19:21 / 1:02:12

  1. 00:21

    Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil alemin. Es salatu es selam Elhamdülillahi Rabbil Alemin, salatu ve selam ala Seyyidil Mursaline Muhammed'e, ala seyyidil mursalina Muhammeden, ve ala alihi ve sahbihi ecma'in.

  2. 00:31

    ve ala alihi ve sahbihihi. Kıymetli dinleyenlerimiz, bir sahur vaktinde, sahirde daha Allah bizi cezalandırmasın. Allah bizi Celle Celaluhu cem eyledi bir araya getirdi, topladı Rabbimizin âyetlerinden, Habibinin Sallallahu Teala'nın hadis-i şeriflerinden bahsetmek üzere büyük fırsatlar verildi bize

  3. 00:57

    şimdi bugün ölüp gömülenler yahut da dün öldü, bugün gömüldü, bunlar bu fırsatı kaçırdılar daha dünyaya dönemezler Allah'a şükür, ahirette öldüklerine haramız onlar geri gelmezler yani Mevla Mevla bir toplumu veya bir ferdi helak ettiği vakitte yani helak ölüme de helak denir, hattâ edâ heleke kultum

  4. 01:27

    len yeb'asellâhum min ba'di rasûlih, o ayette de buyuruyor yani heleke yani öldü demek orada ölüm insanı helak ediyor yani bitiriyor aslında bitmek gitmek değil aslında gerçek hayata kavuşmak ama kazananla kaybedenin hali bir değil

  5. 01:49

    şimdi insan şu kadar Allah diyebilir, la ilahe illallah diyebilir kerabe kılabilir, teheccüd kılabilir hatim yapabilir, mukabele okuyabilir yarın oruç tutabilir mesela yaşıyorsa tutacak neler kazanabilir ve lakin şu gün gece aynı insanlar hakkında gelip geçmektedir bunlar zararına çalışmaktadır ve şu anda ölse çok yalvaracak ya

  6. 02:22

    bu gece ilk gecesi olanlar var bugün nice gömülenler var haberlerde duyuyorsunuz şu kadar ölü var, şu şuradan kalktı, bu buradan kılındı, şu şuraya gömüldü falan nasıl karşılandı acaba kabri nur mu oldu, nar mı oldu, ateş mi doldu melekler ne surette geldi acaba güzel surette mi geldi, korkunç vaziyette mi geldi mâ tegûl fî ak gâder racûl, Buhari hadisidir

  7. 02:53

    Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin mübarek yüzü görünüyor bu adam hakkında ne dersin diye soruluyor aynı sağlığındaki gibi Efendimizin sureti getiriliyor kabirde şimdi hadisleri inkar eden, teravihleri inkar eden camilere, cemaatlere düşmanlık eden Allah Rasûlü'nün dinini tahrif eden Değiştirmeye çalışan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

  8. 03:21

    İtibarını takdir etmeyen, Allah katındaki değerini açıklamayan Bir insan, bilmeyen bir insan veya bildiği halde bile bile inkar eden Hacı, hoca Nasıl diyebilir ki bu benim peygamberimdir? Buna izin verilir mi yani? Mevla buna bu benim peygamberimdir, iman ettiğim zattır dedirtir mi tahmin ediyorsunuz?

  9. 03:44

    Asla! Biz yine ne kadar günahkar olsak da düşsek de kalksak da şu imanımız bir şeye değişmeyiz yani Şu Ehli Sünnet itikadı var ya çok büyük bir iştir. Onun için seni dedim seni sevenlerin olması mühim değil. Kimlerin sevdiği mühimdir. Seni salihler mi seviyor? İyi insanlar mı seviyor? Kim seviyor? Bak şimdi cenazelerde görüyorsunuz.

  10. 04:09

    İnsanlar mı seviyor, kim seviyor? Cenazelerde kimler var? Adamın cenazesinde, adam hoca ölmüş gitmiş Cenazelerde kimler var? adamın cenazesinde beş vakit namaz kılan bir kişi yok. Adamın cenazesi, adam hoca ölmüş gitmiş, adamın cenazesinde beş vakit namaz kılan bir kişi yok. Ne kadar solcu, komünist, efendim efendim, şucu, şucu, bucu varsa

  11. 04:29

    Kur'an-ı Kerim, âyet, sûre, hadis-i şerif, Allah, Resûlullah, Efendimiz, İslâm, iman, Cenazede. Kur'an ehli hafız E niye cenazesinde bir tane namazla abdest adam yok? Yaa.. Onun için, işte cemaati var, tabi binde bir ehli sünnet âlimlerinin cenazeleri nerede? Ahmed bin Hanbel hazretleri ne buyururdu?

  12. 04:54

    Bizimle düşmanlarımız arasındaki, ehli bid'at arasındaki fark cenaze günleri. Ahmed bin Hanbel'in bu sözü. Hapishane mektuplarını da yazmışım, kaynağını da verdim kitaptan. Cenaze günlerine çıkar. Ahmed bin Hanbel'in cenazesinde bir milyon kişi vardı. Bağdat yıkıldı. İmam Abdülkadir Geylani ona keza, Ebu Hanife ona keza.

  13. 05:21

    Bütün ehli sünnet âlimlerin cenazelerinde yüz binler olur. Milyonlar olabilir. Tükenler kapanır, resmi değil. Bütün müslümanlar iştirak eder. Dünya kadar kitaplarda okuyorum, yani alimlerin vefatları hakkındaki bilgilerde. Şam'da hayat durdu, Mekke'de hayat durdu mesela. Böyleydi alimler. Seyyid Muhammed Alevi Maliki Hazretleri görmüyor musun?

  14. 05:49

    Kabe'de kılındı. Oradan mezara giderken, bütün Mekke'de, Cennet-ül Malâ'daki Hadid-i Annemizin yanına gömülene kadar, ta diyor biz cenazeyi defnediyoruz, ta Kabe'den millet yeni çıkıyor. İzdi ama. Bir de aniden de hemen vefat etti, aniden de gömüldü. Dünyanın birçok yerine biz bile gidecektik, yani yetişemeyeceğiz diye gidemedik.

  15. 06:08

    Çünkü vize almak lazım falan, yetişemedik. İşte ehli sünnet böyledir. Ehli sünnetin âlimleri böyle şereflidir, böyle izzetlidir. Hayatları da, mematları da, ölüleri de, dirileri de böyledir. Ehli Bidat'a bakıyorsun, hayatlarında da bir tane selam veren yok, nasılsın diyen yok. Geçen rastladıkça ehli Bidat'tan bir uçağa düştük.

  16. 06:33

    Bidat ehlinin başıyla Türkiye'deki kaderi inkar edenler. Bir kişi ne dua isteyen rastlamışlar, arkadaşlar gördüklerini anlatıyorlar. Ne bir kişiyi selam vermiş, ne bir kişiyi nasıl hocam demişler. Bizden resim çektirmekten uçağı kaçıracağız. Milleti de kıramıyoruz yani. E niye bizi seviyorlar, para mı dağıtıyoruz, şeker mi dağıtıyoruz yani.

  17. 06:55

    Ehli sünnet itikadı. Nasıl ki dünyada faydası var, ahirette de faydası var. Ben inanıyorum ki bu itikad bizi kurtarır. Ama elimizde noksanlık var. Ama kaderi inkar edeni görünce, efendim bu Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i hakaret eden adamları görünce, profesörler bilmem ne, ne demiş o bir tane profesör işte o imsak saatlerini değiştiren Hazreti Bayındır mı ne demiş,

  18. 07:24

    peygamber gelse demiş şimdi bana sakalını verse demiş çöpe atarım demiş. Ya, bir de peygamber verse diyor ya. Hani acaba onun sakalı mı diye tereddüt ederim demiyor bu. Kendi verse diyor çöpe atarım diyor. Bu nasıl bir hakarettir Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e? Canından çok sevmen gereken bir zatı.

  19. 07:46

    Onu sevmeden yine imanın olmaz ya. Onun sakalı çenesinde bitmiş mübarek tüyü ya. Sahabeye giren mübarek, burnundan çıkanı ağzından çıkanı yere düşürmüyorlardı, üzerine sürüyorlardı sahabe. Sen çöpe nasıl atarsın Resulullah'ın parçası? Sallallahu aleyhi ve sellem. Durum bu. Onun için Rabbi yesirleri alınmış.

  20. 08:06

    Yüzlerinden meymenet alınmış. İnsanlar için de kabulleri, makbuliyetleri, itibarları alınmış. Onun için Allah Resulü'nü sevmezsen Allah sana Müslümanları sevdirir mi? Cenazene kaç kişi gelecek? Ehli Sünnet alimlere on binler, yüz binler geliyor. Senin cenazene kaç kişi gelecek? Bizim Hızır Efendi cenazesinde iki yüz elli bin kişi vardı.

  21. 08:31

    Bayram Efendi'nin on okezi ha. Mezarlıklar insan almadı ya. Benim annemin cenazesinde bile almadı gitti. Kaç cami dolusu cemaat oldu ya. İtikadlı kadın idi, aşık idi. Yani şimdi burada senelerce ilim adamlığı yapmış, kitap yazmış, şudur budur, televizyonla konuşuyor vecaire vecaire. Bir avuç cemaat yok.

  22. 08:56

    Cemaate gelenlerden de bir tane beş vakit namaz kılan bulamaz. Çünkü durum vaziyet belli yani. İlk sıra, ikinci sıra hepsi belli. Sen nasıl, işte seni, işte seveni var falan filan. Seveninin var olması mühim değil Allah'ın dinde. Sevenlerinin kim olduğu mühim. Seni salihler mi seviyor acaba? Yoksa talihler mi seviyor?

  23. 09:21

    Yani iyiler mi kötüler mi? Cenazene gelenler sahitlerse sen de sahitsin. Çünkü neden? Cins cinse meyleder. Dünyada kimlerle beraber olursan, ahirette onlarla aşık olursun. Kişi sevdiğiyle beraber olacak. E seni bir tane Ehl-i Sünnet Müslüman sevmemiş. Nasıl olacak? Kaç üniversite bitirsen, profesör olsan, kaç tane master doktoru yapsan, kaç tane efendim ödül alsan.

  24. 09:57

    Kabirde kurtarır mı arkadaş? Mahşerde fayda eder mi? Peygamberler bile beni kurtar, bir şey, başka bir şey istemem dediği günde, itikadın bozuk olduktan sonra, kim senin tarafına bakar yahu? Şimdi Münker Nekir hangi surette geldi acaba? Bu zat hakkında ne dersin sorusuna, ne cevap verebildiler acaba?

  25. 10:21

    Bunları düşünmeden edemiyorum. Kendi akıbetimi düşünüyorum da onun için. İşte dünya bitti bir anda. Forslar, itibarlar, hocamlar, hacimler, profesör etiketler, alkışlar, şak şak şaklar, bitti bir anda. 28 Şubat'ın zaten ağları paşaları öldü gittiler çoğu. O zaman da sana itibar verenler de Allah'a ne cevap verdiler, bu kadar millete zulmetler.

  26. 10:51

    Şimdi o zaman da en popüler hoca, en aydın adam, efendim, fayda var mı ahirette şimdi? Ah, ahiretten bir canlı yan yapabilsek yani, bir canlı yan yapabilsek. Kabirdekiler, ruhları ölmedi. Ruhları diri, ya cennet bahçesinde ya cehennem çukurunda. Bu kadar şey. Dün burada yastıkta yatak beğenmiyor, yastık beğenmiyor, yarın toprakta.

  27. 11:24

    Ama ya cennette ya cehennemde. Bu kadar, bu iş kolay ve kısa. Zaten hani o defnite de bekliyor. Bazı gün cenazeyi iki gün bekletiyorlar. Çarşamba ölüyor, cuma gömüyorlar. Mesela bunlar mühim değil. Çünkü ruh çıktıktan sonra yeri belli zaten. Bu artık ya iyi tarafın adamı ya kötü tarafın adamı. Melekler aldı onu.

  28. 11:44

    Ya rahmet melekleri aldı onu ya azap melekleri aldı onu. O bizim. Tabii sual cevap ya arkadaş. Bir adam Müslümansa sual cevap olur. Gavura sual cevap mı olur ya? Camilere Allah'ın belası diyen, namaza Allah'ın belası diyen adam. Sual cevabı mı olur? Kusura bakmayın ya. Namaz yok, bilmem ne yok, üç vakit açık kıl.

  29. 12:06

    Bu kadar İslamla oynayan insana sual cevap mı olur? Kusura bakma. Sual cevap kim olur? Sual cevap Müslümanlar olur. Ne buyuruyor Mevla Teala Estağfirullah? Felâ nukûmul umyum vel kıyâmeti veznâ. Onlar benim ayetlerimi alaya aldılar. Elçilerimi, Rasullerimi maskaraya çevirmeye çalıştılar. Yani İslamla dalga geçtiler.

  30. 12:35

    Biz onlar için kıyamet günü vezin mizan dikmeyeceğiz. Yani terazi kurmayacağız. Çünkü terazi iki kefesi olan için kurulur. Ama bir adamın tek seyyâtı varsa, hepsi kötülük, hiç hasenesi, sevabı yoksa buna terazi ne hacet? Karşı tarafta bir şey yok ki tek tarafta neyi tartacağız? Biz onlara işte mizanı yoksa, hesabı kitabı yok demektir.

  31. 13:04

    Bu demektir sual-i cevabı yok. Niye sual-i cevabı yok? Adam zaten inkâr etmiş, Kur'an'la alay etmiş, İslam'ı dalgaya çevirmiş. Hoca olsan olur, hacı olsan olur, hafız olsan olur. Gümbürdü cehenneme derdi Efendimiz Hazretleri. Cehenneme zubara, adam atacaklar cehenneme. Yani ona da sen Allah'ın Peygamber'in kim, Rabb'in kim?

  32. 13:23

    Papaz'a sorarlar mı Rabb'in kim? Hahama sorarlar mı? Bunlara da sormayacaklar. Onun için ya cenneti ya cehennemi. Ya kazandık ya kaybettik. Şu anlar bizim için çok önemli, şu dakikalar. Mevla ne yaptığına bak. Şu anda kazanalım diyorum. Bak ölüp gömülenlerden ibret alalım diyorum. Gözümüzün önünde adam, dün konuşan bugün yok.

  33. 13:52

    Televizyonlarda ahkam kesen adamlar şimdi yok. Bir anda gidiyor. Kaç tane gitti bu hafta, gecen hafta? Sen neyine itibar ediyorsun? Sen yok hükmündesin ya. Kazan, mağbak be kardeşim. Bir sermaye verdiler sana. Kazanmaya bakma kardeşim. Bunu katlayarak, ilerleterek cennetine, cemaatine... Cennetine, cemalinle Mevla'nın müşerref olman için.

  34. 14:16

    Bunu oraya kullan bu sermayeyi. Sen niye cehenneme kullanıyorsun? Cennete amelsiz, zikirsiz, ibadetsiz, takvasız, hele başta imansız, Ehl-i Sünnet'e itikadı olmayanın cennete girmesi mümkün mü ya? Nereye giriyorsun ya? Baban çiftliği mi burası? Kanarya Sevenler Derneği var orada. Kapısından geçiyorsun, orada yazmış bakıyorsun.

  35. 14:44

    Hüye olmayanlar giremez. Sanki para verseler girmem de. Hüye olmayanlar giremez diyorum. Sen cennete hüye misin? Hüyelik formunu doldurdun mu? Nerede? Dünyada. Namazla mı? Namazla, avruçla, zikirle, ibadetle, haramlardan sakınmakla üyelik formu dolduruluyor burada. Sana davetiye gönderdiler Kur'an. Uydun mu Kur'an'a?

  36. 15:08

    Olmaz. Cennete gireceksin. Nasıl? Sana davetiye sorarlar. Özel yerlere girerken kartınızı görebilir miyiz, davetinizi görebilir miyiz derler. Hababam çiftliği mi burası? Ondan sonra. gösterirse buyurun efendim derler. Taviyetenin gösteremezse ne işin var burada derler. Sokmazlar. Sokmazlar, güvenlik tedbirleri olur öyle yerlerde.

  37. 15:28

    Cumhurbaşkanının davetine nasıl gideceksin başbakanın? Davetiyesiz, bilmem nesiyse. Davet diye siz bilmiyorsunuz. Veyahut bir ağanın, bir paşanın. Nasıl gideceksin? Mevla sana Kur'an'ı gönderdi. İsteyen Kur'an'ı alsın buyurdu. Ağa zengin adam, Kur'an'la amel etmedi. Davetiyeyi alıp getiremiyor Mevla'ya, Kur'ansız gelmiş.

  38. 15:46

    Mevla burada, sen kitapsızsın ya, Kur'ansızsın. Benim gönderdiğim davetiyeyi ne yaptın? Zayi ettin. Zayi ettinse davetiyesiz ben seni nasıl alacağım? Ama adam yemeğe soğanı yok, giymeğe çarığı yok. Gariban, derviş. Ama Kur'an davetisini almış. Bir de ahirete gitti, Kur'an elinde. Kalbinde, gönlünde.

  39. 16:10

    Mevla buyurdu, davetiyen var mı? Var ya Rabbim. Kur'an-ı Kerim ile yaşadım, Kur'an-ı Kerim ile öldüm, geldim sana ya Rabbim. İmanla, Kur'an'la. Mevla buyurdu, buyur gir cennet senin. Altmış dünya kadar. Her tuğlası altından gömüşler. İşte. Zengin buna denir, kral buna denir. Ebedi hayata erişene denir.

  40. 16:32

    Yoksa burada birkaç gün yedin eştin, elli sene, altmış sene, ortalama altmış, yetmiş arası bütün millet gidiyor. Yani ben elliyi geçtim. Bunun mantığı yok yani, bunun durduğu yok yani. Burada kazık çakma diye bir şey yok, kafana bunu yerleştir. Ahireti kazanmak zorundayız. Park yok, çadır yok. Hani ben cenneti kazanamadım, madem bana şurada bir parkta izin verin yatayım.

  41. 16:58

    Park yok. Ne parkı ya? Ferikufü cenneti ve ferikufü sahir. Bir fırka cennette, bir fırka cennette. Fetret devri, peygamber kitap duymamış falan bunlar. Hayvanlar gibi toprak olur falan, o ayrı bir şey. Ama sana kitap geldi, peygamber geldi, vaazlar geldi. Ramazan girdi geleli cennet var, cehennem var, ahiret var.

  42. 17:21

    Bari git sen. Biraz dön Allah'a da, şu elli sünnete dön. Ne bırakıyorsun? Kendini kurtaramayacak hocaların vaazlarını dinliyorsun. Kendini kurtaramayacak adamların. Ona vaaz denmez mi? İfsat. Kabir azabı yok diyenleri dinliyorsun. Mehmet okuyanları dinliyorsun. İslam oğullarını dinliyorsun. Aziz bayındırları dinliyorsun.

  43. 17:41

    Yapma bunu ya. Yani vaaz dinleyerek adamı cehenneme götürürler. Esas tehlikede burası şimdi. Adam zaten, içki kumar faiz fuhuş, hadi o gidiyor. E sen hoca dinliyorum derken, diyor sana ki üç vakit kıl, imsak bir buçuk saat daha ye. Acayip bir şey ya. Milletin diniyle imanıyla bu kadar oynandığı bir zaman ben görmedim, duymadım yani.

  44. 18:04

    Böyle bir şey duymadım. Yani hatta İnönü dönemi, ezan yasaklandı dediler, yaşlılarımız, büyüklerimiz anlatıyorlar, ahırlarda gizlendik, şurada saklandık, okuduk, okuttuk, yakalandık. Jandarma tabii köylere, jandarma basıyordu. Bunları duyuyoruz Karadeniz'de çok. Dinledik yani. O dönemde bile bu kadar tehlike olmamıştı.

  45. 18:27

    Şu günün adamı cehenneme atar, dini yasak ediyor ama dininle oynamıyor. Yani sen de gizli gizli de olsa, bunu yapmaya çalışıyorsun. Hakiki dini biliyorsun. Ama şimdi ne oldu? Şimdi din serbest, özgürlük var. 15 senedir Müslümanlar, efendim, namaz kılanlar, abdest alanlar iktidarda falan, bundan dolayı örtüs sorunu çözüldü, şu çözüldü, bu çözüldü derken, büyük bir ilahiyatlar

  46. 18:57

    ve muhatipler sorunuyla karşı karşıya kaldık. Adam Caferi'liği birinci mezhep yazıyor kitabında, milli eğitim. Birinci mezhep değil, dördüncü mezhepten sonra beşinci de yok. Bu hak değil, batıl. Bu nasıl çocuğa akıtıyorsun? Yok teravih sekiz rakat, yok farzları kılmasın, kazası yok, cezası yok. Yok efendim kader yok, alın yazısı yok.

  47. 19:21

    Yok efendim her şey kendi kendine oluyor. Allah ileriyi bilmez. Ne Allah'ın sıfatı kaldı, ne Allah-u Teala'nın ismi şerifleri kaldı, ne Resulullah'ın sıfatları kaldı. Böyle hakaretli bir zaman ben görmedim. Evvelce dini yasak ettiler ama dinimizle oynamazlar.

  48. 19:39

    Şimdi ne oldu? Dini serbest ettik adı altında. Din göğe serbest. Ama televizyonlara çıkan adamların, konuk edilen adamların süzgeci yok, sansürü yok, imtihanı yok. İsteyen istediğini çıkarıyor. İstediğine ineyen din adına konuşuyor. Adam ilahiyatçı da değil, felsefeci, o da din adına konuşuyor. Adam edebiyatçı.

  49. 20:00

    O Muhammed Nur Doğan var, bilmem ne. İki ibare okuyamaz. Adam Arapça'cı değil, bir şey değil. O adam din adına, bütün helal haram, dümdüz. Millet kaldı bunların eline, kurtar ya Rabbel alemin. Siz de aklınızı başınıza toplayın. Cennete girmek, cenneti kazanmak. kazanmak basit bir şey değil. Doğru inanacaksın, doğru amel edeceksin.

  50. 20:22

    Zaten doğru inanmayanın, doğru bilmeyenin, doğru amel etmesi düşünülemez. Salih amel olması için, ilmi, hali, fıkıhı iyi bilmeye bağlı. ilmi, Bunun da faydalı olması için, intikadın düzgün. Ehl-i sünnet alimlerinin görüşlerine göre tahsiye edilmesi gerekiyor. Mektubatta buyurduğu üzere İmam-ı Rabbânı Hazretleri.

  51. 20:43

    En başta bunun üzerine duyuruyor. Yoksa tarikata girdin, zikir yaptın, uçtun, kaçtın, Allah bunlara bakmaz. Bunların hiç itibarı yoktur. İtikadını düzeltmeyen adamdan evliya olmaz, eşkıya olur. Keramet gösterse şeytanın istidracı olur. Allah'ın kerameti olmaz. Yani keramet gibi gösterse demek istiyorum.

  52. 21:04

    Bir de bakın denizin üzerinde yürür. Ama adam namazı düzgün değil. Haramlardan sakınmıyorum. Bu adam denizde yürürse bana ne ya? Siz niye aldanıyorsunuz insanların bal dudaklarına ya? Öyle ayet-i hadise okuyor numaralarına bunları. Ayet-i hadise okuyor, manayı yanlış veriyor size ya. Siz Arapçanız yok, ilminiz yok, kandırıyorlar sizi kardeşlerim.

  53. 21:25

    Yapmayın, sakın asla ehl-i sünnet olduğu ittifaklı kesin olmayan bir insanı dinlemeyin ya. Bu imanımızı yoldan bulduk arkadaşlar. Bak mezara ineceğiz. Millet bu gece mezarda ilk gecesi. Ne cevap verdiler? Biz ahirette perişan oluruz. Onu dinledim, bunu dinledim, ona uydum, buna uydum. Mevla bunlara bakmaz.

  54. 21:44

    Ben sana hakkı indirdim Allah buyuruyor. Sen niye batıla uydun? Bu kadar zor mu bu iş ya? Tabi Müslümanların, hocalarının, ehl-i sünnet alimlerinin gevşekliği var. Reddiyeleri güzel yapmadılar. Milleti uyarmıyorlar, duyurmuyorlar. Ekranlara daha fazla işgal etmiyorlar. Tabi diğer kanallarda adamına göre çıkarıyor.

  55. 22:06

    Ehl-i sünnet alim de aramıyor, o da ayrı bir dava. Ama Müslümanların çok zengin, güçlü vakıfları, dernekleri var ehl-i sünnetin. Bunlar çok daha güçlü dergiler, reddiyeler, radyolar, televizyonlar kurarak bangır bangır bu milleti ehl-i sünnete açtı diyebilirler. Herkes benim kursum var, benim talebim var.

  56. 22:24

    Bir köşesine çekilmiş. Bizim tarikat şöyle, öbürü böyle. Biz çayımızı içeriz, çamaveri çayımızı döndürürüz. Ondan sonra zikir yaparız. Sesli, sessiz neyse. Hadi El-Fatiha çıkarız gideriz. Ama millet cehenneme gidiyor kardeşim sen. E onu da yap da bunu da yap yani. Bu işi de sadece birkaç kişinin sırtına yüklemeyin.

  57. 22:44

    Biz bu işle memnunuz vazifemizden. Ama insanların itikadlarının bozuk olarak ölmesinden endişeliyiz, korkuyoruz. Çünkü batıl ehli fazla konuşuyor yani. Şimdi biz cennet talibiyiz. Cenneti müşterisiyiz. Cennete gitmek istiyoruz. Bu iş ucuz bedava değil, ucuz değil. Burada maddi imkanlar, infaklar, destekler verilmesi lazım ehli sünnet alimlerine, ehli sünnet kurumlarına.

  58. 23:16

    İnfak şart. Çünkü infaksız Allah dini aziz olmaz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bile yardım istedi yani. Allah'ın peygamberi ama yardım istedi. Dedi ki verin bir şeyler. Ve o sahabenin yardımlarıyla o gazalar oldu, o cihatlar oldu. İslam dini dünyaya yayıldı, hakim oldu. Bu böyle olmaz. Herkes köşesine çekilmiş vaziyette.

  59. 23:38

    Birileri uğraşsın. Nasıl olacak? Sen cennet istemiyorsun mu? Cennet bedava mı? Ondan sonra efendim, İbrahim ibni Adem hazretleri hamama girecekti. Belh sultanıydı, tacı tahtı bıraktı. Birkaç sohbette evvelce anlatmışım, kıssatısı çok hisselidir.

  60. 23:57

    Neticede fakir oldu. Yani derviş oldu. Allah yoluna salih oldu. Büyük veli oldu. Hamama girecekti. Hamamcı dedi ki param var mı? Dedi bir dirhem. Yani o zaman parası dirhem. Bir dirhem dedi. İbrahim adem hazretleri de ah dedi düştü bayıldı. Allah Allah. Millet toplandı başına bu adam şimdi niye bayıldı falan.

  61. 24:24

    O zaman da çok meşhur değil İbrahim ibni Adem. Zaten kendi gizliyor. İsmi meşhur da. O zaman böyle resim internet yok ki adamı hemen herkes görsün. İsmini duyuyorlar. Kendini görse bile hadi git işine yalan konuşuyorsun diyorlar. Veyahut da sen ben İbrahim ibni Adem'im desen o da der ki ben de Yahya aleyhisselamım o zaman.

  62. 24:42

    Millet manyak manyak konuşuyorlar yani. Tanımıyorlar yani. Tanımayınca da hakaret de ediyorlar. Yani o da İbrahim ibni Adem zaten demez ki mübarek adam. Ya niye bayıldı acaba? Toplandılar başına. Toplanınca. alınca ayıldı birazdan.

  63. 24:58

    Hamamcı da acıdı ona dedi ya, ya dedi paran yoksa bedava benden dedi gir dedi yani neyle bayıldın dedi ya bu kadar önemli mi dedi yani bir yani canından iyi mi demeye gitti. Dedi ki ben dedi niye bayıldım düştüm bağırdım biliyorsunuz. Hamam şeytanın evidir. şeytanın evine bile parası sokmuyorlar. Rahman'ın evine bedava girilir mi?" dedi.

  64. 25:22

    O ne anlıyor, bunlar ne anlıyor? Şimdi, atamın aklı fikri ahiret olduğu için, hamam şeytanın evi, para istiyorlar. Şimdi, adamın aklı fikre ahiret olduğu için, Ya cennet Rahman'ın evi? Ama şurası da bir gerçek, cennet ucuz, cehennem pahalı. Onun için Mevla Teala, indirmiş olduğu vahiylerinden birinde buyuruyor ki, Ey ebne Adem, ey Ademoğlu, Teşteril, teşteril nârbüsemenin gâli,

  65. 25:58

    ve lâ teşteril cennetebüsemenin râhiz. Ben bunu eski vaazlarında derdim, kitapta görmemiştim. Kendi ağzıma gelirdi hikmetli olarak. Sonra şimdi bak kitapta gördüm. Hani benim bir lafım var, cennet ucuz, cehennem pahalı falan. Eski sohbetlerimde çok geçer bu. Daha ben kaynağını yeni gördüm. Zaten ben ona ayet-i hadis demedim biliyorsunuz o zaman, kendi lafımda.

  66. 26:21

    Ama başın kaynağını gördüm. Tabi insan el-i sünnet üzere itikadı düzgün, niyeti iyi olursa Allah'ta ilham eder. Bazı şeylere sonra bakıyorsun, hakikaten benim konuştuğum gibi diyorsun. Kitapta görünce insan seviniyor. Ama kitapta görmeden kaynak verilemez. Kaynak verilemeyince de şu zatın sözüdür, bu zatın haberidir denilemez.

  67. 26:38

    Ama içine gelebilir. Vaaz edenin de konuşma usulü bu vardır. Usul vardır. Onun için, ne buyuruyor Mevla? Sen diyor, çok pahalı paralar veriyorsun. Çok pahalı meblaklarla ateşi satın alıyorsun. Ama ucuz bir meblak ile cenneti satın almıyorsun. Yani tercemesi tıp atıp bu. Hani bunu Ebu'l-Leys Semerkandî Hazretleri açmış.

  68. 27:07

    Şer etmiş. Nasıl şer etmiş? Diyor ki, bunun izahı şöyle yapılabilir diyor. Adam, yani o zamanki paraları konuşuyorlar. 100 dirhem, 100 dinar. Dinar altın para, dirhem gümüş para. 100 dinarlık, 200 dinarlık ziyafet yapıyor. Buraya, içkicileri, şarapçıları çağırıyor. Arkadaşlarının, kumarcı arkadaşları var.

  69. 27:27

    Veya fuhuşçu arkadaşları var. Karılar, kızlar da çalıyor. Parti veriyorlar işini falan. Ondan sonra kim kime aldıysa götürüyor. Otelde dağılıyorlar. Aşağıda kumar masalarında buluşuyorlar. Yiyorlar, içiyorlar. Birisi de masrafları veriyor. Hadi bu gece benden kaç şişe, şampanya, bilmem ne. Bu adam şimdi ne yaptı?

  70. 27:45

    200 altın verdi. Para verdi. Cehenneme satılandı. Halbuki 2 dirhem, 1 dirhem gümüş parayla kaç tane somun alırdı? Kaç tane pide alırdı? Yani ucuz o zaman 1 dirheme kaç tane fırın aldı? Gerçek ekmek ucuzdu. Şimdi de yine en ucuz ekmek yani. Ondan sonra bunları alsaydı diyor. Fakir fukarayı toplasaydı.

  71. 28:07

    2 dirhemle beraber cenneti satın alırdı. Şimdi orada bir ekmek verseydi, bir peynir verseydi. Bir fakirin karnı doyardı. Ekmek bulamıyor mu? Adam ekmeği bulduğu zaman, taze ekmeği Elhamdülillah diyoruz. Sana ne kadar dua ediyoruz. Nedir yani? Cenneti almak çok mu pahalı? Bak, iyi niyet, salih amel. 1 dirhem cenneti aldı.

  72. 28:31

    Bu ne yaptı? 200 dinar, 300 dinar altın paralar işte milyon dolarlar masraflar cehenneme aldı. Yapmayalım, etmeyelim, gitmeyelim. Gidenlerin akıbetini görüyoruz. Hiçbir şey götüremediler yahu. Kefenin cebi yok. Hepsi burada kaldı. Cennetin kapısında Evliyalar, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den de geliyor bu.

  73. 28:51

    Miraç gecesi cennete girdi. Cennetin kapısında ne yazılı buldun? Vecetnâ mâ amillâ. Ne yaptıysak onu bulduk. Vabihnâ mâ kattemnâ. Dünyadan ahirete ne gönderdik? Hayır kurumlarına, talebeye, İrim talebesine, Kur'an sünnet okuyanlara, hafızlık yapanlara, Arapça okuyanlara, medrese okuyanlara, ehl-i sünnete hizmet eden âlimlere, hizmetlerin devamı ve bekası için

  74. 29:23

    hangi kuruş harcadık? Ehl-i sünnetin sesi gür çıksın. âlimlerin yazıları, makaleleri, sohbetleri ulaşsın bütün dünyaya. Bu hususta ne yaptık? Herkes hesabına düşeni yapsın. Bu ehl-i sünnetin sesi nasıl daha gür çıkacak? Nasıl her yere ulaşacak? Her eve, ocağa girecek? Desteksiz olacağız biz de. Yaptıklarımızı bulduk.

  75. 29:46

    Neler yolladıysak, ahirete önceden hesaba geçirdiysek kar ettik. Hasirnâ mâ kallem. Geride ne bıraktık? Mal, mülk, daireler, evler, apartmanlar. evler, apartmanlar, hepsi, hepsinden zarar edecek. Çoluk çocuğa kaldı, belki de düşmanlara kaldı. Seni sevmeyen hasetçilere, fesatçilere kaldı. Onlar da yiyecek, içecekler, günah edecekler.

  76. 30:06

    O paraların da, onların da yaptığı günahlar sana yazılacak. İmkan verdin, parayı onlara bıraktın diye. Geri de bıraktıklarının hepsi zarara girdi. yapmayalım, etmeyelim, gitmeyelim, mutlaka cenneti kazanmak için malımızla, canımızla cihad edeceğiz. Cihad, gayret demektir. Bugünün cihadı vaaz etmektir.

  77. 30:25

    İyiliği emretmektir, kötülükten nehy etmektir. Şimdi sen kime bu vaazı ulaştırırsan, şu saatte kime mesaj attın, kime telefon açtın, sohbet başladı, bir ayet, bir hadis duyalım. Ha, işte onların bütün hidayetinin, hayra delaletinin sevabı sana gelecek. Mübarek adam, yap bir şey de ahirete gönder ya, bir iyilik yap insanlara ya.

  78. 30:45

    Bak cennete gidecek yolları anlatacağım. Bir kısa aradan sonra, cennet ehlinin yüzüklerinde ve on parmağında, on yüzükte neler yazıyor, bunları anlatacağım. Hidayeti anlatacağım. Milleti sohbetlerden geri koymayın. Aman Allah rızası için davet edin, tebliğ edin, ulaştırın. Bir kişiye ulaştırdınız, işte yaptığın amelden kar ettik diyeceksin.

  79. 31:09

    Yüzünü hak edecek o amel inşallah. Allah Teala, hayırlara anahtar eylesin, şerlere kilit eylesin. Cümlemizi bu yolda hatim eylesin, hizmetlerimizi kabul eylesin. Kısa bir ara verelim ve ondan sonra Allah'ım bizi yine hayırda sohbette, derste cem eylesin. Amin.

  80. 31:50

    Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Vessalatü vesselamu ala seyyidil murselin, Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Birinci bölümde hasbihal ettiğimiz üzere, biz mutlaka cenneti kazanmak durumundayız ve Allah'ımızın huzuruna rızası kazanmış vaziyette çıkmak mecburiyetindeyiz.

  81. 32:27

    Aksi takdirde kendimizi helak ederiz, cehenneme atarız ve Mevla'nın gazabıyla ve çetin azabıyla karşılaşırız. İşin özeti bu. Onun için cennet ehlinin nimetlerinden biraz anlattık. Tabii tümünü anlatamadık. Efendim, Ebu Nuaym İspahani, büyük muhaddis, onun Sıfatü'l cenneti ve nimetlerinin sıfatı hakkında kitapları var.

  82. 32:58

    Yani başka alimlerin de var. Öyle olsa birkaç cildik kitap belki aylarca sürecek ders çıkar. Sırf cennetin sıfatı ve nimetleri ve cennet ehli, cennet ehlinin yaşantıları hakkında. Ara ara bazılarda temas ediliyor. Sohbetlerde geçiyor. Geçen derste kaldık da, orada bir hadis-i şerif rivayet etmiştim.

  83. 33:22

    İbn-i Abbas radıyallahu teala anhumadan rivayet etmiştim hadis-i şerifi. Belki birkaç gün araya girdi tabii. Hani cennet ehlinin işte ancak saçları var, kaşları var, kirpikleri var, geri kalan tüy tüs yok. Bir şeyler anlatmıştım. Hatırlamazdım. Vesaire bu rivayet, hadis-i şerifi anlatırken efendim, Ebu Naim sıfatü'l-cenne isimli eserinde de kaynağı var bunun.

  84. 33:52

    Sonra yine Ebu Naim hülyetü'l-evliya isimli eserinde de var. İbn-i Ebi Davud'un El-Bahs ve'l-Nuşur diye bir kitabı var. Ebu Davud değil. Ebu Davud meşhur altı kitaptan. İbn-i Ebi Davud. Bu da ayrı bir zattır. Onun da kitabı var El-Bahs diye. Bütün bunlar da geçiyor bu hadis-i şerifler.

  85. 34:11

    Şimdi Cennet ehlinin parmaklarında on tane yüzük var. On parmakta yani her parmakta bir yüzük. On parmağında on maharet var derler ya dünyada. On parmağında on yüzük var. Bu yüzüklerin hepsinde okuduğu, çünkü Cennet'e Arapça bilmeyende Arapça bilecek. Yani dünyada Arapça bilmeyende Cennet'e gittiyse Türk'tür, Acem'dir, İngiliz'dir olabilir,

  86. 34:43

    ırkı ne olasılarsa olsun Müslüman olur. Cennetlik olur. Cennet'e girdiği vakitte herkes otomatikman Arapça öğreniyor zaten. Cennet ehlinin kelamı Arapça'dır. Konuşma Arapça'dır. Onun için, efendim, âyetler yazılıyor, hadisler yazılıyor falan, parmaklara sorun yok yani. Herkes onu anlıyor çünkü Arapça bildiği için.

  87. 35:07

    Ne acayip bir şey. Mevla bize dünyada cennet ehlinin kelamını bilmeyi nasip etti elhamdülillah. uğraşanların bu fazileti de var yani. Size de nasip eylesin. E nasıl olsa cennete girince orada öğrenecekmişik. Onun için burada hiç kursa gitmeye, medreseye gitmeye, uğraşmaya lüzum yok falan ama bu saçma sapan bir görüştür.

  88. 35:29

    Neden? E cennette ibadet kalmıyor, Kur'an okuma kalmıyor, namazda kıyam, kıraat kalmıyor. E sen dünyada okurken manayı anlamıyorsun. Yani hafız bile olsan Arapçasını bilmeyince yine manayı anlamıyorsun. E niye mahrum olasın? Yani dünyada o namaz kılarken okuduğun âyetlerin veya imam okurken veya hatimle kıldırırken veya neyse herhangi bir âyetten okurken

  89. 35:54

    Bami Sûre'yi sen onun manasını anlayarak huzur bulsaydın daha iyi değil miydi? Mesela efendim yani Kur'an tabi okumak illa Allah'a yaklaştırır. Ahmetül Hanbel Hazretleri Mevla Teala'yı mâne âleminde gördü. Dedi ya Rabbim Sana mânen yaklaşmaya çalışanlar, sana yakınlaştıran amellerin en faziletlisi nedir?

  90. 36:24

    Ey Ahmet ancak benim kelamımla bana en çok yaklaşırlar. Ahmetül Hanbel Hazretleri sordu. Anlayarak mı anlamayarak mı? Anlasa da anlamasa da. Yani buradan biraz kurtuluyorsunuz. Manayı bilmese de bana yaklaşır diyor. Mânen yakınlaşır Kur'an tilâveti. Ümmetimin en üstün ibadeti Kıraatül Kur'an. Nazaran bir de bakarak okuması daha da faziletli.

  91. 36:50

    Gözü de nasibini alıyor. Parmağıyla şöyle yaparsa parmağı da nasibini alıyor. Eli tutuyor eli de nasibini alıyor. Bunların hepsi ahirette de mertebedir. Ve ibadet tasnifine giriyor. Onun için yani amma velâkin şimdi sana namazda huzur ve huşu emredilmiş. Kadifle al-mü'minûn. Mü'minler felaha erdi. Ama hangi mü'mine?

  92. 37:10

    Ellezînû fî salâti hâşiûn. Namazlarında huşu sahibi olan. E şimdi namaz kılmayan zaten çıktı dışarı. E namaz kılanın da hepsi kurtulamıyor. Neden? Huşu sahipli. Huşu ne demek? Allah'ı görür gibi. Yani huzur üzere. E şimdi burada manayı bilmenin çok yardımı oluyor. Onu anlatmaya çalışıyorum. Çünkü manayı bilmeyen adam işte imamın okumasında sesine takılıyor.

  93. 37:32

    İşte güzel okudu, yanık okudu, yanlış okudu. Yani yanlışı belki anlamaz hafız değilse. Ama yani işte sesinin bozukluğundan falan bir şeyler. Bazı da sesi güzel olup yanlış okuyanı beğenirler. Sesi çirkin olup doğru okuyanı beğenmez. Bizim milletin tartısı bozulmuş. Şirazesi kaymış yani. Adam cahil daha.

  94. 37:54

    Ama şimdi bazısı hem düzgün okur, hem talim tecrübü düzgün okur, hem de sesi güzeldir. Of! Nerede bulursun öyle hafızlar? Vardır. Azdır ama vardır. Nurun âlâ nur olur. Ama sen şimdi oraya takılıyorsun yani. İşte amma çekti, amma asıldı, amma güzel okudu. Ne makam yaptı ya, ne name falan. E bunlar huzuru temin etmez.

  95. 38:16

    Namazda aranan huşu Allah'a görür gibi olma halidir. Mevla'nın huzurunda mahşerde gibi böyle dikilmişsin duruyorsun. Ya Rabb'i işte kalbinden geçiriyorsun. Ya Rabb'i mahşer elli bin sene bu iki rekat kıldığım namaz kadar getir bana. Dostlarına öyle yapacaksın işte. Bu namazın kıyamında. E şimdi bunlar Mevla'nın huzurunda düşünülmesi gerekirken manayı bilenlerde kolaylık oluyor.

  96. 38:38

    Çünkü adam manayı düşünüyor. Manayı düşünürken de şeytan başka şeyler aklına getiremiyor. Getiriyor ara sırayına onu da götürüyor sağa sola ama yine adam geri kendini topluyor. Çünkü okunan ayetlerden hizaya geliyor. Çoğu kere imam manasını bilmiyor. İmamların çoğu tefsir bilmiyor ki. E şimdi imam manasını bilmiyor.

  97. 38:57

    Ama cemaatte öyle adam var. Manasını bildiği için imam o huzuru bulamıyor. Ama o cemaatteki zat huzuru buluyor. Zaten cemaatle namazın eftaliyetinin bir şeyde budur hikmetine. Neden? Arada bir kişi huzuru temin etse hani cemaatın tümü birbirine bağışlanma meselesi.

  98. 39:14

    Şimdi tek kılanda bu durumu yok. Çünkü zaten gafletle geçti namaz bitti. Senin namazın tek kişiliği zaten. Kime bağışlanacak da kabul olacak? Zaten tek başına kılıyorsun. Ama cemaatle kılındığında belki biri huzuru temin etti. Belki biri huşur sahibi oldu. Ama onun namazını kabul etti. Bu sefer ne oluyor?

  99. 39:32

    Kerem sahibidir. Birini kabul edeyim, öbürünü reddedeyim. Şanıma yakışmaz Allah buyuruyor. Bir de kırk kişi olsa. Onun için. Yani ben şimdi burası benim evim. Mescidi burada. Kırk kişi alır gerçi ama her dakika kırk kişi nereden bulacağım? Yani yavaş yavaş kırktan aşağı düşmez ama. O da olur bakalım.

  100. 39:52

    Mevlana günler getirir. Gönlüm öyle istiyor. Benim niyetim çünkü cemaat fazla olsun. Olur Mevla, hayırlı komşular halka der, hayırlı insanlar nasip eder, cemaatla kılalım derler. Şimdi oluyoruz 5-10 kişi ama fazla oluyoruz 20 kişi, 30'da olduğumuz olur. 40'ta ne sır var? 40 kişiden 1 kişi de garanti birisi mutlaka kabul oluyor.

  101. 40:13

    O kesin. Onun için kalabalık camilerde kıldıklarınızda çok kazanıyorsunuz yani. Cemaate, cemaate katılırsanız, işte kırkı doldurursanız çok iyi bir şey olur. Otuz, dokuzu bile reddolunmaklı kadar bozuk olsa, yine Mevla'da... 39'u bile reddolunmaklık kadar bozuk olsa yine Mevla Teala birini kabul edip diğerini reddetmeyecek kadar kerem sahibidir.

  102. 40:37

    Bundan dolayı onları da ona bağışladım buyuruyor. Tabii ehl-i sünnete göre itikad şartıyla elhamdülillah cemaatler, camilerde ekseri ehl-i sünnet üzeredirler yani. Bizim Müslümanlar ehl-i sünnet ilahiyat hocaları toplansa bir cemaatta orada bilmem 40'ta bir kişi çıkar mı kabul olan. İmam Hatip hocaları, ilahiyat hocaları toplansa 40 kişi, 80 kişi

  103. 40:59

    ooo 40'ı da bulduk, 80'i de bulduk, 100'ü de bulduk. Orada itikadı bilmem. Kimisi kader inkar eder, kimisi onun kibri. Orada belki 40'ta bir bile bulunmasın. Ben ona karışmam. Ama bu bizim cahil cemaat var ya bunlar mübarektir bu cahil cemaat. Bunlar hep ehl-i sünnet üzere, koca kara itikadı. Eski hocalardan ne okumuşlar?

  104. 41:17

    Ömer Nasuhi'nin Hilmihanede ne yazarsa o ona bakar. Doğrusu odur. Çünkü doğrusu odur. Bizim Hilmihanede aynı minval üzeredir. Yani biz de ayrı bir şey yapmadık Ömer Nasuhi Efendinin usulü. Biz de gelişen nedir? Deliller koyduk. Veyahut da daha Türkçe, daha anlaşılır dil, daha iyi zahkedecek. Onun için Osmanlı uleması biraz dilleri ağırdır.

  105. 41:35

    Fark bu kadar. Onun için yol bellidir. Güzergah bellidir. Bu yoldan gidenler cennete gitmiştir. Onlardan da hayırlı haberler bize gelmiştir. Yeni bir yol icat etmenin manası yoktur. Şimdi cennete gidenlerin, cennet ehlinin vasıfları nelerdir? Bunlar anlatılırken işte on parmaklarında on yüzük olacak.

  106. 41:59

    Ve bu yüzüklerde neler yazdığını kısaca beyan edeceğim. Buradan da bir ders çıkaracağız, ibret çıkaracağız. Çünkü o yüzüklerdeki yazılar şu anda dünyadakilere lazım. Cennete girdikten sonra yüzüğünde yazı varsa sana daha lazım değil. Bakarsın, efendim hikmet alırsın, ibret alırsın. İmtihan bitti, zil çaldı, faydası yani.

  107. 42:18

    Oradan sen ne ders çıkaracaksın? Geri mi döneceksin de bozduğun işi yeniden mi düzelteceksin? Ama şimdi biz o yüzüklerdeki yazıları dinlememizin, okumamızın çok faydası var. Neden? Mevla onlara ne işaret veriyorsa şimdiden bize duyuruyor onu da. Buhari-i Şerifi niye diyor? Sallallahu aleyhi ve sellem.

  108. 42:34

    Beyan etti bize. Cennete gidersek görürüz demedi. Demek ders alacağınız ilim var burada. Mübarek adamlar. Birinci mektubun alel evvel. İlk yüzükte yazıyor ki Selamun aleykum bi ma sabartum Bu Kur'an-ı Kerim'de ayetler. Rahat Suresi 24. ayet kelimesinde

  109. 42:56

    Şimdi bakıyor yüzüğe cenneteki adam. Acayip bir şey tabi. Selam olsun size. Zaten bu cennette eline verileceği Kur'an'da bu selamı beyan ediliyor. Yani selam, selamet, belasızlık, üzüntüsüzlük, kedersizlik, dertsizlik Yani bütün sıkıntı veren her şeyden kurtuluş. Dünyada her sıkıntı var. Bir tane kurtuluğumuz yok.

  110. 43:18

    Hala da devam ediyor. Önümüzde ne olacak belli değil. Yani. Size selam ve selamet var. Ama neden sebep sabrettiğiniz için. Bunu bir sohbette biraz deştim. Sabrettiniz. İşte oruç sabır. İman iki parçadır. Yarısı sabır, yarısı şükür. Sabır da iki parçadır. Yarısı oruç. Hadisleri birleştirdiğin zaman oruç imanın dörtte biri ediyor.

  111. 43:48

    Zaten dedim ki İslam şartı beş kelime-i şehadet dille okumadığın dışında fiziki olarak yapılanlar dört zaten. Dörtte biri işte zaten oruç. Bunlardan biri. Namaz, oruç, aç çeken. Sabrettiniz. Namaza beş vakit devama sabrettiniz. İçki içmemeye sabrettiniz. Canın çok çekti. Ne büyük sabır ister ya. Sabrettiniz.

  112. 44:15

    Yani İslamiyet'in tamamı sabırdır. Hastalığa da katlanacaksın. Allah'tan razı geleceksin, karşı gelmeyeceksin. Ayrı bir şey. Ama hastalığa sabreden çok bulunur. Çünkü sabretmese de yapacağı bir şey yok. Ama namazı kaytarmasına şeytan çalıştırıyor ve kaytarma payı da buluyor ya. Çünkü kimse zorlamıyor onu kılmaya.

  113. 44:36

    Aksine kılmama zorlayan dolu engel var. Onun için namaza devamda büyük bir cihat var. Beş vakit. Vakti vaktine kazaya bırakmadan. Hele bir de erkekler cemaatle. Bu baya bir şeydir yani. Çok büyük bir iştir namaz yani. Bir de günlük bu yahu. On bir ayda bir kere değil yahu. Her gün bile beş kere. Yani adamı mutlaka kendi huzuruna getirttiriyor yani.

  114. 45:01

    Bu adam ne kadar günah işlese bile, artık günaha da baktık, işte bir abdest al, namaza git, onu namaz frenler diyor Kur'an. frenler diyor ki, Fuhuş'tan, münkarattan, günahtan. Yani namaz onu engeller. Şu an için engellemiyor gibi görülse de namaza devam ettiği sürece engeller. Zaten o günahlardan vazgeçmediği takdirde namazı beş vakit kılamaz.

  115. 45:24

    Bir de baktın namazı terk etmiş yani. Çünkü namazı terk etmiyorsa mutlaka o günahlardan engelleyecektir. Ayet bu. Değilse zaten namazın suratına vurulacak. Kirli, bulaşık, çaput gibi suratına çarpılır diyor hadis-i şerif. Namaz seni fuhuş'tan, içki, kumar, zina, livata, eşcinsellik, lezbim bunlara fuhuştur.

  116. 45:50

    Bunlardan alıkoymuyorsa namazın suratına vurulacak. Selam olsun size. Sabrettiğiniz için. Sen o zaman nereye gidiyorsun o yüzüğe bakınca? Çok gerilere gidiyorsun değil mi? Hakikaten diyorsun. İslamiyet sabır istermiş. Ne iyi yapmışım da. Namaz, oruç, hac, zekat vakti vaktine devam, haram, günahtan sakınmak.

  117. 46:11

    Böyle tetikte durmuşum sabretmişim. Ne iyi yapmışım. Şimdi bak ne cennetlerdeyim. Diz boy nimetlerdeyim diyorsun. Yüzüğün ak oluyor. 60 sene, 70 sene bitti. Ne olacak şimdi? Kabir ve ötesi. Hiç daha telafisi yok. Ya bu vakitlerde kazanılıyor diyorum sana. Bunun başka çaresi yok diyorum sana. Sen bir dakika sonra ölmeyeceksin.

  118. 46:32

    Nereden biliyorsun? Sen dönsene Allah'ına benbare kadar. Okumadık mı geçen gece ya? Rabbinize yönelin. Tam teslim olun. İslam'a eli sünnete girin. Ansızın ölüm gelmeden. Ansızın azap gelmeden. Ansızın ne demek ya? İnsanlar ölümü mü bekliyor? Pat diye ölüyor herkes ya. Ne hasta diyeyim? Ne hasta diyeyim?

  119. 46:55

    Kafana taş düşüyor. Hep hasta değilim. Ne hasta değilsin kafana taş düşüyor. Her gün trafik kazalarında ölen, kanserden ölenden fazla ya. Mübarek adam. Ve mekûn fîs tânî. İkinci parmaktaki yüzükte ne yazılı? Üdhulûhâ bi-selâmin âminîn. Allah. Amin Allah. Böyle yüzükler mi yaptırsak, ne yapsak? Üzerlerine de yazdırsak.

  120. 47:18

    On parmakta on yüzük bize de deli derler. Tımarhaneye gönderirler. Ondan sonra baksak, sabra teşvik etse, değil mi? Cennetin aletleri, şu yüzükler ne güzelmişler, değil mi? Hudhuluha, size buyurun cennete girin. Biselâmin. Selam ile. selam ile, yani selam vererek, melekler size selam vererek, Mevla size selam vererek, Melekler ise selam vererek.

  121. 47:37

    Mevla ise selam vererek. selamun kavlen min Rabbin rahim. Cennet selamet. Allah selamet yurduna, selam yurduna çağırıyor. Cennetin adı selam yurdu. Selam, selamet ve kurtuluş diyor. Bütün sıkıntılarda. Girin cennete selam ile. Ve selametle. Aminin bütün korktuklarınızdan emin olarak. Yani bu cennete giriyorsunuz ya.

  122. 47:59

    Artık sizi üzecek, kızdıracak bir şey duymayacaksınız. Yine de insan geri düşünüyor. Çoluk çocuğum cennette mi acaba düşünüyor. Sevdiklerim cehenneme giden var mı düşünürse. Yine bir üzüntü olur. Onun için Mevla bu üzüntüleri de alacak adam da. Artık nasıl alacak? Bazı sevdiğinin suretinde bir mahluk yaratacak ona.

  123. 48:21

    Zannedecek ki bu benim sevdiğim insan. Cennette görecek onu. Öyle ondan üzülmeyecek. Çünkü bilse ki o cehennemde ondan üzülür. İşte üzüntü yok ya cennette. Her şey sana göre işte. Ama böyle. Şimdi ben dünyada üzülmemek imkanı yoktu. Onun için cennete girersek. Nasıl üzülmeyeceğiz? O kadar olay var. O kadar tanıdığımız, bildiğimiz cehenneme girenler olacak.

  124. 48:43

    Yani diye mesela farazlar koştu. Tabi cennetlik olduğumuza kesin garantimiz olmamakla birlikte. Ve lakin işte cennette üzüntü olmamasını bile tasavvur bile edemiyoruz. Çünkü neden? Dünyada üzüntüsüz bir an yok. Onun için üzüntü nasıl olmaz ya? İşte dünyada yaşlanmak, yaşlılık nasıl olmaz? Ölmek nasıl olmaz?

  125. 49:02

    Yersin içersin de büyük abdest, küçük abdest nasıl olmaz? Onun için anlayamayabiliriz. O selameti, o emniyeti şu anda tasavvur edemeyebiliriz. İşte öbürlerine demediğimiz gibi. Ama orada olacak bu. Kesin güvence var. Üçüncü parmakla gözükte.

  126. 49:23

    O cennet ki siz ona varis kılındınız. Yani işte varisi anlattım geçen bir sohbette. Babadan miras kalmış gibi kondunuz. Ama ne sebeple? Dünyada yapmış olduğunuz ameller sebebi. Gel yatsıyı kılma, gel teravihi kılma, gel oruç tutma, gel umreye gitme, gel haç yapma, gel cekat verme. Amel yok. Nasıl cennete gireceksin?

  127. 49:43

    Amel, amel, amel. Amel cennete sokmaz adamı dedim geçen derslerde. Hadis-i şerif okudum. âyet-i şerif okudum. Ancak Allah'ın rahmeti sokar. Ama Allah'ın rahmeti kime tecelli eder? Amel sahiplerine. Bu da böyle bir şey. O zaman amelsiz durulmaz. Nasıl teravih kılmadın sen bu gece ya? Mübarek adam, sen ne teravih, yatsıyı bile kılmadın diyor.

  128. 50:08

    Bir de utanmadan söylüyorsun ya. Yatsıyı kılmadın, nasıl? yaşıyorsun sen, birazdan imsak olacak, 80 sene cehennem azabını yükleneceksin. 80 sene yanmayı nasıl göze alıyorsun? kılsana şöyle serinle, temizle. Kıl ya, dört dakika Kıl ya, 4 dakika, 4 dakika tutar. dört dakika tutar. Sen burada Sen burada, sen cehenneme...

  129. 50:27

    sen cenneti nasıl bekliyorsun ya? Amel-i salih yok, bir de cennet istiyor Allah'tan. Talep-ül cenneti bile amel. Zenb-ül minezz-ül nübder Hasan-ı Basra Hazretlerinden rivayet eden Hasbi Hoca çok okurdu bunu rahmetle. Amelsiz cennet istemek de günahlardan bir günahtır. Allah Allah. Yani bir amel yap da ya Rabb'im benim amellerim sana layık değil.

  130. 50:47

    Bu amellerim beni cennete sokamaz ama ne olur rahmet buyur da cennetine sok. Hani demesin ki ya Rabb'im namaz kıldım ha cennete mutlaka gireceğim. Girdirme. Böyle terbiyesiz dua olmaz. Ama ya Rabb'im amellerim noksan kusurları var. Kusuruyla, küsuruyla kabul eyle, telafi eyle. Sen hatalarımızı, sihirlerimizi setreyle.

  131. 51:07

    Yanlışlarımız olur, unuturuz. Rekatı şaşırırız. Üç deriz, iki deriz. Olur böyle şey. Ya Rabb'im amelimiz sana layık değil. Sen kabul etmeye layıksın, kurban olduğum. İşte onun için amelsiz cennet istemek günahlardan bir günahtır. Nasıl yapacaksın cenneti amelsiz? Dördüncü parmaktan yazıyor. Buraya kadarkiler, üç parmaktakiler ayet idi.

  132. 51:30

    Burada Bir parmaktan yazıyor. Üzüntüler ve dertler ve gamlar ve kederler sizden kaldırıldı. Neyi hatırlatıyor? Geriye götürüyor. Siz hep cennette değildiniz. Tabi şimdi cennettesin, sonun neyse oraya hatırlıyorsun. Şimdi cennettesin, keyfin yerinde ama çok dertler, kederler gördünüz. Neler çektiniz ya, onlar kaldırıldı sizden.

  133. 51:57

    Ne demek? Geçmişteki sıkıntıları bir hatırlarsanız, cennetin kıymetini bilirsiniz. Öbür türlü, doğdum, büyüdüm, ben buradayım zaten. Buranın kıymetini nasıl bileceğim ki? Öyle değil. Siz çok dertli, kederli alemden geldiniz.

  134. 52:11

    Şimdi kaldırıldı sizden. Değmez mi ebedi dertsizliğe, kedersizliğe? İki dakika sıkıntı çekelim dünyada. Ne var yani? Allah'ım yarabbim. Şu ibadetler çok sabır ve devam, sebat istiyor. Allah cümlemize istikamet nasip eylesin. Amin. Beşinci parmakta ne yazıyor? Elvesnâkumul huliyye vel hülel. Size takılar ve hulleler giydirdik.

  135. 52:34

    Takılar, şimdi alıyorlar kadınlar diyeyim, karılar deyince ayıp oluyormuş, hanım kardeşlerimiz yani, böyle beş taş, iki taş, bir taş, Takılar. Ondan sonra şimdi böyle alıyor. On bin dolar, yirmi bin dolar. Çok pahalıymışlar. Alıyor böyle bir tane. Ondan sonra gidiyor yandaki bir karının yüzüne. Hemen karılar birbirinin parmağına bakarlar.

  136. 52:57

    Bak önüne işte. Ondan sonra geliyor kocasına. Bugün moralim çok bozuk. Ne oldu? Kadının beş taşı benden iyi. Niye? Penikinde leke var ya. Yirmi bin dolara aldık. Biri elli bin dolara almış. Hiç lekesiz. Adam ne yapsın bu kadına ya? Ulan adam zaten canı çıkmış. Borç harç bir yüzük almış. Gitti öbürünü görünce bunu beğenmiyor adammış.

  137. 53:20

    Bu nankörlük yüzünden değil mi? Cehenneme girmelerin ekserisi hadis-i şerifte buyuruluyor. Hem de Buhari hadis. İyiliğe nankörlük ederler. Kocaya geçime çok biraz. Hiç geçimimiz iyi değil bilmem. Ulan millet açlıktan ölüyor. Sen yemekten öleceksin be. Bu kadar bolluk var evinde. Şöyle biraz şükür et biraz.

  138. 53:40

    Yok. Hemen kendinden iyisini gör. Milletin neleri var ya? Sonu cehennem olduktan sonra ne yara? Sen sabret otur aşağıya. Geçime kanaat et. Kocana nankörlük etme. İyilik et. Kocan zaten eline geçerse alır sana ya. Ne yapsın adamcağız? Hırsızlık mı yapsın? Reşat mı alsın? İşte bak ne buyuruluyor yüzünden?

  139. 54:01

    Takılar hulleler giydirdik size. Geçen saatlerde anlatıldı. Yetmiş hulle her birinin rengi diğerine benzemez. Her dakika renk değişiyor. Ne ifetler, sündüsler iste bıraklar. Takılar. Aman ya Rabbim. Ne beş taş ne elli beş taş. Cennetteki pırlanta neymiş ya? Cennetteki bir zümrüdün, bir yakutun, bir zebercedin, bir akikin, cennetteki efendim ne diyeyim sana?

  140. 54:28

    Bir elmasın, pırlantanın neyse tanesi tanesi kıratı kramı dünyaya getirilse bütün dünya kapalı çarşı, açık çarşı bütün borsalar çöker. Çünkü dünyadakilerin hepsi yok olacak. Fani, o baki sana sonsuzu kim vermiş? Kaç parayı alabilirsin sonsuz bir şey? Onun için onların bahası biçilmez. Allah cümlemize bu yüzükleri giymeyi nasip eylesin.

  141. 54:57

    Efendim, aldın, altıncı parmakta, zevecnâkumul hûral'în iri gözlü hurilerle evlendirdik sizi. O kafirler, o zındıklar, neler yazıyor, tüm gece. O da TV'den bir haber çıkmıştı benim hakkımda, bakayım derken, altta yorumlar, benimle alakalı değil, başka bir şeylere bak. Hey! Erkeklere uğri var, kadınlara nuri var, mılardan tut!

  142. 55:22

    Ne elfâz-ı küfür ne, ne cavurlar! Ne elfâz-ı küfür ne, ne gâvurlar varmış bu Türkiye'de be. Ne gâvurlar varmış, Stalin'den beter. Öyle gâvurlar, o yorumları görsen, bunlar böyle, bunlar namaz kılar, hûriden bahseder, bunlar cennete, bunlar efendim cennet mi varmış, şu mu varmış, bunlar zındık ya. Âyet var, ve zevvecne akmul hûr al'în.

  143. 55:43

    İri gözlü hurilerle evlendirdik onlar. Kadınlara da vasifeler var, hizmetçiler var, inci taneleri gibi binlerce, on binlerce. Ne yapacak, zaten kocası var, eşi var. Eşi onu zaten bütün zevklere gark edecek. Eşi yetiyor ona. Mevla böyle yarattı, bu hikmeti sistemi böyle kurdu. Dünyada da bir erkeğe dörde kadar evlenmeye müsaade et.

  144. 56:07

    Ama adaleti beceremezsen, birle dur buyuruyor. Emir değil bu, zaruret olur şu olur. Ama adalet evlenebilir. Ama adaleti yerine getiremezsen, ahirete yamuk çıkar. O ayrı dava. Dünyada görülmüş mü bir kadına iki koca caiz? Nereden uyduruyorsun bunu? Kocası neyine yetmemiş? Orası cennet. Kocasına öyle güç verilecek, kuvvet verilecek ki.

  145. 56:31

    Orada iktidarsızlık diye bir sorun yok. Orada efendim hap almaya lüzum yok, orada ameliyat almaya lüzum yok. Hep genç. Eşi hep genç. Ne istiyor daha? Bunlar kafir ya. Kur'an ayetleri inkar ediyor bunlar ya. Allah Allah. O sırada yedinci parmakta Zühruf Suresi 71. ayet geliyor. Ve fiyâ mâ teştehî len fuşû ve telezüle âyûnu ventûn fiyâ gâlidun.

  146. 56:54

    Cennette canlar ne istiyorsa, gözlere ne lezzetli geliyorsa. Cennette hayvanlar, şu dünya hayvanları yok. Tavus kuşu var. Göze zevk veriyor mesela kanatları renkarek ya. Canları ne istiyorsa var. Ama ne istiyorsa şimdi aklına bile gelmez. Orada gelecek. Ventun fiyâ gâlidun. Siz burada ebedisiniz. Esas mesele zevkleriniz sonsuz ve daimidir.

  147. 57:14

    Yazıyor. Ne vaaz varmış? On yüzükte on saniyelik vaaz çıkar. Sekizinci parmakta râfaktumun nebiyyine ussuddiğîn. Siz peygamberlerle sıddıklarla komşu oldunuz. Komşuların güzelliğine bak. Bir de cehenneme gitseydin, yan komşu Ebu Cehil'e mi çatarsın? Artta Firavun mu var, üstte Karun mu yanıyor? Bu dünya, yeni gavurlar da var biliyorsunuz bayağı dünyada.

  148. 57:39

    Şu anda da Ebu Cehiller ölmedi ya. Aynı Ebu Cehiller yaşıyor. Dinsiz, kitapsızlar. Kur'an'la alay edenler. Siz cennette nebiylerle sıddıklarla rafik oldunuz. Ve hasûn-i evlâke rafikâ diyor Kur'an. Ne güzel arkadaşlık, dostluk sahipleri bunlar. Dokuzuncu parmaktaki yüzükten yazıyor. Sırtum şübbânen lâ tehramûn.

  149. 58:00

    Genç oldunuz, hiç yaşlanmayacaksınız. Herkes otuz üç yaşında. Hiç ilerlemiyor yaş. En kâmil, olgun yaşında. Kemiklerinin en olgun dönemi. Hormonlarının en olgun dönemi. Otuz üç, çok muhtedir bir yaş. Yaşlanmak yok. Siz hep genç kalacaksınız. Onuncu parmakta ne yazıyor? Sekentum fî civârimen lâ yudil cîrân.

  150. 58:23

    Siz komşularına eziyet vermeyen ve komşularına eziyet yapılmasına rıza göstermeyen yüce Allah'ın manevi civarında ve komşuluğunda sakin oldunuz. Mesken. Mesken eve derler. Sakin olacak yer. Sakin olduğunuz ne demek? Yerleştiniz. İskan alıyorlar. Apartmanlara dâhil belediye. İskan. İskan yerleşim. Sekene maddesinden geliyor.

  151. 58:50

    Şükûnetten. Yani yerleşmek. Sakinlik. Öyle bir Allah'ın huzurundasınız. Yani manevi civarındasınız. Mevla mekândan münezzin. Mevla ne arşın üstüne oturur haşa ne de cennetin içine girer haşa. Nasıl dünyada içinde değil cennetin içinde değil haşa. Siz komşularına eziyet etmeyen ve ettirmeyen zâtın manevi civarında sakin oldunuz.

  152. 59:17

    Bu ne demek biliyor musun? Dünyada her türlü eziyeti bekle. Komşudan neler çekiyoruz mesela. Uğraşıp duruyoruz. Allah senden muhabaza etsin. Şimdi kolay mı bu komşuluk işleri? En güzel yerde ev alıyorsun. Bir komşu senin evin içine diyor. Öyle bir manyak komşuya çatıyorsun. Ulan diyorsun. Evimiz kaç lira oldu.

  153. 59:37

    Değeri sıfıra düştü. Neden? Adam mı aptal salak? Ne yapacağız şimdi? Ondan sonra en iyi yerde oturuyorsun. En pahalı dağda oturuyorsun. Herifle geliyor kapıya. Bir sıkıntı, bir eziyet. Molotov kokteyi bir şey atıyor. bir şey atıyor, bilmem ne. Bütün şey gitti. Nereden taşınacağız, nasıl kaçacağız diye.

  154. 59:54

    Çünkü neden? Burası dünya. Burada kimse garantide değil. Burada kimse güvencede değil. Burada en iyi kalelerde, kulelerde oturanlar, burada saraylarda, köşklerde kalanlar, burada en güvenlikli sitelerde oturanlar da güvende değil. Her an. Her şey olabilir. Çünkü orası ödün ya. Ne dedi Selahattin Demirtaş?

  155. 1:00:15

    PKK teröristi. Ne dedi? Antalya, Urfa'ya uzak değil dedi. Ne demek istedi? Bir teröristleri salarsam dedi, Bodrum, Bodrum'u yakarım dedi. Haa, şimdi efendim söylüyorsun, Bodrum çok güzel, koylar, sahiller, bilmem ne, bilmem ne ama komşu tehlikesi, birden bir tehlike gelse Allah muhafaza. Hiç kimse garantide ve güvencede değil.

  156. 1:00:44

    Dün padişah, ertesi gün baktın yeniçeriler bir kazan kaldırmış, gel aşağı, padişahı kesiyorlar. Dün kral, işte Cameron mu, Cameron mu ne? Ne oldu şimdi? Tak, İngiltere başbakanı gitti, istifa. Bu işler böyle. Kimseye daim kalmamış. Sen daimliği boş ver. 3-5 sene içinde başlarına gelecek belli değil.

  157. 1:01:08

    Onun için, komşularına eziyet etmeyen ve ettirmeyen Allah'ın manevi civarı olan cennetine yerleşmek üzere hedefimizi, gayemizi yüce tutalım. Ali himmet olalım. 3'e 5'e kanaat etmeyelim ahiret hususunda. Bu mübarek sahurlerde, seherlerde işte yarınki, öbür günkü derslerde anlatacağız. İstiğfarı çok yapalım.

  158. 1:01:32

    Cenneti çok isteyin. Cehennemden çok sığının. Bu haziran dergisinin 89. sayfasının en başında yazılıyor. Dört hasreti çok yapın. Ben size diye diye ağzımda tüy bitti. Siz Ramazan'ın son on gecelerine, on günlerine giriyoruz. Kazanmaya yer arayalım ya. Niye kaybedelim? Bu saatlerde kazanacağız. Birbirini de haberdar edelim.

  159. 1:01:54

    Birbirini de davet edelim. Sohbet saatlerini kaçırmayalım. Ya. Rabbim Tebâreke ve Teâlâ'dan mağfiret talep edelim. Allah bu saatlerde af isteyenleri affedeceğini vaad ediyor. Ve seherlerde istiğfar eden kullarını met ediyor. Rabbim cümlemizi o dostlarına ilhak eyleye. Amin. Ve sallallahu teâlâ alâ seyyidina Muhammed ve alâ alihi ve sahbihi ve selleme teşlimen kethira. Velhamdülillahi rabbil alemin. Amin.