27:28 / 47:44

  1. 00:19

    Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdulillahirrabbilalemin Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in

  2. 00:35

    Bu mübarek 24. gecede Hazreti Kur'an'ın naziri Hazreti Kur'an'ın nazil olduğu gece olarak hadis-i şerifte bildirilen bu mübarek gecede Elhamdülillah teravih namazlarımızı ifa ettik. Rabbim muvaffak etti. Rabbim muvaffak etmese iki rekat kılamayız. Allah bile diyemeyiz. Bizi hidayet etti. İslâm'a hidayet etti.

  3. 01:02

    Kur'an'a hidayet etti. Bu demektir ki cennet yoluna hidayet etti. Çünkü dünyada insanlar ne amel üzereyse, hangi ameller onlara tesir ediliyorsa, kolay getiriliyorsa bu demektir ki o amellerin kazandıracağı yere kolayca götürülüyorlar. Bizim yaptığımız işlere bakıldığında yatsı namazı, teravih namazı, vitir namazı,

  4. 01:31

    ondan sonra devamlı zikirler, ibadetler ve dualar bize nasip ediliyor elhamdülillah. Siz kardeşlerimize de öyle, bu mübarek gecelerin ihyası, fazileti bakımından. Bu anlaştırıyor ki bize, bizi Mevla cennete kavuşturmak istiyor. Kesin konuşamayız ama yaptığımız işler bize nerenin adamı olduğumuzu gösteriyor.

  5. 01:55

    Mevla tamamı erdirsin. Fazl-ı keremiyle bizi bu yolculuğumuzu, bu hidayet yolculuğumuzu itmam eylesin. Amin. Bugün verdiğin nuru bizden Rabbim almasın. Rabbim nurumuzu tamamlasın. Onun için dualarda isti'âizu billâ rabbeneâ etmim leneâ nuranâ ve ghfir leneâ innekü alâ küllişin kadîr. Ya Rabbi nurumuzu bizim için tamam eyle.

  6. 02:23

    Ve ne kadar da ibadet yapsak yine kul kusursuz olmaz. Sen bizim günahlarımızı affeyle, mağfiret eyle, setreyle. İnneke alâ küllişin kadîr. Şüphesizsen her şeyi hakkıyla gücüyle. Her şeye hakkıyla gücü yetensin diye Allah dostları dua ediyorlar. Mahşerde dua edecekler. Biliyorsunuz münafıkların nuru söndüğü vakit bir zaman onlara nur verilip sonra onlar nursuz kaldıkları vakit

  7. 02:50

    müminler bu hali görünce onlar da çok üzülecekler ve korkacaklar ve endişeye kapılacaklar ve Mevla'ya yalvaracaklar. Ya Rabbi bizim nurumuzu tamam et, münafıklar gibi nurumuzu yarı yolda söndürme diye dua edecekler. Bu duanın esas yeri burasıdır. Dünyada bu dua yapılacak. Tehrim suresinin ayetidir. İşte Kur'an-ı Kerim'de geçen bütün dualar, o kitap hazırlanıyor.

  8. 03:15

    Onu da bunlara hep bulacaksınız. İşte o zaman, şimdi bu duayı yaparsak, ahirette de nursuz kalmayacağız inşallah. Ama mühim olan nedir? Nurun tamamlanmasıdır. Bugün nurun var, yarın nursuz kalırsan, itibar sonadır. Sonunda nursuz kaldıktan sonra, başında nur olmuş, neye yarar? Onun için hidayetin tamamlanması için Mevla'ya çok yalvaralım bu mübarek gecede.

  9. 03:48

    Şimdi ne dedin baştan? Ne işlerle meşgul isen? Sen oranın adamısın. Sen oranın adamısın. Yaptığın işler sana nerenin adamı olduğunu gösteriyor. Yani bir işaret veriyor. Görenlere, bilenlere de, etrafında seyredenlere de, yani sana şahitlik ediyor insanlar da.

  10. 04:07

    Seni hep sarhoş görürse adam, camide bir kere görmezse, namazda görmezse, teravihte görmezse, nasıl adam şahitlik edecek? Nasıl hüsn-ü zan edecek? Yani hüsn-ü zan, bir yere kadar hüsn-ü zan. Hiç camide yoksun, hiç cemaatte yoksun, içki içiyorsun, sarhoş olduğun dışına vuruyor. E bu insanlar da sana ahirette iyi şahitlik yapamayacaklar.

  11. 04:29

    Ve herkes de anlayacak ki bu adam, yani cehennemin... Yani cehennemin adamı, çünkü cehennemlik işler yapıyor, bu onu gösteriyor. Şimdi ne kadar hamd etsek azdır, teravihimizi kılabildik, insanlara zor geliyor yani. İki rekat kılamıyor, biri Allah diyemiyor, bi'lâ ilâhe illallah diyemiyor, bu çok iştir bu namaz.

  12. 04:50

    Namaz büyük iştir, ağır iştir, zor iştir, es-sa'idu billâh. Ve innâ lekebî yaratûn. Namaz çok büyük bir iştir Allah buyuruyor. İllâ alel hâşâin. Ancak huşû edenlere zor gelmez. Kim onlar? Ellezîne zunnûn ennehum mula'û Rabbihim. Rablerine kavuşacaklarına, ahirete yakinen inanırlar. Gözle görür gibi inanırlar.

  13. 05:15

    Ve ennehum ley râciûn. Kendileri ancak Allah'a kavuşacaklarını ve ancak O'nun huzuruna döneceklerini şüphesiz bilirler. E böyle bir itikada, yakini imana sahip olanlara namaz hafif gelir, kuş gibi gelir. Adam hatim yakılar, bana mısın da demez. Hatta günde, gecede üç yüz okuyan hatimler var. Yani son on gecede bir hatime var.

  14. 05:40

    Adam hiç bana mısın demez. Çünkü Mevla'nın huzurunda hesaba çekileceğini şimdiden hesap ediyor, mahşer elli bin sene olduğunu düşünüyor, ahiretteki zorlukları hesap ediyor, ne var Allah'ın huzurunda, Celle Celaluhu kıyam etmekte diye. E bu iman, imanı olana zor gelmez. İman da tam yetmiyor. Yani yeterli gelmiyor.

  15. 06:01

    Huşû diyor, hâşi'in diyor. Ya'lel müminin demiyor. Yani rastgele müslümanım diyen müminlere demiyor. Orada bir vasıf beyan ediyor Rabbimiz. Huşû neymiş? Yani başka ayetlerde de geçiyor. Ellezîne'un fî salâti hâşi'un. Namazlarında huşû sahipleri ancak felaha erecek. Ama bu ayet de huşû sahiplerini tarif eden tek ayet belki de Kur'an'da.

  16. 06:24

    Yani huşû sahipleri kimmişler? Allah'a kavuşacaklarına yakinen inanıyor. Şüphesiz inanıyor. Hz. Ali Efendimiz'in lev küşifel gıta mezdettu yakinen. Şu anda ahiretten pencere perde açılsa cenneti cehennemi gözümle görsem imanım zerre kadar artmaz diyor. Niye? Artacak payı kalmadı. O kadar kuvvetli imanım var ki pay yok ki niye artsın?

  17. 06:48

    Cehennemi görsem diyor şu an ölüm, kabir, mahşer, sırat, mizan, ahiretteki bütün dehşetleri göreceğim yakinim zerre kadar artmaz diyor. Çünkü neden? Şimdiden o hali kazanmışım diyor. Biz öyle miyiz yani? Bir sallansa bir deprem bir bilmem ne hemen bir anda bütün günahları bırakma sözü veriyoruz Allah.

  18. 07:07

    Durunca yine ya herhalde bir daha olmaz. Yine başlıyoruz aynı günahlara. Biz böyle bir dönek adamız, vefasız, ahde vefasız, tevbeden sebat etmeyen insanlarız. Onun için Mevla'dan devam sebat istikamet isteyelim. Ama şu andaki görünüşümüz yani hani 5 vakit namaz kılanlar için söylüyorum, oruç tutanlar için söylüyorum inşallah iyi alamettir.

  19. 07:32

    Yani ahirette cennetin amelleri bize nasip ediliyor ve kolay getiriliyorsa yani bize bize bu müyesser oluyorsa demektir bu, müyesser. Kolay getirilme demektir bu. Türkçe'de deniyor, müyesser eyle falan. Tamam millet amin diyor, ne amin dediğinden de haberi yok da. Müyesser ne demek? Sana o işin kolaylıkla nasip edilmesi demektir.

  20. 07:53

    Fesenü yessiru li'l yusra Cennete kolayca götüreceğiz. Mevla buyurduğu kulları var. Geçen sohbetlerde söyledim size. Ama şimdi bazı adamlara da içki içmek kolay getiriliyor, teravih kılmamak, efendim insanları rahatsız etmek, kul hakkına girmek, eziyet vermek, tam öldürmek. Onlar da bu işlerle meşgul oluyorlar.

  21. 08:18

    Bu mübarek Ramazan-ı Şerif gecelerinde bakın işte tam iftar sofrasında son dakika haberleri geçti. Biz de ne olduğunu anlayamadık. Anlayana kadar efendim tabi arada teravih kıldık falan filan. E şimdi ben bir haberlere baktım. Havaalan'da, Yeşilköy'deki havaalan'da 2003 müne patlama oldu. Teröristler orayı bastılar.

  22. 08:46

    7 tane müne terörist. Allah kahretsin, gebertirsin. Allah hepsini buldursun. Askeri, polisi Allah güç kuvvet versin de bir an evvel hepsini bulsunlar. Bunlar çünkü kaçtı bir kısmı herhal. Daha yakalanamayan da var gibi. Gebermediler. Belki de bir ikisi gebermiştir. Tam haberler şu anda netleşmedi. Ramazan-ı Şerif günü, bu mübarek 24.

  23. 09:08

    gecesinde gittiler, insanları taradılar. Kaleçinkov tüfek. Nasıl gelmiş? Teksas'a döndü memleket ya. Kaleçinkov filan nereye sokuyorsun? Çuvala mı sokuyorsun Kaleçinkov? Küçük bir şey değil ki. Kaleçinkov'la gelmiş havaalanının kapısına kadar. X-ray cihazında mı oldu? Tam anlayamadık. Haberler, muhtelif rivayetler.

  24. 09:28

    Ama işte havaalanında oldu bu iş. Kaleçinkov'la taradı milleti. Ondan sonra da kendini patlattı. Neyse işte bir tane intihar şehidi de var olayı yani. O netleşmiş. O tabii gebermiştir Allah. Parçalarının hepsini cehenneme Allah-u Teala ilkailesin. Kızılay kan bağışı filan istediğini haber aldım. Yani ilgilenin.

  25. 09:50

    Kızılay boşuna kan bağışı istemez. İnsanlara lazım oluyor. Bak hepimize lazım olabilir. Bak şimdi benim kızım, damadım umredeydiler. İşte bir saatten bir saatten. O da diyor ki işte uçak yarım saat önce kalkmış Medine'den. Uçak yarım saat önce hiç de kalkmaz. Ben de böyle bir şey yeni duydum. Hep teğhir olurdu.

  26. 10:09

    Yarım saat önce kalkmış. Burada da işte yolları boş edip çıktılar. Yani hepimizin kızına, kendimize de rastlayabilir, kızına, oğluna rastlayabilir. Bak bu mübarek Ramazan gecesi. Nice evlere, ocaklara ateş düştü. Binlerce kişiyi şu mübarek gecede huzursuz ettiler. Bu cinayeti işlediler. İşte birkaç tanesi de kaçmış.

  27. 10:29

    Allah'ım bir an evvel işte polis peşlerinde herhalde. Allah buldursun. Ah kardeşlerim, ah kardeşlerim. Bize namaz kılmak kolay geliyor, adama da cinayet kolay geliyor. Kalaçukofu almış, tarıyor milleti ya. Ya ne yaptı bu adam sana ya? Tarıyorsun bu adamı. Sivil halkın üzerine ateş açtı. Melun bunlar.

  28. 10:51

    Kâinatın Efendisi hürmetine, Hazreti Kur'an hürmetine, Hazreti Kur'an'ın nazil olduğu 24. şu mübarek gece hürmetine, Allah'ın Kadir Gecesi hürmetine, Allah'ım sen fazlı keremiyle ya Rabbi, bu Türkiye düzelmeden İslam alemi düzelmez. Bütün dünya Müslümanların gözü burada. Suriye, Irak, İran, Yemen'e kadar Filistin, Gazze, Doğu Türkistan, hepsi buradan medet bekliyor.

  29. 11:14

    Sardılar başımıza bu PKK belasını, bu Yahudi, İngilizleri. Bunlarla uğraşmaktan bir Müslümana yardım edemez hale geldik. Sana ne olur kurban olduğum Allah. Seni ya Ramazan'a bırakma ya Rabbim, seni ya Ramazan'a bırakma ya Rabbim. Allah'ım sen bunlara kim destek veriyorsa, kim şempatizansa, kim para veriyorsa, kim rey veriyorsa, kim bunların partilerine bir ufak yardım ediyorsa,

  30. 11:36

    Allah'ım hepsini kahru mahru perişan et. Ocaklarını batır ya Rabbim, ateş düşür hepsinin ocaklarına ya Rabbim. Yurtlarını, yuvalarını yak ya Rabb'el alemin. Şu mübarek gecede ölenlere, öldürülenlere, suçsuz yere, zulmen, haksız yere katledilen kardeşlerimize, kadın, erkek sayılarını bilmiyorum. Allah'ım şehadet sevabı ihsan eyle.

  31. 11:57

    Allah'ım şimdiden kabirlen, nur eyle. Derecelerini âle eyle. Allah'ım günahlarını mahveyle. Ya Rabb'i seyyatlarını mahveyle, hasenata tebdil eyle. Ruhları için, daha şimdi taze ölücü mezara gitmediler ama olsun, hediyelerimiz ruhlarına ulaşır. Bizim ancak yapabileceğimiz şu anda duadır. Zalimlere, katillere bedduadır.

  32. 12:19

    Tabii ki mazlum insanlara, halkımıza, Müslüman kardeşlerimize. Duacı olacağız yaralılara. Acil şifa için dua edelim. Ölen kardeşlerimize, öldürülen, şehit sayılan kardeşlerimizin de ruhu için hediye edelim. Buyurun. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh. Lâ ilâhe illallah Muhammedur rasûlullah fî kulli lem hattin ve nefesin

  33. 12:47

    adede mâ şeahü ilmullah. Allah, Allah, Allah Celle Celaluhu. Ya Rabbi bu şehadetlerden hasılanan dağlar emsali sevaplar, rahmetleri şinden ruhlarına ihsale eyle, kabirlerine iddihale eyle. Dağ kabirlerine gitmeden hediyelerin onları beklemesini nasip eyle. Ve bu nurlarla mahşere kadar nurlarla yaşamalarını nardan ateşten muhafız kalmalarını müyesser eyle.

  34. 13:13

    Allahümme amin. Ya Rabbi Ya Rabbi yaralıları da acil şifaya beyle. Ya Rabbi dertlerine devarlar kalk eyle şu saat hürmetine. Ya Rabbi'l alemin. Ve sallallahu teala ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi selleme teslimen kathirun velhamdülillahi rabbil alemin. Amin. Biz dua diyoruz. Dua etmek zorundayız.

  35. 13:36

    Duayı çok yapmak zorundayız. Ama beddua etme hakkımız da var. Biz zalimlere, katillere Allah'ımız beddua ediyor. Allah'ın laneti üzerlerine olsun. E la lanetullaha ala zalimin. Allah'ın laneti o zalimden üzerine yansın diyor Kur'an-ı Kerim'de. Zalim kimdir? Zalim, zulüm yapan, haksızlık yapan ne demektir?

  36. 13:57

    Kale şunkofu çıkart da bütün milleti tara. Bundan büyük zalimlik mi var? Katillikten büyük zalimlik mi var? Canlı bomba olu ben mi intihar edip milleti öldür? Bundan büyük zalimlik mi var? Şimdi bir kısa ara veriyoruz. Onun peşine inşallah hemen cennete girmek isteyenlerin devam etmesi gereken beş maddeden üçünü okumuştuk.

  37. 14:22

    İkisi kalmış idi. İkinci bölümde çok kıymetli bilgilerle, ayetlerle, hadislerle sizlerin karşınızda olacağız. Dinleyin, dinletin. İnsanları haberdar edelim. Hidayetimiz nerede belli değil. Şu saat hidayet isteyin, hidayet yaratayım Allah buyuruyor. Hem isteyeceksin hem de hidayet kanalına kulak vereceksin.

  38. 14:42

    Ben Allah'tan hidayet istedim diye hidayet gelip senin kalpçen peygamber değilsin, sana vahiy gelmez. Evliya da değilsin, ilham gelmez. O zaman mutlaka vaaz dinleyeceksin, nasihat dinleyeceksin ki hidayet istedikten sonra Allah'ın yaratması için sebebine sarılacaksın. Nasıl ki Ya Rabbi doyur beni, rızık istiyorsun.

  39. 14:58

    Ama ondan sonra gidip işe çalışıyorsun. Mevla çalışmasan da Allah seni rızıklandırabilir ama Mevla sebepler alemine koydu bizi. Sebepler aleminde Ya Rabbi doyur beni. Ama kaşığı çorbaya sokacaksın. Ekmeği ağzına koyacaksın değil mi? Yoksa durup dururken de karnın doymuyor. Çünkü sebepler alemindeyiz.

  40. 15:16

    Ama Allah doyurmasa yesen de doymazsın. O ayrı bir şey. Kırk fırın ekmek yersin yine doymazsın, çatlarsın ölürsün. Doyma hissini Allah veriyor. Allah'a diyeceksin ki doyur beni. Allah'a diyeceksin ki rızıklandır beni. Ama sen de sebebine çalışacaksın. Ha ekmeğini yiyeceksin, çorbanı içeceksin, Mevla da doyma hissi yaratacak sana.

  41. 15:37

    Aynı bunun gibi. Hidayet isteyin, hidayet yaratacağım size. Hidayet isteyip oturmayacaksın aşağıya. Hidayet kanalıdır lalegül. Kulaklardan kalplere iniyor. Kalplerden elhamdülillah bütün uzuvlara işliyor. İnsan sohbetledikten sonra namaza başlıyor, oruca başlıyor, kafasını kapatıyor, tesettüre giriyor.

  42. 15:59

    Bu nereden oluyor? Hep dinlemekten geçer. Hidayet kanalına kulak verin, hidayet isteyin, yaratayım size Allah buyuruyor. Şu mübarek gecede çok hidayetler yaratacak bize inşallah. İkinci bölümde bu hususta izahlarda bulunacağız.

  43. 17:36

    Çünkü hırs adamı fazla kazanmaya, rişvete, faize, yalana, dolana her şeye sokar. Bir adam tamahkarsa bir hedefine ulaşmak için her yol mubah. Bu da cenneti göremez. Onun için dünyadan azak rıza göstermelidir. İkinci madde. Bu da birkaç yönüyle anlatıldı iki derste. Sonra üçüncü madde neydi? İbadetlere haris olacak.

  44. 18:02

    Yani düşkün olacak. Hangi ibadeti duysa bu zikride yapayım, bu duayla okuyayım. İşte bizim kitaplarımız dolu. Salavatlar dolu. Belki de o. Yani zaten on iki bin salavat çeşidi varsa. Ben daha kaçını yazdım ama baya bir şeyler yazmıyor. Birkaç yüz tane yazmışımdır. Hepsinden amel etmeli. Nafile namazlar.

  45. 18:20

    Kitap hazırlıyorum. Hepsinden yapmalı. Her zaman yapamasa da her ibadetten nasip alması lazım. Çünkü neden? Allah-u Teala rızasını ibadetlere gizledi. Belki o ibadetle kurtulur. Ne gibi? Günahları, gazabını günahların içinde gizledi. Bir de baktın ufak bir günahtan yanarsın. Sakınmak lazım hepsinden.

  46. 18:44

    Kadir gecesini geceler içinde gizledi. Kabul saatini cuma saatlerinde gizledi. Velisini dostların içinde gizledi. Niye gizledi? Burada sır var ve hekmet var. Şimdi bu üçüncüsü. Bütün ibadetleri işlemeye meraklı olacak. Haris demek düzgün ve meraklı demektir.

  47. 19:02

    Şimdi bu derste dört ve beşi tamamlıyoruz. Ona göre de sizler inşallah bu beşini birleştirirsiniz. Beşi bir arada yaparsınız yani. Beşi bir aradayı gerdanınıza takarsınız. Beşi bir arada oldu mu cennete kavuşursunuz. Ve cehennemden korunursunuz. İnşallah-u Rahman.

  48. 19:27

    Şimdi dördüncüsü nedir? Salihleri ve hayır ehlini sevmektir. Salih ne demek salih? İman ve ameli salih işleyenler. Salih amel işleyen adam ne olur? Salih olur. Fasit amel işleyen, bozuk işleyen adam ne olur? Fasık olur. Salih amellerin başında namaz, oruç, hac, zekat gelir. Bundan sonra emirleri tutup yasaklardan sakınmak, genel manada buna dahil olur.

  49. 20:07

    Salihleri ne yapacak? Se-ve-cek. Salihleri sevecek, Salihler... İşte alim, her alim salih değildir. Çok fâsık alimler var. Tabi el-i sünnet dışı bid'at ehli hocalar var. Bunlar sevilemez, sevmek de haramdır. Bid'at ehlini sevmek haramdır. Onlara hürmet etmek haramdır. Sohbetlerini dinlemek haramdır.

  50. 20:32

    Yani ben size fetva veriyorum. İslamoğlu kaderi inkar ediyor. Mehmet okuyan mucizeleri inkar ediyor. Aziz bayındır. Bütün birçok ayeti ve hadisi inkar ediyor. Allah'ın ilim sıfatını inkar ediyor. Bunları dinlemek haramdır. Dinlemek haramdır. Çünkü Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar. E daha bunu nasıl dinleyecek?

  51. 20:56

    Buna hiç fetva müsaade yok. Onun için Müslüman salihleri sevecek. Namaz ehli, Kur'an ehli, zikir ehli, ibadet ehli, takva ehli, haramlardan, şüphelerden bile sakınan insanlar var. Bunlar şu anda azaldı. Eskiden belki her mescitte, her mahallede kaç tane bulunurdu.

  52. 21:13

    Şimdi bakıyorsun İstanbul'da üç tane, beş tane, on tane sayıyorsun değil mi işte? Mahmut Efendi Hazretleri diyorsun işte. Kim var? Yani diğer Allah dostları olabilir. Ben Allah dostları yoktur demiyorum, kalmadı demiyorum, bitti demiyorum diyemem. Böyle bir iddia. Hadis-i şeriflere muhalif olur. Vardır.

  53. 21:37

    E işte benden Abdülbaki Efendi Hazretleri. Yok efendim işte Topaş Efendi Hazretleri. Vesaire yani sayıyorsun. İşte ondan sonra Mahmut Efendi Hazretleri'nin yetiştirdiği çok salih insanlar var. Yani isimlerini verip de şeye lüzum yok ama arayan salihleri bulur. Birçok Mahmut Efendi Hazretleri'nin cemaatinde hakikaten velilik mertebesine ermiş insanlar var.

  54. 22:00

    Ben bunları tanıyorum yani. Tanıyorum. Rahmetli Halide Ağabey'in dediği gibi biz treni kaçırdık ama derdi garda bulunduğumuz için binenleri gördük. İşte ben de garda, garajda çok bulundum. Efendimin yanında çok bulundum. Trene binenleri gördüm yani. Çok tanıyorum. Ölmüşler var. Kabirlerin nuru olsun.

  55. 22:20

    Yaşayanlar da var. Bunları sevecek. Salih insanlar sevecek. Hayır ehlini sevecek. Hayır ehli ne demek? Hayır hasenat yapanlar, sadaka zekat verenler, cömertler. E bunlar tabii ki aynı zamanda da öyle çok para veriyor da namaz yok abdest yok. Ya bırak o işleri. Namazsız abdestsiz adam hayır ehli olamaz.

  56. 22:41

    Bütün dünyaya zekat dağıtsa, bütün malını hayra verse bir defa namaz kılmayan hayır ehli olamaz. Hayırların başı namazdır. E oruçtur. Yani farzları, vacipleri yerine getirmeyen adamdan salih olmaz. Hayır ehli olmaz. Bizim ölçümüz ayet, hadis, Kur'an, sünnet muaciyesinde Allah'ımızın emrettiği hayırlı amelleri yapıyor.

  57. 23:07

    E tabii ki iç alemini, kalbini Allah'a havale ederiz. Gördüğümüz kadarıyla, bildiğimiz kadarıyla, haramlardan sakınanlar velidir. Allah'ın dostlarına ne korku var, ne üzüntü var. E kim onlar? Başta ehli sünnete göre inanmak geliyor. Peki bu bayağı insan ehli sünnete göre inanan var ama peşine gelen takva sıfatı çoğu kişide yok.

  58. 23:38

    Çünkü takva, haramlardan sakınmak. Dininizin aslı ve esası ve temeli haramlardan şüphelerden sakınmaktır. Takvanın bir kademe ilerisi vera'dır. Vera demek şüphelilerden de sakınmak. Haram gibi kaçınmak. Bunda şüphe var. Bundan kaçınanlar tabii onlar yine takva sahipleri, müttaki cümlesine dahildirler.

  59. 24:06

    Yani büyük günahlardan sakınmakla da insan bir nevi müttaki olur. Ona bakarsan şirkten sakınmakla da, birinci basamakta takva sahibi olur. Ama biz üç basamakla arıyoruz. Çünkü sade imanı var, şirkten sakınmış ama içkiden, kumardan, faizden, fuhuştan sakınmıyor. Bu adam müslümandır. Şirkten sakınmış.

  60. 24:27

    Şirkten sakınmış ama biz onları sevip de onlarla içli dışlı olmamız bize tavsiye edilemez. Adamın amelleri bozuk. Onun için biz ikinci basamağı aramak zorundayız. Takvanın ikinci basamağı onlardan büyük günahlardan sakınmaktır. Ki yetmiş tane büyük günah var. İçinde de şubeleri vardır. 700'e bile götüren vardır bu hesabı.

  61. 24:48

    E şimdi sen ikinci basamakta takva sahibi olursan tabii ki buna salih denir. Zaten emirleri tutmak o şart. Yani farzları yapmayan adam, zaten haramdan sakınıyor, olmuyor ki. Şimdi sen namazı beş vakit kılmıyor. E namazı beş vakit kılmıyorsa, zaten en büyük günah şirkten sonra namazsızlık. O zaman zaten ikinci basamağı geçemiyor.

  62. 25:12

    Onun için onu haramlardan sakınmak deyince, siz sadece işkiden kumandanı değilsiniz. namazdan uzak durmak gibi anlamayın. Namazsızlıktan da sakınmak buna en başta giriyor, dolayısıyla Dolayısıyla adam namaz kılmasa da öbür günahları yapmasa da sen onu ikinci basamakta müttekil sayamazsın. Çünkü o en büyük haramdan sakınmıyor.

  63. 25:27

    Çünkü o en büyük haramdır. En büyük haram nedir? Namazsızlık. Namazı kaçırdı. Onun için bu bir bütün, parçalanamaz. Hal böyle olunca ikinci basamakta takva sahipleriyle ne yapacaksın? Görüşüp konuşabilirsin. Çünkü adam haramlardan sakındığı için sana iyi örnek teşkil edebilir. Üçüncü basamak ağırdır, zordur.

  64. 25:52

    Kalbini sakındırmak. Tasavvufa giriyor biraz. Masivadan, teallukat-ı şettadan, dağınık alakalardan, Allah'tan gayri sevgilerden, endişelerden, korkulardan vs. kalbi koruyabilmek bu tasavvuftaki yüksek bir makamdır. Bunu şart koşarsak memlekette, dünyada birkaç tane salih yakalır, yakalmaz. Onun için biz ikinci basamağa itibar ederiz.

  65. 26:16

    Yani vellezine amelü ve amelü sâlihata girer. Ehl-i sünnete göre iman, böylece şirkten sakınmak, takva sakınmak, şirkten sakınmak birinci basamak. İkinci basamak nedir? Ve amelü sâlihata ifade edilir. Salih ameller işlerler. Yecdenibûne kebâirâl ismihü vel fevâhişe. Ayet kerimesinde dostlar anlatılıyor.

  66. 26:37

    Dostlardan bahsediliyor. Ondan sonra, efendim, orada beyan edilirken, yani Mevla Teala sevdiği kulları bildiriyor. Sevdiği kulları bahsederken de, büyük günahlardan ve fuhuştan, işte artık onun için elivata girer, lezbiyenlik girer, eşcinsellik girer, zaten zina en başta girer. Bunlardan sakınırlar buyuruyor.

  67. 27:05

    İllellemem. Küçük günahlar arasına vuku bulabilir. Çünkü peygamber değiller. Orada küçük günahları da, lememleri de istisna ediyor. Çünkü orada yine dostlarından bahsettiği bir noktada, büyük günahlardan sakınma kaydını koyuyor. Anladınız mı? Efendim,

  68. 27:28

    Yani nefsinizi temize çıkartmayın. Ben iyiyim, takva sahibiyim diyemezsiniz. Kimin kalbinde Allah korkusu var, Allah saygısı var. En iyi ben bilirim Allah buyuruyor. Bu takva sahiplerinden bahsederken de, sıfatlar sayıyor. Bu sıfatları sayarken, büyük günahlardan sakınmayı koyuyor. Yani hatta küçükleri lememi istisna ediyor.

  69. 27:53

    Çünkü küçükleri koyduğu zaman, müttakik kalmıyor memlekette. Onun için Mevla böyle büyükler. Ama büyükler sadece içki, kumar, zina, üç tane, beş tane değil. Bak büyükler, seri ders yapacağım inşallah perşembelerde. Önümüzdeki sezon. Yani 70'den 700'e kadar çıkan rakamlar var. Haramlar var, günahlar var.

  70. 28:14

    Bunlar var, günahlar var. Ayetlerle, hadislerle bunlar tespit edilmiş. Hepsini beyan edeceğim size. Önümüzdeki derslerde. Bu itibarladır ki, büyük günahlardan sakınanlar, zaten işte namazsızlık büyük günah, işte oruçsuzluk büyük günah, onlardan da sakınmış oluyor. Onun içine dahildir. Ve bunlar, müttakil sayılıyor, hem de ikinci basamağa da erişmiş oluyor.

  71. 28:39

    Bir Müslüman cennete girmek istiyorsa beş şeye devam etmelidir. Dördüncüsü de bu sıfata sahip olan salih kulları sevmeli. Ve hayır ehlini sevmeli ve onlarla karışıp görüşmeli ve onların meclislerine devam etmeli. Oturup dinlemeli, sohbet etmeli. Bu meclis adam vaaz eden bir şeyse. Vaizse onun sohbetine gidilir.

  72. 29:02

    Veya televizyondan, radyodan, internetten izlenilir. Hatipse konuşmaları dinlenilir. Fıkıhse, fıkıh sorularına cevaplar veriyorsa. Bu kişinin sorularına, cevaplarına itibar edilir. Ve amel edilir. Ondan sonra, tabi ki sadece oturup dinlemek, çerez yemek, yemiş yemek değil. Burada mesele. Onlarla oturan, karışan, görüşen, onların huylarından çalacak.

  73. 29:26

    Ahlaklarından istifade edecek. İlimlerinden istifade edecek. Nebule Lükman Hakimoğlu'na diyor ki evladım, salihlerle beraber ol. Çünkü diyor sen onlarla beraber olursan, ya onlardan bir ilim sana öğretirler. İlimlerinden istifade edersin. Amel ederler, huylarından istifade edersin. Hiçbir şeyden faydalanmasan, yani sükut durdular.

  74. 29:50

    İlimlerinden bir şey anlamadın, bir şey yapmadın. O zaman da Allah'ın rahmeti salihlerin üzerine yağar. Sen de onların sorusun. sen de onların sohbetinde yanında olduğun için o rahmetten sen de nasibini alırsın. Evladım talihlerle, kötülerle, fasıklarla mecliste oturma, bir mecliste oturma diyor. Sohbet yapma diyor.

  75. 30:07

    E şimdi televizyondan dinlemek, mecliste oturmak, internetten konuşmasını dinlemek fasık bir hocanın veya bir insanın, bozuk bir adamın. itikadı bozuk, ameli bozuk. E sen bu adamı dinlemek, işte efendim, meclisine oturmak gibidir. Oturmaktan anlaşılan ne? Etkilenmek. Etkilenmek, Mecliste oturmaktan anlaşılan ne?

  76. 30:23

    Etkilenmek. Etkilenmek, programını seyretmekten de, konuşmasını izlemekten de etkilenmek oluyor. Etkilenirsin diyor. Onun için diyor, ya kötü bir ilim öğretirler, itikadını bozarlar. Ya kötü bir hareket yaparlar, fiiliyatını bozarlar, sana kötü örnek olurlar. Ya da diyor, hiçbir zararları bile olmadı diyelim o mecliste, o konuşmada.

  77. 30:43

    Yanlış bir şey konuşulmadı, sana bir zararlı bir şey aşılanmadı. Ama diyor, onların üzerine Allah'ın laneti, azabı, gazabı yağar diyor. Çünkü onlar fasıktırlar diyor. Onların gazabı, Allah'ın gazabı onlara yağarken, sen de yanlarında oturduğun için, yani onları dinlediğin için, onlarla hasbihal ettiğin için, Allah'ın laneti sana da çarpar diyor.

  78. 31:03

    Mutlaka salihlerin, alimlerin meclislerine katıl diyor. Bu sohbetlerin önemi çok büyüktür. Etkisi, tesiri çok büyüktür. Niye siz namaza başlıyorsunuz, kaza namazlarına başlıyorsunuz, cetvel, defter tutuyorsunuz, benim birçok cemaatim bak, geçen ay Şaban abimiz öldü, adam caz. Kaç senelik şeyleri artırmış kazaları, kılak kılak kılan mesleri, eskimiş, delinmiş.

  79. 31:28

    Adam birkaç ayda bütün defteri hesabı kapatmış. Ondan sonra da caminin kapısında öldü. Nereden duydu bu adam bu kazayı? Sohbetlerden duydu. Yanlış hocaları dinleseydi, kazası da yok, cezası da yok diyenleri dinleseydi namazın, bu adam kaza kılar mıydı? Sonra Allah'ın huzuruna nasıl gidecekti bu kadar borçtan?

  80. 31:47

    Ne cevap verecekti kabirde adam caz? Doğru adreste bulundu, doğru insanları dinledi, hidayet buldu. Bak şimdi yüzü ak oluyor ahirette adamın. Kur'an elinde mukabele kapısında, caminin kapısında yığıldı. Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Bu sapıkları dinleyese ne olurdu? Onun için hidayet kanalındasınız, doğru adrestesiniz.

  81. 32:08

    Salihleri sevmeli diyor, meclislerinde bulunmalı. Mecliste nasıl bulunacaksınız? Benim bu sohbet ettiğim yere kaç kişi gelebilir? Perşembeleri geliyor cemaat, orası herkese açık. Ahmet Yesevi Derneği'nde. Bu perşembe sohbette orada olacağız inşallah, iftara bir saat kala. Sonra teravihe bir saat kala.

  82. 32:26

    İki tane sohbet oluyor. Teravih ben kıldırırım inşallah. Sonra Cuma gecesi, 27. gece, Kadir Gecesi diye bilinen gece. O gece de orada olacağız inşallah. Öyle meclisler olursa açık meclistir. Kendi de gelsin, adım atsın, Allah için hareket etsin. Ne demek? Çenede gitmenin maddelerinden biri bu. Ama ben sahurda buradan konuşuyorum.

  83. 32:51

    Buraya nasıl gelecek adam? Herkesin sofrası kuruluyor, sahur hazırlanıyor. Dinleyecek. Mecliste bulunacak. Bak şimdi biz sizden aynı mecliste dünyanın nerelerinden izleyenler var bizi şimdi. Bu dakikada biz meclis arkadaşıyız elhamdülillah. Allah yolundan toplanmışız. Bir araya gelmişiz, ayet-i hadis okuyoruz, dinliyoruz.

  84. 33:10

    Çünkü salihlerden ve hayır ehlinden ayrılmazsa, onları severse, çünkü arkadaş çok önemli, onlarla oturup kalkarsa, kişi dostunun dini üzeredir, itikadı üzeredir. Bir zaman sonra oturup kalktığı adam gibi inanmaya ve düşünmeye ve konuşmaya başlar. Onun için sizin biriniz kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin buyurdu.

  85. 33:38

    Çok önemlidir. Adamın ne mal olduğunu kendine sorma. Kimle oturuyor, kalkıyor, düşüp kalkıyor onu gözle. Çünkü her yakın arkadaş olan kişi birbirine uyar. Bu kaidedir. Onun için, efendim, üzüm üzüme baka baka kararır. Hakikaten öyle. Biri kararırsa öbürü de ona bakarak kararıyor. Ondan sonra biri küfleniyor, öbürü yanındaki küfleniyor.

  86. 34:13

    Biri çürüyor, yanındaki çürüyor. Bir çuvalı çürütüyor, bir çürük. Bunların, gözünüzle görüyorsunuz daha. İspata ne hacet var? O zaman arkadaşa çok dikkat edeceğiz. Çünkü buyuruluyor, sen insanlarla arkadaşlık ve dostluk edersen, onlar iyi insanlarla, sali insanlarla, namaz ehliyle, Kur'an ehliyle, zikir ehliyle, sekat ehliyle,

  87. 34:38

    onlardan biri affedildiği zaman biri bile mahfulete nail olsa arkadaşlarına şefaat eder diyor. Şimdi on kişilik bir grupsunuz. Yirmi kişilik, otuz kişilik veya bizim meclis sohbetlerde yüz kişilik, bin kişilik sohbet meclisleri kuruyoruz. Bazı kere on bin, on beş bin. Bin on beş bin, e buralar hep, e buralara Allah için gelen gidenler,

  88. 34:58

    o meclisteki ben hep söylerim, buradan birinin duası kabul olsa hepimize yaradı. Birimiz affolsak hepimiz ona bağışlanacağız. Cemaatın önemi. Ya salihlerden olan cemaat. Hepsi Kur'an ehli, namaz ehli olan, teravih ehli olan cemaat. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ne buyurdu? Deylemi rivayet ediyor bunu, Müsned-ül Firdevs'te.

  89. 35:24

    Ya Enes, ektir minel esdikâi. Ey Enes, Allah yolunda dostlarını çoğalt. fe innehüm şüfe'â'u bağzuhum fî baz. Çünkü onlar birbirlerine şefaat edecekler. Ey Enes, dostlarını, Allah yolundaki dostlarını, arkadaşlarını artır. Çünkü onlar birbirlerine şefaat edecekler. Şefaatleri de muteber olacak ve geçerli olacak.

  90. 35:50

    Buyuruyor. Sonra Hâkim Müstedrek'te rivayet ettiği bir hadis-i şerifte ne buyuruyor? Ektirû minel me'ârifî. Allah yolunda tanışlarınızı çoğaltın. Me'arif, me'arifun cemi. Yani me'arif tanınan adam demek. Yani seni cemaatta kaç kişi tanıyor?

  91. 36:07

    Şimdi sen geliyorsun, gidiyorsun. Ya mübarek ise cemaatta görün. İnsanlara musafaha et. Muhânekata bulun. Kucaklaş. Sonra tanışlarını artır. Bazı insanlar böyle çok tanışlarını artırırlar. Bazı insanlar da kırk sene cemaate gelirler, kimse tanımaz onları. Bu da mübarek adamlar. Ya birbirine bir nasılsınız, iyi misiniz?

  92. 36:28

    İşte benim adım Enes, benim adım Ahmet. Böyle insan tanışmakta fayda var. Bak ne buyuruyor? Tanışlarınızı çoğaltın. Çünkü fe inneli külli mü'minin şefaaten indallâhi yevmel kıyâmet. Her Müslüman'a kıyamet günü Allah indinde bir şefaat hakkı verilecek. Onun için dostlarla her Müslüman kardeşin şefaat hakkı var kıyamet günde.

  93. 36:49

    Mutlaka Allah yolunu, cennete girmek istiyorsan. Cennet kimlerin yeri? Salihlerin yeri. Dünyadaki salihlerle senin döneminde bulunan salihlerin sohbetlerine gideceksin. Tanışacaksın, görüşeceksin. Destek olacaksın, yardımlaşacaksın, tanışacaksın, kaynaşacaksın. Bu cennete girmenin en kuvvetli yoludur.

  94. 37:16

    Çünkü o bayağı bir insan tanırsan, birinden birinden bir şefaat gelir. Bu çok önemli. Sen ne diyorsun ya? Dünyada yaptığın bir iyilik, bir hayır, bir hasene. Yani cehenneme girse adam, Hurşit Efendi rahmetli derdi ki, ağlaya ağlaya söyler. Biz onunla ahiret kardeşi olmuştuk. On kişi olalım derdik. O ondan birkaçımız öldü.

  95. 37:42

    Birkaçımız sağız şimdilik. İsimlerini vermeye lüzum yok. Bu on kişi de sonra birkaçına kızdı Hurşit Efendi herhalde. Dünyalık meyil mi oldu, ne oldu? Dedi bunu çıkarttım dedi. Bir arkadaşımın, iki arkadaşım da çıkarttı. Ama biz on kişi olarak çok marka isimler var. İçimizde yani. Mesela Hızır Efendi var.

  96. 38:03

    Çok ağır toplarımız var. Mesela şehidimiz var. Hızır Efendi gibi bir şehidimiz var aramızda. Beni kurtaracak durumu var yani. Bayağı bir güçlüdür Hızır Efendi. Talebesiyim. Ama Hurşit Efendi'de az şefaatı yok. Ben onu rüyamda gördüm. Kabrinin üzerinde oturup. Dedim, Efe Nazırı'nın odasına yatmıştım.

  97. 38:22

    Orada gördüm. Yeni de gömmüştük onu. Dedim, ne haldesiniz? Geldi dedik, sahabe-i kiramın imrendiği makamdayız. Efe Nazırı bunu pazar sohbetinde anlattı. Ahmet'e sorun. Ahmet gördü onu dedi. Bu rüyaya itibar etti. Çünkü neden? O hep, elmer ume amene habbe. Kişi sevdiğiyle beraberdir hadisini şiar edinmiş.

  98. 38:43

    Mahabbet onda çok kuvvet bulmuştu. Kişi sevdiğiyle beraberdir. Böyle acayip de tabirleri vardı. Bütün cami yıkıldı. Elmer derdi. Devamını bütün cemaat sesli. Ume amene habbe. Elmer derdi. Bütün millet galeyana gelirdi. Coşardı. Kişi sevdiğiyle beraberdir. Öyle severdik Efendi Hazretleri. verdik Efendimiz Hazretleri'ne.

  99. 39:07

    Öyle severdi alimleri, velileri ama ağlamak, ağlamak Mosmor olur suratı pancar gibi. Şu lafını Recep hocalar bizim. hocaya, Mehmet hocaya onları iyi hatırlarlar. Onlarla da ayrı şeylerimiz vardı, meclis Meclis kurardık. kurardık Hulusi Efendi. Şöyle derdi, ben cehenneme de gitsinim. Şöyle derdi. Ben cehenneme de gitsem.

  100. 39:25

    Orada sizi arayacağım. Size dua edeceğim. Sizin kurtuluşunuz için. Cehenneme de gitsem. Kardeşliği unutmayacağım. Arkadaşlığı terk etmeyeceğim derdi. Cehenneme de gitsem. Sizi soracağım, arayacağım. Allah'a yalvaracağım sizin için derdi. Bu değişik bir sevgi usulüydü. Bu ilimle, hocalıkla olacak bir şey değil.

  101. 39:45

    Aşk ister bu. Yani onu da ağlayarak söylerdi. Biz de acayip bir... Birbirini elinden tutmadan, mahşerde birbirini bulmadan... maaşlarla birbirini bulmadan cennete girmek yok. Söz mü? Söz derdik. Söz dedik yani. Tabi orada sıkışınca ne yapacağız? Belki hadi gir dediler biz. Bura ortalık karıştı, çarşı pazar, biz hemen girelim mi deriz?

  102. 40:07

    Bilmiyorum. Ama Hurşit Efendi söz almıştı bizden. Ama o adam sözünde duracak adam işte. ben elini üstten tutmaz, arkadaşlarımızı bulmadan ben cennete girmeyeceğim derdi. Biz bunları görüyoruz. Adamlar aşık, sabaha kadar ağlıyor, namaz kılıyor. E şimdi bizdeki hal nerede? Onun için kardeşleri arttırın ki her kardeşin kıyamet günü şefaati var.

  103. 40:36

    Bu hususta Efendi Hazretlerimiz de Ekfirû minel ihvânifiddîn Bu hadisi çok okurdu Efendi Hazretleri. Din yolunda kardeşlerinizi çoğaltın. Cami cemaati, sohbet cemaati, hac cemaati, umret cemaati hep Allah yolunda. Emri bil marifa çıkmak, bazı nasihat çoğaltın. Emri bil marufa çıkmak, bazı nasihat çoğaltın.

  104. 40:53

    Fe inne rabbekum heyyiyyün kerîm Biz onu senelerce okuduk. Biz onu senelerce hayyiyyün kerim okuyorduk. Meğer hayyiyyünmüş sonra. Rabbiniz, eski sohbetlerde öyle okuduysam, işte şimdi doğrusunu okuyorum. Fe inne rabbeküm, şüphesiz Rabbiniz hayyiyyün. Allah haya sahibidir. Haya muamelesi yapar. Kerim çok kerem sahibidir.

  105. 41:14

    Yestahiyyen yu'addibi abdühu vel kıyâmeti beyn-i ihvâni. Şimdi sen bir cemaat la dünyada bir cemaat içindesin, işte tarikattasın, zikirdesin, şu cemaattesin, bu cemaat, ilim cemaatinde sohbettesin falan. Millette seni ne mübarek adam biliyor. Sakalı da uzatmışsın, Halep müftüsü kadar sarığı da sarmışsın.

  106. 41:31

    Bütün millet maşallah. Hep camide buluşuyoruz cemaatta, tekkede, mekkede. Nasılsınız, iyi misiniz? Maşallah ne takva adam. Halbuki herif çanakları kırıyormuş. Sütleri döküyormuş arkadan. Allah'la arasında bize ne? Belki de ben ne çanaklar kırıyorum, ne cevizler kırıyorum. Ne biliyorsun ki? Sen diyorsun ki cübbel hoca.

  107. 41:50

    Ha buradan ben kazanacağım inşallah. Çünkü beni iyi bilmenizle şefaat hakkınız var ya, size yarın kullanacaksınız. Ya Rabbim bu adam bize namaza başladı, bu adam bozuk çıktı ama ameli bozuk çıktı. Bize namaza başladı, bize iyiliği var ya Rabbim, çok çıkar öyle. Ben inanıyorum yani, binlerce çıkar. Ben namaza başladım bunun sohbetiyle falan.

  108. 42:10

    Şu adamlar kurtulmuşlar de, biz yandık bu sefer. Ama işte şefaat hakkı var ya, bu şefaati kullanacağınıza inanıyorum. Birbirine hepimiz kullanacağız bunu. Ondan sonra Mevla'nın huzurunda herkes, herkesi teketek, tabi bu da Bukhari hadisidir. Mâ mine hâdin ilâ seyyûkellimû Rabbû. Hepinizle Rabb'i konuşacak.

  109. 42:32

    Leyse beyneû ve beyneû. Hâcibun velâ tercemân. Ne tercüman çevirmen olacak, ne de arada bekçi olacak. Yani kapıcı olacak. Mevla direkt her kullu muhatap alacak, tek tek onun hesabını görecek. Ama tabi bir de Mevla'nın cemaat içi hesaplaşmalarında adam işte Mahmud Efendi Hazretleri'nin işte müridanından diyelim.

  110. 42:56

    Bir cemaat toplanmış. E şimdi biz de bunların arasındayız. Burada beni iyi bilen baya bir ihvan var veya bir kısım ihvan var. Şimdi Mevla benim ne mal olduğumu biliyor. Bana teketek de diyecek ki şunu yaptın şunu yaptın ete arifu zembekeze ate arifu zembekeze. Bu hadis Bukhari'dir. Falan günahını hatırlıyorsun değil mi?

  111. 43:16

    Eyvah yandık. Hatırlıyor muyum? Falan falan falan hatta eğer kararır o bir zulubi, teketek de onun bütün günahlarını söyletecek, inatçı raf ettirecek. O diyecek ki yandım ben şimdi bu durumda doğru cehenneme gel kararını bekliyorken Mevla buyuracak. Yahu şimdi bu senin hesabını gözleyen arkadaşların var diyoruz ya mahşer günü dost düşman huzurunda meselesi.

  112. 43:44

    Burada şimdi bunlar seni çok iyi biliyorlardı. Bunlar da senin kardeşlerinde işte Allah yolunda tarikatta zikir, ibadet, hac-i umre falan bayağı işrak beklemişsiniz, kuşluk beklemişsiniz, zikir halakası yapışırsınız, ilim halakalarında müzakere. Bunlar da seni çok iyi biliyordu ya ben şimdiki bunların da hüsnü zanlını da bozmak istemiyorum.

  113. 44:04

    Mevla buyuracak esasen sen bir miktar cehennemi hak ettin. Yanmaklı çıkmaklı kıydın ama ben şimdiki haya sahibiyim. Kardeşlerinin orasında şimdi götürün bunu cehenneme. Utanırım Allah buyuracak bunların da mahcup etmeyeyim seni de bunların önünde. Bunları da üzmeyeyim şimdi. Hadi seni onlara bağışladım ama aramızda kalsın senin yanlış işlerin vardı ha.

  114. 44:28

    Kendini de çok büyük bir evliya zannetme diyecek yani Mevla. Onun için kardeşleri çoğaltın. Her kardeşin kıyamet gününde nesi var? Şefaat hakkı var. Onun için beşincisinde diyeyim duayı çoğaltmalı. Cennete girmek isteyen cennet vermesi için Allah'tan çok dilette bulunmalı ve Ya Rabbi sonu mukayyireyle, Ya Rabbi akıbeti mukayyireyle.

  115. 44:52

    Dualarım kitabında bir dua var. bir dua var. Zannederim dualar kitabında yazdım. Zannederim dualarım kitabında yazdım. Günlük geceliğe dâhil olmadığı hâlde sırf onu yazdım orada. Neden? Çünkü Allah ve ahsine âkıbe tenâfil umûr küllihâ. Çünkü Bir de cennet istemeyi Ramazan'da çok yapın. Cehennemden çok sığının.

  116. 45:08

    Bak Ramazan birkaç gece kaldı. Birkaç gün kaldı. Eski derginin yani Haziran sayısının 89. sayfenin başında. Eski derginin yazdığı. İstiğfar orada. Cennet istemek orada. Cehenneme sığınmak orada. Kelime-i şehadet orada. Bu dördünü çok yapın. Bu vasiyet. Son günlerdeyiz, devamlı bunu yapın. O 89'un başında.

  117. 45:29

    Cenneti çok isteyin. Üç kere cennet istese cennet dile geliyor Ya Rabb'im bunu bana nasip et. Tirmizi hadisi bu ya. Tirmizi. Sahih. Üç kere cehennemden sığınsa Ya Rabb'im cehennem dile geliyor. Ya Rabb'im bunu benden azade et. Uzak eyle. Bu cennet isteme duası çok yapın. Beşinci madde. Bir de akıbetinizin hayır olması için.

  118. 45:50

    Bulursak Size şey edelim. Dualarımdan sayfasını. Cep dualarımda da olmalı. Allah ve ahsine akıbetena fil umur külle. Bu dua ile Efendim Bu dersi de bitirelim. Bu duanın Arapçasını da ezberleyin. Hadis-i şerif buyuruyor. Men lezime hazet dua ma tekabli en yusibe hu cehtüm minel bela. Evde hız günde olabilir.

  119. 46:17

    Yani kim bu duaya devam eder? Ben beş vakit namazdan sonra bir kere terk etmiyorum. Kim bu duaya devam eder? Dünyada başına bela gelmeden ahirette rezil rüsvay olmadan musibetlere düçar kalmadan ölmek nasip olur. Dünya ahiret rezilliğinden kurtulur. Bu duayı ihmal etmeyin. Dualarım kitabından sayfası bulursanız arkadaşlar Facebook'ta da sitede de açsınlar.

  120. 46:40

    Diğer şeylerde de altta da yazsınlar. Efendim Allah'ım ey Allah ahsine akıbetena akıbetlerimizi güzel eyle. Akıbet neticemizi filumûr külle bütün işlerimizle evliliğimizde, doğmamızda, doğurmamızda, ticaretimizde, ziraatimizde, duamızda, namazımızda, dünyamızda, ahiretimizde her işlerde akıbetlerimizi güzel eyle.

  121. 47:03

    vecirnem hızı dünya edâ bilâ akıbet Dünyanın rüsvaylığından ahiretin azabından bizi muhafaza eyle. Cep kitabında da dualarımda da var. Bu duayla amin diyelim. Allah cümlemizi bu sehurda bu seherde affeylesin, mağfiret eylesin. Şehitlerimize rahmet eylesin. Yaralılarımıza acil şifalar ihsan eyleyip şu mübarek gecede cümlemizi mağfurîn cümlesine ilhak eylesin.

  122. 47:29

    Arkadaşlar da bu alt yazıda bu duanın sayfasını size yazacaklar. Allah'ım okumaya, amel etmeye cümlemizi muvaffak eylesin. Amin. O sallallahu teala alâ seyyidina Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi. Selle ve teslimen kethirâ velhamdülillahi rabbil alemin. Amin.