Mektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları (1. Cilt 266. Mektûb - 31) 31. Bölüm 2 Kasım 2016
2 Kasım 2016 · 143 dk
00:00 / 2:22:31Şu an 00:00 / 2:22:31
Transkript
362 satır
- 00:00
Bismillâhirrahmânirrahîm Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn Vessalâtü vesselâmu alâ seyyidil murselîne Muhammedin ve alâ aliyyul sahbihi ecmaîn Bizi sizlerle tekrar buluşturan Allah'ımıza hamdü senalar olsun. Bugün öğlende Hindistan ziyaretimizden dönmek nasip oldu. Bir hafta kadar Hindistan'daydık, malumunuz ve çile.
- 00:25
Geçen perşembede yola çıkmış olduğumuzdan sohbette bulunamadık. Bu arada cuma dersimiz ve pazartesi dersimizi yapamadık. Elhamdülillah. İmam-ı Rabbânî Kaddese Allâhü Teâlâ Hazretlerinin feyizlerinden, bereketlerinden istifade ettik, etmeye çalıştık. Çok makbul ziyaretler olduğuna inanıyorum.
- 00:59
Etrafımızda bulunan kardeşlerimizin tabi iflası, bereketi saatinde bizlerin de kabul olunacağımızı ümit ediyorum. Bu hususta inşâAllah Leale-i Gül dergimizde bir dahaki ay geniş malumat, resimlerle beraber İmam-ı Rabbânî Hazretlerimizin mübarek mektubatı... Mektubattan yazdığı bir mektup, birinci el yazısı, meşayihimizin bazen el yazıları, hatları,
- 01:26
ondan sonra İmam-ı Rabbânî Hazretlerimizin etrafında bulunan daha birçok meşayih bu zamana kadar gidip geliniyor. 11 sene olmuş Efendimiz Hazretlerimizle gidelim. O vakit yine kimse ziyaret etmemişti onları, ben etmiştim. Fakat şimdi daha tafsilatlı bir şekilde ettim. Torunlarında büyük veliler var, hiç bugüne kadar duymadığınız.
- 01:48
Onların da kabr-i şerifleri, resimleri, faziletleri, meziyetleri, üstünlükleri anlatılacak. Yani dergide Efendimiz Hazretleri... Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in mübarek ayağını bastığı taş Hindistan'da Cuma Camisi'nde bulunuyor. Seyyidler, özel Osmanlı onları getirtmiş. Medine-i Münevvere'den 400 sene evvel kutsal emanetleri onlara teslim etmişler.
- 02:19
Kutsal emanetler Delhi'deki Cuma Camisi'nin hemen yanındaki bir bölümde bulunuyor. Onlar da orada Vehhabilerle uğraşıyor. İmam ve dernek Vehhabilmiş. Onları oradan çıkartmaya uğraşıyor. Çok kıymetli eserler. Onların hep resimleri. Facebook'ta da bir kısmı paylaşıldı herhalde. İşte onlarla ilgili malumat, daha birçok şey konuşuruz.
- 02:43
İnşâAllah yazarız, hazırlarız. Tabi hastalık çok oluyor, yorgunluk çok oluyor, onun için. Şimdi çok tafsilata giremeyeceğim. Ancak mektubattan, dersimizden biraz devam etmek isterken, bugün duyduğum, yani bir haftadır olmadığım için bugün duyduğum, bir tanesine gördüğüm, iki tane konuyla temas edeceğim.
- 03:13
Birisi zaten mektubatla ilgili. Mektubatla alakalıdır ve bu mektupta yani dersini yaptığımız bu itikad mektubunun konusudur. İşte uçakta giderken, gazete istiyor musunuz dediler. Ben de okunacak gazete yok. Sağcı gazeteler, hükümet yanlısı gazeteler dahi çok. Kadın, kız çıplak, buna hiç rahat etmiyorlar zaten.
- 03:48
Haberlerde de yani ne olur ne olmaz, Müslümanlarla alakalı ne var ne yok, onu da çok. Onu da çok hesap etmiyorlar, onun için tercih olarak yani. Dedim akit gazetesi verin, hani çalışsa kadın kız olmuyor. Efendim, aldım gazeteyi. Biraz okurken, tabi bütün sayfeleri okurum yani, bütün köşeleri de okurum, hızlı okurum yani.
- 04:22
Bir yere geldim, tabi 18. sayfe, 1 Kasım. Bugün 1 Kasım değil mi? 2 Kasım mı bu? Ha orada tabi, gece evvel gün, orada evvel oluyor belki, bu tabi bir gün sonraki, o zaman dünkü gazete olmuş oluyor bu. Efendim, çünkü orada biliyorsunuz çok saat farkı var, biz oradan gece çıktık. Yani 2,5 saat erken burası, orada, orada daha geç.
- 04:55
Yani gazete, bu gazete, burada 1 yıl. Yazıyla karşılaştım. Tabii, o Şaban ismindeki bir profesör, sonradan unutuyorum, Şimşek miydi? O Şaban, Şimşek, onun yazılarına birkaç kere çok yanlışlar buldum, reddiye yapmıştım size eri sünnet adına. Diğerlerine de genel manada uyumlu idi, olumlu idi. Efendim, Hüseyin Öztürk kardeşimiz çok güzel bir mesele yazmıştı.
- 05:31
Bu film hakkında, Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in çocukluğu hakkında bir şey çıkarmışlar. İranlı bir adammış bu, Mecit, Mecidi değil miymiş, neymiş? Bu film hakkında işte İran yine yapacağını yaptı, yine memleketi karıştırdı, yine fitne karıştırdı. İşte en iyi dostlarımız bile birbirine girdik.
- 05:47
Seyredin diyen var, seyretmeyin diyen var. İşte İran hep İslam alemini karıştırır, fitne çıkarır falan, güzel mesele Hüseyin Öztürk'ün yazısı vardı. Ondan sonra yine bir adını unutabilirim, mazur görsün beni bir kardeşimizin yazısı, tanışmıyorum şahsen kendileriyle. Ama doğruya doğru, güzele güzel.
- 06:10
Yine orada işte efendim İran'ın bir tane dostu yok, Müslüman ülkelerden bir tane dostu yok. İşte Haçlı-Şahabi meselesi, Musul-Kerkük-Telâfer meseleleri, Suriye meseleleri çok güzel tahallül etmişti İran şerleri bakımından, fesadı, fitnesi bakımından, zararlarını anlatmıştı. Yani birçok yazıları da beğendim, olumlu buldum, milleti uyarıcı buldum.
- 06:39
İşte gazete okumanda bazı faydası oluyor, biz vakit bulamıyoruz ama. Raiç Salah hocamızın tutuklandığını ben mesela duymamıştım, bilmiyordum. Yani biz devamlı, burada İstanbul'da devamlı derslerdeyim yani hiç derslerden başımı kaldıramıyorum. Haber de takip edemiyorum yani epeydir aylardır.
- 06:58
Raiç Salah hocamız çok kıymetli bir er-i sünnet alimdir, Filistin davasının öncüsüdür, taviz vermemiştir. Onun için tabi Yahudi onu hapse atmış, özgürlüğünü kısıtlamış. Allah'ın halasıyla Ya Rabbi, Allah'ım salli alâ seyyidina Muhammed ve âli seyyidina Muhammed. Allah'ın bir hakkı seyyidina Muhammed ve âli seyyidina Muhammed.
- 07:19
Ya Rabbi Raiç Salah hocamızı acil halasıyla bu Yahudinin elinden Ya Rabbi, Filistin'e. Dilerden, kardeşlerimizden, kimler bu Yahudinin hapislerinde, mazlum durumda, esir durumda kaldılarsa hepsini bir an önce halasıyla hocamızla beraber. Bir an evvel halasıyla, Ya Rabbel alemin ve ya hayran nasirin.
- 07:39
Ne zor iş yani. Biz yine burada hapis yattık kaç kere ama yine burası hep selam verir eder yani. Nasılsın, iyi misin soran olur. Yahudinin hapishanesinde ne kadar zor durum yani. Buradaki hapislerine bin katı fazla bir zulüm olur. Onun için, yani bize tabi yapılan zulüm olduğundan bahsediyorum. Herkesi de hapsetmek zulüm değil.
- 08:06
Hak edeni de hapsedeceksin yani. PKK'cılık yaptı o belediye başkanı, diğer bakanı şimdi. Çoktan hapse hak etti mesela. Ona zulüm denmez. Her hapse atılana zulüm denmez. PKK'cılık yaparsa, teröristler yaparsa, Haşin Cumhuriyet Gazetesi'nin yazarları gözaltında yok tutuklanacak diye. Bütün dünya yıkılıyor ortalık.
- 08:26
Neymiş efendim? Basın özgürlüğü. Yok biz cumhuriyetçiyiz. Ne cumhuriyetçisiniz be? Ulusalcılık sizin yanından geçmemişsiniz be. İşiniz gücünüz PKK. PYD'yi övmeler, terör örgütlerine destek vermeler, marjinal, mezhepçi bir kafanın eline geçmiş. Sizin ne alakanız var cumhuriyetle, değerleriyle, vatan, millet sevdasıyla ya?
- 08:52
Esas FETÖ'cülükleri de söyleniyor ama, FETÖ ile irtibatlarını o kadar bilmesem de, tabii ki tırlar, yardıma giden tırlar davasından, FETÖ'nün borazanlığını, evraklarını yayınladı o, Cahit Dündar kaçağı. Ondan sonra oradan anlaşılıyor irtibatlar ama, zaten PKK, PKK, PKK. CHP de bunlarla müşterek vaziyette.
- 09:18
İşleri, güçleri, teröristleri savunmak, teröristleri desteklemek, teröre teşvik. Ya bu suçtur ya. Bu suçtur. Biz size, niye Müslüman olmuyorsunuz demiyoruz. Özgürlük var, inanmam özgürlüğünü kullanıyorsun. Yok başın niye açık demiyoruz. Veya namaz kılıyor musun, kılmıyor musun sormuyoruz. Bize ne yani?
- 09:41
Bu layık düzendeki sistem böyle, özgürlük var. Yani vakıa söylüyor, tasvip ettiğim için söylemiyorum. Ama, şimdi bir de anayası var, yasalar var, kanunlar var. Sen şimdi burada terörü destekleyemezsin. Terörü desteklese, hacı da olsa suçtur, hoca da olsa suçtur.
- 09:59
Şimdi, doğuda, güneydoğuda bir şeyh çıksa veya bir şeyda çıksa, müderris çıksa ki var, az da olsa var, PKK'yı müdafaa etse, hükümet onu hapse atsa, ben alkışlarım. Çünkü PKK'yı müdafaa edenler hapisliktir. Teröristtir yani eşkiyadır. Bunun sakallısı, namazlısı, abdestsizliği olmaz. O ayrı bir şey. İman ayrı bir şey, inanır inanmaz.
- 10:28
Amel ayrı bir şey, kılar kılmaz. Beni de çok alakadar etmez. Mevla'ya verecek herkesin hesabını. Ben devlet yöneticisi değilim, kanunları ben koymuyorum. Mevla bana ne kadar sorar, ha buradaki sorumluluğum kadar. Doğru anlatıyor mu, anlatmıyor mu, onu sorar. Ama biz PKK ve terör destekçiliğinde bunlara iyi yaptınız diyoruz da hacıyı hocayı hapse atsalar kötü mü diyeceğiz?
- 10:54
Onlara da iyi diyeceğiz. Çünkü neden? Dava vatan davasıdır. Millet ümmet davasıdır. Bütün İslam aleminin gözü Türkiye'de. Herkes bir medet bekliyor. Bak bütün Müslümanlar kıtır kıtır kesilmek üzere Haçlı-Şaabi orada yığın yapıyor. Telafere falan girdi girmek üzere. Bak askerimiz buradan Ankara'dan, her yerden işte neyse sevkiyat yapıyor şu anda.
- 11:19
bütün haberler, yollarda bütün Antep'e ulaşıyor, kafileler ulaştı. Sevkiyat yapıyor. Acil bir durumda orada. Kıtır kıtır kesecekler Müslümanları, Türkmenleri. Yani bu Haçlı Şabi feci bir bütün dünya artık bunu kabul et. Baş terörist. E şimdi bu İran, Şii milislerini kastediyorum. E bu adamlara karşı bak Türkiye yine bir hazırlık yapıyor.
- 11:42
Yani nasıl engelleyebiliriz Amerika Rusyalı? Umurunda değil. Rusya zaten Halep'i bombalayıp duruyor. Üç yüz bin kişi abluka altında şu anda. Su yok, yemek yok, bir şey yok. Giriş çıkış tıkanmış vaziyette. Üç yüz bin kişi çok büyük bir tehlike altında şu anda Halep'te duruyor Rus bombardımanına karşı.
- 12:01
Yani dünyada neler oluyor? Bunlardan haberdar olmak lazım. Müslümanlar çok zor durumda kaldılar. Onun için terörü destekleyen kim ise. Cumhuriyet gazetesiymiş de bilmem neymiş de. Adını cumhuriyet koydun mu cumhuriyetçi mi oluyorsun? Milliyet koydun mu milli mi oluyorsun? Hürriyet koydun mu özgürlükçü mü oluyorsun?
- 12:23
Ya lobilerin adamıysan, masonlara çalışıyorsan, fason çalışıyorsan? Ya. Onun için biz Hacı Hoca demeyiz. Öbürü de hocaydı işte FETÖ. Ne oldu? Loca Efendi oldu değil mi? Loca Efendi oldu. E olur. Kim vatana millete hainlik yaptı? Bunun Müslüman mı gavur mu sorulmaz. Bu adam teröristtir. İstersen sabaha kadar teheccüd kılsın.
- 12:51
Gereken ceza verecek devlet. Vermelidir. Verdiğini teşekkür ediyoruz. Hepimizin güvenliği açısından bu cumhuriyet gibi tipler bu PKK'ya böyle yol verirse biz ne oluruz? Ne oldu yani HDP'nin durumu? Hepsi hürriyetli şu, şu, bu. Hepsi destek vermediler mi? Ahmet Hakan Sazcı aldırmadı mı bunlara? Hep teröre destek verdi bu adamlar ya.
- 13:16
Askere, polise kurşun sıkan adama destek verdiler ya. Onlara terörist demeyen, onların cenazelerine giden, onları şehit kabul eden, teröristi şehit kabul eden terörist olmaz mı? Bu adamlara bunlar destek verdiler. Şimdi diyor ya işte korkudan. Bu da korku belası. Halkın tepkisi var. Hükümet de artık ciddi kararlar alıyor.
- 13:41
Pabuç pahalı olduğunu anladı. Vatan bölünmek üzere. Ancak akıllar başlarına geldi işte neyse. FETÖ'nün de şerrinden yeni yeni kurtulmaya uğraşıyorlar. FETÖ de çok bozdu bu kararları. Perişan etti. E şimdi gelinen noktada hükümet tedbirler alıyor vatanın bölünmemesi için. Böyle gazeteler devam ederse yazmaya vatan bölünür yani.
- 14:06
Cesaret veriyor, cüret veriyor. E onun için tabii haberlere bakmakta da faydalar oluyor. İbrahim Aleyhisselam'ın sayfasında, suhufunda ne buyuruyor Rabbimiz? Akıllı kişiye gereken odur ki zamanında neler olup bittiğini bilecek. Sonra dilini koruyacak. Fuzuli konuşmaktan, yalan kıybetten. Bir de işine bakacak.
- 14:37
Oyalanmayacak, boyalanmayacak. Buyuruyor Rabbimiz. Yani zamanını bilmek lazım. Ben de şimdi bak birkaç şey okuyayım derken. kardeşlerimizin her birilerine açık hava hapishanesinden, kapalı hapishaneden, neredeyseler kurtar bu Yahudiliğin şerrinden, Ya Rabbel alemin ve ahirun nasirun. Amin. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin.
- 15:11
Ve alâ seyyidina Muhammedin. Şimdi, insanları haberdar edin. Sohbet başladı, hoca canlı deyin. Efendim, sohbet canlı deyin. Kasetten, kayıttan değil. Şu anda sohbet başlamış. Mesaj çekin. Telefon edin. Allah için bir hareket edin. Be mübarek adamlar. Yediniz akşam yemeğini, yattınız aşağıya. Cayır cayır yanıyor millet.
- 15:39
Üç yüz bin kişi ölümünü bekliyor. Teleferdekiler, Musul'dakiler, ne zaman kesecekler bizi diye El-Hüsned kardeşlerimiz bekliyor. Haçlı, Şabi, Kapıya dayanmış ya. Yani dünyada bu kadar olay varken, bu kadar vurduğumuzu duymaz, kör hayvaz. Kalmayın yani. Kalmayın. Biraz etkilenelim ya, biraz ilgilenelim sağımızda, solumuzda.
- 15:59
Habersiz de kalmayın. Ben size demiyorum. Ama doğru haber alın. Şimdi mesela Akit'te, bak ben, doğruları da söylüyorum. Bilgiler alıyorsun. Efendim, sağ, sol köşelerde güzel, hakikaten yazılarda gördüm ya. Şimdi baktım mesela, yine bize en yakın konuşan ağızlar vardı birkaç tane. Ama o Şaban, şimşek gibi adam çıkıp da hadislere akla bakarız, akıl atıyorsak, hadisi reddederiz.
- 16:25
E bak bunu kaç hafta evvel beyan ettim. Giderken de, yine Akit'e aldıydım, giderken uçaktayken, bir hafta oldu. Onda da baktım, o yazıyor. Onun yazı yazdığı, bugün de yok yaz. O günkü yazda orada da diyor ki işte bana şöyle diyorlar, böyle diyorlar, Şaban diye dalga geçiyorlar. Falan ise, beni mi kastediyor bilmiyorum.
- 16:44
Ya mübarek adam, adın Şaban değil mi? Biz de diyoruz, Şaban, şimşek, bir şey demiyoruz ki. Kısaltırsan şey şey oluyor. Yani benim de oluyor işte, Ahmet Mahmut, ne yapacağız şimdi? Küpbeli Ahmet Hoca oluyor, Cah oluyor yani. Ne yapacağız o zaman? C-A-H desen ne yapacağız? Davam atacağız yani. E bunlar normal şeyler.
- 17:03
Kimse kimseyle dalga geçmiyor. Biz dalga geçecek olsak, zaten o kadar yarım saat reddiye yapmayız. Dalga geçen insanlar, zaten reddiye yapanlar dalga geçmezler. Reddiye ciddi bir iştir. İlmi bir iştir. E dalga geçenler zaten internet ağzı, çoluk çocuk, gençlerimiz. Onlar ilmi olmadığı için böyle, Şaban ayakları yaparlar ama biz böyle bir şeyden uzağız yani biz.
- 17:27
Kimseye adını Şaban der, Şaban değil, Şaban-ı Şerif ya. Şaban-ı Şerif de şey şey oluyor yani. Fark etmez. Yeter ki düzgün olduktan sonra itikadın, Şaban olmak adı mübarektir yani. Hayırlıdır, öbürü ne olacak adın? Adın Mustafa olsa, Muhammed olsa ne olacak? Yani kendin itikadın bozuk olduktan sonra isimlere takılmayalım.
- 17:50
İsimler dalga geçmen malzemesi değildir. Hakaret malzemesi sayılmamalıdır çünkü. Aksi takdirde ha ben o zaman Şaban'ın biri çıkmış, bir Şaban daha vardı. E ben bunları hep doğru konuşuyorum. Çünkü o da öbür de İlmi Kelem Dalı başkanıydı. Konti Vide, Kader İnkar eden. O da Şaban'dı. Yani bir Şaban daha vardı bu Şabanlar derken, yani isimler tuttuğu için aynı noktada.
- 18:17
Bunda bir sorun yok. Buraya takılmayalım. Ondan sonra aklın süzgecinden geçime konusunu yapmış, bir şeyler yazmış. Unuttum yine. Ben o bir haftada bin senelik ömür yaşadım. O kadar ziyaret yaptık ki kafamız tabii çok yoğun oldu. Çok yani mevzular oldu, görüşmeler oldu. Ancak köye bir şeyler misaller veriyor.
- 18:42
O misalleri verirken de yine Baltaytaş'a vuruyor, bayağı bir çanak kırıyor, sütleri döküyor. Yani bu kabul edilebilir bir şey mi? İşte peygamberimiz şöyle buyurur mu, böyle buyurur mu diye. Yine baktım sayı hadislerden bazılarını, bazısı da uydurma. Yani uydurmayla bunların usulü budur yani. İslamoğlu da böyle yapar.
- 19:04
Kitapta kaynağı olanla hiç kaynaksız olanı bir kefeye koyar, ondan sonra onu onun kategorisine koyaraktan küllüsünü reddetmek için. Şimdi mesela zemzemle niyetle içersen on üçündürü alır, sonra da patlıcanı da ne niyete yersen on üçündürü alır.
- 19:23
Şimdi o patlıcanda millet Allah Allah ne iş ya falan der. Bu sefer zemzemle ne niyetle içilirse hadisi kaynar. Halbuki mâ zemzemli mâ şüribele denenmiş mücerref sahih İbni Hacerler, Suyutiler amel etmişler ve nakletmişler. Yani bütün muhaddisler kabul eder. Müstakil kitabı da var bende bu hadisle ilgili.
- 19:45
Zemzemle ilgili belki birkaç tane var ama bu hadiste güzel üstüne kapak yapmışlar. Hep kaynakları var, delilleri var. Ama şimdi bunların usulü budur, torbaya koyarken hepsini taşlı pirinci birlikte koyar. Niye ki? Hepsini insan reddetsin diye. Yani ilim bu değil. İlim, bak bu kaynaksızdır, mevzudur, uydurmadır dersin.
- 20:07
İttifaklıysa, yani ittifakla mevzu ise yani, hiçbir kaynakta yoksa. Bunu ayırırsın, reddedersin. Çünkü bunun üzerine hadis de denmez. Uydurma, rivayet denir buna. Mevzu, hadis denmez. Hadisin bir şerefi var. Mevzu, rivayet dersin. Edeb ve rivayet lazım. Ondan sonra, bu da efendim, artık onu meşhur dersin, sahid dersin, mütevatir dersin, garip dersin, zayıf dersin,
- 20:38
ama onlar hepsi hadistir. Onlara hadis dersin. E şimdi, tam hatırımda işte orası kalmadı da, yani, gayesiz gayesiz işler yani, sinek işte mesela benim başıma geldi orada. Otelde bir çorba istedim. Çorba geldi. Baktım, üzerine küçük bir sinek. Yanındakilere gördü, dedim, bu sinek mi? Baktılar, he. Hemen çorbayı değiştirelim dediler.
- 21:06
Yok, değiştirmeyin dedim. Niye? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor, İzâ-u kâzir ve fînâ-i hadikûn. Sizin birinizin kabına, çanağına sinek düşerse, fe-l yakmis ve önce onu daldırsın, fînme-l yenzî ve sonra kaldırsın. Çeksin, atsın. Sineği yesin demedik mi? Yine uydurur şimdi bu oda tipi.
- 21:25
Acayip bir şey oldu. Ya arkadaş, bu buharidir. Sahittir. Sahin sahidir yani. fe-inne fîhde cenehâ-i de'n ve luhra şifâni. Sineğin iki kanadının birinde dert var, zehir var. Diğerinde panzehri var. Onun için hangi kanadı üzerine düştüğünü bilemezsin. Daldırıp da kaldırırsan, panzehir zehri telafi etmiş olduğuna kesin kanaat getireceğinden dolayı
- 21:50
sineği atarsın ama çorbayı zahmet etmezsin. İsrafa lüzum yok. Neden? Panzehri var çünkü içinde. Bundan dolayı mesela başkası olsa bu hadisi nakleder ama o çorbayı yemez. Ama ben Cübbeli Hoca olarak konuştuğuma çok inanan ve inandığımı yapan biriyim. Her hususta böyleyimdir. Bundan dolayı dedim ki, niye çorbayı götürüyorsunuz ya?
- 22:10
Ve içtim. Afiyetle içtim ama iyice bir daldırdık yani sineği içine. Şimdi sizin de midenizi kaldırmayalım yani. Kalkarsa da kalksın. Şimdi bu hadis. Ha şimdi patlıcan ne niyetle yenirse onun içindir. Uyduranın bir maksadı olabilir. Diğeri patlıcancıdır. Baya bir ürün hasatı vardır. Bu adamın malı elinde kalmış olabilir.
- 22:38
Veya işte işini artırmak için bir şey uydurdu diyen. Şimdi sineğin kanadını daldırsın diye bir şeyi adam niye uydursun? Sinek imal eden mi var? Sinek satan mı var ki? Adam niye işine gelsin yani? Bu ne alaka yani sineği daldır sonra kaldır uydursun yani? Akıl mantık bunun uydurulmasını mümkün görmüyor.
- 23:04
Ama ne diyor akılcılar? Muhteşem Leyla Hayatçıları bilmem nedir falan filan. Bu Salih Tunalar, Ahmet Hakan tipleri falan. Bunlar zaten ilmiye sınıfından olmadığından yazar çizer sınıfından da yazdıklarını kültürlü olmadıklarını da
- 23:18
şimdi ispat edeceğim de birazdan. İlmi zaten yok bu adamların da bunlar internet gezicisi yani sörfçüsü. Oradan bir şey bulurlarsa sağlam sakat ne bulursa kendine göre de bir çene varsa bir yazı kalem varsa şey diyor bunlar okuma müstahak insanlar değiller. Ama şimdi hepten çuvallamışlar. Benim hakkımda bir şeyler yazmışlar bu hafta.
- 23:42
Şimdi bu hadise ne biçim iş bunu millete aktarmayalım kaynaklardan çıkaralım niye çıkaralım? Akıl süzgecinden geçmiyor elenmiyor yukarıda kaldı takıldı filan. İşte Şaban çimşek kafaları. İşte hepsi aynı kafa. Ne işi var Yasin'in? En fazla dersin ki kenarından tut hiç daldırmadan değdirme mümkün mertebe.
- 24:04
En az değdirmek suretiyle kaldır fırlatat. En az değdirme. Halbuki hadis aklın tam tersine konuşuyor iyice daldır. Ve hadis sahih. Buhari zaten. Sifil de inkar edemez yani. Sifil böyle sahih şartı arıyorsa sifil bile inkar edemez. Herkesin kabul ettiği bir hadis bu şimdi. Ehli sünnetse yani. Hal böyle olunca bu ne oldu şimdi?
- 24:32
Bugüne kadar gelen o reformistler bilmem neler aptuhları afgani bunları kabul edebileceğim şey mi ya adamlar? Ya git işine ver ya. Çorba içmesini yemesini demiyor. Hadisi reddediyor yani. Ama ne zaman Japon birisi bunu inceledir laboratuvarlarda hadisten dolayı değil. Başka bir araştırma neticesinde hadisi de bilmeden adam gavur zadı.
- 24:58
Gerçi gavurlar daha çok hadislerle ilgileniyor, ayrı dava. Çörek otunu da Avrupa tespit ediyor, tahlilleri. Mesela hadis-i şerifte her şeye şifa buyruldu. Elhamdülsevda, şifa mümküllüdü. İllessem ölüm hariç her derde deva. Bu da bu da Bukhari hadis-i şeriflidir. Ama bunlara Bukhari, Bukhari, Müslim falan şartı aramaz mı bu gazeteciler, ilahiyatçılar?
- 25:23
Bunlar bu kafayı söylüyorum, hepsini tenzih ederim. Çoğunu. Ama buna zaten aklına uymadığı zaman ayet de olsa reddediyor. Bununla, hadisten ne konuşalım buna? Adam araştırıyor, araştırıyor. Diyor ki buldum, buldum, buldum. Başlıyor bağırma. Devam ediyorlar. Ne buldun yahu? Diyor ki çok büyük bir şey buldum.
- 25:42
Sineğin bir kanadında mikrop buldum, işte nesi zehir. Öbür kanadında aynı sineğin, o mikropun karşılığını buldum. Ne oldum ben? Meşhur oldum diyor. Efendim, meşhur olacağım diyor. Bütün dünya benim bu buluşumu konuşacak. Ondan sonra. Diyorlar ne meşhur olacaksın ya? Niye diyor? Rezil olursun diyorlar.
- 26:05
Sakın bunu söyleme. Sen buldun diye. Niye? E bu 1400 sene evvel peygamberin yani, işte o zaman peygamber mi diyorlar, onların hitabı neyse. Diyorlar bu Muhammed'in sallallahu aleyhi ve sellem sözü, kaynakları var. Çünkü biliyorsun gavurlar konkordansa bile hadis-i şeriflerini bile ilk gavurlar yaptı yani.
- 26:25
Üsteşlikler. Elma Cemil Müferres yaptılar. Var diyorlar yani. Sen diyorlar burada rezil olacağın işe ne? Bu icat çıkarıyorsun. Rezil olursun diyorlar. O da diyor ki ya ben niye rezil olayım diyor ya? O zaman Müslüman olurum diyor. Neden? Madem diyor benim canım çıktı bu kadar laboratuvar tahlilinde bunu buldum diye seviniyorken 1400 sene evvel hiçbir vesile vasıta yokken
- 26:52
bunu bulan birisi mutlaka bunu yaratan Allah söylemiştir buna. Bu vahiysiz söylenecek bir şey değil ki. Biz onun için diyoruz hadisler vahidir de gel anlat. Herifler ayetlerin bile vahiy olduğunu tartışmaya başladılar. İslamoğlu kafası Hüseyin. Onun adı neydi? Mustafa Öztürk müydü o? Tefsirci. Kirasun'u.
- 27:13
Hemşerim olmayasıca. Mustafa Öztürk müydü? Oydu herhalde ya birkaç kere söyledim size. Diyor ya temsil, Tevrat'tan alınma, işte efendim şu bu işte. Sembolik, tarihselciler, değişik değişik gruplar çıkmış tabi. Yani ayeti bile masal kabiliyeti, temsil masal yani hikaye. Bunların itikadı bir kısmının böyle.
- 27:37
Maalesef. Şimdi onun için burada akıl süzgecine koyduğum zaman akıl bu sineğin kanadı meselesini bilmediği için tahlil neticesi yapacak hali yok ki durup dururken adama bunu söylesen. Ne diyor? Oğlum öyle şey ya diyor. Hiç değdirmeden atsın gitsin. Niye daldırıyor ya diyor. Daha beter çorbayı mikroplaştıracak.
- 28:06
Halbuki bak e şimdi bu bulundu. Bulununca ne oldu? Adamlar efendim Müslüman olan oldu. Mesai konular hasıl oldu. Bunun üzerine şimdi bizim ilahiyatçılar, felsefeciler, akılcılar, mantıkçılar, hadisçilerden herkes ne demeye başladı? Büyük bir buluş demeye başladı. Yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hadis olarak buyurduğu bir şey efendim bir mucize olmuyor bunlara göre
- 28:42
ama bir Japon bunu bulduğu zaman büyük bir buluş oluyor ve takdire şayan oluyor ve akla uygun oluyor. Halbuki biz ne diyoruz? Akla uygun olmak şartı yok. Çünkü vahiy yaratan Allah tarafından bildirildiği için mantık onu, akıl onu anlayabilir ama tespit edemez. Onun için sineğin kanadındaki zehri panzeri tespit edemez.
- 29:07
Ama bulduktan sonra bak akıl onu anlayabildi bak. Şimdi Japonlar bulunca veya laboratuvarda çıkınca akıl anlıyor. Niye bunu bir dakika evvel hadis dediğin zaman da olur mu öyle şey diyor? Japon'dan bahsetmiyorum. Müslüman ilahiyatçıyım diyen niye bu hadise inanmıyor bulunana kadar? Onun için bizim akıl İslamiyet'i çözemez, hükümleri çözemez.
- 29:34
Alem hakkında yorum yapamaz. Mahşer hakkında yapamaz çünkü akılla bulunacak iş değil yani nasıl şimdi mahşer hakkında senin ne veri var elinde de neye göre bir ilim sahibi olacaksın? Ancak vahye dayanacaksın ayet hadise. Öbür türlü dirilmeyi bile dirilecek misin dirilmeyecek misin ne bilesin Allah buyurmasa yani.
- 29:54
Belki diriltmeyecek. Dirilteceğim dediği için onu kabul ediyoruz. Bir şey buyurmasaydı o konuda kesin bir şey konuşabilir miydik? Yani biz ölüp gidecek miyiz, dirilecek miyiz, dirilmeyecek miyiz denseydik. Âyette, hadiste böyle bir konu olmasaydı hangi hoca, hangi akılla dirileceğiz diyebilir? Çünkü yaratan seni diriltmeye de bilir.
- 30:16
Diriltmeye de bilir, bırakır seni öyle haline. Ne gibi? Ben 53 sene evvel yok idim. Hiç de yaratmayabilirdi. Kim bunu önceden tespit edebilirdi ki Ahmet Mahmut Ünlü diye birisi doğacak? Yani akılın işi midir? Aşık olduğumda anlıyorum ki Mevla tamam yarattı. E bundan sonra ne kadar yaşatacak? Onda da ilmim yok.
- 30:38
E bunu akıl nasıl tespit edecek? Yani yarın başıma ne geleceği bir dakika sonra belli değil. Ne zaman öleceğim belli değil. Nereye gömüleceğim belli değil. Nerede öleceğim belli değil. Bana göre. Mevla'ya her şey malum. E bu durumda ben mahşerim nasıl? Yani bileceğim ölmek, dirilmek, orada neler olacak, yaşanacak.
- 30:58
Yani bunların akılla alakası var mıdır? Veya geri giderim. Anam babam, anası babası. E gidiyorsun Adem babamıza kadar. Orada diyor topraktan. E şimdi de buyurmasaydı ki topraktan çapurdan yarattım. E işte İslamoğlu gibi bu kadar ayet hadisi varken adam hala Adem Aleyhisselam'ın babasını arıyor. Yani şimdi hidayet Allah'tan.
- 31:22
Hidayet etmedikten sonra hala Adem Aleyhisselam'ın babasını arar adam ya. Adam arıyor. Yani maymundan değiliz ama diyor maymunla diyor Adem Aleyhisselam'ın gerisindeki diyor atalardan yani Adem'in babalarından diyor maymunla birleşiyor diyor. Yani bunu bir adam elinde hiçbir veri yokken Rapor yoktur, yani bunu Vatikan demez böyle bir şey.
- 31:48
Bak Vatikan demez. Dünyanın hiçbir gavurunda böyle bir, bu kadar bozuk bir mantık yoktur. Fasit bir mantık yoktur. Hiç olmazsa ellerinde kalan kitabın değiştirilmesi lazım. Ellerinde kalan kitabın değiştirilmiş de olsa bir yerinde yine Adem'in topraktan yaratıldığı yazıyor yani. Adam da diyor ki geriye gidip de topraktan yaratıldığı konusunu niye tarif edeyim?
- 32:14
Bana dokunmuyor diyor. Yahudi Hristiyan onu değiştirmemiş zaten. Çünkü neden? Ya babamı reddederek nereye varacağım diyor yani. Veyahut da maymunla birleşerek ne şeref kazanacağım diyor. Ben diyor niye maymun çocuğu olayım, insan çocuğu olayım diyor. Yahudi Hristiyan bunu yapmıyor mesela. Bir de Yahudi Hristiyan'ı bozmuyor bu.
- 32:32
Yahudi Hristiyan ekonomiye bakar, şuna bakar, buna bakar. Yani orada değişiklik yapar. Zinadeni, rejmedeni nasıl olacak? Benim kızım etti. Benim kızımı rejmedilmez, bu ahdi değiştirelim der. O ayrı bir şey. Ama baban şuydu. Topraktan yaratılmış. Niye değiştirsin yani? Zararı yok ki ona. Dokunmuyor yani.
- 32:53
Zaten Yahudi Hristiyanlar Efendimiz'in sıfatlarını da değiştirmediler ki. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem geldiğindeki o asırda, Efendimiz'in yaşadığı o 10-20 sene içinde, Abdullah İbni Selam neye göre tanıdı yani? Sıfatlarını Tevrat'ta bulduğum zat dedi. Tevrat o zaman değiştirilmiş olsaydı, rejim ahdi değiştirilmişti.
- 33:14
Çünkü o zaman binlerce sene evvel değiştirilmişti. Kralın kızına dokunduğundan veya oğluna dokunduğundan değiştirilmişti. Ama Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem henüz gelmemişken, onlar da İsrailoğulları'ndan beklerken niye değiştirsin abi? Ne zaman ki? Bekle, bekle, bekle, bekle. Bizden gelecek. Bir de baktı, Araplardan geldi.
- 33:31
Vay anasını. Postelden gidiyor hesabı yaptı. Şimdiki bizim marifetçiler gibi. Post hesabı yapıldığı için proje. Her şey proje. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'den sonra ne olacak? E şimdi adam bu projeye göre hareket ettiğinden, işi değiştiriyor tabii. Hadis-i madisi, tefsiri, ruhul furkan, cübbeli falan, Efendimiz'in sevdiği adam derken, hepsini değiştirebilir.
- 33:53
Çünkü projeye uymadı yani. Batıl gidemedi ileri. Baktı ki çuvallayacağım derse bu adamı dışlayıp. E şimdi burada da, Efendimiz gelene kadar sorun yoktu. Sıfatları duruyordu. Abdullah İbni Selam bu sıfatları doğru bilmese nereden tanıyacaktı? Hatta Kabe'nin döneminde de yani tarif edilmeyen nushalat var.
- 34:15
Kabül Ahbar niye göre Müslüman oldu? Vehb-i Münevvi niye göre Müslüman oldu? Hele Kabül Ahbar'ın Müslüman olmak kıssası. Babasının vasiyeti duvarda bir şey var, pencere. Oraya kilitlemiş onu. Bak oğlum ben öleceğim sonra bunu çıkarırsın falan filan. O mesele Efendimiz'in zamanında hayattaydı. Fakat Yemen'deydi.
- 34:33
Yani yetişemedi sahabeden olma. Hazreti Ömer döneminde. E şimdi bunların hepsi daha o dönemde yani Efendimiz'den sonraya bile doğru nushalat kaldı çünkü. Yani 10 sene, 20 sene içinde dünyanın her tarafındaki nushalata nasıl ulaşacaklar? İnternetteki site değil ki bir anda değiştirecek. Nushaler duruyordu.
- 34:54
Ama bu değişiklik neden oldu? Arap'tan gelince işine gelmedi. Nübüvvet beni İsrail'den gitmesinin hesabına girdi. Ondan sonra Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in onlara tabii aynı hükümleri uygulaması, zina-i sarrecim. Çünkü onlar Efendimiz'e bir kolaylık olsun diye geldiler. Bir zina meselesi oldu.
- 35:14
şey sağlar diye yeni gelen vahiyde falan dedi bana da aynı vahiy olunuyor bu vahiy değişmedi, bu rejim devam ediyor falan, orada baktılar kendilerini uyduramıyorlar, yani parayla satın alınacak bir durum yok. Adamına göre hükmü değiştiremiyor. Çünkü Yahudinin lehine olsa da Yahudinin lehine Müslüman görünen münafığın aleyhine hüküm verebiliyor.
- 35:35
E şimdi burada oynama payı yok ki bu insan nasıl satın alabilsin? E tabi bu hesabı kitabı yapıldı Yahudi. Hâham Üskurulu tarafından. Lev amenebî haşrun minel yehud, lev amenebîn yehud 10 Yahudi alimi iman etseydi bütün Yahudi milleti Müslüman olmuştu buyuruyor. Yani 10 kişinin elinde döndü bütün Yahudinin şey.
- 35:55
E şimdi bütün 7 milyar, 8 milyar da Yahudinin elinde. 7 milyar, 8 milyar da Yahudiler. Suriye'yi de karıştırıyor, her yeri karıştırıyor. Çin'i de karıştırıyor, Doğu Türkistan'ı karıştırıyor. Avrupa'yı da karıştırıyor, her yeri karıştırıyor. Amerikan başlarda FETÖ'ye de bela diyor. Her yere bela diyor yani.
- 36:09
Abi 10 Yahudi aliminin yüzünden oluyor. Çünkü o zamanlar şeyin başını tutanlar, suyun başını tutanlar onlar. Millet de cahil olduğundan, Tevrat'ta 1 milyon ayet, hafızı yok. Birkaç kişi. Değişiklik arada ortada. 5-10 kişinin arasında kalabiliyor. Ondan sonra dışarı sızmadan al sizin kitabınız bu dedikten sonra millet onlar ne verdiyse onu okuyor.
- 36:33
Şimdiki ilahiyatçıların millete dayatması gibi yani. Hadisleri kabul etmeyin, akla vurun, akıl olmazsa uymayın. Bir şeyler, bir şeyler. Hem millet de cahil olduğundan bunları benimseyebiliyor yani. Halbuki biz onlara diyoruz okuyun, araştırın. Bu kadar kaynaklar var. Hadisler böyle bir tane, iki tane değil.
- 36:52
Dünya kadar hadis-i şerif var. Milyonlarca hadis-i şerif ve rivayet var. Bunların hepsinde ilim var, hikmet var. Burada akla vurmayın. Ama aklınızı oraya uydurmaya, anlatmaya çalışın. Hikmetini anlamaya çalışın. Anlayamadığınız noktada gayba iman etmeyi devreye sokun. Zaten bize hikmetini bulun diye bir emir de yok.
- 37:12
Hikmetin beyan edileni zaten mecbur anlıyoruz ayet-i hadiste. Hikmetin beyan edilmeyeni. Anlarsak ne alaka? Anlamazsak iman et. Aha şimdi 1400 sene sonra kaptan kustonun iki denizin bulması gibi veyahut sineğin kanadını Japonların bulması gibi daha birçok husus şu anda tek tek çörek otundaki bağışıklık sistemi güçlendirmesi nedeniyle her hastalığa şifa alması
- 37:34
Avrupa'da şu anda bulunması gibi. Yani bunun daha dünya kadar örneği var. Hangisine girirsen tıbbı nebeviden gir, öbüründen çık. Hepsinde mucize var. Çünkü akılla değil ki bu vahiyle. E şimdi ben ne yapmışım efendim? Gazali'yi tekfir etmişim. Ondan sonra şey Gazali diyorum. Gazali Hazretleri'nin hükmüyle diyelim yani de bunlar tabi onu demeden direkt bana hamle diyor.
- 38:03
İbn-i Sinai'yi tekfir etmişim. Farabi'yi tekfir etmişim. Ali Şeriati'yi tekfir etmişim. O da TV zaten kaynağı kim diyor. O sözleri söyleyen Cübbeli Haymed'in kaynağı kim? Kaynağı kim diye. Adam benim sohbetimi daha dinlememiş. Gitmiş burada yorumlar yazmış falan filan. Benim kaynağımın ne olduğunu anlayamamış.
- 38:32
Halbuki bir ders evvel geçende de kaynak söyledik. Şimdi ben bu konuyu niye açtım? İşte onu bunu ölmüşler mezardaki adamlara kafir desem ne olurmuş, değil desem ne olurmuş falan filan. Yahu kardeşim bu adamların görüşleri şu anda işlerde. Yeni bir insanlar böyle inanırsa kafir olacak diye bu insanı kafir eder.
- 38:56
Siz bu itikatta olmayın diye bu millete anlatmak zorundayım. Bir. İkincisi ben bunu durup dururken seçmece yapmıyorum ki. Mektubattan ben ders başladım. Aylar oldu yani. Bir seneye yaklaştı. Bir, üç, dört ayda tatil oldu yazın. Bu mektupta uzun mektubuydu İmam Rabbi Hazretleri'nin. Bizim için müçtehittir, müceddittir.
- 39:17
Bütün dünya el-i sünnet Müslümanlar için de çok büyük değer sahibidir. Ve itikatta müçtehittir. Fıkıhta olmasa da. İmam Rabbi Hazretleri'nin daha ziyaretinden yeni geldik yani. Kaddesi Allahesir Hazretleri'nin mektubunu okurken efendim birinci cilt bak kaynağı kim diyor. Sanki kaynak söylesem anlayacak.
- 39:40
Kaynağı diyor mektubat diyorum sana. 266. mektup. 260. sayfadan başlayan mektubun 264. sayfasında. Şimdi burada Ahmet Hakan'a da tabii laf düşmüş. Salih Tuna'ya da Duna. Duna. O oflu ya, T'leri D diyor kendisi de, onun için Salih-i Duna. O ofluyor. Bu Salih-i Duna'ya da laf düşmüş. Ondan sonra efendim, şimdi, konuşması öyle yani, kendisinin şekli öyle.
- 40:04
Öyle desem daha sevinir belki. Sen efendim, geliyor, işte ölmüşlerle ne olursa. Ali-i Şeriatı'ya niye gelmiş? Esas kuyruk açısı Ali-i Şeriatı'dan. Ali Şeriatı'yı çözüyor falan filan. Yahu Ali Şeriatı, Şevket Ege Üstad da yazıyor. Birçok kaynak var. Ben çünkü bunların kitaplarını okumadığım için onlara güvendiğim adamdan kaynak veririm tabii ki Şevket Ege.
- 40:26
Yani yalan yazacak biri değil. Yani yalan yazıyor. Hani nakil, yaptığı nakilde. Her yazdığı doğrudur demiyor. Her yazdığı nakil yapmasında, Kazip yalancılık yapacak bir adam değil. Öbür türlü kendi görüşleri olur, katılmayabilirim ya. Değil mi? Çay pişirmeye kadar anlatıyor mübarek adam. Çayı şöyle demleyin bilmem ne.
- 40:46
Yetmiş sevap yok yani o çay pişirmesine. Belki o usulü beğenmem yani bana ne. Ama o adam derse ki, şu adam şuna şöyle diyor, bak onu nakil olarak alabilirim çünkü adam dürüst. Naklinde dürüsttür. Yorumlarında bazı katılmadığım onun da var. Yani ehl-i sünnetin imamı değil ya. Hal böyle olunca,
- 41:07
şimdi orada söylüyor. Ama sonra ben yaptığım araştırmalarda da bu geçiyor. Ali-i Şeriatı diyor ki, mesela Allah canus budur diyor. Canus mu, canus mu ne? Şimdi bu benim tabii eski bilgilerim, hafızamdan geliyor aklıma. Ben bir şey, ders hazırlayamadım. Geldim böyle çıktılar verin ki dedim, bu adamlar ne yazmış.
- 41:27
Ondan sonra diyor ki canustur. Canus ne demek? Put. İki yüzü olan bir puttur diyor. Hani bir taraftan hani zulmetmeyin derdi. Anlıyorsun mu? Bir taraftan da çoluk çocuk aç ya, denizlerde boğuluyorlar ya şimdi garibanca. Bunu da Allah yapmıyor mu şimdi? Yaratmıyor mu bu sefilliği? Ehl-i Sünnet'e göre hayırı da yaratan Allah, şerri de yaratan Allah.
- 41:53
Hayırdan razıdır, şerden razı değildir. Ama onun sebepleri var. O zalimlerin de zulmüne delil oluyor Allah-u Teala. Ona da müsaade diyor ki, orada katil olsun, bu da mazlum olsun, bu kazanıyor, bu cehenneme gidecek. Mevla imtihanın yurduna gönderdi öbür türlü. Herkese iyilik yaptırsa, kötülüğü yaratmasa, kötülüğü yaratmadıktan sonra imtihan diye bir şey kalmaz kesin.
- 42:17
Toplanır herkesi. Cennete gönderildi. Dünyayı kurmaya ne gerek var? Biz Mevla'ya akıl mı öğreteceğiz? Niye imtihan ediyorsun ki bizi falan diye? E şimdi diyor Allah iki yüzlü puttur diyor. Hem de diyor hakiki bir canuttur diyor. Yani hani demek istiyor ki, temsili ve teşbihi konuşmuyorum. Hakikaten iki yüzlüdür diyor Allah.
- 42:35
Yani anlatabiliyor muyum işte? Ona da zulmetme ama ona da yaratır demek istiyor. Ondan sonra öbürü de mazlum olur, mazlum olur diyor falan. Yani Allah'a itham ediyor. Ya bu adamın da bin türlü sapıklıkları var. Efendim bunu alimler tekfir ediyorlar. Ehl-i sünnet alimler tekfir ediyorlar. Allah put diyenin, iki yüzlü put diyenin, Müslüman diyenin alnını karışlar.
- 43:00
Hani Ebu Suud Efendi'nin bir fetvası var. Ravafız hakkında. Çok kullanmak istemiyorum. Ama kullanılması gerekebiliyor bazen. Ve men şekke fî küfrî fî o kâfir. Bunların kafirliğinde şüphe eden de kafir diyor ya. Şimdi Ali Şeriatı gidiyor. Adam diyecek ki Allah puttur. Hem de iki yüzlü bir puttur, iki taraflı iş yapar.
- 43:21
Diyor. Bu adam kafir mi acaba? Diyen de kafir. Çünkü Allah'a put diyenin artık bir tevil götürür tarafı yoktur. Berbat bir adam. Ama çok takipçisi var Türkiye'de. Hakikat yazarlarında da bolca mevcuttur. Bunlar böyle. Suriye'de miymiş kabrine? Biz oraya giderken bir kadın yazar var ismini unuttum.
- 43:50
Şimdi de lazım değil. Başörtünü falan beğenir. Mezarına giderken diyor böyle diyor sanki. Kabe'ye varacak mı siz gibi? Heyecanlandık diyor bilmem ne. Allah put diyen adamın. Mezarına ne fayda var? Mezarından yar. Allah Celle Celaluhu bu kadar peygamberi de bıraktık. Adam Allah'a konuşuyor ya. Sallallahu aleyhi ve sellem bırakılır mı da yani?
- 44:15
Lafın akışı konuşuyorum. Şimdi bunların kafir olduğunda şüpheden de kafir. E şimdi işte efendim. O da diye bir kaynak soruyor. Al sana kaynak. Kaynak İmam-ı Rabbimizin mektubatı fakat o da tekfir etmiyor. Ne yapıyor? Geride bir kaynağı götürüyor. Kim? İmam-ı Gazali. Mevzu nereden çıkıyor mektubatta?
- 44:38
264'e geri dönüyorum. Bu noktaya cevap vermek için. Allah kadimdir. Kadim evveli yok. Ezeli gün. Ezelidir. Başlangıcı yok. Ne kadar geri gitsen Allah Teala şu noktada var oldu diyemezsin haşa. Ama arş için dersin, fers için dersin, melek için dersin, peygamber için dersin, her şey için dersin, dünya için dersin, gökler için dersin.
- 45:04
Şu noktadan geride yoktu bunlar. Daha Allah yarattı ya. Yaratılan bir noktada başlıyor demek zaten. Mahluk ne demek? Ezelidir. Allah sadece. Geçti. Allah'tan gayrının kıdemi yoktur. Ezeliliği sıfatı yok. Femen gârebi gıddemi gâilâk fe men gâle bi gıddemu gayri lâ ksübâne ve ezeliyet. subânehu ve ezeliyet.
- 45:26
Kim derse ki Allah'tan başka kadim var ve ezeli var. Mutezile o kadar ileri gidiyor ki bu işte. Onlar da işte ya ileriye geri ya ifrad tefrit. Allah sıfatlarını bile reddediyorlar. Ama kâfir diyemiyoruz onlara. Sıfatlarının kadim olduğunu inkar ediyorlar, kadim olduğunu. E çünkü diyorlar ki, tâ tüdü kuddema lazım gelir.
- 45:48
Yani ilim sıfatı kadimdir, evveli yok. E işte efendim işitme sıfatı kadim, işte sekiz sıfat sübûtiye, izâfiye falan. Yahu niye tâ tüdü kuddema lazım gelsin? Allah Teala kendi var, sıfatları da onunla birlikte var. Bende bir merhamet varsa, bu benden ayrı bir merhamet olarak şurada gösterilemez. Dolayısıyla sıfatlar zâta râcidir.
- 46:15
Bir insanın elli sıfatı olsa o onun kendine mündemiştir. Birdir yani, ikilenmez o. Yani adamı ikiletmez yani. İkinci, üçüncü şahsa çevirmez. Onun için Allah'ta ilim var, semîh var, vasar var, irâde var, kudret var, kelem var, tekvim var dediğim zaman bunların hepsi de kadimdir dediğim zaman e Allah var, bunlar da Allah'la beraber var.
- 46:36
Bu sıfatları olduğundan tâ tüdü kuddema lazım gelmiyor. Ama bu tez ile aşırı tenzih. Yani âyet-i hadiseye uymak varken işte yine akla uyduğundan Allah'ı aşırı münezzeh tutayım derken sıfatları işte devre dışı bırakarak hepsi zâtı var bir tek şeklinde. Veya sıfatları kadim değil şeklinde. Bir şey uyduruyorlar tabii.
- 46:58
Bundan kâfir olmuyorlar ama çünkü sıfatı yok, Allah bilmiyor, işitmiyor demiyor. Kadim değil diye manasında konuşuyorlar. Hal böyleyken sen bir de kalkıp dersen ki göklerin evveli yok. Ya adam Allah'ın sıfatını bile kadim derken el-Sünnet kadim diyor sıfatlara. Öbürü ne diyorsun ya Allah'tan başka bir kadim olur mu diyorlar.
- 47:21
Bu çok o kadar hassas iken 72 fırkada bile böyle bu, 72 fırkada. Bırak 72 fırkada bozulmuş, yani bütün dinlerin şu anda o kısmı hâlâ bozulmamış. Yani geçmiş kitap elinin birçok tarifatı var, dinleri kalmamış. Ama onlara da sorsan Allah'tan başka kadim yok. Allah Ezelî tektir. Yani kâvurun yapmayacağı bir şey, yani derdiniz ya
- 47:50
kâvurun kabul etmediği bile bir şey, o kadar ittifak. Ama efemen kalebi kıdemi gayrı hak subhanehu, Allah'tan gayrı kadim var, ezeli var diyen fakat kefar. Muhakkak kâfir oldu. Ve münhasil ahsiyeti işte bu cihettendir ki keffer al-imamu'l-ghazâliyyu rahmeullah İmam Ghazâli tekfir etti yani kâfir olduğunu ilan etti.
- 48:13
İbn-i Sînâ ve'l-Fârabiyye İbn-i Sînâ'nın kâfir olduğunu Fârabiyye'nin kâfir olduğunu bazı felsefeciler niye? fe'n-nûm gâ'elûm bi-kıdemu'l-ukûl ve'l-nufûs diyor ki akıllar yani benim kafamın, beynimdeki akıl, bendeki akıl demiyor tabii. Çünkü ben 53 sene evvel yoktum, nasıl diyecek ki ezeli? Onu demiyor.
- 48:38
Ama genel manada akıl mefhumu ruh mefhumu, ruh. Sanki hani ne diyeyim sana poğaça yok açma yok, çatal yok ona kadim demiyor. Ama hamuruna kadim diyor. Bu sonra diyor açma oldu, poğaça oldu, çatal oldu ama bunun bir hamuru var diye mayalandı o hamur. O hamurun evveli yok diyor, o diyor oldum olası vardı diyor.
- 49:04
Allah'la beraber vardı diyor. E bunu o zaman Allah yaratmadı oluyor. Nasıl Allah'la beraber var oluyor? Yani ham madde vardı diyor. Heyûlâ ve suret dediği de o. Varlığın bir ham maddesi varmış. Allah o zaman yoktan yaratmıyor, ham maddeden yaratıyor. Anladın mı? Ama geldiğin zaman bu poğaça 5 dakika evvel yoktu diyor canım.
- 49:26
10 dakika evvel bu çatal yoktu diyor. Ama hamuru vardı diyor, hamuru hep vardı diyor. Şimdi bu kafada oldukları için ve kâliyezâ bükü te'mi sevâmât bimâ fiyâ gökler ve göklerden içinde ne varsa, gezegenler bak güneş, ay ve gezegen sistemin tümünün evveli yoktur diyor İbn-i Sînâ-ı Fârâvî. Evveli yok ne demek ya?
- 49:51
ne demek ya? Yaratılmamış demek ya. Bu neyi gerektiriyor? Yok olmaması. Çünkü madem kıdemi sabittir, ademi muhaldir. Bu bir kaidedir. Bu yaratılmamışsa, bunun varlığı kendindense, bu kendi kendini yok etmez. Ne gibi? Allah-u Teala gibi. Varlığı kendinden olduğu için asla yok etmez. olmuyor. Çünkü kimse onu yok edemiyor.
- 50:14
Ondan başka varlığı kendinden olan yok. E varlığı kendinden olan yoksa hepsini olmuş oluyor. Bütün mevcudat, varlığı sonradan. Varlığı kendinden olan yoksa, hepsi ne olmuş oluyor? Bütün mevcudat, varlığı sonradan, yani Allah tarafından yaratılan. Yani Allah tarafından yaratılmış. O da ne oluyor? Başladığı bir nokta oluyor.
- 50:28
Yani ondan gerisi yokluktaydı. Yoktu yani sonradan, bir noktada yaratıldı ama yedi bin sene evvel, ama yetmiş bin sene evvel, ama milyon sene evvel. Yani yerler gökler için konuşmuyorum milyon seneleri tabii. Ama diyelim ki, ruh-u mücerred, erva-ı mücerrede yaratılmış. İşte efendim, ruhlar, rızıklardan dört bin sene evvel ruhlar yaratılmış.
- 50:50
Veyahut Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in nuru ilk yaratılmış. Yani bu noktada geriyene kadar gidersen git. Ama yaratıldığı bir nokta var, ondan evvel yoktu. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'de nuru da yoktu. Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in ruhu kadim mi? Nasıl ruhu kadim olacak ya?
- 51:06
Efendimiz dahil hiçbir peygamber, hiçbir melek, Cebrail Aleyhisselam dahil kadim olamaz. Ha önce olur, ama ezeli olamaz. Yani Mevla yaratmıştır, kün demiştir, fey kün olmuştur. O noktada varlığı başlamıştır. Nasıl Allah'la şerif olacak, haşa ortak olacak? Bu şirktir. Onun için İmam-ı Gazali dedi, İbn-i Sina, Farah bin Kafir oldular.
- 51:31
Çünkü gökler yerler, evveli yok dediler. Şimdi Oda TV'yi anladın mı kaynağım ne? Kaynağım İmam-ı Rabbani, onun da kaynağı İmam-ı Gazali. Hepsinin kaynağı Hazreti Kur'an. Halikul külli şey. Şey mevcut demektir, yaratılan varlık. Her varlığı yaratan Allah'tır. Ayet ya, hadi İmam-ı Gazali, İmam-ı Rabbani de bıraktık sen.
- 51:59
Kur'an'dan da haberin yok, dinden, imandan da haberin yok. Her mevcudu yaratan O'dur. Peki gökler mevcut mudur? Vardık alemindedir, görüyoruz, mevcuttur. Akıl mevcut mudur? Görmesek de mevcuttur, var. Ruh mevcut mudur? Mevcuttur. Görmüyoruz ama işte uyuyunca çıktığını görüyoruz yani. Ölünce de adam oluyor tahta gibi görüyoruz yani.
- 52:26
Eserini görüyoruz, demek ki var. E burada da yani enerjiyi göremiyoruz, bize vuran ışığı görüyoruz değil mi? Öbür türlü kabloyu açıyorsun bakıyorsun, kabloda ışık yok. Yani bunun gelen kablosunu açıyoruz, kabloda ışık yok. Bunları kapatırsak, kablo bize ışık vermiyor. Ama kabloyu kesersek, o zaman da bu bize ışık vermiyor.
- 52:51
Çünkü bu ışık ona kablodan geliyor. Anladın mı? O kabloda enerji var. Ne anladın? Eserinden. Eserine çıt bastın, yandın. Çünkü onda gösterme kabiliyeti yok, kabloda. Ona gösterme kabiliyeti olan bir şeyi taktığın zaman, ondaki enerji burada zuhur ediyor. Bu açık bir şey, var. Demek ki akılda var, ruhta var, efendim gökte var, yerde var, hep var.
- 53:22
Peki Mevla'da buyuruyor ki, her şeyi yaratan Allah. O zaman ne oldu? Yaratan Allah ise, bu mahluk oldu, yani yaratılmış oldu. Yaratılmış olmak ne demek? Öyle bir zaman geçtik üzerinden, o zaman bundan eser yoktu. Esamesi okunmuyordu demek ki. Çünkü yaratıldığı noktada başladı, devreye girdi. Ama ruhlar bedenlerden evvel yaratıldı, bizim de ruhlarımız öyle.
- 53:48
Ben 53 senelik bir adam mıyım yani? Sen de 40 senelik adam değilsin. Neden? Ruhlarımız, rızıklarımız bizden 4000 sene evvel, ham madde meselesi. Rızıklardan 4000 sene evvel ruhlar yaratıldı. Yahut da ruhlar 4000 sene evvel bedenlerden, ruhlardan 4000 sene evvel rızıklar. Hani o neden? Rızık endişesine düşmeyin.
- 54:11
Siz yaratılmadan 8000 sene evvel rızkınız yaratılıyor. Hadis-i şerif buna şahit ediyor. Yani burada demek istediğim, ruh, bedenin beraberinde yaratılmıyor. Ruh üfleniyor ona. Ruh hazırda var, yaratılmış. Yani senin ruhun, diyelim 400 sene evvel, 8000 sene evvel var. Senin bu ruhun, anne karnında 120 günlük olunca, iskelete üfleniyor.
- 54:40
Ama o anda yaratılmıyor o. Ruhlar önce yaratılmış. Ruhlar alemi diyoruz, alem-i ermahta diyoruz. Kalû bela diyoruz. Kim dedi ki Rabbiniz mi buyurduğu zaman? buyurduğu zaman kim cevap verdi ki bela tabi ki sen Rabbimizsin? Biz bedenimiz yoktu. Ruh vardı da cevap verdi. Adem Aleyhisselam'ın sulbünden orada Arafat Vadisi'nde bizim bu bedenler mi çıktı?
- 55:03
Bu kadar insan nasıl gidecekti Arafat'a? Zerrecikler halinde ruhlar çıktı. E cevap veren de ruhtur zaten. zaten. Şu anda da konuşan ruhtur. Niye? Şu anda bir ruhu bastırsa bana, siz de bakarsınız bana, ben bir şey konuşamam. Adam uyuyabilir yani. Küt gidersin yani. Ne Ne oldu? Ruh gitti. Ruh gitti ne oldu?
- 55:24
Hadi konuş. E canlı yayındasın de bana. Yahu ruh gittikten sonra beden ne anlayacak canlı yayında mıyım? Adam ölüyor zaten. Öldük mü ateşe atıyorsun. Yanacaksın desen kalkabilir mi? Ruh gitti. Nasıl kalkacak? Bu da diyor bana ki canlı yayındasın hocam. Niye uyukluyorsun? Ya ruh gitti kardeşim. Yani ruh var.
- 55:45
Esas insan ruhtur. Efendisinin efendi babanın işte acayip izahları var mı usta? Esas insan ruhtur. Ve konuşan da ruhtur. Değilse uykuda konuşsun. Uykuda uyuklarken konuşanları kastetmiyorum. Mantıklı konuşsun yani. Hezeyan etmesin. Veyahut ölü konuşsun. Madem beden konuşuyor. O zaman anlaştık. Ruh konuşuyor.
- 56:10
Yani demek istediğim, ruh da ezeli değildir. Ne demek ezeli değildir? Bedenden öncedir. Bedene göre kıdemi var. Ama Allah'a göre kıdemi yok. Çünkü Allah-u Teala her şeyi ben yarattım diyor. Şey ne demek? Varlık alemindeki her mevcut. Peki var olan her şeyi ben yarattım dediğine göre ne buyurmuş oluyor?
- 56:34
Bunların başladığı bir nokta var. Benim yarattığım noktadan gerisi yok bunların. Herkesin bir saati vakti var. Ruhunda, bedeninde vs. Orada yaratıyorum. Göğü önce yarattım, yeri sonra döşedim. Neyse hangisi önce hangisi sonra. Ama ben yaratıyorum. Peki bu ayete göre her şeyi yaratan Allah ise? Allah ezelidir.
- 56:55
Her şey mahluktur, yaratılmıştır. Yaratılmadan evvel yok idi. Ayet bu. E sen dersen ki göklerin evveli yok. Bunu Allah yaratmadı oluyor. Ya başı yok yani. Ne kadar geri gitsen gök hep vardı. İbn-i Sina bunu söylüyor. Gök hep vardı ise oldu Allah'a ortak. Allah da hep var. O zaman hep var olan bir şeyi, geçmişinde yokluk olmayan bir şeyi Allah yaratmamıştır ki.
- 57:23
Ona göre öyle oluyor. Bu laf bura götürür demiyorum. Eşittir bu laf bu mana. Eşittir. Ben hep vardım. Desen kafir olmaz mısın? Allah'a mahsus ya. Hep vardım. Sen kimsin? Gökte de yok bu sıfat. Arşta da yok. Efendimiz'in nurunda da yok diyorum bak. Resulullah'ın ruhu en evvel yaratılmıştır. Ama yaratıldığı bir nokta var.
- 57:48
Geçmişinde yok. Allah'ın ortağı mı aşağı? Buraya dikkat edeceğiz. Onun için tekbir etti. Şimdi geldi bizinkiler. Sazan balığı gibi atlamışlar. Cübbeli Ahmet'in kaynağı kim? Şimdi Oda TV. İşte mantık gürültüsü bir şeyler okuyor falan. Yok Mevlüt'e katılır. Benim hakkımda konuşuyor işte. Uyduruyor, kaydırıyor.
- 58:15
Ondan sonra efendim. Birisi kalkmış Ünal Özmenmin'e. O da diyor ki. Bunlar FETÖ'cü müydü? Bir gün gazetesi. Bilmiyorum ki sanki. O da diyor ki Cübbeli Ahmet Hoca saçmalamıyor. Niye saçmalamıyor diyor. E inandığını söylüyor. Zaten din budur diyor. Yani bu Salih Tunay ile Ahmet Hakan'lara demek istiyor ki.
- 58:36
Siz ya Müslüman'ım deyin ya gavurum. Siz seçim yapın diyor. Cübbeli doğru konuşuyor diyor. Müslüman'ım diyorsanız saçmalamıyor diyor yani. Ama diyor ben inanmıyorum diyor bak. Yani adam diyor ki ben diyor inanmıyorum diyor. Çünkü diyor ben akılcıyım diyor. Vahimayı tanımam diyor açıkça. Ama diyor adama da saçmalıyor demeyin diyor.
- 58:59
Çünkü Kur'an hadis böyle diyor yani. Sen Müslümansan diyor ona. Ya diyor benim safa gel. Gavurum diye açıkla diyor. Anladın mı bu? Ünal Özmen çok mantıklı yaskılaşmış. Gavur mantığıyla yaklaşmış güzel. Kendine göre güzel. Yani bu bizimkilere çok güzel oturtuyor. Diyor ki lafı. Ya kardeşim diyor Cübbeli Ahmet saçmalamıyor diyor.
- 59:26
Ayet hadiseye gittiğin zaman adam doğru konuşuyor. Sen Müslüman mısın diyor değil misin ona karar ver diyor. Ya benim gibi diyor. Akla bakarım bunları takmam de diyor. Ya da diyor en Müslümanım deyip Cübbeli'ye de saçmalıyor deme diyor. Ne akıllı böyle inançsızlar var diyeyim şimdi. Çünkü retik kuralları da var.
- 59:48
Retik kurallar olduğu için. hürriyeti kuralları olduğu için, onlara da dikkat edeceğiz. Ondan sonra gelmiş tabi ki Ahmet Hakan Demedem Turumu o da hürriyet yazarı diyor ki, ey cübbeli diyor, biz diyor batılıya nasıl hava atacağız? Niye diyor? Çünkü diyor Ya biz hep diyorduk ki bizde İbn-i Sina var, bizde Fahr-ı Abi var,
- 1:00:13
gavurlar bir şey bilemezken bizim İbn-i Sinalar, Fahr-ı Abiler falan filan bilimle takla attırıyordu. E sen de bunları kafir ilan ettin Kozumuz İbni Sinala, Fahri abi kozumuz İbn-i Sina ile Fahr-ı Abi boşa çıktı falan filan. Ne diyeceğiz diyor yani? Ondan sonra diyor peki diyor o zaman bir sen kaldın diyor cübbelimiz var diyeceğiz diyor Avrupa'ya
- 1:00:33
E cübbeli de ne bulmuş sonralarsa? Yanmayan kefen bulmuş diyor. Ben yanmayan kefen bulamadım. Hele sana hiç bulamadım. Sana yüz dört kitabı yazıp kefene koysan yine yanarsın. Yanmayan kefeni bulsaydım sana giydirirdim. Ama kefen tutmuyor yani. Onun için şimdi buna da bir cevap veriyoruz tabi kısaca.
- 1:00:57
Ahmet Hakan diyor ki sen İbni Sina, Fahri abiyle hava atmaya devam edebilirsin. Ne bakımdan? Türk diye. Türklükle hava atabilirsin. Mesela dersin ki Avrupalı'ya İbni Sina bir Türktü çünkü adam gavur olunca Türklükten çıkmıyor. Türklüklerde de çok gavurlar var. Kafa tahtçı mantığıyla yaklaşıyorum. Ulusalcı kafayla.
- 1:01:23
Şimdi o zaman ne yaparsın arkadaş? Sen de dersin ki gavura Türklükten gidersin. Dersin ki doğruyu konuşuyorum yani. Şu anda da yine inandığımı konuşuyorum. Yine dalga geçmiyorum. Türk'ün aklı, Türk'ün fikri, Türk'ün felsefesi, Türk'ün tıp bilgisi. Bak bunlara katılırım. Yani adam, Türkleri Müslüman olmadan önce de hönerleri yok muydu?
- 1:01:47
İslamiyet geneli diyelim bir dört sene. Ondan evvel Türkler yok muydu? İki bin sene evvel, üç bin sene evvel. Mesela on dört tane imparatorluk, yani devlet kurmuşuz diyorsun. Cumhurbaşkanlığı Forsun'da kaç tane yıldız var? On dört mü, on altı mı? Neyse işte. Onu da çalışayım. Çok bilmiyorum. Atilla bilmem işte efendim söylüyorlar.
- 1:02:11
Bir tane daha var meşhur o Avrupalıları felan fethetmiş. Yani fethihten sonra, İslam'dan öncesine de zafer kazanmış diyelim oralarda. Türk büyükleri var. Şimdi bunlar devlet kurma bakımından, ordu yönetme bakımından işte ne bileyim birçok özellikleri var. Güzellikleri de var yani. Merhamettir, mazlumun yanında olmaktır, mertliktir felan felan.
- 1:02:36
Türklerde bu vasıflar var. Evvelce de var yani. Yani sen o zaman Müslüman olarak İbni Sina'yı, Farabi'yi takdim etmezsin. Hava atman için kendini Türk kabul ediyorsan tabii. Çünkü sen bir de şeye de sas çaldırmış adamsın yani. Demirtaş'a felan. Askere, polise kurşun sıkan teröristlere, Kürtçülere, Kürtlere demiyorum.
- 1:03:01
Kurban olayım Kürt'ün Müslümanına. Kürtçülere diyorum. Irkçılık İslam'da yoktur. Kafatasçı Kürtçülere sas çaldırıp barajı açsınlar diye uğraşmış bir adamsın yani. Onun için senin Türklüğün de şu anda şüpheye giriyor. Ama ben Türk'üm diyorsan, damarlarında Türk kanı varsa felan, İbni Sina'yla, Farabi'yle bol bol övünebilirsin.
- 1:03:27
Ben senin elinden o oyuncağı almadım. Malzemen devam ediyor. Ama ben İbni Sina'yı, Farabi'yi tekfir etmedim. Kim etti? İmam-ı Rabbani'de okuduk. Dersimizde sırası geldi. İmam-ı Rabbani nereye dayandı? İmam-ı Gazali. Demin okuduğum ayette, birçok ayette Allah her şey yoktu, ben yoktan yarattım diyor.
- 1:03:56
Yoktan yarattım buyurulan yerde evveli yoktu bunun. Hep vardı. Diyemezsin. Bütün ayetlerle çelişirsin. Bu seferde efendim adam büyük tıpçıymış, tabipmiş, filozofmuş, Türk'müş diye kimse senin Kur'an ayetlerini inkar etmene göz yumamaz. İnkar etme halinde de sana Müslüman diyemez. Çünkü Müslüman diyen de kafir olur.
- 1:04:24
Adam diyecek ki Allah gibi göklerde evveli yok. Ben de buna Müslüman diyeceğim yani. Bana adam Müslüman demezler. Kafirliğinde şüpheden de kafir olur. Kaydesi burada geçer. Çünkü Allah senin yaratıcısıdır. Efendim. Şimdi ne diyor ondan sonra? Salih. Bir de Tuna'ya gelmedik daha şimdi. Cübbeli Ahmet'in kafirleri demiş şimdi bu da.
- 1:04:52
Cübbeli Ahmet'in kafirleri çok diyor. Yani bunlar diyor, müşrik, kafir diye diye diyor. Herkesi diyor, efendim, bir şeye sokarlar diyor işte bir şeyler anlatmış burada da Cübbeli Ahmet'i dolaşıma soktular diyor. Kübbeli Ahmet'i dolaşıma soktular diyor yani Oda TV için diyor Yani o da TV için diyor. Geçenlerde Ali Şabirati'yi kafir ilan etmiştir diyor.
- 1:05:22
Yahu kardeşim adam Allah put demiş, canüst demiş. Yahu kardeşim adam Allah'a put demiş Sen nasıl yazarsın? Git incele ya. Allah put diyene kafir nasıl demeyeceksin ya? Demeyen kafir olur. Ondan sonra diyor, birkaç gün geçmeden diyor, İbni Sinaf-ı Arap kafirleri manşete çektiler. Yahu benim kadar, insanlara kafir dememeye, dememeye özen gösteren bir adam daha bulamazsın.
- 1:05:43
Çünkü El-Hüsned'in şiarı budur. Teke tekten hatırlıyorsunuz. O da mektubattadır. Ya adam, hiçbir günahı yapmakla kafir olmaz. Artık günahın aklına hayaline gelmeyen günahları düşünebilirsin. Babasını mı öldürmüyor? Anasıyla mı zina atmıyor? Babasının kafasını mı kesmiyor? Kafatasında şarap döküp mü içmiyor?
- 1:06:03
Ne yapmıyor ya? Fakat bu adam yaptıklarının haram olduğuna inanıyor. Bunlar Allah yasak etmiş, ben inanıyorum harama helala. Ama canım böyle işliyor. Keyfim böyle geldi diyor. Yaptı. Bu adama bile kafir diyemezsin diyen İmam-ı Azam'ın mezhebindeyiz biz. Harama, helal demedikçe. Çünkü itikadın özellikleri var.
- 1:06:27
Ama sen, Kur'an'ın ayetiyle çeliştikten sonra, göklerin evveli yok. Onlar da Allah gibi kadim. Dediğin anda, sabaha kadar teheccüd kılsan, akşama kadar oruç tursan, ömrün boyu ibadet yapsan, yine kafir oluyorsun. Çünkü, hiçbir günah adamı kafir etmiyor. Adamın imanı varsa. Helal-i harama. Hiçbir ibadet de, adamı Müslüman etmiyor.
- 1:06:58
Kabe'nin içinde, iki rekatta Kur'an'ı atmetti herif. İki rekatta. Öyle hafız-ı kur'an, Kabe'nin içinde evliya falan filan. Ama bu adam, diyor ki, göklerin evveli yok. Göklerde Allah gibi hep vardı. Bir şirk. Ne diyorum sana? Hiçbir günah, helal-i harama inandıktan sonra, imanı varsa, günah yüzünden adam kafir olmaz.
- 1:07:25
Günahkar olur. Cehennemlik olur. Allah dilerse atar, dilerse atar. Ayrı dava. Kafirde kesin karar veriyor, Müslüman'da veya Fırul-i Menyeşil'de, pay koymuş. Günahkara da pay koymuş. Kesin cehennemlik diye, şahıs olarak o adam için konuşamıyoruz. Ne kadar günah olsa da. Ehl-i sünnetin böyle kaideleri var.
- 1:07:46
Bunlar esnemez. Ve değişmez. Ama sen bunlarda haberin yok işte. Ehl-i sünnetin derken, İslam'ın kaideleri bunlar. Ayet-i hadisler bunlar. O zaman, efendim mesele ne? Mesele şu. Bir adam istediği kadar ibadet yapsa, Allah gibi gökte, efendim, akılda, ruhta, ham madde olarak, ezelidir. Allah varken onlarda hep vardır.
- 1:08:15
Kendiliğinden vardır. Yani Allah onları yaratmamış. Onlar Allah'ın varlığıyla devam edip gidiyorlar. Bunu dediği anda kafirdir. İşte o zaman da hiçbir ibadet adamı Müslüman etmiyor. İmanı yoksa. Yani siz bu kadar gazeteci falan olmuşsunuz. Ben hiç kültür seviyesi sıfır olan, köyden dün gelmiş benden, biraz daha iyidir belki seviyesi, benden beterdir diyeyim.
- 1:08:38
Haşa. Adam hiç okumamış. Oturuyor önüme, anlatıyorum, adam anlıyor. Ve gidip profesöre de anlatıyor. Bende öyle cemaatler var. Profesörü susturuyor. Şimdi, siz okuduk diyorsunuz, bu ne mantıktır ya? Bu adama kafir denir mi? Ya, kaide vardır, bu kaideye uyan kafir oluyor. Uymayan kafir olmuyor. Yani bununla dahil olan var, garip olan var.
- 1:09:06
Hiçbir günahlanan adama kafir diyemiyor. Ama, ayeti inkar etti mi diyorum. Melevki namazla abdestli de olsa. Yani bunu anlamayacak ne var? Ha ben demiyorum bir de yani. Ben iblisine araştırmacısı değilim ki. Farabi uzmanı mıyım yani? Benim hazır önümde kaynaklarım var. Zaten onlar incelemiş. İmam Gazali bunların kitabını yazmış felsefeli.
- 1:09:30
Bunların hepsini bitirmiş onların. Sonra geldiği için öncekileri daha çabuk. Hepsini bilen biliyor. Kendi dönemindekiler kendini biliyor. Sonra gelen gelinin hepsini biliyor. Hepsini araştırıyor. Hüccetül İslam olarak buna karar veriyor. Zaten ayetler ortada yani. Hüccetül İslam olmadan lüzum yok. Cübbeli olarak da ben de anlarım, takkeli olarak sen de anlarsın yani.
- 1:09:52
Allah her şeyi yarattım derken bu hep vardı, bu yaratılmadı diyen ne olur yani? Ondan sonra işte Cübbeli'yi yani Müslüm Gündüz figürü gibi bir figür olarak tanıtmak suretiyle bir de ondan sonra Cübbeli Ahmet hocamızın diyor bir de kattesallâhu sirruhû diyor. Bir defa sirruhû üstün olacak, sirruhû denmez.
- 1:10:15
Burada senin hiçbir Arapça bilmediğin kabah gibi ortaya çıktı. Yani ''kaddesallâhu sirruhû'' denilecek adam değilim ama diyorsan da bari düzgün de. ''sirruhû'' denmez, ''sirrahû'' denir. Bunun diyor, tekfir radarına yakalandın mı kurtuluşun yok diyor. Benden evvel Allah'ın radarına yakalandın sen. Ben kimim, benim ne radarım olabilir?
- 1:10:38
Peki, şimdi diyorum yani Azerbaycanlıların yüzde 85'i Şii, Türkmenlerin yüzdesi öyle. Bunlara da sapık kafir diyebilecek misiniz? Şimdi beni gören mindere çekmeye çalışıyor. Kendi çok zeki ya. Kardeşim, ben Halep oradaysa Arşınbur'daysa abi yaparım. Şii, Sünni, Türkmen, Alevi, Muhtezili, Cebri, Kaderi, Mürciye, Müşebbiye beni alakadar etmez.
- 1:11:14
Kafir olmasının mucib kriterler var. Buna uyarsa oluyor. Mesela Şii'ye ben kafir diyebilir miyim? Diyemem, genel itibariyle. Ama o derse ki Ebu Bekir sahabe değildir. Kafir olur. Kim derse bunu kafir olur. Neden? ''İzze kulli sahibi ilâ tensen'' Sahibine, sohbet arkadaşına dedi ki üzülme. Ayet var. Ara girdi mi?
- 1:11:42
Cübbelinin radarına girmedi. Kur'an'ın radarına girdi. Peki, Ayşe anamıza iftira diyor ki Şii'lerde birçoklarında var namus iftirası. Kafir diyebilir miyim? Diyebilirim. Çünkü Nur suresinde 18 ayet-i kerime imiştir. Ayşe annemizin beratına değer. Buna inkar eden, Ayşe anamıza hala bir laf söylüyor. İftira eden kafirdir.
- 1:12:05
18 ayeti inkar ettiğinde. Bütün ayet-i kerime onu beyan ediyor. ''İnne li dine cev bil öfke osba tüm min gıf'' İfkat-ı sesi. Sizden bazı münafıklar yaydılar bunu diyor Allah-u Teala. Beyan ediyor da diyor 18 ayet. ''Ülâke min verraûne emmâ yekûlû'' Onların attığı iftiralardan beridirler diyor. E sen diyorsun hala bunda kötü iş var.
- 1:12:29
Ne oldu? Ayeti inkar ediyor. Kafir oluyor. Şimdi bu Şii, Alevi, Türkmen, Azeri olması bir şey değiştirir mi? Değiştirmez. Bu ayetleri inkar ederse kafir olur. Peki Sünni Adam Sünni. Anan baban ne Sünni. Evrende Sünniydi. Herkes Sünni memlekette. Yani Alevi Sünni diyorsan bu tarafta Sünnilere bakıyorsun.
- 1:12:57
Sünni adam Sünnilerin birçoğu şu an şerata inanmaz. Gel şimdi başka tarafa çekeyim ben de seni. O zaman ne oluyorsun be cehennem? Hala şeriatı minel emri. Biz seni şerat caddesine koyduk. Habibin fettebiha. Ona tabi ol diyor. Câsiye suresi 18. Ayet. E şimdi bir adam Sünni olsa fakat dese ben şerata, Kur'an'ın hükümlerine şerata inanmıyorum.
- 1:13:27
Bu adam Sünni. Anadan babadan doğdu. Sünniyim. Sorduğu zaman Müslüman oluyor mu? Olmuyor. Demek ki burada Şii, Azeri, Türkmen sorunu yok. Burada inanıp inanmamak sorunu var. Kur'an'ın kıstasları var. Allah şeratına, dinin hükümlerine ayet ve mütevatir adres nas, zaruriyat-ı diniye deniyor buna. Yani mecbur inanacaksın.
- 1:13:53
Öyle ihtilaflı bir konu değil. Yüzde yüz ittifaklı. İtikat metnine girmiş. Bu zaruriyatta yani öldükten sonra dirilmek var da kardeş. Sor milletin çoğuna Sünniyim diyor. Ne dirilmesi ya? Adam ölüp kabirden mi kalkar diyor. Namaz kılan, oruç tutan bir kadına rastladım ben. Yaşlı. Hiç aklım sarmıyor uşağım dedi ya bu dirilme işini dedi bana.
- 1:14:18
Hem de ayda atim, belki de haftada. O kadar da oruç tutuyordu kadın. E şimdi bu kadın Sünniymiş diye Veyahut benim anammış, nenemmiş olsa. Ben buna Müslüman diyemem ki ya. Dirilmeye aklım ermiyor diyor ya. Ben sana Aklın ermesine lüzum yok ki buna. İman edeceksin. Allah dirilteceğim diyor Kur'an'da.
- 1:14:42
Ya da inanmıyorum. Ne çıkıyor ki içinden? Yani onun için Salih Tuna Onun için Salih Tuna, sen neden bahsediyorsun? Ona efendim, İran'daki Şiilere sapık kafir demek kolay. Azerbaycanlılara diyebilecek misin? Türkmen'e diyebilecek misin? Kur'an'a inanan, sünnete inanan, yani İslâm'ın olmazsa olmazlarına, inanmazsa Müslüman olmazlarına, Şâmentü billâhi veselâ, bunun detayı da var.
- 1:15:11
İnanan herkes Müslümandır. İstediği kadar günahkâr olursun. Şii de olsa Müslümandır. Zaten Azeri Şii'si de olsa, Fars Şii'si de olsa, Arap Şii'si de olsa Müslümandır. Sünni zaten Müslümandır. Hiç bizim bunları tekfir ettiğimiz bir şey yok. Ama adam kalkıp Ebu Bekir sahabe değildi derse, âyet inkâr etmiş oluyor.
- 1:15:29
Âişe kötü yoldaydı derse, haşa radıyallâhu anhâ, Kur'an'ı inkâr etmiş oluyor. Öbürü de sünni, öbür şapşal da sünniyim diye geçiniyor, o da şeriatı kabul etmiyorum diyor, o da oradan kâfir oluyor, sünnilik onu kurtarmıyor ki. Veya işte başka bir âyetini kabul etmiyor. Başörtüsü diye tesettür yok diyor, Allah öyle bir şey emretmemiş, nereden uyduruyorsunuz diyor.
- 1:15:52
Değil mi şimdi? E o da Vel yadribu nebihu mûrine alâ cûbîl. Başörtülerini yakalandan aşağı vursunlar. Âyetinin nur suresinin inkârıyla kâfir oluyor. Öbürü faizsiz ekonomi düzelmez, faizsel helal ya deyse, o da faizden kâfir oluyor. Yani zaten burada sünnilerde de sünni geçinenlerde de kâfir olma oranı bayağı yüksek yani.
- 1:16:15
Şu andaki cahillikten dolayı. Kur'an'ı bilmiyor ya. Ha şimdi de şöyle bir durum çıkıyor. Ya bunda âyet var, hadis var dediğin zaman duruyorsa hadi mazeretten bilmeme mazeretten hani o anda iman tazeler, durumu kurtarabilir diyelim. Ama şimdi esas sorun şu, Kur'an'da olsa da buna inanmam diyor. Buna da rastladım.
- 1:16:36
Bu daha biraz az tabii. Âyet okuyorsun ediyorsun. Kısasta âyet var. Veya hırsızın elini kesin. Bu dedi, Kur'an'da olsa da inanmam dedi. Efendi Hazretleri'nin adam. Efendi Hazretleri de dedi ki, sen şimdi ölsen cenaze namazını da kılmam, Müslüman mezarlığına da gömmem dedi. Sen âyeti inkâr ettin dedi.
- 1:16:59
Adamın yüzüne. Efendi Hazretleri kocam soğutmazdı. Bizim şimdiki bazı hocalar gibi onu da idare edin, bunu da idare edin. Böyle bir şey yok. Yüzüne söyledi. Adam da en büyük zenginlerindendi Türkiye'nin. Takmaz öyle. Zenginmiş, ağaymış, paçaymış. Darılırmış. Ne darılacak? Hakkı söyleyeceğiz. Ben burada bir şey yapmadım ki yani.
- 1:17:24
Ha şimdi, ondan sonra efendim, Fahri abi İbni Sina niye tevil edilmiyor da, tekvil işinde torpil mi var da, o işine geldiklerini etmiyorlar da, yani İbni Arabi'yi falan katletse Allah'ını seversen kastediyor. İşte şöyle yapıyor, böyle böyle bir şeyler. Söylüyor. Ondan sonra efendim, işgalciler, taşeronlar ile bölgeyi toplayıp işgale geldiği şu günlerde, hâlâ biz
- 1:17:49
asabiyetler peşine koşuyoruz falan filan. Aynı lafı da ben söylüyordum sana ha, sadede gelelim. Yani memleket elden gidiyor, vatan bölünmek üzere. Teleferdi Haçlı, Şabi'yi saldırmak üzere. Ordu yığınak yapıyor orada. Musul Kerkü'ye girseler bütün Müslümanı kesecekler. Dünya diken üstünde. Üçüncü Dünya Savaşı patlatıp patlayacak.
- 1:18:14
Salih Tuna'nın yazısına bak. Cübbeli ile konuş. Cübbeli tekfirciymiş, radara yakalanma. Şimdi bak, Ahmet Hakan olsun, Salih Tuna olsun, bunlar, bunların zerre kadar kültürü olsa, zerre kadar, Cübbeli tekfir ediyor demez. Çünkü ben, tekfir, işini naklediyorum. Tekfir edenle, yani İmam Gazali, İmam Rabbani, tekfiri nakledeni, nakledeni, eşit sayan,
- 1:18:50
ve beni tekfiri başlatan olarak gören, yani tekfirci olarak beni ilan eden, bir insanın, bu gazetelerde, Öbür Diyeni Şabak'ta yazıyor, yani yazdırılacak ehliyet ve liyakata, sahip olmadığını düşünüyorum. Çünkü, insanda en az ufak bir kültür seviyesi olsa, bu adam, bana göre mi diyor, yoksa İmam Gazali'den ibare okuyor, ders var mektubatta, sıra oraya gelmiş,
- 1:19:21
ne alakası var diyor. Ben bir mektup tercüme ediyorum, şer yapıyorum ders. Sıram oraya geliyor, o sıramda o konuyu konuşuyorum. Ben oraya atlayamam ki, İmam Rabbani niye attıyım oraya dediğini canım? Millete niye anlatmayacağım, geçeceğim? O zaman, ben tekfirci değilim. Cübbeli'nin kafirleri diye bir şey yok.
- 1:19:44
İmam Gazali'nin kafir saydıkları var. Ehl-i Sünnet uleması'nın kafir saydıkları var. Kıstaslar belli. Bu radara kim girerse, kafir olur. Sen de, ben de fark etmez. Hoca da, şeyh de fark etmez. İman meseleleri bellidir. İnkar eden kafirdir. Bu kadar basit. Yani Allah'ın, e ortağım var diyeceğiz şimdi, evveli yok diyerek.
- 1:20:07
Nasıl sen kafir olmayacaksın o zaman? Kimsenin hatırı için kimseye, efendim, ne yapamam? Ne yapamam? Efendim, yağcılık, bilmem neylik yapamam. Onun için, bu arkadaşlar, lütfen, iyi okusunlar, sohbetimi iyi dinlesinler. Bir tarafını dinleyip öbür tarafını kaçırmasınlar. Benim sohbetlerim zaten biraz daldan dala atlar.
- 1:20:31
Maksadı anlamak için tümünü dinlemek icap eder. Ama, o kadar da anlamayacak değiller. Demek ki kasıtlı yapıyorlar. Bu bir hainliktir. İnsanlara karşı bir emanete hıyanet. Ne demek emanete hıyanet? İlim bir hıyanettir. Bak burada yazı yazıyorsun. Millet seni okuyor. Millet seni bir doğru bir şey yazıyorsun diye okuyor.
- 1:20:52
Veyahut da neyse. Bir şey öğreneyim diye okuyor. Sen burada insanlara bu bilgiyi veriyorsun. Yani ne yapıyorsun? Bu yazı emanetine ve sana verilen köşeye, kaleme, hainlik ediyorsun. Çünkü neden? Cübbeli kafir dedi bunlara diyorsun. Niye İmam-ı Gazali'yi söylemiyorsun? cübbeli çıkarttı bu işi diyorsun?
- 1:21:11
Ben nakledeceğim. Nakledene mesuliyet yoktur. Dolayısıyla tekfir eden bizim imamlarımızdır. Onlar da kime kafir diyorsa biz de aynen tasdik ediyoruz. Asla biz onların buyurduklarında şüphe edemeyiz. Şimdi bu da bu vakitteki şey de bir sıkıntı bir şey. Ama vaktim kalmadı çok. Onu da bir dahaki şeye bırakayım.
- 1:21:39
Efendim, bu konuda güzel bir, çok sıkıntılı bir şey yapmış. Eyüp Sultan'ı lütfen bu Hezeyan'dan kurtarın diyor. Hezeyan dediği de efendim, bazı kaynaklarda hadis olarak geçen, bazı kaynaklarda kelam-ı kibar, büyüklerin sözü olarak geçen bir hat yazılmış mezarlığa. Mezarlıkta bunu Hezeyan diyor bu adam.
- 1:21:59
Vakitteki 18. sayfa, 1 Kasım Salı'nın efendim, 18. sayfasında başlıkta bu. Bunu tahlil edeceğim inşallah önümüzdeki derste de. Yani, efendim, bunu diyor işte kaynaklarda yoktur diyor bir tek İbni Kemal'le vaat etmiştir. İbni Kemal de diyor hoca değildir, paşadır diyor. Hay Allah'ım! Akıt gazetesinde köşe yazarlığı yaptırılan
- 1:22:24
köşe yazarlığı yaptırılan adama bak, köşe yazar değil, adama bak! Köşe yazar değil, tüm sayfayı hazırlıyor. tüm sayfayı hazırlıyor, bu köşe yazısı değil. O sayfanın tümünü hazırlıyor, sayfanın adını da kesmişim, yanını da kesmemişim. Sayfanın tümünü hazırlıyor, bu adama bir sayfa vermişler. Vay bu milletin hali.
- 1:22:39
Salih Sunay gibi, Ahmet Erkan gibi, nakledenle, nakledenle tekbir edene tekbir edeni ayırt edemeyenleri okuyanların vay haline! Yazık bu adamlara, insanlara yazık. Bu kültürsüzlerin eline kavuşlar. Burada koca bir gazete şey yapıyor, İbni Kemal Paşa diyor. Zaten hoca değil ki diyor, paşa diyor. Kaldı ki, paşaların birçoğu büyük Allame'ydi, ayrı dava.
- 1:23:03
Eyüp Sabri Paşa. Mirasülhanemeyni yazmış. Ahmet Muhtar Paşa. Allame'ydi yani. O paşaların çoğu Allame. O şimdiki Diyanet Reisi'ni 50 sene okutur o paşalar. Onu geçtim. İbni Kemal Paşa, ya adam İbni'den haberi yok ya. İbn-i Kemal Paşa, Kemal Paşa'nın oğlu demek, kendisi Paşa değil, Paşa'nın oğlu, Paşa'nın oğlu, hoca olamaz mı?
- 1:23:36
İsmi ne? Ahmet Efendi, tamam? İbni, oğul demek. İbni Kemal Paşa, Kemal Paşa'nın oğlu demek. Ne var? Kemal Zahide, Serkan Efendi biliyor. Koca akıt gazetesine yazı hazırlamış. Bak bizim Serkan Efendi, normal vesat bir cemaatimizden. Yani kendine göre profesör değil, docent değil yani. Ama bak, o biliyor ya.
- 1:23:57
Ya kendinizi rezil etmeyin ya. Akıt gazetesiyim diyorsun. Kardeşim, bu adama yazı yazdırıyorsun ya. İbni Kemal Paşa diyor, adam paşa diyor. Zaten paşadan hoca olmaz diyor. Ya bir defa paşadan hoca olur. İki, bu adam paşa değil ki. Paşa'nın oğlu. Kemal Paşa, Zahide bunun adı. Zahide ne demek? Sen onu da zede dersin şimdi ya.
- 1:24:25
Adam bitti ya, deprem zahideler diyor. Orada da deprem zede diyecek, Zahide diyor. Yani, Kemal Paşa, Zahide ne demek? Kemal Paşa'nın oğlu demek. Paşa mı demek? Kemal Paşa'nın oğlu paşa mı oluyor? Ondan sonra, bu kim biliyor musun? Bu biliyor musun? Hoca değil diyor, paşa diyor. Şeyh-ül İslam bu ya. Osmanlı'da Şeyh-ül İslam.
- 1:24:53
Şu anda Yavuz Sultan Selim'in üzerinde bulunan, vasiyet ettiği çamurlu kaftan, onun atının, ayaklarının fırlattığı çamur. Öyle büyük bir veli Allameccan ki, onun diyor, atının ayağındaki çamurun isabet ettiği kaftanı kabrimiz üstüne koyun da bereket alayım diyor ya. Koca Yavuz Sultan Selim. Şeyh-ül İslam, Allameccan, dünya kadar eserleri var.
- 1:25:23
Hanefi fıkhında, tefsirde, hadiste. Orada işte Eyüp Sultan'ı bu eziyandan kurtarın. Tabi bunun içine ne girersen bir saat çıkamam. Buna gireceğim tabi. Bizatü hayyartun fü'l-umur fes tealümün el-kubur meselesine. Kaynaklarını da vereceğim. Hiçbir kaynakta yok diyor, bir ac-dünyada var. Ne ac-dünyada var?
- 1:25:43
Daha nerelerde var? Onları da zikredeceğim. Ama hadis olarak kabul etmek şartınız yok. Hadis kaynaklarında geçmiyorsa, o zaman kelam-ı kibar büyüklerin sözü. E bu Kur'an'a uymuyor diyor. Senin aklına uymuyor. Sen Kur'an'ı ne kadar anlıyorsun da Kur'an'a uymuyor? Bak sana onu öyle bir uyduracağım ki, sen de şaşıracaksın.
- 1:26:04
Vay anasını bu demek mi diyeceksin. Onu da uyduracağım. Kur'an'a tıp atıp uyuyor. Bilmeyene uymuyor bir şey. Bilmeyene hiçbir şey uymuyor ki zaten. Ne desem uymayacak ki sana, anlamıyorsun ki. Al üstünün eline bir mahal, internetten giriyorsun, tak oradan mahale atıyorsun. Tefsir bilmiyorsun, hadis bilmiyorsun.
- 1:26:23
Kardeşim, Akıt Gazetesi, bu Şaban Şipşek kamburundan kendini kurtarmalı. Hadisleri, sayı hadisleri de, Buhari'de de olsa diyor. Bak Şaban Şipşek de, Buhari'de, Müslim'de de olsa. Bırak İbni Kemal Paşa'yı şimdi. Buhari, Müslim'de de olsa akla uymayanı atalım diyor adam. Ya bunu nasıl yazdırıyorsun? Peygamberin sünnetini reddediyor yahu.
- 1:26:43
Ondan sonra ben Akıt'e niye uğraşıyorum? E hürriyetle mi uğraşacağım? Bak ben orada istediğim zaman gazete, Akıt'e istiyorum okuyorum. Çünkü hiç olsa bir karı kız yok. Yine bir bakılacak bir haber alıyorum İslam aleminden. Dolayısıyla ben tabii onunla uğraşırım. Niçin? Madem biz bir Müslüman camiayız, camiayız, cemaatiz.
- 1:27:06
İnsanları ehl-i sünnetten saptıracak insanlara yazılar, yazdırmamakla mükellefiz. İnsanlar da size güvenip alıyor, okuyor. Ben alıyorum, okuyorum. Ben şimdi bunu bilmeyen biri olsam, sapıtacağım. Yazık günah değil mi? On binlerce binlerce aboneniz var, okuyucunuz var. Siz Müslüman insanlarsınız, ehl-i sünnet insanlarsınız.
- 1:27:27
Ben tanıyorum sizi. Ama bunları televizyonlarda yapmayalım, hocam özelde konuşalım diyorsunuz bana ama. Özelde konuşmak olmuyor. Çünkü neden? Sen gazetede yazıyorsun, bu on bine, yirmi bine yayılıyor. Bu yayıldıktan sonra ben seninle özelde anlaşsam neye yarar? Adamın itikadını düzeltmek için ben mecbur cevap vermekle mükellefiz.
- 1:27:48
İyi ki de her gün gazete okumuyor. Sohbetler kalır ya. Her gün bunlara reddiyle uğraş. Biri bir hezeyan yapacak yine mutlaka. Onun için Eyüp Sultan'ı bu hezeyandan kurtarın diyeceğiniz yerde akit gazetesini bu yazarın hezeyanından kurtarın. Bu kimse burada, adını da aradım ettim, acaba diplerde miydi göremedim.
- 1:28:11
Bu sayfa on sekizinci sayfa yani ha. Bundan dolayı on sekizinci sayfaya dikkat edin bari. On sekizinci sayfa mimlendi şu an. Mesela, on sekizi özellikle ben direkt açacağım artık. Direkt on sekizi açacağım mesela. Bu belki döndürüyorlardır on sekiz, on dokuz. Mühim olan adıdır onun da. Biliyor musun?
- 1:28:32
Bu sayfanın adını. Bir adı oluyor sayfanın anladın mı? Onu anlatırım şimdi. Öbür derste onu buluruz. Siz mesela ekonomiyi okuyun. Dolar kasa çıktı. Anladın mı? Arsanız değerleniyor mu? Şey nereden geçiyor? Çılgın proje nereden geçiyor? Arnavutköy'ün arsanız kaç metre? Nerede var? Siz onu okuyun bak.
- 1:28:52
Ondan sonra işte efendim, nerede bu proje var? Nerede aldı, varsadı? Onu okuyun. İstem aleminin durumunu okuyun. Güzel yazarlar var. Hasdi Şabi, İran'ın tehlikesi, bunları da yazıyorlar. Güzel bak. Katılıyor. Filistin'de ne oluyor? Gazze'de ne oluyor? İstem aleminde neler oluyor? Bunlar çok güzel yazılar da çıkıyor hakikaten.
- 1:29:10
Ben bile bak, Rahit Salah hocamızın tutuklandığını oradan okudum yani. Bir şeyden haberim yok. Okumakta da fayda var, ben de bilmiyorum ama bu böyle fetva vermeye girenlerde sıkıntı var. Fetö'nün aleyhine yazılan ne kadar yazı varsa bolca okuyun. İsterseniz yapıştırın eve. Fetö'nün aleyhine, PKK'nın aleyhine, PYD'nin aleyhine, Yahudi'nin aleyhine.
- 1:29:33
Bak bunlar çok güzel konular. Şuurlanın. Bunları katılıyor. Öbür sayfada da alıntılar var. Alıntılar da güzel. Erbakan Hoca olmazsa Kıbrıs Harekatı olamaz. Olamaz. İmzan basarım. Şahidiyim. Hocadan bizzat dinledim. Güzel alıntılar var. Orada Yusuf Kaplan'ın bir yazısını almıştım mesela. Çok güzeldi.
- 1:29:53
Alıntı yapmış yani. Hadis olmadan olmaz, sünnet olmadan din olmaz. İslâm'ı protestanlaştırmak istiyorlar. Çok dikkatli olalım. Şimdi sıra Kur'an'a gelecek. Mezhepleri, tasavvuftan başladılar. Mezheplere girdiler. Şimdi de hadisleri akla uyduralım diyorlar. Bak Şabancı Müşerciye. Yani tabii Yusuf Kaplan ehl-i sünnet üzere konuşuyor mesela.
- 1:30:13
Güzel. Biz adamın niye bıyığı yok, niye sakallı yok soruyor muyuz? O kendine ait. Ameli kendine ait. Ama itikad başka bir şey. Nice bir tutam sakallılar var zındıktır. Mezhepsizdir. Nice bıyıksız sakalsızlar vardır. Tam ehl-i sünnettir. Çünkü ehl-i sünnet itikada ta bu kadar itikad beyindedir. Bundan dolayı benim laflarımda hiçbir çelişki bulamazsınız.
- 1:30:41
Kırk sene evvelki lafım neyse kırk sene sonra aynıdır. Çünkü kaynaklarım aynıdır. Kaynağı değişmeyen adamın aklı da değişmez, konuşması da değişmez. Ama bir ilmi istikrarı olmayıp, at yapısı olmayıp internetten sörf yaparken oraya buraya dolanırsa bugün bunu söyler, yarın onu tam tersini söyler. Anladın mı?
- 1:31:03
Şimdi orada yine Salih Tuna diyor ki Şüphel Ahmet diyor kısıklı da deli ki diyor. Ülül emre itaat farzdır. Peki. Tayyip Bey dedi ki diyor efendim ben işte o lafı da tam bakayım o ne yazmış ona bakayım o lafı da tam demedi de Tayyip Bey bu onu da biraz saptırtmış da ne sünniyim ne şii Müslümanım diye konuştu diyor.
- 1:31:28
Tayyip Bey ne sünniyim ne şiiyim diye bir şey demedi. Tayyip Bey'in dediği lafta benim dinim sünnilik değil, şiilik değil, dinim İslam dedi. Şimdi bu lafa katılıyor musun? Ha o zaman diyor ne yapsın diyor. Bu lafa da diyor o zaman diyor katılsın o zaman diyor madem itaat etmek farzdır diyor.
- 1:31:53
Şimdi bir defa Tayyip Bey Cumhurbaşkanımızdır, başkomutanımızdır, ünlü emrimizdir, devlet büyüğümüzdür. Çıkın dedi, çıkın dedik biz de çıktık. Kendimiz de gittik. Şimdi bu iş ayrıdır. Ama fetva verme işine geldiği zaman kendisi de demiştir ki ben din adına konuşma yetkilisi değilim. Din adına konuşma yetkilisi değilim demiştir.
- 1:32:20
Çünkü ben buna göre Allame-i Cihan değilim demiştir. Ve bu lafı şimdi de duysa tasdik eder. Şu o bir siyaset adamıdır. Bir devlet adamıdır. Uluslararası meseleler var. Ama o onu söylerken peşine neyi getiriyor? İran'ın yaptığına işi getiriyor. Niye mezhepçilik yapıyorsunuz da milleti kesiyorsunuz diyor.
- 1:32:40
Yani sünni olup da milleti kesen bir şey yok ki. Ha IŞİD diyoruz, IŞİD sünni değil ki. IŞİD haricilerdir. 72 fırkadan sapık fırka, cehennem köpekleri, hadis-i şerifle sabitler. IŞİD Hazreti Ali Efendimiz'i öldüren zihniyettir. IŞİD el-Üsned olamaz ki. O zaman el-Üsned ittiği zaman çoluk çocuğu milleti böyle kesmez ki.
- 1:33:04
Anladınız mı? Mevzu farklı bir yer. Yani ondan sonra o lafın peşini nereye getiriyor Tayyip Bey? Getiriyor diyor ki niye mezhepçilik yapıyorsunuz da diyor ya milleti kesiyorsunuz. Yani İran'a söylüyor. Suriye'yi mahvettiniz, şimdi Irak'ı mahvediyorsunuz. Bunu anlamak lazım. Ama o bir devlet adamı tabiriyle konuştuğu için böyle konuşuyor.
- 1:33:24
Kaldı ki Tayyip Bey bir şey dese İmam Maturi dediği ki o. İmam Ebu Hanife dediği din adına konuşmaya etkili de değilim diyor kendisi diyor. Dolayısıyla konuştuğu laflar siyasidir. Siyasidir. Siyasi olduğuna göre ona dini bir boyut yüklenmemek lazım. Yani biz hükmü, fetvayı, fıkhı Tayyip Bey'den öğrenmiyoruz ki.
- 1:33:51
Dolayısıyla orada bir şey konuşuyorsa bunu fıkhı olarak itikadınız böyle olsun demiyor kimse. O bir mesaj vermek durumunda dünyaya, uluslararası. O öyle bir konuşma yapıyor. Ama peşinden vurduğu nokta neresi? Vurduğu nokta Şian'ın mezhep tahassükçülüğünden Müslümanları kesmesine getiriyor. Yani o noktada efendim o laf şöyle söylense daha iyi olur.
- 1:34:16
Kur'an'da sünnilik yok, şiilik yok denmemeli. Veyahut ne sünniyim ne şimdi. Ama peşinden diyor o bir yorumdur diyor, benim de bir yorumum var diyor. Bak lafları dinleyin. Tayyip Bey'i kaç kere rastladım ben. Benim de bir yorumum var tabii diyor. Ne demek istiyor? El üstü ne sünniyim demek istiyor, benim de bir yorumum var diyor.
- 1:34:36
Adam verecek sana da. Ama diyor bu mezhepçiliği savaş şeyi yapmayalım diyor, birbirini kesmesine. Birbirini kesmeye sebep yapmayalım diyor. Yani hepimiz Müslümanız, niye böyle yapıyoruz demek istiyor. Bu ayrı bir konu. Bir devlet adamına yakışan bir konuşma şekli. Ne yapacak adam? Ha şöyle dese daha İslâm'a uygun olur.
- 1:34:59
Nasıl dese? Dese ki Allah'ımız bir, Peygamberimiz bir, kıblemiz bir, ehl-i beytimiz bir. Bak bunlar birleştirici sözler. Sonra e biz sizi destekledik Avrupa Birliği'nde, Amerika'da atom bilmem ne üretme meselelerinden bütün dünyayı karşımıza aldık, İran'ı tuttuk. Kulların hakkı olsun dedik. E işte geçen senelerde.
- 1:35:18
Peki biz sizi destekledik, orada gavurlarla kötü olmayı göze aldık. Dedi ki Müslümansınız. Hakkınızı kaybetmeyin. E peki siz niye şimdi Suriye'ye giriyorsunuz, Irak'ta bütün ortalığı karıştırıp, ersineti kesiyorsunuz? Yani siz niye mezhepçilik yapıyorsunuz? Bak bizim bir mezhepçilik yapmadık Türkiye olarak.
- 1:35:35
Böyle dense daha uygundur. Hani Kuran'da sünnilik yok lafında. Ama siyasi ağız hiçbir zaman dinde hüccet olmaz. Çünkü devlet laik bir devlet. E devletin dini yok. Dini varken İslam çıkarttırdılar. İlk Cumhuriyette devletin dini İslam yazıyordu. Anayasada. Onu çıkarttırdılar, laikliğe çevirdiler.
- 1:36:02
Şimdi laik bir ülkenin cumhurbaşkanı. Bu, bu şekil daha ne yapacak? Nasıl konuşacak yani? Şimdi esas şaşılacak iş nedir? Tali Hoca'nın konuşması. Habertürk'teki konuşmasında. Hatta bana da yeni dinlettiler yani. Bu mevzuyu yaptılar. Ben şaşırdım. Duymuştum da böyle bilmiyorum. E şimdi sen Tayyip Bey konuşuyorsun.
- 1:36:25
Bizim Mehmet Tali hoca İsmailer cemaatinden geçiniyor. Bu kadar da efendim insanlar, ihvanlar ondan zikir öğreniyor yani. Tarikat dersi falan, değişme, vekillik bir şeyleri de var. Şimdi duruma bakıyor musunuz? Sen bana Tayyip Bey'i söylüyorsun. Tayyip Bey ne yapmış? Tayyip Bey devlete, uluslararası siyasete uygun bir şekilde
- 1:36:49
mevzuyu tabii Şialağa mezhepçilik yapmakla suçlamak üzere yeniden getiriyor yani. Ne yapsın? E peki şimdi Mehmet Tali Hoca ne yapmış? E ne yapmışı gör ya. Konuşmada diyor ki, şey şiiler de var konuşmada, Nevzat Çiçek'in programında. Diyor ki dikkat edin ya, aklımız mantığımız duracak. Diyor ki sahabe döneminde sünnilik var mıydı diyor.
- 1:37:15
Şianın tam işine geliyor, bayıldılar orada. Yoktu diyor. E şiilik var mıdı diyor. Yoktu diyor ona da bir hafif. Öbürleri, öbürleri. Hah geldik işte diyor. İslam vardı diyor, Kur'an vardı. Eee? Orada buluşalım diyor. Ya sen siyaset adamı mısın? Başbakan mısın? Cumhurbaşkanı mısın? Uluslararası, lordlar kaba arasında mı konuşuyorsun?
- 1:37:40
Yani sen bir ehl-i sünnet alimsin. Nasıl konuşuyorsun? Sahabe döneminde sünnilik var mıydı? Bu ne demek ya? Sahabenin hepsi ehl-i sünnette zaten. Sahabe döneminde şiadı yoktu, muhtecili yoktu ama sünnet vardı. Cemaat vardı. Bütün bunlar hadislerle sabit. Aleyküm-ü sünneti vel cemaati. El cemaatü birçok hadiste Tirmizi'de geçer, İbn-i Mace'de geçer.
- 1:38:05
E şimdi sahabe zamanında sünnilik var mıydı diye bir hoca, ehl-i sünnet bir hoca sorar mı? Yok diyor bir de. Cevaba da bak. Sahabeye sünnilik yokmuş. Ya böyle nasıl konuşuyor? Yani salih tutuyor. Demek istiyorum ki sen bana bir hocanın lafını getir, ben hocanın lafını sana tahlil edeyim. Tayyip Bey'in lafında ne soru mu?
- 1:38:30
Tevhile müşahit. Özelde bildiklerim de var, onun için. Özelde de bildiklerim var, Bir randevu alırsan benden, özelde de konuşurum, seninle anlatırım. Salih tunasın diye de gel çayımızı içme demem. Çorba da içiririm. Fark etmez. Özelde de bildiklerim var. Hal böyle olunca, onu ben tevhile ederim. Bir hizah bulurum.
- 1:38:58
Talih hocaya ne hizah bulacağım? Ya şialarla birlikte televizyona çıktın diye yaranmak için sahabede sünnilik yok denir mi ya? Bana daha yeni dinlettiler ya detayını. Ben inanmıyordum ya bu kadar. Duymuştum. Dedim onun ilerisi gerisi vardır. Meğer ilerisi gerisi hepsi bu. Sahabede sünn.. Yahu Ali Haydar Efendi babamız şeytana ile yaptığı mücadele,
- 1:39:29
hani Ruhi Türkan tefsirinin beş cildini kabul ediyormuşsun ya, onun birinci cildinde anladın mı? Ben de vardım diyorsun hani. Hiç yokken bir de. Efendi Hazretlerimizin direkt yazdırdığı. Efendi babadan bizzat dinlediği âlâ eder efendi. Hani sen ihvansın diye, seni bağlar diye sana anlatıyor.
- 1:39:45
Orada isteriz bile, birinci cüz'ün ilk sayfası yani, yirmici sayfası de cüz'ün başı oluyor yani. Feynâmenû bimislimâ men tümî fıkha dîtedir. Şeytan diyor, atladı, camdan neyse tekkede, Evliyaullah'ın keşfi açık. isteriz bile birinci cüz'ün ilk sayfası yani, yirmici sayfası ve cüz'ün başı oluyor yani.
- 1:39:51
Sen diyor, hangi mezheptensin? El-Üstet mezheptenim. Hak olduğunun delili ne? feynâmenu bimislime âmentu mifakadîtedir. Şeytan diyor, atladı camdan neyse tekkede Evliyaullah'ın keşfi açık. Sen diyor, Sen diyor, hangi mezheptensin? hangi mezheptensin? El-Hüsnet mezheptenim. El-Üstet mezheptenim. Hak olduğunun delili ne?
- 1:40:11
Bir ayet okuyorum diyor. O da Şii'nin de delili şu diye bir ayet okuyor diyor. Şeytan, bütün mezhepleri kurduran, El-Üstet dışındaki bütün mezhepleri ve dinleri kurduran şeytan. Tabi Hindistan'dan geldik. Allah diyor. Tomuzlar yollarda, inekler yollarda, her şey yollarda, pislikler, yıkananlar, pisleyenler, ineğe tapanlar, çişini satanlar, sektör, sektör,
- 1:40:41
şu anda dünyadaki en büyük sektör. Avrupa'daki bütün Hindulara, dünyanın en büyük zenginlerine, Hindulara özel paketlerle inek CD satılıyor. Adam özel 4 bin kişilik fabrika kurmuş şimdi. Devlet de destekliyor, onun reklamını vermeye televizyonu kapatıyor. Reklam mecbur. Sonra baktık, havaalanında hep o adamın reklamı var.
- 1:41:04
Adamı gösterdi bize internet. Allah dedim hakikaten ya. Her dakika o adamın reklamı. İnek CD satıyor. İnsanlar maymuna tapıyor. Maymuna. Fareye tapıyor. Onun için kedi yok. Kedi fareyi öldürüyor diye. Memlekette kedi göremezsin. Evet. Adam fareye tapıyor. Tezeğe tapıyor tezeğe. İneğe tapan ayrı. Bir de özellikle tezeğe tapıyor.
- 1:41:33
Ve 3 bin tane din var. 3 bin. Kurban olduğum sana. Ne mübarek bir dini Mümin İslam verdin bize ya. Ne temiz bir din ya. Adamlar pislikten geçinmiyor ya. Yıkanmak yok, bir şey yok. Öbürleri sihirler kafalarına sarmışlar, sarığı bağlamışlar içine şey. Onlar da eskiden Müslüman herhalde. Ökber Şah dönemi.
- 1:42:00
Biraz İslam'dan, biraz Budizm'den, biraz Hinduzim'den almış, kotarmışlar, bir şeklinde çıkartmışlar. Kendilerine göre bir kitapları var. İlahi gibi okuyorlar. Zannediyorsun Kur'an okuyorlar minareden. Değişik değişik bir şey. Onlar da 3 milyonmuş. Fakat bütün Hindistan'ın askeriyesi hepsi ellerindeydi.
- 1:42:18
Oranın Yahudileri gibiymiş onlar. Çok zenginmişler. Hindularla da benim anladığım Yahudilerin bir ya amca oğlu ya bir şeysi var. Hani diyor ya neyse Palamut'tedir, Hamsi'nin amcası da olur yani. İlla bir yere bağlayacak. Onun da Hamsi'yle akraba olması gerekiyor ya bütün balıklar. Mesela bu Hindu işi ben bağlıyorum.
- 1:42:37
Bak Hamsi, Palamut işiyle benzemez. Çünkü ineğe tapmak Fâhrazilev m'iclen cesedeluhuvâr. Buzayı çıkarttı Samiri. İsrailoğulları buzaya taptı. Denizden çıkınca bir kavim gördüler. Ceallenâilen kemâlehum âli. Bak bunların ne güzeli elle tutulur. Sağılıp sütü içilir inekleri var. İlahları var bunların ilahı.
- 1:42:58
Bize de ilah yap dediler. Musa a.s. ne uğraştı onlarla. Altı yüze küçül bini buzağın etrafında tavaf yapıyordu ya. On iki bin kişi müslüman kaldı. Musa a.s. turdan inince gördü ya işte levhaları elinden düşürdü, kırdı. Harun a.s.'ın sakalını tuttu. Sen ne yaptın benim yerimi gözetemedin. Niye bunları böyle ineğe taptırdın o dedi.
- 1:43:21
Beni dinlemediler. Samiri bir inek yaptığı heykel etrafında dönüp duruyorlar. Yani bu ineğe tapma işi eski bir şey. Yani sihlik yeni. İki yüz senesi, üç yüz senesi var. Hinduizm çok eski. Bu Yahudi ile irtibatlı bir şey. Yahudi anadan Yahudi olmayanı Yahudi saymadım ha. İşte babadan olsa bilmem ne olsa da onları da hepten hüve-i muamelesi yapsa da yine amca olur ha.
- 1:43:46
Senden benden terzi eder. Benim ne anam Yahudi ne babam Yahudi. Onun için Yahudi tabii ki bir taraftan anası o Yahudi değilse Yahudi'ye kayıt etmez ama babası Yahudi olanı da es geçmez yani. Beni gibi de muamele etmez ona herhalde. İneğin kanı var taşıyor. Esas kan babadan taşıdı. Ne hikmetse onlar anadan tutturmuşlar.
- 1:44:07
Şimdi bu ineğe tapma işi de Yahudi işi. Oradan geliyor. Yani insanlar ne bizim sapık vaziyetteler. Hal böyleyken sen efendim yani Allah-u Teala bu dini verdiğimize, bu İslamı verdiğimize ne kadar hamd etsek, şükredecek az.
- 1:44:23
Şimdi nereden geldik? Efendim baba bir ayet okuyorum diyor. Yani demek istiyorum ki İslam dışında yani Sünnet, İslam eşittir. Eşittir. İslam eşittir. Sünnet, eşittir İslam. Sünnet demek, hadis demek Hadis demek sahabe demek. sahabe Hadisle sahabe olmadan Kur'an anlaşılmaz. Eta yola atıyor Resûl. Allah'a itaatten sonra Resûl'e itaat Kur'an'la farz edilmiş.
- 1:44:48
E Resûl'e itaat sünnetten ibaret. O zaman bütün âyetler Resûl'e itaat ve farz ediyor. Nasıl sünneti en üstete ayırırsın? Ayırdığın zaman Kur'an inkar etti. Onun için en üstete ayırırsın. Eşittir İslâm, bu bizim itikadımız budur, kimse kusura bakmasın, ama şimdi biz burada
- 1:45:09
şimdi biz burada Tali Hoca'nın şeyine gelelim. Tali Hoca'nın şeyine gelelim, sahabe döneminde sünnilik yoktu, e şiilik de yoktu, geldik Geldik adamdan eşittir o ha. adamdan eşit duru var, sen şiiye demiş olursun ki… Sen şiiye demiş oluyorsun ki sen de yoktun, ben de yoktum demiş oluyorsun. Şiiyi bundan daha çok mutlu eden bir söz var mı?
- 1:45:24
Yok. Neden? Aha kendi ağzınla kendini fesh ettin diyor. Hani İslamsızdınız, doğru İslamsızdınız diyor. Kendi ağzından bir el-i sünnet hocası bir de Mahmud Efendi Cemaat'ın hocası diye çıktın oraya kendi ağzından el-i sünnet'i fesh ettin. Zaten diyor şiiyi konuşmaya acet kalmadı. Sen kendin dedin ki sahabe döneminde yoktu diyor.
- 1:45:48
Yaptığı işe bak. Kırdığı çanağa bak. Şimdi tamiri zor bir şey. Tam Şian'ın ekmeğine yağ sürmek oldu yani. Sen Tayyip Bey'in konuşmasına ne bakıyorsun? O devlet adamı, siyasi konuşuyor. Sen burada hocasın. Sen niye burada onlara yıkayı anan yapıyorsun? Sahabe döneminde yoktu. Peki Ali Haydar Efendi babamıza bağlı değil misin sen?
- 1:46:11
E yazıyor işte Ruhl-i Furkan'da. Efendi yazdırdı onun birinci cid. Orada yazıyor. Şeytan diyor ki sen diyor hak olduğun ne belli? Diyor ki ayet, şu ayet işte. Rasûl'e itaat ben bir el-i sünnet, Rasûl'e sünnete bağlıyız falan filan. O da diyor Şian'ın da delili şu. Mutezile'nin de delili bu. Sen ne biliyorsun diyor Mutezile hak değil?
- 1:46:34
saatlerce beni tere boğdu diyor. Şeytan kadar alim var mı? Ayet-i Hadis'ten hepsini ezbere biliyor. E 72 fırkayı okurdurdu. 3000-5000 dinler hepsi okurdurdu. Fâreye tapan aslında kime tapıyor? Şeytana. Şeytana. E, Kur'an-ı Kerim ne diyor? Ahirette. Ahirette Elhamdülilleküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.
- 1:46:58
Yasin Şerif'te Ey Ademoğulları, demedim mi size şeytana tapmayın? Mevla Kur'an'da, ahşerde demeyecek ki demedim mi size maymuna tapmayın? Mevla Kur'an'da şey ahşerde demeyecek ki demedim mi size maymuna tapmayın, ineğe tapmayın? Çünkü hepsinin tapındığı esas nokta şeytanın lafını dinliyor vesvesesiyle.
- 1:47:12
Onu ilah tanıyor. Allah'tan vahiy mi geldi ineğe tapılıp diye? O zaman Mevla onun için tek kalem söylüyor. Ben demedim mi size şeytana tapmayın? Onun için Budist de şeytana tapıyor, Hristiyan da şeytana tapıyor, ineğe tapan da şeytana tapıyor. İslam'dan en üstünden gayrı herkes şeytana uyuyor. Uyuyor.
- 1:47:34
En'âd-ı asrât-ı müstakîmenâeti Dost doğru yolum budur, benim yolum sünnet. Fettebîrû bunavu velâ tettebîrû sübûl. Yollara uymayın. Orada Yahudilik Hristiyanlık kastedilmiyor. Dümdüz bir çizgi çiziyor. Bir de etrafına patika yollar çiziyor böyle. Mübarek sallallahu aleyhi ve sellem asasıyla kumda. O kenardaki yollar her birinin başında bir şeytan var
- 1:47:54
bana gel diye sizi davet eder diyor. Onlar kim? 72 fırka. Çünkü İbn-i Mâce hadisinde vesetefterikummeti itelâ temessebûnef. Ümmetim yakındır, 73 fırkaya bölünür. Küllûn finnâr ilâ vahyde. Biri müstesna, hepsi ateştedir. Onun için öbür fırkalardan da imanını kurtaran sonra cennettedir. Ama imanı kaybedecek, Ayşe Anamız'a iftira gibi, Hazreti Sıddık'ın sohbetini inkar gibi,
- 1:48:19
öldükten sonra dirilmeye inkar gibi imanı kaybederse, o dediğim yani el-Sünnet'te de olsa fark etmiyor o zaten. Çünkü imanı kurtaramıyor ölürken. Bak şeytana tapmayın dedim size. Buyuruyor. E şimdi Efendi Baba böyle cevaplar veriyor. O bir ayet okuyor, ben bir ayet okuyorum. O bir hadis okuyor, ben bir hadis okuyorum.
- 1:48:39
Oh dedim diyor sırtımın üzerine. Efendi Baba'nın yatağı yerdeydi zaten. Yatağın üstünde de otururdu, ayakları tutmuyordu son zaman. Böyle diyor bir devrildim yatağın üstüne diyorum. O diyor başımda duruyor böyle, hadi konuş diyor, hadi oku bakayım diyor bana diyor. Nefesim kesildi diyor, saatler geçti diyor.
- 1:48:57
Allah diyor aklıma diyor, Bakara Suresinin şu ayetini getirdi diyor. Şimdi ayeti bilmek önemli değil. Lazım olduğunda aklına gelip bazına gelmesi önemli. Herkes hafız veya hoca. veya hoca. Ama adam bir şey konuşurken, tak ayeti getirmen gerekiyor. Tak oturdum diyor, gel dedim diyor. Hadi bakalım şimdi, diyor.
- 1:49:17
fe-in âmenû Eğer iman ederlerse insanlar, insanlar bi-mislim âmentum bi- Sizin inandıklarınıza sizin gibi. Takadîte de mutlakâ idâte erdiler. Bu âyete göre diyor şimdi şeytana soruyorum diyor. Sizin inandığınızdaki, siz zamirin muhatabı kim? Siz kime diyor ayet? Siz kim? sende de mi? Siz kim? Sen de demiyor.
- 1:49:42
Siz, başta Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem, sahabe, cemaat. Sizin inandığınız gibi inananlar doğru yoldadır. Sizin inandığınız gibi inanmayan, İslam'ı ol. Kader yok diyor. Sizin inancınızda, Resûlullah ve sahabenin inancında kader var. Ayrıldı. Hak'tan ayrı bir şıkka düştü. Yakında Allah onların şerrine karşı sana kâfi gelecek diyor.
- 1:50:08
Şimdi, bir noktadan ayrıldı. Allah'ın sıfatı yok dedi. Kâfir olmayan noktalarda bile el-i sünnetten çıkıyor tabi. İlle kâfir olmasan da çıkıyor el-i sünnetten. Her el-i sünnetten çıkan kâfir olmuyor. Her kâfir el-i sünnetten de çıkıyor, dinden de çıkıyor. Ayrı dava. Ama her el-i sünnetten çıkana da kâfir denmiyor.
- 1:50:30
Çünkü Mutezile'nin de Müslümanı var, Şian'ın da Müslümanı var, 72 fırkanın Müslümanı var. Genelde de Müslümandırlar. Ama zaruriyat-ı diniye inkar ederse, kâfir oluyor. O zaten e-Sünni de olsa kâfir oluyor. Anlatabildim. Ama el-i sünnetin nesi var burada? Hidayet düzleri olduğunun garantisi var Kur'an ve sünnette.
- 1:50:51
Çünkü neden? Ayet ve hadis ne diyorsa ona inanıyor, akıl ve yorum tevil katmıyor, karıştırmıyor. Peki ne buyuruyorsun efendim baba ona? Bu siz buyurduğu zaman, sen Resulullah, sen ve sahaben, o dönemde Şia adı var mıydı diyor? İsim, isim, Şia'nın ismi var mıydı? Yok. Mutezile yok, Cebriye yok, sayıyor, sayıyor, sayıyor, yok.
- 1:51:13
Ne kaldı diyor sizde? Resulullah var mıydı diyor? Var. Sahabe var mıydı diyor? Var. Sünnet var mıydı diyor? Sünnet var hadislerde. Aleyküm bir sünnet diyor, sünnet var. Peki cemaat var mıydı? Şimdi şeytan mesela Çirmizi'yi falan kabul eder, bu ilahiyatçılar gibi değil. Yani şimdi şeytana Bukhari'den bir hadis okusan, tamam o hadis doğru der.
- 1:51:33
Veya Çirmizi'den Kütüb-ü Sitte, Kütüb-ü Tisa. E ne gülüyorsunuz mübarek adam, doğruyu konuşuyorum da. Hiçbir şeytan ve iblis, yani bu hadis değil demez. Ama ben ona inanmıyorum der. Yani inanmayabilir ama hadis değil demez. Yani şeytanda da bu yalancılık yok yani. Dürüsttür, şeytan dürüst bir gavurdur yani.
- 1:51:57
Bak kabrine secde et, kurtul diyor, ne edeceğim diyor ya. Yalakalık yapmıyor yani. Cehenneme gireceğim illa diyor, taktım kafaya diyor yani. Onun için şimdi bu bizim hocalar ne oldu ya? Şeytanı sormadık arkadaş. Bu olmuyor yani, kıvırcıklığın, kıvırmanın, yamulmanın bir usulü var da. Bu kadar olmaz.
- 1:52:19
Şeytan kabul etti ya. Siz dedi, sahabe ve cemaat sünnet var mıydı dedi bu ayette nazil olduğu zaman. Şeytan dedi, var ne diyeyim dedi şimdi sana. Doğruya doğru dedi sana. O zaman dedi, ben hidayet üzereyim. Çünkü ben Rasulullah'ın sünnet ve sahabe cemaatin itikadındayım. Mevla da buyuruyor ki, sizin gibi inanırsalar hidayetteler, ben de onlar gibi inandırırsa hidayetteyim.
- 1:52:43
Sordu onu ya, senin hakkı üzere olduğun ne belli? İşte buradan belli dedi. Çık defol artık dedi. Bir kovdum dedi. Daha giremesin diye buraya. Bir daha da girmeyeceksin. Efendi Baba çok acayip şey sahibi. Şimdi buna ilahiyatçı inanmaz. Efendi Baba şeytanla görüşmüş. Allah Allah falan filan. Ne olacak?
- 1:53:02
Sen her dakika şeytanla yatıyorsun, kalkıyorsun. Biz bir şey diyor muyuz? Sen de görüşüyorsun. Şimdi mücadele için görüşen var. Bir de kafasına keyif sokup şeytandan geçinen var. Ayette diyor bir şeytanı takarım, musallat edeyim. En yakın arkadaşı olur. Ne olacak? Siz şeytanla görüşmüyor musun yani?
- 1:53:22
O zaman Tali Hoca'nın durumu çok vahim oldu. Yani burada sahabe döneminde sünnilik yoktu diye Şia'ya çok büyük bir koz veriyor. Şii zaten bayılıyor. Konu kapanmıştır diyor o zaman. Ben yokum diyorsun. Sen de yoktun diyor. Ağzınla da söyledin. Kendini feshettin diyor. Kendini feshettikten sonra nereye geleceğiz diyor.
- 1:53:46
O diyor ki ben Kur'an'a çağırıyorum. Kur'an'a gel. Ya sahabe döneminde diyor sünnilik yoktu, Kur'an vardı diyor. Ya nasıl sünniliksiz Kur'an olur, Kur'an sünniliksiz olur ya? Kur'an eşittir sünnet, sünnet eşittir Kur'an ya. Sünni'yi de sünnete bağlı demek. Sünnet hadis demek. Sahabe döneminde nasıl hadis yok ya?
- 1:54:08
Bütün din hadis ya. Ayeti nasıl anlayacak? Resulullah soruyor. Sallallahu aleyhi ve sellem. Onun için tamiri mümkün değil. Hadi Adnan Oktay meselesinde felan öyleydi, böyleydi. Bir şekil mehdilik lafını çıkarttı, ona yarasın diye. ona yarasın diye, Mehdi yaşıyor demişler ama şimdi bu nasıl izahatçıya sahabe döneminde sünnîlik yok.
- 1:54:28
Mehdi yaşıyor demişler ya. Ama şimdi bunu nasıl izah edeceğiz? Sahabe döneminde sünnilik yok. Allah muhafaza ya Rabbena. Onun için Salih Tuna, sen, biz de Biz daha bizim bizim cemaatin kocasının lafını düzeltmeye uğraşıyoruz. Sen Tayyip Bey'le ne uğraşıyorsun Tayyip Bey'in lafına? Ben uyacak mıymışım, uymayacak mışım?
- 1:54:48
Tayyip Bey'in niyeti güzeldir. Bildiklerim var. Ben o niyete göre onun doğru düşündüğünü biliyorum. Düşünmüyorum. Biliyorum. O lafta siyasete usulü uluslararası bir siyasi konuşmak. Aldın mı şimdi cevabını? Peki. Biz Tali Hoca'yı ne yapacağız? Salih Tuna, biz buna uğraşalım şimdi. Hoca diyor ki sünnilik yok sahabe döneminde.
- 1:55:16
Vay, vay, vay, vay. Sünnilik yok. Peki Efendi Baba'nın bu ispatı ne oldu şimdi? Bu ayet ne oldu şimdi? Bu ayetin manası Bekara Suresi'nin ayeti ne oldu şimdi? Sizin inandığınız gibi inanma şartı koyuyor. Sizin dediğiniz siz kim? Sünniler. Sahabenin hepsi sünni. Sünnete bağlı demek. Hadise. Sen nasıl dersin ki sünnilik yok?
- 1:55:38
Yani sünnete bağlılık yok diyor sahabe döneminde. Ya lügatta mı bilmiyorsun? Hadisin, kelimenin açılımında mı düşünmüyorsun? Bu şiyanın ekmeğine yağ sürer. Ben zaten kendimi önden feshettim. Nasıl dersin ya? Senin sahabe feshetmeye, sünniliğe, sahabe döneminde yok demeye ne hakkın var? Allah Allah. Ne yapalım?
- 1:55:58
İdareli geçinelim, kavga çıkartmayalım. Cübbeli kavgacı ya. Biz böyle bir anlaşmacı, dengeci politika izleyelim derken ama başımıza geldi ne bela var erken. Geldi işte. Ben mi getiriyorum şimdi? Onun için mi? Kaanlar peynircilikte demiş ki cübbeli çok konuşuyor hocaların aleyhine, ben daha kurslara peynir vermiyorum.
- 1:56:24
Bütün peynirleri sen ye. Kendin ye. Peynir versen ne olur, vermesen ne olur? Sen peynir vermeyince Kur'an kurslarının talebeleri peynirsiz mi kalacak? Ben doğruları konuşurum. İtikadi konuda konuş. Bıyığı sarı demem, kaşı kısa demem. Karısının arabası var demem, kızının eteği var demem. Ben özel hayata girmem.
- 1:56:53
Onlar özel hayata girer, bel altı vurur. Ben özel hayata hayatta girmedim. Ben itikadi konularda taviz veremem. Bizim hocamız da olsa, abimiz de olsa, Efendi Hazretleri bu lafı duysa, Efendi Baba'ya tam muhalif bir laf, eli sünnete taban tabana zıt, sahabe döneminde sünnilik de yoktu, şiilik de yoktu.
- 1:57:21
Ne demek bu ya? Demek o zaman biz sünniyiz ya şimdi. Biz sahabe gibi değiliz. Sahabenin itikadı üzere olmuyoruz. Çünkü sahabede sünnilik yok ya. Bizde sünnilik var mı? Var. Nasıl oluyor? Biz sahabe gibi değiliz. Yani sahabenin itikadında değiliz. Nasıl bize bunu demeye hakkım var? Biz sünniyiz diyoruz.
- 1:57:41
Biz sünniyiz derken, sahabe gibi inandığımıza inanıyoruz. Sahabede sünnilik yoksa biz niye sünni olduk? Bu çok, çok büyük bir laf. Keburat kelimeten. Tehrucu mineffaim. Ağızlarından çıkan kelime ne büyük oldu Allah buyuruyor. İn yakûnûne illâ kedimâ. Alenen yalan söylüyor. Sahabede sünnilik vardı. Çünkü sünniyi sünnete bağlı demektir.
- 1:58:06
Ehl-i sünnet ve cemaat eşittir. Dinimiz İslam'dır. Sahabenin de hepsi sünnidir ve ehl-i sünnettir. Çünkü ehl-i sünnet demek sünni demek zaten. O zaman sahabe ehl-i sünnet değildi mi demiş oluyoruz. Sünni ismi yoktu. Belki tevil kaldırır. Sünni adı yani, sünni kelimesi. Kelime. Ama ehl-i sünnet vardı.
- 1:58:30
Ha sonradan kelime yani, değişik kelimeler kullanılıyor. Aynı manada birkaç kelime var. Aynı manada. Bu sünnilik. Bu ayrı bir şey. Ama sahabe döneminde sünnilik yoktu diyemez. Lik. Çünkü sünnilik demek inanç demek. Ehl-i sünnetin inancı demek sünnilik. Mefhum o, itikat mefhumu. Ama sünni adı, adı yoktu ya, ben bir şey tevil yaparım.
- 1:58:59
Bundan dolayı laflarımıza dikkat edeceğiz. Ondan sonra efendim, Kur'an ve sünnetten taviz vermeyeceğiz. Hadis-i şeriflere sünnete, ehl-i sünnete itikadın Kur'an'a imanla eşit olduğunu mutlaka insanlara anlatacağız. Hadisler inkar edenin Kur'an'a da imanı yoktur diyeceğiz. Bunlar kesin itikat konulardır.
- 1:59:21
Ve sünnilik denen şey ehl-i sünnet demektir. Bu Kur'an'da da vardır. Rasûl'e itaat bunu emrediyor ayetlerde. Hadis-i şerifte de açıkça cemaat adı bile vardır. Tirmizi'de ve İbn-i Mâce'de bunları defaatle metinlerini ve kaynaklarını söyledim. Bundan dolayıdır ki.. Ağzımızdan çıkanı kulağımız duyacak.
- 1:59:40
O darılmasın, bu kızmasın, bu gücenmesin diye de ne yapmayacağız? Ilımlı, ılıman, yumuşak konuşmayacağız. Adama hakaret etmeyeceğiz, sövüp saymayacağız. Ama sünnilik Kur'an'da da var, sahabede sünnidir. Şia ismi var mı Kur'an'da veya sahabede Şii ismi var mı? Şia diye bir fırka var mı sahabede? Bunu dediğimiz zaman zaten adam bizim hak olduğumuzu,
- 2:00:04
bizim hak olduğumuzu, iddiatta olduğumuzu anlayacak. Aklı olan anlayacak. Şimdi biz yine mektubat dersinden de yapmış olduk. Orada yine eskiye döndük bir paragraf ama onu okumuş olduk. Çünkü neden? Konu oydu. Tübbeli tekfirci bilmem ne diye. Yahu tekfir etmeyen en şey adam benim. Hiçbir günahlı adamı tekfir etmem ama adam da kafir oluyorsa ona da kafir demem dersen ne oluyor?
- 2:00:35
Adam diyor ki gavura bile gavur demeyeceksin. E dedin kendin. Diyor ki gavura bile gavur demeyeceksin. Halbuki gavur dedi bak. Yani senin mantıkla nereye gideceğiz? Yani adam kafir oluyor, sen hala diyorsun ki kafire kafir denmez. Yani bu mantık, bu kafa buraya geliyor. Onun için kafir olana kafir denir.
- 2:01:03
Müslüman denmez. Müslüman diyen kafir olur. Tekfircilik iyi bir şey değil. Neden iyi bir şey değil? Vehhabi kafası. Yani o işte efendim Hacı El Nesve'de öpse adam Kabe'nin taşı. Hacı El Nesve'de bir şey demiyorlar. İşte sahih hadisi var falan filan. Ama yandaki taşı öpse şirk diyor. Ya bu taşla bu taşla ne farkı var?
- 2:01:23
Niye kafir oluyorum ben? Buna tapmıyorum ki. Hacı El Nesve'de de tapmıyorum. Buna da tapmıyorum. E sünnette var. E buradan sonra efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Kabe'yi öptüğü de var. Ondan sonra. Herkese şirk. Tekfirci budur. Bana sen tekfirci nasıl dersin? Ben nakilciyim. Bizim Ciğeristan İsmail abiyle yolculukta beraberdik bu mübarek adam.
- 2:01:45
Gittim diyor makamı İbrahim'i diyor öptüm diyor. Hemen geldi oradan diyor. Polis miydi hiç neyse o kırmızı başlıklılar var. Şirk dedi diyor bilmem ne dedi. O da martinli ya Arapça'da biliyor. Gel seni de öpeyim dedim diyor. Aa bir güldü diyor böyle heveslendi diyor böyle. Koşuna gitti diyor. Yahu dedim bunlara ayet hadis okumayacaksın abi.
- 2:02:04
Bunlara ayet hadis okumayacaksın ne olur. Gel seni de öpeyim demiş de. Kıskandın herhalde demiş ya şeyi öptüm camı diye. Gel seni de öpeyim ne var demiş. Ha onu öpünce gavur olmuyor. Makamı İbrahim'i öpünce şirk oluyor. Allah Allah. Kafa bu. Tekfirci buna derler. Kendi karısını sabaha kadar öpse şirk olmuyor.
- 2:02:22
Kabe'nin taşını öpsem niye gavur oluyorum arkadaş. Yani herkese kafir diyormuşum ben. Nerede herkese kafir diyorum. Vehhabi'ye kafir demiyorum. Şiaya kafir demiyorum genel manada. Zaruriyatı diniye inkar etmedikçe. Haricilere bile kafir diyemeyiz. Haricilere. Cehennem köpeği buyrular. Kafir diyemiyoruz.
- 2:02:45
Zaruriyatı diniye inkar etmedikçe. Bir ayete gelir direkt inkar eder o başka. Anladın mı? Genel manada 72 fırkanın hiçbirine kafir diyemiyoruz. Diyemeyiz. Hepsi cehenneme girse de imanı kurtaran sonra cennete girer diyor İmam-ı Rabbani. Kafir demek kolay iş midir? Ama adam derse ki Allah'ın ortağı var.
- 2:03:10
Derse ki Allah gibi göklerde evvelden beri var. Bu zaten Allah'a ortak koşuyor. Yani ben demesem de kafir. Ben bunu nasıl demeyeceğim? Müslüman diyemem ki. Desem ben kafir olacağım. Ben Müslümana kafir demiyorum. Kafire kafir diyorum. Bir de şu var. Hiçbir günaha da küfür demiyorum, şey demiyorum. El-İsnet itikadımız bu bitti zaten.
- 2:03:36
Ama İbni Sinaf-ı Arabi, Ali Şeriati gibi meseleler varsa bunlara zaten ulema tekfir etmiş. Ben naklediyorum. Hiçbir kültürünüz yok ya. Bu adamların demek ki ne yazıları okunmaya müşahit, ne dengeleri, istikrarları, muhakeme kabiliyetleri. Yani dersin ki o zaman sen Gazali, İmam-ı Rabbani hakkında konuş.
- 2:04:01
Onları sorgula. Beni niye yargılıyorsun? Ama onların derdi tabii bizim üzerimizden kolemik yapmak, ortalığı karıştırmak, fitne yapmak. Maksatı asıl olsun diye bir dertleri yok. Allah Teala ıslah eylesin, hidayet eylesin diyoruz. Yarın ben perşembe sohbetini yapacak idim. Fakat mühim bir işim çıktı Ankara'da yani.
- 2:04:23
Ben biliyorsunuz hiç sohbeti hayatta terk etmemişim. Ben biliyorsunuz hiç sohbet âyetleri terk etmemişim. Seddiye ile olsak hasta gelirim. Ama daha önemli yani, sohbetten daha önemli bazı faydalı hizmetler olacağını düşündüğüm için. Yani kıyas yapıyorum ya sohbetten daha önemli, balığı baştan tutmak meselesi bakımında daha faydalı olacak istişareler var.
- 2:04:42
Bundan dolayı gitmem icap etti. Yeni de geldim, yeni geldim ama. İnşâAllah Cuma akşamı şifa derste buluşuruz. Ondan sonra da İnşâAllah Cumartesi saate bursa sonrası sohbeti var, saat 8'de, Bursa'da sohbet başlayacak saat 8'de inşaAllah, efendim. Ondan sonra yarınki gece, Ümraniye'de yaptığım, Ali Polat Hoca Efendi'nin camisi Ondan sonra
- 2:05:10
Ali Polat Hoca Efendinin camisinde yaptığım sohbet verecek yoğun istek var. Fakat o sohbetin başından kırk beş dakikası verilmemişti. Orada da çok önemli konular var. Yani dinlemeniz mutlaka icap eder. Şuurlanmanız bakımından çok önemli meseleler anlattım. Ama o verilmemişti. Onu da başına ekleyin dedim.
- 2:05:36
Onun için yarın akşam İnşâAllah Cuma gece sohbeti sekiz buçukta arkadaşlar koyacaklar. Ama hiç dinlemediğiniz o kırk beş dakikalık bölümle birlikte verilecek. Zannedersem üç saat falan sürüyor. En azından ilerisini dinlemiş olanlar dahi ilk kırk beş elli dakikayı mutlaka dinlesin. Hiç dinlemedikleri ilimler var yani.
- 2:06:01
Bilgilenmemiz lazım meseleleri. Huzura kavuşturmamız lazım. Ondan sonra bir de şunu duyurayım. İnşâAllah Cuma gecesi derste buluşuruz. Seyit Hadid isminde bir kişi var. Bu benim yanıma da gelir giderdi. Şimdi epey bir sene oldu herhalde. Yani sekiz sene en az vardır. Sekiz dokuz. Bu kişiyi bana Şam Şerif'te Elbap kasabası var.
- 2:06:33
Şimdi inşâAllah asker oraya kadar operasyon yapacak. Ben gitmiştim oraya. Elbap müftüsünün yeğeni var. Şeyh Zekeriyye Efendi. Seyyid Mahaliki Hazretleri çok severdi onu. O Şeyh Zekeriyye Efendi'nin bir yeğeni var. Onlar Mesudi ailesi. Çok mühim bir aile. Seyyid Mahaliki Hazretleri'nin babası Seyyid Alevi Mahaliki Hazretleri'nin arkadaşıydı.
- 2:06:52
Babalar. Büyük şeyhler onlar. Bu Mesudi ailesinin yani gençlerinden. Aldı bana getirdi. Fatih'te derneğe. Dedi ki bu Seyyid'dir. İşte İmam Rufa'nın torunudur. Ben biliyorsunuz Seyyid dendi mi, Ehl-i Beyt dendi mi son derece tanzim ederim. Maddi manevi fedakarlık ederim. Bayağı da şey yaptım yani elimden gelen imkanlarla o zaman işte garibim dedim.
- 2:07:17
Musul'dan geldim dedi. İşte yani bayağı sıkıntılar çektim. Hapishanelerde kaldım dedi vesaire vesaire. Ayağımda yaralı dedi. Kurşun şeyleri gösterdi felan. Biz ondan sonra birkaç sene böyle gelip gitti. Hatıplığı var, ilmi var felan. Rufa'yı Ahmet Rufa'nın torunu olarak Seyyid olarak geçiyordu. Şecereler gösterdi.
- 2:07:42
Biz ne bileyim kimsenin şeceresini gidip de bakanlık müfettişi gibi anlayamam ki ben. Kim Seyyidse Seyyid mi? Ben bir şey demiyorum. Şeceresini Allah bilir. Ama biz ihtimalle de olsa Rasulullah'ın torunu olunca biz hürmet ediyoruz. Yani bizim huyumuz budur. Lakin
- 2:07:58
şimdi 5 senedir görüşmem. Gelip de gitmez. Bir şey de aramızda geçmedi. Aramızda bir şey geçmedi kavga gürültü. Ben hep hürmet ederim. Ama bazı sıkıntılı hallerini gördük. O zaman Suriye'ye bir gittik. Rakka'ya ziyaretlere. Orada sahabe-i kiramlar çok. Onlara gittik. Şia tabi orayı istila etmişti. Esed o zaman Şia'ya vermişti İran'a orayı.
- 2:08:27
Şimdi de Rakka. Orada yüzlerce sahabenin mezarını silmiş, kırmışlar. Bir tek işte hazinenin tarafından 2 kişi bırakmışlar. Bir de 3 kişi. Geri kalan bütün millet çiğniyor sahabenin mezarlığına. Oraya gittik. Membuç'e gittik. 4 tasarruf sahibinden biridir. Membuç diyorlar eşi. Ona gittik. Daha birçok sahabe veliler gittik.
- 2:08:55
Elbap'a gittik. Hoca efendilerle toplantı yaptık. Hatta orada ben Fetö'nü aleyhine. Onlar o zaman bilmiyorlardı. Şam'da falan Ramazan Buti Hoca Efendi falan. Hira dergisi var bu Fetö'nün. Arapça çıkıyor. O dergide Ramazan Buti Hoca'yı da yazdırıyorlardı. Ne bilsin adam bunların böyle dinsiz olduğunu?
- 2:09:12
Müslüman zannediyorlar işte hocalar. Onlarla konuştuk orada Elbap'taki hocalar falan. Şaşırdılar kaldılar. Biz de biraz şüpheleniyorduk. Amerika'da niye yaşıyor ama bu konuda bilmiyorduk. Ta o zaman ben yani 7-8 sene evveldi anlatıyordum bütün İslam aleminde özelde insanları uyarıyordum. Öyle bir seyahatimiz oldu.
- 2:09:32
Yalnız dikkatimi çeken tam sınıra geldik. Sınırda Cübbey Şalvarı çıkarttı. duvarı çıkarttı, sarığı, giydi pantolon, ceket. Sonra nereden geliyor? Sonra da bir şey gösterdi, geçiriyor bizi. Bir şey gösteriyor, bir şey alamaz. Biz Urfa'da ziyarete gitmiştik. Sonra orada bir zikirler, bir şeyler yaptılar.
- 2:09:47
Ben tabi Nakşibende yok böyle sesli. Oturdum. Bir şey de demedim. Ne diyeyim? Başka bir tarikat kendi şeyini yaparsa. katılmayız ama reddedilecek halimiz yok. Oradan işte gittik, birkaç arkadaşımız vardı yanımızda, 5-6 kişi miydik en az. Minal abi vardı Ünal abi vardı mesela. Bayağı bir kardeşlerle beraber gittik.
- 2:10:05
mesela, bayağı kardeşlerimle beraber gittik. Tekkelerde Tekkelerde yattık falan. Fakat o zaman dikkatimi çekti. Tabii bilmiyorum. İşte biz dedi ehli beytiz dedi. İşte Esed de dedi. Yani Nusayr ya bunlar. Şeyin şianın bir kolu. Ondan sonra bize dedi böyle bir bazı öneri, yetkiler, yani şey vermiş vesika geçmelik falan.
- 2:10:25
Ben orada şaşırdım. Yani bayağı bir polis kontrollerinde bir şeyler gösterip geçiriyor. Ben pantolon, ceket giyiyordu. Falan. Allah Allah dedim. Yani işte orada bir dikkatimi çekti. Sonraki senelerde zaten bizim hapis süreci oldu falan. Beş sene oldu. Ben görüştüğümde yok. Ancak şimdi Seyit Hadid diye geçiyor.
- 2:10:48
Benimle bazı videolar çıkabilir. Onun için uyarıyorum. Yani yanımda olduğu var. Bizim mescitte de konuşma da yaptı. Bu arada sonra işte dergahlar açmış. İşte şeyh bir gün ilan etmiş. İşte 7-8 dergah. Bilmiyorum Urfa'da var, hala buralarda da var falan. İşte damladı falan. Ondan sonra o da beni ilgilendirmiyor.
- 2:11:10
İstediğine tabi olsa, inansa ben. Bana ne benim rakabetim? Yok ki kimseyle ben şeyh değilim, vekil değilim, kefil değilim. Onun için bir şeye karışmadım. Fakat sonra şimdi yani yakın tarihte bize telefonlar gelmeye başladı. Avrupa'dan ben konuşmadım. Yanımdaki telefonuma bakan arkadaş konuştu. Ondan sonra birkaç yerden daha bugün yine bir telefon geldi.
- 2:11:39
Çok vukuatlar var. Çok büyük istismarlar var. Ve efendim yani anlatmam da pek meşru olmayacak, doğru olmayacak. Bayağı bir farklı yönlerinden, istismarlar bakımından insanlar işte bize bu zararı verdi. İşte siz bari bu belaya düşmeyin şeklinde bana da selam söyleyerek telefonlar ettiler. Bu telefonlar üzerine ben sizi Allah için uyarıyorum.
- 2:12:07
Hani bu kişinin benle bir resmi görünüp veya videosu var diye. Beş altı sene evvel ben sırf seyit diye maddi manevi destekledim. Ama manevi derken yani maneviyat bakımından kastetmiyorum. Yani sosyal bakımdan hani psikolojik diyemek istiyorum. Kimsesizim dediği filan dedi. Ondan sonra tabii kendi bir çevre edildi vesaire.
- 2:12:28
O beni alakadar etmiyor. Ama Şincuk Beli Hoca da benim adamımdır. Yok efendim benden ders almıştır. Yok onun ben kitaplarını ben yazdım. Ya sen Türkçe bilmiyorsun. Benim kitaplarını nasıl yazacaksın? O da yeni yeni belki biraz Türkçe biliyor. Benim kitaplarımda öyle bir cümle düşüklüğü var mı? Ondan sonra böyle bazı hurafeler şeyler de var.
- 2:12:50
Ama esas onları da boş veririm. Hadi gel geç. Maddi ve diğer bakımdan yani ailevi mefhumlar bakımından istismarlar haberleri gelince millet benden sebep tanır. Hocayla beraber olduğu için güvenilir hasta okuma gibi meseleleri varmış.
- 2:13:10
Şimdi esas sorun bu. Bu hasta okuma işleri sıkıntılı yani. Buradan para alma işi veya diğer meseleler halvet meseleleri filan bunlar. Ben bir şeyin şahidi değilim. Ama biz her istediğiniz yerde konuşuruz. Çok zarar gördük diyenler çıkıyor şimdi başladı. Bayağı bir ortalıkta başladı bunlar. Buradan size de bir zarar gelmesin.
- 2:13:33
Ben sizi önceden uyarıyorum. Allah için duyuruyorum. Biz bir insana gelince seyit deyince bize getirilince biz hürmet ederiz şey ederiz. İlmi de var. Hatipliği de var. Bayağı. Ve lakin bazı şeylerden sonra baktım biraz yalanlarını yakaladım. Laflar tutmadı. Bir de bu işte kılık kıyafet değişmeler. Bir şey gösterip geçmeler.
- 2:13:55
Orada bir evhamlandım. Bir kafileyle gittik ziyaretlere, kabirlere. Haseke'de kaldık bir gece. Birkaç kez kaldık döndük o zaman. Bu Suriye olaylarından evvel. Yani bu altı seneden evvel iki kişi konuşuyorum. Onlar ama tabii şimdi delilsiz bir şey konuşmak olmaz. Ama şimdi şahitliği, ispatlığı kırk kişi çıktı.
- 2:14:16
Ben artık insanları teşhir edecek veya onun bunun adını vermemede bir lüzum yok. Ben size şunu diyorum. Kim kimle görüşür, kime gider bilmem ne. Herkesin özgürlüğü var. Beni alakadar etme. Ama bu Cübbeli Hoca'nın adamıdır. Cübbeli Hoca'yla birlikte bak zikirde oturuyor. Ben Urfa'ya gittiğimde bir sohbet yapmıştım orada.
- 2:14:37
Sohbetten sonra dediler mescitte arkadaşlar toplanıyor falan, bir gidelim. Gittik, onlar Urfa ay zikrine başladılar, ben de huzur üzere oturdum, salavat çektim. Oturdum, kalkıp şiş sokmadım, bilmem şey sokmadım. Yani ben ne anlarım, Urfa aylıkca haberim yok. bunlar gösterilip bir tuzak gibi işte bak belli benim adamım, müridim, talebem vesairesine gelirse, o da
- 2:15:03
o da tabi insanları kendine bağlamaya silinirse. Ondan sonra daha kötü boyutlara Allah'ın ağzına kötü boyutlara Allah'a mazlum giderse giderse bundan ben vebal altında kalmayayım. Şu anda bu aralar çok telefon geldiği için sizleri Allah için uyarıyorum. Benle ilgisi yoktur. İrtibatı da beş senedir yoktur.
- 2:15:21
Eski bir videolar yeni paylaşılıp Hocaman ile beraber izlenimi verilmeye kalkılırsa kesinlikle efendim itibar etmeyelim. İnsanları da uyaralım, uyandıralım. Din adına istismarlardan çok sakınalım, sakındıralım. Hiç kimseye zarar zeval gelsin istemem. Hele benimle ilgili ondan dolayı tanıdık bu adamı denmesi şeklinde olanlara tabi uykularım kaçar, rahatsız olurum, vicdan azabı
- 2:15:47
çekerim. Allah için size de bunu emanet ediyorum, vasiyet ediyorum. Seyyid Hadid adında geçen bir kişidir. Ameli kendine aittir. Kimsenin hesap meleği görevlisi değilim. Ama gelen telefonlar üzerine sizlere de bir zarar zeval gelmemesi için bu hususta dikkatli olursanız inşallah ben de yani bir vebalde kalmam ama duyurmazsan yine hocaefendi niye demedin?
- 2:16:17
Niye demedin derler. Marifet içinde telefon ediyorlarmış. Biz buraya yardım ettik. Hocaefendi madem niye bunu önceden demedin? Ama ben hep geldim. Benim bir maddi menfaatim yoktu ki kesildi de darılayım. Her türlü çilelerini çektim, hakaretlere katlandım. Talebemin talebesi adamlar havalar attılar, cıvalar çektiler.
- 2:16:43
Ben nefis için iş yapmam. Ne zaman geldiler hadisleri inkar etmeye, efendinin tefsirinindeki hadislere uydurma demeye başladılar. Baktım ki artık iş para işi, Çeçenistan işi, bilmem ne işi, türbe işi, velat işi bunlar rivayetti. Yani delilim yoktu. Ama şimdi burada alenen hadisleri inkar olunca milleti uyarmak durumunda kaldım.
- 2:17:13
Yani siz de diyorsunuz ki bizi niye evvel uyarmıyorsun? Ya mübarek adam işte orada da şeyden korkuyorsun. Ya ben yanlış anladımsa? Ya burada başka bir niyet varsa da ben söylemediysem de orada da günaha vebale girmeyeyim diye son derece tedbirli ve ihtiyatlı davranıyorum. Ama artık bakıyorum ki su kaldırmıyor, tevil kaldırmıyor.
- 2:17:35
O zaman sizi uyarmak durumunda kalıyorum. İnşallah daha başka şeyler hakkında uyarma lüzumu hissetmem ve hepimiz İslamiyet'i kaynağından öğrenerek huzur içerisinde amel ederiz, dinimizi yaşarız. Bir istismarcıların eline düşmeyiz. Yani bu istismar çok kötü bir şey. Maddi, manevi her sahada Allah muhafaza etsin.
- 2:18:01
Meşayıhı istismar etmek, onların adına para toplamak, tarikatı istismar etmek, tasavvufu istismar etmek, hasta okumayı Allah zerre nasip etmedi bugüne kadar bundan sonra etmesin. Bu istismarlar çok büyük haramlardır. Başka şeye benzemez yani. Din istismarı yani ne diyeyim sana yani. Zina edip para kazanmaktan daha pis bir paradır yani.
- 2:18:31
Daha murdar bir paradır yani. Çünkü sadaka diye, zekat diye adamın verdiği paralarla başka başka işler planlar yapmak, efendim gidip orada burada mal mülk yığmak, çukka yapmak falan bu konularda yani Allah bana bir şey sormasın ben bu işe titizim. Ama bir şey de demek için de iyi incelemek icap ediyor.
- 2:18:53
Birinin ikinin lafıyla da olmuyor. Burada da bazı aylar seneler sürüyor. Ama net delillere de ulaştıktan sonra gizlemek de olmuyor. Çünkü fasıkı söyleyin Üzkürül fâcirâ bimâ fî likey yehderûn nâsû buyuruyor hadis-i şerif. Yanlış iş yapan, haram iş yapan, dini istismar eden, para işinde, karı işinde, hasta okuma işinde, efendim yok şeyh işinde bir evliyayı istismar eden,
- 2:19:21
tasavvuf konusunu istismar eden. Çok tehlikeli. Para, para, para, para, nereye kadar ya? İlginç. Yani Muhyiddin 13. Hazretlerine gittik. Koca Evliya, Evliya'nın reisi ya. Şehzade Hazretleri Bütün sarmışlar türbenin içini. Para vermeden ziyaret ettim. Yahu ziyarette bir şey okuyacaksın, para, para, para.
- 2:19:44
Yanında bir kabire sokuyor, para, vuruyor, para. Ya bildiğiniz gibi değil. Ya çeşdiye tarikatı, büyük tarikat. Ama bak kimlerin eline kalmış şu an. Kimlerin eline kalmış? Bir para vermeyen mümkün değil, türbeye giremiyor ya. Vermekle de durmuyor ya. Böyle sallıyor seni ya, para, para, para. Yani, böyle insanlar.
- 2:20:07
Ben şaşırdım kaldım. Yani E bizim tarikatımızın kıymetini bilelim ama şimdi bizde de aynı şeyler başladı. İnsanlar sıkılmaya başladı. Bu ne para, para, para, nereye kadar bu para, ne yapacaksınız parayı ya? Onun için hadis-i şerifte buyruluyor. Fâcirin, fâsığın içinde bulunduğu vasfı zikredin, beyan edin ki insanlar ondan sakınsın, tedbirini alsın.
- 2:20:31
İnsan evliya diye o zatı ziyaret etmek için canını bile verir. Onun için adamın parasını alıyorsun, e nereye harcıyorsun belli değil. Yani evliya istismarı, tasavvuf istismarı, hasta okuma istismarı, seyitlik istismarı, şecere verme istismarı, sana da şecere vereyim parayla. Neler dönüyor ya! E böyle olur mu ya?
- 2:20:54
Bunlar haramdır, kebair günahlardandır. Adam şehit değil, şehitlik yazdırıyorsun adama ya. Şecere veriyor, mühür basıyor, bilmem ne. Neler rastladım ya! Yani insan Allah'a sığınıyor ya! Onun için her şeyin cılkını çıkarttılar. Allah rızası için uyanık olalım, birbirini uyaralım, uyandıralım. Efendim, tedbirli hareket edelim.
- 2:21:19
İlla kaçak çıkar bu işin içinde ama bari genel manada biz vazifemizi yapmış olalım. Bu vesileyle efendim inşallah cuma akşam şifa dersinde buluşuruz. Sıralı derslerimizden konuşuruz. Ondan sonra cumartesi Bursa sohbetinde buluşuruz. Televizyonlarda buluşuruz. Böylece sohbet, dersler devam eder. Allah Teala
- 2:21:43
bütün meşakımızın, ziyaret ettiğimiz bütün ulularımızın, pirlerimizin, pirlarımızın çeşitli büyüklerinin, onlar da ziyaret ettik. Reis, Evliyaullah'ın serdarları hepsi, İmamoğlu Hazretleri'nin de çok babalarının şeyhleri yani. Hepsinin ziyaretlerinden hast olan ecru ve sıfatı sizleri de ortak eylesin.
- 2:22:04
Allah Teala sizler için de dua ettik. Hayırlı muratlarınız için bütün sevenlerimiz, Allah için dinleyenlerimize ortak ettik. Rabbim kabule karin eylesin hepsinin feyiz ve bereketlerinden şu saatte dinlediğiniz, nerede dinliyorsanız evinize, ocağınıza koynunuza, kucağınıza fiyuzatlar, berekatlar iddihal eylesin.
- 2:22:23
Amin. Ve sallallahu aleyhi ve sellem Muhammedin ve aleyhi ve selleme teslimen katira velhamdülillahi rabbil alemin.
Benzer sohbetler
34:42Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 5) 242. Bölüm 7 Ekim 20267 Ekim 2026 · 35 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 7 Ekim 2026
38:05Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 4) 241. Bölüm 30 Eylül 202630 Eylül 2026 · 39 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 30 Eylül 2026
27:50Mektûbât-ı Rabbâniyyeden İtikâd Mektubları (3. Cilt 24. Mektûb - 3) 240. Bölüm 23 Eylül 202623 Eylül 2026 · 28 dkMektûbât-ı Rabbâniyye'den İ'tikâd Mektubları · 23 Eylül 2026


