2:23:33 / 3:14:26

  1. 00:00

    Vel âlemine s-salâtu ve s-selâmu alâ seyyidil murselîn, Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecma'in. Şimdi, arkadaşlar, genel izleyiciye uygundur diye şey girdiler de külmem geldi yani. Biraz genel izleyiciye uygun olmayabilir yani. Çünkü ne diyeceğimi ben biliyorum da, kimin ne anlayacağını bilmiyorum yani.

  2. 00:29

    Tabii ki, sifilin dediği gibi belaltı konuşmayacağım. Tabii ki, efendim, kimseye hakaret etmeyeceğim. Zaten onlar bana iftira. Ben öyle bir şeyler yapmam. Öyle bir şeyler yapmam hiç, ilmi, şeyler, konuşacağız. Şimdi Ebubekir Sifil bir şey ortaya attı tabii. Kabirden yönetimle, eleştirenten muhaliftir.

  3. 00:55

    Artık Abdullah Kılıç mı önce söyledi, o mu önce söyledi, onu tam bilmiyorum tarihini. İsmail Ağa genel sekreteri olmuş. Abdullah Kılıç diye biri var. O bu lafı ortaya attı, bir konuşma yaptı. İsmail Ağa'nın sitesinde duruyor. Burada kabirden yönetimden kastımız ne? Ruhaniyetin tasarrufu falan bir şey.

  4. 01:18

    Anlatmaya çalıştık ama bunun üzerine sivil bir şeyler yaptı, onun şeyini öne çıkarttılar akademisyen ayağına. Ondan sonra biz bir şeyler söyledik. Bunun üzerine o, ben buna bir cevap vereceğim, bilmem ne. O sanki Avrupa'dayım, şuradayım, buradayım. Neyse geldi, bir cevap verdi. Herhalde 32 dakika.

  5. 01:45

    32 dakikada nasıl becerdi o kadar iftira atmayı, 3-5 iftira, geri kalan birçok yalan, birçok ilmi yanlış falan, onların hepsini beyan edeceğiz. Fakat bu program bir kereye sığmayacak. Şimdi biz saat 10'a kadar, inşâAllah, bu saatten itibaren, inşâAllahurrahmanirrahim, Allah bir mani vermezse, 10'a kadar bu cevap konuşmalara başlayacağım.

  6. 02:12

    Ondan sonra bir, işte ancak akşam namazını kılarız, yatsı namazını kılarız. Efendim, iki namazı kılmamız lazım çünkü benimki üç buçuğa dördü boylayacak. Gece, inşâAllah bilmiyorum, Allah bilir. Bu da cevapların bence yarısını ancak teşkil edecek. Yarısını haftaya, perşembeye sohbet yapmayacağız.

  7. 02:36

    Yarın sohbet var Haydar'da, ben yedide başlıyorum, yedi içerek geçe falan inşâAllah. Yedi içerek, yedi buçuk başlıyorum da, inşâAllah. Ondan sonraki perşembeyi yarın tatil edeceğim. Yine perşembe günü saat altıda, bugün biraz buradaki arkadaşlar hazırlıklar çünkü şey oldu, maniler çıktı biraz yani ondan dolayı.

  8. 02:57

    Biraz geciktik, yoksa altıda başlayacaktık. Trafikte de bayağı tıkandık, bir saatte geldik. Ondan sonra, haftaya perşembe inşâAllah altı geçirmeden, yani altı sularında başlarız, yani on sekizlerde. Orada da artık yine arada bir mola verip, aksiyon namazı, yaz namazı mabadinde artık ne kadar önü giderse imsa kadar, sabah namazını kurtaracak kadar da gidebilir.

  9. 03:28

    Onu Allah bilir. Ama bu iki programda cevaplanıyor. Çünkü yaptığı konuşmalardaki iftiralar ve yalanta olanların, işte yirmi maddede topladım. Yirmi maddede, tabii mükerrelleri çıkardım yani, çünkü içinde dolu aynı şeyi tekrar tekrar söylüyor. Otuz iki dakikada mükerrellerini çıkarsan zaten çok az da düşüyor.

  10. 03:51

    Yani bir şey konuşmamış demektir ama, e tabi o kadar az da konuşmamış. E tabi o kadar az dakikada, o kadar yalan, iftira nasıl bir araya geliyor? E bu da bir beceri ister tabi. Onun için şimdi bunun şu andaki kararımıza göre en az iki program oluyor. Ben bugün üç beş maddeyi herhalde cevaplayacağım.

  11. 04:12

    Bakayım kaça kadar cevaplayabilirsem. İnşâAllah diyorum tabi o da. Burada da birden başlamış mübarek çocuk. Birden başlamış da o maddeleri şey yaptı. Bakayım ben burada. Yani sanki dört beş madde cevaplayacağım. Ondan sonra bazıları kısa da gidebilir. Ama mesela burada beşinci madde önümde demek ki bunu da.

  12. 04:33

    Ben hepsini hazırladım. Ama vakit yetmez. Yani şu anda altı saat, yedi saat konuşuruz. Konuşursam inşâAllah vakit yetmez. Onun için ben size burada çok ilim vereceğim. Ben yalan, tolan, iftira atmıyorum. Ben çok büyük bir ilim vermeye hazırlanıyorum. İnşâAllah siz de birbirinizi haberdar edin. Tabi altı saatte insanlar, herkesin abdesti tutmaz yani.

  13. 04:54

    Sonra da izlenebilir yani. Toplamı en az on iki saat olur. Belki üçe gider. Onu bilmiyorum. On sekiz saat, yirmi saat olur. Onu bilmiyorum. Önüm açık yani. Ama ben bir konuya girdiğim zaman hakkını vermek isterim. Ben öyle iftira at, geç, öyle yapmam. Onun için cilt, sayfa, kaynak, Arapça, metin, ondan sonra mana, bunları vermem lazım.

  14. 05:20

    Çünkü sen bana şunu ispat et, şunu ispat et, şu boynunun borcudur, şu bilmem nedir, efendim, böyle konuşmalar yapıyor. Ondan sonra, şimdi önce şunu ifade edeyim. Burada benim anladığım bir şey var. Birinci matlap olarak ilk konum şudur. Ben bundan sonra Ebubekir Sifil'in reddiyelerine, bana yaptığı sataşmalarına cevap vermeme kararı aldım.

  15. 05:49

    Bunlardan sonra. Çünkü burada çok büyük iftiralar, şeyler var. Burada da Bilsen Hoca'nın talebelerinin de bazı sorduğu, merak ettiği, iğnetle de olabilir, işte inşallah demezdi, şu anda zaman geçmez gibi cevapları da var. Onun için ben aslında burada tam Sifil'i muhatap alarak değil, Bilsen Hoca Efendi'nin talebelerinin de bazı müşkülleri, anlayamadıkları şeyler olabilir.

  16. 06:13

    Kimisi haddini aşan ifadelerde bulundularsa da onlar bizim yavrularımız, gençlerimiz, talebelerimiz, ifam bizim. Dolayısıyla biz şimdi onları yıpratmak için ayrı bir şeyler konuşmayalım. Orada yalnız bize FETÖ'cü dedin diye bir tanesi çıktı. Orada üç tanesi bana bazı cevaplar vermişler. Bunlar genç arkadaşlar tabii.

  17. 06:39

    Anlaştı, karşılanmak lazım. Ama orada bir tanesi tabii sen bize FETÖ'cü dedin falan gibi biraz tehditvari işte yapacağımızı bilir falan bunlar gülüp geçeceğim şeyler tabii. Ben onların hepsini ilimle uğraştıkları için saygıyla anlıyorum, hürmetle anlıyorum. Anlamadıkları olabilir. Ben anlatacağım. Yine anlamazlarsa o kendileri bilir.

  18. 07:03

    Ben en azından maksadımı anlatmaya çalışacağım. Burada esasen ben tam sifile cevaplardan ziyade diğer ilmi onlar da baya bir şeyler hazırlamışlar, konuşmuşlar, yazmışlar, çizmişler. Onları da mülaza ediyorum. Herkese bir cevap olsun. Kalıcı bir cevap olsun. İlmi bir cevap olsun. Bu konular bir daha tartışmaya açılmasın diye buna emek ediyorum.

  19. 07:26

    Dolayısıyla ben o üç tane İhsan Hoca'nın talebesten biri FETÖ okullarında okumuş falan diye arkadaşlar şey yaptılar. Dedim ya arkadaş FETÖ'nün okulunda okuyan FETÖ'cü olmak anlamına gelmez. Yani şimdi çocuklara böyle suçlamayalım. Ya da bir tanesi yani üçten bir tanesi için dediler. Bilmiyorum neredeymiş o da.

  20. 07:45

    Ben dedim ya arkadaş o zaman lisede okuyor, ortaokulda okuyor. Okuyan herkes kemalistir diyebilir misin yani? Onun gibi FETÖ'nün okulunda okuduğu gibi FETÖ'cü denmez bir defa. Bu insafsızlık olur. Bir. İkincisi ben orada FETÖ demedim. Ben bu işleri FETÖ masa başı hazırlar sonra ortaya atar dedim. Bu ortaya attığı zaman anlar anlamaz, bilir bilmez bazı insanlar da buna

  21. 08:08

    katılır dedim. Mesela kefen meselesini emniyette hazırlandığı yanmaz kefen meselesi daha ortada yokken bana bir avukat geldi. Dedi ki hocam dedi vatandaki emniyet o zaman emniyet vatan emniyet FETÖ'nün yönetimiydi. FETÖ'nün yönetimi olduğu için orada dedi bunlar şey yaptılar kuruyorlar bir plan kuruyorlar bunu tutturacaklar.

  22. 08:39

    Ya ne tutturacak orada biz satmadık atmadık dedim. Ya görürsün dedi. Hakikaten de sonra baktım işte adam bana bunu önceden dedi. Emniyette FETÖ'nün elindeydi vatan. Bunu bana önceden deyip de sonra bu iş bu şekilde çıkıp da bütün solcular, moncular her taraf birden daldı. Öbür birisi bir de daldı bana.

  23. 09:00

    Vahdet gazetesi vardı o zaman. Onu orada yazıya başlatalım mı diye bana sordular. Ben ehl-i sünnettir başlatın dedim. İyi de bir maaş o zamanın behrinde iyi bir paraydı 12-13 sene evvel. Ona da o münasip midir dediler. Tabii dedim ne demek dedim hoca bende dedim. Ama kalktı işte semmim kelbükeye külke anlayan anlar geldi orada bir rekabet namazına günah işleyenler

  24. 09:27

    daha iyidir rekabet namazı kılanlardan hezeyanını savurdu. Bir de ondan sonra kefe meselesine girdi. 360 liraya kefen sordu falan. Yalan. Hiç alakası yok bilmem ne. Bursa'daki birinin yaptığını bana mal etti. İspat et bilmem ne et. Ya ne oluyorsun arkadaş? Ha ben o zamandan bu konulara alışığım. Bir şeyi kotarır dış güçler ondan sonra onun üzerine

  25. 09:52

    neyse kabirden yönetimi kotardı. Bu sefer aynı ağızdan İsmail'e aynı ağızdan Sifil aynı ağızdan şurası burası baktım Konya Konya, Anya her yer Selefiler, Melefiler, Ritüvitler birleşti. Haa tamam. O zaman burada birinin bir şeyi anlama bunu izah edelim bu izahsız kaldı yanlış anlaşılıyor şeklinde bir iyi niyet değil her yerden düğmeye basıldığında anladım.

  26. 10:18

    Ama burada asla İFAM'ın talebelerine, yöneticilerine falan FETÖ'cü METÖ'cü asla öyle bir şey demedim benim lafımın geneli ortada bu laftan bu çıkmaz bunu kimse bana iftira atmasın ne İFAM'ın yöneticilerine ne hocalarının talebelerine FETÖ'cü var FETÖ'cüler ben bu işleri FETÖ'cüler kuruyor sonra herkes buna atlıyor ama anlar ama anlamaz ama alet oluyor dedi bu laf

  27. 10:45

    İFAM'a FETÖ'cü dediği manası bize FETÖ'cü dediği manası asla çıkartmaz bunu buradan anlayan kendi aklını düzeltsin, tahsis etsin kimse böyle bir şey anlamadı yani bunu da söylemiş olayım bu arada çünkü sohbetlerde artık bu konular yoruyor milleti yani onun için bu gibi uzun konuşmalarda ancak vakit kalıyor bunu da dedikten sonra konumuz ne?

  28. 11:07

    konumuz şu Ebu Bekir Sivil'e niye bir daha cevap vermeyeceğim? çünkü neden? şimdi herhalde birileri tarafından görevlendirmiş olabilir para da teklif edilmiş olabilir diye düşünüyorum olabilir diyorum bak çünkü neden? hemen bu işi yaptıktan sonra bir gazeteye transfer ol o gazetenin bana karşı davranışı tutumu belli zaten o gazete

  29. 11:31

    Abdullah Kılıç'ın ve İsmail Han'ın resmi yayın organı dolayısıyla hemen oraya transfer olması Bismillah diye de kendi sitesinden başlık atması denk mi geldi 3 gün arayla yani bu da beni düşündürdü dolayısıyla bu kadar senedir işsiz geziyor iflas ettim diye bas bas bağırıyor beni bayağı iş bulacak herhalde bana çatan zaten iş bulur, adam bulur, destekçi bulur

  30. 11:58

    meşhur olmak isteyen bana çatar falan senelerdir itibarı olmayanlar bana çatar bunlar güzel şeyler reklamın kötüsü olmaz ben onlardan kaçınmıyorum ondan sonra yani bunu şöyle bir görev vermişler ben bunu tespit ettim yetkililerden de haber geldi bana sen bunu devamlı bir şeyler önüne at çünkü Muhittin Kağıthane, Şişhane, Siyerci Nuriye falan bunlar tabi benim dişime göre değil

  31. 12:23

    bu sefer bunların hiç şeyi yok Ebu Bekir Sivil Akademisyen şudur budur bu noktada bu bir şey atarsa ortaya milleti etkileyebilir şimdilik de gazeteye dağıldılar gazeteden de attırırız köşeleri buna ayırırız bu da şimdi benim önüme bir mesele atacaklar ben de o meseleyle uğraşıp ona cevap vereceğim burada maksat ne?

  32. 12:47

    bunun böyle olduğunun ispatı nasıl oldu? dün yine ben bu cevapları hazırlarken daha yeni bir konuşma yaptım dün yine kalktı yok lalekai ben medet mişim çok eski sohbetlerimi karıştırıyor şimdi bak daha burada iki gün evvel konuşanlara cevap vermiyor benim eski sohbetlerimde şey yapıyorlar bunu işte malzeme atıyorlar bu da

  33. 13:10

    şimdi diyor dün müevessigün lalekai büyük bir el-sünnet ulemasından hocanın talebelerine orada teşekkür ediyorum ona cevap vermişler güzel lalekai senin anladığın gibi değil diye lalekai de iftira atıyor halbuki lalekai nakıl yapıyor orada abdülhamid mübarekten de nakıl yapıyor işte efendim öbüründen de berikinden de nakıl yapıyor hatib bağdadin yaptığı gibi yapmasaydı

  34. 13:38

    bu nakılleri iyi miydi? tabii ki daha iyiydi ama nakıl yapıyor adamın görüşü gibi onu lanse ediyor yok oradan getiriyor vahabi diyor cübbeli diyor ya şimdi bu sefer kargalar gülmeye başladı yani ben burada selefi vahabilerle uğraştığımda devlet bana bu kadar koruma vermiş 12 senedir ben istemeden yani bana vahabi dedi dün müevessigün e şimdi demek ki muhakeme bozulmuş

  35. 14:04

    muazeneyi kaybetmiş yani benim gibi adama vahabi diyecek diyorsa bu akademisyon olsa ne olur profesyon olsa ne olur yani bu bir gerçek var yani bunun bütün kamuoyu biliyor bundan dolayı anladım ki her gün yeni bir şeyler çıkararak önüme bunu şu anda beyan ediyorum çünkü ben bu oyuna gelirsem tefsir yazamam kitaplarımı yazamam bütün mesele şu İsmaila ile uğraşmasın kuyumculukta

  36. 14:30

    paraları batan kuyumculara paraları yatıran vakıf dernekleri deşifre etmesin İsmaila'nın vahabileri getirdiği hadis meclisi diye bütün vahabileri doldurduğu onların hepsini paylaşacağım yarın onları paylaşacağım perşembe şeyi kaçırmayın yarın çok önemli açıklamalarım var ondan sonra ispatlı delilli selefilerin kendi ağzından dolayısıyla

  37. 14:54

    şimdi burada meselemiz nedir? meselemiz demek ki demek ki bu sahte şeyhleri paraları batıran vakıfları dernekleri efendim iş adamlarını Afganistan'a götürerek elektrik, enerji bağlayan ve böylece FETÖ'leşme yolunda hızla ilerleyen FETÖ'de böyle başladı bu gibi dernekleri falan ben işte belgelerle, delillerle patlatacağım böyle hazırlıklarım var bu hazırlıklarımı da bilen

  38. 15:25

    birileri şimdi sifilde iyi bir malzeme parasız da kalmış herhalde efendim transfer de yapıldı şu an benim aleyhime olan yayınlara transferi de gerçekleşti çok güzel her gün cübbeliğe bir gün vahabi de bir gün aymaz da bir gün, geveze de bir gün, herze de bir gün, sapık da öyle zaten konuşmalar öyle ben öyle bir şey demiyorum kimseye terbiyesiz

  39. 15:47

    benim ağzım terbiyesiz değildir hiç öyle hakaretim yok ondan sonra eee mesele buradan geldiği için ben öğrencilerle, İsmail Aleyh'le mesela uğraşmayayım diye her gün beni bununla uğraştıracaklar ben inşallah diyorum çünkü ben efendilerin gibi kayıptan, kerametten inşallah demeden konuşamam ben inşallah, benim kayıbımı bilmem, kerametim yok inşallah bu tufaya düşmeyeceğim

  40. 16:17

    eee şimdi en az 12 saat, belki 18 saat cevaplar vereceğim bu cevaplarla neyi göstereceğim benim senin önüme attığın en zor sorular bu inşallah demem meselesi zaman geçmez meselesi ruhların nikah meselesi bunlar en zor sorular şu anda bunlar çok büyük bir şey bulduk diye efendim seviniyorlar öyle cevaplar vereceğim ki Allah'ın izniyle benim bana zaman geçer yani

  41. 16:47

    ama saatler geçsin yani mühim değil, bu uğurda geçsin Allah yolunda geçsin, ilim yolunda geçsin ayet-i hadis okuyarak geçsin evet Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem tasarrufunu ve meşayıhın evliyanın kerametinin vefattan sonra devamının ispatı yönünde geçsin ben niye yaşıyorum ki benim yaşama manası ne bunları ispat etmek konuşmadıktan sonra varlık sebebim bu

  42. 17:08

    bu yüzden ben işimi yapmış oluyorum işimi yaptığım için mutluyum, memnunum hani bundan darlanmıyorum ama her lafa ikide bir bir laf atacaklar ki sivil bana senelerce ne cevap vermiş ne ismimi almış biri e şimdi böyle de bir huyu olmayan birinin huyu değiştirerek her gün bir şey paylaşması pek akıl karı değil çünkü muittin, muittin iş yok, gücü yok kağıthaneli, şişhaneli

  43. 17:35

    onlar efendim kekeme bilmem ne bunlar yapar ama sen koca bir akademisyenim diye geçiriyorsun yani her gün ben de burası işim bitmiş yani, işim bitmemiş sana yeni iş verilmiş yani bu kesindir ben bir şey tespit ediyorsam bunu deliller gelmeden tespit etmem ama bunu size belgeleyemiyorum yani ayrı bir şey bundan dolayı

  44. 17:59

    şimdi ben burada ne ispat edeceğim senin bana benim konuşmalarımdan yola çıkarak onları da kesmiş doğralamış pişmiş bir tanesinde doğralamış falan neyse benim dediklerimin ben arkasındayım yanlıştan münezzeh değilim, ispat edemezsem bir kitapta yeni bulamazsam söylediğimi kamuoyundan da özür dileyeyim ya ben bunu kafamdan atmışım veyahut da beynim beni yanıltmış

  45. 18:29

    eski bilgilerime dayanmışım ama kaynağı yokmuş demekten de ar etmem Allah haktan utanmaz mı? innellâhe lâ seahibne lâ hak Allah'ın sıfatla sıfatlanın niye hayal edeyim haktan gerçekten? efendim yanlış yapmak bize mahsus biz masum bir peygamber hükmünde haşa haşa mahfuz bir veli hükmünde bir adam değiliz onun için yanlışımı da yanlış derim eğer ispat edemedim ise

  46. 18:55

    ispat etmek boynum borcudur bulamazsam bilmem nesin böyle konuşuyor mühim değil efendim ben bunları cevaplayacağım ama neyi göstereceğim belki senin bir at ortaya attığın fitneye soruya ben saatlerce ikna edici cevaplar verebiliyormuşum veremiyormuşum bu kamuoyunun takdirine kalmış selefiler buna inandı inanmadı diye veyahut da efendim fetöcüler bunu aleyhine tweet attı diye

  47. 19:25

    video çekti diye ben müslüman cemaatime ve Allah'ın müslüman kullarına emanetim onlar takdir edecek benim cemaatime sohbetime dinime devam edecek yok ya bu zırvaladı sazmaladı bunu delilmeli getiremiyor el-i sünnetten çıkmış diyen düşünen zaten gelmeyecek gidene kapı açık ama ben tabi meydan okumuyorum beni dinleyin Allah rızası için benim bütün bu konuşmam bu konuşmalarım

  48. 19:57

    hepsini dinleyin Dinleyin, dinledikten sonra insaf ve vicdan ile karar verin. İkna olmuyorsanız, en üstüne de muhalif düşmüş bunun bu görüşleri diyorsanız, zaten yapacak bir şey yok. Kimse kimseye, ben şeyh değilim, halife değilim, ondan sonra benim müridim yok, müntesibim yok. Sen beni terk etsen de olur, terk etmezsen de olur.

  49. 20:16

    Ama tabii ki ben Müslümanlara konuştuğum lafların hakkında şüpheye düşürülenlerin ve itiraz edenlerin ne demek istiyorsun maksadını açıkla diyenlerin bunun delilini ispat et diyenlerin cevaplarını vermekle mükellefim. Ama sen benim kırk senedir kayıt altında olan bunca sohbetin hepsi kayıt altında değilse de yani sifilin kaç saat konuşması vardır, benim kaç saat ben

  50. 20:43

    iddia ediyorum ki en az bin kat ondan fazla kayıt vardır. Yani konuşma bakımından değil mi? Onun benden beş altı yaş yaşı fazla. Konuşmayı demiyorum. Kayıt altında sohbette diyorum. Bundan dolayı en az benim otuz senem kayıt altında. Yani otuz senem. Bu kadar konuşan adamım. E sen bu kayıtlardan her gün birinden bir şeyle önüme gelip de beni esas maksatlarımdan ayırmak için

  51. 21:05

    sui niyetle önüme kütük çıkarırsan ben onu yemem. Yani ama ben bu cevaplarla ne ispat edeceğim? Senin her dediğinin bende saatler süren cevabı var. Ben ilmi olarak bunu açıklamaya Allah'ın izniyle Allah'ın meşayihine müktedirim. Ben bunu ispat edeceğim. Ben bunu zaten evvelce de çok kere ispat ettim.

  52. 21:29

    Ama şimdi tabii özel bir konu oldu. Bunu söylüyorum. Bundan sonra da bana niye cevap vermedin? Şöyle bir şey dedi, bu nedir, bu ne değildir? Maalesef bizim arkadaşlarımız da etkileniyor. Bizde de çok ilmi yetersiz, kifayetsiz arkadaşlar var. Yani benim camiamda da benim yanımda da, etrafımda da var.

  53. 21:49

    Yani onlar da etkileniyorlar. Dolayısıyla bu bu böyle miydi, bu şöyle miydi? Hiçbir şey anlayamıyorlar yani, ilimleri yok. Dolayısıyla yardımcı olmak lazım. Onları da raydan atlatmamak için Ama biri ben ikna olmuyorum diyorsa da efendim, ona benim yapacağım bir şey yok. Sen nasihatını yap, öğütünü ver, delilini açıkla, ilmini konuştur.

  54. 22:15

    Bazı nasihat müminlere fayda verecektir. Ben iyi niyetli insanların, beni dinleyenlerin iyi niyetli olduğuna inanıyorum. Onun için bu kadar hazırlık yapıyormuşum. Yoksa kötü niyetle beni mağlup etmek için, beni rezil etmek için uğraşanlara cevap vermeyi hak etmiyorlar. Ama bu kadar da sevenim, sayanım var.

  55. 22:38

    Onların kaç katı fazla? Haddi hesabı yok. E bunları da rahatlatmak lazım. Bu da bizim boynumuzun borcudur. Şimdi, birinci madde. Yirmi maddede toplanıyor. Ebu Bekir Sifil isimli bir akademisyen. Yani tanımayan da olabilir, çok meşhur biri de değil o kadar diğer umumi camialarda. Efendi kabirden bizi yönetiyor.

  56. 23:08

    Dedin diyor. Şimdi ben buna cevap vereceğim. Diyor ki şimdi, tabi ben dedim ki diyor, kabirden yönetmenin olmadığını, ehl-i sünnet itikad metinleri içerisinde bunun yerinin bulunmadığını kast ederek bu doğru değil demiştim diyor. Bu bir iman, bir itikad ilkesi olamaz diyor. Yani bana konuştuğu laf bu.

  57. 23:38

    Şimdi, buradaki cevaplarıma başlıyoruz. Ben diyorum ki, burada kabirden bizi yönetiyor lafından, sen benim maksadımı anladın mı, dinledin mi? Yoksa selefilerin çektiği başlıklarla, İsmail Ağa'nın çektiği başlıkla kabirden yönetim, ehl-i sünnete muhaliftir diye attı ortaya bir şey. Abdullah Kılıç diye biri ki hiçbir ibare okumaz, bir şey okuyamaz, hiçbir ilmi yok.

  58. 24:09

    Yani attı ortaya bir şey İsmail Ağa adına resmi. Bunun üzerine mi sen bana bu bindirmeyi yaptın? Yoksa bu adam ne demiş diye benim bu konudaki ilgili konuşmalarımı dinledin mi de yaptın? Şimdi bakalım. Ben de diyorum ki, ben burada kabirden yönetimle tasarrufu, tasarruf ne demek? Evliyaullah'ın vefatından sonra kerametinin devamını kast ettim.

  59. 24:35

    Ve bunu konuşmalarımda açıkça beyan ettim. İsmail Ağa'ya da sordum hala bir cevap yok. Ona da soruyorum, sen Evliyaullah'ın vefatından sonraki kerametinin devamını kabul ediyor musun, etmiyor musun? Yoksa keramet diriyken kerameti olabilir, hiç kerameti kabul etmiyorsan zaten ehl-i sünnetten çıktın.

  60. 24:55

    Onu reddeden biri değil. değil. Doğru konuşalım şimdi. Doğru konuşuyorum. Peki kerameti kabul ediyorsa hayatıyla, diriliğiyle mi sınırlıyorsun? Ölümünden sonra da devam ederek inanıyor musun? Onu da sonra diyor ben cüz'i inanıyorum, cüz'i. Yani cüz'i tasarrufa inanıyorum, onu da kendi söylüyor.

  61. 25:10

    Şimdi bunlar hepsi madde madde gelecek. Yani birbirine girif biraz, tekrardan kaçınamıyoruz. Kusura bakmayın. Çünkü o da iki dakikada bütün konuları birbirine üstüne altına, en sonunu yine başa döndürüyor. Yani krizplik var, mütedahil konular. Ondan dolayı biraz tekrardan kaçıramıyoruz, kusurumuza bakmayın.

  62. 25:24

    biraz tekrardan kaçınamıyoruz. Kusurumuza bakmayın. Yoksa ben tekrarı Yoksa ben tekrarı seven biri değilim. seven biri değilim. Her dakika Her dakika yeni bir şey anlatmak isterim yani. yeni bir şey anlatmak isterim yani. Ama mecburuz. Meseleyi çözeceğiz.

  63. 25:34

    Şimdi benim kabirden yönetimden maksadım neymiş? Bak ben bunu anlatmışım. Eski bir sohbetlerimde şimdi ondan bir video sizinle paylaşacağım. Dolayısıyla bu paylaştığım videoda esas insanın ruh olduğu, ruhun ölmediği, ki bu El-Sünnet'e göre kesildi. Onları hep ispat edeceğim. ondan sonra kabirden gelen ziyaretçisinin tanıdığı, selamına cevap verdiği, işte bu manada diğer

  64. 26:18

    efendim, burada kabirden yönetimden maksadın ruhun yönetimi olduğu ve aslında bu ifadenin yanlış anlaşıldığı. Çünkü bu kabir, Ali Adar Efendi babamız, kabrimi bırakmayın. Çünkü ziyaretçi gelince kabrine ruh kabirle irtibat kuruyor. Bunun ötürü El-Sünnet'e itikat söylüyor, selamına cevap veriyor falan.

  65. 26:39

    Arşta olsa bile bedeninin metfun bulunduğu, çürümüş çürümemiş fark etmez. O toprakla ilgisi var. Dolayısıyla kabir lafı nereden dolayı geçiyor? Kabirde ziyaretine, yoksa uzaktan, Abdülkadir Gela'dan himmet istese himmet etmez mi? der. Bunları da anlatacağım, hepsinin delillerini koyacağım. Ama kabrine gidince, selam verince, bir de Fatiha okuyorsun, Yasin Şerif

  66. 27:00

    okuyorsun falan, hediyeler falan oluyor. Ruhaniyetler, bunların hepsini anlatacağım. İki ayna gibi ruhlar birbirine yansıma yapıyor. İn'ikas tarikiyle ona nur geliyor, feyiz geliyor falan. Burada kabirdekinin bir farkı var. Yani kabire gitmenin, fiziki gitmenin bir farkı var. Yoksa ruhlar için mekan yok.

  67. 27:20

    Yani ruhu, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e salavat şerifi okuyorsun, buradan salavatın bana ulaşır diyor. İlla ki kabrine gidenin salavatı ulaşıyorsa biz buradan boşuna mı salavat çekiyoruz? Onu demiyorum. Ama burada kabire ziyarete, mesela Muhammed Efendimiz Hazretleri'nin sözlerinde, bunların hepsinin kaynaklarını söyleyeceğim.

  68. 27:39

    Edirnekapı'dan da sizinle uğraşacağım, sizi bırakmayacağım. Şimdi Edirnekapı, kabre işaret var. Yine Ali Adem Efendi babamızın, işte Kadir Temir Hoca'nın, beyanatı var, konuşma yaptığı, dinlerseniz onu da dinleteceğim. Efendimiz Hazretleri iki sene geçmiş. Kabrinden bizi okutuyor evladım. Onun için kabrine gidiyoruz.

  69. 27:55

    Kabirden lafı bundan dolayı geçti. Ama kabirden maksat nedir? Ruhun gücüdür. Hangi ruhun? Tabi senin, benim gibi dünyada cirisi beş para etmeyen adamlardan bahsetmiyoruz. Kamil velilerin ervağından bahsediyoruz. Bunların hepsi ayetlerden, hadislerden, delillerden, hepsini konuşacağım. Önümüzde çok iş var.

  70. 28:15

    Belki de üç dört ders sürer. Ama buradaki mesele benim kabirden, yönetimden maksadım neymiş? Ruhun yönetimi. Neden? Bunu kabirde sınırlamamak lazım. Ruh kabirde değil yine. Ruh kabirde sınırlanıyor. Ziyaretçi gelince geliyor. Bu kesin. Ziyaretçi gelince irtibat kuruyor. Teallukun bilmeden var. Ondan sonra hadis-i şeriflerde de geçiyor.

  71. 28:44

    O hadis-i şerifleri de zikredeceğiz. Efendim, özellikle dünyada tanıdığı olursa ona İblikesir'de de geçiyor o hadis-i şerif. Yani manen selamına cevap verir. Hele ki dünyada tanışıyor, selamına cevap verir. Mesleğine sebebi var. Bazı rivayetlerde ziyaret kurar. Kabirde mutlu olun, memnun olun. O tabii bedenle ilgili bir şey değil.

  72. 29:12

    Ruhla ile ilgili bir şey. Ama ruhu arştaysa da gelir. Tabi işte Çin'deyse, mahpussa, rehinse, ne diyorsun adına, borçlu ölmüşse falan, ölülerle konuşma izni verilmez. Hadis-i şerif var. Onları konuşmuyoruz. Evliyaullah'ın, Kamil Veli'nin ruhları özellikle zaten onların mahpus olması falan söz konusu değil.

  73. 29:34

    Bu zatların ruhlarının vefatlarından sonra ölmediği, zaten Ebu Cehil'in ruhu da ölmedi ki. Zaten sahih hadis var Buhari'de. Siz bile onlardan işitmiyorsunuz diyor. Geldi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Bedir'de gebermişlerin, Kalif Çukuru'nun üstünde onlara seslendi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem duymayana seslenecek kadar haşa, şey mi Şey mi?

  74. 29:57

    Efendim Mâ entum besmehal-i mâ gulmünün buhârî Bunların hepsi kaynaklarını vereceğiz. Dolayısıyla ruhların ölmediği tartışmasız. O zaman biz de diyoruz ki ruh kabirle sınırlı değildir. Kabirden yönetim lafımız. Ziyaretçi gidince, bir şeye himmet isteyince, rabıta yapınca Ruh kabriyle alakadardır, geliyor selamına cevap veriyor ya.

  75. 30:23

    La kabir lafı oradan çıktı diyoruz. Laf oradan çıktı diyoruz. Yoksa ruh kabirle sınırlı değil, benim kastığım Ruhun kerametinin tasarrufu devam ediyor. Peygamber ölünce nübüvveti, peygamberliği bitmediği gibi, bir veli ölünce de veliliği bitmez. Çünkü nübüvvet ve velayet, yani peygamberlik ve velilik sıfatları, ruhun sıfatıdır, bedenin sıfatı değildir.

  76. 30:44

    Esas izah ruhtur. Ruh bedenden ayrılınca, ruhun, en ufak bir şeysi eksilmiyor. Çünkü melekeler, güçler, ruhta. Beden onun aleti. Şu anda elimi sallıyor, işte dilim konuşuyor. Ben ölsem şimdi beden ölüyor, ruh ölmüyor ki. Yani ruh bedeninden çıkıyor. Ruh, beden konuşamıyor, hareket yapamıyor. Hiçbir icraat yapamıyor.

  77. 31:08

    Ama ruh öyle değil ki. Ruh icraatına devam ediyor. Bunun bütün delillerini anlatacağız. Onun için, burada, benim, bu soruya şimdi, kabirden bizi yönetiyor diyor. Ben de dedim diyor, kabirden yönetmek yoktur, el üstü yönetmek yoktur dedim diyor. İman itikad ilkesi olamaz diyor. Ben de sana kabirden yönetim, el üstü itikadlarında geçiyor demiyorum.

  78. 31:32

    Ben sana ruhun ölmediği ve peygamberlerin, velilerin, ruhlarının kerametlerinin ba'del mevt devam ettiği, el üstü itikadların, beddül-ü emalin, şerlerin vs. her yerde geçiyor. Ben bunu demek istedim diyorum. Şimdi, bunu dinleyelim. Birinci videoda kabirden yönetim lafında neyi kastettiğimi sohbetlerimde anlatmışım.

  79. 31:56

    Ama adam, Selefi'nin, İsmail Ağa'nın başlığa çektiği, bilmem gazetenin başlığa çektiği kelimenin üzerinden bana ilim adamı geçiniyor, bana oradan itham yapıyor. Şimdi dinleyelim ben ne anlatmışım. Birinci video gelsin. Ama bizim burada kabirden yönetim dediğimiz yanlış anlaşılıyor. Yanlış anlaşılmasın.

  80. 32:16

    Kabirden yönetimin manası demek, ruh kabirle sınırlı mıdır? Ruh kabirde durmuyor ki. Ziyaretçi gelirse, kabrine dönüyor, selamını alıyor, onunla görüşüyor manen. Ama ruhun yeri kabrin içi değil ki. Ya âlâ illiğindedir, ya esfel-i sâfilindedir, ya siccindedir. Adamına göre. Ruh arştadır. Şehitlerin ruhları nerededir diyor hadis-i şerif.

  81. 32:40

    Yeşil kuşların havsalelerindedir. Cennetin ırmaklarında gezerler. Say hadis. Dolayısıyla ruh kabirde değil. Kabirden yönetim diye anlaşılmıyor. Yani bizim kabirden yönetim dediğimiz kimseyi ne yapmasın? Yanlış manalara sevk etmesin. Biz bundan neyi kastediyoruz? Vefat eden velinin ruhunun tasarrufunun devam ettiğinden bahsediyoruz.

  82. 33:01

    Yoksa kabir, ruh kabirde hapis değil ki. Ruh her yerde gezebiliyor. Allah ona izin verirse. Bazı ruhlar zindana alıyor, rehin oluyor ameliyle, kötü ameliyle, borçlu diye vesaire. Allah rehin kalmaktan muhafaza eylesin. Ama dostların ruhlarına ne veriyor? Serbest gezme hakkı veriyor. Onun için onlara bir de iş yapma, iş görme hakkı veriyor.

  83. 33:24

    Esas insan ruhtur. Tasarruf ruha aittir. Beden onun aletidir. İş gören şimdi de beden değildir ki. Uykuda ne iş görüyor? Öldüğü zaman niye iş göremiyor? Beden duruyor. Esas insan ruhtur. Ruh devam ediyor. Kabirden yönetimden kastımız nedir? Ruhun tasarrufunun devamıdır. Evet, dinlediniz.

  84. 33:44

    Şimdi benim meramım, maksadım bu oldu. Onun bana yaptığı şeyden evvel, konuşmadan evvel anlatılmış. E sen bunu dinlemiyorsun. Kabirden yönetim, el-i sünnet itikadına geçmiyor. Benim maksadımı anlattın mı, dinledin mi? Şimdi mesela diyor ki bunun zarure-i itikad olduğunu demişim. Ya nerede dedim ben Mesela ben diyorum ki keramete inanmak ve hayatlarında ve ba'del

  85. 34:18

    memad vefatlarından sonra evliyanın kerametinin, peygamberlerin mucizesinin devam ettiğine inanmak el-i sünnet kitaplarında da var. Bu tasarrufun devamı ruha bağlı. Ruh da ölmediği için bu var. Ama ben sana Efendi Hazretleri'nin tasarrufu kabrinden, kabrinden değil işte ruhundan yani. Ama bir ziyarete gidenle kabrinin selamına cevap veriyor.

  86. 34:42

    Uzaktan rabıta yapana da feyz veriyor. Şah-ı Nakşibend Hazretleri, bütün Nakşibendliler, 700 sene belki var, rabıta yapıyor. Şah-ı Nakşibend Hazretleri vefat edeli 700 sene. Bütün Nakşibendi tarikatında rabıta olmazsa olmaz esastır. Halidî kolunda özellikle. E bunlar hepsi rabıta yapıyor. E Şah-ı Nakşibendi Hazretleri vefat etmiş.

  87. 35:05

    E sen şimdi tarikatı hiç bilmiyorsun, etmiyorsun. Vefat etmiş bir insanı rabıta yapmak nedir? Onu Allah Teâlâ'nın nurlarını yansıttığı, parlattığı, Aynası, Nurlân'ın in'ikâs tarikiyle ondan bana yansıdı. Dolayısıyla bunu Muhammed Efendi Hazretleri sene recanı attı, rabıtayı tarif etti bize. Ederken işte, ey Şah-ı Nakşibend Hazretleri, tut elimden, beni yalnız bırakma,

  88. 35:26

    beni yalnız bırakma, bu manevi yolculuğumda bana destekir ol, bu manevi yolculuğumda bana destekler ol, yardımcı ol, diye himmet istemek. E kaç sene evvel ölmüş? Çünkü neden? E ruhu ölmemiş ki. E ruhu ölmediğine göre rabıta devam ediyor. Biz de bunu Mahmud Efendi üzerinden de devam ettiğini söylüyoruz.

  89. 35:41

    Ama senin buna inanman, el-Hüsned itikadının zarreti değil ki. Ben sana Mahmud Efendi'nin ee ölümünden sonra kerameti devam ediyor, bu el-Hüsned itikadıdır diye müşakkas bir veli hakkında veya Şah-ı Nakşibend hakkında bana göre itikadım devam ediyor. Abdülkadir Geylani senin burada beyanlar var, İmam-ı Rabbani'nin beyanları var, e onlar ayrı.

  90. 36:01

    Onların hepsi sırayla gelecek. Bana göre devam ediyor diye ben sana buna inanmanın Mahmud Efendi özelinde veyahut bir Şah-ı Nakşibend özelinde veya sahir-meşayih özelinde ehl-i sünnet itikadıdır demedim ki. Bu ee dolayısıyla sen bunu el-Hüsned itikadının metinlerinde yok, bunu ispat et, bana deme hakkın yok.

  91. 36:22

    Çünkü ben böyle bir iddiam yok. Ama evliyanın kerameti vefatından sonra devam eder. Evliyanın müşakkas veli, sen zaten veli midir, değil midir onu da tartışmaya açarsan ondan sonra ee o zaman o ayrı bir şey. Orada el-Hüsned'den çıkma diye kimse kimse e o veli seni ee hatırı vardır Allah'ın dinde. Dostuma düşmanlık eden veya terbiyesiz konuşan, hakaret eden

  92. 36:48

    ben Adal-i Veli'yim fakat bazen tüm bilhatt, Bukhara hadisinde ben ona harb-i ilah'ın derim, Allah'a kızdırmış olursun, o öyle, o ayrı bir şey. O kim neye çarpılır, o benimle alakadar etmez. Terbiyeli olmak lazım. Ama şunu ben veli olduğunu kabul etmiyorum. Veya kerameti kabul etmiyorum. Veya tasarrufunu, hele ki öldükten sonra tasarruf masarrufu yoktur.

  93. 37:10

    Müşakkas biri hakkında konuşursan bu el-Hüsned'den çıkarır ve bu el-Hüsned ilkesidir, buna mutlaka ne lazım demiyorum. Ama evliyanın kerameti hayatta da ba'del mevt, ba'del intikal devam ediyor. Bunu diyorum. Ondan sonra efendim ben yönetimden neyi kasmetmişim şimdi? Bakın yine ee evvelki bir sohbetlerimde bu konuda kerametin hak olduğu ve burada konunun özelleştirilemeyeceği

  94. 37:41

    belli bir veliye ee'nin kerametine inanmanın geneli bağlamayacağı bunların hepsini söylemişim. Şimdi o konuşmamı dinliyoruz inşallah. İkinci video gelsin. Velilerin kerametleri Allah'ın dostlarıdırlar, ikramına mazardırlar. Kesinlikle sabittir el-Hüsned inancı. E kerameti inkar eden kafir olur. Ama şu adamın kerametini kabul etmiyorum derse özel bir konudur.

  95. 38:08

    Onda kafir demem. Ama genel manada kerameti nasıl inkar ediyorsun? Meryem Validemiz peygamber miydi? Kadından peygamber yok. Ve mâ selâmu'l-kabrike illâ ricalen. Ancak erkek gönderdik Rasullerden diyor. E peki neyse yazın kış meyvesi, kısın yaz meyvesi geliyordu. Dayısı Zekeriya aleyhisselam şaşırıyordu bu meyveler nereden?

  96. 38:28

    Bu keramet değil miydi? Seram vardı o zaman. E ondan sonra Asaf İbn-i Berhiyâ var. Göz açıp kapamadan Belkıs'ın tahtını Yemen'den Kudüs'e nasıl getirdi ya? Şimdiki cihazlarla şöyle teknolojiyle bir saniyede getiremezsin. Nasıl getireceksin bir saniyede koca köşkler, sarayları? Işınlama sistemi diyorsun.

  97. 38:48

    Işınlamayı bile daha şu anda kuramamışsın. Işınlamayla bile olmaz şu an. E bu da Kur'an'da var. Kerameti inkar eden kâfir olur. Ayeti inkar ettiği için. Ama belli bir adamın kerametini kabul etmiyorum dese eğer o adam hakikaten ehl-i sünnet bir Evliyaullah'sa tabii çarpılır falan ayrı dava ama kâfir diyemeyiz.

  98. 39:06

    Müşakkaslaştıramayız, olayı özelleştiremeyiz ehl-i sünnete göre. Ama keramet mefhumu mucize mefhumuyla eşittir. Mucizeye inanmayan da kâfirdir, keramete inanmayan da kâfirdir. Genel anlamda. Evet, şimdi bunu da dinledik. Dolayısıyla bizim burada maksadımız kabirden yönetimden maksadımız neymiş? Ruhların ölmediği ve tasarruflarının vefatlarından sonra da Evliya için devam etti.

  99. 39:36

    Bunun delilleri saatlerce gelecek daha şimdi onları konuşmuyoruz. Şimdi sifir bu konusmasında diyor ki Cübbeli dedi ki diyor ruhlar ölmez. Peki ben sana soruyorum sen söyle peki ölür mü? O zaman bu ölmez diyecek. Peki. Mântum besmâ-l mâ gulmînû. Esma-i Mâkulümü'nün Bukhari 3757 rakamı ile, Müslim 2873 rakamı ile, demin okuduğum hadis, kaynaklar için geliyor.

  100. 40:02

    Siz bile benim söylediklerimdir, Hazreti Ömer'e. Ebu Cehil'lerden iyi işitmiyorsunuz. Halbuki Ebu Cehil kuyunun dibinde. Gebermiş. Ruhu bedenden çıkmış. Ama ruhu ölmediği için Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, biz hak bulduk, siz de hak buldunuz mu? Belanızı buldunuz mu? Cehennemi boyladınız mı?

  101. 40:19

    diye soruyor. Yani Arapçalarını okumuyorum. Yani vakitten tasarruf için. Feelveceddü mağfayda rabbugü makkaya. Sonu öyle bağlı. Hazreti Ömer bile o zaman anlamıyor. Diyor, ya Rasulallah bunlar, kefe tükellü meşsâden bilâ arbah. Ruhsuz cesetlerle konuşuyorsun. E buyuruyor Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem.

  102. 40:37

    Mântübbe esmâ-i l-mâkulüm. Sen benim yanımdasın da ondan iyi duymuyorsun. O daha iyi duyuyor. Velâkin numlâ yucîbun. Velâkin neum lâ yucîbûn, cevap veremez. Niye cevap veremez? Çünkü o mahpus, müşrik, siççinde. siççinde, cevap veremez. Ama Rasulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in kabrine gidip selam verip selam verip, ve aleykümselam duyan var mı?

  103. 40:57

    Var. Bunların hepsini ispat edeceğiz. Ahmet Rufâ Hazretleri gidip, Ahmet Rufi Hazretleri gidip elinizi uzatır mısın, elinizi uzatır mısınız burada? burada elini uzattı var mı? Var. Bunu imam Süyutiler hepsi naklediyor. Sen bu kerametlere inanmıyorsan ben ne yapayım? Sen o zaman Rasulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in evliyâhı da

  104. 41:10

    Ebu Cehil gibi cevap veremeyen sınıfına mı soktun? Nasıl cevap veremeyecek? Keramet diye bir şey var, mucizeye bir şey var. Devam ediyor. Dünya kadar kaynağımız var şimdi. Şimdi efendim, burada ayette şu. Kullu nefsin zâkatül mevt. Her ruh, bak burada her canlı değil. Yani oraya mana veriliyor da o mana da yanlış.

  105. 41:33

    Yani nefis burada ruh manasına. Nefis, Efendi Hazretleri anlatıyor onu ileride gelecek. Yani nefis Kur'an'da bazı nefsi emmare manasına kullanılabilir, bazı da ruh manasına. Ekseri ruh manasını kullanılıyor. Allâh'u teveffel enfüse ayne mevtâ. Ölüm zamanı Allah ruhları alır. Ruh alınmakla ölüm tahkuk ediyor.

  106. 41:53

    Ondan sonra kullu nefsin zâkatül mevt. Şimdi burada her canlı ölümü tadacaklarına mana çok uygun olmuyor tabii. Canlı derken, canlı olmasa ruha bağlı tabii. Dolayısıyla mana doğru oluyor ama her ruh ölümü tadacak. Peki tatması için ne olması lazım? Tadanın kalıcı olması lazım. Çünkü ruh bedenden ayrılırken beden acıyı çekiyor.

  107. 42:18

    Çok büyük ölüm acısı, sekeratı çekiyor. Ama beden, yani beden oradan ayrıldığı için ruh bu bedende bu acı kalmıyor. Çünkü neden? Önce narkozu veriyorsun, kesiyorsun, doğuruyorsun. Hiçbir şey hissetmiyor. Kütük. Ama ruhtan o acı kalıyor. O zaman tatmak neye ait?

  108. 42:35

    Şimdi mesela ağzına bir şey alsan tatma şeyi yine ruhtan. Şu anda görme ruhtan, işitme ruhtan, benim konuşmam ruhtan. Ruh gitse, ya ölürsün, ya uyursun, bayılırsın. Konuşabiliyor musun, görebiliyor musun? Ağzına ne koydular, tat alabiliyor musun? Alamıyorsun. O zaman ruh ölümün acısını tadıyor diyor.

  109. 42:55

    Yani ne demek? Ayrıldıktan sonra beden, toprağı ama ruhta o acı kalıyor. Bin sene sonra diriltilen, İsa Aleyhisselam tarafından diriltilen, biz zaten bütün rivayetlerde geçiyoruz, efendim hala ölümün acısı şeyimden çıkmadı diyor. Acısından kurtulamadım diyor. Bin sene sonra dirilen. Çünkü o acıyı hisseden ruh, tatması için ne yapması lazım?

  110. 43:18

    Efendim, bedenin ölümüyle ruh da ölseydi, acıyı kim tatacaktı yani? Bir defa en büyük delil. Ondan sonra ulema ne buyurmuş? Efendim, Muhammed bin Abdülhamid Hazretleri vs. diyor ki, Zekeriyyel Ensari, çok büyük fuka adam ulema, var ruh cismun latifun, latif bir cisimdir, elle tutulmaz, gözle görünmez.

  111. 43:43

    Ruh ama bak cisim diyor. Çünkü bir girdisi çıktısı var. Bakidir, la yefna, yok olmaz. İnde ehl-i sünneti, ehl-i sünnete göre ruh bakidir, fena bulmaz. Esnel metalifi şerh-i ravz-ı talip. Efendim, 2. cit, 250. sayfa. Sonra, yine ulema ne buyuruyor?

  112. 44:07

    Ölümden sonra ruh kalıcıdır. Bunu inkar etmek kavlün, müpteteun, bidat ehlinin sözüdür, filislam. İslam'da uydurulmuş bir görüştür. Ruhun kalıcı olduğu görüşü, ehl-i sünnetin görüşüdür. Ne sahabe, ne tabi, ne müslüman imamları, hiçbiri bu görüşe gitmemiş. Dolayısıyla, bu kesin. Yine söylüyorum, Veliddin Iraki, çok meşhur bir alim.

  113. 44:45

    Ne diyor burada? Cevami olacak, burada yanlış almışlar. İl Cevâmiyâ sayfa 775-776 okuyoruz. Vekâ-n-nesbâde mevtil beden bedenin ölümü bak, ölüm bedene bak. Burada ben size itikad dersi veriyorum şu anda. Kötü komşu adam mal sahibi eder, siz de ilim sahibi oluyorsunuz. Ölümden sonra nefsin, ruhun.. nefis dediği hep ruh, buradaki geçen.

  114. 45:13

    Ruhun bekası meşhûnün biddelâlâlâ ve'l-kur'an meşhûnün Kur'an bunun delilleriyle doludur. İşte küllu nefsin zâkatül mevt'i getiriyor. Ondan sonra tadan mezuktan sonra, tadlandan sonra mutlaka baki kalacak ki tadını hissetsin diyor. Ondan sonra Mevlânâ buyuruyor, bak delil. Velâ te'asevenne lezîne kutilû fî sevillâhı mâ te'â Allah yolunda öldürülenlere

  115. 45:43

    ölüler demeyin der, burada da zannetmeyin. Âl-i İmrân'ın halinde zannetmeyin. Öbüründe bekara da demeyin. Velâ te'kûl Belâhiyâ, asıl diller onlardır. Sonra diyor Bukhârî Müslim'de Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ziyaret ederdi kabirlere, ölülere selam verirdi. Dolayısıyla bazı âlimler işte küllü men aleyâ fân her şey fâni olacak.

  116. 46:08

    Ondan sonra âyetlerin, küllu şey'in hâlikûn illâ vet'yûh gibi âyetlerden bir zaman için ruhların da vefat edeceğini bir anlık, bir zamanlık falan demişler. Ama esasen diyor Velîd-dîn-i Râkî Hazretleri bazı ulema burada bir anlık, bir zaman için şeyden sonra, iki sur arasında, iki nefhâ arasında bunu demişler.

  117. 46:32

    Ama diyor, esası nedir? Vel-ekrâbû en yakın görüş diyor Velîd-dîn-i Râkî, ennehâ lâ tefnâ o arada da yok olmayacak, ve ennehâ minel müstes eee neyne? istisna olanlardan. İllâ men şâ'allah diyor çünkü âyetlerde Allah'ın diledikleri müstesna, kemâ fil hûri'l-ayn Mesela hûri'in, hûri'lerin cennette şu anda yaratılmışlar.

  118. 46:55

    Cennet şu anda ehl-i sünnete göre mevcut. Cehennem de mevcut. Dolayısıyla eee Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem mirat gecesi girdi, gördü ya Hazreti Ömer'in radıyallâhu anh hûrisini işte efendim onun kıskançlığını hatırladın, bakmadın, buyur diyor, say hadis. Dolayısıyla eee burada hûri'lerin müstesna olduğu gibi diyor Velîd-dîn-i Râkî doğru görüş

  119. 47:18

    yani o iki sur arasında bir dönem için bir zamanlık yok olmasında bile yok olmayacağı eee sabit edilmiş. Kurtubî tefsiri El-Câmü'l-Ahkâmü'l-Kur'an'da 15'e 262 Ondan sonra Kurtubî net tezgira 1'e 368 Kastalânî, İrşâdü'l-Şâri, Buhârî Şerî 3'e 469 İsmâ'lâk, Rû'l-Beyân 8'e 190 falan Vessâhî fî sahih görüş lâ yemûtû, ruh ölmez ve lâ yefnâ, yok olmaz vevve rûh, dikkat et

  120. 47:46

    mimmâ, o şeylerdendir ki levvû evvelün başlangıcı var ve leyselû âhirûn sonu yok Çünkü neden? Cennete, cehenneme girdikten sonra da bütün Kur'an hâli, dini, fiyat, beden sonsuz diyor milyar sene desen cennete, cehenneme kafir olursun derdi Efendi Hazretleri Çünkü neden? Kur'an-ı Kerim hem hâli, dini, hem hulût geçiyor ebediyet geçiyor Dolayısıyla sonsuz Demek ki

  121. 48:11

    burada Allah-u Teâlâ'dan ayrıldığı taraf ne oluyor? hem ezelidir, hem ebedidir ama ruh nedir? Ruh ezeli değildir Allah onu yaratmıştır mahluktur, hadistir, sonradandır ama ebedi midir? Ebedidir İşte burada çok iyi bir ilim çıktı Bu evveli var ahiri yok Yani ne demek? Ezeli değil Çünkü evveli var ne demek?

  122. 48:36

    Yokluktan meydana çıktığı bir vakit var İşte orada bu çıkıyor Yine Ebu Zeyd el-Kayravani bu çok önemli bir maliki ehl-i sünnet akidesinin imamlarındandır Ve min kavli ehl-i sünneti ve ihmet-i dini fil ervahennâ bâkîtun Ehl-i sünnet ve din imamları ruhlar hakkında buyurdu ki bâkîtirler Tamam

  123. 48:58

    Şimdi biz burada ruhun bekasını ispat edeceğiz Ondan sonra Vefattan sonra tasavvuf var mı? Bunların hepsine ayet, hadis, ayet, hadis, ayet, hadis ibare cilt, sayfa Biz böyle konuşuyoruz Vekâlellekkâni fserallîceveretî Cevereşende imam Lekkani ııı mühim bir zat Bunu da Kettani'de alıyor Nazmülmütenâsir sayfayı 22'de İstâzar-ı Sübkî de bunu beğendi kabul etti

  124. 49:26

    ve ve ve fekûl kurtubî Kurtubî de ııı bu görüştedir muvaffakat etti Ehl-i sünnette göre ve ve bekâuhâ ruhun kalıcılığı ve mtinâü'l-fenâleyâ Yok olması mümteni' Çünkü kabir azabı var El-kabrimu arâvzatu minâ zen'i Ya cennet bahçesi Ya hufratu minû fere nirân Ya cehennem çukuru O bedenle alakalı değil ki ne?

  125. 49:49

    Orada cennet bahçesinin nimetinden kim yararlanacak? Ruh Hakik insan ruhu, zevk alan ruh. Beden zaten çürümüş. Ekseriyet itibariyle çürümüş. Bazı evliya çürümüyor, peygamberleri çürümüyor, o kesin. Efendim, hadis-i sahih. Evliya için bunu diyemeyiz. Çürüyen var, çürümeyen var. Çürüyen de düşük evliya anlamına gelmiyor.

  126. 50:07

    O da ayrı bir konu. Çürüyedebilir. Şehitlerin çürümesine dair bazıları vardır. E şimdi burada mühim olan nedir? Ehl-i sünnet itikadında naslar, deliller, ayetlerden, hadislerden, ulemanın beyanlarından tevatür derecesine ulaşmış. Tevatür ne demek? Mütevatir bir şey. Yani inkârı insanı Ehl-i sünnetten kesin çıkartır da zaten.

  127. 50:32

    Bu konuda nedir? Ruhlara yokluk gelmez. Bir de valla yarattım, onu yarattım. Yarattıktan sonra artık o bir kere efendi hastalığı der. Bir bir kere yaratıldın, yakayı ele verdin. Yani bu tabii ruh için konuşuluyor. Çünkü beden ondan sonra öldü gitti, bilmem ne zannediyorsun. Ruh ölmüyor ki. Yakayı ele verdin çünkü ondan sonra bir daha dirildiği zaman bedenle birleşiyor.

  128. 50:54

    Ayrı dava. Ama ya cennet ya cehennem. Cennet cehennemde de sonsuz. Yani Müslüman sonsuz kalacak cehennemde demedik yani. Küne kadar yansa da çıkamaz. Onu demiyorum. Ama iki tarafında ehli için ebedi kalan ehli için iki tarafta müebbet. Dünyanın müebbete ne de benzemez yani. Adama müebbet vermişler, ertesi gün ölüyor zaten.

  129. 51:14

    Müebbetinden ne olur? Yine ehl-i sünnete göre İbn-i Hacer-i Eytemî, Fetâh-ı Kübra'da, Hatîb-i Şirbînî, Mûn-i Murtac ikiye üç cüz sayfeler. Muhammed-i Eremlî, Nihat-ül Murtac ikiye dört yüz otuz üç. Süleyman-ı El-Cemâl. Bunlar büyük muhaddisten müfessirler, fakihler. Hâş-i Edül-Cemâl ikiye yüz otuz dokuz.

  130. 51:34

    Ve ve bakın ruh kalıcıdır, la yefna, yok olmaz. İnde ehl-i sünneti ehl-i sünnete göre. Şimdi bu girizgâhı yapmadan öbürlerine geçemiyorsun. Adam öldü, işi bitti diyor. Nasıl işi bitti? Ruh baki diyorsun, adam anlamıyor. İlmi yok. Kabirden diyor, şu olmaz diyor. Ya kabirle ne alakası var? Biz ruhtan bahsediyoruz.

  131. 51:56

    Ha kelime olarak kabir konuşmamız o efendi babanın, efendi hastanenin vs. sözlerinden dolayı. Kabir ziyaretinden dolayı çıktı o iş. Ama maksadımızın ne olduğunu işte videolarda dinlediniz. Burada maksadımızın, biz zaten sifir buna itirazları yapmadan evvel benim konuşmalarım o konuşmalar. Tahsi için yeni düzeltme yapmadım ki.

  132. 52:17

    Ondan sonra şimdi Kazi Beyzavi, Envâr-ı Tenzil ikiye kırk sekiz Münaviyet Tesir, bire üç yüz on Feyzül Kadir ikiye dört yüz yirmi iki İbn-i Hallan, bunlar çok marka isimler, bilen bilir bunları. Fütuhat-ı Rabbaniye, Ezkâr Şer'inde beşe seksen iki.

  133. 52:33

    Şimdi bak Kâlel Kâzi diyor. Velâyetü yani Kâzi Beyzavi büyük âlim, allâme zaten müddebbiratta o manayı veren de o müfessirlerden biri. Velâyetü tedüllü alâne l-insâne gheyrul heykel mahsus Bu ayette anlaşılıyor ki diyor efendim insan şu hissedilen elle tutulan, gözle gerilen, musafâ edilen işte efendim kucaklaşılan, sarılan, karısıyla yatakta sarmaş dolaşılan şu heykel değil

  134. 53:03

    insan başka bir şey. Daha insanı tanımamışsın Mevla'yı tanımaya çalışıyorsun. Şimdi Belhüve cevherun bir cevherdir. Cevher cisim de cevher de denebiliyor ruha. Yani ne demek? Müstakil bir varlık. Allah-u Teala'nın yarattığı bir varlık. Kendi başına duran demek cevher. Araz öyle değil. Araz mesela bir rengi gösteremiyorsun.

  135. 53:28

    İlla ya bir duvarda, ya boyada, ya elbisede bilmem ne yani. Araz başka bir şey. Sen mesela bir hareketi gösteremezsin. Bana şimdi oturma kalkmayı gösterdin. Bana şimdi oturma kalkmayı göstersin. İlla yine bir fiziki bir şeyle gösteriyorsun. Yani. Bu cevherdir demek. Kendi başına bir varlık, müstakil.

  136. 53:47

    Müdrikun bizâti Müstakil. Zâtıyla müdrik. Ne demek? Kendinde idrak var. Bedenin kendinde idrak yok. Ruh bedene girmeden ana karnında 120 günlük olana kadar o zamana kadar 120 günlükken cenin halinde kıpırdaşabiliyor mu? Kıpırdayamıyor. Ruh girmeden hareket yok, bir şey yok. E zaten ondan sonra idrak da yavaş yavaş başlıyor, arida.

  137. 54:11

    Yani o tabii insanda öyle oluyor. Lâ yefnâ. Ruh yok olmaz, bir harabil beden. Bedenin tahrip olmasıyla. Tahrip ne demek? Kesildi, doğraldı, biçildi, kazalı, hamsilere yem oldu, boğuldu, kuşlar, kurtlar parçaladı. Beden harap oldu, gitti. Dünyanın kırk tarafına dağılan bedenler var yani cesetler, ne olaylar oluyor.

  138. 54:39

    Peki onun ruhu bozuluyor mu? Bozulmaz. Yok oluyor mu? Lâ yefnâ bi harâbil beden. Ve lâ tevekkefu aleyhid râkû. Bedenini lime lime doğrasan onun anlayış ve idrak gücü asla bedenin düzgünlüğüne tevekkuf etmez, bağlı değil. onun ruhu bozulmaz.

  139. 54:59

    Ruhun müstakil idraki var. Bedeni paramparça oldu, ruh yine idrak ediyor mu? Anlayışı devam ediyor mu? Ediyor. çekiyor mu, efendim, kabir, azap elindesin. Evet, vel-tizâzu, lezzet alıyor mu, nimet alıyor mu? İşte nikah dedik, ortalığı koparttılar. Halbuki müfessirler söylüyor şehitler hakkında. İltizâs devam ediyor.

  140. 55:19

    Bu müfessirler söylüyor şehidler hakkında. İltizaz devam ediyor. Şimdi lezzet, teellüm, elem, bunların hiçbiri bedenin olmasına bağlı değil. Ruh bedensiz, bedeni paramparça olduğu halde idrak da edebilir, lezzet de alabilir, acı da çekebilir. Bunun delili var. Bu veyyûhe düzeldir. Kavl-i teâlâ, fiyar-ı firân.

  141. 55:41

    Ennâ arzûnâ le'yâ hudûben vâşiyyâ. Firavun ve khanedanından bahsediyor. Bir dakika, dikkat et. Dünyanın ruhlarından da değil. Bak, delili gâvurların ruhlarından veriyor Kur'an. Firavun ve khanedanı diyor. Ve emettekum senâ tuedhulû âle firâvuneşşette le'azâb. Âli Firavun diyor. Firavun kendi zaten onun içinde.

  142. 56:00

    Âli de var yani. Tek başına da değil. Ailesiyle beraber yani o kodamânkûrû hakkında söylüyor. Ennâ arzûnâ le'yâ hudûben vâşiyyâ. Her sabah akşam cehenneme arzulunuyorlar. Bu kabir azabının ehl-i sünnete göre delili bu hattir. Çünkü neden? Peşinde ve evvel kıyamet. Kıyamet gününde mahşere çıktıkları zaman diyor ethidû âle firâvuneşşette le'azâb.

  143. 56:26

    Firavun hanedanını en şiddetli azaba girdirin. Şimdi onun için peşine kıyamet dendiğine göre demek ki burası kıyametten önce ne var? Her sabah akşam cehenneme arzulunuyor. Zaten Buhari'de sahih hadis var. memmâte e orzâle-i makrâdû bilgedâed velâşi. Ölenlerin hepsi sabah akşam gideceği yer ona gösteriliyor.

  144. 56:49

    inkâne minel cenne fe minel cenne ömkâne minel nâr fe minel nâr. Cennet ise cehennet gösteriliyor. Gideceğin yer burasıdır. O da diyor ki yâ Rabbi kıyamete çabuk kopart da bir an evvel gideyim. Öbürüne cehennemde yeri gösteriliyor. İşte şimdi burada ruhun kabir azabı görüyor, berzakta. Ama esas gideceğin azap burası diyor.

  145. 57:09

    O da rabbil âti kumusâ yâ Rabb kıyameti kopartma diyor. Ama senin demenden olacak bir şey değil. Ne onun demesiyle kıyamet erkene gelir, ne senin demenle gecikir. Dolayısıyla burada kafirlerin ruhlarının bile diri olduğu ve Firavun'un ve hanedanının işte Kızıldeniz'de Firavun hanedanı bedeniyle Firavun'un kendi bedeniyle kurtarıldı.

  146. 57:29

    Artık İngiltere'deki umudur, dil müdürü müzedeki o tartışmaya girmiyorum. vel yemenunecike bi bedenike bedeniyle dışarı atıldığı ayetle sabit olduğu Ali Firavun hanedanı için bu denemez zaten hamçılara em oldu dedi Efendi Hazretleri. Sonra ben de dedim Kızıldeniz'de hamçı var falan sonra bir de baktım Kızıldeniz'de de hamçı varmış.

  147. 57:47

    Efendi'nin o keramette çıktı yani. Dolayısıyla şimdi orada bütün balıklar almış yemiş diyelim. Ama Mevla'da buyuruyor ki sabah akşam cehenneme önüne getiriliyorlar. Bak getiriliyor, götürülüyor, yoğurazun hale. Bu da yine sahih hadislerde İsra hadislerinde, faiz yiyenler diyor. Firavun ve hanedanının ayaklarının altındaki yola serilmişler.

  148. 58:12

    Her sabah akşam cehenneme giderken, gelirken yani faiz yiyenler o kadar bozuk hatam ki Firavun ve hanedan bak gelime gitmeden bahsediliyor. Yoğurazuna arızadan Efendim Fisa bileti Ali Firavun öyle bir şey hatırlıyorum şimdi bari. Dolayısıyla giderken, gelirken de diyor faiz yiyenleri yerden kalkamıyorlar hani.

  149. 58:38

    Sara hastalığı gibi diyor ya Kur'an. Onlar çarpılmış yani onun için saralı gibi kalkamıyor diyor. Firavun ve hanedanı da onları çiğneyerek geçiyor, üzerlerinden gidiyor, geliyor cehenneme diyor. Bütün bunlar şu anda oluyor. Adamların bedeninden eser yok. E sen şimdi o zaman İslamiyet'i hiç anlamadın ki be.

  150. 59:02

    Şimdi Onun için İmam Rabbi Hazretleri'nin de arkadaşıdır. Muhammed Bakıbili Hazretleri'nin mürididir. Çok büyük muhaddis. Bu hadislerden de bu çıkıyor diyor. Yok olmaz. Ondan sonra diyor ki 7. cilt 339. sayfa Hepsinin cilt sayfası, hadis takamı var. İmam Fahrazi anlatıyor anlatıyor en sonunda karar veriyor.

  151. 1:00:10

    İşte Efendimiz'in kelimesine dikkat edin. Esas insan ruhtur. Beden değil. Yani bedenden başka bir şeydir. Ölümünden sonra ruh hayatta, hay, diri. E diri ne iş yapıyorsa yapıyor işte. Ben ne diyorum? Diridir. Ama bunun yaptığının delilin var mı? Onlar geliyor. سَعِيد ise rahmete mazar olur. Şakirse, bedbastı, iman sövülürse lanete ehil olur.

  152. 1:00:38

    Buyuruyor. Yedincici, iki yüzüncü sayfaydı. Çok güzel basıldı. Yani ilim eline tavsiye ederim. Çok güzel, nuska tekabüllü basıldı. Şimdi. Evet. Geldik zurnanın zırt dediği yere. Ben Allah şahidim olsun. Allah beni tasfiye etsin, tezkiye etsin. Kalbimi tasfiye etsin. Allah şahidim olsun. Bu konuşmayı bu kadar uzatacak değildim.

  153. 1:01:02

    Bir iki saatte toparlayacaktım. Ama Sifil'in şu sözü, Efendi Hazretleri buyurdu. Karadeniz'e döksen, Karadeniz'i kirletir. Ben diyorum ki, yani bir şey için derdi Efendi Hazretleri. Sifil için derdi demiyorum. Yanlış anlamayın her lafı. Öyle bir tabir kullanırdı. Ben de diyorum ki, okyanusları döksen temizlenmez.

  154. 1:01:24

    Ve bu sözü okyanuslara atsan, okyanuslar bulaşır gider. Abdest kursunun caiz olması yani. Ne dedi biliyor musunuz? Herkesin dişi Rasulullah'a geçiyor, sallallahu aleyhi ve sellem. Ben peygamberimin tasarrufunun kerametinin, mucizesinin, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'de mucizede var. Keramet de keramet.

  155. 1:01:41

    Yani ikram diye geçiyor mesela. Kazı İyaz ibarelerinde keramet de kullanıyor. İkram da kullanıyor Şifa-i Şerif'teki ibarelerde. Yani o tabii, her keramet zaten aynı zamanda Rasulullah'ın mucizesi sayılıyor, sallallahu aleyhi ve sellem. Rasulullah'ın da mucizeleri aynı zamanda Allah'ın ona keramet demek, ikramı oluyor.

  156. 1:01:58

    O manada ayrı bir şey. Ama nübüvvette mucizet lafısı, istilah olarak gelişmiştir. Şimdi, işleri, güçleri, yani, Rasulullah'ı sallallahu aleyhi ve sellem mi konuşuyorlar ya? Nureddin Yıldız çıkıyor, Mürşid-i Kamil değildi. Abdullah Yıldız çıkıyor, Masih vardır, onlardan da kurtulmak lazım. Öbürü çıkıyor, hepsi Rasulullah.

  157. 1:02:20

    Şimdi de bu çıktı. Kabirden yönetim olsaydı Rasulullah yönetirdi. Hoppala! Bak şeyler dayanmıyor ortalık, kırılıyor ha buralar. Şimdi bak görüyor musun? Bunlar da ehreti iş yapmış da onun için yani kusura bakmasınlar. Efendim, Rasulullah yönetirdi diyor. Yönetmiyor mu ya? Vallahi billahi Rasulullah yönetiyor.

  158. 1:02:40

    Sallallahu aleyhi ve sellem. Yahu İbn-i Allâh'ın es-Sıddîki, kitap yazmış, müstakil. Anladın mı? Nureddin Halebi, siyer sahibi, kitap yazmış, müstakil. Onların hepsine geleceğim, isimleriyle, sayfalarıyla, cidleriyle. Yani, en netice Zaman mekan ondan hali değil. Peygamberlerin hayatını, kabir hayatlarındaki yaşamalarını anlatacağım.

  159. 1:03:02

    Bütün ayetlerle, hadislerle, delillerle. Şimdi Rasulullah, kabirden yönetim olsaydı, Rasulullah yönetirdi. Örnek vererek buldun da, Rasulullah'ı mı buldun yahu? Sallallahu aleyhi ve sellem. Benim bu konuşmalarımı yayın. Dinletin. Peygamberinizin hatırı için, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem müdafaa için, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e bu şekilde

  160. 1:03:26

    acziyetsen, bunlar Osmanlı'da bu lafları konuşsaydı ne olurdu? O bir tane vardı işte, dizide bile geçiyor o mesele. O doğru bir mesele. İsa aleyhisselam, Rasulullah'tan eftaldi diyenin başına ne geldi kanuni döneminde yani? Şu laflar, Osmanlı döneminde olsaydı, Şeyhülislamlara arz edilseydi, bu adamların hükmü ne olurdu?

  161. 1:03:50

    Allah Allah! Ya ben, tüylerim diken diken oldu bunu bunu. Bana konuştu, bana söv, say ya. hakaret edersen et ya. Ya sen benim peygamberime niye diyorsun ki Rasulullah yönetirdi? Yani yönetemedi diyorsun ya. Niye yönetemedi ya?

  162. 1:04:08

    Şimdi bak, öyle bir deliller getireceğim ki ha burada. Sifilin kelimesi kelimesine konuşmasını tercüme ediyorum. Kabirden keramet devam etseydi, ooo ben bu lafı şimdi daha iyi anlıyorum. Bu kabirden keramet devam etmiyor demiş oluyor. Ooo! İş şu anda bende dört gecedir falan kaynaklar düzenledik. Arkadaşlar yardım ettiler sağ olsunlar.

  163. 1:04:31

    Bu kabirden keramet devam etseydi diyor şimdi. Kelime kelime aynı mı? Arkadaşlar dikkat edelim. Bu kelime aynı mı? Bunu bir daha bulalım bu kelimeyi. Rasulullah sahabını yönetirdi Resûlullah sahabını yönetirdi diyor diyor. Yani o keramet devam etseydi demiyor olabilir. Kabirden yönetim olsaydı diyor.

  164. 1:04:48

    Yani şimdi benim lafım yönetim lafı ya, yani oradan yönetime takmış şimdi bu yönetimin işte mütebbirat ne demek? Tedbiri ben onların hepsinin. Lukatını çıkarttım, tefsirleri çıkarttım, Arapçasını, Türkçesini hepsini çıkarttım.

  165. 1:05:00

    Şimdi onlar önümde. Mütebbirat dosyası var. Saatler sürer. Onu konuşmuyoruz. Şimdi şu kelimeyi bir bulalım. Arkadaşlar oradan.. onun konuşmasından verdiğini bulalım. Yani burada yanlış yapmayalım. Çünkü ben kelimelerde oynamak istemem. Kelimelerde tasarruf caiz değildir. Adam ne dediyse, adamın dediğini nakledeceksin.

  166. 1:05:19

    Ondan sonra kabirden yönetim yani demek istiyor. Olsaydı ama o kelimeyi tam bulabilirdin. Olsaydı ama o kelimeyi tam bulalım arkadaşlar. Resulullah ashabını yönetirdi, bunu diyor. Ya bunu diyor yani, kabirden yönetim olsaydı diyor. Resulullah ashabını yönetirdi diyor. Ben bir şeyler diyeceğim ama şimdi mahkemelik olmayayım diye demiyorum.

  167. 1:05:41

    Efendimizin vefatından sonra dikkat edin, gerekçelendirdiği konuya bak. Ben de ona cevaplar vereceğim. Sırf bu konuşmayı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e ithaf ediyorum, ruhaniyetine bağışlıyorum. Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin bana da himmet etmesini, şefaat etmesini, şu anda benim konuşmalarımı yönetmesini ve şu anda benim ağzımdan çıkanlara

  168. 1:06:01

    doğru isabet ve sizi ikna etme hususunda Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den himmet istiyorum. As-salâtu ve's-selâm ve âdedi mâ fi'ilmillâh aleyke mâ le'alke Ya Seyyidi Ya Resulallah eghisni serîan bi'izzetillah huzbedi dâgatü'ileti edrikni Ya Resulallah Bütün ulema, meşayih Resulullah'tan vefatından sonra bu şekilde himmet istemişler.

  169. 1:06:22

    Ben de ondan himmet istiyorum. Sallallahu aleyhi ve sellem'den mucizesini tahkik eylesin. Yönetiyor muyum, yönetemiyor muyum? Bu sifile cevaplarımda beni muvaffak eylesin. Sallallahu aleyhi ve sellem. Allah Teâlâ ona müsaade ediyor. Yaratan ancak Allah. Bunu demeye lüzum var mı? Müslümanız hepimiz ya.

  170. 1:06:39

    Resulüne verdi mi bu imkanı? Verdi. E ben bunu ispat edecek miyim? Edeceğim. Dünya kadar delilim var. Şimdi bakın Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'in yönetemediğini delillendirirken Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'in yönetemez diyor kabrinden bir şey diyor. Bak! Bunu delillendirirken ne diyor?

  171. 1:07:00

    Efendimizin vefatından sonra sahabe-i kiram çok ihtilaflara düştüler. Doğru. Hatta birbirleriyle savaştılar. Doğru. Ondan sonra kan döktüler. Doğru. Bundan daha büyük bir hadise olur mu? Bunlar hep sifili sözü. Ben katmıyorum. Olmaz. Ama Efendimiz kabrinden bu meselelere müdahale etmedi. Şu haklıdır, bu haksızdır demedi.

  172. 1:07:24

    Yahu bir ilim adamı böyle bir laf konuşur mu ya? Şu haklıdır, bu haksızdır demedi diyorsun. Zaten vefatından evvel kayıptan haberler, vahiyler geldi. Sayı hadislerde kimin haklı, kimin haksız olduğunu beyan etti. Bu ihtilafların olduğunu beyan etti. Kanların döküleceğini beyan etti. Hepsini uyardı. Haklıya, haksıza bildirdi.

  173. 1:07:45

    Sen daha ne konuşuyorsun ya? Şimdi mesela efendim gel şimdi bakalım. Tirmizi hadisi Resulullah kabirden kimin haklı olmasını demedi. Zaten önceden dedi. Onu bütün sahabe ezbere biliyor. Kim benden sonra yaşarsa çok ihtilaf görecek. İhtilaf olacağını haber verdi mi? Verdi. Diğer hadislerde bunlar saytı geliyor.

  174. 1:08:24

    Birbirinizin boynunu benden sonra vurmayın. Bunu tembih etti mi? Etti. Peki şimdi gel. Bu kavgaların gürültü olacağını bütün teferruatına kadar beyan etti. Mesela Bukhari 3609 Müslim 157 57, Ahmet ve Hanbel 8136'da geçen, sahih, hadis-i şerif, Ahmetli Hanbel 8136 da geçen sahip. an-nebûr, heyrete, radıyallâhu teâlâ, enkâle, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu.

  175. 1:08:47

    An-Nebiyyü reylete radıyallahu teala hangi hale Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. Lâ tegumü s-sâhâ, kıyamet kopmadan evvel, hattâ ektetile fî et-teânî, İki cemaat iki cemaat savaşacak, feykûn beyn-evmâ, aralarında olacak. savaşacak. Aralarda olacak teletün, azimetün Çok büyük bir savaş çıkacak.

  176. 1:09:06

    Yani Yani Cemel, Cemel sonra Sıffin, yani özellikle Cemel Ayşe annemiz de sahabe aşerî mübeşşere de karıştı. Bunlar savaşacak. Ama dâvâ mâ vâhidetün. İkisinin de İkisinin de davası bir diyor. davası bir diyor. Ne demek davası Ne demek davası bir? hakkı meydana çıkardık. bir? Hazreti Ayşe annemiz tarafı Ayşe annemiz tarafa, Talha Zübeyr efendimiz

  177. 1:09:27

    Talha Zübeyr efendilerimiz tarafları tarafa Osman efendimizin katilinin bulunması ve kısas yapılması kanına ortak olanların ordudan seçilmesi için girişiyor. Hazreti Ali efendimiz de bunu da yapamadığını katille katil olmayan birbirine karıştığı için ayıramadığını vesaire vesâire davaları bir, yani iki tarafta Müslüman, iki tarafta sahabe, iki tarafta

  178. 1:09:54

    tabi'in, neyse tamam hepsi sahabe yetmez, orada tabi'in de dolu var davaları birdir diyor. Bunu haber verdi mi? Verdi. Peki diğer hadis-i şerifte Hz. Hasan Efendimiz'i aldı koynuna, çıktı minbere. Ne buyurdu? İnn-i Ebni Adel Seyyidun. Bu benim oğlum, Cennet Efendisi'dir. Dünya ahiretin gençlerinin Efendisi'dir.

  179. 1:10:18

    Ve Allâh'ın yuslâhın bir beyn-i fiyetinin azametini vermişti mi? İki Müslüman büyük cemaat birbirine girecek, özellikle sıffın da oldu bu, Cemel'de Hz. Hasan Efendimiz'in şeydi. Büyük cemaatler birbirine girecek, çok kanlar dökülecekken bu benim oğlumla Allah bu işi sulhe kavuşturacak. Hz. Hasan Efendimiz hakkı olduğu halde hilafetten feragat etti.

  180. 1:10:41

    Nereye? Evet. Evet, o olmaz işte. Onlara dikkat edeceğiz. Şimdi diyor, bak sifilin tam şeyini okuyoruz. Efendimiz Aleyhisselam'a örnek vermiştim diyor. Öyle bir şey söz konusu olsaydı yani ne demek bu? Kabirden yönetimi söylüyor. Ben bunun doğru olmadığını yani kabirden yönetim doğru olmadığını ifade etmek bağlamında Efendimiz Aleyhisselam'a örnek vermiştim.

  181. 1:11:13

    Öyle bir şey söz konusu olsaydı Efendimiz Ashabı'nı yönetirdi. Ondan sonrası aynı benim okuduğum gibi. Bu laftan ne çıkıyor? Öyle bir şey olsaydı yani kabirden yönetim olsaydı Rasulullah Ashabı'nı yönetirdi diyor. Mevzu bu.

  182. 1:11:29

    Şimdi burada Rasulullah Ashabı'nı kabirden yönetemedi, onlar birbirine girdi, Rasulullah da müdahale edemedi diyor. Ya neye müdahale edecek? Bak sana önceden, kayıptan Allah bildirmiş, sahih kaynaklarda ki bunları o da kabul eder, kabul edileceği hiçbir kaynak yok burada. Bukari Müslim, Ahmet Namel'den bahsediyoruz.

  183. 1:11:46

    Bunlarla bu geçiyor. Şimdi efendim yine Ebu Sa'd-ı Hudri'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte Nitekim buyurduğu gibi oldu. Hz. Hasan Efendimiz feragat etti, Hz. Muaveyye bıraktı. Çok büyük kanlar dökülmekten kurtuldu. Yine Ebu Sa'd-ı Hudri'den Müslim, 1064, Ebu Davud, 4667, Ahmet Nambel 111275, Nesai Süleyman Kübra 8457

  184. 1:12:17

    vesaire bu yani onlar İbn-i Asım'ları saymak için lüzum kalmıyor. Zaten kafadan Müslüm var. Temruk'u mağrika tünende furkatimdel müslümin yaktulâ evlet taifeden bilâk. Şimdi bu savaşlarda kimin kazanacağını, kimin haklı haksız olduğunu da söylüyor. Diyor ki, Müslümanlar bir ayrılığa düşecek. Efendim, bu kargaşada kim galip gelecek diyor.

  185. 1:12:42

    Hak iki taife var. Yani birisi Hz. Muaveyye tarafı diyelim, birisi Hz. Ali Efendimiz tarafı. Veyahut öbüründe Cemel'de diyelim, yine tabi daha ağır şeyler var. Daha büyük sahabeler var orada, Hz. Muaveyye, aşar o iş. Ayşe annemizin, Talha Zümer efendilerimizin olduğu bir şey. Dolayısıyla buralarda diyor, kim gelecek diyor, galip mi?

  186. 1:13:07

    Bir de bak, galip gelecek olanı da söylüyor. Kimin daha haklı olduğunu söylüyor. Aslında iki tarafa da haklı pay veriyor. Hak iki taifeden, yani karşı karşıya gelmiş, ikisi de sahabe diyor. Kargaşalar oldu diyor, kan döktüler diyor. Tamam Resulullah söyledi bunları zaten. Kabrinden neyi söyleyecekti bir daha?

  187. 1:13:25

    Sen o hadisleri bilmiyor musun konuşuyorsun? Buyuruyor ki, iki taifeden Hakk'a en yakın olan galip gelecek diyor. Hz. Ali efendimiz tarafı galip geldi. Hakk'a en yakın olan Hz. Ali efendimiz tarafı oldu anlaşıldı. Ama burada bakın, öbür tarafa da haksız demiyor. Hakk'a daha yakın olan diyor. Bu kadar kaynağı var, sahih Müslüm yani.

  188. 1:13:54

    Burada haklı, haksız da söylemiş. Ha biz o konuya girmişiz, konumuz o değil. Ha haklı taraf iki ecr alır, öbürü de iştahat hatası olur, bir ecr alır, her sünnete göre görüşler var vesaire. Biz her sünnetiz. Öbür tarafı atıp tutmuyoruz.

  189. 1:14:07

    Şimdi bunu söyledi. Ondan sonra ne buyurdu? Şimdi bak, her şeyi söyledi. Yine Ebu Şah'da, Hudüddü'l-Enbiyâ'nın Vâlidelerinden Diğer Hazretleri. Bu da Hümeydî, Müsned'de 766 rakamıyla 2'ye 15. İbn-i Abdülber'in büyük, en muhattistir, en maliki fakidir. Et-Temhid'de 23'e 328. Orada da bazı. Hümeydî, Bukhari'nin şeyhidir.

  190. 1:14:35

    Yani hadiste. Hümeydî. Onunla da diyorum, yani aynı hadisi Müslümler'de geçenin biraz farklı şeydir. Devamı var. Müslümanlardan davası bir. Hepsi Hakk'ı meydana çıkartmak istiyor ama iki fırka birbirine girecek. hepsi hakkı meydana çıkartmak istiyor ama evlâ mâ bilhâk elletî tehlibû hakka en yakın evlâ Hakk'a en yakın, evla veliden geliyor.

  191. 1:14:56

    velîden geliyor Veli'ye, garube, yaklaştı, takip etti manasına geliyor. velîye, karûme yaklaştı takıbet manasına geliyor evlâ mâ bilhâk Hakk'a en yakın olan kim galip geldiyse odur diyor. Yani öbür hadis-i şerif ediyormuşuz. elletî tehlibû Yani hadis-i şerif ediyor. Galip gelen haklıdır diyor. Hakka daha yakındır diyor.

  192. 1:15:14

    Ama ne olacak diyor. Onlar birbiriyle bu harp yaparken bir fırka oradan ayrılacak diyor. Onlar aslında Hazreti Ali'nin tarafından. bunların hâriciler, cehennem köpekleri buyurduğu işte Hariciler, Cehennem Köpekleri buyurduğu işte Haruriye, Haruraili. Hariciler çıkacak. yemrukûnevneddînke mâ mûrgusevmîne ramîye

  193. 1:15:36

    Ok işte avdan çok hızlı şekilde kan bulaşmadan çıktığı gibi dinden çıkacaklar diyor hariciler. O arada da hâriciler çıktı. Çıktı. Hatta Hz. Ali Efendimiz ne buyurdu? Muaviye ile radıyallâhu anh barışırım. Yani sulh olurum. Orduyu toplarım, üzerinize yürürüm. Dedi. Sonra İbn-i Abbas'ı gönderdi vesaire.

  194. 1:15:57

    Sonra da Hz. Ali Efendimiz onlarla da savaştı yani. Haricileri de katletti. Galip geldi elhamdülillah. Dolayısıyla şimdi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onları beyan etti. Mesela Ayşe Anamız'a dedi ki, yani manen ibadet etmeyeyim diye lafzını düşünüyorum. Hav ebin köpekleri senin üzerine havlattığı zaman senin halin nicedir dedi.

  195. 1:16:23

    Bir şey oluyordu işte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem oturuyordu. Ayşe Anamız sallallahu aleyhi ve sellem orada bir güldü, bir şey oldu. Bir konuşma geçti güldü. Dedi ki yani sen düşün bakalım ne olacak halin dedi Ayşe Anamız'a. Ne bakımdan dedi? Çünkü dedi hav ebin köpekleri senin üzerine bir zaman havlayacak dedi.

  196. 1:16:40

    Ayşe Anamız da bu Hz. Osman'ın kanının şeyini almak için Hz. Ali Efendimiz'e doğru işte Cemal Vakası'nda üzerine giderken Kufe'ye doğru yolda bir yerde hevdeç içindeydi. Kimse onu göremez. Hevdeç demek üstü kapalı. O zaten hafifti. Onu taşıyorlar, indiriyorlar. Onlar hacetini görüyor, çıkarıyorlar. Devenin üstünde hevdeç derler ona.

  197. 1:17:00

    Üstü kapalı. Hiç kimse sahabeden kimse görmüyor yüzünü. Ayet-i Cebaatine amel ediyor annemiz. Köpekler avladı devenin yanında. Buyurdu ki, sordu ki burası neresi? Dediler hav eb. Eyvah dedi. Niye Resulullah bir kere bana demişti ki hav ebin köpekleri üzerine havladığı zaman sen o zaman ne haldesin onu düşün.

  198. 1:17:24

    Yani o zaman dedi ki beni Medine'ye geri döndürün. Dediler şimdi biz burada harbe gitmiyoruz işte kan. Hazreti Osman'ın kanının kısasını istiyoruz. Katillerini bulduracağız onun için. Sen olmazsan olmaz falan. Neyse yine Cemal'e götürdüler. Mesela bunu da haber verdi. Hazreti Ali Efendimiz ile Hazreti Talha veya Zübeyir olabilir.

  199. 1:17:46

    İkisinden biri Zübeyir ağır basıyor. O gece yemek yediler. Yani Cemal'den evvel, harp patlamadan evvel. Yani bir oturdular yemekler geçtiler. Namaz kıldılar beraber. Harp için gelmedik dediler. O arada mesela Hazreti Ali Efendimiz ona dedi ki Ne buyurmuştu dedi? İşte bir kere sen gelmiştin. Veyahut da işte aramızda bir şey olmuştu.

  200. 1:18:10

    Sen onu seviyor musun? Tabii seviyorum ya Resulullah demişti. Sen ona haksızlık edeceksin. Ve bir gün gelecek onunla savaşacaksın. Sana söylemişti o zaman. O zaman Hazreti Ümmet'in unuttuğu bir şey işte hemen aa hatırladım dedi. Ya orada da ondan kendi haksız olduğunu anladı. Aslında Talha Zümer Efendimiz vazgeçtiler.

  201. 1:18:29

    Yani vazgeçtiler ama artık geceden İblis'e bey Yahudi'nin bilmem neyini ok attılar bir tarafa öbür tarafa ok attı diye. Onlar ok attılar. Savaşı başlattılar. İçinden çıkamayacak bir hal geldi. Şimdi burada Resulullah ne yapsın? Olmuş bitmiş Allah'ın ilmi ezelisindeki işi meydana çıkartmak için Allah hükümlerini vermiş.

  202. 1:18:54

    Allah'ın kararları kaderle takdir edilmiş. İlmi ezeli de bilinmiş. Sonra levh-i muhafıza kaydedilmiş. Kaza-i mübrem diye bir şey var. Değişmez diye bir şey var. Ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunların hepsine uyarmış. Daha bu hususta o kadar hadis var ki. Uyarmış. Kimin haklı olacağını söylemiş.

  203. 1:19:16

    Ona efendim işte Ammar'ı katledenler haksızdır demiş. Ammar radıyallahu anh Hazreti Ali'nin tarafında şehid olmuş. Daha ne diyecek? Yani Meşru hükümete karşı çıkan yani Meşru hükümetin Hazreti Ali oldu. Radıyallahu anh Efendimizin hilafetinin sıhhatine delil o. Sahi bunların hepsi. Peygamber diyor kabirden yönetemiyor ki diyor.

  204. 1:19:41

    Kim haklı kim haksız demedi ki diyor. Ya hepsini söyledi. Ondan sonra o iş Allah ilmi ezerisine olmuş, bitmiş bir iş. Yani kaderde olmuş, yaşandığına göre Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem onu değiştirme şeyi yok. Gücü yok. Mevla karar vermiş ona. Ondan sonra Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem üç şeye dua etti.

  205. 1:20:05

    azâb-ı istisarlı yapmak, kökünden kazıyacak ümmetimânî bir selle, bir nuh tufânı gibi bir şeyle, hepsini ümmetimin kazıma, kabul ettim buyurdu. Ondan sonra dedi açlık, kıtlık, kuraklıkla bütün ümmetimin kökünü bitirme, tamam kabul ettim buyurdu. Dedi ki savaşmasınlar birbiriyle, dua etti. Hiç savaşı olmasın.

  206. 1:20:21

    Sahaben birbirine girmesin. Ondan sonra hiç savaş olmasın. Allah-u Teâlâ buyurdu ki sahih hadiste yine bu bunu kabul etmiyorum. Yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem iki isteğine kabul cevabı verildi. Bir isteği olacağı çare yok. Allah'a çare yok, ezelde böyle bilinmiş Ve kader böyle yazılmış. Ne yapsın bunlar şimdi?

  207. 1:20:44

    Savaşmasınlar birbirine diye de dua etti. Kulü vel kadiru Alâ-i'ibâ, se'ânekum, a'zâbem, min fevkukum evmi tahtı örcülüm, evi elbiseküm şî'an ve zülke be'seküm be'se bâ Kiminize, kiminizin iç savaşta acısını tattırmaya Allah kadirdir. Bu ayet indiği zaman onun tefsirinde, bu hurufkanda dünya kadar hadis kaynaklarıyla yazdık.

  208. 1:21:07

    Ama Mevla Teala ona bu cevabı verdi. Sen bunları bilmeyebilirsin de, nasıl konuşuyorsun ki Resulullah'ı yönetemiyor? Yani bu benim aşırı ağırıma gitti. Ben bu konuşmanın ekseriyetini Resulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in müdafası için yapıyorum. Ve yönettiğinin ispatı için yapıyorum.

  209. 1:21:25

    Şimdi o konulara gireceğiz. Şimdi, Resulullah ne buyuracaktı? Efendim, Resulullah'la uyanıkken görüştüğün bu kadar veli var. Sahih eserlerde göçüyor. Onların işlerini görüyor. Sahabe-i Kiram'dan bu kadar zatlar kabrine geliyor, muracaat ediyor, işlerini görüyor. Senin Peygamber'le manevi irtibasın Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem yoksa, senin hiçbir işlerin görülmüyorsa,

  210. 1:21:48

    sen gidip Ravza'da bir muracaat edip de bir himmet isteyip de bir işin görülmediyse, inkar etmen mi gerekiyor? Şimdi, Sahabe-i Kiram vefatından sonra, Resulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in kabrine gidip, yardım istemişler mi? Himmet istemişler mi? Veyahut kabrine gitmeden, uzaktan, yemameden, oradan buradan, Resulullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e,

  211. 1:22:09

    Ya Resulullah yetiş demişler mi? Bunların delillerini okuyacağım. Şimdi Resulullah yönetiyormuş mu, yönetemiyormuş mu, anlayacaksın. Ama verdiğin örnek, tamamen ilgisiz ve alakasız. Sahabe-i Kiram'ın harplerine müdahale etmemiş diyor. Yani, neyle müdahale edecekse, her şeyi söylemiş zaten.

  212. 1:22:33

    Şimdi bakalım, Ammâ-l-Kittâr, bu hadis-i şerif, İbni Ebi Şeybe, Bukhari'nin şeyhidir bu, musallef sahibi. Rakam 34.170. Beyek-i Delâ-l-Nübüve, 7'e 47. İbn-i Asâkir'de var, Seher-i Âlem-i Nübelâze'ye de var. Muhaddisler diyorlar ki, Solihul İhvan'da da geçiyor, Hadis'in senedi sahiptir. Es-Sahâbe'n-Nâzîkâhtuv-i Zemânî Ömer, Hazreti Ömer zamanında kıtlık geldi, oldu.

  213. 1:23:01

    Ot yok, ocak yok. Fefâ-l-ci'âracûn lâ kabri'l-nebî sallâllâhu aleyhi ve sellem. Bir adam, Bilal İbn-i Haris diye, biliyorum, diğer yerlerde, Bilal İbn-i Haris Hazretleri'nin kabre geldi. Fekâle dedi, Ya Rasûlallah, kabre geldi, uyanık uyanık, rüya değil. Bak, isteniyor muymuş, istenmiyor muymuş, mucizes devam ediyor muymuş, etmiyor muymuş, bak orada Medine'de kuraklık oldu,

  214. 1:23:26

    Hazreti Ömer çözemiyor. Hazreti Ömer diri. Ben ne zaman peygamber olsa Ömer olacaktı, buyuruyor. Ama Hazreti Ömer sorunu çözememiş. Diri çözememiş. Gel, diyor ki, Ümmetin için Allah'tan yağmur duası yap, diyor. Hiç olsunlar kabul etmiyor. Diyor ki, Allah'a yağmur duası yap. Ümmetin helak oldular, diyor.

  215. 1:23:50

    Medine etrafı, bütün kabileler, şeyler çöz. Ot yok olacak, yağmur yağmamış. Bunun üzerine, Fetâh-ı Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, firmenâ. O gece Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem rüyasına gelir. Daha ben sana uyanıkken görüşenler, sesini duyanlar, duyuranlar, onların kaynakları, kitaplar, onları anlatacağım.

  216. 1:24:09

    Rasûlullah diyor, Fekâle buyuruyor, İti Ömer, Fezl-ül Selam. Git Ömer'e, ona selam söyle. Vekbiru enneküm müskavne. Ona müjde ver, de ki, kesinlikle yağmur geliyor. Bak, Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem haber veriyor. Yağmur geliyor. Ona de ki, Aklını kullansın, aklını kullansın. Kafayı çalıştırsın, diyor.

  217. 1:24:33

    Fetâh-ı Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, yani orada yağmur duasını geciktirmiş, Hazreti Ömer Efendimiz. O da ağlamaya başladı. Adam diyor ya, Ben gittim Rasûlullah'ın kabrine böyle söyledim. Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem de böyle buyurdu, böyle bir uğurdu, gece gel, gece geldi. yahut da gece gündür ne zamansa uykumda sana da selam söyledi.

  218. 1:24:51

    Hazreti Ömer ağlıyor, Ya Rabbi, mâ âlû illâ mâ âciz. bir şey terk etmiyorum, hiçbir şey eksik etmiyorum, âciz kalıyorum. Âciz kaldığımda gücüm yetmeyen, işten başka bir şey eksik etmedim. Gücüm yetti, her şeyi yapıyorum diyor. Ama oradan sonra yağmur, dua, zikir. Ama Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem haber verir.

  219. 1:25:07

    Yağmur geliyor. Ve yağmur geliyor. Buyurduğu gibi oluyor. Kaynaklar burada. Şimdi sahabe, vefatından sonra Efendim sallâllâhu aleyhi ve sellem'den bir şeyler istemişler mi? İşte sahih hadis. Sonra Yemâme'de birçok sahabe şehit oldu. Büyük bir harp, Hüseyin ve Türkez abla herhalde olan şey. O harpte sahabe-i kiram sıkışınca, zor duruma düşünce ne dediler?

  220. 1:25:39

    Yâ Muhammedâ! Bak ya ya! Ya ey Muhammed! Bu kime ses senin? Yemâme neresi, Medine neresi? Belki de binden fazla, bin kilometreden, Herhalde Yemâme, Necid tarafı. Mesafe var mı? Ruhta mekan var mı? Sahabe-i kiram İslam'ı en iyi bilen tamam mı? Kâne şiârü'l-sahâbe kâne şiârü'l-müslimîn Müslümanların şiârı diyor.

  221. 1:26:12

    Orada kaç tane sahabe var? Bir tane sahabe öyle ey Muhammed diye seslenilmez. Bu şirk olur. Rasûlullah sana ne yapsın? Efendim, sen savaşmana bak. Rasûlullah burayı yönetemez. Bir tane sahabe, bir tane tabiin sahabe olduğuna göre o kadar orada tabiin de oluyor. Sahabe-i görmekle zaten tabiin olur. Bir kişi buna itiraz etmiş mi?

  222. 1:26:33

    Bunu Hafız İbni Kesir, büyük hadîs hafızızdır zaten. El-Bidâi ve Nâi, 6-324'te İbn-ül Esîr, büyük muhaddis. El-Kâmil, 2-217'de Makrizi, İmtihâü'l-Esmâ, 14-5-30'da vs. Her tane şalkaladıkça kaynak çıkar. E zaten adama inanmayana kaynak maynak bir şey de.. Adam inkâr ederse onu boş ver. İnsaf ederse kaynak onu durdurur.

  223. 1:26:59

    Yani ilmi varsa bile tabi. İlmi yoksa da bunları ne anlayacak? Evet. Ya Muhammed'a ey Muhammed yetiş dediler. Sesleniyorlar. Peki. Ondan sonra efendim, Abdurrahman Müsâd Radıyallâhu anh diyor, Bukhari Edeb-i Müfret'te geçiyor. Rakam 964. İbn-i Ömer Radıyallâhu anh, ayağa uyuştu. Ayak bazen öyle bir uyuşur ki insan acayip.

  224. 1:27:26

    Ne kalkabilir? Küt düşer. Bir adam dedi ki ona, Üzgürrahab ben nâsilek. En sevdiğin insanın adına an dedi. En sevdiğin insan gibi İbn-i Ömer, zaten Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem vasıf-ı sünnette hakkıyla ittibat. Ya Muhammed dedi. Ey Muhammed der demez, bağlardan çözülmüş gibi ayağın uyuşukluğu bir anda geçti.

  225. 1:27:46

    E bunlar her işleri gördürüyorlar. Ufak tefek de demiyorlar yani. Dolayısıyla, ne yapacak Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem? Efendim, diğer bir zata dua öğretti. Ya Muhammed diye bana seslen dedi. İnni teveccühetübüke ilâ rabbihı fe hacetihâ zelizü kuzâ. Nurettin Yıldız bile bu hadisi kabul ediyor yani. O bile okuyor arada.

  226. 1:28:13

    Yani böyle de bir delilde var diye okuyor yani. Bu Tirmizi'dir. Kaynakları çok. Zayi hadis. Ama sen Tirmizi'deki de zayıf, İbn-i Mâce uydurma diyorsan, ne kütüphesitte kaldı, ne kütüphesitte kaldı yani. Ben sana ne cevap vereyim? Efendimiz'in vefatından sonra, Hz. Osman döneminde, Osman İbn-i Huneyf, abdest alıyorsun, o zaman Efendimiz'e sesleniyor.

  227. 1:28:39

    Kabrin yanında olmak da şart yok. Ya Muhammed, inni teveccühü. Ya Muhammed kime denir? Diriye denir. E zaten Hayatü'l-Enbiya'yı anlatacağım şimdi diriliklerini, ne acayip ilimler anlatacağım. İnni teveccühetübüke ilâ rabbihı. Ben senin vesilenle Rabbime yöneldim diyor. Demiyor ki ben Rasûlullah ile Rabbime yöneldim.

  228. 1:28:59

    Rasûlullah'ın hürmetine Rabbime yöneldim. O ayrı bir konu. Vehhabi onu da kabul etmiyor. Ama burada başka bir konu anlatıyorum sana. Ya Muhammed diyor. Ya Muhammed kime denir? Ey Muhammed diyor. Şimdi ben burada duymayan birine Ya Muhammed desem, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki bunu Efendimiz öğretmiş.

  229. 1:29:17

    Kitapça sal diyor. Ondan sonra böyle de diyor. İyi dil miydi zaten? İşte onun tarafına koyuyor. Ya Muhammed ya Muhammed de diyor. Ama adam Hz. Osman dönüyor. Onu o zaman yapıyor ama gözü açılıyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem zamanında. Efendimiz onu öğretiyor. Gidiyor abdesthaneden abdest alıyor.

  230. 1:29:34

    Ondan sonra bu duayı okuyor. Sahabe diyor ki yanımızdan geçti sanki gözü hiç kör olmamış. Bir anda gözü açıldı diyor. O duayı öğretince. Ama sen diyemezsin ki Resûlullah'ın hayatına mahsus. Rasûlullah'ın hayatında. Çünkü Hazreti Osman'da Ömer Resûlullah'ın vefat edildiği 15 sene olmuş. Sallâllâhu aleyhi ve sellem bir hafta en azından.

  231. 1:29:51

    Tabi Hazreti Ömer'in de dönemi geçmiş. Yani en az 15 seneye yakın veya fazla. Ya Muhammed diyor yine. Aynı sahabi. Hazreti Osman'la bir işim var, onu halletmek için. Dua'yı okuyor. Ya Muhammed diyor, sesleniyor. E bunu ben şimdi burada da abdest alıp Ya Muhammed, inni teveccühü bükele diyebilirim. Tirmizi hadisi.

  232. 1:30:12

    E şimdi Ya Muhammed diye seslen diyor. İşin görülecek diyor. Yani şimdi bunu Resulullah Yani şimdi, bunu Resûlullah öğretti, sallâllâhu aleyhi ve sellem. Sen de Resûlullah'ı yönetemedin. Şimdi Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem'den yardım gören, veliler, tabi dolu mesele var burada. Buna da girdik mi, nereye kadar çıkarız, nereye kadar çıkamayız?

  233. 1:30:38

    Şimdi, efendim, nerede şey? Bakıyorum, evet. Birinci çıktan diyor. Şimdi bu, Misbah-ı zalâm fil-müsteğîsîne bi-khayril-enâm diye bir eser var. Bu eser, şimdi sahibi 607'lerde doğmuş. Yani bayağı eski. Şu andaki hesaplam belki 900 senelik bir geçmişi var. Yani ne kadar eski, o kadar muteber oluyor bir yandan da tabi.

  234. 1:31:03

    Her eski muteber olmaz ama. Fil-müsteğîsîne bi-khayril-enâm. Bu kitap sırf bunun için yazılmış. Okudun mu, okumadın mı, haberim yok. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den yardım isteyenler ve yardım görenler. Müstakil kitap bu. Evet. Bu zat, Muhammed İbn-i Nurman el-Merrakeşi Hazretleri. Burada, delilleriyle, her şeyle efendim, beyan ediyor.

  235. 1:31:30

    Şimdi, diyor ki, işte Şeyh Ebu Abdülhamid'in Ebi'l-Eman Rahimoğlu anlatıyor işte, Medine'de duruyorum diyor. Fatıma annemizin mihrabının arkasında, yani Teheccüd mihrabı var orada, Hesab-ı Şoför'ün orasına. Şerif, yani Resûlullah'ın torunlarından, müksir olacak, mükesir de bilmiyorum, Vel-Kâsimi Hazretleri, mihrabının arkasında uyuyor, yatmış.

  236. 1:31:57

    Birden uyandı diyor. Bak burada, 809 sene evvel kitapta zikrediyor. Birden uyandı diyor. Hemen Efendim Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in muvaceyeye döndü. Geldi muvaceyeye, selam verdi. Sonra tebessüm ederek, bize döndü diyor. Orada Şemsuddin Sahab Hazretleri var. Darîh-i Nebevî'nin hadibi yani. Efendim Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in türbe-i şerifesinin hizmetçisi o zaten.

  237. 1:32:19

    Niye güldün dedi diyor. Dedi ki diyor, Kânet mihfâkatun feharaşdû min beyti. Evet. Benim, maddi sıkıntılarım oldu. Evden çıktım. Fatıma Radıyallâhu anh'ın evinin olduğu o arka tarafta, hesab sofranın ön tarafına kalıyor. Onun, oraya geldim. Feslegassü minnebî Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den yardım istedim diyor.

  238. 1:32:44

    Şimdi. Yönetemeyenden yardım istenir mi ya? O zaman taşa mı konuşuyor, demire mi konuşuyor? Vekuldü dedim, inn-i câyûn, ben açım dedim diyor. Ya ne alakası var senin, senin mantığına baksan, kardeşim git oradan, milletten dilen para bul, git ekmek al. Rasûlullah yönetemiyor seninle, açım diyorsun. Efendimiz diyor, uyudum diyor.

  239. 1:33:08

    Sen bana rüya anlatma deme şimdi. Rüyanın fiziki karşılığı var. Ferayetünnebî Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, ve kad'en entâni, kad'e hleben. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, rüyanda gördüm diyor, bir çanak, süt verdi. Fesherif diyor, ben içtim. Rüyada içiyor ha. Hattâ arabi diyor, aman kandım diyor, yani, doydum diyor.

  240. 1:33:28

    Fâzehâbe diyor, şimdi, doydum dedikten sonra, o rüyada tebessüm ederek uyandı ya, onu anlatıyor. Fakat doydum dedikten sonra ne yaptı biliyor musun? Ne yaptı? Febâsakallebene min fîhî fîhî keffîhî ve şeâdnev min fîhî. Oradaki râvîler de diyor, bu kitapta da, diyor, sütün ağzından, ağzından tükürdü diyor, ağzından, halbuki orada yatıyor, süt müdüştüğü yok.

  241. 1:33:53

    Yani, orada uyuyordu diyor, biz onu görüyorduk diyor. Bir uyandı tebessüm etti diyor, gittiyse muvâciyeye selam verdik. Yahu niye geliyorsun? Dedi ki, Rasûlullah'a yetiştim, dağıtmadık. Efendim, biz ağzından süt çıktığını gördük diyor. Ağzına süt koyduğu yok adamın. Yani şimdi bunun gibi neler anlatacağız arkadaş?

  242. 1:34:12

    Şeyh Sâlih Abdülkadir, Ettin Nisi Hazretleri, Dimyat'ta, naklediyor. Bunlar hep senetli, istat'ta naklediliyor, ulema, meşayih böyle şeyleri. Efendim, ben diyor, Medine-i Münevvere'ye geldim. Fakat yollarda da çok aç, susuz kaldım. Nebî Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e selam verdim. Ve şekevtü levû zararî.

  243. 1:34:38

    Bak şekevtü, şikayet ettim diyor. Levû ona zararî minel cû. Açlık çok zarar veriyor diyor. Dedim ya Resûlullah, dayanamıyorum. Veşte-i tuhaniyet, tamam. Bir de bak, sipariş veriyor. Dikkat! Yemek siparişi verdim diyor, canımı çektik. Minel bürri, biraz buğday olsun. Vel lahmi et olsun, vet temri hurma olsun dedim.

  244. 1:34:58

    Haha! He ya! İsteyenler işlerini böyle gördürüyor. Sen gördüremiyorsun diye, milleti.. Efendim, sen görmüyorsun diye, milleti kör mü zannettin? Sen güneşi görmüyorsun diye, güneş yok dersen, güneş yok mu oluyor? Bu kadar gören var. Senin körlüğün sana ait. Ve tekatnemtü mâde ziyarâ lirravza. Ziyaretten sonra Ravza'ya geçtim.

  245. 1:35:21

    Fesalleytü fiyâ. Namazımı kıldım. Ve nümtü fiyâ. O zaman daha rahat zamanda tabii. Bizde, efendim, Kabe'nin içinde, altın onun altında bile uyuduğum var benim seksen dört senesinde. Boştu o zaman. Kuşluk vaktinde yattım, uyudum yani. Hem altın onun altı Kabe'nin içi yani. Uyudum diyor. Feyzâşşarsun yûguzûnû minennem.

  246. 1:35:41

    Geldi biri, beni uyandırdı çabuk. Fentebeyti uyandı. Ne oluyor ya? Vemızaytü mâhu. Yürüdüm diyor, geldi diyor. Vekâneşâ ben cemîlen halkan ve hulkan. Hep tipi fiziği, güzeli, mahlâkı. Bir genç. Geldi diyor bana. Fekaddemeyle yecefnete serit. Trit. Efendim, serit. Türkçe'de trit deniyor. Bir sofra bana trit verdi diyor.

  247. 1:36:04

    Üzerinde koyun var. Şey yani, kuzu pişmiş koyun. Vesbâkum min emvâ temür. Çeşit çeşit hurma çeşitleri var. Vekûb zenkesi ilan. Çok ekmekler var. Ondan sonra vesaire vesaire. Yedim yedim diyor. Ondan sonra yanımda da şeyim var diyor, tulumum, işte poşetim, yolcu ya. Oradan et, ekmek, hurmalarla doldurdum diyor.

  248. 1:36:32

    Ondan sonra dedim tamam da sen bana bu ikramları niye yaptın? Geldi beni adam uyandırdı ya, o genç uyandırdı ya dedim. Sen de hayırdır inşâAllah. Dedi gidiyor o zat. Küntünâ mübâdeh salâtu ve zuhâ. Kuşluk namazından sonra uyuyordum. Nebi Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i gördüm. Bana emretti. Dedi ki bu adama bunları yapacaksın.

  249. 1:36:54

    Bak. Et, siparişler aynen bak. Hurma, ekmek, et. Görüyor musun? Teferruatı görüyor musun? Detay görüyor musun? Anladın mı sen? Sonra bana dedi ki diyor ve delleni aleke şu adamı bulacaksın. Ve arrafenî mekânike bîrâ. Ravza'da şurada duruyor. Orada uyuyor. Ve kâle liyânke. Senin tarafından bana dedi ki inneke yaratte hazâveşteh.

  250. 1:37:20

    Senin canın bunları çekmiş. Canının bunları çektiğini söyledi. Bunları hazırla git onu bul yedir dedi diyor. La havle velâ kuvvete illâ billâh. Bunda anlamayacak ne var? Şimdi sana efendim yani daha neleri anlatayım? Bunun gibi bu kitapta dünya kadar efendim mesela Ali ibn-i İbrahim ibn-i Simar el-Busiri Hazretleri.

  251. 1:37:48

    O da Abdüsselam ibn-i Ebu'l-Kasim el-Sıkırlî Hazretleri. Ondan sonra Medine'de idim diyor. O da bizzat da naklediyor. Yiyecek yok, içecek yok. Zayıf düştüm. Hücre-i saadete geldim. Ya seyyidel evvelin evvel ahirin. Ey öncekilerin sonrakinin efendisi. Bu sana göre caiz mi sifil? Sana göre caiz mi bu?

  252. 1:38:10

    Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gelsin. Ya Rasûlullah beni doyur. Yemek istiyorum. Öbür Bilal ibn-i Haris. Yağmur istiyorum. Dua yap. Doğru mu bunlar sana göre? Ehl-i Sünnet'e uygun mu değil mi sana göre? Sana göre. Sen kendi kafana göre bir Ehl-i Sünnet çizmişsin çünkü. Evet. Essellullâhu ve sellek ya Rasûlullah.

  253. 1:38:28

    Allah'tan istiyorum. Ya Rasûlullah senden istiyorum. Beni doyuracak bir adamı bana gönder. Dualar yaptım diyor. Minber'in yanında oturdum. Birden bir adam geldi. Hücre-i saadete girdi. Bir şeyler konuşuyor. Ya cedda, ya cedda, ey dedem, ey dedem diyor. O da seyyidlerdi. Çok iş görüyor sallallahu aleyhi ve sellem.

  254. 1:38:51

    Sonra bana geldi. Elimden tuttu diyor. Kum kalk. Hadi gidiyoruz. Cibril kapısından çıkarttı beni. Bekri'ye doğru gidiyoruz efendim. Oradan da çıktı. Orada bir çadır kurulmuş. Hizmetçiler var falan filan. Neyse. Yemekler, içmekler. Ondan sonra yedirdi, içirdi. Bak ne dedi. Billâhi aleyk. Allah rızası için, Allah hakkı için senden söz alıyorum.

  255. 1:39:17

    Lâ te'ûd teşkû ilacet. Sakın bir daha beni dedeme şikayet etme. Fe innehu ya'üzzâ aleyhi ve sellem. Bu bana zor geliyor dedi. Onun için o saatten sonra diyor, ne zaman acıktım Allah bir sebep gönderiyor. Rızkımı gönderiyor. Çünkü neden? O zat diyor ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem minberin orada biri var,

  256. 1:39:46

    aç duruyor, sen nasıl burada Medine'nin yerlisisin, benim torunumsun, onu aç bıraktın diye o da ondan söz alıyor, sakın beni Resulullah'a şikayet etme diyor. Şimdi burada muhaddislerden çok önemli bir rivayet var. Hepsi muhaddis, çok kitapta da kaynağı var. Anladın mı sen? Bunu Zehebi, Siyer-u Alâ, Min Nübela Büyük Zehebi, 16'ya 400'de Taci Sübki, Tabakâtü Şeafetil Kübra, 2.

  257. 1:40:18

    Cid 251. Bunu kaynağı çok. Bak şeylere bak. İmam Ebu Bekri İbnül Mükriyü Rahmiullah. Çok büyük bir zat. Yani bilenler bilir. Diyor ki, küntü ben en evvel Tabarani ve Ebu Şeyh. Ebu Şeyh büyük muhaddis. Tabarani daha marka, Tabarani'yi herkes duymuştur. Tabarani, ben Ebu Şeyh, fi haram-ı Rasûlillah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in hareminde bulunuyorduk.

  258. 1:40:41

    Bak sen muhaddisim diye geçiniyorsun, sana muhaddislerden anlatıyorum. Çok aç durumdaydık. Esrafîn el-cuğ, açlık bize çok etki yapmıştı. Ondan sonra yatsı oldu. Diyor. İmam Ebu Bekri İbnül Mükriyü Hazretleri. Hazartu kabra Nebi Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem. Nebi Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in kabrine geldim.

  259. 1:41:01

    Fakültedeyim. Ya Rasûlullah el-cuğ. Açım. Senin mantığına göre, Rasûlullah yönetemiyor seni. Rasûlullah gidip açım deyince yani git oradan efendim bir adamdan ekmek iste. Senin kafan o. Ama muhaddislerin, büyüklerin kafası o değil. Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in kabrinden yönettiğine inanıyorlar.

  260. 1:41:24

    Onun için ona gidiyorlar. Dirilere gitmiyorlar. Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem de diri. Kabrinde diridir. Ruhlar diridir gibi olur mu? Ruhlar, Ebu Cehil'in ruhu da diri. O hadiste o zaman ruhlar diriliği anlatmıyor ki. Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem kabrinde zaten çürümemiş. Diridir. Görünüyor, görüşüyor, geliyor.

  261. 1:41:45

    Ordulara yardım ediyor. İşte onların hepsini anlatacağız. İstiklal Savaşı'na katılması var. Efendim Yavuz Selim'e emri var. İşte efendim gel haremeye ne hizmeti sana bulur. Hepsini yönetiyor. Neyi yönetmiyor Rasûlullah? Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem. Ben Saraf'ta diyorum, ziyaret yaptım, selam verdim, elçiyor dedim, açız dedim.

  262. 1:42:05

    açız dedim, döndüm diyor. Bunun üzerine Ebu'l-Kasım diye bir zat var, o dedi ki diyor, İclis otur dedi diyor. O zaman Rafza'da çok O zaman Ravza'da çok insan var. Bunlar çok eski dönem yani herhalde en benaz insanlar, bunlar çok eski dönem yani herhalde en az bin bin seneden yani var. Çünkü tabarani dönemleri falan.

  263. 1:42:25

    dört yüz mü, öt yüzler. Ondan sonra Yani bine yakın. Otur dedi diyor Bir arkadaşım diyor, Ebu'l-Kasım Bekir'e Tabarani'nin künyesi de olabiliyor. Kasım Bekir, emir Kasım Bekir'e tabarhânenin künyesi de olabiliyor. Feymi Hakk'ın rızkı ölmedi. Ya rızkımız gelecek ya da öleceğiz. Bitmişler, bitmiş. Ya rızkımız gelecek ya da öleceğiz.

  264. 1:42:45

    Resûlullah'ın yanında ölelim dedim diyor. O kadar garip zamanlar ya. Şimdiki gibi bolluk nerede? Sonra diyor, ben uyudum diyor. Ebu Bekri İbn-i Mukri Hazretleri. Ebu Şef de uyudu diyor. Tabarani, meşhur Tabarani oturmuş. Yan zuru fişey. O bir şeye bakıyor. Artık bir şey mi yazıyor, bir şey mi diyor.

  265. 1:43:08

    O arada kapıya efendim seyitlerden bir zat geldi, kapıyı çaldı. Açtık. İki tane hizmetçisi var. Her birinin yanında bir zembil var. Zembil efendim biliyorsun, Türkçeleşmiş. İçinde çok yemek var. Oturduk diyor, yedik diyor. Zannettik ki diyor geri kalan yemeği alacak, alacak, gidecek zannettik diyor.

  266. 1:43:35

    Yok diyor, o gitti diyor. Geri kalan bütün zembillerdeki yemekleri de bize bıraktı diyor. Yemeği bitirdik diyor. O seyitlerden olan zat, onlara Alevi denir. Türkiye'deki kullandığı Alevi manasında değil. Yani Hazreti Ali'nin torunlarına Alevi denir. O nesep istinadıdır. Öyle mezhep Aleviliği değil yani.

  267. 1:43:55

    O seyit zat dedi ki diyor, ya kavim ey millet Eşekevtüm ila Rasûlullah'a Rasûlullah'a şikayet mi yaptınız dedi diyor. Fe inni râytu Rasûlullah'a sallallahu aleyhi ve sellem fi l-menâ Rüyamda Rasûlullah'ı gördüm. Fe emmerani ene hamile bişeyinleyküm. Size bir şey göndermemi emretti. Getirmemi, taşımamı emretti diyor.

  268. 1:44:14

    Ben de zembilleri doldurdum, geldim diyor. Şimdi uyanık uyanık uyanıkken gidiyor, ya Rasûlullah açız diyor. Öleceğiz diyor burada diyor. Hemen gönderiyor. Yani işini ihlaslı olan irtibatlı olan, rabıtalı olan tevessüllü olan, istikaseyi bilenler istediklerini almışlar mı? Almışlar. Sen yaya kalmışsan Uçup gidenlere, efendim, niye reddediyorsun?

  269. 1:44:41

    uçup gidip Bu kadar rivayet var. Bak bunu Z.B. rivayet ediyor, T.C. Z.B. rivayet ediyor, daha ne olacak? İbnül Celâ Rahimeullah, yine rivayet ediyor. İbnül Celâ'dan Medine'ye girdim diyor. perişanım, kabr-i şerife geldim, dedim ki ya Resûlullah en az zayf-i kelleyle, bu gece senin misafirinim.

  270. 1:45:07

    Ya biz de normalde Resûlullah'ın misafirlerisiniz işte falan, Mekke'de, Medine'de, hacılar Allah'ın evine gelmişsin falan, geç o laf. Mekke'de, Medine'de, hacılar Allah'ın evine gelmişsiniz, falan. Geç o lafları şimdi. Sen Kabri Şerif'e gidip, ben senin misafirinim dediğimde bir şey koparabiliyor musun yani?

  271. 1:45:20

    O öbürleri genel. Ondan sonra, dalmışım, diyor. Nebî Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i gördüm. Ne yaptı? Bana bir pide verdi, diyor. Rüya bu. Ya rüyayı konuşturma kardeşim. Rüyada, diyor, yarısını yedim, diyor, pidenin. Ventebeyt'e uyandım ve bir yediği nısfını yaktım. Baktım, yemediğim yarısı elimde. Fiziken elinde, fiziken.

  272. 1:45:46

    anlıyor musun? İbn-ül Cevzi, bütün, çoğu hadislere, şirvetlere takan İbnül Cevzi, çoğu hadislere, rivayetlere meşhur muhaddis. el-vefâ bi-ahvâli-l-mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, İbnül Cevzi'yi de bunu naklediyor. İbn-ül Cevzi de bunu naklediyor. İkinci cilde, 208. sayfa.

  273. 1:46:00

    İkinci cilde, iki üç sekizinci sayfa. Merak etsiniz zaten, Merak geçiyor, zaten kaynak geldim, kaynak geldim, gidiyorum. gidiyorum. Ondan sonra, evet, Ebu'l-Hayrul Ektah Hazretleri, Rasûlullah'ın Medine'sine gittim. Beş gün kaldım, bir şey tatmadım. Aç açık kaldım, kabri şerife gittim, Nebi Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e, Ebu Bekir Ömer Efendimiz'e selam verdim.

  274. 1:46:20

    En azafik, ya Rasûlullah, dedim. Senin misafiridim. Minberin arkasında uyudum. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, Ebu Bekir sağında, Ömer solunda geldi. Ali İbni Ebi Talip, radıyallâhu anh, önünden geliyor. Beni oynattı, hareket ettirdi. Kum kaç, Cehennem'e bir Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Efendimiz geldi, çabuk kalk dedi.

  275. 1:46:38

    Kalktım. İki gözünün arasından öptüm. Bana bir pide verdi, yarısını yedim, uyandım. Öbürü, efendim, elimde, fiziken, fiziken elinde. Ne yapacaktı da? Diriden istesen bu kadar çabuk sana, karnını doyuramaz, süt içiremez, ekmek veremez, hurmalar, etler, sipariş veremez. Diriden istesen o kadar çabuk gelmezdi.

  276. 1:47:02

    Sen niye konuşuyorsun? Bunu Süleymi Tabakati Sohbi'ye, sahife 370'te vs. Bunların kaynakları çok. Şimdi biz ne anlatıyoruz? Sen ne anladın acaba? Onun için Ebu Züra, radıyallâhu anh, o da anlatıyor. Hep bu Medine-i Münevvere'ye gelenlere, Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e, biz senin misafiriniz diyenlere, bir saat sonra, Allah Allah, gidiyorlar,

  277. 1:47:36

    işte Ebu Züra Hazretleri anlatıyor, selam veriyorlar, biz senin misafiriniz diyorlar, sonra murakabe üzerine oturuyor, Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in murakabe üzerine, bir saat sonra başını kaldırıyor, ağlıyor, gülüyor falan dediler. Ne oldu Ebu Züra Hazretleri? Dedi, Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'i gördüm, elime dirhemler, paralar koydum.

  278. 1:47:56

    Hiç paraları, pulları yok ekmek alacak. Açtı elini, elinde paralar var. O paralar öyle bereketli oldu ki diyor, Şiraz'a dönene kadar, o paralardan harcadık, harcadık, bitiremedik. Şiraz nereye, Medine nereye, o kadar eski yollar, kaç aylık mesafe, o zaman kafilelerle aylarda götürüyor. Bedavaya bir şey yok, kimse parası bir şey vermez.

  279. 1:48:17

    Onun için, yani, arkadaşlar, Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in ziyafetinin, ziyafet ferverliğinin, elini aç buyurdu, ellerine dirhemleri doldurduklarının rivayetleri bitmez, tükenmez. Yani, Ebu İshak İbrahim İbn-i Sa'id Rahimoğlu anlatıyor, Medine'de, üç de fakir var yanımda, perişanız, Nebi Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e geldim, Ya Rasûlullah, Bir de sipariş veriyor.

  280. 1:48:53

    Buğday olur, hurma olur, Ya Rasûlullah. Üç müt bir şey birimi, ölçü birimi. Yani işte şu kadar kilo, bize yeter. Onu da söylüyor. Fethelekkâni racûl fedevâ aleyhissalâtu vesselâm dâd minet temrıd tayyib. Hemen karşıma diyor, ziyaretten gel, hemen karşıma geldi, benim istediğim gibi, siparişlerine, üç müt, yaş hurma, verdi diyor.

  281. 1:49:19

    İşini gören görene, yayan kalanlar, efendim, kalmışlar, göçtü kervan, kaldık dağlar başında. Kasidesi, sana çok uyar. Sifil efendi, bu kervan göçmüş, kaldın dağlar başında yani. Bu uzatlar, Bu uzatlar, bu kadar rivayetler, bunları daha saymanın, yani dünya kadar görüşenler var ve işlerini gördürenler var.

  282. 1:49:48

    Şimdi hadise geleceğim. İmam Suudi, hadisleri sahibi, zayıfi, Resûlullah'la uyanırken, görüşürken yapıyordum, diyor. Abdülhabip Şahrani zikrediyor. Sen ne anlatıyorsun, ne dinletiyorsun? Kim seni dinler ya? Şimdi efendim, Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'den yardım görenler, ne diyor mesela? Sivil efendi şeyi çok methediyor.

  283. 1:50:17

    Altınoluk Cemaatini, Erkam Yayınları falan. Onlara da geleceğim sonunda da o bir daha derse kalır. Oradaki yayınlarda Osmanlı Topbaş Efendi'nin abide şahsiyetleri ve müesseseleriyle Osmanlı Erkam Yayınları, sayfa 158. Çok itibar ediyorsun ya Osman Efendi Cemaatini, Osman Efendi. Evet. Yani, biz de itibar ediyoruz.

  284. 1:50:41

    Şimdi burada, bak ne diyor. İbn-i Kemal Hazretleri Sina Çölü'nde Yavuz Sultan Selim'in önünde yürüyordu. Yavuz Sultan Selim Hazretleri yayan yürüyor. Orduda zaten çöldeler. Sina, geçilmez bir çöl. Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in himmetiyle geçildi. Ondan sonra diyorlar, Yavuz Sultan Selim'e yaklaşıyorlar.

  285. 1:51:01

    Diyorlar ki, işte efendim artık kim şeyse, kimin nasıl geçer, işte Hasan, Canımgöre, İbn-i Kemal, diyorlar, sizin nazınız geçer, biz Padişah, Yavuz Selim, biliyorsunuz, sinirli bir zat. Ondan sonra, hak için sinir tabii, diyorlar, ya diyor, önümde Resulullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem yürüyor. Yayan, ben nasıl atamayayım, diyor mesela.

  286. 1:51:20

    Bunu senin met ettiğin, Osman Nur Efendi, hocamız, nakletmiş. İşte kitapta kaynağını veriyorum. Yani, bütün dünyanın bildiği şeyler, senin bilmediğin şeyler olabilir. Resulullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem nasıl yönetecek?

  287. 1:51:38

    Şimdi Memlükler Mısır'da, halife, Fatımiler zaten Şii'diler. Fatımilerden sonra, işte onlar, Memlükler, Türkler, kölemenler, bilmem ne bilmem, onlarda da biraz sıkıntılar var. Efendim Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, Mekke, Medine o zaman onların elinde, hilafet Mısır'da. Böyle kargaşalar var. Yavuz Sultan Selim, Mısır seferine çıkıyor.

  288. 1:52:03

    Şimdi Mısır seferine çıkmak çok zor bir iş. Sina çölü geçirilecek. Hiç kimse zahiren maddi manada, bu olmaz diyorlar yani. Bu çöl, bu kadar orduyla, şu andaki imkanlarla belki ordu geçemez yahu. O zaman imkanlarını biliyorsun. Çöl.

  289. 1:52:19

    Şimdi, bu kadar, dünya kadar memleketleri, Mısır'ınla beraber, Hazreti Yavuz, fethediyor. Ondan sonra, hilafeti alıyor. Hareme'nin hizmetine Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Osmanlı'ya verdi. Emrini yerine getiriyor.

  290. 1:52:36

    Şimdi ondan sonra, bu harbe çıkmadan evvelki yaşanana bak. İşte Hasan Can var onun yakını işte. Ona bir sabah diyor ki, ne düş gördün diyor yani, rüya gördün diyor. Efendim bir rüya görmedim diyor. Yahu görmüş olman lazım diyor. Yahu görmedim diyor. Nasıl olacak diyor. Diyor ki ona, kapı ağası Hasan Ağa var.

  291. 1:53:00

    Ama, Yavuz Sultan Selim onun bir neyse, Bu Hasan Can başka, Hasan Ağa başka. Git diyor ona, bir iş için gönderiyor. O da geliyor bakıyor, Hasan Ağa ağlıyor, ağlıyor, ağlıyor. Yahu niye ağlıyorsun? Hasan Ağa diyor. Yahu diyor, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i rüyamda gördüm diyor. Onun için yani, çok etkilendim diyor.

  292. 1:53:24

    Ne gördün diyor, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in yanında sahabesi var. Bana dedi ki diyor, bu gördüğün kimseler, sahab-ı kiram, dan zatlar, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali Efendilerimiz var. Ondan sonra, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, Selim Han'a selam etti. Buyurdu ki, kalkıp gelsin ki, haremeyin hizmeti ona buyuruldu.

  293. 1:53:46

    Haremeyin, Mekke, Medine o zaman, Mısır'a bağlı. Hilafet Mısır'da. Bu dört kişi gördüklerin, dört halife diyor. Selim Han'a söyle dedi diyor. Hepsi ortadan kayboldular. Ben diyor, terlemişim, bayılmışım, sabaha kadar böyle bir şey gördüm. Nasıl benden, kime ne anlatacağım Sultan Selim'e de. Hasan Can anlıyor işi.

  294. 1:54:06

    Hemen Sultan'ın yanına dönüyor. Yavuz Selim'in haberi var rüyada. Ne gördün diyor. E bir şey görmedim. Tamam o zaman. Öyle demiyor. Görmüş olman lazım diyor. Görmemiş olman olmaz diyor. Çünkü Yavuz Selim'e de bildiriliyor aynı şey. Onun şahidini arıyor. Ondan sonra, bu Hasan kulunuz görmemiş ama başka bir Hasan kul demek ise onlar yani hizmetçiniz manasında kullanıyor.

  295. 1:54:31

    Osman'daki tabir. Görmüştür diyor. O zaman Yavuz Sultan Selim Han'ın gözleri efendim kan çanağına dönüyor. Kan başına birikiyor. Yani o şeyden, dehşetten, kapıldığı manevi hazdan, halden diyor ki Ey gidi Hasan Can diyor, sana demez miyiz ki biz bir tarafa memur olmadan hareket etmemişiz. Yani Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem

  296. 1:54:59

    bize emretmeden, bak bak, Yavuz Selim söyleyecek. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem bize bir şey emretmeden biz bir tarafa sefere, gazaya, cihada hareket etmeyiz. Yönetim nasıl olacak hacı ağabey? Osmanlı yönetmiş mesela. Yavuz Sultan Selim onun hareketiyle, Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem emriyle, Sultan bu rüyadan sonra Memlük Seferi'ne gitti diyor.

  297. 1:55:19

    Bunu kim yazıyor? Hoca Saadettin Efendi, tâcud tevârih meşhur bir kaynak bu. 2'ye 1305-1309 arası sayfalarda ben özetledim. Şimdi bak, Yavuz Selim'in sözüne bak şimdi. Biz bir emir almadan, memur olmadan, memur ne demek? Emir alan. Kim emir veriyor? Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Dünya değişti be!

  298. 1:55:45

    Dünya değişti. O zamandan Osmanlı'da hilafet yoktu. Kaç tane ülke o arada bütün yollar her taraf fethedildi. Bütün ülkelerin tasarrufu, yönetimi Osmanlı'nın eline geçmesinin emrini kim verdi? Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Hasan Ağa'ya ayrı görülüyor. Sen ne diyorsun ya? Onun için Çanakkale sayfasına katıldığı Vehhbi Bakrasoğlu'nun kitabında.

  299. 1:56:15

    Yani bunlar artık bir destandır Çanakkale sayfa 109-112 arası. Alason Yalı Cemal Efendi Hazretleri var. Küçük Cemal, Büyük Cemal. İki tane Cemal var. Cemal Öğüt. Benim dedem de bunun cübbesini taşırdı, hizmet ederdi. Devamlı onun bağzlarında bulundu. Çok büyük bir zat bu. Cemal Efendi şöyle der, Cemal Efendi böyle der.

  300. 1:56:37

    Hep anlatır. Bu zat Çanakkale zaferinden 13 yıl geçmiş. Hacca gidiyor. Medine-i Münevvere'de Türbedağ'la görüşüyor. Çok nurlu bakıyor. Çok Osmanlı'yı methediyor. Devamlı Osmanlıcı olduğunu görüyor. Ya sen bu kadar neyi seviyorsun? 1915 yılında Türbedağ'dan anlatıyor. Cemal Efendi anlatıyor bunu. Her yerde var bu bilgi.

  301. 1:57:05

    Hac Cemal Efendi yaşamış bunu. 1915 yılında Hindistan ulemasından keşif sahibi. 1915 daha ne zaman? Yani 115 seneden fazla. Kendisiyle tanıştık diyor. Bir türlü gözünün yaşı durmuyor. O Hindistan alimi. Devamlı efendim ağlıyor, sızlıyor. Dedim Efendi Hazretleri, Ravzat'asınız. Size bu devlet nasip olmuş.

  302. 1:57:32

    Yıllar sonra Hacca gelmesin. Zaten o zaman böyle her dakika gidemiyorsun. Ya diyor, efendim diyor, onun için ağlıyorum ya diyor. Bu kadar sene sonra ömrümden geldim. Ben daha diyor, Hindistan'daki Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'le görüşüyordum. Fakat diyor, şimdi geldim diyor. Kabri şerifinde yok.

  303. 1:57:51

    Zaten İmam Suyuti vesaire kitaplarda onu söylüyor. Beden olduğundan nasıl anlaşılıyor? İşte onların hep delillerini konuşacağım. Musa Aleyhisselam'ı kabrinde kâimen ayakta namaz kılar gördüm diyor. Sahih hadis. Ruh kıyamla, oturmakla, cülüsle sıfatlanmaz. Kâimen sıfatı olduğu için ayakta. Bedene. Onlar önümüze gelebilir yani.

  304. 1:58:19

    Topladım herhalde diye düşünüyorum. Bütün kaynaklarda bu geçiyor. Kabri şeriften duyduğu ezan makamı. Çünkü Hüsn-i Saadet içinde kaldı. Dışarı çıkamıyor. Dışarı çıksa Yezid'in orduları kesiyor. On bin kişiyi öldürdüler. Orada gitti kabri şerife. Kimse burada beni bulamaz diye. Tâbi'nin tabusu yani. Tabusu en güzel kuş ya böyle.

  305. 1:58:46

    En ziynetli. Tâbi'nin tabakasının en büyüğü. Bu ruhani olsa o duyar mı sesi? Ama işte kulak lazım duymağa. Bu zat da diyor ki ya makamında değil diyor. Gerçekten keşfim doğru mu? Resulullah niçin burada değil? Yoksa Resulullah burada benim keşfim mi kapandı? Ben ne günah işledim de bu hale düştüm? Bizde zaten şey yok.

  306. 1:59:14

    Ne onun adı? Bizde siftah yok yani. Hangi ziyarette ben görebildim? Siftah yok. Zat bir şey yok. Ama adamda şimdi keşif var, şey var. Niye kapandı bu şimdi? Demek ki ben bir günah işledim falan öyle düşünmüş. Türbadar şey anlatıyor. Ben de dertlendim diyor. Uyudum diyor. Sabah namazına doğru rüyamda Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i gördüm.

  307. 1:59:38

    Resulullah makamında yok. Türbedar. Efendimizin türbedarlığında çok iş var. Beşir Ağa yatıyor. Bak, Eyüp Sultan'ın yanında en büyük türbe ona ayrılmış. Eyüp Sultan'dan sonra en büyük türbe. Niye Beşir Ağa? Çünkü Osmanlı çok hürmet ediyor ona. Resulullah'ın türbedarıydı. Türbedarlığında çok keşif oluyor.

  308. 1:59:58

    Manevi hal oluyor. Efendimizin kabrine bakıyor. Zahirine yani, türbenin zahirine. Ondan sonra dedim, Ya Resulallah böyle bir zat geldi Hindistan'dan ağlayıp duruyor. Bana da böyledir. Bu keşfi doğru mudur? Siz neredesiniz? Evet, keşfi doğrudur. Ben şimdi Medine'de değilim. Çanakkale'deyim. Çok zor durumda olan asker evlatlarımı yalnız bırakmadım.

  309. 2:00:23

    Şimdi onlara yardım ediyorum buyuruyor. Tabi bunların hepsi Mevla'nın izniyle oluyor. Mevla izin vermeden kıl kıpırdayamaz. Ne Peygamber ne Cibril Aleyhisselam. Hiçbir melek hareket edemez. Ama Allah Resulüne bu mucizeyi vermiş mi? Vermiş. Cibril Aleyhisselam'a nasıl haddleri yönetme verdi? Bütün kitaplarda, el üstünde, tefsirlerde hepsi yazıyor.

  310. 2:00:45

    Dört büyük meleğe vazifeler vermiş Allah'tan. Müvekkel kılmış. Kur'an'da ise fel mütebbiratı emradan. Geleceğiz oralara. Mütebbirat nedir? Mütebbirat işleri yönetmektedir. Sen diyorsun ki birinci mana meleklerdir. E tamam melekler mahluk değil mi? İşleri yönetmeyi Allah ona vermiş de melekten eftâl olan Muhammed Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem hiçbir yönetim vermemiş mi?

  311. 2:01:05

    Sen neden anlamıyorsun? Neyden bahsediyorsun? Cebrail Aleyhisselam'a eftâl, Resulullah'a eftâl. E Resulullah eftâlse, melekten eftâlse, fel mütebbiratı emradan, ittifaklı mana diyorsun, melekler diyorsun. E tamam. Yani şimdi o zaman demek Allah yönetme işini, tasarruf işini, bazı yetkilerin yaratma işini Allah kimseye vermez.

  312. 2:01:26

    Ama yönetme işini verdiğine ayette söylüyor. Daha ne için söyleyecek yani? Şimdi dolayısıyla bu çok zor durumda olan askerlere yardım edeyim buyuruyor. Bakın, Şehit Bayram Hoca'mızın muhabbet sohbeti. Allah kar kar rahmet etsin. O da şehitlerden olduğu için şehitler diri dirilebiliyor. Özel bir hayatları var şehitlerin.

  313. 2:01:49

    Bayram Hoca'mızın, efendim video gelsin. Dokuzuncu video yazıyor burada ama bilmiyorum sizde hangisidir? Bayram Hoca'mızı dinleyelim inşallah. Hem ruhuna hediyeler gönderelim. Bir de ben de o arada Fatiha okuyorum. Euzubillahimineşşeytanirracim. Çanakkale'de, ordumuzun tıkandığı yerde, Efendimiz imdada koşup yardımda bulunmuştur.

  314. 2:02:12

    Sayın dinleyenlerim, size bir hatıra aktarayım. Beşiktaş vaizi vardı, Hadi Cemal Efendi. Allah gani gani rahmet eylesin. O diyor ki, hatırasında, ben diyor hacca gitmiştim diyor. Hacda diyor bir Hindistanlı alimle tanışmıştım diyor. Bu alimle sohbet yapıyoruz diyor. Eski hatıralarımızı konuşuyoruz diyor.

  315. 2:02:32

    O Hindistanlı alim, bana şunu aktardı. Bir keresinde gene böyle hacca gelmiştim dedi. Resul-ü Ekrem s.a.v'ın türbedarı olan zat ile tanışmıştım. Aynen senin gibi, hatıraları iade ederken, o peygamber efendimizin türbedarı bana aynen şunu anlattı. Ben elhamdülillah, Allah vergisi demiş. Ben elhamdülillah, her gün Resul-ü Ekrem s.a.v'ın ruhaniyetiyle görüşüyordum.

  316. 2:02:59

    Bu maneviyatta vardır. İspatı uzun gider. Bu tasavvufun geruni bir meselesidir. Her gün Resul-ü Ekrem s.a.v'ı manevi gözümle kabrinde mevcut görürdüm. Bir gün baktım, Resul-ü Ekrem s.a.v kabrinde yok. Dedim acaba ne oldu bugün bana, benden bir eksiklik var derken, bir gün sonra, bir gün sonra Resul-ü Ekrem s.a.v'ı kabrinde gördüm.

  317. 2:03:23

    Manada Resul-ü Ekrem s.a.v'a dedim ki, Ya Resulallah, her gün seni görürdüm ama bugün ben seni göremedim. Benden bir eksiklik var. Resul-ü Ekrem s.a.v, Efendimiz a.s buyurdu ki, Sende eksiklik yok dedi. Sen tamamsın dedi. Ben burada yoktum dedi Peygamberimiz a.s. Şu an benim ümmetimden Osmanlı Devleti'nin askerleri Çanakkale,

  318. 2:03:47

    Çanakkale Savaşı'nda Ehl-i Salibe, Hristiyan alemine karşı mücadele veriyor. Benden himmet istendi. Benden yardım istendi. Ben dün Çanakkale cephesindeydim dedi Muhammed Mustafa. Şimdi, sen diyorsun ki ey sifil, kabirden yönetme olsaydı Resulullah yönetirdi diyorsun. Resulullah'ın bu Müslüman millete yardım ettiğini inkar ediyorsan,

  319. 2:04:14

    Çanakkale'de, bittiğimiz noktada artık sana söyleyecek bir şey kalmamış. Sen neyi örnek vererek, kimi örnek vererek Resulullah s.a.v'e bu işi nasıl getirdin ya? Mahmut Efendi a.s. var mıydı, yok muydu, kerameti var mıydı, ölümden sonra devam ediyor. Bu konuyu konuşuyorduk. Kimse, yani ben seni el üstünden çıkartmıyordum, sen beni el üstünden çıkartmıyordun, ben ona inanmadım.

  320. 2:04:36

    Ben ona inanabilirim. Veyahut beni çıkartıyorsan sen çıkart, Allah çıkartmasın. Mesele değil. Ben de sana müşakkas vereyim, müşakkas, keramet, şartı, pişverişi konuşmuyorum. Sohbetlerimizi dinledin. Şimdi bu işi Resûlullah'a niye getirdin ya? Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e mi? Nasıl konuşursun bunu ya, benim peygamberime ya?

  321. 2:04:53

    Yönetseydi o yönetirdi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e niye böyle, yani şerefini noksan edecek itibarından zedeleyecek seni konuşuyorsun, hakaret etti diyemiyorum ya. Ya bu nasıl bir şeydir arkadaş? Önüne gelen bu Resûlullah'tan ne uğraşıyor sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i ya? Yok mürşid-i kamiliyeti, yok masivaydı, bundan kurtulmak lazım.

  322. 2:05:13

    Yönetemiyor. Ya Allah'ın peygamberiyle uğraşmayın, bu sizin peygamberinizin peygamberiniz ya. Bak, vallahi bana çarpılmazsın. Bak, evvelce bir altı saat daha yaptım öyle, bu sefer o altı saatten sonra neler oldu herkes biliyor yani. Bu sefer altı, on iki, on sekiz olabilir. Ama bundan sonra ne olur ben bilmem.

  323. 2:05:32

    Doğru Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den özür dileyeceksin. Ya Resûlullah ben yanlış ettim. Sen her şeyi Allah'ın izniyle yönetirsin. Ruhun bütün alemleri kaplamış. Ya sen ne konuşuyorsun ya? Tarifu el-İslam ve'l-İman bi'enne Muhammeden Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem. La yehlû minu zemânu velâ mekân.

  324. 2:05:54

    Nuruddin Alevî müstakil kitap yazmış. Zaman, mekân ondan boş değil diyor. Onun ruhu bütün ruhların babası. Bütün ruhlar O'nun ruhundan yaratılmış. Nurlar O'nun ruhundan yaratılmış. Alemler O'nun ruhundan yaratılmış. Sen Resûlullah'tan hiç muhabbetin yok. Ömrüm bu kitapları okumakla geçti. Sen hangi kitap okuyorsun ya?

  325. 2:06:12

    Kim yetiştirdi seni? Hangi hocalar yetiştirdi? Ben anlamadım ki. Mürşidin var mı, yok mu? O da belli. Hangi tarikattasın? Filisiyet Tarikatı'ndan mısın? Nesin? Ben anlamadım ya. Bütün ki bizim okuduğumuz kitaplar bunu yazıyor. İbn-i Allân ehl-i sünnetten çıktı mı? Nuruddin Halebi ehl-i sünnetten çıktı.

  326. 2:06:32

    Bütün meşayih Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in ruhu, alemleri kaplamış. Tancı Hazretleri, Ahmet Rufa Hazretleri, Abdurrahim Kınâbe Hazretleri ona gönderiyor. Orada ona gönderiyor. Dünya kadar bunun delilleri var. Önümüzde okuyacağız ya. Alemleri Resûlullah kaplamış diyor. Böyle bir ruhların en büyüğü, ruhu külli, ruhâniler değil, ruhâniler hiç de değil.

  327. 2:06:55

    Yani meleklerin ruhâniyetinden çok daha üstün. ''Evvelü mâ halegallâhu nûru nebîke yâ câbir'' İlk yarattığı Allah'ın yarattığı nur, senin peygamberinin nuru diyor. Resûlullah tabii ki bir mahluktur, yaratılmıştır. Allah'tan parça kopmamış haşa. Ama sen Resûlullah'ı efendim diğerlerine nasıl kıyas edersin?

  328. 2:07:15

    Abdurrahim Kınâbe Geylânî müridim, ne zaman ümmetse yardım edelim diyor. Mahmud Efendi Hazretleri bunu okuyor, bizzat kendi Aziz Bayındırlar'a. Aziz Bayındırlar bunu okudu. Yani bu kadar delil var, şahit var. Bir kısmı vefat etti, Bayram Hoca'da oradaydı rahmetli. Hızır Efendi de oradaydı, hep şehit oldular şimdi.

  329. 2:07:33

    Yani orada bunu okuyor. Yani Abdurrahim Kınâbe Geylânî Hazretleri müridim ve ümmetse yardım edelim. Şimdi ben okuyacağım sana. Aliülkârî sence muhaddisse, Aliülkârî kabul ediyor musun? İbn-i Hacer Askalani kabul ediyor musun? Emirul Mü'min filan diyor. Onları okuyacağım şimdi sana. Ahmet İbni Ambel nasıl kabrinden kalktı, Abdurrahim Geylânî'ye hilat giydiriyor.

  330. 2:07:53

    Bunlara, İbn-i Hacer, muhaddisler inanıyor bunlara ya. Sizin, nerede kalmış imanınız, inancınız? Allah'a imanınızdan, İslam'a imanınızdan bahsetmiyorum. Bu kadar ulemanın, evliyanın inandığı şeylere inanmıyorsanız, sizden biz ne yapacağız? O zaman ayrı kulvardayız yani. Muhatap almamamız lazım geliyor.

  331. 2:08:11

    Çünkü neden? Benim inandığım değerlere inanmayan, İmam-ı Rabbânî'den bir şey okuyorsun, kabul etmiyorum. Hevhane Hald-i Bağdâd diyorsun, durmuyor. Suyutu diyorsun, durmuyor. Gazali diyorsun, hadise zayıftır, diyor. Ondan sonra ne bileyim ben ya? Daha onlara geleceğiz, öbür derste. Hangi âlimlere alçak dedin, hangi kimlere bilmem ne dedin?

  332. 2:08:30

    Yani, edep yok, bir şey yok, üslup yok. Efendim, önüne gelene saydır. Böyle bir şey olur mu ya? İşi getirdi Rasûlullah'a da yönetemiyordur. Yönetseydi, o yönetirdi, diyor. Ya Rabbel âlemin ve ya hayran nasirin. Ya Rasûlullah, yetiş ya Rasûlullah, yetiş. Ya Rasûlullah, ya Muhammed'a sallallahu aleyhi ve sellem.

  333. 2:08:53

    Yetiş bunlarla uğraşıyorum ya Rasûlullah. Bu adamlarla uğraşıyorum. Yardım et, himmet et. Bunları mağlup et ya Rasûlullah. Ya da bunları ıslah et. Allah Rasûlü'ne sallallahu aleyhi ve sellem yetki vermiş, mucize vermiş. Sahabe gelip istemiyor muydu? Gözü aktı. Katiade hazretleri olacak. Ve raddettâine katiâde tebâdel âmâ vebden husayni şefeytehu bişifâkâ

  334. 2:09:23

    İbn-i âmâ zaman nisbet edilen Duru Mekruh'a vs. Tur-u Mekrûne vs. de. Ya Resulallah Ya Rasûlullah diyor, şunu, gözüm aktı diyor, tamam diyor. Tak, Bismillah, şifa-i şerif bunlarla dolu. Sahih hadisler bunlarla dolu. fayihâdisler bunlarla dolu. Celâl-i üddübü ve beygıbı bunlarla dolu. Peki, sağlığıyla ölümünün ne farkı var?

  335. 2:09:43

    Ruh diri. Tasarruf, mucizesi devam ediyor. Mucizesi devam ediyor. Bunun dünya kadar delili var daha. E sen nasıl diyorsun ki? E işte şifasını istemediler mi? Gittiler. şu yarı sarışı kolum kırıldı, enim kırıldı, tamam düzeltirim, ef'alû, yaparım yaketâde ef'alû Allah yaratıyor Celle-i Şânî ve Celle-i Celâlî.

  336. 2:10:04

    Celle Şeâne ve Celle Celâluhu, Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem eliyle yaratıyor, elinde yaratıyor, mucizesinde yaratıyor Rasûlullah, sallallahu aleyhi ve sellem, eliyle yaratıyor. Parmaklarından bin beş yüz yüzlük orduyu doyuran su çıkmış. parmaklarından 1500'lük orduyu çıkıyor E tamam, bu diri kendi.

  337. 2:10:15

    Yahu diri kendine tahsisin bile muhassas olur mu? Diriliğine niye? O zaman bu kadar muhaddis, bu kadar ulema, bu kadar evliya, Ahmet-i Bilhambel gitmiş kabirin şey, Ahmet Rufayi Hazretleri himmet istemiş vs. Elini mübarek uzattı. İmam Suyuti bunu kabul ediyor. Bu kadar kaynak kabul ediyor. Hani bunu kabul etmeyebilirsin?

  338. 2:10:37

    Tamam da bunun geneli, ya özel bir meseleyi reddedebiliyorsun. Ama mütevatir ne demek? Rasûlullah, sallallahu aleyhi ve sellem'in vefatından sonra kabri şerifine muracaat edenlerin işlerinin görüldüğü, mucizesinin devam ettiği genel konu mütevatir. Ama özele indirge ediğimiz zaman tabanhaneye pide verdi mi, Ahmet Rufayi elini uzattı mı onlar,

  339. 2:11:01

    yani ben inanıyorum, kaynaklarına zaten inanıyorum. Ama sen orada birini tartışmaya açarsan, senet, isnat şehrinden, kaynak şehrinden onu konuşmuyor. Ama kardeşim, burada genel manada Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in vefatından sonra kabrinde haydır, diridir, tasarruf. Aynı melekleri görmediğimiz gibi Rasûlullah'ı da göremiyoruz.

  340. 2:11:21

    Ama bütün alemlerde cevval, faal, ruhaniyetine güçlü olduğu için aynı zamanda illiğinde, aynı zamanda arşta, aynı zamanda beden-i şerifin, kabri şerifinde ruhaniyeti temessül ediyor, rezavur ediyor. Bunu Kurtubî Etneskir'e de söylüyor. Öbür Kurtubî Elm-i Fîm'de söylüyor, Sayyid-i Müslim şer'inde. İman Sûreti söylüyor.

  341. 2:11:50

    Bütün nakilleri yapıyor, onları yapacağız. Son karar diyor, budur diyor. Biz göremiyoruz. Şimdi cinler var, göremiyoruz. Melekler var, göremiyoruz. Burada şimdi sağımda solumda melek var. Vallahi billahi var, Kur'an'daki ayete göre sağımda solumda yazıcı melek var. E göremiyorum. Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem göremiyoruz.

  342. 2:12:08

    Ya şöyle diyor, senin bir defa Rasûlullah hakkında itikadını düzelt. Önce Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i bir tanı. Ondan sonra konuşalım. Ben sana ne anlatayım? Sen işi getirdin Mahmud Efendi'den, Rasûlullah'ı getirdin. Rasûlullah da yönetemiyor dedin şimdi. Ben sana Mahmud Efendi'yi ispatla ne uğraşayım ben?

  343. 2:12:26

    Onun için kardeşlerimiz, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'le uyanıkken görüşenler. Şimdi bu hususta efendim deliller. Abdülkadir-i Geylani, Vaziyan-ül Barî, Kavs-ı Azam, Kavs-ı Ceylani, bir çat da göreyim. Herkese çatıyorsun, onu alçak, buna şerefsiz, eski alimler ha! Büyük alimler, onları sonra anlatacağım.

  344. 2:12:54

    Bir Kavs-ı Ceylani'ye çatsana, bir göreyim. Şatnûfî, kaynakları, İmam Yâfi'î, çok büyük, Muhammed Es'ad Yâfi'î, Muhammed Esrat-ı Yahvemi, İmam Suyuti, İmam Sûyûtî, büyük muhattis, Hâtimet-ül Muhattisi, muhattislerin sonunu kabul ediyor İmam Suyuti, Temvir-ül Halek, hepsinde kaynak. Sayfeler, hepsini verebilirim, Sayfalar, hepsini verebilirim, vakit yok.

  345. 2:13:18

    vakit yok. Ne diyor? Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, Ben vaaza başlamadan evvel diyor, o zaman biraz ilim tahsil ettim falan ama, Bağdat'ta çok fasih alimler var, ben de vaaz edip, sohbet yapmayı uygun görmüyorum, çekiniyorum yani. Bağdat'da o zaman bu lema evliyat olu. Rasûlullah geldi diyor.

  346. 2:13:38

    Ya buraya elime ne erteledin, niye konuşmuyorsun? dedi. Aç ağzını dedi diyor. Tekelle mânen nâs ve'l-yûlâ sebi'il-rabbi bi'l-hekme ve'l-mev'azad lâ hasenâ. Ondan sonra diyor, benim karşı mecliste sohbet ediyorum diyor. Sohbete başladım. Sohbette Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, ayakta duruyor.

  347. 2:13:55

    Karşımda ayakta duruyor. Sonra Ali İbni Ebi Talip geldi diyor. O da diyor, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem aç ağzını dedi diyor. Mübarek ağzının suyundan yedi kere ağzıma bıraktı diyor. Sonra Hazreti Ali Efendimiz geldi. Ya niye konuşmuyorsun? O da diyorum, aç ağzını dedi diyor. Altı kere dedim ki, siz niye yediye tamamlamadınız dedi.

  348. 2:14:16

    Edebem mâ Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem, aç ağzını diye ben bir eksik yaptım dedi diyor. Ve böylece diyor, ayakta diyor, ayakta duruyor diyor. Hatta bir kere indi, aşağı, sohbet ediyor minberin üstünden, aşağı indi Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem geldi. Böyle yani bunlar. Bunlar böyle.

  349. 2:14:34

    E şimdi bu kaynaklara göre Abdülkadir Geylân Hazretleri ne diyor sana? İmam Şanzeli, İmam Mürsi var. Bu çok büyük bir zat. İskenderiye'de yatıyor, Mısır'da ben kalbim ziyan ettim. Ebu'l-Abbas el-Mürsi. Bu kimin şeyhi biliyor musun? İbn-i Atâli'l-İskenderi. İbn-i Atâli'l-İskenderi kim biliyor musun? Bütün ulema ittifakla Hikem-i Atâi'ye eşsiz bir eser.

  350. 2:14:57

    Tasavvufta herkesin kabul ettiği bir eser. Hikem'in sahibinin şeyhi bu Ebu'l-Abbas. Şâzelî Hazretleri de Ebu'l-Abbâs'ın şeyhi. Bunlar nasıl bir büyük veliler? Bütün ulema, meşayih, Suyutiler vs. ondan sonra gelen hepsi. İbn-i Kemâl, şey, İbn-i Hümâm, meşhur Feth-ül Kadir sahibi, Hanefi'nin en büyük fakiri.

  351. 2:15:16

    onun ayağının dibinde yatıyor, altında yatıyor. Niye? Okuyordu, kıraat okurken, yaparken, geldi kabrine, bir yeri yanlış okudu, yok yanlış okumadı. Şöyle, İşte Feth-ül Cennet'i, o ayetleri okudu, tam geldi İbn-i Atâillah'ın kabrine, Şakîlere gelince derken, kabr-i şeriften ses geldi.

  352. 2:15:45

    Velilerin içinde şakî olmaz. Bu sesi duydu, Koca İbn-i Hümâm vasiyet etti. O kerametin üzerine bayıldı, düştü. Dedi ki, Bak, kabirden devam ediyor muymuş? Dedi, İbn-i Hümâm şu anda niye yatıyor? İbn-i Hümâm, herkesin muteberi. İbn-i Atâillah'ın İskenderi'nin kabrinin altında beni gömün dedi, tam aşağısında, oradan iniyorsun, çıkıyorsun, mahzen gibi açıyorsun.

  353. 2:16:11

    İbn-i Hümâm yatıyor. Niye? Çünkü kabrinden ayet okuduğunu duydu. Duyunca, yahu zaten bunu anlatmak ne lüzum var? Mülk Sûresi hakkında sahih hadis, sahabeden birisi çadırını kurdu, meğer mezarın üstüymüş, adam aşağıdan Mülk Sûresi okuyor. Dünya kadar kaynağı var. Bütün kütüb-ü sitede, İsa'da. Geldi Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'e, söyledi, Resûlullah Efendimiz buyurdu,

  354. 2:16:36

    Evet, Mülk Sûresi, kabir azabından kurtarıcıdır. Adam, sahabeden biri, evvelce vefat etmiş biri, sesli okuyor, sesli, adam çadırdan duydu. Kalktı, ne yapıyoruz ya? Dedi ya, çadırın üstü, mezarın üstündeymişiz, dedi. Sesli kıraat. Bunu dünya kadar, bu usta sahabeden, hadis-i şeriflerde delil var. Sen de diyorsun ki, işi bitmiş.

  355. 2:16:58

    Öyle olsaydı, Resûlullah yönetirdi, diyorsun. Resûlullah yönetiyor zaten. Evliyaullah'a da verilmiş bu hak. Fel-Müddemra'da. Konuşacağız. Mesela ne diyor? Meşhur Şafii Fakiri, çok büyük muhaddis. Ondan sonra, büyük alim yani. Ali Yukariler'in falan da zannediyorum usta. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Efendimiz'i uyanıkken görüp, görüşenler,

  356. 2:17:26

    emsal İmam Abdülkadir-i Ceylani. uyanıkken görüşürdü, diyor. Sühre verdiğinin avarif kim? İmam-ı Rabbani'nin el kitabı, baş kitabıdır. Mektubat, yani İmam-ı Rabbani'nin en büyük değer verdiği kitaplardan biri, avariftir. Avarifte bu yazıyor. Vel-İmam Ebu'l-Hasen-i Şahzeli. Ebu'l-Hasen-i Şahzeli uyanıkken görüşürdü, diyor.

  357. 2:17:50

    Bunlar kim ya? Bunlar ne marka biliyor musunuz? Ebu'l-Hasen-i Şahzeli. Bunlar, onun halifesi Ebu'l-Habbas. Kutuplardan Kastalani Hazretleri. O zaten selam verdi, Efendimiz'e selamı duydu, bütün millet duydu. İmam-ı Gazali'de peygamberleri uyanıkken evliyanın gördükleri, görüştüklerini beyan etti. Bunların hepsinin kaynaklarını ayrı da vereceğim.

  358. 2:18:26

    İbn-i Hacer'de, hadisiyede değil bu, onda var. Başka yerlerde de var. Sayfa 599. Hepsinin bu konuştuklarımı kitap olarak da basacağım inşallah. Hepsinin kaynaklarıyla, bu konuşmalarla basacağım. Burada tabii bana tercüme lazım olmadığı için kendime tercüme yapmadım. Ondan sonra, Seyyid Ebu'l-Hasen-i Şahzeli.

  359. 2:18:49

    Hizb-ül Bahr'ın sahibi vs. Evet. Münaviy-i Feyz-ül Kadir. Büyük muhaddis. Ondan sonra, Heytem-i Şerh-ül Hemziye. Bir de Hemziye Kastesi, bu Siri'nin şeri var. Onlarda hepsi. Beyt rakamı 153, sayfa 340. Hepsine sayfa verebilirim. Münaviy'de hadis rakamı olarak 8690. 6'ya 132 mesele. Vallahi levhü cibani Resulullah'ı sallallahu aleyhi ve sellem

  360. 2:19:19

    tarfete'en ma'adettu nefsi müslümen. Yemin ediyor, Resulullah bir an gözümden kaybolsa, perde girse nefsimi müslüman saymam. Ebu'l-Hasen-i Şahzeli Hazretleri. Ben mi uyduruyorum? İbn-i Atâ'illâh'la Taif-ül-Minend'e diyor ki bir adam onun da şeyhi Ebû Labbas Mürsî'ye dedi ki efendim dedi şu elinizle bir musâfâ edebilir miyim, elinizi öpebilir miyim?

  361. 2:19:46

    Çok evliya görmüşsün. çok şehirler gezmişsin falan filan Ebu'l-Abbas mürsüye ne dedi? fakâle vallâhi mâ sâfâhtu bike fiyâzâ illâ rasûlallah Allah'a sallallahu aleyhi ve sellem. Ben bu elimle ancak, yani o kadar büyük veliler falan değil, en büyük veliyle, Resûlullah ile musafa ettim, vallahi musafa ettim.

  362. 2:19:59

    en büyükleriyle Rasûlullah'la musâfâ ettim diyor. Vallahi musâfâ ettim diyor. Eliyle, ruhla musâfâ edilir mi? Bedenle. Yaka zaten. Uyanıkken bunun hakkında dünya kadar kitap var ya. Yaka zaten görüşenler. Temvir-ül-Haleksûtî de mesela. Yeni çıkan Mecmû Rasâil var. Çok güzel basıldı. Risale rakamı 72.

  363. 2:20:21

    20. cilt 92-93 mesela. Fevzul Kadir'de hadis rakamı 1060. Yani 1'e 521. Bunun gibi rivayetler. Evet. Ebu'l-Abbas mürsü ile aynı şeyi söylüyor. Rasûlullah gözümden gitmez, kaybolmaz. Efendim yine Münavî de var, Süyûtî de var. Hepsine var. Evet. El-Vahid isimli eserde zikrediliyor. Diyor ki, bu çok mühim bir insandır.

  364. 2:20:46

    Abdülghaffar Kursi Hazretleri. Süyûtî'nin kaynak verdiği zatlardandır. El-Muhteli'de vesaire kitaplarında. Ebu'l-Abbas mürsü-i nebi sallallahu aleyhi ve sellem ile çok vuslatı ve irtibatı vardı. İdâ sellemu aleyhi ve sellem. Murad'da aleyhisselam. Efendimiz'e herkes selam verince cevabını verir. Ama o selamını duyardı.

  365. 2:21:06

    Kendisi İskenderiye'lere, Medine'lere. Ve Yüce Ağabey bu İdâ-i Tehaddü'l-Semâhı Efendimiz'de konuştu, durdu. Konuştuğu zaman sorduklarına cevap alırdı. İmam Kursi ve Suyuti bunu, İmam Suyuti naklediyor. İmâm Kursi ve Süyûtî bunu, İmâm Süyûtî naklediyor. Ondan sonra İbn-i Haceri heykemi, bunlar çok büyük Bunlar çok büyük marka isimler.

  366. 2:21:23

    marka isimler. İmam-ı Rabbânız'a en çok itibar ettiği adamlardan biridir İmâm-ı Rabbânız'a en çok itibar ettiği adamlardan biridir İbn-i Hacer-i Heytemî'ye. İbn-i Haceri heykemi, Es-Savâikul Muhrikâsı vesaire kitaplarını Sabah-ı Ekûl, Muhrikâs'a vesaire kitaplarında. Hep kaynak verir yani. Muhammed İbn-i Ebi'l-Hemâil.

  367. 2:21:33

    Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i uyanıkken görürdü. Benim de şeyhim diyor, babamın da şeyhi. Muhammed İbn-i Ebi'l-Hemâil. Bir şey sorardı. Sorardılar ona, dur Rasûlullah'a sorayım derdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e onu arz ederdi. Ondan sonra efendim

  368. 2:21:53

    Hatta arı zavallı Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e. Sonra başını entaresinin yakasının içine sokarak böyle. Kapanır. Sonra derdi, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle şöyle şöyle şöyle buyurdu. Ama ileriyle ilgili falan olacak şey. Nasıl buyurdu? Ebediyyen geri kalmazdı. Dediği neyse şu şöyle, şu şöyle, şu şöyle.

  369. 2:22:15

    Ne buyurduysa o çıkardı. Dikkat! Rasûlullah Efendimiz'le görüşenler olduğu, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e onlara cevap verdiği, işlerini gördüğü yönetimini inkar etmekten sakın! Ey sifil! Ben sana İbn-i Hacer-i Eytemîn'in ibaretini okuyorum. Yeni mollalar da vahiy okur onu, vahiyyü. Vahiyyü demek, serî'ul katil.

  370. 2:22:45

    Ey serî'ul katli! Ne diyor? Bu görüşmeleri, bu yönetimleri inkar etmekten sakın! Çünkü bu, çabuk öldüren bir zehirdir. Bu inkar, Rasûlullah yönetemiyordu, görüşmeyen yok. Bilmem ne, bir şey sorarsan cevap veremez. Bu inkar, çabuk öldüren bir zehirdir. Hacer-i Eytemî, El-Mineh-ül-Mekkiye, Fişer-ül-Hemziye.

  371. 2:23:11

    Beyt, rakam 153, sayfa 341. El-Münavî, Feyz-ül-Kadir. Münavî de söylüyor, 6-132. İmam-ı Neblüsî, Koca Neblüsî, Hanefî Fakînâ, Kevkeb-ül-Mebânî. Ne büyük ilimler var. Sayfa 322. Yusuf-u Nebânî. Zaten sen Yusuf-u Nebânî'yi pek şey yapmazsın. Bu, yukarılara bile çatıyorsun. Yusuf-u Nebânî de çok önemli bir zat.

  372. 2:23:33

    Sultan Abdülhamid Hazretlerimizin şeyi, Beyrut Kadısı. Çok değer verdiği bir zat. Sayfa 105'te zikrediyor. Evet, Şeyh Zevâvî Hazretleri Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'le görüşüyorlardı. İmam Şahrânî. Duydun mu İmam Şahrânî? Abdülvâb Şahrânî. Osmanlı'nın en çok değer verdiği alim. Hacca giderken hep onu ziyaret ederler.

  373. 2:23:53

    Levâkû-l-Envâr-il-Kudsîye, sayfa 224. İbn-i Hacîbez, El-Levâkû-l-Kudsîye, sayfa 101. Daha birçok alimlerin kitapları var. Şeyh Zevâvî Hazretleri diye bir zat var. Diyor ki, bizim tarikatımız, çok salavat okuruz. Mesela İmam Cezûlî, Delâl-i Hayrat sahibi, günde on iki bin. Yani devamlı salavat şerifi.

  374. 2:24:15

    Salavat şerifi çok okuruz, okuruz, bizim tarikatımız onun üzerine kurulmuş diyor. Hatta Yasîr-i Yüce Halîsûnâ, yakazaten yakazaten, ve neshabevu misles sahabe. Uyanıkken bizimle oturur, sahabe gibi sahabe gibi sohbet yaparız, ve neselu ân-ı mûri dînina, dinimizin işleri.

  375. 2:24:39

    hadis hafızlarının, zayıf dediği hadislerin siz buyurdunuz mu, buyurmadınız mı diye sorarız onun sözüyle amel ederiz bak bak bak bak, bunları Abdülvahap Şahrani, İmam Şahrani söylüyor ben mi uyduruyorum? yönetim yok, nerede yok? sana yok nasibin yok bu manevi hale gelmedikçe biz Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem'e çok salavat okuyanlardan değiliz

  376. 2:25:11

    kendimizi çok salavat okuyanlardan saymıyoruz niye? çok salavat okuyorum diyorsan bu hali kazandın mı? kazanmadın, kazanmadınsa çok okumuyorsun bu bir manevi iştir, bu devamlı rabuta, devamlı huzur üzere bu sana bana gelmez yani sana bana gelmez ama inkar etmeye de gelmez yani bak ben kabul ediyorum, kazanıyorum sen reddediyorsun, bakalım daha neler kaybedeceksin?

  377. 2:25:38

    yazık tövbe et Resulullah'a müracaat et, benden özür dile demiyorum git Resulullah'a yalvar buyurduğu gibi şey, ben Resulullah'a ne yalvarayım? Allah'a yalvarırım, Resulullah ölmüş ama İsmet Garibullah Büyükşehir Efendi öyle buyurmuyor ve lakin istihane cümleden var, hususa ne olur? Resulullah'a yalvar diyor bak bizim tarikat kitabımız, Mahmut Efendi bu lafları konuşmazdı

  378. 2:26:00

    bu cübbeli uyduruyor, Mahmut Efendi bundan münezzeh ettiriyorsun nereden münezzeh? Neyi biliyorsun da Mahmut Efendi'yi tezzeh ediyorsun? onun baş kitabı Risale-i Kudsi'ye, gece gündüz okuduğu kitap Resulullah'a yalvar, yardım iste diyor bizim anlayışımız bu, bizim imanımız bu, bizim intikadımız bu kardeşim sen bana el üstünden çıktı diyorsam hiç umurumda değil

  379. 2:26:23

    ondan sonra efendim İmam Celaleddin Suyuti Allah Allah İmam Suyuti bu konuda Resulullah'ın melekleri görmenin mümkün olduğusunda müstakil Risale-i Kalem'i al Risale'nin adı çok muhtemel tenvirul helek fi ru'iyetin nebiyyi vel melek melek görünmüyor peki Meşayih'tan, Evliyaullah'tan melek gören var mı?

  380. 2:26:47

    var diyor peki Nebi'yi sallallahu aleyhi ve sellem, Peygamber'i gören sahabe zaten gördü, onu konuşmuyoruz şu anda vefatından sonra gören, uyanıkken gören, görüşen var mı? vardır diyor, bunun ispatı için o kadar delil, o kadar deliller zikrediyor hangisini okudun acaba? ben onların hepsini katmettim, kaç kere?

  381. 2:27:05

    yani Halife İbni Musa Hazretleri Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i görenlerden çok görürdü evet İbnül Mülakkın çok büyük allame, marka İbnül Mülakkın Halife İbni Musa Nehremelki Hazretlerinin tercimesinde yazıyor uyanıkken çok görenlerden, rüyada gören çok var uyanıkken görenlerden

  382. 2:27:35

    bu zatın yaptığı işlerin ekserisi Resulullah'ın emriyle yapar onu o yönetiyordu ya uyanıkken görüşüp alırdı, ya da rüyada alırdı bir gecede 17 kere uyanıkken görüşmesi oldu bir kere Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu

  383. 2:28:00

    evliyadan çoğu bizi bir kere görmek için hasretiyle öldü sana da böyle nasip oldu buyuruyor evet Suyuti Tenvirul Halek'te 20-92 İbnül Mugayzin Hazretleri El Kevâkibü Zâhirâ sayfa 28'de bunların kaynakları var evet Evliyaullah bak İmam Suyuti naklediyor İbn-i Acere-i Temmî Fethe hadisede naklediyor ondan sonra Evliyaullah'dan bazısı bir fıkıh âliminin sohbetine katılıyor

  384. 2:28:27

    o zatın keşfi açık fakir zat bir hadis rivayet ediyor o veli diyor ki bu asılsızdır diyor sen bunu nereden naklettin o fakir diyor sen nereden buna karar veriyorsun diyor o da diyor Resulullah başında üzerinde duruyor ben böyle bir hadis söylemedim diyor görmüyor musun diyor açtı keşfini ferahı gördü diyor bunu kim anlatıyor İmam Suyuti anlatıyor sen o zaman Suyutilere konuş

  385. 2:29:00

    İbn-i Acere-i Temmîlere konuş sen benden çık sen konuyu Gazali'lere Suyuti'lere anlat ya da onları Eri Sünnet'ten çıkart Suyuti çıkarttı mı ne kalacak acaba İbn-i Acere-i Temmî çıkarttı mı ne kalacak acaba kalır çok kalır tabii ki dolu ulema Evliya var bir şey demiyorum ama bunlara muhtaçız bütün bunların tefsirleriyle dürül mensurlarıyla vesaire kitaplarıyla iş yapıyoruz

  386. 2:29:26

    hele ki Şafii de İbn-i Acere-i Temmî olmazsa olmazlar bütün Şafii fukasın uleması Yani sen daha ne söylüyorsun arkadaş ya? Evet. Kemal Edfüvi, At-Tâli'u Sa'îd isimli eserinde, efendim, sayfa 640, El-Vahid'de de var, Sûyût-i Tevrâk'ta da var, Safî Ebi Abdillah Muhammed bin Yahya'l Esfâni Hazretleri, Ebu Yahya Ebu Şâfîn Hasan'da, Salâh le takvâ ile meşhur idi,

  387. 2:29:55

    ve lev mükâşefâtü ve kerâmâtün, çok kerametleri, keşifleri vardı, Ketebân-ı İbn-i Dekrik-i İl'îd, çok büyük bir zat, Şafii fukâsında, ulemasında büyük, İbn-i Dekrik ondan ilimler yazdı, Vel kutbul aşkalânî, aşkalânîler, kastaraniler artık neyse, İbn-i Numanlar diyor, ve kâne yezkûru ennehu yaran nebiye sallallahu aleyhi ve sellem

  388. 2:30:19

    ve işte mü'min Rasûlullah'ı görürdü ve onunla birişirdi, buluşur, rüyada buluşmada yadırganacak bir şey yok, uyanıkken buluşanlardandır diyor. Evet, Ebu Abdülal Kurtubi, Ebu Abdülal Kuraşi'nin en büyük müritlerinden, Şeyh Celil Kebir diyor, Medine-i Münevvere'de çok dururdu diyor, evet, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile vuslatları vardı, sualleri vardı, cevapları vardı,

  389. 2:30:45

    Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onunla diyor, Melik-i Kamil'e bir mektup gönderdi, o da Mısır'a gitti, Mısır'a Rasûlullah'ın mektubunu ulaştırdı, Medine'ye döndü diyor. Evet, şimdi bak bak, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ne yapmış? Git Mısır'daki hükümdara şu mektubu götür demiş, o zata.

  390. 2:31:07

    Bunu kim naklediyor? İmam Suyuti naklediyor, Safiyyiddin İbn-i Ebi'l-Mansur, el-Risaletü'l-Mansuriye, SH 49'dan naklediyor, İmam Suyuti naklediyor, mektup gönderiyor, mektup fiziki, alıyor, uyanıkken alıyor, mektubu krala götürüyor, Mısır'a gidiyor, Medine'ye geri dönüyor. Hatta dedi ki kral, biraz kal Efendi Hazretleri, misafir edelim işte falan.

  391. 2:31:28

    Dedi ki yok ben vazifeliyim dedi, ben burada duramam, ben Medine'ye dönmem lazım dedi. Medine'ye döndü diyor. Ebu'l-Abbas İbni Raskalani, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemle görüşüyordu ve ahir ömründe Mekke'de bir kere Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda kabul edildi ve Efendimiz ona, Ya Ahmet, Allah senin elinden tutsun diye ona dua ettiğini

  392. 2:31:55

    yine kaynaklar zikrediyor. Burada İmam Suyuti de var, Risale-i Mansuriye var vs. Ahmet Rufa Hazretleri, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i görenlerden, İmam Suyuti'yi zikrediyor, Nebhani'yi zikrediyor, vs. meşayih zikrediyor.

  393. 2:32:10

    Şimdi, ne diyor? Geldi kabri şerifini, sene 555 olacak, kabri şerifinin önünde durdu. Orada ziyarette kimler var? Ziyarette Hayati Harrani var, Abdülkadir Geylani var, bir misafir var. 41 veliyi, 41 veliyi bunu görenlerden, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in elini öpenlerden değil, Ahmet Rufa'yı öpen, bir tek ona nasip oluyor.

  394. 2:32:35

    Öbürleri de mübarek 7 şerifesini görüyorlar. Evet, bu kitaplarda, Şeyh İbrahim Attal'ın kitabında, Saadetü'l-Dağrayn, Firrettehal-el-Firkateyn, sayfa 236, vs. kitaplarda bu 41 velinin isimlerini tek tek yazdık. Ne diyor?

  395. 2:33:03

    Ya Resulallah diyor, ben daha Irak'ın ücra köşesinde, Bağdat gibi merkezde de değil. Yani uzak bir yer hakikaten. Şimdi bile Bağdat'a kaç saat, 3 saatte gidiyoruz. Ahmet Rufa Hazretleri'nin orası. Gariban bir bölge yani. Şu anda bile mamur değil. Ben uzaklardan ruhumu sana gönderiyordum. Ruhum bana vekaleten, bedenime vekaleten, ağzıma, dudağıma vekaleten,

  396. 2:33:27

    senin eşiklerini öpüyordu. Şimdi bedenlerimiz de bir araya geldi. Sağ elini uzatır mısın, dudağımdan nasibini alsın diyor. Ve bunu İmam Süyüti ile naklediyor. Ondan sonra 45 tane, bunu nakleden kitaplardan 45 tanesine ulaştım. El-Envâr-ül-Lâmi'a 203-207 arasında falan. Yani 41 veli orada görenlerden 45 kitapta da, muteber kaynakta da bu hadise zikrediliyor.

  397. 2:33:57

    Şimdi Ali İbn-i Vefa Hazretleri çok büyük, Sadat-ı Vefayı'nın Menakıb-ı Saadet-i Vefayı İbn-i Fâris'in kitabında geçiyor. Vesaire. İbn-i Fâris'te El-Münâhü'l-İlâhiye fî Menâkıb-ı Saadet-i Vefâi sayfa 11, Süyüti'de yine var. Ben 5 yaşından Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i Kur'an okurken bir hocam vardı diyor.

  398. 2:34:21

    Adı Yakub idi diyor. Onda Kur'an okuyordum diyor. Bir gün Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i uyanıkken gördüm. gördüm diyor. Üzerinde beyaz bir entari vardı diyor. Sonra bana oku dedi diyor ve duayı okudum. Elemneşrâh'ı okudum. Görünmez oldu, kayboldu diyor. 21 yaşına geldim. Karafe'de, Mısır'da Karafe'de sabah namazına Allahu Ekber'i iftitah teklifini getirdim.

  399. 2:34:49

    Ferayetun Nebü'l-Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Kubâle Teveccühü Efendimiz önüme geldi. Fâne-i Kanîben'i kucakladı. Vemmâ bini'met-i rabbike feaddis. Rabbinin bu nimetini anlat buyurdu. Bu ayeti okudu. Ondan sonra bu mübarek zat var ya, bunda öyle bir konuşma vardı, öyle bir hitabet vardı, öyle bir tasavvuf vardı.

  400. 2:35:07

    Ali İbn-i Vefâ Bunları Sa'dat-ı Vefâiye denir. Bu da Şazeliye Tarikatı'ndan bir şubedir. Biz gittik orada Kemal Efendi Hocamız falan bir ziyaretlerine. Karafe'de orada özel bir bölmedeler onlar. 10-15 tane bu zatlar orada. Yani feyizden nurdan kalkamadık. Yani yatalım burada bizi de defnetsinler diyecek hale geliyorsun.

  401. 2:35:27

    Öyle bir zat. Bu zat. İbn-i Hacer-i Eytemi Hazretleri, Ali İbn-i Vefâ Hazretleri hakkında ne diyor? Bak. Kutub Ali İbn-i Muhammed İbn-i Ebil Vefâ Kutb-i Şazeliye müntesiptir. Yani Şazeliye Tarikatı'nda İbn-i Hacer söylüyor. Onun için mimmen hufuzat ânû rûhiyetun nevûsû hasem yakazaten mirârer. İbn-i Hacer-i Eytemi diyor.

  402. 2:35:50

    Ali İbn-i Vefâ diyor, uyanıkken Resulullah'ı çok görenlerden lâsiyemâne kabri vâlidivil karâfe. Babasının kabri karâfede. Orada Efendimiz'i çok görürdü. Bu onun kerametlerindendir diyor. Onun için diyor efendim İmam-ı Busiri'nin emziyesinin şerrinde bunu naklediyor.

  403. 2:36:13

    Şimdi bunları çoğaltabiliriz. Çoğaltırsak sabahlara kadar da bitmez. Kıyamete kadar bitmez demeyelim. Biter. Biter ama bu kadar ilimler ve faziletler vardır. Şimdi gelelim Resulullah'ın hazretlerinin kabrinden sesini işitenler. Burhanettin Bikâin'in mürceminde Nuruddin İyici Hazretleri, Seyyid Şerif Afifettin İyici'nin babası.

  404. 2:36:40

    Bu zat Ravza-i Müttehra'ya geliyor. Esselamu aleyke eyyühen nebiyyü ve rahmetullahi ve berekatühu diye selam verdiği zaman semi'a men kâne bi hazreti kâilemnel kabriyekûn orada olanların hepsi ziyarette ses işitiyor. Ve aleykes selam ya veledi. Ey oğlum sana da selam olsun diye Resulullah Efendimiz cevabını veriyor.

  405. 2:37:04

    Diyar Bekri Hazretleri bu Tarikul Han'ın sahibiydi. Ondan evvel olan bir zat. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'i işitenlerden. Kim söylüyor bunu? İbn-ül Neccar. Tarihi Bağdat'a zehil yapmıştır bu İbn-ül Neccar. Hafız Muhibbettin İbn-ül Neccar. Tarihi de senediyle zikrediyor. Senedini şu anda zikretmemize gerek yok.

  406. 2:37:24

    Muhammed Efendimiz Şahid-i Es-Sofi El-Kerhi Hazretleri. Bir sene haç yaptım. Nebi Sallallahu Aleyhi Vessellem'i ziyaret ettim. Hücre-i Saadet'in yanında otururken Şeyh Ebu Bekri Diyar Bekri Hazretleri girdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem'in tam muvaciyesinde Yüzü Şerifi'nin, Vecihi Şerifi'nin hizasında durdu.

  407. 2:37:44

    Dedi ki Esselamu Aleyk ya Resulullah der demez. Hücreden ses işittim diyor. Bak senediyle İbn-ül Neccar orada muhadislerde Ve Aleyke Esselam ya Eba Bekri diye ismiyle ona selamını Ve Semeavmen Hazar Orada bulunan herkes bunu duydu diyor. İbn-ül Neccar Zeynu Tarihi Bağdat 16. Cid 151. sayfa. Diğer kaynakları söylemeye gerek kalmıyor.

  408. 2:38:11

    Haşimiyye bir kadın seyidelerden Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'in yanına geldi. Medine-i Münevvere'de. Bunun da kaynakları uzun. Efendim, Medine'de mücavireydi. Orada duruyordu. Ravza'daki bazı hizmetçiler ona eziyet etmiş. Geldim diyor. Festehassübü'n-Nebi Sallallahu Aleyhi Vessellem'le yardım istedim.

  409. 2:38:31

    Ravza'dan geliyor. Ema leki fiyye üsvetün. Sen benden örnek alman gerekmez mi? Efendim Sallallahu Aleyhi Vessellem sesli Ravza'dan. Fasbiri'i kema sabartu. Ben nasıl sabrettim, sen de sabrettin. Üç gün sonra ona eziyet edenlerin hepsi öldü. İşte bu da Süyuti Tenvirul Halek. Ondan sonra Muhammed bin Al-Ma'ribi, Misbah-ı Zalam, sayfa 100.

  410. 2:38:55

    Tenvirul Halek 20'ye 96-97. Nebani Cevahirul Bihar 2'ye 146-147. Bunların hepsi böyle. Şimdi hepsinden daha açık bir mesele var. Hazreti Ali İbni Ebu Talib Hazreti Ali anlatıyor. Radıyallahu anh. Sâlebi tefsirinde var. Süyuti Câmü'l-Âdîs. 34153 rakamında var. Ondan sonra Nesefî tefsir medarik 1370 Ebu Hayyân.

  411. 2:39:19

    Endülüsî Bahrul Muhid. Firuzâbâdî el-Megânimul Mutâbe. Semhûdî vefâul vefâ. Ali'l-Müttakî Kenzül'ünmal 10.422 safı. Yani saymakla bir... Saymakla bitmez. Kaynaklara bak, hizaya gel yahu. Hazreti Ali Efendimiz anlatıyor. Biz Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i defnettik. Üç gün geçti. Bir Ârâbî, Bedevî çölden geldi.

  412. 2:39:46

    Kendini, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in kabrin üstü, o zaman kabir şerif böyle kapalı değil, açık. Üstüne attı. Ve topraklarından da başlarına serpti, saçtı. Dedi ya Resûlullah, bak ya Resûlullah, hitap ediyor. O diriler duymuyor, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem de açık duymuyor. Biz senin buyruklarını işittik.

  413. 2:40:08

    Allah'tan bize getirdiğin vahiyleri işittik. Allah'ın sana indirdikleri arasında Günah işleyerek zulmedenler sana gelip senin yanında Allah'tan hafifleşsinler. Sen de onlara istiğfar et. Meşhur ayet, Tevbe Suresi. Efendim, onun için ben geldim. Ama sen de vefat etmişsin diye ağlıyor, ağlıyor işte yani sen de bana istiğfar et diye.

  414. 2:40:36

    Kabre-i Şerif'ten nida geldi. Ses, ses! Rüya değil. Kalk! Sen kesinlikle affolundun. Bir de Utbi'nin kıssası var. Utbi, İmam Şafi'nin şeyhi. O, biline böyle birisi yaptı. Utbi de İmam Şafi'nin şeyhi, Ravza'nın bekçisiydi. Ravza'nın bekçilik olabilir mi? Herkesten hazır mı olur? Ona da rüyada de, git Arabi'nin peşine, söyle affolundu.

  415. 2:41:05

    Ama bu öyle değil. Fe nûdiye minel kabri Bak, verdiğim kaynaklar, hutbininkiyle karıştırılmasın diye bunları özel seçtim. Utbi'ninkiyle karıştırılmasın diye Allah seni mağfiret etsin. Allah Şimdi, müştehitlerden aşağı kalan birçok evliyanın makamlarında Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem'in ile buluştukları, görüştükleri ve kendi asırlarında bulunan evliyanın, ulemanın

  416. 2:41:31

    bunları tasdik ettiği kesindir diyor. Kim diyor? Abdülvahap İmam-ı Şahrani. El-Mizan-ül Kübra. Bire, 222. Diyor ki, Abdurrahim Kınavi. Bu zaten gidemedim. Mısır'a çok gittim de buna özel gitmek lazım. Bu Abdurrahim Kınavi çok mühim. Seyyid-i Ebu Medyen-i'l-Maghribi. Bu zaten Muhyiddin-i Haram'da büyüklerin büyüğü.

  417. 2:41:54

    Ebu Suud İbni Ebi'l-Ahşair. İbrahim Cüsûk'i. Ebu'l-Hasani Şazeli. Ebu'l-Abbas Mürsi. İbrahim-i'l-Metbuli. Celalettin Suyuti. Suyuti de uyanık görüşenler. Onlar hep delillerini getirecekler. Şeyh Ahmet Zevavi vesair. Tabakat-ül Evliya'da zikrettim diyor. Vekat iştehera meşhur oldu. Ankesir-i Minel Evliya.

  418. 2:42:15

    Evliyanın çoğu Müştehitlerden fil makam bir yakın. Makamları yakın en kesinlikle aşağı. Ama Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'le buluşuyorlardı, görüşüyorlardı. Kethira uyanıkken görüşüyorlardı. E şimdi onları yönetiyor. Onların sorularına cevap veriyor. Onları yapıyor. Sen şimdi nasıl Rasûlullah'ı sınırlıyorsun?

  419. 2:42:37

    Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'le Evliyanın görüşmesini, buluşmasını nasıl sınırlıyorsun? Ben sana ben mi görüşüyorum diyorum? Ben mi görüyorum, soruyorum da cevabı alıyorum diyorum? Zaten onu da bana iftirattır. Mahmut Efendi'yle görüşüyor diyor. Onların hepsi cevapları hazır. Benim konuşmalarım var.

  420. 2:42:51

    Ben böyle bir şey demedim. Sen bana iftira attın. Ama görüşenler var diyor. Hem ben görüşemiyorum diye görüşeni inkar mı edeceğim? İmam-ı Suyuti hadisleri onunla tahsiye ediyor. Sahirliklerini soruyorum diyor İmam-ı Suyuti. Sen diri bir muhaddissin. Diri bir muhaddissin. Neyi yönetiyorsun? Kaç para ediyorsun?

  421. 2:43:11

    Peki İmam-ı Suyuti Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e hadisleri sorup tahsihte ona muhtacım diyor. Şimdi İmam Şahrani el-Mizânü'l-Kübrâ'da Ondan sonra talebesi Abdülkadir Eşşazeli Atiyyetü'l-Ebnâsi Bütün bunlar Abdülkadir Eşşazeli Behçetü'l-Âbidîn Bitercemet-i Hafızı'l-Asr-ı Celâleddîn 1. Cid 109-112 sayfa arası Abdülhab Şahrani et-Tabakâtü Sûra Sayfa 29-30 arası

  422. 2:43:40

    Mizânü'l-Kübrâ'da sayfa 77 bakın Şimdi dikkat et Birisi İmam-ı Suyuti'ye diyor ki Ne olur kralla, padişahla, o zamanki melikle, hükümdarla bir işim var Bana bir şefaatçi ol, aracı ol Yani herhalde zulme uğramış veya neyse tabii zaten Bu gibi âlimler gayrimeşru işte zaten aracı olmaz Fakat İmam-ı Suyuti özür diliyor Ben sana dua edeyim şöyle yapayım

  423. 2:44:04

    Ya ne olur diyor bak ben çok zor durumdayım Sen dersen hükümdar seni dinler diyor İmam-ı Suyuti'nin cevabına bak İ'lem yâhî Artık dayanamıyorum bunu çok gizlemiştir de işte o adamı mecbur durdurmak Kardeşim diyor İnn-i kadd-i semâdü bi-rasûlillâh sallallâhu aleyhi ve sellem İlâ vakti azâ hamsenu seb'ine marra Ben bu zamana kadar Rasûlullah'la uyanıkken 75 kere buluştum

  424. 2:44:28

    yaka zaten uyanık ve müşâfe eten ağız ağza Yakaz ve lev lâ havfî min ihticâbi sallâllâhu aleyhi ve sellem annî bisebebi duhûli l-ilvulâk eğer valilere, yöneticilerin ziyaretine gidersen velev ki kendi işim için olmasın, senin işin içinde olsa sultanlarla, yöneticilerle görüşürsem Resûlullah benden gizlenir diye korkuyorum, daha bana görünmez onun için

  425. 2:44:53

    ve talâtül kal'ate, kale, o işte kralın durduğu yer, Kahire'de kaleye seninle beraber çıkardım ve şefâtü fîki a'indez sultan, senin hakkında, sultanın yanında aracı olurdu ama ve innî raculun min huddâmi hadîsî ben Resûlullah'ın hadisinin hizmetçilerindenim ki hadisçilerin sonu, muhaddislerin hatimesi, böyle bir şey yok Nesef'in tefsirini gördü bir adamın elinde, İmam Suyuti

  426. 2:45:18

    adamın biri gelmiş ziyaretinin elinde bir kitap var dedi ki, o kitap nedir? dedi ki, tefsirul medârik dedi İmam Nesefi'nin tefsiri var, Efendi Hazretleri'nin devamlı yanından ayırmadığı en mühim tefsir, medârik Nesefi, ya ben dedi bunu görmemiştim ya, bunu bana iki gün emanet verdi iki cid işte, istersen baskıya göre değiştir, dört cid de basabilirsin

  427. 2:45:36

    iki cidlik tefsiri, iki gün sonra adam geldi, adama emaneti geri verdi, İmam Suyuti dedi ki, sor dedi istediğin yerden adam istediği yerden sordu, bütün tefsiri iki günde ezberlemiş İmam Suyuti derdi ki, Katesallâhu aleyhi ve sellem unutmak nedir, bana biri anlatsın ben unutmayı bilmiyorum, nasıl oluyor unutmak derdi bütün ilimleri yutmuş, yüzlerce

  428. 2:46:04

    küçüklerine, büyüklerine bakarsan beş yüzler eserler telif etmiş Hatimetül Huffâz hadis hafızlarının nihai noktası o kadar büyük, o kadar fazla hadis biliyor camiulâ hadisler, işte efendim cemul cevamiler, dürül mesurlar yahu daha ne demek yahu çığırtıyı çıkartırsan ilim hayatından ne kalır diyorum sana İmam Suyuti diyor, ben Rasûlullah'ın hadisini hizmetçilerindenim

  429. 2:46:29

    ve inni ehdâcü le-i fitrâsı ile hadis-i illeti za'afel muhaddesu min tarikim bir muhaddes kendi tarikinden buna zayıf diyor ama peki başka tarik var onun için ben diyor bu hadislerin sıhhatini anlamakta Rasûlullah'la görüşmeye muhtacım sallallahu aleyhi ve sellem ey kardeşim diyor senin sıkıntın var evet ben Padişah'a söylesem bu çözülür ama

  430. 2:46:54

    bu ondan sonra Rasûlullah'la görüşmem kesilir diyor şimdi seni mi düşüneyim, ümmetimi düşüneyim ben ümmeti eserler bırakıyorum diyor evladım diyor, yahi diyor yahu işte bunu İmam-ı Şahrani naklediyor ondan sonra Behçetül Abidin'de onu da sayfasını vereyim Mes'ali Suyut'u içerisinde efendim 1'e ikcit, 1'e 109, 112 arasında Şahrani'den verdim

  431. 2:47:20

    şimdi gelelim bunlarda yatırganacak ne var hiçbir şey yok bu kadar ayetler, hadisler vesaire konuştuklarımızdan gel şimdi bakalım peygamberler kabirlerinde diri diriler namaz kılıyorlar şimdi o dosyayı ele alalım bu dosya İmam-ı Suyut'un Risalelerinden İnbâhul ezkiyâ lihayâtil enbiyâ zekiysen kafan çalışıyorsa sana peygamberler nasıl yaşıyor kabir hayatlarında onu

  432. 2:47:57

    bildiriyorum diyor bu tabi bu hususta Beyhakî kitap, müstakil kitap var İmam Beyhakî, Büyük Muhaddis herkes duymuştur Hayâtül Enbiyâ diye kitap var peygamberlerin kabir hayatı normal insanların kabir hayatına benzer mi ehyâun diyor sen diyorsun ki ayette diyorsun şehitler hakkında ehyâ diyor ya arkadaş şehitler hakkında ehyâ o zaman diyor kıyas yürüt diyor peygamberlere

  433. 2:48:28

    peygamberlere zaten kıyas yürütmüş hadiste kendi söylüyor bezzar vesaire sahih olduğu kesin ehyâun fî kubûru musallûn kaynaklarını vereceğiz şimdi sahid ibni müseyyebi anlattım kabr-i şeriften ezanı bizzat işittiği harra vakasında rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimden sonra ibni ebî haysebe tarihinde lâlekâ'yı beğenmez ama lâlekâ'yı büyük muhaddis

  434. 2:48:52

    kerâmat pevliyâ 120 rakam ebû nuaym isbâni onu da belki de beğenmez delâl-i nübüvvet rakam 5 suat zübeyr ibni bekkâr akbârul medîne rivayet ediyor sahid ibni müseyyeb buyuruyor ezan-ı kâhmeti rasûlullah'ın kabrinde bizzat işitiyordum ondan sonra efendim kardeşlerim bu haberler delalet ediyor ki diyor İmam Suudi nebi sallallahu aleyhi ve sellem vesairül enbiya diridirler

  435. 2:49:22

    şimdi Allah teâlâ şehitler hakkında ne buyurdu ve lâ tehsebennellezîne kutilû fîse bilâ envâte Allah yolunda öldürülen şehitleri, ölüler zannetmeyin, bak orada ölü demeyin diye yasaklıyor, burada da ölü düşünmeyi bile yasaklıyor. belâhyâ'un ayndarabbim yurzakûn

  436. 2:49:38

    Şimdi bu âyeti okuyor. Âl-i İmrân, 160 avuç. Dikkat şimdi, bana diyor ki sen o zaman peygamberlere niye kıyas etmiyorsun diyor, şehitlere diyor falan. Ne biliyorsun kıyas ediyorsun, ben kıyas edemem, benim öyle bir ilmim yok. Ben ancak nakilciyim. vel-enbiyâu evlâ bizâlik Peygamberler şehitlerden daha ziyade diridirler.

  437. 2:49:58

    Niye? fehum ecellu ve azam Onlar daha büyüktür çünkü şehitlerden. E bunu İmam Suudi söylüyor. ve kalle nebiyyûn illâ vakad cemâmen nubû ve vasfı şehâde Zaten peygamberlerin çoğu hem peygamberi de hem de şehitlik sıfatını ihraz etti diyor.

  438. 2:50:16

    Onun için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şehit olduğu, yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem aynı zamanda şehit midir değil midir? Ayet şehitler hakkındadır diyenler, sen bunu peygamberlere kıyas edemezsin, diyemez. Çünkü neden? Tamam peygamberler daha faziletli düşünür ama adamın birisi kalkar der ki,

  439. 2:50:36

    ya kardeşim tamam daha faziletli olabilir ama bazen meftulde olan fadılda olmaz. Yani bir düşüğünde makam olarak olan bir vasıf üstünde olmaz diyebilir. Ama şimdi burada İbni Mesud radıyallâhu anh ne buyuruyor? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şehit olduğuna dokuz kere yemin ederim başım ağrımaz diyor.

  440. 2:51:01

    Enne Allâh'a etteghezehu nebiyyen Allah onu nasıl ki peygamber olarak ittihaz etmiş vetteghezehu şehiden Allah onu şehit olarak ittihaz etmiş. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şehitlerdendir. Evet, bu İbni Mesud hazretlerinin rivayetini Abdurrazak 9571 rakamıyla, İbni Sa'd 2201, Ahmet İbni Hanbel Müsned 3873, Ebu Ya'lam Müsned'in de 5207,

  441. 2:51:30

    tabarhaniler, hakimler, müşteriler, beyhakiler onları saymıyorum. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem o zaman şehitliği sabit oldu mu? Sabit oldu. İbni Mesud şehit dedi mi? Dedi. Peki neye dayandırarak şehit dedi? Çünkü neden? Hayber'de yediği zehirli lokmadan dolayı şehit oldu. Sallallahu aleyhi ve sellem.

  442. 2:51:50

    Ne buyuruyor? Ahşar radıyallahu anha validemiz. Bunu kim tahrik ediyor? Bukhari ve Beheki. Bukhari'de 4428, Beheki Kübra'da, Süneni Kübra'da 191717. Evet bu hususta daha birçok müstakil kitaplar da yazılmıştır. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem biliyorsunuz Hayber'i fethettiği zaman kalenin, kralının, reisinin kızı bir koyun pişirdi.

  443. 2:52:21

    Efendim sallallahu aleyhi ve sellem'in de pislikten uzak, yani böyle mide, bağırsak, sakatat ve bacaklardan uzak olan sırt bölgesinin, omuz bölgesinin hayvanın etlerini sevdiğini de duymuş. Oralara zehri fazla bastı, getirdi. Sahabeden biriyle yiyorlardı. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki, bu koyun işte bana bildirdi ki ben zehirliyim.

  444. 2:52:46

    Benden yeme buyurdu. Ama bir lokma ağzına atmıştı. Öbür sahabe biraz yemişti. O şehit oldu. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem de bundan ısıtmaya tutuldu. O zehirliden yedi, bir miktar içine gitti. Peki ne buyuruyor Bukhari'de? Bukhari bu, Bukhari. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem şehitleri kıyas edilir mi?

  445. 2:53:09

    O zaman kıyası oraya yürüt, buraya yürüt. Ben ne yürüteceğim? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem neden şehit olduğunu zaten söylemiş Bukhari. Ya sen hiç mi ilmin yok? Bunları bin bin seneler anlatıyor. Kırk senedir ben anlatırım bu Hayber işini. Lem ezel ecidu elemet ta'mil lezi ekeltu bi Haybere.

  446. 2:53:29

    Hayber'de yediğim yemeğin acısını hala hissediyorum. Her sene mazalet ükletu Haybere tu'abiduni. Diğer rivayet ezbere bildiğim böyle. Tu'abiduni geliyor gidiyor yokluyordu beni Hayber'de yediğim şeydi lokma. Fa'za evanu kata'at ebheri.

  447. 2:53:45

    Şimdi benim şah damarımı keseceği vakittir. Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu. Fa'za evanu kata'at ebheri. Min zalike sünni. O zehir şah damarımın keseceği zamandır dedi ve vefat etti. İşte bu Bukhari'de geçiyor. Peki zehirden, Yahudiyenin zehirinden vefat ettiğini söylüyor. İbn-i Mes'ud da diyor dokuz kere yemin ederim ki hem nebidir hem şehittir.

  448. 2:54:12

    E o zaman şehitlere ölü demeyin. E hadiste, ehya'un hadisi işte Bezzar-ı Vaad'de sahih mi diyor? Sahih. Onu muhaddisler ehya'un fıkhı usallığına sahip diyor. Senin sahih kriterlerin ne onu ben bilmiyorum. Velakin, ne lüzum var ona? Âyet işte.

  449. 2:54:35

    Yuruzakûn'da rızıkta nikâhta girerdi mesela. Orada onlara ileride cevaplayacağım. Bu derse yetişmez. Peki, yuruzakûn'a göre İltizası devam eder diyor mesela. Şühede hakkında. E şimdi efendim, sallallahu aleyhi ve sellem şehit oldu, sabit oldu mu? Kesin Bukhari hadislerine. E sabit oldu. Peki şehitler hakkında zaten, yani normal şehit hakkında olan bir şey

  450. 2:55:00

    Resûlullah'ından esirgenir mi? Haşa. E o zaman ölü demesi yasaklanmış. Ruhu bedenden ayrılacak, öleceksin diyor. Ama ruhu ölmez. Ama ruhu ölmez olur mu? O zaman kafirin ruhu da diri. Azap çekiyor. E peki onun ruhunun diriliğinin bir farkı yok mu var? O fark nedir? İşte anlatacağım. Bu farklı bir şeyden bahsediyoruz şu anda.

  451. 2:55:26

    Resûlullah'ın ruhunun diriliği, diğer enbiyanın, ervahının hayatı normal hayata benzemez. Bu kadar kitap yazılmış Hayâtü'l-Enbiya hakkında. Şimdi, bunu da kaynaklarıyla söyledik. İmam Şûd-i Şimşire, buraya çok dikkat edin.

  452. 2:55:48

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kabrinde diri olduğu Kur'an'ın nassıyla sabit oldu. Nasıl sabit oldu? E şehitlere ölü demeyin, diridirler. Rızıkları, yemekleri, içmekleri, hepsi devam ediyor. Bu Kur'an'ın lafzı. İmma min umumü'l-laz ve imma mümefumü'l-muvafaka. Çünkü neden? Şehit olduğu da Bukhari'de sabit oldu mu?

  453. 2:56:06

    Şehitler hakkında da burada kesin iki ayet var mı? Bitti. Şimdi gel bakalım. İtikaddan bahsediyor. İyi düşünen itikadından bana bir metin göster, bilmem ne göster. Al da sana yakın kitabul itikad. Adı da kitabul itikad. Şimdi kalkar ona Eşari der, o beni bağlamaz der. Ben bilmiyorum ne konuşacağını ben bilmiyorum.

  454. 2:56:27

    İslâm'ın bir müşterekleri vardır. Ulema, Nevliya'nın mağduridi Eşari üstü, dört mezhebin fıkhının üstü, ehl-i sünnetin bir cumhuru vardır. Bu cumhur birçok konuda müttefiktir. Bu da müttefik olunan konulardandır. Nebilerin hayatı. E sen şimdi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yönetemiyor, yönetseydi o yönetirdi derken niye yönetemiyor sen bana anlat?

  455. 2:56:52

    Öldü. Diriyken yönetebiliyor muydu? Yönetiyordu. Öldü diye mi yönetemiyor diyorsun? Peki öldüğünü bana anlat. Ruh ölmüyor. E şehitlere ölü demeyin diyor. Peki yöneten diriyken ruhu muydu, bedeni miydi? Bedeniydi. Peki vefat ettikten sonra, ruh bedenden ayrılmamaktan sonra ruh diri mi diri? Bütün tasarruflar, yönetimler nereye ait?

  456. 2:57:18

    Ruh'a ait. Esas insan ruh. Bu kadar deminden beri ispat ediyorum. Ruhun hayatta olduğu vakıa bulduğu tesiratının tasarrufa devam ettiği. Daha onun delili çok. Evliya'yla ilgili gelmedik daha. Oraya geleceğiz. Peki hal böyle olunca muhterem kardeş, kardeşlerim, Be'yâkî kitâbul itikaddan edilmiş. El-Enbiyâ mâ demâ gubizû.

  457. 2:57:40

    Peygamberlerin kabzoluk, kabız demek ruhu bedeninden alınmaz demek. Rûddet ileyhim ervâhûm. Ruhları onlara iade edilmiştir. Normal bir müslümanın ruhu iade ediliyor. Münker nekirin sualine cevap kadar. Men rabbike, men nebüke falan cevaplar. Tamam. Peki peygamberlerde ne oluyor? Peygamberlerde ruhlar geri iade ediliyor.

  458. 2:58:04

    Fevmeh yâ minu endel Rabbihim. Onlar Rabbilerin ezdiğinde diri diriler. Ne gibi diri diriler? Dikkat et. Sen diyorsun ki bu şehitlere mahsus ayetler şehitlerden bahsediyor, peygamberlerden bahsetmiyor. Ben de sana diyorum ki şehit öyleyse peygamber daha üstün. Ama sen diyorsun ki bana kıyas yapma, nas getir, delil getir.

  459. 2:58:24

    Al da sana nas. Bundan büyük delil mi var? Buhari'de şehit olduğu söylediğimiz zaten şöyle ya girdi. Kitâbul itikadda ne diyor? Şehit neyse yani, şehit hakkındaki ayetler neyse peygamberler ahliyadır diyor. Evet. Sayfa 305 Beyakî kitâbul itikad İmbâul ezkiyâda sayfa 239 Sûret'te.

  460. 2:58:48

    Şimdi sana öyle bir şey okuyacağım ki aklın yani duracak demeyeyim tabii. Aklın durmasın ki biraz belki dinlersen anlarsın. Vekâlel kurtubiyyû fittezkilatî fî hadîs-i sâkatî Nâkatî. Naklenen şeyh İmam Kurtubî o da şeyhinden naklediyor. O da herhalde öbür Kurtubî El-Mufîn var. Bunlar çok büyük insanlar.

  461. 2:59:14

    El-Câmiu'l-Hakîm Kur'an sahibi büyük tefsir sahibi Mâlikî fakire. O bir de ettezkirası var onun. Ettezkirâ fî havâlin mevtâ vel âhirâ olacak. O kitabında İmâm Kurtubî'den de İmâm Sûyûtî naklediyor, bütün kitaplar naklediyor.

  462. 2:59:31

    Şimdi bak. Buraya iyi dinle bak. Burası ders. İtikad dersi yapıyoruz şu anda biz. Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'i yönetemez dersen, başına belaya açtın zaten. Şimdi, el-mevtû ölüm leyse bi'ademin ma'sin. Yokluk değildir. Ölüm, yok olmak değildir. Ve inne mâve ancak nedir? İntikalun min hâlin ilâ hâl.

  463. 2:59:54

    Rûhun bi'hâlden diğer hâle intikaldir. Beden içindeki hâlden çıktı. Bedessiz ervâh-ı mücerrede'ye, mücerred, yalın, yani daha Türkçe'si, hâle intikal etti. Ve yedullâhul azâlik. Bunun delili nedir, diyor İmâm Kurtubî. Enne şuedâ bâde katlîm. Şehitler öldürüldü mü? Harp meydanında öldürüldü. Ve mevtî mi?

  464. 3:00:16

    Öldüler mi? Öldüler. Ama ahyâvun önde Rabbîm. Rablerinin nezdinde diridirler. Yurzakûn rızıklandırılıyorlar. Ferîhîn, yine âyette geçiyor. Ferîhîn, ferahlanıyorlar sevinç içinde. Müstebşirîn, müjdeleniyorlar, seviniyorlar. Aynı dünyada sevinçli haber alsa, müjde alsa, nasılsa aynı. Vâdî sıfetü'l-ahyâ fi'l-dünyâ.

  465. 3:00:36

    Zaten dünyadaki dirilerin sıfatı da budur. Ferahlanır, sevinir, bilmem ne. Ölü ferahlanır, sevinir, diyemiyorsun mesela. Ama şimdi şehitler hakkında âyet bunların var olduğunu söylüyor. Ve izâkâne hâdâ fi'şu'edâ. Bu durum şehitlerde varsa. Ben mi diyorum ki peygamberler şehitlerden daha üstün olduğu için onlarda da olması lazım?

  466. 3:01:02

    Bana diyor kıyasürütsene. Ya ben ne kıyasürüteyim? İmam Kurtuluş söylemiş zaten. BHK'yı hep söylemiş. Peygamberler bu makamı daha çok hak ediyor. Şehitlerden daha üstün oldukları için. Şehit nereden şehit oldu? Peygamber olmasa ondan hadisi, âyeti duymasa gidip Allah yolunda cihadı ne bilecek? Onu geç.

  467. 3:01:26

    Fakat sahih hadiste geçiyor. Toprak peygamberlerin cesetlerini yemez. Bu birçok hadis kaynağında geçiyor. Ebu Davud'da var, Ebu Şeyh'e de var. Çok sahip bir hadis. Dediler ya Resulallah işte efendim sallallahu aleyhi ve sellem salavat şerifiyle bana selam verenlerin selamını alırım. Ben onların selamını cevap veririm, iade ederim.

  468. 3:01:52

    Dua ile beraber. Dediler ya Resulallah sen nasıl bizim selamımızı işiteceksin, duyacaksın? Fakat belitesen çürümüş olacaksın o zaman. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem ne buyurdu? Allah, peygamberlerin cesetlerin yani bedenin fiziki bedenini yemesini, toprağın yutmasını yani eritmesini toprağa haram etti.

  469. 3:02:16

    Allah istediği toprağa haram eder. Allah toprağa dedi ki bunu peygamberse buna dokunmayacaksın. Aynı konduğu gibi mahşere kalkacak. Bu zaten sahip. Bunu kimse inkar etmiyor. Peki. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem sahih hadisler Bukhari Müslim. Kudüs'te Miraç gecesi peygamberlerle buluştu mu? Bir araya geldi mi?

  470. 3:02:44

    Evet. Sonra gökte de peygamberleri gördü. O da Bukhari Müslim hepsi geçiyor. Peki Mescid-i Aksa nereye? Yerde. Gökte yedi kaç semahatta da ayrı peygamberler görüştü. O da var. Peki Kudüs'e gelmeden evvel yolda nereye uğradı? Sahih hadis.

  471. 3:03:04

    Musa'ın selamı kabrinde gördü. Kırmızı kum tepelerinin yanında bir kabri var. Burak ile getirirken in burda iki rekat kıldı. Kırdı. Sonra baktım Musa'yı gördüm diyor. Salli. Namaz kılıyor. Tamam ruhani falan değil. Kaymun. Ayakta diyor. Ruha ayaktadır. Yani ayaktadır. Oturuyor denmez. Ruh bir şekle büründüğü zaman ayakta ve oturma yatma sıfatına bürünür.

  472. 3:03:35

    Yoksa ruh müstakilken efendim nurani ruhani bir varlık. Bunu şimdi sen oturuyor ayakta diyemezsin. Dolayısıyla ayakta kılıyor diyor. Ayakta kılmak neyin işi? Bedenin işi. Şu ayak, oturma, yatma. E bu hadiste sahih mi? Sahih. Ve akbara sallallahu aleyhi ve sellem haber verdi.

  473. 3:04:00

    Kendisine selam veren herkesin selamına cevap veriyor. Delil çok diyor. Bunların toptanından bir karar çıkacaksa nasıl oluyor? Peygamberler ölmüş diyoruz ya. Onun manası şu. Vefatlarından sonra da ruhları geri ade edildi mi? Edildi. O zaman ölmelerin anlamı ne oldu şimdi? Ne farkı kaldı dirilerinden?

  474. 3:04:29

    Bir farkı kaldı. Aynı diri hayata sahabeyle görüştüğünden bir farkı var. Ne farkı var? Bunu kurtulmuş söylüyor. İlâ en huyibû annâ. Bize gözükmüyorlar. Bihays ilâ nudrikûn. Biz onlara idrak edemiyoruz. Ve inkânû. Halbuki onlar mevcûdîne ahyâen. Mevcutlar fiziki manada bedenleriyle diri. Ne gibi? Vezâlikekel hâlfil melâike.

  475. 3:04:55

    Meleklerdeki durum buna benziyor. Fe innû mevcûdûnâ ahyâen. Ve lâ yarâvuhâdû min nev'inâ. Bizim türümüzden insan bir tane melek görmüyor. Ama onlar mevcut mu mevcut? Ha de ki melek mevcut değil. Hadi kafir ol da çıkasın. İllâ men ghasavullâhu teâlem kerâmetî. Min evliyâi. Allah kime evliyâya keramet vermiş?

  476. 3:05:14

    O melekleri de görür mü? Görür. İmam Gazâlî onu açıklıyor zaten. Şimdi bunu ne söylüyor? Ebu'l-Abbâs Ahmed ibn-i Ömer el-Kurtubî Hazretleri el-Müfîm, limâ eşkele min telhîs-i müslimde bu manaları veriyor. 6. cild 233. sayfa. Sonra et-tezkirâ bihvâl-i mevtâ İmam Kurtubî, onun adı Muhammed. Öbürünün adı Ahmet.

  477. 3:05:39

    Ebu Abdillah Muhammed ibni Ahmed el-Kurtubî. O da 1. cilde 459-460. sayfelerde Tenvirul Halek kitabında 104. sayfede bu ilimler yazıyor. Şimdi ben diyorum Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem diridir ve her işi yönetiyor ve görüyor ama biz onu göremiyoruz. Ben burada nereye dayanıyorum diyorsan duvara dayanmıyorum senin gibi.

  478. 3:06:04

    Ben sen orada konuşuyorsun 32 dakikada Arapça kaç kelime okudun bilmiyorum. Kaç ayet, kaç hadis okudun bilmiyorum. Yani mümkünatı yok bir şey okumanın. Çünkü belli konuşmanın çözümünü aldım. Çözümle gidiyorum tek tek. Dolayısıyla ben sana burada saatlerdir, daha da saatler sürecek inşâAllah delil getiriyorum.

  479. 3:06:28

    Sen ceffel kalem, yak hele bir şey. E tamam da kardeşim bu kadar ulema, evliya, ehl-i sünnete muhalif bir tek sen kaldın ehl-i sünnete muvaffık. Görülmüyor diyor ama bir farkı var diyor. Bizim görmememiz. Yoksa Medine'de gitsek görürdük, sahabe olurduk.

  480. 3:06:47

    Şimdi o yok. Onun dışında dirilikleri böyle diyor. Şimdi İmam Barizi, Tefsigur Ural-i İman diye bir kitap var. Çok mühim bir kitaptır yani İslam aleminde. Büyük bir eserdir. Mahdutu var. Ben de yazmasını bastırmışım kendime. Barizi'ye soruyorlar. Hel ve hayyun ba'de vefat. Vefatından sonra diri midir diyorlar.

  481. 3:07:10

    Fe ecâbe ve enne ve hayyun. Hayattadır diyor. Şimdi burada eee Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in hakkında tabi diğer hadis-i şerifler var. Ben bunları diğer sohbetlerde de okudum. O hadis-i şeriflerde eee enne ekramu alellâhü mi'en işte yetrûke nîfî kabri ekselâ minel arvâne yevmen. Kırk günden fazla Allah Efendim kabirde bırakmayacak kadar ben onun yanında keremliyim.

  482. 3:07:38

    İmam-ı Haram-ı Cüvenî'de bunun günler daha azalıyor. Diğer birçok hadislerde, kaynaklarda bunlar geçiyor. Ve burada en son kararı veriyorlar ulema. Diyorlar ki Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in ruhu bedeninden ayrılarak vefat etti mi? Etti. Böylece inneke meyyitun ve innev meyyitun. Sen de öleceksin, onlar da ölecek.

  483. 3:07:58

    Ölümün tadını tadacak ayetinin manası takuk etti mi? Etti. Ama ondan sonra nasıl diyorlar ki küllu şeyin hâlikun illâ veche. Küllü ben aleyhâ fânın sırrı zuûr etsin diye. Bir zaman için her şey yok olacak. Ondan sonra onlar tabi işte melekler, biz dirilmeden evvel melekler dirilecek felan cennet eli diyorlar.

  484. 3:08:17

    E şimdi burada da diyor Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in ruhu bedeninden ayrılmak manasında vefat etti. Ama bir zaman sonra, burada rivayetler muhtelif. Bir rivayet kırk gün, bir rivayet üç gün, bir rivayet eksem, nısfı, yevm, yarım gün. Böyle çok rivayetler var. Bu rivayetlerin toplamından şu çıkıyor, en fazla şey kırk gün.

  485. 3:08:37

    Yani rivayetlerin içinde en fazlası kırk gün. Bunların da kaynakları var. Hepsini isteyene gösterebilirim. Bu neticede ne oluyor? Rasûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in ruhu bedeninden ayrıldıktan sonra ruhu bedenine, kabir-i şerifindeki bedeni iade ediliyor. Ondan sonra o tamamen fiziki hayata başlıyor.

  486. 3:08:57

    Sen bunu bu zamana kadar duymadınsa ben bunu çoktan duymuştum. Mesela Kâlel Üstad Ebu Mansur Abdülkâri Daire'l-Bagdâdî'l-Fakî'l-Usûli'l-Şeyh-i Şâfi'îye Hem fakir, fıkıhçı hem usûlü fıkıhçı. Ebu Mansur Abdülkâri Bagdâdî. Çok meşhuru bu. Ecvevetü mesâilil Cacermiyyin diye bir eseri var. Kâlel mütekellimûn.

  487. 3:09:22

    İlm-i kelam, yani el-sünnet, ilm-i kelam. Tam yani el-sünnet ilm-i kelamcıları, el-muhakkikûn, takık, meseleleri, delilleriyle tahkik edenler, min ashabina, bizim adamlarımızdan, yani eşarilerden. Zaten yani ekseriyet burada ilmi sahada üç mezhep zaten eşari. Burada maturid, eşari farkı da yok yani.

  488. 3:09:42

    Bu üç bir mesele. Altta ihtilafa çıkarılan lafzî nizâlar da yok bunda. İnne nebiyyene sallallâhu aleyhi ve sellem hayyun ba'de vefatî. Vefatından sonra diridir. Aynı bizim gibi. Ve ennehu yubeşşerû bu ta'âtü ümmet. Ümmetinin yaptığı ibadetlerle seviniyor. Ve yehzenü bi ma'serû sa'di minûm. Asilerin günahları ma'siyetlerinden üzülüyor.

  489. 3:10:04

    Ve ennehu teblûgû salâtü ve yusalli alemin ümmeti. Ümmetinden salavat okuyanların salatları ona ulaşıyor. Şimdi, mesela yine sahih bir hadiste, o da benzer olacaktı hatırlıyorum. Hayyâtî hayrun lekum ve memmâtî hayrun lekum. Hayatım da sizin için hayırlıdır. Ölümüm de sizin için hayırlıdır. Dediler ya Resûlallah hayatında çok hayır gördük.

  490. 3:10:27

    Vefatında ne hayır var? Buyurdu öyle düşünmeyin. Tû razû aleyye âmâlikum fî s-sabâh ve'l-mesâ. Her sabah akşam yaptığınız bütün ameller, bak ümmetin bütün amelleri. Daha neyi yönetecek? Bütün ümmetin amelleri sabah akşam bana gösteriyor. Bak sabah akşam. Buraya dikkat edeceksin. Yani böyle genel mana değil.

  491. 3:10:49

    Femâ ve'cedtuhâ irhamittullâhu ve mâ ve'cedtuhâ min sûnî istiğfaret lekum. Lafızla belki iler geri yapmış olabilir. Hayırlı amellerinizden haber alırsam Allah'a hamd edeceğim. Kötü bir amelleriniz gösterilirse bana sizin günahınız için af isteyeceğim. Daha ne yapsın sana? Arz ediliyor diyor. İşte bu hayat meselesidir.

  492. 3:11:10

    Diri olmayanlar neyini arz edecek? Ondan sonra ve kâle buyurdu Abdülkâri Bâdâdî, innel-enbiyâ lâ yeblevne. Peygamberler çürümezler. Velâ teykul erdu min yumşeyen. Toprak onlardan bir şey yiyemez. Vekat mâ temûzâ fî zemânî. Musa Aleyhisselâm kendi döneminde öldü Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den kaç bin sene evvel.

  493. 3:11:29

    Vek barâ nebiyyunâ Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Ennehu râû fî kabri musalliye. Sahih hadiste de diyor ki kabrinde namaz kıldığını gördüm diyor. Evet. Dolayısıyla sonra Miraç Hadesinde 6. Kasımada İbrahim Aleyhisselâm'ı gördüğünü söylüyor. Merhamen bilir misal dediğini söylüyor. Bunlar hep Bukhari 3887, Müslim 164 vs.

  494. 3:11:51

    Birçok hadislerde bunlar geçiyor. O zaman ve izâ sahhalenâdel aslû. Ehl-i sünnete göre bu kaideyi ve itikad esası senin nezdinde sahih olduğu zaman yani bunu anlarsan kulnâ. Biz de diyebiliyoruz ki bunları fezleke çıkararak nebiyyunâ Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Kassâra hayyem bâde vefat. Vefat etti.

  495. 3:12:11

    Ayrıldı. Sonra tekrar hayat, bu ruhu yâd edildi. Ve ve alâ nübüvveti, nübüvveti üzerine devam ediyor. Peki nübüvveti üzerine devam ediyorsa mucizesi mi kesiliyor? Sen diyorsun ki öldüğü mucize gösteremez. Yönetemiyor. Yani yönetemiyorum arasında sen mucize gösteremiyor. Nasıl gösteremiyor ya? Nübüvveti devam ediyor.

  496. 3:12:31

    Hayatı devam ediyor. Normal öbür şehitlerden daha âlâ bir şekilde devam ediyor. Kendisinden de şehitlerin âlâsı. Nasıl olacak o zaman? Evet. Ebu Bekri Beyhakî kitab-ı itikadda bak ne diyor. Demin yine okuduğum rivayetlerden bu hususta bâde ve âkûbizû ruhları alındıktan sonra rûddet ile-i mervân. Bak.

  497. 3:13:00

    Ruhları rûddet. Rûddeti Arapça bilenler anlar. Yâd edildi. Ruh nereye yâd ediliyor kardeşim? Rûddet ile-i mervân. Ne demek? Bedenine yâd ediliyor. Beden-i şerifine. Bu normal şehitler gibi, normal evliya gibi olur mu sana? Femahyânu ender Rabbim keşşu edâ diyor. O zaman işte bir cemaatle görüştü diyorum.

  498. 3:13:22

    Mirac gecesi diyor. Namazda imam oldu. Peki namaz, ruh namazı nasıl kılacak? Mescid-i Aksa'dan namaz kıldırdığı, imam olduğu bunlar hep sahih hadisede geçiyor. Bunu Beyhakî söylüyor. Ve emmehum fissalâ. Namazda imam oldu diyor. Ve Ekber'e haber verdi. Salavatlarınız bana arz ediliyor. Selamlarınız bana ulaşıyor.

  499. 3:13:42

    Ben çürümüyorum. E bunu.. Ve haberi o sadık. Onun buyurduğu sahih hadisler, bunlar haberi sadıktır diyor Beyhakî. Onun için diyor. Vekâdefratne âli isbâti. Hayatım kitâben. İmam Beyhakî diyor. Ben o peygamberlerin.. Bunu itikad kitabında söylüyor. İtikad kitabı sayfa 305'te söylüyor. Diyor ki ben onların hayatlarının sabit olduğuna dair müstakil kitap yazdım.

  500. 3:14:05

    Efrat nerede? Müstakil kitap yazdım diyor. Zaten kitabın adı Hayâtü'l-Enbiya. Yani sen peygamberleri normal bir sınıfa nasıl sokuyorsun? Onun için. Ve vebâde mâkûbûsâ. Vefat etti. Bedenden ayrıldı. Sonra yâde edildi. Dolayısıyla nebiyyullâhi. Nebiyyullâh olduğu devam ediyor. Ve rasûluhû ve safiyyuhû ve hîratu min kalki.