26:15 / 1:36:56

  1. 00:00

    Bismillahirrahmanirrahim Kıymetli kardeşlerimiz, söz verdik geldik, Allah'ım bizi muvaffak etti, fakat doktorlar bana bugün dediler ki bir ay kadar hiç insanların içine çıkma, cemaata çıkma dediler, fakat tabi ben sizi Fakat tabi ben sizi çağırdım, ettim, uzaklardan yukarıdan geldiniz. Onun için iki-üç metre bu mesafeler şimdi çok lazım oldu.

  2. 01:05

    Yani bunları yaptık, baştan ben üzüldüm, cemaat uzakta kaldı diye. Lâkin şimdi bunların lüzumu arttı. Bizim ciğerlerimizde tabi zaten türe şeyi var, hâlâ geçmiş değil. Onun için benim yani durumum, yanlış anlamayın, hepinizle de musafahat etmek istiyorum, sarılmak, kucaklaşmak istiyorum, fakat pabuç pahalı.

  3. 01:29

    Şimdi bu, birkaç senede bu hizmetleri bitirelim de gidelim mi, yoksa uzun süreli hizmet yapalım mı? Buna bir karar verelim. Eğer uzun süreli hizmet yapacaksak, bundan sonra bizim mecburen gittiğimiz yerlerde 2-3 metre usulüne riayet etmek, pek yanaşmamak, çünkü benim immi mimmi bilmem ne diyorlar, bağışıklık sistemim düşük.

  4. 01:56

    45 senelik şeker. Kalp, damar, şahit damar her yer tıkalı. Bir de şimdi ciğer sorunu çıktı, cerepeyi düşüremiyoruz. Bir aydır hastaneden yatıyorum, çıkıyorum, düşüyor, kalkıyor, kısır döngüye girdik, düzelemiyorum yani. Bunun da sebebi bağışıklık sistemim düşük, uykum az, istirahatim az, vazifelerimi devam etmeye çalışıyorum.

  5. 02:23

    Ama bugün dediler ki biz bir ay insan içine çıkma. Ya ben Bursa'da böyle insanlar geliyor, ben nasıl çıkmayayım Bursa'ya dedim. Onun için yine geldim, bak şekeri düşüremiyoruz. Kortozon ilaçları başladılar. Kısır döngüye girdik. Bu sefer şeker 470'le geldim. Şu anda 470. Başkası olsa komaya girer. Ben şu anda geldim, size sohbet ediyorum.

  6. 02:51

    Bunu size feda olsun. Allah Rasûlü'ne feda olsun. Ben size kurban olayım. Ama bu hizmetleri devam ettirmek için anlayışlı olalım. Allah razı olsun. Eskisi gibi yakın konuşmalar yapamayacağız yani. Aksi takdirde birkaç kişiyi dinleyelim derken sohbetler, dersler kalacak, kitaplar kalacak, hizmet kalacak.

  7. 03:10

    Allah rızası için. Yanlış anlamayın beni ya. Allah rızası için ya. Biraz anlayışlı olun. Hepinizle görüşmek istiyorum. Siz beni bilmiyor musunuz? Ben saatlerce oturuyordum sizler. Ama şu anda pabuç pahalı. Bu bir ay, iki ay çok kritik. Hem sohbetleri bırakmayalım, dersleri bırakmayalım, hem de yeniden üstüne üstüne enfeksiyon kapmayalım.

  8. 03:36

    Mevzumuz bu. Çünkü biri bitiyor, biri başlıyor, biri bitiyor. Buna ciğer dayanmaz. Zaten bağışıklık çökük yani. Anladınız mı? Ne anladınız? Bu, ne dedik şimdi bu, ne değirmeni dedi, sordu, biz ne dedik? Biz ne dedik? Dedik ki bu, su değirmeni. Siz de dediniz ki, anladınız mı? Anladınız. Ama tekrar derseniz ki, bu dedik ne değirmeni?

  9. 04:06

    Yel değirmeni. Yel ne demek? Rüzgarla dönüyor. Taneleri öğütüyor mu? Öğütüyor. Buğda çıkıyor mu? Çıkıyor. Mısır'ın ne oluyor? Ne oluyor? Neyle oluyorsa oluyor. E bu değirmen dönüyor mu? Dönüyor. Neyle dönüyor? Yel değirmeni. Anladınız mı? Anladık. Anladım ama diyor, suyu nereden geliyor? Ya sen bunun yel değirmeni olduğunu anladınsa suyunu sorar mısın?

  10. 04:32

    Anladınızsa bir daha Bir daha anlayışlı olalım. Bu yakın mesafe işine biz birkaç aylar devam edeceğiz. Ama gelirim sohbetimi yaparız. İşte bu şekilde biraz muhafazalı gideriz. Ona göre ben de tedbirlerimi artırayım. Mühim olan dersler devam etsin. Ben evden de yaparım. Yapmadın mı? Eve ki çarşamba bir mektubat yaptım.

  11. 04:59

    Mislik okunmamış. İki saat. İki saat bir mektubat dersi yaptım. Felsefecilere, ateistlere, deistlere, felsefeyle iş yapanlara. Öyle bir mektup daha bilgi anlatılmamış. E gittin ne? Yaptım. Ondan evvel perşembe evde yaptım. On ikiye kadar. İki saat bir on beş dakika yaptım. İki saat on beş dakika. Bütün ilimleri ben size cimrilik yapmıyorum.

  12. 05:25

    Kitaplarınızı ahiretten yazıyorum. Efendim sohbetleri dördüncü yılı bitiriyorum. E ruhul furkan yirmiyi inşallah bitiriyorum. Hepsine çalışıyorum. Kendi kitaplarıma çalışıyorum. Ben sizin hizmetçinizim. Sizden tek isteğimiz var. Dua. Dua, dua. İnşallah, rahman. Bir de şimdi Gazze'ye desteklerimizden dolayı YouTube kanalımızı ihtar verdi.

  13. 05:52

    Bildirimlerimizi, şeylerimizi durdurdu, durduruyor. Ondan dolayı iki milyona yaklaşmış kanalımızı Gazze meselesindeki hassasiyetimizden dolayı YouTube'un bilmem nerenin kimin elinde olduğu belli. Dolayısıyla bundan dolayı yeni kanala geçmek zorunda kaldık. Orada da kaç senelik emeğimiz var. On bin lerce saat sohbetimiz var.

  14. 06:15

    Belki binlerce on bine yakın videom var. Bunların hepsi çöpe gitmesin diye. ediyor. Bazı videolarımız milyonlar izlenmiş. Milyonlarca bir tanesi. Bu kadar insanın evine, ocağına, kulağına girmiş bu emri bil maruf. Şimdi onun için bu bir emektir. Bunun büyük bir emek olduğunu, bütün dünya müslümanlarının buna ulaştığını, itikad dersleri, şifa-i şerif dersleri,

  15. 06:45

    mektubat dersleri, kebal günahlar dersleri, bütün perşembe sohbetleri, tergıb-ı terip dersleri, bütün bunların millete ulaştığına şahit misiniz? E bu kapansın mı şimdi? E bir de bunların nakli var. Şimdi bize üç ay ihtar verdiler. Biz o üç ay içinde bu on binlerce, yani binlerce diyelim, on binlerce izlenim var.

  16. 07:11

    Binlerce videoyu buraya geçireceğiz. Geçirmeyi de al buradan, koy buraya. Buna da izin yok. Sana aylık kapasite vermiş, ayda bilmem şu kadar video geçirebiliyorsun. Benim iki ayağımı bir pabuca sokmuş, bana üç ay ihtar vermiş. Ben bu üç ay içinde bu kadar videoyu yeni kanalıma geçirmek. Arkadaşlar harıl harıl çalışıyor, ve lakin kapasiteyi o açıyor.

  17. 07:40

    Bir de bu sıkıntımız var. Onun için, sizden Allah rızası için, madem biz Gazze'ye verdiğimiz destek ve zalimlere yaptığımız reddiye ve dualar, beddualar, Gazze'ye dualar, zorbalara, zalimlere beddualar yüzünden bu duruma düşürüldük. Onun için yeni kanala, Ebrin'in adı Cah'tı, Cübbeli Ahmet Hoca. Ben efendi lafını sevmem kendim için.

  18. 08:12

    Siz ne diyorsanız deyin, Allah kabul etsin. Kendime ben efendi demem. Cübbeli Ahmet Hoca efendi demenin bir anlamı yok yani. Başkaları diyorlar, o diyebilirler. Ben onlara da haramdır demedim. Ama mecbur olduk, yeni isimlerle siz bulamayacaksınız diye Cübbeli Ahmet Hoca'ya bir de efendi koydular onun yanına.

  19. 08:30

    Yani Cübbeli Ahmet Hoca'yı kurtarmış oluyor. O efendiyi koyaraktan. Mecbur olduk. Başka isim daha zor. Millete bunu anlatmak, bu saatten sonra kaç senelik isim. Buna bir Cübbeli Ahmet Hoca'ya ben yapıldı. Eski kanaldan YouTube'a girenler, yeni kanala şu anda efendim, iletişim yapılıyor. Şu anda tabii üçte bir bir kayıbımız oldu izlenimde.

  20. 08:57

    Diyelim normalde iki bin olan dersler canlı. Onu tabii televizyon, radyodan baz alamayız. Onun ne kadar izlendiği anlaşılmıyor. YouTube'dan o anlaşılıyor. Dolayısıyla iki bin olanlar bin beş yüz. Yani üçte iki cemaat yine geri geldi elhamdülillah. Üçte bir orada bir düşünme var. Yani şifa mektubat ortalama iki binken bin beş yüzler, bin dört yüz, bin beş yüzlere geldi.

  21. 09:25

    Buna nimet, şükür ediyoruz. Haftanın zaten kabul saati o çok duada amin var. Normal sohbetler işte yedi bin, altı bin falan, beş bin. Onlar da beş bine falan geldi. Elhamdülillah şu anda daha bizim herhalde yirmi gün oldu. İyi gidiyoruz. Sizlerden Allah rızası destek istiyoruz. Benim YouTube'um yok, YouTube'a girmiyorum diyorsan sen zaten YouTube'a girme.

  22. 09:55

    Hiç o belayı başına sarma. Sen kurtulmuşsun. Ama bu milletin elinde bu cep telefonları, akıllı telefonlar var mı? Birçoğunda YouTube'a girme var mı? Sizin de çoluk çocuğunuzda var mı? Var. O zaman Allah rızası için rica ediyoruz. Bu yeni kanala üye olun. Eski kanalda bir milyon sekiz yüz bin üye vardı.

  23. 10:20

    Bunlar nerede? Şu anda yeni başladık. Kırk bindeyiz. Buraya nasıl çıkacağız? Madem siz bizi kapatıyorsunuz. Bir sekiz yüz idik. O zaman iki buçuk milyonu hedef alalım inşallah. İki buçuk milyon bizi cemaat seven dinleyen yok mu ya? E o zaman hareket. Nerede hareket? Orada bereket. Ne kadar üye olursanız, o üyeliği artırırsanız bundan ne var?

  24. 10:46

    Üyeliğin artmasından bana bir para gelmiyor. YouTube'dan para kazanılıyor. Ama üyelik artmasından dolayı kazanılmıyor. Dolayısıyla benim istediğim ne? Ne istemiyoruz? Para istemiyoruz. Üyelik bedava. Üyeliği artırırsak bizim karımız şu. Üyelisi fazla olanların videolarını YouTube öne çıkarıyor. Yani ne demek istiyor?

  25. 11:14

    Adam başka şeyleri ararken bunu izle diye bizim sohbeti öne çıkarıyor. Bizim için en mühim mesele bu. Bütün dünyanın her tarafından YouTube'a bakarken bizim sohbet öne çıksa bizim konuştuğumuzu çoğu hocası, hacısı konuşmuyor ki. Birçok insan zaten boş konuşuyor. Ayet, hadis okuyoruz. Tam ehli sünnete göre konuşuyoruz.

  26. 11:38

    Onun için bizim sohbetlerimiz millete önerilmesi için, öne çıkarılması için, bildirimlerin gitmesi için. Mesela önümüzdeki Perşembe, tesbih namazı ve gazze için hacet namazına toplanıyoruz. Cuma gecesi. Önce tesbih namazıyla günahları sildirince sonra 12 rekat 40 dakikalık 45 dakikalık hacet namazı.

  27. 11:59

    Secdede 20 dakika en az okuma var. Yani tansiyonu yüksek, başım secdede kalamıyorum diye. Bu mesela ima ile kılar. Şudur budur. Nafile namazdır en nihayetinde. En az 20 dakika secdede kalıyoruz. Birkaç kere kıldık. Şimdi önümüzdeki Perşembe. Bunun bildirimi nasıl gidecek? Sen kanala üyediysen, bir de bildirimini açmadıysan, sana şu gün tesbih namazı var.

  28. 12:25

    Şu gün hacet namazı var. Şu gün şu program var. Şurada şu icazet var. Şurada şu toplantı var. Bu bildirimler sana gelmiyor. Ben YouTube'u olmayanlara konuşmuyorum. Onlar zaten kurtulmuş. Mübarek olsun. Ama madem YouTube'la işin var, mübarek o zaman biraz işin Ehl-i Sünnet'le olsun. İlimle olsun. Sohbetle olsun.

  29. 12:46

    Tesbih namazıyla olsun. Hacet namazıyla olsun. Bursa sohbetiyle olsun. E şimdi İzmir'e inşallah gidilecek birkaç hafta. Gazze için 10 bin, 20 bin kişilik cemaat toplanıyor. İzmir sohbetini duy. Belki oraya gelirsin. Gazze için bütün hocaefendiler toplanacağız. E şinifat camiinde bir toplantı olacak.

  30. 13:04

    Bilmem ne. Bütün bu bildirimlerin size ulaşması için sizin yeni kanala uyu olmanız lazım. Eski kanalda daha size bildirim gelmeyecek. Eski kanaldan daha size ulaşım yok. Benim bunu şu anda anlatmam mühim mi? Mühim. Cemaat nereden duyacak sohbetleri, şeyleri? Nasıl gelecek? Onun için Allah rızası için.

  31. 13:31

    Hepinizin çoluğunuz, çocuğunuz var. Kendinizde YouTube olmasa da çevrenizdeki Müslümanlara bir üye bir üye. Çünkü bunun üyeliğini arttırırsak bildirimlerimiz size ulaşacak. Öneriler de öne çıkarılacağız inşallah. Yeniden eski canlılığına kanalımız kavuşursa bu Müslümanların, ümmetimizin ilim meraklısı sizlerin faydasına olacak.

  32. 13:57

    Burada sizin üyeliğinizden bize bir kuruş fazla para gelmiyor. Dolayısıyla burada parayla ilgili bir konu yok. Bana iftira edenlere Allah lanet eylesin. Allah'ın laneti yalan konuşanların üzerine olsun. Kim konuşursa ben isim vermiyorum. Bana kimse iftira etmesin. Benim derdim dindir. Ben beş söz şekerle buraya Allah için doktorlar gitmediyse ben yine gelirim.

  33. 14:21

    Ama tedbirli olalım ayrı dava. Ama birbirimize Allah için sohbetleri davet edelim, tebliğ edelim. Şimdi önümüzdeki Bursa sohbetimiz 1 Kasım Cumartesi'ye geliyor. Yani ayın ilk cumartesisi birine gelmiş. Biz bir şey değiştirmedik. 1 Kasım Cumartesi yatsı namazını müteakipen. Artık yatsı erkene geliyor.

  34. 14:47

    Ancak bak şimdi Konya'dan Hasan hocamız Allah razı olsun Efendimiz'in en büyük vekillerinden Hasan Arıkoğlu hocamız burada şimdi. Böyle büyük bir cemaatle geldiler. Yani iki otobüs mü geldi? İki otobüs mü geldi? Bir otobüs mü? He? Üç otobüs. İki otobüs Konya gelmiş. Ula biri iki diyor, biri üç diyor.

  35. 15:11

    İstihara yapın bari yahu. He? Ne oldu? Sen ne biliyorsa konuşuyorsun. Yerinden mi öğrendin? Kaynağından mı öğrendin? Kafandan atma. Sen benimle geldin. Konya'dan mı geldin? Ondan sonra şimdi mesele ne? Mesele şu. Anladın mı? Hanım mı dedi? Ne dedi? Dedi ki kedi dedi ciğeri yedi dedi. Adam da ne yaptı?

  36. 15:37

    Kediyi tartıya koydu. Dedi ki ciğer dedi iki kiloydu. Kedi zaten iki kiloydu. Kedi ciğeri yediyse kedi dört kilo olması lazım. Şimdi ey gidi bursa kırk senedir hizmet ettiğin bursa üç otobüs Konya'yı buradan çıkarırsan bursa ne kaldı burada şimdi? Kusuruma bakma. Şekerim beş yüz sinirimi attırma. Bursa yatıyor.

  37. 16:09

    Bursa kapı kapı gezmiyor. Hoca efendi Eml-i Arif yapılacak. Sohbetlere davet edilecek. Ula üç otobüsü buradan çıkarsan bursa'ya ne kaldı? Ciğer oradaysa kedi nerede? Kedi buradasa ciğer nerede? Kusuruma bakma. Ben bu fedakarlığı Allah için yapıyorum. Eğer siz böyle yaparsanız ben bu hastalıklarla evde sohbetimi yaparım.

  38. 16:35

    Bursa'da dinler, Konya'da dinler, Anya'da dinler. Evde de aynı sohbet yapılıyor. Ben buraya cemaat fazla kalabalık olsun cemaatle namaz kılalım. yüz kişi, kırk kişinin reddolmaz. Yüz kişinin affolur. Bin kişinin ne demek ya? Bizim ümmetimiz niye Allah milleti Mekke'de topluyor? Niye Medine-i Münevvere mescidine topluyor?

  39. 17:03

    Bütün millet korona oluyor, bilmem ne oluyor, mikrop yapıyor, gelen ölüyor, giden hastalanıyor, bilmem ne. Yine milyonlar, milyarlar Mekke'ye, Medine'ye akıyor mu akmıyor? Niye? Çünkü İslamiyet Müslümanların bir araya gelmesini istiyor. Niye cuma namazı tek kılınamıyor? Niye iki kişiyle kılınamıyor?

  40. 17:27

    Şafii mezhebinde kırk kişiden aşağı kılınamaz. İmamla, İmam kırka dahil mi, hariç mi? Şafii mezhebinin içinde fukaha ihtilaf etti. Ekseri fukahaya göre İmam hariç kırk bir olacak. O kırk bir Yasin de oradan çıkıyor. Kırk bir Yasin bir iş için okunursa yüzde yüz kabul olur. O kırk bir Yasin'in de kırk bir okunması Şafii mezhebindeki İmam dahil mi, İmam hariç mi?

  41. 18:01

    Kırk bir kişiyle cuma kabul oluyor. Niye kırk bir, kırk şartı koyuyor? Haa, cumada niye bütün millet topluyor? Cumada niye topluyor? Sahir beş vakitli. Evinde kılanın namazı eksiktir. La salate li ciharil mescid illa fil mescid. Ezanı duyanın namazı cemaatsiz olmaz. Olur borcun düşer. Yirmi yedi dereceyi kaybeder.

  42. 18:28

    Evde kılıp cemaate gelmeyen erkeklere Resulullah'ın evlerini başlarına yıkasın geldi diye tehdit veriyor Buhari'de. Adam namazını evde kılıyor. Öbürü zaten hiç kılmıyor. Hiç kılmayan zaten evi yanmış. Ocağı yanmış. Karısını, çoluğunu, çocuğunu, bütün malını, dükkanlarını, arabalarını bir anda kaybeden neyse ikindiyi kaçıran odur diyor sallallahu aleyhi ve sellem.

  43. 19:01

    İkindiyi kılmamış. İkindiyi kılmamışsa karısı, çoluğu, çocuğu, malı, mülkü, tarlası, köyde hepsi bir anda yanmış neyse o adamın belası neyse bir ikindi de malı mülkü gitti diyor. Karısı da çocukları da öldü, torunları da öldü diyor. Bir ikindi. Biz kılmayanlardan bahsetmiyoruz. Allah ıslah etsin. Kılandan bahsediyoruz.

  44. 19:25

    Eğer bir adam sabah namazını evinde kılarsa diyor, cemaate gelmezse vallahi yemin ettim diyor. Yerime başka imam koyacaktım. Odunları da önden yığdırıp hazırlatacaktım. Odunları da peşime getirin. Kim evinde kıldı da camiye gelmedi yakın bunun evini verin ateşe gitsin diye. Mustafa yemin ediyor azmettim diyor.

  45. 20:00

    Ama diyor Mevla müsaade etmedi diyor. Yani yakmadım diyor. Yani sana neyi anlatıyor? Sabah namazını vaktinde kazaya bırakmadan evde kılsan bile cemaate çıkmadığın için yakılacak bir evde dersin. Yani Efendi Hazretlerimiz Kudüs-ü Şerif'in tabiriyle öyle bir evde duruyorsun ki sabah namazını kılsan bile Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem o evi

  46. 20:26

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem o evi başına yakmak istediği kadar başına yakmak istediği kadar uğursuz, felaketli, musibetli, uğursuz, felaketli, musibetli, belada bir evdesin. La ben sabah namazını kıldım, kazaya da bırakmadım. Ama cemaate gitmedin diyor. Bu hadis Bukhari'dir. Sabah namazı ulu cami boş, her cami boş.

  47. 20:45

    Şimdi, İslâmiyet niçin cemaat, cemaat, cemaat? Müslümanları bir araya getirmek istiyor. Müslümanları birbirine şahit etmek istiyor. Biri gelmedi mi, niye gelmedi acaba? Hasta mı diye ziyaretine gidilsin istiyor. Biri gelmedi mi, öldü mü acaba bu adam? Nerede ya? Tazeye gidelim. Cenazesi kalktı mı acaba?

  48. 21:09

    Sorsunlar istiyor. Biri gelmediği zaman cemaate gidip, sen niye gelmedin? Mesela Hz. Muazzeb-i Cebel olacak. Birkaç gün camiye gelemedi. Rasûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem ne yapıyor? Muaz nerede? Veyahut da geldi. Gel bakalım. Niye gelmedin üç gün? Diyor, ya Rasûlullah bir Yahudi'ye borcum vardı.

  49. 21:33

    Yolda duruyor beni bekliyor. Ben de borcumu toparlayamadım. Üç gündür evden çıkamıyorum. Beni yolda çevirecek. Tamam ben sana bir dua öğreteceğim diyor. Allâhu'nni avdübüke minel hemmi vel hazen ve avdübüke minel aczü vel kesel ve avdübüke minel cübdü vel buhlü ve avdübüke minel halevet iddeyni ve kahri rical Bu duaya devam et diyor.

  50. 21:54

    Hemen devam ettim diyor. Hemen Allah diyor para gönderdi, borcumu ödedim diyor. Sahabedeki iman böyle. Ama bak, cemaatsiz olmaz. Birbirinizin şahidi olacaksınız. Herkes televizyondan, radyodan, youtube'dan dinlerse bu cemaat Allah için bir araya Konya'dan şuradan buradan Allah adımlarına hac ömre sevabı versin onlara.

  51. 22:16

    Şimdi buradan da Efendi Hazretlerimize ziyarete gidecekler. Yani ne büyük bir mesele. Nerede Eskişehir? Nerede Kütahya? Nerede Afyon? Hepsi bir buçuk saat yolda. Konya onlardan çok daha uzak. En yakın yerdeler. Ben Eskişehir'e otuz sene sohbete hizmet ettim. Otuz sene. Eskişehir'den geldin de bir çiçekle yaz gelmez.

  52. 22:40

    Otobüs kaldırdın mı? Kaldırmadın. Bir dahaki ay otobüs kaldıracaksın. Ağanın eli tutulmaz. Sen ağasın. Öyle mi? E bir hareket yap ya. Cemaati ben bulurum yine. Telefon ederim. Sen merak etme. Sen otobüsün parasını bul. Abi köfteyi de ben mı ısmarlayayım yolda geleyim ya? Sen otobüsü bul. Parasını bul.

  53. 23:02

    Ben Eskişehir'i arayacağım. Bir otobüs cemaat. Şuradan kalkıyor. Söz mü? O kütahya vardı. O fatihler geliyordu. Ha bu tarafta duruyorlardı. O kütahya ne oldu? Bir otobüs geliyorlardı. Yattılar aşağıya herkes. Arkadaş ya. Ya bu İslamiyet böyle ne olacak ya? Biz ölüm döşeğinde geliyoruz Sedye ile. Ben Sedye ile sohbete geliyordum ya.

  54. 23:27

    İzmir Hareket'e bir sohbete geldim. Abdülmetin Hoca önde. Konuşacak halim yok. İnim inim inliyorum. Arkaya yattım. Hareket olmuş. Beş bin kişi ya. Dedim ki ben cemaata görüneceğim. Sohbet yapacak halim yok. Ha böyle duruyorum. Abdülmetin Hoca'yı aldım öne. Gel. Sohbeti sen yapacaksın. Ben arkadan Sedye'deyim.

  55. 23:49

    Geldim cemaatın önünde. Yatırtlar beni. Abdülmetin Hoca sohbet. O cemaat onu gördü. Daha bırakır mı? Niçin cübbelinin cemaatı tutuyor. Sohbetine gidiyor. Mübarek adam. Kırk sene söz verdiğim yeri bırakmam. Hastalıkta olsa bırakmam. Ha ölüm. Düğün gecesinde Düğün yemeğini verdik. İsmail Ağa'da Hikmet Efendi, Halil Güneşler, Efendi Hazretleri Yemek veriliyor.

  56. 24:15

    Orada üç başta otuz kişilik sohbetim var. Sait Abi Rahmet zamanında. Yemek başladı. Nikah bitti. Yemek başladı. Bana müsaade. Ben sohbete gittim. Düğünüm olduğu gece Düğün yemeğim camide bin beş yüz kişi davetli var. Bütün caminin içi dolu. Efendi Hazretleri dedi. Sohbete git ben buradayım. Biz sohbete gittik ya.

  57. 24:38

    Ya zifaf gecesi ya. Ayıptır ya. Ahmet. Üçte buradasın dedi. Tefsir yazacağız. Gecenin üçünde ben gittim. Ruhul Fırkan böyle yazıldı kardeşim ya. Yatarak mı çıktı? Yatan öküzün samanı verirler mi? Şimdi 20. cidde çalışılıyor. Var orada 40 bin, 45 bin sayfa.

  58. 25:02

    Şimdi 20. cidde olsamız 50 bin sayfaya geçecek. 50 bin sayfa. E şimdi mübarek adamlar, bir sohbete gelemiyor musunuz ya? Allah için bir cemaate gelemiyor musunuz ya? Gevşeklik nedir? Bu gevşeklik nerden çıktı? Televizyonda canlı var, radyoda canlı var, ortalıkta da pahalılık var, pahalılık var. Şuradan şuraya gitsen kırk elli lira.

  59. 25:26

    Biraz şuradan şuraya gitsen 40-50 lira, biraz uzaktan 100 lira, uzaktan yüz lira. Hadisiz ayda bir. Haydere gelse cumadan her hadisiz hayda bir. cuma. Ayda üç yüz dört yüz lira. Benzin parası bilmem ne parası. Bir de ekonomi bozuk. Onu da şeye koymak lazım tabii. Ben onu da katılıyorum. Ama kardeşim sen televizyonda, radyoda, YouTube'da şu anda beni dinliyorlar.

  60. 25:49

    Dünyanın her yerinden şu anda dinliyorlar. Canlı yayındayız. Ilim alır mı? Alır. Sevap alır mı? Eğer gelme imkanı var da gelemiyorsa imkanı olsaydı gelecektiyse sevap da aynı alır. Ne gibi? Şimdi Amerika'dan, Rusya'dan, Türkiye Cumhuriyeti dünyanın her yerinden burayı dinleyen var. O adam her ayın ilk cumartesi Bursa'ya nasıl gelsin?

  61. 26:15

    Nasıl gelsin? Bir bilet Ha Allah ona verir. Ama şimdi burada kolaylıkla gelebilecek adam gelmiyor. Ben radyodan dinliyorum. YouTube'dan dinliyorum. E şimdi ona da aynı sevap ilim alır. Ama sevap işi biraz da Allah için adım atmak lazım. Kardeşim adım atmak lazım ve bu cemaat bir araya Allah için gelmesi lazım.

  62. 26:42

    Yarın ahirette birbirine şahitlik etmesi lazım. Ben bunu Mekke'de gördüm. Ben bunu tekkede gördüm. Ben bunu sohbette gördüm. Ya Rabbi imanına şahidim. Yarın birbirine şahitlik edeceğiz. Ahirette şahitler ayağa dikilecek. Birbirine hüsnü zannediyoruz. Birbirine hüsnü şahidette bulunacağız. Her müminin Allah indinde şefaatı var.

  63. 27:09

    Yevmel kıyamet kıyamet günde evliya, ulema, şühede sıttık olmanın lüzumu yok. Lüzumu var da şartı yok diyelim. Lüzumu var. Geçti olabilsek. Ama normal bir Müslüman da şahitlik edecek yahu birbirine. Eğer bir adamın mescide, sohbete, ilim meclisine, Allah zikir meclislerine devam ettiğini gördüğünüz zaman imanına şahitlik ediniz buyurur hadise.

  64. 27:37

    Işte bütün mesele cemaat meselesidir. Cemaat işi cemaat işlerini holdikçiliğe çevirdiler. Ondan sonra köşe kapmayacaksın. Sen halife, ben şeyh, sen vekil efendim malları nasıl bölüşelim? Bilmem ne, bilmem ne. Memleketi bu hale getirdiler. Onun için Ali Haydar Efendi babamızın buyurduğu işe düştü. Bu dini mümin İslamı bu hale getirenler alimlerle şeyhlerdir.

  65. 28:06

    Ama siz söylemeyin ilme kabahat bulursunuz. Dine kabahat bulursunuz. Ben söylüyorum çünkü ben bu işin içindeydim buyuruyordu. Ve bu kötü alimler, kötü şeyhler, sahtekarlar bu memleketi bu hale getirdi. Millette ateist değil soldu. Millette dinde imandan soğudu ya. Halbuki bizim işimiz ne olmalıydı? Dine davet, İslam'a davet, partiye davet yok.

  66. 28:31

    Efendim bilmem neye davet yok. Para yardım istemek yok adamdan. Ha bir hizmet olur, ilan edersin, kim ne verirse verir. O aynı bir şey. Ama sen al binaları, bilmem neleri, birini karına yap, birini oğluna yap, birini yeğenine yap, yedi arabanı, yedi tane akrabaya böl. Arkadaş bu iş mi ya? Bu iş mi ya?

  67. 28:53

    Gazze'ye topladılar milyarları ha nerede? Yani şimdi bu istismarlar ve bu köşe kapmacalar Müslümanların gözü önünde cereyan eden bu hadiseler Selefilere, Vahabilere de meydan açtı. Bak bu tarikatlar sapıtmış dediler. Haşa tarikatlar sapıtır mı? Tarikat Allah'a giden yol demek. Ve ellev istekamu alel tarikati.

  68. 29:21

    Mevla buyuruyor ki tarikat vazifelerinde istikamet etseydiler, şeriat yol demek, tarikat yol demek, hepsi Allah'a giden yol demek. Tarikat zikir öğretiyor. Ama sen zikir öğreteceğin yere, millete eee ondan sonra fikir öğretirsen, fikri öğretirsen, zikri öğreteyim derken fikri öğretirsen, ondan sonra efendim holdikleşme yaparsan efendim malları nasıl bölüşeceğiz?

  69. 29:53

    Ortalık sökülmeden, dökülmeden yürümeden, dökülmeden, yardım edenler kesilmeden şimdi biz parçayı toplayalım, bir kenara çekilelim. E sen bu derde düşersen cemaat de kalmaz. Müslümanlar da heder olur. Selefiler, Vehhabiler de yol bulur. Bak bugün iki tane çocuk yakalandı, küçücük çocuk. Daha birkaç hafta evvel üç Üç tane polisi şehit etti.

  70. 30:17

    On altı yaşında çocuk. Kafanızı keseceğiz dedi, kesti oradan. Üç tane Işidçi, Selefi. Ondan sonra Ankara'daki şoförü, ne yaptılar götürüyorlar, Ondan sonra Ankara'daki şoförü ne yaptılar? Götürdüler, Mersin'de attılar ormana. Mersin'de attılar ormana, Hatay'a. Hatay'a. On dört kişilik aile. Bir suratlarını görsen Allah!

  71. 30:33

    Haberlerde bir gösterdi, Allah! El-Havaric, kilâb-ı nâr, hariciler, cehennem köpekler. Uzun sakallar, siyah suratlar. Gitti adamı kestiler, şoförü. MİT operasyon yaptı, beş altı tanesini geberdi, Suriye'de leşlerini çıkarttı. Dördünü de yakaladı işte, dördünü, altısını, şimdi sorgudalar. Bak bugün haberlerde çıktı, iki tane küçücük çocuk, küçücük çocuk, bomba bilmem ne,

  72. 31:02

    patlamacılarla yakalandı şimdi, çok büyük olay yapacaklar bugün. E tabii kardeşim, Ehl-i Sünnet'i anlatmazsan, tarikatı anlatmazsan, tasavvufu anlatmazsan, tasavvufun güzelliğini anlatmazsan, ama şimdi arkadaş, tarikatın tasavvufun cılkını çıkartırlar ya. Biz de bunlarla uğraşmaktan, bizi de çıkarttılar.

  73. 31:23

    Esas konularımızdan mecburen, ama bizim esas konumuz buydu zaten. Ama, mesele ne? Yahu millet namaz kılmıyor, millet Ehl-i Sünnet itikadından çıktı, millet sel gibi cehenneme gidiyor derdi Efendi Hazretleri. Selin kenarlarında duracağız, sel kütükleri yukarıdan aşağıya yuvarlamış, denize götürüyor. Selden kütük kapma meselesi derdi bu iş.

  74. 31:46

    Selden kütük kapma. Çünkü kütük sel denize gitti, bir şey yaramayacak. Ama o kütüğü kaparsan, kurutursun, ne dersin? Kaldırım olur, tavan olur, efendim, odun olur, bir şeye yarar. Öbür türlü sel gibi cehenneme gidiyor. Bu akını durdurmak lazım. Bu akını durdurmak için ilim lazım. İlimsiz, sohbetsiz, dertsiz, tarikatsız, şeratsız, hakikatsiz, marifetsiz,

  75. 32:13

    biz bu millete nasıl İslam'ı anlatacağız? Sel gibi elinden çıkıyor. Namaza başladım dedi, onu da selefiler kapıyor, adam namaza başladı, ondan sonra caminin imamı kafir, cumhurbaşkanı kafir, rey veren kafir, hepiniz kafirsiniz diyor, ondan sonra onun da namazından ne hayır gelir şimdi? O da oldu harici mezhebinden.

  76. 32:37

    Şimdi onun için sohbetlerin önemi büyük, bu derslerin önemi büyük, bu şuur veriyor burası. Tarikat üzere istikamet etseydiler diyor Kur'an, Kur'an söylüyor. Çünkü tarikat ne demek? Allah'a giden yol demek. Bütün Kur'an zikirden bahsediyor. Zikir, çok zikredin diyor. Namaz çok kılın demiyor. Oruç çok tutun demiyor.

  77. 33:04

    Hiçbir amelde çok kaydı yok. Ama zikre geldiği zaman kesihir ağa diyor. Adam elli bin çekse bidat olmaz. Yüz bin çekse bidat olmaz. Her şeyin bir bidatı var. Ama zikirde limitsiz. Zikran kesihir ağa. E peki zikir nasıl? Kafasına göre zikir çekiyor. Aa, lak lak lak lak. Öyle zikir mi olur ya? Ehlinden öğreneceksin.

  78. 33:33

    En kolay şey makarna yapmaktır. Ama bana bir çuval makarnayı verseniz hamur eder bırakırım, kimse de yemez. Çünkü neden? Onu da hanıma soracağız, bilene soracağız. Bu bu kadar bir çuval makarnayı nasıl biz? Pişireceğiz milleti yiyeceği şekilde. Onun için zikrin mektebi, usul ve adabı ve erkan. Öbür türlü fevellülil kaset kulübüm min zikrillah.

  79. 34:01

    Bazısı da diyor Allah'a zikretmediği için kalbi katılaşır. Bazısı da Allah'a zikrettiği için Peki Allah'a zikretmediği için kalbi katılaşıyor. Ne anladık? Allah'a zikrettiği için niye kalbi katılaşıyor? Çünkü zikrederken Allah'tan kafil. Allah düşünmüyor. Huzuru kalbi temin etmiyor. Bunun yolu nedir?

  80. 34:24

    Rabıta, murakabe. Onlardan bir şey bilmiyor. Ondan sonra sağa sola bakıyor, televizyona bakıyor. Efendim sokaktan geleni geçen şey ediyor, bir yandan zikir yapıyor. E bu zikir seni Allah'a yaklaştırır mı? Daha beter Allah'tan uzaklaştırır. Talime, tecvide riayet etmiyor. La ilahe illallah. La'yı çekmiyor.

  81. 34:45

    İllallah diyor. Vah diye bir elif metli tabii çekmiyor. Niye sana Ali Rıza Beyzaz Hazretlerimiz kattesi Allah'ın ruhundan naklen, efendi babamız, efendi hazretlerimizden biz işittik? biz işittik. Bir beş bin kelime-i tevhid günde beş bindir. Müride en günde en az beş bin. Bu beş bin bir saat on beş dakikada.

  82. 35:07

    Bir saat on beş dakikadan aşağıya düşerse sakat olur. Fazla olursa mühim değil. Lahi biraz fazla çeksen daha saub olur. Yani iki elif, üç elif. La ilahe illallah. Ama ben dersi yetiştireceğim, birşeylerim var falan. En az bir metni tabi. La ilahe denir mi lazlar gibi ya? Lâ ilâhe denir mi lazlar gibi ya?

  83. 35:25

    La ilahe illallah, la ilahe illallah. En kısası bu ya. Buradan aşağıya lâ ilâhe illallah kurtarmayır ki. E talim tecvid kaidene riayetle diyor. Sana tarikat dersi kağıdımda. Kaç dakikada bitiriyorsun beş bini? Bir saatte sakata gitti. Neden? Hepsini de yanlış okudun. Bu sefer son bini sakata gitmedi.

  84. 35:48

    Neden? E beş bini de kısa okuduğun için, o beş bin bir saatte bitti. Yani dört bini kurtarmıyorsun. Anladın mı? Öbür türlü ne yapardın? Bir saatte dört bin çekerdin. Vakit yetmedi. Binini de on beş dakikada başka zamanda bölebilirdin. Bir mazeretin çıkarsa. Ama sen ne yaptın? Beş bini bir saate koydun.

  85. 36:12

    Ali Rıza Beyzaz Hazretleri ne buyurmuştu? Talim tecvide göre onun hesabını yaptı. Bir saat on beş dakikadan aşağıya düşen, Kelime-i Tevhid der, sakattır. Neden? Talimin tecrübesini bozmasan, bir saatten aşağı yapamaz. Hesap edilmiş. Bin tanesi on beş dakika. Evliya Allah sana bunları beyan etmedi mi?

  86. 36:33

    Etti. Sen ne yapıyorsun? Adam bir kahvet ediyor, bir şey ediyor. Ya ben anlamadım ya. Allah'u Ekber, Allah'u Ekber, Allah'u Ekber. Ya arkadaş, Allah'u Ekber, Allah'u Ekber. Eşhedü en la ilahe illallah. En kısası bu ya. Ne yapayım bir şey ya Allah'u Ekber. Bir süphanallah çakıyor. Sade süpleri duyuyorsun.

  87. 36:57

    Allah'u Ekber, Allah'u Ekber. Nereye döndü biliyor musun? Ballah ballaha döndü ya. Ya arkadaş, doksan dokuz kere tesbihat yapıyorsun. Yüzüncüde la ilahe illallah, tevla şerike ile bağlıyorsun. Geçmiş ümmetleri geçeceksin. Gelecek ümmetler zaten yok. Son ümmetiz. Gelecekte de kimse size yetişemeyecek diyor.

  88. 37:17

    Geçmiş bütün ümmetleri geçeceksiniz. Adam yedi yüz sene ibadet etmiş. Altı yüz sene ibadet etmiş. Otuz sene mağarada itikafa girmiş. Şimdi sen Ramazan'ın son on gününde itikafa giriyorsun. Yandı mı Allah bağırıp bayram gecesi zor çıkıyorsun. Adam otuz sene ana babasını görmeden mağarada itikafa girmiş.

  89. 37:40

    Otuz sene adamın ömrü ortalama beş yüz altı yüz sene. Bunların hepsini geçersiniz diyor. Ne ile? Namazlardan sonra otuz üç subhanallah. Otuz üç elhamdülillah. Elhamdülillah, 33 Allah-u Ekber, yüzüncü de Otuz üç Allah-u Ekber. Yüzüncüde la ilahe illallah, tevla şerike ile bağlıyorsun. La ilahe illallah, Tevla-i Şerife.

  90. 37:57

    Bir rivayet 34 de var, Bir rivayet otuz dörtte var. onun için ben onu o rivayeti de içine alayım diye 33, 33, 34, bir de La ilahe illallah, 101. Bir de la ilahe illallah yüz bir. Yani o da sahih de geçiyor. Peki. Peki, geçmiş bütün ümmetleri Geçmiş bütün ümmetleri geçeceksiniz. Sizden sonra bunu yapmayan kimse size yetişemeyecek.

  91. 38:15

    Dünyayı ibadetle doldursa ama namazlardan sonraki otuz üç teşbihatı yapmasa hiçbir amelinle seni geçemez diyor. Bu kadar kolay bir şey. Ya bu ne? Kaç dakika oynar ya? Sübhanallah, sübhanallah. Efendi Hazretleri o kadar titizdi ya. Ya bir ikinden sonraki sohbette oynadı. Arkadaşlar dedi, hoca hafız, talim tecvid hocası dinlerken, millet dinlerken, tabi orada hafız hoca da çok.

  92. 38:48

    Yani sübhanallah, orada şeyi yapıyorsunuz dedi, kalkaleyi. Ondan sonra sübhanallah falan, efendim neyse, bağıyı çıkarıyorsunuz dedi. Ama dedi, sübhane rabbiyel azim derken, namazda kendiniz sessizken, sübhane rabbiyel azim diye sübe yapmıyorsunuz. Bak, Efendi Hazretleri orada sübe, yani sübhaneyi bile diyor ki, bak talimi bozdunuz, sübhane, sübhane.

  93. 39:18

    Anladın mı? Adam şimdi kulübe Allah'ı okuyorsun, orada namazı kurtarıyor mu? Kurtarıyor ama nasıl yapacak? Lem yelid diyor, te. Ulan lem yelid bozar ya. Lem yelid noksan etmedi demek. Lem yelid'i doğurmadı demek. Doğurmadı nereye? Noksan etmedi. Bir de Allah'ın tağından gidiyor. Öbürü kul hü Allah diyecek.

  94. 39:41

    Kul fü Allah diyor. Fü Allah, ya kul fü Allah nerede var ya? Bu Anadolu'dan şöyle kul fü Allah diyorlar. Kul hü Allah. Tamam mı? Ondan sonra öbürü hafız adam. Geç diyorum imamlığa, benim de başkalarına imam etmeyi çok severim. En mümkün mertebede kıldırmam. Lakin işte bir talim hatası var. Bu sefer namazda onun talim hatasını mı düşüneceğiz bilmem ne.

  95. 40:07

    Ya arkadaş kafamız gitti ya. Ya hafız adamsın ya. Geçiriyorsun adam okuma. lem yelid t demiyor, o kadar da değil ama lem yelide ve lem yülede Ne diyor? ne diyor? lem yelid Lem ye lide ve lem yulede. Sonuna geliyor. Ve lem ve gül lükfen ehade. ehade Ula o arkadaş. Lem ye lide ve lem yulede. Ne var? Yahu bir inna e'daynâ ile.

  96. 40:37

    Bir gulhüallâhu ehade ile. Ömrünüz namaz kılmakla geçti. Bari iki sûre, bir de Fâtiha-i Şerife'yi. Bir talim tecvit hocasından. Veyahut talim tecvit hocası değil. Ağzı düzgün birinden. Tasihru'l-mehârit. Yapmak. Size farz değil miydi?

  97. 41:02

    Bir gün İhsan Efendi gibi yapacağım sizi ama. Yapamıyorum ya. İhsan Efendi bir gün Efendi Hazretlerinden izin istedi. İsmail Hac Camisi. Sabah işraktan sonra. Dedi Efendi Hazretlerimiz. Ben dedi burada. Onar onar bunları haleka yaptıracağım. Bu arada ben birinde duracağım. İşte orada diğer Hoca Efendiler var.

  98. 41:25

    Mustafa Efendi var. Mustafa Kılıç Hocam var. Orada talim tecvit düzgün. Dolu tabi sabah işrakta. Birçok cami imamları da ihvan geldikleri için. En az 20-30-40 talim tecvidi olan. En az olur yani Efendi'nin zamanında. Her 10 kişiye bir hoca vereceğim dedi halekaya. Bunlara bir inna atayna gulüvallah okutturacağım.

  99. 41:50

    Yani ne gibi? Ne gibi? Şu gibi. Hani tarama yapıyorlar ya bazı kere. Kovid taraması. Bunlar da bir mahraç taraması. Yapacağım dedi yani. Efendi Hazretleri de çok iyi olur buyurdu. Bir tanesinde de ben oturayım buyurdu. Haleka'nın. Ya bende olsa buradaydım. Turum vahim. Turum vahim çıktı. Hocalar zaten belli.

  100. 42:26

    Dışındakiler bir inna atayna gulüvallah bir oturayım da bir ağzımı düzgün düzelteyim dememiş. Biri diyor inna atayna. Biri dedi gulüvallah. Eyvah ne yapacaksın? Kaç senedir namaz kılıyorsun bu vaziyette? Namazlar bitti. Ne olacak şimdi? Bir tutam sakal. Halep müftüsü kadar sarık. Yapmayın arkadaşlar.

  101. 42:53

    Yapmayın. Bu sohbetler size bunun için lazım. Ben sizi bunun için teşvik ediyorum. Liyennehu bihil ilâhü enzelâ ve minhü ileynâ hâkedâ ve salâ Efendi Hazretleri çok okurdu bunu. Efendi Hazretleri şiir kitabında da Arapçasının kaynağını yazdı. Tecvid ile okumak hatmün farzdır. Lazımun zaruridir. Ben bütün Kur'an'ı okuyamıyorum.

  102. 43:31

    E mübarek zaten iki sureyle oluyor. Tek sureyle bile oluyor Fatiha'nın dışında. Bir Fatiha, bir de tek sure. Her rekatta ayrı sureyi bile okusan, zaten eğer sen elhamdülillah keyfeden aşağı ezberledim, yok dua'dan aşağı ezberledim, yok Kur'an'ın ortasından Yasin Tebareke ezberledim diyorsan da onları galat ezberlediyse, bir hoca efendinin önüne oturun da

  103. 43:55

    buradan namazı bozacak şekilde harf değişikliği var, tecvidsizlik var dediği zaman sen onları ezberlesen de sana namazda onları okuma izni ha sen onları düzelteyim diye bir hocanın önünde yanlış yurduş okuyabilirsin. Çünkü düzeltmek için de yanlış okuyacaksın icabında. Onu konuşmuyoruz. Ama sen onun namazın içinde okumaya fıkıhçılar müsaade verebilir mi?

  104. 44:19

    İstersen Kur'an'ın yarısını ezberle, galat ezberlediysen. Yine sana ne diyeceğiz biz? Sen bir kulhu Allah'ı doğru belle, onay al, o kulhu Allah'ı devamlı her rekatta oku. E niçin? Ben elhamdülillah keyfeden aşağı okuyacağım, tamam da elhamdülillah keyfeden aşağıda yanlış okuyorsan da, mana bozuluyorsa da, namazın bozulacaksa da mecbur kulhu Allah'ı okuyacaksın.

  105. 44:40

    Ne zamana kadar? İkinci bir sureden onay alana kadar. Doğru mu konuşuyorum? E ne durumunuz var sizin şimdi? Hiç kendinizi kontrol ettirdiniz mi? Bak ikide bir... Dün yine gece tamografi çektik, hastanedeydik. Niye? Ciğerde bir şey göründü. Bilmem, CRP fırladı. Bilmem, şeker fırladı. Bilmem, kalp spazmı oldu.

  106. 45:09

    Herkes kontrol. kim kontrol edecek? Bu Kulu Allah'a, bu Fatiha'yı Senin ecelin gelmeden zaten ölmezsin. Hastalıkların ilacı var, çaresi var. Eceli gelenin zaten çaresi yok. Peki, senin bu Fâtiha'larla ahirete gidersen, Peki senin bu Fatiha'larla ahiret senin bu kadar imkânın yok muydu? Ağzını düzeltecek bir hafız, hoca, müezzin, imam mahallende, şurada burada birine gitsen,

  107. 45:42

    biri tersledi, biri hizmet etmedi, öbürünü bulamaz mıydı? Bulurdu. Bak, Musa Hoca Efendilerin derneklerini var, o derneklerde de herhalde veriyorlar akşam yatsı araları vesairelerle. Değil mi hocam? Derneklerde var mı? Burada var mı? Burada ne yapıyorsunuz hocalar, buradaki hocalar? Ha? Hangi saatte?

  108. 46:05

    Hayır, millete umumi bir şey söyleyelim. Akşam yatsı arası diyelim. Esnaf, tüccar gelsin. İkinden sonra erken. İş saati. İş saati olmaz hocam, bak. Akşam yatsı arası veya şimdi geceler, kışa döndük. Geceler uzadı, yatsı erkene geldi. Onun için mesela diyeceksin ki 7'de, 8 arası, 8'de bütün derneklerde bir hoca efendi de oturup gelen Müslümanların

  109. 46:35

    bir Fatiha, bir İnna Ataynâ, bir Kur'an'a peki elem terafik eden aşağıya herkesle uğraşılmaz. Ama namazı kurtaracak kadar ettehiyyatü, bir kunut duaları, bunları adamın ağzı okuyacak. Sen de onu ağzından düzelteceksin. Bu saatten sonra adamın eline karabaş tecviti vererekten Osmanlıca bilmiyor, Latinceden bilmiyor, onu çıkaramaz yani.

  110. 46:58

    Şimdi biz bu millete nasıl hizmet vereceğiz? Sahada. Ben kürsüden önemini anlatırım, teşvik ederim. Ben herkesten tek tek uğraşamam. Keşke vaktim olsa tek tek ben de okuturum. Vaktimiz yok. O zaman bu kadar hoca niye yetişti? Bu medreselerden ben 80 senelerinde okuttum, 50 sene oldu hemen hemen ya. Bu bütün hep medreseler, hocalar doldu.

  111. 47:27

    Okuyanlardan, okuyanlardan, okuyanlardan belki şu ana kadar 50 bin, 100 bin kişi medreseye girip çıkan var. Belki fazla. Nerede bunlar ya? E şimdi caminin imamı müezzini de vazifeli. Vazife yapması lazım akşam yatsı arası. Gelene bir şey okutması lazım. E millet istemiyor ki de. Millette de bir şey yok.

  112. 47:47

    Bak tecvidle okumak farzdır, lazımdır. Kur'an'ı tecvidle okumayan günahkârdır diyor. Bak tecvitle okumak Kur'an'ı tecvitle okumayan günahkardır diyor. Günahkârdır diyor. Adam da ben Kur'an okudum ne kadar sevap aldım zannediyor. Tecvidle okumayan günahkârdır diyor. Aha işte İmam-ı Ceserî söylüyor. Tecvitle okumayan günahkardır diyor.

  113. 48:05

    Aha işte İmam-ı Cezeri söylüyor. Efendi Hazretleri bunu devamlı okuyordu kürsüden. Çünkü Kur'an bize tecvitle indirildi. Allah'ımızdan bize böyle vasıl oldu diyor. Şimdi benim hiç bu konuları konuşacak değildim. Geldik nereye? Çok önemli bir yere geldik. Çünkü senin şu anda kıldığın namaz. Onun için biz size ne diyoruz?

  114. 48:29

    Cemaatsiz namaz kılmayın. Çünkü neden? Sünnetleri kendin kıldın. Bozulduysa bozuldu. Diyelim. Ama farzı kendin kılarsan ve tecvitsiz okursan tecvitsiz okuyan da günahkardır buyurulduğuna göre manayı bozacak kadar yanlış okursan zaten namaz da gitti. Farz namaz ne olacak? Ama imamla kılsaydın hoca bizim imam da yanlış okuyor.

  115. 49:01

    O zaman öbür camiye git. Allah'ın camisi mi bitti? Diyanetin yüz binden fazla katrosu var. Ondan sonra derneklerimiz var. Müslümanlar birçok dernek açtılar. Her yerde hizmetler ediliyor. Orada git. Cemaatle kıl. E sen imamın yanlışını anlayacak kadar olduysan zaten kurtarmışsın. Ama sen imamın yanlışını nereden anladın?

  116. 49:27

    Yanımda bir biriyle gittim. Misafirim idi veya hafız idi. O dedi ki sizin imam yanlış okuyor. Bazı yanlış okuyan imamlarda var. Namazı bozacak kadar mı? Namazı bozacak kadar çok az çıkar. Ama talim tecvizsiz çok var. Çekim ümmetlere riayet etmiyor. Mustafa Kılıç hocamız bizi hafızlık yaptıran. Hasan Efendi hocamızın abisiydi.

  117. 49:51

    Hocamızın abisiydi, o kurradan idi, Aşık Kutba Hazretleri'nin mücadisiydi. O mesela, kılardı imamın arkasında, İsmail Ağa'da bile kıldıran bazı adamların arkasında kıldıktan sonra namazı iade ederdi. Millete de derdi ki, bakın iade ediyorum, yanlış okudu derdi. da iade etti o. Yani misafir imamlar geliyor falan, ya Efendi Hazretlerimiz öne geçiriyor.

  118. 50:17

    Ha, dolayısıyla ha ama, sen o kadar anladınsa, iade müstehapsa, sen de kendin okurken daha düzgün okuyorsan, iade müstehaptır zaten. sen de o kadar, kendin okurken daha düzgün okuyorsan, iade İade müstehaptır. Ama sen zaten imamdan okuyamıyorsan, neyi iade edeceksin? niyat edeceksin. Peki ben imama gittim, imamla Peki ben imama gittim, imamla kıldım, ne olacak?

  119. 50:33

    kıldım, ne olacak? Orada garanti var. Niye? Yusallûne lekum fe ine sahabû fe lekum Niye? ve lehum ve ine hıhtâvu fe lekum ve aleyh. Çok okurdu bu hadis-i şerifi Buhari'den, Efendi Hazretlerimiz. Çok okurdu bu hadis-i şerifi Bukhari'den, İmamlar size namaz kıldırırlar, isabet ederlerse... siz de kazandınız, onlar da kazandı.

  120. 50:52

    kazandınız, onlar da kazandı. Yanlış ederlerse siz yine Yanlış ederlerse, siz yine kazandınız, kazandınız, kaybetme şansınız, tehlikeniz yok, imamlar yandı. İmamlar yandı. Imamlar yandı. He. O Allah muhafaza. Onların abdestsiz abdestsiz kıldıran bile var. kıldıran bile var. Çünkü istibra diye Çünkü istibra diye bir şey yok.

  121. 51:12

    Adam istibra diye bir şey öğrenmemiş, idrardan çıkıp hemen abdest alıyor. Birisi de ona geçen gün cemaattan ikaz etmiş. Demiş böyle bak, yaşın kadar adım atacaksın, öksüreceksin, tıksıracaksın, oturacaksın, kalkacaksın. Ya milletin içinde tuvalet, herkes bize bakıyor falan. O zaman, bir zaman sonra pamuk kullanacaksın, biraz bekleyeceksin.

  122. 51:35

    İşte efendim, bir pamuk önceden kullanacaksın, onu ıslığa çekeceksin, onu atacaksın. Ondan sonra ikinciyi, kuruyu orada bırakacaksın falan filan. Adam demiş ki, ya sen iyi anlatıyorsun demiş. Doğru da söylüyorsun, ben inandım demiş. Ben anladım demiş ama, bizim imam ne olacak demiş. Niye demiş, bizim imam orada yaşıyor, burada abdest alıyor demiş.

  123. 51:58

    Anında. İşte şimdi böyle de bir durumlar da var. Onun için imamlar size namaz kıldırırlar, ama açıktan da imamın öyle yaptığını görürsem, ben kılmam. Ama sen bilmiyorsun, gidiyoruz, ezan okun. Bu, hadis-i şerifte öyle buyuruluyor.

  124. 52:27

    Allah'ın sünnenin hüdası vardır. Hüdayet, hidayetin ta kendisi olan sünnetler. sünneti müekkede demek. Müekkeden de kuvvetli demek. Beş vakit namazı erkeklerin cemaat takılması da sünnenin hüdadandır. Normal sünnetlerden değil. Normal sünnetten olsaydı, tıraşı haram olmazdı. Cemaat, sünnettir diyorsun.

  125. 52:54

    Sünneti müekkeden de öte, bak sünneti müekkedenin bir ilerisi daha var. O da sünnenin hüda. O daha da kuvvetlidir. Cemaat ve namaz sünnenin hüdadandır. Siz nebinizin sünnetini terk ederseniz, eğer terk ettiğiniz sünnet sünnenin hüdadan ise elbette sapıttınız diyor İbn-i Mesud Hazretleri. Ne demek? Ehl-i sünnette yani Allah'ın hak yolundan çıktınız.

  126. 53:23

    Normal bir sünnet, adam sarmasa yetmiş rekattan mahrum olur. Kardan büyük zarar eder. Ayrı bir şey. Ama cemaatle namazı terk ederse, dalalete düştün diyor. Niye Resulullah'a gidip evini yakayım istedim diyor. Normal bir şey mi? Ondan sonra ne buyuruyor? Onun için, ezanı nerede duydunuz? Orada, yani bir zaruret yoksa, hemen cemaata iştirak edin.

  127. 53:52

    Biz de bazı oluyor işte, dışarıdayız, bir yerden geliyoruz, ezan şey oluyor, hemen camiye girelim. Hangi camiye? Adamları tanıyorsak, bu sakallıysa, sakallıyı tercih edelim. Sakalı bir tutamsa, bir tutamı tercih edelim. Şalvalıysa, şalvalı tercih edelim. Falan. O aynı bir şey. Ama sallûhû halfe külliberîn ve fâcirîn ehl-i sünnetin kaidesi, iyi kötü her imamın arkasında kılın.

  128. 54:16

    Bozgunculuk yapmayın. yapmayı. Ama imam tercihi elinizdeyse o başka. Ama eskiden Ama eskiden devlet reisleri, devlet reisleri Cuma'yı kıldırıyordu. Tek yerde Cuma cuma yıkıldırıyordu. Tek yerde cuma kılınıyor. O zamanda, diyelim ki, bozuk. Devleti yöneten adam bozuk. Ama namazı da o kıldırıyor. bozuk.

  129. 54:34

    Ama halifeler döneminde. Hangi namazı? Diğer namazlar da camilerde kılınıyor. O zaman, o zaten beş vakit kıldırmaz. Eski halifeler de cuma kıldırıyorlardı. Bayram kıldırıyorlardı. Cuma'yı mutlaka halifeler kıldırıyordu, Emevi döneminde. Cumayı mutlaka halifeler kıldırıyorlardı. Abbaside'de de öyle olması lazımdı da, nasıl oldu bilmiyor, Osmanlı'da da öyle değildi.

  130. 54:59

    Hazret-i Fatih falan belki o zamanlar kıldırıyorlardı bazen, sonraki padişahlar kıldırmadı, sünkar mafilinden cemaat uyuyorlardı. Sonra cemaatler camiye de gelmediler, sarayda cemaat yapıyorlardı. Ondan sonra Şeyhülislam dedi ki, sizin dedi, şahitliğiniz kabuldü, sonra bir mahkeme oldu. Bir padişah Osmanlı'dan mahkemeye çıkarıldı.

  131. 55:21

    Mahkemede şahitlik ne yapacak veya bir şey oldu. Kadı dedi ki, padişahım dedi, hürmet ederim ama sizin şahitliğiniz kabul değil. Niye dedi, cemaatı cemaatsiz kılıyorsunuz demedi. Sarayda özel cemaat yapıyorsunuz, camiye gelmiyorsunuz dedi. Padişah da ne biçim konuşuyorsun, ben kadı mısın nesin demedi.

  132. 55:43

    Allah razı olsun Şeyh Efendi. Bunu ne yapmamız lazım dedi, bunun çözümünü dedi. Bizim de güvenlik sorunumuz var, işte insanlar şurada ortalık sadık karışmış, kaç padişah öldürttüler biliyorsunuz, yeni içeri ayaklanıyor, gazan kaldırıyorlar. Şeyhülislam'da dedik, ondan sonra bakın, Selahattin camilerde, Selahattin Sultanlar demek.

  133. 56:03

    Onu da yanlış konuşuyoruz, Selahattin camiler. Ulan ne Selahattin, bilmem nerenin Selahattini mi bu? Selahattin, sultanın camisi, sultanların camisi. Sultanların camilerinde ne vardır? Bazılarında solda, bazılarında sağda ama ekseride solda da oluyor. Hünkar mehfili. Hünkar, gözlü heyle, Farsça'da padişah demektir.

  134. 56:28

    Mehfil, Arapça'da ismi mekandır, hafle yeri. Yani işte buluşma yeri, toplaşma yeri gibi. İşte kadınlar mahfili falan da diyor. Mahfil esasen öyle şeyden gelmiyor. Kapalı, örtülü manasından gelmiyor lugatta. Ama örtülü oluyor biraz, madem güvenlik sorunundan. Kadınlar da, erkek kadın birbirini görmesin diye.

  135. 56:48

    Padişahlarda güvenlik sorunundan. O zaman dedi, başka kapıdan girersiniz. Fatih camine girerken, mescidinin kapısı var öbür taraf. Cenazenin kılındığı taraf değil. Öbür taraftan girdiğin zaman, işte orada özel bir kapı var. O hünkar mahfiline gidiyor, zaten sol taraftadır. Camiye girdiğin zaman. O zaman dedi, yukarıda kendinize bir yer yaptırırsınız.

  136. 57:10

    Millete karışmak istemiyorsanız, heybetiniz kaçmasın istiyorsanız. O zaman da ayrı bir yoldan da gelebilirsiniz. Bunlara fetva veririz dedi. Ama dedi, namazı beş vakit dedi. Cemaatle kılmanız lazım, camideki cemaatle dedi. Anladın mı? Ha, eğer cumayı, bayramı tek yerde kılındığı zaman, halife, halife bozuk da olsa, kafir olmadıktan sonra,

  137. 57:36

    cuma namazı, bayram namazı terk edilir mi? Ehli sünnete göre, terk edilmez. Peki cihat emretse, bozuk adam da olsa, cihat terk edilir mi? Savunma değil. Cihat, saldırı. Savunma ayrı. Savunmada zaten seferberlik var. Cihatta saldırı var. Cihat terk edilir mi? Edilmez. Bir adam ne kadar bozuk da olsa, imanının var ise, senazesi kılınır mı?

  138. 58:12

    Kılınır. Kafir olmadıktan sonra. Hadis-i Şerif 3 madde. Sallu, halfe kulli berri ve facir. İyi kötü her imamın arkasında kılın, ama oradaki mesele, daha iyi imam varsa ona gitmeyin demek, değil. İmamlar arasında tercih yapılır mı? Mutlaka yapılmalıdır. Hıyar alırken seçiyorsun, karpuz alırken kabak mıdır diye bakıyorsun da, imamın abdesi nasıl?

  139. 58:40

    İmanı nasıl? Takvası var mı? Bakmayacak mısın? Ama öyle bir durum olur, orada cuma onun arkasında kılmazsan, cuma gidiyor. O zaman, adam bozuk adam da olsa, kafir olmadığı sürece, arkasında kılınır mı? Kılınır. Kılığın malıdır. Ve cahidu ma' kulli emirin berri ve facir. Komutan emir, ber iyi olsa, facir fasık olsa, ne kadar da günahkar olsa, kebair günahları olması lazım,

  140. 59:11

    fasık olması için. Yine onun komutasında cihata gidilir mi? E gidilir, başka çare yok. Çünkü cihat tek ordu, İslam ordu. Ve sallu ala kulli berri ve facir. İyi kötü herkesin cenaze namazını, ne kadar bozuk adam olsa da, kılın. Ehli sünnetin şiarı, işte bu üç adı şeriftir. Bozuk komutanın arkasında, cuma kılmaya misal vereyim mi?

  141. 59:40

    Bozuk halifenin, fasık, facir, efsekul fasıkin, efcarul facirin. Ondan bozuk adam dünyada yok. Ama sahabe, onun arkasında namaz kıldı. Misal, buyurun, buyurun, ha? Haccacı, zalim. Ya kendinize özgüveniniz olsun, bağırın ya. Yanlış konuşma, burada beş milyonu kaçırmıyorsunuz yani. Sakata da gitse boşver.

  142. 1:00:12

    Haccacı, zalim. Sahabe-i Kiram, Enes İbni Malik, çünkü başka Cuma'yı kıldırma yetkili yok. Halife ona yetki vermişti. Cuma da iki yerde kılınmıyor. Hasan-ı Basri Hazretleri cemaatta mıydı? Mecbur. Enes İbni Malik, kaç yüz sahabe? Ne yapacak? Çünkü oranı orada kılmadın mı, Cuma'ya kılınmamış oluyor. Ama haccacı zalime kafir diyebiliyor musun?

  143. 1:00:42

    Eğer kafir olsa da haccacı kafir derdi. Ne diyoruz? Haccacı, zalim. Türk zalimiydi, dünyada ondan. Bütün ümmetler zalimlerini getirse, biz haccacı getirsek, hepsini getirsek… geçeriz dedi Hasan-ı Basri Hazretleri. Öldüğü zaman Hasan-ı Basri Hazretleri şükür secdesi yaptı. Kurtulduk şunun arkasında cuma kılmaktan.

  144. 1:01:03

    Ama kılacak. Eğli sünnetin meselesi budur. Öyle mi? Peki, harbe gelmiş. Cihad, savunma harbi değil. Seferberlik değil. harbi değil. Buraya saldırılıyor Yunanlar, Allah'ı muhafaza. Biz savunma. O ayrı konu. Cihad, saldırı harbi. De. En büyük sahabeler, en büyük sahabeler, en bozuk adamın komutasında harbe katıldığına bir şer verin.

  145. 1:01:34

    Yezid. İstanbul'a gelen ordunun komutanı kim idi? Yezid'di. Belki o zaman o kadar sapıtmış, sonraki sapıtmış değildi ama Yezid'di. Eba Ayyub el-Ansari kimin komutasında geldi? Peki Yezid'in komutasında gelenler ise kim vardı? Hazreti Hasan'da vardı, Hazreti Hüseyin'de vardı, Abdullah ibni Ömer'de vardı, Abdullah ibni Abbas'da vardı.

  146. 1:01:57

    Hepsi kağıthanede çadır kurdular İstanbul'u fethiyse. Dolayısıyla ehl-i sünnetin hassasiyeti farklıdır. Onun için cemaat mefhumu mühim. İslam'ın cemaata verdiği değer mühim. Onun için cuma evde olmuyor. Onun için bayram evde kılınmıyor. beş vakit namazda evde kılınmaması aslında gerekiyor. Bu camiler yüz binlerce Türkiye'de cami var.

  147. 1:02:29

    Dünyada milyonlarca cami var. Değil mi? Türkiye'de ne kadar tam sayı bilmiyorum. Yüz binlercedir. Şeyi söylemiyorum. Dışarıda bu kadar benzinciler de şurda, burda onların sayısını Allah bilir. Ben sadece diyanete bağlı kadrolu camiden söz ediyorum. Yine yüz bini geçmiştir. Bu kadar cami-i şerif var.

  148. 1:02:53

    Bu mübarek Allah'ın evleri var. İnnellâhe izâ erâde bi ümmetin azâben nazarallâhu Allah bir ümmete toptan bela vermek, altını üstüne getirmek, at kavmi gibi, lût kavmi gibi dibine geçirmek istediği zaman o ümmette cami var mı bakar. O memlekette camiye girme. giden var mı bakar? Bakarsa ki sabah namazında yatsı namazında, öğlende cemaat var onların hürmetine

  149. 1:03:28

    toptan azabı çevirin der. Yoksa altın üstüne getirin der. Orada bir kişi, iki kişi gidiyor sabah namazına ama işte o bir iki kişiden hürmetine de sen de evde yoksa Allah toptanımızın belasını verecek. yatsın. Onun için Cami Cemaat Ben, Cemaat Risalesi diye bir kitap yazdım. Yirmi sene kadar evvel, yani belki on sekiz, o kitabı yazarken gördüğüm hadisleri ve fıkıhları

  150. 1:04:00

    Oraya koydum. İçinde çok hadis var. Bir tane dinin direği müminin miracı namaz var, onu hiç sorma. Onu okuyup da namaz kılmayan zerre kadar imanı varsa kalmaz. Sonra ondan bir küçük çıkarttım, namaz kılmayanların başına iki cihanda gelecek belalar. Onu zaten okuyan gece sabah namazına karşı hortlar, kalkar, mecburen kılar.

  151. 1:04:27

    Zerre kadar imanı ve cehenneme gideceğine inancı varsa. Allah'ın cehennemi olduğuna imanı varsa. Sonra abdest kusur lisalesi yazdım. üçün teferruatı. Üç. Sonra cemaatle namaz yazdım. O cemaati namazla yazdıktan beri bir veya iki o da baypasa mı girecek Kerim'dir veya ne bileyim komadı mıdır, cemaatsiz hiç namaz nasip olmadı.

  152. 1:05:00

    Niye? Çünkü o risaleyi yazarken ödüm koptu. Siz o cemaatle namaz risalesini alıp okusanız, cemaatsiz namaz bir daha kılmazsınız. Bana çok tesir etti. Ben şimdi amel etmediğim işi söylersem tesir etmez. Ben hiç cemaatsiz kılmam. Ondan sonra Mahmud Efendi Hazretlerimizin en büyük fazileti nedir dedi. Hızır Efendi Hocamız, rahmetli şehit hocamız.

  153. 1:05:26

    Bütün ihvana sordu. Mahmud Efendi Hazretlerimizin faziletleri bitmez dedi, en büyük fazileti nedir dedi, kimse bir şey diyemedi. Buyurdu ki, ben dedi bu kadar senedir damadıyım. Ondan evveldi yani o zamanda Hızır Efendi Hocamız kaç seneden bahsediyordu. Ömrü hayatında cemaatsiz bir vakit namaz kılmamış tek insan gördüm.

  154. 1:05:53

    Bir vakit tek kılmamış. İşte budur yani. Bunun ehemmiyeti buradan geliyor. Ondan sonra cemaatle namaz risalesi yazdım. Yetmedi. Tadili Erkan Risalesi yazdım. Canım çıktı. O zaman gözümden Manisa'ya gidiyordum. Sülük tedavilerine, İzmir'e geliyordum. Her hafta İzmir, ora, bura, otellerde, motellerde yazdım o kitabı.

  155. 1:06:20

    İmam-ı Birgivi Hazretlerinin Muaddilu Salat Risalesini tercüme ettim. İmam-ı Rabbi Hazretlerinin de Tadili Erkan Risalesi'nde çok mektubatı var. Onları da ilave ettim. Ananızın dili Türkçe. Sonra İman-ı İslam İlmihali yazdım. İkinci cildi çıkaramadım. Zaten ikinci cilt Oruç, Hac, Zekat. Birinci cilt bu kadar.

  156. 1:06:46

    150 sayfa İtikad yazdım. Peşinden 600 sayfa, 1500 küsur madde. Bazı madde birkaç sayfa. Abdest, taaret, suların ahkamı, namazın bütün teferruatını. Sevgi secdesinden, mesbukundan, lahikinden, kaçıranından, geçireninden, her şey. Kaç etti? Sırf namaz hakkında. Yaptığım sohbetlerin haddi hesabı yok. Namaz, namaz, namaz.

  157. 1:07:17

    Ama tabi ki cemaatle namaz. Tabi ki tadili erkan ile namaz. Yoksa kirli çaput gibi suratına vurulacak namaz. Bak, zikrettiği için kalbi katılaşanların vay haline diyor. Geldik nereye şimdi? Namazı beni zikretmek için kıl. Kıldın namaz, Allah-u Ekber, Esselamu Aleykum. Bir kere Allah'ı hatırlamadın. Ne fayda gelir bu namazdan?

  158. 1:07:45

    Namazın gayesi Allah'ı hatırlamak. Bir de bunun nesi var? İçindeki şartlar var, dışındaki şartlar var. Bunları yapmadan namaz olmaz. Bunlardan biri de kıyam, kıraat, rükû, sücûd diyorsun. Kıyamdan sonra ikinci farz, kıraat. Kıraat okumak demek. Okuduğun tecviz okursan günahkar oldun diyor. Mana bozulacak kadar yanlış okudursan namaz gitti diyor.

  159. 1:08:10

    Bu namaz senin dinin, imanın. Bu namaz senin kabirde ilk sorguya çekileceğin sualin. Bu namazı geçersen ilerisi hafif gelecek. Namazda takılırsan bütün amellerin didik didik edilecek. Namazdan kurtaramayan, kabir azabından kurtaramaz. Namazdan cevabını veremeyen sırattan geçemez. Namazdan hesabını veremeyen cennete ilk girenlerle giremez.

  160. 1:08:34

    Binlerce sene gayya kuyusunu boylar. Namaz! Parçaladık kendimizi ya bu. Binlerce sohbet ettik ya. Hala beş vakit namaz kılmıyor. Kılan cemaatle kılmıyor. Kılan kıraat yok. Bir hocaya gidip bir Fatiha'yı okumadı ya. Yahu siz arabanıza değer verdiğiniz kadar, gözlüğünüzün camına değer verdiğiniz kadar, karınızın çantasına değer verdiğiniz kadar,

  161. 1:09:03

    kızınızın bilmem nesine, elbisesine değer verdiğiniz kadar, siz Allah'ınıza, dininize şu namazınızı şimdi gitseniz, bu gece yatsanız kabirde hop hop hoplatırlar, Hurşit Efendi'nin tabiriyle namaz yoksa ya. Evvelu mâ yus'elû anus salâ. İlk sorulacak namaz. İstenziyû minel beül feyni âmete azâbil kabrimi lû.

  162. 1:09:25

    İdrardan sakının, idrardan sakının. Üstünüze sıçratmayın. İstibra yapmadan abdest almayın. Bir zerre, iğne ucu kadar ıslak çıksa, zekerinin tenâsülü bunun başından, abdest gitti. Bu sefer abdestsiz kılıyorsun ya. Bir de imam olmuş abdestsiz kıldırıyor ya.

  163. 1:10:14

    Ama geleceksin, göreceksin, bakacaksın ki mevzu geliyor namaza ve abdese. Ve taharet ve temizlik ve idrar sıçırtma tehlikesi. İstibra yapmadan abdest almak. Bu ne olacak ya? Altı tane en az kitap olmuş sırf namaz hakkında. Yüzlerce sohbet var. E şimdi sen dünyaya bu kadar ehemmiyet veriyorsun. Namazına önem, kılıyorum.

  164. 1:10:39

    Ya ben kıldım olduysa bektaşı gibi olur mu ya? Abdestsiz diyor ben kılıyorum diyor. Oluyor diyor. Oluyor. E kim kabul ediyor? Kim kabul ediyor yani? E senin bektaşı abdestsiz kıldım oldu diyor. Sen de vay deli misin nesin diyorsun. Ahmağa bak bilmem cahile bak diyorsun. Peki sen de lisan-ı halinle, dilinle demesen de,

  165. 1:11:03

    lisan-ı halinle şu gevşekliğin, şu tembelliğin, şu medreseye gitmemen, bir hocanın önüne diz çökmemen, bir akşam yatsı arası olsun, bir ders halakası aramaman, bir talimi tecvidini, kıraatını düzeltecek imkan aramaman, neyi gösteriyor? Lisan-ı halinle şunu gösteriyor. Ha bektaşı ben abdestsiz kıldım oldu dedi.

  166. 1:11:24

    Ha da sen ben kıraatı bozuk kıldım oldu. E senin kıraatın bozuk kıldı oldu. Kim kabul etti? Nasıl ki abdestsiz kabul ediyor? Bir de abdeste deşersek, abdeste kıl kadar kuru yer kalırsa, tırnak, tırnak, tırnak. O kadınların nasıl bir tırnakları var? Abdestli, namazlı kadınlar feci tırnakları varmış. Ben duyuyorum.

  167. 1:11:50

    Duyuyorum, kadınlardan, kızlarımdan duyuyorum. Ondan sonra onlara da tabii zılgıtı çekiyor, mühtarı çekiyor. En ufak bir tırnak büyümeyecek. Kusu girmez. Kusulde cenabet kalırsın. Namazda abdestsiz olursun. Ya nereden tutsak bey ile dökülüyor. Yani bizim işimizin gerçeği şu.

  168. 1:12:15

    Şimdi Allah'a zikrettiği için kalbi katılaşanlar. Namazı benim zikrim için kıl diyor. Ondan sonra sen namazı tadil erkansız pat küt kılıyorsun. Kavmede düz oturmuyorsun. Celsede bir nefes almıyorsun. Rab'bi gıfirliği diyecek kadar oturmuyorsun. Bir sübhanallah diyecek miktar oturmuyorsun. Rukuda lastikli gibi iniyorsun çıkıyorsun.

  169. 1:12:36

    Bilmem ne bilmem. Sonra ne oluyor? Selam veriyorsun. Namaz yanında. Kötürüm gibi kalıyor. Eğer ki doğru kılsaydın. Nur oluyor. Göklerdeki kabul makamı. Allah mekanda münezzeh kabul makamı göklerde. İlliğin göklerde orada. O makamda kabul olan amellerin arasına iltihak ediyor. Ve o namaz çıkarken göklere.

  170. 1:13:03

    İleyhi yas'adül kelimu tayyibu vel amelu salihü yarfa'u. Kelime-i tayyibeler, zikirler. Namazın içi kelime-i tayyibet olur zaten. Hepsi Kur'an, zikir. Kelime-i tayyibeler, ibadetler, salih ameller. Kabul makamına yükseliyor. Ama onu salih amel yükseltiyor. Niçin? Amel salih olmazsa. Salih ne demek? Kabulü elverişli demek.

  171. 1:13:27

    Mesela Arabistan'da, Arafat'ta. Tankerlerin üzerinde yazıyor. İçmeye salih su. Ne demek salih? İçmeye elverişli. Hani temizlik için değil, içebilirsiniz bu suyu diyor. Salih, elverişli demek. Eğer amelin salihse ne demek? Kabulü elverişliyse. Yani abdestin tamamsa, kustun tamamsa, kıraatın içindeki şartlar, dışındaki şartlar tamamsa, amelin kabulü elverişli.

  172. 1:13:53

    O zaman o amel yarfa'u, onu Allah yükseltiyor. Öbür ameli yükseltmiyor. Peki yükselmeyen amel ne oluyor? Reddedilmiş oluyor. E biz reddedilmek için mi kılıyoruz? Bu kadar abdest alıyoruz. Gece kalkıyoruz. Uykumuzdan fetakarlık ediyoruz. Sabah namazına, heyecanımıza, cemaatle çıkıyoruz. Abdestin düzgün değilse hepsi gitti boşa.

  173. 1:14:12

    Ya bir Müslüman işini titiz yapmaz mı ya? yapmaz mı ya? Dünya işine bu kadar kılıklık Dünya işine bu kadar kılıklık arıyoruz. yarıyoruz. Ahiret işinde ne bu tembellik, gevşek? Ahiret işinde ne bu tembellik gevşekliği? Cahilliğe niye razı oluyoruz ya? Teallem. Ya fetâfel cehennu âru velâ yerdâbi Ya fetâfel cehlu'ârû.

  174. 1:14:28

    Ve lâ yarzâbiyâ illâ hibârû. ya illâ hibâru dert efendim. Askeri yav! Derdi Efendi Hazretleri ya. Ey genç, ihtiyar, neysen ne ya. Ey genç, ihtiyar, nefis! Öğren, öğren, öğren. Utanma. Yaşlıyım diye gencin önüne talim okumaktan, bu çocuk falan diye. Çocuk hafız ama. Kalıp gibi Kur'an'ı okuyor. Çocuk hafız.

  175. 1:14:46

    Çocuk hafız, eğer ben yaşlıyım diye bir gencin önüne utandığı için ilimden geri kalırsa Allah onu cehenneme ilhak eder diyor. İlimde utanma olmaz. Cehalet ardır. Bilgisizlik ayıptır. Cehalet ardır. Sonu nardır. Anladın mı sen? Bizde de çok olur deme şimdi. Sizin bahçedeki nardan bahsetmiyoruz. Nar-ı cahimden bahsediyoruz.

  176. 1:15:15

    Cahilliğe bile bile kimse razı olmaz. Ancak uzun kulaklı, pet sesli bir hayvan var. Ondan başkası cehalete razı olmaz diyor. Sen ehsen-i tekmüm üzere yaratılmış, eşrefi mahluk iken, cennete namzet iken, her an ölmeye efendim müsait iken, ecel gelmek üzere, hala bir Ulhu Allah'a doğru okuyamadan namaz kılsan ne olur ya?

  177. 1:15:45

    Yapma Müslüman. Bu zararı sana dünyanın gavru toplarsa yapamaz. En fazla seni şehit ederler. Şehit ederler, cennete gönderirler. Ama sen sana bir zarar yaparsın ki derdi Efendi Hazretleri, dünyanın gavru yapamaz. Niye? Kendini cahil bıraktı. 24 saat verdi Allah. Her dünyada kabul edilmiş ki derdi, 8 saat mesai dünya işinde yeter.

  178. 1:16:08

    İşlerde bu kabul edilmiş. Dünyada da böyledir ithalat ürkte. 8 saat. Kaldı 16 saat. Bunun 5'ini 6'sını uykuya, birkaç saatini çoluk çocuğun yemek içmek, 8'ini ibadete ayır, ilmi ayır derdi. Nerede 8'i? Ben şimdi diyorum ki farz namazlar zaten neyse, sade farzlar, sünnetler bir saat dursun. Hani abdesti, gusül, bir buçuk saat dursun.

  179. 1:16:32

    Efendi Hazretleri'nin dediğine göre 6 buçuk saat orada geri kalanı ilim, amel, ihsan. Zaten tarikat dersi adam biraz dersi ilerlerse 3 saat, 3 buçuk saat. O tarikat dersleri için ayrı bir mesele. E sen normal bir Müslüman olarak hadi diyelim ki ben öyle 5-6 saat uykuya doyamıyorum. Tabi namazları kaçırmamak şartıyla hani uyudun, tamam.

  180. 1:16:53

    Namazları kaçırmamak şartıyla. Hatta cemaati de kaçırmamak. Sabah namazı cemaatini kaçırdıktan sonra o uyku mübah değil. Çünkü cemaat, sünnet-i müekkede değil, daha ileri sünnet-i hüda'dan Hanbeli mezhebine göre cemaat farz, cemaatsiz kılanın namazı hiç kabul değil. Hanbeli mezhebinde cemaat farz. Hanefi mezhebinde falan da cemaat sünnet-i müekkede.

  181. 1:17:15

    Ne cemaat sünneti? Sünnet-i hüda. Terkine müsaade olmayan sünnet bu. Terkine müsaade olmayan. Öyle bir şey olur mu? Sapıtırsınız diyor. Bir millet cemaatle namazı terk etse İslam Devleti orayla harp açıyor. Harp açıyor, harp. Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem gönderdiğinde veyahut da halifeler, tahsildar gönderdiği mesele ne buyurdu?

  182. 1:17:37

    İnce âkün fâsıkun bilemeyin. Fâsık bir haber getirirse fetebeyyeni o araştırın. Çünkü getirdiler. Ne dediler? Tahsildar korktu. Zekâtları alamadı. Alamayınca korktu gitti. Mübarek adam dedi ki ya Resûlallah bunlar dinden dönmüş dedi. Yahu şimdi dinden dönmüş işi kolay bir şey değil. Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem bu sefer âyet geldi.

  183. 1:18:04

    O yanlış yaptı dedi. Öyle birisi haber getirse araştırın. Bunun üzerine adam gönderdi. Adam gönderdi. Ne dedi onlara? İmsak vakti, yaklaştığı gece imsak vakti olduktan sonra kimseye görünmeden karanlıkta bekleyin. Bekleyin. Eğer ezan okurlarsa sabah ezanını cemaat toplanıp camide veya neyse o zamanki durumlardaki mescitte

  184. 1:18:32

    cemaatle namaz kılarlarsa müslümandırlar, baskın yapmıyorlar. Bak ne kurtarıyormuş baskından? Ezan ve cemaatle namaz. Eğer o sabah ezan okumasalardı, cemaatle namaz kılmasalardı Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem harp emri vermiştir. Anladın mı şimdi? Ondan sonra onların namazı kılınca bunlar da hemen cemaate katıldılar.

  185. 1:18:57

    Namaz bitince dediler ya böyle böyle oldu. Ya yok dedi ya biz ona öyle bir şey demedik mübarek adam yanlış anladı bizi falan derken neyse işi düzelttiler. Bu ayet üzerine entusi bu kavmen bicaletin bilmeden, araştırmadan bir kavme bindirirsiniz. Fetusbüvü alâ mâ fâltum nâdimin sonra yaptığınızda pişman olarak sabaha çıkarsınız, pişman olmamak istiyorsanız araştırın.

  186. 1:19:24

    Her habere inanmayın. Kıyas yapın. Bu ayet bundan nazır olur. Ne kurtardı onları? Cemaatle namaz kılmaları kurtardı. Ama Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem ezan okumadılarsa, sabah namazı kılmasalarda sabah namazı kılmasalar da bekleyin, belki saat 10'da kılarlar demedi. Belki herkes evinde kılmıştır demedi.

  187. 1:19:45

    cemaatle namaz kılmıyorlarsa bindirin dedi. Bundan büyük delil olur mu ya? Onun için bu camide cemaate gidenler hürmetine ne belalarda bu. Ama senden özel beladef olmuyor. Dünyada toplam beladef oluyor. Kabire girdiğin zaman, gel bakalım. Camide beş kişi kılıyordu seni de ona bağışladık demiyorlar. Herkesin hesabı kendine.

  188. 1:20:11

    Herkesi kendi ameliyle kendi çukuruna indirecekler. Onun için kıraatsız namaz olmaz. Onun için, Abdestsiz namaz olmaz. Tadil-i erkansız namaz olmaz. Bunların her biri için kitaplar yazdık. Bunların Ahıska yayınlarından istiyorsun, hemen adresine geliyor.

  189. 1:20:28

    Şimdi e-kitap çıktı. E-dergi çıktı. Basıyorsun, hemen cep telefondan sayfalarını açıyorsun. Arabada, şurada, burada. Herkes lagalugada. Sen oradan önüne bakıyorsun, kitabını okuyorsun. Bu kadar kolaylıklar çıktı. Sen hala bu işleri düzeltmiyorsan, o zaman senin İslam'a ehemmiyet vermediğin, malına, karına, kızına, eğlencene, yemene, içmene, verdiğin değerin zerresi kadar

  190. 1:21:03

    Allah'ın dinine, namazına, abdestine önem vermediğin ve senin bu işi ciddiye almadığın ondan sonra kabul ederse etsin, etmezse etmesin. Nasıl olsa millet hiç namaza kılmıyor, abdest almıyor. Her yol var. Biz yine namaz kılıyoruz. Tabi kabul edecek mantığıyla sen Allah'a yutturamazsın. Ve azaptan canını kurtaramazsın.

  191. 1:21:27

    Yani namazı zikir için kılmak lazım. Zikiri de Allah'ı hatırlamak için yapmak lazım. Sen bunları işte zahiri, batini, şartlarını ihlan ederek bozduğun zaman o zikir seni ne yapmaz? Allah'a yaklaştırmaz. Yaklaştırmadığı gibi de ne yapmaz? Sevap da kazandırmaz. Sevap kazandırmakla da kalmaz. Günah kazandırır.

  192. 1:21:49

    İşte sana Kur'an. İşte sana namaz. İşte sana kıraat. Ama tecvizsiz okuduğun zaman günahkarsın diyor. Daha ne diyecek sana İmam-ı Cezeri? Namaz kılıyorsun. Namazla kıraat yapıyorsun. Ve namazı zikir için kılıyorsun. Haker olup çıkıyorsun. Ve namazı bitiriyorsun. Tadil erken kıldığın zaman namaz kötürüm oluyor.

  193. 1:22:11

    Arapçası mücrim. Mücrim kötürüm demek. Yani yerden kalkamıyor. Çünkü amel salihti. Kabulü elverişli şartları ihraz etseydi gökteki elli yine çıkacak. Bu sefer çıkamayınca ne oldu? Kötürüm oldu. Çıksaydı ne olacaktı? Nur olup seni bekleyecekti şefaat etmek için. Sen mezardan kalkarken o da gelecekti Burak olarak.

  194. 1:22:33

    Sen benim sırtıma şimdi dünyada çok sıkıntımı çektin. Şimdi de ben senin sıkıntını çekeceğim. Bu sefer namaz göklere kaldırılırken ne diyor? Senin kıldığın, benim kıldığım namaza hafızakallahu sen beni korudun Allah da seni muhafaza etsin. Aldın namazın duasını. Niye? Mücrim olmadım, kötürüm kalmadım.

  195. 1:22:54

    Yeryüzünde kalmadım. En azından kabul makamına nur olup çıktım. Yok eğer mücrim olsaydı bu demin dediğim şartlar bozulsaydı namaz yerde kalsaydı ne diyecekti namaz? Zayyakallahükema zayyakeni Hadi bakalım şimdi. Sen beni zayi ettin, perişan ettin. Diğer arkadaşlarımın çıktığı makamlara çıkamadın. Beni dünyada zulmani, kapkaranlık bıraktın.

  196. 1:23:21

    Allah da seni perişan etsin. İçi yakan bir araya gelmesin. Biz bu namazı dua almak için mi kılıyoruz? Beddua almak için mi kılıyoruz? Zikir yaptığı için kalbi katılaşanların vay haline Anladın mı şimdi ayetin manasını? Efendi Hazretleri burası ustura iki taraflı keser derdi. İki türlü mana verirdi.

  197. 1:23:42

    Şimdi ben buraya neler konuşma niyetiyle geldim. Ama vazifemi yaptım mı? Yaptım. Allah size lazım olanları bu gece size duyurdu mu? Duyurdu. Siz de bütün insanlara tebliğ edeceksiniz. Kanalın değiştiğinde duyuracaksınız. Bundan sonraki sohbeti arayan, bu sohbeti arayan eski kanalda bulamayacak. Yeni kanalda bulacak.

  198. 1:24:04

    Bu sohbeti dinlemeleri lazım mı? Bu sohbeti dinlemelerinde fayda var mı Müslümanlara? Varsa bunu da tebliğ edeceksiniz. Allah da hepimizi hayırlı muradlarımıza tebliğ edecek, ulaştıracak. hayırlı muratlarımıza tebliğ edecek, ulaştıracak. Fazlı kerem ile lütfü ile cümlemize muamele eylesin. Amin diyen dillerinizi de nar-ı cehiminden azab eylesin.

  199. 1:24:28

    Lale Gül dergisi dün eshabı bugün eshabı gazze yazdı. Çok ilimler yazdı. Çok fıkıhlar yazdığı, çok fetvalar yazdığı, özellikle sonunda Esma-i Hüsna'dan beytler var. Esma-i Hüsnâ'nın beytleri hastalıktan kurtulmak için özel. Beladan kurtulmak, rızık çoğalması, huzur, aile saadeti, Allah'a mânen yakınlık, kurb-i ilahi, korktukların varsa emin olmak gibi

  200. 1:25:02

    birçok özellikleri olan birkaç beyt bu. Bu beyt-i şerifler Allah'ımızın mâni ismi şerifi, ghanî ismi şerifi, ghani ismi şerifi, muhni ismi şerifi, bunların adetleri, sayıları var. Sayfa 79'da ghanîyum fevâril fekra annî bilghinâ fe mughnîn fe ezib liel kanâte men helâ Bu beyt okunuyor. Belalardan, zararlardan, şerlerden, şerlilerden, korkulardan emin olmak.

  201. 1:25:28

    Veyâ mâni'um nâni anis yû'ibah minih veyâ dârrum künlil hâsidîne münekkilâ Ne kadar haset eden varsa hepsi biter. Bu beytle. Esma-i Hüsnâ manzumeleri, İmam-ı Dimyatî Hazretleri'nden. Esma-i Hüsna manzumeleri, İmam-ı Dimyatı Hazretleri'nden. Ondan sonra daha beytler var. 79-80, son iki sayfada Esma-i Hüsna'nın Allah-u Teala beytlerle duaları çok seviyor.

  202. 1:25:55

    Esma-i Hüsna'yı meşayih beytlerle yazmışlar. Beytlerle yapılan dualar daha çok kabul olur buyuruyor. Onun için Perşembe'de çok fetvalar, fıkıh meseleleri, daha ilimler yazıldı. Efendi Hazretleri'nin sohbeti yeter. Hepsi burada, lalegül size dışarıda arz ediliyor. Bu mübarek kitabı çıkarttım. Kurtlu ebeveyn, diriliş ve iman, ihya-l-valideyn, Rasulullah S.A.V.

  203. 1:26:19

    annesini de babasını da Allah'ın izniyle diriltti. Kabirden kalktılar, oturdular, nübüvvetini tebrik ettiler, bütün şeriatın hükümlerine iman ettiler. Veda Haccı'ndan sonra olduğu için İslam tamamlanmış idi. Rasulullah S.A.V. vefatına da 80 gün kalmış idi. El yemme ekmeltü leküm dinikum ve etmemtü alekum nimeti sırrı zahir olmuş idi.

  204. 1:26:47

    İslam'ın bütün meseleleri tamamlanana kadar anne babasını diriltmedi Mevla. Ayetler, vahiyler bittiği anda diriltti ki şeriattan inanmadıkları tafsilattan bir şey eksik kalmasın. Bu dirilme nasıl oldu? Nerede oldu? Rasulullah S.A.V. bundan evvel nasıl ağladı? Neler yaşadı? Buna itiraz eden alimler, öbür alimler ne cevaplar verdiler?

  205. 1:27:16

    Ne reddiyeler verdiler? Dirildikten sonra iman, amel fayda verir mi? Kime verir, kime vermez? Bütün bu meseleler, bu eserde çok ilim var. Zaten burada amine validemizin kabri, Mekke mezarlığının resimleri, Osmanlı döneminden kalma resimler basılmış. Rasulullah S.A.V. anne babasının imanlı, İslam üzere öldüklerini savunan alimlere çok himmet etti.

  206. 1:27:41

    Özellikle altı risale yazan İmam-ı Suyuti'ye uyanıkken görüşme makamı nasip etti. Yetmiş beş kere geldi. Efendim S.A.V. vefatından ne kadar sonra? Yani yedi yüz, sekiz yüz sene sonra yetmiş beş kere İmam-ı Suyuti ile oturdu, ders yaptı. Bunun sırrı neydi? Anne babasının hakkındaki ayet ve hadisleri toplayıp risale, altı risale yazması.

  207. 1:28:09

    Ben de onun yolunda gidiyorum. Altı risale belki çıkarım inşallah. Şu anda iki risale, en az üç risale yazdım. Bu konuda siz de Rasulullah'ın özel şefaatine mazhar olmak istiyorsanız bu husustaki eserleri okuyun. Bir de bugüne kadar anne babasına hiç salavat okumadınız. Bu kitapta o da var. Mesela Allah'ın salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli

  208. 1:28:32

    âlinin ehli beytinin içine girer genel ama ve alâ valideyhi, anne babasına diye özel salavat size kimse öğretmedi. Müstakim Câde Hazretleri, Mektubat Mütercim'i ve sahir ulemadan Rasulullah S.A.V.'in özellikle Ravza-i Mutâra'da bir salavat var. Yüz kere onu okuduğun zaman anne babasını da katarak, kısa anne babasını da katarak bunu oku evladım buyurdu meşayetten.

  209. 1:28:57

    İşte o yüz salavatı Medine'de, Ravza'da ziyarette okuyanların bütün istekleri hasıl oluyor. O salavatla burada da şimdi ben tam sayfayı hazır edip düşünmedim. Her tarafını okuyun. Zarara mı girersiniz? Ayet okuyacaksınız, hadis okuyacaksınız. Bu kitapta ise arz ediliyor. Hali vakti müşahit olanlar, talebeler alamayanlar var.

  210. 1:29:22

    Ben beş yüz tane dağıttırdım. Sonra yine gelene gidene dağıtıyoruz ama çok fakir fukara var, talebe var. Özellikle Rasulullah Efendimiz'in annesi Amine validemizin ruhuna hediye niyetiyle. Babası Abdullah İbn-i Abdülmuttalip Efendimiz'in ruhuna hediye niyetiyle. Şu kitaptan medreselere, talebelere, kızlara, erkek kızlara, erkek medreselere de dağıtırsanız

  211. 1:29:46

    Resûlullah Efendimiz'in özel şefaatine mazhar ve nail olursunuz. Tabii öyle fazla alıp dağıtacağım diyenlere herhalde ahıska indirim yapar. Olmadıysa söyleriz arkadaşlara. Bazıları beş yüz tane aldılar falan. İndirim, toptan da indirim zaten oluyor. ben satmayacağım, hayrıma dağıtacağım diyenlere özel indirim yapıyorlar.

  212. 1:30:08

    Ağustos'un telefonları ortada. Benim buradan Benim buradan özel bir menfaatim sizin bu almanızdan satmanızdan yok. Benim tehlif ücretlerim sabit. Ben Allah için Benim terif ücretlerim sabit. teşvitçiyim. Allah hepinizden razı olsun. Hayırlı muradlarınızı ihsan eylesin. 1 Kasım'da Cumartesi yatsı namazı 8'e sabitledik.

  213. 1:30:33

    Adam Konya'dan geliyor, Eskişehir'den her ay geliyor bu mübarek İsmail Efendi. Daha birçok arkadaş da civar vilayetlerden geliyor. Ben ona niye takıldım? Bir kendini getirme diye takıldım. Bir de peşine bir otobüs tak diye takıldım.

  214. 1:30:47

    Şimdi bakacağız ondan bunu halledeceğiz. Eskişehir bizim merkezlerden. Dolayısıyla burada yatsı namazı 8. Ezan normal camilerde 7'ye de düşse, 6 çeyreğe de düşse biz burada sohbet gecesi için konuşuyorum. 8'de yatsıya durulur, 8.30'da sohbete durulur. Çünkü millet sağdan soldan geliyor. Yatsı namazı 7'ye inerse, 6.30'a inerse millet yetişemez cemaate.

  215. 1:31:15

    Bizim derdimiz ne? Fazla kalabalık cemaatle yatsı namazımızı eda edelim ki kabul olunanlar arasında Allah bizi de makbul eylesin. Amin. Âmin. canlı yayın var, tergıb-ı terif, hadis dersleri, çok feyizli bir ders. Efendimiz Hazretleri'nin ilk kitabıdır. Pazartesi Şifahi Şerif dersimiz var. Salı, Hünerinci Hoca'nın orada, Ümraniye'de, tergıb-ı terif dersimiz var.

  216. 1:31:57

    Şarşamba, Mektubat-ı Şerif dersimiz var. Perşembe, Haydere'de sohbet var. Resûlullah Efendimiz'in ruhaniyetinin hayatta olduğu. ism-i şerifiyle kabrinden çıktığı, her tarafı dolaştığı, istediğiyle görüştüğü Lüsünnet uleması'nın bütün görüşleri, o dersi uzunca devam edeceğiz. Oradan evliyanın tasarrufu, erbaat tasarrufu,

  217. 1:32:15

    bu Vehhabiliğe karşı biraz bu konuları konuşmamız çok idim oluyor. Millet de çok memnun oldu buradan, bu konuları bilmiyorduk dediler. şerifinde bedeniyle çıkıp geziyor mu, bedeniyle? Bunu bilmiyordular. Şimdi bunları ispat ettik hadislerle, delillerle. Perşembe de o sohbetleri biraz devam edeceğiz.

  218. 1:32:34

    İnşâAllah-u Rahman, Allah bizi bu hizmete bağışlasın, size bağışlasın. Sizin hürmetinize, sizin salih amelleriniz Allah için şuraya attığınız adımlarınız, kadın, erkek, uzaktan yakından geldiniz, mesai verdiniz, maddi asraf da ettiniz. Sizin gelmeniz hürmetine Allah bizi de size faydalı ilimler konuşmaya muvaffak eylesin.

  219. 1:32:59

    Âmin. Yâ Erhamel Râhim, Yâ Erhamel Râhim, Yâ Erhamel Râhim. Uzaktan, yakından gelen. adımlarına cümle sevaplar ihsan eyle, günahlarımızı mağfiret eyle, koyunlarımızı cehennemden azade eyle. Evde ocaktan namazsız, abdestsiz bir fert bırakma Ya Rab. Bizden bir zerre cehenneme atma Ya Rab. Eşlerimizi hayırlı eyle, hayırlarını göster, şerlerini def eyle Ya Rab.

  220. 1:33:20

    Eşlerimizi derken, kadınlar zannetme. Onlar kötü de onları hayırlı yap, ıslah et diyorum, eşlerimizi diyorum, hanımlarımızı demiyorum. Biz onların eşiyiz, onlar da bizim eşimiz. Biz de onların nesiyiz? Eşiyiz. Bazı kadınlar adamın başına bela olmuş. Bazı da adamlar kadının başına bela olmuş. Namaz kıldırmıyor, çarşaf giydirmiyor yani.

  221. 1:33:50

    Değil de de bozuk adamlar var. Onun için biz dua ediyoruz. Ya Rabbi eşlerimizi birbirimize hayırlı eyle. Evde, ocakta, Kur'an, sünnet, şeriat, huzuru ihsan eyle. Eğlence sevgilerini ihraç eyle. Yavrularımızı hayırla ıslah eyle. Terbiyeden aciz kaldık. Salat ehli, salat ehli eyle. Ya Rabbi sen bu kardeşlerimizin ne umdukları varsa nail eyle.

  222. 1:34:14

    Korktuklarımızdan emin eyle. Ben de hastayım. Hastalıklarımıza aciz şifalar ikram eyle. Derdimize devalar ihsan eyle. İçimizdeki iltihapları izah eyle. Ya Rabbi içimizdeki yaraları kurut Ya Rabbi. Şifayı ab eyle. Bu kortizonlara muhtaç bırakma bizi Ya Rabbel Alemin. Ya Rabbi sen başka türlü kolay yoldan tedavi eyle.

  223. 1:34:35

    Sebepli sebepsiz şifamızı cümlemizin halka eyle. Ya Rabbi amin diyenlerimden azade eyle. Kurban olduğum Allah'ım Gazze'ye yardım eyle, Filistin'e yardım eyle, zalimleri helak eyle, mazlumları helas eyle, zalimleri beklemedikleri yerden helaklarını takdir eyle.

  224. 1:35:03

    Sırrına mazar eyle. Ya Rabbi küllemâ ve gadûnâ rallil harb. Atfah Allah. Sırrına mazar eyle. Ateşlerini söndür Ya Rabbi. Niranlarını viran eyle Ya Rabbi. Ya Rabbi Ya Rabbi. Ne kadar vaadin varsa müminlere. Müjdesini nail eyle. Sırrına mazar eyle. Ve kezâliken üncil müminin sırrına mazar eyle. Ve ya hayran nasirin.

  225. 1:35:37

    Kurban olduğum ne kadar günahlarımız, kusurlarımız olduğu için bu belalar, Müslümanlara bu kadar azap bela geldi. Bizi kurtarmaktan aciz kaldık. Bu da bizim günahlarımız yüzünden bu acizliğe düştük. Bizi bu acziyetten de halas eyle. Bir an evvel onlara ekmek, yemek, yardım götürmek nasip eyle. Bu işte Allah rızası için yola çıkanlara da sebaplarını ihsan eyle.

  226. 1:35:57

    sebaplarını ihsan eyle. Geri selametle döndüler. Yeniden Yeniden hizmetlerinde ehl-i sünnetle istikamet onlara da bize de nasip eyle. nasip eyle. Ya Rabbel alemin ve ya hayrol nasirin ve ya Ve ya hayran nasirin. Ve ya hayran fâtihin. hayrol fatihin umduklarımıza nail eyleyip korktuklarımızdan Umduklarımıza nail eyleyip, korktuklarımızdan emin eyle.

  227. 1:36:14

    emin eyle. Ne dua isteyen şifası için Ne dua isteyen şifası için, derdi için devalarını takdir eyle. Geçmişlerimize rahmet eyle, kabullen, nur eyle. Âdem ile Havva aleyhisselâm'a kadar uzanan, Nesep silsilemize zerre kadar imanla ölen, Cümle Abu Ejdad'ı ceddatımızın kabrine şu sohbetten, Dağlar emsali rahmetleri şu saatte idkâle eyle.

  228. 1:36:35

    Ya Rabbel âlemîn Ve ya hayran nasirin. ve ya hayral nâsirîn ve ya hayral Ve ya hayran fâtihin gazzenin helâsı için, fâtihîn gazzenin helâsı için Müslümanların kurtuluşu için, Zalimlerin helâkı için, Hayrımlatlarımızın husûlü için, Şerlerin, belâların, marazların, illetlerin cümlemizden def'u ref'ü izâlesi için. Fâtiha-i şerife ne niyetli okunsa onun için el-Fâtiha.