1:57:02 / 2:01:56

  1. 00:40

    Bismillahirrahmanirrahim Her kim dünyanın hayatını ve ziynetini istiyorsa, onların işlerinin içine ve içindekilerin içine mükafat edersin. Allah'ın en büyük şerefi ve la kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm. Kardeşlerimiz, Mahmud Efendi Hazretlerimizin salihliği, Mahmut Efendi Hazretlerimizin salihliği, tevekkâletini yapmış 40 senedir.

  2. 01:29

    40 senedir orada hizmet eden, Hasbi Abdülkerim Hocamızın talebelerinden, ben de çocukluğumda orada ağabeyim, yani benden herhalde yaş var, 10 yaş. Biz, 5 yaşlarımızda, 7 yaşlarımızda, Efendimiz Hazretlerimizin yanında, okumaya başladığımızda, o da, o zaman çok az talebe vardı. Yani, Beş tane, on tane, zaten medrese yok, bir yer yok, camide yatıyorlardı.

  3. 02:05

    Caminin altında böyle bir odalar, bir yerler vardı. İşte orada yatıyorlardı da. Onlardan pek hayatta şimdi kalmadı. dediğimde, yani çocukluğumda, işte Hasan Kargılı Hoca vardı, Hasan Arıkoğlu Hoca vardı. O Şirikonya'da vazife yapıyor, Allah ona hayırlı uzun ömür versin. Amin. Ahmet Kılıç Hoca vardı.

  4. 02:36

    en azı benden 10 yaş büyük. Tabi ecel, yaşa başa bakmıyor. Biraz kanser oldu. Ağır hastalıklar da çekti. Şimdi vefat etti. İbrahim Efendi hocamıza da çok bağlıydı, onu da çok severdi. Ondan da zaten resmen... paylaşıldı. Efendimize sadık kaldı. Rabıtaya sadık kaldı. Sahte şeklere, uydurma, sahtekarlara sahtekârlara tâbi olmadı, elhamdülillah.

  5. 03:06

    tabi olmadı. Elhamdülillah. Efendimiz'e kavuşmasını Efendi Hazretlerimize kavuşmasını Allah mübarek eylesin, yüzünü ak eylesin. derecesini âli eylesin. Bu kadar Kur'an'a hizmet etti, dinimize hizmet etti, ihvan-ı kirama hizmet etti. Rabbim hizmetlerini makbul, meşru eylesin. Ve geride bıraktığı Hoca Hanım, kardeşimize, Kederli ailesine, salihli ve civarında hizmet ettiği

  6. 03:33

    cümle ihvan Rabbim sabr-ı cemîl, ecr-i cezîl ve sâlih ameller ve hayırlı uzun ömürlerle cennette cem olmalarını nasip eylesin. cennette cem olmalarını nasîb eylesin. Onlara da bu yolda devam, sebat, istikametler ihsan eylesin. Babası hala Eder Efendi Hazretlerimizin müritlerinden idi. denildi. Hatta bir kere Salihli'ye gittiğimde, Mehmet Kaya Başkanımız ile beraber, orada

  7. 04:03

    İmam Bilgivi Hazretleri'ni ziyarete hiç etmemiştim o zaman. Sonra yakında ettim şimdi de, nasip olmadı bu seneye kadar. Dedik İmam Bilgivi Hazretleri'ni ziyarete gidelim. Oradan biraz yakın, birkaç saat var tabi de, sonra dedi, evde dedi, yaşlı babam var dedi, o da Ali Hacer Efendi Hazretlerimizden, ben de tanıyorum, O da Ali Haydar Efendi Hazretlerimizden

  8. 04:29

    Ben de tanıyordum eski ihvan olduğu için babasını da tanıyordum yani O da dedi, hasta dedi falan. Ben babasın sağ olduğunu bilmiyordum o zaman. Haa, o zaman tamam dedim. Yani iman bilgi vaazlarına başka zaman gideriz. Çünkü Ali Ader Efendi Kudüs-i Esiru Hazretlerimizin ihvanı bizim için çok önemlidir.

  9. 04:49

    Efendi Hazretlerimiz onlara çok değer verirdi. Bu itibarla işte gittik sonra evine babasına ziyaret ettik, duasını da aldık. Allah hepsine rahmet eylesin, kabirle nur eylesin. Derecelerini âli eylesin. Ahmet Kılınç, Kılıç değil, Kılınç, o soyadlar nerede var?

  10. 05:07

    Ahmet Kılınç, Hoca Efendi kardeşimizin ruh-i şerif için, Efendi Hazretlerimizin yoluna sadık kaldığı için, bu kadar hizmet ettiği için. Buyurun okuyalım. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühu. Lâ ilâhe illallah, Muhammedun Resûlullah. Fî kulli ilâ muhaddimu ve nefesin.

  11. 05:32

    Adedemâ ve si'ahuhu ilmullah. Allah, Allah, Allah. Celle şeânüke ve celle celâlüke. Ve amme nevâlüke, ve lâ ilâha gheyrüke. Ya Rabbel alemin. Hediyelerimizi bizden kabul eyle. Ervahine vasıl eyle. Ruhaniyetlerine haberdar eyle. Ya Rabbel alemin. Amin, amin.

  12. 05:56

    Şimdi, yine biliyorsunuz 6 Şubat 2023 tefreminin üzerinden de 3 sene geçti. Tefremde de artık 50 bin, 60 bin, 100 bine kadar söylüyorlar tabi. Kayıplar da var. Ama, ekserisi tespit edilebildi. Meyitler var, meyiteler var. Göçük altında kalarak ölen şehittir. Hadis-i şerifinin sırrını Allah'ım onlara mazhar eylesin.

  13. 06:32

    Ruh ile şad eylesin, kabir ile nur eylesin. Azabı olan varsa şu mübarek Şaban-ı Şerif hürmetine azab ile defur, refuz, zâl eylesin. Amin. Ve 6 Şubat tefreminde şehit olan cümle müminin-i müminatın da ervahı için okuyalım. Buyurun.

  14. 07:38

    hasıl olan cümlesi Şubat'tan, her birerlerinin kabirlerine dağlar gibi rahmetler şu saatte ithal eyle ya Rabbi. İhsal eyle ya Rabbi. Kabir zulmetini, karanlıklarını, vahşetlerini, dehşetlerini izah eyle ya Rabbi. Amin. Depremin altında, göçüğünün altında kaldılar ya Rabbi. Affeyle, muhafıra eyle ya Rabbi.

  15. 07:58

    Geride kalan tabi sakatlar, kolsuzlar, elsizler, bacaksızlar, çok mağlul kalan oldu tabi, engelli olan oldular. Onlara da acil şifalar ihsan eyle. Dertlerine devalar ikram eyle ya Rabbena alemin. Amin. 7 Mart'ta ben bir saat kala televizyonun sohbetine başlarım burada. İftara bir saat kala. Siz iftara kadar gelirseniz, zaten gelirsiniz.

  16. 08:25

    İnşallah-u Rahman, iftarı yaparız. İftardan sonra da bir sohbet daha yaparız. Teravihe kadar. Uzun sohbet yapmayız. İftardan önce de yapacağız ya. Yarısını iftardan önce, 45 dakikada iftardan sonra yaparız. Ezanla, inşallah, teravide ben kıldırım inşallah. Ondan sonra, hatimle kıldırmıyoruz tabi, yanlış anlamayın yani.

  17. 08:50

    Ödünüz kopmasın ondan sonra. Normal surelerle, faziletli surelerle kılarız ama o faziletli surelerle kıldığın zaman, 20 hatim kadar sevap oluyor. Yani çünkü zaten 3 ihlas bir hatim. Geri kalan faziletli sureler var. Zilzal suresi Kur'an'ın yarısı. Kadir suresi Kur'an'ın 4'te biri.

  18. 09:16

    İhlas suresi Kur'an'ın 3'te biri. Bütün bunlarla kolay kılarız inşallah. Kolay kılarız ama 5-10 hatim sevabıyla da çıkarız inşallah. Tamam. Allah'ın izniyle iftardan bir saat evvel ben sohbete başlıyorum burada. Siz iftara kadar gelirseniz gelin. İftardan sonra da sohbet var. Teravihe de gelirseniz gelin.

  19. 09:38

    İnşallah sohbete gelir. Bir sohbete kavuşun yani. Allah ilim meclislerinden ayırmasın. Bak ne buyuruyor. bunu Fetülkarîb-ül-Mücip'te bu hadis-i şerifi naklediyor. Bir ilim meclisi, burası âyet meclisi, hadis meclisi, ilim meclisi, bir ilim meclisinde bulunmak Allah'ın dinde bin sene ibadetten eftaldir.

  20. 10:17

    Bin sene. Ama nasıl bir ibadet biliyor musun diyor. Şimdi biz ibadet yapıyoruz, arada da günah yapıyoruz. Bir gece sabaha kadar namaz kılıyoruz, bazen de kaçırıyoruz, günah, gıybet yapıyoruz, dedikodu yapıyoruz. Kim ise Allah'a muhafaza, sohbete gelip de veya ibadet yapıp da mübarek ferahat gecesi ve rakabet gecesi ibadet yapıp da sonra zina yapan da var.

  21. 10:41

    Hacc-ı ömreye giden de zina yapan çok var. Yani hacca ömreye gitmeyi adet etmişler, bir yandan da haramları bırakmıyorlar yani. Allah tevbe nasip etsin, ıslah etsin. E onun için bin sene ibadet yaparken bir adam arada da günah işliyor. Yani hele ki bizim gibilerin bin sene gibi uzun bir ömrümüz olsa Nuh Aleyhisselam'ın peygamberlik zamanı kadar.

  22. 11:05

    Nuh Aleyhisselam 1450 seneye kadar yaşadığına rivayet var. Sırf 950 sene kafir ümmetiyle uğraştı. 950 senesi. Onlar tufanla kargoldu, helak olduktan sonra yine kaç yüz sene yaşadı yani. Yüz bin falan çocuğunu gördü yani yeniden. Bütün dünya tufana kargoldu, helak olduktan sonra. Onun için yani birçok peygamberin sıddık şehitlerin, salihlerin ömründen daha uzun.

  23. 11:36

    Bin sene. Bizim ümmette zaten o kadar yaşayan çok yok. En fazla yaşadığı 250 sene Selman-ı Farisi radıyallahu anh. Yani düşün, onun ömrünün dört katı yani. Bin sene bir adam Allah'a ibadet etse hiç göz açıp kapayıncaya kadar da günah işlemese. İşlemeyebilir. Allah'ın peygamberleri zaten günahsız. Velilerden de hiç günah işlemeyenler var.

  24. 12:03

    Değil mi? Hala Erdem Efendi Hazretleri, Mahmud Efendi Hazretleri gördüğü zaman ne buyurdu? Bu Mahmud'un sol tarafına melek hiçbir senyeyi yazmamıştır. Çünkü neden? E yapmamış. Melek yapmayanı yazmaz ki. Günah yapmazsan seni de yazmaz. Çocukluğundan beri veli olarak yaşamış, büyümüş bir zat. Onun için bin sene bir adam ibadet ederse

  25. 12:30

    o müddet zarfında Allah'a hiçbir kere isyan etmese onun bin senelik ibadetini koy bir tarafa şöyle bir ayet, hadis okunan ilim meclisinde bulunan o bin senenin ibadetiyle eşit değil. Bu ilim meclisi daha faziletli yazılıyor deftere. Onun için sohbet, sohbet, sohbet. Sohbetsiz olmaz, vaatsiz olmaz ama işte sahtekarlar da doldu.

  26. 12:58

    Sohbet yapanlar da çok bidat ehli çoğaldı. Selefi vehhabi çoğaldı, mezhepsiz çoğaldı. Reformist çoğaldı. Onlar da ilim meclisi gibi dersler yapıyorlar, konferanslar veriyorlar falan çok seçici olmak lazım. Her alimle oturmayın buyuruyor, sallallahu aleyhi ve sellem la teclisu ma kulli alimin illa ma men yed'ugüm min hamsin ila hamsin Alimler çok.

  27. 13:27

    Her alimle beraber sohbete oturmayın. Ancak sizi beş şeyden alacak, beş şeye davet edecek. O beş şeyden sizi kurtaracak, beş şeye sizi kavuşturacak. O beş şey nedir işte? Onları güzel anlattım. Geçen salı sohbetine İsmail Ünlü Erlici uğran orada. O sohbeti Youtube'a koyduk. Onu dinleyin. O sohbette tafsilatla anlattım yani.

  28. 13:52

    Şimdi vakit yok, başka ders yapacağız. O beş şeyden birisi nedir mesela? Bir alim konuşurken size ayetler hakkında, hadisler hakkında şüphe veriyorsa acabalara sokuyorsa, kafanızı karıştırıyorsa itikadınızı zedeliyorsa, bozuyorsa işte onun sohbetini dinlemeyin diyor mesela. Orada bir madde Şüpheden sizi kurtaracak, yakine çağıracak.

  29. 14:22

    Yakin nedir? Şüphesiz iman. Bak seni bu kadar senedir, kırk senedir hemen hemen Bursa'ya gelirim. Fazlası var, aşağısı yok. Kırk senedir gelirim. Ve bu kadar sohbet nasip oldu. Bu sohbetlerin hepsinde Geçen, neydi o düğün salonu, bir düğün salonuna geliyordun ya, Uzunoğlu buydu. He o zaman burayı, burayı mı kapatmışlardı uzunluğunda?

  30. 14:47

    Burayı mı kapatmışlardı? Burayı kapatmışlardı 28 Şubat'ta. Bayağı seneler burası kapalı kaldı. Çavuşbaşındaki yeri de elimizden aldılar. Çevik bir zihniyetleri. Orası da dönüyor inşâAllah. Allah'ın izniyle size çok yakında hayırlı müjdeler açıklayacağım inşâAllah. Evet burası zaten Ercan Efendi gibi kardeşlerimizin gayretleriyle burası çabuk döndü.

  31. 15:11

    Ama burada bir 10 sene mi kapalı kaldı? 8 sene burası kapalı kaldı. Kocaman yer. Kadın, erkek. Ne kadar güzel hizmet ediyor. Şimdi kadın hocalar geliyor. Ben ayda bir günüm. Her hafta kadın hoca efendiler geliyor değil mi? Hanım hoca efendiler geliyorlar. Hanım hoca efendilerin cemaatleri daha da kalabalık maşâAllah.

  32. 15:31

    Onlar çok geliyorlar. Buraları dolduruyorlar. Biz de seviniyoruz yani. Çünkü bunun yapılmasına vesile olduk. Allah Teala oradan bize de bir sevap gönderin diye. Bir kuruş yardımı olan, şimdi kabirde metfun bulunan, rahmet bekleyen, nur bekleyen ve bu külliyede bir kuruş bile yardımı, kayratı olanların Allah kabirlerini nur eylesin, derecelerini âli eylesin.

  33. 15:59

    Amin. Hizmetler devam ediyor. Dolayısıyla şimdi medrese de oldu üst katta. Hoca efendiler, talebeler ders okuyor. Aşevi var. Oradan yemek dağıtılıyor. 1000 kişi kadar, 800 kişiye, 1000 kişiye. Yani çok hizmetler görülüyor. Hele ki hanım hocaların zaten, erkek hoca efendiler de geliyor benim dışımda tabii.

  34. 16:21

    O gün hoca efendilerin Allah sahilerini meşgul eylesin. Sizleri de en son derecede istifade edenlerden eylesin. Amin. O zaman işte Uzunoğlu'na sohbete gidiyorduk falan. Düğün salonu bulduk, düğün salonuna gidiyorduk. Bir zaman evlerde yaptık. Evler ne kadar adam alacak yani? Bir ara evlerde yaptık. 28 Şubat.

  35. 16:43

    Hiç bırakmadık sohbeti. Ondan sonra o zaman bu köprüler möprüler yok. Vapur bekliyoruz. Buradan dönerken bazen bir saat, iki saat vapur beklediğimiz oluyor. Öyle şey yok. Şimdiki gibi böyle bir buçuk saatte İstanbul'dan gelmek yok. Zahmetliydi yani. Zahmetliydi Bursa. Elhamdülillah hep onlara Allah için, sizin için katlanıyorduk.

  36. 17:09

    Geliyorduk. Ondan sonra, şimdi geçen geldim. İki arkadaş, kardeş yani. Üç kardeş de. Birisi diyor, bizim bir kardeşimiz var. Sonra o da geldi şeye. O da diyor, hiç böyle namaz yaptığı yani sohbetlerde şey yok. Sohbetlerde, bu taraktarda bezi yok. Demiş ki, işte biraz uyanık olmak lazım. O da diyor ki, kardeşime dedim ki, bilmem ne balosu mu var.

  37. 17:39

    İşte neyse bir takımlar maç mı kazanmışlar, bir şeyler olmuş. Balo yapmışlar bir şeyler. Bursa'da balo varmış o gece. Kardeşime de dedim ki diyor, hadi diyor baloya gidelim. O da diyor, çok sevindi diyor. İşte beni de götürüyorlar diye falan. Artık herhalde biletli miletli biraz da para lazım. Ondan sonra.

  38. 18:01

    Getiriyorum diyor şeye diyor, düğün salonundaki bizim sohbete. Şimdi yaklaştıkça diyor, şalvar cübbeller arttı diyor. Yaklaştıkça şalvar cübbeller. Dedi abi dedi diyor, bu baloyu yapacak başka yer bulamadılar mı? Bu kadar şalvar cübbeli ne arıyor buralarda falan. Sonunda anladı diyor, neyse sohbete soktuk onu diyor.

  39. 18:24

    Dinledi diyor, sen de işte neyse konuştun diyor. Ondan sonra baktım sıkılıyorum, sıkılmıyor mu? Dedim diyor, sıkılıyor musun? Çıkalım istersen falan. Yok yok, çok sardı bana dedi diyor. Hocanın sohbeti sardı bana demiş. Anladın mı? Böyle böyle kimisi köfte yedireceğim diye, kimisini işte çay içireceğim, kimisini baloya götüreceğim diye.

  40. 18:50

    Milleti böyle tek tek teşvik ediyordum. Terkip ediyordum. İnsanları gezin, kapı kapı dolaşın, Allah için davet edin, çağırın. O zamanlar çok kalabalık cemaatler oluyordu, çok kalabalık. Şimdi bu televizyon canlı vermesi, radyonun canlı vermesi, YouTube'un canlı vermesi, milletinde ekonomik durumunun bozuk olması, benzin parası, otobüs parası, minibüs parası vesaire.

  41. 19:23

    Bir yandan tembellik var, bir yandan bahaneler çoğaldı yani. O ama sen şimdi televizyondan, radyondan, YouTube'dan bu sohbeti dinlersin. İlim alır mısın? Alırsın. Ama bir ilim meclisine bulunan, buraya Allah için adım atan, her adımına günaha silinen, her adımına günahı silinen, sevabı yazılan, derecesi yükseltilen

  42. 19:43

    sevabı yazılan, derecesi yükseltilen şu ilim meclislerine Allah için adım atıp gelmek. Bak kardeşler, İstanbul'dan gelmişler. İstanbul'dan gelmişler. Ha Bursa'dan yanı başında, yanı başındadır. Yanı başından gelmez. Bağa İstanbul'dan kalkar gelir. Eskişehir'den Abdülcelil Efendi kalkmış gelmiş. Yani Ekrem Hoca Ankara'dan kalkmış gelmiş.

  43. 20:12

    Ya arkadaş, bu milletin hiç mi ilme ihtiyacı yok ya? Hiç mi âyet-i hadislerinin muhtaç değil? Bu ilim meclislerinde ne günahlar dökülüyor? Anadan doğmuş gibi tertemiz çıkılıyor. Kumu mâ fûrallekum. Melekler, af olarak kalkın buyuruyor. Kad müddîles seyyâret mâ senâd. Tonlarla günahlarla geldin, o kadar sevaplarla çıkarsın.

  44. 20:35

    Günahlar silinmekle kalmıyor, bir de o kadar günahlar sevaplara tebdil olunuyor. Bu hadis-i şerif Ahmed bin Hanbel'de geçiyor, sahih kaynaklarda geçiyor. E şimdi televizyondan, radyodan, Youtube'dan seyreden ilim alır ama bu müjdeleri nasıl alacak? Allah için emek etmeden, adım atmadan, mesai harcamadan, biraz bir masraf etmeden

  45. 21:00

    malınla, Allah yoluna çıkacaksın, canınla Allah yoluna çıkacaksın. malınla, Şimdi bir yerden bir yere gelmek, kaç bin lira para? Köprü parası, otoyol parası, benzin parası, değil mi şimdi? Ya bu ne oluyor? Allah yoluna bir harcama yapıyorsun. Öbür türlü oturuyorsun evde, çay içiyorsun, çekirdek çitliyorsun.

  46. 21:21

    sohbet, güzel ama orada bir emek lazım. ücürüküm alâ kaderi te'bikum ücretleriniz, zahmetlerinize göre verilecek. Ne kadar Allah için zahmet çektin, o kadar Allah yolunda ecir alacaksın. Onun için 7 Mart'a inşallah bakka iki tane sohbet, akşam namazı cemaat, yatsı namazı cemaat, teravih cemaat, bu kadar dualar asla boşa gitmez, Ramazan-ı Şerif'te Allah'tan isteyen mahrum olmaz.

  47. 21:51

    Onun için mutlaka 7 Mart'ta Allah için toplanalım inşâAllah-u Rahman. Ve faziletli surelerle, kısa da olsa kaç hatim cevabı alıyoruz? 7-8 hatim oluyor. Bir zaman hesap ettik onu. Her ikinci rekatta Kuluvallâh okunuyor. Zaten Kuluvallâh'lardan 12 tane okunduğu için bir de vitrinin sonundakine falan oradan yani 4 hatim sırf İhdâs-ı Şerif'ten, bu namazın içine yani.

  48. 22:20

    Sırf 4 hatim Zilzâl-i Hâdiyat'ta zaten bir hatim oluyor. Anladın mı? Öbür surelerden dörtte birlerden oluyor. Yani bir hesap yaptık onu. 7-6, 7 en az 6 da 7-8 hatim üzere Mevla faziletini veriyor. Mesele aklını kullanmak lazım. Madem Kur'an'ın tümünü hatimle kılamıyorsun teravih, o zaman faziletli surelerle kılarsan kısa da olsa hatim cevabı alsın.

  49. 22:52

    Burada aklını çalıştırmak icap ediyor. Çünkü neden? Dünyadaki kârlara düşkün olduğumuz kadar ahiretin kârlarına da esas ahiretin kârlarına haris olmamız lazım. Neden? Bura fâni bitiyor. Ha işte şu kadar altınım var, şu kadar bitcoinim var, şu kadar bilmem ne var, koydun kenara öldün gitti. Öldün gittin yani.

  50. 23:17

    Ne olacak? Varislere kavga, gürültü çıkacak. Ondan sonra işte neyse şerata göre mi taksim edecekler? İsviçre kanunlarına göre mi taksim edecekler? Ferayesi reddedecekler. Herkes işine gelen para fazla olsun da helal olsun, haram olsun, fark etmez diyecekler. Çoluk çocuk senin arkandan ne naneler, yiyecekler.

  51. 23:39

    O paralarınla senin sen de ahirette yani onun hesabını verirsin vermezsin, azabını çekersin. Onun için arkaya bırakılacak çoğu insanlar paralarını harcamıyorlar. Birçok insanlarda da cimrilik de var. Kendileri de yemiyorlar. Kendi sağlıklarında da yedirmiyorlar. Kötü gün için koyalım, kötü gün için koyalım.

  52. 24:02

    Kötü gün derken en kötü gün ahirette. Belayı bulursan kötü günün en kötüsü ahiret. Ahirette cehenneme gönderdikleri zaman ondan kötü gün var mı? Kabirde Münker Nekir suale cevap veremediğin zaman azabı tokmakları kafana vurdukları zaman ondan kötü gün var mı? Oraya para saklamadın. Sadaka çıkartmadın, zekat çıkartmadın, gazzeye yollamadın.

  53. 24:29

    Fakire fukaraya yollamadın, bir yere yollamadın. Ne olacak şimdi? Gazze'de inşallah bir çadırlar yapacağız şimdi Haydar'la beraber. Her ay 450 bin dolar 450 bin dolar her ay gazzeye gönderiyor bu Müslümanlar. Haydar vasıtasıyla. Sadece ben Haydar'ı konuşuyorum. Sadece Haydar vasıtası. 7,5 milyon dolar olmuş.

  54. 24:51

    340 milyon, 340 milyon küsur TL olmuş millet. E sen bir kuruş gaziye gönderdin mi yok? Orada Müslüman kardeşlerine açılsız ölüyor. Her gün on bir kişiye yemek, çıkıyor mesela. Şimdi biraz imkanlar daha da rahatlıyor inşâAllah. Refah kapısı da açılıyor. Allah tam açılmasını nasip eylesin. Benî İsrâil'in bütün müdahalelerini Allah Teâlâ izale eylesin.

  55. 25:17

    Zerre kadar müdahale edemeyecek duruma getirsin. Bütün güçlerini, kuvvetlerini iptal eylesin. Gazi ehlini bir emniyet ve güven içerisinde, bir Ramazan tutmaya, iftarlık, savuruluk gönderebilmeye muvaffak eylesin. Ve onlara da battaniyeyle, bin üç yüz battaniye dağıtıldı geçen hafta. İşte bin üç yüz ne olur işte her tarafa dağıtmak lazım.

  56. 25:38

    Allah'ım her bir ellerinin yaralarını sarmaya bizi muvaffak eylesin. eylesin. Ama şimdi sadaka yok, zekat yok, hayır yok, hasene yok. Kötü gün için yastık altı dünyada en fazla altın yastık altı Türkiye'de varmış. Yani ilk yediye giriyormuşuz yani. Dünyadaki yastık altında dünyada dünyada İlk yediye giriyormuşuz, yastık altı, yorgan altı da Yorgan gitti, kavga bitti yani

  57. 26:09

    Ondan sonra ecelin gelir Ondan sonra yastığın altı üstüne çıkar yani Çocuklar da yatağın üstünde tepişir yani Ondan sonra sana ne kadar kaldı, bana ne kadar kaldı Kaç tane şimdi aileler tanıyorum, babaları öldü, anaları öldü, yakınlardır.

  58. 26:26

    Şimdi o diyor İsviçre kanunlarına göre taksim edeceğiz. O diyor şerata göre, ferahize göre, Kur'an'a göre taksim edelim mirasları. Girdiler birbirine yani. O şimdi babasının kirasına el koymuş, öbürü anasının evine el koymuş. Vesaire vesaire vesaire. Yani sen bu dünyadan ahirete göndermeyi bilemedin.

  59. 26:50

    Buradan ahiretin hesabına bir miktar tabii bütün parayı buluver de, çoluk çocuğu aç bırak, mirassız bırak, peşinden karın aç kalsın, çoluk çocuğun sefil kalsın demedik. E demedik ama bir zekat var, bir sadaka var. Dünyada bu kadar Müslüman fakir var. Bir şeyi ihraç etmiyor, çıkartmıyor. Çıkartmayınca ne olacak?

  60. 27:12

    Kötü gün için saklayalım, lazım olur. E kaç yaşındasın Hacı Efendi? 90 yaşında. Ulan 90 yaşında daha kötü gün, bundan sonra ölüm günü, mezar günü. 70 yaşında olanın da kaç senesi kaldı yani? 60. Zaten ölüm, gence bakmıyor, yaşlıyı seçmiyor, hiç kimseyi ayırmıyor. Vakti gelen gidiyor. Onun için biz Allah'a kavuşacağımız günde yüzümüzü ak edecek, salih amellere koşturalım.

  61. 27:43

    Günahları sildirmeye bakalım, sevaplara döndürmeye bakalım, emanetleri isaipten ödemeye bakalım, kul haklarından helallik almaya bakalım, vasiyet edilecek konular varsa vasiyetlerimizi yapmaya bakalım. Bir an evvel yüklerimizden, bagajlarımızdan kurtulalım. Mahşere yüklü çıkmayalım, bagajlarımız dolu çıkmayalım.

  62. 28:05

    Zaten kendini taşıyamıyorsun 50 bin sene, güneş şu ışıkların yerine gelmiş. Güneş tavan boyu yaklaşmış, sen ne konuşuyorsun? Bir de sırtına zekatını vermediğin develeri yükleyecekler, koyunları yükleyecekler, keçileri yükleyecekler, altınları yükleyecekler, gümüşleri yükleyecekler. Nasıl taşıyacaksın?

  63. 28:33

    Habibim biz sana tarafımızdan zikir verdik. Yani ne demek? Kur'an verdik, öğüt gönderdik. Bu kullarımıza anlatasın. Kim benim zikrimden, Kur'an'ımdan, kitabımdan yüz çevirirse? Kıyamet gününde çok ağır yük taşıyacak. Çok ağır. Çünkü işte zekatını vermemiş, namaz kılmamış, oruç tutmamış. Bütün haramlar işlemiş, günahlar iltikâf edecek.

  64. 29:06

    Hepsini yıkacaklar sırtına, şekle sokacaklar. Çirkin suretlere bürünecek. Bir de tonajları, ağırlıkları olacak. O ağırlıklarla beraber adamın sırtına konacak. O günahlar diyecekler ki, dünyadayken sen bize bindin. Yani ne demek? Bizi işlerken zevk aldın, şehvetlerini tatmin ettin, nefsinin kötü huylarını, isteklerini yerine getirdin, keyfin iyiydi.

  65. 29:36

    Yani sen bizden nemalandın, sen bize bindin. Ne demek? Sen bizden nemalandın, zevklendin, keyiflendin. Şimdi dön bakalım sırtına. Biz senin sırtına bineceğiz. Allah da onları Celle Celaluhu şekillere sokmuş, bürümüş. şekillerle sırtına yüklenecek. Yani şekillerle demek külosu var. Ağırlığı var yani.

  66. 30:04

    E zaten maaşlarda iğne asan yere düşmez, bir ayak on kafanın üstüne çıkmış, güneş tavan boyu yaklaşmış. Laf olarak mı konuşuyoruz biz bunu ya? Tavan şurada. güneş şurada, güneş tavan boyu yaklaşmış. Ne demek ya? Işte böyle bir ııı azap, azab-ı eylem içerisinde bir de azab-ı ehliyim içerisinde, bir de sırtına ağır yükler yüklendiğinde

  67. 30:26

    sırtına ağır yükler yüklendiğinde ne olacak senin ne olacak senin durumun? durumun? Onun için Onun için buyuruyor ki bak, benim Kur'an'ımdan, dinimden, Habib'in sünnetinden, yolundan, âlimlerin vaazları ne anlatıyor? Âyet okuyor, hadis okuyor. Kim benim Kur'an'ımdan, vaazımdan yüz çevirirse, Kıyamet gününde o ağır yük taşıyacak.

  68. 30:58

    O yükün altında ebedi inim inim inleyecek. Eğer kâfir ise, imanını kurtaramadan öldüyse, imansız geberdiyse, ebedi yükün altında kalacak. Zaten cehenneme girdiği zaman da yük mü arıyorsun? Bütün yükler sırtında. Bütün azaplar üstüne gelecek. Kâfir değilse, günahkar Müslümansa, fâsık ise, işte o zaman, günaha kadar yükün altında çeker.

  69. 31:26

    Bin sene kalır, iki bin sene kalır, üç bin sene kalır. Mahşerde elli bin sene. Orada da günaha kadar ağırlığını koyarlar, sonra ağırlığını kaldırırlar. Ama, bir dakika bile sıcak güneşin altında, ağır yük altında ezilmeye bizim tahammülümüz var mı ya? Bir dakikada, iki dakikada biz yere yıkılırız. Yere de yıkılacak yer yok, İslam'dan.

  70. 31:56

    Kıyamet günü onların taşıyacağı yük ne kötü oldu Allah buyuruyor. Onun için, bu yüklerden dünyada sıyrılmamız, bagajları boşaltmamız, ne kadar yükle gidersek, o kadar yük sırtımıza vurulacak. Buna iman etmemiz ve inanmamız gerekiyor. Bundan dolayı, kardeşlerimiz, sizleri Allah için uyarıyoruz. İlim meclislerinden, alimlerden ayrılmayın.

  71. 32:25

    Ama, hangi alim? Her alimle oturmayın buyurdu. Sallallahu teala aleyhi ve sellem. Efendimiz, neden? Sizi şüpheye sokmayacak, şüphelerden çekecek, kurtaracak, şüphesiz bir inanca sizi ulaştıracak alimlerle oturdu. Şimdi Halis Aydemir, Diyanetin en üstünde, 15 sene, ilk 15, Din İşleri Yüksek Kurulu'nda bak, ilk 15 kişiden biriydi.

  72. 32:55

    Yıllarca da orada, orayı işgal etti. Milleti ifsad etti, helak etti. Onun dışındakileri konuşmuyorum. Yani Mehmet okuyanları, bilmem Mustafa Öztürk vs. benim Aziz Bayındır'la redde yaptığım, belki yüzü aşmış. Bu adamları konuşmuyorum. Bu Diyanetin resmi vazifesindeydi. Ama bütün milleti ne yapıyordu?

  73. 33:21

    Konuşmalarında şüpheye sokuyor. Mesela Nurettin Yıldız, aynı kafa. Şimdi bunun sohbetleri dinlenir mi? Adamları şüpheye sokuyor. Adam orada soru soruyor. Diyor ki, Allah göktedir diyenler var, haşa ve kella, Allah göktedir diyenlerin işte, görüşü doğru mudur?

  74. 33:43

    Şimdi cevaba bak. Cevaba bak, hizaya gel. Yavrum, evladım, Allah varken gökler, yerler yok idi. Allah ezelden ebede var. Allah'ın ezeli varlığın zamanında gökler, yerler yok idi. Melekler, felekler yok idi. Hepsini Allah sonradan halk eyledi, yarattı. Onun için Allah mekandan münezzehtir. Gökyer, Allah'ı kaplayamaz.

  75. 34:11

    Gökyer, Allah'ın mahlukudur. Kürsü, gökleri, yerleri kaplamış. Allah'ın kürsüsü bile gökleri, yerleri kaplamış ki Allah o kürsüye oturmaktan münezzeh. Öyle bir makam olarak onu yaratmış. Arş-ı makam olarak yaratmış oturmaktan, kalkmaktan münezzeh. Kürsü bile yerleri, gökleri kaplamış. Peki Allah göğe nasıl sığınacak o zaman?

  76. 34:35

    Üstünde kürsü var. Yani bu kadar saçma bir şey. Bak cevap verirken böyle cevap vermesi lazım değil mi? Nasıl cevap veriyor? Ya diyor boşverin bu işleri karıştırmayın diyor. 1400 senedir alimler Allah yerde midir, gökte midir hala çözememiş. hâlâ çözememişler diyor. Hadi bakalım şimdi. Habola da şey.

  77. 35:00

    Ofluk atıyla yani. Yani ne demek biliyor musun? Şaşılacak şey yani. Şimdi bunu dinleyen adam, Allah gökte midir, yerde midir diyor. Âlimler 1400 senedir. 1400 seneye Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem giriyor. Sahabe giriyor, Tâbîn giriyor, şu son döneme kadar. Bunların hiçbiri Allah gökte miyerde mi çözememiş diyor.

  78. 35:25

    Ya böyle bir cevap verilebilir mi ya? Nasıl çözememiş ya? Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah, mekândan münezzeh buyurmuş. Kâinat, Allah, velem ve gümâşe, say, hadis. Allah varken hiçbir şey yoktu. Olmayan gök, Allah'a nasıl mekan olacak ya? Allah göktedir diyen manyağa soruyorum. Zındağa soruyorum, Vehhabi'ye soruyorum.

  79. 35:52

    Peki gökler yerler yaratılmadan Allah neredeydi? Sizin Allah'ınız gökten sonra mı meydana geldi yahu? Haşa ve kella, bizim Allah'ımız ezelî. Gök yokken bizim Allah'ımız vardı. Allah'a mekan ne lazım yahu? Zaman ne lazım yahu?

  80. 36:11

    Şimdi bak, her alimle oturmayın. Sizi şüpheden alacak, şüphesiz inanca götürecek. Ben bir sohbet yapıyorum, adamların aklındaki bütün karpuz kabuklarını kaldırıyorum ve şüpheleri izale ediyorum ve insanların Allah'a karşı ehl-i sünnet itikadına sahip olmalarına yardımcı oluyorum. Ama adam bir cevap veriyor, bin dört yüz senedir alimler bu işi çözememiş.

  81. 36:38

    Sen ne karıştırıyorsun diyor adama. E böyle bir cevap verirsen, o karşındaki adamı ne yaparsın? Tamamen şüphe içinde, dalalet ve zulümat karanlıklar için bırakırsın. Adam da sana güvenmiş, hoca diye soru sor. O Halis Aydemir'e soruyor, işte İsa Aleyhisselam yaşıyor mu, öldü mü, kıyamete inecek mi falan?

  82. 37:01

    Anlatıyor, anlatıyor, anlatıyor. Hadisleri okuyor, hadisçi, çok alim. Ama işte ne buyuruyor, her alimle oturmayın. İnternetten de dinlesen, oturmaktır. Televizyondaki programı da dinlesen, oturmaktır. Çünkü neden? Konuştuğunu dinliyorsun. Mesele illa bir mecliste oturmak değildir. Mesele konuştuğunu dinlemek, tehlikesi var.

  83. 37:26

    Zaten zehri oradan zerk ediyor. Ve ne dedi? Hadisler diyor, sahihtir diyor. Yani İsa Aleyhisselam ölmemiştir ve gökte, ikinci katsamada deccalı katletmek üzere biliyorsunuz görevlidir. Deccalı öldürmek ona nasip olacak, Hazreti Mehdi Mescid-i Aksa'da muhasara altında deccal kuşatma yapacak. Hazreti Mehdi ve Müslümanlar tam ölmek üzereyken veyahut da işte

  84. 37:54

    muhasara kuşatmaya girdikleri için gıda gelmiyor, gitmiyor, yemek girmiyor, çıkmıyor. Deccal kuşatması var. Onun için İsa Aleyhisselam inecek, deccalı katledecek. Hazreti Mehdi imam olacak, onu imam edecek, arkasında namaz kılacak. Sonra çıkacak, lüt kapısına gidecek. Filistin'de lüt kapısına gidecek.

  85. 38:15

    Orada deccalla karşılasın. Bu sahih hadis. Hiç şüphesiz anladın mı? Kütüb-ü Sitte sahih hadisleri. Bu imanımızı gerektiren, inanmamızı gerektiren hadislerden. Ehkâm çıkar bundan. Çünkü sahih hadis olduğu zaman ona inanmak, itikarda da taluk ediyor. Hal böyle olunca ondan sonra evet diyor, hadisler sahittir diyor.

  86. 38:43

    Hadisler sahittir ama diyor, hatta şöyle diyor, ya bize diyor bunu İsrailiyattan gelmiş, yani Yahudi Hristiyanlardan gelmiş, bu İsa Aleyhisselam'ın ölmeme meselesi diyenler var. Yok yok diyor. Eğer diyor o Hristiyanlıktan, Yahudilikten girmiş olsaydı diyor, Buhari Müslim'e kadar girmezdi diyor. Yani madem ki Buhari'de, Müslim'de var diyor,

  87. 39:05

    bu Hristiyanlardan gelme diyemeyiz diyor. Yani bu Resulullah'tan gelme diyor, sahittir diyor. Hadis sahih demek zaten Resulullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem bunu söylediğine kesin kanaat var. Hele ki Buhari Müslüm olursa onda zaten hiç şüphe yok. Onu da kabul ediyor. E o zaman ne demesi lazım? İsa Aleyhisselam gökte yaşıyor, zamanı gelince inecek,

  88. 39:28

    teccalı katledecek, bizim ümmetten olacak. Değil mi? İslam'ı dünyaya hakim edecek. Mevzu buraya gelmesi lazım. Ama gelmiyor. İşte bu her âlimle oturmayın. Konuyu nereye getiriyor? Diyor ki, bu konu sahih hadislerde var ama diyor, yine de benim bir şüphem var diyor. Peşinden de diyor ki, zaten diyor sahih hadislerde de işe yaranmayan şeyler var diyor.

  89. 39:53

    şeyler var diyor. Bak bak, demiyor ki bu konudaki hadisleri ben sahih kabul etmiyorum. Ya sen kimseyi de kabul etmiyorsun? Bukharibüsüm kabul etmiş deriz ona. Konu kapanır. Ama mesele o değil. Mesele bana göre sahih değil demiyor. Hadis sahih diyor.

  90. 40:10

    Şimdi hadis sahih deyince neyi kabul etmiş oluyor? Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'den bu sadır olmuş. Femi saadetlerinden çıkmış. Kainatın Efendisi Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ne yapmış? ne yapmış? Bunu buyurmuş. Çünkü sahih olduğunu Çünkü sahih olduğunu kabul ediyor. kabul ediyor ve hristiyanlıktan sokma görüşünü de Ve Hristiyanlıktan sokma görüşünü de reddediyor bak.

  91. 40:29

    reddediyor bak. Çünkü neden? Hadis sahih diyor. Çünkü neden? Buraya kadar giremez diyor. Hristiyanlık diyor. Vatikan diyor. Bak şimdi Burası daha tehlikeli. Neden? Hadis sahih dedikten sonra neyi kabul etmiş oluyorsun? Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu buyurduğunu kabul etmiş oluyor. Ben size bir laf söylüyordum.

  92. 40:50

    Diyordum ki sahih hadisleri inkar edenler ne demiş oluyor? Sahih hadisleri inkar edenlerin durumu İslam'da ne gibidir? Ne gibidir biliyor musun? Burada Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sohbet yapsa ve hükümleri beyan etse. Şu andaki Buhari Müslim'deki hadisleri o zaman sahabeye anlattığı gibi şimdi anlatsa.

  93. 41:14

    Buradaki cemaattan biri kalksa çıksa Ya Resûlallah Anlattın ama pek akıl alan şeyler konuşmadın. Benim aklım bunları almadı ve senin bu konuştukların biraz atmasyon oluyor dese bu adamda zerre kadar iman kalır mı? Hazreti Ömer onu ne yapar? Gereğini yapar.

  94. 41:40

    Şimdi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem burada olup bir şey konuşup da karşıdan birisinin kalkıp da Ya Resûlullah böyle da şey olur mu? Demesi neyse sahih, hele ki Buhari Müslüm gibi sahih hadis için ben buna inanmıyorum kabul etmiyorum, aklım almıyor diyenin bir farkı var mı? Niye? Onu da Resûlullah buyurduğu kesin.

  95. 42:05

    Ha önünde konuştun kafirliğini ilan ettin. Ha şimdiden konuştun mürtetliğini ilan ettin. Ne fark kaldı şimdi? Çünkü sahih diyorsun. Sahih değil desen derim ki bu bunun hadis olduğunu kabul etmiyor. Peygamberimizi reddetmiyor ama bunu uydurmuşlar diyor falan o tabi kendine göre ne kadar gerekçe sunsa da gerekçeleri batıldır.

  96. 42:29

    Çünkü Buhari Müslüm'de uydurma bir rivayet yok. Kütüb-ü Sitte'de, Kütüb-ü Tisa'da uydurma bir rivayet yok. Hepsi sahih. E hal böyle olunca hadis sahih ama diyor, sahih hadislerde de işe yaramaz şeyler var. Ne demek? Yani Resûlullah'ın buyurduklarında da faydasız fuzuli şeyler var diyor. E şimdi bu adam sohbetini dinleyen şüpheye girer mi girmez mi?

  97. 42:59

    Anlatıyor, anlatıyor, anlatıyor. İsa A.S. meselesinde falan ayetleri okuyor, hadisleri okuyor. Hadislerin sıhhat derecelerini beyan ediyor. Şu rivayet etti, şu rivayet etti, şu rivayet etti. Hepsini söylüyor. Ondan sonra en son cümlede diyor ki, yine de benim bu işte şüphem var. Yahu sen millete ayet, hadis okuyan bir makamdaysan, âlim diye ortaya çıktıysan,

  98. 43:26

    tiyanetin ilk on beşinde yıllarca vazife yapıyorsun. Bu millette seni oradaki vazifene güvenerek büyük bir âlim olarak, tamam ilmine ben şey yapmıyorum, ilmi yok demiyorum. Şeytanın daha fazla ilmi var. İlmi var. E ilmi var ama bak Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne buyuruyor? Sizi şüpheden kurtaracak, şüphesiz inanca çağıracak olan âlimlerle oturun.

  99. 43:53

    Sizi şüpheye sokan âlimlerle oturmayın. E şimdi bir adam bir konuyu konuşup, konuşup, konuşup ayet, hadisler okuduktan sonra yine de benim şüphem var demek ne demek? Ayette, hadiste şüphem var demek. Bunun başka bir izahı yok ki. Bu benim sözüm değil ki. Cübbeli şöyle demiş, takkeli böyle demiş, şalvalı şöyle demiş.

  100. 44:15

    Ondan sonra benim şüphem var. Ya bu doğru mu konuşuyor, yanlış mı konuşuyor belli değil. Buna benzemez ki. Ayet okuyorsun, hadis okuyorsun, sahih diyorsun hala şüphem var diyorsun. İşte onun için her âlimle oturunmaz, herkesin sohbetine gidilmez, her âlimin kitabı okunmaz, ehl-i sünnet ulemanın sohbetine gidin, eserlerini okuyun ve şüphelerinizden kurtulup

  101. 44:42

    yakini imana sahip olmaya çalışın. Allah-u Teala bizleri de Benim o kullarım dostlarım. ahirete de şüphesiz inanırlar. Zerre kadar şüphesi olan hidayette değildir. Kim Rabbinden hidayet üzeredir? Ahirete şüphesiz inananlar. Dirilmek var mı? Cehennemde şöyle bir yanmak var mı? Cennette şöyle bir makam var mı?

  102. 45:23

    Şurada şöyle bir fazilet var mı? Ayetler, hadisler okuyoruz, okuyoruz. Hâlâ o kadar da sevap verilir mi? O kadar da bilmem. Yahu sana Rasûlullah buyuruyor. Sallâllâhu aleyhi ve sellem Allah'ın peygamberine vahy ediyor. Hadisler de vahiydir. O vahiylerden Rasûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem bildiriyor.

  103. 45:41

    Cübbelimi uyduruyor yahu. Nasıl şüphe edersin? Bak önümüzde ölüm var. En hakiki gerçek. Bak önümüzde Ramazan var, bayram var, kurban var. İşte çocuğumuzun evlenmesi var. Torunumuzun bilmem nesi var. Ama bunların hiçbirine bizim kavuşacağımız belli değil. Önümüzde kavuşacağımız bir gerçek var. Ve yemin edebileceğimiz tek hakikat var.

  104. 46:08

    O da öleceğiz. Ve ne zaman öleceğimiz de belli değil. E bu kadar sonsuz bir hayata giden bir insan, şu fani hayatta her an ölmek üzereyiz. Her an. E böyle bir tehlikeli bir hayatta, ebedi ahiret buradan ya kazanılacak ya kaybedecek. İşte onlar ahirete şüphesiz inanırlar buyuruyor. Onun için o şüphesiz inancı alırsan, ancak onlar hidayet üzeredir.

  105. 46:42

    Felaha kavuşacak. Felaha kavuşmak ne demek? Umduğu beklentilerinin cenneti, cemalullah, rızaullah, vuslatine, hepsine kavuşacak. Ve korktuğu bütün kabir azabı, sırattan düşmek, cehennem azabı vs. hepsinden kurtulacak. Umduklarına kavuşacak. Korktuklarından kurtularak felaha erecek olanlar. Ancak ve ancak onlardır bak.

  106. 47:10

    Dikkat et. Bir orada marifelik var. İki marife. İki marifeden ne çıkıyor? Tahsıs çıkıyor. Arapça bilenler için konuşuyorum. Bir de orada arada zamir var. Hüm zamiri faslı var. O zamir de ancak ve ancak. Sadece ve sadece. Başkası felah bulamaz. İmanında, itikadında zerre kadar şüphe eden, acabası olan asla felah bulamaz.

  107. 47:39

    Onun namazı, abdesi, orucu, zekatı da kurtaramaz. Öbür türlü şüphesiz inanıp da günahları olsa o kurtulur. Emirleri tutmasa, yasaklardan kaçmasa bile son nefeste tabi imanı kurtarmak şartıyla. Yine o cehenneme girse bile ne kadar yansa bile ki yedi bin seneden yukarı yanmaz. Sonunda mutlaka cennete gider.

  108. 48:02

    Niye? İmanını kurtardığı için. Ama şüphe ile iman bir arada bulunmaz. İnnemel mü'minûnellezîne âmenû billâhi ve rasûlihi sümme lem yertâbû. Allah'a ve Rasûlü'ne iman eden müminler ancak o kimseleri sadık ve samimi Müslüman sayarım ki diyor Allah, lem yertâbû. İman ettikten sonra hiç şüphe etmediler.

  109. 48:32

    Allah'ın buyurduklarında, Celle Celâluhu Rasûlü'nün duyurduklarında, Cenab-ı Allah Teala Aleyhisselam zerre kadar şüphe etmediler buyuruyor. Onun için Allah cümlemize, bir dua edelim. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim Allah'ın bir hakkı seyyidi Muhammedin ve cahil seyyidi Muhammedin ve âli seyyidi Muhammedin.

  110. 48:56

    Ya Rabb bu cemaat senin zan için kadın erkek uzaklardan yakınlardan geldiler. Tatil gecelerinde seni tercih ettiler. İlim meclisini tercih ettiler. İlim meclisine geldiler. Kurban olduğum sana Allah'ım. Yakini imana kavuşmadan canlarımızı alma Ya Rabbel Alemin. Cümlemizi yakini iman ile müşerref eyle Ya Rabb.

  111. 49:18

    Sahte ve afiyetle, rükûla, secdeyle, kıyam ile, ayakta namaz kılar, ölene kadar kılabilmeyi nasip eyle. Kur'an'ı unutmaktan muhafaza eyle. Zikirleri unutmaktan muhafaza eyle. Ezberlediğimiz sureleri unutmaktan, alzheimer olmaktan muhafaza eyle. Elden ayaktan düşmekten muhafaza eyle. Kur'an ile yaşayıp ölmek nasip eyle.

  112. 49:40

    Seni görür gibi iman nasip eyle. Ölürken Resulünü gönder görmek nasip eyle. Rüyada gören uyanıkken görecek müjdesini nail eyle. Önce rüyalarımızda görmek nasip eyle. nasîb eyle, Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e cümlemizi hibe eyle ya Rabbena alemin. Âmin, âmin, o Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e muhammed.

  113. 49:59

    Vâli o sahabeye selam. Şuraya sırf gelseydiniz, şu dua için âmin deseydiniz, şu kadar yüzlerce, binden fazla kadın erkek cemaatın duasıyla beraber redd olma ihtimali yok. Tek olsan, İki kişi, üç kişi, ne kadar cemaat çok, Allah o kadar çok seviyor. Kırk kişinin bulunduğu yerde, birinin ki mutlaka kabul olur, o biri kabul olunduğu zaman, öbürleri bozuk adam olsa da otuz dokuzu,

  114. 50:31

    redd olunmayı hak etse bile, Allah Teâlâ buyuruyor ki, şanıma, keremime yakışır mı ki, birini kabul edeyim, öbürlerini reddedeyim, otuz dokuzunu da o birine bağışladı. Şimdi burada kaç tane kırk var? Her kırkta ve bu ümmetin içinde, bir kabul olan mutlaka olur, buyurdu Muhammed Mustafa, sallallahu teala aleyhi ve sellem.

  115. 50:58

    Onun için muhteremler, muhteremler, mutlaka bu duamız kabul mutlaka bu duamız kabul olunduğuna, olunduğuna, hüsnü zannediyoruz Rabbimize. Ne Ne buyuruyor? buyuruyor? Ben kulumun bana karşı olan zannına göre zannına göre muamele ederim. muamele ederim. Biz de neye inanıyoruz? Rabbimiz bizi Rabbimiz bizi kabul etti fazl-ı keremiyle.

  116. 51:19

    Bunu düşünüyoruz. Mevla da buyuruyor, düşündüğünüze göre ben size muamele ederim, ben sizi mahrup ve mahcup etmem. Onun için, şimdi bir hadd-ı kerime okudum, Ruhul Furkan tefsirini, beş sene aradan sonra Allah bize nasip etti, Efendi Hazretlerimizin hizmeti, bu tefsirin misli yazılmamıştır, buyurdu.

  117. 51:40

    Bu tefsir Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem emretti bize yazmamızı. Allah'ın şerifin beraat gecesinde, Ravza-i Mutahhara'da zuhur etti, buyurdu. Birinci ciddim başında, Efendi Hazretleri yazdı bunu zaten. Ondan sonra, her gün on beş dakika bu tefsirden, mutlaka Allah'ın kelamını tefsirden okuyun, buyurdu.

  118. 51:57

    Misli yazılmamıştır, buyurdu. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e arz ediliyor. onun kabulünden, tasdikinden geçiriliyor, buyurdu. Bunların hepsini şu kulaklar duydu, Vallahi, billahi, tallahi, duydu. Onun için bu tefsir çok önemli. Allah da bizim nasibimizi muvaffak etti. Beşinci cildi, yirminci cildi çıkarttık, beş sene sonra.

  119. 52:20

    Bundan sonra o kadar gecikmeyeceğiz inşallah. Allah bana ömür versin, gözlerime de kuvvet versin, vakitlerime de bereket versin, bana da bu tefsiri tamamlamayı nasip etsin. Ölmeden evvel bitirip ölmeyi nasip etsin. Amin. Çok ilim var, çok çok. O kadar ilim var ayetlerinin tefsirinde. Hadislerde ulemanın, evliyanın öyle onlarca tefsir.

  120. 52:44

    Yirmi, otuz, belki bazen oluyor. Tefsirlerden topluyoruz. Efendi Hazretlerimizin himmeti, berekatıyla. Yirminci cildi de size arkadaşlar getirmişler. Bunun deri cildi de oluyor. Yani kahverengi deri de. Bir de bunun orta boyunu da yapmışlar. Büyük geliyor eline bazısının. Efendi Hazretleri bu boyu istedi.

  121. 53:04

    Mektubat boyu olsun buyurdu. Onun için hep bu boyu mutlaka çıkartacağız. Ancak böyle bazıları da orta boy istiyor şuradan aşağıya. Onu da bastılar. Ehıska yayınlarından çıktı. Bu size getirildi. Tefsir dışarıda size arz ediliyor. Yirminci cild. Zahmet etmenize lüzum yok. Ayağınıza kadar getirmişler.

  122. 53:30

    Ondan sonra bunu da çok beğendim. Bunu belki iki cilde şey yapılır mı da. Bu da Kur'an-ı Mecid. Bu tasihler mukabelelerin hepsi yapılmış. Kur'an-ı Kerim ve karşılıklı tefsirli meal. Tefsirsiz meal okumak caiz değildir. haramdır diyen alimler vardır. Çünkü neden? Tefsir olmadı mı parantezlerle de olsa, parantezlerle ve dipnotlarla da olsa tefsir olmayan mealden

  123. 54:00

    çok yanlış manalar çıkarma tehlikesi vardır. Ve şu anda da bu görülüyor. Mesela ayet nesk olmuş öbür ayet onu nesk etmiş ama adam bir mealde onu beyan etmezse onu beyan etmediği zaman şu ayetle bu ayetin hükmü nesk edilmiş ne oluyor? Çok tehlikeli şeyler oluyor. Ne gibi? Adam geldi bana dedi ne yaptın evlendin mi?

  124. 54:32

    Ben daha evlenemedim. Yaşında bayağı 30 sene olmuştu. Gecikiyorsun bir an önce evlen dedim. Zinaden bir kadın arıyorum dedi. Allah Allah dedim. Niye evleniyorsun dedim. Ben evvelce tövbe etmeden bu yola senin sohbetlerini dinlemeden evvel bu yolda değilim. Bu yolda değildim. Bu yolda değilken dedi, ben zina yapmıştım, dedi.

  125. 54:55

    Onun için şimdi, dedi, ben namuslu bir kadınla evlenemiyormuşum, dedi. evlenemiyormuşum dedi. Kim dedi? Dedim, e Kur'an'da öyle yazıyor dedi. E Kur'an'da böyle bir âyet var mı? Var. Zinâ eden bir erkeksen ya zinâ etmiş bir kadın ya da şirk koşmuş bir kadınla evlenmesi lazım. Zina eden bir erkekse, ya zina etmiş bir kadın ya da şirk koşmuş bir kadınla evlenmesi lazım.

  126. 55:15

    Bu İslâm'ın başlangıcındaydı. İlk zaman İlk zaman, bu âyet hüküm sürüyor. Sonra, ve enkihuleyâ mâ minkum âyetiyle beraber, tulları, bekârları Tulları, bekârları evlendirin, evlendirin, âyeti âyeti umumi manada evlendirmeyi emrettiği için bu mesele kalktı. bu mesele Zaten şu anda bir Müslüman, şirk koşan bir kadınla, müşrikeyle evlenmesi hiç caiz değil.

  127. 55:45

    Yani nikahı olmaz. Hani Yahudi ile Hristiyan, ehl-i kitapla nikah olur diyorsun, kız verilmez, kız alınır diyorsun ya, müşrikeyle hiç evlenemez. Şu anda mesela Budistler, Budistler var ya, Mecusi var işte, şuna tapan, buna tapan, onlarla hiç evlenemez. Yani Yahudi Hristiyan olsa, diyelim ehl-i kitaptır, kız alınır, kız alınır meselesi var.

  128. 56:10

    Müşrikeyle, bu âyette diyor ki, ya zina eden kadın bulacak, ya müşrike bulacak. Bu âyettin öbür âyet, bunu nesk etti. Çünkü Allah ne buyuruyor? Bazı âyetleri sonradan nesk ettim diyor. O zaman, ondan daha iyisini getiriyorum evimizle. Niye bunu yapıyor? İmtihan etmek için. Bakalım benim Rasulümü tasdik edecekler mi, etmeyecekler mi?

  129. 56:35

    Kıbleyi önce nereye çevirdi? Mescid-i Aksa'ya çevirdi. 16 ay, 18 ay. Sonra ne buyurdu? Fevellûcû vekûm şatral mescidil harâm. Hadi şimdi yüzlerinizi Mescid-i Haram'a döndürün. Al da sana imtihan. Adam dedi, Muhammed dedi, bugün bizi bu tarafa döndürüyor, yarın bizi öbür tarafa döndürüyor dedi. Çıkıyorum, gidiyorum dinden dedi.

  130. 56:59

    İşte Mevla adamı ne yapar? Böyle imtihan eder. Nefsine mi uyuyorsun, bana mı tabi oluyorsun? Rasulüme mi uyuyorsun, kendi keyfine mi uyuyorsun? Rasulüm ne buyurduysa olur. Ben âyetleri gönderen benim Allah buyuruyor. Mesela içki âyetleri, dört kademede baştan, ilk başta Medine döneminde haram edilmedi.

  131. 57:23

    Ne zaman haram edildi? Baştan namaza yaklaşmayın buyuruldu. Onun için adam içiyordu geceden, Adam içiyordu geceden, sabaha kadar ayılıyordu, sabah namazını kılıyordu. Kademeli. Ondan sonra ne buyurdu? Hala bırakmıyor musunuz? buyurdu. En sonunda şarap küplerini döktüler. Medine'de o kadar Medine'de o kadar şaraplar vardı ki o zaman, şaraplar vardı ki o zaman, bütün Medine

  132. 57:47

    bütün Medine sokakları günlerce şarap koktu. Şarap attı. Niye? Kırdılar tulumları gittiler. Ama o zamana kadar basamak basamak getirdim öyle. Onun için, şimdi sen, şu anda haram. Şu anda da basamak basamak yok. E ben de yeni tevbe yapıyorum, bana da basamak basamak. Sana basamak yok. O kadar altına doğru basamak var.

  133. 58:12

    Öyle bir şey yok ki ona. O İslam'ın bidatindeydi. Şimdi burada nesih denen bir şey var. Bunlar zaten bu ilahiyatçıların çoğu nesihi inkar ediyor. Allah laf değiştirir miymiş? Allah ezelindeki, ilmindeki değişiklik yok ki. Allah Teala biliyor ki, şu zamana kadar Mescid-i Aksa'ya döndüreceğim, şu günden sonra Kabe'ye döndüreceğim.

  134. 58:37

    E Allah'ın ilmi değişmedi ki. Senin hakkında uyguladığı hüküm, sana göre değişti. Allah'a göre bir şey değişen yok. Çünkü Mevla onun ne zaman Mescid-i Haram'a döndüreceğini bilmiyor muydu? E biliyordu. O zaman Allah'a ne değişti? Hiçbir şey değişmedi. E Allah Teala bir hükmü, şu zamana kadar bu hükmü yürüteceğim, şu zamandan sonra bu hükmü, o zamanın şartlarına göre,

  135. 59:03

    insanlarına göre Allah yarattığını, yaratacağını bilmez mi? O zaman da bu hükmü kaldıracağım, bu hükmü getireceğim. E onu Allah'ın hükmünü başkası kaldırırsa sorun olur. Allah'ın hükmünü kendi kaldırırsa, nesk yaparsa, bir hükmü kaldırırsa, öbür hükmü getirirse, Bilmiyor musun Allah her şeye kadirdir?

  136. 59:24

    Habibim buyuruyor. Göklerin yerlerinin mülkü Allah'ın. İstediğini yapar. Kim ona itiraz edebilir? Kim ne sorabilir? Habibim bilmiyor musun buyuruyor? Ben de bunu kaldırıyorum, bunu getiriyorum buyuruyor. Böyle hükümlerde değişiklikler oldu. Mesela İslam'ın başında, oruç tutmaya gücü yetse bile, para verip, o gün oruç tutmayabiliyordu.

  137. 59:49

    şu anda benim gibi hastaların Ramazan orucu tutamayan fidye veriyoruz ya biz bizim gibi insülün hastaları, tip 1 diyabetler falan e şimdi bu fidye ben nasıl veriyorum? İslâm'ın başında nasıldı? tamammış ki gücü yetenler de fidye verse efendim tutmasa olur e Zekeriya Beyaz buradan kalktı ne dedi? isterseniz para verin tutmayın dedi ama bu sonra ne oldu?

  138. 1:00:18

    hemen altındaki ayet-i kerime tabii o hemen altında ayet-i kerime, tabi o hemen altında aynı anda gelmedi. Aynı anda geldi demiyorum. Ama peşindeki ama peşindeki ayette ne buyuruyor? femen şehide minkumu şehrafel yasum Ramazan ayına ulaşan mutlaka oruçlusun. Bitti. Daha öyle parası bitti daha öyle parası varsa fidye versin tutmasa olur kalmadı.

  139. 1:00:41

    Ancak ne kaldı? Hastaysa, evvela seferin yolcuysa, kalmadı hastaysa Ramazan'ın günlerinde tutmazsa, tutmayabilir. Sonra sağlık Ramazan'ın günlerinde tutmasa sonra sağlık bulursa bulursa, o fidye verecek. Ama yolculuktaki fidye ama yolculuktaki fidye vermeyecek vermeyecek. çünkü yolculuktaki yoldan döndüğü zaman tutacak anladın mı?

  140. 1:01:05

    hastaysa iyileşecek bir hastalıksa diyelim bir ameliyat oldu 3-5 gün sonra iyileşecek 10 gün sonra nekahat dönemi geçecek baypas oldu 5-10 gün 20 gün sonra iyileşecek o da tam Ramazan'a çattı e iyileştiği zaman o hastalık dönemindeki oruçları ne yapacak? e tutacak ama şimdi öyle hastalık var ki benimki gibi şeker komasına giriyorsun işte mesela o hastalık geçmiyor

  141. 1:01:32

    o zaman o ne yapıyor? fidye verir Müslüman bir doktor ona fetva verecek Müslüman bir doktor sen tutamazsın derse o fidye verecek anladın mı? ama şimdi ayetin lukat manasını verdiği zaman diyor ki oruca gücü yetse de para verirse tutmayabilir ama o ne oldu? öbür ayetle nasıl oldu? öbür ayet ne dedi? femen şeyine min kümüş yehra felyesomhu Ramazan'da hazır bulunan

  142. 1:02:01

    onda mutlaka oruç tutsun hastayla seferi müstesna etti geri kalan başka müstesna istesna bırakmadı işte şimdi mesele bunları inkar ediyorlar milletin kafasına şüphe koyuyorlar ondan sonra Allah sözünü değiştirir mi? e bizim millet de saf e değiştirmez e Allah sözünü değiştirmezse efendim bu nasıl oluyor?

  143. 1:02:29

    o zaman da diyor ki tabii ki Allah madem gidiyor para ver oruç tutmamaya izin verdi şu anda da para verirsen tutmayabilirsin diyor yahu halbuki Allah Teala onu ilk zamanda buyurduğunda peşine bir zaman sonra herkes tutacak buyurmuş

  144. 1:02:47

    şimdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem tatbikatı ne üzere? ona bakacaksın kainatın efendisi son olarak el yevme ekmeltüleküm dineküm bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve etmemtü aleyküm nimeti nimetimi sizin üzerinize itmam ettim tamama erdirdim bu ne zaman? veda haccında nazil oldu bu ayet veda haccı ne zaman?

  145. 1:03:16

    vefatına 80 gün kala yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem vefat etmeden 80 gün evvel kemale erdirdim buyuruyor e şimdi bu mükemmel bir din tamamlanmış noksana eksiği yok daha bundan sonra nesik olur mu? olmaz daha bundan sonra vahiy gelir mi? gelmez bütün hükümler karara bağlandı mı? bağlandı ve razıytü lekümül islame dine din olarak islamı seçtim beğendim

  146. 1:03:44

    size verdim Allah'ın buyuruğu biz de aldık kabul ettik ya Rabbel alemin e bitti şimdi hala milletin kafasını karıştırıp mensuh ayeti kaldırıp bunun mensuhunda bunda hükmü geçerlidir diyor yine onları yürürlüğe sokmaya çalışıyor birileri kalkıp işte şimdik mescid-i aksaya doğru da namaz kılınır demesi gibi veyahut mescid-i aksa şimdiki mescid-i aksa değil

  147. 1:04:11

    Mekke'deki uzaktaki bir mescittir Kudüs'ün hiçbir önemi yok Kuran'da geçen bu mescid değil demesi gibi devamlı milletin kafasına karpuz kabuğu alim diye çıktılar ve milleti şüpheye düşürüyorlar onun için her alimle oturmayın sizi şüpheden kurtarıp şüphesiz inanca davet eden ve sizin imanınızı takviye eden nurunu ziyadeleştiren alimlerin derslerine katılın

  148. 1:04:44

    ve sohbetlerine iştira gelin o zaman o ilim meclisi bin sene günahsız yapılan günahsız yapılan ibadetten eftâl olur. Öbür türlü ilim meclisliğe gidersin, dinsiz olur, çıkarsın. Gâvur olur, gidersin. Niceleri böyle adamlara takıldılar. Ondan sonra şimdi hadisleri inkar ediyorlar, mezhepleri inkar ediyorlar, müştehitleri inkar ediyorlar.

  149. 1:05:09

    Halbuki onlar olmadan Kur'an'dan, sünnetten hiçbir fıkıhta fetva çıkaramazsın. İmam-ı Azam olmasa sen âyetten, hadisten nereden fetva çıkaracaksın? Senin buna ilmin yeter mi kardeşim? Bir âyeti görüyor, ondan sonra işte meal, tefsirsiz olursa yasaktır. Niçin yasaktır? Bak biz orada o âyetin altına dipnot koydu Efendi Hazretleri, koydurdu.

  150. 1:05:35

    Ne diyor o âyetin altına? Zinâ eden ancak zinâ eden kadınla evlenebilir. Bu âyet-i kerime İslâm'ın bid'atinde var idi, daha sonra bunun hükmü neshedildi. Hangi âyetle? Nur Sûresi'nin şu âyetine Dolayısıyla şu anda böyle bir haramlık yoktur. Efendim, evlenme şartlarına haiz olan kişiler birbirlerine evlenebilirler.

  151. 1:05:59

    Geçmişlerinde ne geçmişler? Allah'a tövbe etmişler, tövbe ederler. Ama bak, adam ne yaptı? Ben evlenemiyorum diyor. Niye diyor? Zinâ eden bir kadın arıyorum diyor. E işte bak, onu nereden dedim, anladım dedim. Dedi ki, radyoda meal okunuyordu dedi. Ben de açtım radyoda meal dinlerken, bu âyet geldi dedi.

  152. 1:06:21

    İşte orada bir dipnot koysa, dese ki bu âyetin şu anda hükmüyle amel edilmiyor. Öbür âyet-i kerime bunu neshetti. Şu anda böyle bir durum yok. Zinâ edenin zinâ edenle evlenme şartı yok. Zinâ etmeyenle evlenmesinin haram olduğuna dair bir hüküm şu anda yok. Anladın mı? E nasıl olacak? Kadınlar erkeklerle eşlik evleniyor.

  153. 1:06:47

    Şu anda da bayağı tabii kadınlardan ziyade erkeklerde zinâ çok. 30-35 yaşına gitmiş erkeklerin ortalama evlenme yaşı şu an. 35'e doğru gidiyor. Gittikçe gidiyor. Bu da nesli azaltıyor. Soyu azaltıyor. O saatten sonra çocuk yapmıyor. Yaparsa 3-4 yapmıyor. Vesaire vesaire. Pahalılık var. Ekonomi bozuk.

  154. 1:07:10

    Onlar da ayrıca büyük bahaneler tabii. Dolayısıyla 30-35 yaşına kadar da bu gençler zinâ etmeden çoğu duramıyor. Durması lazım. Cehenneme nasıl dayanacaksın? Cehenneme dayanamayacaksan efendim zinâ etmeden de dayanacaksın. Dayanmayı bileceksin yani. Ama e şimdi bu bir diyelim bir kere zinâ etti. Velev ki üç kere velev ki bir kere.

  155. 1:07:40

    Bir kere bile zinâ etti. E sen şimdi zinâ eden sen zinâ etti diye buna ben efendim zinâ etmemiş kız alamam. İlle ona da zinâ etmiş bir kız arıyorum. Denirse şu anda bu İslam'a uyar mı? E uymaz. Ayet-i Kerime'de de böyle bir me'ar çıkıyor. E bu neska dilmiş bir hüküm. Ama onu işte onun için tefsirsiz me'al okunmaz.

  156. 1:08:08

    O radyolarda bazı kanallar sırf me'al okuyor. Siz de nasıl olsa Kur'an dinleyeyim, me'al dinleyeyim diye o radyoları dinlemeyin. Çünkü sırf me'al okursa, tefsirsizse, parantezli değilse, altından yorum, tefsir katılmamışsa işte bu gibi azim yanlışlara, hatalara düşersiniz. Başıma geldi. O zaman anladım bu tefsirsiz me'al niye haram diyorlar.

  157. 1:08:42

    İşte Muhammed Efendi Hazretlerimiz bunu mutlaka tefsirli yapalım buyurdu. Ve parantezlere çok önem verirdi. Mutlaka izah edelim orayı Ahmet derdi. Ve böylece bu Kur'an-ı Mecid sizlere arz edildi. Bunun güzelliği şu, Kur'an-ı Mecid zaten vardı. yani Kur'an'ın yazısı içinde oluyordu bir sayfanın. O zaman bu, 600 küsur sayfaya düşüyor.

  158. 1:09:13

    600 sayfaya düşüyor ama o zaman da yazılar ne oluyor? Karınca bacağı gibi okunamayacak kadar küçük olmak zorunda kalıyor. Aynı sayfaya hem Kur'an-ı Kerim'in Arapçasını koyacaksın. Şimdi bu ne güzel oldu. Burası Arapça, Kur'an-ı Kerim'in tam sayfa. Burası da tam meal. Burada kaç ayet var? Burada o kadar tıp atıp tutuyor.

  159. 1:09:36

    Öbürü sayfaya geçmiyor. Buradakinin hepsi burada toparlanmış. Hem de tefsir var. Hem meal var, hem tefsir var, hem izah var. Bu sefer ne oldu tabii? Tabi, 600 sayfa meali giriyor, tefsiri giriyor, 600 sayfada, 606'ı kadar da, 604 sayfada, Mus'af-ı Şerif, Kur'an-ı Kerim'in kendi sayfaları var, 1200 sayfaya çıkıyor.

  160. 1:10:01

    Ama cildi de çok güzel, bunu da benim gözüm kesiyor. Yani öbürlerini gözüm hiç görmüyor. Bunda elhamdülillah okuyabiliyorum. Tabi küçük yazıları, dipnotları, büyüteç kullanıyorum gözüme. Büyüteç de okuyabiliyorum ama, Allah sizin de gözlerinizi muhafaza eylesin. Ölene kadar gözlerinizi harama bakmaktan muhafaza eylesin.

  161. 1:10:25

    Enne zarûli'l-mus'afa ibadet. Mus'afa bakmak ibadettir. Mus'af-ı Şerif'e, tefsiri Şerif'e bakmayı nasip eylesin. Enne zarûli'l-âveci'l-vâlden ibadet. Ana babanın yüzüne bakmak ibadettir, müjdesine nail eylesin. Enne zarûli'l-âveci'l-âlim ibadet. Âlimlerin yüzüne bakmak ibadettir, müjdesine nail eylesin.

  162. 1:10:45

    Enne zarûli'l-kabe'ye bakmak ibadettir, müjdesine nail eylesin. Kabe'yi de yakından çok görmeyi nasip eylesin. İşte bu gözler, bu gözlerle Kur'an-ı Azimuşşan'a bakalım. Tefsirine bakalım. Uzun tefsir arıyorsan, Ruhul Furkan'dan okuyalım. Kısa meali, tefsirli meali arıyorsan, Efendimiz'in Kur'an-ı Mecidine sarılalım inşallah.

  163. 1:11:13

    Ve böylece kendimizi Kur'an'dan uzak tutmayalım. Tefsir, hadis, fıkıh, akaid, tasavvuf. İşte o zaman Allah'ın dininin ilimlerine gayret ederiz. Ve Mevla'da bize acır, imanımızı bağışlar. Şimdi bu tefsirde özellikle 20. ciltte geçen âyet-i kerimelerde şöyle bir âyet-i kerime var, başından okuduğum ve çile.

  164. 1:11:45

    Buyuruyor ki Rabbimiz Es-Sanedü Billah men kâne yurîdül hayâted dünyâ ve zîneteha. Çok önemli bir âyet-i kerime. Her kim dünya hayatını murad ederse, işi, gücü, dünyayı kazanmak, başka bir planı, programı yok. Ve zîneteha, dünyanın ziynetleri, süsleri, yaldızları. Arabam güzel olsun, koltuğum şöyle olsun, saatim böyle olsun.

  165. 1:12:10

    Hele kadınlar biliyorsunuz, e işte pırlantam olsun, bilmem şuyum olsun, buyum olsun, ziynet şeyleri ekseri kadınlara yakışır da. Bazı erkekler de kadın gibi süsleniyorlar, o da ayrı bir dava. Onlar da böyle şeyler, bileklik takıyorlar, efendim küpe takan erkekler var, kafayı yemişler var, ondan sonra boynuna takanlar var.

  166. 1:12:33

    Yani bunlar hiç olacak şeyler midir arkadaşlar ya? Altın zaten erkeğe haram. Gümüş de haram. Gümüş de erkeğe haram. Ancak bir yüzük miktarı, bir yüzüklük caiz. Yoksa nasıl erkeğe altın haram, gümüşten efendim ne onun adı saat, gümüşten kolye, gümüşten efendim bileklik. Bunlar da haram erkeğe. Asla caiz değil.

  167. 1:13:03

    Çünkü altın, gümüş, ziynet, para olarak yaratılmış zaten Allah tarafından. Dolayısıyla kadınlara helal. O da yabancılara gösteremez. Mahremlerine gösterecek, kocasıdır, babasıdır, oğludur. Kadın da ne yapamaz? Altın bana helal diye helal diye böyle bilecikleri şakır şukur ettirip böyle bilezikleri şakır şukur ettirip el alemin erkeklerinin yanında bileziklerini gösteremez.

  168. 1:13:24

    el âlemin erkeklerinin yanında bileciklerini gösteremez. Gösterirse o da haram. Gösterirse o da haram. Onun için Onun için şimdi bu dünyanın ziyneti, süsü, milletin kafasını, gözünü meşgul etti yani. Herkes diyor ki yahu adam, yahu geçen gün adamın kolunda bir saat var. Benim dedi, şunu senin dedi koluna bir takabilir miyim?

  169. 1:13:51

    Tak dedim, taktı. Bir de resim çekti. Yani hocam dedi çok yakıştı falan dedi. Ondan sonra çıkarttılar dedi. Ben dedim koluma hiç saat takmadım çocukluktan beri. Hayatta hiç koluma saat takmadım dedim. Ondan sonra onun için de yani hoşça kal dedi. Bu dedi çok güzel bir saat bilmem ne. Bana da hediye etmedi yani.

  170. 1:14:11

    Meğer saat kaç paraymış biliyor musun? Altı yüz bin dolar. Çüş. Bir de yuh. Altı yüz bin doları adam kolunda taşıyor. Ne para ya? Bir villa parası. Yani adam onu taktı. Ulan dedim şimdi benim de resmimi çektin ha bunlar. Sakın sağa sola şey etme, hoca 600 bin dolarlık saat takıyor diye, uydururlar mı uydurmazlar mı?

  171. 1:14:31

    Oğlum sağa sola şey etme. Hoca altı yüz bin dolarlık saat takıyor diye. Uydururlar yahu. Uydururlar yahu. Allah'ım, ya Rabbim. La havle ve la kuvvete illa billah. Tamam dediler, söz möz, neyse. Çıkarsa şaşırırlar. Çıkarsa şaşırmayın yani. Önden söylüyorum da çıkmaz Allah'ın izniyle. Çıkarsa şaşırmaz.

  172. 1:14:50

    Orada çekti, bir kişi çekmişti falan. Dedim sil şunu ya sen ne yapıyorsun? Adam 600 bin dolar. Bu saat dedim, ne gösteriyor ya? Cennetin yolunu mu gösteriyor dedim? Cehennemden kurtuluş yollarını mı gösteriyor dedim? Ya dedi işte dedi, şu anda Londra'da saat kaç? Bilmem nerede saat kaç? Mekke'de saat kaç?

  173. 1:15:13

    Bütün ülkelerin saatlerini gösteriyormuş. O da o kadar küçük ki benim gözüm zaten hiç görmez. Vesaire vesaire işte nereden yapıyorlar arkadaşlar? Bu altın, som altından olsa 600 bin dolar etmez. Bu bir de marka çıkıyor işin içine, marka. O marka değerini kattığın zaman demirden bile olsa acayip paralar.

  174. 1:15:34

    Hey gidi hey! Kadınlar girmiş birbiriyle yarışa. Benim tek taşım var, senin çift taşın var. Öbürün beşi birli bir yerde. Öbürü benim bir tane çeyreğim var. Hey! Ya olsun Allah helalinden versin olsun. Zekatını ver, sadakanı ver, kurbanını kes, fitreni ver olsun. Ben bir şey demiyorum. Ama bir insanın da bütün planı, programı dünya üzerine

  175. 1:16:05

    efendim namazı, abdesi düşünmez, zikri Kur'an'ı düşünmez, helalı, haramı bilmez, düşünmez. Efendim sadece dünya gelsin, nereden gelirse gelsin, ne yolla ulaşırsam o ziynete ulaşayım, o paraya bulayım parayı. Ondan sonra belanı bul.

  176. 1:16:23

    Şimdi öyle zenginler var, borsalardan, korsalardan, manipülelerden, bilmem nelerden. Adam bir anda çulsuz adam, bir de bakıyorsun bir anda parayı koyacak yeri yok. Uçak almış. Uçak almış adamlar ya. E şimdi eğer ahireti düşünerek dünyayı da helalinden götürürsen ben ona bir şey demiyorum. Ama çok mal haramsız olmaz demiş, çok laf yalansız olmaz demiş.

  177. 1:16:52

    Bu lafın da bir karşılığı var. Bir de helalden olsa dünyanın ne demiş Hasan-ı Basrı Hazretleri? El dünya helalü ahisab ve haramu azab. Dünyanın buyurmuş haramı zaten azap. Hesap nereden sorulacak? Helalinden sorulacak. Allah zaten haramdan hesaba çekmeyecek ki. Haramdan zaten gümbürtü cehenneme gönderecek.

  178. 1:17:19

    O zaman bu hesap helalden sorulacak. O zaman helalden niye sorulacak? Çünkü neden? Nereden kazandın, nereye harcadın? Ben helalinden kazandım, hesabı verdin. Helalinden kazandın yetiyor mu? Helala harcadın mı? Ya günahlara harcadıysan? Gösteriş için harcadıysan? İnsanlara hava atmak için harcadıysan?

  179. 1:17:42

    Tekasür için harcadıysan? İftihar için harcadıysan? E bunlar ne olacak? Bunların hepsinden hesap var. Çünkü nereden kazandın yetmiyor. Nereye harcadın? Bu sorulacak. Kolay mı bu? Onun için kim dünyanın ziynetini istiyorsa nüveffi ileyhim, biz onlara veririz diyor. Amellerinin karşılığını. Fiha dünyada.

  180. 1:18:08

    Şimdi burada şöyle bir durum var. Bu ayeti doğru anlamak için namaz kılıyor, oruç tutuyor, açça gidiyor, ömreye gidiyor, zikir yapıyor, sohbet yapıyor, vaaz yapıyor, hocalık yapıyor, hafızlık yapıyor, imamlık yapıyor, müezzinlik yapıyor, dervişlik yapıyor, bilmem ne, bilmem ne. Yani din işleri yapıyor.

  181. 1:18:26

    Yani ahiret ameli Allah için yapılıyor. Allah için yapılması gereken ameli yapıyor. Ama o ameli yaparken niyeti ne? Buradan istismar, dünyadan ne para kazanırım, itibar kazanırım, oradan meşhur olurum, oradan milletvekili olurum, oradan belki bakan olurum, olmasam da milletvekili de yeter. Böyle öne çıkmaya çalışıyor.

  182. 1:18:52

    Ama ahiret ameli yapıyor, niyeti ne? Dünyalık kazanmak. Var mı böyle hacılardan, hocalardan? Oho! Bunlar, işte bu ayet onlara dokunuyor. Niye? Onlara amellerinin karşılığını dünyada veririz. Yani ne demek? İtibar veririz, meşhurlaşır. Büyük hoca derler, zenginler hürmet eder, elini ayağını öperler, herkes fetva sorar, işine göre fetva alır.

  183. 1:19:21

    Ondan sonra o da ondan hediye alır, ondan para alır, ondan bir şey alır. Oho! Bir dernek kurar, toplar paraları, paraları da itibarından dolayı, o paraları da kendine araba alır, oğluna daire alır, karısına ev alır. Bazı hocaefendiler, maalesef, efendi diyemiyorum. Ama... ama arkadaşlarımızdı. Kimisi bizden yaşlıydı, kimisi bizden genç idi, kimisi öldü, kimisi kaldı.

  184. 1:19:52

    Kalan çok. Ama öyle ölenler de var. Şu anda karısının üzerine yaptığı, milletten topladığı parayla binayı karısı medreseye vermiyor. E sen şimdi gittin mezarda yattın, bu milletten paraları topladın, medrese yapacağım diye, tekke yapacağım diye, talebe okutacağım diye. diye, talebe okutacağım diye. E şimdi E şimdi sen bunu niye karın üzerine yapıyorsun?

  185. 1:20:19

    Yap derneğin üstüne, yap vakfın üstüne. Biz şahsımızın üzerindeki malları bile Haydere verdik. Fatih'te o binaların yapıldığı yerlerin hepsi benim babamdan kalma şahsımın üzerineydi. Biz bütün şahsımızın üzerinde, hanımımızın üzerinde olan şeyleri bile aldık, seneler evvel Haydere devrettik. Bizim orada hiçbir kuruşumuz, bir şeyimiz kalmadı.

  186. 1:20:45

    E sen şimdi, bir de millet, o zaman da para da toplamadan aldığımız yerlerdi. İlk zaman. Babamın zengin zamanıydı. E şimdi sen bu kadar paraları topla, ondan sonra yap oğlunun üstüne. Ya oğlum da hoca, ya oğlun da hoca ama bu mal oğlunun değil yahu. E sen öldün, oğlun sapıttı veya sen sapıttın veya şu veya bu.

  187. 1:21:08

    Ya bunu yap bir dernek mütevelli olsun. Bir yanlış olursa mütevelli herhalde dur der yahu. Bir Müslümanlar dalalette birleşmez. Bir kişi, iki kişi aile içi efendim sapıtabilir. Ama başka Müslümanlar da şahit olursa olaya, yetkili olursa derler ne yapıyorsunuz kardeşim? Buranın medrese devam edecek. Senin burada çoluğu çocuğun oturamaz.

  188. 1:21:30

    Yaptılar on kat, yirmi kat binaları. Kaç tane tanıyorum yahu? Kaç tane tanıyorum? Oğlanı, kızlarını oturttular binaya. E milletin parasına toplanın. Burada hoca ders vereni oturt o zaman. Adam talebe okutuyor orada. Nasıl oğlunu kız okursun? İşte ahiret ameli yapıyor görünümünde ama ahiret amelinden maksadı ne?

  189. 1:21:57

    Dünyanın ziynetine ulaşmak. Mevla'da buyuruyor ki ben onlara dünyada bir karşılık veririm. Nedir? İşte milleti kandırır, onu kandırır, ona kendini beğendirir, ona sevdirir. Millette de zaten haram para çok. Faizler yükseldiğinden beri yüzde seksen millet zaten faize yatırmış. Millette de helal para kalmamış.

  190. 1:22:20

    Dolayısıyla haramdan gelen tabii ki harama gidecek. Ondan sonra dolandırılan, dolandırılana. E ne olacak? Helal değil ki para. Ondan sonra da doğru dürüst ehli sünnet alimleri bulmaz. Esas ihtiyaç sahibi seyyidleri, velileri bulmaz. Gider hokkabaz hocalara kaptırır. O da ondan sonra malları üstüne yapar.

  191. 1:22:44

    Otur aşağıya. E neden? E senin de para haram zaten. O da ahirete alır. Ben onlara dünyada veririm ama diyor dünyada hiç de eksik etmem diyor. Namaz kıldım, oruç tuttum, ibadet ettim, hafız yetiştirdim. Hocam, tamam al. Ne derdi, ne dünyalı. Tamam al. Amasına bak. Ulaikellezine anlar onca kokimselerdir ki leyselevun fil ahıreti illen nâr.

  192. 1:23:14

    Hacı, hoca, namaz, abdest, sofi, derviş, hikaye. Eğer derdi Allah değilse, eğer derdi rızaullah değilse, eğer maksadı şu beş para etmez fani dünyanın ziynetleri ise işte onlar için ahirette ateşten başka bir nasip yoktur Allah buyuruyor. illen nâr. Hacılar, hocalar dikkat etsin. Dernekçiler dikkat etsin.

  193. 1:23:43

    Vakıf kuranlar dikkat etsin. Ümmetin emanet paralarına zimmete dikkat etsin. Hiç kimse kızının oğlunun kızın üstüne ümmetin parasından hiçbir şey yapmasın. Hep müslümanlar ondan sonra kurdukları derneklerde, vakıflarda baba, oğul, damat ilişkilerine girmesin. Müslümanlara güvensinler. Müslümanlardan yardım eden salih insanlardan mütevelliği kursunlar.

  194. 1:24:11

    Öbür türlü zaten 5 tane mütevelliği, 3'ü benden ne dersem onu yapacak yine gitti. Yine gitti. Burası akrabanın çiftliği mi yahu? Bak benim babam o kadar o malları verdi Allah için ne kadar infak etti, ne kadar harcadı, dünyanın dilindedir o zamanlar. Eskiler çok iyi bilir.

  195. 1:24:31

    Şimdi 90 yaşını geçti. Ama o vakfada girerken üst kapıdan vakfın yerinden girmiyordu ya. Alt kapıdan cemaat sıra bekliyordu. Cemaatle beraber alttan giriyordu. İlk zamanda vakfı da okurdu. vakfı da okurdu, hepsini yaptı. Ama ondan sonra ayrıldık. Bizim ailemizden hiç kimse asla Hayder'de, başından beri 20 senedir Hayder'de bizim ailemizden hiçbiri çalışmadı

  196. 1:24:58

    ve hiçbirinin bir yetkisi yok. Niçin? Ya ümmetin malı kardeşim, gelin orada sohbet dinleyelim. bütün müddet kadın erkek doluyor. Bir ayda 178 bin kişi girmiş çıkmış. Bir ayda Haydere 178 bin kişi kadın hocalar, acayip kadın hocalar, devamlı sohbetler. E ben de seviniyorum. E şimdi burası mı gelse? Ayda bir anahtarı aç, cübbeli konuşsun, anahtarı kapatsın Ercan Efendi,

  197. 1:25:28

    çıkalım gidelim, burası bir ay tozlansın. İş mi yahu? Babanın şifri mi yahu? Ki buranın da demirinde, çivisinde, bu külliyenin yapımında da Fikret amca Allah şifa versin. Nasıl durumu? Selamı var hocam. Nerede? Bakalım işte, ziyaret edinmemiz lazım. Fikret amcamız, o da buranın müsebbiplerinden arsayı o ayarladı falan.

  198. 1:25:51

    30-35 sene sonra müftüler bize men etti, camileri engellediler, bütün camileri kapattılar. Akşam namazından camiyi kapattı müftü. Millet akşam namazından girmesin, girerse cübbeli de gelir sohbet eder diye. Akşam namazından, Molla Arap Camisi'ne akşam namazını kıldırmadı bize hain müftü. Kaç sene var?

  199. 1:26:13

    35. Sen çocuktun. Sen hatırlıyor musun? 93'ü diyor. Ben bu bursada neler çektim yahu? Ben bu bursada çekmediğim çile kalmadı. Her dakika bir yere gidiyor. Onu uyanıyorlar, öbür camiyi kapattırıyorlar. Neyse sonunda burayı yaptı. Buranın da çivisi de demir de, babamın çok yardımı var. Fikret amca onu hatırlıyor, ben unuttum da.

  200. 1:26:40

    İlk malzemeyi demirleri falan hep o gönderdi diyor. Dolayısıyla veren ele olmak lazım. Milletten toplanılan, paralanılan ahkam kesmemek lazım. Şimdi dernekçiliklerin, vakıfların bir kısmında, hepsini tenzih ederim, bir kısmında maalesef hocaların kendileri, akrabaları, çocukları vesaire bu olmaz. Sen Allah için hizmet et, maaşını alıyorsan al.

  201. 1:27:09

    Maaşını al, maaşın helal. Sana iyi maaş versinler, versinler. Ama şimdi binayı karının üstüne yapılır mı yahu? Bak şimdi bir tanesi öldü, bina karısının üstünde kaldı. Şimdi rüyada birisi gördü, mahvoldum kabirde diyor, ne yapacağım şimdi diyor. E ne yapacaksın şimdi? Bizim Celal Hoca'nın bir lafı vardı rahmetli yani.

  202. 1:27:34

    Rize'de ben okurken Rasul Hoca'nın abisi, yani abisi sayılır, yaşlıydı ondan. Celal Hoca öyle derdi, kabir sıkıştırması çok fena dur derdi. Sizi Celal Hoca da kurtaramayacak derdi. Yani cübbeli sana ne yapsın şimdi? Bas bas bağırıyorsun mezarın ateş dolmuş. Ben binayı emanet, işte bak ben hep dualarımda ne diyorum?

  203. 1:27:58

    Ya Rabbi üzerimizde en ufak bir emanet varken öldürme bizi ya Rabbel Alemin. Emanetleri haklılarına, müstehaklarına, vasiyetlerimizi yaparak emanetleri teslim ederek ölmek nasip eyle ya Rabbi. Ya çocuklarım hoca olmadı diye, yani birkaç tanesi oldu da, işte şey ettik, noterden bile gittim elli bin cilt kitap, şu anda milyarlara alınmaz,

  204. 1:28:27

    elli bin cilt kitap onları da ben ne yaptım? Satmasınlar, etmesinler. Halbuki onu ben kendi paralarımla aldım çoğunu. Ondan sonra tabii hediye de var. Bunları da ne yaptım? Noterden vakfettim. Bir insan ölmeden evvel bunları düşünmesi lazım. Üzerinde bir emanet bırakmaması lazım. Sonra ahirette rehin kalırsın.

  205. 1:28:49

    Tutsak kalırsın. Borçlular konuşamaz. Vasiyetsiz ölenlere izin verilmez. Ölülerle ziyaret edemez. Ölülere konuşamaz. Anladın mı? Onun için arkadaşlar, onlar için ahirette ne var? Ancak ateş var. Vehabita, mahvoldu. Ma o şeyler ki sana'u yaptılar fiyadünya. Dünyada yaptıkları namaz, oruç, hac, zekat, ibadete madem ki niyetlerine dünyayı karıştırdılar.

  206. 1:29:21

    Maksatlarını dünyanın ziynetine ulaşmak yaptılar. Dünyada yaptıkları ameller, sevabı silindi. Ve batılın boşa gitti. Mâ kânû ya'melûn. Onların amel ettikleri şeyler. İşte bu ayet-i kerimeler Hud Suresinin 15. ayetiyle. âyetiyle on altıncı âyet-i kerimesini size izah etmiş oldum.

  207. 1:29:50

    Şimdi bu âyetin tefsirinde birkaç tane mânâ var. Önemli, o İmam Zahhak'tan rivayet edilen mânâ çok önemli. Diyor ki, yani tabi bu hadis-i şeriflerde de geçiyor. Bir adam Takvâya riayet etmezsen namaz, oruç, hacca, kert gözüküyor ama haramlardan sakınmak yok.

  208. 1:30:20

    Şimdi böyle de Müslüman çok. Demin ne dedim, haç, ömreyi, su yolu yapmışlar ama su gibi de zina edenler var. Hâlâ ömreye gidiyor, hacca geliyor, tövbe etmiyor adam ya! E şimdi bu durumda Dünyada ona mükafatlar verilir. Mesela Sıla-i Rahîm yaparsa dilenciye dilenciye Efendim yardım yaparsa, yaramuzların zorda kalmışa merhamet edip yardım yaparsa

  209. 1:30:52

    mine âmâ li'l-biri yec'ûn hac yu'llâhu sebebu amelî fî d-dünyâ. Şimdi Allah bakıyor ki bu adam salih ameller yapıyor. Yapıyor ama takvâ yok. Gösterişten sakınmak yok. Riyadan kaçınmak yok. Her haram var. E ben de yaptığı namaz, oruç, hac, zekâta işe vereceğim. E ahirette de bunun amelleri boşa gidecek.

  210. 1:31:18

    Gösteriş girdiği için Allah rızası da olmadığından Allah rızasını karıştırdığından ben diyor buna diyor dünyada amelinin karşılığını vereyim. Yani Allah adil-i mutlaktır. Boş çevirmez. Ne veriyor? Ne veriyor? Yüvessevâ aleyh-i fil-mâişe Geçimine bolluk verir. Ver rızkı, rızkına genişlik verir. Ve rızkına Ondan sonra ve yukûrû ânehu fî mâ kavvelehu

  211. 1:31:45

    Çoluk çocuk verir, eş verir, torunlar, dost balar Çoluk çocuk sevindirir, gözünü aydın eder, mutlu, mesut yaşar. Veyet fevânü min bikârîd dünyâ Efendim efendim, ne kadar iyi ne kadar iyi amel yapıyorsa görünüşte dünyanın işte istenmedik bela, musibetlerinde ondan def eder. def eder. Ama ve leyselâhu Ama fil âhiretî min nasîb.

  212. 1:32:05

    Ahirette nasibi yok. nasibi yok. Eyvah! Esas nasip nerede lazım? Burası zaten bitti. Eyvah! E burası zaten bitti. E gittin ebedi ahirette, sonsuz hayat. Ondan sonra ne yapacak? Zengini çağıracak. Ne yaptın? Ya Rabbi şöyle hayır yaptım, sadaka verdim. Mallar verdim, cami yaptım, çeşme yaptım, köprü yaptım.

  213. 1:32:25

    Kezep de yalan söyledin. Kim için yaptın bunları? Ya Rabbi senin için. Kezep de yalan söyledin. Sen ne kadar cömert adam desinler diye yaptın. İnsanlar da dediler dünyada da sana da yedirdim, içirdim. Şimdi ahirette nasibim yok. Atın bunu cehenneme. Mesele bu. İlim okutan hocayı da çağırırız. Ne yaptın?

  214. 1:32:52

    Ders okuttum, Kur'an okudum. İnsanlara vaaz ettim, şunu yaptım, bunu yaptım, şunu yaptım, şunu yaptım. Kim için? Senin için yaptım. Kezep de yalan söyledin. Ey benim meleklerim, tutun bunu cehenneme. Sen alim desinler, takva sahibi desinler, hoca, sofi, derviş, evliya zannetsinler diye yaptım. Bunu da dediler zaten.

  215. 1:33:12

    Milletten alacağını aldın, benden alacağın yok, Allah buyuruyor. Harpte ölen bile gösteriş için gitse harbe, o bile şehit olamaz. Ve harpte öldüğü halde cehenneme gidecek var. Neden? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemle beraber harbe gelmiş. Tabi münafıklık var, gösteriş var vesaire, o sahabeden sayılmıyor.

  216. 1:33:34

    Sahabeden sayılmıyor ama görünüşte sahabenin arasında. Resulullah ne buyurdu? Ben onun üzerinde cehennemlik alameti görüyorum. Sallallahu aleyhi ve sellem bir takip ettiler, işte baklar ganimet malından aşırmış veya birisi intihar ettirir kendini, böyle birkaç tane kişi hakkında hadis var. Demek ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ordusunda bile olsan,

  217. 1:34:01

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sahabesinin içinde bile olsan, niyet Allah rızası değilse, zaten o zaman sahabeden de sayılmazsın çünkü Allah rızası olmayan nasıl Müslüman olur? İşte o zaman ahirette nasibin ancak ateş olacak. Onun için Müslümanlar çok korkmamız lazım, çok. Bir şeyler yapıyoruz, yaptıklarımızı da yani ee kabul ettirebiliyor muyuz?

  218. 1:34:28

    Bilmiyoruz. Onun için İbn-i Abbas adlıyalıhanümevva bu ayetin tefsirinde ne buyuruyor? Bazı insanlar görüntüde güzel amel, namaz güzel amel değil mi? Oruç güzel amel değil mi? Ömrüye gidiyorlar devamlı, güzel amel değil mi? Güzel emel değil mi? Cami yaptırıyor, güzel emel değil mi? Hastane yaptırıyor, çeşme yaptırıyor, tamam.

  219. 1:34:52

    Akrabasını ziyaret ediyor. Yardım veriyor fakirlere, yetimlere, dullara. Darul aceze yapıyor, darul eytem yapıyor, bunlar hasenattır. Ama diyor, Hurmanın, çekirdeğinin zarı var ya böyle bir şey, kabuk atar. O zar kadar bile Allah zulmetmez, haşa. Herkese yaptığının karşılığını verecek. Salih amel işliyor ama dünyalık karşılık bekliyor.

  220. 1:35:27

    Halbuki sırf Allah'tan sevap ve rıza beklemesi lazımdır. Mesela ne gibi diyor? Gece teheccüd kılıyor. Allah Allah, uykudan kalkmak en zor zaman. Uykudan fedakarlık. Ya gösteriş öyle bir şey ki gösteriş için 40 sene teheccüd kılıyor adam ya. Niye? O saatte kalkacak, rahat uykusunu bozacak, niye millete mesaj atacak?

  221. 1:35:57

    Arkadaşlar teheccüd kılmayı unutmayalım falan. Ulan zaten uyanıksa kılıyor. Uyuyorsa zaten görmüyor. Sen bu mesajı niye attın? Senin mesajınla uyanacak değil. Sen bu mesajı niye attın? O teheccüd kılmasa da ertesi gün görsün vay adam 3'te bile ayakta ya. Nereden giriyor, nereden çıkıyor ben anlamıyorum bu bu şeytan, bu iblis ya.

  222. 1:36:22

    Deldiriyor, zırhı deldiriyor, geçiriyor yani. O zaman, La ya'maluhu illa lil'timasid dünya. Ha, adam Allah için yapıyor da, arada içine bir şey geldi, kendini beğenme geldi, biri de onu met etti. o da bir sevindi falan. Bunlardan hepten Allah adamın ecrini zayi etmez. Allah o kadar da yani kuluna merhametsiz değil haşa.

  223. 1:36:51

    Anasından babasından çok acı. Ama adamın niyeti dünyalık. Bu başka. Yani Allah için bir amele başlamışsın, arada da biri seni met etti, sen de Allah razı olsun dedin yani. İçine de insanın bir sevinci gelebiliyor yani. Müslümanlar da benim güzel amelimi beğenmişler falan. Bu olan yani bu kadar bir şey, bu şirk değil.

  224. 1:37:14

    Yani bu adamı dinden çıkartmazlar, bu rüya da sayılmaz. Çünkü sen o amele başlarken kim için başladın? Allah için mi başladın? Dünya niyetiyle mi başladın? Bunlar dünya niyetiyle girmiş işin içine. Ondan sonra güzel ameller yaptılarsa Mevla buyuruyor ki, Ya kulullah ve fiillezil temesefid dünya minel mes'abe

  225. 1:37:36

    Şimdi ona da ben karşılık vereceğim. Çünkü ibadet yaptığı, zahirde güzel olan bir amel yaptığı işi harap da olsa yine ben ona bir şey vereceğim. O zaman nerede vereyim diyor? Madem dünya beş para etmez, dünyada vereyim diyor. Anladım. Ve habidu amelüllezil kâne amelültimaset dünya Ama dünyalık kastıyla yaptığı güzel amellerin sevabı mahvoldu gitti.

  226. 1:38:01

    Ve huve fil âhirati O ahiretten olacak. Minel khasirin En büyük kusrana düşenlerden olacak. Şimdi Mesela kafirlerin de bazı yaptıkları güzel ameller var. Adam kafir Bakıyorsun Gazze'dekilere acıyor. Şu anda mesela Gazze'ye yardıma giden filoda gemi filosunda birçok kafirler var. Orada onların ölüm tehlikesi var mıydı?

  227. 1:38:35

    Vardı. Gemiyi bastılar mı kaç kere? Basıldılar. O ilk Mavi Marmara'da da kaç kişi şehit oldu? Orada da gavurlar vardı. E şimdi gavuru da orada Yahudi öldürseydi gavurada şehit demeyecektik herhalde. Demeyecektik ama e şimdi bu adam da Gazze'deki Müslümanın yardımına yetişmek için canını tehlikeye atmış senin benim gibi hacı hoca korkmuş o kalkmış çıkmış.

  228. 1:39:01

    İspanyollardan dolu adam girdi bu işe. Bu yola. E şimdi o zaman e Mevla bunun ecziniza etmez. Ama bu da cennete giremez imansız olduğu için. Ne yapacak Mevla? İşte o zaman ona da cehennemde bilen azabını çok hafif yapacak. Mesela cehennemde her kafirin azabı bildiği zalim kafirle mazlum kafire ikisi de kafir ikisi de cehennemlik

  229. 1:39:29

    ama zalim kafirle mazlum kafire aynı azap eder mi? Adaletine yakışır mı? Çömert kafirle cimri kafire aynı muamele yapar mı? Çünkü çömert kafir demek sağına soluna yedirmek. sahana sona yedirmiş. Onun için burada bir hadis-i şerif bu konuyu izah ediyor. Annenesi ibn-i Mâlikun adıyallâhu anh, bu hadis-i şerifi Ahmet ibn-i Hanbel Müsnedîn'de ibadet ediyor, Müslim-i Şerif'te var.

  230. 1:39:54

    Artık zaten öbür kaynaklarda söylemeye lüzum yok. Ahmet ibn-i Hanbel'de, Müslim'de varsa zâne öbür kaynaklarda tabii kuvvet olur, ayrı devam. Kâle kâle Resûlullâhi sallallâhü teâle'hü sellem Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlar ki İnne Allâhe lâ yazdımul mü'mine hasene yurtan aleyhâ fil dünyâ ve yusâbü aleyhâ fil âkır.

  231. 1:40:19

    Eğer imanı varsa, ehl-i sünnete göre itikadı düzgünse ve niyeti de Allah rızasıysa en ufak yaptığı bir güzel amelin bile Allah karşılıksız bırakmaz. Karşılıksız bırakmayı Allah zulüm sayıyor. Halbuki zulüm başkasının mülkünde tasarruf eden Allah Teâlâ'ya sevap vermese de zalim olmuş olmaz, haşa. Çünkü biz O'nun kullarıyız, bizi O'nun ibadet için yarattı.

  232. 1:40:44

    E biz zaten sevap için ibadet etmiyoruz. Allah rızasıyla ibadet ediyoruz. Sevabı Rabbim lütfediyor, vaad ediyor, fazl-ı keremiyle veriyor. O ayrı bir mesele. Onun için asla hasenesini karşılıksız bırakmaz. Dünyada da verir, ahirette de sevabını verir. Ama ve emmel kâfiru münafıksa, kâfirse, muraise sırf gösteriş için salih amel yapıyorsa

  233. 1:41:12

    onun yaptığı güzel görülen amellerinin karşılığı dünyada ona Allah yedirir, içirir, yaşatır. Çok nimetler verir. Ama ahirete gittiği zaman ne olmaz? O hasenatın bir karşılığı olmaz. Sevabı olmayınca da onunla cennete giremez. Çünkü cennete girmesi için mizanda sevap tarafında hasenat koyulması lazım.

  234. 1:41:40

    Hasenat boşa gitti. Güzel amellerin karşılığı dünyada verildi. Sana dünyada denilen denildi. Seni de maksadın cömert densin, hacı densin, hafız densin, derviş densin, mürüvvetli adam, ne iyi adam falan bunları aldın. Burada alacağın yoktur. Buyurulmaktan Allah cümlemizi muhafaza eylesin. Bu ayetin tefsirini okuyun dedim.

  235. 1:42:08

    Özellikle 147. sayfadan başlayın dedim. Herhalde 184'e kadar yani ne demek istedim? 30 sayfa bu iki ayetin tefsiri 30 sayfa. Büyük sayfalar bunlar, uzun sayfalar. Bu büyük sayfalarla 30 sayfa, Ruhul Hürkan tefsirin 20. cildi. Mutlaka evinizde, ocağınızda, derneğinizde, vakfınızda bulunsun. Bütün ciltleri bulunsun.

  236. 1:42:37

    19 cilt ahıska yayınlarında mevcuttur. Bu 20. cilt yeni çıkmış. Bu 147 ile 187 arasında öyle hadis-i şerifler yazdım. Vakit olsaydı bu gece okuyacaktım. Sabaha kadar bitmezdi ama okurdum. Hadisler burada yazılı. Madem ki Arapçasını yazdık. Kaynaklarını yazdık. Tercümesini yaptık. İzahlarını şeyhlerden yaptık.

  237. 1:43:00

    Allah rızası için Efendi Hazretlerimizin de vasiyeti 15 dakika olsun Ruhul Hürkan tefsirini elden bırakmayın. Her gün okuyun ki Allah en az. 15 dakika en az ha. En az. İşte neden? Yani Rabuta Murakabe'yi söyler gibi bu Ruhul Hürkan tefsirinden de okuyun derdi. 15 dakika oku. Neden? Allah'ın kelamı ya.

  238. 1:43:24

    Ayet, hadis, fıkıh, akaid, tasavvuf hepsi birleşmiş. Nerede bulacaksın bu kadar ilmi bir arada beraber ya? Hakkını bilenler haddini bilenler bunun misli yoktur diye itiraf ediyorlar zaten. Onun için Allah hepimize okuyup amel edip Hazreti Kur'an'ın 6666 ayetinin her birinin tefsirini bilmeyi nasip eylesin.

  239. 1:43:48

    Kafamızda kalmasa da okumayı nasip eylesin. Bize de yazıp bitirmeyi nasip eylesin. Sizlere de okuyup amel etmeyi bize de nasip eylesin. Allah Kur'an'ın her ayetinden nasibimizi büyük eylesin. Çünkü Efendi Hazretleri derdi ki kainatı yaratan Allah'u Teala bu dünyayı yarattı imtihan yurdu yaptı gökleri yerleri melekleri felekleri senin emrine amade kıldı

  240. 1:44:12

    seni de imtihan için yarattı sana da peygamber gönderdi vahiy indirdi kitap gönderdi ve o Hazreti Kur'an Allah'ın mektubudur o Allah'ın mektubu sana geldi sen Allah'ın mektubunu açıp okumadan öldün gittin. Şu anda dünyada 8.5 milyar insan yaşıyor 9 milyara gitmiş. Bunların kaçı kainatı yaratan Allah'tan kendilerine gelen Kur'an'dan haberi var?

  241. 1:44:39

    Kaç tanesi tefsirden hadisten, fıkıhta haberi var? Biz Müslümanlar olarak 2 milyar Müslüman var. 2 milyar öbürlerini konuşma. 2 milyar Müslümanın kaç Allah'ın âyetlerinden nasibi var? Sevgili bir eşin var. Genç yaşta evlenmişsin. Diyelim 18 yaşında evlendin. O yaşlarda tabi tamamen insan çok istekli olur.

  242. 1:45:06

    Gücü de yerinde olur. Çok da sevdiği, beğendiği, aşık olduğu veyahut neyse bir kızla evlendi. Ama 2 sene, 1 sene geçmedi askerlik geldi. Askerlikte o zaman 2 sene, 3 sene, 4 sene. Gitti askere. E şimdi askerden o eşi ona mektup yazdı askere. Veyahut bu yazlık karısına mektup. Bu mektup geldikten sonra, aylarca, yıllarca bakmadan, etmeden bu ne demiş diye düşünmeden

  243. 1:45:39

    hiçbir insan eğer hakikaten seviyorsa, sevdiği biri ise durur mu yahu? E sen Allah'ı ne kadar seviyorsun? Canımdan çok seviyorum. Ya konuşma sahtekar ya. Ya konuşma ya. Allah'ı canından çok seviyorum diyen bir Müslüman bu sözünde samimi ve sadık ve dürüst bir adam ise bu adam nasıl olur da Allah'tan gelen mektubu, Hazreti Kur'an'ı okumadan, tefsirini okumadan

  244. 1:46:10

    Rabbim bana ne buyurmuş? Rabbim bana ne emretmiş? Neyi yasak etmiş? Ne anlatmış? Kurban olduğum Allah'ım. Beni yaratmış, bana göndermiş bunu. Bunu anlamadan, etmeden ölüp gideceğiz. Çoğumuz 40'tan yukarı, 50'den yukarı yaşlarda ölümümüze bu kadar da yaşayacak, olacak adam içimizde yok. Yaşadığın kadar yaşayacak adam kalmamış hemen hemen içimizde yani.

  245. 1:46:35

    Bir yaşadığın kadar bir de ben nasıl yaşayacağım 63'te? Dolayısıyla şimdi nereye gidiyoruz ya? Allah soruyor. Kullarım ben size Kur'an indirdim. Nereye gidiyorsunuz diyor ya. Kur'an'ı bıraktınız. Kur'an'ı bırakanlar bugünkü faturayı öderler. Bugünkü pahalılık, bugünkü enflasyonlar, devalasyonlar, bugünkü terörler, bugünkü iç savaşlar, dış savaşlar,

  246. 1:47:01

    İslam alemindeki bu belalar, bu sıkıntılar. Memleketimizde vs. İslam memleketlerinde. Neden? Neden huzur yok? Çünkü şeriat yok. Çünkü Kur'an hükümleri tatbik edilmiyor. Çünkü Allah'ın emirleri yürürlükte değil. Ve mena raza'n zikri. Beni anlatan Kur'an'ımdan kim yüz çevirirse fe inne lehu mâ iseden bankâ.

  247. 1:47:25

    Yüz çevirmek, böyle tarafa dönüp sen Kur'an burada, ben burada. O demek mi? Okumayan yüz çevirmiştir. Fe inne lehu mâ iseden bankâ. Dünyada onun geçimini dar edeceğim. Hayatını bunalımlı edeceğim. Ona huzur yüzü göstermeyeceğim Allah buyuruyor. Ve nahşurû yevvel kıyamete âmâ. Kıyamet günü de onu mahşere kör olarak haşredeceğim.

  248. 1:47:53

    Mahşere kör olarak çıktığı zaman gâle diyecek. Rabbimi haşredeni yâ mâ vıket güntü basıyra. Ya Rabbi beni niye bu mahşere kör olarak çıkarttın? Ben dünyada çok iyi görüyordum, iğnenin deliğinden ipliği geçiriyordum. Mevla ne cevap verecek? Gâle kezâlike. İşte sana böyle yaparım. Etetke âyâtünâ fene sîtâ.

  249. 1:48:14

    Ayetlerimiz geldi sana. Kur'an'ımız geldi sana. Fene sîtâ. Sen onu unuttun, onları terk ettin. Tarafına bakmadın, sohbetlere gitmedin, ilim meclisine iştirak etmedin, tefsir, hadis okumadın. Vekezâlike liyumetûse. Okumak da yetmez. Bir de amel edecektin.

  250. 1:48:32

    Şimdi bugün de sen cehennemde terk edilirsin. Terk edileceksin. Onun için arkadaşlar, Hazreti Kur'an'la aramızı iyi tutalım. Hazreti Kur'an'dan büyük şefaatçi ahirette yok. Melekler de ondan üstün değil. Peygamberler de Kur'an'dan üstün değil. Kur'an Allah'ın kelamıdır, sıfatıdır. Allah'ın sıfatıdır ve mahluk değildir.

  251. 1:48:57

    Peygamberler de sonradan yaratılmış. Melekler de sonradan yaratılmış. Kur'an yaratılmış değildir. Allah'ın kelam sıfatının eseridir. Dolayısıyla Hazreti Kur'an'dan büyük şefaatçi yoktur. Okuyalım, okutalım, dinleyelim, dinletelim. Bu sohbetlerde de hep ayet, hadis okuyan, konuşan ilim meclislerine katılalım.

  252. 1:49:18

    Böylece Allah'ımızın Kur'an'ından şefaatine nail olmak için niyazda bulunalım. Rabbimiz tebarek eden Hazreti Kur'an'ı, işte oruç geliyor. Bir oruç şefaat edecek, bir Kur'an şefaat edecek. Oruç diyecek ya Rabbi gündüzleri aç susuz bıraktım, bana şefaat hakkı ver. Mevla izin verecek. Mahşerde herkes tıkanmış elli bin sene, şefaatçi gelmezse kurtaramıyoruz.

  253. 1:49:46

    Kur'an şefaat isteyecek. Ya Rabbi, ben bu kulunu geceleri uykusuz bıraktım. Ne demek? Gece kalktı, teheccüd kıldı, Kur'an okudu, Yasin okudu, Mülk Sûresi okudu, Vakıa Sûresi okudu, Seyze Sûresi okudu, Duhan Sûresi okudu, Hatim yaptı Ramazan'da vesaire. İlla Ramazan'da şart değil ama Ramazan'da eftal.

  254. 1:50:09

    Ya Rabbi bana şefaat izni verirsin. Mevla da buyuracak, ey Kur'an sen benim kitabımsın, kelamımsın. İstediğine istediğin kadar şefaat edebilirsin diyecek. Gelip Kur'an seni elinden tutacak. Ama senin, ne demiş, tarlada yüzü olmayanın harmanda yüzü olmaz. Senin gece kalkıp Kur'an okuduğun var mı? Ramazan'da hatimlerin var mı?

  255. 1:50:35

    Ramazan yaklaşıyor, Kur'an ayı geliyor. Şaban ayı ondan aşağı mı? Şaban ayında Kur'an ayı. Öyle buyurdu Şaban ayı. Dedi ki, Ya Rabbi, Recep'i kendi ayın yaptın. Ramazan'ı ümmetin ayı yaptın. Şaban'da bana ne verdin? Allah Teala buyurdu ki, ben de sana Kur'an'ı verdim, Ramazan'dan önce Kur'an hatimlerine başlasınlar.

  256. 1:50:59

    Mesela şimdi bütün millet Ramazan'ı bekliyor, mukabeleler için, hatimler için. Halbuki Şaban'a öncesinden verdi Ramazan'a hazırlık için. Ramazan'a hazırlık. Ne Ramazan'a hazırlık? Adam anca birkaç nohut baklağı alırsa hazırlık onu zannediyor. Sahura biraz kahvaltı alayım diyor. Halbuki Ramazan'ın hazırlığı öncesinden Şaban ayının orucuydu.

  257. 1:51:21

    Bak şimdi Şaban ayındayız. Üç gün oruç tutsa diyor, iftardan evvel en az üç kere salavat okusa diyor, ben ona şefaat edeceğim buyuruyor. Bana kavuşmak isteyen, şefaatime erişmek isteyen, üç gün olsun Şaban ayı benim ayımdır, benim ayımda oruç tutsun buyuruyor. Bak on üç geçti, on dört geçti, on beş geçti, beraat gecesinin günü orucu.

  258. 1:51:46

    Ne kadar önemliydi? Kaç kişi tuttu? Hazırlık oruçla olur, namazla olur, Kur'an'la olur, ibadetle olur. Ramazan-ı Şerif geliyor. Hazreti Kur'an'ın şefaatini isteyenler onu okusunlar, tefsirini okusunlar, manasını anlasınlar. Yoksa sana Allah'tan mektup geldi, o mektubun manası bu tefsirde yazıyor. E sen Rabbim bana ne buyurduğu anlamadan ölürsen bu ne vefasızlıktır?

  259. 1:52:13

    Bu Allah'ın kitabına, mektubuna karşı ne büyük bir terbiyesizliktir. Sen hiç mi Allah'ın mektubuna değer vermedin? Sevgilinin mektubunu öptün başına koydun, hemen açtın gereği neyse yaptın, yerine getirdin, ne istediyse gönderdin. E Allah'ın kitabı, mektubu evimizde, musaflarda, kütüphanelerde mi kalacak ya?

  260. 1:52:36

    Onun için Kur'an mahşerden evvel dünyadan kalkacak, kalkacak. Satırlardan da kalkacak, sadirlerden de kalkacak, hafızlar da unutacak. Allah diyen kalmayacak, La ilahe illallah bilen kalmayacak, mahşere yakın, Kur'an tamamen kalkacak. Işte Kur'an kalkmadan evvel bugün Hazreti Kur'an sadirlerimizde, hafızalarımızda, dillerimizde, satırlarda,

  261. 1:53:03

    musaf-ı şeriflerde, manaları, tefsirlerde bugün istifade edelim. Bugün istifade edemeyen öldük asla Kur'an'dan şefaat beklemesin. Ben size Allah için duyuruyorum. Benim vazifem bundan ibaret. Evet, yoğun bakım hastaları var vs. Efendim, onlara dua edelim inşaAllahurrahman. Kardeşlerimiz, şey nerede, derneğin şeyi burada.

  262. 1:53:27

    Evet, Bursa'da Hidayet Derneği, Mahmut Efendi Hazretlerimizin yolunu yürütüyor. Allah Musa Hoca Efendiden, Ahmet Samoğlu Hoca Efendiden vs. Efendi Hazretlerinin rabıtasına sadık kalanlardan razı olsun. Alemdar Mahallesi, 1. Bahçeli Sokak, No 2'de Osman Gazi Bölgesi'nde, Alemdar Mahallesi, 1. Bahçeli Sokak, No 2'de,

  263. 1:53:54

    Musa Yavuz Hoca Efendi, Şura Müceddi Diyeni Mahmut Efendi Hazretlerimizin Bursa Vekilidir. Hidayet Derneği'nde, Hatmi Şerif ne zamanlar oluyor? Her sabah, namazdan sonra. Her sabah namazdan önce, çünkü namazdan sonra işe gidiyor insanlar. Namazdan önce Hatmi Şerifler oluyor. Pazar sohbeti nerede oluyor?

  264. 1:54:15

    Pazar sohbeti burada oluyor, Hoca Efendiler geliyor. Şimdi bunlara önem verelim arkadaşlar. Bakın, ben bu Bursa'ya 45 sene belki hizmet ettim. Fakat maalesef eski ihvanlar, şimdi gelmiyorlar, gelmeyen var vs. O Mehmet Kösece, o kadar ona, o şimdiki İsmail Han'ın vekili, o kadar ona anlattık, dinlettik.

  265. 1:54:36

    Ve lakin adam hiçbir şey anlamadı. Efendi Hazretleri'nin vefatını bekledi. Vefat eder etmez, Efendi'ye rabıta yaparsanız noksan kalırsınız, Efendi'yi bırakın dedi. İlk Efendi'yi bırakın diye sohbeti o yaptı. Bursa'da yapıldı bu sohbet. Gök yere iner yahu. Efendi Hazretleri'ne rabıta yaparsanız nakıtsınız.

  266. 1:54:55

    Efendi emretti, rabıta bana devam edecek. Efendi'nin tam tersine, Efendi'nin beyanının tam tersine, Efendi'ye rabıta yaparsanız eksik kalırsınız dedi, Efendi'yi terk edin dedi. Ve bu adam, şimdi Mahmut Eren'i getirmiş geçenlerden beri, bir de baktım, Bursa dolmuş. Ya bu Bursa hiç mi laf anlamayacak ya?

  267. 1:55:13

    Ben bu Bursa'dan bir şey anlamadım ya. Ya Türkiye'nin her yerinde bunların ne cemaati kaldı, ne talebesi kaldı, hiçbir şey kalmadı. Bu Mehmet Kösece'nin peşine takılmışlar. İzâ kânel hurâbu delîle kavmîn se'etîm ile arzul ciyâfî derdi Efendi Hazretleri. Karga bir kavmin delili rehberi olursa onların burnu leşten kurtulmaz.

  268. 1:55:34

    O da almış Mahmut Eren'i getirmiş. Mahmut Eren kim? Medresede incir koyan adam ya. İncir koydu mu şeye ya? Derse karşılıklı. Mahmut Efendi Hazretleri ne buyurdu? Buyurdu ki, ya Halis Aydemir mi gelince artık terk edeceksiniz ya? Siz onda da terk etmezsiniz. Vardır bir hikmeti dersiniz, Mehmet Kösece'nin iş mâlânı dersiniz.

  269. 1:55:56

    Onu da dinlersin. Şimdi Vehhâbinin en büyüğü gelmiş, sahte şeyhi ziyaret etmiş, sevinerek resim paylaşıyorlar ya. En büyük Vehhâbileri ağırlıyorlar ya. Diyorum size kaydı gitti gidiyor. Allah ıslah etsin. Allah hidayet etsin. Allah tevbe nasip etsin. Efendi Hazretleri bu adama medrese verilmez demiş.

  270. 1:56:14

    Ey vah önü açılacak diye Efendi Hazretleri bu şekilde vah etti ya. Bunu insanlar duydu, ben duydum. Efendim buna medrese verilmesi ben duydum ya kulağımdan ya. E şimdi bu adam Bursa'ya geliyor ve bir tutam sakallı sarıklı ihvanlar böyle hiç şuursuz bir şekilde yahu senin mürşidin Mahmut Efendi Hazretleri'nin vasiyetleri var, nasihatleri var.

  271. 1:56:39

    50 sene bu fakir yanında durmuşum. Ben sana yalan yanlış konuşur muyum? Bu kadar hocaefendiler, şahitlerim var. Allah ıslah etsin, hidayet etsin. Bursa'dakiler bu sohbetler, buradaki pazar sohbetleri haricinde hadm-i şerif için ve sohbetler için mutlaka demin tarif ettiğim Hidayet Derneği Musa Hoca Efendi'yi bulsunlar ve hadm-i şeriflerine, derslerine

  272. 1:57:02

    devam etsinler, derslerini de o şekilde değiştirsinler. Allah-u Teala kaymaktan, caymaktan vesveselere, evhama, şüphelere düşmekten cümlemizi muhafaza eylesin. Amin. Sübhane Rabbiyel Aliyil Alel Vahha. Elhamdülillah Rabbil Alemin. O salatı ve selam ala seyyidil murselin Muhammedin ve ala alihi ve sahibi ve ecma'in.

  273. 1:57:27

    La ilahe illallah ve lillahi'l-hamd. Ve lillahi'l-yâkir. Ve'afu'annahu ve'afu'annahu ve te'abbel minne annekum. Tesemmu'l-alîm. Ya Rahman Rahim, Ya Rahman Rahim, Ya Rahman Rahim. Şu mübarek cemaat-i kadmerkeyle bütün amin diyen, uzaktan, yakından gelen uzaklardan dinleyen, amin diyenler her bir ellerimiz şu saati affeyle, mağfiret eyle.

  274. 1:57:47

    Boyunlarımızı cehennemden azat eyle. Hazreti Kur'an'ın şefaatine mazhar eyle. Şikayetinden muhafaza eyle. Yavrularımızı terbiyeden aciz kaldık, hayırla ıslah eyle. Evde, ocakta, namazsız, abdestsiz bir fert terk etme Ya Rabbi. Kurban olduğum sana Allah'ım. Yavrularımızı, torunlarımızı bizden ziyade ehli sünnete sahip eyle.

  275. 1:58:09

    Bizden ziyade namazına, abdestine daim eyle. Ya Rabbi gözlerimizi açık gönderme Ya Rabbi. Kurban olduğum sana Allah'ım. İslam vatanlarının memleketimizi iç savaştan, dış savaştan muhafaza eyle. Bu enflasyonu düşür, pahalılık durumunu izale eyle. Bir an önce ekonominin düzelmesini nasip eyle. Ya Rabbi Gazze'ye yardım eyle, Filistin'e yardım eyle, Somali'ye yardım eyle.

  276. 1:58:32

    Ya Rabbi kurban olduğum sana Allah'ım. Ya Doğu Türkistan'a yardım eyle, Sudan'a yardım eyle, Yemen'e yardım eyle. Esir kamplarındakileri Doğu Türkistan'da halas eyle. Ya Rabbi beni İslam hapishanelerindeki bütün esirleri, tutsakları halas eyle. Bir an önce Ramazan-ı Şerif'e kadar kapıların tam açılmasını, Müslümanlara yardımın tam ulaşmasını nasip eyle.

  277. 1:58:55

    Yardım edenlere yardım eyle. Ya Rabbi yolunda devam, sabah, istikamet nasip eyle. Kaymaktan caymaktan muhafaza eyle. Cennetinle cemaline müşerref eyle. Rıza-ı Şerif'inle, vuslatinle mes'ul eyle. Sana kavuşacağımız günü en hayırlı günümüz eyle. Son nefesimiz en hayırlı nefesimiz eyle. Son sözlerimiz en hayırlı sözlerimiz eyle.

  278. 1:59:17

    Ahir kelamlarımızı Kelime-i Tevhid ve Kur'an-ı Mecid eyle. Cümlemizin ahir kelamlarımızın Kelime-i Şehadet olması için buyurun. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlü. Bu Kelime-i Şehadeti kolaylıkla okuyup ölmek... okuyup ölmek nasip eyle. Kelime-i tevhid ki buyurun.

  279. 1:59:42

    La ilahe illallah Muhammedun Resûlullah. Kelime-i tayyibe-i münciyesini hiç zorlanmadan rahatça okuyup ölmek nasip eyle. Ahir kelamı tevhid olan cennete girdi müjdesine nail ve dahil eyle. Amin amin. Bir hürmetli Allah'a ve Yasin. Ramazan şerifte de buluşmak nasip eyle. Bu ki cemaatlerinde yardımcılığını ziyade eyle.

  280. 2:00:05

    Maniyle nizale eyle. Allah yoldaki gayretlerimizi mübarek eyle. Meşru merzimi vesireyle. Riya yapmaktan, gösterişe kaçmaktan cümlemizi muhafaza eyle. Allah'ım hiçbir amelimizi deriya karıştırma ya Rab. Desinler beğensinler düşündürme ya Rab. Senin rızandan başka bir gaye edindirme ya Rabbel alemin. Ahirette amelleri haptolmaktan, ya Rabbi güzel amelleri

  281. 2:00:29

    ahirette boşa çıkmaktan muhafaza eyle ya Rab. Kurban olduğum rezil rüsva etme ya Rabbel alemin. Muhammed. Ya Rabbi hastalara acil şifa. Ya Rabbi dertlilere deva. Lütfiye teyzemiz yoğun bakımda kanser hastaları şifalarını, devalarını takdir eyle. Ağrılarınızı izale eyle. Ya Rabbi hayırlı, uzun ömürlü saadet ve afiyetle müşerref eyle.

  282. 2:00:53

    Ecelleri gelene kadar ağrılardan, sancılardan bir Ya Rabbi bir hitap düşürme ya Rabbi. Rahmetinle muamele eyle. Bütün hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda, şahaneyle, Borçlulara eda, ihsan eyle. İşsizlere hayırlı işler bulmak işsizlere hayırlı işler bulmak nasip eyle. Eşsizlere hayırlı işler buldur yâ Rabb'el âlemin işler ve yâ hayrun nasirin.

  283. 2:01:12

    Şuraya gelen şu anda amin diyen. Hiçbirimiz işe kıymet mahrum çıkartma yâ Rabb'i. Derdine derman yaratmadık, dertli bırakma yâ Rabb'i. dertli. Bırakma ya Rabbi. Günahkar çıkartma ya Rabbi. Günahkar çıkartma yâ Rabb'i. Af olarak dağılmak nasip eyle. Affı olarak dağılmak nasip eyle. Amin amin. Ve hürmete Amin amin.

  284. 2:01:26

    Ve hürmeti duaha ve yâsin. O sallallâhu boğa ve yasin. O sallallahu aleyhi ve sellem Muhammedin ve alihi ve sahibiyye selleme teslimen kesilir. Elhamdülillah Rabbil alemin. Gazze'nin kurtuluşu için, Filistin'in halası için, Büyük Türkistan başta olmak üzere İslâm coğrasında, esir kamplarında, hapishanelerde inim minim miniyen ehl-i sünnet Müslümanların kalâsı için

  285. 2:01:46

    bir an önce kâfirlerin, zâlimlerin kat ve perişan olup Müslümanların aziz olması için Fâtiha şerifene niyetli okunsun onun için el-Fâtiha