1:01:20 / 2:44:43

  1. 00:00

    Ve'l-Habibu'l-Lezî turca şefaatu li kulli hevlim minel ehvâli muktehîmîn Selamun aleyküm kıymetli kardeşler, hepiniz hoş geldiniz. Allah sizlerden razı olsun. Bugün Allah'ın izniyle çok uzun zamandır planlamış olduğumuz ve gerçekten de çok güzel olduğuna inandığımız bir program ile sizlerin evlerinizde misafiriz.

  2. 00:29

    Gençlerin soruları, yaşların sorunları. Ortada hepimizin bilmiş olduğu üzere bazı sorunlar var ve bizim de ona gitme metodumuz olsun. Yaşı geçmiş anne babalar veyahut ileri seviyedeki ebeveynler... ...bu konular hakkındaki sorunlarıyla alakalı bizim için de gerçekten çok değerli olan birçok sorularımıza cevap bulduğumuz Cübbel Hoca'mızla inşâAllah uzun bir müddet bunları konuşacağız, gücümüz el verdiğince.

  3. 00:51

    Soruları bizzat sizlerden alacağız. Hemen aşağıda görmüş olduğunuz canlı sohbet bölümünden dilemiş olduğunuz, aklınıza takılan soruları sizler de yazabilirsiniz. Bizler de hocamızı iletmek üzere buradayız inşâAllah. Hocam hoşgeldiniz, selamün aleyküm. Aleyküm selam, rahmetullah. Nasılsınız hocam? Hoşgeldiniz, Allah razı olsun.

  4. 01:07

    Çok teşekkür ederiz hocam, Allah razı olsun böyle bir programa da sebep oldunuz. Siz sebep oldunuz. Yani... ...insanlar... ...belki... ...bire bir soru sorup da... ...bir soru sorup da cevablarını ismen de, isimlerini de zikredilerek... ...felan kişinin şu sorusu var, onun cevabı şudur şeklinde bir muhavere talebe de ediyorlardır.

  5. 01:31

    Ama vakitler bulamadık, imkanlar dar geldi. Şimdi bu başlar bakalım inşâAllah faydalı oldu görülürse devam edilir. İnşâAllah. Ayda birden aşağı düşmeyiz inşâAllah. Ondan sonra ne kadar faydalı olabilsek. Belki bir müşkil mesele uzağa kavuşur. Veyahut bir genç veya yaşlı herhangi bir müslüman aklına takılır.

  6. 01:57

    Aklına takılan bir soruya cevap bulur, huzur bulur. Biz bunun için varız yani. Bunu yapabilsek ne mutlu bize ya Allah-u Teâlâ. Bizlerden hüsn-ü ifade, onlardan hüsn-ü istifade nasip eylesin. Amin. Amin. Allah razı olsun. Bu bakımdan da şöyle güzel olacak hocam inşâAllah.

  7. 02:13

    Yani vesile iznimizle bu program ve hastasıyla birçok kardeş de size ulaşamıyor ama sorularını bizzat size sorabilecek. Hem böylelikle bir bağ da kurmuş olacağız biz kardeşlerimizle. E tabi irtibat, müslümanlarla irtibatlı.

  8. 02:24

    Şimdi eskisi gibi her yere gidemiyoruz. Gizekte, güvenlik sorunları vesaireden dolayı teke tek görüşmeler azaldı. Yani imkanlar arttı gibi gözüküyor ama esasen kısıtlandı yani. Teknoloji geliştikçe imkanlar arttı gibi görünüyor, ulaşım imkanları arttı ama birebir de özel, eskiden cemaat içi, evlene gitmeler, çay içmeler vesaireler bunlar maalesef zaman bereketsizliğinden koronası, mikrobudur vesairedir, senelerce sohbetler iptal oldu.

  9. 02:59

    koronamikrobudur vs. Senelerce sohbetler iptal oldu, şimdi maddi sıkıntılar arttı, 13 insanlar sohbetlere de gelemiyoruz oldu yani uzak mesafelerden. Onun için engeller çoğaldı. Her şeyin bir engeli var. İlmin çok engeli var. Kullişe-i mâniûn ve lillâhi l-ilmîn ve mâniûn. Onun için bu engelleri aşmanın işte vasıtalarına başvuracağız.

  10. 03:26

    Maksatımız bu. Bu da bunlardan biri yani. Namaz kılmak istiyorum, namazı kılamıyorum. Kılmak istersem de devamlılığı gelmiyor. Bu sefer devamlılığı gelmeyince ya hep yap ya hiç yap, mantığı vesvesesi geliyor. Kılmak istesem de devamlılığı gelmiyor. Bu sefer devamlılığı gelmeyince ya hep yap ya hiç yap mantığı vesvesesi geliyor.

  11. 03:51

    Hocam ben namaz kılmak istiyorum, nasıl kılacağım, nasıl başlayacağım, bunu nasıl düzen alacağım? Hocam, bunu nasıl düzene oturtturabilirim? Bu soruya bir gelince nasıl cevap vereceğiz? Bir de özellikle kişi bunun emrini bilmeyip yaparken annesi, babası çocuğunu nasıl namaza başlatacak? Hemen yedi yaşına gelince dövecek mi, kızacak mı?

  12. 04:06

    Yani böyle nasıl bir usul olacak? Bu ikisine sizler ne dersiniz hocam? Yani şeytanın tabi vesveseleri... insanların en büyüğü insanlara ya hep ya hiç yolunu göstermesidir. Bundan ne kazanır? Adam arada bir kılıyorsa, kılsa bile, anlı bir secdeye değmekle, hatta cumadan cuma gitmekle, bayram namazına bile gitmesi bir adam, cuma hiç kılmayan bile.

  13. 04:33

    namaz kılmayan bile, namaz kılmayan bile bir bayram namazına gitmesi bile şeytan için iyi bir şey değildir. Çünkü secde etmediğinden iblis oldu. Onun için o adamın bir secdesi bile o kişinin imanına bir alamet olur, bir delalet olur. Bunu istemez. İstemeyince insanlara şu vesveseyi verir. Tevbe hususunda da aynı vesveseyi verir.

  14. 04:57

    Sen bugüne bir daha düşeceksin. Olduğun bir ameldir, zinadır, içkidir vs. Bunlar insanlarda çok alışkanlık yapıyor. Onun için şimdi tevbe etsen daha kötü. Çünkü tevbe ettikten sonra bozarsan günahın katlanıyor. Bu sefer sen Allah'la dalga mı geçiyorsun, alay mı ediyorsun, hadis-i şerifine tabi vurgu yaparak,

  15. 05:22

    o vesveseleri vererek kesin dönüş yapacağına kanaat getirmediğin günahlardan tevbe etme demek suretiyle veyahut bir vakit namazın kasten der ki kebair en büyük günahlardan olduğuna göre sen şimdi bunu kılacaksın ama ikindiye kılamayacaksın, akşam okuduysan yatsıya kılamıyorsun, sabaha kalkamayacaksın şeklinde vesveseler verir.

  16. 05:46

    Bu vesveselerle de insanı madem ölesen tam bir dönüş yapana kadar, zaten şeytanın şey tesviftir, geciktirmedir. Ne kadar ileri atabilirsem zaten yani adamın tevbeye muvaffak olup olamayacağı, ömrünün ne kadar olduğu vs. onu iblis de bilemez. Onun için ben ne kadar bunu namaza geç başlatırsam, günahtan geç tevbe ettirirsem o kadar kardayım hesap eder.

  17. 06:12

    Onun için helekel müsevvifun, tesvif yapanlar, yakında tevbe ederiz diyenler helak ol, tevbesiz öldüler. Onun için İslamiyet ne diyor, accilu bi tevbeti kabilel mevt, accilu bi salat kabilel fevt, vakit geçmeden hemen namazı acele et, yani hızlı kıl anlamında değil, ilk vaktinde kılmaya bak, ölüm gelmeden de ölüm ne zaman belli değil, tevbede acele davran.

  18. 06:38

    Şimdi bu konu tevbe konusuna racidir, o zaman biz de iblise diyeceğiz ki yani o vesveseye karşı ben Rabbim bana buyuruyor ki şu vakit girdi namazı sana farz ettim şunu kıl, ben şimdi bu ömrü tutayım, bir dahaki namaz vaktinde sağ mıyım, selamet miyim, engel mi çıkar, ne olur ne olmaz ben bilmiyorum.

  19. 07:00

    Onun için ben vaktimde vazifemi yapayım, ondan sonrasında da bir yanlışlık veya aynı günaha bir dönüş gibi bir şey olursa o vakitte tevbe kapısı açık, tevbe ederim, kaza ederim, beyni bu şekilde çalıştırarak iblise o şekilde yaklaşırsa vesveseye karşı ama ben şimdi kılabileceğim,

  20. 07:23

    imkan buldum kılmak istediğim bir namazı şu anda kılmazsam 80 sene cehennem azabı veyahut da işte en büyük günahlardan birini işlemiş cezasına çarptırılacağım, ondan sonra diyelim ki şu andaki ceza sistemlerinde vesairede ağırlaştırıcı mühendisler var, hafifleştirici sebepler var. sebepler var. Evet.

  21. 07:42

    E şimdi sen onda düşünmüyor musun ki bir suç yapacak adam, maddi kanunlara göre, tabi bunlar İslam kanunlarına göre, uyanı var, uymayanı var, o manada meşruiyet vermiyorum batıl rejimlerin kanunlarına, onu konuşmuyorum. Ama sen şimdi bakıyorsun, ben bir mâkime çıkarsam, kravatla çıkarsam, iyi hal indiriminden şu kadar bana düşüm yaparlar.

  22. 08:06

    Efendim, üstüm başım darmadağın çıkarsam, bize saymıyor musun mahkemez memleketine bir bağırırsam, ondan sonra bana kırken kırken 80 kitlerler. Şimdi bunu düşünen bir adam, ona göre hal ve tavır sergileyen bir adam, İblis'le de aynı düşünceyi yapacak. Yani Allah-u Teala, İblis'e diyecek ki Allah-u Teala beni seyrediyor, beni görüyor, benim niyetimi biliyor.

  23. 08:28

    beni görüyor, benim niyetimi biliyor, ben iyi niyetle bu namazı kılarım, sonra nefis girer, tembellik girer, başka başka başka, öbür namazı diyelim atlattım, Ben iyi niyetle bu namazı kılıyorum. atlatsam da Mevlana Teala neye bakar, bu bana bir direniş yaptı ki hiç geri dönen bir tutumu yok, pişman da olmuyor, boynu da kırmıyor,

  24. 08:49

    yani Allah sen sensin ben benim diye kafa tutuyor, bunu benden görmesi var, bir de kılmaya çalışıyor, kılıyor ama nefsine uyuyor, tembellik ediyor bilmem ne, kaçırıyor. Şimdi bu kolay yaptığı muameleyle inadına, dikilenin karşısına dikilene yaptığı muamele bir olmaz. Burası çok önemli hocam, hiç namaz kılmıyor.

  25. 09:11

    Burası çok önemli hocam, hiç namaz kılmamakla, evet. Bunu düşünüyor anda, tabi şimdi bir kar bir kar. Biz şu diğer günahlarda da ne diyoruz? Kadın başı açık da geçse, mine etek de girse, bikiliyle denize de girse, ona demeyelim ki sen zaten erkeklere kendini gösteriyorsun avret yerlerini, onun için senin namazın kabul olmaz, orucun kabul olmaz.

  26. 09:31

    kabul olmaz. Onun için boşuna Ramazan'da tutma, namazda kılma demiyoruz. Ya ne diyoruz? Bakıyoruz Ya ne diyoruz, bakıyoruz nice açık gezenler bir çantalarında başörtü ve namaz kıyafeti saklıyorlar, ben bunlara rastladım havaalanında, şurada burada da, caminin kapısına kadın mescidi ayrı, erkek mescidi ayrı tabii ama aynı mescide doğru giderken oradan yol ayrılıyor.

  27. 09:37

    efendim nice açık gezenler bir çantalarında başörtü ve Bakıyoruz hiç tipinden, bu niye buraya girdi şimdi, hala diye tuvalet diye girmedi bu tuvalet başka yerde. Başka yerde, bura namazla ilgili bir yer, aaa tipine aldanmayalım, bizim hanım falan bazı kere söylüyor diyor ki Allah Allah hiç ummazdım diyor bak diyor namaza girdiği kadınlar da o tarafa geçtiği için hemen diyor başını örtüyor diyor şimdi bu tabii keşke başını da örtüp tam tesettüre gitse diye temenni ediyoruz, dua ediyoruz ama

  28. 10:19

    O'nun namaz kılmasını çok önemsiyoruz. Allah-u Teala da önemsiyor. Çünkü o ayrı borç, o ayrı borç. Ama şeytan sana ne der? Sen zaten açık geziyorsun. Sen zaten erkeklerle bir arada oturup kalkıyorsun, çalışıyorsun. Bazı kere tek bir odada da halvet kalman gerekir, mecburen. O zaman sen, boşuna namaz kılma.

  29. 10:40

    Ramazan'da oruçta tutma. Diyor. Hepten yanıyor. Hepten işte, İslam'da ne diyor? Mâ lâ yutrakû külluhu, lâ yutrakû ulluhu. Tümüne ulaşılamayan bir şeyin, azı bırakılmaz. Ama şimdi, ya sana on bin lira vereceğiz, ya da üç bin lira vereceğiz dendiği zaman iki, yani sen de on bin lira vermiyorsanız üç bin de vermeyin demezsin.

  30. 11:10

    Bir yarana merhem edersin. Nasıl ki dünya işlerinde maddi menfaatlerimizde ne getirir ne götürür hesaplarımızda bir şeyin tümüne ulaşılamıyorsa azı bırakılmaz kaidesini uyguluyoruz. Değil mi? E şimdi ya iki gözüm görecek benim sol göz yazıları okuyamaz hale geldi. E şimdi bana ya iki gözüm görsün ya da yani görmüyorsa ikisini de al, der miyim?

  31. 11:32

    Değil mi? Onun için beş vakit kılamıyorsam bir vakitte kılmıyorum. Bu mantık değil. Seksen seneden beş kere sekize bağlarsın. Halbuki orada dört kere sekiz. Bir de burada ne var? Tevbe ümidi var. Çünkü arada bir de yapsan hatırlıyorsun. Saygı duyuyorsun. Allah'ın huzuruna duruyorsun. Divan duruyorsun.

  32. 11:52

    Mevla da seni görüyor. Ya bu kulum yapmak istiyor ya. Buna biraz yardım edeyim. Kalbine kuvvet vereyim. İlham gibi vereyim. Meleklerimle destekleyeyim. Şeytanın vesveselerini biraz azaltayım diye devreye girer. Ve sen bir de bakarsın. Bazen tümden bir anda olur. Bazen yavaş yavaş kademeli olur. Ama arada bir bile secdeye varanla hiç secdeye varmayan bir olmaz.

  33. 12:16

    Allah'ın demiri olmaz. Onun için biz başlayacağız. Fırsat buldukça kollayacağız. Günahlarında tevbe hususunda aynı. Hemen tevbe edeceğiz. Ondan sonra bir daha düştüm aynı günaha ümidi kesmeyeceğiz. Bir daha tevbe edeceğiz. Ya ben bir daha düşme ihtimalim var. Üçünü beşine bir tevbe edeyim diye beklemeyeceğiz.

  34. 12:36

    Çünkü ölüm ne zaman gelir belli değil ya. Sen o anda tevbe et. Bir daha yapmama karar ver. Çünkü Allah şöyle muracat eder. Ya Rabbim belki bir daha bu günaha düşmeden ölüm gelir. Belki felç gelir. Belki o imkanım kalmaz. Veyahut fakirlik gelir. Para bulamam o günaha yapma. Dolayısıyla birçok engeller sebebiyle o günahı yapamayabilirim.

  35. 13:00

    Onun için ben şimdi sana nasuh tevbesinde bir daha yapmama niyetindeyim. Bu niyetimi kabul et. Beni de günahdan muhafaza et. Ama düştün. E bak ben sana dedim senin frenin tutmayacak, abdestin tutmayacak diyecek iblis. Bak yine düştün. Ne rezil adamsın bilmem. Ya rezil sensin. Neden? E sen inat ettin.

  36. 13:23

    Allah'a hiç tevbe etmedin. Ben yine tevbe ediyorum dersin. Bir tevbe daha tazelersin. Burada ikinci tevbenin, üçüncü tevbenin bozulmasıyla yapmadığın günahlar işlenmez defterine. Veya sen bizden dalga mı geçiyorsun? Ne biçim tevbe ediyorsun? Şeklinde bir şey kitaplarda yok. Bu da çok mesela geliyor.

  37. 13:43

    Bizim abdest çabuk bozuluyor hocam diyor. O zaman ben dalga mı geçiyorum? İşte zaten o hadislerde var. Tamam. Küçük bir günah bile üç kere yapsa dördüncüye kütüfefirrabiha minel kebair diyor. Mektubatta da geçiyor bu hadisler. Dördüncüde büyüklerden yazılır. Ama büyüklerden yazılması ne ifade eder? Tevbeyle beraber büyük de kalmaz.

  38. 14:06

    Ne diyorum? Sahih hadis-i şerif bu işin kaidesi budur. La sahihirate malisrar ve lakimirate. Malislik var. Küçük günah inat edilip ısrarla yapılırsa küçük kalmaz. Büyük olur. Büyük günah. En büyüğü de olsa tevbe edilirse büyük kalmaz. Sıfır olur. Hatta sevaba da döner. Tevbede sebat şartıyla. Peki seyyahatim hasenat.

  39. 14:28

    Söyleyen gibi ben dinim Allah'a seyyahatim hasenat. Allah kötü işlerini güzel işlere çevirir. Tonlarca günah ve sevaba döner. Sağdan sola geçer. Defterde, mizanda, kefeye konur. E bunun kaidesi nedir? Tevbe ederse silinir. Tevbede sebat ederse bir daha hiç o günah etmezse sevaplara döner. Peki tevbede sebat edemedi yine düştü.

  40. 14:51

    O zaman sevaba dönmez. Ama silinir. Ama silinir. Yani çok büyük kâr. Büyük kâr. mizanda karşına çıkmaması yetmez mi? Dolayısıyla Allah-u Teala bizi iblisin eline, vesvesesine bırakmamıştır. Onun deliklerini tıkatacak müjdeci, mübeşşirat ait hadisler göndermiştir. Ama ilim lazımdır. Maalesef din adına konuşan hocaların çoğunda da bu tafsilatlı bilgi...

  41. 15:18

    olmadığından konuşmalar ümit kestirici yöne gidince efendim, Allah sana nasip etmiyor, demek ki seni sevmiyor. İşte ondan sonra Cebriye'ye milleti sevk edecek şekilde Allah da bana nasip etmiyorsa ben de zorla nasıl yapacağım falan şeklinde milleti yese düşüren, erişlet itikadından çıkaran şeyler maalesef gençleri günaha itiyor.

  42. 15:42

    Bunları önleyici, ne kadar tevbe o kadar kar, ne kadar ibadet o kadar fayda, ne kadar haramdan sakınmak o kadar ahirette rahatlık. Bu kaideyle Allah'tan tamamını, devamını isteyerek günaha düştüğünde en büyük mesele Ya Rabbi razı olarak yapma. Yani irademle yapıyorum ama hoşnut değilim, bu yaptığımdan mutlu olmuyorum.

  43. 16:06

    Yani peşine binen bir Allah'ım var, ona karşı geldim diye namazı terk ettim veyahut kazaya bıraktım veya zinaya düştüm, işkiye yakalandım diye bundan razı olmadığımı sen görüyorsun. Ne iyi yaptım ya demiyorum yani ama irademe hakim olamıyorum, zafiyetim var, kuvvet ver bana, irademi güçlendir gibi bu yaklaşımlar.

  44. 16:28

    Allah-u Teala senin yaklaşımına bakıyor. Kul Allah-u Teala'ya karşı nasıl yaklaşırsa Mevla da ona öğretir, sohbete muamele eder. Devlete hareket eder zaten sonradan hocam dediğiniz gibi. Hatta bizim bir kardeş anlatıyor bana, biz yani ilk başta namaza başlayacağımız esnada anneme söyledim, sen dedi on gün kılar sonra bırakırsın dedi.

  45. 16:43

    Böyle yaklaşılır mı? Ama o da dedi ki on gün kılsam kâr değil midir, on gün cezadan düşerim dedi, elli yıldır hamdolsun dedi, kazaya bırakmadım. Bu dediğiniz mantıkta çok kardeş başarılı namazda. Yani anne babaların da yaklaşımını sordun, anne babalar da teşvikçi yaklaşmalı. Hele bu zamanda dayakla, kötekle, tehditle, haçlını kesmekle,

  46. 17:00

    efendim şunu almam, bu istediğini yapmam demekle, gidersen git evden demekle bu çoluğu çocuğu ateist, deist yaparlar. Yaptılar bir kısmı. Bu şekilde ailelerin yaklaşımı doğru değildir. Onun için tamam hadis-i şerifte var, yedi yaşındayken çocuklarınıza namazı emredin, on yaşındayken biraz kabahatlerine böyle hafif bir okşayın şöyle, yani ciddiyetinizi anlaştırın bazen.

  47. 17:27

    Yoksa kır, vur, döv, söv, böyle bir şey yok da, ciddiyetinizi anlaştırın gibi bir hadis-i şerif vardır. Fakat zaman zemine göre hadis-i şeriflerle amel terk edilmez. İslam'da reform yoktur, yenilik yoktur, hükümler neyse aynı geçerlidir. Lakin yaklaşım tarzlarında değişiklikler yapılırsa daha teşvikçi oluyor.

  48. 17:51

    Şimdi hepsi herkeste, her tarla aynı zamanla sürülmez. Yani her çocuk aynı şeye, bazısı siniri bozulup, diklenip, direnip, kılıcağı varsa da kılmaz. Veya abdest alıyormuş, namaz kılınmış gibi yapar. Yani olabilir tabii, kandırmanın sonu yok. Ama teşvikten anlar. Bazısı teşvikten anlar, bazısı biraz etikten, korkutmadan, uyarıdan anlar.

  49. 18:15

    Şimdi bunu anne baba, çocuğun psikolojisini biraz bilmesi lazım, anlaması lazım. Ama benim tarzım ve tercih ettiğim tavrım, serbest bırakıp emr-i mahfiye-i anlüker faziletini anlatmak veya ahiret var, cennet var, cehennem var, dirilmek var. Zaten bu imanı şartıdır. Bunlara inandırarak, işte ahirette ne cevap vereceğiz yavrum, ne hesap vereceğiz falan şeklinde

  50. 18:41

    kendini de aşağılayarak, üstten yaklaşma geçerli değil. Benim de ne günahlarım var işte. Bak şimdi ben Allah'ın üzerine ne hesap vereceğim, ben düşünüyorum işte kıyamet bu kadar, maaşlar bu kadar, ben ne yapacağım bilmem ne, biraz kendinden konuya girerek ve kendi endişelerini dillendirerek, dile getirerek

  51. 19:00

    ona da ya işte babam bu kadar senedir namazlı, abdestli, hacı hoca, annem, iyi bir kadın fakat onlar bile ahirette ne yapacağız, nasıl hesap vereceğiz diye korkuyorsa yani biz de biraz kendimize gelelim, çeki düzen verelim gibi bir yaklaşımların ben daha faydalı olduğunu görüyorum. Biz de gördük, o bakımdan netice çok daha fazla geldi hocam.

  52. 19:22

    Daha iyi gelir. Bir de teşvik, teşvik. Hatta işte ben seni seviyorum, onun diğer maddi istekleri olduğunda mesela meşru isteklerinde yerine getirmek falan. Ya benim babam ne ahlaklı, namaz kılan bir insan olarak kul haklarına ne kadar riayet ediyor. Bunu göstermek, komşu hakkına riayeti, insanlar hakkındaki iyi niyeti göstermek bile çoluk çocuk üzerinde

  53. 19:49

    ya o ahlakı tabiat edinmesine, huy kapmasına, iyiliğe yönelmesine daha büyük vesile oluyor. Allah bakırken namaz kılıyor, teheccüde kalkıyor, ondan sonra geliyor, vuruyor, kırıyor, komşuya rahatsızlık veriyor, kul hakkı yiyor. Efendim, bunu çocukların görmesi şu anda daha mümkün oluyor. Herkesin yaptığı biraz çok alene çıkıyor artık, hiçbir şey de kalmadı.

  54. 20:12

    Buradan da kötü etkilenme olduğundan, Müslüman ailenin çoluk çocuklarına namaz sattıkları... abdestsiz olması, hatta ateist-i isle daha fazla eğilimli olmasının birçok sebebi, yapısı arka plana araştırıldığında anne babaslarının geçimsizliği, ahlaksızlığı, efendim, insanlarla didişmesi, o çocukları da, ya bunlar namaz kılıp da böyle yapıyorsa falan, ben kılmayayım

  55. 20:37

    dedirtecek duruma getiriyor. Ben böyle görüyorum yani. Bu da büyük etkilenme hocam, biz de bunu çok gördük. Ama dediğim şu, ilk baştaki usulü Allah'ın izniyle çok büyük, yani ben böyle namazla başlama oralarının altıcağına inanıyorum. Çünkü külün ümidi kesersek biz arkadaşlardan, o işi mahveder. Allah razı olsun.

  56. 20:53

    Bir kere bile anı secdeye değmeyen, ahirette İnşallah kardeşler de bu konuda cevabını almışlardır. Şöyle de söyleyeyim, kardeşler, elhamdülillah baya bir rağbet var. Sizler de faydalanıyorsunuz, hamdolsun. Bizler de daha fazla kardeşlere ulaşmak istiyoruz. Yayında paylaşarak çok daha fazla kardeşlerimize ulaşmaya sebep olabilirsiniz.

  57. 21:11

    Çok böyle güzel bir soru gördüm hocam. Bu bana özenden de çok geldi. Biz hocayı ilk başta yanlış biliyorduk. İsmilerinde söylemende fayda olur. Söyleyeyim, burada nickname kullanmış. Nickname'i biraz değişik olduğu için söyleyeyim, diğerlerini söylerim inşallah. Bazen böyle değişik isimler kullanıyorlar biliyorsunuz hocam.

  58. 21:26

    Müstahar isimlere lüzum yok. Evet, normal isimlere söylerim inşallah. Ya da de ki, şu müstahar şeyle, şu tabirle. Dileyen öğüt alır diye müstahar bir ismi kullanmış. Arada da bir emri bilme haruf yapmış. Demiş ki hocama, bizim bazı kardeşler de çok söyledi. Evvelden anlayamadığımız bazı mevzularda gıybetini çok yaptık.

  59. 21:45

    Yeri geldi bazen hakarete de kadar ulaştı bu mevzu. Hocam bizi hakkını helal eder mi? Bana özelde çok geliyor. Yani özelde bana ulaşım zor. Eskisi gibi değil konumum, durumum, sağlığım güvenlik sorunlarım. Ama yani şu anda ulaşanlardan birçoğunda hak helalli istiyorlar. Ben de ne demiştiniz? Neyi beğenmemiştiniz?

  60. 22:11

    Veyahut da ne yönden hakkıma girdiniz? Gibi şeyleri de sormuyorum. Sormadan anlıyorum. Ben de genel manada ehl-i sünnet olmak kaydıyla hani din düşmanlığından dolayı değil de benim şahsım hakkındaki efendim yanlış bilgilenme, inandırılma, kandırılma gibi durumlarda ise bu hakaretler olsun şey olsun.

  61. 22:37

    Ben hepsini helal ettim toptan. Allah razı olsun. Topta helal ettim. Ama tabi din düşmanlığı için yapıyorsa, yani benim şahsımı yanlış anlamaktan değil de dine düşman olduğu için bana hakaret, sövmek, saymak, iftira varsa onlar tabi ahirette görüşürüz. Allah'ım onlara da hidayet versin. Onlar da ıslah etsin.

  62. 22:57

    Onlara da duacıyız yani. Bununla ilgili iki tane olay başımdan geçmişti hocam. Bir tanesi kardeş demişti ki ben o sıraları iş ile gidecektim. Hocanın yeğenlerini izliyordum. Ona kafir diyordum. Görsem öldürmek istiyordum. Hayatımda en çok öldürmekten zevk alacağım insan olacaktı. Fakat ona reddi yapayım diye dinlerken ben işini bıraktım.

  63. 23:15

    Ne olur görsem selam söyle bana hakkını helal etsin demişti. Helal olsun bak öylesine. Evet bir de şey vardı. Bir kardeş de bunun gibi bir de vesilesiyle medreseye başladım demişti. O da İzmir'de. Medreseye başlayan, namaza başlayan yani hakikaten sayısız yani o kadar kitlelere ulaşmışız ki bugüne kadar onu biz sayamayız da bilemeyiz de mümkünatı yok.

  64. 23:35

    Milyonlar yani. Bir sohbette yüz binler olduğu oldu yani. Onun için 40 senelik süreç 45'e yaklaştı. Biz orada hepsini aklımıza helal ettik. Ama iyi niyet şarttır. Evet. Zaten iyi niyete dinleyen sonradan onu fark edebilecek. Yani Allah-u Teala iyi niyetli düşmanlarımıza da hakikati beyan eylesin. Biz de iyi niyetliyiz.

  65. 24:03

    Ve doğru yolda itikadda olduğumuza inanıyoruz. Amellerimizde noksanlarımız var. Allah'a karşı da Celle Celaluhu hatalarımız var. Günahsız değiliz. Peygamberlerin dışında masum yoktur. Onun için her yaptığımıza da doğru yaklaşmak şartı yoktur. O ne yaparsa doğru yapıyor. Böyle bir şey iyi bir yaklaşım değildir.

  66. 24:24

    Yanlış yapma payımız vardır. Ama iyi niyetle incelendiğinde Allah Hakk'a hidayet eder. Evet hocam. Emirhan Durmuş kardeş sormuş. Hocam faziletli amellerde hep bize böyle dualar teşvik ediyor. Birçok meselede bizi haberdar ediyor ama Hocamın en çok etkilendiği dua nedir? Hani böyle bir duadan etkilenmiş midir mesela?

  67. 24:43

    Bir şey sorsan önce. En çok etkilendiği ayet nedir? Tüm ayetlerden etkilenen insan ama hani böyle hocama en çok tesir eden dua hangisidir böyle yerin? Gelmişken soralım. Ayet olarak ben sohbetlerimi birbirine dedim. Bana Kur'an'da en yakışan ayet. Cuk Cük diye oturuyor. Estaizübillah, Tevbe Sûresi, ve âkirûnâ terafû bid'nû bîm.

  68. 25:01

    Diğer bazı sahabe var ki günahlarını itiraf ettiler. Haletû amelen sâlihân, iyi amelle, ve âkiret seyyen kötü ameli karıştırdılar. Şimdi bekliyoruz, nefes kesilmiş, bunların durumu ne olacak? Asallâhu ayni tübe âleyh. Asen, umulur ki demek, ama bütün müfessirler diyor ki, Allah, umulur ki dediyse, kesindir.

  69. 25:23

    Çünkü kesinlikle diye mana vereceğiz oraya. Asa normal dükkata baksa, umulur ki. Ama bu ayette kesin diyoruz. Çünkü neden? Allah kerimdir, kerem sahibidir, öyle bir kaide koymuşlar. El-kerîm, idâ, etme'a, et'ame. Yani keremli, cömert bir insan, ümitlendirdi mi, yemek verir. Hem cömert olacak, hem de dur bakalım, Allah ne nasip eder, bir şeyler yeriz belki inşâAllah,

  70. 25:51

    deyip de cömert birinin yedirmemesi düşünülemez. Çünkü öbür türlü ümit vermezdi. Onun için Allah-u Teâlâ, asallâhu ayni tübe âleyh, kesinlikle Allah'ın tevbelerini kabul edecek diyor. Şimdi ben burada sırf iyilik yapmışlara girmiyorum. Sırf kötülük yapmışlardan da değilim yani. Bakıyorum, karıştırmışlar diyor.

  71. 26:12

    Ben kendime çok uygun buldum bunu. Karıştıranlara da ne cevap veriyor? Kesinlikle Allah tevbe nasip edecek, tevbelerini kabul edecek buyuruyor. Allah'ın vafıvurlarıyla bittiği için bunu kendime en müjdeli ayet görüyorum. Çünkü hakikaten karıştırmış bir durumdayım yani. Çocukluğumuzdan beri, gençliğimizden beri ne haller yaşadık yani.

  72. 26:34

    Bilerek bilmeyerek, günahlar sadır olmuştur. Burada itikadımız elhamdülillah sahtir, sağlamdır ama amelde bu ayet bana uyuyor. Dualardan, yani dualarda tabii faziletli amellerde, dualarda çok dua var. Ama şu iki dua, yani özellikle tabii sevap bakımından değil de mesela, vadettiği şey bakımından, bir de ifadettiği mana bakımından.

  73. 27:01

    Şu dua, beş vakit namazdan sonra kesinlikle yapıyorum. Çok vaktim dar olsa bile. Allahümme ahsine âkıbetenâ fil umûru küllâ ve cirnâ min hızı dünyâ ve dâbilâ ahıra. Baktım hepsini kaplıyor. Yarabbi her işlerde akıbetimizi güzel eyle. Dünyanın rezilliğinden, rüsvâliğinden, ahiretin azabından muhafaza et.

  74. 27:22

    Çünkü dünyada rezil olmaktan çok korkuyorum. Dost düşmana karşı ahirette azabından korkuyorum. Şimdi dünyada rezil olmazsan şerefin korunmuş demek. Ahirette azap olmazsan cennetliksin demek. Bir de her işin başı nasıl gelir gider belli değil. Kaç kere hapse girdik. Kaç kere başımıza dünya yıkıldı. Ne olaylar, ne haberler aylarca bizi verdi falan.

  75. 27:41

    Ama sonu güzele bağlandı. Şerefin arttı efendiye buyurduğu gibi. Halbuki çok itibarsızlaştırma şeyleri yedim. Benim başıma gelen kimsenin başına gelmedi. Bu noktada hocalar bazında konuşuyorum. Ama her işlerde akıbetimizi güzel eyle. Bu duaya devam eden diyor Men lezime Dua, Allah rahmet eylesin akıbetin duasına Lezime yapışırsa Yani onunla devam ederse bırakmazsa

  76. 28:07

    Ben beş vakit yapışsam Sen beş vakit devam etsen Sabah akşam olmadı günde biri Düşmemek lazım. Bu yapışmak sayılır. O zaman ne diyor? Mâ tegâble yusûbih bev cehdum minel belâ Zorlayıcı belalar başına gelmeden ölür. Yani bunu tersten okuyalım. Ölene kadar, ecel zaten şaşmaz. Ölene kadar zorlayıcı bir bela Bela hepimize gelecek.

  77. 28:30

    Sonucuna gelmez. Bu dua Bir de en çok Ebu Bekir Sırtlık'tan rivayet edilen Hem onun duası olarak rivayet ediliyor Hem Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den Gelen dua Bu dua kadar Bir insanın Sorumlulukları açısından onu rahatlatan Bir dua görmedim yani. Allahumme ceal hayra umme rağhiruh Ya Rabbi ömrümün en hayırlı kısmını Sonları eyle Ve ceal Hayra ameli

  78. 28:58

    Amellerimin en hayırlılarını Sonları eyle E şimdi hadislerde ne diyor? Son ameli güzel olan Hasene bir sevap kazanan bir amelle Namazla, oruçla, secdeyle, abdestle Zikirle, kelime-i tevhidle Bitiren cennete girdi Yaşayan demiyor. Bitiren Amellerimin en hayırlısını sonları eyle Ve ceal Günlerimin en hayırlısını da Bak bu kadar mutlu günlerimiz oldu olacak

  79. 29:24

    Bu kadar herkes kendine göre bir mutluluk ölçüsü var Ama en mutlu olduğum günü Sana kavuşacağım günü eyle E sen azaba düşecek adam Sana Allah'a kavuştuğun gün mutlu olur musun? Olamaz. Şimdi bu dua beş vakit namazdan sonra okunanlarda da geçiyor Benim ezkar kitabımda Dualarımda ilk çıkan dualarımda vardır Diye düşünüyorum ama

  80. 29:43

    Bu ezgâr işi mübarek, 1-2 yaptık, 3-4 gidiyor daha uyku 5. cilde kalacak yani. Bu ezkar işi mübarek Bir iki yaptık Üç dört gidiyor taa Uyku beşinci cilde kalacak yani O kadar ilim topladım, o kadar ilim topladığım için, yani o 300 saat...

  81. 30:23

    dört yüz beş sayfa olduğu halde sığmayacak, çünkü orada herhalde sabah namazından sonra akşam namazından sonralar olacak, beş vakitten sonrakiler belki müstakil bir cilde kadar gidiyor, çünkü üçte bir ezan da var, ezan ve kahametler de var, oraya girince bir yüz sayfa kadar onlar teşkil etse falan, peki yüz yüz elli, sonra namazların beş vaktini yapamayacağız işte,

  82. 30:46

    ya sabah akşam namazdan sonra okunacaklar, öbür cilde beş vakit sonra okunacaklar, öbür cilde kaldı uyku, uykudan önce okunacaklar, orada çok ilim var, o uyku adabı, uyku şeyleri o kadar acayip bir şey ki. Gelişimler, yetişimler var, çok farklı yani. Çok, yani sünneti biz tafsilatıyla, fazilet namelleri, birini yapan birini yapamasa bile belki onu aklına gelir yapar,

  83. 31:09

    ondan sonra cuma günü ile ilgili, ondan sonra yevmiyat dediğimiz, gün içinde saat belli değil, faziletli ameller, yani bu kafayla en az yedi cilde sekiz cilde gidiyor, biz daha üçün malzemeleri topladık, işte o kitap arada çıkıyor, bu kitap arada çıkıyor, mevlüt de adak geliyor, sene de bir, sene de ay gibi geliyor, böyle bir şey işte şeyi çıkaramadık.

  84. 31:35

    Yorulmuyor musunuz hocam? İkinci cildin şeyleri, o arada koca tefsir, kelime manalı muhteşem, dördüncü cilde çalışıyoruz, dördüncü cilde çalışıyoruz, yirminci cüz bitiyor şu an, yirminci cüz, koca bir altı cilt, bütün Kur'an kelime manalı etatlı soru işareti o bitiyor, e şimdi bunların hepsi vakit, kendi kitaplarıma tek vakit dolanmıyorum ki.

  85. 31:56

    Ondan sonra Dünya Efendisi'nin şiirleri devreye girdi, bir o giriyor, bir o giriyor, iki cilt yakın teşkil eden bir çalışma, yani fedaatçı nutbesini şu anda hazırladık, tahsitteyim, hutbenin bütün ibadetleri, koca kitap oldu yani, böyle kısası değil, onu bitiriyoruz, rızık bolluğu için söz verdik, iki cilt hazır, birincinin tam hazır,

  86. 32:18

    tahsillerini yapıyorum, el çıktılarım şeyinde, böyle yola gidiyorum, hastaneye gidiyorum, pastaneye, nereye gidersem çantamda çıktılar mıktılar, telefonlar zaten bizi mahvetti, işte yaşanan olaylar, süreçler beynimizi meşgul ediyor tabii, hepten de bilgiyane kalamıyoruz, memlekette yaşanan birçok olaylar var, Müslümanlara zarar veren, Müslümanlara dokunan süreçler oluyor,

  87. 32:43

    bunlarda konuşman lazım, cevap vermen lazım, konuyu anlaman lazım, mesai, mesai, mesai. Zaten ağır kesiciler bizi uyuşturuyor derecede, ağır ağır kesiciler alıyorum, bu da uykumu getiriyor, işte o uykuya direniyorum, ondan sonra sohbetler var, Şifa-i Şerif'e mektubatı hiç bırakmadım, işte ona direniyorum, Perşembe'de, Bursa,

  88. 33:05

    arada bir yerlere gideyim diyorum ama süreç biraz tabii ortalıkta karıştı. Ben o zaman sorumu geri alayım, yorulmuyor musunuz sorusuna sormaya utandım şimdi, maşallah yani. Yorulmuyor, özel telefonlarla çok şey yani, hukukumuz olan alimler var, seyitler var, araba aleminden, dünyadan,

  89. 33:24

    şimdi bir de yani reddedemeyeceğin, geri çeviremeyeceğin randevu isteyenler oluyor. Bu arada bir de bunlar tabii, bunlar mesai çok vakit alıyor. Oluyor, aile sorunları oluyor, yani bir de çok çocuklarımız var, hepsinin başka dertleri oluyor. Yani bütün bunlar için de mesele vazifeyi ihmal etmemek. Verdiğin sözleri yerine getirmek, huluf etmemek.

  90. 33:52

    Bir de şimdilik elehem felehem, sıralamada en mühimden başlayarak, en mühimi öne almak. Bazı kitaplarda da en mühimi, şimdi El-Sünnet itikadını yazamadan ölürsek, yani güzel detaylı halk dili, şimdi benim farkım halk dili yazmak. Hem ilmi kaynakları bol, hem de halk diline inmek, yani amcaca konuşmak.

  91. 34:11

    Farkım da o biraz, çünkü akademik çalışma El-Sünnet hocalar var, yapıyorlar, ama halk bir şey anlamıyor. Seviyeye inemeyince halkın seviyesine, bu da bir fazilet gibi zannetenler var. Akademik yapayım da kimse bir şey anlamazsa, sen bilmem Orhan Pamuk'un romanını mı yazıyorsun, kimse bir şey anlamıyor ama en çok o satıyor.

  92. 34:28

    Ama o artık bir Orhan Pamuk okuyorum mesajı vermek için, şimdi İslam'da öyle olmaz ki. Falan hocamız, bizim İsmailhan'da öyle kaliteli birkaç hoca var, birkaç tane. E tamam onlar da vazife ama akademik yazarsa kimse bir şey anlamıyor. Onun için İsmailhan dışında da var, El-Sünnet hocalar, Rabbim muvaffak etsin, duacıyım.

  93. 34:47

    Ama şimdi bu sefer iş benim üstüme kalıyor. Neden? Ben bunu halk diliyle anlatırsam, bu millet anlar. O zaman ben mecburum bu konuyu, bu insanların dilinde ya konuşmaya, ya yazmaya. Böyle bir şey hissediyorum kendimce. Ki teslimde biz gördük hocam, Allah rahmet eylesin. Ya şimdi mesela Aişe annemizin evlilik yaşı meselesinde, bu zamana kadar gelen rivayetlerde,

  94. 35:10

    e şimdi baktık ki İslam'a, Müslüman'a, Efendimiz'e hakaretle bir sebep olacak. Burada bir detaylı gireyim dedim. Çiftçilerde bir kaynak bulamadım. Arapçayık kaynaklara indim ama zor bir konu. Yani öbür tarafta 700 sayfa yazdırabilirdim. Ama burada 70 sayfalık, bilmiyorum kaç sayfaydı, Ama burada 70 sayfalık, bilmiyorum kaç sayfası, 83 sayfası bir kitap çıkarttım.

  95. 35:28

    83 sayfada bir kitap çıkarttım. Ama ilk kaynaklara indim. İlk kaynaklara inince delilleri şey yaptım mesela, 17 yaşı çıkıyor evlilik yaşının 17-18 olduğunu. Delilleriyle ispat ettim. Ama şimdi bunu başkası yapmamışken Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e hakaret, Müslümanlara hakaret değil, mucib bir durumu ortadan kaldırmak, bundan mühim bir şey yoktu.

  96. 35:49

    O zaman ona mesai harcamam öncelikti şimdi. Bakıyorum orada faziletli ameller, 30 cid kitap hazırlığım var. Ama şimdi o mühim, bu mühim. Burada İslam'a sövenler var. Orada o konuyu öne çıkartmak istedik. Bir de böyle gündeme dair konular giriyor. Dergiyon yazıları. Dergiyon yazısı ne demek biliyor musunuz?

  97. 36:10

    Yani bir dergiyon yazısı, ben roman yazmıyorum ki. Bir konuya giriyorum, bir Vehhabiyelet diye, bir Selefiyelet diye, bir Akai Tekbiriyet, Tevessülün Delili, Şunun Delili, bir aydan baştan bir uğraştık. Yani uğraşmaya da değmedi, öldü gitti ama tabii ki arkasına bıraktı o zihniyeti.

  98. 36:26

    Şimdi bir aydan baştan 5-6 yazı yazmışım, toplasam kitap olur. Ama şimdi orada dergiyon yazısı diyoruz. Sen ne iş yapıyorsun ki bana diyor hanım bazı kere. Sen ne iş yapıyorsun ki diyor hanım. Çünkü hanımlar öyledir yani. Sen diyor aşağıda niye mi duruyorsun diyor bu kadar, burası bizim yukarıda. Sen aşağıda niye bu kadar duruyorsun?

  99. 36:47

    E bu kadar kitap çıkıyor, olay çıkıyor, sohbet çıkıyor. Sen bunları ne zaman konuştun ya? Aşağıdayken konuştun yani. Sen bunları ne zaman konuştun? Telefonlar. E ben telefonlarda ne konuşuyorum? Bir Müslümanın derdini dinlemek zorundayım, bir alimin derdini dinlemek zorundayım, bir muhacirin derdini dinlemek zorundayım.

  100. 37:04

    E şimdi sen niye geç uyuyorsun? Yukarı geç çıkıyorsun, aşağı erken iniyorsun. Ya tamam da biz de derdimiz var, keyfimizden yaptırırız bunu. Yani hakikaten beyin yorucu işler olmasa, ben kitap yazmak falan benim için hobi. Onu biz de gördük hocam. Zevk veren şey. Evet. Keşke hiç uyumasam yani. Hatta yukarı çıkıyorum yine uykudan çalmaya uğraşıyorum.

  101. 37:29

    Yani yine ışık yakıyorum, özel lambamı yakıyorum, bilmem ne yakıyorum. Orada banyo tarafında biraz geniş bir koltuk koymuşum oraya ayaklı uzatan. Oraya koyuyorum çünkü bazı kere uykum gelmiyor. 2'de yukarı çıkmışım, uykum gelmemiş. 2'de yukarı çıkıp uykum gelmemişse ben yatakta dön sağa dön sola yapmam.

  102. 37:49

    Ne olacak? Uykum ağır basılır, kafam düşene kadar bir şey yapıyorum. O zaman çıkıyorum, dolu kitapların notları yukarıda bitiyor. Çünkü neden? Ben buradan çıktım diye bir şey yok. Arkadaşı gönderiyorum burada bana yardımcı olan. Diyorum sen git diyorum 2'de 3'te. Ben yukarı çıkıyorum bazı kere 4'ü 5'ü boylu.

  103. 38:04

    E ne olacak? 7'de kalkacağım. Yine oradan çalmaya çalışıyorsun. Aman çalmaya çalışıyorum. Vakit nakit. 2 not daha alayım, 2 konu daha göreyim. Belki hayatım kurtulur. Çünkü ulema şöyle buyuruyorlar. Çok kitap tetebbüatında hiç ummadığın, hiç görmediğin belki sadece o kitapta göreceğin bir mesele senin hidayetine vesile olur.

  104. 38:30

    Yüzlerce binlerce kitap okumuşum not alarak. Not alarak binlerce. Notsuz daha fazla. Ama geçen de bir şey gördüm. Bu demin dediğim konuları tevbe meselesi. Mesela oradaki not kadar, işte İmam Şahrani'nin vesaire. Beni rahatlatan hiçbir şey olmadı. Çünkü neden? Bir daha aynı günaha düşerim düşüncesiyle tevbe etme.

  105. 38:58

    Tevbe etme ki daha büyük günahlar dosyasına geçirme zihniyetinin şeytandan geldiğini. Ve buna karşı mutlaka her günahın peşine bir tevbe. Ama yine yapabileceğim belli benim yani. Olsun, o tevbe müstakil bir ibadet. Onu bozmandan günah yazılmaz. Bir daha tevbe edersin yine silinir. Bunu tam net izah eden bir yere rastladım.

  106. 39:25

    Hatta onu notta aldım. Beynim öyle bir rahatlattı ki, iblise karşı şu anda en çok kullandığım silah bu. Bu usulü kullanıyorsun. Bu usulü kullanıyorum şu an. İnama sorusuna da cevap almış olacağım. Geliyorsun işte, yine gıybet edeceğiz. Birinin adı geçmeden mevzu bitmiyor. İlla öyle hocalar falan. Hocalarda çok var.

  107. 39:45

    Yani 5 saat hocalar toplantı etmiş. O şunu yaptı, bu bunu yapmadı. Bazı kere tabii ki reddiye konusundan. Fahsının gıybeti yoktur. Kabilinden var ama. var ama bazı da içimizde de oluyor. İçimizdeki konular adama fâsık diyemez. O da bana fâsık diyemez. Ama birbirine hakkında konuştuğumuz oluyor. Belki o orada olsa konuşamazdık o lafı.

  108. 40:04

    Şimdi bu noktalara giriyoruz. Şimdi biz buna diyemedik kardeşim. Zaten bir daha yapacağız yani. Bu kaçınılmaz ama tövbe etme diye şeytanın verdiği vesvese yıkan, şeytanın bu şeyini, damarını kesin, ümidini kesin, kesinlikle her yapılan günaha mutlaka peşine hemen tevbe ister. Ve etbü'l-hasenete seyyedetem hua Kötü bir şey yaptın.

  109. 40:27

    Sana kötülük hiç yapma demiyor. Çünkü yapma desem de yapacaksın. Sana muhalif teklif edemem, beşersin. O zaman kötülük yaptıysan peşine güzel bir amel yap ki onu sildirsin. Bu sahih hadisi delil gelince ben o zaman bunun peşine tövbe yapayım. Bir de bir kelime-i şehadet, bir de bir kelime-i tevhid, dört bin büyük günah.

  110. 40:48

    E ne yapayım yani ne yapayım? İblise çalışayım o zaman. O la ilahe illallah da demeyeyim. Hepsini bırakayım. İnnel hasenat, innel seyyad. Güzel ameller kötüleri giderir. Bak kötü ameller güzel amelleri giderir buyurmuyor. Evet hocam. Ama orada tabi gıybet edene sevabın ona gider. O ayrı bazı amellerde var.

  111. 41:08

    Ama sen işçi iştin. Senin kırk senelik namazını sildim diyor mu? Veya zina ettin. Seksen senelik zekat verdin, sildim diyor mu? Demiyor hocam. Öyle bir şey yok. Onun için biz şeytan yenilene kadar, bu savaşta şeytan yenik düşene kadar, nefis mağlup olana kadar cihada devam. Allah razı olsun hocam.

  112. 41:30

    Şimdi şey, burada Muhammed Ali hocamız kardeşimiz demiş ki, hocam her soru cevabı için beş dakika gibi bir zaman ayırırsanız daha fazla soru sorabiliriz diye. Doğru demiş, biz birbirimizle muhabbete döndürmeyelim. Adamların derdi ne yani? Burada fırça atmış bize. Hocam bu program soru cevap olmayacak mıydı diye.

  113. 41:49

    Ne diyor? Ama bir soruya ben iki saat cevap verirsem. Soru cevap yok. Ama yanlış olur. Burada abimizin ismini okumayayım ben. Sıkıntı çıkabilir ama. Şey sormuş. Evli biriyle zina yapan kocasından nasıl helalli hisler, ne yapmalı? İsmini versek sıkıntı olur. Yani o müşkül bir meseledir. Ruhu'l-Kânt'efs'in ikinci cildinde bunu yazdık.

  114. 42:14

    Yani Ruhu'l-Beyan'dan alarak yazdık. Abdülkadir Gulen'in hünyesinden de Ben şimdi kul haklarından kurtulma yolları diye bir kitap yazdım. Bu kitabı hazırladım, kitap da bitmişti ama ben işte doymuyorum, onu gördüm, bunu not ilave, bitiremiyoruz, kısır döngüye girdik, o kitap çıkarsa, yakında da çıkartmayı da düşünüyorum.

  115. 42:33

    Şimdi evli bir kadından zina eden Allah'a tevbe edecek, çünkü adama gidip bunu diyemez. Bunu dediği anda cinayet olur, şu olur, bu olur. olur. Eskiden tabi daha namusluluk vardı. Şimdi biraz milletin şeyini de dumura uğramış. Eskiden tabii daha namusluluk vardı.

  116. 42:46

    Şimdi biraz milletin şeyini de dumura uğrattılar. Onun için adam, normal karşılığıyla affedersin, gavatlar da var, deyuslar da var. Yani şimdi memlekette gavat mı yok, deyus mu yok. Dolayısıyla ama ne yaparsan yap diyen tipler de var. Çok acayip ikslarslar da var yani şimdi. Bizim Karadeniz usulü doğu, güneydoğu Kürtler de çok hassastır namus işinde.

  117. 43:10

    İffetlidirler. Tabii bizim Karadeniz'de de vardı böyle şeyler. Ama tabii her tarafta dejenler. Oraya PKK 40 senedir Marxist Leniniz, milletin çoluk çocuğunun kızını dağa kaçırarak, zaten her namusluluğu yaparak da orada büyük bir bozguna çevirdiler ortalığı. Tabii Karadeniz, Ege bilmem ne kalmadı artık.

  118. 43:32

    Dünya bir köye döndü bu internetler aracılığıyla. Namus mefrumları zedelendi. Tepkiler dumura uğradı falan filan. Ama tabii ki bir insana ben senin karından zina ettim, kızından zina ettim denmesi büyük bir fesattır, büyük bir ifsattır. Böyle bir helallaşma yöntemi yolunu İslam tavsiye etmez. Çünkü neden?

  119. 43:56

    Daha büyük. Ama şimdi bu adam ümit mi kessin? Yani ne demek ümit mi kessin? Bundan ahirette mutlaka bu benim belamı, başıma hakkını almaya gelecek. Ben de sevaplarım gidecek. Ben bundan sonra ne kadar sevap yapsam da o adama çalışıyorum. Ondan sonra o adam benim sevaplarla cennete gidecek. Ben de gümbürdüğü cehenneme gideceğim.

  120. 44:15

    Bu adam bu psikolojiyle de ne doğru Müslüman olabilir, ne ibadet yapabilir, ne bir şey. Kalmaz. Allah da kulunu böyle çaresiz bırakmaz. Onun için şu ad-ı kerime devreye girer. Nefislerin aleyhine her türlü israfı, taşkınlığı, aşkınlığı, azgınlığı, haddi aşmak, israf. Her türlü, yani şey yok. Yapmadığı günah kalmamış.

  121. 44:42

    Bunun içine onun sorusu da girdi mi? Evet, girdi hocam. La taqnatu min rahmetillah. Allah'a rahmetle beni kesmeyin. İnnallâhe yâ firuzûnü ve cemiyye. Allah günahları mağfiret eder. Ne şekilde mağfiret eder? Onun için Mevla'ya özelde bunlardan tevbe edip, müracaat edince ben bütün günahları affedebilirim.

  122. 45:26

    Ama şimdi Mevla'da buyuruyor ki, burada kul hakkına girmişsin, ben bundan senden çıkarırım. Ne yaparsın? O zaman sen hakikaten tevbe ettin, adama da anlatacak halin yok. Allah da ümidi kestirmiyor. Ümit kesmek kafir eder adamı. Ben şimdi oradan psikolojimi bozduğumda gavur mu olayım? Bir şekilde af olacağım yani.

  123. 45:42

    O zaman ne yapacak? Efendim, salih ameller işleyecek. Bu salih ameller ahirette Allah'a razı ettiği zaman Allah da o kulunu razı edecek. Kasımını razı ederim diye. Birçok hadiste, faziletli amellerde, müjdelerde, mesela irzai husum namazı var. Abdülkadir Gelen Hüned'e senediyle rivayet ediyor. Eş-şiratü'l-islam şerhinde vs.

  124. 46:02

    irzai husum, kasımdan razı. Bu ne demek? İşte aynı şey maddi imkanda da geçerli. Adamın malını çalmış, etmiş. E şimdi o mal olmuş. 100 bin dolar. Bu adam fakir. Şu anda o 100 bin doları kendini satsa ödeyemez. Dolayısıyla ondan da helallaşamıyor. Burada da razı ettirecek. Veyahut bazı insanlar inatçı.

  125. 46:22

    Bir kul hakkı geçmiş. Ben senin dükkanda çalışıyorken oradan bir şey aşırmıştım. Şimdi yani maddi durumu da var adam. Birine 10 vereyim ya. Adam diyor ki yok ahirette görüşür. İnatın mı inat diyor. Bilmem nere mi ki kanat diyor.

  126. 46:37

    Şimdi böyle bir pis yaklaşımlar sanki Allah'ın seni affetmesine muhtaç değil misin? Evet. Allah sizi Allah'ın affetmesini sevmez misiniz? Ki orada sahabeden birinin kızı hakkında bir iftira konusu var. Bak. Babası da o fakir birine yardım ettiği bir fakirde o iftira meclisinde bulunmuş gülmüş. Konuya karışmış.

  127. 47:04

    O kadının kızın babası da bunu duyunca ben demiş daha sana bir kuruş verirsem ondan sonra gözünün önünde gör. Ayet geldi. Affedin, saf edin, görmezden gelin. Peki sizi Allah affetmezse ne yapacaksınız? Sizin hiç mi Allah'ın elinde yakalayacağı bir noktanız yok? Siz Allah'ın sizi affetmesini sevmiyor musunuz?

  128. 47:28

    Nur suresinin ayeti bu. O zaman o zat mesela yemin ediyor. Çünkü yemin etmişti bir daha vermeyeceğim diye. Yemin kefareti ödüyor. Bir de üstüne bir masraf daha çıktı. Yemin kefareti ödeyerek iyiliğini sürdürmeye devam ediyor. Dolayısıyla bazı insan ben affetmem diyor. Helallik vermem diyor. Bu adam ne olacak ahirette?

  129. 47:47

    O zaman biz bu adamı anlarsan bundan sonra ne kadar ibadet edersen et, bu adam senden alacağı var, sen cennete giremezsin dersek bu kimin kimin de alacağı yok. Hakkı yok bir şekilde, gıybetten tut. İftiradan çık. Herkes birbirine bir şeyler yapıştırmış. Bu böyle gitmez. Tabii ki zina çok büyük bir yürüm yani o azamır yürüm.

  130. 48:06

    Ve lakin tek yol var. Allah Tevbe. İkinci yolu salih ameller yapıp kul hakkı olanlara sevabını hediye etme sistemi de var. Kasımları razı etme namazını kılıp işte senedeye yedi gün, sekiz gün kıldığı o var. Mesela İmam Şahrani'nin kitaplarında İmam Şahrani Hucceddir, Allame Can'dır. İmam Şahrani'nin kitaplarında gördüm.

  131. 48:29

    On iki ihlas yatmadan bir felak bir ihlas bazı Ticani Meşan kitaplarında okuduğum Salatül Fatih. Bunlar okunup, Ya Rabbi bu okuduklarımı benden kabul eyle. Benim benden kimin hakkı hukuku var, alacağı varsa sevaplarını ölü veya diri onların amel defterlerine ihtiyar ettim sayfalarında sabit eyle. Arapça duaları da var.

  132. 48:54

    Böyle bir günlük ameliye ile bir hediye göndermesi de müsaade var. Ama adamın tavuğunu Allah'ın kuşu diye bizim bahçeye uçtu diye kestin, yedin. Ondan sonra da helallik dilemedin. Ve senin ödeme imkanın var. Adama gitmedin. Buna böyle Yasin okusan da fayda etmez. Hatim okusan da fayda etmez. Ama sen iyi niyetle yaklaştın ama bazı şey anlatılamayacak bir durumdur.

  133. 49:22

    Cinayet çıkar. Bazı hukukta paran yoktur. Karşılığını ödeyecek durumun yok. Adama yine Meccanen bana hakkını helal et dedin. Ama adam rahatlık etmedi. Sen de bana iki horoz getir dedi belki. Ve onu da yapamıyorsun falan. Bu gibi veya inadına helal etmiyorum dediyse, senin bütün helallaşma imkanlarını teşebbüs ettin.

  134. 49:45

    Allah bunu senden gördü. Mal sahibini bulamadın. Varisini aradın. Oradan taşınmış maşınmış 40 sene geçmiş. 40 sene geçmiş, sen yeni anladın kul hakkı var falan, helal aram, yeni dönüş yaptın, varisleri ölmüş bulamıyorsun, bütün bu çabaları sarf ettikten sonra ahirete kalma bir durumu olursa, sen Allah'la aranı iyi yap,

  135. 50:06

    ki Müzdelife vakfesinde ki bu irzai husumun İbn-i Macede'de geçen ay, hadis var. Ama bu kimler için geçerli? İşte o kitapta hepsinin dillerini yazdım. İyi niyetle bütün seferberliği yaptı ama ulaşamadı, edemedi, konuşulacak bir konu değildi, kaldı ahirete. Allah da senin de bu kadar iyi niyetle tevbeni kabul ediyor,

  136. 50:26

    kendiliği arasında, o kulunu da Allah razı edecek köşk veriyor, saray veriyor, onu hak etmedi. Diyor ki, ona köşkler saraylar gösteriyor. Hadis-i şerif bu. O da böyle bakıyor, Allah Allah bu hangi peygamberin acaba? Mevla buyuruyor ki senin de olabilir. Nasıl yani? Tabii sana da verebilirim diyor ama tabii ahirette mahşerde 50 bin sene

  137. 50:46

    Bir de körün istediği bir göz Allah verdi, iki göz orayı görünce direkt gidecek. Adam artık dünyadaki kin, nefret, aşiret, kavmi, kabile, ırk, mırk. Cehennem var öbür tarafta. Pabuç pahalı. O zaman diyor ki, Ya Rabbi bana da verirsin. Ama diyor sen bana bir şart koşuyorum. Nedir o? Falan kulun senden alacağı var.

  138. 51:08

    Sen de onun hakkını helal et. Ben de sana bu köşkü veririm. Senin de amelin buna yetmezdi ama. O da diyor tabii ya Rabbi diyor. Orada ben şuyum, ben buyum, bana sökmez, bilmem diyecek bir kişi var mı o cehennemi gördüğü zaman acaba ki helal etmiyorum diyecek. Bir de helal etmezsen ne olacak? Allah Teala bu sefer senin hesabı açacak.

  139. 51:33

    Diyecek bunu karıştırın. Bir senin önüne defter edecek, ikiniz de cehennem edecek. Adam bu sefer diyecek ki, ama ikimiz de cennete girmek varken. Şimdi bazı dünyada bazı inatçılar var. Benim diyor iki inağım yaşayacağına, bir inağım yaşayacağına komşunun iki inağı ölsün diyor.

  140. 51:48

    Şimdi bu kafa ahirette çökmez. Dünyada hakikaten ben böyle inatçı insanlara rastladım. Her şeyin maddi kaybına tahammül ediyor. Haset ettiği insana bir iyilik gelmesin. Sen de böyle olacaksın, ben de olayım diyor. Ama ahirette çökmez, yanmak var. Ama orada tabii ki gönül hoşnutluğu ile helal edecektir.

  141. 52:11

    Burada da derin bir konu. Şimdi ben buna nasıl bir dakikada cevap vereyim? Şimdi buna bir dakikada cevap ver dediğim zaman, bana ne diyecekler? İstediğini yap, ondan sonra 12 ihlastan işi kurtarırsın. Dedi diyecekler. Bunu mu dedik şimdi? Değil. Dediği değil ama işte bunu soran, inşallah anlamıştır kardeşimiz de, diğerleri bunu çevirecek yani.

  142. 52:32

    Çevirecek ama anlaşıldı hocam. Araya o zaman bir dakikaya cevap vereceğimiz bir soruyu sıkıştırayım ben inşallah. Onur Gün kardeşimiz sormuş. Hocam nasıl bu kadar güzel giyiniyorsunuz? Siz mi seçiyorsunuz yoksa başkası mı giyiniyor? Hiçbir güzel bir şekilde seçmiyorum. Yunus seçti bugün. Bilmiyorum memnunsanız teşekkür onu edin.

  143. 52:48

    Ben hiç alakam yok. Gözünüzün zevkini çok kere bozduğum için kusura bakmasın. Estağfurullah hocam olur mu? Mahmut Orakçı kardeşimiz sormuş hocam. Kız çocuğuna, ben ekleyeyim erkek çocuğuna tavsiye etmiş olduğunuz isim var mı? İsim çok. Siz böyle birkaç tane tavsiye verseniz. Bize de geliyor böyle. Yani sahabe isimleri, ya peygamber isimleri ya sahabe isimleri.

  144. 53:09

    Teşvik ediliyor. Sizin beğendiğiniz hangileri hocam? Ya benim beğendiğim bir şey olabilir mi? Sahabenin hepsinin ismini beğeniyorum. Şimdi yakınlarda bilmiyorum yani. Okbe ismini, Okbe bin Amir Radıyallahu anh biraz da Şiiler hiç sevmez. Onun için ehli sünnet şiarı olan Okbe ismini çok beğeniyorum.

  145. 53:26

    Tabi Muaviye ismi çok güzel bir isim falan ama maalesef işte Şianın bu işlerinden dolayı ortalık karıştı. Mesela veremiyoruz. Rasul Hoca derdi biz nasıl ehli sünnetiz ya? Sahabenin ismini bile veremeyecek hale geldik. Çünkü fitne çıkıyor. Yezid ismi çok güzel bir isim. Fakat tabi Hz. Muaviye Radıyallahu anh ama oğlu bozuk.

  146. 53:49

    Yezid bozuk oldu da ismi de lekeledi. Halbuki Yezid başka sahabelerin ismi. Zaten öbür Yezid sahabe değil. Ama Yezid ziyadeden geliyor, bereketten geliyor. Ama şimdi kim takabilir? Takamaz yani. Çünkü bir ismi bir adam öyle lekeliyor ki. Halbuki Kenan ismi işte Nuh aleyhisselamın oğlu Kenan'dan dolayı yara aldı.

  147. 54:08

    Halbuki Kenan peygamber isimlerinde de Kenan var. Ama şimdi böyle bir şey ki Lut ismi Lut aleyhisselam peygamber ismi. Şimdi bir fiilin bir ameliyenin ismi olduğundan çocuğuna Lut takabilen yok. Yani acayip şeyler var. Onun için örfü adeti de gözeterek milleti de çoluğuna çocuğuna sövdürmek için güzel isimler var.

  148. 54:32

    Nefise annemiz. Diyelim kız isimlerinde Nefise var. Ben Yümna şey yaparım. Yusra kızıma takmıştım. Oradan baya bir yusralar arttı. Sonra Yümna bir iki kişiye taktım. Yümna çok artmadı. Yümna çok mübarek kadın demektir. Yümna. Yümna ismini çok beğeniyorum. Aliyah torunuma taktım. Güzel Fatıma annemizin şeyimiz.

  149. 54:50

    Fatıma annemizin kız isimleri daha çok da annelerimizin isimleri çok güzeldir, Habibe'dir, Sevde'dir, ondan sonra Zeynep zaten çok, Zeynep'ten geçemiyoruz maşallah ortalık Zeynep'de oldu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bütün sülalede Zeynep, Zeynep, Zeynep, hatta Zeynep dendiği zaman artık Eyyüzze yani bir...

  150. 55:10

    Zeynep'in oğlu vefat etti veya Zeynep hasta oldu falan, hangi Zeynep derdi, sallallahu aleyhi ve sellem, hangi Zeynep, sormak zorunda kalırdı, Zeynep dolmuştu. Zeynep ehl-i beytin güzel isimlerindendir, efendim. Ümmü Gülsüm çok güzel bir isimdir. Gülsüm değil ama, Gülsüm erkek ismidir. Yanlışlıkla kadına takınıyor.

  151. 55:28

    Gülsüm erkek ismidir. Ümmü Gülsüm. Kürsümün annesi olduğu için Ümmü'yü, kimin başına takarsan, istediğiniz erkek ismi takabilirsiniz kızlara, başına bir Ümmü takarsanız, Ümmü Abdillah, kız ismi oldu, Ümmü Ebi Bekir, Ümmü Ömer, ama tabii ondan sonra da Ümmü'yü kız aldık daha... Kıza erkeksin ama o da dikkat edilmesi gereken bir konu.

  152. 55:53

    Bu ifadede dikkat etmek lazım. İsim verin Kemal Hoca, bekleyi yaptınız arada. E tabii. Maşallah. Cafer ismi çok güzel derim. Elbette imamlarından. Cafer ismi, Kazım ismi çok güzel derim. Ya bunlar da bir şeyde takılıyor. Da şu anda azaldı. Eskisi kadar belirtildi. Değil. sorusu da var. Mesela ortam bozukluğu herkese malum.

  153. 56:13

    Evlilik imkansızlığı yine herkese malum. E şimdi bir insanın zinaya gitmemesi çok zor diyor kardeşler. E biz zinada nasıl korunacağız? Sadece oruçla oruç nereye kadar diyor. Yani böyle bir... Az yemek en çok büyük tavsiyedir. Nebevi tavsiyedir. Az yemek. Gözü korumak, bakmamak.

  154. 56:33

    Şimdi baktığın zaman o kalbe iniyor, kalp onu beyne taşıyor, artık o kuruyor, kaldırıyor, o köprü oluyor. Yani bakmamak, bir defa göze sahip olmak, şehvetin tabii katledilmesi, kesilmesi kolay bir şey değil. Yani ne kadar, öbür türlü zarur işlerin var, çalışacaksın işte, medreseye giden var, mektebe giden var, bilmem ne, ne ders anlarsın açlıktan.

  155. 56:58

    Bu sefer ne şey, tabii çok yemek de azdırır, hayvani gıda, yani hayvani gıdalar tahrikçidir. Bu bakımdan aynı kaloriyi alacak, yani bedeni, beli ayakta tutacak, aynı kaloriyi verecek, ne bileyim, şeyler biraz daha uygundur. Şeyi tavsiye etmiş olmuyorum, yanlış anlaşılmasın, nedir o, et yemeyenlerin yaptığı işi.

  156. 57:24

    Vejetaryenler mi hocam? Vejetaryenliği kastetmiş olmuyorum, sünnete muhaliftir. Ama şehvetli tarihte o etkiyi göstermez. Bunlar hesaptır. Bunlar hesap yapması, bakmamak vs. ne diyebilirim yani? Şey diyor kardeş, spor yapıyorum hocam ben, nasıl et yemeyeceğim? Hem spor yapıyor, fazla da yiyor. Spor yapmak çok uygun bir şey değildir.

  157. 58:12

    Doktorlar da koşmayı istemiyor. Kardeşler bunu sevinmeyecek. Koşmak iyi bir spor değildir. Birçokları spor yaparken kalp krizi geçirmişlerdir. Çok gençler kalp hastası olmuşlardır. Spor İslam'da teşvik eden böyle hızlı hareketler değildir. Yüzme vardır, ok atma vardır, at binme vardır. Fakat normal yürüyüş, yani tabi hepten de vitrin seyreder gibi değil.

  158. 58:36

    Biraz hızlıya yakın bir yürüyüş. Çünkü suratü'l-meş'ü'l-cüz'ü ve'el mü'min. Mü'minin heybetini giderir diyor suratlı koşmalar, yürümeler. Koşmalar asla tıp ben sağlık açısından tavsiye edilen bir şey değildir. Halter kaldırmalar asla kas yapayım diye. Bunlar üzerine gidip sırf kas yapayım diye. Bilmem şu kadar kaldır ondan bu kadar kaldır.

  159. 59:01

    Boks zaten hiç tavsiye edilen bir şey değildir. Haramdır yüze vurduğu için. Yani bu spor işini sanki farzmış, vacitmiş bir gösterecekten. Bana dese ki ben namaz kılıyorum, teheccüd kılacağım, nasıl kalkacağım yemeden onu anlarım şimdi. Ama sen enayi gibi koştur, koştur, koştur. Ondan sonra kalbin nabızı bilmem nereye çıkar.

  160. 59:24

    Bizim kardeşler çok şey yapıyor. Günde iki tencere pilavı bitiren var yani. 20-30 tane yumurtayı var arkadaşlar. Ama ne gereği var bunların? Bunlar zararlıdır. Safrayı bozar, onu bozar. Her şeyin dengelisi. Müşterinin en hayırlısı ortalarıdır. Diğerleri zarar verir. Az yemekte çaptan düşürür, kuvvetten düşürür.

  161. 59:44

    Çok yemekte insanı çabuk öldürür yani. Çok yaşayanlar hep. Çok yaşayan görülmemiştir. Ben 100 yaşında Hocafendi Mersin'de gittiğimize sordum. İşte mübarek zat. Abdurrazak Hocamız. Hala da vefat haberi almadık elhamdülillah. Allah hayırlı, uzun haberi versin. Ben yakında duymadım.

  162. 1:00:09

    Sen bir bakın yani internette benim vefat ettikçe çok üzülürüm yani, 100 yaşına yakındı, dedim bir tek tavsiye, hayırlı uzun ömür için tek tavsiye, ne dedi? Ne dedi? Az ye. Az ye mi demişti? Kül kalilen teş kesiyor, az ye çok yaşa. Bu kadar. Yani bu hem nefsi şehveti dizginlemeye yarar hem de sağlıkta ve uzun yaşamakta formül budur.

  163. 1:00:40

    Ama ben efendim çok iyiyim, cesedim yakışıklı olsun diyorsan o beni alakadar etmez. Güzel cesette gider hocam ahirette o zaman. Hocam Tog almayı düşünüyor musunuz? Ne o? Tog. Yeni arabamız. Dediler hocam almayı düşünüyor musunuz? Ben sığmam ki ona. Ayağım zor giriyor kafam, sarık vuruyor üste. Ben bir minibüste gider miyim?

  164. 1:01:00

    Bence yüksek olması lazım. Ayağımı uzatacağım. Yeni araba yaptı hocam Türkiye. Dediler hocam Tog alacak mısın? Hayırlı mübarek olsun. Şimdi minibüs beni paklıyor. Çünkü arabada birkaç kişi fazla bindiriyorum. Sohbete gidiyoruz, şu arkadaş lazım, bu arkadaş lazım ne yapacağız? Araba nereden süreyim benim ehliyetim?

  165. 1:01:20

    Bir şey yok. Bizim kardeşler diyor, biz şarkılarını çok dinliyorduk bir ara. Hocamla da yakın arkadaşlardı evvelden. Fakat sonradan ne olduysa bilinsizliğe doğru kaydını söyledi. Sagopa Kajmer ile hocanın arasındaki diyalog neydi? Bu süreçte gidiş hakkında bir bilgisi var mı? Hocam bu konu hakkında daha evvel de pek konuşmadı diye bir merak edildi soru.

  166. 1:01:42

    Yani o kardeş geldi gitti. Biz de ailecek evine de geldik. Baya bir muhabbet hasıl oldu. Hatta Risale-i Kudsiye'den şarkı yaptı İsmet Baba'dan. Fakat sonra bizim de kabahatimiz şöyle olabilir. Bir kere bizi görmeye geldi. Biz o zaman Halk Ekmeği'nde Arif Han'da 3-4 katlı bir yerde tefsir çalışıyorduk.

  167. 1:02:08

    O arada FETÖ biraz baskı yapmıştı. İsmail Ağa bizi tefsirden çıkartmıştı. FETÖ'nün baskısına boyun eğerek, korkutularak yani İsmail Ağa'dan çıktık. O evrede biz başka yerlerde tefsir yapmak durumunda kaldık. O arada işte orada üst kattaydım ben. Aşağıdaki bazı arkadaşlar işte müsait değil bilmem ne gibi bir şey mi demişler.

  168. 1:02:29

    Veyahut ben o arada çok büyük bir olaylar mı vardı, bir ciddi bir konum mu vardı bir şey mi vardı. Ya şimdi müsait değilim gibi bir şey mi dedim o duydu bilmiyorum. Böyle bir şey aklımda en azından 13 senelik iş. Aklımda böyle bir şey var. O da hassas bir yapıya sahip olabilir diye bir darılma durumu oldu.

  169. 1:02:53

    Biz ondan sonra tamire kalktık baktık ama tamir edemedik. O yani şey yapmadı, kabul etmedi herhalde bizim özrümüzü. Böyle bir şey oldu. Ama biz ondan aleyhine bir şey konuşmadık. Lakin sonra onun bazı İslami hassasiyet, İslami konularda yanlış konuştukları, bazı şeyler bana geldi.

  170. 1:03:16

    E tabi ki şerata muhalif, Kur'an'a, sünnete muhalif, Müslümanlara hedef alan konuşmalar yaptıysa yanlış yapmış. Ama benim hakkımda biz onunla arkadaşlık ettik, gittik geldik 3-5-10 özel muhabbetimiz oldu. O bana iyi ahlaklı davranmadı diye benim hakkımda bir şeysi varsa, şahsım adına ben özür dilerim, hakkımda helal ederim.

  171. 1:03:39

    Benim aleyhime konuştuysa da hakkımda helal ederim. Ben bunu gündem yapmadım ve yapmam. Ama ben sonra, zaten benden uzaklaşanların sorunumuz bu. Bir Ahmet Saruhan Vakamız var, Mehmet Sağlamer Vakamız var. 20-25 senelik, 30 senelik süreçte 4-5 kişi var. Ama şimdi bu 4-5 kişi, Cübbeli Hoca'nın ben şu yanlışlarına vakıf oldum dese, biz de o yanlışlarımızı düzeltmeye çalışalım.

  172. 1:04:04

    Onların şahsına bir zarar verdiysek helallik alalım. Ama öyle yapılmadı. Benden sonra, benden ayrıldıktan sonra falan, Ahmet Saruhan Vakası, kitap yazmaya gitti, Hazreti Muaviye'yi hedef almaya gitti, Emevi İslamına gitti, tam Şia'ya, ağzına gitti, hatta Hazreti Osman bile şöyle yanlışları var, Hazreti Osman'a gitti adam kitabında.

  173. 1:04:26

    Şimdi bu Hazreti Osman'a kadar benden yola gitmez yani. Benim yanlışım varsa, bana söylenmeliydi, ben açıktan söylüyorum, söyle. Ben de ya özür dilerim, ya tövbe ederim, ya da iftira ederim, ispat ederim. Yani şunu demek istiyorum, 4-5 kişi de bunu gördük ki, olaylar sonradan çarşaflı hanımı olanın çarşafı çıkartmasına...

  174. 1:05:14

    niye kadından ayrılıyorsun, o niye çarşafı çıkarıyor falan filan, bir değişik olaylar, yani bunları yaşadık, tabi burada da aynı olaylar oldu, kimse karısından ayrıldı falan, bu noktada da var, şimdi, kimin ne psikolojik sorunları var, benim burada yaptığım bir yanlış vardıysa,

  175. 1:05:34

    vardıysa bu bana bildirilir, ben böyle bir şey hatırlıyorum, ondan dolayı çok ayıp ettik, bir düzeltmeye de çalıştım, yani ben çok sinir, hatta büyük bir olay, bir travma, bir olay vardı, ben o anda sohbete yetişecektim veya görüşemedim mesela, böyle bir şey oldu gibi duydum, ama bunun dışında o arkadaşın, İslam'a Müslümanlara çok hakaret eden Mahmut Efendi'ye,

  176. 1:05:58

    ki ben onu Mahmut Efendi Hazretleri'ne götürdüm, ders aldı, kimseyi görüştürmedikleri zaman da görüştürdüm, görüştürdüm, orada da biraz yakına sokmadılar, kapıda durdurdular ama kapıda da olsa Efendi'ye direkt selamlarını, dua istedim, Efendi Hazretleri ona cevap verdi, dua etti, evet, yani ben her türlü şey yaptım ama şimdi oradaki bir davranış,

  177. 1:06:23

    başka yerdeki bir tutum, her şeyden ben mesul değilim, bence İsmail Han yönetimini bende değil, orada bir yanlış yapılsa ben mesul değilim, Marifet'in yönetimi bende değil, orada mesela bir yanlış da değil, yani eşi olarak görüştürüldü yani, orada bir yanlış yapılmadı ama eşliğinde niye ben öne geçemedim yani, ama orada başkası da öne geçmemişti ki,

  178. 1:06:44

    bir tek ben yanında oturttular beni, geri kalanı kapıdan görüştürdüler, kapıdan da gören geçti, gören geçti, ona yine bir sual cevap, bir talep, dua yaptık, böyle oldu. Peki İslami Rap hakkında ne düşünüyorsunuz? Hakkında? İslami Rap. İslami Rap, İslami müzik olmaz ki, İslami Rap de olmaz, müzik de olmaz, çünkü enstrümanla olan,

  179. 1:07:07

    enstrümanla olanlar hakkında mezheplerin ihtilafı vardır. Hanefi mezhebinde bunlar küllün haramdır, def düğünde müstesna gibi bir müstesna, iki müstesna var, Şafii mezhebinde ihtilaf var, İmam Gazali, İmam Nabl-i Hüseyin, Hanefilerden Nabl-i Hüseyin, İmam Gazali, bunlarda enstrümanlara, birkaç enstrümana müşahede var.

  180. 1:07:27

    Hepsine değil tabii. Birkaç enstrüman var, genel manada enstrümanlara müşahede eden ulemadan da var, meşayıftan da var bak. Tarikat meşayıhından da var. Şimdi ben bunların hakkında dünya kadar kitap okudum, çok incelediğim bir konu benim. Dolayısıyla yüzde yüz dört mezhepte haramdır da diyemeyiz, ama yüzde yüz helal de diyemeyiz, dolayısıyla

  181. 1:07:48

    haram olan konular ayrı arzi nedenlerle, içerikte kadın tasviri varsa, şehvet tarihi varsa, kadere sövmek varsa, o içerikten haram olur. Enstrümansız da haram olur. Evet. Söze bağlı orada. Tabii söze bağlı yani şimdi. İbrahim Tatlıses şimdi feleğe bir söverse, isterse tek başına yapsın enstrümansız, haram olur.

  182. 1:08:10

    Kahpefelek dediğin anda, elfaz-ı küfür. Dolayısıyla şimdi onu konuşmuyorum. Orada haramlar belli. Onun için enstrümanda zaten ihtilaf olduğundan, ki biz Hanefi mezhebine göre haram olduğu bizim kitaplarımıza yazılıyken, İslami rap şeysiz oluyor mu? Enstrümansız. Olmuyor. Ne?

  183. 1:08:38

    Ona haram denmez. Enstrümansızın işte hangi usuldeyse, rap midir, zep midir, hip midir bilmiyorum nedirse. Eyvallah hocam. Muhammed Emin Kadoğlu kardeş böyle zorlukla yazdı bize. Hocamızı görmek istiyoruz, mümkün mü? Hı görmek. Mümkün şeyde, yani derneğe geliyorum, dernekte bazı randevular veriyor arkadaşlar.

  184. 1:09:04

    Orada telefon var, arıyorlar. Çok şey yapamasam da, eskiden işte kitap imzalısıydı, bilmem neydi, bir beş yüz kişi, bin kişi, beş bin kişi gelip hepsine de bir nasılsın, iyi misin yaptığımız oldu. Şu anda onu yapamıyoruz, inşallah o zamanlar gelir. Ama derneğe, o telefonumuz orada var. Yani bir arkadaş bakıyor telefonlarımıza, oraya şey yaparsa,

  185. 1:09:27

    derneğe telefon da verir, sohbete gelmeden, sohbetten önce şey yapıyoruz yani bir nasılsınız, iyi misiniz, bir özel görüşmek üzere, görüşürüz. Elhamdülillah hocam. Bir de şöyle bir şey var, hocam, istimnadan nasıl kurtuluruz diye bir soru geldi. İstimnadan kurtulmaz, istimnadan önce evlenerek kurtulur.

  186. 1:09:46

    Evlenemediyse de, zinat... zinâ varsa istimnâya cevaz verilmiştir. Câizdir ve hatta bazen vaciptir, bazen vacip derken farz manasında vaciptir. Çünkü arkası zinâ ise. Câizdir deyince de önü açılmış olmuyor mu? Ama onu kendi dengeleyecek.

  187. 1:10:06

    Şimdi ben bunu... zinaya düşmek üzere orada seni zinaya bekliyor sen burada şehvetini kırıp ona da hadi be diyebilecek durumdasın falan burada farz çünkü yanda imkan var hemen Sen oradan kendini tuvalete kilitledin veya banyoya kilitledin de, ondan nasıl kurtuluruma düşünüyorsun? Kız musallat oldu sana.

  188. 1:10:31

    Ya kadın musallat oldu. Şimdi bu durumda vacip dediğimiz. Ama öbür durumda şu da var. Şimdi bütün millete sokakta sağa sola ne diyeyim sana, şehvet nazarı ile bakacak, bakmaya sebebiyet, zina sebebiyet vermiyor. Ama bütün insanlar çalıştıkları ortamlarda kadın kız var. Onun karısına, onun kızına, işte efendim veyahut da gelene geçene

  189. 1:10:59

    veyahut da çalıştığı ortamdakine şehvetle bakacaksa, buna farklı şehvet deniyor. Bu şehveti kırmak için de müsaade gördüm kitapta. Yani o anda zina tehlikesinde farz vacibe girer. Ama bende genel bir şehvetli bakış durumu var. Ben bunu kendi nefsimde tatmin olup da, ondan sonra hiç olmaz ha, birkaç gün abdestim gider, 3-4 gün en azından önüne gelene kötü bakmam

  190. 1:11:26

    gibi bir duruma kaldıysa, bu da şehveti teskin. Bu ayrı bir şey konuştum şimdi. Bunu belki de ilk konuştum. Ben de ilk defa duydum bunu. Yani zinada lazım, zaruri, zinaya düşmemek için vaciptir. Kaka da gidiyor. Ama şehveti teskin içinde müsaade eden ulema gördüm. Ki bugünkü ortamda her taraf çıplak ve göz önünde, cep telefonunda, elinin altında her yere bakmak.

  191. 1:11:59

    Böyle bir şeyde bir de kul hakkı meselesi var. Kimin hanımı kimin kızı. O bakışta da günah kesinleşiyor. Buradaki şey yine ehvenişer tercih edilir kalitesine göre hafif kalıyor. Bir de hocam bu bakış dediniz ya, onu mesela çok aralarında böyle bazen gırgır bazen de ciddi soruyorlar da, hani ilk bakış günah değil de ikinci bakış günahtır diye.

  192. 1:12:22

    İlk bakışta da o günahlık olmaz. İlk bakışta da 5 dakika bakılmaz yani. İlk bakış diye gözümü çevirmeyeyim ki ikinci olmasın, 5 dakika devam edeyim. Mantık mı bu şimdi? Onu mu dedi hadis-i şerif? Onu oraya çok gördüler de bir de sizden duyalım istedik. Niye öyle şey mi olur ya ilk bakış dediğin. Gayri ihtiyari gözünün aldığı gördüğü.

  193. 1:12:41

    Birisine benzedi annene falan teyzene. Yok yani yolda yürüyorsun düşmemek için sağına soluna bakman gerekiyor. Havaalanları dolu insan, açık çıplak. Sen şimdilik orada bakacaksın da yukarıda senin kapı neresi? Trabzon'a giderken Kayseri uçağına binersin yani. Mecbur bakacaksın da sağına soluna. Ama 5 dakika değil.

  194. 1:13:04

    Bu arada kardeşler inşallah yaptığınız yorumlardan ziyade aynı zamanda beğeni tuşuna basmanız inşallah algın rütbede daha da fazla kardeşlerimizin ulaşmasına sebep olur. Zaten paylaşımlara devam ediyorsunuz Allah razı olsun. Beğenmiyorsa da beğeneye basmasın yalana lücum yok. Beğenmeyen söyler hocam onu biliyoruz.

  195. 1:13:20

    Peki hocam şey diyor hocamın yaşadığı en ilginç olay ne? Hocam ilginç zaten diyorlar iyi manada. Hocam zaten ilginç diyorlar ama iyi manada ilginç yani. Yaşadığı en ilginç olay ne? Yani en ilginç ne olabilir? Hep yani yaşadığım işte başımıza gelmeyen kalmadı ki yani. Hiçmiş de onun başına gelmedi.

  196. 1:13:42

    Ben şimdi hangisini anladım en ilginç olan bazı olaylar var onları anlatırsam belki mahremiyetlize deleriz. O olmaz yani. İşte en yakınlarımızdan tabii hiç ummadığımız bir adamdan yediğimiz kazık. Allah razı olsun hocam. Ben bundan daha ilginç bir şey dünyada görmüyorum. Çünkü adam öyle bir temiz yüzlü, temiz akraplı böyle senelerce yanımızda şudur budur.

  197. 1:14:08

    Yani bu adam bizi sattı demeyelim çünkü satsa alan olur alan da yok. Ama yani alan da yok. Fakat yani şu Oğut'u dersen düşme olur. Şu Küt'ü dersen şey yani şu Oğut'u hayal esas hayalimden düşmek olur. Şu Küt değil de şu Oğut kaflı o. Yani ben 60 yaşına geldim. Herhalde 7 yaşından beri de insanlarla içindeyim.

  198. 1:14:35

    7 yaşında insanlarla içindeyim. Öyle bir olay yaşadım ki yakında mesela. Yani güvenimi sarsan bir olay. En güvendiğim adamda hiç yapacağını düşünmediğim bir şey yaptı bana. Bir şeye bulaşmadık. Adam ne kadar bana saygılı. Ama içimde bir eceba diyorum ona bir şey. Bir eceba vardı ama

  199. 1:15:24

    şimdi bir olay oldu, hiç sıfır şüphem vardı. E şimdi demek ki artık kimse hakkında ama kimse, ama kimse, bundan bir istisna vardı, o da vefat etti, Mahmud Efendi Hazretleri'ydi. İkinci biri yok şu an benim için. Şu anda benim şu bunu yapmaz diyeceğim kimse yok. Kendim dahil. Bu cevap benim çok hoşuma gitti hocam.

  200. 1:15:53

    Aynısı benim de başıma geldi. Kalpler fırıldak gibi. Çok çabuk kayıyor hocam. Hem de hiç ummadığımız insanlar. Ama sahabe bunu söyledi zaten. Sahabe bunu söyledi, Ebu Ureyre derdi zina etmemek için dua eder, hırsızlıktan sığınır. Ya sen Ebu Ureyre'sin, neden sığınıyorsun? Kalpleri çevirene iman ettim derdi.

  201. 1:16:16

    Bu şiarımız olsun. Ne kendimize güvenelim, ne size güvenelim. Yani işini sağlam yap. Para verdin, yazı mı, senet mi, imza mı, bilmem söz mü, her şey, yani zaten biz var ya, biz İslam'a uymadığımızdan bu hale geldik. Yani yazışma yapın diyor, yazışma yapmıyoruz. Efendim, yani sözü adamın senet. Ney sözü senet?

  202. 1:16:43

    Senet bile senet değil şu anda. Senet sökmüyor. Sözü nerede senet? Benim Müslümanlara en büyük tavsiyem, ananızla babanızla sağlam iş yapın. Yazı. Bir de hocam, mesela çok artmaya başladı. Şimdi hüzün var, problem var, sıkıntı var, dost kazığı, mutluluğu, rahatlamayı, meditasyon, yoga, bu gibi şeyler de buluyor.

  203. 1:17:07

    Bu da caiz midir? Veya bu tarz şeylerde huzur bulunur mu? Biz zaten iman etmişiz, kalpler ancak Allah'ı zikredince mutmain olur. Ama peki bunlar caiz mi? Ama şimdi ayet zaten caiz olmadığını gösteriyor. Çünkü bi zikrillahin orada takdimi var. Yani normalde ibare, elâ tatmeyn ülkulü bi zikrillah. Kalpler Allah'ı zikrederek yatışır.

  204. 1:17:29

    Huzura, sükunete kavuşur. Ama o ayette ne yaptı? Bi zikrillah. Ve ancak Allah'ı zikrederek. Tatmeyn ülkulü kalpler huzura kavuşur. Namaz zikirdir, Kur'an zikirdir. Diğer zikirler var. Sohbet dinlemek. E bizim binlerce on binlerce şeyimiz var. Nice insan intihardan kurtuldu bizim sohbetlere. Ben kaç kişiyle telefonla konuştum.

  205. 1:17:51

    İntihar edecektim. Bazı ağır kanserliler ağrıya dayanamıyor. Kesemiyor hiçbir ilaç. İntihar etmek üzere inmiyor. Sen sohbetlere kavuştun. Altı aydır sohbete intiharı bıraktım. Ben ağrısını mı dindiriyorum? Nelini mi söylüyorum? Ama zikir çünkü Ayet-i Hadis'in bereketi. Ben şey anlatsam, roman okusam bilmem ne o etkiyi verir mi?

  206. 1:18:15

    Ayet-i Hadis okuduğumdan o etkiyi veriyor. Onun için tabi yogalarda, mudalarda biraz Budizm-Mudizm karışıklığı var. Evet onlarda o mevzular var. O ibadetler ve geleneklerinin aynısı ve birazcık değiştirmesiyle geliyor. Yani orada tabi bir değiştirilmek suretiyle. Bazı Müslümanlar da buna kandı. Çok var.

  207. 1:18:33

    Müslüman psikologlar, bazı doktorlar bunu tavsiye etmeye başladılar. Bunların altyapısını bilen, bazı kardeşler bana baya bir bilgiler evvelce getirdiler. Onları çıktı yaptım, bir şey ettim. Şimdi aklımda kalan kadarıyla. Ritüeller, müşrik ritüelleri, yani Buda'ya tapanların ritüelleri.

  208. 1:18:53

    Şimdi adam hindi gibi düşünüyor. İşte böyle kafası kafası bir şey yapıyor. Ve öyle düşünüyor. Ya kardeşim bunun tasavvufta rabıta denen bir şeyi var. Ama bunun bir manası var. Bir Allah'la irtibat var. O bir dostunun huzurunda olduğunu düşünmek için. Allah'ın şekli yok. Allah'a şekil veremeyeceğin için bir dostunun yanındayım, onunla oturdum gibi bir düşünceler var ama

  209. 1:19:19

    burada hep konu Allah'ın zikrine çıkıyor. Zikre, Rabıta, akrab vesile yarını görmeyesi hayatı aziz dizarını diyor. Yani Allah'ın şekli olmadığında Mevla hakkında şekil veremeyince dostlarını düşünmek suretiyle falan. Ama orada maksat Mevla'ya ulaşmaktır. O zat maksut değildir. Mürşid-i Kamil maksut değildir.

  210. 1:19:43

    Kim onun rızasını alsa çenete geçecek, Allah'ın rızasını almadan. Şimdi tasavvufta ulema ne işaret etmişler? Allahu ma'i, Allahu nazri, yarani, Allah benimle beraberdir, Allah beni görüyor, Allah beni işitiyor, Allah karim minni, Allah bana çok yakındır. Bunu hem lafsiz söylüyor, hem bunun manasını düşünerek söylüyor.

  211. 1:20:36

    Dörtlü yapmışlar bunu tasavvufta. tavufta, şimdi bu dörtlüğü bir insan abdeste otursa, Şimdi bu dörtlüyü, seccadenin üstünde kıbleye dönse veya müsaade etse dönmez. eynemâ tuvellu fesebü mevecûlû. Allah'ın rızası nereye dönseniz orada bulunur. Ama namazda kıble şartı var. Zikirde kıble şartı yok. Sünnette müsaade var ama şart yok.

  212. 1:20:58

    Sen şimdi burada çok büyük derdin var, sıkıntın var, bunalıma girdin. Bu bunalımdan çıkman için. La ilahe illallah var, ya rahman rahim var. Esma-ı Hüsna çok önemli. Çünkü bütün sıkıntılar Esma-ı Hüsna ile açılır. Hangi isim sana uyuyor? Günahından mı derdin var? Güçsüzlüğünden mi? Fiziki şeyinden mi?

  213. 1:21:21

    Fakirlikten mi? Ona göre esma, ismi layığı yapacaksın. Ya Razzak ismi, rızıkla ilgili. Ebcedi var, sayısı var. Senin haline uygun ismi şerifler. Daha kavi, bedeni güçsüzlüğün var. Kavi ismiyle. Zikir edeceksin Allah'ı. Çünkü neden bu kadar çok esma var? Bu isimlerin her biri senin Allah ile irtibatında istediğin noktada sana yardımcı oluyor.

  214. 1:21:45

    O ismi zikretmen. Bunları da biraz bilmek lazım. Ben bunu kitaplarımda var İdrisiye'de. Onun için bu işin yolu zikirdir. Bir insan, Allah beni görüyor. Bana benden yakın, benimle beraber şey ile hem lafzan zikirle hem kalben, ruhen bunu vicdanında yaşarsa Allah'tan ne kadar güç alır? Allah'ın çözemeyeceği bir iş var mı?

  215. 1:22:11

    Yok. Yoga neyi çözmüş? Allah'ın çözemeyeceği bir iş mi? Kadir diyorsun sen, o Allah'a iman ettiysen o Allah her şeye gücü yeterse sen o Allah'a sığınmak varken böyle ameliyeler bunlar asla sarı olmayan belki ileri bir düzeyde ters tepe çek daha ziyade bunalıma sokacak şeylerdir. Bunlara asla tavsiye edilmez.

  216. 1:22:35

    Bunun için söylemeniz çok güzel oldu hocam. Özellikle bu sosyal medyada her şey yaygınlaşmaya başladı. Kafasına sarık takan hoca olmaya başladı. Birkaç şey okuyan bilimci olmaya başladı. Çok çarşaflı kardeşler de gitmeye başladı. Yoga tarzı şeylere. İbadet niyetiyle gitmiyoruz diyordu ama benzer şekilde itibariyle teselliyi nerede arıyorsun?

  217. 1:22:55

    Teselli Kuran'da değil mi? Zikirde değil mi? Ama zikrin yolları var, yöntemleri var, sohbetleri iyi dinle veya kitapları oku. Yani hangi çeşit bir zikir beni rahatlıyor? Hacet Duaları. Bütün Efendimiz bir de Hacet Namazları var. Yani ikisini aynı kitaptan toplarım belki yetişmez. Hacet Namazları hatta bir devlette önemli bir görevi olan biri dedi ki

  218. 1:23:25

    baktım bana bir gün toplamış göndermiş koca kitap gibi çıktı. Dedim Tomarla yazan. Bir de baktım benim bugüne kadar kitaplarımda ve dergiyazlarımdaki Hacet Namazları toplamış. Ya şunları bir toplayıp da bir araya getirip de kitap da mı yapamadın hocam? Hepsini sen yazdın zaten. Tamam ama ben mükemmeliyetçiyim.

  219. 1:23:43

    Orada eksik kalmasın diye o notu da koy bu notu da koy kitap çıkamıyor. Yüze yaklaştık ama dolayısıyla Hacet Duaları çıkarsa Fereç Duaları bunun bir adı. Fereç. Yani İmam Süğütü'nün var. El Araştırıcı var. Tenuhi'nin var. Yani çok kitaplar var bu hususta. Bazı İmam meşhur muhaddes İmam Ziyavettin'in var.

  220. 1:24:08

    Ondan sonra Üddetül Kerap. Sıkıntılara karşı hazırlık. Yani. İşte alternatif olmayınca elinde böyle hocam Hacet Namazı ile alakalı. Hacet Duaları öyle bir şekilde mesela İsmail Azam o da en kolay çıkar. İsmail Azam öyle bir şey ki %100 kabul ama şifreli gizli. Gizli ama şu rivayetleri topluyorsun. Kaynaklarını hepsini koyuyorsun.

  221. 1:24:27

    Ondan sonra kitap başına diyorsun ki bunların içinde bunlardan dışında yok. Dolayısıyla sen onu okuduğun İsmail Azam'ın kesin okuduğuna vallahi billahi yemin edersin. Çünkü bütün hadisleri içine koyduk. Meşakkatan nakledilene içine koyduk. Öyle bir şey daha hazırlayamadık. Onu okuduğunda İsmail Azam %100 gökkere iner.

  222. 1:24:44

    E niye inmedi? E sen de biraz yediğine dikkat et, içtiğine dikkat et, başka günahlar varsa bir tevhid et. Kesin olacak, en azından İsm-i Azam'ı okudum ya, artık olmaması mümkün değil. Hacet namazlarında öyle bir şey var ki, denenmiş. 12 rekatlık hocam, kılıkta yapmayanı ben görmedim. Yani o 12 rekatlık zordur biraz.

  223. 1:25:02

    Ama onu becerebilen için, görebilen için. Ben de görmedim. Belki zamanı oluyor, biraz gecikmeli oluyor. Benim 3-4 sene içinde yine en son ona çok dert ettiğim bir konuydu, oldu. Ben de destekledim, Allah razı olsun hocam. Ben de desek mi? Allah razı olsun hocam. Şey de sordular, şimdi hocamız da arada geçirdi, söyledi.

  224. 1:25:15

    Şey de sordular, şimdi hocamızla arada geçirdi, söyledi, Efendi Hazretleri'nin o muhabbeti herkese malum. Yani şimdi biz hocamızdan hatıralar istesek, 5 dakika değil, yarım saate, bir saate, hatta gün gece sığmaz. Ama Efendi Hazretleri vefat ettiği vakit, Hoca Efendi neler yaşadı, nasıl gitti, o süreçteki hüzün elbette tarif edilmesi mümkün değildir.

  225. 1:25:33

    Yok, yaşanır o. Evet, yaşanır değil mi? Peki, biraz Efendi Hazretleri'nden bahsederse dediler, kısaca. Yani Efendi Hazretleri, acayip bir insan. Onun, ne bileyim, 5 yaşımdan gözümüzü açtık, onu gördük. 7 yaşımızdan sonra falan yanına almaya başladı. Şeylere giderken, haccılar, ömreciler çok, o zaman az giden oluyordu.

  226. 1:25:56

    Birkaç kişi ziyarete gidene kadar, evlerine kadar, ben o zaman arabada şey değil, Beyceiz, şura bura, İsmail'in etrafındaki mahallelere, birisi haçtan gelmiş mesela, ziyarete giderdik. Yani 7 yaşımdan. Yanına götürürdü yani. Ondan sonra oradan da takke verirlerdi, müstakke verirlerdi mesela. Güzel takkeler falan o zaman, kaliteliydi her şey.

  227. 1:26:17

    Çin işi, Japon işi değildi. Böyle güzel örgü, böyle çok, yani değer verirdi. Çocuğa, çocuk gibi davranmazdı. En büyük özelliği, görmezden gelirdi. Çok güzel bir şey. Suçunu yüzüne vurmazdı. Bir şeyi ikaz ederken kendini katardı. Ben de şöyle yaptım birine, o da bana böyle yaptı. Şeklinde bir yaklaşım tarzıyla.

  228. 1:26:47

    Onu insan inşallah unutamazdı. Yani şöyle davranırsan sana da böyle davranırlar. Ben de böyle bir şey yaşadım, derdi mesela. Yani bir şeyh efendi ziyaret etmeyi istedik. O da, ben de hiç görmemiştim. Çok da görmek istediğim bir şeyh efendiydi, çok yaşlıydı. Alaaddin Efendi'nin dostlarındandı. Efendi çok ona gitmiş gelmiş ama ben de 16 yaşlarındayım.

  229. 1:27:18

    O zatı çok bir kere görebilsem diye düşündüğüm bir mübarek velilerden de hakikaten. Sonra dediler ki onun işte şey var, damadı var. Onunla bir görüşüp bir ziyaret mev'idi, randevi lafı gavurcu olduğu için kullanmak istemiyorum, bir mev'idi alalım. Oraya gittik. Oraya da biraz yürüme yolu vardı falan.

  230. 1:27:47

    Yürüdük mürüdük, o zaman biraz böyle imkanlar yok. Gittik. Orada görüştük. Dedi ki ben dedi işte bir sorayım hane halkına şudur budur. Çok hasta, çok yaşlı falan ama. Ki Muhammed Efendi Hazretleri'ni görünce de çok sevineceği bir insan olduğunu biliyorum. Ama tabii işte aileler devreye girince hep böyle şeyler.

  231. 1:28:04

    Çünkü mübarekler de yaşlanınca elden ayaktan düşününce aile mahrem dairede. Evi hanesine çat kapı giremezsin. O gün o yolu bir daha geri döndük. Dedi yarın bir daha gelelim. Sonra orada o şeyi tanıyan, yapıyı tanıyan bir büyüğümüz vardı. O da Ali Adem Efendi'nin oğluydu. O dedi ki ya bunlar sizi görüştürmeyecek şudur budur.

  232. 1:28:32

    Burada başka şeyler dönüyor. Planlar var, programlar var. Bizim Efendi Hazretleri olsun dedi. Ben Efendi babamın ahiretliği olduğu için ben yani görüşemesem de denilen yere giderim. Kırk kere giderim falan. O da dedi işte görürsünüz, görüştürmeyecek falan. Ben dedim Allah Allah, Mahmut Efendi Hazretleri bu ya.

  233. 1:28:52

    Nasıl görüştürülmez yani. Şeklinde ben de öyle bir imaj oldum. Sonra gittik yine işte dedi birbirimize dua edelim falan. Halbuki o Şeyh Efendi Hazretleri'ne bu duyurulmadı ona eminim. Ama işte durumu müsaade şu durumu. Tabii müsaade olmayabilir. Ondan sonra biz kalktık geri dönüyoruz. Yolda geri dönerken ben de yani gençken falan.

  234. 1:29:18

    Ben de Efendi Hazretleri'ne en rahat konuşanlardan biriyim yani. Biri Hacı Bilal'dir. Biri de benimdir yani. Herkesin bir tabii çekinme durumu var. Bana çok yüz vermişti yani. Ben de dedim ki ya Efendi Hazretleri böyle bir şeyi size nasıl yaparlar? Bu nasıl olur bilmem ne. Sen Efendi Hazretleri kazan mı gerçekten?

  235. 1:29:43

    Bir öyle konuşuyorum. Bir öne konuşuyorum yolda, ama ikimiziz, üçüncü yok. Dedi, böyle yaptı. Sen de dedi, beni dedi bir adam zannediyordun ya dedi, sen de dedi, anla işte dedi benim değerimi dedi. Şimdi yani bana ne bir şey, bir laf koydu ki içime, kalbime. Ne demek istedi şimdi burada? Kırk tane mana verdi burada, mana verdi burada.

  236. 1:30:07

    Fakat öyle bir insandı ki, yani bir kapıya gidiyor. Bayram ziyaretine ya, o kapıdan boş döndürülüyor. Yani görüştürülmüyor ya, bir mani de yok. Rahmetli Hacı Cevdet vardı, o da vefat etti, eski ihvancık, benim de çok adamım. Beni çocukken ilk vaaz ettiren Nasuhi Camisi'nde, Kadir Musul onun durduğu yerin adı Nasuhi Tekkesi.

  237. 1:30:28

    Oradaki camide ilk der, Kadir Musul Efendi orada yokken, ben 12 yaşımda vaaz ettim Ramazan. O Hacı Cevdet Efendi, çok, Edinel Hacı Osman Efendi'nin evinde yatırmış, bütün ulema, evliya görmüş. O da Efendi'nin yakınlarındaydı. Ya şimdi gittik kapıya, işte bir kadın mı bağırdı yukarıdan, şudur budur dedi ki, yok, görüşme yok.

  238. 1:30:49

    Şimdi Hacı Cevdet Küpler evinde. Bunlar ne biçim insan bilmem ne. Cevdet Efendi dedi, bize dedi şu anda bir ayetle amel ettirdiler. Kur'an'daki bir ayet, biz bugüne kadar hiç amel etmemiştik. Niye amel etmemiştik? Başımıza gelmediğinde. Çünkü her gelen, buyur Efendi Hazretleri diye evini alıyor. Bir kere, geri dönün diyen olmadı.

  239. 1:31:09

    E bu seferde ne oldu dedi, bir ayetle amel edemedik. Ne oldu şimdi? Ve inkileleküm hurca'u farca'u hüvezkâleküm. Kapıdan izin isteyin, dönün geri, görüşme yok denirse, dönün, o sizin için daha mübarek olur, daha hayırlı olur. Bu ayetle amel etmiş olduk. Hacı Cevdet, pıst tabii, siniri geçti. İnsanlar, kan davalı bıçaklı, birbirini öldürmeye kararlı ki, oftaki davalar, yani,

  240. 1:31:41

    şeydir Karadeniz'de, tavuk için, horoz için öldüren ilçeler var. Efendim, böyle bir insanlar, barut gibi gelirler, onu görüşür, gülerek çıkar, öbürü görüşür, gülerek çıkar. Bu ikisi birbirine nasıl barıştılar, nasıl ettiler? Ama orada hemen, ben mesela bir sinirlenim birine, camide bana biri bir şey yaptı, bana çocukken dalan dalanaydı ya.

  241. 1:32:05

    Oo, yani, bana yapmadıkları eziyet için, 10 sene bana neler ettiler, talebe okutuyorum, her şeyi yaptılar. O eziyetleri yapanlar, Ökseris'in ailesinden, akrabasından yaptılar bana çok. O da bilirdi, derdi ki, eli beytimden sana gelen eziyetleri, tarikatta seyri sülükü nasıl yaramayacak, biz hiç ders yapmadan zaten tarikatta bitirdik yani bu vaziyeti, o kadar eziyet gördük ki.

  242. 1:32:28

    Şimdi hala da devam ediyor eziyetleri yani. Dolayısıyla, o konularda, şimdilik sen geliyorsun, ya efendim seni bu bana şöyle etti, birine selam veriyorum, it herif selam verme diyor, bilmem ne, camide olacakmış, tövbe yarabbim. Bayramda gidiyoruz, elini öpelim, büyümüşsün, e bir yanlış yapmış olabiliriz, 12 yaşındayız,

  243. 1:32:46

    13 yaşındayız ya, bir terbiyeli ol, 60 yaşında hocasın yani. Böyle terbiyesiz adam var, doludur yani İsmail Ağa'da. Hala da mevcuttur yani, bir vuruk yemeden çıkarsan, öptü başına koş. Ondan sonra, bu vaziyetteki durumlarda, gidiyorum, ya efendim seni böyle, ya bana, selam da almıyor, kelam da şey diyor, it herif diyor, köpek diyor, şunu diyor, bunu diyor.

  244. 1:33:06

    O kadar ileri gidiyor. Tabii tabii, şimdi bile, İsmail Ağa'da konuşan hocalardan biri, genç hocalardan biri işte, köpekler möpekler diye hitap ediyor. Bizi de kastettiği belli. Yani böyle bir terbiyesiz bir durum var yani, Allah muhafazası şerlerinden de, yani kime köpek diyorsun bilmem ne, böyle diyor, Ahmet diyor derdişin, Ahmet ne var, ben seni seviyorum.

  245. 1:33:31

    Ondan sonra, Allah da seni sevsin. Ben seni dünya ahirette ayırmasam, bir dualar ediyor, benim seni sevmem sana yetmiyor. Ne diyeceksin şimdi? Yetmez mi efendim hastalığı diyorsun, bir üzüntüyle geliyorsun, bir sevinçle dönüyorsun. Muazzam bir sevinç emdi. Allah'a emanet. Herkesi de böyle, en kötü anında,

  246. 1:33:52

    yani adam intiharı düşündüğü bir anda, bir kadın veya kimin başına ne gelmişse, o Mahmut Efendi'nin yanına gelsin veya o onu gitsin yanına, o adamın anında mutlu olacaktı. Bir manevi feyiz vardı, bir bereketi vardı, bir tesiri vardı. Nerede o tesir şimdi? Laf lan. Efendim, peynir gemisi yürümez. Şey var hocam, Buse Sultan kardeşimiz sormuş,

  247. 1:34:20

    epey soru geldiği için aralarından seçerek yapıyoruz kardeşler, hepsini sormamız biraz mümkün değil ama, benim de dikkatimi çekti, hocam Deccal'in soyu nedir? Hazreti Adem Aleyhisselam'ın soyundan mı gelecek? Kim? Deccal. Cesas hadiste var hocam işte, zincirli diye ama, Hazreti Adem'in zürriyetinden midir?

  248. 1:34:38

    Deccal'da bir taraf insandır, Bir taraf cindir. Yani cinlerle insanların birleşmesinden doğan çocuklar vardır. Dolayısıyla, yani hakikaten dünyada görünerek, eli ayaklı görünen çocuklar vardır. Kitaplarımızda bu çoktur. Yani zaten cinle erkek... Kedi erkek veya kadın fark etmez.

  249. 1:35:05

    Kadın cin erkekle veyahut da işte erkek periyle, dişi cinle evlenir mi konusu, caiz mi dediğim konusu, vuku var mıdır konusu, kesin vuku var. caiz mi dediği midir konusu, vuku var mıdır konusu, kesin vuku var. Kitaplarda bunu dünya kadar, İmam Suudi'nin kitabında olsun, akamül mercan ve akamül canında olsun, delilleriyle vardır.

  250. 1:35:23

    Bunlardan çocuk doğmuş mudur? Şimdi ikisi de cinin doğurduğu gözükmez. Ama bir taraf insansa o gözükür. Yani onun çocuğu gözükme edebilir, o taraf galip gelir. Ne taraf galip gelirse. Dolayısıyla Deccal'da bir cin tarafı vardır. Dolayısıyla bir tarafı insan olmak hasebiyle Adem Aleyhisselam'ın zürriyetindendir.

  251. 1:35:48

    Diğer tarafta cin karışımı olduğundan, o noktada yani %100 Adem Aleyhisselam'ın zürriyetinden, iki insandan diyemesek de, Adem Aleyhisselam'ın bir tarafı Adem Aleyhisselam'dan geliyor tabii. Bir tarafın da cin olduğunu ilk defa duyduk hocam biz. Yani onun delillerini şu anda aklımda hazır değil ama gördüm kitaplarımıza.

  252. 1:36:11

    Yani muhtemel kitaplar okuyorum ben, roman okuyorum tabii ki. Teksas Tonbik'ten öğrenecek halim yok yani şimdi. Gülsüm kardeş sormuş hocam, Gülsüm Bilginç kardeş. Hocam torunlarını çok mu seviyor? Sohbetlerde de herhalde biraz yer vermişsiniz torun sevgilisine. Yani evlat sevgisi de güzelmiş ama ben onu çok bastırdı.

  253. 1:36:30

    Allah'a geze hayırlı torunlar da nasip etsin. Yani milat, ben de ümidi kesmiştim hayatta. Yani şöyle artık hiçbir şeyden mutlu olmam ki olmuyorum hakikaten. Ne yemekten, ne içmekten hiçbir şeyden mutlu olmuyorum. Öyle bir duruma geldim ki işte ilimle milimle işte millete ne bırakabilirim? Eşek bile semer bırakıyor ben şimdi bir eser bırakmadan ölmeyeyim diye.

  254. 1:36:51

    Sohbetler, şeyler binlerce, on binlerce konuşmalar, işte yüzlerce kitaplar. Elhamdülillah on binlerce sayfa yani belki yirmi bin sayfaya geçti eserler. Elhamdülillah nasip oldu. Bir şey daha katmaya bakıyorum eserlere. Onun için başka hiçbir şey beni tatmin etmiyor şu anda. Dünyanın neresini gezmek, şunları görmek, şunları yemek hiçbir şey.

  255. 1:37:16

    Hiçbir zevkim kalmadı. Vardı eskiden biraz. Zevkim yok, zevk kalmadı. Birkaç senelerde böyleyim. Bir torun sevgisiyle biraz hayata bağlandım. İşte yani torunlar ne gün gelecek falan diye öyle. Bir kısmı pazar geliyor, bir kısmı karşamba geliyor. Böyle hani onlar da çünkü anneleri doğal olarak şey zorundalar.

  256. 1:37:39

    Kendilerine göre bir ev düzenleri var. Ben de ona göre işte onları seviyorum, mutlu oluyorum birkaç saat de olsa. Allah müretteni göstersin. Bütün dinleyenlere de bekar olanlara hayırlı eşler. Evli olanlara hayırlı cüriyetler. Hayırlı torunlara kadar gidecek süreçte gözlerini aydın eylesin hepimizin.

  257. 1:38:00

    Şerlerden muhafaza eylesin hepimizin cüriyetlerine. Amin. Allahumme salli ala. Rabbim hocam sizin torunlarınızdan başlasın inşallah. Hocam Yusuf Duman kardeş çok güzel bir soru sordu bence. Şimdi şu an her şeyi canlı yayından yapıyoruz. Sohbetleri veyahut bazı şeyleri internetten izliyoruz. Hocam canlı yayında dinlenilen sohbetler normal sohbet hükmüne geçer mi?

  258. 1:38:20

    Ecir alır mıyız? Ecir alamaz, ilim alır. Sohbete gelirse adımından yürüme ecri alır. Cemaatin içine bulunma ecri alır. Sohbet meclisinde olurmuş gibi olmaz yani. Sohbet meclisinde olmuş ama dualara amin demekten dualara iltihak eder. Amin demekten dualara dahil olur. İlim sevabı alır. İlim meclisinde bulunmanın, ilim meclisinde bulunmanın sevaplarını alır.

  259. 1:38:44

    Ama artı Allah için adım atmak işte cemaatle namaz veya mecliste hazır bulunan kadar almaz. Çünkü hadis-i şeriflerde bir ayak atarsa bir adımın da şu bir adımın da bu adım konuşuyor. Yani hadis-i şeriflerde kapıdan çıkarken af olarak kalkın ne yapacak şimdi bu? Televizyondan program izledi, YouTube'dan izledi ondan sonra ne olacak?

  260. 1:39:06

    Öbür odaya geçerken diyecek melek kapıda yoktur yani. Öyle mi şimdi sayı hadisleri okuyup duruyoruz. Kuyumcukent'teki sohbette bunlar çok geçti. Yakında onu da yayınladık mesela. O müjdeleri ama ilim alır bir de aminlerden nasibini alır. Ama onun için yani gelsinler sohbete adım atsınlar adım. Şeyhanlar soruyor ne zaman bize yer açılacak?

  261. 1:39:31

    Açılacak onlara öyle bir yer açılacak ki ooo. Çünkü birinci kat ikinci kat bitti elhamdülillah. Berat gecesine sohbet katını açmayı düşünüyoruz. Alt katta var, üst katta var. Kadınlara özel üst kat var. Bir beş yüz metre ama tabi ki bakacağız. Erkekler zavallı biçareler yani. Üç katı kadın geliyordu normalde.

  262. 1:39:53

    Erkeklerden fazla gelince alt katı da onları açacağız, üst katı da onları açacağız. Müstakil abdesthaneleri falan olduğunca biz de rahat edeceğiz. Aynı abdesthaneyi 10 tane, 15 tane abdesthane ile nasıl çağırırız? Onların katlarında kendi abdesthaneler var. Her katta. Onların özel. Her katta onların özel, çok onlara ben değer veririm.

  263. 1:40:15

    Onun için bir de kadınlara ait sohbet yapamıyorum artık. Yapamadığım için burada aynı anda olacak. İnşâAllah ecir olur. Yani yakındır. Böyle bir sene kalmadı inşâAllah. Elhamdülillah. Zaten Ramazan ilk gecesi fethi namazı. İndi hafıthaneye iki rekatta da okuyacağız bu sefer. Bu civaatlerde ihtiyat payı koyduk.

  264. 1:40:34

    İki rekatta da indi hafıthaneye bitireceğiz. Yani hemen hemen 9 sayfayla namaz kılacağız Kur'an'dan. Güzel bir namaz olacak inşâAllah. En azından o namazda buluşacağız onlarla inşâAllah. Allah razı olsun. Peki hocam gençlere yönelik projeleriniz var mı? Gençlere yönelik.

  265. 1:40:51

    Şimdi daha kafasını şeytanın yerine kırdık mı kırmadık mı belli değil. Onu bize tosmadık. Bakacağız. Bakacağız. Ne getirir ne götürür. Gençlerine beğendi mi beğenmedi mi. Ondan sonra işte böyle başladık bakalım. Ondan sonra peki yüz yüze olur muyuz? Karşılıklı bir orada bir salon yapılıyor 60 kişilik.

  266. 1:41:09

    Belki orada 60 tane genç arkadaş alacağız. Soruları direkt mikrofonla soracaklar. Belki onlarla bir. Yani ayda bir işte belki şey yaparız. Devri daim edilir. Diğerleri gelir. Gelmek isteyenlerle görüşülür. Bu çok güzel olur. Yani öyle bir şey olur tabii ki bir 60 kişiyle nasılsın iyi misin yapılabilir.

  267. 1:41:24

    Devri daim de yapılırsa. Devri daim yapılmak zorunda. Öbür türlü kendilerini robot gibi adamları bulmuş. Ondan sonra derdi rahmetli Bukaralı enişte öyle derdi yani. Kafa sallamayın derdi enişte derdi. Ondan sonra da ne derdi? Adam Demiriş dedi. Kavaktanlar biter mi? Yani şimdi derdi. Öbürü de demişti.

  268. 1:41:46

    Hay hay kellem kadar büyük de biter. Yani hay hay kellem gibi. Yani şimdi böyle rezil olmayın arkadaşlar derdi. Bir de lafları bir dinleyin tartın olur mu olmaz mı nedir? Yani aynı adamlar olmaması uygun diyorlar. Bir de görüşme imkanı bakımında. Daha da güzel olur hocam en azından dediğiniz gibi. Muhalif sorular da gelebilir.

  269. 1:42:05

    Ben onlara da öyle bir şey en fazla ne yapabilirim daha? Canlı soru şeyini bu sistemi daha hızlandırabilirsek oturtabilirsek. Onların seslerini de alabilirsek görüntülü. Yani televizyona mevzuyona da oluyor herhalde o işler o tip işler. Burada da yapılabilir hocam ama dediğiniz gibi. Bakalım yani bir şeyini denemen iyi ama şu anda biz muhabbette takıldık.

  270. 1:42:23

    Yani bu nereye giderse bizi yönlendirsinler. Tabii en azından onların vereceği tavsiyeleri göreceğiz inşallah. Şey de var hocam çay mı kahve mi? Tercihimiz mi? Evet. Kahve zorunlu. Çay keyfi biraz ama ikisi de tabii yeşil çay iki üç tane içmeden. Siyah çay işte bir toktan orada az istediler. Refri mefri işinden ama.

  271. 1:42:48

    Yani kahve günde bir içmesem hiç ayıkamıyorum. O triyaki olmuş. Zeka da açtırıyor diyorlar doğru mu? Açıyor. Bir de meşayihden rivayet bir şey var ya kahve içen kahvenin kokusu ağzında bulunduğu sürece melekler onun için istiğfar eder. Ama şimdi bu Türk kahvesinin şeyinde bu koku oluyor. Diğerlerinde yok yani.

  272. 1:43:12

    Diğerleri o Nescafe Mescafe bilmem neler bir kötü koku oluyor peşinden. Yani acayip bir kötü koku hasıl oluyor. Yani bardaklarda mardaklar. Şimdi kahveyi asansöre koyuyorlar iki gün sonra yine o kahvenin kokusunu alıyorum. Belki Nescafe bilmem ne koysam birkaç zaman sonra leş gibi bir koku çıkıyor. Yani o Türk kahvesi dediğim yani telveli kahve ha.

  273. 1:43:33

    Hatta onun üzerine 116 olacak. Kavi ismi okursa üf. Tabii. Kavi okuyacak tabii. Kettani meşayihinden kitapta gördüm. Kahve için onu da yapamıyorum vakit bulup. Allah Celle Celaluhu aradı. Sen 116 kere şey yaptın mı uyarıcı mekanizma kat kat geçiyor. Allah da kuvvet veriyor kahveler beraber. Eyvallah hocam.

  274. 1:43:58

    Ama doktorun kahveyi yasak etti. Kaviyun çeksin içsin demedik. Anladık hocam. Hocam bir Müslüman sorgulamalı mı veya neyi nereye kadar sorgulayabilir? Şimdi ateizm deizm var diyor. Sorguladım diyor. Şimdi bir insan İslam'ı sorgulayabilir mi? Sorguladı. Nereye kadar sorgulayabilir? Sınırı var mı?

  275. 1:44:19

    Sorgulayabilir diye bir adam Müslümansa İslam hak mıdır değil midir diye sorgulaması şüpheli olduğunu gösterir. Şüphede imanı yok demektir. Ama bir adam şüphede olanların sorunları soruları ona intikal eder de onlara cevap vereyim. İlmim yetersiz. yetersiz. Kes, inanacaksın diyerekten bugün bir yere varamayız.

  276. 1:44:46

    O zaman ben bunları araştırayım, soruşturayım da buna ikna edici bir cevap vereyim de bunu inkardan, şirkten, ateistlikten, deistten kurtarayım diye soruşturuyorsa bu iyi niyetli bir sorma soruşturmadır. ne yapacaktır? Bir hoca aynı cevabıyla yetinmeyecektir. Kıyas yapacaklar. Çünkü Çünkü İslam'ı hoş göstermek veyahut da İslam'da bu yoktur diyerekten diyerekten

  277. 1:45:15

    sorumluluğu üstüne atmak için bugün İslami kesimde konuşma yapan hocaların birçoğu birçok hadis-i şeriflerde var olan şeyi inkar ediyor. Veyahut da âyette olan bir şeyi inkar ediyor. Adam şimdi Musa aleyhisselam değneği vurdu, yol açıldı, bilmem ne. Kur'an'da bu geçtiği halde buna milletin aklı ermez, inkara gider, ne olacak?

  278. 1:45:35

    Bu med-cezir olayıydı, temsiliydi dediği zaman. Zaten sen şu anda bu itikadda kendin kafir oluyorsun. Sen adamı Müslüman edeyim derken kendini gavur ettikten sonra neye yaradı? Kendini yaktın, ateşten kurtarayım derken. Şimdi önce kendinizi koruyun diyor, sonra ailenizi koruyun diyor. Kendi imanın gitti.

  279. 1:45:55

    Dolayısıyla bugün âyetlere bile, hadislere bile İslamoğlu zihniyeti, Caner Taslaman zihniyeti vs. Bu zihniyet ne yapıyor? Bu Kur'an'da yok. Bu hadiste yok, mütevatir hadisler, zaruri inançlarda bile yok diyerek. E niye bunu yok dedin? E çünkü diyor bunu aklı almaz, ben bunu var dersem bu kafir olur.

  280. 1:46:12

    E bu sırf sen kafir oldun, yok diyerekten. Musa aleyhisselamın asa ile denizi vurduğu, kupkuru yol olduğu tarikan fil bahri yebesa diyor Kur'an. Hem denizde tarik, yol açıldı diyor, bir de yebesen diyor, kuru diyor. Bunu neresi temsil edeceğim, tevil edeceğim yani? Onun için bunlar insanı dinden çıkarır, kafir eder.

  281. 1:46:33

    Şimdi bir adam daha, bir adam ona cevap verecek. O cevabı araştırayım derken, gitti Cemil Kılıç'ın o konudaki yorumuna baktı. Caner Taslaman'ın, İslamoğlu'nun, Mehmet Okuyan'ın. E nasıl oldu babasız çocuk? İsa aleyhisselam nasıl doğdu babasız? Eline, erkek eli değmeden nasıl erkek çocuk oldu? Eee? Adam gidecek, bakacak Mehmet Okuyan'a.

  282. 1:46:54

    Mehmet Okuyan çift cinsiyetleri kendi kendine bilmem ne etmiş. E şimdi bu insanı kafir edecek bir şeydir. Ama bu çok tatmin etti beni. Ne oldu? Karşıdakine de bu cevabı vereyim, konu kapansın. E böyle bir şey olur mu? Dolayısıyla soran ve soruşturanlar, doğru kaynaklardan, doğru cevaplar almak için, kıyas yapmak için.

  283. 1:47:16

    Ya bu bir cevap verdi ama bu şimdi insanların çoğunu bizim arkadaştırdık artık. Bitateli diye siteler kuruldu bizim reddiyelerimizle. Ekseri bizim reddiyelerimizde o kadar isim çıktı. Buradan ama şimdi herkesin adını şeyini bilmiyoruz ki ilahiyatlar kaynıyor. E burada ben hangisinin ne görüşünü dinleyebilirim o kadar başlatamam ki.

  284. 1:47:36

    Ne yazmış, kitabında kalmış. Ben o isimleri vermemiş olabilirim. Ama Halep oradaysa, Arşimur'da ben ölçüleri ve ölçüleri veriyorum. Şimdi onun için bunu soruşturması, araştırması, ehl-i sünnet bir alimleri cevaplarını bulana kadar bu iyi niyetledir, sevap dağılır. Karşı tarafı ikna edeyim diye. Ama hasbelkader bir insan dinden döndü.

  285. 1:48:03

    Ama içinde de bir ızdırap var. Şirik Allah'ı kabul ediyorum ama peygamberi kabul etmiyorum diye hoca çıktı. Yani alim adam ama peygamberde şüpheleri mi oluşturdu dedi. Yani bu çok iyi bir alim yani orta seviyeli bir nispeten alim, büyük alimlere göre ortadan aşağı ama genel halka göre, genel halka göre allame-i cihan adam.

  286. 1:48:25

    Pakistan'da okumuş, orada okumuş, İsmail'e de okutmuş. Şimdi bu adam peygamber kendini Allah'ın yanına koydu diye bir şüpheye girdi bu adam şimdi. Bu adam zaten şüpheye girdi. Bu adamı şimdi bu saatte sonra araştırma diye ona fetva veremeyiz ki. Çünkü bu imanda şüpheye girdi. İmanda şüpheye giren imansızdır.

  287. 1:48:42

    İmansız olduğu için bu araştırsın. Çünkü neden? Zaten ondan kötü gideceği yer yok. Ondan kötü gideceği yer yoksa bu her şeyi araştırsın. Dibine kadar. Ama kafir olmamışsan, Müslüman sınıfındaysa bu şüphelenerek araştırması caiz değildir. Gelen şüphelilere cevap verebilmek için araştırabilir. O da doğru kaynaklardan.

  288. 1:49:07

    İşte kıyas yaparak en doğru kaynağa varıncaya kadar ehl-i sünnet, tam ehl-i sünnet efendimizin tabiriyle o noktalardan cevap alana kadar gitmelidir dibine. Karşı tarafa öyle inkarcıların laflarıyla koluyu kapatayım diye cevap vermemelidir. Çünkü öbür türlü karşı tarafı ikna ettiğimi zanneder susturdum ama o Müslüman olmuş değildir.

  289. 1:49:29

    Peki bu da o inkara katıldığından, cahilliğinden küfre gider. Çünkü inkarı nakletmiş oluyor. Allah razı olsun hocam. Bir de hocam madem sorduysak bu meşhur soruyu soralım. Şöyle bir soruyu soralım, o kabe hastaları, vesvese hastaları, muazzam bir vesvese geliyor, bu vesveseye karşı nasıl bir mani olabilir?

  290. 1:49:47

    Sadece abdest namaz değil, genel bir vesvese hastalığı var böyle insanlarda, nasıl böyle mani olabilir? O ayrı ki, genel vesvesede ayrı bir şey ama abdest namaz şeytandan olduğu, velihan denen şeytan ismini de vermiş sallallahu aleyhi ve sellem.

  291. 1:49:59

    vesvese verir, ondan sonra yıkanmadı der, adam yıkar, bir daha yıkanmadı der, onun vesvesesini kesmek için sen oldu diyeceksin, bitireceksin. Ama şimdi oldu demek yetmiyor ki, o içeriden yine olmadı diyor. Böyle kısır döngüdür, bunun içinden çıkılamaz hale gelir. Euzubillahimineşşeytanirracim. Levenzellâh'ın başında üç kere okuduğumuz her gün on kere okunmalıdır.

  292. 1:50:23

    Sabah akşam on kere okunmalıdır. Vesvese anında o artık kaç kere geldiyse on kere okunmalıdır. Bir dua vardır Muhammed İbni Vasiyon Uladıyallâh Tâbî'nin ulularındandır Yani yoluna çıkmıştır. İblis, cin, şeytan görünmez. Keramet tarikiyle bağlıdır. bazı zatlara görünür. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem de mucize tarikiyle görünmüştür.

  293. 1:50:50

    Onun duası her sabah namazından sonra okunuyor. Benim ezgarda var, terkide mutlaka geçmişte de, ezgarda sabah akşam okunacaklar da var. Ya Rabbi sen onu cennetinden ümit kestirdiğin gibi benden Yarabbi işte sen onu cennetinden ümit kestirdiğin gibi benden de ümit kestir, Cennetinle onun arasına ne kadar mesafe koysun, benimle onun arasına mesafe koy falan.

  294. 1:51:08

    Bu duayı okuduğu için İblis ona yanaşamıyordu, Vesvese öğrenmiyordu, günah işletemiyordu, sonra bir gün yoluna çıktı. Alenen sabah yoluna çıktı, dedi ki ey İbni Vasiyon, benden çok sığınıyorsun ya, Ben sana söz veriyorum ki bu duayı kendine sakla, kimseye öğretmemen şartıyla sana eman ve güvence veriyorum, hiçbir vesvese vermeyeceğim.

  295. 1:51:29

    O da dedi ki ya bu dua ne kadar tesirliymiş meğer, ben de herkese dağıtacağım dedi, sen de bana ne yaparsan yap dedi, Ve kağıtlara yazaraktan, artık sohbete gelenlere kapılara yazmıştı ki kapıdan dağıtın diye, Hayrım olsun diye, bu dua çok tesirlidir, İblis'in korktuğu duadır bu, Vesvese için bunu sabah namazından sonra bir kere okumak icap eder,

  296. 1:51:52

    İsteyenlere sitemizde paylaşırız, Herkes kitap alsın diye pazarlamacılık yapmıyoruz burada, Şu kitabı şu sayfası alın okuyun demiyoruz, Sitemizde hemen paylaşabiliriz, Yunus bulsun ben ona buldurayım şimdi, Program peşinde, yani şimdi belki bulamazlar, yanlış yapmasınlar, Ondan sonra o dua vardır, ondan sonra

  297. 1:52:14

    Haldi Muhaddade Hazretleri'nin, Salih Haldi'ye de çok önemli bir şey vardır, İn yeşe yüzibküm ve eti bi halkın cedid, Bu bir ayettir Kur'an'da, bunun da rakamını, ben biliyorum rakamları, İbrahim Suresi, Fakat rakam, hafızlar rakam bilmez, Bu arada kendimi hafız demiş oluyorum, kusura bakmasınlar yani şimdi, Rakam niye bilmiyorsun, o mealciler rakamları ezberlemiştir,

  298. 1:52:34

    İn yeşe yüzibküm ve eti bi halkın cedid, ve made'el kalula bi aziz, Ondan sonra ilerisinde oku dersini, ve bu Resulü İlahi gideriz Allah'ın izniyle, Şimdi, inşallah onu da yanlış okumadık yani, rezil olma payımız var, Efendim, Allah isterse bunları giderir, aslında o sizi giderir, Diyor ama o sizi, ey insanlık sizi süpürür, yerinize yeniler getirir,

  299. 1:52:54

    Oradaki mana, Kur'an'dan ne mana tutarsan o ayet ona tesir eder, Mesela bu da bir şifredir, Kur'an maşit değil maşit, hangi manayı alırsan Kur'an'dan onu ona kullanırsın, Mesela ne alakası var, İşte efendim, Yardum la imaki, sel oldu, Ey yer suyunu yut diyor, Bunu Nuh Aleyhisselam toprağa söylüyor, Toprağa söylemiyor, meleklerin söylediği, Allah'ın buyurduğu vahyini,

  300. 1:53:17

    Bildirilmiş, Kur'an'da da bildirilince, Sen şimdi diyorsun ki, ey yer suyunu yut, Ey gök suyunu tut, Yağmuru kes, Bunu mesela, aşırı yağmurda bu okunuyor, E şimdi bunun ne alakası var, çok alakası var, adam amel ediyor, görüyor yani, Kur'an'dan dilediğini diledi, bu ayette diyor, İsterse sizi Allah giderir, yerinize yeni fikirler getirir, yani yeni mahluk getirir,

  301. 1:53:45

    Kalbine geçen vesvesede Allah'ın yarattığı bir şey, Allah'ın yaratmadan aklına bir şey gelmez ki, Bu Allah'a zor değil diyor, Bu ayet okunuyor, Tabi ki kadın adet alimini okuyamaz, Ben onun için adet alimdekilere özel kitap çıkarttım, Koruma duaları şeytana ve vesveseye karşı, Hiç bir besmele bile tam değil, Bismillahirrahmanirrahim ile başladık,

  302. 1:54:08

    Besmele bile tam ayet mi değil mi ihtilafı var, Neml suresindeki yarım ayet olduğundan kurtarıyor ama, Şafiiler, Bütün surelerin başındaki müstakil ayet dediği için, Hanefi ile Şafi'nin tartışması var, İhtiyatan, Bize göre surelerden tam ayet değil, Neml'deki bir ayetin parçası, İnnehu min Süleymani ve innehu, Oraya kadar ayetin içinde olduğundan kurtarıyor,

  303. 1:54:31

    Tam ayet olmuyor ama, Bu Şafi'ye de çok ciddi değer veriyoruz, Onun için besmele bile koymadan, soymadan bir kitap eline aldığından bir âyet, tam âyet bulunmadığı halde bütün korumayla ilgili hadis-i şeriflerdeki en kuvvetli duaları yazdım. Bu sırf âdet hâlinde doğursa kırk gün. Hanımlar onu çok soruyordu, çok iyi oldu.

  304. 1:54:52

    Çok soruyordu da takip etmiyorlar ki. Ne kadar, affedersin, okkabaz varsa onların peşindeler. Bilmem ne, ne bulursalar giriyorlar içine. Çarşaflılar bile İstanbul'da tefsire gidiyorlardı. Zor kurtardık. Bir kısmını da hâlâ kurtaramadık. Yani, efendim, May Mevta'yı seyrediyorlar. Bilmem neyi seyrediyorlar.

  305. 1:55:11

    Ya siz ne kaşınıyorsunuz ya. Kaşınanı kaşırlar. Kaşınanı kaşınmaz. Bir gün gavur olacaksınız, çıkacaksınız işte. Yunus Aleyhisselam'a kafir dedi adam, öbürü de seyretti. Sen de aa öyle miymiş dedin, gitti. Yani kaşınmayın da kardeşim. Kurttan kuzudan hikaye anlatılacak zamanda değiliz. Yani şimdiki burada millet iman meselesindeyiz ya.

  306. 1:55:27

    E dinlemiyorlar. Bu kitap işte bilmiyorum kadınlara değil, adını da tanımıyorum. Benim de haberim daha yeni oldu hocam o kitaptan. Ya sen de mübarek hukukta beni kitaptan takip eden, sen böyle dersen ben ne yapacağım ya. Şaka yapmıyorsun herhalde ya. Allah Allah. E biz o zaman kimseye bir şey duyuramamışız ha.

  307. 1:55:42

    Vallahi ne boş konuşuyorum ya. Yok ya sabırlı hocam olur mu? Bana da çok kadınlar söyledi işte o hallerdeyken nasıl, ne okuyalım diye. Babacığım bir kitap yaptım, özel mesai harcadım ya. Tam bir ayet koymama özen gösterdik. Sol taraftan Türkçeler, sağ taraftan Arapçalar. Bunları okuyan da sihir, büyü.

  308. 1:56:00

    Hani ben zaten At-ı Erküsü okuyorum. Üç ikilası, üç felaketi okuyorum. Şunu okuma. Ama adeta okuyamayacaksın bunu. O zaman kalesiz kalma, kalkansız kalma diye yaptık. Ne yapayım ben ya? Bu kadar düşündüm ben bunu. Kadınların en mühim sorunu. Ben bir gün At-ı Erküsü okumasam ne olurum? Sabah akşam Bismillahirrahmanirrahim okumasam ne olurum ben?

  309. 1:56:19

    Kabül Ahbarın dediği gibi radıyallahu anh, Yahudiler dedi beni köpek gibi avlatacaklardı. Bana ne büyüler yaptılar diyor. Ama bir dua var orada. Şu duayı sabah akşam okumasaydım, deşifre eden, Tevrat'ı gizlediklerini açığa çıkaran alimdir. Tabiindendir. Hazreti Ömer bile ondan vaaz isterdi. Kabül Ahbar'ın sözü.

  310. 1:56:38

    Hilyet-ül Evliya'da kaynaklarda geçiyor. Yahudiler beni köpek gibi avlatacaklardı. Öyle zararlı, şerli büyüler yaptılar. Belalar saldılar başıma diyor. Eşek gibi diyor, kımar gibi anırtacaklardı. Köpek gibi afkırtacaklardı. Tabir bu. Ama ben, işte diye bir dua var. Onlar da birbirine müteşabihattır.

  311. 1:56:59

    O hadiste de çok var. Kabül Ahbar'ın özel duasını oraya koydum. E sen şimdi bunlarla amel etmiyorsun. Ondan sonra bana vesveseden nasıl kurtulur? Kardeşim sen her tarafı açmışsın, kapı baca açık. Hırsızdan nasıl kurtulur? Ya adam, kitli yeri deliyor giriyor da. Sen kapıyı açmışsın ya. Bir kalkana gir, bir kaleye gir.

  312. 1:57:19

    La yuncil abdemine şeytan illa zikrullah. Tirmizi, Allah'ın zikrinden başka şeytandan kurtaran bir şey yok. Ve vesvesenin kaynağı ne? Şeytan. Ve şeytan. Sana demiş ki zikir ve duadan başka yapacağın bir şey yok. Bir de Enam Suresi'nin başından 3 ayet. Bu da tabi adet hali olmayanlar içindir. Bu her sabah namazından sonra biz okuruz ya.

  313. 1:57:40

    Fenanseri hep okurdu. E onda da özel meleği var o ayetlerin. Şeytan sana vesvese vermeye geldiği zaman elinde demir topuzla geliyor. O şeytana bir vuruyor. Araya 70 bin perde koyuyor. Tamam şeytan sana musallat olamıyor. Bu da Enam Suresi'nin başından. Elhamdülillah. Khalekassemavat velhamdulillahi cehalen zulümattan başlıyor.

  314. 1:57:58

    Efendim. Ve alem-i mâ teksibûne kadar. İki ayet daha ilaveci var. O maddi düşmanlara karşı. Ben onu da okuyorum tabi. Benim maddi düşmanım çok olduğu için. Ama ilk 3 ayet şeyde yetiyor. Yani bu gibi. O İyyeşe-i Yüzibküm İbrahim Suresi'ne rakam verebiliriz. O ayet okuyor. Allah sizi giderip kendinize yeni şeyler getirecek.

  315. 1:58:20

    Bu Allah'a zor değil. O ayeti okuduktan sonra. Yafeal. Bu ismi çekerek uzatarak okuyor. Yafeal. Celle Celaluhu. Allah'a tam bir sığınmayla. Eyvallah hocam. Hemen perdeler girecek. Cevap çok iyi oldu. Arada biz de fırçamızı yedik Allah'ın izniyle. Ne dedin? Ama ne oldu? Merak etmeyin. Ne demem ya. Sen kitap uzmanısın.

  316. 1:58:44

    Kitapları millete tanıtan insansın. Herkesin kitabını inceliyorsun. Hayır bizim listeyi bir al ya. İyi takip edin hocam. İşte o adet hala çok dikkatimi çekmedi anlamadım. Onu da gösterelim varsa. Varsa o kitabı hakikaten gösterelim. Ekrana gösterelim. Varlığını ispat edelim yani şimdi. Ben bilmem lazım ama nasıl bilmiyorum diyor.

  317. 1:59:02

    Bir de hocam bir şey geldi. Hiç bidat ehli bir kimseyle görüştünüz mü? Hiç bid'at ehli bir kimseyle görüştünüz mü? Görüşmeyeceğinizi biliyoruz ama denk geldiniz mi? Görüştük işte. Bayındırılan mecbur oturduk. Ahmet Vanlı Hoca kalktı geçirdi. Bir iki saate uğraştık. Efendim seni getirme bunu dedi. Oyuna ikna edelim dedi.

  318. 1:59:18

    Getirdi. Yanlış yaptı yani efendisi. Ondan sonra gitti. Mahmud Efendi mollalarına cevaplar bilmem neler. Orada hiçbir cevap veremediği halde. Orada konuşamadığı konuları gitmiş evde düşünmüş. Sabaha kadar Mahmud Efendi'lere cevap vermiş. Bir tek İyaken Abdüveyaken Estein okudu. Allah'tan ancak yardım isteriz de.

  319. 1:59:36

    Efendim yüzü suyu hürmetine. Sen dedim nedir mi? İyâ-i Kenâb-ı Tevhid, İyâ-i Kenâb-ı Tevhid, İslâm, mealciler gibi. Diyanette fetva görevlisiyim diye geldin, İyâ-i Kenâb-ı Tevhid okuyorsun. Kime okuyorsun? Mahmut Efendi var orada, Büyük Bayram Hoca var, Şehit Bayram Hoca var, Hızır Efendi var, Salmaclar Abdullah Efendi var, Cübbeli Zat-ı Zurna'nın son deliği var.

  320. 1:59:56

    Var orada. Yolu var yani. Koca Mahmud Efendi'ye İyâ-ı Kenâb-ı Dîn okuyorsun. Sen kime okuyorsun İyâ-ı Kenâb-ı Dîn'i ya? Bir ilmi, bir şey konuş. Biz orada A'l-ü Sîr'den bir açtık, girdik, şey kesildi, ayağı yerden kesildi. Ondan sonra da ben onlara şöyle diyecektim diye demişim gibi kitap çıkarttı yani adam.

  321. 2:00:15

    Bunu yaşadık yani. Büyük bid'atçıdan orada oturduk, İslamoğlu suratını görmedim elhamdülillah, hiç nasip olmadı. Bir ara uçakta denk geldin demişler. Ha, gördüm ya, bak yalan olmasın ya. İyi takip ediyoruz hocam. Tam da Cemal Vanlıoğlu Hoca var yanımızda. Gidiyoruz Ankara'ya bir toplantıya. Efendim senin oğlu Ahmet Hoca var.

  322. 2:00:35

    Celal Ercan Vakıf Başkanı var. var. Tam da geliyor Tam da geliyoruz. Cemal Hoca'yla da tanışırım ederim. Onunla çok görüşemem hasbelkader. O da işte ya sen bu reddiyeleri helal olsun bilmem ne bana bir destek veriyor ama o da şeydir. Hiç lafı sakınmaz. Bizimle hâlbuki de diyorum devamlı çıkarın Cemal Hoca'yı.

  323. 2:00:53

    Onlar da ağız mı çıkarıyorlar? Cemal Vanlıoğlu yani. Çak, tam şeriat. Ondan sonra ağzına çene de var. Yahu dedi bu bidatçılar dedi falan dedi. Tam uçağa bindik biz ne bilelim. Bir de bizim çağrıldığımız yere çağrılmış. Allah Allah. Ya. Mühim bir yer. Bazıları anlamıştır şimdi. Ramazan programı. Ya arkadaş uçağa bindik.

  324. 2:01:19

    O önde bizin üstünde oturmuş. Biz en dipte koltuğumuz. Ondan sonra ulan bidat eyle en önde oturup da biz eyle sünnetiz güya hiç. Kazırısmayı çizdirdik yani rezillik. Ama ne yapalım şimdi? Ondan sonra hasbelli o koltuğu ayarlamamışlar. Ya ben şimdi bidat önce diyor önde hamal olsun, köyde olsun, çöpçü olsun başımın üstüne elini ayağını öperim ya.

  325. 2:01:44

    Halkımıza çok saygımız var. Yani ben orada sınıf ayrımından demiyorum ama şimdi bidat el üstümüze çıktı abi. El Hakkı Ya Ali ve İlahi Ule Ali hadise muhalif şimdi. Ne yapacağız o saatten sonra artı para verelim diye öne de geçemeyiz. Herkes oturmuş. Geldik. Bu da şimdi bizde bir göz göze hemen kafayı çevirir.

  326. 2:02:01

    Ben anlamadım o. Ben zaten kadın kız var diye önüme bakaraktan giderim şimdi. Bir de son gelenler herkes ona bakar kim geldi diye böyle. O en kızdığım şey uçaklarda Cem Yılmaz öyle anlatıyor ya uçak hadiseleri bilmem neleri önde olanlar, perde çekildi bilmem ne, arkadakilere bilmem meyve suyu, öndekine bilmem kas olsun.

  327. 2:02:22

    Yani o durumda en uçağa binmekte en kızdığım şey böyle bütün milletin önüne geçip bir de en son sıralardaysan herkes sen işi öyle bir bacağından ağrı kafana kadar çizerler. O duruma düştük hasbelkader. Şimdi bu sefer tam da girdik o da onu görmüş. O bakıyor. Görmüş. Ben de bakmadığım için fark etmedim.

  328. 2:02:45

    O deyince baktım. Al da sana dedi bidat ehlinin dedi bağırıyor bile. Ya kardeşim çoluk var çocuk var bağırma. Cemal Hoca dayanamadı yani. Bidat ehlinin dedi önde gideni dedi zındık mı dedi. Ya hocam dedim dur ya hakaret bak. Hadi başımıza dava açalım dedim. Bir bağırdı. Bir de orada onun yüzünü görmüş olduk.

  329. 2:03:06

    Mülevves olduk. Bir şeref olmadık tabii. Bir de şey hatırlıyorum. Çorbacıda denk geldiniz. Cennet Arslanlı. Ya o sorma kalktı karşı masadan. Ben hanımla çorba içiyorum orada. Artık o çorbacıya giderken ortada oturmuyorum. Kenara gidiyorum. Gidemiyorum birkaç senedir de. Hemen geldi. geldi. E şimdi o gelince ben ayağa kalktım ben.

  330. 2:03:27

    Yani şöyle hepten de adâb-ı muâşeret bakımından O şimdi gelince ben de ayağa kalktım. Yani şöyle adab-ı muaşeret bakımından adâb-ı muâşeret bakımından Yahudi'nin cenazesine bile ayağa kaldırdı Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. ayağa kaldırdı sallallahu aleyhi ve sellem. Yani insan değil midir buyurdu mesela şimdi cenazede ibretlik mesele.

  331. 2:03:41

    Kalktım, nasılsınız, iyi misiniz? Cenazede ibretlik mesela. Bilmem ne bilmem. Ama adam programa beni çağırıyor. Ben nasıl programa gideyim? Ebu Bekir Hoca'ya karşı TV CD'yi getiren bana da suratıma bulaştırır. Nasıl yapacağım şimdi? Şey yok adab-ı muaşeret yok. Konuşma adabı yok. Bir de ilmi seviye yok.

  332. 2:04:05

    İstediği kitabı getirsin Arapçadan getireceğim. Hidaye'yi götürsek okuyacağım diyor. Nasıl okuyacak ben anlamıyorum. Acaba simültine mümkün bir cihaz mehaz mı var adamdan? Anında otomatik mi almayacak? Beynine bir şey mi taktı? Madrasa okumamış adam nasıl anlayacak bunu? Bana meydan okudu ya. Çünkü neden?

  333. 2:04:25

    Ondan çıkmak rezilliktir. O rezilliği kabul ettikten sonra okuyamasa da sorun yok ki. Ya TV CD'yi getirecek ya bir şey getirecek ya. Halbuki Keriz Yolma Duası yani. Yok hani, Yûlemâ Dûsî… Osmanlı'yı da yarın bilen nesi, Enneci Hattı Fıstık'ı yazmış, kurtuluş doğruluktadır. Onu da Osmanlıca okuyayım dedi, o da El Eneci de fıstık diye okudu yani.

  334. 2:05:17

    Şimdi bu da öyle yapmış demek, daha da beter olmuş. Daha da beter oldu. Ama adamda iddia çok, yani o şeyden korkmaz ki, yeter ki Cübbeli Ahmet bir rezil olsun da, ben ondan sonra Arapça bilmediğim meydana çıksın, mühim değil ki. Sıkıntı yok. Onun için mühim değil. Seni mindere çekiyor. Eyvallah. Bu arada hocam, geldik.

  335. 2:05:37

    Adı ne, tamam oku. Tanıt o zaman, hadi tanıtacağım diyordun, tanıt. Tevafuk oldu. Kefaretin bu. Kefaretin bolsun hocam. Hayız, adet kanı, nifas, ruhsallık ve istihza. Özür kanı. İstihaza. Özür kanı ile alakalı hükümlerin beyan eden kadın halleri risalesi. Değil ya. Evet. Yanlış hizale getireceklerini demiştim sana.

  336. 2:05:59

    Dedim sana, onlara internete dua koyun dersem de, bilmem ne, çocuğa kalma duası koyabilirler. Yani ben nasıl güveneyim ki arkadaşlarım? Doğru. Öyle bir şey değil o. Doğru, bu kadın halleri risalesi. Kadın halleri, onu da merak eden, özür kanı mı, ayız kanı mı, doğrusu bunları, hükümlerini yazdığım risale, o fıkıh o.

  337. 2:06:17

    Evet, anladım sadece. Yok baba. Dua nasıl var diye. Ne alakası var hacı abi? Neyse. İstihaza, müstihaza, istihazada ayet okur. Evet. Normal şey. Özür kanı o, namaza mani değil, özür. O zaten yıkanması, şeyde geçer alanda. Tabii, tabii, o beş vakit kılıyor ki özürle. Neyse hocam, iki kefaret oldu, bunu da tanıştık.

  338. 2:06:34

    Onu da tanıttın. Kardeşler varsa, hanım kardeşler. Bir daha doğru oku şimdi. Doğru okuyayım. Evet. Ne niyetle okudun, yanlış oldu yani. Niyet yanlış oldu. İstihzaya. Millet bekledi, bekledi şimdi. Millet ne alakası var? Bana alakası olmadı hocam. Evet. Hayız, adet kanı, nifas, lohusalılık ve istihaza, özür kanı ile alakalı hükümleri beyan eden kadın halleri risalesi.

  339. 2:06:56

    Tamam. Güzel. Bu fıkıhla ilgili. Bu fıkıh. Evet. Merak edersen. Canımız çıktı bunu yapana kadar. Çünkü zor iş. Yani kadın halleri de erkekler yaşamadığı için. Evet. Konuyu kitaptan anlamakla, tatbikatta milletin başına ne geliyor'un mukayesesi, yabancı kadınlarla da konuşup konuşulacak haller değil.

  340. 2:07:13

    Bayağı uğraştık yani. Getir, başka bir şeyden onu da getir. Yunus oradan tuttuğunu getiriyor. Ya mübarek adam. E bak oku şimdi bunu. Şimdi okuyayım hocam. Evet. Adetli hanımlar için cinlerden, büyülerden ve şerlerden koruyucu dualar. Bu doğru tuttu herhalde hocam. He tamam. İsminden belli ya. Evet. Anlaşıldı yani.

  341. 2:07:36

    Öbünü okuyorsun okuyorsun, bende sonuna gelecek. Dualara bunu nasıl bağlayacağız dedim yani. Bağlayamıyorum. Ben de onu anlamadım ama neyse. İki kitap tanımış oldun hocam. Tamam. Devam. Bu da bu kardeşler. Doğallık güzel şey. Çok güzel. Evet.

  342. 2:07:48

    Şimdi bunu normal tanıtsak bu kadar kafalarına kalmayacaktı yani. Ben de şunu okuyacağım Allah'ın izniyle. Evet. Bizimkisini de anlatırız. Ama güzel bir atölyem. Allah razı olsun. Şuna bir ince dilim limon atarsak. Çay mı kahve mi? Limonlu çay. Tamam mı? Allah razı olsun. Hararet yaptı. Çok güzel oldu.

  343. 2:08:08

    Bu doğallık nereden geliyor hocam? Madem doğallık dedik. Doğallıktan geliyor. Yani tabi büyüdüm. Yapmacı hiç yapamam. Yani yalan hiç konuşamam. Yani yalan konuştuğumda zaten ciddi konuşamadığımdan anlarsın yani. Sulu bırakırım işi bilmem ne bilmem ne. Allah da nasip etmesin bu yaştan sonra da rezil olmayı.

  344. 2:08:31

    Yani yalan kadar nefret ettiğim bir şey yok. Ölümüne gitse annem öyle derdi rahmeti. İdama götürseler rahmet doğruyu söylerim. Öyle bir kadındı. Kabrin nurunda. Allah rahmet eylesin. Bizim Karadeniz'in de biraz doğallığı var. Hamurumuzda da o doğallık var. Herhalde doğal insanlarla da çok geçti çocuklarımızın anlattıkları.

  345. 2:08:50

    Ben şimdi ekseri tabi Trabzon ve özellikle bahusus OF. Bahusus OF'lular. OF'da kalmadım. Gittim gezdim köylere çıktım ama. Bahusus OF'lular çok pratik zekalı insanlar. Hazır cevap insanlar. Öyle bir şey yok ya. Yani mesela bir Göktaş'ı anlatırız. Süleyman Göktaş deriz. Onun bir de abisi vardı. Pamuk dedi mesela.

  346. 2:09:19

    Ya sen bildiğin gibi olaylı. O da eşkıyalardanmış. Adam adam öldürenlerdenmiş. Sonra dönüş yapmış. Bembeyaz sakal. Biz tabi o vaziyetini gördük. Yani şimdi öyle bir güzel adamlar. OF'da gidiyoruz. Harp-i Şerif yaptık köyde.

  347. 2:09:31

    Şimdi 10 kişiyiz. Sanki 500 kişi kavga ediyor kardeşim. O abisiyle kardeş kavga ediyor ama. ilmi, tartışma, Lisan bilen Laz nereden başlıyor? Pazardan başlıyor. Yani çayeli lisan bilmez. Çayeli ama Samsur'a kadar Laz. Öyle değil, lisan bilene laz. Öyle değil. Yani lisan bilene Laz derler. Gürcü demek için Gürcüce bilecek.

  348. 2:10:07

    Veyahut da Gürcü bilmese de Gürcü'den doğmuş. Bu Gürcü, Ali Adil Efendi babamız Gürcü'ydü. Mesela Gürcelere de çok değer veririz. Lazlara değer veririz. Neden? Hocam laz. Emekleri var. 20 ay beni yedirdiler, bütün köylü. Komokti olanlar. Orada da tabii çok fıkralı, çok menkıbeli, hayatları doğal. Yani devamlı bir gülme olayı çıkıyor.

  349. 2:10:32

    Devamlı bir şey. Celal Hoca vardı rahmetli. Resmi imam da oydu. Bildiğin gibi bir şey değil. Çok yedim ben hocam. Ben şahit oldum hocam. Yani akli dengeyi bozarsın. Pazar Ardeşen çok. Biz de etkili olduk. Ali Dayı vardı, Avni abimizin, büyüğümüzün babası. Tabii yaşanmış olaylar. Ondan sonra sohbet ediyorum Ardeşen'de, Cuma günü.

  350. 2:11:00

    Ezanı geçirtmişim biraz. 14-15 yaşları. O Ardeşen'e de acayip ileri gelenler var falan. Moskova derlerdi, eski Moskova denen yerler. Ondan sonra ama iyi de Müslümanı da, Müslüman çok iyi. Ondan sonra kalkıyoruz. Camide doldu. Ben de işte şu anda öyle yapmam. Şu anda çok dikkat ederim olaylara. Dedi ki kes!

  351. 2:11:27

    Bir bağırdı. Ne olduğumu şaşırdım. Daha da çocuk. Ne olacak 15 yaşında, 14 yaşında. Ondan sonra Ali Dayı yukarıdaymış. Bu Ali Dayı'yı görseymiş yapamazmış. Mahvelden Ali Dayı Bey'le aşağıya dolaşabilirsin. Sen kes! Hocam devam! Ondan sonra yahu devam edebilir miyim? Yani birbirine girdirecek Cami Cuma.

  352. 2:11:49

    Gitmiş sahilde bir kadın almış. Oturmuşlar muhabbet ediyor. Bunun da evinin önü. Gitmiş. Çekil buradan bilmem ne. Burada ne yapıyorsun bilmem ne. O da demiş ben sana göstereyim bilmem ne. Kimsin demiş. Hakimim demiş. Küçük yerlerde hep tanırlar. Yeni geldim demiş. Yeni geldiysen beni tanımıyorsun sen de o zaman.

  353. 2:12:13

    Ali Dayı kimdir bir sor bakalım demiş. Ondan sonra gitmişler demiş. Sen ne yaptın yahu Ali Dayı. Bey oğlunun haracını yemiş. Sen bu adamla nasıl baş edebilirsin? Özür dile. Konuyu kapat demiş yani. Yani şimdi çocukluğumuzdan böyle acayip acayip. Camide bir olay öbürü bir olay. Bir iki bir olay. Gidiyorsun bir yere sakal bırak diyor bilmem ne.

  354. 2:12:35

    Bizim Bayburtlu Raif amca vardı. Beni de o gözdürüyor. Köpük rengi bir Mercedes ile gelmiş. 80 senesinde 80 model Mercedes. Beni sohbete götürüyor. Ben 80 senesinde kaç yaşındayım? 15-16. Sohbetlere gidiyoruz falan. Efendim senin oğlu Abdullah Hoca var o çok mübarektir. Fikrelerdendir. Fitnelere girmez.

  355. 2:12:55

    Ondan sonra bana çok şey var manevi denme var. Ondan sonra falan gidiyoruz. E şimdi gidiyoruz kapıdan çıkıyorsun. Raif amca işte adama de gitse sakal bırakır mısın bilmem ne. Ya diyor sakal bırakacağım da. Karım nereden öpecek diyor şimdi bilmem ne. Ulan dedi ne ne. Bilmem ne adamsın bilmem ne. Efendim sen buranı da mı bırak dedik yani.

  356. 2:13:13

    Yani böyle tartışmalar oluyor. 10-15 yaşına bakıyoruz. Allah Allah cami kapısında. Camilerdeyiz. Meyhaneye gitmedik kerhaneye gitmedik. Ama şimdi bizim camilerde konuşma şekilleri bildiğin gibi değil. Yani bana şimdilik adam bunu nereden bulduğunu anlatıyor. Ya uydursam kursam uyduramam. Roman yazamam.

  357. 2:13:37

    Bir şeyler yaşadım ki çoğunu da mahrem, müstehcen oluyor. Anlatamıyorum konuşamıyorum yani. Bildiğin gibi değil yani. Daha ne anılar gelir. Çok gelir hocam ya. Neyse özel bir site açarız. Onlar sadece erkekler. Böyle bir şey şifre çıkarsa ya da bilmem kaç yaşından sonra olanlar falan olur belki. Yaşamadığımız başımıza gelmeyen iş kalmaz.

  358. 2:14:01

    Bu arada kardeşlerimize öteki soruyu sorarken şey yapmalarını rica ediyoruz. Şu ana kadar program nasıl gidiyor? Buna dair yorumları varsa biz de en azından görmüş oluruz. Biz de yavaş yavaş sorularımızı. Herkesi mutlu edemeyiz ona kesin. Ama ekseriyeti mutlu edersek iyi yapmışız demektir. İşte ekseriyet de neye göre ekseriyet?

  359. 2:14:19

    Yani şöyle. Yaş ortalaması kim şimdi? Biz gençler dedik, yaşlılar dedik. Ortalama kim girdi, kim çıktı? Onu da bilebilecek miyiz? Doğru. Onu bilemeyeceğiz. Gencim diye bir şey yazsınlar da. Anket falan bir şey yapın. Ona göre biz ortalamayı baz alalım. Yaşlılar beğenmeyebilir bu konuşmaları. Bence beğenirler hocam, onların şeyi açtılar daha beğenirler.

  360. 2:14:38

    Çünkü psikolojik gençleşmek istiyorlar ya. yardım bekliyorlar. Yeni moda oldu. Müslümanlar şirke giriyor mu? Ondan sonra kandırılıyorlar. Haberleri yok. Siz ne dersiniz? Evren denen cansız bir mahluktur, yaratılmıştır. Tabiat da, dua ile aynı manadadır. doğayla aynı manadadır. Evren demek, kainat demek, mahlukat demek, Allah'ın yarattığı şeyler, Allah'ın yarattığına

  361. 2:15:13

    Mevlâb-ı A'râf'ı ödü'ûnî bana duâ edin. Es-Secibileküm, senin için kabul edeyim. Hatta ondan sonra, İnnel-i Nestekbirûnâ İbadetî. Bana dua etmekten kibirlenenler, büyüklük taslayanlar, zaten büyüklük taslamasına kafirdir. Çünkü ben Allah'a dua etmem, derse kafirdir. Zelil ve horhakir vaziyette cehenneme, yakında girecekler, ölür ölmez girecekler.

  362. 2:15:35

    Onun için evrene, efendim, dua yollamak, puta tapmak gibi, puta dua yapmak gibi. Mevla ne buyuruyor? Allah'tan başkasına dua yollayanlar. Lâ estecibûnelûn bişey. O duadıyla evren midir, doğa mıdır, boğa mıdır, neyse, ne mahluk ise, onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. İlla kebâsıtı keffeylel mâ liyebluha fâhu.

  363. 2:16:07

    Su orada duruyor, burada iki elini açmış uzatmış böyle, bekliyor ki su onun eline ulaşsın diye. Ölene kadar beklese, su orada durur, bunun eli de burada sap gibi kalır. Boş, eli boş döner. Caiz değildir bu. Nereden bu dolmuş? Bu çok bu aralar yaygın. Millet gâvur etmek için her yolu deneyecekler. Çok yapıyorlar hocam, tevafuk oldu.

  364. 2:16:31

    Bu arada maşallah bayağı bir beğenilmiş, Allah razı olsun. İnşallah bu bütün yorum yapan kardeşler de paylaşıyorlardır. Hatır için beğenmesinler. Bayağı beğenmişler. Şeyde istemeyiz yani. Şu an bir şey yapıldı, anket yapıldı hocam. 20 ile 30 yaş arası %34, 30 ile 40 yaş arası %34 beraber. 40'a kadar kaç oldu yani topla?

  365. 2:16:50

    40'a kadar hocam %60, 70, 78. İki genç sayılır idarede. Daha bin tanesi. Devam edecek şimdi. 40 ve fazlası %23. Güzel gidiyor hocam. Bence tahminim oydu. Evet. İnşallah camideki cemaat de böyle oran gelir. Amin, inşallah. Maksadımız o. Peki hocam, sizin gençlerde gördüğünüz en büyük kusur ne peki? Madem gençlere program yapıyoruz.

  366. 2:17:16

    Yani ben şimdi kusur, nasıl göreyim kusuru? Kusuru kendimiz de görüyorum. Yok anne. Yani biz ulaşamıyoruz, edemiyoruz. Eksiklik olarak. Eksiklik şöyle. Yani internete ve telefona takılıp, yani YouTube şudur bunlara takılmakta da bir faydalandıkları, kendi branşları alanlarına yardım aldıkları, sorularına cevap buldukları şeyler de var.

  367. 2:17:36

    Şimdi herkesin ayağına gidip hoca bulamaz. Ama buraya çok takılırlarsa, Evet. Yani gençler için. Televizyon geçti. Sosyal medyayla şey yapıyorlar. Buraya çok takılırlarsa bir defa takılıyorlar. O kesin. Bu takılmanın sonunda zararları ne olacak? Hafızaları bozulacak. Ezberleme gücü gidecek. Her şey şarja bağlı olacak.

  368. 2:18:03

    Şarj bitti, pil bitti, ilim bitti olacak. Fazla kıyas imkanı vardırken, sapıtma ve yanlış ama tıpta, her konuda yanılma payları artacak. Ve en mühim şey beyin dağınıklığı yaşayacak. Bu beyin dağınıklığı öyle bir şey ki, yani kimse seni daha toplayamaz. Kafanı sepet havasına çevirir. Ondan sonra annen bir şey söyler oradan, onu duymazsın.

  369. 2:18:32

    Baban cevap bekler, cevap veremez hale gelirsin. Yarın bir gün evlilikte de büyük sorunlar yaşanır. Çünkü evlilikte hanım senin annene babana benzemez. Annen baban sana bir tolerek gösterir, müsamaha gösterir. Ama hanım alıngan olur. Veya erkek hanımına karşı alıngan olur, hassas olur. Sen bana hiç itibar etmiyorsun, bilmem ne diyorsun.

  370. 2:18:52

    Ya bir şey söyledim, duymadın mıya gelir. Birçok aile, yuva da bu internet takıntıları, kadının, kocanın ayrı ayrı, internete bakarken ki yaşadıkları bilmem ne, değişik bir şeylerden dolayı bozuluyor. Onun için, tabii Allah'ın mavzularına günahı düşme sebebi de var. Ama şimdi onu o sebebiyet var diye haramdır, günahtır denmez.

  371. 2:19:14

    Çünkü cihazlar ne yönde kullanılırsa fetva ona göre verilir. Hüküm onun kullandığı yöne göre verilir. Cihazlar, aletin kendisi araba gibi helal haram bıçağı denmez. Ama adam bıçaklarsa haramdır. Dolayısıyla ama burada gençlere ben, mümkün mertebe yaşadıkları hayata bir baksınlar. hayatlarını devamlı görsele, sosyal medyaya hasret etmesinler.

  372. 2:19:39

    Zaruret miktarı, işleri için zaruret miktarıyla yetinsinler. Bunun dışında çok günaha girme vesilesine karşı bir de kafa dağınıklığını toplayamazlar. Yaşlanınca daha beter olurlar. Bir yaşa kadar kafam iyiydi, sonra şeker hastalığı, şu hastalığı, bu hastalığı, bir akıl hastalığı kalmadı yani şu ana kadar, elhamdülillah, her tarafımız gitti,

  373. 2:19:59

    Elhamdülillah her tarafımız gitti, şah damarlarına kadar tıkandı. Böyle bir noktada bile, bana şimdi diğerleriyle kıyas yapıyorlar da, bilgisayar almadan, önüne bir laptop almadan çıkıp da 5 saat, 6 saat konulara, mümkün mesele hakim vaziyette, eskiye göre biraz daha azaldı ama bu vaziyette konuşmamı neye borçluyum?

  374. 2:20:24

    Bu internetlere kendim girememem, YouTube'a kendim girememem. Eğer bir zaruret olursa açıp bir şeyi dinletmeleri, yani sosyal medya özürlüsü olmamın bereketini yaşıyorum. Ama bu gençlerin hiçbiri, 20-30 yaşında buna takılanların hiçbiri, kesinlikle söylüyorum, 60 yaşına geldiklerinde hafızaları böyle yerinde, eskileri hatırlamayacak.

  375. 2:20:48

    Bu yazık değil mi ya? Çok iyi dediniz. En kusur, kötü şeyi onu görüyorum. Eyvallah, bunu zaten evvelden de biliyorduk, tekrarınızı yollayacağım. Burcu Dönen kardeşliğimiş, programınız gayet güzel gidiyor. Ben 42 yaşındayım ama 15 yaşında kızım, 10 yaşında da oğlum ile sizleri dinliyoruz diye. Böyle de var, tek dinlemiyorlar yani.

  376. 2:21:08

    E tabi sen oradan bir siteden bağlananı bir kişi saymayacaksın, belli olmaz. Bir de Ömer Kardeş sormuş hocam, borsa az hissesi almak, borsa caiz midir? Borsa caiz değildir, yani borsanın şu anda delillerini saymakla uğraşamam ama benim yine bir kitabım var. Faizli muameleler.

  377. 2:21:35

    Yine de baksınlar firistinde, çünkü firisti var. Ben onu da hatırlıyorum. Çünkü bayağı sene oldu o da. Faizli muameleler. Bu esnaf tüccar için, helal haramı gözeten ticaret erbabı için bunu da yapmıştık. Ondan dolayı orada da beyan edildiği üzere diğer fıkri heyetleri buna fetva vermiyor. Delilleri kuvvetli.

  378. 2:22:03

    Eskiden şunu derdik, hisse meçhul değilse, hayali değilse, sabitse bir de neyse çalıştığı malzeme, mal haram değilse. Banka hissesi değilse, tekel hissesi değilse falan. Yani neyin hissesini aldın? Tavuk bilmem ne çiftliğinin. Haram değil. Bir de hissen hayali mi değil mi? Hakikaten var mı o kadar karşılığı?

  379. 2:22:35

    Bunlarla fetva ve devreleri hatırlıyorum ben. 30-40 senedir muhatapım. Ama şu anda iş çığırından çıktı. Adam anında alıyor, anında satıyor. Aldığı malı temellük etmiyor. Malın aynını bilmiyor. Zayanını bilmiyor, ziyanını bilmiyor. Hiç de bilmeden anında sattım, anında aldım. Daha malik olmadan. Mülküne geç intikal etmesi falan.

  380. 2:23:07

    Yani tamamen sistem hayaliye dönmüş. Sistem hayaliye döndüğü için. Elle tutulan, gözle görülen bir şey. Bir anda çıkmalar, bir anda kumara dönmüş. Bazen kısmen. Var mı orada borsa lafı? Sen de görünsen namerem değilsin. Faizli muameleler diye kısa ismi ama baya uzun bir isim hocam. Okuyayım mı baştan sona?

  381. 2:23:33

    Oku. Faizcilerin düçar olacağı azaplar ve finans kurumları, Ondan sonra altın hesabı, sigorta, kasko, kredi kartı ve borsa gibi konulardaki faizli muameleler ve borçtan, ihtiyaçtan kurtuluş duaları. Baya kitabın ismi zaten her şeyini özetledi. Sayfa 281'de de borsa bölümü var direkt hocam. Borsa bölümü var tamam oraya da detaylı bakabilirler.

  382. 2:23:57

    Saç ektirmek caiz mi hocam? Caiz değil. Ayet-i kerimede şeytan diyor ki Ben onlara emredeceğim. Allah'ın yarattığı şekli değiştirecekler diyor. İşte Allah'ın yarattığı şekilde gelsen gelsin, körsen körsün. Ama sen şimdi körüm diye gözünü açtıracak ameliyat olma anlamına gelmiyor. Onu yaparsın. O çünkü senin bir zaruretindir.

  383. 2:24:30

    Zaten başını açık kesmeyeceksin. Kim Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinirse, zarar etmiştir diyor. Nisa Suresi'nin ahadinde benim bu ustada kitabım var. Hani orada saç ekme o zaman yoktu gündemde diye ben onu 25 sene evvel kitabım. Yani saç ekme belki yoktur orada ama sakal tıraşı, bıyıkla ilgili hükümler, fiziki özelliklere müdahaleler, estetikler vs.

  384. 2:25:20

    ile ilgili. O kitabın adı da Fıtrat-ı Taghir. Taghir evet onu biliyorum hocam. Allah'ın yarattığı şekle müdahale ve değiştirme hakkındaki hükümler. O da güzel. Tabii şu anda çok mükemmeliyetçiyim çok daha detaylı yazardım ama eski şeylerimde de güzel ilimler koydum. O da çok güzel. Onun için alimler buna müsaade vermiyorlar.

  385. 2:25:41

    Ama çörek otu yağ sür, sarımsaklı bir şey var. Hani şeylere sarımsak sürerler, saç kıranlara falan. Böyle bitkisel yöntemlerle olur. Ama bütün yolların önünde olmadığı artık bırakacak. Tabii Allah'ın kaderine rıza gösterecek. Ona müsaade verilemez. Story çok güzel bir şey. Estetikler de aynı. Ha burnunun nefesi almıyor.

  386. 2:26:08

    Saç boyatmak. boya ama Allah'ın fıtratını değiştirmeye müdahaleye giriyor. Ancak kadınlar da işte eşi bazen beyazlığa çıkıyor. Eşi onun yaşlı görür, gözü dışarıda kalır. Bu gibi meselelerden kadınların işi erkeklere benzemez. Ama tabii kınaya müsaade etmiş adı şerifte ama siyah kına. Adam diyor ki sen siyah boyamışsın.

  387. 2:26:38

    Bu ilk boyayan firavundur siyah. Bu caiz değil diyorsun. Adam diyor ki ben siyah kına buldum. Ya kardeşim kına olup da siyah mı olur? Kınayı da boyamışlar o zaman siyah yani. Dolayısıyla saçma sapan şeyler yapıyorlar. Bazı zaruretler farklıdır. Kadın erkeğe benzeyen yerlerden bir şekilde tüyler çıkarsa, kaşları bir araya bitişik gibi erkek durumuna döndürürse,

  388. 2:27:02

    tipi fiziki tipi yaratılıştan erkeğe benzemek durumları olursa, kadınlar için bunlara müdahaleye müsaade edilmiştir. Ama bir zaruret olmayan konularda, sırf güzellik için, tezginat için, dişlerini yontturma, şurasına şunu taktırma, ekletme çıkartma ne Allah'ın yarattığı fıtrata müdahale olduğundan caiz değildir.

  389. 2:27:29

    Biz hocam yavaş yavaş kapatalım. Böyle bir niyetimiz var ama bir soru geldi. Bu soruyu sorup böyle kapatmaya niyet ettim. Ne kadar oldu? Yani iki buçuk saat oldu. Tamam. Bu soruyla kapatalım inşallah. Evet. Onları üzme. Yoksa bizim muhabbet gider sabaha kadar. Benim bir derdim yok. Allah razı olsun.

  390. 2:27:45

    Kitaplardan konu açıldıysa madem, ben kardeşlere özellikle kendim bir tane tavsiye edebilirim hocam. Ben sizin birçok kitabınızı beğeniyorum ama, şu Kırk Hadis kitabını okumayan kardeş varsa, yani özel benim isirhamım olsun, onu okuyun. Ben ondan almış olduğum ilim ve toparlamayı daha hiçbir yerde görmedim.

  391. 2:28:00

    Şuraya konuşacakmışım. Nereye? Nereye konuşacakmışsın? Sesin gitmedi mi? Gitti. İki tarafa da konuşayım. Manzara görerek daha mı etkilenirsin? Kırk Hadis'te şöyle göstereyim, tevafuk burada varmış. Bu da benim şahsi tavsiyem olsun. Ama özellikle tavsiyem olsun. Bize kardeşler çok soruyor. Ya bunda bazı hadiste kırk sayfayız ha.

  392. 2:28:20

    Çok hoş. Bir de kütüb-ü sitte altı imamın ittifak ettiği, bir de kader gibi bir konuda, sahabe-i müdafaa gibi de itikadi konularda. Hazreti Muhaviye meselesinde böyle genişçe, güzel, cevap da var. İçtihat meselesi. Sahabenin savaşlarındaki içtihat meselesini başka yerde bu kadar bulamayabilirler. Yok, ben hayran kaldım.

  393. 2:28:36

    Çok hoşuma gitti. Bu kadar delilleri bulamazlar. O kimseyi de öyle susturdum. Bütün medreselerde, her yerde ders kitabı bulacak. Talebeye ezberlettirilecekse, tercih edilecek. Çünkü kütüb-ü sitte imamı ve özel seçilmiş konular. Kırk Hadis'i de çok güzel hadislerle, ayetlerle de şerh ettiniz. Benim çok hoşuma gitti.

  394. 2:28:51

    Dedim madem yine kitap tavsiye edeceğiz demesem. Allah dersini kalk etsin. Amin, Allah razı olsun. Hocam bilgisayar oyunu, oyununu sohbet dinlerken oynayabilir miyiz? Oynasak caiz olur mu? Kafası yetiyor mu hem oraya hem oraya? Var öyle kardeşler. E çok zeki oluyor. 5-6 yeri birden dinliyor, cevap veriyor bilmem ne.

  395. 2:29:08

    Yani bilgisayar oyunu, şimdi ya oyun ya sohbet deyince, oyunu tercih ediyorsa, oyunla birlikte izletsin. Yani sohbetten olmasın. Anladım hocam. Belki aradan bir şey kaptırırız. Kar alırız. Kar. Ama edebe muhaliftir. İlim meclisi edebiyle oturan, dinleyen farklı fazilete nail olur. Ama ben, işte benim ele alıştık.

  396. 2:29:30

    Bazısı çocuklarda, gençler şey oldu ya. Bu arada gençler şey oldu ya, eli durmadan kafası çalışmıyor. Ve öyle hep oraya bakarken burayı ancak anlayabilirim diyor yani. O zaman ne diyeceğiz ona ki, bizim dediğimiz anlamak için her türlü şey mubahtı, her yol mubahtı demiyoruz da, bilgisayar oyunu gibi şeyse, oyunun içeriği de tabii namer, emal, alaram karışmıyorsa.

  397. 2:29:51

    Bazen bir şey dinlerken bir şey de okuyabiliyorum ya, ben de öyle bir şey değilim. Tabii ben 5-6 yeri birden dinliyor, bir cevap veriyordum. Hanım derdi ki sen aynı anda televizyondan oradan haber, buradan yazı ithası, buradan telefondan konuşma, arkadan da onlar bir şey konuşuyor, onlara da cevap.

  398. 2:29:58

    Hanım derdi ki, sen aynı anda televizyondan oradan haber, buradan yazıyı tavsiye et, buradan telefondan konuşma, arkadan da onlar bir şey konuşuyor, onlara da cevap, bu nasıl yapıyorsun falan diyorsun, zaten nazar etti artık. O maşallah da dedim demedim bilmiyorum, şu anda durumumuz geri doğru gidiyoruz yani.

  399. 2:30:13

    Yok hocam maşallah diyelim. Ne maşallah, sen yine maşallah de de olan kalsın bari, kardır. Biz maşallah diyelim. Şey kitabı tavsiye ederken bak, elhamdülillah kardeşler sordu, bunlar hocam sitelerden alabiliyorlar değil mi? Ya işte o bazı siteler var, hepsi bu sepette gibi, benim telif verdiğim yerler, ben kendim dükkanım yok, kendim pazarlamam yok, ben bu işlerle uğraşamam.

  400. 2:30:35

    Adam çek verir, 100 bin liralık mal alır, ödemez, onunla nasıl uğraşayım? Bütün ilim kalır, onun için işte hepsi, her şey bu sepette, ben aylık telifime bakarım. Her şeyi bu sepette, ben aylık telifime bakarım. Ona da zam istedik, biraz zam yaptı yine Allah razı olsun ama kardeşim 6 senedir zam yok.

  401. 2:30:55

    Böyle nereye gideceğiz yani? O da diyor ki kitap ucuz vermek zorundayız, pahalı olsa Müslüman alamıyor. E biz de zam yap diyemiyoruz. gidiyoruz. Faturaları başa başa gelecek hale geldik zamlardan ama Allah rızası için gece gündüzümüz bu hizmettedir. Allah razı olsun.

  402. 2:31:11

    Tabi destek olarlarsa, hali vakti müsaade olanlar dağıtırlarsa, yayarlarsa, yani bir insan 100 tane, 200 tane, 300 tane durumuna göre alıp da medreselere şu 40 hadise ulaştıysa bu ne büyük bir mesele. Şey yapmıştım, çekiliş yapmıştım hocam, kime gönderdiyse bu eser hayran kaldı, o yüzden ben özellikle tavsiye etmiştim.

  403. 2:31:28

    Hakikaten benim de şimdi tekâmül, en şey kaynağın, ilmi, delilli kaynağın deyince, hani ne diyorsunuz onu sonra, biz Arapça'da masadır diyoruz, kitabın sonunda ne var, bilmiyor musun? Kaynakça mı? Kaynakça, kaynakçanın da bir gavurca adı var, ben onu kullanmak istemiyorum. O zaman onu gavurca diye kullanmıyordum, şimdi kaynakça biraz Türkçeleşmiş, kaynarca'ya döndü.

  404. 2:31:46

    Şimdi o kaynakçalı tek kitabım Tarikat-ı Aliye'de Rabutay Celiye. Evet, o da çok güzeldi. Onu efendim sana emrettiği için canım çıktı bütün yazmalardan için. Bir de onu hangi kitaptan, ne aldın arkada kaynakçasında yaptın mı, o beni çok uğraştırdı. Onu üç kere, dört kere, o öyle. Ama mükemmeliyette, yani ölümü cennet, birçok ilim bir kitapta hangisinde?

  405. 2:32:10

    Belli etti kendisi. Diğer eserlerinize de ben çok istifade ettim ama bundan aldığım tat da ayrı olunca ben bir kardeşlere tavsiye edeyim dedim. Evet. Ben okuyana da bana çok dua edeceğini düşünüyorum, hani tavsiye ettiğim için. Bu videoyu izlediğiniz için teşekkür ederim. Tamam, sana da sebep gelir.

  406. 2:32:21

    Eyvallah hocam. Hayra delalet eder, hayra yapar. Bu hâdiyet namazlarında... Ama yani işte canı ekşili istiyorsa arada yani şöyle dua yaparken bile inşallah tam kabul olmaz gibi. Ya onu dedi daha. Şimdi bir insan iradesini kullandığı zaman sigarayı bırakacağım diye bir ilaç verdiler Göktaş'a ne yaptı?

  407. 2:33:07

    Dedi ki yahu dedi baktım ki dedi bu ilaç dedi tesirli geldi. Evvelce denemiş bir şeyler tesir etmemiş o sigaraya devam etmiş. 80 yaşında içiyordu. Bu sakalı bembeyaz burası sapsarı. Dedi ki yahu dedi anladım ki dedi bu ilaç tesir etmeye başladı sigarayı bırakabileceğim. İlaç bıraktım dedi şimdi. Ha şimdi bu kafayla dua kabul olmaz.

  408. 2:33:31

    Bir insan o hacet namazını kılarken ya kabul olursa diye korkarsa bu adama ne diyeceğiz ya? Hakikaten isterse Allah onu helal edecek. Ama ne var? Yardım almak istediği dualar varsa. Şimdi onun bütün rivayetlerini öyle bir topladım. Kur'an dualarının ikinci cildini hazırlıyorken. Yahu dedi müstakil onu bari baştan çıkarayım.

  409. 2:33:54

    Çünkü kitabın yarısı o. Kur'an dualarının ikinci cildi İbrahim suresinden sonra bütün münezzinatı ben nasa kadar. Bütün duaların ikinci cilde bitiyor. Bu Kur'an dualarında en tesirli ismi azam ise ismi azam. Hacet duası. La ilahe illa ente subhanikum. İçi yanacak. Senden başka ilah yok. Seni tenzih ederim.

  410. 2:34:18

    Sen bana bu alışkanlığı. Sen yarattın bende bu alışkanlığı. Yaratan sensin ama. Sen bunu bana zorla yaratmadın. Benim nefsime uydum. Canım eksili istedi. İnnî kudrû minaz zâlimîn. Sen bana bu günahı nasip ederken, yaratırken diyelim, razı değilsin. Bana zulüm de yapmadın, haksızlık da yapmadın. Çünkü diğer kullarında niye yok?

  411. 2:34:44

    Niye bende var? Benim de burada nefsimin payı var. O zaman sen bana zulüm etmedin. kendi nefsime zulmettim." Bu manayı mülaza ederek, özellikle bitir namazından sonra, bitir namazını kıldıktan sonra sağa selam edecek, sola selam edecek, sağa selam verecek, sola selam verecek. Estağfirullah, Allahumme entes selam.

  412. 2:34:59

    bitirir, esselamu aleykum ve rahmetullahi ve selamu aleykum. Hemen yerinden kalkmadan bir secde yapacak. Buna hacet secdesi diyecek. Bu da hacet, işte şey. Bu hacet secdesinde 41 kere. Namaz içinde değil yani. Yok, namazdan selam verecek. Hacet secdesi için tek secde yapacak. Bu tek secdede La ilahe illa ente subhaneke innikun cümlen zalimi

  413. 2:35:21

    parmaklarıyla hareket yapabilir namazın içinde değil, sayı için. En az 41, fazlasında zarar yok. 41 kere buna devam edecek. Ama hangi sıkıntısı olan buna dua etse, illes tücibeleh, mutlaka kabul olacak. Ama, hangi sıkıntısı olan buna devam edecek? Bir de Kur'an-ı Kerim'de, Yunus Aleyhisselam hakkında, feneccenâ minel gam, bu duayı okuyunca gamdan üzüntüden şimdi,

  414. 2:35:39

    Bu duayı okunacak, gamdan üzüntüden. eğer bir insanın derdi eşcinsellik hastalığına müptela olması veyahut lezbiyenliğe müptela olması… Şimdi eğer bir insanın derdi eşcinsellik hastalığına müptela olması kadınlara o gözle, şehvetle bakması gibi bir sıkıntısı varsa bundan büyük gam olur mu ya? Bir insanın psikolojisini, dünya ahiretine zarar verecek,

  415. 2:35:57

    bundan büyük bir hastalık olur mu? Bu büyük bir hastalık. Bu bir gam, keder. Kanser olduğunu haber almaktan daha kötü. E bu, bundan kurtarmak için bu duayı yaparsa diyor ve keder gelince müminin, Yunus A.S. kurtardık, müminleri bununla kurtardık. Yunus Aleyhisselam'ı kurtardık, müminleri bununla kurtardık.

  416. 2:36:11

    Böyle kurtarırız da, bununla kurtarırız. Dolayısıyla Kur'an'da bir dua tavsiye edilip de peşine bir de beş Rabbena var ama o direkt değil. Duaları sayarken beş Rabbena getiriyor, feste cevap veriyor, Rabb'i kabul etti diyor, Ali İmran'ın son ayetlerinde. Orada Rabbena'yı beş sayıp, Cafer-i Sadık beş Rabbena desen, peşine dua et.

  417. 2:36:31

    Ama şimdi burada öyle değil. Belli bir dua, müminleri bununla kurtarırız diyor. Bunu en kısa yoldan tavsiye edeceğim. Hacet namazı kısım, dualar bilmiyorsa bile, Yasin Şerif. Ne niyetle okusun? Ne niyetle okursa bir kere de olur. Bunu 41'e tamamlasın, hep bu niyetle. Yasin'i mahkûretle. Ne niyetle okunursa oku.

  418. 2:36:51

    Kalkmadan mı okunuyorsak? Yok. Mümkün mertebe. Muhtelif meclislere bölünebilir. Ama işte aralarda günah işlemezse, insan dikkat etse falan. Yani yakın zamanlarda olursa, günah işlemeye çok fırsat kalmasa, kabule şayan olur. Sonra Zemzem. Ne niyetle itinirse Zemzem olur. Bu sayı hadistir. Hafızam güçlensin diye iten, hadiste İbn-i Hacer'e yetişeyim dedi.

  419. 2:37:18

    İbn-i Hacer'e yetişeyim dedi, İmam Suyuti, İbn-i Hacer'i geçti yani. İmam Suyut, İbn-i Hacer'i geçti yani. Hepsi söylüyor bunu. Ben zayıflayayım diye içtim. 3 niyetle içtim. Üç niyetle içtim. Üçü tak tak tak oldu. Fiziki. Sadece bir fiziki niyet edeceksin, biraz fazla içtim. Yani şöyle 3 bardak, 5 bardak, 15 bardak isteğim oldu.

  420. 2:37:36

    Bir de Ya Rabbi, Habibim buyurdu. o vahiy almadan konuşmaz. Arapçasını bilmesen de, Zemzem ne niyetle içilirse o olur. Bu hadis-i şeriften dolayı. Ama ne niyetle? Yani alakasız. Zayıflayayım, şişmanlayayım, kafamda saç çıksın, güzel bir eş bulayım, yahut da falan kız istiyorum, ailesi vermiyor. Her niyetle Zemzem.

  421. 2:37:59

    Ne alakası var değil. Ne niyetle içersen ama. Gayrimeşru caiz değil. Onun için Zemzem, halis Zemzem, Kabe'ye bakarak daha iyi olur. Yoksa kıbleye dönsün, ayakta içsin, ve salavatlar arasında. Senin peygamberin bunu buyurdu, sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine. Mesela ulema hep der ki, maddi isteklerim için hepsini yaptım oldu.

  422. 2:38:23

    Şimdi niçin içiyorum? Kıyamet günü susuzluk çekmeyeyim diye içiyorum. Onu şimdiden deneyemezsin. Ama bunlar ki oldu. Yani bu sahih hadistir. Bunun hakkında da bir kitabım. Han maddesi, malzemesi hazır. Rabbim o kitapları çıkarsın hocam. O Zemzem'le ilgili ulemanın, meşayıhın naklileri, ben kendim de denedim.

  423. 2:38:45

    Yok, Zemzem'in rivayetini ben de sizden duymuştum. Denediğim haklı oldu. Ama tam detaylı öğrenmiş olur şimdi. Yani bu tabii, mesela bir insan Zemzem'e devam etse, ve yarabbim de ki, bu eşcinsellik temayülünü al. Hiçbir şey yapmasa Zemzem ile kurtulur. İnşallah. Yani hadis böyle nereye diyeceğiz? Şüphe şüphemiz olmayacak.

  424. 2:39:04

    Ama şüphe girerse bitti. Yani bir şeyin tesiri itikada bağlıdır. Allah razı olsun. Evet. Biz yavaş yavaş kafadan... Mesela adam, muskaya para alayım diye, şarkı türkü yazmış. Ama alan itikad ettiği için, onun şeyi geçmiş. Adam da geçtiğini bu sefer görünce, o da şaşırtmış yani. Lan biz çala kalem bir şeyler yazdık, türkü lafları yazdık.

  425. 2:39:26

    Bu nasıl iyileştik öyle? O en azından yazmış. Geçen çıkarttılar muskayı, içerisinde... Çıkartırlar müzikayı, içerisinden gazete parçaları çıkmış hocam. E tabi. Ama şimdi şöyle de bir şey var. Kocakaray Tüccarı'nın saf ve iyi niyetle bağlananı Allah-u Teala niyetine göre muamele ederim diyor ya. Ama o adam sahtekarlığından, o kafasından, dünya hasret belayı bulur.

  426. 2:39:46

    O ayrı bir şey. Bir de âyet yazdım diye sen gidip türkü yazarsan... Kâfir olma deligesi bile var. Onlar bakalım ne istiyorlar, saat uygun mu, anket yapın, bu saatler uygun mu, biraz daha devam edilsin mi, biraz daha erken mi başlansın, dikkat edilmesi gereken, rahat edilmesi gereken hususlarda talepleri nedir.

  427. 2:40:11

    Onlara göre bizi yönlendirsinler. İlk program âyetinde elhamdülillah güzel oldu, hem keyifli oldu hem de soru cevap verici oldu. Bazı sorulara kısa cevap verebilirim ama bazı sorulara kısa cevap vermem caiz olmaz. Kafada soru işaret ederiz. İtikadi bir konular olursa helal haram gibi bunlar muhabbet var olmaz.

  428. 2:40:28

    İlla da kısa kes diyorlarsa biz de o soruyu mesela havale edeceğiz. Bir kitaba şuraya buraya. Veyahut youtube'da paylaştığımız cevaplara. Çünkü o kadar uzun giremeyiz. Şimdi ben de görüyorum bazı kardeşler mesela bazı sorulara kısa kes deniliyor ama sizin akıcılık olduğu için bir de her soruya cevap vermeyeceği için.

  429. 2:40:45

    Sıkmamak var. Sıkmamak olduğu için. Ama fazla soruya cevap verebilelim. Fazla kardeşimizin talebine cevap verebilelim. Onu istiyorum da. Biz anketimizi de yaptık inşallah saatle alakalı. İnşallah onun da tesirini görürüz. Elhamdülillah biz kardeşlerimize böyle bir şey niyet ettik. Ayda bir yapmayı da inşallah kendimize niyet ettik.

  430. 2:41:05

    Rabbim bir sıkıntı göstermesin. İnşallah böyle bir devam edeceğiz. Her ayın son, bu hafta hangisi cumartesi? Ayın kaçı? Şu an ortası. İkinci mi? İkinci oluyor evet. Biz birincilerde Bursa'dayız. O belli. Yine bakarız hocam. Yani ikinci... Yani ikinciyi bombaz alalım. Millet de bir şey bilsin. Onu inşallah yine sunalım.

  431. 2:41:30

    Biz kardeşlere sunalım hocam. Yine bir fikir olarak bir ay sonra ikinci cumartesi. 14 Ocağa geliyoruz. Şimdilik inşallah Allah bir mani vermezse diyelim. Tamam inşallah. Rabbim sizden razı olsun hocam. Çok güzel cevaplar oldu. Amin sizden de razı olsun. İnşallah tesirlerine halk eder. İzleyen kardeşlerimize de çok teşekkür ediyoruz.

  432. 2:41:49

    İnşallah şöyle niyet ettik. İkinci cumartesinde yani 14 Ocak'ta görüşmek dileğiyle diyoruz. İnşallah... Bunu kapatmasam bana kızarlar. Dediler madem kapatıyorsun hocamızdan bizim için çok dua iste. Sonuna kadar çok beklediler. İşte birçok... Amin. Ya Rabbi ya Rabbi. Rabbana Rabbana Rabbana Rabbana Rabbana.

  433. 2:42:22

    Ya Rabbi şu saate kadar senin rızan için, senin dinini öğrenmek için, vesair maddi manevi hususlarda, hepsinin Allah'ı sensin Celle Celaluhu. Ya Rabbi. Hepsinin muradlarını biliyorsun, hacetlerini biliyorsun, kalplerinde gizli olanları biliyorsun. Kurban olduğum sana Allah'ım. Sen cömert Allah'sın. Herkesin istediğini versen.

  434. 2:43:10

    Hazinenden zerre kadar eksilmez. Biz sana böyle iman etmişiz. Şu okunan ayet-i hadisler veya sohbetler hürmetine, bu kardeşlerimiz de bizi de hayırlı muradlarımıza nail eyle. Umduklarımıza nail eyle. Korktuklarımıza emin eyle. Kalplerimizde ne muradımız, dileğimiz varsa, ihsan eyle. Cemil müşkilatımızı hallü asan eyle.

  435. 2:43:32

    Sıkıntılarımızı ferahat ebdile eyle. Sen fazl-ı keremine bize lütsunla muamele eyle. Müslümanların üzerine, tarikat ehlinin üzerine gelen bu saldırıları bertaraf eyle. Kötü niyetle Müslümanlara saldıran ve bütün Müslümanları aynı suçların içine, kötü işlerin içine bulaştırarak hepsine hakaret edenleri, Ya Rabbi, Ya Rabbi, umduklarını buldurma.

  436. 2:43:54

    Korktuklarından kurtarma. Fırsat verme Ya Rabbi, fırsat verme Ya Rabbi. Sen fazl-ı keremine bizlere iki cihanda saadetler, selametler ihsan eyle. Her işlerde akıbetlerimizi güzel eyle. Dünyanın rüsvalinden, ahiretin azabından muhafaza eyle. En hayırlı, ömrümüzün kısımlarını, son kısımları eyle. Amellerimizin en hayırlarını, son amellerimizi eyle.

  437. 2:44:16

    Günlerimizin en hayırlısını, sana kavuşacağımız gün eyle. Bu dualara amin diyenleri narcemden azade eyle. Dillerine cehennem teydirme. Ve Ya Rabbi, sen fazl-ı keremine ölene kadar bu itikatta bizlere... itikadda bizleri muhafaza eyle. Kaymaktan, caymaktan, şüphelenmekten muhafaza eyle. Amin amin. Bi hürmet Tâhâ ve yâ Seyyidil Sallâllâhü Teâle alâ Seyyidina Muhammedin

  438. 2:44:38

    ve alâ aleyhi s-salâmi ve sellem ve teslimen kethîrâ. Velhamdülillâhi Rabbil alemin.