00:00 / 55:10Şu an 00:00 / 55:10
Video bölümleri
- 01:59Her Cesur Cömerttir, Her Cimri Korkaktır
- 05:11Bazı Faziletli Huylar ve Edepler
- 09:12Güzel Ahlakın Sevabı
- 15:33Ahlâk-ı Nebî Kitabı Hakkında
- 20:09İslami Camia Geçinip Ticarette, Ahlakta Kötülük Yapanlar Hakkında
- 25:16Peygamberimiz Sallellâhu 'Aleyhi ve Sellem'in "Emin" Sıfatı Hakkında
- 27:21İnsanı Hayvandan Ayıran Şey Edeptir
- 30:29Peygamberimiz Sallellâhu 'Aleyhi ve Sellem'in Güzel Edebi Hakkında Rivayetler
- 33:57Ahlak Okumak ile Değil, Yaşamak ile Olur
- 35:12Peygamberlere Ait Güzel Huylar
- 42:23Çok Konuşmanın Günahı, Çok Şehvetin Zararı
- 47:07Öfkenin Zararları
- 52:24Kalem Suresi 4. Ayet Tefsiri
Transkript
128 satır
- 01:59
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Es salatu es selamu ala seyyidil murseline Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecma'in. Şifai şerif dersinde yeni bir fasıla geldik, Faslun, bu fasıl ne hakkındadır? Fihuşn hulukihi sallallahu aleyhi ve sellem, Efendimizin güzel ahlakı hakkındadır. Kuyularının güzelliği hakkındadır. Ve emma imdi el-hısalu hasletler, yani özellikler, el-müktesebetü, kazanılmış, yani insanın bir cibilli yaratıldığı kuyuları vardır. Bir de sonra okuyarak, öğrenerek, çevresinden istifade ederek kazandığı kuyular vardır.
- 02:58
Bu kazanılan hasletler konusuna gelince, neden bunlar? Çünkü el-ahlakı kuyulardan, öyle kuyular ki el-hamideti, beğenilen, övülen kuyular. Ve el-adabi edepler, öyle edepler ki eş-şerifeti, şerefli edepler. Yani elleti öyle edepler ki ittifaka, ittifak etti, söz birliği yaptı. Bütün akıllılar, fuzala, faziletli kişiler, ulema, alimler, ittifak ettiler.
- 03:40
Yani cahillere itibar yoktur demek istiyor. Bir adamın ilmi yoksa, tefsir, hadis, fıkıh bir şey bilmiyor. E bu adam dese ki bu kuy iyi bir kuydur dese, buna itibar edilmez. Bir şey bilmiyor ki neye göre iyi diyor, ölçüsü nedir? Ama bütün akıllıların, faziletlilerin ve alimlerin ittifak ettiği edepler var.
- 04:06
Neye ittifak ettiler? Bu edepler kimde bulunursa, o kişi faziletli olur. Diğerlerinden üstün olur diye ittifak etmişlerdir. Daha önce tazim-il muttasifi sıfatlanana tazim etmeye, yani onu büyük tutmaya ittifak etmişler. Neyle bilhuluki bir huyle el vahidi tek bir huyle bile minha. O ahlaktan biri bile olsa, onu üstün tutarlar.
- 04:41
Fazlen nerede kaldı ki? Nerede kaldı ki? Amma fevkahu. Birden fazla huyları varsa o zaten haydi haydi taftile şayandır. Bir huyla bile, mesela bazı insanların diğer huyları bilinmez mi? Bir adam şecaatle, yani cesur. sür olmakla övülüyor. Herkes diyor ki bu çok cesur. Mesela dolu huylar var, onların pek hiçbiri yok onda ama sadece cesareti bile övgü sebebi oluyor veya eee
- 05:11
sehaveti, yani cömertlik. Mesela bir adamdan bahseder, çok cömert. Yani o adamın diğer faziletli huyları var mı yok mu onu tartışmazlar bile. Cömertlikte ileri gittiği için üstün tutulmaya hak kazanıyor. Bir huyla bile ki bütün akıllılar da bunda ittifak etmişler. Hele bir de ikisi birden olursa hem cesur hem cömert.
- 05:36
Zaten her cesur cömerttir. Her cömertte cesurdur. Bunun aksi de her cimri korkaktır, her korkak cimridir. Bunlar zaten eee yani rastgele tespitler değildir. Bunlar araştırma neticesi çıkan net sonuçlardır da bazı iyi huylar birbirini celb eder. Bu huy varsa öbürü de vardır. Bazı kötü huylar birbirini çeker.
- 06:03
Yani o kötü huyu olan da öbürleri de oluyor mesela hakikaten. Şimdi bütün akıllıların üzerinde ittifak ettiği edepler var, güzel huylar var. İnsanlarla ilişkiler bakımından, konuşma görüşme adı bakımından işte ne bileyim yüz güleçliğidir, tevazudur, işte efendim davete icabettir, alçak gönüllülüktür, cömertliktir, başkasını kendisine tercihtir vesaire yani edep
- 06:36
dini mübin İslam'ın tamamı edeptir yani. Kur'an-ı Kerim tamamı edeptir. Sesli konuşmayı bile Kur'an-ı Kerim neyi ediyor ya? Fuzuli yere sesli konuşmak, bağırmak, çağırmak falan. Sesini kıs diyor mesela. Yürürken orta git diyor yani. Ne koştur, ne yavaş dur. Efendim Müslümanlara kanadını ger. Herkesten kendini aşağı bil, mütevazı ol.
- 07:11
Kur'an-ı Kerim'de ne kadar ahlak var, anaya babaya karşı var. Üf deme diyor. Üf deme diyor. Sen ananla babanla kavga ediyorsun ya. Mesela şimdi yani bu toplumda edep diye bir şey kalmamış. Toplumda faziletli huylar kalmamış. Yani bu internet çocukları diyorum ben bunlara artık. Bu yeni nesil internet çocuğu olmuşlar.
- 07:34
Bunlar anasına, babasına çok saygısız terbiyesiz konuşuyorlar mesela. Biz sesimizi yükseltemiyoruz. E yükseltemedik yani. Bir kere şey anam gücenir diye bir kere gücendirmemişiz, bir kere çitlememişiz. Ses çıkartmamışız. Bazı bizim istemediğimiz şeyleri de konuşurdu. Böyle olur mu ya? Kavga ediyorlar şimdi.
- 07:58
Çata çat başı başı. Edep diye bir şey yok. Hangi akıllı beğenir bu huyları ya? Hangi alime göre bunlar muteber olabilir? Hocasına karşı terbiye yok. Bir harf öğretenin kölesi olalım diyor. Şimdi adam okutmuşsun kaç sene, adam seni beğenmiyor, senin haline konuşuyor, gıybet dedikodu ediyor mesela. Ne ahlaksızlıklar oldu.
- 08:19
Hocalarda bile ya. Hocalarda, medreselerde. Maalesef. Yani ilmin artması bir şeye yaramaz ki. İlmi olsa ne olur bunların? Edebi yok. Bir insan hocasına karşı terbiyesizlik eder mi? Her şey birbirine bağlı. Bir adamda edeb ya vardır ya yoktur. Zaten insanlarla adam muhasebe görüşmesinden belli yani. İnsanlara karşı kibar değilse, nazik değilse,
- 08:49
beyefendi değilse, terbiyeli değilse bu insan hocalığa da para etmez yani. Kabalıkla hiçbir şey olmaz. Her şey edeblenmektedir. Ahlak, ahlak, ahlak. Mizanda en büyük şey ahlak. İnne racüle le yüdrikü bil hulukü'l hesen Bir insan güzel ahlak sahasına ulaşır diyor Hac-ı Şerif'te. Menzilette saimil kaim.
- 09:12
Öbür akşama kadar oruç tutar, sabaha kadar teheccüd kılar fakat kabarlık yapar. Onun kalbini kırar, bunu bilmem ne yapar. Karısını üzer, çocuğuna bağırır. Geçimsiz insanlar var. Aksi. Ama teheccüdü kaçırmaz. Ama aksi adam. Bu adamın diyor sabaha kadar kıldığı, akşama kadar tuttuğunun yerine öbürü sadece farzları yapıyordur belki ama güzel ahlakla ona yetişir.
- 09:38
Hatta onu geçer. Mizanda güzel ahlaktan ağır hiçbir fazilet yoktur bu Hac-ı Şerif. Yarın ahirette mizana güzel ahlak gelecek. İnsanlara yaptığın muameleler, davranışlar bunlar namaz, oruç gibi ibadet yerindedir yani. Hatta onlardan eftel olur. Farzların dışındaki nafile ibadetler dense, güzel ahlak nafilelere geçer.
- 10:02
Güzel ahlakla ibadet. Bu da nafile bir ibadet. Onun için Hz. Hacsen Hacsen'in bastığı rivayet ediyor. O da Hacsen'i Hacsen ibni Ali, Ali'nin oğlu Hacsen'den yani Efendimiz torununda rivayet ediyor Hac-ı Şerif. Çok da önemli bir ibaret kurmuşlar ona. Kattatlar yazarlar onu. Osmanlı zamanında.
- 10:42
Hacsen rivayet etti yani Hacsen'in bastığı. Kimden? Hacsen'i ibni Ali, Hz. Ali'nin oğlu Hacsen'den. O da kimden rivayet etti? Hacsen'in babasından yani Hz. Ali'den. O da kimden rivayet etti? Hacsen'in dedesinden. Yani Resulullah'tan. Sallallahu aleyhi ve sellem. Ne buyurdu? Hacsen'lerin en Hacsen'i yani güzellerin en güzeli neymiş?
- 11:01
El hulkul Hacsen. Güzel ahlak. Güzel ahlaktan daha güzel hiçbir şey yok. Ziynet olarak, suç olarak, takı olarak. Bütün akıllılar bazı huyların, bazı sıfatların, bazı edeplerin üstünlüğüne, bunları takınan kişinin faziletine, bunlarla sıfatlanan kişinin, hatta bir tanesininle bile sıfatlanan kişinin tazime şayan olduğuna yani takdire şayan olduğunda ittifak etmişler.
- 11:34
Ve esna senada bulunmuştur. Eşşar o şeraat. Ala cemiyuha. Güzel ahlakın hepsine şeraat övgü yağdırmışlar. Şeraat dediği yani ayet ve hadislerde güzel ahlak hep efendim methedilmiştir, övülmüştür. Güzel ahlaktan bir tanesi zemmedilmemiştir. Kötü ahlaktan bir tanesi de methedilmemiştir. Hiçbir yerde bağırmak, çağırmak mesela methedilmemiştir.
- 12:01
Hiçbir yerde acelecilik, sabırsızlık methedilmemiştir. Hiçbir ayette ve hadiste kabalık methedilmemiştir. Maalesef. Bizim İslami camianın cemaatlerinde çok kabalık var. Çok kabalık var. Eğer biz kibar olsak, edebli olsak, beyefendi olsak, İslam edeblerine takılsak bu milletin çoğu İslam'a döner. İnsanın senin namazından, abdestinden o kadar etkilenmez.
- 12:30
Ahlakından etkilenir. Namazın, abdestin Allah'la arandadır, kendinedir. Ama ahlakın insanlarla arandadır. İnsanlara tavır sergiliyorsun yani. Millet bakar, bu nasıl sakallı ya, bu nasıl sarıklı, bu nasıl hoca. Böyle hareketlerin zıt olursa, ters olursa, kaba olursa Nebûne ve Levkûn, Estaizübillah, Ve Levkûn Tefazzâ Habibim sen katı olsaydın, kaba olsaydın, sert olsaydın,
- 12:58
halîz al-kalb, kalbi böyle kas katı bir adam olsaydın Bütün sahaben etrafından dağılır giderler. Sahabe bile dayanamaz diyor. Yani sert insana en yakınları da dayanamaz yani. Şikayetçi olur, çoluğu, çocuğu, karısı, kocası. İyi bir şey değil yani. Allah bize acısını istiyorsak biz de insanlara acıyalım.
- 13:23
Allah bizi affetsin istiyorsak biz de insanları affedelim. Huzursuz olmaz. O şunu yaptı, bu bunu yaptı, onun kaçı var, bunun gözü var. Herkesi dışladık ya. Mühim olan ehl-i sünnet itikadı olduktan sonra senin gibi inanan adama idare edeceksin yani. Birbirini idare edeceksin. Kiminin karısı çok aksu, huysuz olur.
- 13:43
Bu imtihandır. Ve Cehennem'e bağdık. Libadın fitne. Ben sizin birbirinize fitne yaptım diyor Kur'an. İmtihan yaptım diyor. Etas bir Rum, bakalım sabredecek misiniz? Nice veliyle karılığından dayak yerdiler ya. Evliya Allah'tan öyle zatlar var. Beyaz Bestami'yi miydi işte hangisi, öyle bir zat. Adam ne kadar uzaklardan, ya da Hazreti Şibli olabilir.
- 14:11
Ne kadar uzaklardan geldiler. O zaman aylarca yol yürüyordular bir evliya görmek için. Senin gibi şimdi internete gir de hemen adamı gör falan. Yok öyle bir şey. Geldi kapısını çaldı falan. Hanım içeriden ses verdi falan. İşte Efendi Hazretleri nerededir, bir ziyaret edebilir miyiz? Çok uzaktan geldik.
- 14:29
Ne Efendi Hazretleri? Serserinin biri. Delidir o manyak. Sizi mi kandırmış? Sizin de aklınız mı yok? Bu adamı bir şey zannediyorsunuz falan. Neler hakaret etti kadın ya. Tövbe estağfurullah dedi ya. Adam da itikadını bozmadı. Çarpılacak bu kadın. Bu kadın nasıl çarpılmamış dedi ya. Evliya'ya böyle konuşuyor.
- 14:49
Sonra mahalleye sordu. Dediler ki... ...şurada ormandan ağaç falan... ...yakmak için tedarik eder. Sonra... ...gece akşama vakti döner o zaten. O da yoluna doğru gitti yani. Belki yolda gelirken... ...görürüm diye. Bir de baktı o... ...aslanın üzerine oturmuş. Yılanı da aslana kamçı gibi vuruyor. Odunları çekmiş.
- 15:11
Hayvanlara çektiriyor aslana. Allah Allah. Heybetinden... ...korkusundan titremeye başladı. O zaten ona yaklaşınca dedi ki... ...evladım bu kerametimizi görüyor musun? Bu evdekine sabretmemizdendir. Sabretmezse evliya makamı bozulacak. Ahlak.
- 15:33
Şimdi o adam sabaha kadar teheccüd kılmıyor mu? Akşama kadar oruç tutmuyor mu? Ama bak oradan kazanamıyorum diyor. Buradan kazanıyorum diyor. Böyle ahlaklı davranıyorum. Onun için... ...bu konuda... ...Kainatın Efendisi'nin sallallahu aleyhi ve sellem... ...benim Ahlakun Nebi diye bir kitabım var. Kaçıncı Risale tabi rakamlarını unutuyorum.
- 15:56
Efendimizin ahlakıdır. Lütfen okuyalım. İnsan belki de bir gecede, bir günde bitirebilir. Çok da büyük bir şey değil. Yani bir günde oturup... ...okunabilir. Ara sıra da okumak lazım yani. İmam Şahrani Hazretleri onu cem etmişti. Ben tercim ettim... ...İmam Şahrani'nin. Metnini de koydum herhalde...
- 16:14
...kitabın baş tarafında Arapçası var. Ben sol tarafından... ...Türkçeye çevirdim yani o kitabı. Çok önemli tespitler vardır. Ahlak, ahlak diyorsun da bu... ...köftecide satılmıyor yani. Bakkalda satılmıyor yani. Ahlak ayrı bir şey. Bunu okuyacaksın. Ondan sonra bakacaksın. Kendini bir hesaba çekeceksin.
- 16:38
Allah'ın Rasulü'nde size güzel numune var. Size örnek var. Örnek alın diye de... Bana tabi olun, bana uyun. Ne demek bana uyun? Namazda bana cemaat olun, uyun. Sade o mu? Bana uymazsanız Allah sizi sevmez diyor. En çok beni seviyor. Ne kadar bana benzeyen, bana uyan varsa... ...o kadar da onu seviyor.
- 17:03
Benim Allah'ın sevdiği bütün sıfatlar... ...bendedir diyor. Mevla dedirttiriyor. Habibim söyle diyor. Kul söyle Habibim. Ey kullar sizi Allah'a seviyor musunuz? Seviyoruz ya Rabbim. Ne kadar seviyorsunuz? Canımızdan çok. Zaten öyle demesek gavur oluruz tabi ki. Canımı Allah'tan çok seviyorum... ...kimse diyemez.
- 17:20
Ama bunu sindirmek lazım tabi ki. Bu lafla kalmamak lazım. Siz Allah'ı seviyorsanız... ...seviyoruz. Lafla olmaz. Eğer Allah'ı seviyorsanız, sevdiğinizi söylüyorsanız... ...fettebiuni, bana tabi olacaksınız. Bana uyacaksınız. Ne demek? Ben nasıl inanıyorum? Öyle inanacaksınız. Ben nasıl giyiniyorum?
- 17:40
Öyle giyeceksiniz. Ben nasıl hanımıma davranıyorum? Öyle davranacaksınız. Ben nasıl çocuğuma davranıyorum? Öyle davranacaksınız. Ben nasıl alışverişte... ...müşamalı davranıyorum? Öyle davranacaksınız. Ben fakirlere nasıl davranıyorum? Ben kölelere nasıl davranıyorum? Ben hizmetçiye nasıl davranıyorum?
- 17:55
Burada diyor işte biraz ileride. Hazreti Enes... ...on sene hizmet ettim diyor. Bir fiil yanında on sene... ...bir kere üflememiş. Anasına, babasına üflememek değil bu. Yanında hizmet eden çocuğa üflememiş. Biz... ...anamızı, babamızı nasıl daha döveceğiz? Böyle bir müslümanlık anlayışı olamaz yani.
- 18:18
Hangi kitapta var bu ya? Bu ahlaksızlık. Bağır, çağır. Demek ne yapmıştır? Güzel ahlak hakkında... ...şeriat senada bulunmuştur... ...ala cemiyaya. Hepsini övmüştür şeriatı. Bütün güzel ahlakı met etmiştir. Ve emre emretmiştir biha. Bütün güzel... ...ahlakı emretmiştir. Yani bunun... ...istisnası yoktur.
- 18:54
Emretmiştir ve vade vadetmiştir. Yani söz vermiştir şeriat. Saadet yani mesut ve bahtiyar olmayı... ...iki cihanda sahip olmayı, mutlu kalmayı... ...söz vermiştir. Hem de sürekli saadet. Yani bir insan bugün mesut olur, yarın bedbaht olur. Bugün mesur olur, yarın mahzun olur. Hiçbir zaman kimsenin hakkında...
- 19:24
...ebedi saadet... ...garantisi veremeyiz yani. Sonumuz da belli değil zaten. Ama şeriat sürekli daimi... ...bir saadet vadetmiştir. Kimlere? Lil mütekalliki ahlaklananlara. Ne ile? Biha. Güzel ahlakı olanlara şeriat... ...söz verdi ki siz ebedi mesutsunuz. Bu güzel ahlaka çalışmamız lazım. Bu yani.
- 19:49
Nasıl imtihana... ...girecek talebe çalışıyor dersine öyle çalışmamız lazım. Bunu tek tek tahsil etmemiz lazım. Mesela ticaret yapanlarınız var. Alışveriş yapanlarınız var. Nasıl acaba ticaret ahlakınız? İslami camianın, Müslümanların... ...namaz abdest sahibinin birçoğundan şikayet duyuyorum ben. İnsanlardan şikayet...
- 20:09
...duyuyorum yani. Sözünde durmamak... ...bu ahlaksızlıktır. Borcunu gününde ödememek... ...bu ahlaksızlıktır. Nasıl güzel ahlak yani? Adam sana güvenmiş, mal almışsın heriften... ...vadeli. Diyorsun ona ayın otuzunda ödeyeceğim. Öbürüne diyor ki ben de sana otuz birinde ödeyeceğim. Adam da sana... ...diyor ki öbür ayın birinde gel.
- 20:29
Niye? Sen Müslümansın ya güvendi... ...sana da. E sen bunu atlatıyorsun gününü. E bunun gününü atlattın bu adam öbür adamı atlatacak. E rezil oldu. Belki o adam senin gibi. Affedersin namussuz değil. Yani adam belki namussuz... ...dürüst yani. O adam şimdi gün verdi oraya. E sen atlatmaya alışmışsın zaten.
- 20:47
Ama bu adam alışmamış yani. Bu adam ne olacak şimdi? Böyle bir terbiyesizlik... ...olabilir mi? Birçok insan... ...sözünlü. Zaten sözüne güven olmayanın... ...çekini de güven olmaz. Çekini ödemez ki. İslam'da söz mu ödemez? Senet sünnettir. Ama söz farzdır. Senet yazı sünnettir. Ama sen söz verdin. Sözde durmak yok.
- 21:12
Şöyle yapacağım diyor. Başka türlü yapıyor. Ya ben sana böyle... ...konuştum. Hadi böyle de idare de. Ya arkadaş ne anlaştık. Bunlar ahlaksızlık... ...mesela. Sabaha kadar namaz kıl. Hiç fark etmez. Bu adamda ahlak olmaz. Veya bir adam... ...borçlandı, iflas etti, fakir oldu. Sana borcu vardı... ...geldi.
- 21:31
Yani biraz vaadete kolaylık... ...ödeme şeyi. Ben dedim bir ay sonra borcuma bir hafta kaldı ama... ...çok dardayım. Biraz ilerletir misin? Tehir eder misin mesela dedi sana. Durumun müsait mesela. Anlayışlı olmak, güzel ahlak. Yani arkadaş tamam. İki hafta sonra öde. Sen bir hafta istiyorsun. Al iki hafta vereyim...
- 21:54
...sana. Veya işte böyle bir darlık hasıl oldu. Yani borcun bin lirasını sileyim. Veya tümünü sileyim. Veya bir kısmını sileyim. Veya gününü ileri atayım falan. Üzülme, mahcup olma. Ben anlıyorum. Halden anlıyorum falan. Bu ne güzel ahlak mesela. Bir adam ne kadar günahkar idi. Çok da büyük günahları...
- 22:18
...var idi. Mahşerde affolundu buyuruluyor. Amellerine bakıyorlar. Neden affolundu? Alırken, müsamaha satarken... ...müsamaha yaparmış. Yani müşterisine alacak... ...verecek işine böyle. Anlayışlı olurmuş yani insanlara. Ucuzlatmak, vaadet yapmak, tehir etmek... ...borcu geciktirmek falan. Mevla sırf bundan affetti.
- 22:50
Peygamber duası var yahu. Ama ticari ahlak bunu bugün göstermiyor. Ben haberler alıyorum. Hacının, hocanın ticaretlerini... ...emanete hıyanetlerini... ...bazı kere. Kur'an'ları mı emanet ettim? Levhelerim vardı, yazma kitaplarım vardı işte neyse. Hülyedir, murakkadır bir şeyler. Bence hapisteyim 2000 senesinde.
- 23:20
Ya şunları alın da saklayın. Ev yalnızdır. Bir hırsız girer, baskın olur. Ben de hapisteyim herkes biliyor. Ev boş. Orada duruyordu yani. Kendi evime sığmıyordu da. Bir yerde duruyordu kitaplarım. Verdik adama. Almış, götürmüş, satmış, yemiş, içmiş. Üç ayda ya. Ben hapisten çıktım. Ona verdim, buna verdim.
- 23:46
Şunu şöyle dedi, bu böyle dedi. Yahu sen bana sordun mu? Bunu satmaya yok. Ne hakla satıyorsun bunu? Adamın sakalı da var. Adam müslümanlarla birlikte şu anda... ...yine hala cemaatin içinde. Herkes hacı abin nasıl, hoca abin nasıl. Efendi Hazretleri'ne gittim dedim. Bana bu adam böyle iş etti. Allah Allah.
- 24:06
Böyle de ihvan mı varmış... ...bizim cemaatle dedi. Ben de şaşırdım. Ne yapsın ya? Yani bir insan bir insan emanet verir. O adam gidip onu... ...satıp yer mi ya? Bunu sakallı hacı adam yapıyor. Yaptı bunu bana. Daha bana neler ettiler de. Arka mı dönemiyorum ya? Arka mı dönsem? Aldı götürüyorlar. Nerede güzel ahlak?
- 24:32
Emanete ve hıyanet. En kötü hıyanet. Dini yoktur diyor ahdi sözü olmayanın diyor. La la imanil müllâ mântele. Güvenilirlik sıfatını yitirmişin imanı yoktur diyor. Ve la dinil müllâ ahdele. Sözüne vefa etmeyenin... ...sözünde durmayanın dini yoktur diyor ahdi sözü. Yani gavur olmaz ama yaptığı işi haram kabul ederse...
- 24:53
...günahkar olur. Ama kamil dini yoktur. Mükemmel imanı olamaz. Sağlam imanı olan... haram yapar mı? Niye Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'i Muhammed-ül Emin? Emin ne demek? Güvenilen insan. Kâfir Ebu Cehil bile Mekke'de adam arasa malı kime bırakayım? Gidilecek bir yere, yola gidiyor, Efendimiz'e bırakıyor, ediyor.
- 25:16
Peygamberliğini kabul etmiyor ama inadından etmiyor, yoksa doğruluğunu biliyor. Nereden anlaşılır? E malını niye ona veriyorsun? Çünkü Mekke'nin vadisinde, dağların arasında Muhammed'den daha güvenilir insan yok. Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem. Ondan çok sözünde duruyor. Bir insan, bir müslüman güvenmeyecek mi arkadaş ya?
- 25:36
Arkasını dönemeyecek mi ya? Çoluğun çocuğunu emanet edemeyecek mi arkadaş? Talan mı edeceksin ya? Ama maalesef bugün güvenleri yitirmişiz. Zaten bizim güzel ahlakımız olsaydı bugün Türkiye'de bu kutuplaşma olur muydu? Bu kadar zıtlaşma olur muydu? Millet birbirine düşman gibi bakar mıydı ya? En azından başı açık olan bile, namaz kılmayan bile,
- 26:00
içki içen bile, diğer tarafa nasıl bakar? Ne dürüst adam ya! Böyle. Şey yani, doğrulukta, dürüstlükte şar olmuş yani adam derler. Herkes seni beğenir, metheder o zaman ya. Doğru konuştuğunu görürse, güzel ahlakını bilirse. Ama herkes birbirine aleyhine konuşuyor. Müslümanların zaten dışarıdan solcu, komünist, düşmana ihtiyacı yok.
- 26:28
Birbirine yeteriz. Böyle mi olmamız lazım? Ahlak bunu mu icap ediyordu? Kıskançlık, birbirini efendim, o çıkmaması için bir mertebeye geri çekmek, hepsi ahlaksızlıktır yani. Dinin tamamı ahlak oldu şimdi yani. Bak, bir düşünürseniz ticaretine dahil oluyor, karı koca geçimine dahil oluyor, çoluk çocuk terbiyesine dahil oluyor, ne bileyim yani.
- 26:57
Müsteşarlık, akıl danışan, danışmanlık, bürokraside bir vazife almak, her şey ahlak istiyor. Haklı yere mimza atıyorsun, yanlışa mı mimza atıyorsun, bir adamın hak ettiği işi geciktiriyorsun, bunların hep ahlaksızlık. İslam ne emrediyor? Orta gitmeyi emrediyor. Adalete emrediyor. Yani toparlarsak hepsi ahlak.
- 27:21
Dinin tamamı ahlak yani. Edeb. Ne diyor Mevlana zaten? Çeşn-i güşâ bubîn cümle kelâmullah râ âyet âyet heme ki mâne-i Kur'ân edebes. Gözünü aç diyor ve iyi bak ki Kur'an-ı Kerim'in bütün ayetlerini tek tek incelediğin zaman göreceksin ki hepsi edebden bahsediyor. Yani, güneş Âdemî zâde eger bî edebest Âdem nist farkı der cism-i benî Âdem hayvân edebest.
- 28:04
Çeşn-i güşâ bubîn cümle kelâmullah râ âyet âyet heme ki mâne-i Kur'ân edebest. Yani dört mısrada cidler dolusu kitap yazarsın. Mevlana bu. Ne diyor? Ne buyuruyor? İnsan Âdemoğlu eger edebe riâyet etmiyorsa, ahlâksızsa, edebsizse insan değildir diyor. Neden? Hayvan cismiyle insan cesedi arasındaki fark edebden kaynaklanıyor.
- 28:35
Yoksa senin neyin üstün? Etin üstün. Ne etin üstün? Öküzün bin kilo eti çıkıyor bir ton. Senin kaç kilo etin var? Onun eti yeniyor. Seninki leş oluyor. Onun kemiği para ediyor. Seninki bir kuruş etmiyor. Onun gübresi fışkısı bile gübre oluyor, para ediyor. Senin zaten efendim için dışın ölür ölmez gübreye bile sayılmıyor.
- 29:09
Senin ne farkın var? Hayvandan. Hayvanın boynuzu para, tırnağı para be. Sen hiçbir yerin beş para etmez. İnsan olarak. Eğer edebin varsa, ahlakın varsa işte o zaman nesin? Eftalsin, faziletsin. Değilse hayvandan eftalsin. Daha betersin. Leysel yetimul lezikat ma tevalidu velin yetimul yetimul ilmi vel edebi Yetim kime diyorsunuz?
- 29:40
Baba söylene. Baba söylen değildir diyor şair. Ya kimdir? Edeb yetimi var mı? Edeb yetimi. İstersen anası babası sağ olsun, dört başı mamur olsun parası malı mülkü olsun. Ahlaksızsa adam yetimdir yani. Ama ne yetimler var babasız büyümüş ne kadar terbiyeli değil mi? İnsan gıpta ediyor. Allah Allah. Babasız çocuklar bu kadar güzel yetişmemiş.
- 30:05
Bu ne terbiyeli diyorsun? Ben öyle yetimler gördüm. Kendi çocuklarıma ben bir edeb veremedim mi? Ya babaların başlarında. Ben öyle yetimler gördüm. Benim çocuklarımdan bin kat terbiyeliydiler. Çünkü yetimlik ilimsizlikten olur. Edebsizlikten olur. Babası olmamaktan olmaz. Biz ne yapacağız? Kimden örnek alacağız?
- 30:29
Ahlak-ı Nebi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ahlakını okuyacağız. Sallallahu aleyhi ve sellem. Nasıl yapardı? Nasıl ederdi? Nasıl görüşürdü? Nasıl konuşurdu? Nasıl otururdu? Nasıl kalkardı? Misafiri geldi mi? Nasıl davrandı? Nasıl ikram eder? Nasıl hürmet eder? Bir kişi elini tuttuğu zaman o kişi elini çekmeden o elini çekmez.
- 30:49
Adam uzattı işi, o da çekmez. Edebe muhalif. İlla ki sonuna kadar o adam çekecek. Sahabeden cemaat oturur, o kalkmaz. Niye? Cemaat var. Artık sahabe birbirine işaret ederdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Kalkamıyor yani edebinden. Biz önce kalkalım. Çok oturmayalım. Ona bakmaya doyamazsın. Ama onda işi var, gücü var, ibadeti var.
- 31:15
Şimdi meşgul etmeyelim derlerdi. Hemen kendileri kalkardı. Çünkü onlar kalkmasa o kalkamıyor. Edeb. Nerede görülmüş böyle edeb? Elini çekmese çekemiyor. Kimse kafasıyla dönüp bakmıyor. Niye? Ayıp. Adama yani yan bakmak gibi olmasın. Ne oluyor? Bütün vücuduyla dönüyor. Nasılsınız efendim? Kibarlık. Beyefendilik.
- 31:38
Medeniyet. Medine medeniyetten gelir. Şehirlilik kültürü. Medine kültürü. Öyle Amerika-Almanya kültürü değil. Hayvanların, öküzlerin, domuzların, efendim şerefsizlerin. Ne edeb olacak onlarda? Onlarda ne ikram var, ne hürmet var, ne terbiye var. Onlarda çay ısmarlamak bile yok. İki kişi çay içmeye gitse o kendi parasını öder, o kendi parasını öder.
- 32:01
Adamlarda insanlık diye bir şey yok yani. Böyle döner. Allah Allah. Arkan meleklere bırakın derdi. Sahabe önüne koyar. Ya biz senin önünde şey edemezdik. Yok yok arkan meleklere bırakın. Siz önümden girin efendim. Her zaman arkadaşını tercih eder. Yanda bulunan, yemeğin en iyisi. Bir şey ikram edildi en iyisi.
- 32:25
Hemen ona ikram eder. İki tane baston kesmiş. Ağaçlık bir yere abdest, hacetini görmüş. İki tane bastonluk ağaç kesmiş. Güzeli varmış. Güzeli hemen yandakine verir. Der ki en iyisi. Arkadaşlık biz yol arkadaşı olduk. Yol arkadaşını tercih edeceksin. En iyisini sana vermem lazım. Bunlar başka bir iş ya.
- 32:47
İnsanlık İslamiyetle eşittir. Zaten İslam olmasa insan değildir yani. Ama her Müslümanın diyen de edepli değil. O zaman bunun kitabını okumamız lazım. Peygamberlerdekiler ayrı bir işlerdir yani. Saadeti daime vadetti şerat. Nil mütekallik, ahlaklanan bir ha. Bu güzel ahlak efendim. Tergibü, terif kitaplarında vardır.
- 33:17
Hadis-i şeriflerde tergibü, terif hadislerine sırayla gidiyoruz ya şimdi. Orada güzel ahlaktan çok hadis okunacak inşallah. Hadis derslerini hiç kaçırmamak lazım. İhya Ümmettin. Yani onu çok met ediyor. Halil Kahri Hazretleri olsun. Diğer bütün ulema bak. İhya Ümmettin diyor İmam Gazali'nin. Çok güzel ahlak anlatır mesela.
- 33:36
O bahsi keşke değil mi? Bir ders yapsak. İmam Gazali. İhya'dan ahlak bahsi mesela. Çok lazım bize. Toplumumuza çok lazım. Ben de hangisini yapacağımı şaşırttım yani. Ayda bir bir ölümden bahsetmek lazım. Bir ayar çekmek lazım. Dün güzel bir ayar çektik hepimiz kendimize. Ölüm, kabir, maaşlar. Ayda bir böyle bir ayar çekmek lazım.
- 33:57
Ayda bir ahlaktan konuşmak lazım. Yani eksik olan yerlerimizi doldurmak lazım. Fıkıhtan konuşan çok. Tefsir yazılmış kitaplar. Yani ahlak okumakla da olmuyor tabii. Yaşamakla oluyor. İnsanlık daha da haktır. Yani Allah vergisidir. Bu da var yani. Bazı insanların yaratılışında terbiye var. İnsanlık da daha da haktır.
- 34:24
Okumakla bulunmuyor. Ama okumadan da olmuyor tabii. Okumadan dinlemeden de hiç olmuyor. Çünkü o zaman kalıyorsun internetlerin televizyonların dizilerinin eline kalıyorsun. Eşkıyanın eline kalıyorsun. Mecburen yerini doldurmak için ehl-i sünnet alimlerinin eserlerinden okumak lazım. Evet ve vasafe şeriat vasfetmiştir.
- 34:45
Bazı o güzel huylardan bazısını ne diyebilen bu vasıf nedir? Ya in nübüvveti peygamberliğin cüzlerindendir. Acayip bir şey. Peygamberliğin cüzlerindendir ne demek? Peygamberlik parçalanır demek değil. Cüz demek parça demektir. Fakat şöyle anlama. Mesela peygamberlik yetmiş cüzden müteşekkildir. Bunun şu var şu var şu.
- 35:12
Vasıflarını sayarsın. Güzel ahlak olur. Şöyle olur böyle olur. Sesi güzel olur. Yüzü güzel olur. Vesaire topladın yetmiş etti. Bunun nesi var? Otuzuda bende var. Sen o zaman yüzde kırk kırk beş peygamber mi oluyorsun? Haşa. Peygamberliğin cüzlerindendir doğru anlamak lazım. Yani ne demek istiyor? Onların Allah-u Teala'nın onlara bahşettiği lütfettiği güzel huylardır.
- 35:40
Bunları sende toplarsan peygamberlik kemalatından hünerlerinden sende de toplanmış olur. Ne olursun o zaman? Peygamberin varisi olursun. Vekil olursun yani. Peygamber olamazsın. O özel bir makam. Ama Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kaç tane güzel ahlak? Yüz tane. Yüz tanesi de bu velide var.
- 36:05
Peygamber olmaz ama peygamber varisi olur. Ümmetimin alimleri ben İsrail'in peygamberleri gibidir. Niye öyle dedi? Çünkü benden sonra peygamber gelmez ama peygamber gibi adamlar gelir yani. Bizim Efendi Hazretleri gibi adamlar. Böyle oluyor işte. Yani ahlakları yanlarında dolaşanlar daha iyi bilir. Ben epey bulundum.
- 36:28
Böyle bir ahlak görmedim yani. Böyle bir ahlak değil. Geçen yine anlattım işte. Gecenin birine ikisine kadar insanların telefonda derdini dinliyoruz. Yahu yarım saat bir kadının derdi rüyası dinlenir mi yani? Tamam kısa kese hanımefendi deriz yani. Bizim en kibarımız. Zaten normalde tak suratına kapatırız yani.
- 36:46
Hadi git ya. Bu tabi tam kabalarımız var. Kibarımız ne yapar? Ya hanımefendi yoruldum arkadaş. Ben de uyuyacağım da. Ya kes ya. Bu kibarımız ha. Efendi ne yapar? O bitirene kadar bir saat onu dinler. Telefon elinden düşse uyku yatıp böyle yine toparlar yine dinler. Sanki onun, o onun komutanı bu onun emir subayı yani.
- 37:09
E neden? Ahlak. E şimdi Rasulullah'ın ahlakından bahsediyoruz. Sallallahu aleyhi ve sellem. O dönmeden o dönmez. O kalkmadan o kalkmaz. O elini bırakmadan o bırakmaz. Ne anlatıyoruz işte? Bu başına geldi mi anlaşılıyor. Bu böyle kitaptan okumakla anlaşılmıyor. Adam iki dakika fazla konuştuğu zaman silerim bozuluyor değil mi?
- 37:26
Hele ki işim varsa, darım varsa, şu varsa bu varsa adama bir ters deme falan. Nice hocalar böyle insanlar ters diyor. Görülüyor yani. Ama biz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem örnek alacağız. Nasıl olacak? Şeriat bazı ahlaklar için ne demiştir? Demiştir ki bu huylar nübüvvetin yani peygamberliğin cüzlerindendir.
- 37:47
Mesela buna bir misal verelim. İki tane hadis-i şerif okuyacağız. Buyuruyor ki Es-Semtü'l-Hasen Yani güzel davranış. Güzel davranış Yani insanlara işte hoşbeş etmek, güler yüzlü, tatlı dilli olmak falan. Acele etmemek. Yani panik var, ortalık karışıyor. Şöyle yapalım, böyle yapmayalım. Biri bir şey, biri bir şey.
- 38:26
Bazı olaylar oluyor. Ailevi olur, cemaat içinde olur. Toplumda olur. Acele etmemek. Sabır. Dur bakalım ne olacak? Bekleyelim bakalım. Biraz düşünelim bakalım. İstişare yapalım, istikare yapalım. Sabır. Acele etmemek. Ve lüktüsat bir de tasarruf. Parayı çarçur etmemek. Lazım mı bu? Değil. Niye alıyoruz?
- 38:48
Lazımsa aldık. E az kullanalım. Işığın düğmesini kapatmaktan tut, efendim ne bileyim, kağıdı az harcamaktan abdeste bile bir yap. Bir abdest alıyor, havaalanında, şurada burada, benzincide. Orada kağıtlar şeyine, içinde asılmışlar. Bir çekiyor, cart. Bir metre geliyor. Ondan sonra şöyle şöyle bir yapacak, atıyor hepsini.
- 39:17
Ya bunun bir parçası sana yeter. Gittin orada beş parçayı da ısrar ettiniz. Bana ne burası, gel geçen. Gel geçen birinin malı da iktisat. Her şeyde tasarruf. Neymiş bu ahlak? Peygamberliğin cüzleri var. Peygamberliğin cüzlerinden efendim yirmi dört tane peygamberliğin cüzü var. Yani peygamberlerde yirmi dört tane önemli sıfat var anlayalım burayı.
- 39:53
Bu yirmi dört sıfattan bir sıfatı bunlar toplar diyor. Peygamber sıfatları tabi ulaşılacak şeyler değil ama bir cüz olur diyor. Ve buna benzer kıyas edeceksin. Allah-u Teala bu vasıfları enbiyasına vermiş. Onların şemailinden ve fazailindendir. Siz de onlara uyun demektir. Onlar gibi olun demektir. Evet.
- 40:23
Şimdi vehiye bu gasletler yani Kur'an'ın met ettiği hadis-i şeriflerin övgüyle bahsettiği gasletler nedirler? El-müsemmatu isimlendirilmiştirler. Neylebbi hüsnil huluk kısaca bunların adı güzel huyudur. Güzel ahlaktır. Ve bu güzel ahlak nedir yani bir tarif edecek olursak. Güzel ahlak el-i'tidalu dengeli gitmektir.
- 40:55
İ'tidalu. Nerede? Nefsin kuvvetleri hususunda. Sıfatları hususunda. Ortalık gitmektir. Nefsin yani insanında bulunan güçleri kullanma hususunda. Meyletmemektir. Yamulmamaktır. Evet. Meyilli uçlara yamulmuş uçlara doğru meyletmemektir.
- 41:25
Şimdi nefsin kuvvetleri nefsin kuvvetleri nedir? Yani güçleri nefisle ilgili kuvvetler bir var ki mesela konuşma gücü bunun dengelisi nedir? Adaletli konuşacaksın, hikmet üzere konuşacaksın bir şehvet gücü var nefsin içinde. Bunun dengelisi nedir? İffetli olacaksın, namuslu olacaksın, dürüst olacaksın.
- 41:59
Gazap, öfke kuvveti var. Ama öfke kuvvetinde dengeli olmak nedir? Kızdım diye vurup kırmak işte yamuk uca meyletmektir. Ya ne yapacaksın? Şecaat cesur olacaksın. Yani sende bir öfkelenme kuvveti varsa bu sana bir cesaret vermeli. Hakkı söylemekte cesur etmeli seni. Hakkı müdafaa da şecaat vermeli. Bu dengedir.
- 42:23
Ama bir tarafa meyletmek demek değil. E şimdi bunların hepsinde ifrat var, tefrit var. Mesela konuşmanın ifratı buna gevezelik deniyor. Ağzına geleni konuşuyorsa be adam, her duyduğunu aktarıyorsa be adam, süzgeçten geçirmeden haram mı gıybet mi, dedikodu mu, iftira mı diye hesap etmeden devamlı konuşuyor.
- 42:51
Bu dengesiz. Bir tarafa meylet. Uca gitti yani. Sivri uca gitti. Değil mi? Mesela tefrit var. Tefrit nedir? Ya arkadaş hiçbir şey konuşmaz. Kitaba hakaret etseler savunmaz. Allah sıfatını inkar etseler bir şey demez. Peygambere sövseler aşağı, bana ne falan. Bir de böyle manyaklar var. Müslümanım diyor.
- 43:16
Hiçbir şey et diye, süt diye karışmam. Bu da nedir? Yani hababettir. Demek ki senin ifaden yok, istifaden yok, anlatım tarzın yok, anlayışın kıt. Yani sen burada niye etkilenmiyorsun ki? Burada bir olay gelen diyor, millet bir şeyler konuşuyor. Sen burada buna müdahale etmen gerekmiyor mu bir müslüman olarak?
- 43:35
Etmiyorsun. Etmediğin anda zaten sen tefrit, geri kaldın. Şimdi öbür uca gittin şimdi. Çok konuşuyorsun, her ne ağzına geleni konuşuyorsun sivri uca gittin, ifrat. Bu kadar önemli bir mesele değil ya. Millet cahil, bir şey soruyor. Sen bunu biliyorsun. Niye anlatmıyorsun, ikaz etmiyorsun bir müslümana, vaaz etmiyorsun?
- 43:53
Bana ne ya? Ne oldu? Tefrit. Demek ki sende ifade yok, istifade yok. Şehvet bir güçtür. Yani can istemesi. İnsanın canı çeker. Bu yemek ister, eş ister. Erkek içinde, kadın içinde karşı cinse karşı istek veyahut da işte su ister. Şehvettir bu. Canının çekmesi demektir şehvet. Bunun ifratı, ifrat nedir?
- 44:18
E ifrat zaten helal haram dümdüz gitmektir. Bu zina mıdır, livata mıdır, bilmem ne midir, ters ilişki midir, haram mıdır, helal, hiç. Bu ifrat. Bu şehvet gücünü haddini aşırtmış yani. Freni patlamış derim ya ben. Evet. Tefrit vardır. Tefrit şehvet gücünü hepten söndürmek. Ne demek söndürmek? Yağlı yemeyeyim, tatlı yemeyeyim, onu içmeyeyim, bunu içmeyeyim.
- 44:45
Niye? İşte canım, evlenmek ister. İstesin evlenmek. Evlenmek kötü bir şey değil ki. Niye evlenmiyorsun? Ya ben az yiyorum, az içiyorum. Sıralı oruçlu durum olur. Niye evlenmiyorsun? Sofilik yapacağım. Böyle sofilik olmaz. Çünkü İslamiyet sana Allah evlenir. emir etmişler. Habibi Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem sünnet etmişler.
- 45:02
Sen evlenmeyi terk ederek veya bazı daha serseriler var, evlenmiş hanımıyla cima etmez. Ya sen niye evlendin o zaman? Kadında ihtiyacı var, seninde ihtiyacın var. Yok ben işte nefsimi kırıyorum. Ulan nefsini nereden kırıyorsun? Sokaktaki karıya bakmadan nefsini kırıyorsun. Evdeki karıya bakmayarak nefsini mi kırıldı?
- 45:20
Sen manyak mısın? İşte buna tefrit denir. Dengesiz adam. Öbürü ne bulduysa dümdüz gidiyor. Bu da evdeki karısına da dokunmuyor. Çok takva. Serseri ya ne takvası. İşte bu tefrittir. Mesela işte o yağlı yememe meseleleri. Hani hayvani gıda tüketmeyelim. Niye tüketmeyelim? Hayvan. Tamam ihtikaftaysan tüketme.
- 45:41
Çünkü on gün hanım yasak. İhramdaysan tüketme. Dikkat et. İhramdasın. Peki haççı kırandasın. On gün, yirmi gün İhramda kalan var haççı kıranda. E ne olacak? Tabi ki biraz yemene dikkat et. Sen devamlı kavurmaları götürmüşsün buradan, sıralı kavurmalarını küple beraber. Mekke'de sıralı kavurma. Mübarek sıralı kavurma yapmaz ki.
- 46:00
İhramdasın da. Yani bunun dengesi var. Ama sen ihtikafta değilsin, İhramda değilsin, bir şey değilsin. Efendim et yemiyorum ben falan. Niye? Şehvetimi tarik ettim. Ne şehveti? Evlisin zaten hanımım var. Böyle şeyler var yani. Onun için kitap. İlim, ilim, ilim. Cahilin sofisi, şeytanın maskarası. Ondan sonra şeratın izin verdiği şeylerden geri duruyor.
- 46:28
Ya şerat demiş sana yağlı yiyebilirsin. Tatlı yiyebilirsin. Efendim sonra halva yemiş. Tavuk yemiş yani, et yemiş. E niye yemiyorsun sen? Daha mı takvası? Bu olmadı. Bu da dengeyi bozdu. Şeyi anlatıyoruz. Güzel ahlakı anlatırken güzel ahlak neymiş? Orta gitmekmiş. Neymiş? Dengeyi sağlamakmış. Nefsani kuvvetlerde ve sıfatlarda dengeli olman.
- 46:50
Yani biz bunu hiç bu şekilde tarif edemezdik. Hiç de bilmiyorduk. Bak güzel ahlak deyince aa nasılsınız falan. Kibarlıktan ibaret değil yani. Sen şimdi burada bana böyle böyle yapıyorsun. Sonra eve gidiyorsun. Hanımın ihtiyacını karşılamıyorsun. E sende ahlak ne arar? Ben seni çok mübarek adam zannedebilirim.
- 47:07
Ama çocuğuna gidiyorsun orada sert davranıyorsun. Ahlak ne arar? Onun için milletin göründüğü yerde kibarlıktan bitmiyor bu iş. Şeratın. Her meseleye girer dedim ya bu ahlak işi. Ondan sonra gazap. Gazap, öfke gücü. Ne gücü varmış? Efendim? Nutk. Kuvve-i nutkiye. Konuşma gücü. Anlattık. Kuvve-i şeheviye.
- 47:30
Can çekme isteği gücü. Bir de ne varmış? Kuvve-i gazabiye. Yani öfkelenme gücü. Nefiste bu bütün güçler bu üç güce toplanır. Şimdi sinirlenme gücünde ne vardır? İfrat var. Ne demek ifrat? Adam saldıracak yer arıyor. Saldıracak. Ulan yandaki gidiyor. Korna bastı. Bu da ona korna bastı. Birden duruyor.
- 47:52
Bir kırıyor önüne. Yolu tıkatıyor. İn lan aşağı. Ne yaptık sana bir korna bastı. Nasıl korna bastıyorsun lan bana? Bu işte gazap yani öfkesi dengesiz. Burada hiç yolu tıkatacak bir durum var mı? İnsanların yolunu tıkatıyorsun. Arkadan trafik tıkanıyor. Beş dakika kavga ediyorsun orada. Ne var? Korna basmış.
- 48:11
Batsın geç. Bu gazabı kontrol edememe. Bunda ahlak olmaz. Şimdi bu da bir de ne var mesela? Tefrit var. Her güçte ifrat var, tefrit var. İleri gitmek var. Geri kalmak var. Geri kalmanın misalini mesela korkaklık. O da bir acayip bir şey. O da ne gibi mesela? Yani anahıra sövüyorlar. Her türlü hakaret yapıyorlar.
- 48:35
Bu da miskin miskin. E bu da geri kalmış yani. Dengesiz. Yine dengeyi kaybetmiş. En azından bir kendini savunman lazım. Bir müdafaa etmen lazım. Ne konuşuyorsun sen demen lazım. Sus demen lazım. Bir atılım yapman lazım. Öyle mi değilmiş? İmam Şafii'nin çok hoş bir sözü var. ''Menüstuhudu felem yasad fevehimarhul ve menüstuhudu yefelem yasad feşeytanün'' der İmam Şafii.
- 48:58
Ya bir adamı kızdırmak isterler. Kızdırmak için elinden geleni yaparlar. Bunda hiç böyle tamarları çekilmiş gibi hiç kızmıyor. Kusura bakmayın o eşektir diyor. Yani kızdırılan noktada da yeri geldiği kadar kızabilirsin. Kızmak da lazım diyor. Ha bir adamı da memnun etmek için herkes uğraşıyor. Adam ne olur hakkını helal et.
- 49:16
Öyle bir şey ettim. Tamam da olabiliyor bahsediyor. Sonradan adam geliyor rızalık istiyor, helallik istiyor. Adam yalvarıyor, yok arıyor. Yok bu işi ahirete bıraktım. Bilmem ne. Yani insana helallik vermez, rızalık vermez. O da şeytandır diyor. Yani insan dengeli olacak. Bir adam yanlış yapabilir sana.
- 49:33
Sonra yanlışını anlayıp dönüş yapabilir. Tamam kardeşim deyip bağışlamak bir erdemdir yani. Öbür türlü de yani adam senin damarına basıyor basıyor basıyor. Sende hiç damar yok. O da yani ahmaklıktır. Dengeyi sağlamak işte orta gitmektir, tevessuttur, adalettir, i'tidel'dir. Yani bu nedir? Ve güzel ahlaktır.
- 49:54
Demek ki güzel ahlak efendim konuşurken burada üç şey de toplandı. Hikmet, iffet, şecaat. Ne oldu? Konuşurken hikmet. Dost doğru konuşacaksın. Dengeli yerli yerinde. Sinirlenme, istek var. İsteğin olacağı ne yapacaksın? İffet devreye girecek. Ne demek iffet? Helalınla yetileceksin. Harama düşme. İffetli olacaksın.
- 50:19
Namuslu olduğun zaman zinaya düşmezsin. Şehvetin olabilir. Yemek isteğin de olabilir. Yine iffetli olacaksın. Sofrada yemekler var. Huuu sinir alıp da bütün millete hele verin bakayım siz yemeğin falan. Bu iffetsizliktir. İffetli olacaksın. Canının istediği şeylerde iffetli, namuslu, adaletli. Öbürü nedir?
- 50:38
Şecaattir. Ne çok önüne gelen yere atlayıp kavga çıkartacaksın ne de efendim seni ne kadar kızdırsalar da korkaklık göstereceksin. Ya ne yapacaksın? Cesur olacaksın. Şecaatli olacaksın. Fe cemi'uha işte bunların her birisi neydi? Kad kânet mevcud idi. Bunların hepsi idi. Neydi? Huluka nebiyyina Muhammedin sallallahu teala.
- 51:11
Hepsi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin ahlakı idi. Alel intiha. Hem de son derece şecaat son derece. İffet haya, utangaçlık. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem diyor o kadar utanırdı ki diyor peçesini üstünü yüzüne örtmüş bakire bir kız ne kadar utanır yani eski dönemdeki utanmayı düşünün tabi şimdi utanma kalmamış da.
- 51:33
Bir kız ne kadar utanır sallallahu aleyhi ve sellem o kadar en ufak bir şey olsa utandırır. Hemen utanır. Yüzü kıpkırmızı olur. Alel intiha son derece idi fî kemâlihâ. Bu vasıfların mükemmeliyetinde. Daha vel-i itidâli çok dengeliydi ve bu dengeyi tutturmuştu ve sağlamıştı. İlahi gayet yani. Ne kadar?
- 51:53
Ne kadar mı? Sonuna kadar. Şecaat herkes kaçar o durur. İffet efendim peçesindeki kızdan daha utangaç ve hayalı efendim. Cömertlik ona geze. Konuşmada hikmet hiç boş bir söz yok. Boş bir söz hiç yok. Her konuşma dengeli ve hikmetli ve yerli yerince idi. İşte hatta o dereceye varır ki bu iş esnellâhu Allah övgüde bulundu.
- 52:24
Aleyh kendisine bizâlike bu sıfatlara sahip olması itibariyle fekâle teâlâ. Ne buyurdu Rabbimiz tebâreke ve teâlâ ve inneke le'alâ hulukin azîm. Habibim şüphesiz elbette muhakkak sen çok büyük bir ahlak üzere bulunmaktasın.
- 52:43
Şimdi kâinatı yaratan Allah-u Teâlâ büyüklerin en büyüğü bir zatın ahlakına büyük demişse ondan büyük ahlak sahibi yok. Ondan güzel ahlak sahibi olamaz. İmam Sekkaf mı olacak? Hattat mı olacak? Onları biraz karıştırıyorum. İkisinden biridir. Bir kasidesi var sonra bir kitabın arkasında buldum onu da bu kasidenin kıymetini bilmek lazım.
- 53:05
Şimdi efendim Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in tam ziyaret ettiğimiz muvâciyesinden geçerken Hazreti Ebu Bekir Hazreti Muhammed'e geçiyoruz ondan sonra yine bir boşluklar geliyor. O ortada Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem biliyorsunuz birinci boşluklar, delikler boşluktadır. Sondakiler de boşluk.
- 53:22
Ortadakiler muvâciyedir. Yüz yüze gelinip selam veriliyor. O üçüncüye geçtiğin zaman hemen üstünde bir beyt yazmışlardır. O beyt o Hattat Hazretleri'nin zanneder. Veya Sekkaf Hazretleri'nin. Ne buyuruyor orada? Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in meti hakkında o beyt orada Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in önünde yazılmayı hak etmiş.
- 53:42
Manen orada duruyor bak. Hem de iki yüz, üç yüz senelik bir velidir o. Nebiyyun azîmun hulukuhul hulukul lezî lehû azzamel rahmânu fî âzamil kütüb Öyle büyük bir peygamberdir ki öyle bir ahlâka sahiptir ki Rahman Teâlâ kitapların en büyüğünde o ahlâkı büyük saymıştır. Kaç kere azım geçiyor bak. Onun için sen en büyük bir ahlâk üzeresin buyurulan zatın ahlâkı hakkında
- 54:13
bize ne demek düşer? Burada kalalım. Bursa Haşi Anamız ne buyurmuş, kendisi ne buyurmuş, Hazreti Enes ne buyurmuş, Hazreti Anne ne buyurmuş. Bu rivayetlerle dolu bir ders geliyor. Önümüzde acayip ilimler peygamberlerin ilimleri. O Yahya Aleyhisselam'ın, İsa Aleyhisselam'ın, Süleyman Aleyhisselam'ın, İbrahim Aleyhisselam'ın, o Mevla'nın
- 54:32
peygamberlere bahşettiği huylar, ahlâk, vasıflar, faziletler daha çocukken, beşikteyken falan bunlar hakkında ne dersler yapıyor şimdi? Önümüzdeki dersler, bunlar takip edilecek. Allah-u Teâlâ, Habibin ahlâkından sallallahu aleyhi ve sellem cümlemizi hissedar eylesin. O güzel ahlâk ile cümlemizi mütekallik eylesin.
- 54:51
Örneğimizi, rehberimizi Muhammed Mustafa ailesin sallallahu aleyhi ve sellem cümlemizi şefaatlerine nail eylesin, şikayetlerinden emin eylesin. Amin, ve sallallahu aleyhi ve sellem Seyyidina Mevlana Muhammedin aleyhi ve sellem'e teslimen kathirun. Elhamdülillahi Rabbil alemin. Amin.


