44:50 / 48:41Şu an 44:50 / 48:41
Transkript
129 satır
- 00:19
Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil Alemin Ve salatu ve selamu ala Seyyidil Mursilin Muhammedin ve ala alihi ve sahibihi ecmain Kıymetli dinleyenlerimiz Furkan günü Allah'ımızın hakkı batıldan ayırdığı
- 00:39
Küfrün sonunu getirdiği, müşriklerin reislerini helak ettiği Bedir günü, şu mübarek günde, artık iftara doğru yaklaşıldı şu saatlerde Allah'ımız Celle Celaluhu tekrar Bedir'e, Bedir gününe, Bedir gecesine kavuşmayı müesser eylesin. Biz bulunamadık, İstanbul'da değildik yani, gece döndük, bir toplantıya katılmak durumunda kaldık.
- 01:13
Lakin, tabi insanların derdinin din olmadığı, efendim ehl-i sünnet hassasiyeti bulunmadığı, işte adı olan, cemaati olan veya kendine göre bir derneği olan, vakfı olan her gece aynı muameleyi yaptıkları ve tabi ki siyasetin dini hassasiyeti pek olmuyor ama din adına kurulan kurum ve kuruluşların da birçoğunun ehl-i sünnet hassasiyeti bulunmadığı ortadadır yani.
- 02:01
Yine daha da biraz daha anlamış olduk yani. Biz işimize bakacağız, yolumuza bakacağız, insanlara namazı, abdesi anlatacağız. Yani işte havaalanlarında, efendim, inerken, binerken, gittiğimiz yerlerde memurlar, muvazzaflar, görevli, görevsiz, herkes yani böyle bir şey olamaz yani. Yanımdaki arkadaşlar da tabi bir daha şahit oldular.
- 02:31
Herkes lale gülü dinliyoruz, herkes sohbet dinliyoruz, herkes işte benim hayatım değişti. Ama bir kişi değil, iki kişi değil, bu kadar insan yalan konuşmasına da ne gerek var? Millet bana yalan söyleyecekti, ben ona madalya mı takacağım, paramı veriyorum yani. Bu ilginç bir şey. Lale gülün kuvveti çok, tesiri çok.
- 02:52
Tabi duaların bereketiyle Allah gönülleri, kalpleri çevirsin diye ben yalvarıp duruyorum Allah'ıma. Mültecemde yalvarıyorum, Kabe'nin kapısında yalvarıyorum. Kanalımıza, sohbetlerimize çevir milletin kalbini, kulağını. Çünkü, Allah muhafaza etsin, ehli sünnet dışı adamlar konuşup duruyorlar, milleti zehirliyorlar.
- 03:15
Aynı adamlar bile ehli sünnet olmayan hocaları tanımıyorlar. Böyle bir, şey bir zamandayız yani, garip bir zamandayız. Onun için bu kanal hak üzere konuşanlarla doludur. Ve sohbetlerimiz hep hakkı hidayeti beyan etmektedir. Allah ve Resûl'den bahsetmektedir. Tabii ki, halk nezdinde ehli sünnetin itibarı çok.
- 03:37
Bunu da gördüm yine. Ehl-i bid'at zelil. İşte ehl-i bid'atın başındaki, hemen hemen lideri denecek adam da mesela. Öyle karşılaştık yani. Arkadaşlar anlatıyorlar, ben göremiyorum çok. Tabii insanları hallen de takip etmiyorum. Fakat ne merhaba eden var, ne hoş geldin diyen var, ne inerken binerken, ne yollarda bir tane kişi gelip bir resim çektirelim diyen var.
- 04:03
Bu çok önemli bir şey. Çünkü ulema, evliya buyuruyorlar ki bid'at ehli, bütün bid'at ehli zelildir. Bid'at ehlinden, yani el-i sünnet dışı itikada sahip olanlardan bir tane aziz bulamazsınız. Yani itibarlı. Yani siyaset herkese itibar eder. Siyasetin biliyorsunuz, ben derim siyasetin din-i imanı yoktur.
- 04:23
Bu benim eski bir sözümdür. Yani siyasetin din-i imanı yoktur. Çünkü o rey almak için her kafire de gider. Bu doğal bir şey yani, siyasetin doğası diyelim ona biz. Ama halk öyle değil. Halk Allah için sever, Allah için kızar, bir de halkın kalplerine ilham gelir. Yani halk, doğru konuşan, eğri konuşandan ayırırlar.
- 04:51
Zaten baktığın zaman halkın sevgisi önemlidir. Allah kimi severse onu sevdirir diyor, hadis-i şeriftir bu. Bir adama yeryüzünde kabul konulursa, say hadis-i şerif. İnsanların itibarından anlayacaksınız ki, bu, Allah'ın Cibril'e nidasıdır. İnni hubbu filâne feahibbehu. Ben felan kulumu seviyorum, sen de onu sev.
- 05:12
Sonra, fe yunâdî Cibril fî ehl-i semâ. Cibril bütün göklere nida der. İnne Allâhi hubbu filâne feahibbu. Say hadis bu. Allah felan kulunu seviyor, siz de onu sevin. Bu parayla olmaz. Parayla olmaz yani. İnsanlara para da alsan seni sevmezler. Paranı alırlar, yine söverler sana. Bizim millet böyledir yani.
- 05:30
Paranı yer, yine aleyhine konuşur. Sevmez yani. Sevmek kalp işidir. Kalpler Allah'ın kudretindedir. Kimse kalplere hükmedemez. Kendini zorla kim sevdirebilir ya? Onun için, tabii biz din adamlarından bahsediyoruz. Yoksa dinsiz, donsuz, artist, sanatçı, futbolcu seviliyormuş. Onlar ayrı, nefsani sevgiler onlar.
- 05:53
Şu anda ben nefsani sevgilerden bahsetmiyorum. O gavurada olur. Bizim bahsettiğimiz sevgi, din adına olan sevgiler. Yani hoca diye, hafız diye, âlim diye, vaiz diye bir adamın sevilmesinden bahsediyoruz. Konumuz bu. Yani dini çerçevede Allah seviyor, sen de sev meselesi. Yoksa sadece artistten bahsetmiyoruz burada.
- 06:15
Ama orada birçok din adamı vardı yani. Hep birlikte olduk işte, gidildi, gelindi, neyse. E şimdi insanlar, garsonlar, polisler, amirler, memurlar kime itibar ediyor? Bu sevgi Allah'tandır. Bu gözle görülecek gibi ortadadır. Bunu kimse inkar edemez. Bir adamın halk olduğuna bir delil de buradan çıkar.
- 06:40
Yani zaten ayetten, hadisten konuştuğuna bakılır ama delil arıyorsan ortalıkta, bakarsın ki bu adam kader yok diyor. İşte efendim, efendim sallallahu aleyhi ve sellem sahabeye kaba diyor, hakaret ediyor falan filan. Bir kişi gidip selam vermiyor, nasılsın demiyor. Allah Allah. E biz orada vakit bulamıyoruz, uçağı kaçıracağız.
- 07:00
Arabadan indiriyorlar bizi, illa resim çekeceğiz. Memurlar yalvarıyorlar, arabayı durduruyorlar. Bize zaten teftiş var. Niye arabayı durduruyorsunuz? Yani böyle bir sevginin hikmeti ne olabilir? E ben ne yaptım bu millete? Paramı dağıttım. O zaman Allah Cibril'e buyuruyor, ben seviyorum şu kulumu sen de sev.
- 07:20
Sonra Cibril lider diyor gök ehline, Allah bu kulunu seviyor, siz de sevin. Sonra, Ethumme yuhibbu ehlus-semaa. Gök ehlinin tamamı o kulu seviyor. Thumme yudavlehu kabul fil ard. Sonra yeryüzünde kabul koyuluyor. Kabul ne demek? Makbuliyet, itibar. Ha, şiisi, nusayrisi, dinsizi, donsuzu, dürzisi sevmeyebilir.
- 07:45
Bu Allah'ın cemuteberi değil ki. Allah'ın yeryüzünde kabul konulduğunu bildirdiği kişiler, ehl-i sünnet Müslümanlar arasında kabul gören kişilerdir. Bir defa hadis-i şeriften bu net anlaşılıyor. O zaman kafirler efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de sevmiyor yani.
- 08:04
Şimdi sen o bütün dünya seni sevecek diye bir şey yok ki. Kafirlerden bahsetmiyoruz. Ehl-i İslam'dan bahsediyoruz. Ama tabii ki açık kadınlar da, efendimiz, ummazsın bu tarakta bezi var. Diyarbakır'da adam arıyor, telefonu veriyor illa Diyarbakır'dan. Hep Lalegül dinliyoruz, oradan Lalegül dinliyoruz.
- 08:23
Bu gece sabahı da burada Lalegül açık. Kime gidiyorsun? Sohbet dinliyoruz, sohbet. Yahu 50 kişi, 100 kişi, 200 kişi bir günde gördük. Bir günde rastgele yani. E bunların hepsi mi sohbet dinler? Bu önemli bir şey. Bu sizin gayretiniz. Bu sizin bereketiniz. Bu benim cemaatimin, kıymetli cemaatimin ihlasıdır.
- 08:41
Size diyorum davet edin, tebliğ edin. Mesaj çekiyorsunuz, telefon açıyorsunuz. Siz zannetmeyin tutmuyor. Çok hayır var. Yahu diyor ben kaç gece yalvarıyorum seni göreyim, mucize ol. Ben nasıl görecektim seni? İşte şu duayı nasıl yapalım? Bir bakıyorum salatül fatih okudum bin kere diyor kadın. Açık memure.
- 09:00
Salatül fatih okuyorum işte nasıl okuyayım şunu yapayım. Allah Allah. Ben de fatiha mı diyor zannediyorum. Salatül fatiha nereden bilecek? Şimdiki müftüler bilmez salatül fatih. Bizim ihvanın da çoğu salatül fatih diye bir şey bilmez yani. Ben bile de yazıyorum kitaplarda bir şey. Salatül fatih diyor ben bir daha tekrar ettim baktım salatül fatih.
- 09:21
Bin kere okudum dedi işte şöyle oldu. İçim açılmaz. Dedim namazını tam kılıyor musun? Ara sıra kılıyorum. E ben sana başta şart koştum dedim kitabın. Beş vakit kılmayana icazet yok. Senin işin görülmez dedim. Çünkü ehl-i sünnet itikadı şart. Bir de beş vakit namazın farzları en azından vakti vaktine.
- 09:39
Kazasız şart. Bu şartı yerine getirmeyene ben orada aldım. Benim de aldığım icazetler var. Ben de kafama göre kimse icazet veremem. Ben bunu genel kitaba yazıyorum. Mesul olma tehlikesi de var. Bazı ziytlerde. Ama ben başına şey koymuşum. Zaten dedim ben beş vakit namazı doğru kılmayan tutmaz dedim.
- 09:55
Kaç kere sohbette söyledim. Hiç boşuna uğraşmayın dedim. Beş vakit namazı kılmayan hiçbir ibadet yok. namazı kılmayan hiçbir ibadeti kabul değil dedim ben. Bunu yeni konuşmuyorum yani. Kadıncağızda dedim sen bindi ve 100.000 kere sen şimdi dedim 5 dakika namazı tam kıl ondan sonra salatül fatih açmayacak onu bir dergide de, özellikle yazacaktık, hazırladık bayağı da
- 10:24
Kitaba sığmadım. Müstakil kitap yapacağız hatta onu bir risale. Salatü'l-fatih hakkındaki faziletler müstakil bir risale diye plan yaptık. kitaba sığmadı, müstakil kitap yapacağız hatta onu bir risale, salât-ül fâtiha hakkındaki faziletle Yani ayırdık o rivayetleri biz. Birkaç tercüme ettik sonra baktım.
- 10:35
Müstakil kitaplık oldu. O kadar iyilik çıktı yani. Ama şimdi bu insanlar bunları nereden duyuyor işte? Hep sohbetten duyuyorlar. Hep böyle amel etmeye çalışıyorlar. Zikretmeye çalışıyorlar. Bir tane kadın gidiyor öyle önümüzden uçağa. Tabii ben bakmıyorum. Döndü işte hocam dedi işte geçmiş olsun falan.
- 10:52
Ben de bir şey anlamadım. Geçmiş olsun. Ben zaten her dakika geçmiş olsun. Ben hep hastayım da. Dedi hocanız ölmüş dedi. Bizim arkadaşlar da şaşırıyor. Hemen attı Mustafa Kılıç hocamız. Hocanız dediler çok dua ettik dedi hocanıza. Yani ölüye fayda var, diriye fayda var. Bütün millet açık saçık demeyin.
- 11:10
Bundan ne olur zannetmeyin. Kimseyi görmeyin. Bu Lalegül'ün yaptığı hizmeti hiçbir kanalda yapamıyor. Hiçbir hoca da yapamıyor. Burada yüz binlere, milyonlara ulaşıldığı kesinleşmiştir. Bu sosyal bir vakadır. Şeye indiğin zaman sahaya derler. Oradaki insanlardan bak. Yani onlar tabii kahve muhabbeti, kıraathane işleri muhabbeti yapıyorlar da.
- 11:33
Bu siyasetçiler şunlarlar. Yani dün gece bir konuşma yaptım veya bir tebliğ yap veya bir ilan yapıldı. Aşağıdaki kaç kişinin haberi var? %10. Onlar %5'i, %10'u. Yani şu andaki işleri. %5, %10. Onlardan haberi varsa, konu açıyorsa sana. Bu diyorlar tutmuş. E biz hemen hemen %90 durumunda, %90 diyorum.
- 11:57
100 kişi gördükçe 90'ı sohbet dinliyorum diyor. E bu nasıl olur? Biz bunu seçmedik ki. Cami cemaati değil ki bu. Bu havaalanı cemaati. Rastgele. Kim rastlarsa yolcu bu yani. Bunu seçebilir mi kimse? E bu insanlar bunu sohbetleri dinliyorlarsa çok payınız var. Hadi göreyim sizi inşallah. Biz Dici Türk'te yokuz.
- 12:19
TV burada daha giremedik. E birçok yerde yokuz. Ama milletin gönlünde varız. Bu halk bizi Allah için sevmiş, sevmiş ve seviyor. Efendi Hazretleri'nin eli var, himmeti var. Müşterim bol olacak buyurdu. Bu onun kerametidir. Onun için mürşidinizin de, Efendi Hazretlerimizin de yoluna hizmet etmiş oluyorsunuz.
- 12:39
Bu yol benim yolum değil ki. Evliyaullah'ın yolu. Zikri onlar teşvik ediyor bizi. Hep onlar öğretti bize. Bunları intikal ettirelim. Bir yeni nesil geliyor. Bunlar internet genç diye. O bakımdan internete de biraz hız vermemiz lazım. Siteleri işte orada da çalışma yapıyoruz. Biraz da nasıl artırırız, nasıl ulaşımı artırırız insanların.
- 13:01
Zorla gözüne gireceksin ya. Millet siliyorsun yine bakıyorsun atıyor bir mesaj. Siliyorsun yine atıyor bir mesaj. Zorla ne diyor diyorsun ya. Zorla bakayım diyorsun ya. Biz niye insanlara böyle gözüne girmeyelim. Bir sohbet, bir konu, bir önemli tebliğ. İnsanların hidayeti için. Bayram gecesinin bir ibadeti, bayram gününün bir zikri.
- 13:23
Kimsenin bir şeyden haberi yok ya. 17. gece dün hiçbir hoca bilmiyor. Orada yüzden fazla hoca vardı. Bir kişi Bedir geceniz mübarek olsun demiyor birbirine. Bir kişi. Daha şu anda Bedir gecesi diye bir şey Türkiye'de yok. Yani sahabe-i kiramın bu kadar önem verdiği. Kur'an-ı Kerim'de Yevmel Furkan. Furkan günü diye adı geçen gün ya.
- 13:47
İşte bugün. Bugün o gündü yani. İftara yanaşıyoruz. O gün bitiyor. Furkan günü. Gecesi de Furkan gecesi. Dün gece. Hakkın batıldan ayrıldığı gece. Bir camide, bir yerde Furkan günü, Furkan gecesi diye bir şey anlatılmamıştır yani. Yazık değil mi? Lale Gül'den başka bu konuları konuşan yok. Yani biz koca Ramazan-ı Şerif'imiz, Bedir gibi en büyük olayımız.
- 14:11
Değil mi? Gavurlar görmüyor musunuz? Fuzuli fuzuli uydurma azizlerin, bilmem nelerin her türlü efendim şarap fıçısı papazların günlerini, şeylerini nasıl kutsamışlar, kutlamalar, işte o sevgililer günü. Bir azizin bilmem nesi, öbürü bilmem nesi. Bütün uydurdukları papazların günleri, geceleri. Biz burada Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in, Ebu Cehil'leri
- 14:33
geberttiği, İslam'ın aziz olduğu, İslam'ın kurtulduğu en büyük hadisedir. Bedir'den büyük hadise İslam tarihinde yoktur yani. Onun için Bedir'e katılan sahabeden eftal sahabe yoktur. Bedir'e katılan meleklerden eftal melek bile yok. Yani bu kadar mevzu var. Maalesef cehalet var arkadaşlar. Üç dört tane klişe kandil takvimlere yerleşmiş.
- 14:55
Bunun dışında o kandillerin de regaet ne demek? akaid ne demek bilmez. Miraç desem bilmez. Mana berat desem manasını bilmez. Hiçbir fazilet bilmez bu millet yani. Maalesef. Anlatmaktan başka bir çaremiz yok. Ben tabi biraz yoruluyorum, hastayım, şimdi bu sefer seviniyorum. İnsan sahaya inince insanlardan işte biz dinliyoruz, sohbet dinliyoruz diye.
- 15:20
Helal olsun size diyorsun yani. Bizim hastalığımız, yorgunluğumuz, her şeyimiz feda olsun yani. Yeter ki millete bir ilim bırakalım, bir eser bırakalım. Onun için bundan sonra kalan ömrümüzde daha çok hizmet etmeyen insan hevesleniyor, şevkleniyor. Allah hepinizden razı olsun. Bedir geceniz mübarek olsun, Bedir gününüz mübarek olsun.
- 15:40
Furkan günü de Allah hakkı batıldan ayırsın. Şümbarık iftar saatinde dua yaparsınız inşallah, oruç ağzınıza %100 müstecap. Dua hakkınız var. Allah mutlaka ehli bid'at ve ehli sünneti şu Türkiye'de ayır yarabbi diye Hz. Musa Aleyhisselam'ın duasını ben dün gece de yaptım işte. Gece de geç geldi teravihde efendim geç kıldık yani.
- 16:02
Yatsıyı tabii yatsıyı 12'den sonra bırakmak iyi değil. Bir hocanın biri demiş dediler, benim kız duymuş baktım o yatsıyı hiç vaktinde kılardı, baktım geçittirmiş. Saat olmuş iki. Kızım dedi sen namazını kılmadın. Ya hoca dedi ki dedi geç kılmak eftel. Ya sen anlamadın dedim ya o yanlış konuştu. Yatsının geç kılınmaz ama sülü sülü leyle kadar.
- 16:24
Yani gecenin üçte birine kadar. Fakat teğhiri müstehaptır diyor ama İmam-ı Rabb'i Hazretleri ben bir dakika bile bu teğhire gönlüm el vermiyor, fıkıhlarda böyle yazıyor ama diyor. Fakat sülü sülü leyle teğhiri müstehap ne zaman? Uzun gecelerde. Yani burayı hocam anlatamamış nedir? Yani yatsı altıda oluyor ya altıya çeyrek kala yatsı oluyor.
- 16:48
O zaman sen bunu 10'a 11'e çekmen müstehap. Anlatabiliyor muyum? Şimdi zaten gece bir avuç. Yatsı zaten 11'de oluyor. Sen buna iki saat ekledin mi zaten gecenin yarından sonrası kerahata gidiyor. Yani yatsının da kerahatı var. Tabii ki ikindinin akşama çok yaklaşması gibi kerahatı galiza ağır bir kerahat olmasa da Hacı Hasan Efendi Hazretleri
- 17:11
Akyaz'dan geliyoruz bir geceye rahmetullahi aleyh yolda durdu da arabayı. Bizde öyle bir uykumuz var ki gözümüzü açamıyoruz. Abdest de kaçırmışız zaten. O zaman sırtını yaslayınca abdest kaçıyor biliyorduk. Meğer yaslanarak uysan da bozulmuyor şeyde arabada falan. Ancak uzanırsan bozuyor. Makadın yerde sabit oldukça uyku abdesti bozmaz.
- 17:32
O vakit öyle bilmiyorduk. O vakit böyle durmaya çalışıyorduk. Uyurken de böyle dalıyorduk. Şöyle bir gitse arkamız gittik diyorduk abdest. Senelerce neler çektik o işten. Otobüslerde falan. Sonra kitapta gördük onu. Uyku ancak yaslanırsan abdesti bozar. Düz oturursan makadın yerde sabit iken bozmaz.
- 17:52
İşte cahillik. Yani. Tabii fazla abdest alıyorduk. Zararda değildik ama bu sefer abdestim yok diye bazı şeyleri yapamıyorsun. Abdestim kaçtı zannediyorsun. Hacı Efendi otobanın kenarı o zaman böyle 25 seneli geç. Belki de Hacı Efendi öyle 20 sene iyi geçti. Belki de 25-30'a yakın. Bizde ayılamıyoruz.
- 18:17
Mustafa abi vardı arabayı süren. İndirmiş onu mübarek. Otobanın kenarına vızır vızır arabalar geçiyor içeri. Hacı Efendi demiş burada birileri vurur bize falan. Demiş kimse vurmaz bize demiş. Sen işine bak demiş. Namazımı kerata sokacağız demiş. Mübarek. Herkesden kılmadan şöyle yol alalım diye ergen çıktık.
- 18:39
Efendinin haberi var mı dedi. Bizde efendinin haberi etmeden çıkmıştık. Dedi ki efendinin haberi yok sadece. Sabah da arıyor bizi tefsiri efendi. Geceden dönelim Hacı Efe dedik. E dedi ki efendi sabah ararsa sizi dönelim. Yoksa ben kalacaktım bu gece. Dediler Hacı Efe bütün Akyaz'ı toplandı. İhvanlarım, ihvanlar oğlum.
- 18:55
Dediler Hacı Efe ne olur kal bu gecede. Dedi ki yol arkadaşlarıma vefalısızlık edemem. Ben onlarla geldim. Onların işi varsa dönmem lazım dedi. Orada her zaman bir şeyler öğretiyor mübarek. Zaten kerametleri doldu. Habersiz kalktık gittik. Aldı çuvalla ekmek doldurdu şeye. Durduk bir fırına. Dedi bir çuval ekmek.
- 19:14
Allah Allah ne yapacağız bir çuval. Bir günlük yoldayız. Gittik onun ihvandan birinin evine. Dedi ki bu adam dedi. Akyaz'ı her hafta gelip beni ziyarete. Bir kere de gideyim ona ki ne zahmet çekiyormuş yolda. Bir de ben o zahmeti çekeyim dedi. Allah için ziyaretine gideyim dedi. O da onun ihvanıymış meczup biri.
- 19:31
Yani aşık biri. Gittik adam. Yahu Akyaz'ı duyan geldi, duyan geldi. Hacı Salih Efendi Hazretleri gelmiş. Her taraf ev doldu. Adamın evi bahçeli Allah'tan. Fakat yemeğim de var dedi Hacı Efe dedi. Bayağı peynir, zeytin, köy işi dolu var dedi. Ekmeğim yok. Dedi ki Mustafa getir ekmekleri dedi. Allah Allah.
- 19:53
Yılda oraya 50 kişi. 50 kişiye adam ekmek başı olur mu? Niye aldığınızı o zaman anladık, dedik ekmekleri getir dedik. Çok keramet gösterdi yolda. İhsan Efendi'ye uğradık rahmetli Atabazan, onun evinde misafir olduk. Ne günler hep her taraf ulema doluydu, evliya doluydu. Şenlik vardı, bolluk vardı. Kıtlık var arkadaşlar, kuraklık var.
- 20:17
Neyse oradan işte gece o saatte mübarek yolun ortasında seccadeyi Arabalar vızır vızır geçiyor. Kenara çekildik tabi. Arabanın ışığını yaktırdık dedi, ışıkta secde yerimizi görelim dedi. işte secde yerimizi görelim, dedi. Secde yerini görmesen Secde yeri görmesen o da mekruh. o da mekruh. Ondan sonra biz dedik abdestimiz herhalde şey, biz uyuduk dedik.
- 20:33
dedik. Tamam size gelince kılarsınız, dedi. Küçükköy'deydi evi. Orada kıldı. O gün bugün akıldı. Dedi ki on ikiyi geçerse kerahata girer, dedi, yatsa. Çok fıkıhçıydı Hacı Efendi. E şimdi bunları doğru anlamak lazım. Sen şimdi hangi hoca dedi, ne manada dedi onu bilmiyorum. Geç kılmak müstahap. Nerede?
- 20:51
Geç kılmak müstahap. Üçte birine tehir. O da uzun gecelerde. E sen şimdi tehir olur mu? Zaten son dakikada on birde yatsı oluyor. Yatsı on birden ileri nereye gidecek? Onun için yanlış anlamayın yani. Biz yatsı kıldık şeyde. İstanbul dışında kıldık. Uçağa binmeden kıldık. Seferiydik. İki rekat kıldık.
- 21:14
Çünkü teraviyi geç kılabilirsin. İmsakada yolu var. Teravide kerahat yok. Teravide yatsıdan sonra da kılabilirsin. Arada verebilirsin. Teravide kerahat yok. Ama yatsıda kerahata girerseniz onu da teraviyi geç kıldık deyince yatsıyı da geç kıldık anlamayın yani. Ona göre kendi hesaplarınızı sünnet ve cüz'lere bakın.
- 21:34
Şimdi neyi anlatıyorum? Yani insanlar bu sohbetlere rahmet ediyorlar. Bütün insanlar efendim başları açıkta olsalar Allah'a hidayet versin, tesettüre kavuştursun. Yani dua diyoruz hepsine. Allah razı olsun. Ama sen bizim tesellimiz oldun. Öbürü ben intihar edecektim. Efendim işte sohbet dinlemekten intihardan vazgeçtim.
- 21:59
Öbürü ben kanser idim. İşte efendim altı ay sonra sohbet dinlediğinde bana öleceksin dediler. Ben bunalıma girdim. Sohbetlerle teselli buldum. Bildiğiniz gibi değil arkadaşlar. Bu sohbeti ulaştırmanın yani insanlara mesaj atmanın kadar kanal yani şimdi Lalegül'ün kurulduğu bir buçuk sene oldu. Hala duymamış olan var.
- 22:19
Adam diyor internetlerden dinliyor. Yandaki diyor ne interneti ya Lalegül var diyor. Sıralı sohbet var diyor. Yapma ya diyor. Ne zaman diyorum ben bana diyor bilgisini at diyor. Yani şimdi insanlar hala duymamış. Belki de yarısı duymamış. Bu kadar duyulmağı bu kadar izleyen var. Ya düşün bu millet bizi sever bu millet Allah için ya.
- 22:38
Sever ya. Onun için hizmet edeceğiz. Sizin de hizmetiniz tebliğdir. Sohbet başladı. İşte Ramazan'da bitmiyor ki bu iş. Ramazan'dan sonra da hadis dersimiz var. Şifa-i Şerif dersimiz var. Mektubat dersimiz var. Perşembe sohbetleri. Devamlı sohbet var. Eskiler, yeniler. Allah'tan razı olsun. Furkan gündüz mübarek olsun.
- 23:00
Hakkı batıldan Rabbim o gün ayırdığı gibi bugün de tefrik eylesin. Amin. Yani ben ne yapayım? Millet İslamoğlu'nu az var. Dinleyeni pek yok ama işte bürokraside var. Belediyelerde çok. Belediyelerde çok adamı var. Çok büyük tehlike belediyelerde. İşte bazı adamlar var. Onlar tavsiye ediyorlar. Bunu belediye adayı yapın.
- 23:20
Bir de bakıyorsun o adamın arkasında İslamoğlu çıktı. Bir daha uyanık olmak lazım ama işte kim uyanacak? Kim uyandıracak? Dedim ya Rabbi hani Kur'an'ın duaları var. Onu da kitabında hazırlıyordum. Bir şey yetiştiremiyorum ki ben de. O çıksa bunlar hep çıkacak oradan. Rabbin ila evlikü illa nefsi ve hi.
- 23:39
Musa Aleyhisselam dedi ki ya Rabbi bir kendime lafım geçiyor. Bir de kardeşim ağabeyim Harun Aleyhisselam'a mağlup oluyorum. Geri kalan İsrailoğulları azmış kudurmuş dedi. Yoldan çıkmışlar buzağıya tapmışlar dedi. Bu fasık kavimlerle bizim aramızı ayır ya Rabbi. İşte bu dua üzerine sahraya düştüler çöle tihte.
- 24:00
40 sene tabi peygamberler de çekti yine bu sefer. Harun Aleyhisselam orada vefat etti. Musa Aleyhisselam 40 sene dolmadan vefat etti. Peygamberler de neler çekti yani. Çünkü bir beddua diyorsun ama arkasında hesap edeceksin. Ama Musa Aleyhisselam dayanamadı yani. Bu fasık toplumlarla bizim aramızı ayır dedi.
- 24:17
Furkan farktan geliyor. Fark ayırmak demek Arapçada. Furkan ayırmak. Ondan sonra fefruk oradan geliyor. Fefruk. Fark et yani aç aramızı. Onun için diyorum şu bidat ehlini teşhir eyle ya Rabbi. Rezil eyle ya Rabbi. Rüsva eyle ya Rabbi. Bunların kadere inanmadığını, amendüsü olmadığını, bunlar Kur'an'ın ayetlerini inkar ettiğini, bu Mehmet okuyanların bu şeyini.
- 24:38
Hala diyorum ya bu Mehmet okuyanı ne konuşturuyorsunuz? Şeyde. Ne onun adı? Bu Habertürk'te sıralı buna abone olmuşsunuz. Demezler mi ki Fatih Saraş dedi ki çok ehli sünnettir. Uuu dedim. Hemen arayayım onu. Geçen aradım onu. Ulaşamadım ona. Sonra da unuttum benim de işim var. Bin tane gücü var. değişim var, bin tane gücüm var.
- 24:58
Fatih Saraç'a selam söylüyorum buradan. Elde sallayabiliriz, sağ elimizi sallayalım. Fatih Saraç uyanık adamsın, akıllı adamsın. Baban senin, Allame-i Cihan. Git bir babana sorsana ya. Emin Saraç Hocamız ellerinden öperiz. Git bir babana sorsana ya. İsa Aleyhisselam Meryem Validemizin çift cinsiyeti var, kendi kendine dörlendi dedi bu adam.
- 25:19
Kulağımla duydum ya. Bütün hadisleri mütevatir inkar ediyor, kabir azabı dahil, hepsini. Sen demiş, adam da tabii Adam da tabi, Mustafa Esnaf'ı ondan kurtarayım diye, Mustafa İslâm'ı ondan kurtarayım diye yaşayan nurlulerden falan kurtarayım derken, tabi adam da Mehmet Okuyan'a düşmüşler. Bu demiş, ehl-i sünnet demiş.
- 25:35
Halbuki Fatih Hoca da hocadır ama dinlememiş. Bunlar, o da işi çok. Bir kere dinlese, bu ne der yahu? Ama ne olur Allah rızası için, Allah bir imkanlar verdi size, batıl ehlini konuşturmayın. Hak ehlini davet edin, beni davet edin demiyorum. Beni çağırsan otuz gece ben gelemem. Beni çağırdılar bazı televizyonlara, gidemedim.
- 25:57
Yani, vaktim yok. Ama var ya, Cevat Akşet Hoca gibi alimler var, daha dünyada ehl-i sünnet insanlar var, Nihat Hoca ehl-i sünnet. Ben kimseyi kıskansam, onların da adını vermem. Cemal Vanlıoğlu'su var, Masum Vanlıoğlu'su var, yani vaiz dolu, hatip dolu, hoca dolu. Ehl-i sünnet insanlar mı yok ya? Çağırın birilerini de.
- 26:18
Yapmayın, etmeyin, bu ehl-i sünnet dışı insanları teşhir etmeyin bunlar. Milletin dinini imanı alacak. Cemal Hoca'yla beraber işte şeyde. Öyle dedi yahu. Bunlar dedi, birilerinden bahsetti. Onlar dedi, paralarını aldık milletin. Bu İslamoğlu, bunlar da imanlarını alıyor dedi. Yani o gruptan daha tehlikeli bu grup dedi.
- 26:38
Çünkü bunlar imanlarını alıyor. Çünkü onlar gelip de kader madere karıştırmadılar. Onun için siz doğru adrestesiniz. Yetmiyor. Şu milleti sokağa inip de, şu benim yanımda bir yere gelip gidip de bir görseniz, şu milletin dertlerini, hastalıklarını, sorunlarını, bunalımlarını sohbet, sohbet, sohbet. Biz anca kurtuluyoruz, dinliyoruz diyorlar.
- 26:59
Bir gecemiz geçmez, bir günümüz geçmez. Çoluk, çocuk, hepsi. Ta Diyarbakır'da adam diyor, çocuğum diyor, seni göre acı baba çıktı, acı baba çıktı diyormuş beni görünce. Hepsi seni dinliyor diyor. Çoluğumuz, çocuğumuz. Ben de memnun oluyorum. Neden? Hiç olmazsa insanları saptırmıyorum. Hiç olmazsa insanlara hidayetleri anlatıyorum.
- 27:17
Doğru rehberlik, yol göstericilik yapıyorum. Amelim kendime. Ben dediğimle amel edersem ben de kurtulurum, onlar da kurtulur. Ben dediğimle amel edemezsem, ben kaybetsem yine onlar kurtulur. Çünkü ben onları yanlışa sevk etmiyorum. Hep söylediklerim Kur'an ve Sünnet dairesindedir. Onun için Allah rızası için insanlara tebliğ edin, davet edin, insanların hidayetine vesile olun.
- 27:38
Şimdi bak bir şey okuyamadım. Vakitin dakikasının arası geldi. Hemen ikinci bölümde iki rivayet okuyacağım size inşallah. Bunları milletin kaçırmaması için Allah rızası için sohbetlere davet edin. Şimdi bir kısa ara verelim.
- 28:13
Bismillahirrahmanirrahim. Bismillahirrahmanirrahim. Şimdi oruç tutuyorsunuz, şu mübarek Furkan gününün Şu mübarek Furkan gününün iftarına yaklaşıyorsunuz. Bu mübarek saatlerde size iki tane müjdeli rivayet nakledeceğim. Çünkü Ramazan-ı Şerif'teyiz. Tabi Ramazan-ı Şerif'e münasip rivayetler yapmakta fayda vardır.
- 28:50
Vakitlerimizde kısa olduğu için kitaplarımızda eski ulemanın, Osmanlı alimlerinin vaaz ettiği eserlerde Dürretü'l-Vaiz'in gibi, Dürretü'l-Nasuh'in gibi, Zübdetü'l-Vaiz'in gibi bu gibi birçok eserler vardır. Bunlar tabi bir kısmı matbuddur, bir kısmı Süleymaniye kütüphanelerinde mahduttur, yazmada kalmışlar.
- 29:13
Ama onları da alabiliyoruz, ulaşım imkanlarımız oluyor. Bu kıymetli eserlerde birçok rivayetler zikrediliyor. Bunlardan birinde buyuruluyor ki Musa Aleyhisselam dedi ki Ya Rab ekremteni bitteklim fele atayti aheden misleme atayteni Sen bana kelam sıfatını, yani işittirmeyi ikram ettin. Sen beni kelimullah yaptın.
- 29:37
Lam ile lam, le, kelimullah. Yani Allah ile konuşmuş tek peygamber. Tabii Adem Aleyhisselâm da konuştu ama Mûsâ Aleyhisselâm kadar net değil şeyi. Mevlamız'ın tecellisi ona, kelam sıfatının tecellisi Mûsâ Aleyhisselâm'da en basit. Mûsâ aleyhisselâm da en bariz ve en zahir olduğu için ona Allah ile konuşan peygamber deniyor.
- 30:00
Kelîmullah o demek. Ya Rab sen bana kelam sıfatını ikram ettin. Bana verdiğin bu sıfat, bu vasıf çok kıymetli tabii. Peygamberler arasında da imtiyaz sahibi oluyor. Ve kellemallâhu mûsâ teklîme. Âyette bir de Mûsâ aleyhisselâm ile konuştuğunu bildiriyor. Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem Miraç gecesi gördüğü için cemalini, o tabii onu konuşma istisna, o zaten
- 30:22
hiçbir peygamberlere benzemez, hiçbirinin arasında, sınıfında tasnif edilemez. Onu istisna tuttuktan sonra Musa aleyhisselâm'dan daha bu hususta bahtiyar yok. Bu konuda yani kelam konusu. İbrahim aleyhisselâm Musa aleyhisselâm'dan üstündür. Onu konuşmuyoruz. Ama kelam konusunda İbrahim aleyhisselâm da kelamını işitmemiş mesela.
- 30:42
Her peygamberde bazı özellikler var. Sen onlardan birine de başka kullarından birine de bana verdiğinin bir mislini verdin mi ya Rabbi? diye soruyor. Fevhallahu teâlâ ile ya Musa. Bizim ümmetle ilgili konuların çoğunu Musa aleyhisselâm'ın vahiylerinde bulursunuz. Hatta ben bayrama yakın okuyacağım üç dört rivayet var.
- 31:05
Bunlardan bir rivayet iki sayfa kadardır. Yani uzundur rivayet. Bayram gecesine bir gece kala falan yapacağım onu inşallah, notlarımı da koydum. Orada hep yine Musa aleyhisselâm'a vahyediyor. Çünkü Musa aleyhisselâm'a gelen vahiylerde Mevla teâlâ ahir zamanda işte Ahmet'in ümmeti çıkacak. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ekseri Ahmet ismiyle Tevrat'ta İncil'de anılıyor.
- 31:29
İşte onlara o bir ay orucu farz edeceğim işte bayram gecesi şöyle olacak, bayram sabahında şöyle tecelli yapacağım hep bizim ümmete yapacaklarını evvelki ümmete anlatmış. Buradan dolayı da Musa aleyhisselâm hep böyle müjdeleri duyuyor. Araf suresinin ayetlerinde de geçerli. Bizim Ruhu Furkan'da çok rivayet yazdık orada.
- 31:50
Kaynaklarıyla birlikte. Yâ Rabbi fecaaluhum ümmetih. Şimdi Mevla bir müjde anlatıyor. Şöyle şöyle mükafat vereceğim işte abdestlerinin damlalarına işte her bir damlalasına eni göklerle yerler kadar olan bir cennet vereceğim. İşte onların namazına şunu vereceğim. Onların orucuna bu sevap, bu mükafat falan hep Musa aleyhisselâm diyor Yâ Rabbi onları benim ümmetim yapar mısın?
- 32:15
Hep böyle Musa aleyhisselâm uğraşıyor. Mevlam tilki ümmeti Ahmet'e. O Ahmet'in ümmetidir, senin ümmetin değil. Artık Musa aleyhisselâm dayanamadı yani. Beni de onun ümmetinden yap dedi. Bari de kurtulalım dedi yani. Bu kadar müjdeyi niye onlara verdin hep? Musa aleyhisselâm nazlıydı, niyazlıydı. Ve kâne inde Allah ve cihâ.
- 32:34
Allah'a indi de itibarlıydı. Onun için Mevla ile biraz nazlı konuşabilir. Nazı geçer yani. Sen şimdilik o makamda değilsin. Sen peygamberler bile o makamda değil hepsi. E biliyorsun Miraç gecesinde de onu üstün ettin benden. Bana cemalini göstermedin. Onu bak cemalini ziyarete çağırıyorsun.
- 32:51
Şimdi davet ettin. E bu laflar Musa aleyhisselâm'a. Uygun şeyler. Onun makamı yüksek. Mevla da onu çok seviyor. Onun için hep böyle Ya Rabbi şu vasıfları bana nasip et. Benim ümmetime nasip et. Ama Mevla burada ahir zaman ümmetine nasip et. Bu usta çok rivayetler gördüm. Vahiylerinde, Musa aleyhisselâm'a gelen vahiylerinde bizim ümmetin çok vahisleri geçiyor.
- 33:15
Farklı yönlerde mesela bayrama uygun. Bayram sabah namazında yani bayram namazındaki tecelliler. Mesela bunu ancak Allah-u Teala Musa aleyhisselâm'a vahiy ettiklerinde bu tafsilatı bulabiliyoruz. Bizim bayram namazının faziletlerini orada bulabiliyoruz. Hatta Ya Musa diyor bulabilirsen üç tane diyor üç kişi bul diyor onlara katıl diyor.
- 33:38
Belki ruhaniyetiyle Musa aleyhisselâm çünkü namaz kılıyordu ayakta. Biraç gecesi mezarında ayakta namaz kılıyordu. Peygamberler diri diriler kabirlerinde namaz kılıyorlar. Hadis-i şeriftir sahih. Onun için belki de bizim bayram namazlarına geliyor artık. Kabe'ye mi katılıyor şey onu bilmiyorum çünkü Fatlup diyor Mimmen Yasum, Selasete
- 34:00
üç tane diyor Ramazan orucu tutan bul diyor. Bayram namazına onlarla çık diyor. Yani neler gelecek neler. Bu bayram gecesine yakın bir bir gecede bitmez belki son iki gecelerde fazilet anlatmak icap eder. Çünkü millet bayram namazına da alışkanlık olmuş artık. Otomatiğe bağlamışlar. Hatta sabah namazını da kılmıyorlar sabah.
- 34:19
Güneşliğin doğuşuna saati kuruyorlar. Güneş doğuyor üzerlerine Allah'ın laneti yağıyor. Sabah namazını kaçırdıkları için bunlar kalkıyor da bayram namazını aslanıyorlar. Yahu sen sabah namazını kılmamışsın sana bayram namazı ney ne? Farz kılmayanın vacibi olmuyor. Farz kılmayanın sünneti olmuyor. Yani neye benziyor?
- 34:38
Sabahın sünnetini kıl, farzını kılmaya benziyor. Yani bayram namazı kılmaya bu kadar önem gösteriyorsunuz, özen gösteriyorsunuz, camileri dolduruyorsunuz. Dışarılarda bile sığmıyor. Sabah namazında iki saf. Aynı cam. Hadi ben evde kıldım geldim, hadi yine bir parça, hani evde kıldım bari. Yine de cemaati kaçırmak çok büyük bir tehlike ama hadi evde kıldım.
- 35:02
Çoğu kılmıyor evde sabah namazı, bayram sabahı. Kılmıyor. Sabah namazı diye bir şey bilmiyor ki. Ya diyor sabah namazı niye kılayım, ben hiçbir zaman kılmıyorum ki zaten diyor. Bayram namazı diyor, senede iki kere ben diyor, senede iki kere hiç kaçırmam diyor. Yani ben buna ne diyeyim ya? Ben buna ne anlatabilirim?
- 35:18
Adamın mantığı yok. Adama şimdi bari bugün kıl diyoruz ya mübarek gün. Adam diyor ki ama münafıklığa bir lüzum yok diyor. Ben dün kılmadım diyor. Böyle de deli deli de konuşuyor. Bir de münafıklıktan falan da bahsediyor. Ondan az daha kâfir olacaksın. Bundan az daha kafir olacaksın, sen münafıklıktan bahsediyorsun.
- 35:33
Yahu kaç kere kılabilsen kıl işte, kattığımız kâr. Bugün kıl da sabah namazını yapsın. Allah-u Estağfirullah, bu millete şuur, şuur. Bu millete elli senelik bayram namazı, iki rekat sabah namazının farzına değmez şuurunu vermemişler ki. Yani ömrün boyu kıldığın cuma namazı, altmış senelik hayatındaki cuma namazını toplasan yani öğlenin farzından fazla değil ki.
- 36:07
Ha öğlenin farzı, ha cuma. Cuma da farz, öğlen de farz. Yani sen başka gün öğlen kılmıyorsun da, cumartesi öğleni kılıyor musun? Kılmıyorsun. E tamam cuma önemli, üç cuma özürsüz gelmeyenin kalbi mühürlenir, tamam. Cuma hakkında özel tehditler var. Ama burada da bir vakiti kasten kaçıran seksen sene cehennem var.
- 36:27
Yani aşağı değil fazlası var aşağısı yok. Bu millete farz ne? Vacip ne? İtikad ne? Evvela imanı kurtarmak ne? İnanmak nasıl bir şey? Neye inanacaksın, nasıl inanacaksın? Anandan duyduğun gibi. dünyadan duyduğun gibi. Nenem şöyle anlatırdı. Bütün milletin şu andaki itikadları nenem şöyle anlatıyordu diyor.
- 36:50
Nenemin şeyi diyor, kulağımda diyor. İşte Sübhanallah dermiş nenesi, Kadın hiçbir şey duymamış. Nenem diyor, tabii oralar Rus Cumhuriyetlerinde, Azerbaycan'da cumhuriyetlerinde, Azerbaycan'da işgal altındaydı. Yine hoşuma gitti. Bir gazeteci hanım yani. Ben diyor nenemin zikirleri diyor kulağımda diyor falan.
- 37:08
Tabi o nenelerin bereketiyle bu torunlar da yine en azından Müslümanım diyebiliyorlar. Yoksa tabi hepten Hıristiyan olmuşlardı. O neneler çok kıymetli neneler. Ama insanlara bir şey anlatılmamış. Yani dedem şöyle kılardı. Nenem böyle okurdu. Kitap okumuyorlar. Vaaz dinlemiyorlar. Dinlemek okumaktan kolay geliyor millete.
- 37:30
Madem öyle dinlemeye teşvik edeceğiz. Başka yapacağımız bir şey yok. Dinleteceğiz yani. Fevkallahü Teala. Allah Teala ona vahiy etti. Yani ne dedim Musa Aleyhisselam'a çok vahiyler gelirdi. Musa Aleyhisselam'a gelen vahiylerde Mevla bu ümmetten haberler verirdi fakat burada Musa Aleyhisselam başka bir şey soruyor.
- 37:49
Ya Musa İnneli ibademi huludûn fî âhiriz zemâni ve hukurîmûn bişehri ramazân. Ey Musa Sen şimdi soruyorsun ki bana kelam sıfatını işittirdin. Sen benim bana yaptığın bu ikram gibi başka birine ikram ettin mi? Benim öyle kullarım olacak ki ben onları ahir zamanda çıkaracağım. Yani dünyanın sonu gibi bir şey bizim şu dönemimiz.
- 38:16
Bizimki zaten ahir zamanın da bedder zamanı çünkü 1400 sene oldu. Ahir zaman başlayalım. Yani Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in gelmesiyle. Fakat İmam-ı Rabbân Hazretleri diyor ki esas ahir zaman 1000 sene geçtikten sonra başladı diyor. Yani şu anda 437 sene oldu. Yani 1437'deyiz. 1000'in de başında tabii ki İmam-ı Rabbân Hazretleri gönderildi müceddet olarak.
- 38:44
Yani işte 400 sene oldu onun vefatı. 1034'te vefat etti. Safer ayında. Onun vefatından sonra da işte 400 senemiz geçmiştir şu anda. Tabii ki bu ahir zaman diyor 1000'in geçmesinde ahir zamanın başlaması hususunda çok büyük bir tesir vardır diyor. Oradan anlıyoruz ki ahir zamanın da artık en yoğun bozulmanın devam edeceği bir dönemdeyiz.
- 39:14
Zaten de yani son 100 senedeki bozulma bir 7000 senelik bozulmadan fazla oldu. Çünkü internetler, televizyonlar, ulaşım aletlerinin fazlalaşması, tabii laikliğin gelmesi, İslam'ın devlet şeyinden İslam adının çıkması, hilafetin ilgâ edilmesi, İslam nişanlarının sarığın cübben sakalı her şeyin yasak edilmesi, Allah demek yasak edilmesi, ezan yasak edildi falan filan.
- 39:39
Şimdi bunlara baktığımız zaman camiler ahır yapıldı. E bunlara da baktığımız zaman son 100 sene ben onu 150'ye de götürüyorum. Osmanlı'nın son 50'si zaten Osmanlı'da sayılmaz. Sultanahmet Cennet Mekânı'nın çabalarıyla işte biraz.
- 40:21
Abduhlar, Afganlar hep böyle son yüz sene, Mısır'daki ezherin bozulması vs. Bu tabii bir İngiliz projesidir. Vehamiliğin kurdurulması, yani bu son yüz, iki yüz senenin içinde bütün bunlar İngilizlerin oyunlarıyla, ajanlarıyla, şeyleriyle, hacı hoca kılığında, şimdi de hoca diye milletin dinlediği birçok insan ajandır.
- 40:43
Ajandır, kimi İran ajanıdır, kimi İngiliz ajanıdır, kimi masondur. Senelerce millet vaaz dinledi, ağladılar, sızladılar ama adam mason çıktı. Çünkü adam masondu zaten, mason çıkmadı. Zaten masondu. Ama millet biz böyle, milletimiz maalesef sürü kültürüyle gider yani. Hakkı batıldan ayıramaz, böyle bir şey var.
- 41:06
Zaten niye böyle yaptılar? Suyu bulandırdılar. Suyu bulanınca balık avlamak kolay oldu. Yani bulanık suda balık avlama lafı. Mevzu nedir? Mevzu millet cahil olmazsa, batıla gitmez. Millet cahil bırakıldı. Elif bağısı yasak edilirse, Osmanlıcası yasak edilir, Arapça yasak edilir. Adam dedesinin mezar taşını okuyamıyor, babasından kalan kitabı okuyamıyor falan filan.
- 41:27
E geldiğimiz noktada sen bunu hangi hocayı çıkarırsan, Mesih desen millet Mesih der, peygamber desen peygamber der. Şu millete şu anda peygamber diye biri çıksa, dinleyenler olur yani. Ben sana söyleyeyim, birisi zındık demez. Yani birisi derken diyenler olur ama, onu da dinleyenler olur ha. E var işte ben peygamberlere namaz kıldırdım diyen adamın iki tane kanalı var.
- 41:50
Şu anda vaaz yapıyor. Bütün dinleyenleri var bu adamlar. Acayip bir durum. Ben Yahudiyim diyor, adam ben diyor karılarla kızlarla göbek atıyor, ben Mason'um diyor, Yahudiyim diyor, hala adam diyor onun bir bildiği vardır diyor, hoca diyor. Böyle insanlar var. Ya bildiğiniz gibi değil. Hakikaten ahir zaman.
- 42:12
Ey Musa benim ahir zamanda çıkaracağım kullar var. Ben onlara Ramazan ayını ikram edeceğim. Etti mi bize? Etti. Çıkarttı mı bizi? Dünya çıkarttı. E şimdi Musa a.s. ta kaç bin sene evvel bunu bildirdi. Mevla bir şey sonradan öğrenmiyor ki, Mevla her şeyi ezelden biliyor. Onun için önceden bildiriyor işte.
- 42:53
veyne-i vakte-i iftari yâ Mûsâ. Görüyor musunuz? Şimdi artık orucun sizi yorduğu, takatsiz bıraktığı, bitap düşürdüğü ve ciğerinizi hararete boğduğu son dakikalardasınız. Yani bu saatler artık en çok hissedilen saatlerdir. İnsan sabah dokuzda ondaki gibi değil şimdi bu saatte. Tamamen bir halsizlik çöküyor.
- 43:18
İşte müjdeniz geldi. Ya Musa diyor. Ben diyor, Habibimin ahir zaman ümmeti iftar edecekleri vakitte ben onlara seninle konuşurken sana olan yakınlığımdan daha yakın olacağım diyor. Hiç bir iftarda böyle bir şey sezdiniz mi? Siftah yok değil mi? Bugün on yedinci iftarınız. Siftah yok. Niye bu yakınlığı hiç anlamadınız?
- 43:50
Çünkü siz tuz derdine düştünüz. Şeker derdine düştünüz. Hanım çorba geldi mi? Ya kaşık yok. Çatal yok. Ya on dakikada diyorum arkadaş. Bir kendinize gelin. Mevla bize bizden yakın da Musa aleyhisselama tecellisinden daha yakın bir tecelli var. İftar saatinde. Ya bir dua tutturun. Yüzde yüz kabul bir dua.
- 44:09
Yani bu sene yirmi dokuz çektiniz. Yirmi dokuz tane yüzde yüz kabul edeceğin hiçbir şey yok. Bir tane karavana yok. Yirmi dokuz tane on ikiden hedefi vuracağın dua hakkın var. Kaçını kullandın? Kaçını tutturdun yani? Tutturamıyorsun. Çünkü yemek derneği. Allah'ım yarabbim. Zaten iftar açıcak. Birazdan çağır.
- 44:29
İstersin tuz istersin buz istersin. Yahu biraz sükut dur. Zikir yap. Ben beni de dinlerken zikredin diyorum. Kelime-i şehadet çoğaltın. İstiğfar çoğaltın. Cenneti çok isteyin. Cehennemden çok sığının. Şu derginin seksen dokuzuncu sayfası sizi kurtaracaktı ama ona da bakmadınız. Seksen dokuzda hem iftar duaları var.
- 44:50
Hem işte Ramazan'da çok aynı sayfaya çatmış yani. yeni sayfaya çatmış yani, onu kasıtlı denk getirmedik ama tek sayfaya bakıyorsunuz, yaprak çevirme zahmetiniz bile yok insan alır önüne, on dakika kala oturur sofrasına bir yüz kere Sübhanellah ve Hamdi'yi çeker, ortası mağfirettir ya ghaffara zünüb, yüz kere ya ghaffara zünüb çeker yazdık onlar kitapta
- 45:12
Ondan sonra da bir şehadetleri çoğaltın. Bir de iftar dualarıyla beraber şu tecelliye mazhar olur. Ya Muşâ, ben seninle konuştum ya, Ya Muşa, ben seninle mükâleme ederken aramızda ne vardı? Yetmiş bin perde vardı diyor Mevla. Aramızda ne vardı? Çünkü Mevla perdeleri açmadı. Miraç gecesi Efendimiz'i açtı.
- 45:36
Sallâllâhu aleyhi ve sellem. Ama Habibimin ümmetleri oruç tuttuğu zaman, dudakları kuruyup pullandığı zaman, aklandığı zaman yani bembeyaz yok, dudaklarda artık kan rengi, kan çekiliyor açlıktan, suluktan. Kan çekilince beyazlık ve morluğa doğru dönüyor yani, aklaşıyor beyazlaşıyor. Bazen de pul pul olur buraları kuruluktan.
- 46:00
Dudakları beyazladığı zaman, renkleri sarardığı zaman, yani suratında da hakikaten böyle oruçluğun suratı çok kanlı canlı olmaz. Hele ki akşama yakın, iftara yakın. İşte o zaman iftar anında ben onlarla aramdaki bütün perdeleri kaldırıyorum. Yani bir vuruş, altın vuruş derler ya şöyle, bir vuruş vursak ebedi ahireti kazandık.
- 46:24
Dünya ne olsa olsun olsun. Ne olacak canım 29 gün var, birinde de dünya iste. Birinde çocuk iste, birinde uşak iste, birinde araba iste, yani Allah sana da isteme demiyor ki. Ama evvela rızasını iste, evvela affını iste, evvela ahireti iste. Mesela Suriye'nin kurtuluşu, çok önemli bir duayı buna kullanamaz mıydık yani bir iftar saatinde
- 46:46
5 milyon insan perişan, 15 milyon insan perişan. Bomba yağıyor üzerlerine hala. Ramazan günü bomba yağıyor. Varil bombalar bilmem ne, Esed 2 gün evvel atmıştı her yere. Ya Rabbelallah! Ya bu insanlara dua lazım değil mi? Millet birbirini boğazlıyor. Bir iftarda orayı düşün, bir iftarda Libya'yı düşün,
- 47:05
bir iftarda Filistin'i, Gazze'yi düşün, bir iftarda Yemen'deki Müslümanları düşün. Yani ya hoca kendimize bir şey kalmadı mı? Ne kalmadı ya? 9'unu ümmete harca işte. 20'si kendine yetmedi mi? Neyine yetmedi? Sen zaten her tarafın karavana. Senin 29'u da boşa gitti. Çünkü neden? Yani böyle sofrayı kurma telaşına giriyor.
- 47:25
Bilme, ona bir şey, buna bir şey. Kaç dakika kaldı? Gide bir saate bakıyor. Ya huzur üzere olun diyorum ben size. Boş verin siz. Ya Musa, Tuğba'yı ben atlaşa kebide ve ce'e abdatna'u fi Ramazan. Ey Musa! Ramazan ayında ciğerini susuz ve karnını aç bırakanlara müjdeler olsun. Biraz şu gıybet dedikodu, iftira, fuzuli kelam, mal-i hayanileri bıraksak var ya
- 47:55
oruçla beraber, bir de beş vakit namazı kıldın, kıldın. Bir de Ramazan orucu tuttun. Ondan sonra bir de fazla konuşmamak. İbadetin en büyüğü fazla konuşmamaktır. Şimdi bunu da yaptığın zaman ben sana söyleyeyim mi? Fazla nafileye de fazla zikre de lüzum olmadan sen müjdeyi alırsın. Doğrusu bu. Amma velakin orucu becermeye çalışırken
- 48:18
dedikodu, gıybet ve boş konuşmalar yüzünden maalesef kaybediyoruz, Allah kaybedenlerden olmaktan cümlemizi muhafaza eylesin. Bundan dolayıdır ki biz ne yapacağız? Şimdi şehadetler okuyalım. İstiğfar okuyalım, iftar dersi okuyalım. Sizi Mevla'nın tecellisiyle, kabul dualarınızla baş başa bırakalım. Buyurun.
Benzer sohbetler
1:04:09İftar Sohbetleri 2026 - 24. Bölüm 19 Mart 202619 Mart 2026 · 65 dkRamazan Sohbetleri · 19 Mart 2026
1:06:14İftar Sohbetleri 2026 - 23. Bölüm 18 Mart 202618 Mart 2026 · 67 dkRamazan Sohbetleri · 18 Mart 2026
44:45İftar Sohbetleri 2026 - 22. Bölüm 17 Mart 202617 Mart 2026 · 45 dkRamazan Sohbetleri · 17 Mart 2026


