1:19:38 / 1:40:40

  1. 00:01

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi llezi hedâna lehâzâ ve mâ künnâ lehtedie lev lâ en hedâne Allâh. Kad câd Resûlü Rabbinâ bil haqq. Sallu alâ Resûlünâ Muhammed. Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammed. Sallu alâ tabîbü kulûbunâ Muhammed. Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammed. Sallu alâ şefia zünubunâ Muhammed.

  2. 00:31

    Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammed. Euzubillahimineşşeytanirracim. Rabbim abdübüke minne mâ zât-ı şeâtîn ve abdübüke Rabben yâ Huzurûn. Bismillahirrahmanirrahim. İnnâ allezîne gâlihu Rabbunâllâhu fîs-semmestegâmu tetenezzelu aleyhimu'l-melâiketu vellâ tehgâfuhu vellâ tehzenuhu ve ebşeruhu bil cenneti illetî kuntum tu'adûn.

  3. 00:58

    Sadakallâhu'l-azîm. Allahümme enfe'anâ bil Kur'ân-ı Azîm. Ve bârik lenâ fîhimel-hamdü lillâhi Rabbil-alemîn. Ve estağfirullahil hayyi'l-qayyûm. Hassantukum bil hayyi'l-qayyûm illedî lâ mu'te ebedâ ve defa'tu anni ve ankumu's-suûb. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm.

  4. 01:18

    Buraya sırf bu duaları almak için, üzerinize koruma duası okuyorum, nazardan şerden muhafaza için. Sadece gelseydiniz, bu duayı alsaydınız, gitseydiniz, yine kârdaydınız. Yani kazanmıştınız. Allah için geldiniz, kadın erkek toplandınız. MaşâAllah güzel külliye olmuş el-Aziz'deyiz. mübarek bir birliği olmuş.

  5. 01:43

    El-Aziz'deyiz. Bu mübarek belde benim en sevdiğim beldelerden çünkü Harput, mübarek Harput'umuz ve orada bulunan Fethi Ahmet babamız, ondan sonra Arap babamız vesaire, ulema, meşayıh, her taraf evliya kaynıyor. Türbeler, tekkeler, seyyidler, şeyhler, veliler, salihler, bu itibarla, yani El Aziz çok mamur bir yer ve şanslı bir yer.

  6. 02:22

    Şimdi onun için tabi yarın Malatya'dayız inşaAllah orada biraz daha erken başlarız burada biraz geç oldu. Şeyh Hayrettin Efendi Hazretleri'ni ziyaret ettik, onun taziyesine gittik. Oradan işte arkadaşlar bizi oraya buraya götürdüler neyse elhamdülillah sizle buluştuk.

  7. 02:46

    Şimdi televizyonların başında Leale Gül'den her yerden tabi Youtube'dan dinleyenler de var. Bu itibarla şimdi onlar da darlanıyormuşlar niye başlamadı, niye başlamadı? Yahu arkadaş size ne oluyor? Bunlar burada sıcakta ne zamandır gelmişler kapılar bacalar doldurmuşlar. Bunlar bir şey demiyor da oturmuşsun evinde çay içiyorsun.

  8. 03:15

    Evinde çay içiyorsun, meyve yiyorsun, bir de yandan bizi izliyorsun. Size ne oluyor ya? Rahat oturun işte, ne elinde var? Yük burada. Yük burada, cemaatin sırtında. Muhterem kardeşlerimiz, daha rahat zamanlarda gelirim. İnşâAllah niyet ettim. Evet, dinlesinler inşâAllah. inşâAllah niyet ettim evet bir âyet, bir hadis okumaya geldik arada da tabi başkalarında okuruz

  9. 03:46

    belligû annî velev âyeten bir âyet olsun benim tarafımdan ilaçtırın. Buyurdu sallallahu teala ulaşın Allah-u Teâlâ, aleyhisselâm Efendimiz, onun için meclisimizin ilim meclisi olması müteemmen ve mübarek olmasını istiyorsak, âyet okuyacağız, hadis okuyacağız. Âyet ve hadis okunmayan meclisler, ilim meclisi olamazlar.

  10. 04:13

    Konuşan hoca da olsa, hacı da olsa, konuştuğu muteber. Onun için ne buyurmuşlar? Konuşana bakma, ne konuştuğuna bak. Çünkü konuşan, konuşan isterse, Allameccan olsun, hafız olsun, hoca olsun. Eğer âyet okumuyorsa, hadis okumuyorsa, milleti uyuşturacak şeyler konuşuyorsa, romanlar gibi edebiyat çatlatıyorsa, bunda millete bir fayda yok.

  11. 04:49

    Onun için kardeşlerimiz, Hafız Efendi biz işte yoldayken, burası İstanbul'u geçmiş. Her yer ışık, ışık, ışık, ışık. İstanbul'da bu kadar takılmıyoruz ya. Ne olmuş burası ya? Sollamışsınız her yeri maşallah. Bayağı tıkandık yani. Dolayısıyla şimdi biz gelirken hafız efendiler aşrı şerif okumuşlar o aşrıları aşrı şerife bir mana vereyim esasen

  12. 05:29

    Esasen, bir cami-i şerif açılışına geldim. bir Bazı vesilelerle. O cami-i şerif açılışına gelince, oradan Malatya'ya bir sohbet edeyim dedim. Bu sefer, El Aziz'e de gideyim dedim. Saatler kısıtlı, böyle karışık iş yaparsak, bazı tehliller, gecikmeler oluyor. Haklarınıza helal ediniz. Ama, yani esas sohbetsiz gelseydim, 3 saat konuşurdum.

  13. 06:09

    Şimdi, talih olarak geldim. Geçerken uğradım yani. Onun için sizi çok yormasam iyi olur. Benim de pek hışırım çıkmış durumda, siz de farkındasınız. Rabbimiz bizi yarattı, yaşatıyor, yediriyor, içiriyor. Ve, bizleri kurban olduğum dinine, taatına sevk etti. İman nasip etti, Kur'an nasip etti.

  14. 06:42

    En büyük nimetimiz Muhammed Mustafa, sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e ümmet eyledi. Ve, ahir zamanda bizi yarattı, gönderdi. Şimdi ölüm yaklaşıyor. Artık doğan herkes ölümünü bekliyor. Ve, ölüme mahkumuz. Ve, bir kişi bundan istisna, müstesna kalmayacaktır. Buradan ahirete hazırlık yapmak icap ediyor.

  15. 07:12

    Mezraidir ahiretin bu fani. Tedarik görmeyen bunda, görür anda tufani. Yani, burası ahiretin ekin tarlasıdır. Eddünyâ mezrâtü'l-âhirâ. hadis-i şerifte ne ekersen dünyada, ahirette onu biçeceksin. Zerre kadar, toz kadar, gözle görünmeyecek mikrop kadar bir iyi amel, bir hayır yapan onu görecek. yaratılacak.

  16. 07:51

    Sevabına ulaşacaktır. Bunun karşılığı zerre kadar şer yapan onu görecek. Yani hiçbir şey gizli kalmıyor ve hiçbir şey hesapsız, kitapsız yapılmıyor. Onun için, Arap şairlerinden Ferezdak vardı. Ferezdak'ın dedesi, yani sahabeden oldu bu durumda. Onun ismini hatırlamıyorum. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ziyarete geldi.

  17. 08:23

    Sana indirilen Kur'an'dan bana bir şeyler oku dedi. O zaman tabi Kur'an-ı Kerim böyle Musaf-ı Şeriflerde yazılmış, çoğaltılmış değil. Ezberden, sahabe ezberliğe gerek Kur'an-ı Kerim'i okumaya başladılar. Zaten Kur'an-ı Kerim'in tamamında bir anda indirilmediği için, 23 senede tamamlandığı için gelen o anda rastladığı sohbete adapte oluyor ve uyum sağlıyor.

  18. 08:54

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona bu ayet-i kerimeleri okudu. Zilzal suresinin son iki ayeti. İşte zerre kadar hayır yapan onu görecek, zerre kadar şer yapan onu görecek. Okuyunca o zat, tabi onun torunu Ferezdak, Arap'ın en büyük şairi yani. Demi dedesi de mutlaka genetik meselesidir. Dedesi manyak olandan affedersin.

  19. 09:24

    Torunu böyle akıllı çıkmaz. Dolayısıyla uyanık adam, dedi ki ya Resulullah, katkefani bu iki ayet bana yetti, dedi. Şimdi bak bize bütün Kur'an yetmiyor, akıllı adama bir ayet, iki ayet yetiyor. Onun için bize niye bütün Kur'an yetmiyor? Yani zerre kadar hayır yapan onu görecek. Bundan ne anlamak lazım?

  20. 09:56

    Bütün iman, salih ameller, beş vakit namaz, oruç, Namaz, oruç, hadis-i şerif, en mühim mesele bunlar. Namaz kılmıyor. Kur'an okunmuyor. İnsanlar dünyayı meyletti. Ahirete heves kalmadı. Materialist, imperialist tabi bir dünyadayız. Dolayısıyla bunlar insanları, internetler, YouTube'lar, işte ne bileyim ben onların adına batsamlar, Whatsapp'lar, Telegram'lar, bilmem neler.

  21. 10:35

    Herkesin gözünü bunlar boyuyor. İnsanlar da gördükleri şeylerde gönlük alıyor. Benim niye şuyum yok, benim niye buyum yok. Yahu ölüp gideceksin. Adam katır trilyon zengin olsa, ölüp gittikten sonra, Arap öldükten sonra pilavı göğsüne dök demişler. Ne yapacak evi, ne yapacak yazlığı, ne yapacak Elazığ'daki üzüm bağını yahu, vişne bağlarını ne yapacak, vişne ağaçlarını.

  22. 11:07

    Gitti mezarın üstüne dik. Vişneleri dondurma mı yiyecek? Öldükten sonra. Sizden bana vişneli dondurma geliyordu da oradan biliyorum. Ama çok da şekerime yaramadığı için çok da yiyemiyorum. Ama şimdi gelmiyor tabi, kesildi o işler. Ben gelmezsem bana da gelmez. Ondan sonra lazım değil, bana şekere dokunan bir şeyler göndermeyin.

  23. 11:36

    Allah hepinizden razı olsun. Şimdi, yani kardeş, bu dünya bu kadar fani, en sevdiğimizi alıyoruz, yıkıyoruz, defnediyoruz, gömüyoruz, topraklara, altına hasır bile sermiyoruz. Boynuna yastık bile koymuyoruz. Benim gibi nazlı adam, hasta adam diyelim, hasta adam. Yastığı bile yanımda kestiriyorum. Çünkü boynuma göre onu ayarlıyorum.

  24. 12:11

    Şimdi bir yerde gidiyorum, bir yastığı anlamıyorum, uykusuzluktan bir uyuyorum, üç gün boynum ağrıyor. E şimdi mezarda yastık mı var yahu? Bu nazlılar, bu sözlüler, bu kadar zenginler, bu kadar titiz, hassas, her şeyleri düzenli, sonra birden ölüp gidiyor ve ondan sonra hiç özel bir muamele görmüyor.

  25. 12:45

    Artık orada defter açılıyor, ameller ortaya saçılıyor, kim ne yaptıysa onun karşılığını görecek. Şimdi yatırımı nereye yapmak lazım? On gün kalacak, on sene kalacak, elli sene, altmış sene, yetmiş sene kalacak yere mi yapmak lazım? Sonsuz, hiç ölmemek üzere. Ya cennet, ya cehennem. Böyle bir yere gidiyoruz.

  26. 13:19

    Zerre kadar aklı olan, zerre kadar imanı olan, Allah'ın Hazreti'ye inanan, Allah'ın ölüleri dirilteceğine inanan Müslümanlara konuşuyorum. Ben gâvura konuşmuyorum. Gâvura konuşursan ona başka bir şeyler anlatmak lazım. Allah'ın varlığını ispat etmek lazım, birliğini ispat etmek lazım. Ateistse, deistse ona peygamberin hak olduğunu ispat etmek lazım, bilmem ne bilmem ne.

  27. 13:47

    Ama siz buraya geldiğinize göre Allah için beni de sevdiğinize göre ben de artist değilim, futbolcu değilim, şarkıcı değilim. Yani benim sevilmemin hiçbir sebebi yok. Beni de sevenler herhalde Allah için seviyorlar. Orada bir siteye gittik, bir çorba içmeye, bir acayibiydi. Oradan çıktık, bütün çocuklar yollara dizilmiş.

  28. 14:15

    Hocam, hocam, hocam, hocam, hocam. E ne oldu, bu küçük çocuklar beni nereden tanıyorlar, niye seviyorlar falan. Arada da lafı sokuyorlar. Satranç oynamak günah mı falan. Ben sizinle mi uğraşacağım dedim, cemaat bekliyor beni orada dedim ya. Duymadım, duymadım, duymadım, tam arabaya binerken dedim ki sohbeti dinleyin, orada ne dedimse öyledir dedim.

  29. 14:41

    Doğru yapmış mıyım? E sohbeti ne konuşuyorum o zaman, arabanın kapısında sana mı anlatayım? O zaman ayaküstü olursa yanlış anlarsın. Değil mi? Sohbette dinle işte. Fuzul işlerle uğraş. Peki, bu sevgi Allah için, siz geldiniz Allah için, toplandınız Allah için Celle Celaluhu. Men ahabbelillah kim sevdiğini Allah için severse ve gazalillah kim kızdığını Allah için kızarsa

  30. 15:18

    Allah için Allah'ın dostuna kızılır mı? Allah için âlimlere kızılır mı? Allah için Allah dostları sevilir. Allah için Allah'ın düşmanlarına kızılır. Neden yahut dururken benimle ne uğraşıyorsunuz ya? Düşman mı bulamadınız? Müslümanlara neler eziyet eden bu kadar Yahudist, Siyonist, gavur varken kızılacak beni mi buldun?

  31. 15:44

    Ama işte adamın var bir maraz var, hastalık var. Sevdiğini Allah için severse, kızdığını Allah için kızarsa ve atalillah verdiğini Allah için verirse bak şimdi anlıyor musun? Çünkü veriyorsun, kumara gidecek para. Versen gidecek içki içecek. Versen uyuşturucu zehir, sen de Allah için vermiyorsun. Ne yapıyorsun?

  32. 16:15

    O da seninle para isteyip duruyor. Açsan, açıksan gel sana bir çorba vereyim. Ama sana para vermem. E niye? Harama kullanıyor. Verdiğini Allah için verirse, gösteriş yok. Fukara, fakire, muhtaça veriyor, Allah için. Böyle külliyelerin yapımına veriyor işte. Neyse, hayır kurumlarına veriyor. Ama bütün meseleyi fark ediyor musun?

  33. 16:44

    Allah için severse. Bu hocayı niye seviyorsun? Benim kafama göre fetva verdiği için. Olur mu öyle ya? Kafana göre fetva veren hocayı sevme. Doğru fetva vereni bul. Aleyhine de olsa aleyhine de olsa dünyada seni aldatır, oyalar, ahirette ne ahirette ne olur? Çıktığın vakitte olur? Çıktığın vakitte o hoca seni o hoca seni kurtaramaz.

  34. 17:18

    Sen de onu kurtaramazsın. İkiniz beraber gümbürtü cehenneme. Ne lüzum var? Sen şimdi fetö'yü millet hoca diye sevdiler mi? Bütün millet çocuklarını verdiler mi? Biz erken uyarı sistemini geliştirerek bunları uyardık mı? Dinler arası diyalog şirktir. Yahudi Hristiyan cennete girecek diyen şirktir. Yahudi Hristiyan cennete giremez.

  35. 17:51

    Bu tavizleri vermeyelim. Muhammedun Resulullah'sız iman olmaz. La ilahe illallah tek başına yetmez. İman şartlarını altıdan ikiye indirdiler. Bütün bunları ben sohbetlerimde senelerce. Ondan sonra bana ne dediler? Sen çok konuştun, gel bakalım bir hapse gir dediler. Beni güzel bir sene yatırdılar. Ama ben bu vebalde değilim.

  36. 18:17

    Çünkü benim 2008-2009'dan daha onlar 2016'da darbe yapana kadar ben 8-10 sene evvelden bas bas bağırmışım. Kitap yazmışım, herkese duyurmuşum. E o zaman şimdi sen niye seviyorsun bu adamı, bu hocayı? Benim canıma hoş gelen şekilde konuşuyor. O zaman Allah için olmadı ki. Sana hakkı söyleyecek. Kulil hakka ve levkeha ne murra.

  37. 18:47

    Acı da olsa doğruyu söyleyecek. Sen de o hakka uyacaksın. Ondan sonra kendi kafana göre fetva veren hoca aramayacaksın. Kur'an'ın, sünnetin, kitabın ortasından konuşan hocaları bulacaksın. Canın, nefsin istemese de en azından doğruya inanacaksın. Bu helaldir, bu haramdır. Emirleri tutamasan da yasaklardan kaçamasan da günahkar olursun, en azından imanın kalır.

  38. 19:18

    Günahkarlar müslümandır. Ama eğer bu hocaların bazılarına, ilahi açan bazılarına kaderi inkar ediyor. Kader inkar ediyor, alın yası inkar ediyor. Dirilme inkar ediyor. Dirilmek ruhadır diyor. Ruh ölmüyor ki dirilsin. Kabirde ölen bedendir. Ruhlar zaten dirilir. Ya cennet bahçesi ya cehennem çukurundadır.

  39. 19:46

    E o zaman sen kendine dini uydurma. Kendini dine uydur. E şimdi Allah için severse severse, ben Allah için seviyorum. Dikkat et. Eğer o sana istediğini söylerse, seviyorsan, senin işine gelmeyeni söylediğinde kızıyorsan, bu Allah için değil. Öyle olsaydı derdin ki bu hoca beni kandırmıyor, kazıklamıyor.

  40. 20:15

    Bana hakkı söylüyor. Ben sen şimdi sana satranç helaldir, istediğin kadar satranç oyna diyemem ki, kitapta hadis görüyorum. Efendim, sen gerici misin, yobaz mısın? Yahu kardeşim, helalı bil, haramı bil. Yapıyorsan, yine yap ama, yapma ama, yapıyorsan da, helala helal bil, harama haram bil, imanını kurtar.

  41. 20:40

    Sen bu sefer ne arıyorsun? Harama helal diyen, helala haram diyen hoca arıyorsun. E, hoca kendini kurtaramayacak mı, seni kurtarsın? Çünkü neden? Kur'an'a yanlış manav veriyor. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Hepiniz, mübarek Müslümanlarsınız. Ama hepimizin, ben başta olmak üzere, günahlarımız var. Hiçbirimiz günahsız değiliz.

  42. 21:06

    Kimse peygamber değil, kimse masum değil. Kimse bir Mahmut Efendi gibi, bilmem ne bileyim, Sami Efendi gibi, Meşayıh-ı Kiram Vasıl'ın gibi, bir Haldi Bağdadi gibi, ne diyeyim sana, Palu'dan, Şeyh Ali Sebti gibi, Kaddesallâhu aleyhi ve sellem, Mevlânâ Halid gibi, Kimse de bu, şu anda böyle bir durum yok burada.

  43. 21:32

    Hepimiz günahkarız. Ama en azından neyi biliyoruz? Helal bellidir, haram bellidir. Allah ve Resûl neyi haram ettiyse o haramdır. Neyi helal ettiyse o helaldir. Allah bize haramlardan muhafaza eylesin, helallarla meşgul eylesin. Nâmin, mevzu bu. Ama sen ne yapıyorsun? E şimdi adamı seviyorsun, şu durumu, bu durumu.

  44. 21:57

    Sonra adam sana bir doğruyu söylüyor, gidiyorsun birinden bir ortaklık yapıyorsun, sonra adamın parasını gasp ediyorsun, veyahut da borç alıyorsun, ödemiyorsun. Hoca da geliyor sana diyor ki, ya kardeşim, işte bunun borcunu öde, bak haramdır, günahtır, senin paran var, olmazsa bir şeylerini sat, bu da mağdur oldu burada falan.

  45. 22:18

    Diyor, bu sefer sen ne karışıyorsun diyor, sen git camide imamlığına bak. Ama hocanın vazifesidir, iyiliği emredecek, kötülükten ne edecek? Bak işine gelirken seviyorsun, değil mi şimdi? İşine gelmeyen bir şey söylediği zaman, gidiyorsun birinden darılıyorsun, birinden kavga ediyorsun, bozuşuyorsun, selamı kelamı kesiyorsun, sonra o hoca senin sevdiğin hoca geliyor,

  46. 22:45

    diyor ki bak, selamı kelamı kesmenin üç gün hakkın var, üç günden sonra harama girer, küs durmak haram. En sevdiğin adam, sen de o adama, gıcık olduğun adama, seninle barıştırmak istiyor. Sen bu sefer ne yapıyorsun? Hoca diyorsun, sen bu işlere karışma. Niye? O adam bana şöyle yaptı, böyle yaptı, bilmem ne yaptı.

  47. 23:11

    Ben de sana çok muhabbet et, sarmaş dolaş ol, ortak ol, para ver, kız ver, kız al, demiyorum ki, selamı kesme. Camiye girerken çıkarken, yolda girerken gel, esselamu aleyküm, ve aleykümselam. Madem zarar gördün, muhabbet et demiyorum. Ama selamı kesme. Selamı kesenin ameli kabul edilmez, diyor.

  48. 23:35

    Şimdi sıla-i rahim dersleri var. Her perşembe, şimdi 19'u aldım, Le Hanebül Televizyonu'nda, Hayder'de, İstanbul'a geldiğinizde beklerim, güzel bir merkez yapıldı orada. Güzel, rahat inşallah. Orada da buluşuruz. Gelenlerinizle. Orada ben, saat şimdi 19, yaz saatin 19'da şey ediyoruz, 19.30'u aldık da şimdi 19.30.

  49. 23:59

    Canlı yayın Dünya'nın her yerinden var. Hangi derse başlayacağız şimdi biz? Başlayacaktık bu hafta yine. Gevezeliğim tuttu. Vakit geçti falan. Ne konuşacağız? Sıla-i rahim. Yani ne demek? Akraba ilişkilerini canlı tutmak, diri tutmak. Hala, teyze, amca, dayı, ne bileyim ben, süt kardeş, süt anne, vesaire.

  50. 24:29

    Anne baba başta geliyor. Ya adam anasıyla konuşmayan var. Babasıyla dargın var. Teyzem bana şöyle yaptı, halam bana böyle yaptı. Allah onu da affetsin. Zarar verdiyse, sen de ondan zarar görmemeye bak. Ama bir bayram, bir seyran, bir selamünaleyküm, nasılsın? Allah mubarek yapsın. Bu kadar yahu. E şimdi ne olacak?

  51. 24:55

    Biriyle kavga ediyor. hocayı çok seviyorlar, ondan sonra ikisi birden bir kavga edince biri birine kazık atıyor, cemaattan, tarikattan, müritlerden, sofilerden, anlıyor musun? Ondan sonra hoca efendi, şeyh efendi de araya giriyor, diyor ki, Kur'an'a göre, İslâm'a göre sen haklısın, sen haksızsın. Ben hocayı canımdan çok seviyorum diyen adam, haksızsın dediğin zaman, ne diyor?

  52. 25:27

    Bu hoca zaten diyor, bey ile bozuk fetvalar veriyor, diyor. E şimdi senin lehine yapsaydı, sevmeye devam edecek miydin? Edecekti. Ama sen yanlış dersin, hoca baktı ki, şeyh efendi baktı ki öbürü haklı, dedi ki, haksızsın. Haksızsın deyince kötü oldu.

  53. 25:46

    Şimdi sen bunu Allah için mi seviyordun, nefsin için mi seviyordun? Eğer, sana haksızsın dediği zaman da, haklısın deseydi kadar, aynı sevgiyi koruyabiliyorsan, işte o zaman Allah için seviyordun. O zaman düşünmen lazımdı ki, bu hoca bana koşaf soğutsaydı, yağcılık takıya yapsaydı, ve bana haklısın deseydi, benden menfaat beklentisiyle, belki öbür taraf fakir,

  54. 26:17

    bana hediye veremez, yardım yapamaz, bu zengin, ben buna bunu kayırayım deseydi, o zaman ben de, o haksızlığa rıza göstererek ahirette, kul hakkından cehenneme girecektim. Ama bu hoca beni, Allah için uyardı. Ben bunu daha çok sevmem lazım. Ali Adar Efendi Hazretlerimiz, kaddesallahu aleyhi ve sellem o, Mahmut Efendi Şeyhimizin, şeyhi.

  55. 26:44

    İşte, Karadenizliler hakkında anlatıyor. Karadenizli hocalar, işte biliyorsunuz, oflu hoca hikayeleri, türütün şarkılarında bile geçiyor. Oflu hoca, çaykaralı hoca, şu hoca, bu hoca yani. Karadenizli'nde hocası çoktur ama, acayip de bir durum. Yani Mahmut Efendi Hazretleri de oradan çıkıyor, Yaşar Nuri de oradan çıkıyor.

  56. 27:08

    Mehmet Okuyan da oradan çıkıyor, efendim ne bileyim, Hacı Hasan Yavuz Efendi Hazretleri de oradan çıkıyor, çaykara vaiz, rahmetullahi ve kabulü huzur. Yani şimdi, bizim o Mekke'ye benzer derdi, Ebu Ceyl'i de var, Ebu Bekir'i de var. Dolayısıyla her yerin Ebu Ceyl'i de var, El Aziz'in Ebu Ceyl'i de var, Ebu Bekir'i de var.

  57. 27:32

    Yani bu, geniş bir mefhum. Ama şimdi, yok kızlara miras vermezler, ondan sonra, işte şöyle böyle, hafızlık yaparlar, hocalık yaparlar, o zaman çay da yok, fındık da yok, anlıyor musun? İşte biraz dünyalık para için de yaparlar, yapsınlar, helalinden kazansınlar falan, neyse.

  58. 27:57

    Şimdi Galater Efendi Hazretleri diyor, devamlı diyor, bizim memleketin aleyhine konuşuyor. Bir yandan da bana bakıyor diyor. Acaba içimden, ya biz sana geldik, mürit olduk, sen 100 yaşındasın, ben 25 yaşındayım. Yani, bu işleri neye teşhiyorsun? Diye, geçiriyor mu? Geçirmiyor. İçimden diyor, öyle seviniyorum, öyle seviniyorum.

  59. 28:30

    Sonra Mahmut, darılıyor musun bana diyor? Yok efendim, olur mu? Mahmut, benim tokatıma iyi dayanıyor derdi. Ondan sonra da diyor ki Efendi Hazretleri, peki bu Galater Efendi bize bu yanlışlarımızı söylemeseydi, biz bunları düzeltmeseydik, ahirette bu hesaplar çıksaydı, daha mı iyi olacaktı? Dünyada hesap yine düzelir, ahirette çok zor.

  60. 29:00

    Niye hocaların doğru söylediklerini yanlış anlıyorsunuz? Anladın mı? Onun için, sevdiğini Allah için seveceksin. Olur tabii, ses mi dayanır bu işe? Mübarek, bu konuşmaya ses mi dayanır? Talına damarına basarsan ses kesilir. Evet,

  61. 29:26

    şimdi, adam, sahabenin arasında, ama münafık, öbürü de Yahudi. İkisi de gittiler Resulullah'a sallallahu aleyhi ve sellem. Arsa meselesi, tarlaması, neyse. O diyor benim, bu diyor benim. Sallallahu aleyhi ve sellem dinledi, dedi ki, E şimdi adalet başka bir şey. Bu meselede bu haklı. Sen haksızsın. E şimdi Müslümanım diyen, sahabeden görülen adam kalktı itiraz etti.

  62. 29:55

    bu Yahudi haklı. E Yahudi'nin işine geldi. Ama Müslümanın işine gelmedi. E sen Resulullah'ı Allah için seviyorsan, Resulullah'ın dediğinde bir metre arsa için itiraz eder misin? Etti işte. Sonra biliyorsunuz, Hazreti Ömer Efendimiz'in meselesini biliyorsunuz. Müslüman geçinen münafık tatmin olmadı. Dedi bir de Ömer'e soralım.

  63. 30:37

    Lan ne kaşınıyorsun? Kaşınanı kaşırlar. Hazreti Ömer'e gidilir mi ya? Hazreti Ömer ne yapar adamı? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ne buyurduysa, o da onu der. Sana taviz vermez. Bu sefer Yahudi dedi, biz Muhammed'e gittik, sallallahu aleyhi ve sellem, o beni haklı çıkarttı, bunu haksız çıkarttı, bu tatmin olmadı, bir de sana geldik.

  64. 31:07

    Hazreti Ömer dedi, öyle mi oldu Müslüman geçinene? Evet öyle oldu dedi. Ne istiyorsun şimdi benden? Fetva. Durun dedi, fetvanızı vereceğim. Gitti, içeriden kılıcını getirdi, geldi adamı koyun gibi kesti. Allah ve Resulünün hükmüne razı gelmeyene ben böyle hüküm veririm.

  65. 31:37

    Şimdi ben Allah'ı canımdan çok seviyorum. Resulünü canımdan çok seviyorum. Ama Allah karı verirse eş yani. Karı deyince kapak açıyor diyorlar. Bana da çok kibar ol biraz diyorlar, ben kibar değilmişim. Ya karı koca deyince hepiniz karı koca diyorsunuz. Sade karı deyince ayıp mı oluyor yani? E karı koca diyor herkes profesörlerine.

  66. 32:05

    Kadın yani. Şimdi o zaman Allah sana eş verdi. Allah sana iş verdi. Allah sana yemek verdi. Allah sana çocuk verdi. Allah çok iyi. Ne zaman Allah çocuğunu aldı? Ey Allah beni mi buldun ya diyor. Hadi bakalım Allah'a itiraz etti. Onun için sevdiğini Allah için severse. Dikkat. Allah için seviyorum ama işine gelince seviyorsun, seni uyarınca yanlış diyorsun.

  67. 32:44

    Demek sen nefsini seviyorsun, canına hoş gelene uyuyorsun. Senin işin Allah için değil. Onun için sevdiğini Allah için sevecek. Kızdığına Allah için kızıyor. Niye kızıyor? Ben bu adama diyor Allah için kızıyorum diye. Niye? Adam ona uymayan bir şey yaptı. Yoksa o adam içki içiyordu, o zaman kızmıyor.

  68. 33:12

    O adam haram içtiyordu, o zaman kızmıyor bir şey. Niye? Benim işime yarıyor. Ne zaman? Hani kadın demiş ya, kocası her gün eli dolu geliyormuş da bir gün boş gelince bir de bakmış. Ha senin bir gözün de körmüş demiş ya. O da demiş sen elime bakmaktan gözüme bakamadın ki demiş kaç senedir demiş yani.

  69. 33:36

    Şimdi adamda her yol var, adama bir nasihat yapmıyor, uyar yapmıyor, onun işine yarıyor. Ne zaman adam ona ters bir şey yapıyor, o zaman diyor ki bu zaten bozuk adam, namaz da kılmıyor diyor. Ulan namaz zaten 10 senedir kılmıyor. Yani Müslümanlar, bu sevgilerimiz Allah için mi? Sorgulayalım. Bu kızdıklarımız Allah için mi kızıyoruz, nefsimiz için mi kızıyoruz?

  70. 34:02

    Bunları sorgulayalım. Veriyoruz, Allah için mi veriyoruz? Ne oluyor sonra? Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. Tavuğu da verince millet de zannediyor ki fakire tavuk verdi. Halbuki oradan başka bir yerden bir kaz gelecek. Anladın mı? Allah için oldu mu şimdi bu? Onun için adam müstahak. Yani verilmesi lazım ona, fakir fakir.

  71. 34:32

    Ama senin işine gelmiyor veya seni kızdırdı bilmem ne. Allah için ona vereceksin. Yok o bana yan baktı, şöyle etti, böyle gitti. Ya adam muhtaç çalışacak çünkü fakir. ver işte, nefsi kır bakalım şimdi Gavur değil o da namazla abdesti. Ama nefsine gelmiyor, onlar kavgalı. O fakir de olsa ölsün. bir şey var, o fakir doğsa ölsün Halbuki vermeyeceğin zaman Allah için vermeyeceksin.

  72. 34:57

    Bu benim Allah'ıma düşman, Resûlüne düşman. Benim işime yarasa da ben buna destek olmayacağım. İslam budur. Ondan sonra Ve enke âlillah, kız verirken Allah için evlendirirse. Hadisi görüyor musun? Allah için kız verecek, evlendirecek. Allah için kız verirken Allah için evlendirirse. Tabii ki ben de sana git de kör damat bul, topal dünür bul demedim.

  73. 35:26

    Ama sen işe bakıyorsun. Güzel hafız veya hoca veya ne bileyim namazlı, abdesti düzgün memur kızına talip oldu. İşiniz ne efendim? Belediyede çöpçüyüm. Ulan çöpçüden daha rızkı helal var mı? En fazla çöpçü çalışıyor, hamal çalışıyor. En rızkı helal onlar. Alın teri onların. Öyle mi? Adama namaz var mı?

  74. 36:04

    Abdestin var mı? Şu var mı? Onları sormuyor. Hemen tamam bir aile aramızda bir danışalım, görüşelim bilmem ne. Niye? E çöpçüye kız mı verilir? Hamala kız mı verilir? Halbuki adam türüst. Namazlı, abdestli, harama uşkur çözmemiş, temiz insan. Öbürü geliyor, bakıyor tipe, şekle falan. Neyle geldi? Jiple geldi.

  75. 36:34

    Araba var, ev var, yazlık var. Ya buna kız verilir diyor. Bir de namazı soralım, hala hatırın kalmasın kabilinde diyor. İşte namaz falan, abdest kılamıştı falan. Ya neye yalan söyleyelim? Peki şu anda başlayamadık falan. Olsun olsun yavrum, başlarsın, başlarsın diyor. Anladım. Çöpçünün kazası yok. Ona kız vermiyor.

  76. 36:58

    Zengin gelince, anlı secdeye değmemiş, veriyor. Hacı Dursun Fezi Efendi Hazretleri, Mahmut Efendi Hazretleri'nin üstadına, adam geliyordu. Hacı Efendi, bizim Karadeniz'de Hacı Efendi derler. Hacı Efendi, Hacı Efendi, bir istihare yapar mısın? Niye? E şimdi şununla şunu evlendirsek, kız istiyorlar, versek falan.

  77. 37:22

    Oğlan namaz kılıyor mu? Kılmıyor. Onun istiharesi çıktı diyordu. Nasıl çıktı yav? Uykuya yatmadın, Kur'an'ı açmadın, bir şey yapmadın. Namaz kılmayana kız verilmez evladı. Bitti. Bu söylüyor. Ama sen neye bakıyorsun? Kızı vereceksin. Allah için mi vereceksin? Nefsi için mi vereceksin? Hiç namaz mı kılar?

  78. 37:50

    Bugüne kadar kılmayan, bundan sonra nasıl kılacak? Tövbe eden, dönüş yapan, kılan, başlayan oluyor ama kaçta kaç? O da senin bulacak. İşte bak, ye kürküm ye, menfaat, efendim, öyle yok, öyle. Ne diyor? Kız dört şey için kadınla evlenilir. Yani evlenmek hepimizde erkeksen bir zarurettir. Ve büyük de kuvvetli bir sünnettir.

  79. 38:20

    Evlenmemek de bir tattır. Yani sünnete muhalefettir. Evlenmek lazım. Ancak, eş seçiminde gözetilmesi gereken meselelerde dört şey öne çıkar buyuruyor Muhammed Mustafa. Sallallahu teala. Cemaliha. Malı için. Zengin bir kadındır. Ben bununla evlenirsem yan gelir, yatarım, köşeye dönerim. Öyle de, zengin kadın da seni mi alacak, benim gibi çılsızı, o da ayrı bir dava.

  80. 38:52

    Denk gelirse. Belki çok yakışıklısın falan, onu bilmiyorum. O da çok denk gelmez yani. O da kimseyi beğenmez. Sonra, Veli Cemaliha. Güzelliğinden sebep. Ondan sonra Veli Hasebiha. Soyundan sebep. Çünkü neden? Bazı aileler vardır. Ağalık vardır. Paşalık vardır. Aşiret vardır. Sizin buralarda da çok olur.

  81. 39:16

    Ondan sonra, adam der ki, ben zaten çılsız biriyim. Şuraya bir kapağı atarsam, şuradan bir kız alırsam, aşiret bana sahip çıkar. Ben bu aşiretten olmasam da, tünürleri de onlar kendinden sayarlar, kız vermişler. Onun için, arkam sağlam olur. Münazalara bak. Dört, Veli Diniha. Müslüman diye, namuslu diye, namaz abdestli diye, hafıza diye.

  82. 39:46

    Bir de onun için. Takva diye. Erkeklerle tokalaşmıyor. Erkeklerle bir yerde oturmuyor. Halvet yapmıyor. yapmıyor. Haramdan sakınıyor, takva sahibi. Aleyke bizât-i dîni teribet-i yedâk sen bu dört tercih sebebinden dindarı seç, dini öne al, yoksa iki elin toprağa bulaşır, malı da biter, güzellik de geçer, o güzellerin mezara gömüldükten üç gün sonra

  83. 40:23

    aç da mezarının leş kokularını seyret. Güzellik de geçer, soy sop da ahirette para etmez, dünyada da bazı geçmez, her yerde geçmez, ama din dünya ve ahiret seni, bereketini daim eder, abat eder. Onun için Müslüman, Allah için kız verirse, eşinin bizim bir acı abi var, vardı yani o da ağır hasta şimdi Allah şifasını afiyetini versin, eşi vefat etti.

  84. 40:52

    Tabi 15-20 sene oldu, yani evlenmeyeyim dedi çünkü yaşlılıkta daha lazım, tabi ona göre tabi biraz da dengi dengine olacak, hani o da ortalama işte o 60 yaşında 40-50 yaş arası bir kadıncağızla evlenecek böyle. Yahu diyor, kime gidiyorsam, hepsi de çarşaflı ailelere gidiyor. Hani bir talip oluyoruz, bilmem ne, o da tabii genç kız istemiyoruz.

  85. 41:18

    Yaşımız yaşına uyacak. Falan filan diyorlar ki, biz size cevap veririz, istihare çıkmadı. Çünkü neden? Neyim var diyorlar, neyim var diyorlar, zengin olsa istihare çıkıyor, fakir olunca istihare çıkmıyor. Yapmayın böyle, yapmayalım böyle, yapmayalım. Her iş Allah için, hedef Allah'ın rızası olsaydı, bu memleketler bu hale gelir miydi yahu?

  86. 41:51

    Ne bereketsizlikteyiz yahu? Ne hayırsızlıktayız? Enflasyon, devalasyon, pahalılık, terör, anarşi, millet birbirini sokakta doğuruyor, kesiyor ya, konteynırlara atıyor ya, bebekleri sokağa çöpe atıyor anaları ya. Bu ne katarlık, bu ne hainlik, bu ne merametsizlik? Neden? Allah sevgisi kalmamış, Allah korkusu kalmamış, Allah için iş yapan kalmamış.

  87. 42:19

    Onun için zarardayız. Zarardayız. Ve yarın ahirete çıkacağız, zerre kadar hayırdan hesap vereceğiz, zerre kadar şerden muhasebe göreceğiz. Şimdi onun için bak ne dedim, sulayrahim en büyük farz, terki, kebair en büyük günah, bu perşembe önümüzdeki ona başlayacağız. Öyle öyle kebair büyük günahları anlatıyoruz.

  88. 42:50

    Sohbetleri kaçırmayalım. Ben buraya geldim şimdi, Opollo da istop etti. Boğaza kuvvet, boğaza kuvvet nereye kadar? Yarın Malatya'ya da lazım bu boğaz. Ondan sonra bu boğaz kaç tane daha ders yapacak bu hafta? İnşallah. Onun için zaten de boğazım hasta. Mevla da Opollo'yu bozarak az konuş mesajı verdi.

  89. 43:17

    Ancak kadınlar duyuyor mu bilmiyorum. Tamam kadınlara gidiyorsa değer. E gidiyor tamam onlara gidiyor değer. Onun için bağırmamın da çok lüzumu yok. Mevzu nedir? Okunan ayetlere bir kısa mana vereyim. İstahidü billah, innellezine galiu O kimseler ki dediler Rabbunallahu Rabbimiz ancak Allah. Yani iman şartları buraya gürür.

  90. 43:44

    Rabbim Allah'tır diyen peygamber gönderdim deyince ona da inanması lazım. Kitap indirdim deyince ona da inanması lazım. E şimdi adam kitaplara inandım diyor. Sonra Kur'an'dan bir ayet okuyorsun. Bu zamanda bu olur mu diyor. Ulan hani inanmıştın?

  91. 44:01

    Şimdi bu milletin Müslümanım diyenlerin hepsi Müslüman mıdır sizce? Eğer Müslümansa ben ona bütün Kur'an'ı, sünneti okuduğum zaman hepsini kabul etmesi lazım. Adam da bir ayet okuyorsun, bir hadis okuyorsun böyle de şey mi olur diyor. E böyle de şey mi olur diyenden Müslüman mı olur? Ben sana ayet okuyorum, sen bana martıval okuyorsun.

  92. 44:25

    Ha Müslüman değilim dersin, istediğini taşlı pirinç ayıklıyorum dersin. E Allah'a, Rabbim ancak Allah. O Allah seni boş bırakmadı, kitap indirdi. O Allah seni boş bırakmadı. Peygamber gönderdi ya. E bu kadar hadis-i şerifler beyan etti. Sen ne yapıyorsun? Nerede yaşıyorsun? Önce Rabbim Allah demek, amentü esaslarına doğru dürüst inanmak.

  93. 44:50

    Sümmestekamu. Sonra da istikamet et. İstikamet ne demek? Düzgün gitmek. Yani beş vakit namaz, oruç, hac, zekat, İslâm'ı yaşayanlar. Tetenezzelû aleymul melâke. Bunlar ölecekleri zaman melekler onların üzerlerine inerler, gökten gelirler. gelirler. Adam entübe olmuş. Veya komada veya işte ölmek üzere, sekeratta.

  94. 45:22

    Sekerat, sarhoşluklar demek. Orada tabi şarap içti, sarhoş oldu demek değil. Ölümü ve dehşetleri ve ölüm meleğinin gördüğü zaman şiddete feci manzarası ve korkunç görünümünden dolayı paniklemekten dolayı kafası artık basmıyor yani. Sekerat o demek. Hiç kimse kafası çalışmıyor. Panikte de insan öyle oluyor.

  95. 45:42

    Ne yapacağını bilemez hale geliyor. Sekerat o demek. Hiç kimse nasıl kafası çalışmıyor. Allah sekeratı meclisimize hasane eylesin. Amin. İşte, ha bak, amin dediklerine göre bunlar da duyuyor. Yok tamam işte bakıyorum deniyorum şimdi amin diyecek mi demeyecek mi? Duymasa amin demez ki bakacak suratıma yani.

  96. 46:03

    E beni seyretmekten bir şey anlamış olmaz ki. Allah Allah kardeşim bir şey okuyorsan onu dinle yani. Evet, işte kurban olduklarım burada iman ve amel-i salih. Önce Allah'ımıza inandık, peygamberimize, kitabımıza, Kur'an'ımıza, dinimize, şeriatımıza bağlanacağız. Sonra emirleri tutacağız, yasaklardan kaçacağız.

  97. 46:27

    Günaha düşersek yine istiğfar edeceğiz, yine döneceğiz. Bir daha düştük, bir daha tevbe kapısı açık. Hiç Allah'tan ümidi kesmeyeceğiz. Şeytan ümidi kessin bizden, biz Allah'tan ümidi kesmeyeceğiz. Ama şeytan bizden ümidi kesene kadar biz tevbe edeceğiz. Ama ben üç kere tevbemi bozdum. Dördüncüde yine tevbe et, beşincide yine tevbe et.

  98. 46:48

    Neden? Tevbesiz ölme. Allah bir gün sana tevbende sebat, nasuh tevbesi nasip edecek inşallah. Bana da edecek, sana da edecek. Biz Allah'ımızın başka kapımız yok ki nereye gidelim ben? Allah'ın ortağı mı var ki haşa? Ya bu bunu haram etmiş, sen de bunu helal et de ben de rahat edeyim. Amerika Rusya toplansa, bütün dünyanın dolarlarını, altınları, rezervlerini verseler,

  99. 47:18

    içkiyi helal ettirebilirler mi? Allah'ın ortağını mı bulacaksın da içkiyi helal ettireceksin? Haşa ve kella. Helal belli, haram belli kardeşim. Ha sen düştün arama, tövbe et, kirlendin. E sabun var. Ya arkadaş ben her dakika kirleniyorum ya. İki günde bir kirleniyorum. Entarim kirlendi şimdi bugün. O dökülüyor, bu sökülüyor, ne olacak?

  100. 47:46

    Ne yapayım yani? Yani kirleniyoruz diye, hasta oluyoruz diye veyahut istediğimiz olmuyor bilmem ne, ne yapacağım yani? Kafama sıkar giderim mi diyeceğim? Yaşıyoruz işte abi, yaşıyoruz. Çilesini çekiyoruz. O zaman ne olacak? Ha nasıl ki kirlenince ammada kirleniyorum bir daha da yıkanmayacağım. Evi de temizle temizle canım çıktı.

  101. 48:13

    Bundan sonra bu ev çöp ev olmasına karar verdim. Geleni biriktireceğim abi. Çöpü de atmayacağım, üstümü de yıkanmayacağım. Böyle bir manyak var mı? Tımarhane patlaması ya. O zaman günahsız da duramıyorsak, ben de ikide bir günaha düşüyorum. Tevbe de etmeyeyim bari ne olursa olsun cehennemin dibine gideyim.

  102. 48:32

    Böyle bir mantık olur mu ya? Her kirlendikte yeniden tevbe edeceğiz. Ve Allah'ımız buyuruyor ki, ben size son nefesinize kadar tevbe etme hakkı verdim. Baştan dokuz saate kadardı. Cebrail Aleyhisselam geldi. Dokuz saate kadar ölmeden evvel tevbe eden etti, sonra kabul değil. E dokuz saat nasıl olacak?

  103. 49:02

    Resulullah buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem. Ey Cibril kardeşim Mevla'ya müracaat edelim. Dokuz saat evvel tevbe herkese nasip olmaz. Adam ne bilecek dokuz saat sonra öleceğini? Oho! Adam halay çekiyor, bir dakika sonra ölüyor. Ne bilecek bir dakika sonra ölecek? Adam oynuyor. Canlı yayında ölüyor.

  104. 49:25

    Maç ederken ölüyor. Zifaf gecesi ölüyor. Yani ölümün ne belli ki ben ne zaman geleceğim? Dokuz saat çok büyük zaman. Bir daha geldi. Dedi Allah seni hatırın için altı saate kadar düşürdü. Dedi ey Cibril altı saate kadar bu milletin çoğu öleceğini anlayıp tevbe nasıl edersin? Ne olur ümmetin mahvolmasın.

  105. 49:51

    Yine Mevla'ya müracaat, Cebrail Aleyhisselâm geldi, üç saate kadar indi. Yine Resûlullah Efendimiz'e müracaat etti. Dedi ki Allah Teâlâ sana müjde verdi. Can boğaza gelip, gargara yapınca, Boğaz'a gelip kar kara yabana haaaane gidiyor, çıkmak üzere. hâ hâ hâ, öyle gidiyor, çıkmak üzere. Bu hal gelene kadar tevbe kabul.

  106. 50:11

    İnnallâhe ekvelû tevvete abdîmâ lem yukarighir. O zaman tevbe edelim kardeşim. Tevbe kapısı açık yahu. İşte istikamet. Ara sıra yamulma olabilir, yalpalama olabilir, çünkü istikamet düz gitmek. Herkes, yani evliya değil, peygamber hiç değil. E o zaman, mümkün mertebe demek, O da ittakullaha katukati Allah'tan hakkıyla korkun.

  107. 50:40

    Allah'tan hakkıyla korkuyor. Nasıl yani? Nasıl yani? Nasıl sakınılması gerekiyorsa öyle korkuyor. Sahabe-i kiramın bile ötü koptu. Dediler ya Resûlullah, Allah'a işimiz bitti. Niye? Nasıl Allah'tan sakınmak gerekiyorsa öyle. Hakkıyla, hakkıyla biz yapamayacağız yahu. Sahabe bile, dediler ya Resûlullah, Allah bize acısın, bizim durumumuz iyi değil.

  108. 51:04

    Bu sefer bir ayet daha gel. Fettekullâh ves-satâtûn Gücünüz yettiği kadar Allah'tan sakının. E şimdi gücünüz yettiği kadar deyince de, benim içki içmeden duramıyorum, zina etmeden duramıyorum, böyle bir şey mi var ya sen? Zırva mısın ya? İçki içmeden duramıyormuş. Zina etmeden duramıyormuş. Hanım diyor bana hoca dua et dedi.

  109. 51:27

    Benim iradem zayıf dedi. Niye dedim hacı abi dedim. Oruca dayanamıyorum. Hastaysan tutma dedim. Zaten fetva var dedim. Yok dedi, hastam hasta değilim de dedi. İkindiye kadar zor dayanıyorum. İkinden sonra ne oluyor dedim ya. Bayılıyor musun, ölüyor musun? Yok dedi, ikinden sonra bozuyorum dedim. Ya sen dedim, yaşlı adam ya.

  110. 51:49

    Ya yaşlı derken, otuz kırk. Benim kayınpeder de yanımdaydı. O da dayanamadı. Dedi senin iraden zayıf değil dedi. Senin imanın zayıf dedi. Ya git işine dedim. Hocayı da meskul etme ha burada dedim. Ya ne yapayım arkadaş, biz de kibar davranıyoruz ama. Ya bu kibarlık mı kaldı? İradem zayıf diyor, ikindiden sonra yiyorum diyor.

  111. 52:08

    Ya böyle bir şey var mı ya? Adam şimdi kalkmış bunu konuşuyor ya. Ben dikiş tutturamıyorum. Biraz tövbe ediyorum, bir şey yapmıyorum. İkide bir içkiye düş, ikide bir zinaya düş. Yani Allah da dedi ki, gücünüz yettiği kadar takva olun. Benim bu kadar gücüm yetiyor.

  112. 52:22

    Şimdi öyle bir şey de yok. Bir insan zina etmeden yaşayabilir. Yaşayanlar var. Bir insan, hiç içki ağzına koymadan, uyuşturucu kullanmadan yaşayabilir. Bir insan, faize bulaşmadan ölmez. Yaşayabilir. Tamam mı? Belli. Bu haramlardansın. Allah Teala bizim mecbur ettiği şeyleri haram etmedi bize. Bize faydalı olan şeyleri yasak etmedi bize.

  113. 52:50

    Bize zararlı olan şeyleri haram etti bize. Zaten o senin dünyanın ahiretine zarar. Helal ve faydalı olan her şeyi helal etti bize zaten. Faydalı olan, menfaati olan şey. E sen şimdi niye böyle yapıyorsun? He iradem zayıf. Onun için gücünüz yettiği kadar. Bu ne demek? Yani Allah'ın gördüğü yerde işte, ayağını da uzatmamak lazım.

  114. 53:14

    E o zaman tuvalete de mi girmeyelim? Her yerde bizi Allah görüyor. E ne yapacağız? Hanımımızla da mı münasebet kurmayalım? Nedir ne değil bilmem ne bilmem. Ya öyle de olur mu kardeşim? Helal haram belli. Edebinizi takının. Allah'ın gördüğünün farkında, şuurunda olun. Gücünüz yettiği kadar da haramdan sakının.

  115. 53:34

    Ama senin gücün yettiği halde bodozlama haramlara gidersen ne istirahat ediyorsun? Allah mı seni mecbur etti harama? Bu itibarla Rabbimiz Allah'tır dedik. İmanımızda şüphe etmedik. Sonra istikamet şartı geldi. Burada biraz çuvalladık. Ara sıra yamulduk. Ara sıra düz gittik. Ara sıra ters gittik. Ara sıra yalpa yaptık.

  116. 54:00

    Hepimiz için geçerli. Ama ne olacak? Bu ne şimdi? Ne konuşmak istiyorsun bana? İki saat daha konuş diyor bana. Ses geldi diyor bana. Mübarek adam, bırakmak üzere. Evet. Şimdi eğer Kur'an ve Sünnet üzere, Ehl-i Sünnet üzere yaşama gayret edersek, ara sıra günahlara düşsek de tevbe edersek, Tetenezzelü aleyhümülmeleke ölürken melekler gökten özel gelirler.

  117. 54:32

    Biz daha ölmeden bu işi göremeyiz. Ama Allah dostları gördüler. Sonra ahiretten haberler verdiler. Çok müritlerinin, talebelerinin rüyalarına girdiler. Kur'an'da, Sünnet'te ne yazıyorsa aynen bulduk dediler. Bunun bulmama ihtimali var mı ya Allah'ın buyurduğunun? Ne diye inerler? اَلَّا تَخَافُوا Sakın korkmayın.

  118. 55:01

    Neden korkmayın? Önünüzde gideceğiniz kabir alemi, berzak alemi, mahşer alemi, sırat, mizan, cehennem tehlikesi de var hepimiz için. Korkmayın dediler. Çünkü neden? Artık son nefes size müjde geldi. Çünkü iyi yaşadınız. Temiz yaşadınız. Selam olsun size. Ebedi kurtuluş nasip olsun size. Temiz kaldınız.

  119. 55:31

    Eteğinizi temiz tuttunuz. Kalbinize bid'at, kötü itikadlar koymadınız. Ehl-i sünnete muhalif inançlara sapmadınız. Haramlara bulaşmadınız. Temiz yaşadınız. Olacak ama bunlar asıl gaye ve hedef olmayacak. Asıl hedef son nefeste imanı kurtarmak ve cennete kapağı atmak. Çünkü bu bitiyor. Sen 60-70 senelik bir hayat için yaratılmadın.

  120. 56:28

    Sen ebedi bir hayat için yaratıldın. Bu gökler, bu yerler, bu dağlar, bu denizler, bu alemler, bu felekler, bu melekler, bu masraflar senin için yapıldı. Ama senin 60 sene dünyada tamam mı? Ye, iç, yat, aşağı, indiyet yapılmadı. Buradan ahireti kazan, burada ek, orada biç, sonsuz rahat et. Siz sonsuzluk için yaratıldınız.

  121. 57:02

    Ölüm bedenedir, ruha ölüm yok imiş. Sonra ruh bedenine çiftleşecek, mahşere kalkacağız. Ondan sonra ya cennet ya cehennem. Bir tek burada cehenneme giren bazı müslümanlar günahları kadar yanıp çıkarlar, o mesele var. Ama onlar da cennete girdikten sonra onlar da ebedi cennette. Cehennemde ebedi ancak müşrikler ve kafirler kalacak.

  122. 57:28

    Bidat ehli 72 fırkadan hepsi cehenneme mutlaka itikad bozukluğundan dolayı girecek. İmam-ı Rabbani buyuruyor. Ama sonunda itikadının pisliği kadar yanıp temizlendikten sonra o da cennete girer, imanı kurtardığı zaman. Zaten imanı kurtaramazsa ehl-i sünnet de olsa cehennemden çıkamaz. Çünkü adam ehl-i sünnet müslümandı ama zulüm yaptı.

  123. 57:51

    Anasını dövdü, babasına sövdü. Onu gasp etti, ona eziyet etti. Allah da son nefeste imanını aldı. Aksili eşkıyalığından dolayı. O zaman etemiyor. O zaman imanı kurtaramayanı konuşmayalım, o ebedi cehennem. Ama siz iki yurdun birinde netice itibariyle ebedi kalmak için yaratıldınız.

  124. 58:18

    Şimdi ebedilik için yaratılan senin benim gibi bir adamın şu dünyada 60-70 sene en fazla yaşar ortalama 60-70'i geçmiyor. Yani kaç kişi 90'ı buluyor, kaç kişi? Ortalama ortada. Benim ümmetimin hasadı 60-70 arası buluyor. O zaman biz yatırım-ı ahireti yapalım. Burada da zaruret miktarı yaşayalım. Helalinden geçinelim.

  125. 58:47

    Hırsı bırakalım. Bu hırs, tamah yüzünden onun şusu var, bunun busu var, benim niye yok yüzünden faizlere, kredilere, rüşvetlere, yalan konuşmalara, milleti aldatmalara, milletten borç alıp ödememeler gibi haramlara düşmeyelim. Düzgün yaşayalım. İstikamet düzgün yaşamak. O zaman melekler gelirler. Korkmayın.

  126. 59:12

    Önünüz güzel. Üzülmeyin. Arkanız da sağlam. Ama hanımım kalıyor, oğlum kızım kalıyor, torunlarım kalıyor, kiminin genç yavruları kalıyor, yetim bırakıyor çocuğunu, gidiyor. Ama melekler ne buyuruyor? Arkanıza üzülmeyin. Çünkü yavrularınızın, eşinizin de sahibi Allah. sahibi Allah. Çünkü siz düzgün bir Müslüman olduğunuz için

  127. 59:39

    Çünkü siz düzgün bir Müslüman olduğunuz için, yaşadığınız için Allah senin çoluk çocuğunu zahmet etmeyecek. yaşadığınız için Allah sen çoluk çocuğunu zahmet etmeyecek. Onun için Evliyaullah'tan birine dediler, mal bırakıyor musun? Çoluğun çocuğunun durumu nedir? Bırakmıyorum dedi. Halbuki sünnette bırakmak var.

  128. 1:00:00

    Yani bırakmak da lazım yani, dilenci olmasınlar tabi de. O öyledir, şuur meselesi. Dediler, niye böyle yapıyorsunuz? Buyurdu ki, eğer benim çocuklarım, torunlarım salihlerden olurlarsa, salih demek İslam'ı düzgün yaşayan kişi olurlarsa, salihlerin bakımını üstlenen ancak benim Allah buyuruyor. Benden iyi bakar dedi.

  129. 1:00:34

    Yok eğer benim çocuklarım kafir, müşrik, fasık olurlarsa o zamanda ben fasıklara niye mal bırakayım da ben mezarda hesabını verirken ben mezarda azabını çekerken onlar diskotekte hoplayacak mesela. O zatların zamanında diskotek falan yoktu da yani benim çocuklarım salih olurlarsa, sahipleri Allah fasık olurlarsa ben fasığa niye mal bırakayım?

  130. 1:01:04

    Günahını mı arttırayım dedi. Bu mantıkla gidersek korkmayın önünüzden üzülmeyin arkanıza telaş etmeyin ne olacak çoluğum çocuğum diye. Neden? Mevla onlara sahip çıkacak. Peki Kehf suresinde iki yetim çocuğun duvarları yamulmuş düşmek üzere altında da hazine var gömü var. Musa aleyhisselam ile Hızır aleyhisselamı Allah gönderiyor Antakya'ya Antakya'dakilerden yemek istiyorlar

  131. 1:01:43

    açız açız diyorlar. Onlar da ona hiçbir yemek vermiyorlar. İki peygamberi aç bırakıyorlar. Onlar da oradan giderken bir duvar görüyorlar. Duvar da yamulmuş. Yani düşse tabi altında gömü çıkacak. Onlar da onu bilmiyorlar. Hızır aleyhisselam da gitti bir omuz attı duvarı düzeltti. Musa aleyhisselamın da sidiri bozuldu.

  132. 1:02:04

    Adamlar bize ekmek yemek vermediler dedi ya. Bari bu işi parayla yapsaydık da bir ekmek alırdık dedi. Biz bunları niye duvarını düzeltiyoruz? E ben seninle ne anlaştım dedi. Ledün ilminden sırlar var. Allah'ın bana bildirdiği sana bildirmediği hususlar var. Anlaştık bir şey sormayacaksın ben söyleyene kadar sen de üç keredir dayanamıyorsun hemen soruyorsun dedi ya.

  133. 1:02:28

    Üçüncü oldu dedi artık ayrılacağız dedi. Ya biraz daha müsaade et dedi. Yok dedi ya. Üç keredir itiraz ediyorsun ya Musa dedi. Değil mi? İşte orada efendim ne oldu? O duvar bu şehirde Antakya'da iki yetim çocuğun evinin duvarıydı. Altta da babalarından kalma gömü vardı. Babaları da mübarek bir adamdı.

  134. 1:03:07

    O sağ olsaydı bize yemek verecekti. Cömertti Müslümandı. E şimdi Musa aleyhisselam sen niye kızıyorsun? Ya adamlar bize yemek vermediler biz bunların duvarını niye düzeltiyoruz? Ya tamam da o duvar onların değil ki o duvar iki yetimin. Yetimler büyüsün Duvarı inşaat yapacak evlerini yaparken duvarı açsınlar.

  135. 1:03:34

    Altından altınları çıkartsınlar. O babalarının mübarek babalarının hayrını görsünler. Senin Rabbin murat etti çocuklar ergenlik çağına erene kadar hazinelerini kendileri çıkarıp yararlanana kadar yaşasınlar. Rahmet emir Rabbin senin Rabbin onlara acıdı. Niçin? Babaları iyi adamdı. Babaları öyleydi. Hatta tefsirde diyor ki babalarından maksat yedi göbek gerideki dedeleri.

  136. 1:04:08

    İyi adammış. Bak Allah yedi göbek geride yaptığı bir iyiliği yedi sonraki torununa kadar iki peygamber gönderip duvarı düzelttiren bir Allah'ımız var ya zerre kadar hayır yapan onu görecek. İş oraya geliyor. Onun için ben kafama göre iş yapmadım ya Musa Allah bana emrediyor ben de yapıyorum. Sana şeraat ilmi vermiş bana da hakikat ilmi vermiş.

  137. 1:04:41

    Sana zahiri ilim vermiş bana batın ilim vermiş. Bana leddün ilmi vermiş. Hem Musa aleyhisselama da vermişler. Musa aleyhisselama da vermiş tabi o ayrı bir şey ama burada bir imtihan oldu ve Musa aleyhisselam tabi ki teslim oldu Rabbimin buyurduğu haktır dedi tamam ancak şimdi sen düzgün ol Allah çoluğuna çocuğuna da salihleri gönderir onu da salihlerle evlendirir onu da dostlarıyla buluşturur yeter ki sen Allah için sev Allah için yaşa Allah için

  138. 1:05:18

    kız Allah için ver Allah için evlendir Allah için hep Allah için ol kim Allah için olur her işlerini Allah için yapar Allah da hep onun menfaatına iş yapar bu hadis-i şerif efendi hazretlerimiz çok okurdu bunu onun için melekler ne diyecekler korkmayın üzülmeyin ve herşeyi ruhu bil cennet illeti o cennet size müjdeler olsun ki gündüm tü adun size vaad olunuyor

  139. 1:05:51

    dünyada bu kadar âyet-i hadis okudu hocalar siz de tefsir okudunuz, bu kadar ilim okudunuz veyahut neyse hep cennet, cennet, cennet işte o cennet var ya işte zamanı geldi E işte bunu duymak mesele. Mesele bunu duymak. Ebedi ahirete gidiyorsun. Sonsuz hayatını kazanmak mesele. Yoksa burada kazandın, kaybettin, indin.

  140. 1:06:13

    indin çıktın iflas ettin bilmem bir yanmış kabuk bulursun açlıktan ölen yok ecelin açlıktan değilse bir şey yersin yani ama ahirete azıksız gidersen harçlıksız gidersen fakir gidersen işte orada bir daha hiçbir geçim kaynağı yok

  141. 1:07:09

    ama mevzu bu velekum fiyâ mâ teşteyyen füşukum bir ahirete kapı atın canlarınız ne çekiyorsa orada hepsi var velekum fiyâ mâ tetteûn ne temenni ediyorsanız her arzuladığınız var dünyada insanın her istediği olur mu? Onun için, efendim kardeşlerim, yani her istediğini olsun istiyorsan, her muradına ermek istiyorsan,

  142. 1:07:41

    her korktuğundan kurtulmak istiyorsan, seni de beni de cennet paklıyor. Cennet tam bize göre bir yer. Hazırlanmış. Ama biz cennete göre miyiz? Şimdi orası kaldı. İslâm'ı yaşayacağız. Başka bunun bir yolu yok. Nüzülen min gıfûrirrahîm. Ziyade bağışlayan, son derece acıyan Allah'ın ziyafeti. olarak cennetlere konacaksınız.

  143. 1:08:09

    Orada ebedi kalacaksınız. Melekler böyle dedikten sonra adam ne diyor? Kattimuni, kattimuni. Çabuk götürün beni, çabuk götürün beni. Hiç dünyada kalmak istemiyorum. Halbuki beş dakika evvel oğluma doyamadım, kızıma hasretim, torunlarımı sevemedim. Bilmiyorum, ne bileyim ben. Bugün üç gün torunlar bize gelmiş.

  144. 1:08:37

    Böyle de gelmezler aylarca. Şimdi gelmişler. ben de el azize söz verdim ne yapayım şimdi geldim size ölüm gelecek o an sonra hadi bakalım torunlarımı oturamadım sevemedim ben de sevmek istiyorum çok tabii ayaküstü görüyorum ama dert var vazife var iş var gelip burada Allah için toplayacağız sizi bak burada koca külle yapılmış talebe yok hoca var talebe yok talebe vermiyorsunuz bunları anlatacağım size

  145. 1:09:09

    onlar için geldim belki biriniz oğlunuz verirsiniz kur'an medresesine hafız olur hoca olur ailenizde kurtulur şefaat hakkı doğar cehennemlikleri kurtarır yahu çocuğunuz yalvarmaya geldim size İçki içenlere bırakın demeye geldim, namaz kılmayanlara kılın demeye geldim, evde kılanlara cemaatle kılın demeye geldim, ne demeye geldim?

  146. 1:09:36

    Reynmiş demeye geldim, paramış demeye geldim. Ha o zaman, çünkü ben inanıyorum öleceğim. ecerimde yaklaşıyor. Ahiret var. Kaç kişi Kaç kişiyi döndürebilirsem, onun hürmetine ben de affoluyorum. Ben de ahiret yatırımı yapmaya geldim. Biriniz dua edersiniz, ben de kurtulurum. Belki biriniz cenazeme gelirsiniz.

  147. 1:10:01

    Bu adamın sohbetlerini senelerce dinledik, faydalandık. Belki gelirsiniz, Allah'ım affeyle, Allah'ım affeyle dersiniz. Bir cenaze namazında istiğfar edersiniz. Faydalı olalım. İnsanlara yararlı olalım. Kendimiz için çalışmayalım. Bir Müslüman'ı cehennemden kurtarmaya bakalım. Millet âmâ gibi, uçuruma giden âmâ gibi, ahiret duymamış, cennet, cehennem duymamış.

  148. 1:10:27

    Bu dostlama namazsız, abdestsiz nereye gidiyor? Cehenneme gidiyor. Namazsız, abdestsiz cennete gidilir mi? Nasıl anlatacağız şimdi burayı? Ben bir saatte ne anlatayım şimdi? 13. Perşembeleri dinleyin. Onun için perşembeleri dinleyin. Pazartesi şifa-i şerif dersleri yapıyorum, dinleyin. Üyelik parayla mı ya?

  149. 1:10:45

    Mektubat, itikad, ehl-i sünnet inancını yapıyorum. Çarşambaları dinleyin. Binlerce, on binlerce sohbet yapmışım, dinleyin. Elli bin, altmış bin sayfa kitap yazmışım, okuyun. Efendi Hazretlerimizin Ruhul Fıkhane Tefsiri'ni okuyun. Efendi Hazretlerimizin sohbetleri getirmişler mi buraya, üçüncü cildi?

  150. 1:11:05

    Buraya koymamışlar. Üçüncü cil. Ya, onunla kadar hazırlıyorum, emek ediyorum. Niye? Efendi Hazretlerimizin bir bereketi, bir sohbeti var ki, Tirmizi hadisinde kitabın başına İmam Tirmizi'yi yazmış. Kimin evinde bu kitap varsa,

  151. 1:11:31

    Sanki evinde bir peygamber var, konuşuyor. Ben de söylüyorum. Kim bu Efendi Hazretlerimizin sohbetleri var? Aynı kelime kelime, biraz izah parantezleri yapıyoruz. O öyle isterdi. Millet Arapça kelimeleri anlamıyor, Farsça anlamıyor. Evladım, anlatalım ya. Efendi Hazretleri demin, geçen sayfada söyledik.

  152. 1:11:51

    Olsun, o sayfaya bakmaz, bu sayfada anlamaz. Onun için parantezlerle falan, biraz şu andaki gençler biraz, kültür seviyesi tabii, İslami kültür bakımından konuşuyorum hani. O bakımdan yardımcı olmaya çalışıyoruz, uğraşıyoruz. Uğraştırıyor, ediyor. Allah razı olsun. Aynı Efendi Hazretleriyle, ben şimdi uçakta gelirken, onu yaparak geldim.

  153. 1:12:16

    Dördüncü cilde çalışıyorum. Şimdi giderken uçakta, şurada, burada, Malatya orada, ona bakıyorum. Çünkü neden? Size bir şey vereyim. Allah dostlarının kelamlarına hikmet var. Kimin evinde o kitap varsa, Sanki Efendi Hazretleri vaaz ediyor. Çünkü yazılmış hepsi. E bunlar için insanları teşvik etmeye geldim.

  154. 1:12:35

    Aksi takdirde, seyrettikleriniz, izledikleriniz, maçlarınız, haçlarınız, açık oturumlarınız, bunlar ahiret yatırımı değil kardeşler. Dünyana yarayacak kadar dünyana çalış. Dünyada kalacağın kadar dünyaya çalış. Ahirette kalacağın kadar ahirete çalış. Cennete ihtiyacın kadar cennete çalış. Cehenneme girmeye dayanabileceğin kadar cehenneme çalış.

  155. 1:13:03

    Senin abdestini tutar mı? Benim abdestim tutar mı? Ateşe dayanabilir miyiz? O zaman niye cehennem için çalışıyorsun? Cennete muhtaç olmaz mısın? Cennete girmeyen, arada, ortada bir durak yok. arada Araftakiler de sonunda cennete gidecek. ya cennet ya cehennem kalacak. E cennete gitmeyen E cennete gitmeyen nereye gidecek?

  156. 1:13:27

    nereye gidecek? E cehenneme gidecek. E cennete ne kadar muhtaçız? Muhtaç değil mecburuz. Yoksa Muhtaç değil, mecburuz. yanacağız. Yoksa yanacağız. Bu kadar basit. Cennete ne kadar muhtaçsan, o kadar çalış diyor. Daha ne desin sana Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem? İ'mel lil cenneti bi kaderi hacetki ileyha ve i'mel lil nari bi kaderi sabriki aleyha

  157. 1:13:55

    ve i'mel lil dünya bi kaderi bekaike fiyha ve i'mel lil cenneti el-ahıreti ve kaderi ve kâkefiyyâ Türkçesini önde söyledim, Arapçasını sondan söyledim. Eşittir. Manada değişiklik yok. Onun için Onun için yatırım ahirete, çalışmayı gayret ahirete, dünyada geldik geçiyoruz, zaruret miktarı yiyip içip, evlenip doğurup, onları da helal lokma yedirmek için,

  158. 1:14:23

    helal rızık peşinde de koşacağız, o da ibadettir. Ama arada beş vakit namazı kaçırmayacağız, haramlara bulaşmayacağız, orucumuzu terk etmeyeceğiz, zekata düşenler nisabımıza göre zekatımızı vereceğiz ve biz ahiret için ve ölümsüzlük için ve sonsuzluk için yaratıldığımızı idrak edeceğiz. İşte o zaman ne yapmayız?

  159. 1:14:49

    Yahudinin oyununa gelmeyiz. Hristiyanların filmleriyle, oyunlarıyla, tiyatrolarıyla, piyesleriyle aldanıp da dinimizi, abdestimizi, namazımızı, zikrimizi bırakmayız. Aha şimdi koca külliye yapılmış, şaşırdım kaldım maşallah. E talebe yok. Efendi Hazretleri öyle diyor. Bu sabah daha okudum, dördüncüyü hazırlıyorum ya işte.

  160. 1:15:17

    Maraş'a gittim diyor. Maraş'takilere dedim ki, niye kızlarınızı medreseye verip de Kur'an, sünnet öğretmiyorsunuz, ilmi, hal öğretmiyorsunuz? Liselere, üniversitelere başı açık, bacağı açık gönderiyorsunuz. Erkeklerle karmakarışık. Küllün haram. Bana dediler ki diyor, hoca, para, para. Aynı efendi böyle yazmış, söylemiş.

  161. 1:15:46

    Kim dedi öyle, ne cesaret ya. Biriye öyle denk geldi demek. Yani ne demek istiyor? Medresede maaş yok. Medresede diploma yok. Medreseden çıkana iş yok. Aş yok. Ne var? Cenaze imamı mı olacaksın? Bana da öyle diyorlardı. E cenaze imamı olmak da kötü bir şey değil ya. Bir Müslüman'ı yıkıyorsun, defnediyorsun.

  162. 1:16:12

    Hem sevabı var, hem de cenaze imamının maaşı benden fazla. Şu anda belediyede maaş çok iyi. Cenaze imamların maaşı çok iyi. Benim haberim var her şeyde. Cami imamından fazla maaş alıyorlar. Aramızda kalsın. Biliyorum ya, inceleyin. Çünkü herkes yapmıyor o işi ya. Onun için para iyi. Cenaze imamı mı olacaksın?

  163. 1:16:40

    Ne var yani bir Müslüman'ı yıkasam? Dertleri zındıkların İslam'a hakaret. Kur'an ilmine hakaret. Hafızlara, hocalara hakaret. Onlar öyleydiler bizim çocukluğumuzdan beri. Bizi caydırmak için de çevremizde neler gördük yani. Onun için siz yavrularınızı bu medreseye Selman Hoca Efendi değil mi? Kardeşimiz burayı yapmış.

  164. 1:17:06

    Müderrisler de var. Bak dedi medrese bitti dedi. Talebe istiyoruz. Muracaatlarınızı yapın. Yavrularınızı gönderin. Hoca Efendilere talebe inşallah verin. Ahireti tercih edin. Allah da sizi diğer kullarına tercih eylesin. Amin. Ben Allah için geldim. Allah için bunları duyurmakla mükellefim. Ondan sonra efendim kardeşlerim.

  165. 1:17:33

    Burası açılmış. Ayrıca İlim ve İrfan Külliyesi Yatılı Erkek Medresesi Hoca kadrosu ile hizmete hazır. 500'er metrekarelik hanım erkek bölümleri olan efendim hizmet veriyor. Hacı Tayyar Çelik Camii'nin yanında Molla Hayrettin Efendi Hazretleri'nin medresesi Şeyh Efendi vefat etti. Allah kabrini nur eylesin.

  166. 1:18:03

    Derecesini hale eylesin. Bak yavruları Hoca Efendi Hasan Hoca Efendi kardeşimiz hizmet veriyor. Orada da doğusuylu güzel ilim tahsil ediliyor. Yani Kur'an'ı anlamanın tefsir, hadis, fıkıh, akay, tasavvuf anlamanın yolu medreseden geçer. Birileri yavrularınızı Allah için atayın. Ne dedi Meryem Validemiz'in annesi?

  167. 1:18:37

    Ya Rabbi ben karnımdaki çocuk erkek mi olacak kız mı olacak bilmiyorum ama ona hiçbir iş yaptırmayacağım. Dünya işi yaptırmayacağım. Ben bütün işleri yapacağım. Onu azat ettim. Senin Mescidi Aksa'nın hizmetine adadım. Dedi. Benden bunu kabul et dedi. Ama bir de doğurdu, kız oldu. Adını da Meryem koydu.

  168. 1:19:04

    Dayısı Zekeriya Aleyhisselam. Ondan sonra. Dedi ya Rabbi ama şimdi ben adak yaptım bunu camiye vakfettim. Ama bu erkek olsaydı camide dururdu hep. Şimdi bu kadın oldu. Camide erkek var. Allah buyuruyor ki ben senin ne doğurduğunu bilmiyor muyum? Sen yine onu camiyada. Ben ona camide bir oda yaptım. Yüksek yerde mahvilde.

  169. 1:19:38

    Yanında bir tek Zekeriya Aleyhisselam giriyordu dayısı. Hiç dışarıya çıkmıyor. Erkek yüzü görmüyor. Devamlı ibadet ediyor. Kışın yaz meyveleri geliyor, yazın kış meyveleri geliyor. O zaman seralar yok. Zekeriya Aleyhisselam peygamber olduğu halde şaşırdı. Kale ya Meryem, enne ale gâze. Ey Meryem, nereden geliyor bunlar sana?

  170. 1:20:09

    Çarşıda, pazarda yok, ağaçlarda da bu meyveler yok mevsim olarak. Ne dedi Meryem Valide? Galet ve min hındillah. Allah'tan geliyor. Melekler getiriyor. Sen çocuğunu Allah'ın yoluna, dininin hizmetine vakfedersen, Allah da onu aç mı bırakacak zannediyorsun? Diplomalarla, toplamalarla mı bu millet yaşıyor, geçiniyor zannediyorsun?

  171. 1:20:37

    Allah'ın Kur'an'ını terk edenleri, yediren Allah'ın, Kur'an'a adak yapanların, yavrularını medreseye verenleri, aç bırakacaklarını mı zannediyorsun? Allah'a şirk koşanları yediren Allah'ın, zikir yapanları aç bırakacağını mı zannediyorsun? Sen Allah'ı itham ediyorsun. Biraz Allah'a güven be! Güven! Biz aç mı kaldık?

  172. 1:21:10

    Babamın fabrikaları vardı, ben gitmedim. Babam fabrikaları batırdı, ben yine aç kalmadım. Bu sefer babama da ben baktım. Fabrikalar batar, Kur'an batmaz. İlim batmaz, İslam batmaz, din bitmez. Lütfen, münafıklardan olmayalım. Müşrikler gibi şüphe etmeyelim. Allah'a inanan, rızka Allah kefil olduğunu bilen, bu Kur'an'ı bu zamanda sahipsiz bırakmaz.

  173. 1:21:41

    Bu dini yavr. Onun için, Allah innallâhe yâ rızkume yeşâ, bir gayrı hesaptır. Allah hesapsız rızklarını gönderir, diyor. Meryem Valide'mizin sözü budur. Sonra o Meryem Valide'miz kimi doğurdu? Kitap sahibi, beş ülül azmden biri, İsa Aleyhisselam'ı hem de babası olmaksızın Allah'ın kudretiyle doğurdu.

  174. 1:22:11

    İşte nereden geliyor? Geriden geliyor. Deden İslam'a meraklıysa, baban Kur'an'a hevesliyse, oğlun, kızın, torununda da bu iş bir yerden çıkıyor. Ama deden din düşmanı, baban zındık, ondan da tabii ki pisler pislere, temizler temizlere yakışıyor. Bundan dolayı, Hanne Valide'nin, Ali İmran, İmran ailesi, Kur'an'da, Bekara Suresinden sonra en uzun surenin adı, ikinci en uzun.

  175. 1:22:53

    O İmran kim? İşte Meryem Valide'nin dedesi. Hanne Valide'nin, yani, efendim, babası. Hanne Valide'nin eşi, Meryem Valide'nin babası. İsa Aleyhisselam'ın, dolayısıyla, anneden dedesi. İsa Aleyhisselam'ın babası olmadığından, babadan dedesi soyu yok. Anladın mı? Hah! İşte onun için, onun ben, dinin hizmetine adadım, hiçbir iş yapmayacağım,

  176. 1:23:30

    ben çalışacağım, bunu Kur'an'ın hizmetine vereceğim, dediği için, bak Allah da ona babasız çocuk, İsa Aleyhisselam gibi bir nebiyzi şan, göklerde yaşıyor, daha henüz ölmedi, kıyamete yakın inecek, ehl-i sünnete göre, Mehdi'ye yardım edecek, Recal'ı gebertecek, İslam'ı dünyaya hakim edecek, bak da o Hanne Valide'nin, ihlasına bak, bir annenin, samimiyetine bak ki,

  177. 1:23:58

    dünyanın sonunda, İslam'ın hakimiyeti bile, yine, o annenin, tamam mı, torunu eliyle gerçekleşecek. Kızından torunuya. İşte buraya dikkat edin, mesele niyet, mesele samimiyet, mesele ihlas, ihlas olmasına sonunda, baş gösterir, iflas. Sıfırı tüketmek, Allah cümlemizi bundan muhafaza eylesin.

  178. 1:24:27

    Şimdi bunu da ilan ettim, onu da ilan ettim, biliyorsunuz, şu dergiyi de hemen söyleyelim, bu Lale Gül dergisinde çok önemli şeyler var, vaktim yok. En başından, Efendi Hazretlerimiz sohbeti var, önümüzde ne var? Hoca önümüzde işte Haziran'dan sonra Temmuz var, Temmuz'da da işte tatil var, oradan köye gideceğim, işte oradan şu var, oradan bu var.

  179. 1:24:58

    Yahu kardeş, senin gününden gecenden hiçbir haberin yok. Bak burada Muharrem ayındaki faziletli ameller var. Önümüzde Hicri yılbaşı var. Öbür yılbaşını hepiniz biliyorsunuz, Muharrem'in birinden birinizin haberi yok yahu. Çünkü siz İslâm'a endeksli yaşatılmıyorsunuz. Bu düzen sizi de benzi de berbat eyledi bu düzen, bu sistem.

  180. 1:25:29

    Hicri yılbaşı yok, Hicri bir şey yok. Anladın mı sen? Cuma tatil yok. Bütün düzen nereye göre? Avrupa'nın kilise düzenine göre. Tatilimiz ona göre. Anladın mı? Yılbaşımız ona göre, bilmem nemiz ona göre. Biz Müslüman milletiz, yakışır mı bize Hicri yılbaşından habersiz yaşamak? Onun için tergide 12.

  181. 1:25:56

    sayfada başlıyor. Benim şimdi vaktim yok. Yarın gece de Malatya canlı verilecek. Belki orada biraz daha vaktim olur. Orada da uçağa yetişeceğim tabii de. Orada da bakarsınız. Ama ben size vasiyet ediyorum. Bir dua var. Sene sonunda, yani sene sonunu söyleyeyim. 29 Zülike. 25 Haziran çarşambayı perşembeye bağlayan gece Hicri yılbaşı.

  182. 1:26:26

    Muharrem 1. Muharrem 1. İlk 10 günlü oruç tutana firdevs-i âlâ nasip olur. 10. gün aşura günüdür, orucudur. 9-10 ile bağlayan gece biz Bursa Külliye'de olacağız. Çok aşura gecesini ihyaya çalışacağız inşallah. çarşamba ikindiden sonra güneş batmadan yani sene bitmeden defterin sonuna kaydettirmek üzere senelik defter kapanıyor.

  183. 1:26:54

    Allah'ın bizim amellerimizle ilgili dosyası aralıkta bitmiyor. Nerede bitiyor? Zülhice'nin son gününde kapanıyor. Nerede baş yeni senenin amel defterinin dosyası Muharrem 1'de başlıyor. Defterin başında sonunda hayır bulanda meleklere arayı sildiriyor. Siz siz olun, 25 Haziran çarşamba bu duayı okumaktan geri kalmayın.

  184. 1:27:20

    3 kere bu duayı okursanız şeytan kafasına taşları satsın. Çakılları serpiyor ve diyor ki, bir sene uğraştım bu adama ne günahlar yaptırdım, bir dakikada üç kere bu duayı okudu, hepsini sildirdi, vay başıma gelenlere diyor. İşte iblisin ümidini kesmek istiyorsanız, Allah'tan ümidinizi kesmemek istiyorsanız, sene sonu duası var.

  185. 1:27:45

    Sene sonunda okunacak diğer dualar var. On üçte dualar var. Sene başında okunacak dualar var. Sene sonunda kılınacak namazlar var. Hızır aleyhisselamın yeni yıl duası var. Bu yeni yıldan maksadımız nedir? Hicri yılbaşımızdır. Ve yine efendim Muharrem'in ilk gününde okunacak dualar var. On altı, on yedi, sene başı namazı var.

  186. 1:28:12

    Sene sonu, sene başı oruçları var. Ya! Kim Zülice'nin sonunu, yani yirmi beş Haziran çarşamba. Ondan sonra, oruçla geçirirse, senenin ilk gününü, yani 26 Haziran Perşembe, ne demektir? Muharrem 1. Senenin son günüyle, senenin ilk gününü oruçlu geçirirse Allah buyurur, aradakileri silin, bütün seneyi oruç yazın.

  187. 1:28:45

    Bunları ben söylemesem hiç kimsenin konuştuğu yok. Onun için Muharrem Hilali görüldüğünde yani 25 Haziran Çarşamba'nın akşamı Perşembe'ye bağlayan gece ondan sonra Muharrem'in ilk günü yapılacak dualar ondan sonra efendim bir sene ölmemek için ölmemek derken eceli gelene zaten gelene unutturuluyor. demek derken, eceli gelmeyene zaten gelene unutturuluyor.

  188. 1:29:05

    Yani bunu okuyana Allah ömrüne bereket verir manasına geliyor. Muharrem ayının namazları geliyor. İlk gece namazı 21. sayfada. Ben bunları tek tek yazdım. Kim için yazdım? Sizin için yazdım. Niye? Biriniz namaz kılarsınız, oruç tutarsınız, zikir yaparsınız diye.

  189. 1:29:27

    Muharrem-i Şerif'in ilk günü namazları bir yıl bolunca şeytandan korunmak için Muharrem'in ilk 10 gününde okunacaklar. Daha sayfa 23'lere gitti. Daha da devam ediyor. Muharrem ayının ilk cuma günü 27 Haziran orucu, Muharrem ayının üçüncü gecesinin ihyası, günün orucun sevapları, bütün hadis-i şerifler, rivayetler, faziletler sayfa 25'e kadar.

  190. 1:29:59

    Bunlar size lazım mı? Niye? Dünya ahiretin nesiydi? Ekin tarlasıydı. İşte bu namazlarla, oruçlarla, zikirlerle ahirete hazırlık yapıyoruz. Allah hazırlığımızı mübarek eylesin. Salih amelleri kolay getirsin. Günahlara karşı soğukluk kalbimize yerleştirsin. İbadetlere karşı hevesimizi gün be gün ziyade eylesin.

  191. 1:30:32

    Bundan dolayıdır ki evet kardeşlerim şimdi bir de kısaca şunu da söyleyelim. Maalesef İsmaila Cemaati Mahmud Efendi Hazretlerimizden duydukları, bizden de duydukları ve kabul ettikleri ve Hasan Efendi Hocamızın da 20 ay boyunca direndiği vasiyetleri hepsini bozdular. Hasan Efendi Hocamız vefatı eder etmez mezara defnetmeden önce bütün vasiyetlerini bozdular.

  192. 1:31:01

    Çünkü o Mahmud Efendiye rabıta devam edecek son şeyh odur, şeyh yok, şeyhlik yok dediğinin şahitleri var. Mahmud Efendi Hazretlerimizden şu kulaklarımla duydum, şu kulaklarımla vallahi billahi duydum evladım kabiliyet kalmadı onun için şeyh ve halife bırakmadım vekillerimle yolumu öğrendiniz, devam edin rabıtayı da bana devam edin.

  193. 1:31:23

    Bu vasiyetleri bizden dinlediler senelerce kabul ettiler söz verdiler kendi sitelerine yazdılar rabıta değişmeyecek diye 3 kere İsmaila sitesinde yazı çıktı ama Hasan Efendi ölür ölmez hangi proje devreye girdiyse dış güçler, iş mihraklar bu işi yaptılar Allah ıslah eylesin Allah hidayet eylesin Allah dönmelerini nasip eylesin onlar bize sövüp saysa da onlar 20 gazeteci çağırıp

  194. 1:31:53

    beni içeri attırmak için FETÖ'cü diye ihbar yaptılar 9 tane mahkeme açtılar hepsinden dosyalar açtırdılar onlar bana ne yaparlarsa ben yine onlara beddua da etmiyorum dua ediyorum hiçbir mahkemede açmadım şerefsiz alçaklar dün yine yazdılar ne derlerse desinler ben mahkemede açmıyorum ben Mahmut Efendi Hazretlerimin yolunun yürümesi için hocalarımız başımızda

  195. 1:32:21

    İbrahim Efendi hocamız Allah selamet versin 90 küçük yaşında bu yolu koruyor Şura Müceddiye hocaları Efendimiz'e bağlı hocalar hepsinden Allah razı olsun Selman Hoca Efendi zaten bu yolda Efendi'ye bağlı bir hoca efendi ancak burada Ali Şahin Hoca Efendi kardeşimiz var tabi tarikat işleri ayrıdır şeraat işleri ayrıdır yani medrese işleri ayrıdır emri bülbül işleri ayrıdır

  196. 1:32:48

    herkes her işi aynı anda her hoca yapamaz ya bunu da kabul ediyorum onun için tarikat sorusu soranlar biz buralarda vakit bulup duramıyoruz burada da Mahmut Efendi Hazretlerimizin vekili Ali Şahin Hoca Efendi Eshab-ı Güzin İlim Derneği'nde Elazığ'da hizmetleri sürdürüyor 45 talebesi var 10 da erkek talebesi var Allah talebelerini ziyade eylesin yerlerini ziyade eylesin

  197. 1:33:14

    ve hizmetlerini daim eylesin Çarşamba günleri dernek merkezinde tasavvuf sohbetleri var Elazığ'ın seflerinde 9 sohbet meclisleri var bunlara da katılıp istifade etmeyi nasip eylesin Pazartesi, Perşembe akşamları Hatm-ı Hacekan okunuyor ne belalar kalkıyor derdi Efendi Hazretlerimiz tarikat sohbetleri, tasavvuf sohbetleri devam ediyor

  198. 1:33:39

    Mahmut Efendi Hazretlerimizin tarikat işiyle ilgili maalesef Malatya'daki Musab Hoca ve tabi kadınlar bazında Usta Osmanoğlu soyadları ve maalesef işte efendim diğer Kara Hasanoğlu soyadları bilmem neleri bunlar kadınların ismini söylemek istemiyorum bunlar Efendi Hazretlerimizin yolunu bile bile bozdular şahitlikleri gizlediler

  199. 1:34:03

    kendi damadını şeyh yapayım, halife yapayım derken bu vasiyetleri iptal ettiler Allah onları da ıslah eylesin, iddia et eylesin Bunların sohbetleri tehlike saçıyor çünkü yalan beyanlar var şahitliği gizlemek var Evliyaullah'ın vasiyetini iptal var bir Allah dostuna bu ceryan buraya nereden geliyor buradan bak nereye bağlı, oradan oraya, oradan oraya kablo oradan oraya

  200. 1:34:30

    oradan trafoya şurada arada bir kopukluk olsa buraya bu ışık gelir mi? gelmez sil sile böyle bir şeydir koptuğun zaman bir zaman tabelayı İsmaila diye tabelayı sürdürürsün tabelayı sürdürürsün ama zaten cemaat terk etti 50 kişi kalmadı da mesele şu ağaçtan dal koptuğu zaman birkaç gün yeşil kalabilir o yeşilliğe aldanıp da onları canlı zannetmeyin ağaçta dal ekli kalsaydı

  201. 1:35:00

    o zaman hep yeşil kalacak siz hep yeşil kalacak Mahmud Efendi Hazretlerimizin vasiyeti ve müceddetliğini muhafaza eden hocaefendilere özellikle rağbet edin ama ben başka tarikattanım Allah mübarek eylesin ben bunu Mahmud Efendi'ye bağlı olanlar hakkında konuşuyorum Menzil'e bağlı, Sakı Efendi Hazretlerine bağlı işte Hayri Efendi Hazretlerine bağlı

  202. 1:35:26

    buradaki diğer onun o mahtumuna bağlı vesair Ehrenköy cemaatine bağlı İskender Paşa, Zahide Efendi cemaatine bağlı her kapı her kapı kendisi işleyişi içinde devam ediyor bizim kapıda ben ilk ağızdan ve kulağımla duyduğum için ölene kadar Mahmud Efendi'nin vasiyetini bana vasiyet emanet etti yolu bozdurma evladım dedi ben bu vasiyetin görevlisiyim

  203. 1:35:54

    bunun için de kendime bir şey istemiyorum on kişilik Şura-yı Müceddiliğe de birey hakkım bile yok mühim değil hepsi benim kardeşlerim, arkadaşlarım mesele ben nerede doğru bir adres varsa aksi takdirde medreseye Mahmud Efendi'nin medreseye İncil soktular siz bu İncil'i buraya niye sipariş verdiniz dedik, üst seviyedeki hocalar Tevrat, İncil, Zebur, Kur'an kıyaslaması yapıyormuş

  204. 1:36:24

    ya Mahmud Efendi'nin medresesinde İncil'in ne işi var ya biz İncil'i evlene sokanlara İncil'i tavsiye edenlere mealin kenarına not düşenlere FETÖ cürelle uğraşıyorduk ya senelerce ya şimdi biz İncil'e nereden geldik ya İncil tarif edilmiş ya onun için muhteremler bakın ne diyorum aslından asaletinden koparsan kendine sahte şekler uydurursan ve bunun içine

  205. 1:36:55

    mücadele verirsen yazık olur hasar olur, zarar olur onun için Efendi Hazretlerimize bağlı Vahid der bu işten sorumludur telefonları sitesi var o siteden telefonları bulursunuz hangi memleketteyseniz oraya ararsanız burada Mahmud Efendi Hazretleri'nin vekili kimdir onun medresesine kız erkek talebe vermek istiyorum şu medrese Efendi'ye bağlı mıdır değil midir

  206. 1:37:19

    bütün bunların cevabını alırsınız ben emanetçiyim ben tebliğçiyim ben davetçiyim ben vazifemi yaptım hepinizi Rabbime emanet ediyorum emanet ediyorum. Âmin. amin yâ arhame râhime, yâ arhame râhime, yâ arhame râhime Uzaktan yakından kadın, erkek cemaat gelmişler. Orada âyet, hadisler dinlediler. Sen onları da affeyle ve afred eyle.

  207. 1:38:02

    Boyunlarımızı cehennemden azâd eyle. Umduklarımızı nâil eyle. Korktuklarımızdan emin eyle. Kuvm-u vaf olarak Hakk'ın müjdesini kapıda nâil eyle. Ya Rabbi, medreselerimizi mamur eyle, müderrislerimizi dâim eyle, talep edemize keskin zekâ, faydalı ilimler, sâlih ameller ihsân eyle. Ya Rabbi, el-Aziz'de yatan, Ya Rabben âlem-i Yusuf ve Medeniyet.

  208. 1:38:28

    Hazretlerimizin Halifesi Ahmet Baba Hazretlerimiz Arap Baba Hazretlerimiz Uryan Baba Hazretlerimiz vs. tabi hepsi onun halifesi değiller daha nice velilerimiz Ya Rabbi isimlerini unuttuklarımız onların hürmetine El Aziz'i muhafaza eyle Afat Semavi'ye masun eyle. Namaz ehli zikir ehli Kur'an ehlini daim eyle.

  209. 1:38:53

    Camilerini boş bırakma ya Rab. Medreselerini boş bırakma ya Rab. Bunca ulema evliya diyarı şu kadar feyizli mübarek. Her toprağı, her karış türbe, her yerde evliya Her türbe her yerde evliya yatıyor yatıyor. Şu Allah dostları hürmetine. Ya Rabbi Ya Rabbi Gazze'ye yardım eyle Gazze'ye yardım eyle. Filistin'e yardım eyle.

  210. 1:39:12

    Doğu Doğu Türkistan'a yardım eyle Esir kamplarındakileri halas eyle Yahudinin işkencelerine maruzları halas eyle Ya Rabbi Gazze'ye yardım etmek için imkanlar halk eyle Yardım kapılarını feth eyle Ya Rabbi Ya Rabbi İslam alemini Gazze'nin kurtuluşunda birleşmesini nasip eyle Yahudi'yi kahreyle Ya Rabbi Netenyahu'yla Trump'ın arasını ifsade eyle Yahudi Hristiyanların arasında

  211. 1:39:39

    düşmanlığı ihra eyle yaktıkları ateşleri başlarına döndür, itfa eyle. Ya Rabbi Yaktıkları Müslümanları helal eyle. Ya Rabbi bu kardeşlerimizin yavrularını, zürriyetlerini hayırlı eyle. Terbiyeden aciz kaldık. Salihin salatıyla hak eyle. Abdestsiz namazsız yaşayıp ölmekten muhafaza eyle. Alzheimer olmaktan muhafaza eyle.

  212. 1:40:01

    Kur'an'ı unutmaktan muhafaza eyle. Kurban olduğum sana Allah'ım, zikirle, ibadetle yaşayıp ölmek nasip eyle. Dostlarının şefaatlerine cümlemizi nâil eyle Amin amin, bi hurmetli Allah'a ve yâsin Amin, amin. Bi hürmetli Allah'a ve yâsin. Ve sallallâhu aleyhi ve seyyidine ve mevlâne Muhammedin ve alâ aliyye ve sahibine selleme teslimen kethirâ Velhamdülillâhi Rabbil alemin

  213. 1:40:26

    Gazze'nin kurtuluşu için, Filistin'in halâsı için Doğu Türkistan başta olmak üzere cümle Mazlum coğrafyaların halklarının bir an önce kurtuluşu için Fatiha-i şerife ne niyetli okunsa onun için el-Fatiha