56:12 / 56:20

  1. 00:19

    Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil Alemin ve salatu ve selam A'la Seyyidil Murseline Muhammedin ve a'la alihi ve sahbihi ecma'in Kıymetli dinleyenlerimiz, Ramazan-ı Şerif'in ortası da bitmek üzere.

  2. 00:39

    Bitmek üzeredir, yarın yirminci gün, yani ortası bitiyor, ortası Mevsatul Mahfirat, ortası mahfirettir, günahların affına vesiledir. İşte sıcaklarda oruç tutuyorsunuz, bu sıcaklarda açlıksızsızlıkla günahlardan kurtuluyorsunuz inşâAllah. Yarınki gece 21. gecedir. 21. gecenin çok önemi vardır. Dünkü sohbette beyan ettiğim üzere Kadir Gecesi olma ihtimali çok kuvvetlidir.

  3. 01:18

    Hem on gecelerin tek gecelerinin ilki olmak hasebiyle hem Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e 21. gecenin Kadir Gecesi olarak gösterilmiş olması münasebetiyle hem de Ebu'l-Hasani Khorasani Kudüs-i Esiru Hazretleri'nin keşfiyle 40 senedir Kadir Gecesini kaçırmadım buyuruyor.

  4. 01:48

    Hep Mevla bana keşfettirdi, gösterdi alametleriyle ve senenin günlerinde 40 senelik yaptığım tespit sayesinde. Şu neticeye vardım ki, pazartesiyle girerse Ramazan-ı Şerif, pazartesiyle girdiğinde o sene 21. gece oluyor. Çünkü her sene geziyor. Gezdiği için bu sene pazartesiyle girdi Ramazan-ı Şerif.

  5. 02:14

    Onun için bu keşfe göre de 21. gece olduğu sabit oluyor. Onun için biz yarın gece Ahmet Yesevi Derneği'nde olacağız. Fatih'te Halic Caddesi var. Fatih'in Malta kapısından aşağı iniyorsun Halic'e doğru. Parke taşlı büyük caddedir. İnerken sahada. Kime sorsanız gösterirler. Ahmet Yesevi Derneği'nde iftara bir saat kalır, sohbet olur.

  6. 02:36

    Sonra iftar yapıyoruz cemaatle, sonra akşamı cemaatle kılıyoruz, evvâ binleri kılıyoruz. Sonra bir daha sohbet oluyor, sonra teravih de ben kıldırıyorum inşâAllah. Efendim, Yasin-i Şerif'le kılacağız inşâAllah, Kur'an'ın kalbidir. Ve Kadir Gecesi olma rivâyetlerine göre gayretli bir ibadet çıkaracağız inşâAllah, gayretli bir ibadet çıkaracağız.

  7. 03:04

    Gecenin nafile namazı da var, onu da kıldıracağım inşâAllah, öyle niyet ettim. 21. gecenin nafile namazı var, o namazı da özel kıldıracağım inşâAllah, hanımlara yer yoktur. Hanımlara yer yok tabii ki şu anda, yerlerimiz yapılacak inşâAllah, derneğimizin projeleri size aktarılıyor, Ahmet Neşevi Derneğimizin, orada büyük bir projemiz var, o zaman birkaç bin metre yer olursa peki hanımlar da at katlarda yani farklı katlarda gelebilecekler, o zaman daha bereketli olacak inşâAllah ama şimdi durumumuz bu, sizlerin destekleriyle orayı da yapacağız

  8. 03:43

    inşâAllah. Şimdi Ramazan-ı Şerif'in tabii ki oruçları, teravihleri, ibadetleri, bizlere çok büyük makamlar kazandırıyor. Yani en mühimi tabii Mevla'ya vasıl olmak. Mevla'nın rızasına erişmek ve cennetine dahil olmak ve O'nun istediği gibi bir kul olabilmek. Bu hususta Ramazan-ı Şerif bize çok yardımcıdır.

  9. 04:13

    Çünkü bir aylık bir alıştırmadır. Bunun neticesinde diğer aylara da bunun bereketi sirat edecektir. Onun için hadis-i şerifte ne buyuruluyor? Haftanın mihekki Cuma'ya bakar. Cuma günahsız ve ibadetle geçerse haftanın diğer günleri selamette olur. Selamet demek, günahsızlık demek.

  10. 04:36

    Şimdi biz onun için, bugün işte Cuma, bu mübarek günde, Cuma Ramazan'a gittik. İşte ibadetlerimizi artırıyoruz. Günahlardan, haramlardan daha çok sakınıyoruz Cuma diye. O, altı güne etki yapacak. 6 güne etki yapacak. Hadis-i şerif böyle buyuruyor yani. Haftamız inşallah, Haftamız inşaAllah bidaha Cuma'ya kadar selamette yani günahsız geçmesine vesile olacak.

  11. 04:51

    bir daha Cuma'ya kadar selamette yani, günahsız, huzur üzere, ibadetle ve sakinlikle yani işte kavga, gürülteden çok kaçmak lazım. Böyle olsa selametü senedikullâh, bütün sene selamette kalır. Yani onun için ne diyorum? Bir aylık bir temrin var burada, alıştırma var. Bu bir aylık alıştırma, on bir ayı düzene sokmak için vesiledir.

  12. 05:19

    İnsan buradan bir yani i'tiyat diyoruz Arapçası'nda, siz antara falan gavurca kelimeler kullanıyorsunuz. Yani buradan bir ay içindeki kazançlarıyla i'tiyat yani âdet haline geliyor. Zaten bir şeye insan kırk gün devam etse, o onun huyu olur derler. o onun huyu olur derdi Efendi Hazretleri, yani meşayihden böyle naklederdi.

  13. 05:42

    Onun için çileye sokuyorlar yani çile kırk demek farça. Erbainlere, tarikatta giriyorlar, hep kırkın çok önemi var. E şimdi zaten Ramazan otuz yani. Şurada bir on gün daha insan bayramda kendi muhafaza etse efendim bayramda belki işte şey çoğalır yani keyif. Halbuki yani Şaban'ın son onundan iyi bir sıkı bir şeye girseydi hem oruç hem şey Ramazan'la beraber kırk olurdu.

  14. 06:09

    Ve böylece çok büyük bir nefse karşı terbiye usulü geliştirmiş olurdu. Şeytana galip gelmiş olurdu. E bir daha sene inşallah önden konuşuruz bu lafları. Yani bir kırk çıkaralım yani. Hani şimdi Ramazan 29-30 bir on gün, on bir gün evvelinden günü evvelinden, namaz anında kaç gün olmasına göre hesap yaparız.

  15. 06:27

    Ramazan'ın da kaç gün olmasına göre hesap yaparız. Bunlar önemli şeyler. Çünkü insan hayatı boyunca, ömür boyunca ihlaslı olsun, ibadetli olsun, huzurlu olsun, kavga etmesin, bağırmasın, çağırmasın namerime bakmasın, gıybet yapmasın falan filan ama bu evliya işi yani. Hiç Efendi Hazretleri değiliz yani.

  16. 06:48

    Hal böyle olunca bazı günlere şartlanmakta fayda var. Anlıyor musun? Yani şu kırk günü çıkarayım bir. Çünkü bu neye yarayacak? Menekıla sallallahu aleyhi ve sellem, arba'ine sabahen, zaharet, yenâbü'l-hekmeti min kalbi alâ l-isrâ'lin. Hadis-i Şerif'te Hadis-i şerifte, kırk gün her kim ihlas üzere Allah için ibadet yaparsa, ama yani huzurunu bozmazsa

  17. 07:12

    hikmet tınarları onun kalbinden fışkırır dilinde zuhur eder. Yani ağzına vurur yani. Bir de bakarsın adam ne ilimler konuşuyor? Yahu bu adam ümmi adam benim senin gibi bir adam bir şeyden haberi yok idi. Bu nereden bu kadar konuşmaya başladı? Çünkü kırk gün ihlas. Burada kırk günün önemi var. Ne bakımdan önemi var?

  18. 07:34

    İşte onun için yani insanlar kırk sene, seksen sene aynı hal üzere Mahmut Efendi Hazretleri gibi evliya değil ki. Yani bu zamanda kaç kişi var öyle kırk sene istikametini bozmamış harama düşmemiş, günaha düşmemiş seksen sene düşmemiş Mahmut Efendi Hazretleri doksan yaşında belki küsuru da var. Yedi yaşından altı yaşından beri ibadette.

  19. 07:56

    E şimdi onun için biz bu Ramazan'ı kırk günü belki işte evvelinden bir on ekleseydik kırkı bulurduk. Mesela burada da rahmeti bulurduk yani. Ne olursa olsun şimdi yine biz hiç olmazsa şu anda kendimizi şu son on geceye, on güne kilitleyelim. Çünkü önümüzde on gecelerde Kadir Gecesi aranıyor. Tek gecelerinde arayın buyuruluyor.

  20. 08:19

    Bunun tek gecesi yirmi bir işte yarın gece Yirmi yedi zaten herkesin bütün camilerde bilinen gece. Yirmi yedi, yirmi dokuz. Yani burada beş tane gece var tek. E bir beş gecede insan kendine bir hizaya çekemez mi canım? Ağzına gözüne sahip ol kardeşim. Yani iftardan sonra da sahip olarken oruçluyken de sahip ol çünkü kıymet ediyorsun, oruçluyken de ediyorsun yani.

  21. 08:46

    Bu hususta Mevla'ya kavuşmanın yolu Ramazan'dan geçer yani. Mevla'ya kavuşmanın yeri ve mahalli ve zamanı da Ramazan ayıdır. Geçen Adı Şerif okudum. Dudakları sarardığı zaman yüzleri sararıp solduğu zaman dudakları kuruduk beyazladığı zaman efendim ben onlara ya Musa seninle mükaleme ettiğim zamandan daha yakın olacağım.

  22. 09:10

    Bu nasıl bir kurbiyettir, ekrabiyettir, en yakınlık halinin tecellisidir. Bu iftarda oluyor. Bizim ümmete nasip oluyor. Başka bir ümmette de yok bu iş. E şimdi önümüzdeki bari on gecelerde iftarımızı ve sahurumuzu akıllı başında yapalım. Niye Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem camide yatıyordu? Niye itikafta kalıyordu?

  23. 09:31

    Kadir Gecesi'ni ibadetle hiyat ediyordu. Evinde de ibadetteydi zaten. Ama ümmete örnek olmak için. Çünkü bizim gibiler evde aynı ibadet yapamıyoruz camideki gibi. Karı tırtırı, bilmem ne, çoluk, çocuk, telefon, kapı. Ya şimdi televizyon, zab, sur. Kaçırıyoruz kantarın topusunu. Onun için camide kalması ümmete gösteriyor.

  24. 09:57

    Yani herkes evinde öyle ibadet yapamaz onun gibi. Onun için. Onun için, yani camide durun ki ibadete mecbur olasınız. Bundan dolayı on gecelerin gecelerinde mesela camilerde itikâf, günü de kalabilse ne hâle? Ha gündüz işime gidiyorum, geceye niyet edersin itikâf.

  25. 10:12

    Şimdi yarın gece, akşamdan bir saat kala gireceğiz mescide, itikâf niyetiyle inşâAllah. Ne olacak? Taa işte teravih bitiyor, on bir buçuğu falan buluyor. Yani on bir buçuğu da geçiyor bazen. E teravih bitene kadar ne oldu? Taa diyeyim sana, yedi buçuktan, sekiz buçuk, dokuz buçuk, on buçuk, on bir buçuk, dört saat kadar bir itikâf yapmış oluyorsun.

  26. 10:37

    Bu çok önemli. Mescidde kalmış oluyorsun. Yani böyle niyet ederek gireceğiz. Çünkü öyle insan nevet sünnetiyle itikâf, itikâf sünnetine niyet ettim dese, yani bu müekked sünnet olan on gecelik, on günlük sünnet olmuyor ama yine de ondan bir nasip alıyor. Onun için değerlendirelim vaktimizi. Ulema evliya buyurmuşlar ki,

  27. 11:01

    dünya, Allah-u Teala ile aramızda bir hicaptır yani en büyük perde dünyadır. Zaten ölmeden Mevla'nın cemali görülemiyor. Ölmeden cennete girilemiyor. Yani ölmeden ne demek? Dünyada olmamız birçok şeye engeldir. Hal böyle olunca, dünya nedir? Dünya nedir? Dört şeydir. Yani özetleyecek olursak herkesin dünyası eşittir.

  28. 11:26

    Dünya dört şeydir. Bu da nedir? Yiyecektir. Tamam, şarap, içecektir. Ondan sonra uyku. Herkes için geçerli bu. Kimse bunlardan yemeden duramaz. Kimse içmeden duramaz. Kimse uyumadan duramaz. Bir de cima. Yani cinsel ilişki. Bazıları durabilir ama bunlar müstesna insanlardır. Yani genel manada insan cinsinden bahsedecek olursak, cima da insan için bir zarurettir.

  29. 11:57

    Yani lezzet olarak da, zaruret olarak da, hangi türden düşünürsek düşünelim, dünya dört şeyden ibarettir. Herkesin dünyasında bu dört şey vardır. Şimdi Mevla sana Ramazan'da ne yaptırıyor? Oruç tutturuyor. Ne oldu? Yemek gitti, içmek gitti.

  30. 12:17

    Şimdi ikisini, gündüzleri eksik ettin. 17 saat oruç tutuyorsunuz. Değil mi? 17'yi küsuru da var oruç dakikası, belki 15 dakikası falan. 17 saat. Ya geceler bir avuç. 3-3.23'de imsak oluyor. Hal böyle olunca, yani nedir gece? Bu taraftan da 8-40. 9 desen 10-11-12-1-2-3. İşte oradan koy, buradan koy. 6,5 saat.

  31. 12:48

    6,5 saatlik bir gece var. 6,5-7'ye bile belki de ulaşmıyor. Keri kalan. 17 saat. Bu çok büyük bir efendim, nefis terbiyesidir. İnsanı dünyadan alıkoymaktır. Zevklerini engellemektir. Ya. Onun için Mevlâ ne buyuruyor? Sovmulî ve nezîbî. Her ibadeti, kulumun kendine döner ve mükafatı sabittir. Şu kadar sevap var diye ben bildiriyorum.

  32. 13:18

    Ama oruç, kendine ait değildir. Bana aittir. Ve nezîbî. Orucun mükafatını ben vereceğim. Bir ibadette ne buyuruyor? Ve ne cezâ. Orucun sevabı, yani ahirette çıksa, cennete girse falan orucun sevabı olmaz. Yani onlar onu karşılamıyor. Ya nedir? Orucun karşılığı ben olacağım Allah buyuruyor. Ne demek?

  33. 13:40

    Cemalimi göstereceğim ve rızamı bahşedeceğim. Bizzat kendimi oruca karşılık veriyorum. Oruca karşılık veriyor. Rızamı ve cemalimi veriyor. Rızamı ve cemalimi veriyorum. Yoksa köşklerle, saraylarla bile oruç karşılığını bulmuyor diyor. Yedehu taamehu ve şerabehu ve şehvetehu min ezil. Çünkü bir kul yemesini, içmesini ve şehvetini yani cinsel münasebetini

  34. 14:02

    ve şimdi benim gibi pili bitmiş adamlar var mı? bu konu kolay konuşuluyor. Ama işte yeni evleneni var, genci var, efendim gençlerde zor, birden aklına vurur. Yani hiçbir şey de onu dindiremez ha. E bu sefer ne olacak? Eşiyle işte helalidir ama oruçludur. E eşiyle işte helalidir ama oruçludur. Oruç ona mani oldu işte.

  35. 14:22

    Şehvetine engel oldu. Neden sebep? Neden sebep? Min ecli. Benim hatırım için Allah. Benim hatırım için Allah buyuruyor. Sen o noktada orucu bu şuurla tuttuğun zaman, zaten dünya lezzetlerinden, zaten dünya şeyinden üçü gitti. Bir kaldı uyku. Oruçluyken uyuyabilir misin? Oruç duyurken uyuyabilir misin?

  36. 14:40

    Uyursun. Uyursun. Ama çok uyumamak lazım. Yani uyursun. Kailule sünnettir. Öğlenden evvel uyunur. Öğlenden sonra uyunur. İkinden sonra uyumak mekruhtur. mekruhtur. Ama çok ağrın var, Ama çok ağrım var, sancım var. sancın var. Ancak uyursam Ancak uyursam şey olabilir. şey olabilir. Yoksa midemek şu kram kilo gibi.

  37. 14:53

    Yoksa bir demek şu krem kilo şey oluyor mu? O başka. Hani bazı insan dayanamıyor. O uykuyla iftara yaklaştırıyor. iftara yaklaştırıyor kendini. O zarureti varsa, ona müsaade vardır. Ama normalde kesratü'l-nev yani fazla uyumak oruçluya açlık hissi vermez. Çünkü uyku adama tokluk hissi verir. Bundan dolayı Mevla da ne istiyor?

  38. 15:16

    Biraz açlıksızlık istiyor. kusursuzluk çeksin istiyor. Ama kendine eziyet etmek anlamında da değil. Fakat aşırı uyku da çok iyi bir şey değil. Adam sahurda yatıyor, iftarda kalkıyor. suda yatıyor, iftarda kalkıyor. Ya bu ne ya? Ya bu ne ya? Yani bu kadar uyunur mu? Arada öğlen namazı gitti, Arada öğle namazı gitti, ikinci namazı geçti.

  39. 15:32

    ikinci namazı geçti. Yani zaten Yani zaten senin bir vakit... senin bir vakit namaz, bir gün oruçtan aşağı değil, yukarısı var. E sen nasıl namazları kaçırıyorsun? Hem oruç tutuyorsun, fazla namazı kılmıyorsun. Senin orucundan ne anladık? Onun için yemesini, içmesini ve şehvetini benden sebep terk ediyor kulum.

  40. 15:48

    Bu yüzden orucun mükafatını bildirmedim Allah buyuruyor. Kendimi ayırdım diyor. Hatta kendimi ayırdım oruçlulara diyor. Kendi rızamı helal ettim diyor. Bu kadar büyük işlersiniz yani. Şimdi gece, gündüzlerde bu durum var. Gündüzlerde çok uzun ve sıcak. Gecede de ne yapıyor? Teravih kıldırıyor sana. Bu da uykuyu bayağı azaltıyor.

  41. 16:12

    E tabi bizim teravihler 20 dakikadan aşağı kurtarmaz. Sırf teravih konuşuyorum. Yatsı, vitir dahil değil. Çünkü 1 dakikadan aşağı bir rekat yani inatı aynayla bile kurtarmıyor. 1 dakikadan aşağı. Dolayısıyla o 20 dakikadan aşağı zaten işte yatsı, vitiri bilmem nesi. Yarım saatten aşağı. Anlamaz mı olur?

  42. 16:33

    Ama tabi ki şimdi bazı camiler belki daha da hızlı kıldırıyorlar, bilmiyorum. Eskiden yetimhamlar vardı bir şeyler. Sonra Diyanet el attı biraz bu işe. Yani şikayet edin dediler bize. Şikayet, bir ihbar yapın dediler cemaate yani. Böyle bir şeyler oldu. Ondan sonra onlar engellendi bazı imamlar. Belki de açığa alınmıştır.

  43. 16:55

    Veyahut da işte neyse. Dolayısıyla teravih esasen hatimle kılınır. Hatimle kılındığı zaman da yani normal 1 saatten aşağı hatimle kılınmaz yani teravih. Pöpüme kemedine de çok fuzuli uzatmalar var. Onlar biraz acayip. Çekmeyecek yere çekiyorlar, durmayacak yere duruyorlar. Yani onların okuyuşu falan.

  44. 17:19

    Onlar 2 saat sürüyor. Ama 20 dakika yarım saat konutta dua yapıyorlar falan. Yani bizim usulümüzde Hanefi mezhebinde vitrin konutunda öyle uzun dua yok. Gerçi yapsan da caizdir. Hanefi'de de sorun yok da. Sesli de yapabilirsin konutu Hanefi'de. Çünkü Halebi Sagir'de diyor ki isterse cehri okuyabilir konut duasını.

  45. 17:43

    Çünkü gece namazıdır. Gece namazlarında sesli okuma müsaadesi var yani. Ben onun için bizim camide falan Allah'ın mehdine bazı duaları hani cemaat bilmiyor o konutları. Bizim Allahümme yâ kenâ bu diye sabitlemişiz tabi. Dünya kadar daha konut duası var. Fakat biz onları zaten onları bildiğine şükrediyoruz.

  46. 18:02

    Milletin çoğu Fatiha okuyor. Konut duasını ezberlememiş hala. Onun için onu da bilene şükrediyoruz. Ama ben cemaatin okuyamadığı konutları mesela bizim camide kıldırırken okuyorum. Birkaç daha dua ediyorum yani. Çünkü neden? Cemaatta sevaplansın, mükafatlansın. Kendi namazda okuyamıyor onu ya. Cemaatin bereketiyle onlar da okunmuş olsun.

  47. 18:22

    Amel edilmiş olsun. O sünnetler de ihya edilsin. O sünnetler da icra edilsin. Yani tabi ki iki saat sürmez ama bir saat sürse bile bunun şimdi yastığı girdisi çıktısı falan bu bir buçuk saattir. Evine gelmesi gitmesi hatimle kılınan noktada iki saat, iki buçuk saat. Yani teravih hatimle kılındığı zaman ve normal teravihde de uykuya manidir.

  48. 18:46

    Çünkü geceler çok kısa. Adam yastığı kılsa bile hemen yatacak. Yani şimdi yastığı kılsa hemen yatsa adam on birde yatar. On biri o çeyrek gece yatar. E şimdiki teravih kılayım diyen adam yarımı boyluyor evine gitmesi bilmem nesi. Mesela bir de bunu hatimle kıldığını düşün. Bir, bir buçuğa sarkar bu.

  49. 19:04

    Çünkü çıkacak, evine gidecek. Üstünü soyun, başını soyunca yatacak. E bu böyledir. Onun için Mevla teravihi de meşru ederek ne yapıyor? Uykuyu kaldırıyor. Yani bir insan Ramazanda gündüz oruç tutarsa gece de düzgün tabi Ehli Sünnet Hocanın arkasında teravih kılarsa, yani kıraat da taviz verilemez. Metler var, çekilecek yerler var böyle.

  50. 19:30

    Patkül teravih olmaz. Ehli Sünnet bir alimin arkasında güzel de bir teravih kılarsa bu adam geceleri de uykusundan fedakarlık etmiş oluyor. Gündüzleri de yemeğini, içmeyini, şehvetini terk ediyor. Öyle mi? Ne oldu? Dünya kaç şeydi? Dört şey. Ramazanda dördüne de gem vuruldu mu? Dördüne de Mevla engel çıkarttı mı?

  51. 19:55

    Çıkarttı. Dünyanın dört maddesi. 17 saat yemek, içmek yok. Türkiye için konuşuyorum, İstanbul için. Şehvet de yok. Cinsel ilişki yasak. E gecede teravih var. Teravihi de düzgün kıldığımız takdirde o da baya bir kıyam yani gece ibadeti sayılıyor. O zaman ne oldu? Gecede uykuya uykudan feragat var ve fedakarlık var yani.

  52. 20:20

    Bir iki saat insan zor uyur bu gecelerde, sahura kalkacaksa. Yok ki pay yok. Bir pay yok. Ne oldu? Nefsin ve dünyanın şerrinden böylece kurtuldu. Yani dünyayı terk etmiş oldu. Yani dünyayı terk etti. Yemeği terk etti, içmeyi terk etti, şehvet terk etti. Gecede uykusundan fedakarlık etti. Teravih niyet etti, kıldı.

  53. 20:43

    Bu adam dünyayı terk etti. Mevla'ya erdi. Rızasına erdi buyurmuşlar. Çünkü hicab kalktı. Perde neydi? Dünya idi. Dünya neydi? Dört şeydi. Ramazan'da da bu dört şey engellendi. Azaltıldı, engellendi. Çünkü yemek içmek iftardan sonra serbest ama yiyeceğin işte 4-5 saat içinde ne yiyorsan yiyorsun, ağzını bağlayacaksın bir daha.

  54. 21:07

    Yani engellenmiş oldu. Bu kul dünyayı terk etti, bu kul Mevla'ya erdi demişler alimlerimiz. İşte bu şuurlarla tutmak meseledir. İnsan burada Ramazan-ı Şerif'in bize neler kazandırdığı şuuruna ermeli, erişmeli. Ve ben bu Ramazan'da oruç tutuyorum, aç duruyorum, susuz duruyorum. Kimin keyfine duruyorum?

  55. 21:31

    Yani sıfır Rabbim için duruyorum. Ben burada kimsenin para verse bana ben yemeğimi, içmeğimi terk etmem. Yani parayla orucu içtik, 17 saat aç dur sana 50 lira vereceğim. Ya da para neyse bilmiyorum. Çoğu insan yani bu kadar zengin insan da var, paraya ihtiyacı olmayan insan da var. Allah için oruç tutuyor adam.

  56. 21:51

    Normalde o adama para versen tutmaz ki. Yani kimsenin keyfi için olacak iş değil bu oruç meselesi. Hiçbir ibadete benzemiyor. Onun için orucun mükafatı ancak Mevla'nın rızası olacak, cenneti olacak, cemali olacak ama orucun takva ile tamamlanması şartıyla. Niye orucu farz ettim size? Ola ki haramlardan sakınasınız bu sayede.

  57. 22:17

    Kedimin dediğime geldik. İhtiyat kazanasınız, adet gelişsin. Orucun bir aylık bir deneme, sınama, imtihan sürecini atlattığın zaman bayramda hemen bodozlama haramlara atlamayacaksın. Ya nedir? E ben burada nasıl durdum ya? Ya Ramazan'da nasıl durdum?

  58. 22:37

    Şimdi de durayım. Kendime çeki düzen vereyim diyeceksin. Ama Ramazan'da durdun satar. Gıybeti bırakmadınsa, iftirayı bırakmadınsa, yalan konuşmayı bırakmadınsa, müstehcen şarkılar, türküler, içerikleri dinlemeyi bırakmadınsa, Ramazan'da ne kazanacaksın? Açlık, susuzluk. Zaten kalktı. Oruç değilsin. Yersin, içersin.

  59. 23:01

    Ama Ramazan'da şu haramlardan sakınma ile ilerleme kaydetseydin, bu sana ne getirecekti? 11 ayda da takva kespettirecek, kazandıracak. Onun için şimdi bizler Ramazan-ı Şerif'in tabi faziletlerini anlatıyoruz. Bu faziletlerin en mühimi

  60. 23:23

    Mevlamız'ın buyurduğu üzere Evliya Allah'tan beri hep oruç tutardı. Yani Ramazan dışında da oruç tutardı. Bayram günleri haram olduğu için bayramda iftar eder. Bayramı dışında hep oruç tutar. Sonra vefat etti. Onun muhasırlarından, velilerden bizzat onu mana aleminde gördü. Dedi Allah-u Teala sana ne muamele etti ya sen?

  61. 23:53

    Hiç yemedin, içmedin dünyada ya dedi ona. O da dedi ki Mevla beni özel muhatap aldı dedi. Tek edek görüştü benle. Ya ruhuyla. Ve dedi bana ki Ey dünyada yememiş kulum burada ye. burada iç. Yani ne demek istiyorum? Karşılık nereden veriliyor? Yapılan amelin cinsinden veriliyor. Sen açlık susuzluk ibadetini yaptınsa çok sana ibadetini yaptıysan çok, sana ye işleniyor.

  62. 24:27

    Hep kendi cinsinden veriliyor mükafat. Anladın mı? Hep kendi cinsinden verilir mükafatlar, anladın mı? Orucu mükafatı yemek içmek. Dünyada zina etmedin. Haramdan, harama uçkul çözmedin, haramdan sakındın. Orada sana verilecek ruhuylar Orada sana verilecek huriler başkasına benzemez. başkasına benzemez.

  63. 24:44

    Adam zina etmiş, tövbe etti falan filan cennete girdi. Ama şimdi o dünyada o lezzetlerden gayrimeşru yollarda tükettiği için bazı zevklerini ona da, ona o kadar büyük bir mükafat verilmez. Yani onu da bir cennete giren illa ki nimeti bul ama öbür adam gibi olur mu? Dünyada sakındın, al şimdi sana bunlar hepsi helal.

  64. 25:09

    Dünyada hiç görmediğin, göremeyeceğin eşler var. O zaman sabretmek lazım. Yani onun için. birkaç saat tutuyorsunuz tabii. Sabretmenizde fayda var. Bir de bu faydaları dinlemenizde de menfaat var. Neden? Boşuna maaşlısız duruyorum haşa. Böyle zannetmeyin. Bu işin arkasında ahirete gidenler neler gördüler şimdi.

  65. 25:30

    Geri dönmek istiyorlar, geri döndürülmüyorlar. E biz şu anda bu fırsat elimizde. Her an Gitti mi? Bugün yine kaç kişi gitti? Şimdi Abdullah İbn-i Rabah Radıyallahu Teala anlatıyor. Evliyaullah'tan bir zat, yani geçmiş ümmetlerin ümmetlere indirilen kitaplardan, vahiylerden de tabi Kur'an'a, sünnete muvaffık olanları alırız.

  66. 26:00

    Zaten Allah-u Teala'nın vahiyleri birdir. Bütün vahiyleri haktır ve doğrudur. Sorun nerede? Sorun işte Tevrat, İncil gibi kitapların tahrif edilip papazların, haamların uydurma katmalarında sorun oldu tabi. Onun için güvenilirlikleri kalktı. Bizim de zaten onları okumamız yasaklandı. Kur'an ve sünnet bize yeter.

  67. 26:25

    Ama tabi ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de geçmiş ümmetlerin başına gelenleri bize anlattı. Zaten onun anlattığından sonra daha bir ihtilafa lüzum kalmadı. Şimdi bir zat devamlı oruçluymuş. Hatta bir yere misafir gitmişler. Güzel de sofra hazırlanmış. Sen de buyur demişler. O demiş ben oruçluyum.

  68. 26:51

    Bunun üzerine orada bulunan bir zat demiş ki ben sana bir hadis rivayet edeyim. Orucuna yardımcı olsun. Ne demek orucuna yardımcı olsun? Yani tutuyorsun da sana kuvvet olsun. Yani tuttuğunun şevkin artsın. Aşkın artsın yani. Buyurana demiş. Allah-u Teala şöyle buyuruyor. Kıyamet günü oruçluların nefsini Allah-u Teala cem edecek.

  69. 27:15

    O gün onun gölgesinden başka hiçbir gölge yok. Onun gölgesine giren kurtuldu. Allah'ın özel gölgesine arşın gölgesine giremeyen elli bin sene mahşerde güneş tavan boyu yaklaşmış vaziyette güneşin altında kaldı. Bir de tavan boyu yaklaşmış ya. Şu sıcakta duramıyoruz. Tavan boyu yaklaşmak ne demek? Elini uzatsan diyeceksin.

  70. 27:40

    İşte o günde oruçlularla ilgili özel bir müjde var ve fazilet var diye buzat anlatıyor hadis-i şerif devam ediyor. Bir kısa ara verelim. Peşine hadis-i şerif rivayeti tamamlayacağım inşallah. Sürekli oruç tutuyordu. Bir yerde toplandılar arkadaşlarıyla. Yolda seferdeydiler. Bu mübarek seferde de tutuyordu.

  71. 28:54

    Nafile oruç tabii. Yani farzı herkes tutar. O sofraya gelmedi. Dediler buyur sen de ben oruçluyum. Orada bulunan bir zat dedi ki Allah-u Teala'nın geçmiş kitaplardaki vahiylerinden bahseden bir hadis-i şerif sana nakledeyim. Senin orucuna teşvikçi olsun. Ben de yani bu rivayeti size okuyorum. Orucunuza teşvikçi olsun.

  72. 29:19

    Zaten iftara az bir zaman kaldı şu saatlerde. Yorgunluğunuz çok artmış. Açlığınız, susuzluğunuz artık tavan yapmış. Sizi takattan düşürmüş, bitap düşürmüş. Bu da çok normal. Bugün de iş günüydü. İnsanların çoğu da işten eve gelmişler. Bizi dinliyorlar inşallah. Bu da Allah'ımızın bu müjdesiyle size ulaşsın yani.

  73. 29:43

    Kıyamet günü olduğu zaman Allah-u Teala oruçluları cem edecek. Yani bir araya getirecek. Herkeste oruç yok. Vah vah vah. Oruç tutmuyorlar. Ramazan günü milletin gözünün önünde yiyorlar, içiyorlar. Ermeni yapmaz, Yahudi yapmaz bunu ya. Türk'üm diyor, Müslüman'ım diyor ve oruç yiyor. Bir de milletin içinde yiyor, millete de hakaret etmiş oluyor.

  74. 30:09

    Millete de enayisiniz demiş oluyor. Ve oruca hürmet etmiyorum demiş oluyor. Çok tehlikeli bir şey. Ama maalesef var. İçki içen de var. Bırak şey, su içeni. Fark etmez zaten, su da içsen içki gibidir. Oruç tutman gerekirken su içilir mi? O da haram. Yani içtiğin su da haram. Çünkü yolcu seferi değilsin, hasta değilsin, ruhsatın yok yani.

  75. 30:36

    Ama insanlar Allah'ın vazifeden hafife aldılar. Bazı ilahiyatçılar bu işi hafife aldırdılar. Para ver fakire geç, o tutmasan olur dediler. Bunlar farzlarla, İslâm'ın beş şartıyla bile oynadılar. Neler etmediler, neler etmediler. Yaşar Nuri ne dedi o zaman? Bu camiler milletin başına beladır dedi ya.

  76. 30:59

    Namaz gibi büyük bir bela yok dedi. Burada da cami yapıyorlarsa dedi, bu camilerin hepsi dedi, milleti mahvetti dedi. Milletin başına bela oldu dedi bu. La havle vela kuvvet. Camilere neler dedi ya. Millete ya. Cuma saatinde konuşma yapıyor, Cuma'ya gitmeyin demek için. Canlı yayında. Ondan sonra efendim ve bu namazdan büyük bir bela yok dedi ya.

  77. 31:30

    Bu milletin en büyük belası namazdır dedi. Kılmamak değil, kılmak. Neymiş, namazla oyalanıyorlarmış falan da diğer şeyleri unutuyorlarmış, bir şeyler. Manyak manyak konuşuyor. Ya sen desene ki, efendim sade namaz yetmez. Namazınızı dosdoğru kılın ama işte başka vazifeler de var. Maksat o değil. Maksat milleti camiden soğutmak.

  78. 31:52

    Namaz kılmasanız da olur mesajı vermek. Hiç böyle. Onun için insanlarımız yani çok cahil vaziyette kaldılar. Onları hoca bildiler, hoca bellediler. Ondan sonra onlar da insanları helak ettiler. Şimdi onlara uyanlar, namazı terk edenler, orucu terk edenler yarın ahirette mazur olmaz ki. Ya Rabbi ben hocadan böyle fetva aldım.

  79. 32:17

    E Mevla buyurur ki, sen bir yerden teklif aldın efendim bir doktordan ilacı aldın veya mühim bir konuda efendim birisine sordun kaç lira diye hemen tamam diyor musun? Ya ne yapıyorsun? Bir kuruş yarım olsun diye kırk yeri geziyorsun. Kırk yere tanışıyorsun. Kıyas yapıyorsun. Ne için? İki lira. Fark için.

  80. 32:41

    Peki senin dinin bir hıyardan bir kabaktan daha mı aşağı idi ki sen birinden duydun mu o da nefsimin işine geldi dedin yattın aşağı ne namaz ne abdest. Hoca dedi ki cennete girersin. Zaten cennette yok. Cennette ruhadır dirilmek de yok. Sen, bu kadar alimler, ehli sünnet kişiler vaaz ettiler, bu kadar kanallarda sohbetler oldu.

  81. 33:02

    Sen niye bir tanesini dinemedin? Kıyas etmedin. Bu adam mı doğru, bu adam mı doğru? Ben din işinde kime güveneceğim? Yarın Allah'ın zulmüne gideceğim, hesap vereceğim. Ölüm var, ahiret var. Bu kabirden bir daha geri dönemem. Bu işi telafi edemem. Telafisi yok bu işin. Dünyada yapıyorsun bir eksik bir yedik bir telafi bulursun yine.

  82. 33:20

    Bir yanlışı düzeltiyorsun ya. Bir para kaybediyorsun, bir zarar ediyorsun. Sonra yeniden kâra geçebiliyorsun. Ama bu ahirette bu imkanlar yok. Sen nasıl bu işi rastgeleyebilirsin ya? Profesör etiketini gördüğünü dinleyip de adam namaz kılmayın, bela namaz diyor ya. Ama adamın işine geliyor. Zaten namaz kıldığı yok.

  83. 33:38

    Hoca da böyle dedi. Oh! Camiye zaten cami milleti mahvetti, milletin başına bela oldu. Camiler yaptıkça bu millet işte perişan oldu falan böyle bir acayip acayip laflar. Nefsin işine geliyor. Şiilerin tabi işine geliyor zaten. Ondan sonra bu laflar Oh! Camiler berbat, namaz kılanlar kötü. Onlar da bu lafları kullanıyor.

  84. 34:02

    Niçin? Hocanın ağzından. Hocanın ağzından kullanıyor. Ondan sonra bunlar böyle. Şimdi biz burada hakkı konuşmaya çalışıyoruz. Doğruları ise beyan ediyoruz. Ahirette neler olacağını Allah Celle Celaluhu bilir. Resulüne bildirdi sallallahu aleyhi ve sellem. O da bize bildirdi kıyamet günü neler olacak.

  85. 34:26

    Şimdi biz bunları okumadan bu hadis-i şerifleri, rivayetleri dinlemeden böyle körü körüne nasıl yaşayalım? Ahirette nasıl çıkalım böyle ya? Bir insan bunları bilmezse teşvik olmaz ki. Namaza, oruca gayret etmez ki. Nafilesini artırmaz. Haramdan sakınmaz. çünkü adama hiçbir ahirette başına gelecek beladan ahirette başta gelecek beladan bahsedilmiyor.

  86. 34:45

    bahsedilmiyor, uyarılmıyor. Halbuki Uyarılmıyor. Halbuki Kur'an-ı Kerim'de Şahiden ve mübeşşiran ve ne diyor? Sen sadece müjdeleyin, kolaylaştırın, kolaylaştırın. kolaylaştırın, kolaylaştırın. Nasıl kolaylaştıracağım? Namaz kılmadan da olur demek kolaylaştırmak mıdır? Hadis-i şerif buyuruyor, kolaylaştırın buyurdu.

  87. 35:03

    Neyi kolaylaştıracağız? Zekat kırkta bir, hadi sana kırkta yarıma indireyim. Bu mudur? Haccın farzı var, vacibi var, şu su var, bu su var. Gittik hacca, on sene çok gördük. yorulduk, İram'a girdik, bir farzı yaptık, Arafat'a çıktık, vakfeyi yaptık, iki farz oldu. Geldik bayram günü, farz, tavaf, ifazı var, adam ne dedi?

  88. 35:22

    Adam ne dedi? Benden pas var dedi, benden paydır. Benden pasaport ver, benden paylaş. Grup grup, dediler, daha sen hacı olamadın ki, niye dedi, üç farz var. Birisi dedi, farz tavaf bayram günü oluyor. Şimdi sen, o müjdelife vakfesi, işte vacip, işte şeytan taşlamalar vacip. Ama olmazsa olmaz, üç. Biri ihrama niyet, ihram giymek, ikincisi Arafat'ta vakfede bulun.

  89. 35:46

    Bunları yaptın. Hepsi bayram günü tavaf da farz. Bu vacipten de öte bir şey. Bonsuz hacı olamıyorsun. Adam ne dedi? Memlekete gidince sana da hacı diyecekler, bana da hacı diyecekler. Ben çok yoruldum, yatıyorum dedi burada. Böyle bir şey olabilir mi? Kolaylaştırın. Hocanın da biri gelse, dese ki, aa sen farz tavafı yapmazsan da olur, sen yat.

  90. 36:08

    Böyle kolaylaştırma. Sen Allah'ın verdiği ruhsatları millete anlatacaksın. Adam hastaysa, doktor da derse ki tutmaman lazım. Müslüman bir doktor, mason olmayacak. Dine imana inanacak. Ondan sonra, o zaman sana kolaylaştırırız. Niye? Der ki kendini öldürme, intihar etme, bak tutamazsın. Ya seferisin, yoldasın.

  91. 36:28

    Sana deriz ki bu kolaylık var, bunu gizlemeyiz. Ama biz sana ne yapamayız? Dört rekat, iki rekata indiremeyiz. Beş vakte, üç vakte indiremeyiz. Ondan sonra hiç kılmazan olur diye bir fetva veremeyiz. Nasıl kolaylaştıracağım sana ya? Ondan sonra beş şiiru vela tüneffiru. Müjdeleyin, kaçırtmayın, korkutmayın.

  92. 36:45

    Ya kaçırtmayın, korkutmayın. Tamam cenneti de anlatıyoruz, müjdeleri de anlatıyoruz. Müjdeleri gizliyor muyum ben size? Ama biz seni hem müjdeci gönderdik, hem uyarıcı ve korkutucu gönderdik diyor Kur'an-ı Kerim. Ve kul inni enen nezirul mümin. Habibim söyle ki ben aşikâr bir uyarıcıyım. Kur'an-ı Kerim'de birçok ayet-i kerimede nezir lafzı geçiyor.

  93. 37:07

    Nezir, uyarıcı ve korkutucu demektir. Münzir. Kul inne mâne münzir. Ve mâ min ilâ illâllâhu l-vâ idrû kahr. Aklıma geliyor işte. Ben münzirim diyor. Habibim söyle ki ben münzirim. Münzir uyarıcı, korkutucu. Sen şimdi oruç tutmayanın, ahirette ne belalarla karşılayacağını, bir vakit namazı kazaya bırakan, 80 sene cehennemde o bir vakit için yanacağını vs.

  94. 37:30

    İçki içenlerin başına ne azaplar geleceğini. Yazdık işte içki uyuşturucu. E bu kitapta kumar oynayanın, satranç oynayanın, işte neyse tavla oynayan. Bütün bunları yazdık içki kumar kitabında. Yazıyoruz işte her şey konuşulamıyor vakitler. Sınırlı kitapta daha uzun yazıyoruz. E sen ne yapıyorsun ya? Millete efendim bu müjde vereceğim, kaçırtmayacağım diye

  95. 37:53

    ne namaz kaldı, ne aktoz kaldı. E milleti yolladın cehenneme. E bu millet seni şimdilik niye dinledi? Enayi miydi? Canı ekşili istedi de ondan dinledi. Keyfine geldi. Çünkü böyle de hoca var, bu da hoca, bu da bu kadar okumuş. Bir şey bilmese yapmaz dedi. Böyle konuşmaz dedi. E ben namaz lazım, şu lazım, bu lazım dedi.

  96. 38:14

    Bırak onu ya dedi, o çok şey abartıyor dedi. Gitti öbürünü dinledi. E kurtaracak mı ahireti? Kurtaramaz. Neden? Dünya işinde karını zararını hesap etti, her şeyi kıyas etti. Ahirete gelince yanlış konuşana meyletti. Niye meyletti? E canı ölecek. Hepten inkar et, kurtul bence. Ne ahiret var ne bir şey var de.

  97. 38:33

    Ölüm de yok de zaten, sana da manyak desinler, deli raporu versinler. Ölüm yok diye ne deli raporu verirler? Zaten ölüm varsa ahiret kesin var çünkü öyle. Kimse kendi kendine ölmesini istemiyor. Bunu kim öldürüyor? Bir irade var, öldürüyor. O irade öldüren irade işte diriltecek, aynı irade. Anladın mı?

  98. 38:51

    Sen senin elinde değilsin, ben benim elimde değilim. Konuşmanın ne manası kaldı? O zaman bir gücün elindeyiz. O gücün, o sahibi Hazreti Allah. Celle Şeanu Celle Celal. O zaman laf dinle ki, ebedi ahirette de rahat edesin. Laf dinle. Yok efendim, namazı üçe indireceğine, yok başı açık, caizdir diyeceğine, onu bunu diyeceğine.

  99. 39:11

    Kur'an muran hiçbir şey yok, din yok de. Çık kurtul. Çünkü ha onu dedin, ha onu dedin, bir farkı yok. Yani biz onun için teşvik eden, terkip eden rivayetleri de okuyoruz. Terkip eden, inzar eden, uyaran, korkutan rivayetleri de okuyoruz, hadisleri de okuyoruz, ayetleri de okuyoruz. Çünkü neden? Bir Müslüman'ın korkusuyla ümidi tartıya konsa denk gelmesi lazım.

  100. 39:39

    Korku ağır basarsa, ümidi keser, kafir olur. Ümidi ağır basarsa, güvenir, kesin cennetliyim der, yine kafir olur. Dengeyi sağlamak için Kur'an'da görmüyor musunuz? Azap ayeti bitiyor, müjde geliyor. yasâbul cehennem diyor. Hemen peşine ula yasâbul cennet geliyor. Çünkü neden? Mevla bir yandan uyarıyor, korkutuyor.

  101. 40:00

    Bir yandan teşvik buyuruyor. Ve böylece bizi cennete davet buyuruyor. Allâhu ve de'û ilâ dâris-selâm. Selam yurdu, selamet yurdu, kurtuluş yurdu olan cennete Allah sizi davet ediyor. Daveti herkese gönderilir. davetçi Muhammed Mustafa'dır sallallahu aleyhi ve sellem. Davetiye Kur'an ve sünnettir. Bunlar hepimize gelmiştir ve erişmiştir.

  102. 40:20

    Şimdi kimse beni ayırdılar, üvey muamelesi yaptılar diyemez. Davet umumidir. Ama vehdî men yeşâ'u ilâ sırat-ı müstakîm. Dilediklerini dost edin. Dilediklerini dosdoğru yola hidayet eder. Hidayet hususidir. Herkese hidayet etmez. Niye? Çünkü herkes hidayet istemiyor da ondan. İrade ve kudret veriyor, sermaye o.

  103. 40:40

    Kendi arzunu, gücünü nereye kullanacağına bakıyor. Sen namaza kullandın, zikre kullandın, vaaza kullandın, işte hayra kullandın. Mevla bunu ezelden biliyor, görüyor ve sana hidayeti yaratıyor. Sana öbürüne de veriyor aynı sermayeyi. Bakıyor nereyi tercih etti? İşçiyi, kumarı, faizi, fuhuşu, namazı, muhabbeti yok.

  104. 41:00

    Orayı tercih etti. Ona da ne yapmıyor? Mevla hidayet yaratmıyor. Çünkü öbür türlü imtihan olmaz. Herkese hidayet yaratacaksa, yani o işi otomatik gibi umumi yapacaksa zaten dünyayı niye getirecek ki? O zaman zaten yaratsın, doğru. Herkesi cennete kursun. Ya da buradan hiç lazım değildi dünya. Direkt cennette yaratırdı bizi.

  105. 41:22

    Huriler direkt cennette yaratıldı mesela. Hiç dünyaya uğradılar mı? Cennette yaşayan bu kadar mahluk var. Bunların hiçbiri doğum geçirmedi, hastalık çekmedi, bir dert, bela, musibet görmedi. Hepsi cennette ağ gibi, gel keyfim gel. Çünkü onlarda ne yok? İmtihan yok. Onlarda imtihan yok. E bizde imtihan var, biz şimdi bu imtihanı atlatmaya geldik.

  106. 41:48

    Onun için kıyamet günü olduğu zaman Allah-u Teala dünyada oruç imtihanından geçenleri cem edecek. Bir gölgeye yerleştirecek. O gölge ki arşın gölgesidir. Allah'ın özel gölgesidir. O gölgeden başka hiçbir gün yok. Hocalar, eski hocalar felan Karadeniz'de, her yerde bunu çok söylerler. Yevme la zille illa zillu buyurulduğu günde.

  107. 42:13

    Bu bizim eski yaşlı hocalardan kulağımıza kalmış. Yani ne demek? Onun gölgesinden başka gölge yok buyurulduğu günde. Yani mahşer gününün bir ismi, bir sıfatı bu. Yoksa kaldın tavan boyu güneş yakınında arada da perde yok, gölge yok elli bin sene. Yani dünyada olsa beş dakikada erirsin de güneş o kadar yanaşınca dünyada insan mı kalır?

  108. 42:39

    Dünyada ot kalmaz. Ama o gün işte Mevla çile olsun diye çektirecek, öldürmeyecek yani. Bu çok büyük bir derttir mahşerde gölge bulmak meselesi. Yedi zümre, işte hadis-i şerifte meşhur bir derste yaptım onu. Sema'da diyor ki zillu mula fi zilliye mula zille illa zillu. Kendi gölgesinden gayri gölge bulunmadığı günde yedi zümreyi Allah kendi özel gölgesine koyacak.

  109. 43:05

    Bu yedi zümre tek tek madde madde saymışım ve tafsilatlarını vermişim. Başka sohbetlerimde var. Kolay şeyler değil. İbadetle yetişen genç diyor. Gençliğinden beri bu yolda mesela. Kalbi camilere takılı adam diyor mesela. Ne zaman ezan okunacak da gideceğim. Hemen geliyor, abdestini tazeliyor. Bir daha gidiyor erkenden namazı bekliyor.

  110. 43:27

    Böyle hep işi gücü namaz. Benim rahmetli Cahit dedem öyleydi. Hep cam. Ama devamlı cemaatta ve bir saat evvel gidiyor, iki saat evvel. Bir namazdan geliyordu, abdest tazeliyordu, öbürüne gidiyordu. Üç saat evvel. Böyle. Gece camiyi açıyordu müezzinden erken kalktığı için. Camiyi anahtarına vermiştiler.

  111. 43:51

    İnsanlar böyleydi yani. Allah'ın gölgesine girmek için yedi sıfat sayılıyor orada mesela. Yani o da müstakil bir ders konusu. Şimdi ve yukarı buyuleyim. Min meva' edil cennet. Mevla oruçları toplayacak. Oruç onların başına gölge olacak. Ve cennet sofraları onlara yaklaştırılacak. Fetudan ve neydim, önlerine konulacak.

  112. 44:21

    Cennetten de sofralar gelecek, önlerine serilecek. Ve yukarı buyurulacak. İşte okuduğumuz ayet-i kerimede El Hakka suresi olacak. Ne buyuruyor? Estaizu billah. Vem mâ menûci' kitâbeu bi-yemîni. Ve buyuruyor. Hâ umukraû kitâbiye. İnni zanentu enni mulâkine husâbiye. Fe yufi uşşetir râzıye fî cennetin âliye.

  113. 44:46

    Kutufa dâniye. Kulû ve şrabû henîen. Bu ne buyuruyor? Kime defteri, amel defteri sağ elinden verilirse? Herkese verilmeyecek. Kimine soldan Allah muhafaza etsin, kiminin sırtının arkasından elini buradan sokacaklar, sırtını delecekler. Bunlar da âyet-i kerimelerde beyan ediliyor. Onların durumu vahîm.

  114. 45:09

    emmâ menûcihe kitâbe ve râ zahri fesef'e ed'ûtibû râ ve'slâsi'î râ Kime sol elinden, sırtının arkasından verilir? Hem sol elinde hem de sırtının arkasında. Bu da ayrı bir üçüncü sınıf. O başlayacak ölümlerdesin gel ben dayanamıyorum. Ama ölüm yok. Ondan sonra kızgın ateş neşe sokulacak. İnnehu kâne fî ehl-i mesrûrâ Çünkü o çoluğuyla, çocuğuyla yedi, içti, çekirdek çitledi,

  115. 45:37

    meyve yedi, meyve yese yine iyiydi, zehir yedi, zıkkım yedi, içki içti, kumar oynadı, zina etti. Ondan sonra filmleri, televizyonları, dizileri seyretti. Namaz yok, abdest yok. ancak hıhıhı bir kere ahiret düşünmemiş adam oturuyordu çok gayrimeşru seviniyordu çok sevinçliydi ve innehu zannelle yahûr o zannetti ki hiç Allah'a dönmeyecek ve lâ innâ rabbuhû kânebî basîrâ

  116. 46:07

    Rabbi onu görüyordu, takip ediyordu, izliyordu Bakıyordu, takip ediyordu, izliyordu. Ecelini belirlediği vakitte devirdi onu aşağı, daha da dönüş yok. Daha da dönüş yok bitti artık. Bu sol elinden alan hali perişan. Sağ elinden alan sevincinden defteri böyle sallıyor. Hani karnesi pekilerde tolu oğlan nasıl neşeli gider.

  117. 46:25

    O da diyor, haa, umu kura'u kitabı. Gelin gelin, mahşerde milleti çağırıyor. Benim kitabımı okuyun, bak benim amel defterimde çok güzel şeyler. Ne, bunu diyebilmek ne bahtiyarlık ya. Ne verilmez ya. Aç da durulur, susuz da kalınır ya. Her şeye dayanılır Allah için ya. Çünkü diyor ki, Ben bu hesabıma kavuşacağımı çok iyi biliyordum.

  118. 46:51

    yani önüme açılacak defterim, ben ona göre çalıştım. Artık öyle bir cennet hayatımda ki razı mısın hayat kendinden razı. Yani, hayat rıza olmuş. Hoşnutluktan ibaret. Bir tane buğda olmasın denilen bir şey yok. Yüksek cennetlerde meyveleri efendim en yüksekteki meyve geliyor ağzına düşüyor. Eline geliyor.

  119. 47:21

    Ne denilecek onlara? Yiyin, için. Afiyet olsun. Neden? Sadede gelelim. Bima esleftüm geçirdiğiniz sıkıntılar sebebiyle. Nerede fileyyem galiye? Geçen dünya günlerinde. Bak açlık çekiyorsunuz, susuzluk çekiyorsunuz. Ne hallerdesiniz? Bittim biteceğim diyorsunuz. Yani bazıları 10 dakika daha olsa tutamayacağım diyor.

  120. 47:49

    Adam iftara zor attı kendini ya. Seferde bir yorgunluk. 2 rekat farzı 2 rekata düşürüyüm evladım. Yani bazı öyle oluyor ki, yolculukta yorgunlukta, kurban olduğum diyorsun bu 2 rekat ne kadar hoş geldi yani. O 2 tensilat tabi Mevla'nın ruhsatıdır ama Şafii'de ruhsattır. Bizde ruhsat değil. Bizde 4 kılsan namazın batılı olur.

  121. 48:11

    Kılamazsın yani mecbur 2 kılacaksın. Yani ama hakikaten ayakta duracak halim yok diyorsun. E sıkıntılı yani. Zahmetli bir dünyadayız. E ibadetlerde de zorluklar var. Yiyin, için. Hazma alsanız olsun. Yerlerde geçirdiğiniz sıkıntılar nedeniyle buyrulacak. Yiyin siz çok aç kalmıştınız. İçin siz çok susuz kalmıştınız.

  122. 48:43

    Buyurun size cemalimi helal ettim. Beni seyredin. Evet siz çok uykusuz kalmıştınız. Sevinin siz çok üzüntüler çekmiştiniz. Gülün. Çünkü siz dünyada çok ağlamıştınız. İstirahat edin dinlenin. Siz çok yorulmuştunuz. Zencefillerden yiyin. Zencefildir Arapçası. Cennet zencefilleri. Ne lezzetlidir ne tatlıdır.

  123. 49:19

    Selsebil ırmaklarından için. Celil olan Yüce Mevla'ya nazar edin. Beni müşahede edin. Sofralar serilmiş. Yedi bin, yetmiş bin, yedi yüz bin çeşit. Yiyin renk renk çeşit çeşit sofralardan. Ey oruç tutanlar cemaatleri. İçin.

  124. 49:45

    Selamet yurduna girin. O inciden çadırlara, kuppelere huriler gılmanlarla dolu olan dolu olan meskenlere girin. mescidden Ve temette'u bil hûri vel huddâm. Evet, bütün hizmetçiler sizin olsun, sonsuz keyifler sizin olsun, ölüm yok, hastalık yok, yaşlanmak yok, ağlamak yok, üzülmek yok, dert, tasa diye bir şey yok, bütün nimetler size helal olsun.

  125. 50:12

    İşte önümüzde böyle buyrulacağı bir gün var. Ve o günde ancak oruç tutanlar, farzları, vaadetleri yerine getirenler, o gölgeye girecek, cennete girecek, cemâlullah'ı görecek. Onun için çok gayret edelim. Kardeşlerim, Allah rızası için gayret edelim. Ehl-i sünnet itikadından ayrılmayalım. Önce imandır, imansız.

  126. 50:33

    Ne oruç olur, ne teravi, ne kadir gecesi kabul olur. Ehl-i sünnete göre inanmayanlar helak olur. Ehl-i sünnetin itikadının en mühimlerinden biri de sahabenin cümlesini sevmektir. Sahabeden birini sevmeyen, ehl-i sünnetten ayrılır. Sahabeyi, hepsine radıyallâh diyoruz. Hepsine dua diyoruz. Ama şimdi Haydarbaş ne yaptı?

  127. 50:54

    Dedi ki, Ebu Bekir'i halife seçenler kafir oldu, dedi. Ve Hazreti Ömer'e, Hazreti Osman'a, bütün sahabeye, sakifede toplananlara, kıymetli sahabeye, kafir olduklarını ve dinden çıktıklarını, biatı bozduklarını, bir acem palavrası olarak uydurdu. Onun için ehl-i sünneti bozmak isteyen çok çalışan var.

  128. 51:17

    Bu dergiyi ben, bu dergideki yazımı, ön yazımı, bu dergimiz yeni çıktı yani. E ne diyeyim Süleyman Aşkı, temmuz sayısı oluyor. sayısı oluyor. Temmuz sayısı yeni çıktı. Çok önemli buradaki yazı. Neden? Çünkü Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Çünkü Resulullah buyurdu sallallahu aleyhi ve sellem, İdâ lâ neâkırû âdilummetteevvelâ Bu ümmetin sonunda gelenleri,

  129. 51:38

    benim önceki geçen sahabeme lanet ettiği zaman, sahabeme lanet ettiği zaman, sövdüğü zaman, sövdüğü zaman, hakaret ettiği zaman, hakaret ettiği zaman, adam kafir değil. adam kafir diyor ya. Hazreti Ömer'lere kafir diyor. Hazreti Ali'yi halife seçmemişler, Hazreti Ebu Bekir'i seçmişler. E Hazreti Ebu Bekir'in hakkıydı da onun için.

  130. 51:54

    Nasıl haksızlık yapsın sahabe? Hazreti Ali dördüncü de halifelik hakkıydı. Ona da hakkı verildi. Ama bu adam sahabeye kafir diyor. Başladı lanete. Resulullah ne buyuruyor, Kim benim sahabemin, Ebu Bekir'lerin, Ömer'lerin, o kıymetli aşereğin, beşerenin fazileti hakkında bildiği ayetleri ve hadisleri gizlerse, Allah'ın indirdiğini gizlemiş olur.

  131. 52:22

    Allah'ın indirdiğini gizleyenler için Allah ne buyuruyor? Allah da onlara lanet edecek, ediyor. Lanet edebilen, beddua edebilen, karıncasından, filine, insanından, cinine, denizdeki balıklara, topraktaki böceklere kadar, herkes Allah lanet yağdırıyor, belasını versin. Allah bunu rahmetinden uzak etsin diye.

  132. 52:45

    Ben bu kadar ayet-i hadis bilirken, bu aydar kalkmış aşereğin, beşereye, sahabe-i kirama kafir derken, bu bildiklerimi nasıl gizleyebilirim? Ben bu lanetten kurtulmak için bu yazıyı kaleme aldım. Dergimizdeki yazı çok önemlidir. Bunu bütün insanların bilmesi lazım. Ben oradan ne deliller, ne cevaplar, قَدِيرِكُمْ de neler oldu, Rasulullah'ın hutbesi ne manaya geliyor,

  133. 53:08

    bunun uydurduğu bütün palavraları tek tek iptal ettim. Kaynaklarıyla, delilleriyle zikrettim. Onun için bizim itikadımızı bozmak için seferber olmuş. Bu adamlar, bu gruplar, biz de bu dergiyi, bizim gücümüz bu kadar yetiyor. Ama benim gücüm sizlendir. Allah'ın izniyle, sizlerin desteğiyle. Onun için dergiye mutlaka abone olun.

  134. 53:30

    Mutlaka abone oldurun. İnsanları teşvik edin. Allah için ehli sünnetin sesini gür çıkarın. Bu ehli bid'at zelil olsun, rezil olsun. Zaten olmuşlar. Ama çoluk çocuğumuzu kandırıyorlar. Şia palavraları, Acem palavraları döndürüyorlar. Bunların televizyonları var, kanalları var. Bunlar yayılıyorlar. Biz şimdiden dur demezsek, yarın Allah muhafaza.

  135. 53:52

    Ben hep önden söylüyorum tehlikeleri. Farkındaysanız. Sonradan dediklerim çıkıyor. Keşke çıkmasa. Burada büyük bir şia tehlikesi dönüyor. Onun için Haydarbaşı olan reddiyi mutlaka okumanız. Okutmanız. Allah'ın ve bütün lanet edenlerin lanetinden ben kurtulmak için bu yazıyı yazdım. Bildiklerimi yazdım.

  136. 54:15

    Siz de bunları okuyarak ve insanları okutarak bu lanetten kurtulacağız. Hepimiz beraber. Çünkü vatanı milleti berbat edecek, ateşe verecek, zelzeleleri sallayacak kadar büyük bir lanet yağar. Bu adamlar sahabeye kafir dedikleri sürece. Biz vazifemizi yaparsak, paratonel vazifesi görürüz. Gelecek bela geri döner.

  137. 54:36

    Bak İstanbul tehlikede. 7 şiddetinden fazla diyorlar. Ta adalardan nerelere olarsa. Beylikdüzü taraflarından başlıyorlar. Eminönü'nden, Fatih'ten çıkıyorlar. Bu kadar ortalık kaynıyor. 7'den de fazla olacak. yediden de fazla olacağı iddiaları güç kazanıyor. Buna nasıl dayanır yediye bu? İşte belalar Allah tarafından gelmeden biz Allah'ın lanetini ve belasını çevirmek için

  138. 55:01

    ehl-i sünnete hizmet edeceğiz. Bu yazı çok önem arz ediyor. Sahabeye kafir deniyor bu memlekette. Televizyonlarda, ekranlarda. başı kapalı karılar Tehlike büyüktür. Bu tehlikeye karşı ben bu dergide bu yazıyı kaleme aldım. Bir dahaki ayda bunun devamı var. Sahabeyi müdafaa edersek Allah da bizi savunur.

  139. 55:29

    Biz Resûlullah Efendimiz'in sevin buyurduklarını seversek Allah da bizi sever. Ve biz bu dergideki yazıları ve bu derginin her tarafa yayılması için aboneliğini, hizmetlerini geliştirirsek destek olursak Allah için kaç kişiyi kurtarırsak, kaç kişiye ulaşırsak, kaç kişiye teşvik yaparsak o kadar okunur, o kadar ehl-i sünnet güç kazanır.

  140. 55:51

    İnsanlar sahabeye karşı itikadları güçlenir ve böylece Allah'ın lanetleri, belaları İstanbul'umuzdan ve vatanımızdan kalkar inşallah. Büyük vazifeyi size ısmarladım ve emanet ediyorum. Ben bildiğimi gizlemedim. Siz de duyduğunuzu duyurun ve gizlemeyin. Allah bütün hayırlara muvaffak eylesin, şerlerden muhafaza eylesin.

  141. 56:12

    İftarlarınız hayırlı olsun, mübarek olsun ve bu saatlerde cümleniz ferahatlarınız ihsan olsun, boyunlarımız cehennemden azat olsun. Amin.