabi çok teşekkür ediyoruz. Tekrar buluşmak, görüşmek ümidiyle. Allah'a emanet olunuz. Selamun Aleyküm.
Benzer sohbetler
2:48:06Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları 9. Bölüm 18 Ekim 202518 Ekim 2025 · 169 dkGençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları · 18 Ekim 2025
Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları 8. Bölüm 26 Ekim 202426 Ekim 2024Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları · 26 Ekim 2024
Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları 7. Bölüm 28 Eylül 202428 Eylül 2024Gençlerin Soruları Yaşlıların Sorunları · 28 Eylül 2024


