39:31 / 54:25Şu an 39:31 / 54:25
Transkript
130 satır
- 00:54
Ramazan-ı Şerîf bitmek üzereyken tabi sonuna da kalsak yine birkaç günümüz var.
- 01:03
Bu mübarek günlerde, gecelerde faziletli amellerle meşgul olarak hem kaçırdıklarımızı telâfi etmek hem de fırsattan istifade etmek icap eder. Çünkü önümüzde çok büyük bir gün var. Büyük bir gün var, uzun bir gün var, çok sâlih amel lâzım. İnsan evdeki hesab-ı çarşıya uymaz. Bunlarla ben kazanırım zanneder.
- 01:35
Sonra ahirete çıkar, çok karşısına çok alacaklılar çıkar. Kul haklarından insanlar gelirler. Ona ver, buna ver, hasenâtı kalmaz. O vakit keşke daha çok sevap yapsaydım da, hiç olmazsa kalanıyla cennete girerdim der. Çünkü şimdi unutuyoruz. Eh! Sallâllâhü aleyhi ve sellem! Onlar yaptıklarını unuttular ama Allah onları… Allah onları zapt etti, saydı, yazdı, yazdırdı.
- 02:07
Biz her şeyi levh-i mâfûs'ta zapt ettik. Yani bizim amellerimizde her şey yazılmış. Buna şahitler tutulmuş. Şimdi buradan kaçarı-göçeri yok. Onun için bunlarla karşılaşacağız ama şimdi sildirebiliriz. Ama kulaklarını sildiremeyiz. Helallik almak icap eder. Onun için sâlih ameller lazım. Dünkü derste de söyledim.
- 02:32
Bazı faziletli amellerde işte kul hakları bile onlara… onlara dokunamıyor. Neden ki? E adamın birkaç ameli kalsın da bari onunla cennete girsin diye. Mevlânâ bazı amelleri mühürlüyor işte. Akşamdan sonra, bir de sabah namazından sonra, dünya kelamı konuşmadan Lâ ilâhe illâllâhu tevhû lâ şerîke leh diyoruz ya.
- 02:56
O, yuhyi ve ümit de var onda. Yani, levül mülk ve levül hamd ve huve âlâ küşen kadirliğe geçmemek lazım. Onun hadis-i şerifin rivayeti de yuhyi ve ümit de var. Onun hadîs-i şerîfi rivâyetinde yuhyi ve ümit de var, on kerenin. On kerenin. Ha, diğer şeyde yuhyi ve ümit yok.
- 03:44
Yuhî ve ümit, ve huve alâ külşen kader. Ve ve hayyülle âimûd yok, on tanede. yuhyi ve ümit, vevha yülle âimûd ekleyenler vardır. Eklemekte zarar olmaz inşâAllah ama hadis-i şerifin lafzında yok. yuhyi ve ümit, vevha ilâ kuşen kadîre geçiyor. Bu on kere okunması gibi, âhid-i nâme gibi, Allah ile sözleşme, lâm-ı fâtıras, semâ-ı âvâd vel ard diye başlıyor.
- 04:14
hep mühürleniyor, sabahın sünnetiyle farzı arasında veyahut işte güneş doğmadan evvel yetiştirmek şartıyla diyelim. Sübhânillâhi ve amdihi, Sübhânillâhi ve âzîmihi, istâfirullah. Bu da veetübüyle eklersen iyi olur. Ama eklemezsen de yeterli. Lafızları toplayınca estağfirullah'a kadar geliyor. Bunun yüz kere okunması mesela, bunlar hep mühürleniyor, arşta yerleştiriliyor.
- 04:43
Sonra sahibinin hiçbir günahı bunu bozduramıyor veya bir kul hakkı buna dokunamıyor. Hani ne gibi? İnsanın öyle bir malı olsa pek dünyada öyle bir şey duymadım hukuk açısından ama… Eğer alacaklılar senin hakkında mahkeme açarlarsa, dava ederlerse, mahkeme senin aleyhine neticelenirse, senin mallarına haciz koyarlar.
- 05:09
Fakat haciz koydukları zaman diyelim ki her şeyini alabiliyorlar değil mi? Geliyorlar eve işte bilmiyorum, buzdolabına kadar, çamaşır makinene kadar alıyorlar deskine. Şimdi de kanunlarını değiştirdiler, ne yaptılar bilmiyorum. Ama diyelim ki orada bir madde konsa, şuna dokunamaz.
- 05:27
Yani alacaklılar haciz de yapsalar, mahkemeyi de kazansalar, diyelim ki adamın buzdolabını alamasınlar gibi, bir madde konsa gibi, ahirette de böyle işler var. Yani kul haklarından alacaklıları bundan işte namazı alıyor, namazı alıyor ya, oruçlarını gelip alıyor birisi. Alacaklı çünkü, sevap geçmiyor, para geçmiyor, sevap geçiyor.
- 05:54
Bu sefer onu alıyor, bunu alıyor, bu da çok büyük sıkıntıya düşürür adamı, Allah muhafaza ama Rabbim cümlemizi ahiret iflasından muhafaza etsin. En beter bir belayla karşılayacağız. Çünkü burada bir şeyler yapmaya çalışıyoruz, çıkıyorsun bir şey var zannederken müflis bir durumda çıkıyorsun. Bir de dünyaya benzemez, dünyada beş kere iflas etse yine toparlayabilir belki.
- 06:15
Ama orada hiç dönüşü yok, bir de kazanma şansı hiç yok. Şu anda kazandın, kazandın. Şu anda kendimizi işte ölü farz etsek, kabirde hayal etsek, şu mecliste bulunmamızı ne kadar gıptayla, hasretle, böyle imrenerek ararız. Şöyle bir mecliste bulunsak işte bir teravih namazı kılsak.
- 06:41
E şimdi böyle zor geliyor ama, nefse ağır geliyor bazı şeyler ama, ibadetler külfetli geliyor ama ahiret acayip bir şey. Bir ahirete çıkan hepsini unutacak, sadece nimetlerine bakacak. E bütün külfetler geri de dünyada kalacak. Öbürü cehenneme girerse ebedi bela, yani bu adam hiç daha kurtulamayacak.
- 07:03
Ya imanını kurtaramadıysa, kurtardıysa da binlerce sene yanmak, çıkmak, bunlar zor işler. Allah bizi uğratmasın bu belalara, bu felâketlere. Âmin. Allah'ım salli aleyhi ve sellem. Vâli aleyhi ve sallim. Hadis-i şerifte gördüm. İnne lillâhi teâlâ, inne lillâhi teâlâ, fil cenneti esvâken lâ be ya'fiyâ ve lâ şirâ.
- 07:25
Yarın ahirette cennete girersek inşâAllah, kurban olduğum da. Ne kadar istememiz lazım, ne kadar gayretli çalışmamız lazım, her şeyimizi feda etmemiz lazım, ne uyku, yemek, içmek, mal, mülk, hepsini vermemiz lazım. Cennete girmek için adam ne yapmaz ya? Ne kadar imanımız zayıf yani, çok zayıf. Cennette, ahirette Allah'ın neleri var?
- 07:50
Çarşılar var. Pazar, pazar. Cennette pazarlar var, kapalı çarşı gibi. Mesela Mısır Çarşısı felâ. Yani, kıyas edilmez de. Herkesin işi düşer yani çarşıya. Cennette öyle sokaklar var, çarşılar var, pazarlar var. Ne var onda? Ne almak var, ne satmak var. Kimse bir şey almaya muhtaç değil ki. Senden gelsin, patlıcan mı alacak adam orada?
- 08:18
Hepsi adam, ol dedi mi oluyor. Mevla o izni vermiş. Ne alıkmak var, ne satmak var. Ya kimsenin bir ihtiyacı yok zaten. Yemekler, içmekler, elbiseler, efendim, hizmetçiler, ooo binler, yetmiş binler, yedi yüz binlerle konuşuluyor. Cennet burası, kim senden bir şey alır? Ya ne var? Orada diyor, insanlar görüşmeleri var.
- 08:46
Tanış, yani görüşüyorlar. Cennettesin şimdi. Çarşıdayız, diyorsun selâmün aleyküm, aleyküm selâm. Hem zaten cennetin hepsi selâm. Teâruh selâm, cennetin bir adı selâm yurdu. Herkes birbirine selâm veriyor. E işte efendim, nasılsın, iyi misin felân? O diyor, sen dersin. O diyor, ben diyor, Hud Aleyhisselâm'ın ümmetindenim.
- 09:06
Allah Allah, sen bizden çok eskisin ya. Nasıldı o zamanlar, durumlar diyor. İşte o anlatıyor. Ben diyor, işte efendim, Davud Aleyhisselâm'ın ümmetiyim, o. Değil mi? Diyor, Âdem Aleyhisselâm'ın ilk çocuklarındanım diyor. Yüz bin çocuğunu gördü. Daha ilk nesil. Şîs Aleyhisselâm'ın ümmetindenim vs. Bütün peygamberlerin ümmetleri var.
- 09:28
İki yüz yirmi dört bin peygamber var. Bunlardan, bizim kadar ümmetleri kalabalık değil ama yine çok sahabeleri var, ehl-i beytleri var, ümmetleri var. İşte orada görüşmeler var. Ya hatta bizim ümmet. Bizim ümmette de neler var? Adama bir bakıyorsun, o. Ben tabiindenim. Öbürü tabiinden, senden. Bin yüz sene, bin iki yüz sene evvel.
- 09:48
Bunlarla görüşme var. Allah o pazarları kurmuş, görüşelim diye. Hani çünkü senin eve gelemiyor, senin kendi ailen falan var. Evlerde de misafirlik olur ama o çarşılar ne gibi? Millet burada mal bulmak için Burada mal bulmak için geziyor ya, orada da cennet ehli birbirini bulmak için geziyor. Yani nasılsın, iyi misin diye geziyor, selam vermek için geziyor.
- 10:08
Çok orada eğlence var. Yani keyif var. Orada konuşuyorlar, görüşüyorlar. İşte efendim, siz ne kadar işte öldüksünüz, mezarda ne kadar kaldınız? O diyor, ben dört bin sene kaldım. O diyor, altı bin sene kaldım. Yedi bin sene kaldım. Âdem Aleyhisselâm'ın ilk nesil, yedi bin sene kalmış. Mezarda o zaman.
- 10:30
İşte sana diyor, biz de tabii bilmiyoruz, biz ne zaman ölsek bile, bizim birkaç yüz sene, ya çıkar ya çıkmaz kıyamet. Kopmak yakın ama, belki beş yüz, altı yüz senesi var gibi. İki bini geç, yani geçmez diyor. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, Hazret-i Mehdi'nin gelmesi ve İsa Aleyhisselâm'ın inmesi, iki bini geçmez.
- 10:49
Yani bin dört yüz otuz yedideyiz. E hicri hesapla, bir altı yüz gibi bir şey var ama, onlardan sonra da ne zaman koparına tam gün vermiyor. Ama mesele nedir? Hazret-i Mehdi ile İsa Aleyhisselâm'ın gelmeleri, artık habercidir, çok yaklaştığına delalet eder. O arada da yüz yirmi sene, yüz seksen sene bir şey.
- 11:12
Yine onlar gelse bugün, yine kıyamet kopmasına, onların da dönemleri, bir kırk onun var, bir kırk onun var. Yüz yirmi sene, güneş batıdan doğduktan sonra süre var. Bunları da hesap ettiğin zaman, bu iki binin içindeyse ayrı dava, sonunda. Ama iki binden sonraya da kalır, kalmaz demiyoruz. Ama günü belli olur.
- 11:34
Artık her an doğurabilen hamile kadın gibi olur diyor. Kıyamet, her an doğurması için. Dokuz ay, on günü tamamlandıktan sonra, saat veremiyorsun ama, her an doğumu bekle derler. Her an sancı birden gelir. Yani o kıyamet artık, Hazret-i Mehdi'den sonra falan, onun şeyi çok yaklaşmış olur. Allah cümlemize îman selâmetiyle, o günlere kavuşmadan selâmetle ölmeyi nasîb eylesin.
- 12:03
Kavuşursak da Hazret-i Mehdi'yi askere eylesin. Îmanımızı kaybetmekten muhafaza eylesin. Bir kargaşa çıkıyor, iki tane ehl-i sünnet dışı adam çıkıyor. Millete kadere inanmak yok diyor. İslamoğlu bu kadar kendisine inanan buluyor. Öbür Mehmet okuyan çıkıyor, mucize yok diyor. Kendisine inanan buluyor.
- 12:28
Hazret-i Bayındır çıkıyor, Allah bilmez diyor. Kendisine inanan buluyor. Bak memlekete bak hele. Bayraktar bayraktır çıkıyor, Peygamber kıyamet alametlerini ne bilsin diyor. Yahu kıyametin saniyesini, dakikasını söylemez, bilmez, söylemez bilse de. Ama alametlerini bildirdiğini Allah söylüyor zaten.
- 12:50
Nasıl bilmez? Bu millete inananlar var, bunları dinleyenler var. Şu memlekette, şu vaziyette. Bir deccal çıksa ne olur? Adam yıkacak, geçecek her tarafı. Bütün dünyayı perişan edecek. Yanında cennet, cehennem, yani istediğini cennete atıyor, böyle görünüşte ha, istediğini cehenneme atıyor gibi. Halbuki ne buyuruyor Hadis-i Şerif'te?
- 13:18
Cehennem diye gösterdiği cennettir. Siz imanınızdan dönmeyin, cehennem diye gösterdiği şeye atlayın, korkmayın. Girseniz cennettesiniz diyor. Ama işte gel nefse anlat. Görünüşte ateş, nasıl atlayacak oraya? Yani deccaldaki imkanlar, ona çok istidraç verilecek imkanlar verilecek. Büyük bir imtihan olacak.
- 13:38
Yani iki tane batılı eli adam çıkıyor, kırk tane müşteri buluyor. Yani bu kadar dinleyen buluyor, bu kadar inanan buluyor. Konferans veriyor, dolu gelen giden oluyor. Ben diyorum onun için Allah'a sığındım imanımızı kaybetmekten. Deccal çıksa, bu Müslümanım diyen namaz kılanları konuşuyorum. Zaten namaz kılmayan, cumasız, bayramsız, cemasız adamlardan bahsetmiyorum.
- 14:00
O adamların zaten dinden bir derdi yok. Ben bu namaz kılan, anlı secdeye varanların, düşünüyorum çoğu deccala iman eder. Kesin ya, kadınlar hepsi ittiba edecek diyor hadis-i şerif. Birçok insan Allah'ı inkar edecek, ona iman edecek. Birçok. Çünkü neden? Ya şu anda bile amentü'deki bir maddeyi lazım değil diyen, İslamoğlunu dinleyen var.
- 14:29
Ki İslamoğlunun elinde şu anda göstereceği hiçbir harikuladelik var mı? Yok. Böyle olduğu halde bunu izleyen varsa, ya bile ortalığı kavuracak güce sahip olan bir deccal çıksa, bu millet buna direnemez yani. Direnmez zaten. Hemen tabi olur gider. Onun için Allah'a emanet ettik imanımızı.
- 14:55
Şimdi, yani e, kıyamet geldiği zaman şimdi bizim ne kadar var onu bilemiyoruz. Bizim ne kadar yatarız mezarda. Ama şu anda binlerce senedir yatanlar var şu anda. Var. İşte bunlar orada konuşacaklar o çarşılarda. Diyecekler ki ne kadar zaman çürüdük kaldık, işte kaç bin sene, şu kadar, bu kadar veya biz işte diyelim yine kaç yüz sene bizden bin sene geçmek durumu kalmaz.
- 15:28
Yani bu hesap belli, bizden bize bin sene geçmez mezarda. Çünkü iki binin içinde onlar gelirse, onlardan sonra hemen hemen yüz yirmi, yüz seksen seneyi geçmiyor. Dolayısıyla e, ama kolay mı? Yüz sene, iki yüz sene, üç yüz sene mezarda kalacağımız durumlar var, kalabiliriz bizde. İşte orada konuşuyoruz.
- 15:50
O diyor üç bin sene ölü kaldım, o diyor üç yüz sene kaldım. Ya diyorlar sizin zamanınızda ibadetler nasıldı? Onlar diyorlar biz şöyle kılardık, böyle zikrederdik. Hele Beni İsrail'in, geçmiş ümmetin abidleri var, rahipleri var, zahidleri var, yani şeriatları değişmemişken, hak üzereyken Musa aleyhisselâm'ın ümmetlerinden ve İsa aleyhisselâm'ın ümmetlerinden
- 16:13
onlar soruyorlar mesela diyorlar siz ne kadar itikaf yapıyordunuz? Bunlar diyorlar biz on gün yapıyorduk. On gün neymiş ya? Sizinki de ne kadar kolaymış. Siz ne kadar yapıyordunuz? Biz otuz sene giriyorduk bir mağaraya, sırf ibadet yapıyorduk. Ooo falan, biz böyle tabii oluyoruz değil mi? On gün yapan da yok.
- 16:32
He? On gün yok, bir gece camide kalan yok. Yaa Allah Allah! Şimdi adam camide kalacağım dese imamın müezzine imamın müezzinin itikaptan haberi yok. O da der ona evine su mu çıktı? Ya son on gündeyiz, itikaf var desen adam kabul etmez. Yani o çarşılarda bu muhabbetler olacak diyor hadîs-i şerifte. Ya çürüdükten sonra nasıl bir daha kalktık biz diyecekler ya.
- 17:03
Ya kaç bin sene benim diyecek toprağımı savurmuşlar, yerimde yerler etmiş, öbürünün üstüne apartman yapmışlar. Ha bu Fatih Çarşamba, bütün mezar üstüdür. Hepsi vakıf. Vakıf cami. Kaç bin tane cami, sırf Fatih'te şu anda kayıp. Hepsinin üzeri apartman. Osmanlı zamanındaki listeye göre yani Halaydar Efendi babamızın, bizim efendinin gayretlerle falan neyse
- 17:28
yine en çok bu bölgede camiler ihya edilmiştir ama şu anda buralarda bile hesaba baktığın zaman binaların çoğunun altında cami, camilerin de etrafı hep eskiden mezar oluyor, hazire var. Hep oranı yapanlar, bânis veya âlimlerden, velilerden görüyorsunuz, Sefahat Camisi'nin etrafı gibi. Hep apartman üstü.
- 17:51
Adam diyecek yahu ben çoktan çürümüştüm. Bizim üzerimize apartman mı, ne yapmışlar? Binlerce sene biz kalmışız. E şimdi nasıl geldik? Cennetteyiz, görüyor musun? Yaa diyecekler. Mevla nelere kadir diyecekler. Ondan sonra ibadetler dünyada size zor geliyor muydu ibadetler? Biraz zor geliyordu ama biz direndik.
- 18:14
Sabrettik. İbadetleri terk etmedik onlar diyecekler. Yahu biz de öyle çok gayret ettik. Nefis şeytan, ne uğraştı bizden ama. İyi ki ibadetleri terk etmemişiz. İyi ki dayanmışız Allah'ın ibadetlerine, sabretmişiz. Böyle muhabbetle konuşacaklar. Yaa. Değil mi? Bizim Burhan ağabey öyle derdi Ahmet, Burhan İzgi.
- 18:37
Antika adamdı. Gece dönüyorduk onunla, sohbetlerden geliyoruz, Adapazarı, Afyon, Konya. Geldik bir gece dedi, İsmail ağabeyde kalayım ben bu saatte eve gitmeyeyim. Kaldı orada, orada da Halit dede var Allah rahmet etsin hepsine. Ne adamlar vardı Efendi Baba'dan kalmağa. Yahu diyor gece diyor çok da yorgunum diyor.
- 18:55
Başladılar İsmail ağabey, hadi teheccüde kalkayım. Yahu zaten bir saat olmadı uyuduğum. Bir saatte nasıl kalkayım diyor. Hadi kalkın dediler diyor. Herkes kalkmaya başladı falan. Şimdi ne yapsak? Ben yine iki rekat kılayım yine yatarım herhalde bir şey demezler. Demezler canım orada da. Ondan sonra diyor Halit dede de diyor, bir misafir biri daha var misafirhanede.
- 19:14
O da ona soruyor diyor. Ben de diyor sağa sola dönüyorum kalkmak hesap ederken diyor ona ki sen kaç rekat teheccüd kılıyorsun diyor diyor Halit dede de bandır bandır Ahmet dedi. Efendi Baba çok severdi onu. O demiş on iki rekat. On iki rekat teheccüd mü olur? Sen ne kadar kılıyorsun? Hacı Efendi dedi elli rekattan aşağı teheccüd mü olur?
- 19:38
Bu sefer ben dedi hepten yorganı çektim kafama ört öleyim hesabı yaptım diyor. Ulan kalk, hiç kalkmasak daha iyi yani. Zaten on ikiyi beğenen yok. Bizim ümmette bu ha. Daha bizim ümmette bu. Ya. Bir de eski ümmet on gün itikaf. Ulan siz neymişsiniz ya? Evinde yapsaydın bari. Anamın yanında çay içseydin diyecek adama.
- 20:05
Otuz sene giriyorlardı. Hem de hiç günah işlememek şartı var. Bizde camide bile gıybet devam ediyor. İtikafta da devam ediyor. Kabe'de de devam ediyor dedikodu. Yani ağzını saklayan yok. Otuz sene Nesefî tefsirinde Efendimiz Hazretleri çok anlatırdı bunu. Otuz sene itikafa giriyordu. Otuz seneden bahsediyoruz ya.
- 20:29
Benim ömrüm kadar, çocukluğu çıksan. Efendim giriyor ancak çok acıkırsa çıkıyor, ot yiyor, her gün oruç. Ot yiyor biraz dağın, şey mağaranın etrafından. Oralarda dereler var. Dağlarda yapıyorlar ya, dağlarda illa su olur. Biraz su içiyor, dönüyor. Bazı da yeşil ot yiyor. Zaten renkleri yemyeşil olmuş, sapsarı olmuş, ot rengi olmuşlar.
- 20:58
Öyle. Sen bir itikafa giriyorsun. Dedim ya Hurşit Efendi ile bir itikafa girdik. Rize'de caminin mahfilinde yer bulamadık yemekten. Tepsilerden, böreklerden adımımızı atamıyoruz, yemeğe basacağız. Mahfili doldurdu köylüler. Rizeliler çok bakar adama. Yani ikram çok yaparlar. Ondan sonra neyse, Trabzon Of'ta aşağı kalmaz.
- 21:21
Karıştırmayalım işi şimdi. Her tarafın hakkı var neyse. Hem misafirimiz Karadeniz, hep misafirperver. Ondan sonra. Efendim şimdi girdi itikafa. Otuz seneyi tamamladığı vakitte çıkıyor mağaradan. İnsanın içine karışacak. Tabi onların ömürleri de birkaç yüz sene en az. Eski ümmetler uzun yaşıyordu. Çıkınca başına bir bulut geliyordu.
- 21:47
O bulut geldiği zaman anlıyorduk itikafı kabul oldu. Bir tanesi girdi itikafa. Annesinden izin aldı. Eski ümmetten. Annesi dedi yavrum dedi Allah'a kurup, Allah'a feda olasın dedi. Biz senin için doğurduk dedi. Rabbine ibadet edesin dedi. Otuz seneyi tamamladı. Çıktı, bulut başına gelmedi. Gelmeyince, ölse dahi ölse dahi, evden cenaze çıkmaktan beri
- 22:16
ağladı, ağladı gitti annesine. Anneciğim dedi ben kimse yoktu ki yalan konuşayım, gıybet edeyim, dedikodu edeyim, namerim yok, gözüm baksın. Ben dedi ne günah yapabilirim? Günah yapma imkanlarım yok dedi yani. Ben dedi her vazifemi tamamladım dedi. Annesi de Arifebillah idi. Yani Allah'ı bilen bir kadın.
- 22:36
Arif, Evliyaullah'tan bir kadın. Dedi ki evladım dedi hani dedi böyle ara sıra su içmeye, ot yemeye yani kaza-i hacet için çıktığın oluyordu ya tabi o itikafı bozmaz zaten, normalde bozmuyor. Peki dedi o arada dedi acaba bir kere gözün göğü almıştır da Allah'ın ayetlerini tefekkür etmeden gözün geri dönmüştür.
- 23:00
Tefekkürsüz bir bakmışsın, dönmüşsündür. Böyle bir günahın olabilir mi acaba dedi. Anne bu kadar inceyse bu iş o olabilir dedi. Ondandır evladım dedi. Bu kadar acayip zor ya eski ümmet. Tabi efendiler bunu çok ibretlik derdi bu kıssa. Tefsirde de yazıyor derdi. Ve yani tefekkür etmemenin Allah'ın ayetlerini gördüğün zaman, ne büyük Allah kudretinin eserlerini yani göğe baktığın
- 23:33
her zaman denize baktığın, dağa baktığın efendim insana baktığın, kime baktığın Allah'ın ayetlerini onda görmemek mesela nimet sofrada bu kadar yediklerimiz ya şu iftarda yediklerimiz, benim de şekerim düştü yetmişe. Can çekiştim ha burada zor konuştum siz bakmayın. Sonra diyorum arkadaşlara biraz hezeyan ettin mi acaba ağzımdan?
- 23:53
Dediler ki hiçbir şey biz fark etmedik. Siz fark etmediniz ama ben ne hallere girdim? Burada tabi sen şeker düşme nedir bilmiyorsunuz tabi başınıza gelmemiş. Can çekişmek gibi bir şey. Yetmişe düştü mesela zorlandım. Ama ondan sonra o bana getirdiler börekler, hurmalar, o nasıl geldi biliyor musun? Dünyada hiç öyle lezzet olmaz.
- 24:14
Düşükken yersen çok tat alıyorsun. Şekerin düşükken böyle bir sıvı bir şekerli bir şey, bir meyve suyu Allah! diyorsun. Yani o tadı belki dünyada bir daha alamazsın, cennette ancak. Çünkü ihtiyaç var vücut onun. Ne gibi susuz kalmıştan ölecekken susuzluktan o vakit su içmekle
- 24:35
şimdi su üstüne su içmek bir mi? İşte o. Yani onun için tefekkür, işte o suyu içerken düşünmedin Allah'ın nimetini. Senin itikaf gitti. Yerken hurmaları, şeyleri, bunlar ne nimet bu, ne lezzet, Allah nasıl, bunlar yaratıyor kurban olduğum. Ağacında tat yok, toprağında bal yok. Karpuzun dibinde bal küpü mü var ya?
- 25:02
Bu toprağı yesen avu gibi. Bu nasıl ballandı falan. Ha Mevla Kur'an'da hep bunları bize beyan ediyor. İşte onun için bir düşüncesizlik diyor, seni bütün itikafını bozmuş evladım diyor. Eski ümmetler böyle, işte ahirette çarşılar var diyor. Bu çarşılarda bu muhabbetler var. Adam otuz sene itikaftan bahsediyor.
- 25:24
Öbürü işte İnnâ Enzelnâ Sûresi neden nazil oldu? Bin aydan hayırlı meselesi neden? Yarınki gece inşâAllah anlatırız. Kısa bir özet geçeriz. Geceler sohbete çok müsait değil. Ama ne bi' bir saat kadar bir şeyden fazla sohbet edilebilir. Öyle eskisi gibi şey değil. Yaz, kış geceleri olsa üç saat yapıyorduk.
- 25:48
Şimdi onun durumu belli. Teravih de kılacağız. Onun için sohbetler kısa kısa oluyor. Ama anlayana çok uzun oluyor. Yani maksada anlayan. Adama soruyorsun o cennetteki çarşıda. İşte o Halit deden işine dönüyor yani. Nasılsınız, iyi misiniz? Aa maşâAllah siz. E ben diyor işte efendim İşmevil Aleyhisselam'ın ümmetindenim.
- 26:10
Vay anasını diyor. Ona bakıyorsun, Circis Peygamber'in ümmetindenim. Danyal Aleyhisselam'ın ümmetindenim. Bir de o peygamberleri görmek de var. Ne kadar merak ediyorum onları ben ya. Çok merak ediyorum. On sonra görüşüyorsun falan. Diyorsunuz diyor sizin amelleriniz neydi? Neyle kazandınız siz cenneti diyor falan.
- 26:29
Biz ne diyoruz biz? Namaz, oruç, zekat. Zaten fakir idim. Haçtan yırttık. Nisaba malik değildim, zekat gitti. Hastaydım, doktor rapor verdi, oruç da gitti. Kaldı bir namaz. Onu da kıldık işte elhamdülillah falan. Adam diyor maşâAllah sen diyor böyle beş vakit namaz kılarak cennete geldi. Ne? Ne kolaymış diyor siz de.
- 26:56
Siz ne yaptınız diyor? Biz 80 sene at üstünde cihat ettik diyor. Leyletül Kadri Hayrun Binay ne kadar? 83 sene, 4 ay. Kimden bahsediyor? Şemsun isimli mücahidden bahsediyor. Eski ümmette bir zat adı Şemsun. Şemun'da rivayeti var ama Şemsun daha şeydir. Bu zat ata biniyor. Ve attan hiç inmemek yani kılıcı kınına sokmadan kafirlerle 83 sene cihat yapıyor.
- 27:32
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu anlatınca sahabe-i kiram hepten bizden geçti diyor bu iş. Niye? Ömrümüz belli hesap 60-70'e sahabeden çoğu da 60-70 yaşamadı ya. Zaten bu ümmetin ortalaması 60-70. E biz diyorlar çocukluğunu çık. Zaten Müslüman olduk, İslam geldi geleli 10 senelik Müslümanız diyorlar veya 15 senelik öyle ya.
- 27:55
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kaldı 23 sene. Yani ilk Müslüman olan bile 23 senelik. E dolayısıyla diyor bu nereden bitti 83 sene 4 ay? Oho! Tam ümidi kesecektiler. Kadir Suresi nazil oldu. İmdatlarına yetişti. Ben de size bir Kadir Gecesi verdim. 83 sene 4 ay Allah yolda cihat yapanın ameline sizin bir gecedeki ibadetiniz denk olmaz.
- 28:23
Daha üstün olur Allah buyuruyor. Haa ayet bu ya. Ayet olmasa bunu da inkar edecekler. Bu ilahiyatçılar. Öyle iş mi var yağma yok bir gece binaydan hayırlı olur muymuş diyecekler de Kur'an'da var diye ona dokunamıyorlar ama yorum altından yine uyuyorlar altını. Yorum yapıyorlar, bir şeyler yapıyorlar falan filan.
- 28:47
Hiç şeylandıkları yok. Şimdi onun için çok yani cennette o çarşılarda Allah görüşmeyi buluşmayı nasip eyle. Efendim insanlar ne ibadetler yaptıklarını anlatınca ne zahmetler çektiklerini, ne cihatlar yaptıklarını ne mallar ve Allah yoluna infak ettiklerini mesela o cennete nasıl geldiklerini anlatınca ben inanıyorum ki bizim ümmet yaptığımız şu amelleri çok küçük göreceğiz
- 29:14
ve hakır göreceğiz ve biz de ne yapmışız ya Resulullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in faziletinin hürmetine, bereketine Allah bize onun ümmeti diye cennete koymuş yoksa bizim şu ümmetlere göre amelimiz noksan diyeceğiz. Bunu kesinlikle diyeceğiz. Çünkü biz zayıf bir ümmetiz. Vücudumuz da zayıf. Bünyemiz de zayıf.
- 29:38
Oruca tahammülümüz yok. Fazla namaza tahammülümüz yok. Açlığa, suzluğa sabrımız yok. Yani bu bizde var. Bu zafiyet. Allah bize tabi verdiği imkanlar nispetinde hesap görecek bize. Ve fazl-ı keremiyle bizi azabından gazabından muhafaza edecek. Bundan muhafaza edecek. Ben ee ümit ediyorum ediyorum. Rabbim bizi zayi etmeyecek.
- 29:59
Rabbim bizi zayi etmeyecek ama Ama yani yine de çok da biz de hiçbir şey yapmıyoruz demek anlamına gelmiyor. Bir de inkarcılar var, kafirler var, zalimler var, fâsıklar var. fasıklar var. E şimdi bunları da gördüğün zaman buradan da bir ümitleniyoruz. E diyoruz ki bu adam hiç Allah'tan Allah'tan haberi yok, kitaptan haberi yok.
- 30:21
Biz yine elhamdülillah iman ettik işte efendim oruç Allah'tan başkası için tutulabilir mi yani? Tutulursa bile görüntüde tutulur. Sıkışınca duvarın arkasına geçip içersin biraz bir şey. Adam da seni fark etmez, oruç tutuyorsun zanneder. Ama Allah için tutulduğundandır ki kendi başına kaldığında bile yiyor musun?
- 30:46
Ama başka naneler yiyorsun ara sıra. Yani insan kendi başına kalınca bir naneler yiyor. Ama orucu yemiyor. Çünkü neden? Hakikaten Allah için tutuluyor yani. Bu oruç gibi de bir ibadet kendi cinsinden yok. Misli ve emsal yok. Abdurrahman Semur'a Radıyallâhu anh-ı teâlâ ibadetine, hadis-i şerifte ne buyuruyor?
- 31:07
Sallallâhu aleyhi ve sellem. Dün gece acayip bir rüya gördüm. Efendimiz'in rüyası vahiydir. Ümmetimden bir adam gördüm. Susuzlukla dilini dışarı çıkarmış böyle. Bir havuza geliyor. O havuzdan kovuyorlar. Öbür havuza geliyor, kovuyorlar. Öbür ırmağa gidiyor, kovuyorlar. Adam öldü, ölecek. Tam o anda Ramazan'da tuttuğu oruç geliyor, onu su arıyor, içiriyor, suya kandırıyor.
- 31:35
Yani boşuna mı tutuyorsun? Bu yarın, ahirette belli olacak. İbn-i Mes'ud Hazretleri ne rivayet ediyor? Kıyamet günü olduğu zaman Allah Teâlâ bir kuluna hayır murad ederse, yani cennete sokmak isterse onu, Mevla ne yapar ona? Kitabını açıktan verir. Bazı kullarına kitabını gizli verir. Açık veriyor ne demek?
- 32:35
Milleti şahit ediyor. Diyor ki ikra kitabet, al amel defterini önüne koydum, hele bir oku bakalım. Şimdi yalnız Mevla buyuruyor ki ona ikra-u sirran gizli oku diyor. Anladın mı? Yani kitabı açık veriyor, sessiz oku diyor. Niye? Kulların arasında onu rezil etmemek için. Yani insanlar, amellerinde bozukluk var adamın.
- 33:03
İnsanların arasında okursa şu gün zina etmişim, şu gün içki içmişim, millet tüh Allah belanı versin der. Mahşerde rezil olmasın diye Mevla buyuruyor ki sessiz oku diyor. Anladın mı? Bir gün Hac-ı Salih Efendi Hazretleri'ne namaz kıldırdım, yani imam etti beni. Namaz kıldırdım, namaz bitti. Anlamadım da bir şey.
- 33:24
Rahmetli Akbay vardı, rahmetli Mustafa Efendi vardı, Kılıç Hocam, hep rahmetli olduk. Benim tanışlarımın hepsi gitti. Çok küçükten başladığım için çok çok insan gitti ahirete ya. Bakıyorum araba dolusu. Hep araba, yol arkadaşlarımın hepsi hiçbiri kalmadı. Ne şoförler, ne.. Allah Allah. Allah size rahmet etsin kabirlerin nurunu.
- 33:45
Aldı tefsiri açtı, Nesefi tefsirini herhalde yanında tefsiri açtı. Verdi bana kitabı dedi ki gizli oku. Yani mana verme dedi. Ben de anlamadım. Bak dedi buraya oku. Ama hiçbir şey demedi bana. Ben de baktım okudum ne diyor? İşte kim gösteriş yaparsa şirke düşmüştür diye bir hadis geçiyor orada. Artık imamlık ederken gösteriş mi girdi bana?
- 34:09
Bir şey girmiş bana, karışmış bana yani. Ona Evliyaullah'a keramet sahibi. Verdi dedi bunu gizli oku. Öyle işler yapar. Bir kere yine bir teravih mi kıldırdım, ne ettim? Dedi ki ben bir Fatiha'yı okuyayım da yanlışlarımı düzelt. Ben anladım ki yine bir baltayı taşıya vurduk. Ha ha ha ha! O şey.. Çoğu yapıyor bunu bizim hocaları.
- 34:31
Ben de o vakit yapıyorum. Sırahtal lezînen amte. Demişim ya hızlı okuyun ya teravih de çok oluyor o iş. Sırahtal lezînen amte derken sırahtal lezînen amte oluyor. Dedim bir dedi okuyayım da yanlışımı düzelt. Ben de bir şey anlamadım. Bir okudu ama bu sefer tam gözümün ortasına bakıyor. Sırahtal lezînen amte yapıyor ya böyle.
- 34:54
Ben anlayayım diye ki yanlışımı.. Dedim Hacı Efendi herhalde öyle bir şey yaptık dedi. Dedi aman dikkat et. Şimdi bakıyorum çoğu imam öyle okuyor biliyor musun? Nen amte. Çok fena tehlikeli. Sırat-ı lezîne en amte. Ne ayrı, e ayrı. Sizin imamlar da yapıyordur ben tahmin ediyorum. ne diyor, bayağı bir hoca rastladım böyle ben.
- 35:17
Nen amte diye geçen. Uyaracaksın adama da işte ne yapacaksın? O arada uyumuş bulunuyorsun, namazın içinde de adamı uyaramıyorsun. Böyle namazda sıkıntıya giriyor. Bazı kere iade etmiş Mustafa Efendi. Hıh. Hemen hemen eheh. Kimin arkasına kıtıldı? Hemen hemen kimin arkasına kırsa iade ederdi. Çok yanlış bulurdu.
- 35:35
Kıraatta çok. Göya'da, Türkiye'de kıraat çok ya hafızlık falan diyoruz ama o kadar yanlış bulurdu ki yani. Doğru. Yani onun dediği doğru. Yanlışları düzelte düzelte tabii. Yani rezil etmemek için Mevla adamı Evliya Allah da öyle bazı kere rezil etmez. İşte böyle şurayı oku der sana, ver kitabı, şurayı oku.
- 35:58
Mevlânâ buyuruyor ki, kulum şurayı oku, gizli oku. O da gizli gizli okur, kimse dinlemez. Melekler derler ki, hâdî aynâ-yetûn, lem tesbikli âlim minel us'âd. Ya Rabbi, sen bu kadar günahkârların hiçbirine böyle yapmadın. Ya Rabbi! Adamı teşrif ettin, teşhir ettin, rezil ettin. Adamı deşifre ettin, Bütün mahşer halkı dedi ki, vay fâtiha!
- 36:16
Bütün mahşer halkı dedi ki, vay faiz yemiş, vay yalan demiş. demiş, rezillik düz boyu, peki bu kuluna bir özel muamele yaptın burada, Bunu, senin sözün haktır. Senin Sen buyurdun ki, bana isyan eden, haram işleyenleri ateşle azaba sokacağım. Fakat burada bitmiyor. Fakat burada bir değişik bir muamele görüyoruz.
- 36:40
derler. Mevla buyuruyor ki, Mevla buyuruyor, Ya Melâketî, ey benim meleklerim inniyâ haraktû bi-ddunyâ binâri-l-cum'i vel-ateşi fil-harri-şedid-bi-şehr-ramazân Ben bu kulumu Ramazan ayında şiddetli sıcaklarda, bak oruç 5-10 seneye kadar kışa gelir, bak oruç beş on siz şiddetli sıcakların müjdesini alamazsınız.
- 37:06
Birkaç seneler sonra tutanlar, bu sene bile pek şiddetli hararet, birkaç gün oldu. Ekseriyet serin gitti. Bak ne buyuruyor? Ben, Ramazan ayının şiddetli sıcağında bu kulumu açlık ve susuzluk ateşiyle yaktım zaten. Ciğerini yaktım. Onun için, فَلَا حَكُمْ حَرِّقُوا لِيَمْ بِالنِّيرَانِ Bugün cehennem ateşiyle ben bu kulumu yakmayacağım.
- 37:35
Büyük müjde var ya. Şu Allah için tutanlar var. Günahları çok idi ama orucun bereketiyle geçirttiği bütün günahlar affettim, bağışladım. Kerem sahibi benim, lütuf sahibi benim. Çok iyilik sahibiyim ben Allah buyuruyor. Ben iyiliği severim Allah buyuruyor. Onun için Kadir Gecesi'ne kavuşursam ne diyeyim ya Rasûlullah dediğinde Âişe annemiz
- 38:04
ne öğretti ona sallallahu aleyhi ve sellem? Hem de biz de zannedeceğiz ki kaç sayfalık dua. Değil, bir satır bile yok. Allahümme neke affun. Bazı rivayetlerde Kerim'in de var. Tuhibbul affefe affan. Ya Rabbi sen çok affedicisin. Kerem sahibisin, affı seversin. Beni affet. En büyük istenecek şey af istemek, afiyet istemek.
- 38:26
Bu gece de cuma gecesi olmak hasebiyle Ramazan'ın son cuma gecesi bir daha bulunmaz bir seneye daha. Daha bulunmaz, bu bitti bir sene yok böyle bir gece. Bu gece yani, cuma diye. Yarınki gece 27. gece olmak hasebiyle en sahih hadisler var et olmuş hakkında faziletin. Yani çok afiyet isteyeceğiz. Yeni dergide yazdım.
- 38:47
Temmuz sayısı var ya. Temmuz sayısında o kadar dualar var. Yarınki gecenin duaları var. Namazları var. Sonra yarınki gecenin nafilesi var. Bu gecenin de nafilesi var orada. Çünkü onu geçen dergiye yazmamıştık. 26'dan sonra bu dergiye kaldı. Temmuz'a kaldı çünkü Ramazan buraya geçti. 26-27 yarınki bu gece 26.
- 39:09
gece. Anladınız mı? Allah-u Teala bu gece teravih kılana mesela 40 sene amel etmiş sevabı yazıyor. Ya bu gecenin teravisiyle sırf Hazreti Ali Efendimiz rivayet ediyor. Adam 30 sene itikaf yaptı ya hiç günahsız. 10'da ilave etse, 40 yapsa biz bu teravihle orayı geçiyoruz. Ya neyimize zorlanıyoruz teravide ya?
- 39:31
Bayla bayla kılalım ya. Bu kadar kolay etti bize, kısa etti bu işi bize yahu. Kurban olduğum Allah'ım. İstemiyor muyuz ahirette? O dostlarla birlikte sohbet ettiğimizde o çarşılarda pazarlarda dolaşırken ne ameller etmiştik onlar anlatsa biz anlatsak nasıl ya çürüdükten sonra nasıl kalktık dirildik sonsuz nimetlere kark olduk.
- 39:55
Allah'ımız bize ne kadar iyilik etti, biz kazandık diye sevinenlerden olmak istemiyor muyuz? İstiyorsan oruca sabır, teraviha sabır, teheccüde devam. Tamam mı? İşrak, kuşluk, evvabın kıldık şimdi elhamdülillah Cuma gecesinde. Nereden bulacağım? ibadet yazıyor. Sırf evvabin kılana, her akşam. Hani her akşam bu var, her akşam kılana değil.
- 40:19
Bir kere kılsan da alıyorsun ama her akşam alıyorsun her akşam alıyorsun on iki sene ibadet. Kırk sene, elli senelik ömründe her akşam Evvâb-ı inkılan adam Nuh Aleyhisselam'ın ömrünü geçiyor. Hayır, Nuh Aleyhisselam bu geçiyor demiyorum. Nuh Aleyhisselam'ın ömrünü geçiyor. Bu kadar mükafat var. Niye kaybedenlerden olalım?
- 40:39
Yüce Rabbimizin lütfundan mahrum olalım. Onun için hayırlarda müsaade edelim. Sonra yarın gece onları anlatamam. Siz sohbetleri çok iyi takip edin son birkaç gün. Çünkü bayram gecesinin vazifelerini anlatacağım. Sonra bayram sabahının vazifeleri var. Dergide yazdım. Dokuz madde kadar madde var. Hele bayram gecesinin bir namazı var.
- 41:04
O gece teravi yok. Bayram gecesi teravi yok ya. Pazartesi'ye bağlayan gece. Pazartesi'yi salıya bağlayan. illa cemaata çıkın, yatsıyı kaçırmayın cemaatini. O gecenin işte ibadetle geçiren asla imansız ölmeyecek. Kesinlikle garantisi var. Ve o gece İbn-i Macede hadisler kaynaklarını belirttim. O gece bir namaz var.
- 41:29
Anlığını secdeden kaldırmadan affın, mükafatların, Ramazan'ın kabulü, bütün her şey garantileniyor. Anlığını secdeden kaldırmadan, son secdede. O kadar söz vermişler. O bayram gecesi namazı. Ve ben bir tek onu buldum. Süleymaniye Kütübhane'de yazma eserlerden çıkarttım onu. Yazdım, kaynaklarını da verdim orada.
- 41:51
Yani ibadete hevesli olmak lazım. Cennete girmek isteyen beş şeye devam etsin. Biri neydi? Her ibadeti yapsın ki belki ondan cennete girerim. Nereden gireceğin belli değil. Hiçbir nafileyi kaçırmamak lazım. Her sene yapamazsan, her gün yapamazsan arada bir de olsa, ömründe bir de olsa yap ki diyor seni ehlinden saysınlar.
- 42:11
O ibadetin ehline de dahil ol. Bunları kaçırmamak lazım. Yani burada çok ne diyeyimse Ramazan'da hasta ziyareti ben gittim işte ama ne kadar hepsinde baş edemiyorum. Ondan sonra efendim cenazede bulunmak nasip oldu, cenaze de oldu Ramazan'da. Cenazemiz de oldu. Nasip oldu. Fakire yedirmek, işte fidye veriyoruz, oruç tutamıyoruz.
- 42:35
Sonra fitre veriyoruz. Vereceğiz inşâAllah. Ondan sonra kim sadaka verirse aynı günde hem oruçluyken hem hasta ziyaret ederse hem cenazeye giderse aynı günde bir de sadaka verirse Efendimiz gülmeye başladı. Ebu Bekri Sıttık'a nasip oldu bu iş. Ya Bağbekir dedi bu dört şeyi aynı günde yapıp da cennete girmemiş mümkün değil dedi.
- 42:57
Mutlaka girdin. Ya biz de yapabiliriz bunları. Ramazan çıkmadı daha. Aynı gün bir cenaze, Müslümanın namazına bir de hastaya ziyaret etsen anladın mı? Zaten oruçlusun, birkaç kuruşta sadaka versen yani Ebu Bekri Sıttık ya mahsus bir mükafat değil. Sana, bana da nasip olabilir. Yeter ki kovala. Amel kovala yani.
- 43:19
Nasıl herif ihale kovalıyor, iş kovalıyor, herif bir kuruş için kırk takla atıyor, sen de cennet için böyle amelleri, fazileti amelleri kovalaman lazım. Evet. Ramazan-ı Şerif'in sadakaları, Ramazan-ı Şerif'te bir çoluk çocuğu olan fakire sadaka verse Allah Teâlâ bir milyon sevap yazıyor, bir milyon günahı olsa siliyor, bir milyon derecesini artırıyor.
- 43:44
Ahirette. Çoluk çocuğu olan fakir. Burada da bir kayıt var. Tabii çoluk çocuk bakanların hali çok zor, fukara çok. Ondan sonra ne diyelim arkadaşlar? Cemaate devam etmek. Bunu da bitirelim. Ebu Ceanfer R.A. Rasûlullah'tan rivayet ediyor, Rasûlullah buyurdu Sallâllâhu aleyhi ve sellem. Mennete-i aleyhi ve sellem Ramazan, bir adamın üzerine Ramazan ayı gelse, say hem Müslüman
- 44:08
sağlıklı olsa, Müslüman olarak gündüzde oruç tutsa, gece virdini kılsa, işte teravide virt'tir. Bir miktar kılıyorsun, en az 20 rekat kılıyorsun. Değil mi? Gözünün âmeyremlerden kapatsa, tenâsülü zun'u zinâdan korusa. İşte bu batırıyor bizi. Buraya kadar geliyoruz. İyi geldik değil mi mesela? Ben bakıyorum, durum iyiydi.
- 44:37
Dilini korusa da ben yine çuvallıyorum ya, acaba diyorum ya. Dilini korusa veya elini, elimizi koruyoruz, kadına tutmuyoruz, kimseye vurmuyoruz, falan, elimizi koruyoruz. Ama dil bizi batırıyor. Ve hafız-ı âlâ salâti namazlara devam etse mecmuaten cemaat..
- 45:22
yine kurtarır bir tarafı var cemaata girer biraz iki kişiden cemaata girer ama Efendi Hazretleri bir kere taş mı düşürüyordu ne oldu çok öyle ara sıra taş düşürüyordu çok sancılar oldu kalktı benim eve geldi kimsenin de haberi yok dedi ki ben sende kalacağım çok sene evvel yirmi beş seneden fazla misafir ettik işte Eczacı Ömer ağabey vardı o da rahmetli oldu onu çağırdım çünkü
- 45:46
Efendi Hazretleri'ne baksın diye iki gecemine kaldı ama çok kıvranıyordu ağrıları, sancıları millet de efendi nerede soruyor ondan sonra yahu erteci gün oldu sabah namazını kıldık tabi cemaat birkaç kişi varız namazı kıldık daha iyileşmedi etmedi hadi dedi çıkalım dedi camiye gideceğiz dedi ki Efendi Hazretleri sen hastansın şusun busun hemen mektubatı açın şu mektubu okuyalım
- 46:10
e bu zamanın hocaları diyor İmam-ı Rabbim Hazretleri üç beş kişiyle cemaatle iktifa derler kalabalık cemaata gitmezler bunlar çok sıkıntı bu işler bak dedi buraya girmeyelim şimdi yahu nefes alır almaz camiye cemaata gideceğiz hayatında Hızır Efendi derdi Ahmetullah Ali hocamız şehit hocamız bu efendinin faziletini sorarken anlatmaya ne gerek var
- 46:33
hepimizin ara sıra tek başına kıldığımız rastlayabilir Efendi Hazretleri 60-70 senedir bir kere yalnız başına namaz kılmış mı dedi 90 yaşına şimdi belki 10 yaşından beri tek başına kıldığı namaz yoktur nasıl bir insanlar var ya bize bak ya bize bak ya günde 3 vakti tek kılıyoruz ya yani onun için namazları cemaatle kılarsa cumaya erken giderse yarın biraz erken gidelim he?
- 47:02
inşallah fakat Sâmeş-şiar bu adamın orucu tamam oldu vestekmelel ecr ücretini sevabını tamam etti kemalerdir vedrakeleyetel kadir her gece kıldığına göre kadir gecesine de mutlaka yetişti ve fazebüce hazreti Allah Teâlâ'nın ikramiye ve bahşişini kazandı diyor bahşiş sonra diyor ki yani hadis-i şerif burada bitti de rivayet eden Ebû Cevâiz el-Umar'a diyor
- 47:29
Câizetün lâ tuş bu Cevâiz el-Umar'a ikramiye dedikse kralların padişahların ikramiyelerine benzemez haa diyor Mevla'nın ikramiyesi ama şartlar biraz var farkında mısınız? cemaatle namaz meselesi var her gece bir teravih yeter teravih kılıyorsan ama atlatırsan bak ne söyledi mutlaka gece birdini yapacak kılacak dedi yani teravih namazını kastediyor ramazanda olduğu için
- 47:58
bunları yapan kazandı Allah'ım kaybedenlerden etme bizi yâ Rabb'i bir tarafından mutlaka kazandır bizi yâ Rabb'i yâ Rabb'el âlem onun için dün de derste geçti Kâbul-i Abbad çok korkuttu Hazreti Ömer Efendimiz bütün sahabe-i teâbin ağlamaya başlayınca yeter yeter dedi biraz da sevindir bizi dedi o zaman Hazreti Kehâb dedi ki hadi sevinebilirsiniz dedi imanla beraber
- 48:22
Allah-u Teâlâ'nın 313 tane meşru kıldığı ibadet ve vazife var bunlardan biriyle ahirete gelen cennete girer dedi biriyle ama işte oradan onu dedim yani dünkü sohbetti o herhalde dinliyor musunuz beni geceler? yoksa ben kendi kendime konuşuyorum mu? he? ben konuşuyorum kendi kendime orada önümde adam varmış gibi konuşuyorum siz de dinliyorsunuz herhalde ne bileyim ben
- 48:45
he işinize geleni mi dinliyorsunuz ne yapıyorsun? orada ne geçti? yani mesele sâlih amellerden biriyle gelen kurtuluyor ama bizim hepsiyle kaybetme tehlikemiz var neden? kul hakları yapışınca alacaklar yani demiyor ki birini yapan kurtulur birini getiren diyor getiren yani götürebilmek meselesi hani iman zaten şart onu biliyoruz ama bari bir amelimiz düzgün olsa
- 49:15
amelimiz düzgün olsa, bari bir amelimiz sağlam bize kalsa, o tek amel bile bizi o tek amel bile bizi cennete götürmeye yetecek ama deldiriyoruz, deldiriyoruz. Kıymet, kıymet, dedikodu, iftira, kul hakkı bir şeyler dedikodu, iftira, kul hakkı, bir şeyler. Yani yani Efendi Hazretleri derdi, bir namazımız var.
- 49:32
yani şunu demek isterdi diğer işlerde yanlışlarımız çok derdi ya bir namazımız var bari onu düzgün kullan nasıl kılacağız? İman-ı İslâm-ı İlmâli 600 sayfası sıfır namazdan bahsediyor namazı okumadan, namazı öğrenmeden namaz-ı İlmâli abdest bu kadar risaleler yazılmış adam merak etmiyor adam incelemiyor yani namaza ciddiyet ve gayretle onun için en mühim şey cemaatle
- 49:57
çünkü cemaatle olunca senin kendi hataların arada ne oluyor? kayboluyor, cemaatın namazına ilahak oluyor cemaatın namazına ilahak olunca imam yanlış bile yapsa senin kaybetme tehliken yok yine sen mutlaka namazın oluyorsun Onun için bu cemaatleri bırakmayacağız inşâAllah. Allah'ımızın rızasına kavuşacağız.
- 50:17
Burada yeni dergide tabi çok yazılar var ama ve ilimler var. burada yeni dergide tabii çok yazılar var ama ben ilimler var Ayın 14'ünde de anlatırım yani. Haftaya bayram, bir dahaki cuma gecesi. bir dahaki cuma gece sohbetimizde de konuşuruz ancak yarınki gecede yapabilmeniz bu gece cuma gecesi Ramazan'da son onun için bunu demeden edemeyeceğim tabi bayram vazifeleri çok
- 50:37
onları okursunuz ne yapacaksınız, nasıl yıkanacaksınız, nasıl evden çıkacaksınız hangi yoldan gideceksiniz nasıl zikredeceksiniz bayram sabahının vazifeleri var bunları tek tek yazdım belki vaktim olup anlatamayabilirim ama siz okumanız için yazdık burada bir dua var diyor ki bu duada Allah Teala'nın ismi şerifleri var sayfa 95-96
- 51:00
bu ismi şerifler nasıl ismi şerifler biliyor musunuz? Umar Radıyallâhu anh diyor en son sayfa ilk yazıldı bu bunun hiç misli yok ben çok senelerdir görürdüm bunu bir kere de amel etmişim bir iki kere fakat ilginç ben tabii tutturamamış olabilir içinizde ihlaslı adamlar var Umar Radıyallâhu anh diyor ki ben diyor birkaç defa duada bulundum bu isimlerle Allah'ın bu isimleriyle
- 51:24
hepsi Esma-ı Hüsna'da olmayanlar da var bunlar da Esma-ı Hüsna ama 99'un dışındakilerde de var burada farklılar da var mesela mesela Ya Hannânü Ya Mennân Hannân Mennân isimleri 99'da var mı? yok mesela burada var onu demek istiyorum bu ismi şeriflerde diyor kardeşlerden bir cemaat da benden yazdılar hepsi duaları yaptılar en fazla hızlıca kabul eserini bu duada buldular
- 51:50
Ebu Muhammed Rahimullah diyor ki kendisinden başka ilah bulunmayan Allah'a yemin ederim ki öyle başıma olaylar geldi helak olacağım bittim bitiyorum dedim çok tehlikeler atlattım diyor duayı ne zaman yaptım? her seferinde Allah beni o belalardan halas etti tabii burada diğer bazı rivayetler var Evliyaullah'tan onlar diyorlar ki bir cuma günü Ehl-i Beyt'ten bir kişide
- 52:21
bu ismi şerifleri öğrendim diyor yani burada ismi azam gizli kesin bu isimlerde ismi azam hangisidir diyemiyoruz mutlaka var ama içinde bunun ismi azam bunun içindedir ve diyor bir insan eğer ihlaslıysa denizin üstünde okusa yürümek üzere yürür diyor denizin üstünde yürümek için okusa ihlaslıysa ama derin yerlerde denemeyin ha ben yüzme de bilmezsiniz
- 52:48
ondan sonra hoca batırdım bizi bağırmayın falan ihlas sende o ihlas varsa ihlaslı bir adam bunu okusa hiç olmayacak bir iş benim var öyle hiç olmayacak gibi gördüğüm işler halbuki vehuve alâ külişeyn kadir hiç olmayacak diye ne olabilir her şeye kadir Allah'ımız var o zaman ben de kullanacağım yani ehl-i sünnet için nefsim için değil para mara isteyecek halimiz yok Allah'tan
- 53:17
veriyor bize rızkımızı ama ehl-i sünnet müdafasında çok önemli meselelerimiz var sorunlarımız var milleti dinden çıkaracaklar yani ben kullanacağım Allah için bu ismi şeriflerle bu gece yarın gece dua edeceğiz inşâAllah siz de dua edin kendi canınızı, hacetiniz için de isteyebilirsiniz ama bir kere okunmak da bir hacet olabilir anladın mı?
- 53:39
bir kere okuyup beş şu şey istemeyin çünkü o zaman ikinci için bir daha okuyun Allah'ın isimlerini çok zikretmiş olursunuz mesele Allah'ın ismini zikretmek zaten mesele zikirdir peşine bir hacet istersin e ben evlenmek istiyorum iste meşru, gayrimeşru değil ki çocuk istiyorsun gayrimeşru değil ki bulunan hepsini Allah'tan isteyin fazl-ı kerem ile yarın gece farklı bir gece 27.
- 54:03
gece bir daha bir sene yok bu da Ramazan'ın son cuma gecesi onun için kazananlardan olalım ben gördüklerimden sizi mahrum etmiyorum ama Allah yine içinizden herkese nasip etmiyor bunları da okumak, ben yazıyorum yine herkese nasip olmuyor Allah nasibi olanlardan eylesin amin Amin.
Benzer sohbetler
1:04:09İftar Sohbetleri 2026 - 24. Bölüm 19 Mart 202619 Mart 2026 · 65 dkRamazan Sohbetleri · 19 Mart 2026
1:06:14İftar Sohbetleri 2026 - 23. Bölüm 18 Mart 202618 Mart 2026 · 67 dkRamazan Sohbetleri · 18 Mart 2026
44:45İftar Sohbetleri 2026 - 22. Bölüm 17 Mart 202617 Mart 2026 · 45 dkRamazan Sohbetleri · 17 Mart 2026


