01:27 / 2:12:26

  1. 00:00

    Elhamdülillâh, Yediği, Hedâne, Ali, Hâdâ, Ve mâ künnâ el nehteliye, leulâne, hedâne, Allâh, Lekad câd resûlu Rabbinâ bilhâq, Sallu alâ resûlunâ Muhammed, Allâhümme salli alâ seyyidina Muhammed, Âliyü'l-Selîm, Sallu alâ tabîb gulûbunâ Muhammed, Allahümme salli ala Seyyidina Muhammed ve ala alihi ve sellim.

  2. 00:16

    Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed, Ve alâ Âliyü'l-Selîm, Sallu alâ şefî'u zünûbunâ Muhammed, Salli ve ala şefiatu l-mü'minâ Muhammed. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed, Allahümme salli ala Seyyidina Muhammed ve ala alihi ve sellim. Euzubillahimineşşeytanirracim. Euzubillahimineşşeytanirracim.

  3. 00:39

    Ve men yeşâ ve men yü'te'l-hikmete fe kad yü'te'l-hayran kezîrâ ve mâ yedzekeru illâ ulûl-elbâb. Sadaqallâhu'l-azîm. Allahümme enfâ-nâ bil-Kur'ânil-azîm. Ve bâriklenâ fî velhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Ve istaghfirullâhi l-hayyi'l-qayyûm. Hassantukum bil-hayyi'l-qayyûm illadî lâ mu'tu ebedâ. Ve defâtu anni ve ankumu suûb.

  4. 01:02

    Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi l-aliyyi'l-azîm. Rabbimiz bu ilim meclisini mübarek eylesin. Hayırlarına, bereketlerine, rahmetlerine nehal ve mazhar eylesin. Bundan sonra Bursa'daki sohbetlerimiz önümüzdeki ne zaman? Altı Haziran, bayramdan sonra. Altı Haziran inşâAllah Rabbim akşam namazına yetişmeyi nasip eylesin.

  5. 01:27

    Altı Haziran'da da devam edeceğimiz tergib-i tergib, hadis-i şerif derslerini Sultander'de yapıyordum. Bismillahirrahmanirrahim hocam orada. Ayda bir olduğu için, araya da ömre girdi, iki aya bir oldu. O tergib dersleri, hadis dersleri geri kalıyor. Onun için şifa-i şerif var, mektuba-i şerife var, çok ders var.

  6. 01:49

    Perşembeleri, kebâir günahlar var. Bunların hepsinin size lüzumu var. Çok önemli. İlimsiz mahvolursunuz, cahil kalırsınız, elâk olursunuz. Elâk olursunuz, ilimsiz. Onun için toplum çok cahil. Tergibü terib, Mahmud Efendi Kudsesi Ruh Hazretlerimizin, yegâne Şeyhimizin elinden düşürmediği, Hafız Münziri Hazretlerine, Abdülazim, adı Abdülazim, el-Münziri,

  7. 02:19

    radıyallâhu anh, çok büyük veli, çok büyük muhaddis, ömrünün hayatını ilme vermiş, hadis ilmine vermiş. Çocuğu vefat etti, çocuğunu medreseye getirdi, cenazeyi, cenazesini kıldırdı çocuğunun, mezarına bile gidemedi, derslerim var dedi. O kadar hadis ilmine hizmet etti. Efendi Hazretleri onu çok seviyor yani.

  8. 02:42

    Tabi bizden tabi 700-800 sene evvel vefat etmiş 600'lü Hicri. Onun için onun kitabında çok bereket var. Bursa'da da o derse devam edeceğim inşâAllah. İşte Sultan derlem, buradan hadisleri takip edenlere hiç hadis atlamadan devam ediyorum. Zaten 160 küsur hadis-i şerif okudum. Tabi çok izah getiriyorum, şerh yapıyorum.

  9. 03:06

    Onun için hızlı hızlı gitsem, yani bin tane de olurdu ama şimdi şerh lazım, izah lazım, ehl-i sünnete göre mana vermek lazım. Onun için şerhlerden de yararlanıyorum. Önümde İmam Feyyûmi'nin şerhi var, Fettülkarîbülmücîm, İmam Sindî'nin şerhi var. Onun için onlardan da size ilim vermeye çalışıyorum. Fuzuli konuşmanın bir lüzumu yok.

  10. 03:30

    Hep ilimle meşgul olalım inşallah. Şu iki ilanı yapalım. İzmit sohbeti 3 Mayıs pazar günü, buralar İzmit'e yakın diye söylüyorum. 3 Mayıs pazar günü saat 18'de, yani akşam ezanıyla bitireceğiz. Orada kapalı spor salonu, Atatürk Kapalı Spor Salonu hanımefendilere yer ayrılmıştır.

  11. 03:54

    Efendim, kardeşlerim, Lale Gül TV'den, radyodan, bizim YouTube kanalımızdan da canlı verilecek, önümüzdeki yani yarın, yarın 18'de. Bu birinci ilanımız. İkinci ilanımız, Mahmut Efendi, Kaddesallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerimizin vefatının hicri yıldönümünde 4. seneyi devreye oluyor.

  12. 04:17

    Allah'ım, zahiren ve fiziken buluşamadığımız günlerin süreleri uzadıkça, manevi rabıtamızı ve yakınlığımızı daha ziyade artırsın, ziyade eylesin. Yani ne kadar ondan zahiren göremiyorsak, rabıtamızı ve maneviyatımızı o kadar artırsın, kuvvetli eylesin. Çünkü mesele, mürşid-i kamillerin terbiyeleri ruhanidir.

  13. 04:49

    Bu dadı değil ki çocuk büyütür gibi ağzına ekmeği sokacak. Ruhla terbiye ediyor. Ruhunda da büyük tasarruf devam ediyor. Ruhlar biliyorsunuz ölmedi. Ve 18-19 ders yaptım. Salı akşamları yapılan derslerde evliyaların ruhlarının vefattan sonraki tasarrufların devamı başlığı tam bilmiyorum. Konu bu. 19 mü oldu, 20 mü oldu?

  14. 05:13

    Bu dersleri dinleyenlerin ruhlarının gözenekleri açılır. Tasavvuftan, tarikattan neşveleri artar ve maneviyatları ziyadeleşir ve ruhlar alemiyle ilgili malumatları ziyade olur. O sohbetleri başka yerde bulmak kolay bir şey değil. Başka bir kimsenin anlatacağı bir şeyler değil. Çünkü ben o kadar şey topluyorum ki, bütün kitaplardan, mesela Mektubat'ta Alem-i Misal ile ilgili.

  15. 05:41

    Yani ben bir şey demiyorum. Benden iyi anlayanlar olabilir ama benim gibi Türkçe millete anlatan olabileceğini Türkçe millete anlatacak var mı? Ama bir çok hoca efendi var, benden iyi anlamıştır ama benim gibi anlatamıyor. Bu da Allah vergisidir. Ben bunu bir şey için demiyorum. Yani başka yerde o ilim bulunmaz.

  16. 06:05

    Onu demek istiyorum. Türkçe anlatışla. Bundan dolayı o dersler 18-19 oldu. Tam ismi nedir? YouTube'da arayan nasıl bulur onu yazın bana verin. O dersler, Mahmud Efendi Hazretleri'nin tasarrufu devam etti, ruhaniyetinin tasarrufu devam etti. Ve ruhların zaten ölmüyor. Ruhlar, kafirlerin ruhu da ölmüyor.

  17. 06:27

    Azaba gidiyor, cehennemde azap çekiyor. Müminlerin ruhları da ölmüyor, işte ameline göre gidiyor. Ama velilerin ruhları, şehitlerin ruhlarında dirilik devam ediyor, tasarruf devam ediyor. Fiziki şekilde görünmeleri, yakın zaten uyanıkken istediklerine görünmeleri, buluşmaları devam ediyor.

  18. 06:46

    Bütün bunların delilleri, tabi başta Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'ine aittir bu makam. Alemi doldurmuş, ruhaniyeti en büyük olan O'dur sallallahu aleyhi ve sellem. Bütün ruhlar O'nun ruhundan yaratılmış, bütün nurlar O'nun nurundan yaratılmış, bütün akıllar O'nun aklından yaratılmış. Hepsinin başı Muhammed Mustafa'dır sallallahu aleyhi ve sellem.

  19. 07:06

    Ama oradan geldik, bütün kaynaklarıyla, delilleriyle, İsmaila'daki Vehhabi olmuşlar, Efendi Hazretleri ölmüş, işi bitmiş diyenlere karşı cevaplar verdim. Hoca geçinen sahtekarlara çok güzel cevaplar verdim. Hiçbir ilimleri de yok. İşleri müşteri film, ilimden nasipleri yok. Onun için bu dersleri dinleyin.

  20. 07:28

    Şimdi Efendi Hazretlerimizin ödül merasimi oldu, mücedditliğini ilan edileceği. Biz mücedditliğini ilan edileceğini bilmiyorduk. Orada alimler karar vermiş, şaşırdık kaldık. Ama Efendi Hazretleri ne buyurdu? Benim emrimle geldiler biiznillah. Ses kaydı YouTube'larda var. Çünkü Efendi Hazretleri istedi ama İsmaila bunu istemedi.

  21. 07:48

    Yeni Şafak'la anlaştı, beni provokasyoncu ilan ettirdiler. Efendi Hazretleri zorla götürüldü, aklı başında değil Alzheimer dediler. Ve böylece Efendi Hazretleri çok büyük iftiralar yaptı. O toplantının da, o otelde kaldık. Efendi Hazretlerimiz bu odada, ben yan oturdum. Rasul Hoca Efendi, rahmetullah benim hocam geldi.

  22. 08:09

    Oturdu Efendi Hazretleri, Hacer Rasul derdi. İlim Dağı derdi, Cebeli İlim, İlim Dağı geldi Hacer Rasul. Buyur otur dedi, oturdu. Dedi ki, Efendi Hazretleri bu merasime İsmaila'dan bazı hocalar katılmadı dedi. Ben bunları affedemiyorum. Nasıl bütün dünya geldi de bunlar niye size inat gelmedi? Efendi Hazretleri buyurdu ki, ben de affedemiyorum Rasul Efendi dedi.

  23. 08:34

    Ve Efendi Hazretleri buyurdu ki, biz odadaydık, kalıyorduk orada. Şefik Hoca bunların şahidi, Muhammed Keskin Hoca şahidi çok. Dedi ki, Efendi Hazretleri bizi yalnız bıraktılar. Kim için dedi, İsmaila için dedi. O zamanda bu harpler vardı, bu harpler yeni çıkmadı.

  24. 08:51

    Şimdi 9 Mayıs, ikindi namazımı takip 17'de, 17.30'da. Çekmece'de Yahya Kemal Beyatlı'da Efendi Hazretlerini anmaya devam ediyoruz. Siz de var mısınız? Gelecek misiniz inşallah? Hepinizi bekliyoruz. Cumartesi niye yaptık, ertesi gün iş yok. Ertesi gün iş yok. Zülkade ayının 23'ü, bir gün evvel salon denk gelebildi.

  25. 09:19

    Salonlar çok zor tutuluyor. İşte vefat ettiği günün haftası, haftasını bırak. Aynen işte iki gün, bir gün arası var, bir gün arası var. O hafta her sene Allah bana ömür verdiği sürece, hicri takvime göre, Zülkade ayının 23'ünün haftasında mutlaka Allah bana fısat verecek. Efendi Hazretlerimi unutturmayacağım inşallah.

  26. 09:47

    Sizleri de bekliyoruz. Otobüsler de bizde. Bursa'dan gelenler otobüsler bizden. Müceddet Mahmut Efendi Hazretleri anma programı otobüs kaldırılacak. Bursa Hayder'den. katılmak isteyenler vakıf külliyesinde, burası vakıf külliyesi Hayder'in danışma hattını arayabilir ya da şu numarayı veriyoruz bunu da bizim siteye koysunlar arkadaşlar 0549-651-19-23

  27. 10:21

    bu Hayder'in danışma hattı da aranabilir 0549-651-19-23 her taraftan otobüsler kalkıyor Hafle'ye Bursa kaç otobüs gelecekti? Ercan Efendi buradan ayarladı, benim hatırladığım 30 otobüs 30 müydü? 30, sırf Bursa 30 otobüs gelecekti o zaman işte 2011 miydi? FETÖ'cüler, Mahmut Efendi Hazretleri'ne bu itibarın olmasını istemediler

  28. 10:52

    Yeni Şafak'ta da o zaman FETÖ'cü müdürler çalışıyordular manşetler yaptılar emniyet FETÖ'nün elindeydi bomba patlayacak diye ihbar yaptılar o ihbarla beraber hükümeti korkuttular Sinan Erdem'de toplanacak kalabalığı iptal ettiler ondan sonra beni de cezaevine attılar bu işten sebep, o iş oradan çıktı onun süreci belli o süreci bilen biliyor

  29. 11:19

    şimdi onun için Bursa o vakit 30 otobüs gelecekti Efendi Hazretleri'nin şimdi de Efendi Hazretleri duruyor, ne farkı var? onu analım yolunu taze tutalım tecdit hareketini devam ettirelim Hazreti Mehdi'ye kadar onun rabıtasını ulaştıracak alimler ve kilimler

  30. 12:18

    Yü'tü'l-hikmete men yeşâ ve men yü'tü'l-hikmete fe kad yü'tü'l-hayran kethirâ ve ma yedzekeru illa ülü'l-elbâbi Sadakallahu'l-azîm Allahümme enfe'na bil-Kur'anil-azîm ve barik lana fi velhamdülillahi Rabbil-alemin ve istaghfirullahil-hayyi'l-qayyum hassantukum bil-hayyi'l-qayyum illadî ila emûtu ebedâ ve defa'tu anni ve ankumu suûb

  31. 12:43

    la havle ve la kuvvete illa billahil-aliyyil-azîm Rabbimiz bu ilim meclisini mübarek eylesin. Hayırlarına, bereketlerine, rahmetlerine nehal ve mazhar eylesin. Bundan sonra Bursa'daki sohbetlerimiz, önümüzdeki ne zaman? 6 Haziran, bayramdan sonra. 6 Haziran inşaAllah Rabbim, akşam namazına yetişmeyi nasip eylesin.

  32. 13:07

    6 Haziran'da da devam edeceğimiz Terribü Terib Hadis-i Şerif derslerini Sultan derdi, yapıyordum. İsmail Bülence Hoca orada. Ayda bir olduğu için, araya da ömre girdi, iki ay bir oldu. O terrib dersleri, hadis dersleri geri kalıyor. Onun için şifa-i şerif var, mektuba-i şerife var. Çok ders var. Perşembeleri, kebâir günahlar var.

  33. 13:31

    Bunların hepsinin size lüzumu var. Çok önemli. İlimsiz mahvolursunuz, cahil kalırsınız, elâk olursunuz, ilimsiz. Onun için toplum çok cahil. Terribü Terib, Mahmud Efendi Kudsesi Ruh Hazretlerimizin, yegane Şeyhimizin, elinden düşürmediği, Hafız Münziri Hazretlerine, Abdülazim, adı Abdülazim, el-Münziri, radıyallahu anh, çok büyük veli, çok büyük muhaddis,

  34. 14:01

    ömrünün hayatını ilme vermiş, hadis ilmine vermiş. Çocuğu vefat etti. Çocuğunu medreseye getirdi. Cenazesini kıldırdı çocuğunun. Mezarına bile gidemedi. Derslerim var dedi. O kadar hadis ilmine hizmet etti. Efendi Hazretleri onu çok seviyordu yani. Tabi bizden, tabi 700-800 sene evvel vefat etmiş. 600'lü hicri.

  35. 14:28

    Onun için onun kitabında çok bereket var. Bursa'da da o derse devam edeceğim inşallah. İşte Sultan Derlen buradan, hadisleri takip edenlere, hiç hadise atlamadan devam ediyorum. Zaten 160 küsur hadis-i şerif okudum. Tabi çok izah getiriyorum, şerh yapıyorum. Onun için hızlı hızlı gitsem, yani bin tane de olurdu ama şimdi, şerh lazım, izah lazım,

  36. 14:55

    ehl-i sünnete göre mana vermek lazım. Onun için şerhlerden de yararlanıyorum. yararlanıyorum. Önümde İmam Feyyûmi'nin şerri var, Fettül Karim İmam Sindî'nin şerri var. Onun için onlardan da size ilim vermeye çalışıyorum. E füzülü konuşmanın bir lüzumu yok. Hep ilimle meşgul olalım inşallah. Şu iki ilanı yapalım.

  37. 15:15

    İzmit sohbeti üç Mayıs pazar günü buralar hizmete yakın diye söylüyorum. 3 Mayıs pazar günü saat 18.00'de yani akşam ezanıyla bitireceğiz. Orada kapalı spor salonu, Atatürk Kapalı Spor Salonu hanımefendilere yer ayrılmıştır. Efendim, kardeşlerim. Lalegül TV'den, radyodan, bizim YouTube kanalımızdan da canlı verilecek.

  38. 15:41

    Önümüzdeki yani yarın. Yarın 18'de. Bu birinci ilânımız. İkinci ilânımız, Mahmud Efendi Kaddesallâhu aleyhi ve sellem hazretlerimizin vefatının hicri yıldönümünde sene-i devriye oluyor. Allah'ım zahiren ve fiziken buluşamadığımız günlerin süreleri uzadıkça manevi rabıtamızı ve yakınlığımızı daha ziyade artırsın, ziyade eylesin.

  39. 16:15

    Yani ne kadar ondan zahiren göremiyorsak rabıtamızı ve maneviyatımızı o kadar artırsın, kuvvetli eylesin. Amin. Çünkü mesele, mürşid-i kâmillerin terbiyeleri ruhani'dir. Bu dadı değil ki çocuk büyütür gibi ağzına ekmeği sokacak. Ruhla terbiye ediyor. Ruhunda da büyük tasarruf devam ediyor. Ruhlar biliyorsunuz ölmedi.

  40. 16:40

    Ve 18-19 ders yaptım. Salı akşamları yapılan derslerde evliyaların ruhlarının vefattan sonraki tasarrufların devamı. Başlığı tam bilmiyorum. Konu bu. 19 mü oldu, 20 mü oldu? Bu dersleri dinleyenlerin ruhlarının gözenekleri açılır, tasavvuftan tarikattan neşveleri artar ve maneviyatları ziyadeleşir ve ruhlar alemiyle ilgili malumatları ziyade olur.

  41. 17:07

    O sohbetleri başka yerde bulmak kolay bir şey değil. Başka bir kimsenin anlatacağı bir şeyler değil. Çünkü ben o kadar şey topluyorum ki, bütün kitaplardan mesela mektubatta alem-i misal ile ilgili yani ben bir şey demiyorum. Benden iyi anlayanlar olabilir. Ama benim gibi Türkçe millete anlatan olabileceğini Türkçe millete anlatacak var mı?

  42. 17:35

    Ama birçok hocaefendi var. Benden iyi anlamıştır. Ama benim gibi anlatamıyor. Bu da Allah vergisidir. Ben bunu bir şey için demiyorum. Yani başka yerde o ilim bulunmaz. Onu demek istiyorum. Türkçe anlatışla. Bundan dolayı o dersler 18-19 oldu. Tam ismi nedir? Youtube'da arayan nasıl bulur onu yazın bana verin.

  43. 17:56

    O dersler Mahmud Efendi Hazretleri tasarrufun devam etti. Ruhaniyetinin tasarrufu devam etti. Ve ruhların zaten ölmüyor. Ruhlar, kafirlerin ruhu da ölmüyor. Azaba gidiyor. Cehennemde azap çekiyor. Müminlerin ruhları da ölmüyor. İşte ameline göre gidiyor. Ama velilerin ruhları, şehitlerin ruhlarında dirilik devam ediyor, tasarruf devam ediyor.

  44. 18:19

    Fiziki şekilde görünmeleri, yakın zaten uyanıkken istediklerine görünmeleri, buluşmaları devam ediyor. Bütün bunların delilleri, tabi başta Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'ine aittir bu makam. Alemi doldurmuş, ruhaniyeti en büyük olan odur sallallahu aleyhi ve sellem. Bütün ruhlar onun ruhundan yaratılmış.

  45. 18:37

    Bütün nurlar onun nurundan yaratılmış. Bütün akıllar onun aklından yaratılmış. Hepsinin başı Muhammed Mustafa'dır sallallahu aleyhi ve sellem. Ama oradan geldik, bütün kaynaklarıyla, delilleriyle İsmaila'daki Vehhabi olmuşlar, Efendimiz Hazretleri ölmüş, işi bitmiş diyenlere karşı cevaplar verdim. Hoca geçinen sahtekarlara çok güzel cevaplar verdim.

  46. 19:00

    Hiçbir ilimleri de yok. İşleri filim, ilimden nasipleri yok. Onun için bu dersleri dinleyin. Şimdi Efendimiz Hazretlerimizin ödül merasimi olduğu mücedditliğini ilan edileceği, bilmiyorduk. Orada alimler karar vermiş. Şaşırdık kaldık. Ama Efendimiz Hazretleri'ne buyurduk, benim emrimle geldiler biiznillah.

  47. 19:21

    Ses kaydı YouTube'larda var. Çünkü Efendimiz Hazretleri istedi ama İsmaila bunu istemedi. Yeni Şafak'la anlaştı. Beni provokasyoncu ilan ettirdiler. Efendimiz Hazretleri zorla götürüldü. Aklı başında değil Alzheimer dediler. Ve böylece Efendimiz Hazretleri çok büyük iftiralar yaptı. O toplantının da o otelde kaldık.

  48. 19:42

    Efendimiz Hazretlerimiz bu odada. Ben yan oturdum. Resul Hoca Efendi rahmetullah benim hocam geldi. Oturdu Efendimiz Hazretleri. Hac-ı Rasul derdi. İlim dağı derdi. Cebel-i İlim. İlim dağı geldi. Hac-ı Rasul. Buyur otur dedi. buyur otur dedi. Oturdu. Dedi ki Efendi Hazretleri bu merazime İsmaila'dan bazı hocalar katılmadı dedi.

  49. 20:05

    Ben bunları affedemiyorum. Nasıl bütün dünya geldi de bunlar niye size inat gelmedi? Efendi Hazretleri buyurdu ki ben de affedemiyorum Resûl Efendi dedi. Ve Efendi Hazretleri buyurdu ki biz odadaydık kalıyorduk. Şefik Hoca bunların şahidi, Muhammed Keskin Hoca'nın şahidi çok. Dedi ki Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam, bizi yalnız bıraktılar.

  50. 20:24

    Kim için dedi? İsmail Aleyhisselatü Vesselam için dedi. O zamanda bu harpler vardı. Bu harpler yeni çıkmadı. Şimdi, 9 Mayıs, ikindi namazım ki, Şimdi, 9 Mayıs, ikindi namazımı takip, 17'de, 17.30'da, Çekmece'de, Yahya Kemal Beyatlı'da, Efendi Hazretlerini anmaya devam ediyoruz. Siz de var mısınız? Gelecek misiniz inşallah?

  51. 20:48

    Hepinizi bekliyoruz. Cumartesi niye yaptık? Ertesi gün iş yok. Cumartesi niye yaptık? Ertesi gün iş yok. Zülkade ayının yirmi üçü bir gün evvel salon denk gelebildi. Salonlar Zülkade ayının 23'ü, bir gün evvel salon denk gelebildi. Salonlar çok zor tutuluyor. çok zor tutuluyor. Işte vefat İşte vefat ettiği günün haftası, haftasını bırak.

  52. 21:08

    Aynen işte iki gün, bir gün arası var, bir gün arası var. O hafta, her sene Allah bana ömür verdiği sürece, hicri takvime göre, Zülkade ayının 23'ünün haftasında mutlaka Allah bana fısat vereceği Efendi Hazretlerimi unutturmayacağım inşallah. Sizleri de bekliyoruz. Otobüsler de bizde. Bursa'dan gelenler, otobüsler bizden.

  53. 21:35

    Müceddet Mahmut Efendi Hazretleri Anma Programı, otobüs kaldırılacak. Bursa Hayder'den, buradan katılmak isteyenler, vakıf külliyesinde, Burası vakıf külliyesi, Hayder'in danışma hattını arayabilir. Ya da şu numarayı veriyoruz. Bunu da bizim siteye koysunlar arkadaşlar. 0549-651-19-23 Bu Hayder'in danışma hattı da aranabilir.

  54. 22:07

    Her taraftan otobüsler kalkıyor. Hafleye Bursa kaç otobüs gelecekti? Ercan Efendi buradan ayarladı. Benim hatırladığım otuz otobüs. Otuz muydu? Otuz. Sırf Bursa otuz otobüs gelecekti o zaman. İşte 2011 miydi? FETÖ'cüler Mahmut Efendi Hazretleri'ne bu itibarın olmasını istemediler. Yeni Şafak'ta da o zaman FETÖ'cü müdürler çalışıyordular.

  55. 22:35

    Manşetler yaptılar. Emniyet FETÖ'nün elindeydi. Bomba patlayacak diye ihbar yaptılar. O ihbarla beraber hükümeti korkuttular. Sinan Erdem'de toplanacak kalabalığı iptal ettiler. Ondan sonra beni de cezaevine attılar. Bu işten sebep. O iş oradan çıktı. Onun süreci belli. O süreci bilen biliyor.

  56. 23:00

    Şimdi onun için Bursa o vakit otuz otobüs gelecekti. Şimdi de Efendimiz Hazretleri duruyor. Ne farkı var? Onu analım. Yolunu taze tutalım. Teclid hareketini devam ettirelim. Hz. Mehdi'ye kadar onun rabıtasını ulaştıracak alimler, vekiller, hocaefendiler yetiştirelim. Allah hepinizden razı olsun. Efendimiz Hazretleri şefaatçiniz olsun.

  57. 23:27

    Dünyada ahirette himmeti şefaati üzerinizde olsun. Allah dostlarının şefaatinden, berekettinden iki cihanda mahrum eylemesin. Amin. Gelebilenler, tabi Bursa'dan otobüste gelenlerde kadının mahremi lazım. Mahremsiz kadın gelemez. Bursa seferi mesafedir. Ondan dolayı, tabi o şeyler biraz değişiyor. Gemiyle ne olursa falan bir şeyler mutanyadan, onları konuşmuyorum.

  58. 23:50

    Bursa'dan kara yoluyla gelenler, Bursa seferi mesafedir. Kadınlar mahremsiz gelmemelidir. Onun için mahremi varsa otobüslerden gelebilir. Mahremi yoksa otobüsten gelmesi caiz değildir. Bunu da fetva olarak duyurmak zorundayım. Efendimiz Hazretlerinin çok hassas olduğu bir konu. Mahremsiz kadının seferi mesafeye gitmemesi hususunda.

  59. 24:16

    Bunu da arkadaşlar Bursa için diye koyabilirler. Belki o telefon numarası unutulabilir. Evet, benim şimdi onun için evliyanın hayatta ve ölümünden sonraki tasarrufu kaç bölüm olmuş? 19 bölüm. Bu demektir ki en az bilmiyorum 25-30 saat. Yani ben 1 saatten aşağı konuştuğum yok. Bazısı 1,5 saat zaten. 19 bölüm demek 25 saatten fazla.

  60. 24:52

    Bu dersleri dinlemeyen adam, ben tarikattayım. Ben tarikattayım, tarikatçıyım, hocayım, şeyhim, bilmem neyim, uydurmasın. Bu dersleri dinlemeden bir insanın ruhaniyeti açılamaz. Tasarruftan haberi olamaz. Evliyanın himmeti nedir bilemez. Şehitlerin hayatını ve Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem şu anda diri olduğunu ve istediğine göründüğünü

  61. 25:20

    ve bütün âlemi doldurduğunu anlayamaz. İmam-ı Suyuti Hazretleri, Nurettin Alevi Hazretleri, Abdülgaffar Kuhsi Hazretleri, ondan sonra İmam-ı Harameyn Cüveyni Hazretleri vesaire, vesaire, vesaire. Onlarca ulemanın ibarelerini okuyarak kelamlarını tercüme ettim, tefsir ettim, şeref. Onun için önüne gelen şeyh olmuş, sahtekarlar, ortalık dolmuş ve tarikat diye bütün milletmiş.

  62. 25:49

    Ne alakan var senin tarikatta? Bu dersleri dinlersen kafan tavana vurursa ondan sonra vay be neler varmış, neler varmış. Benim dünyadan haberim yokmuş diye yeniden sıfırdan başlarsın. Ama bunları dinlemeyen adamlar, ilim yok. İlimsiz adamla bir şey gelmez, hayır gelmez. Cahil, cahil insandan ne tarikat olur, ne şeriat olur.

  63. 26:17

    Cahilden ancak maskara olur. Tamam mı? Cahilin sofisi sofi, sofi tarikatlı ama cahilse cahilin sofisi şeytanın maskarası demiş adam. Bu da bir kaidedir. Ancak ben cahilim, şeytana rezil olmamak istiyorum diyorsan alimleri dinleyeceksin. Ya kendin alim olacaksın, olamadın talebe olacaksın, olamadın sohbet dinleyeceksin.

  64. 26:51

    Kendi alime, kendin alim olabiliyorsan ol bakalım. Mektubatı anla bakalım. İmam Süyüdü'nün Risalelerini oku da bana anlat bakalım. Ben anlayamıyorum. O zaman konuşma. Ev müteallime, gel medrese oku, talebe ol. Onu da her hoca sana anlatacak, ilmi de yok. Ya ben nerede talebe olayım? Karım var, çoluğum var, çocuğum var.

  65. 27:12

    Ben neredeyim? İşim var, gücüm var. O zaman ev sâmi'en sohbet dinleyeceksin. Velâ tekün râbi'en Eğer alim değilsen, müteallim değilsen sohbet de dinlemiyorsan sakın dördüncü olma. Dördüncü olursan, fe tehlike iki cihanda helak olup gideceksin. Bu hadis. Ben sizi Allah rızası için ilme davet ediyorum.

  66. 27:51

    Tasavvufun hakikatlerine davet ediyorum. Manevi alemler hakkında ilme davet ediyorum. Hem şeriatın zahirine davet ediyorum, hem şeriatın batınına davet ediyorum. Mahmut Efendi Üstadımız, Kaddesallâhü Aleyhi ve Sellem Hazretlerimiz bize bütün bunları yıllarca talim buyurdu. Biz onun yanında kaldık. Elli sene.

  67. 28:14

    Onun için, ondan bu ilimleri bu şekilde almak çok zaman ister, akıl ister, şu ister, bu ister. Onun için ne buyurdu? Ahmet bu işi güzel yapıyor, biz ona bir izin verdik. Bu işi izinsiz yapanlarda bereket olmaz. İlla izin ve icazet. Sohbet etme derse etmeyeceksin. Çünkü o sende bir şey görür, sohbet etmen uygun değil.

  68. 28:43

    O zaman etme der. Bir ara bana sohbet etme dedi. Çok sene evvel. İşte o zamanlar durduk. Sonra ben izin istedim sohbet etmeyeyim diye, olmaz, şimdilik edeceksin dedi. E hapse atıyorlar beni atsınlar dedi. Ne yaparlarsa yapsınlar dedi, sohbeti bırakamazsın dedi. İşte o izni alana kadar imtihanlardan geçirdi bize.

  69. 29:11

    Öyle kolay şeyler değil, Mürşid-i Kamil'in yanında durmak. İçini dışını görüyor, Mevla gösteriyor. Ayna gibi her şeyi söylüyor. Gece yaptığını sabah söylüyor. Kolay mı? Tabi merhamet sahibidir, affedicidir. Çok affedicidir. Onun için bize anamızdan babamızdan çok emek etti. Ve hepimizin üzerinde anamızdan babamızdan çok hakkı var.

  70. 29:44

    Bugün ehl-i sünnet olmamızın yegane müsebbibi Müceddit Mahmud Efendi Hazretleri'dir. Bütün tarikatlar sapıtmış. Kimisi Vehhabi olmuş, kimisi Şii olmuş. Kimisi Hazreti Muhammedin Ali'ni konuşuyor. Şu anda Türkiye'deki büyük tarikatlardan bahsediyorum. Hemen hemen ehl-i sünnet tarikat bile kalmadı diyecek duruma geldik.

  71. 30:06

    Halbuki tarikat ne demek? Şeriatı azimetle yaşayan demek. Ama şimdi tarikatçılar diye baktığın adamların durumlarında helal haram dümdüz. Şeriatı yaşamayan da tarikat olur mu? Tarikat bilmeyen de hakikat olur mu? Hakikati bilmeyen de marifet olur mu? Marifet Allah'ı tanımak demek. Allah'ı tanımanın yolu nereden geçer?

  72. 30:30

    Önce şeriat, sonra tarikat, sonra hakikat. Bunun bir açılımı daha var. Önce ilim, sonra amel, sonra ihlas. Yoksa gümbürdü iflas. Onun için muhterem kardeşlerimiz, Bu ahmet tam ehl-i sünnettir, bunu dinleyin buyuran, Mürşid-i Kamil'imizi tanıyorsunuz. Onun için sohbetler sizin ilminizi artıracak. İlminiz arttıkça irfanınız artacak.

  73. 31:05

    Marifetiniz, tanımanız artacak. Bu yola muhabbetiniz artacak. İlimsiz hiç bir şey olmaz. Cehalet, rezalet der. Cehalet ala vezni rezalet. Onun için çok tehlikeli. Ey genç, yaşlı neyse, Öğren, öğren, öğren. Oku, oku, okuyamadın. En azından sohbet dinlemek, Bu kadar ilim kulağına vuruyor. Kendin okuyamıyorsan bile.

  74. 31:49

    İnsanlar çoğu kitap okuyamıyor zaten. Maalesef. Okuyabilseler çok. Efendimiz'in ruhu fıkra tefsiri, sohbetleri, Ne ilimler, Risale-i Kudseleri, Ne ilimler var, okuyamıyor. Bu fakirde yazdığım 110 tane, 111 tane kitap, Dolu. 50 bin, 100 bin sayfaya gidiyor. Yazdıklarımız, Cehalet ardır. Bilmemek ayıptır.

  75. 32:18

    Öğrenmemek daha büyük ayıptır. Cehalete ancak, Himar razı ol. Himar ne demek? Efendi Hazretleri derdi, Uzun kulaklı, Bedsesli, Anladın mı? Böyle bir hayvan var ya derdi, Ha o hayvan, Ben cahilliğe razıyım der. Samanını verirsin, yer yatar aşağı. O bile çok iş yapıyor, dolu eşya taşıyor. Ama insanın cahili, Kendine de zarar, Çoluk çocuğuna da zarar, Topluma da hasar,

  76. 33:04

    Ya yapma mübarek. Allah bizim için yarattı. İbadet için, İbadetin yolu nereden geçiyor? İlimden geçiyor. Ehl-i sünnet itikadını bilmeden, İlmi hali bilmeden, Farz vacipleri, sünnet müstehableri bilmeden, Allah'ın isimlerini sıfatlarını bilmeden, Nasıl yaşayacaksın ya? Ama millet, Milyonlar, 85-90 milyon, İslam alemi 2,5-2 milyarı geçti.

  77. 33:32

    Mikrofonu tutsalar, Besmele bilmiyor çoğu ya. Kelime-i şehadet okuyamıyor ya. Allah'ın sıfatlarını sayamıyor ya. Allah'ın isimlerini bilmiyor ya. E bu milletler, bu toplum, Biz nereye gideceğiz ya? Onun için, Bu hadis-i şeriflerin dersleri size, Çok ilim teşvik edecek inşallah. Tabi bizim sohbetlerimiz, 1,5 saat, 2 saat içinde, Bu 23 seneden hazır olmuş, 6664 hadis tefsirleri,

  78. 34:04

    Ondan sonra, Yüz binlerce hadis-i şerifler, Onlardan çıkarılan, Yüz binlerce, milyonlarca fıkıh meseleleri, Bunları, Sizden birinizin kavraması, Yani, Mümkün gözükmüyor. O zaman, En mühiminden başlarsın. Ehl-i sünnet itikadını, İtikad Risalesi yazdık kısa. Biraz daha uzun lazım. İman-ı İslam bilmali yazdık.

  79. 34:32

    Uzun. Ondan sonra, Biraz daha ne yapalım? Abdest, kusur, taharet meseleleri, Abdest Risalesi ayrı yazdık. Namaz Risalesi ayrı yazdık. Tadil-i Erken Risalesi ayrı yazdık. Cemaatle namazın ahkamını, Fazileti ayrı yazdık. Dinin, direğinin, müminin mücadele etmesi, Namaz hakkında 6-7 tane kitap yazdık. Kitap yaz.

  80. 34:55

    Sırf namaz farz olduğu için. Ne yapacağız? Ben burada o kitapları size okuyamam ki. Ama teşvik ederim. Bu teşvikte sizi ne yapar? Müsait vakitler. Ama sen müsait vakit bulmuyorsun ki. Benim hiç müsait vaktim yok. Ne yapıyorsun? Ne mi yapıyorum? 8 saat dünya çalışıyorum. Helal işte çalışıyorsan, helal olsun.

  81. 35:22

    Meşru. Çoluk çocuğun nafakası. Buna bir şey diyen var mı? Sonra ne yapıyorsun? 6 saat uyuyorum, 6 saat, 7 saat. İdare eder. Yani çok bile. O uyuyorsun. Sonra helaya gidiyorum, abdest alıyorum. Yemek yiyorum. Hanımımdan, çoluğumdan, nasılsın, iyi misin? Çok güzel. Bunlar güzel şeyler. Namazlarını kaçırmıyorsan haramlara düşmesin.

  82. 35:51

    E yine sana nereden baksan Efendi Hazretlerine göre 8 saat kalıyor. Çünkü Efendi Hazretleri 5 saat uyku derdi. Kendisi 2 saat uyurdu, 1 saat uyurdu da insanlara 5 saat uyku yeter derdi de ben zorla 1 saat daha kopartmıştım. Dedim Efendi Hazretleri ben gündüz de biraz uyumam. Gece zaten uyuyamıyorum.

  83. 36:12

    6'yı geçme dedi. 6 saati geçme dedi. Şimdi geçemiyorum zaten 6 saati geçecek durumumda kalmadı da. Yani hadi siz 7 saat uyudun, 8 ya bazı kere 8 saat uyuduğun zaman ne yatsı namazı kalır ne sabah namazı kalır ya. Geceler kısaltı o zaman. Yani Türkiye'de biliyorsunuz 9 saat oynuyor. Bir oraya gidiyor, bir yaza gidiyor, bir güze gidiyor, bir kışa gidiyor.

  84. 36:39

    Türkiye'nin şartları bulunduğu konum itibariyle saatler oynak. Bu da tabii insanların biraz düzenini çok bozuyor. Mekke'de yaz-kış 1 saat oynuyor. Ekvator'a yakın olduğu için. Mekke'de yaz-kış 1 saat oynuyor. Türkiye'de bölgesine göre 9 saat oynuyor. 9 saat yaza alışayım derken kış geliyor. Kışa alışayım derken namaz saatlerine yaz geliyor.

  85. 37:07

    Yani onun için imtihan, hepsi imtihan. Namazın vakitlerini kaçırmamak için gözlemek en büyük ibadet. İnnâ salâte kânet alel mü'minîne kitâben mevkûdâ. Namaz vakitleri belli farz. Başkası gibi değil. O vakti geçirirsen 80 sene cehennem azar. Onun için şimdi burada bir insan ne bileyim ben 24 saatten 5 saat Efendimiz Hazretlerimizin beyanı ve çile yani

  86. 37:39

    ilim okumaya ayıracak, sohbet dinlemeye ayıracak, kitap okumaya ayıracak, kolu kopşuya vaaz etmeye emri bil marufu ayıracak, ayıracak, ayıracak, ayıracak. Ruhul Fürkan tefsirine 15 dakika en az ayırın buyurdu. Her gün 15 dakika Ruhul Fürkan tefsiri okumanız lazım buyurdu. Bunun misli yazılmamıştır buyurdu.

  87. 38:03

    Kürsüden söyledi. E şimdi insan biraz Allah bana kitap indirmiş. Ben öleceğim gideceğim kaç yaşına geldim Kur'an'daki ayetlerin tefsirini bilmeden ölmek yakışır mı bir insana? Sen hayvan mısın? İnsansa. Hayvana kitap gelmedi, sana kitap geldi. Yaa. E şimdi bu E benim hiç vakitim yok hocam ben çok meşgulüm.

  88. 38:29

    Niye meşgulsün? E benim dizilerim var, maçlarım var, açık oturumlar var, haberler var, reklamlar var, dedikodular var, internete bakmalarım var, televizyona bakmalarım var. Ohoo. Dese ne ki sen bataktasın, hasardasın, ziyandasın, zarardasın. Bugün ölsen pişman olacaksın ve geri döndürülmek için Allah'a yalvaracaksın.

  89. 39:03

    Aleyhisselam da sana bir saniye bile vermeyecek, veremez. Onun elinde değil. Feyzâca'eceluhum ecelleri geldiği vakitte lâ se'kherûne se'aten bir an bile geri kalamazlar ve lâ estakdimûn önden de alınmazlar. Tam saniye bile değil. Anında gidersin. Namazlar kazaya kal, oruçlar kazaya kal, tefsirler hiç okunmamış kaldı.

  90. 39:37

    Akait kitapları, ilmihal kitapları hiç okunmamış, amel edilmemiş kaldı. E neden geldin bu dünyaya? Bilenden al haberi. E ben sana anlatıyorum neden geldin. Umâ halektul cinne vel inse illâ liyâ budû. insanları beni tanısınlar, beni bilsinler, Çinliler insanları bana bana kulluk etsinler için yarattım.

  91. 39:58

    E kulluk etmenin yolu var. Herkes kafasına göre takılamaz ki. Herkes kendi işine göre dua yapamaz ki. Bunun abdesti var, tahareti var, istinciası var, istibrası var, bilmem dünya kadar bir abdeste meseleler var. var. Gusülde meseleler var, namazda meseleler var. Bunları bilmeden kulluk olur mu? Başta Allah'ı tanımadan, isimlerini bilmeden, sıfatlarını bilmeden, amentü

  92. 40:24

    bilmeden, âmentü esaslarını bilmeden, benim itikad benim itikad cesaresi hesabımı söyle. mesela amentü esaslarını kısa ve özet yani. En azından ona inansan müslüman olur. Yani onu bilse kız verilir. Kız verilir müslüman diye. Namaz kılmayana kız verilmez. Bitti. Kesin. Hak vermeyin. Bekleyin. Allah bir namaz kılan gönderir.

  93. 40:57

    Ondan sonra namazda kılıyorsa itikad cesaresinde sual cevap yapsan ta kurtar. Ama küçük risale çünkü. Ama onu da bilmiyorsa bir adam nasıl olacak? Amentü'yü say, altı şart sayamıyor. İslam şartlarını sayamıyor. Allah Allah. Öldükten sonra dirilecek miyiz? Bakıyor. Sırat köprüsü var mı? O nerede diyor.

  94. 41:25

    Mizan haktır diyorsun. Mizan terazi. Bakkal terazisi mi diyor. Böyle adama kız verilir mi? Böyle kızla evlenilir mi? Böyle kızla alınmaz. E şimdi onun için Allah'a kulluk için yaratılan bizler dahil kalırsak ilmin sonu yok. Hiç bilmeyen olur kaz demiş. Yani sen ördek misin? Kaz mısın? Himar mısın? Yapmayalım.

  95. 42:01

    Bu zararı kendimize reva görmeyelim. Efendi Hazretlerimiz öyle de bir insan kendine öyle bir zarar yapar ki, ha bu televizyonları internetlere takılanlar bu boş işlerle uğraşanlar ilmi bırakanlar, sohbetleri terk edenler, zikri terk edenler öyle bir zarar kendine yapar ki dünyanın gavurları toplansın.

  96. 42:24

    Bütün düşmanları bir araya gelse ona o zararı yapamazsın. En fazla seni işkence yapar öldürür. Sen de şehit olursun Sen de şehit olursun, cennete gidersin. cennete gidersin. Düşman sana en fazla Düşman sana en fazla ne yapacak? ne yapacak? Ama insanın Ama insanın bir nefsi var ki, canı istiyor işte.

  97. 42:40

    Canım onu istiyor, canım bunu istiyor. canım bunu istiyor. Onu seyredeceğim Onu seyredeceğim, bunu dinleyeceğim, bunu dinleyeceğim. Oraya gideceğim. Buradan oraya gideceğim, buradan geleceğim. geleceğim. Boş boş işler. Daha İman-ı İslam Risalesini bile cevap veremiyor. Efendi Hazretlerinin İman-ı İslam Risalesini sorsan cevap veremez.

  98. 42:53

    Nasıl olacak? Adavet kılma kimseyle. Sana nefsin yeter düşman ki asla senden ayrılmaz. Ömür ahir olunca ta. Efendi Hazretleri bu beyti çok okudu. Hiç düşman mı arıyorsun? Bırak. Komşu şöyle etti. Kuzenim böyle etti. Dayım şöyle etti. Amcam bir de sılay rahimi bozuyorsun. Perşembe sohbetlerini dinlersen görürsün sılay rahimin önemini.

  99. 43:27

    İçteki ortağım şöyle etti. Birdeki arkadaşım ben. Yarabbi kafanı düşmanlıklara takmışsın. Kadınlar körümcem şöyle. Çiltim böyle. Kadınlarda bir alem var. Görümce ve elti ilişkilerinde. Aman Yarabbi. Ben bir elbise aldım. O da ondan almış. Ne olacak? Düğüne gideceğiz. Ne olacak? Pişti olacakmış. Pişti nereye?

  100. 43:58

    Pişti nereden çıktı? Niye benim aldığım elbiseyi aldı? Arkadaş tamam ya. Bu mevzu değil ya. Namaz kaçtı haberin yok. İki soru sorsam cevabından haberin yok. Ölsen kabirdeki suallere cevap verecek durumun yok. Eltim aynı elbiseden almış. Görümcem yüzük almış. Ya Rabbel Alemin. Şu nefis bizi ne belaya soktu ya.

  101. 44:27

    Kimseyle düşmanlık etme diyor. Sana düşman arıyorsan nefsin yeter düşman. Çünkü son nefesine kadar o nefis senden ayrılmayacak. Adamın ölümüne yakına kadar saptırmaya devam eder. Namaz terk etmeye devam eder. Kıymet ettirmeye devam eder. Hiç durmuyor. Ya yaşlandım 60 yaşını geçtim. geçtim. Ulan dur, kötü kuyularını bir bırak.

  102. 44:56

    Nefis yaşlanmaz, beden yaşlanır. Ruh da yaşlanmaz, nefis de yaşlanmaz. Şeytan da yaşlanmaz. Şeytan kıyamete kadar yaşıyor zaten. Onun ömrü uzun. İmtihan. Beden yaşlanır. Ama beden yaşlanıyor ama nefisi ne? Oturmuş, yetmiş, seksen yaşında adam. Kahvenin önünde gelen geçeni Oturmuş, 70-80 yaşında adam kahvenin önünde gelen geçeni seyrediyor.

  103. 45:24

    seyrediyor. Karılar, kızları. Ya dedikler ki efendim ya zaten yaşınız başınız var. Sen yoldan geçenlere bakmak caiz değil. Kur'an'da yolların başlarında oturup ona buna manilik çıkartmayın, insanları taciz etmeyin vesaire. Allah'ın en sevdiği yerler dünyada en sevdiği yerler nereler? Mescitler, bu namaz kılınan yerler, sohbet yapılan yerler, zikir yapılan yerler.

  104. 46:03

    Mesaj ediyor ha. Peki Allah'ın en sevmediği yerler. Nerelermiş? Çarşılar, pazarlar, kapalı çarşılar, açık çarşılar. Şimdi bir de ne çıktı? AVM'ler. Ha Allah buralar niye? Zikirden meşgul eder. İlimden meşgul eder. İbadetten alıkoyar. Bir de namahremler dolar. Ona bak buna bak. Yahu adama diyorsun geç biraz içeride otur.

  105. 46:40

    Kelen geçene sen baksan ne olacak? Sen zaten yaşını almışsın. Yükünü tutmuşsun. Diyor ki aynı diyor gücüm yok ama diyor zina yapma diyor. Seyretmekten aynı lezzet alıyorum diyor. Işte Allah belasını verirse bir adamın yaşlansa da ıslah olmaz. Ne demişler bazen? Işte kırkından sonra azanı hatta altmışından sonra da azan çok şimdi.

  106. 47:08

    Teneşir baklar. Teneşir ne baklar? Teneşir de baklama. Cehennem baklar desen imanını kurtardıysa cehennem baklar. Yanar yanar sonunda çıkar cennete. Imanını kurtaramadıysa cehennem de baklamaz. Çünkü hiç çıkamaz. Onun için efendiler kardeşler Allah rızası için bundan sonra kalan ömrümüzü heba etmeyelim.

  107. 47:32

    Yazık etmeyelim. Kendi nefsimizin düşmanı olmayalım. Allah için ilme çalışalım. Dine çalışalım. Sohbetleri dinleyelim. Allah dostlarının el-hüsned alimlerin eserlerini okuyalım. Milleti de ilme teşvik edelim. Inşallah ben size bunu söylüyorum. Yanlış bir şey söylüyor muyum? Yok Allah rızası konuşuyorum ben burada.

  108. 47:58

    Para istemiyorum. Her ayda geliyorum. Siz gelmeseniz de gelirim. Azalsa da cemaat geliyorum. Gelirim. Benim derdim bir kişiyi kurtarmak. Ama tabii canlı yayın oluyor. Canlı yayın olunca bütün dünya dinliyor. Ama sizin Allah için adım atmanız çok önemli bir şey. Çok önemli. Her adımınıza bir sevap yazılıyor.

  109. 48:21

    Bir günah siliniyor. Cennette bir derece yükseltiliyor. Evinden dinleyene bu müjde var mı? Evinden dinleyen ilim alır ama senin aldığın sevabı alamaz. Akşam namazını bu kadar kalabalık cemaatle kılabilir mi? Şimdi yatsı namazını kılacağız inşallah. Yatsı namazını bu kadar kalabalık cemaatle kılabilir mi?

  110. 48:40

    Bu kadar cemaatle kılınan namaz yüzde yüz kabul. Kırk kişi de bir kişi mutlaka kabul. Öbürleri reddolunacaksa da Allah birine bağışlıyor. Ama evde hanımıyla kılsa kabul olunduğun garantisi yok. Cemaatsiz kılanın kabul olunduğun garantisi yok. Cemaatle kılanın kabul olunduğunun garantisi var. Hele ki kırk kişiyi geçerse.

  111. 49:01

    Ya burada kaç tane kırk var? Onun için Müslümanlar bu sohbetlere gelmenin Allah için adım atmanın birkaç Müslümanı da yanında getirmenin bitmez tükenmez faydaları dünyada ahirette karşınıza çıkacak. Ve çıkıyor. Biz bunun bereketini görüyoruz. Siz de görüyorsunuz. Onun için Allah için davet edildiğiniz yerlere gidersiniz.

  112. 49:26

    Şimdi terhübü terüpten benim kaldığım dersten hadis-i şeriflerden cemaatlerde bulunacağım. En evvelki hadis-i şerif bir öncekiydi. Onu zaten çok okuyorum İbni Abbas'dan radıyallahu anhıma rivayet ediyor. Rasulullah buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem bunu son derste okumuştum ama güzel tekrar etmemiz tekrar etmem için de fayda yok.

  113. 49:52

    bir defa Cennet bahçelerine uğradığınız zaman oradan faydalanın. Buyurunca, sallallahu aleyhi ve sellem, kalü ya Resûlullah ve mâ riâlul cenneti. Cennet bahçeleri nerelerdir? Yani sahabe anlamadı. Dediler ki ya Resûlullah cennete öleceğiz, dirileceğiz, ahirette cennete gideceğiz. Cennet bahçeleri ahirette var.

  114. 50:22

    Ama sen bize buyuruyorsun ki, cennet bahçelerine uğradığınız zaman faydalanın. E biz cennet bahçesini dünyada bulamayız ki ne? Ahirette de zaten nereye gönderirlerse oraya gideceğiz. E ne amel ettiysek onu bulacağız. Ne buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem? Kale mecâlisü'l-ilmî Allah'ın kitabından, Habibin hadis-i şeriflerinden, Kur'an'dan, İslam'dan, din ilminden

  115. 50:51

    bahsedilmek üzere oturulan meclisler cennet bahçeleridir. Bir insan ayet hadis okunan, zikir yapılan bir mecliste bulunuyorken vallahi billahi ben cennet bahçesinde oturdum dese, oturuyorum dese, bu adamın bu adamın yemini sadık olur, hanis olmaz. Yani yeminine kefaret vermesi gerekmez. Çünkü bu hadis-i şerife dayandığı için.

  116. 51:25

    Kendi kafasına konuşsaydı, cennet bahçesi diye önüne gelen yere cennet bahçesi dedim, gittin güzel bir park var, peyzajını güzel yapmışlar, her taraf laleler, sümbüller anlatırlar. Aaaa burası vallahi cennet bahçesi desen, en büyük yalanı konuşmuş olursun ve cennet gibi, gibi dersen kurtarırsın belki.

  117. 51:48

    Ama yemin edemezsin. Dünyanın en güzel yerinde olsan, vallahi cennet bahçesi diyemezsin. Ama Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in beyti şerifiyle, hücre-i saadetle minberin arasında, Ravzai mutaara'da, Medine'nin mescidine gidersen, vallahi burası cennet bahçesi dersen, yemininde doğru musun? Doğrusun.

  118. 52:11

    Şimdi burada ilim meclisi var. Eğer beş kişi otursaydı, dır dır dır dır dedikodu gıybet yapsaydı, buranın mekanından dolayı sen oraya cennet bahçesi diyemezsin. Burası ilim meclisi olduğu zaman cennet bahçesi olur. Bir insan Kabe'de de olsa,

  119. 52:30

    Başka bir camide de olsa, eğer zikir yapmıyorsa, ilimle uğraşmıyorsa, oturmuş, boş boş, dur dur dur dedikodu kıybet yapıyorsa caminin içinde veya Mekke'de, Medine'de, Medine'de, orasına cennet bahçesi olmaz. Orası cennet bahçesidir ama senin için değil. Ora cennet bahçesidir ama senin için değil. Çünkü neden?

  120. 52:49

    Sen neyle meşgul Çünkü neden? olduğuna bağlı. Ben burada Ayet-i Hadis okuyorsam, sen de oturduğuna Allah için gelmişsin, dinliyorsan, burası cennet bahçesi. Çünkü neden? İlim meclisi neresiyse, Yemin etsem başını ağrımaz. Sen şimdi dünyada cenneti, Bursa'da cenneti bu gece bu saatte nerede bulacaksın?

  121. 53:12

    Aha bulmuşsun daha. Ne buluyorsun? Kıymetini bilmeyi Rabbim nasip eylesin. Amin. Şimdi, 162. Hadis-i Şerif'te sırayla gidiyorum. Ebu Ümame, Yüce Sahabi, onun da adını bugün gördüm kitapta. Ebu Ümame Künye. Ümame'nin babası. Anladın mı? Künye. Araplarda, sahabede ekseri ne kullanılıyor? Künye. Yani mesela Ebu Hureyre diyorsun, ismi değil.

  122. 53:46

    İsmi diyelim 36 rivayet var, ismi değil. Abdullah, Abdurrahman. Ebu Bekir diyorsun. Ebu Bekir ismi değil. Bekir'in babası. Ebu Bekir'in ismi Abdullah. Anladın mı? Ebu Ümame, ismi neymiş? Sudey. Sudey İbni Aclan. Babasının adı Aclanmış. Kendi adı Sudey. Çok büyük bir sahabidir. Çok hadis rivayet etti.

  123. 54:12

    Allah şefaatine nail eylesin. Radıyallahu anh Efendimiz diyor ki, ben Resulullah'tan işittim diyor. Onlar işittiklerini bize kadar anlatmasalar, kendilerinden sonra gelenlere böyle meclis kurup anlatmasalardı, bu hadisler bize kadar gelir miydi? E, gelmezdi. Duyanlar duyurdular.

  124. 54:33

    Şimdi sıra bizde. Bizde Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'den ayetlerini, hadislerini, Allah'ın ayetlerini, Habib'in hadislerini ümmetine duyuracağız. Bir ayet olsun, bir hadis olsun, benim tarafımdan ümmetime tebliğ edin. edin, ulaştırın. Duyulmamış âyet, hadis kalmasın. Benim ümmetim cehennemde yanmasın.

  125. 54:58

    Ahirete haçlıksız, fukara vaziyette çıkmasın. Kazansın, zengin çıksın. Cennetin kralı olsun. Dünyada fakir olabilir. Ama cennetin kralı olmak senin benim elimde. İslâm'ı yaşarsan cennetin kralı olsun. Dünyada çatlasan zengin olayım diye olamazsın. Çünkü dünyada herkesin rızkı taksim edilmiş. O iş bitti.

  126. 55:25

    Çalışacaksın, sebebine sarılacaksın. Ama Allah sana zenginlik yazmadıysa olamaz. Ama ahiret öyle değil. Ahirette çalışan zengin oluyor. Cennette zengin olur. Burada ibadeti fazla yapan takva üzere. Haddini aşarak değil. Şimdi ne buyurur? Kâle Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'den işittim buyuruyor.

  127. 55:46

    İnne lukmâne lukmân-ı hakim. Duydunuz. Lukman suresi var Kur'an'da. Türkçe'de lokman diyorsunuz. Lokman. Arapça'da o yok. Arapça'da o olmadığı için doğrusu nedir? Lukman. Mesela Hafız Efendi aşırı okurken veya İmam Efendi namaz kıldırırken ve izgâle lokman-ul ibni dese, lokman dese yanlış olur. Ne demesi lazım?

  128. 56:23

    Lokman. Lokman. Lokman. Arapça'da. Anladın mı? Mesela hepimiz yanlış konuşuyoruz yani. Ömer diyoruz. Arapça'da ı yok. Orman. Aslında Ömer. Anladın mı? diye telaffuz yok. Ondan göre yanlışlar çok oluyor tabi. Başka, lokman hakim. Hikmet sahibi. Hikmet demek çok ince ilimleri var. Kimsede bulunmayan ilimler var.

  129. 56:52

    Tıpta. Tıbbı da çok iyi biliyor. İlaç yapmayı çok iyi biliyor. Bütün tedavileri biliyor. Bütün otlar onunla konuşuyor. Hangi ot neye şifa olduğunu söylüyor. O şimdi olsaydı dermansız dert kalmazdı. Hepsini tık tık tık tık. Peygamber miydi, değil miydi? İhtilaf var. İki âlim Nebi olduğunu söylemiş ama o iki âlimin görüşü çok şey bulmamış.

  130. 57:30

    Ondan sonra o da İmam-ı Akrime ile İmam-ı Şabi. Nebi peygamber idi demişler. İkisi tek kalmış. Cumhur ulemaya göre peygamber değil. Veli idi, Allah dostuydu. Sahabeydi çünkü geçmiş peygamberlerle çok görüştüğü için o peygamberlerin sahabesi oldu. Veli oldu. Kadılık yaptı. Beni İsrail'de. İsrail oğullarında şeriat mahkemesi yönetti.

  131. 58:07

    Aslında köleydi. Efendisi onu otuz miskal altına sattı. Orada da çok uzun kıssalar var. Şimdi vakit onlara tahammülü yok. Kölelikten Habeşistanlıydı. Suratı siyahtı. Yani suratı siyahtı. Bir de işte başının saçı böyle siyah üzüm gibi. Ondan sonra Zenci gibi yani. Zenciye yakın. Tam zenci değil. Habeşistanlı tam zenci gibi değildi.

  132. 58:44

    Ondan sonra Allah ona bir ilim vermiş. Bir ilim vermiş. Aman ya Rabbi. Kur'an'da onun suresi var. Lübvan Hakim buyuruyor ki dört bin peygambere hizmet ettim. Dört bin peygamber görmüş. Beni İsrail'de bir zamanda bin peygamber yaşadığı var. Yoksa iki yüz yirmi dört bin peygamber ne zaman geldi? Dört bin peygambere hizmet ettim.

  133. 59:17

    Ve onlardan ilim aldım. Kolay mı olacaksın hakim? Hakim demek hikmetli ilim sahibi. Dört bin peygamber de benden ilim öğrendi. Bak. Kaç bin peygamberle görüşmüş? Sekiz bin. Çok ilmi vardı çok. Dünyada böyle bir şey yok. Radıyallahu Teala'nın mı denebilir? Aleyhisselam denebilir. Burada da ulemanın ihtilafı varsa da ekseri ulema Kur'an'da ismi büyükte veli ve sahabi olduğu için

  134. 59:55

    aleyhisselam demek caizdir. Lukman aleyhisselam denebilir. Meryem Validemiz mesela peygamber değildir. Ehl-i Sünnet'in ekseriyetine göre, cümlüne göre. Kadından peygamber gönderilmez. Ama Meryem Validemiz, sâlihât-ı nisveden Allah dostları olan kadınların başında. İlk üçte, Hadice Validemizle, Fatıma Validemizle, Meryem Validemiz, Asiye Validemiz, Aşevat.

  135. 1:00:24

    Bunlar ilk üç, dört. Dünya'daki bütün kadınların en kıymetliler. Ama Meryem Validemiz de nebiye değildi yani peygamberdi. Onun için, Meryem Validemiz'e de aleyhisselam denir mi? Kadın olduğu için, erkek olursa aleyhisselam, kadın olursa aleyhisselam. Denir mi denmez mi? İhtilaf var. Ama denmekte bir beis yoktur.

  136. 1:00:47

    Çünkü Kur'an-ı Kerim'de zikredilmiş, İsa Aleyhisselam gibi bir nebi zişan doğurmuş. Onun için aleyhisselam denir. Lübman-ı Hakim'e de aleyhisselam denir. Ama Lübman peygamberdi değildi tartışmasını açmamak lazım. Çünkü neden? Peygamber olana değildi dersen, kafir olursun. Peygamber olmayana peygamberdi dersen, yine kafir olursun.

  137. 1:01:11

    Tartışmalı işe girmenin bir anlamı yok. Allah dostu, büyük bir zat idi. Anladın mı? Zülkarneyn de öyledir. Zülkarneyn, Kehf Suresi'nde geçer. O mübarek zattır, velidir, salihtir. Ve lakin, peygamber olduğuna dair kuvvetli bir delil yok. Tartışmaya da bir lüzum yok. Ne diyor Bedülemali Kasidesi'nde? Ve İmam-ı Uşşi Hazretleri.

  138. 1:01:50

    Zülkarneyn de peygamber olarak bilinmiyor. Lübman da peygamber olarak bilinmiyor. Ama sen mücadeleden sakın. Değildi, idi, değildi. Lüzum yok, tamam. Allah'ın dostu, salih, mübarek bir zat. Şimdi, bu mübarek zatın çok hikmetli ilimleri var. Kendisi marangozlukla meşgul olurmuş. Parasını oradan kazanırmış.

  139. 1:02:16

    Oğluna çok nasihatleri var. Oğluna yaptığı nasihatlerin bir kısmı Kur'an-ı Kerim'de zikrediliyor. Lübman Suresi'nde. İşte birçok ayet-i kerimede geçiyor. Lübman Suresi'nin 13. ayetinde vs. Ve izgâle lükmânü'l-ibnî. Ya bu neye lâ tüşrik billah. Allah'a ortak koşma. İnne şirkele zulmün azîm. Şirk çok büyük bir günahtır.

  140. 1:02:46

    İşte en büyük günah şirktir vs. Nasihatleri geçiyor. Evet. Bazı rivayetlerde Eyyubi Aleyhisselam'ın teyzesinin oğlu olarak oraya zikrediliyor, naklediliyor. Ama kuvvetli rivayetlere göre oğlunun da ismi var ama tabi ihtilaflı bunlar Yani Fâran diyen var, yani se'arân diyen var, mişkem diyen var en'ûm diyen var, en'am diyen var vallâhu alem

  141. 1:03:13

    şimdi Davud aleyhisselam zamanında bulunuyor Kabri Şerifi bilmiyorum şu anda duruyor mu. Yani çok gitmek isterdim. Filistin'e bağlı tabi Filistin. Allah Filistin'i halas eylesin. Gazze'yi halas eylesin. Yahudinin elinden bir an önce kurtulmalarının özgürleşmelerini nasip eylesin. Orada Filistin'in şehirlerinden birinin adı Remle.

  142. 1:03:43

    Remle. Çok önemli bir yer Remle. Meşhurdur. Kitaplarda. E şu anda da adı Remle. Değişmedi. Lukman Aleyhisselam oralarda yaşamış. Ve Remle'de, kabri Remle'de diyor. Allah ziyaretini nasip eylesin inşallah. Şu Filistin bir rahatlasın da müstakil devlet olmasını Allah nasip eylesin. Biz de Tel Aviv'e uğramadan Beni İsrail'in suratını görmeden

  143. 1:04:10

    Filistin'deki kabri şerifleri ziyarete gidebilmeyi Mescid-i Aksa'yı Allah bize nasip eylesin. Amin. Evet Remle'de kabri bu mübarek zat Davut Aleyhisselam ile görüşenlerden Davut Aleyhisselam'dan hikmetli ilimler alanlardan Allah Teala Lukman-ı Hakim nerede yetişti? Hangi medresede? Hangi mektepte? Haa Lukman-ı Hakime Hekime, Allah-u Teâlâ bir melek gönderdi.

  144. 1:04:53

    O melek ona hikmet demek dost doğru ilim ama ince ilim. Yani herkesin kabak gibi okuduğu, okuttuğu, bildiği cinsten değil. Derin ilimler. Hikmet, aynı zamanda tıp ilmine de deniyor. Arapça'da. Mesela eskiden doktorlara ne derlerdi? Hekim derlerdi. Hala aile hekimliği var. Değil mi? Hükümet yaptı, hekimlik.

  145. 1:05:22

    Ne demek? Onun adı da hakim yani. Hakim. Hakim ne demek? Hikmet sahibi. Bu ne demek? Tıp ilmini de çok iyi biliyor. Efendim, tabii şimdiki doktorlar din ilimlerinde mahir değiller maalesef. Keşke olsalar ama Lübnan-ı Hakim'de her türlü ilim var. İnsanlara faydalı olan. Dolayısıyla bir melek gönderdi.

  146. 1:05:53

    O melek onu bir gece sabaha kadar yetiştirdi. Ama nasıl? O okutmakla bir gece kaç saat ya? En uzun gece kaç saat yani? Bu kadar ilim nasıl öğrenilecek? Bütün dünya Lübnan-ı Hakim'in ilimlerini bitiremiyor hala. Çünkü neden? Allah ona ledün ilmi öğretti. Bir melek gönderdi. Sabaha bir kalktı. Ne oldu?

  147. 1:06:22

    Yani dünyada yaşayanların en hikmetlisi oldu. Hikmetin esas manası yani Efendimiz Hazretlerimiz ince ilimler derdi. Yani isabet. Yani çok bilgi var ama hangi bilgiyi nerede kullanacaksın? Çok insan var. Hangisine hangi nasihatı yapacaksın? Hikmet. Hikmetsizlik çok. Bizim yaptığımız işlerin çoğu hikmetsiz.

  148. 1:06:53

    Hikmetsizliği ararsanız çok misal vermeme lüzum yok. Hemen hemen hepimizin ekseriği yaptığımız hikmetsiz. Yani ne demek? İsabetsiz. Çoğu kere pişman oluyor muyuz? Oluyoruz. Hikmetli olsaydı pişman olur muyduk? Olmazdı. Ben ne kadar pişman olduğum şeyler var. E demek ki hikmetsizlikten. Anladım.

  149. 1:07:19

    Şimdi bir adam geldi. Adama bir şey anlatacağız. Bu adam Müslüman mı değil mi sormadan buna altın yüzük haramdır, çıkart parmağından derse hikmetli olur mu? Olmaz. Olmaz. Çünkü adam gavursa adamın birine dediler ki ne? Altın yüzük erkeğe haramdır, çıkart. Adam da dedi ki benim ismim Agop dedi ya. Çüş.

  150. 1:07:49

    Bizim Emre Bin Varufçu çuvalladı. Ya kardeşim, adama bir nasılsınız, iyi misiniz, tanışabilir miyiz? İsminizi bahşeder misiniz? Adam dedi ki Agop. Şenşilik Agop'a altın yüzük haram denir mi? Agop'a ne diyeceksin? Kardeşim, bizi Allah yarattı, yaşatıyor, yediriyor, hak peygamber son olarak gönderdi. Biz sizin peygamberiniz İsa aleyhisselam'a inanıyoruz.

  151. 1:08:22

    Ama siz bizim peygamberimize inanmazsanız elbette ahirette azap var. Allah bütün peygamberleri haktır ve gerçektir. Ama son şeriat Kur'an şeriatı. Böyle ki işte artık Allah var falan anlatacaksın. Bir defa adama önce Allah'tan bahsedin, sonra peygamberden bahsedin. Değil mi şimdi? Yani bu kadar dinsiz var, donsuz var, ateist var, deist var.

  152. 1:08:47

    Adam zaten peygamberi kabul etmiyor. Peygamberi kabul etmeyene sarık sarık denir mi ya? Önce bir peygambere imanı ettirelim adama. İşte bununla hikmet, isabet, on ikiden hedefi vurmak, konuşmanda, ekvâlinde, efâlinde, harekâtında, sekenâtında, otururken, kalkarken, yatarken her şeyde hikmet. Müslüman bunun talibidir.

  153. 1:09:20

    Talibidir. Herkeste bu olmayabilir. Şimdi gittin, doktorda sıra bekliyorsun. Hastanede sıra bekliyorsun. Karşıda kadınlar oturuyor. Biliyorsunuz biraz otluklar birbirine yakın oluyor. Doktorlar da şurada, burada. İki metre, bir metre, sonra üç metre. Karşıda kadın oturuyor.

  154. 1:09:41

    Şimdi bakacaksın. Bakacaksın. Karşına kadın gelen yere otursan bu ne olur? Sen ona bakmasan bile, kadın da çekinir şu anda. Hikmetsiz bir oturuş. Ne yapman lazım? Gidip karşına erkek gelen bir yer bulup oturman lazım. E bulamadın, çık öbür tarafa git, kenarda dur. Tam kadından karşı karşıya. Ne lüzum var?

  155. 1:10:08

    Hikmet yok. Anladın mı? Ondan sonra her meselede böyle. Lokantaya girdin. Bütün milletin gördüğü yerde. Gidersin bakarsın köşede, kenarda önüne duvar gelir. Hem yediğini kimse görmez, hem sen milleti görmezsin yani. E sen ne yapıyorsun? Çekiyorsun ortaya sandalyeyi. Bütün millet bana baksın, ben de onlara bakıyorum.

  156. 1:10:36

    Hikmetsiz. Yanlış. Konuşuyorsun, bağır, bağır, bağır. Yahu niye bağırıyorsun? Orta konuş. Bağırma. Hikmet. Bağırırsan hikmetsiz. Bütün milletin yine kahkaha atıyorsun. Yanlış hareket. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ömründe bir kere kahkaha atmadı. Hikmetsiz bir hareket. Alışveriş. Anladın? Mesela ev alacaksın.

  157. 1:11:13

    Gidiyorsun pat diye bir yol. Halbuki bu güneş görüyor mu? Güneş giren eve doktor girmez demişler. Ne tarafa bakıyor cephesi? Bakmadan alırsın. Ondan sonra buz keser. Devamlı kış. E hikmetsiz. Eve alıyorsun gidiyorsun tuvalet. Lan tuvalet kıbleye arkası mı geliyor önü mü geliyor? Arkası gelen önü gelen olmaz.

  158. 1:11:42

    Ya sağına gelecek kıble ya sonuna gelecek. Böyle bir yer alırsan hikmetsiz. Anladın? Hikmetsizleri saymakla bitiremeyiz. Çünkü neden? Yaptığımız işlerin çoğu hikmetsiz. Biriyle arkadaş oluyorsun. Sana zarar getiriyor. Neden? Çünkü onu Allah için sevecektin. Allah için takvalık şartı arayacaktın. Sen anamdan bir menfaat gelir diye takva olmayan adamın peşine takıldın.

  159. 1:12:13

    Ondan sonra dolandırdı seni ki gittin. Yani hikmetsiz işlerde maddi zararlar da var. Manevi zararlar daha çok. Onun için Hikmet müminin yitidir. Faydalı ilim, faydalı bilgi kimden olursa olsun alınır. Nerede bulunursa kapılır. Hikmetli ilimler zayi edilmez. Ama şimdi saatlerce konuşma yapan bir adamın konuşmaları içerisinde ona iki saatini vermişsin.

  160. 1:12:52

    Senin bir tane hikmetli dünyana ve ahiretine yararlı bir şey bile türbünle ara. Bulamıyorsun yani. E o zaman bu adama bu kadar vakit niye verdin? Ben şimdi zaten çorba içerken bazı birileri bir şey konuşuyor. Bakıyorum bir açık oturun falan. İran ne olmuş, Amerika ne olmuş, o ne olmuş falan. Zaten vaktim hiç yok.

  161. 1:13:14

    Hiç vaktim yok. Peşin on dakikam çorba içerken bir bakıyorum şimdi bir haber deneyeceğim. Adam boş konuşuyor. Hemen anlıyorum onu boş konuşuyor. Profesör. Boş konuşmak için profesör olmak lazım değil. Konuşur yani. Ondan sonra hemen geçiyorum. Bakıyorum duruyorum orada bir adam. Bilmiyorum nedir, necidir.

  162. 1:13:37

    Gazeteci mi değil, profesör mü, doçen mi, akademisyen mi bilmiyorum. Bakıyorum, faydalı bir ilim. Aaa hemen alıyorum. Diyor ki burası Hürmüz Boğazı. Buradan şöyle tıkandı. Burası açılmazsa şöyle olur. İşte efendim İran'ın elinde şu kart var. Umma'nın elinde bu kart var. Bir şey öğreniyorum. Öbüne bakıyorum.

  163. 1:14:01

    Laf salatalığı ya. Dur dur dur konuşuyor. Bir saat konuşup da hiçbir şey konuşmayan adam var. Ve size zerre kadar ilim sağlamayan insanlar var. Onun için insan lükman-ı hakimden zerre kadar da olsa nasibi olan hikmetli ilim sahiplerinin sohbetlerini dinlemeli. Onların kitaplarını okumalı. Neden? Bir şeyler kazansın.

  164. 1:14:30

    Darcığına bir şeyler daha koysun. İlmine ilim katsın. Yoksa hiç bana ebedi lazım olmayacak bir şeyleri anlatıyor. Şimdi ben kaç gün sonra öleceğim belli değil. Her an ölebilir. Benim bu kadar eksiğim var. Ben şimdi senin fuzuli maymunlar nasıl yer, nasıl bilmem ne eder, dinozor bilmem ne, bir milyon sene evvel dinozorun kemiği çıktı falan.

  165. 1:15:06

    Ya, ufak hatta biraz çiv çivler yesin ya. Dünyanın ömrü yedi bin sene, iki yüz milyon sene evvelki dinozordan bahsediyor. Anlasana ki atlatmış, sıyırmış, sıyrık. Bizim millet de bunları böyle dinliyor. Bir kaburga çıkmış. Ulan beş sene sonra adamın kemiği kalmıyor. Kaç yüz senedir bu dinozorun kaburgası nereden çıktı ya?

  166. 1:15:35

    Bir de diyor ki, kaç yüz milyon sene, bazı da atış serbest, milyar diyor. Yahu milyar senede bunun kaburgası demirden olsa demir kalmaz ya. Kemik nasıl kaldı ya? Milleti de inandırıyorlar. Urfa'da bulmuşlar bilmem ne tepesi. Tamam çok güzel, çok eski, tamam doğru, çok eski. Kaç sene sence? Bence yüz bin.

  167. 1:16:05

    Sence atış serbest? İki yüz bin. Sence bir milyon sene ya. E çüş! Bir milyon sene değil, yüz bin sene değil, on bin sene evvel. Urfa'da yoktu, Harran'da yoktu, Adem aleyhisselam yoktu. Adem aleyhisselam yokken Urfa'da kim ev yaptı yahu? Ya kusura bakmayın, ağzımı bozmayalım. Yani bunları siz ilim diye, hikmet diye, ilginç diye izlerken

  168. 1:16:37

    ne tefsirleri kaçırdınız, ne ayetleri, hadisleri kaçırdınız, ne sohbetleri kaçırıyorsunuz, boş boş işlerle kendinizi meşgul ediyorsunuz. Yapmayın ya! Min husni islamil mer'i terkû mâ lâ yani. Hikmetlilerin en büyüğü kimdir? Şüphesiz ki Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Allah'ın ondan büyük öğrettiği ilim sahibi yok.

  169. 1:17:01

    Lükman-ı Hakim de Resulullah'a geçebilir mi? Haşa ve kella sallallahu aleyhi ve sellem. Yüz binlerce, milyonlarca hadisi şerifiyle bütün ilimleri, hikmetleri alemlere neşretti sallallahu aleyhi ve sellem. Lükman-ı Hakim'den de bazı şeyler anlatırdı. Ama Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem onu Lükman-ı Hakim'den öğrenmedi.

  170. 1:17:21

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bütün ilimlerini kim öğretti? Sadece Allah öğretti. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in şu dünyada fiziki manada hocası var mı? Yok. Üstadı var mı? Muallimi var mı? Yok. Müderrisi var mı? Niye? Nebiyyil Ümmi diyoruz. Annesinden doğduğu gibi hiç kimseden bir şey öğrenmemiş.

  171. 1:17:42

    Ama Allah ona bir anda vahiy göndererek bütün ilimleri, nasıl ki Lükman-ı Hakime bir melek göndererek dünyanın en hikmetli alimi yaptı. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, veallemeke malem teküntü alem. Bilmediğin her şeyi sana Allah öğretti diyor. Onun için Allah'ın öğrettiği ile hocaların öğrettiği, senin benim gibiler bir olur mu?

  172. 1:18:08

    Hadır aleyhisselamdan bahsediyoruz. Siz Hızır diyorsunuz. Asıl adı Hadır. Hadır aleyhisselamın ilimlerine ne diyeceğiz? Muallem ne amirledin ne ilme? Biz ona kendi tarafımızdan ledün ilmi öğrettik diyor Mevla. Bak ledün ilmi. Ne demek? Okumakla değil. Hazır aleyhisselam hangi peygamberlerden ders okudu?

  173. 1:18:29

    Onun da peygamber olmadığı ihtilaftı. Onda biraz peygamber olma tarafı ağır basıyorsa da rivayetlerde, yine de biz şüphe giren şeyde kesin konuşmuyoruz. Ama Allah'ın en büyük velilerinde, bütün alimler peygamberlere eşlik etmiş. E şimdi ondaki ilime nasıl ulaşmış o? Mevla istediği kuluna, mesela Hz.

  174. 1:18:57

    Mehdi gelecek. Allah biz göremezsek, zürriyetlerimizden, torunlarımızdan, Mekke'deki biatına yetişemedi, Mescid-i Aksa'daki imametine yetişemedi, Armedagondaki savaşına yardım eden zürriyetlerimizi nasip eylesin. Hz. Mehdi 40 yaşına kadar Mehdi olacağını bilmeyecek. Babasının adı Abdullah, kendisinin adı Muhammed, ismi benim ismime uyar, babasının adı babamın ismine uyacak.

  175. 1:19:32

    Şemail'in sıfatlarını tarif etmiş. Ben çavuş başındaki çevik birinin el koyduğu külliyemiz. Allah orayı yine bize yade eylesin, tekrar çok büyük bir külliye yaparak toplanmamızı nasip eylesin. Yakında müjdeli haberlerimiz var size inşâAllah.

  176. 1:19:49

    Şimdi o külliyede Hazreti Mehdi sohbetleri yaptı. Zaten orada Hazreti Mehdi'nin karargâhı olacak. Efendi Hazretlerimizin yanında Seyyid Muhammed Alevi Maliki, Mekke'nin kutbu evliyanın reislerinden, Efendi Hazretleri buyurdu. Bu evliyanın kutuplarındandır. Seyyid Muhammed Alevi bin Maliki Hazretleri, Hazreti Ali'nin soyundan geldiği için Alevi deniyor.

  177. 1:20:13

    Türkiye'deki Alevi manasında değil. Hazreti Ali'nin soyundan gelenler de Araplarda Ali'nin soyu demek. Radıyallâhu anh, Alevi oluyor. Yani Türkiye'de değişik manada kullanılıyor. Seyyid Muhammed Maliki Hazretleri, şimdi Mekke'de yatıyor, Hatice annemizin hemen yanında kabre. Ve kaç senedir üzerine açıyorlar, yirmi sene oldu.

  178. 1:20:35

    İlk beş sene açtılar, çürümemiş. Çürümeyince kapattılar, daha onun üzerine gömü yapmıyorlar. Çürümemiş evliya olmadı. Efendi Hazretleri bunu söylemişti vefat ettiği zaman. Kutuplardan çok büyük bir velidir. Dört mezhep imamı, bütün sahabe-i kiram, bütün tarikat şeyhleri kabrinde onu karşıladı dedi. Efendi Hazretleri dedi bunu bize.

  179. 1:20:55

    Bana da mektup yazdırdı, oğluna taziye mektubunu. Onda yazdık biz bunu. bunu. Efendimiz yanımızda oturuyordu. O mübarek zat Efendi Hazretlerimiz yanımızda oturuyordu. O mübarek zat dedi ki, o çavuş başındaki külliye için, dedi ki o çavuş başındaki külliye için burada Arafat'tan damar burada Arafat'tan damar var.

  180. 1:21:10

    Hazreti Mehdi İstanbul'a gelecek. gelince bir sene kalacak. O hususta zaten hadis var. İnnel mehdiye yukimu fil kustantiniyyeti seneter. Tam bir Tam bir sene İstanbul'da kalacak Hazreti Mehdi. sene Bütün camiler yapacak, yeniden şeratı canlandıracak. Allah zürriyetimizden nasip eylesin. Amin. İşte o Roma'ya geçmeden evvel.

  181. 1:21:29

    Buradan Roma'ya geçecek, Roma'yı fethedecek. Avrupa'da yedi sene kalacak. Hatta hadis-i şerifte şeyi bile anlatıyor. Gondollarla gezilen, arada küçük sandallarla gezilen yer diyor. Nereyi söylüyor? Venedik'i söylüyor. Venedik'i hep oralarda binlerce mescit yapacak. Dünyada kafir kanunu bırakmayacak.

  182. 1:21:52

    Her tarafı fethedecek. İstanbul'da kaldığı bir senede, karargahı bu çavuş başındaki külliye de olacak diye Seyyid Maliki Hazretleri söyledi. Efendi Hazretleri de tasdik etti. Hikmet Efendi Hazretleri de Allah rahmet eylesin. O da oradaydı, o da tasdik etti. Orada çok büyük keramet. 50 bin, 100 binler geliyordu.

  183. 1:22:10

    Bütün yollar dünya tıkanıyordu. Şimdi, dolayısıyla Hazreti Mehdi kendi 40 yaşına kadar Mehdi olduğunu, olacağını bilmez. Normal, iyi bir Müslüman, takva sahibi. Haramlardan uzak yaşıyor. Ama hani böyle Medine'de, parmakla gösterilen, Medine'de doğmuş, 40 yaşına gelmiş. Ama sorsan Medine'de, hani bu çok mübarek bir zat, büyük veli, bu Mehdi olabilir şeklinde,

  184. 1:22:41

    bir konuşma olmayacak 40 yaşına kadar. Anladınız mı? Ne olacak diyor, hadis-i şerif, Allah bir gecede onu yetiştirecek. Bir gece yatacak, teheccüde kalkacak, bütün ilimlerle ve kuvvetlerle ve melek ordularıyla mütteciz edilmiş. 4000 melek ordusuyla, Cebrail Aleyhisselam ordunun başında, onu kim yenebilir ya?

  185. 1:23:09

    Tırap zımbırtısı ne yapabilir ya? Tırap kim ya? Hangi gavur, hangi devlet, Hangi devlet, Cebrail aleyhisselam'ın ordusuna önünde bulunduğu orduyla baş edebilir? Onun için, Mevla dilediğine Ledün ilmini bir anda verir. Lükman-ı Hekime hikmeti bir anda verir. Hadr Aleyhisselam'ın Ledün ilmini bir anda verir.

  186. 1:23:35

    Hz. Mehdi'ye bütün ilimleri, kuvvetleri bir gece de verecek. Allah bilir şimdi. Biz, O'nun seçtiklerini seviyoruz. Bizi de fazl-ı keremiyle, ehl-i sünnet yarattı, Müslüman yarattı, Müslüman ana babadan yarattı, Müslüman beldelerde yaşatıyor, alimlerle, velilerle, dostlarıyla tanıştırdı, çok büyük bize de şerefler bahşetti.

  187. 1:24:01

    Birbirimize sonsuz hamd-ü senalar ederiz. Ama biz Allah'ın verdiklerini asla kıskanmayız. İstediğini tercih eder, hak O'nundur. Biz O'nun tercih ettiklerini biz de tercih ederiz, baş tacı ederiz, sevdiklerini severiz, yerdiklerini yereriz. Onun için biz de buradan kazanacağız. Ama Mehdi neymiş ya? Mehdi yok.

  188. 1:24:29

    Hızır diye bir şey yok. Nereden uydurdunuz? Felan, fisman, be. İşte bunlar dinden yoldan çıkmış insanlar. Allah bizi itikat bozukluğundan muhafaza eylesin. Amin. Oğluna dedi ki, çok büyük bir ilim var burada ne dedi şimdi burada? Hadis-i şerifte Evladım ve inne lukmâne, şüphesiz lukman, bunu hadis-i şerif Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem buyuruyor

  189. 1:25:03

    bu hadis-i şerifi kim rivayet etti? Ondan sonra ravav taberâniyyu, taberâniy büyük muhaddis filkebir, mucemikebirde min tarîkı, ubeydillah ibni zahr'in ubeydillah ibni zahr rivayetiyle o da kimden? Ali ibn-i Yezîd'e Ali ibn-i Yezîd'den, o kimden? Ali'l-Kâsim'i Kâsim'den iş neticede nereye dayanıyor?

  190. 1:25:26

    Ebû Mâme radıyallâhu anh'a dayanıyor silsilesi, senedin, isnadın, hadisi kim kimden duydu? Hafız Münzirî bunu söylüyor ve kat hassenehâ bu hadisin hasen olduğunu, makbul olduğunu söyledi, et-tirmiziyyu, İmam Tirmizi'yi liğayrâ zelmetni, metinde biraz farklılık var lafızlarda, mana aynıdır diyor belkide Tirmizi'nin ki mevkuftur sahabeden birinde kesilip kalıyor

  191. 1:25:57

    o da yine Resûlullah'tan duymuştur ama ona isnad etmemiş olursa mevkuf oluyor ama yine hadis oluyor hadisin mevkufu var merfu'u var, munkatı'ı var çok çeşidi var diyor Hafız Münzirî Hazretleri şimdi bu hadis-i şerifte Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ne buyurmuş? inne lukmâne şübhesiz lukmânâ kim gâle dedil ibnî oğluna oğluna hitap ederken ey oğul cehizim

  192. 1:26:30

    oğul cahızım, cehizim ne demek? yavrucuğum bu ne ifadesi? şefkat ifadesi onun için buradan ne hikmet arnamamız lazım oğlumuza, kızımıza konuşurken kibar şefkatli, merhametli konuşmamız lazım. Bu da onların bize bizi sevmesine, saymasına itaatkar olmasına, laf dilemesine vesile olur. Her zaman olmuyor ama ekseriyetle olur.

  193. 1:27:03

    Kaba davranmak soğutucu olur, kaçırıcı olur sıkıntı verir. Onun için ya büneyye yebni, ey benim oğlum demiyor. Büneyye ne demek büneyye? Kur'an'da da öyle söylüyor. Ey benim oğul cehizim yani benim çok acıdığım yavrum bu önemli bir şey ama öbür türlü sen çocuğuna ulan, gel ulan buraya kereste bilmem ne, yatıyorsun lan yan gelmiş git de çalış lan, biraz para getir.

  194. 1:27:38

    Serseri! Çocuğa böyle konuşursan bundan da bir hayır bekleme. Terbiyesizliğin bir lüzumu yok. Sen babasın ama yine de şefkat eserini göstermen gerek. Ey benim yavrucuğum oğul cehizim aleyke devam et üzerine al hiç terk etme neyi terk etme? bi mücalesetil ulema alimlerle oturup kalkmayı bırakma ilim meclislerinde sohbete katılmayı bırakma bunu başka bir hikmetli sözünde diyor ki

  195. 1:28:20

    çok acayip bir şey ya nasıl bir söz ya. Oğlum diyor kendin alim de olsan alimlerin sohbetini bırakma ama ben de alimim. Hatta o sohbet verenden daha büyük alimim. Sen yine ulemanın meclisinden ayrılma niye? Sen ya alimsindir ya cahilsindir. Üçüncü ortalaması yok. Alimsen orada hiç duymadığın bir ilim duyabilirsin onunla da hidayet bulabilirsin.

  196. 1:28:56

    Alimsen, alimlerin meclisinde oturursan ilmini artırırlar. Bir şeyin eksilmez. Cahilsen zaten alimlere muhtaçsın mutlaka oturman lazım senin ilmini artırırlar. Sakın namazsız, abdestsiz, dinsiz, imansız günahkar, fasık, facirlerle oturma niye? Çünkü sen de ya kötüsündür ya iyisindir. Eğer sen facir, sen de kötüysen kötü arkadaşlar senin kötülüğünü artırır.

  197. 1:29:36

    Eğer iyisen, kötülerle oturursan o zaman da seni de bozarlar iyi halini kötüye çevirirler. Onun için meclis arkadaşı oturacağın kalkacağın arıyorsan Kur'an'ı bilen, tefsir, hadis, fıkıh bilen alimlerle otur. Birinci vasiyet. Sonra ne buyuruyor? Yani dinle. Neyi dinle?

  198. 1:30:09

    Hikmet sahibi insanların efendim ilimlerini dinle. Çünkü bak burada buyuruyor. Hikmet sahiplerinin, ince ilim sahiplerinin sözlerini dinlersen cehaletten ölmüş kalbini Allah diriltecek. Ne gibi? Kuraklıktan ölmüş toprakları yağmur suyuyla dirilttiği gibi. Kim söylüyor bunu? Luqman-ı Hakim, oğluna nasihat ediyor.

  199. 1:30:43

    Peki bunu bize kim aktarıyor? Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. O onu nereden duydu? Ona ayette vahiy geliyor, hadislerde vahiy geliyor. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu birinden duymuş öğrenmiş değil. Luqman'ın bu sözünü oğluna ne dediğini kimseden duymuş ve işitmiş değil haşa.

  200. 1:31:06

    Kimden vahiy gelmiş bu hadis? Allah-u Teala'dan vahiy gelmiş. Luqman-ı Hakim oğluna ne demiş? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den kaç bin sene evvel yaşamış. Ama Mevla bildiriyor. Oğlum hikmetli ilim sahiplerinin sohbetini dinlersen, fe innellâh şüphesallâh le yuhyi'l-kalbe kalbi diriltir. Öyle kalp ki el-meyyite, ölü kalp.

  201. 1:31:32

    Şimdi bizim kalplerimizin içinde kiminin kalbi diri, kiminin kalbi ölü? Şu anda şu anda bu insanların kendi fiziken diri ama kalbi ölü olan var. Diri olan çok az. Niye? Sahih hadis. Rabbini zikredenle zikretmeyenin durumu nedir? Zikredenin kalbi diridir, zikretmeyenin kalbi ölüdür.

  202. 1:32:04

    Dünya işlerinden anlıyor, filmlerden, maçlardan, haçlardan, yemeklerden, içmeklerden, kazanmaklardan, gezmeklerden, her şeyi biliyor. Ama Allah'ını tanımı ve kendini yaratanı bir kere zikretmiyor. Bunun kalbi diri olması mümkün değil. İşte ölü kalp neyle ölüyor? Çok yemekle, çok konuşmakla, çok görüşmekle, çok uyumakla, çok günah yapmakla bunlarla ölüyor.

  203. 1:32:38

    Kalp katılaşıyor, katılaşıyor, katılaşıyor, sertleşiyor. Sertleşiyor derken o et parçasının sertleşmesi değil. Gidip de sitem taktırarak düzeltemiyorsun. Kalp kapakçığını yenileyerek düzeltemiyorsun. Bu manevi ölüm. Peki bunu Allah neyle diriltiyor? Bİ VÂ BİLİL Bİ NURİL HİKMETİ Kur'an, sünnet, hikmet, şerat ilimleri, ince ilimlerin nuruyla diriltiyor.

  204. 1:33:09

    Ne gibi? KEMÂ YUHYİ, dirilttiği gibi, EL ERZAL MEYYİTEDE Kuraklıktan, çoraklıktan ölmüş toprak, ondan bir yeşil ot çıkar mı? Çıkmaz. Kupkuru. İşte ölmüş kalpten de bir hikmetli söz çıkar mı? Çıkmaz. Bir nurlu bir ifade çıkar mı? Bir isabetli bir iş çıkar mı? Çıkmaz. Çünkü Allah'tan haberi yok. Zikirden haberi yok.

  205. 1:33:37

    İşte Allah ölü toprağı nasıl diriltiyor? Bİ VÂ BİLİL MATARI Matar, yağmur demek. Vabil, iri damla. Böyle iri damlalı yağan yağmurla topraklar bir anda ne oluyor? Zümrüt gibi yeşilleniyor. Bir gün evvel, yerden başını çıkaran ot yok. Bir gün sonra bir yağmur, bir güneş, hemen başladı filizler, yemyeşil çıkma.

  206. 1:34:07

    Âlimlerin ilim meclislerinde oturursanız, onlardan dinlediğiniz ayet ve hadislerle ve Evliyaullah'ın kelamlarıyla, hikmetli ilimlerle ölü kalbinizi Allah diriltecek. E ilim meclisine gitmezsen, sohbet dinlemezsen, senin kalbinin dirilme imkanı sıfırın altında, eksi kaç derece, ne gibi? Yağmur yağmadan, toprağın canlanmaması gibi.

  207. 1:34:35

    sen de ben nasıl düzeleceğim? Ahiretimi nasıl kazanacağım? İşlerimi nasıl yoluna koyacağım? Çaren yok. İlim meclislerinde alimlerin ders halkalığına gireceksin. En azından hoca olamadın, talebe olamadın. Kaldı sana bir tek dinleme yolu. Kulaktan kalbe inecek, Allah da kalbini Kur'an ve sünnetle ihya edecek ve diriltecek buyurur.

  208. 1:35:03

    Onun için bu çok önemli bir hadis-i şerif. Burada İmam Feyyûb Hazretleri buyurur ki, buna dair Allah Teâlâ, mesela Kur'an'da, âyetlerde ne buyurur? Buna dair, Allah-u Teala ''Tanzur ilâ âsâri rahmetillâhi keyfe yuhyil yuhyil erba ba'de mevtihâ'' Rum sûresinde. Bak Allah'ın rahmeti olan yağmurun eserlerine bak.

  209. 1:35:29

    yağmurun eserlerine bak. Nasıl ki Nasıl ki kupkuru toprağa yağmur vurdu, Allah'ın rahmeti geldi. Allah acıdı, yağmur yağdırdı. Yağınca nasıl? Ölmüş toprağa ihya etti diyor. İşte gafil kalpler, Allah'sız kalpler, zikirsiz kalpler ancak sohbetlerle dirilecekler. Peşinden Allah Teâlâ ne buyuruyor? İşte o toprakları canlandıran Allah, kabirden de ölüleri öyle diriltecek.

  210. 1:35:59

    وَوْعَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٍ Her şeye gücü yeten Allah. Şimdi dolayısıyla Allah'ın Celle Celaluhu ölmüş bir kalbi diriltmesiyle ölmüş bir bedeni diriltmesi Allah'a çok kolay. Nasıl ki binlerce sene evvel ölüp çürümüşü mahşere çıkarırken aynı adamı diriltecekse, en gafil, en cahil, en kaskatı bir adamı da Allah ne yapabilir?

  211. 1:36:25

    Bir alimin, bir mürşid-i kamilin, bir veliyullahın sohbeti bereketiyle adam edebilir. Efendimiz Hazretleri çok okurdu bu beyti. Benim esnevidendir herhalde. Farsça. Ben çok Farsça bilmem, ne biliyorsam efendiler için. Eğer ki sen diyor sahra olsan, kaya olsan, mermer olsan, kütük de değil ha, kütük de değil, mermer, kaya.

  212. 1:36:58

    Ama bir gönül ehli Allah dostunun eline düşersen cevher olursun yavrum diyor. Onun için mesele hangi alimi dinleyeceksin? Her alimin sohbeti dinlenmez. Bu hususta yine evvelki derslerde bir hadis-i şerif var. O hadis-i şerifte de buyuruyor. Sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz. Meclis-i ilmin indallah.

  213. 1:37:29

    Allah nezdinde bir ilim meclisinde şu sohbete gelip oturmak. 1000 sene ibadetten daha sevgili. Beni İsrail'de ümmetinden birisi 1000 sene yaşasa o zaman yaşayanlar da olabiliyordu bazı. Uzun 600 falan normaldi zaten. 1000 sene bir adam ibadet yapsa. O 1000 sene zarfında hiç göz açıp kapayacak kadar bile Allah'a isyan etmese.

  214. 1:37:56

    Şimdi mesela biz namaz kılıyoruz, çıkıyoruz, bir gıybet ediyoruz. Yani biz bir gün bile sırf ibadet günahsız bir sene geçirmiş miyizdir? Hangimiz günah işlemeden bir sene geçirecek? Bu adam 1000 sene yaşamış, 1000 bir değil. 1000 sene hiç günah işlememiş sıralı ibadet yapmış. Onun ibadetini koy terazinin bir kenarına, öbürü de gelmiş bir ilim meclisinde oturmuş.

  215. 1:38:20

    Hangisi eftaldir diyor? Allah indinde ilim meclisinde oturanın ibadeti 1000 senelik günahsız ibadetten eftaldir diyor. Ve bu hadis-i şerifin devamında sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz buyuruyor. Buyuruyor ki, Her alimle beraber oturup sohbet dinlemeyin. İşte Fethul Garibil Mücid Biman Fevmi Hazretleri ikinci cilt, beşinci sayfa.

  216. 1:38:49

    Kitap önümde, kaynakları var. Her alimin sohbeti dinlenmez diyor. İlla kimi dinleyeceksin? âlimen yed'ûkum min hamsir ilâ hamsir Sizi beş şeyden kurtaracak, beş şeye çağıracak. Bu beş şey nedir? Bu beş şey, Bu beş şey, mineşşek ilel-yakîn. İtikatlarınızdaki şüpheleri giderecek, sizi şüphesiz inanmaya davet edecek.

  217. 1:39:12

    İtikadlarınızdaki şüpheleri giderecek, Şimdi, birçok hoca geçinen ilahiyatçı vesaireyi dinlediğin zaman, ne oluyor? Mehmet Okuyan'ı dinlediğin zaman, Mustafa İslamoğlu'nu dinlediğin zaman, bilmem ne, ölenleri boşver şimdi, yaşayanlar onlar geçmiş gitti, onlardan bir kısmından kurtulduk ama, öbürü Mustafa Karataş'ı dinlediğin zaman,

  218. 1:39:37

    efendim, öbürü Mustafa Öztürk'ü dinlediğin zaman, senin ne yapacağın, senin ne yapıyor, şüphesiz olan inancına şüphe sokuyor. Ondan sonra diyor ki, hadisler diyor 150 sene sonra yazılmaya başlamış, doğru olduğu ne belli diyor, hadislerin tümünü bir kafada karıştırıyor. Peygamber'in zamanında mezhep mi vardı diyor, cahillik bir konuşma tabi, halbuki bütün sahabenin

  219. 1:40:01

    Efendimiz'den aldığı âyet ve hadisler öğrendiklerine göre fıkıhta görüşleri var. Mezhep mi vardı diyor, hadiseni mezhepten çıkartıyor. Öbürü Allah gökte diyor aşağı, tövbe estağfurullah, vehhabi alimler, hocalar seni mücessimeye sokuyor. Yani şu anda internette konuşanların birçokları, öbürü okuyan ne diyor, kabir azabı yok diyor, bütün Kur'an, hadis, kabir azabı var diyor.

  220. 1:40:29

    Saçma sapan onun için eğer bir âlim geçinen sizin itikadınıza şüphe sokuyorsa asla onu dinleyemezsin. Bakalım bu da bir görüştür, bakalım ne diyecek. Ondan sonra zehiri yutarsın, ondan sonra seni Cübbel Hoca da paklamaz. Ondan sonra dedi, Celal Hoca da sizi kurtaramayacak derdi. Rahmetli bir Celal Hoca vardı, kabirde sizi öyle bir birbirine girecektir.

  221. 1:40:58

    Celal Hoca da sizi kurtaramaz dedi. Haa... Onu başka bir lazca söyledi de neyse onun güldürme tarafı var. Şimdi, ben çok taklidi beceremiyorum. Sen, ne diyor? Oturma ehli bid'atle zulami, seni berbat eder eyler melami. İtikadı bozuk âlimlerle, şehlerle, sahtekarlarla oturup kalkma, seni de bid'at ehli olduğu için şeriatta bid'at, tarikatta bid'at, bid'at ne demek?

  222. 1:41:33

    Yenilik uydurmuş. Mahmut Efendi Hazretleri vasiyet etmiş, daha bu da bana devam edecek, efendim kimseyi şeyh bırakmadım, adam sahte şeyhim diye çıkmış, öbürleri de onun peşine gitmiş. Haa... Tarikatta bid'at. Öbürü orada ne yapmış? Efendim demiş, mezhep yok. Bu nedir? Şeriatta bid'at. Namaz beş vakit değil veya şu veya bu, şarşaf şart değil, örtünmesen de olur.

  223. 1:41:58

    Haa... Oturursan bunları dinlersen, melami olursun, ondan sonra dümdüz gidersin. Her tarafını açar, çırılçıplak gezersin. Anladın mı? Oturma ehli bid'atle, ondan sonra öbünde ne buyuruyor? Yemesancı, pas alırsın, paklamaz her kalaycı, bir pas alırsın, onu her kalaycı paklamaz. Paklayan kalaycı vardır ama ona da sen rastlayabilir misin?

  224. 1:42:30

    Onu da sen bulamazsan, dininde, imanında itikadında bozukluk olarak ahirete çıkarsın, helak olursun. Ehli sünnetten karış ayrılan cehennem cemaatlerine helak olur. Tirmizi hadisinde Resulullah buyuruyor, sallallahu aleyhi ve sellem, ehli sünnet itikadından zerre kadar. Her alimle oturmayın. Sizi şüpheden kurtarıp imanınızı güçlendirmesi lazım.

  225. 1:42:54

    Öbürü yüz zekat namaz yok, öbürü regaib namazı yok, öbürü mübarek geceler yok, öbürü kandil yok, öbürü bayram yok. Ulan nedir bu ya? Dinde bir şey bırakmadınız ya. Onun için şüphe verenlere yaklaşmayın. Sizi insanlara kin tutmaktan, nefret etmekten, nefsani saiklerle o şunu yaptı bana, bu bunu yaptı diye ondan vazgeçilecek, sana nasihat edecek, hakkı tavsiye edecek,

  226. 1:43:32

    sabrı tavsiye edecek, diyecek ki bu senin amcandır, teyzendir, halandır, kuzenindir, ne yaptıysa yapsın. Kötülüğe iyilik herkesin işi değildir. Kötülüğe kötülük herkesin işidir. Kötülüğe iyilik Sana böyle nasihat edecek nefis işlerinde. Ve minel kibriyle tevazu Sana haddini bildirecek, Kibirlenmemeni bildirecek, ilminde haddini bildirecek,

  227. 1:44:03

    kulluğunu bildirecek, kibirlenmemeni tavsiye edecek, alçak gönüllülüğü ve tevazuyu tavsiye edecek. ve minel riyâ ilel ihlâs, bak gösteriş yapmayalım, sırf yaptıklarımızı Allah için yapalım, gösteriş için Hacc-ı Ümre'ye ikide bir gidiyorsun veya şunu yapıyorsun gösteriş için hacca, umreye ikide bir gidiyorsun veya şunu yapıyorsun, bunu yapıyorsun,

  228. 1:44:18

    bunu yapıyorsun, senin derdin ne? Sen niye bu kadar ibadet yapıyor görünüyorsun ama derdin ne, maksadı ne? Allah için olmazsa hepsi boş. İman söylüyorsun, onun için seni gösterişten alacak, sana yaptığı sohbetlerle, verdiği ilimlerle seni sırf Allah için ibadete ve ihlasa davet edecek. ve minel rağbeti ilel rahbeti Ebu Nuaym, Hilletul Evliya'da

  229. 1:44:47

    Câbir Radıyallâhu anh'dan rivayette bu hadiseye Ebu Nuaym İsbâhâni, büyük muhaddis. Bunun ilk kaynağı orada. Muhaddis. Bunun ilk kaynağı orada. Dünyaya Dünyaya rağbetten seni soğutacak, rağbetten seni soğutacak, seni ahirete ölüm var, kabir var, ahiret var, cennet var, cehennem var. Bu dünya fakiri de Bu dünya fakiri de ölecek, zengini de ölecek.

  230. 1:45:03

    ölecek, zengini de ölecek. Dünyaya hırs yapıp, tamah Dünyaya hırs yapıp, tamah yapıp, komşunun şusu var, yapıp, komşunun şusu var, kuzenimin busu var, eltimin kuzenimin busu var, eltimin şunu almış. E sen de git faiz ye, haram ye, rüşvet al, ne getirirsen getir. Demeyeceksin. Dünyaya rağbetten seni soğutacak, Allah korkusuna, haramlardan sakınma duygusuna seni iletecek.

  231. 1:45:28

    Eğer sohbetlerinde bunu anlıyorsan, bak, o âlimden ayrılma. Ama sohbetlerini dinlediğin zaman, bunların tersine işler. Buluyorsan, o âlimleri dinleme. Ama sen dersen ki, hoca sen şunları reddiye yapıyorsun, bunları reddiye yapıyorsun, şunları reddiye yapıyorsun. Ben reddiye yapıyorsam, ya şeriatta sapıklığı vardır, ya tarikatta sapıklığı vardır.

  232. 1:45:57

    Nefsim için bana böyle dedi diye, hiç kimseden milleti soğutmak için bir kelime konuşma yapmadım. Allah şahittir. Bütün reddiyelerim, Kur'an'a, sünnete, şeriata, tarikata, hakikate muhalefeti olanlardan milleti uyandırmak ve bu milletin imanını muhafaza etmek için. Bundan dolayı binlerce, on binlerce insan FETÖ'nün pisliklerini en evvel

  233. 1:46:22

    2009'lardan başlayıp anlatıp hapse girmeyi göze aldığım için, şu anda bana ne dua edenler var, biz senin sohbetlerini dinlemeseydik, FETÖ'nün içerisinde biz de hapislerde şimdi çürüyecektik, ayrıldık, kurtulduk. O FETÖ'den ayrılanlardan onlarcası bana geliyor. Ta Mekke'de geçen gün bir subay geldi, umredeyken, ne olur bana hakkını helal et,

  234. 1:46:46

    ne kadar seni yanlış tanımıştım bu FETÖ'cülerin yüzünden ama şimdi anladım diyor. Yüzlerce benden hak helallik istiyor. Çünkü ben onları Allah için uyardım. Adnan Oktar'dan uyarırken Allah için uyardım. Mustafa İstanbul'dan uyarırken Allah için uyardım. Sahte şeyhlerden uyarırken Allah için. Hep Allah için.

  235. 1:47:04

    Nefsim için bu işe bir şey katma. Ben de nefis yok demiyorum. Ama bu işe, burası Allah Rasulü'nün kürsüsüdür. Buralara ben nefis katmadım. Aşağıda hepimizin nefis de var, şeytan da var, Allah günahımız olabilir, kimse peygamber değil, masum değil ama ben din işine bu işe nefsi katarak kimseye milleti düşman ettim.

  236. 1:47:28

    Onun için nasihat ne demektir? İyiliğini istemek demek. Nasihat kelimesi nereden geliyor? Din nasihattan. Nasihat ne demek esasen biliyor musun? Müslümanların iyiliğini istemek. Sen bütün milletin sapıttığını görüp de bana ne ne lazım, bana zarar gelir, beni hapse atarlar, o şöyle der, bu böyle der, hepsi beni seviyor, boş ver sevsin, sevenim artsın, ona bunlar et diye yapıp

  237. 1:47:52

    sevenleri meksilmesin diye düşünürsen sen bu millete hainsin. O zaman Müslümanların iyiliğini istemiyorsun. Neden? Adam gidiyor cinciye büyücüye, kadını elliyor, parasını alıyor, göbeğini açlıyor. Bunu demeyeceğiz mi şimdi? Dünya kadar sapık var. Kimisi itikatta, kimisi amelde, kimisi istismarda, kimisi parada, kimisi kadın işinde.

  238. 1:48:17

    Bunları uyarmamız lazım gelmiyor. Bunu anlatmıyor. Bu neyi anlatıyor? Nefsin için yaptığın düşmanlıklardan seni vazgeçirmesi lazım. Nefsin için düşmanlık yapma, Allah için iyilik yap. Akrabandır, yakınındır, o sana yanlış yapmış olabilir, sen yine ona iyilik yap. Alimin vazifesi bu olmalı. Öyle alim, Mahmut Efendi Hazretlerimiz gibi, o alimler, işte mühim olan bu.

  239. 1:48:52

    Onlardan usul öğrenmek, kafana göre takılmak yok. İbrahim Aleyhisselam'a, Allahuteala vahyi ettik. Kullarımı bana davet et. Onlara vahiyleri oku. Ona da vahiy geldi. İbrahim Aleyhisselam'a işte bütün Allah öğretti. Kullarımı bana davet et. İbrahim Aleyhisselam'a bu iş zor gel dedi. Ya Rabbi! Kalpleri o kadar katı ki, İbrahim Aleyhisselam o kadar yumuşak kalpliydi.

  240. 1:49:24

    Devamlı ah, ah çeker. Devamlı inim inim inler, Allah Allah diye korkusundan. O kadar merhametli, o kadar şefkatli İbrahim Aleyhisselam gibi Nebi Zişan. Ya Rabbi dedi, bu millet putlara takılır. Kalpleri çok katı. Kalpleri ölmüş. Rabbleri ölmüş, ben bunları nasıl sana davet edeceğim diye, bunlara nasıl laf anlatacağım?

  241. 1:49:47

    Bunun üzerine Allah Teala ne buyurdu ona? Sahile çık. Gitti bir deniz sahiline. Denizin kıyısında bir hayvan. Böyle bir farsaka bir farsak. ne demektir? Balina gibi düşünüyorum. En büyük hayvan, şu anda bizim bildiğimiz balina, denizdeki. Koca bir balina yani. Ondan sonra Canavarlar onu parçalamış Yani sahile atınca Kendi ölüyor bazıları intihar da ediyorlar balinalar

  242. 1:50:15

    Kendini sahile vuruyor Ondan sonra da orada gelen giden Yemiş hayvanlar Kuşlar yemişler Ondan sonra Allah-u Teala buyurdu ki ey İbrahim bak Gözünün önünde Bu hayvanı dirilteceğim O anda Allah-u Teala onun bütün Canlık parçalarını bir araya toplayıp Yeniden can verdi ruhunu iade etti Ve balina atladı denize İbrahim Aleyhisselam Gözünün önünde kemikleri parçalanmış Yeniden denize

  243. 1:50:47

    Yüzmeye girdi İşte Allah-u Teala ne buyurdu İnnallaha Ehya matera Legadirun ala Yuhyal kulubel meyd Ey İbrahim bu ölü Hayvanı balığı Dirilttim ya gözünün önünde İşte ne kadar kafir olsa Münafık olsa firavun olsa Allah dilediği Ölü kalbi diriltir Ne büyük eşkıyalar Tövbe etti evliya olmadım Ne şarapçılar Ne kötü yoldakiler Ne haram zedeler Zadeler neyse

  244. 1:51:27

    Şu anda senden benden takva Durumda değil mi yani Uğraşamadık Adamı kahveden zor çıkarttık Meyhaneden zor çıkarttık Kuran'a, dine, şerata İslam'a en büyük düşman Adamlarla uğraştık Ama şimdi benden büyük sarığı var Şalvarcı Bey giymiş Takva üzere yaşıyor

  245. 1:51:49

    Şimdi biz onlardan Dua talep ediyoruz ne olur bize dua et Diyoruz niye adam öyle bir Tevbe etti ki şimdi inim inim inliyor Geçmiş yaptığı günahlardan Çok pişman O Allah'ın sevgili kulu olmuş Ama bu neye borçluyuz Emri bil maruf İyiliği emretmek Kötülükten ne etmek Hikmetle Onu demin ne dedim Usul ve üslup Allah sana ne buyuruyor Ünü ila sebili rabbike Rabbinin yoluna

  246. 1:52:23

    Bütün insanları davet et Ondan sonra onun varisi Allah'ın alimleridir bu emir Cahil nasıl davet edecek Helala haram der Harama helal der Anlatamaz ki bir şey Rabbinin yoluna davet et Ama nasıl davet et Bil hikmeti hikmetle Ne demek hikmet İsabetli yaklaşımlar sergile Demin ne dedim Adamın adını sormadan Hemen yüzükten başla Usul üslup Adam hediyeleşme Bir çay ikramı bile

  247. 1:52:59

    Gönül alır Vel mev'izatil hesene Güzel vaazlar Çok tatlı Sohbetler Bak ara sıra nedir Şaka şamata Neden sıkılır oturmaz Efendi hazretleri ne yapıyordu Sohbetin ortasında Sizin uygunuzu bir kaçırayım Diyordu bir kıssa anlatıyordu Bak Çünkü sabah namazında 4'te 5'te sohbet yapıyor Yav selim camiyi tıkamaz Sabah namazı çok erken o zaman İşlak oluyor 5'te 5 buçukta Sabah

  248. 1:53:37

    Sabahın 5 buçuğunda adam 2'de 3'te kalkmış Teheccüde gelmiş sohbete Geceden var uykusu 2 saat Uzak yollardan geliyorlar Adam uyuyor Ne uyuyorsunuz lan Buraya uyumağa mı geldiniz Uyuyan kalksın Gitsin O bir tane var şimdiki caminin imamı Uyuyanı görmek istemiyorum Uyuyan kalksın Bir kere efendi hazretleri Niye uyuyorsun demedi adama Uyandıralım Anladın mı şimdi

  249. 1:54:09

    Şimdi bir tane hoca efendi tam yanında oturuyor Hatmi şerif okurken Bir uyudu düştü Efendinin üstüne Efendi hazretleri de döndü ona şimdi Sen olsan ben olsam Ne yapıyorsun Ne dedi Bak şimdi bir şey dedi Ondan sonra bana diyorsunuz Efendinin söylediği söylüyor Dün akşam cuma gecesi de değildi Niye bu kadar yoruldun dedi İlahiri Nokta nokta

  250. 1:54:38

    Şimdi, haa o onu daha unutur mu? Hikmetli ilimlerle, güzel vaizlerle, şakayla, sempatiyle, güldürerek, Allah Allah, öbür türlü durmaz. Peygamber olsan durmaz. Ne diyor Kur'an? Allah sana acıdı da sana yumuşak huyu verdi Habibim. Sen onun için sahabeyi topladın. Velevkünde fazlan sert bir adam olsaydın, zalizal kalbi, kalbi katı olsaydın, len fadlu min havlike,

  251. 1:55:18

    hepsi senin etrafından dağılır giderdi. Bir sahabe kalmaz. Kur'an söylüyor. Kainatın efendisi, mucizeler sahibi, sert olsan dağılır diyor. E nasıl olacak o zaman? Hikmet. Onun için öyle buyuruyor. Sana karşı bir yanlış yaparlarsa affet.

  252. 1:55:40

    Bana karşı bir günah yaparlarsa benim affetmem için onlar adına istiğfar et. Bak bak bak. Onları işte görüşlerine itibar et, mek üzere istişareye dahil et, onlara da bir şeyler danış. Allah'tan vahiy gelen Cibril üzerine inen Muhammed Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem yanındaki arkadaşlarına işlerde danış, istişareli iş yap diyor.

  253. 1:56:14

    Senin benim gibi üzerine vahiy gelmeyen, Cibril'i hiç görmemiş, bir kere dahi benim yanıma Cibril inmeyen, devamlı iblis, içimizde dışımızda cirit atan, bizim gibi cahil adamlar, kimseye danışmadan kafamızın buyruğuna gidersek, işte Müslümanlara zarar verir. O zaman sözümüzün tesiri olmaz. O zaman bizim arkadaşımız, Efendi Hazretlerimizden kalan ihvan kardeşlerimiz olmaz.

  254. 1:56:44

    Niye ihvanın yüzde doksan, yüzde doksan beşi şu anda şuurayla hareket ediyor, bu fakirle, İbrahim Efendi hocamızla. Niye? Muhabbet, sohbet, tevazu, alttan alma, istişare, toplantı, aralarında işleri danışmalı diyor Kur'an. Öyle olmaz. Ben bunu seçtim, herkes buna rabıta yapacak. Öbürü de oradan çıkarsa, Efendi Hazretleri dedi, İsmail Ağa'nın şadırbarına eşeği

  255. 1:57:16

    bağlasanız, şeyh deseniz, baya bir mürit bulur dedi. Öyle bir cahil bir topluluk var ki, iki uçuyor, bir kaçıyor, her taraf şeyh doldu. Onun için kardeşim, istişaresiz iş olur mu? Madem ki Mürşid-i Kamil Hazretlerimiz cemaat seçer buyurdu, ben şeyh bırakmadım, yolun Mehdi'ye kadar devam edecek, rabıtayı bana devam edin, ben sizi ruhaniyete yetiştiririm.

  256. 1:57:41

    E bitti. Ama şimdi, ben ileriyim, ben senden alimim, sen bana tabi ol, ben sana tabi olmam, istişare yok, danışma yok, kafasına gidiyor. E o zaman ne olur? Dağılmaya, bozulmaya mahkum olur. Nitekim oldu. Ben bir şey yapmadım ki. Oturduk kalktık, o kadar istişare yaptık, hepsine bu fikirleri söyledim.

  257. 1:58:08

    Baştan kabul ettiler, toplantıda karar aldılar, kendi sitelerine de koydular. Ondan sonra ne oldu? Milleti topladılar, beni çağırmışlar. E niye beni çağırıyorsun? İstihara çıkmadım. E neyle istihara yaptın? Tespih sallayarak. Tespih sallamışlar, sağ giderse çıkmış, sola giderse çıkmamış. E böyle bir istihara nerede var?

  258. 1:58:30

    Tespih sağa sola sallamakla. Hangi kitapta var? Ondan sonra niye beni çağırmadınız? Kendiniz bana geliyordunuz da, benim de bireyim var, kırk kişinin de bireyi var. Ama kırk kişi batıla susar, bir cübbeli yanlışı gördü mü susmaz. Onun için bize ne lazım? Ehfeş'in keçisi gibi ders okutuyormuş. Ehfeş büyük bir alim.

  259. 1:58:58

    Talebe bulamamış. Talebe bulamayınca ilmimi de unutacağım diye korkmuş, keçine ip bağlamış, kitabı açmış, güzel ilim veriyor. Okuyor öyle bir zor ilimler ki Ehfeş ne demek ya? Şeyde, Sarf'ta, Naiv'de Ehfeş bir numara. Ehfeş alimin adı, Ehfeş. Anlatmış, anlatıyor, anlatıyor. Fakat talebe olmayınca tabi o insan da böyle çekiyormuş.

  260. 1:59:26

    Anladın mı diyormuş, Ehfeş'in keçisi demek o demek. İpi çekiyormuş, keçide kafayı indiriyormuş. Tamam anlaşıldı ders diyormuş, öbür derse geçiyormuş. Ehfeş'in keçisi gibi efendim yanlışa yanlış demeyen adamlar ararsan çok bulursun. Ama biz Muhammed Efendi Hazretleri'nden duyduğumuzu, Kur'an'da okuduğumuzu, sünnette, hadiste gördüğümüzü, Efendi Hazretlerimizin vasiyetini biz

  261. 1:59:54

    kaça mal olursa olsun sana yedirir miyiz? Onun için kardeşler her alimin sohbeti dinlenmez, her hocayım diyenin kitabı okunmaz, mutlaka el-şünnet olacak, seni şüpheden kurtaracak, seni dünyacılıktan soğutacak, sana dini anlatacak, sana zühtü aşılayacak, sana Kur'an'a, sünnete, Evliyaullah'a itikadı aşılayacak, huzur verecek, huzur, mutluluk verecek.

  262. 2:00:29

    Öbür türlü içini kemiren şüpheler, vesveseler, bu nasıl oldu, şu neydi, bu ne değildi? Adam Efendi Hazretleri'nin sesini dinliyor, hala bunu sana mı dedi diyor, vallahi bana dedi diyorum, adam şüpheden kurtulamıyor. Niye? Ona şüphe veren başka birini dinlemiş. Işte ne dediler sana? Sana dediler ki oturma ehl-i bidatle, pas alırsın, paklanmaz herkese, yersin sancı dediler.

  263. 2:01:02

    Şimdi bazıları şüpheden, vesveseden kurtulamıyor. Benim niye hiç şüphem yok? Bende niye vesvese olmuyor? Çünkü buyurulanı muhafaza ettim, ne buyurulduysa oradan devam ettim. Ama istişare ettim. Ama bütün hocaefendleri topladım. Hepsiyle beraber hareket ettim. Başımıza bir büyük seçim buyurdu Efendi Hazretleri, onu seçtik.

  264. 2:01:26

    E dolayısıyla bu nereden oluyor? E sen insanları kibre çağırmayacaksın. Insanları istişareye çağıracaksın, meşgaleye çağıracaksın, alçak gönüllüler çağıracaksın, tevazulu olacaksın. Ben ondan alimim, benim ondan fazla cemaatim var diyerek bu şeratta tarikatta ilerleyemezsin. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e istişare emredilmiş.

  265. 2:01:46

    Resulullah muhtaç değil. Ama Ebu Bekri Sıddık'a sorardı. Hazreti Ömer Efendimiz'e sorardı. Aşere-i Mübeşşere'ye sorardı. Niye? Allah bana emretti. Istişare yap. He tabii ki sonra vahiy gelirse vahiye tabi olur, vahiy gelmezse kendisinin de istişarede bir görüşü var. O görüşe tabi olabilir. Bazen Ebu Bekri Sıddık'ın görüşünü alıyordu.

  266. 2:02:14

    Bazen Hazreti Ömer Efendimiz'in görüşünü alıyordu. Bazen başka bir sahabe bir şey diyordu. Selman'ı Farisi Hazretleri Hendek Muharebesi'nde ne yapalım dedi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Dedi bizim orada Hendek kazardık dedi. Kalktı bütün sahabeyle yirmi beş gün neler çektik? Hendek kazdı. E ben Allah'ın peygamberiyim.

  267. 2:02:33

    Melek ordularını göndersin. Canımız mı çıksın burada? Yirmi beş gündür hendek kazdırıyoruz. Aç kaldık, susuz kaldık. Karnına taş bağladı sallallahu aleyhi ve sellem. Allah Allah. Imtihan diye bir şey var. Çile çektirmek diye bir şey var. Mevla bu işi imtihanı eee tabi tuttu hepimizi. Kökten hemen melek gelip bu işi çekmez.

  268. 2:02:55

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem günlerce ne çileler çekti. Mekke'den Medine'ye bir anda şimdiki Evliyaullah'tan bizzat buradan kalkıyor. Sabah namazını Mekke'de kılıyor. Kuşlukta buraya geliyor. Eskici Mehmet Efendi ne yaptı Bursa'daki Eskici Mehmet Efendi? Ha? Aziz Mahmud Üdde Hazretleri neden tarikata girdi?

  269. 2:03:15

    Eskici Mehmet Efendi ne yaptı adamı? Işınlar gibi. Tayyibe geldi. Buradan açça gönderdi. Adam üç günde açtan geldi. Bursa kafilesi iki ay sonra geldi. E şimdi bir Evliya buradan adamı gönderiyor, Mekke'ye gönderiyor. Bir anda Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke'den Medine'ye niye on beş gün çile çekti?

  270. 2:03:33

    Sevir Mağarası'nda niye üç gün? O Evliya'nın makamı Mevla ona o kerameti vermiş olabilir. Resulullah Efendimiz'e de miraç yaptırdı. En büyük mucize. Dünyada alemlerde hiçbir peygambere nasip olmamış. Ama öyle bir zaman gelir ki öyle bir zaman gelir ki bütün insanlara yemekten doyuran binlerce, on binlerce insana istediği lezzette yemeği dağın başında veren Ebu Yağza Yelnur

  271. 2:03:59

    Hazretleri. Ama kendisi ot yiyordu. Kendisi aç duruyordu. Yetmiş peygamber Mekke'de Rukniyemane Hacer Resvet'in arasına icret etti. Kafir ümmetinden kaçtı. Açlıktan, susuzluktan Mekke'de öldü. Bit ve pire salgınıyla öldü. Altmış peygamber mağara Tüttem'de Şam'da Kasyon Dağı'nda kan mağarasında Habil aleyhisselamın öldürüldüğü katil

  272. 2:04:24

    Kabil'in öldürdüğü mağarada otuz peygamber, kırk peygamber aç susuz, bit ve pire salgınıyla öldü. Allah peygamberine yemek veremedim. Müslüman Müslümanlar bu dini mübin İslam herkesin canının keyfine göre imtihan olmaz, imtihanda sorular soruları talebeler yazmaz, imtihanda soruları talebeler yazmaz, imtihanda soruyu üstadlar yazar, bu imtihanda da bizi Rabbim imtihana tabi etti, şimdi Allah kazanmamızı nasip eylesin.

  273. 2:05:04

    Baklava yiyerek imtihan olmaz, anladın mı? Canının istediğiyle kimseyi imtihan edemezse, Mevla bizi imtihan ediyor, peygamberler imtihan ediyor, kazanacağız inşallah, ilimle kazanacağız, amelle kazanacağız, ihlasla kazanacağız, istişareyle, tevazu ile, ilim meclisleriyle, ehli sünnet ulemamız ile Allah bizi zayi etmez.

  274. 2:06:02

    Çünkü Rabbim ne buyuruyor? Hakkı ile şükreden benim kullarımda çok az var. Onun için adamın birisi dua ediyor. Hz. Ömer Efendimiz bu duanın manasını anlayamadı yekten, o anda anlayamadı işte. Dedi ki, sen ne demek istiyorsun? Beni azlardan et. Ya Ömer, sen Kur'an'da duymadın mı dedi.

  275. 2:06:31

    Araplardan biri, yani o zamanın dönemi tabi en azından sahabe olmasa da sahabeyi gördüğü için tabin oluyor, Hz. Ömer'le görüştüğüne göre. Allah ne buyuruyor? Hakkı ile şükreden kullarım içinde çok az var. Ben de Allah'a diyorum ki, ya Rabbi beni o azlardan eyle. Hz. Ömer dedi ki, ben bunu anlayamadım baştan dedi ya.

  276. 2:06:57

    Bütün insanlar Ömer'den alim çıktı. Tevazu etti, Hz. Ömer'den alim olabilir mi o adam? Ama tevazu. Onun için bu işin sahibi, müşterisi, alimi çok olabilir. Alimi de çok kalmadı yani, o da maalesef. Alimi de çok, yok az. Ama alimin her alim hikmetli değil. Onun için hikmet üzere doğru karar, isabetli hareket kimdeyse Allah bizi o alimlerden eylesin.

  277. 2:07:27

    O alimlere cemaat eylesin. O alimlerin samilerinden eylesin. Onların sohbetine nasip eylesin. Hikmeti kaybetmiş, ne kadar alim olursa olsun hikmeti kaybetmiş alimlerin şerlerinden, nefsimizin şerlerinden cümlemizi muhafaza eylesin. Amin. Bir hadis-i şerif okuduk ama, neler söyledik neler, neler okuduk neler.

  278. 2:07:54

    Onun için arkadaşlar, kalbin diriliği ilimle, himmetle, hikmetle, insanlar kalbi diri bir adamı gördükleri zaman, tamam mı, onun sohbetinden tesirleniyorlar, etkileniyorlar. Ama adam konuşuyor, konuştuğuyla kendi amel etmemiş, dinleyene hiçbir etki etmiyor. Dinliyor, dinliyor, çıkıyor, gidiyor. Niye Mahmut Efendi Hazretleri'nin sohbetinde ahireti görür gibi olurduk?

  279. 2:08:24

    O da Alaeddin Efendi Hazretleri'nin sohbetinde öyle diyordu. Üç saat, dört saat Allah bize anlatır, anlatır, anlatır, anlatır. Alaeddin Efendi Hazretleri öyle bir noktaya gelirdik ki diyor, şimdi perdeyi açacak, bize Allah'ı gösterecek. Bu makama geldik diyor Efendi Hazretleri, böyle anlatıyordu. Biz de Efendi Hazretleri'nin ne sohbetlerini dinledik.

  280. 2:08:47

    Dünyanın nerelerinde, Bukhara'da, Semer'de, ne hadbi şeriflerine katıldık. Ama öyle bir sohbet oluyordu ki bazı, dünya yok, dünya ahiret gitmiş gözümüzden, sade Mevla kalmış. Ne hallere geliyorduk? E çünkü neden? Kendisi amel eden ve kendisi Allah'a vasıl olmuş, rızasına nail olmuş bir insanın sohbetiyle

  281. 2:09:10

    sadece buradan çıkıyor, kalbe inmemiş, ağızdan konuşuyor, konuşuyor, konuşuyor, laf salatalığı, kalabalığı. Ama bir kişi namaza başlamıyor. Bir kadın çarşaf giymiyor. Açık bir kadın kapanmıyor. Bir kişi zinayı bırakmıyor. Bir kişi içkiden tevbe etmiyor. E niye? E tesir yok adamda. Niye? Amel etmiyor.

  282. 2:09:34

    Niye? Müslümanlara çin tutuyor. için tutuyor. Içinde nefret var. Muhabbet yok. Tevazu yok. Anladın mı kardeş? Onun için Allah yağmur tanesiyle toprağı dirilten Allah ile ulemanın meclisinde vaaz-ı nasihat damlalarıyla hikmetin nuruyla ölü kalpleri ihya ediyor. Ne buyuruyor? Cehalet ehli için ölüm. Yani cahili İslam ölü kabul ediyor.

  283. 2:10:08

    Kâfiri ölü kabul ediyor. Mesela Hazreti Hamza radıyallahu anh Efendimiz Müslüman olmadan evvel ne kadar kuvvetliydi? Aslan avlıyordu ya. Aslan avlıyordu. Düşün. Ama Allah ona ne diyor? O Hamza ki ölüydü diyor. Niye? Müslüman değildi. İlim yok. Allah'ı tanımıyordu. Biz onu dirilttik diyor. Neyle dirilttik?

  284. 2:10:33

    Resulullah'a iman etti, Kur'an'ı dinledi, dirildi. Ondan evvel de diriydi ama Allah diyor ki ölüydü. Çünkü neden? Kalbi ölüydü. Şurada bir eee cahilin kalbi de ölü, ruhu da ölü. E ben de cahilim ne olacak? Sen cahillikten kurtulursun. Alimlerin sohbetini, el-Hüsnü Süleyman'ın sohbetini dinleyen cahil değildir.

  285. 2:10:57

    Eylül sünnet ulemanın kitaplarını okuyan cahil kalmaz. Ama sen sohbet dinlemezsen kitabı okumazsa hiçbir şey anca televizyon, radyo, internet. Oho ben ne yapayım? Illa ilim meclisi kurulacak. Şu beytte ne kadar ilim var? Yani insan çok şaşırıyor. Ve fil cehli kablel mevti mevtün li ehlihi ve eczamuhun kablel kuburi kuburu ve ervahun fi vahşetin min

  286. 2:11:28

    cüsumihim ve leyse lehum hatten nüşuri nüşuru ve innemra en lem yahye bil ilmi meyyitün ve leyse lehu hattel memati nüşuru. Cahiller Kur'an'ı bilmeyenler, sünneti bilmeyenler, ayetler istinemeyenler, zikretmeyenler, Allah'ı yad etmeyenler bunlar ölmeden ölüdür. Bunların bedenleri var ya fiziki cisimleri yakışıklı makışıklı güzel zannetiyorsun ya Allah'sız dinsiz yaşıyor.

  287. 2:12:00

    Onların cisimleri kabre girmeden evvel ruhunun mezarlığı bedeni. Beden mezarlık ruh da bu mezarlığın içinde mapuz. Onun için diyorum. Onların ruhları cisimlerinden vahşet içerisinde. Çünkü ruh arşın nurundan yaratılmış. Zikir istiyor. Ruhun gıdası Kur'an'dır. Ruhun gıdası zikirdir. Ruhun gıdası ilimdir. Ama bu bedene Allah onu sokmuş