1. 00:00

    Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi nezihe dâna lehâzâ ve mâ kümnâ lehtediel ev lâ hedâne Allâh ve mâ tevfîkî ve mâ tesâmihî lillâhi billâhi lillâhi ve kat cehâed Resûlu Rabbinâ bilhâk sallu alâ Resûlillâh Muhammed Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammed Sallu alâ tabîbü kulûbunâ Muhammed Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammed

  2. 01:18

    Şimdi, gazze için, tabi biz niyet ettik geçen hafta, bazı faydalı gelişmeler oldu gibi gözüküyor ama hiçbir şey belli değil. Gâvurların, ahitleri yoktur. Kâfirlerin sözlerine güven olmaz. Olmaz. Kaç kere ateşkes Kaç kere ateşkes dediler, dediler. ateşkese riayet etmediler. Ateşkesle rahat etmediler.

  3. 01:40

    Şimdi ateşkes imzalandı Mısır'da, Sisi açıkladı. Falan açıkladı. Fişman açıkladı. beyaz saray açıkladı, ve lakin Ve lakin ihtiyarla yaklaşmak lazım. ihtiyatla yaklaşmak lazım. Tabi bir tiyatro çevriliyor. Bu tiyatroyu Müslüman bir delikten iki kere ısırılmaz. Yani Netanyahu oradan o neydi işte bu şimdiki Trump'ı Nobel ödülüne ada gösteriyor.

  4. 02:16

    Neymiş? barış imzalamış. Ulan sen barış mı istiyorsun da? sen barış mı istiyorsun? O onun Nobel ödülüne aday gösteriyor. O da oradan pazar günü Kudüs'e gidiyor. Yani her gittiğinde beter olduk. Bir kere ne yaptı? Kudüs'ü zaten İsrail'in başkenti ilan eden kim? başkenti ilan eden kim? Trump. Kudüs-ü İsrail'in başkenti ilan ettiği kaç şey, evvelki dönemde.

  5. 02:43

    Ne ya, siz neyi unutuyorsunuz? Balık hafıza mısınız? Ondan sonra şimdi yine Kudüs'e gidiyor. Çok tehlikeli şeyler olabilir. Dolayısıyla şu anda ben bir çorba içtim, geldim. 17.45'te haberlerde Gazze bombalanıyordu. Ateşkes imzalandığından kaç saat geçti? 17.45'te bütün Gazze'de canlı yayından gösteriyordu, bütün duvanlar çıkıyordu.

  6. 03:14

    Onun için siz asla bu gavurlara inanmayın. Bu gavurlara inanmayın. Allah bunları ateşkese mecbur eylesin. Mevzu Allah'ın mecbur etmesi. Yoksa bunların isteğiyle Müslüman'a bir hayat hakkı tanımazlar. Şimdi tabii onlar orada tam Gazze'yi bitirmek üzereydiler, sürgünü başlatmıştılar, içeri girmiştiler.

  7. 03:37

    Ne oldu? Falan fişman. Tabii burada duaların kabulü, kafirleri birbirine düşür, Avrupa bile aralarını boz. Aralarında adavet ve buz ve nefreti ihra ile körükle, ondan sonra onları zor duruma düşür. Onlar zor duruma düşürünce bunları mecbur etsinler.

  8. 03:54

    O sefer içeride kabine birbirine giriyor, orada aşırı radikaller var, normaller var, bilmem ne, orada tabii zaten azınlık hükümeti, oradan o düşebilir, bilmem ne, bilmem ne, kendi iç hesaplaşmaları var burada. Dolayısıyla burada bir Müslüman'a biz ekmek götürebilir miyiz, yemek götürebilir miyiz, şimdi tırlar kapıda, altı tır, işte üç tır girmiş, üç tır girememiş falan, bizim de arkadaşlarımız var orada, birçok grup orada,

  9. 04:18

    bizle de çok irtibatlı olan gruplar var orada, Mısır'da yani, Mısır'dan yemek götürmek üzere tırlar bekliyor şu anda, hepsiyle telefonlaştım daha demin. Mısır'dan yemek getirmek üzere tırlar bekliyor şu anda. Hepsine telefonlaştım daha demin. Dolayısıyla kimse evde yatmıyor yani. Gece gündür mücadele var.

  10. 04:33

    Müslüman kanmamalı. E şimdi ateşkes imzalandı zaten. Tesvih namazına, hacet namazına ne lüzum var? E sen manyak mısın ya? Kusura bakma ya. Adamlar orada açlıktan ölüyor. Havalar soğumuş, battaniye yok. Daha ne kadar zamanda iki milyona ekmek yemek, iki milyon aç. Iki milyonu ne kadar zamanda bu ekmek yemek gidecek?

  11. 04:58

    Sıcak aç gidecek bilmem ne. Hâlâ bombalıyor. Bombalama durmamış vaziyette ya. Sen hangi tesvih namazını durduruyorsun? Hangi hacet namazını durduruyorsun ya? Ondan sonra oranın imarı kolay mı? Orada milletin evi barkı yok. Orada ne kadar zaman çadırda kalacak ya? Şurada Maraş depreminde bile bir buçuk iki sene, Türkiye bu kadar çalışkan, TOKİ bu kadar, Murad Kurumu çok severim.

  12. 05:24

    Allah ondan razı olsun. Bakanımız çok vasıflı bir mübarek bir adamdır o. Yani onu başkalarıyla bir tutmam yani. Dolayısıyla özel muhabbetim var kendisiyle mesela. O kadar çalışkan adam olduğu halde bir sene, bir buçuk sene biz orada beş yüz yetmiş bir konteyner yaptık bilmem ne Haydar olarak. Millet bir buçuk sene konteynerdan çıkabildi mi?

  13. 05:45

    Yani Türkiye'nin içi burası, göbeği yani. Sen orada gaziyeye yardım ulaşsan, daha ekmek yemek, ilaç. Ondan sonra millet sürgün olmasa bile senelerce çatırdalar yani. Önümüz kış yani. Dolayısıyla bir de arada bir bindiriyor zaten. E şimdi bir ateşkes görüküyor ama şimdi esir takası bilmem ne var. Şey ne bekliyor şimdi?

  14. 06:09

    Zalimler, kafirler ne bekliyor? En ufak bir karşı taraf ihlal etsin, bize de bahane olsun, tümdüz edelim. E şimdi zaten bu bahaneyi bulmak için gavurların içeride de ajanlar var mıdır? Her zaman için vardır. Müslümanların içinde provokasyoncular mutlaka gavurlar satın alır mı? Satın alırlar.

  15. 06:36

    Dolayısıyla bir provokasyoncu çıksa, bir provokasyondan beraber anlaşma iptal, bombardıman devam. Derler mi demezler mi? Bundan evvel yaptılar mı yapmadılar mı? Neyine güvenip de oturuyoruz biz? Biz iki senedir, iki buçuk senedir gece gündüz duadayız. Hacat namazları vesaire. Arkadaşlara dedim, onlar da ne yaptıkları belli değil ya.

  16. 06:59

    Benim Gazze'ye yaptığım duaları toplayın dedim. İki yüz mü, üç yüz mü, beş yüz mü toplayın dedim. Ne yaptılar? Ne yaptıkları belli değil. Onları kayıt olarak tutacağız. Adamlar bize iftira diyor. Biz Yahudi'yle beraber olmuşuz. Şu anda FETÖ'cülerle şeyler, ne onun adı? Vahabi, Selefiler, Değili İslam, Bunlar hepsi birleşmiş.

  17. 07:22

    Yahudi'yle uğraşılmaz demişim ben diye, uyduruyorlar. Halbuki ben onu şimdi ispat edeceğim kendi sesimle beraber. Yahudi'yle uğraşılmaz diyen dinsiz, donsuzlar var diyorum peşine. Cümle uzun olduğu için orayı almıyor. Her şeyi göze almak lazım. Ölümü göze almak lazım. Çünkü neden?

  18. 07:40

    Bu Gazze'nin kurtuluşu, öyle herkes evini, canını, karısının parasını severse Müslümanlar kurtulmaz diyorum. Adam oradan Yahudi'yle uğraşılmaz dedi, Yahudi dostu diyor bana. Bana Yahudi dostu diyor. Dolayısıyla böyle zındıklarla uğraşıyoruz.

  19. 07:56

    Şimdi herkes Allah hakkı gösteriyor. Hakkı arayan hakkı buluyor. Belasını arayan belasını buluyor. O ayrı bir mesele. Şimdi bizim onun için bu duaları kesmememiz lazım. Şimdi cumartesi yürüyüş var. İnşaallahurrahmanirrahim. Hepinizin katılmadığınızı bekliyorum. Hayder'in müracaatıyla yapıldı. Mahmude Şura Dernekler Federasyonumuz bu fikri verdi.

  20. 08:22

    Dernekler, geç kaldık bir hareket yapalım, bir toplanalım edelim. Biz zaten hep toplanmıyor muyuz? Kaçıncı hacet namazı kılmıyor muyuz? Ben vazifemi yapmadım mı? Yapmıyor muyuz biz cemaat olarak? Ama dışarıda da bir görünelim edelim. Bu da lazımdı. Bu da lazımdı ama maalesef hiçbir dernek başkanlarına kıpırdaşmadılar.

  21. 08:43

    Sonra Mahmude Şura bunu fikir vermişti iki hafta evvel. Ondan sonra Hayder'i gönderdik biz. Emniyetten izinleri aldık. Şu anda Hayder Başkanlığında kıyam der. Çünkü Karagümrük, Mihrimah Sultan Camii'nde yatsı namazı kılınacak bu cumartesi. Yatsı namazı kılınacak. Oradan Fatih Camii'ne yürünecek. Fatih Camii'de hoca efendilerinle toplanacağız.

  22. 09:06

    Ben de olacağım. Kısaca dualar yapacağız inşallah. Hazreti Fatih'in huzurunda. Çünkü müşkilat olduğu zaman Efendi Hazretlerimizle beraber yağmur dualarında Tayyip Bey'in belediye başkanı olduğu zaman da İstanbul kurulduğu zaman da hep nereye gittik? Hazreti Fatih'in huzurunda. Bir Uşaktepe'sine gidildi.

  23. 09:24

    Bir de Hazreti Fatih'in huzuruna gidildi. Dolayısıyla Hazreti Fatih'de miftah anahtar vardır. Fatih zaten Fetih'ten geliyor. Bu işin açılımı Hazreti Fatih'in ruhaniyetinin yanında, kabir şerifinin yanında dualar yapacağız inşallah. Hepiniz geleceksiniz inşallah. Gazze için bir hareket yapalım, bir şey yapalım.

  24. 09:42

    Al da şimdiki toplanıyoruz. Hadi bakalım. Tabii ki burada bir an evvel oranı imarı, vatanlarında güvenleri, emniyetleri, bir de zalim kafirlerin onlara bir fiske, bir bomba atamaması vs. vs. Bunların hepsi duaya muhtaç. Bizim vazifemiz bu şu an. Ondan sonra tabi tırlar mırlar, kapılar açılırsa herkes tetikte bekliyoruz Allah'ın izniyle.

  25. 10:05

    Bütün yardım konvoylarında hepiniz seferber oluyorsunuz zaten. Bütün dernekler de tabi kimisi istismarcıdır Allah şerlerinden muhafaza etsin. Ama ehl-i sünnet olan derneklerle birlikte hareket edilecek inşaAllah-u Rahman. Bu itibarla efendim kardeşlerim, sonra Sultander, Lale Gül Vakfı, Lale Gül Vakfımız da gitti emniyette, o da bulundu.

  26. 10:28

    Gazze'de soykırıma maruz kalan Müslümanların sesi, susmayan vicdanların nefesi olmak için yürüyoruz. 11 Ekim 2025 yani bu önümüzdeki cumartesi yatsı namazını müteakip. Yatsı namazı tabi herkes sığmaz ama Edirnekapı Mihrimah Camii'nde kılınacak. Edirnekapı Mihrimah Camii'nden sığmayanlar civar camilerde kılar.

  27. 10:56

    Oradan bir yürüyüşle beraber Fatih Camii'nin avlusuna inşaAllah gelinecek. Gereken resmi izinler alınmıştır. Alınmazsa ben zaten resmi izinsiz hiçbir iş yapmam, yaptırmam. Ondan sonra kıymetli hocaefendi kardeşlerimizle beraber vakıf dernek başkanlarının katılımlarıyla Edirnekapı Mihrimah Camii'den başlayacak yürüyüşümüz Fatih Camii'de dua ve niyazlarla tamamlanacaktır.

  28. 11:24

    Kalbi Gazze'li mazlumlarla atan yüreği Allah rızası için çarpan herkesi Gazze yürüyüşüne Allah rızası için Gazze'nin halası için dualarda ne kadar fazla amin denirse kabulün ne kadar kuvvetli olacağı kesindir. Bu ümmette cevherler var binlerce kişi toplandığı yerde asla dualar reddolmaz. Bu sıra mazar olmak için hepinizi Allah rızası için davet ediyoruz.

  29. 11:48

    İnşaAllah katılacaksınız. Bütün insanlara da şimdiden duyuracaksınız. Zaten linkler bizim sitede yeni sitede paylaşıldı. Ondan sonra diğer Lale Gülde ve Sahire'de yürüyüşün davetleri ilanları yapılmaya başlanmıştır. Bizde yeni siteye geçtiğimizi biliyorsunuz. Bildirimleri açmayı unutmayınız. Üye olmayı unutmayınız.

  30. 12:09

    Cübbeli Ahmet Hocaefendi yeni siteden hizmetler devam ediyor. Allah hepinizden razı olsun. Duyuranlara duyuranları ulaştıranları hayırlı muratlarına ulaştırsın. Tebliğe vasıta vesile olanların dünya ahiretlerini mamur eylesin. Amin. Ben size ne okuyorum? Biraz kebal günahları bıraktım.

  31. 12:31

    Çünkü Çarşamba İsmail Ağa tarafının Vehhabiliğe gittiği, Evliyaullah'ın kabirde tasarrufunu inkar ettiği, velilerin ruhaniyetleri şekle girip kabirden çıkamaz dedikleri zaman, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gidiyor bu laflar. Bütün bu konular, baktım ki milletin itikadı Vehhabi'ye gidiyor.

  32. 12:52

    Zaten Selefilerle, Melefilerle, Mayuncukla, Mayuncukla retweetler başladı. İsmail Ağa'nın hocaları, Selefiler retweet ediyor. Onlar bir açıklama yapıyor. Onlar, Selefiler bunları kabul ediyor falan. Burası çok tehlikeye gidiyor. Tabi İncil işini geçtik. İncil hepten başka bir tehlike. Bu tarafta da, merkezde de böyle bir sorun var.

  33. 13:13

    Onun için milletin itikadından, Allah'ın izniyle biz mesulüz. Ehl-i Sünnet itikadından Efendi Hazretlerimiz bize vazife vermiş. Burada itikad kayması var. Onun için bu dersler önemli. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hayatta olduğu ve Evliyaullah'ın ruhaniyetlerinden bazı, her Evliya'nın değil, bazılarına tasarruf verildiği bu konuyu sonuna kadar,

  34. 13:32

    gittiği yere kadar bütün kitaplardan gideceğim. Ve bu çok önemli bir ders olarak ümmete kalacak. Ben bunu aralarda hep konuştum. Ama kaynaklı ve delilli olarak şu anda konuşuyoruz. İnşallah-u Rahman. Şunların da altlarına, şundan kaynaklı tahriş yapacağım dedim. Diyemedim size de unuttum yani. Tahrişlere de hani söylerdik şu cid suzayfa da.

  35. 13:53

    Burada var da, kitapta kalın yani. Şimdi elime kağıt aldım, kolay oluyor gözüme. Ondan dolayıdır ki. Kardeşlerimiz. Okuyacaktık, o kaç ay evvel kaldı? Şimdi söylüyorsun onu. Onu hazır edelim. Rivayettir, Yani, bunu Hubert Hoca hatırlat. Her şeyin başında, Sâlih Kûsî'den bir beyt okuyalım. Ama zor beytleri okumayalım.

  36. 14:33

    Çünkü zor beytleri okursak, Zaten bütün sohbet o beyti anlatmakla geçer. Öyle mi? Zor beytler var, öyle zor beytler var ki, Herkesin ayağı yerden kesiliyor. Bu kardeşlerin anlayacağı beytlerden okuyalım. Size buradan rivayet ediliyor. Allah'ımız vahyediyor. Ey kulum ben varım, sen bana itikad et. Aranacak ancak benim, beni ara, beni bulursun.

  37. 14:56

    Anandan babandan çok acıyan, gözünü yaşını sileceksin. Gözünü yaşını silecek Allah ancak benim, beni ara, beni bulacaksın. Allah ancak beni ara, beni bulacaksın. Benden gayrını ararsan beni bulamazsın. Onun için Onun için Allah'tan gayrından firar edip Mevla'ya kaçalım. Allah'a kaçın buyuruyor.

  38. 15:11

    Şimdi âyet bu, Allah'a kaçın. İşte Allah'a kaçın ne demek? Yasaklarından emirlerine kaçın. Kazabından rızasına kaçın. Azabından rahmetine kaçın. Makamı yüksekse her şeyi bırakıp, terk edip öz zat-ı vaksifaneye kaçın, sığının. O tabii herkesin ağzının kaşığı değil. Ve böylecedir ki büyüklerimiz bizi Mevla'ya döndürmeye uğraşıyor.

  39. 15:44

    Onun için kardeşler bu beytle beraber başlayalım. Şimdi benim sağlık durumum bundan sonrası için ciğerlerle ilgili her an nüksetme tehlikesi var. Ve bundan dolayı nefes darlığı bu iş beni ne yapar? Sohbetleri ve konuşmamı engeller. Bundan dolayıdır ki burayı da birer metre daha demiri büyüteceğiz. Ve ben namaz kılarken yani mümkün mertebe

  40. 16:16

    iki üç metre şeyden hariçte kıldıracağım. Yani biraz safı geriden almam gerekiyor. Çünkü bir harpçı sabiri girse ben sizin gibi değilim. Bağışıklığım çökmüş durumda. Dolayısıyla bu ciğerden dolayı doktorlar bu saatten sonra insanlarla yakın teması yasakladılar. İki üç metreden ancak görüşülebilir. Bunu buna rahat edelim.

  41. 16:37

    Beni yanlış anlamayın. Ha hoca elinimizi tutmuyor, bize sarılmıyor, yakın durmuyor, beni yanlış anlamayın. Bak bu kadar güvenlik sorunu oldu. Bu kadar boğazımı sıktılar. Bu kadar olay oldu. Ben sizden bir metre bile uzak durmadım. İçinizde durmadım. Ancak bu ciğer benim durumum hassaslaşmış. Bu saatten sonra bir dahaki nüksetmeler de kabul etmez diyor.

  42. 17:03

    Aslım netleşirse çok kötü bir şey. Sohbet eden için nefes darlığından daha zor bir şey yok. Ben bu hizmeti devamlı kılmam için birbirinize anlaştığınızı rica ediyorum. Kusuruma bakmamanızı rica ediyorum. Şöyle üç metreden de olsa bir selamlaşırız, görüşürüz ama bu yakın teması kesmek durumundayım. Burayı da açmak durumundalar.

  43. 17:25

    Ne oluyor, gidemeyin. Yani bizi yanlış anlamayın. Korkumuz bize biri tokat attı, güvenlik sorunu var. Ondan değil. Şu anda o sorunlar zaten vardı kaç senedir. On senedir devlet bana koruma vermiş. Sorunumuz şu anda ciğer sorunu yakın mesafeden öksürük hapşırık direk girebilir. Sana bir şey olmuyor. Ama benim durumum bağışıklığım çökmüş.

  44. 17:49

    Ondan dolayı ben kısır döngüyüm. Şimdi yeniden kortuzona başladılar. Kortuzon benim kilomu artırıyor. Şekerimi dört yüz elliye çıkartıyor. Şu anda ben yine abne oldum. Yeniden kilo aldım. Üç kilo aldım. Bu sefer uyku uyuyamıyoruz. Yani ben kısır döngüye şu anda dönmüş vaziyetteyim. Ama hiçbir hizmetimi geri bıraktım mı?

  45. 18:10

    Hiçbir hizmeti geri bırakmıyorum. Ama lütfen şapır şupur yani eski sarılmalar, kucaklaşmalar, musafahalaşmalar artık şu anda benim için caiz değil. Fıkha göre caiz değil. Çünkü kendini hasta edip bir kişiyle musafaha yapacağım diye hasta olup da bu kadar ümmetin sohbetinin nefesini kesemeyiz. Öyle mi değil mi?

  46. 18:30

    Allah razı olsun anlaştığınız için çok teşekkür ederiz. Bunu da bu şekil bilelim. Şimdi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in sohbetlerini yaptıkça feyizler yağıyor, rahmetler iniyor, bize himmeti çoğalıyor. Ondan bahsetmek dinden, imandan bahsetmenin ta kendisidir. Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i canından çok sevmeyen iman-ı kamil olamaz.

  47. 18:56

    Allah'tan sonra sevmemiz gereken Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Onu da sevmenin yolu nedir? Onu tanımaktan geçer. Onu tanımak da ilimden geçer. İşte Şifa-i Şerif derslerimiz bunu tekeffül ediyor. Ve bu derslerde tabii her zaman yapamasak da mevlütlerde yapıyoruz ama bu derste de şimdi inşallah yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in

  48. 19:14

    hakkında baya bir şeyler konuşuruz. Ondan sonra Evliyaullah'ın tasarrufu var mı? Öldükten sonra keramet devam ediyor mu? Bir de bunları da, bunu anlamadan onu anlayamayız. Buradan gidiyoruz. Vekâle-l İmam Bedruddîn ibn-Sahib fî tezkirati

  49. 19:33

    Şimdi ben nereden okuyorum? İmam Suyuti Hazretleri'nin El-Hâvîli'l-Fetâvâ meselinde bunun özel, Risale'nin özel adı var mı? Mesela El-Gül'ûm şey değil bu. Ne bunun özel adı? El-Hâvî'nin içinde bunun bir özel adı var. Bu Risale'den Tenvîr-ül-Helek fî rû'yet-i nebiyyi vel melek Sana desem kaldı Bağdâdî Hazretleri de Bu eserden bahsedebilir, Rabıta Risalesi'nde.

  50. 19:57

    bu eserden bahsediyor. Bu eser peygamberleri ve melekleri görme hakkında. Kitabın adı ne? Yani El-Hâvî-l-İlfetâvâ'nın içinde çok risale var. El-Hâvî-l-İlfetâvâ diyelim bir kitap ama kitabın içinde beş on müstakil risale var. Şu anda benim okuduğum El-Hâvî-l-İlfetâvâ'nın şamile itibariyle konuşuyorum.

  51. 20:26

    İkinci cildinin 317-318'i okuduklarına 317-318-19'u okuyorum ders olarak. İkinci cil 317-318-19'u okuyorum. Bu okuduğum bütün ibareleri zerre kadar ilmi olan şamile denen bir şevar El-Hâvî-l-İlfetâvâ'ya girse oradan bulacaktır. Kaynaklar orada. Onun da kaynaklarının kaynakları var. Hepsinin kaynakları da bizde mevcuttur.

  52. 20:48

    Kitap yazılırsa kaynakları yazmak kolay oluyor. Sohbette kaynakları söyleyelim derken tutukluk olabiliyor, akış bozulabiliyor. Kaynakları bizde isteyene her zaman gösterebiliriz. Şimdi El-Hâvî-l-İlfetâvâ'nın içindeki kitabın adı neymiş?

  53. 21:06

    Peygamberler öldükten sonra, ölümlerinden sonra görülür mü? Yaka zaten, uyanıkken. Rüyayı konuşmuyoruz. Melekler uyanıkken melekleri görmek mümkün müdür? Uyanıkken. Ehl-i Sünnet'in itikadı bu usta nedir? Bu risale bunun hakkında yazılmış. Anladınız mı? Ruhiyetin Nebi'yi, ruhiyet görmek demek. Nebi'yi vel melek.

  54. 21:34

    Siz de anlıyorsunuz işte. Bu risaleden bir ders mi yaptık, iki ders mi yaptık? İki ders yaptık. Bir tane evde yaptım, bir tane geçen hafta burada yaptım. Şimdi derse devam ediyorum. İmam Bedruddin-i Müsahip Hazretleri diyor ki İmam Suyuti'nin daha eski alimlerden nakil yapıyor. Tezkira isimli eseri var diyor.

  55. 21:56

    Orada bir fasıl açmış diyor. Faslın bu ne, buna bir bak hocam. Bu tezkira bunu da bulabilir miyiz? Bedruddin-i Müsahip'in. Şimdi ben burada bir kitapta bir kitap görüyorum. O kitabın kaynağına iniyorum. Yani Suyuti'nin verdiği ilk kaynağına iniyorum. Bu sefer oradan yazmasını buluyorum dünyanın bir yerinden.

  56. 22:15

    Benim de böyle bir, maalesef mükemmeliyetçilik şeyi tuttu beni de. O da beni yoruyor. İmam Suyuti neyimizi etmiyor? Zaten İmam Suyuti'ye inanmayan Bedruddin-i Müsahip'e mi inanacak yani de. Mesele o değil. Mesele kaynakları çoğaltıyoruz. Ama bu kaynakları çoğaltmak zındığın Vehhabi'nin bidat ehlinin bidatını artırıyor.

  57. 22:39

    İman ehlinin imanını artırıyor. Dolayısıyla bize zaten Muhaddis'in ve Hufaz olan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'in uyanıkken görüşme şerefine nail olmuş en büyük velilerden İmam Suyuti Hazretleri'nin beyanları ve nakilleri yeter artar. Zaten geçen kimlerden nakil yaptık geçen derslerde?

  58. 22:57

    İmam-ül Harameyn. Yani İmam Gazali Hazretleri'nin Şeyhi. İmam Cüveyni. Bunları iki derstir okudum. Hepsinin kaynakları da var. Onlar bulunuyor. Bunun kaynağını hatırlamadım. Puzat buyurmuş ki, faslun bir fasıl açmış. Fihayati Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'in canlılığı. Bade Mevti ölümünden sonra.

  59. 23:22

    Filberzakhi berzakta. Şimdi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat etti mi etti? Manası nedir? Ruhu bedeninden ayrıldı mı? Ayrıldı. Böylece inneke meyyitun. Sen öleceksin Habibim. Ayetinin sırrı zahir oldu mu? Küllü şeyne alim. Her şey ölecek. Ayetin meydana geldi mi? Küllü nefsin zahkatül mevt.

  60. 23:40

    Canlı ölümü tadacak ayeti tahakkuk etti mi? Bütün ayetler tahakkuk etti. Ondan sonra Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in İhtilaf var. En fazla rivayet 40 gün. Bazı rivayetlerde 3 gün. Bazı rivayetlerde 2 gün sonra. Ruhu şerifi. Bedeni şerifine. İade edildi mi? Edildi. Dinleyenler bunları hatırlıyor mu şu an?

  61. 23:58

    Hatırlıyor. Oradan devam ediyoruz. Mükerrere düşebilir. Çünkü alimler birbirinden farklı kitaplarda yazmış. Dolayısıyla ne kadar mükerrer olsa Ettekrar Hasan 180 demiş. Yani kafamıza yerleştirmemiz için. İmam Suyuti devam ediyor. Filberzakı berzakta. Berzak ne demek? Kabir alemi demek. Bir tarafı dünyaya bakar.

  62. 24:20

    Bir yüzü dünyaya bakar. İskelet dünyadadır. Çürümeyen parça dünyadadır. Toprakladır. Bir taraf ahirete bakar. Çünkü ruh ne taraftadır? Ruh ahiret canibindedir. Dolayısıyla berzak ne demektir? Ortadaki geçit demektir. Kabir alemi de böyle bir orta köprü geçit vazifesi iki yönlü olduğu için göstermektedir.

  63. 24:45

    Fakat bu hususa delalet etti. Hem şari demek Allah'ın tasrihi yani açık ifadesi bir de ve imâu, bir de imâsı. Şimdi burada bazı âyetler, hadislerde açıkça söylüyor. bir devre Yani ruhu bedenine döndürülme manasında, iade edilme manasında, fiziki manada hayatta olduklarını bazı açık söylüyor. Ölü demeyin tiridir diyor.

  64. 25:17

    Bazı hadislerde de imâ var. Yani işaretten o mânâ çıkıyor. Şimdi ve minel kur'ânî, Kur'an'dan delil diyor. Kavlu teâlâ İstihâdü billâhi al-imrân suresinin 169. ayet-i kerimesinde ve lâ tehsebennellezîne kutilû fî sebîlillâhi emvâtâ. Bekara suresinde ölüler demeyin diyor. Al-imrân suresinde de sakın Allah yolunda öldürülenlerin ölü olduklarını asla ve kata düşünmeyin diyor.

  65. 25:51

    Orada sözü yasaklıyor, al-imrân'da böyle bir düşünce ve fikri de haram ediyor. Çok ilginç bir şey. Bel, doğrusu, ahyâun, onlar asıl dirilerdir. indâ rabbihim, Rableri nezdinde, yurzaûn, rızıkları gönderiliyor. Şimdi bu rızık işi, evvelki derslerde dediğimize göre maddi ve fiziki rızık anlamındadır. Eğer manevi nimet ve zevk cennet bahçesinde ferahnak olmak anlamında olsa

  66. 26:30

    imanlı ölen, cennetlik olan, şehit olmayanlarda da bu müjde var mı? Var. Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçedir, ya cehennem çukurlarından bir çukurdur. E peki burada şehit olma şartı yok. Eğer ehl-i sünnet müslümansa, cennetlikse, şehit olmasa da, peygamber olmasa da, sıddık olmasa da, evliyaullah olmasa da yine onun da kabri cennet bahçesi oluyor mu?

  67. 26:55

    Oluyor. Cennet bahçesi olan kabirde manevi rızıklar mı, manevi zevkler oluyor mu? E cennet bahçesi mezarın. Gözünün gördüğü kadar geniş. Tabii ki rahat oturuyorsun, yatıyorsun yani. Kâbe-i canlı yayın izliyorsun falan. Bunlar manevi rızıktır. Ama şehitlere özel muamele olarak ayette, ölü demeyin, öldüklerini düşünmeyin,

  68. 27:19

    asıl diriler onlardır dedikten sonra rızıktan bahsetmesi ne demek oluyor? Fiziki manada yemek içmek anlamında oluyor. İbu Sa'd-ı Şerif var. Cennetin ırmaklarında dolaşırlar, istediği cennet ırmağından içerler diyor. Ruhun içmekle bir alakası var mı? Yok. Ruhun içmek, yemek kimin işi? Fiziki manada bedenin işi.

  69. 27:44

    Rızık da burada söylendiğine göre manevi rızığa gelince cennet bahçesinde her Müslüman zaten kabirsi cennet bahçesiyse, şehit olmakla alakalı değilse, o rızık zaten herkese varsa, bu rızık ayette niçin özellikle bir rızıktan şehitlere tahsis ediliyor? Anlatabildik geçen derslerde ama belki bu daha bir özet oldu.

  70. 28:06

    Dolayısıyla burada fiziki bir yeme içme var mı? Var. İşte bu durum. Ölümden sonra berzakta fiziki hayat. Fiziki. Ümmetin fertleri için bile hasıl oluyor mu? Oluyor. Ama hangi fert için? Ümmetin fertleri de. Ümmetin fertlerinden neyi kastediyor? Peygamber olmayanları kastediyor. Yani peygambere ümmetin bir ferdi denir mi?

  71. 28:42

    Biz Peygamber aleyhissalâtu vesselâm Efendimiz'in ümmeti oluyoruz. Biz ümmetin bir ferdiyiz. Ama ümmetin her ferdi için mi? Değil. Ümmetin fertlerinden. Şehitler de ümmetin bir ferdi mi? Ferdi. Özel bir tabaka. Ama peygamber olmadıklarına göre onlar da ümmetin fertlerinden midirler? Fertlerindendirler.

  72. 29:07

    Demek ki kabirdeki bu fiziki manada hayat ve rızık, cismi manada ümmetin ferdi olan şehitler için bile hasıl olduğu ayetle sabit mi? Sabit. Peki. Peygamberlerin hali daha üstün değil midir? Değil midir? Bu rütbesi şehit olup da bu rütbeye kazananlardan, peygamberlerin hali, ahvali daha üstün olduğunda şüphe var mıdır?

  73. 29:43

    Hele ki ahiret alemine ruh geçmişse, ahiret aleminde peygamberlerle ümmetler bir tutulabilir mi yani? Dolayısıyla, anladın mı? Bir de biz şimdi Berzak'tan bahsediyoruz. Bir yüzü ahirete gitmiş, ruhtan bahsediyoruz. Ruh bedene ayrılmış ruh, sonra bedene döndürülmüş. Dolayısıyla, burada peygamberin ruhlarının daha kuvvetli olduğunda hiç şüphe yoktur.

  74. 30:09

    O zaman, velâ tekûnû rûtvetu ehadim minel ümmetî. Ümmetten hiçbirinin rütbesi olamaz. Âlâ min rûtvetin Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimizin rütbesinden daha üstün bir rütbe. Hangi velide olabilir? Hangi sahabede olabilir? O zaman, belînne mâ sallallâhu aleyhi ve sellem rûtbetu. Bütün sıddıklar, şehitler, sâlihlere bu rütbeler nereden geldi?

  75. 30:31

    Bir tezkiyeti ve tebu'iyyeti. O peygambere sallallâhu aleyhi ve sellem tabi olduğu için, onun sünnetine uyarak nefsini tezkiye ettiği için, kötü huylarından arındığı için Allah o makamı ona verdi. O peygambere tabi olmasaydı kim veli olabilir, kim sıddık olabilir? O zaman, ve izâ fe inne mâ sallallâhu aleyhi ve sellem rütbete bir şehadeti.

  76. 30:55

    Şehitler, ölümlerinden sonra gerçek manada diri olmayıp, ruhlarının iadesini, yani şehit derken şimdi her şehidin de mertebesi bir değil. Yani, Allah'ın dininde şehitlerin efendisi kim? Seyyid-i Şüheyl-i Hamza'nın şehitliğiyle, şu andaki normal bir askerin, polisin şehitliği miydi? Askerimiz, polisimiz de Allah yolunda, vatan uğrunda ölüyor, zulmen, haksızlıkla öldürülüyorsa,

  77. 31:27

    o da şehittir. Ama sen şimdi, şu andaki şehitlikte yatan bir şey, bu da Hazreti Hamza ayarındadır, aynı mertebededir denir mi yani şimdi? Her şehidin de bir mertebesinin farkı var mıdır? Vardır. Peki bunlar bu makama neyle erdiler? Şehitlikle. Peki ve şehadetle. Hazreti Nebü'l-Sallâllâhu aleyhi ve sellem.

  78. 31:48

    Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şehit midir? Hem de şehitlerin en mükemmeli şehadet ve cihleri var. Yatağında ölen şehitler, harpte ölen şehitler, hükmî şehitler, hakiki şehitler, cenazesi yıkanan şehitler, yıkanmayan şehitler, elbisesiyle, kanlarıyla gömülen şehitler, kefenlenen şehitler. Fıkıhta böyle fetvalar vardır.

  79. 32:12

    En büyük tertibat var. Peki Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem bunların neresine düşüyor? En büyük şehit olur. Ondan sonra, Nitekim belki ilerlerde de gelecek, başka rivayetler gelecek. Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem ne buyurdu? Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem niçin vefat etti? Zehirlendiğinden vefat etti.

  80. 32:29

    O zehiri nerede yemişti? Hayber'de, kalenin komutanının kızı, koyunu zehirledi, bastı zehiri, Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem'e gönderdi, işte yemek diye. Ondan sonra Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem, bir sahabeyle beraber, iki sahabeyle herhalde, yiyordu ulan, sonra pişmiş koyun dile geldi.

  81. 32:46

    Değil mi? E biz pişmiş koyunu yazmadık o dirilen ölülere ya. Hayber'deki, vay anasını. Ulan, dibine kadar gittim her rivayeti, bak onu unutmuştuk, şimdilik aklıma geldi. Çabuk onu da ekleyelim, kitap daha baskıya gitmedi. Allah Allah ya, ulan ne iştir. Pişmiş koyun konuştu daha. Ondan sonra, onları yazdım ya, dirilen ölüler şeye.

  82. 33:09

    Gittim, Yakup aleyhisselam'ın, İbrahim aleyhisselam'ın buzağını bile buldum. Sarı validemiz, Lüt aleyhisselam'ın kavmini helaka gelen, melekler geldiler, müjde verdiler. Febeşir'in ağabeyi, İbrahim aleyhisselam, Ondan sonra, niye yemiyorlar bunlar falan meselesi vardı ya. Biliyorsunuz da, ama şeyi bilmiyorsunuz, bilmediğiniz şeyleri gördüm ben.

  83. 33:33

    Onları yazdım yani. Öyle sizin bildiğiniz erayet ehliyeti olsa yazmazdım. Ondan sonra, orada ne oldu? Buzağım, dedi ki işte sen de çocuğun olacak, Dedi ki, Sarı validemiz de doksan küsur yaşında. O zamana kadar hiç doğurmamış, yaşı da doksan küsur, İbrahim aleyhisselam da yüz yirmi yaşında. Sarı validemiz de güldü yani.

  84. 33:59

    Benim gibi koca karını nasıl doğuracağım? Kocam da piri fani bembeyaz olmuş. İbrahim aleyhisselam'ı gösterdi. Bu da çok şaşılacak bir iş. Daha melek olduklarından da pek haberleri yok. Biraz sonra anlatayım. Allah'ın kudretine mi şaşırıyorsun? Yani o da Allah yapamaz manasına demedi, nasıl olacakmış derken, hayran oldu yani.

  85. 34:26

    Rahmetullahi ve berekatü. Aleyküm ehlel beyt. İnnehu hamidun mecide. Ettehiyyatü de ki, ve rahmetullahi ve berekatü. Sonra, salli barikte hamidun mecid. Hep o ayetten çıkıyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, hep Kur'an'dan aldı. Ondan sonra, öyle deyince, Cebrail aleyhisselam, insan kılığında, genç delikanlı şeklinde geldiler ya, yüzleri beyaz böyle,

  86. 34:53

    filiz gibi delikanlı derdi, Efendimiz aleyhisselam. İşte o delikanlılar suretinde geldiği için, Cebrail aleyhisselam, insan suretinde parmağı var, parmağını, pişmiş buzağı orada duruyor, parmağını buzağın içine bir soktu. Ondan sonra buzağı birden canlandı, pişmiş buzağı canlandı, gitti anasının yanına.

  87. 35:21

    E işte, şaşırıyor musun dedi, işte dedi, pişmiş buzağı anasının yanına gönderen Allah, sana da çocuk verecek 90 yaşından sonra, şaşırılacak ne var? Onu yazdım, onu yazdım, Hayber'de konuşan pişmiş koyunu yazmadım. Herkes biliyor diye değil yani, işte unutuyorsun, 40 kitap topladım ya, ama bunu yazmadım.

  88. 35:48

    Şimdi sizin yüzünüzden aklıma geldi. Tamam onu da koyacağız hemen, hocam kaynaklarımızı bulalım yapalım. Allah Allah. Sonra pişmiş koyun dile geldi, koyun ne dedi? Ya Resulallah dedi, la te kulli inni mesmumetun. Bunu kim söylüyor, bu ses çıktı, harf çıktı. Harfle ses çıktı.

  89. 36:12

    Efendim sallallahu aleyhi ve sellem yani öyle anladım demedi veya Cibril vayı getirdi içime demedi, orada yanında yiyen de duydu. Pişmiş koyun, koyunun da tamamı değil, koluna buduna zehri basmış, bu tarafını göndermiş. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem pislikten uzak tarafları, hayvanın pisliğine yakınları yenir ama ek ruhtur diye yemezdi.

  90. 36:37

    Yani işkembedir, paçadır, bacaktır. Bunları yiyorsunuz, bayıla bayıla yiyorsunuz. Ağzıma bir kere sokmuş değilim, gelmişim 63 yaşına. Neyse yiyebilirsiniz, haram demedik. Lakin siz işkembeciyseniz devam edin. Ondan sonra Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hiç oraları yemezdi. Oraları yemediği için o da onu biliyor, Yahudi'nin kızı.

  91. 36:59

    O da onu bildiği için hediye gönderir mahiyetinde. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e yemek gönderdiler. O budunu yaptı özel. Kol, kol en uzak yer, pis bölge, aşağı bölgelerden en uzak yer. Kolunun buduna bastı zehri. Ondan sonra gönderdi. Tam Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir lokma aldı, etin suyu ağzından, boğazından içine gitti.

  92. 37:24

    Tam o arada koyun dile geldi. Yeme beni ben zehirliyim dedi. Koyun dedi pişmiş. Yüzde yüz, en sayı adı. Ondan sonra Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hemen işte neyse ağzının içine gideni şey yapamadı da, ağzında kalan falan şey yaptı, çıkarttı ama işte orada sahabeden biri sonra onu hemen getirtti.

  93. 37:46

    Dedi ki sen bu işi niye yaptın? Zehri niye koydun dedi. O da dedi ki, uyanık bir cevap verdi. Ben dedim ki dedi bizim kalemizi fethetti, babamı öldürdü. Babası da kalenin komutanıydı. Babamı öldürdü. Eğer gerçek peygamber ise bu koyun zaten ona söyler, o da yemez kurtulur. Ben de onun gerçek mi olduğunu anlarım.

  94. 38:07

    Eğer gerçek peygamber değilse zaten bize zulmetti. O zaman da yesin zehri ölsün gitsin. Dedi ki dürüst konuştun dedi. Seni affettim dedi. Ancak o sırada sahabe-i kiramdan o Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber olan iki lokma yemiş oldu. O iki lokmadan o vefat etti.

  95. 38:27

    Ve şehit olunca Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bazı rivayetlerde yine bir afşe-i rivayet varsa da benim gördüğüm rivayetlerde kuvvetli rivayetlere göre kısa lazım geldi. Çünkü bir Müslüman'ın zehirlenip ölmesine sebebiyet verdi. Sonra Hayber ne senesi hocam? Hayber 6. Bişri ibn-i Bera Hazretleri.

  96. 38:50

    Bera ibn-i Marul Hazretleri büyük sahibi. Onun oğlu Bişri ibn-i Bera Bedir elinden o. Bişri ibn-i Bera Bedir elinden Bişri ibn-i Bera Hazretleri o koyunun zehrinden şehit oldu. Peki Hayber 6. sene değil mi? 7 mi? 8 mekkef etti hocam. Hayber 6 Hudeybiye'den sonra. Bir daha bak. Ondan sonra çünkü 7'de ömre-i kaza diyebiliyorum.

  97. 39:17

    7'de ömre-i kaza, 8'de fethi, 9'da Ebu Bek Sıttık'ın haççı, 10'da Efendimiz Hazretleri'nin haççı. Hesap öyle gibi geliyor buna. Hayber'den Efendimiz Hazretleri'nin döndükten vefatına kadar hemen hemen 4 sene daha yaşamış. Bu 4 sene her sene sıtma oluyordu. Acayip sıtma oluyordu. Neden? O zehir nüksediyordu.

  98. 39:43

    Nüksediyordu, sallallahu aleyhi ve sellem ağır hastalık geçiriyordu. Öyle bir sıtma oluyordu. Bütün dünyanın üzerine insanların yüklense o sıtmayı kaldıramaz. En ağır sıtma ona oluyordu. Eşheddülbelâ alel-enbiyâ, belanın en şiddetlisi, peygamberlere gelir, sümmel evliya, sonra velilere gelir, o da derecesine gelir.

  99. 40:03

    Sümmel-emsel vel-emsel. Ne kadar makamı büyük, o kadar belası çok olur. Onun için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gelen ağrı ümmetinden hiçbirine gelmemiş. Dünyanın üzerine gelse, dünyaya alakalı olur. O kadar ağrı çekiyordu. Sallallahu aleyhi ve sellem hiçbir ibadetini geri bırakmıyordu. tam vefat ediyordu, vefat edeceği anda ne buyurdu?

  100. 40:27

    ma zâlet ükletu haybara tuaviduni fehâzâ evânu kata'et ebherî Hayber'de yediğim zehirli lokmanın tesiri her sene beni defaat ile yokluyordu. Geliyordu, gidiyordu, geliyordu, gidiyordu. Kaç senedir ben bu sıtmaları, o zehirin çekiyordum. Ama şimdi o zehir nüksetti ve şu anda ben vefat ederken ölümüme o sebep olacak,

  101. 40:54

    Hayber'deki yediğim lokmanın zehirinin şah damarımı keseceği andayız dedi ve vefat etti. Bundan dolayıdır ki Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şehitlerin en büyüğüdür. Çünkü neden? Bir Yahudinin, ha burada ne var? Burada şu var.

  102. 41:40

    İkindi akşam arasında da 300 alim emri bir marufçu sahabe öldürüyorlardı. Kur'an-ı Kerim'de de bu geçiyor. İşte Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleminde. Bu arada mevzu Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şehitlerin, peygamberlerin ve şehitlerin efendisi olsun.

  103. 41:57

    Ve Yahudiler birçok peygamberin katili olduğu gibi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin de katili olma lanetine çarpılsın. Mevzu budur. E şimdi o zaman şehitler hakkında fiziki manada rızıkları gönderiliyor, yiyor içiyor, cennetin ırmağında geziyor. Bu kadar hadis-i şerif, ayet var iken Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kabrinden çıkamıyormuş yani.

  104. 42:20

    Senin zerre kadar ilminde yok, imanında yok o zaman ya. Anlatabildik mi? Bağladık mı konuyu? Kopan bir şey var mı? Tamam. Arada hemen şeye canlanmayın. Koptu zannetmeyin yani konuları. Buzağa geçeriz, oradan oraya geçeriz, gelir getiririz. İnşallahurrahman. Hudeybiye musallası altıncı sene oldu. Allah buyuruyor ki onun peşine size yakın fetih verdik.

  105. 42:47

    Yakın fetih dediği neyi kastediyor? Hayber'i kastediyor. Efendim sallallahu aleyhi ve sellem dört sene kadar küsurat olabilir, yaşamış. Yani bu zehir onu dört sene kadar yoklamış ve rahatsız etmiş. Bunu demek istiyorum. Şimdi geldiğimiz noktada buyuruyor ki Ve şehadetü hasanetün alen nebi alâ tembel vücûd.

  106. 43:09

    Vekâlâ aleyhisselam. Ne buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem? Merarcu alâ mûsâ leyle tevşireybi undel kesibil ehmer ve vekâl musallifin kabri. Musa aleyhisselama Miraç'a giderek götürürken gece kum tepelliciklerinin yanında rastladığım zaman kabrinde ne yapıyordu? Namaz kılıyordu. Nasıl kılıyordu? Ayakta.

  107. 43:30

    Bu Musa aleyhisselama fiziki hayat, bedenli hayat, fiziki hayatın ölümünden sonra sabit oldu. Musa aleyhisselam kaç sene olmuştu bu vadeleri? Efendimiz Miraç'a çıkarken. Kaç bin sene? Belki de üç bin, dört bine yakın. Peki o zaman Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem sahih hadiste namaz kılıyor buyurdu mu?

  108. 43:55

    Buyurdu. Ama orada ruhani namaz olduğu anlaşılmasın diye ne buyurdu? Ayakta sıfatıyla buyurdu. Ayakta ve oturmayla ruh sıfatlanmaz ki. Ceset. O cesedin işidir ayakta oturmak. Kabrinin içinde niye diyor? Şimdi kabrinin içinde demesi delilir mi hala? Bu da buna delildir. Eğer ruhun sıfatlarından olsa ruh kabrinin içinde durmakla yükümlü değil ki.

  109. 44:27

    Ruh sahte çıkıyor gidiyor ya cennete ya cehenneme. Musa aleyhisselamın ruhu kabrinin içinde niye dursun? Namaz kılmak için bedenine girmiş. Kabrinin içinde demek bedenine girdiği için kabrinin içinde. Bedenine girmeyecek olsa ruh kabre niye girsin bir daha durup dururken? Anladınız mı? Haa. O zaman muhtaç olmazdık.

  110. 44:51

    Kabrinin içinde. kabirin içinde kaydını hadis-i şerif getirir miydi? Resûlullah Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in bir kelimesinde fuzuli olur mu? Kabirin içi niye dedi şimdi? Göğün üstü demedi de niye kabirin içi dedi yani? Peki, Hiçbir âlim demedi ki, Peygamberlerin ruhları, bedenleriyle beraber kabirde mescundur, hapsedilmiştir, mahsur kalmış, sınırlanmıştır.

  111. 45:18

    Tamam, peygamberlerin kabirde diridirler, ama bedenle beraber kabirden çıkamıyorlar. Hiçbir âlim böyle bir şey demedi ki. Peygamberler diridirler, kabirlerinde namaz kılıyorlar, dedi. Dedi ama ruh kabirden çıkamıyor, hep kabirde kalıyor, diye bir şey hiçbir âlim demedi. Şehitlerin ruhları, müminlerin ruhları zaten cennette.

  112. 45:44

    oradaki namazda, efendim, kabrin içinde namaz kılıyor, tabirinin kullanılmasına ne gerek var? Musa aleyhisselam, kabrin içinde kılıyordu deyince, ruh kabre girdi. Ruh kabre niye geldi? O Efendimiz hep orada durmuyor. Ondan sonra Mescid-i Aksa'ya gitti, Mescid-i Aksa'da da ayakta namaz kılıyordu. Sonra altıncı kat semaha çıktı Miraç'ta,

  113. 46:06

    altıncı kat semada da Efendimiz ile beş vakit namaza indirene kadar görüştü. Dolayısıyla, orada Efendimiz'i kabrinde karşılamak için fiziki bedeninin çürümeyen, peygamberlerde çürüme yok biliyorsunuz, fiziki çürümeyen bedeninin bulunduğu yere de Efendimiz'i götürdü. Oysa İsa aleyhisselamın doğduğu yere de götürdü.

  114. 46:24

    Oysa İsa sanabının doğduğu yere de götürdü. Beyt-i Lahma da götürüp biliyorsunuz, Beyti Lahm'a da götürübiliyorsun. Burak'la Burak'la in burada namaz kıl, in buradan namaz kıl, in buradan namaz kıl, in buradan namaz kıl. İbrahim aleyhisselam kabrinin olduğuna göre. İbrahim aleyhisselâm'ın kabrinin doğduğuna göre.

  115. 46:34

    Halbuki İbrahim aleyhisselâm nerede görüştü? Halbuki İbrahim aleyhisselam nerede görüştü? Yedinci kat semada, Sahra validemizden yetimleri kefil olmuşlardı. Dolayısıyla, zaten Mescid-i Aksa'da hepsi buluştular. Ama Efendimiz aleyhisselam, Mescid-i Aksa'ya götürülene kadar, Kesib-i Ahmer'e uğratıldı, Beyt-i Lahma'ya uğratıldı, El-Halil'e uğratıldı.

  116. 46:50

    El-Halil'de mağarada İbrahim aleyhisselam, Yakup aleyhisselam, Enbiya aleyhisselam, orada mağaradalar. Onlar da çürümemişler, açıkta duruyorlar ama tabi mağara kapalı. Şimdi dolayısıyla, madem ki kabrinde namaz kılıyor, işte orada ruh ne yaptı? Kabrinin içine girdi. Niye? Kabrin içinde bedeninin içine girdi ve ayakta namaz kılarken Efendimiz aleyhisselam geldi, ziyaretine.

  117. 47:15

    Kabrini ziyarete geldi yani. Yoksa zaten diri olarak Mescid-i Aksa'da, semavatta görüştü. Anladın mı? Ve bir hadis İbn-i Abbas'ın, İbn-i Abbas radıyallahu anh'ın hadisine gelince, bu da sahip bir hadis, ben rabıtada da bunu, 20 sene evvel delil olarak yazdıklarımda geçiyorum. Hac yapmalarının delili, peygamberlerin her sene hac yapıyorlar.

  118. 47:40

    Hızır aleyhisselam, İlahi aleyhisselam zaten yapıyor. İhramdan çıkarken birbirini tıraş ediyor. O sabit. Onda zaten şey yok. Lakin diğer bütün peygamberler, her sene ne yapıyorlar? Hacca gidiyorlar. Bunu evliyalar... Ama hadis-i şerifte de var. Hac yaparlar diyor. Ama bu hadisin sahih isnadı olarak burada geliyor.

  119. 48:07

    Bu hadis-i şerifin kaynağını bir şey yaparsınız. Beyne-i Mekib'in rabıtada da var. Ondan sonra... Anladın mı sen? Vadil ezrakı diyor. Sonra... Seniyyetü her şahde, her şahde geçiyor. Sirna biz yürüdük diyor. İbn-i Abbas hazretleri gençti biliyorsunuz. Herhalde Vefatettin Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem 10 yaşlarındaydı.

  120. 48:37

    Belki 13 felandı. Biz giderken... Beyne-i Mekke'de ve Medine'de... Mekke ile Medine arasındaydık. Femerarna uğradık bir vadin bir vadiye. Vadi iki dağların arasında düzlük. Fekale sordu sallallahu aleyhi ve selleme. Buyurdu ki... Bu vadinin adı nedir? Araplar böyle... Vadilerin hepsinin ismi var. Dağlarının ismi var.

  121. 49:06

    Sordu. Vadi ezrak vadesidir. Fekale sallallahu aleyhi ve sellem. Buyurdu ki... Şimdi ben en zoru bakıyorum. İla Musa. şimdi Musa'yı görür gibiyim, yani görüyorum, gibiymişsi fazla. Vâ zân koymuş Vazan koymuş... Usbû'â'în iki parmağını İki parmağını... fî üzûne'în. İki kulağının içine Musa selam koymuş.

  122. 49:32

    Levû'ûnnu cuvâr cû'ârun. Bas bas bağırıyor. İlla Allah'a, Allah'a münacatta. İllallâhi, Allâh'a münâkır. Ne ile? Bir telbiyeti. Telbiye getiriyor. Telbiye ne? Bas bas Musa Selam'ıza şükür. Mağaran geçiyor. Biâz el-Vâdi, bu vadiden. Niye, nereye gidiyor Musa aleyhisselâm? Hacca gidiyor. Sümme sonra Sirna'a yürüdük.

  123. 49:58

    Gidiyoruz. Hattâ Teynâ geldi. Ala Seniyye'ti. Bir tepeye geldi. Hattâ orada, burada söylemiyorum. Öbür hadiste söylüyor. Bu tepenin adı nedir? Dediler, Seniyye'ti, Herşâ. tepesidir. Şimdi Yunus'u görüyorum. Kırmızı, Kırmızı, renkli, tüylü bir deveye binmiş. binmiş. Üzerinde Üzerinde yünden bir cübbe var.

  124. 50:29

    O da bu vâdiden geçiyor. Şimdi, burada soruluyor. Yani, peygamberlerin hac yaptığına dair Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem'in Mekke ile Medine arasında Musa aleyhisselâm'ın ve Yunus aleyhisselâm'ın telbiye getirerek Mikat'a doğru ilerlediklerini, hacca gittiklerini gördüğünü Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem'in söylüyor.

  125. 50:57

    Hadis-i şerif Sahih-i Müslim. Sahih-i Müslim'in 438 rakamında 1. cilt 105. sayfede bu hadis-i şerif geçiyor. Ulema bu hadis-i şerifi neye deli getiriyor? Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in peygamberlerin hacca giderken yolda gördüğünü ama o görülen nedir? Ruh kırmızı deveye biner mi? Ruhun üzerinde ihram olur mu?

  126. 51:21

    Ruh cübbe giyer mi? Ruh parmağını kulaklarına tıkar mı? Bütün bunlar ne oluyor? Fiziki manada hacca gittiklerini Müslim hadisinde delalet ediyor mu? Ediyor. Şu ile müna burada işte soruluyor. Burada mı acaba? Şey nereden geldi acaba? İntikalimiz nereden? Daha var herhalde. Daha var tamam. Keyfe zekâra haccı yoluna telbiyet yok.

  127. 51:49

    Ve hu ve muvatt, ve hu fî l-kur'an ve reseddâ râmen. Birisi sorarsa ki ya leb bekliyorlar, haç yapıyorlar, ayakta namaz kılıyorlar halbuki ölmüşler. Onlar ahiret merzak alemindeler. Ahiret amel yurdu değil. Amel yurdu olmayan yerden namazın, haccın ne manası kalır? İnsanoğlu öldüğü zaman ameli kesilir hani.

  128. 52:08

    Hadisi de var. Ama o herkese değil. O sana bana üç şeyden kesilmez. Sadaka-i cariye, hayırlı evlat dua der, faydalanman ilim. Senin benim bile kesilmeme ihtimalin var. Üç şeyden birini yaparsak. Şimdi bölgeye de cevap veriliyor. Bir defa şehitler diridirler. Rableri nezdinde manevi yani cennet, hakiki cennet, manevi derken ruhani cennet diye düşünmeyin, fiziki cennet.

  129. 52:40

    Rableri katında rızıklandırılıyorlar. Kimse uzak göremez ki. Yani olmaz diyemez ki en yahutçu hacca demesinler ve yusallihu namaz kılamasınlar ve tekarrabu bi meslatav güçlerin yettiği salih amellerle Allah'a manen yakınlaşamasınlar diye bir şey kimse böyle bir kayıt düşemez. Onlar ahiretteyseler de onlar bu dünya yurdunda

  130. 53:09

    İza feniyet müttetü eva tekebete lükrulle ziyeddearul cezain katı ale amel Yani onların hayatı diğerlerinin hayatına benzemez. Onun için diğerlerinin fiziki manada namazları, haçları artık biter. Diğer ölüler cennetlikle olsalar fiziki amelleri biter ama bunlar farklıdır.

  131. 53:35

    Şimdi bunu azer lafzı gazı yaz. Kazıyaz çok büyük alim şifa şerifi yazan bütün ulemalarında ittifak etmiş büyük muhaddis falan onun hakkında kitap yazıyorum ben şu an. Şifa şerifin başına onun hakkında tercüme yapıyorum. Okursunuz görürsünüz. İmam Suyutu diyor ki Feyzakane Kazıyaz diyor Kazıyaz gibi dünyanın en büyük alimi kendi döneminde muhaddis fıkıhçı

  132. 54:01

    yakulu diyor ki Kazıyaz innehum yahuccune bi etsadîn cesetleriyle fiziken haç yapıyorlar. ve yufârikûne kubûrog kabirlerinden ayrılıyorlar. Dikkat et. Beden kabirde durmuyor. Zaten beden çürümedi ya beden kabirden çıkıyor ruh bedenine giriyor beden kabirden ayrılıyor ruh zaten kabire tahsisli değil ki ruh her yerde dolaşır.

  133. 54:30

    Burada fiziki olması için ne lazım? Beden. Dolayısıyla ruh bedenine girdiği zaman bedeniyle beraber ayrılıyor kabirden anladın mı? Peygamberler o vaziyette bedeniyle kabrinden çıkıyor. Arafat'a geliyor mu? Bunu Kazıyaz diyor mu? bir galibi şifa-i şerife yazan zat diyor. İmam şu ötü söylüyor şimdi. Feyzâkâ, fekeyfü üstenkörü mufârekâtü nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in kabri.

  134. 54:58

    O zaman biz Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem kabrinden bedeniyle ayrılıyor, çıkıyor, geziyor, geliyor, istediğine görünüyor dersek bunu kim hikâye edebilir? Diğer peygamberler çıkıyor, Arafat'a, Hacc'a gidiyor. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Medine'den mahpus mu kaldı aşağı? Anladın mı?

  135. 55:13

    Ne anladın? Ha işte bu geldiğin men işi tehlikeli. Feyzâkâ, nebi sallallâhu aleyhi ve sellem. Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem. Diğer peygamberler Hacc yapıyor. Niye hepsi yapıyordu o yapaması? E Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Hacc yapıyorsa, Feyzâkâ, nebi sallallâhu aleyhi ve sellem kabrinde namaz kıldığı sahih hadiste varsa, feces-i edûf-i semâ o zaman

  136. 55:39

    demek ki bedeni de istediğimi göklerdedir. İstediğimi arştadır. İstediğimi yerdedir. İstediğimi buradadır. İstediğimi zikir meclislerindedir. İstediğimi Arafat'tadır. O zaman bu durumda bedeni şerifi peki oraya gidip selam verenlere de anında selamlarına bedeniyle cevap veriyor mu? Onu da veriyor. Nasıl oluyor?

  137. 56:07

    Nasıl olmuyor ya? Allah-u Teala her şeyi bir anda biliyor, her şeyi bir anda duyuyor. Habibine de, ruhuna da o gücü veriyor. Oradakilere de cevap veriyor. İstediğin yerde de cesedin şerifiyle, bedeni şerifiyle katılıyor. O zaman kabrinde sınırlı değil. Kabrinde bu yani kabrinde metfun defnedilmiş vaziyette kabri şerifinin içinde değil o zaman.

  138. 56:31

    Birisi derse ki yok efendim bedeni kabrinden hiç ayrılmıyor derse bu ayet hadislere ve el-Hüsnet ulemasına ne konuşmuş oluyor? Mukhalif konuşmuş oluyor. Bugüne kadar size bu soru sorulsa bu cevap verebilir miydiniz? Veremezdiniz. Anlını karıştırdım veremezdiniz.

  139. 56:50

    Şimdi ben İmam-ı Süyuti'yi size tercüme ettim. Aklınızdaki şüpheler zahil oldu. İnşallah yel değirmen olmaz. Anladınız mı? Gel bakalım, öyle yok. İmam-ı Süyuti bırakmaz öyle. delilleri söyler, ondan sonra özetini çıkarır. Şüpheli can cennete girmez. El-Hüsnet itikadında acaba kabul? Etmez. Fahasalâ.

  140. 57:19

    Hasıl oldu. Ne hasıl oldu şimdi? Min mecmûi hâzîn nûûli vel ehâdîti. Ben size diyor bu kadar hadis-i şerif rivayet ettim. Ayet okudum. Hadis-i şerifler okudum. Ulemanın beyanlarını okudum. Kurtubî'den okudum. İmam-ı Nehrameyn'den okudum. Bedrüddîn Sâhik'ten okudum. Kazî'yi yazdan okudum diyor. Ne an çıktırıyor?

  141. 57:43

    Enne nebiye sallallahu aleyhi ve sellem Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. Hayyün! Gerçek manada senin diriliğin hikaye. Ben burada konuşuyorum, sen dinliyorsun. Biz diri miyiz be? Ayakta uyumuş ölüleriz. Hakiki diri. Bi cesedihi. Oraya dikkat et. O ruhuyla diri. Ama ruhuyla zaten önüne gelendirir.

  142. 58:06

    Ruhlar ölmüyor ki. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem peygamberlerin bir farkı daha var. O da nedir? Bedeniyle de diri mi? Ne dediğinizin farkında mısınız? Ben ne dediğimin farkındayım. Siz anladığınızın farkında mısınız? Bilmiyorum. Bedeniyle diri. Ve ennehu kendisi. Zerre kadar şüphe yok. Ennehu muhakkak.

  143. 58:30

    Efendimiz hazretleri o enneye mana vermeden geçene eksik verdin derdi. Ve ennehu şüphesiz derdi. Yönetim yapıyor. Geziyor, dolaşıyor. İstediği yerde. Yeryüzünün bütün kıtalarında Alemin mülkte görünen alem. Alemi melekütte görünmeyen alemler. Bizim görmediğimiz alemlerde. Hes dediği yerde geziyor. Anladın mı?

  144. 59:11

    Hangi şekliyle? Vefatından önce son gören nasıl gördü? Aynı öyle. Asla değişmedi. Ondan şey hiçbir şey değişmedi. Zerresi değişmedi. Burada da oluyor. Bütün müslümanların zikir meclisine katılıyor. İstediğine katılıyor. Tabi şimdi o da var. Bazısını belki beğenmiyor. Orada bir gösteriş var bilmem ne var.

  145. 59:47

    İstismar varsa gitmez. İstediği yere. Katılıyor. Peki, biz görüyormuş. Hani lafzadır. Ama bizim gözlerimiz onu görmüyor. Keşfi açık olan görüyor mu? Görüyor. Uyanıkken görüşüyor mu? Görüşüyor. Eliyle tutup musafaha diyor mu? Ediyor. Ne buyurdu? Ebu Lâbbâz-ı Mürşî Hazretleri. Kaddes-i Allah'a züruh. Belki önümüzdeki derslerde gelecek.

  146. 1:00:19

    Tekrarında zarar yok. Ebu Lâbbâz-ı Mürşî kimdir? Ebu Lâbbâz-ı Mürşî Yakut-u Arşî'nin şeyhidir. Yakut-u Arşî kimdir? Arş'ın ezanını, her namazda arştan ezanı duyan büyük veli-i zişandır. Ebu Lâbbâz-ı Mürşî kimdir? Ebu Lâbbâz-ı Mürşî Şâzeli-i Kudûyullah-ı Ağa'nın şeyhidir. Hikem-i Atâye diye bildiğiniz, Halid-i Bağdâdî Hazretlerimizin çok methettiği,

  147. 1:00:39

    Hikem-i Atâye, İbn-i Atâlâ İskenderi Hazretleri. Ondan daha büyük ilim yok. Kur'an'dan sonra en büyük hikmeti o yazmıştır. Hadislerden de sonra da. Kur'an, hadis ayrılmaz. Vahidir yani. Vahiden sonra en büyük hikmeti İbn-i Atâ'lâ Eskender'i. İşte İbn-i Atâlâ İskenderi'nin şeyhi, Ebu'l-Abbâs Mürsî'dir.

  148. 1:00:56

    Ebu Lâbbâz-ı Mürşî'dir. Daha birçok velilerin, koca fıkıhçı İbn-i Uman bile onun mezarının altına gömülmüş. İbn-i Atâlâ'nın. Şimdi kabirden onu tavsiye et. Ayet okurken yanlış okudu, o kabirden düzeltti. Düzeltince dedi ki ben böyle bilmiyordum bu Evliyaullah'ı dedi. Beni de dedi, Fettül Kadir'i yazmış.

  149. 1:01:13

    Hanefi ile Şafii fıkhını birleştirecek kadar büyük alim. Hanefi fıkhının babası İbn-ül Hümam. Sivaslıdır. Sivaslılara iftihar olabilir. Efendim, o mübarek İbn-ül Hümam ve Sivâsî Hazretleri nerede yatıyor? İbn-i Atâlâ İskenderi'nin altında yatıyor. Çünkü neden? Bunlar öyle bir velidir ki dedi, İşte dedi, kabrinden benim Kur'an okuyorum orada.

  150. 1:01:35

    Yanlışımı düzeltti. Sesli şekilde dedi. Bayıldım düştüm dedi. Beni de buraya gömeceksiniz dedi. Orada gömülmüş. Karafe'de, Kahire'de ben onların hepsini ziyaret ettim. İşte onların hepsinin şeyhi Ebû Lâbbâz Mürsî'dir. Ebû Lâbbâz Mürsî ne diyor? Sâfahtü bikeffî hâzâ Rasûlallah sallallâhu aleyhi ve sellem.

  151. 1:01:56

    Şu elimle, Ebû Lâbbâz Mürsî'nin vefatları 600'lü falan. Yani Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem 600 sene sonra ortalaması. Ben şu elimle, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile musafah ettim diyor. 600 sene sonra. Bir evliya, Allah'ın en büyük dostu kerametine bu kadar evliya yetiştirmiş. İbn-i Umamlar, Mümemler onun müridinin müridinin

  152. 1:02:18

    yanına yatmak için vasiyet etmiş yani. Böyle bir zat diyor ki, şu elimle diyor, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem eline değdim diyor. 600 sene sonra. Bu fiziki değil de nedir? Bu bedeni değil de nedir? Nasıl eliyle eline değecek? Ruhun eline mi değilir? Anladınız mı? Öyle diyor. Hatta, Ebu'l-Hasan Şahzeli olacak, Ebu'l-Hasan Bâzım Hüsrev öyle veliler var.

  153. 1:02:41

    Diyor ki, ''Lev hucibe annî Rasûlullâhi sallallâhu aleyhi ve sellem tarufete aynim mâ edettu nefsîmîn el-müslimîn. Göz açıp kapayana kadar Rasûlullah'ı göremesem kendimi Müslümanlardan saymam.'' diyor. Nasıl bir rabıta? Nasıl bir intisap? Nasıl bir ittiba? Nasıl bir muhabbet? Bunlar da insan, biz de insan.

  154. 1:03:02

    O insanlığımızdan, Müslümanlığımızdan utanalım ya. Utanalım ya. Biz İslâm'dan ne anladık biz? Tasavvuf, tarikat. Ne tarikatı ya? Ölmüş işi bitmiş diyor. Efendi Hazretlerinden iş geçmiş diyor. Gittin oraya cevap mı verebilir diyor. Bunlar tarikat dersi değiştiriyor milletin ya. Bunlardan tarikat dersi alan Vehhâbiden beter olur ya.

  155. 1:03:27

    Şimdi bu anlattıklarım, evvelce ben de bu kadar net konuşmadım. Bunlar da kötü komşu adamın mal sahibi etti. Sizi de ilim sahibi edecek inşâAllah. Ben bunları okumuşum görmüşüm. Otuz sene evvel de ben El-Habî görmüşüm. Kırk sene evvel El-Habî okumuşum ben. Ama bugün bunları anlatmak icap ediyor. Sizin de imanınızı Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'e

  156. 1:03:46

    imanınızı gevşetecekler. İnternetler selefe dolmuş bilmem ne. Ondan sonra sizin de imanınız gidecek ya. Ben ona uğraşıyorum ya. Benim derdim ne sizden ya? Bu dersler çok önemli, devam edecek. Bu konuyu biraz devam edeceğiz. Şu anda Mevla bizi bu tarafa döndürdü. Çünkü neden? Önce iman. Günahları anlatıyoruz, namazı abdese anlatacağız.

  157. 1:04:08

    Milletin imanı gitti o arada. Adam diyor, Resûlullah'ın işi bitmiş diyor aşağıya. Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem. Onun için maazallah. Şimdi Resûlullah Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem bedeniyle diri. Tasarrufu devam ediyor. Âlem-i Mümrik'te, Âlem-i Melekü'nde, istediği yerde aynı vefatından önceki heyeti şekliyle geziyor ve dolaşıyor.

  158. 1:04:31

    Efe'li gözlerden kayıp mı? Kayıp. E sen Ebu'l-Abbas mürşid misin? Ebu'l-Aziz'in şahzeli misin? Mahmud Efendi Hazretleri misin de? Hastanede seni ziyarete gelsin yani. Kusura bakma, sana kim gelir? İblis gelir anca bana. Bana da kim gelir bilmem ne yani. Allah bizi... Allah bizi, birkaç Müslüman da geliyor tabi, Allah razı olsun.

  159. 1:04:54

    Melekler görünmediği gibi. Şimdi melekler, var mı şu anda buradan melek? Vallahi var mı? Billahi var mı? Yok de de gavur ol göreyim. Hepinizin en az 2 var mı sağlı sollu? Adam başı topla 2 ile çarp. Yemin etsem o kadar melek var. 360 falan da var. Lehu muhakkı batundan çıkıyor falan. Hadisindeki yemin memin işleri, iman işleri.

  160. 1:05:29

    Ama herkesin 2 meleği var mı? Tamam. 2 ile çarp kadın erkek. Bu binada şu anda şu kadar melek vallahi var. Doğru mu o yemin etsem? Tamam. O zaman, peki o melekleri hiçbirimiz görüyor muyuz şu an? Bu melekler diri midirler? Diriler. Onların da bedenleri cesetleri var mı? Var. Nurani varlıklardır. nurani varlıklar olmakla beraber hayalette değildirler.

  161. 1:06:05

    Hayali varlıkta değildirler. Nurani varlığın da bir göründüğü zaman görüntüsü var mıdır? Vardır. Görebilen görüyor mu? Resulullah s.a.v. Cebrail a.s. 600 kanadıyla gördü mü? 600 kanadıyla gördü. Kanatlarından zeberjet yakutlar saçılıyor muydu? Saçılıyordu. Hazreti Hamza radıyallahu anh ne dedi? Ya Resulullah bana dedi Cebrail a.s.

  162. 1:06:27

    sen çok görüyorsun bir kere de bana göster dedi. Bir kere de bana göster dediği zaman Efendim s.a.v. dayanamazsın dedi. Dayanırdın dayanamazdın. Çok ısrar edince bacakları var gözüküyordu. Bak dedi. Sadece Cebrail a.s. bacağını görür görmez düştü. Bayıldı düştü. Yani şunu demek istiyorum. Kanat diyorsun.

  163. 1:06:54

    Kanat bir cisim değil midir? Meleklerin kanatlı olduğu ayetle sabit değil midir? Bizim anladığımız manada kesif değiller. Yani burada dünyanın bütün meleği burada toplansa sığar. Birbirini yitmez. O nurani o ayrı bir şey. Ama hilkatlerinde kanat var mı? Kanat olduğuna göre bir cisim özellikleri de var.

  164. 1:07:14

    Altı yüz kanat diyorsun. Altı yüzü neye göre konuşuyorsun? Nurani varlıksa küllün nur altı yüz mü altı yüz? Neresi beş yüz neresi altı yüz yani? O zaman meleklerin de bir cismi var mı? Var. Nurani'dir ayrı dava. Peki sen o zaman melekler diri midirler? Diridirler. Cisimleri var mı kendilerine göre? Var.

  165. 1:07:33

    İstediği zaman istediği surete giriyor. Onu konuşmuyoruz. O ayrı dava. Asli hilkati diyor. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem iki kere asli hilkati üzere gördü. Birisi gökte, birisi yerde. O birisi gökte, birisi yerde gördüğü zaman Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem onu nur olarak görmedi ki. Asli yaratılışında kanatlı ve cismaniyeti var.

  166. 1:07:52

    Onu gördü. Zaten onu dayanamadı. Ufku kapatmış. Ufku nasıl kapatacak? Nur kapattı ufku da buradan. Sen onu nasıl göreceksin? Bir cisme giriyor da görülüyor. Asli hilkatinde cisim var zaten meleklerin. Ondan dolayıdır ki şu anda burada fiziki manada diri olan fiziki manada keşfi açık olsa görünenin görebileceği melekler var mı?

  167. 1:08:15

    Var. Biz görüyor muyuz? Görmüyoruz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de cesediyle bedeniyle fiziki anlamda var. Biz görmüyorsak olduğu yerde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi o bizim tarafımızın kusurudur. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin eee görünmemesi bizim ona ehil olmamamızdan dolayı.

  168. 1:08:33

    Ne gibi? Melekleri görmeye dayanamadığımızdan, ehil olmadığımızdan dolayı. Yoksa onun hayatına mani değildir. Feyza radallahu raf eğer Allahuteala perdeyi, peçeyi kaldırmak isterse ammen o kimseden bir meleği göstermek için veya Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi göstermek için ben sana bir keramet vereyim, ikramda bulunayım diye Allah bir kulundan

  169. 1:09:01

    perdeyi kaldırmak isterse ra'ahu o kul onu görür mü? Görür. Alayeti şekli üzere elledihü aleyha. Vefatından evvel Ebu Bekir Sıddık radıyallahu anh Hz. Ali radıyallahu anh son gördüğünde nasıl gördü? Aynı öyle görüyor. Değişen bir şey yok. La mani amizal. Buna hiçbir mani yoktur. Bunu kabul etmeye ehl-i sünnet itikadında hiçbir engel yoktur.

  170. 1:09:31

    Dolayısıyla Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem uyanıkken gören veliler var ama alemi misalde ruhani cenciyetten işte ruhani ciyet bir bedene bürünmüş o değil. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem aynen bedeni kabrinden çıkıyor. çıkıyor. Bedeni kabrinden çıktığı için Allah beni kırk gün sonrakı bedenimi bırakmayacak

  171. 1:09:53

    mezarda hadis-i şerif buyurduğu için geçen derslerde okuduk. Dolayısıyla Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'de ne demeye lüzum yok? Ruhaniyetine Allah bir güç vermiş, bir beden suretine bürünmüş demeye lüzum yok. Niye lüzum yok? zaten kendi dünyada yaşadığı bedeniyle kabrinden çıkıyor. Onun için misal alemine işi götürmenin bir anlamı kalmıyor.

  172. 1:10:17

    Zaten kabrinden bedeniyle çıkıyor. Bunu bu şekilde izah buyurdu. Bütün bu âyet ve hadislerden anlaşılan fezleke hesabın sonu budur diyor. Ben iman ettim, tasdik ettim. Siz de buna bu şekilde âyet ve hadisler muhaccesinde İmam Süyûtî'nin beyan ettiği itikad üzere inandınız mı? Allah imanımızın nurunu ziyade eylesin.

  173. 1:10:43

    Zarardan, zevalden mahfuzu emin eylesin. Şimdi dersimiz devam ediyor. Önümüzdeki dersteki konu nedir? Peki aynı anda aynı bedense, aynı bedeni aynı anda dünyanın ucunda bin kişi bir anda nasıl görüyor? Haftaya dersin suali cevabı buradan devam edeceğiz. Güzel mi? Güzel. Ya Rabbi salli ala seyyidina Muhammedin ve ala seyyidina Muhammedin.

  174. 1:11:12

    Allah'ın bir hakkı seyyidina Muhammedin ve cahil seyyidina Muhammedin ve âli seyyidina Muhammedin. Ya Rabbi bir hakkı leylet-i cumati. Ya Rabbi bir hakkı melaiket-i hazirin. Ve bir hakkı ervah-ı evliya illa-i salihin. Ya Rabbi şu mübarek sohbeti dinledi kadın erkek cemaatler, uzaktan yakından gelenler, dinleyenler.

  175. 1:11:32

    Ya Rabbi her birimizi ölmeden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i dünya gözüyle ölmeden görenlerden eyle. Ölmeye yakın ondan evvel makamımız yükselmezse de hiç olmazsa ölümümüze yakın iblis-i lain imanımızı çalmaya çöktüğü zaman üstümüze son nefesimizde rüyada görenler uyanıkken görecek hadis-i şerifenin müjdesine dahil eyle.

  176. 1:11:57

    Rüyada da görmek nasip eyle. Birkaç kere görmek nasip ettin. Bunun müjdesi uyanıkken fesehran-ı filyekazanın müjdesine dahil eyle. Allah'ım bizi onun cemalini görmeden öldürme ya Rabbi. Canımızı ruhumuzdan kabzeyleme ya Rabbi. İblise fırsat verme ya Rabbi. İmanımız sana emanet. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hürmetine onunla bizi bağışla ya Rabbi.

  177. 1:12:22

    Onu göndererek imanımızı kurtar ya Rabbi. Kabirde de onu gösterdikleri zaman cevabına muktedir eyle. Aşkını, muhabbetini, sevgisini günbegü müjdat eyle. Ya Rabbi kurban olduğum sana Allah'ım. Bundan sonra itikad bakımından her bir gün nurumuzu ziyade eyle. İmanımıza zarar verecek selefi, vahabi akımlardan, bidat ehlinden cümlemizi muhafaza eyle.

  178. 1:12:44

    Çoluk çocuğumuzu muhafaza eyle. Gazetede ateşkesi daim eyle. Yardımları ulaştırmak nasip eyle. Bir an evvel onlara ulaşmak nasip eyle. Ya Rabbi yuvalarında emniyet onlara ihsan eyle. Yeniden yurtlarını imar eyle. Ya Rabbi tesbih namazı, racet namazını şimdiden kabul eyle. Ve eserini en yakın zamanda, en kısa zaman çok hayırlı haberler gazeteden almak nasip eyle.

  179. 1:13:07

    Amin. Diyen dillerini her cömleden azat eyle. Amin, amin. Bi hurmati l-Allah ve bi hurmati l-Fatiha. İlla sizi kardeşimizin eniştesi, halasının eşi Ali Topaloğlu, kardeşimiz vefat etti. Ya Rabbi rahmet eyle, kabrin nuru eyle. Azabı olmaktan muhafaza eyle. İlk gecesinde azabını ref eyleyip daha da yade eyleme.

  180. 1:13:29

    Ya Rabb'el alemin ve ya hayran nasirin. Cemaatlerimize vefat eden Zöhre, Rabia, Halime, Semiha, Gül, Nurten, Şerife, Raziye, Sahire, Meryem, Şadiye, Şerife, Firkat, Fadime, Zeliha, Fatıma, Zübeyde, Meyitelere rahmet eyle. Azap gösterme ya Rabbi. Habibin ümmetine rahmet eyle.

  181. 1:13:47

    Erkeklerden Adil, Kemal, Muharrem, Rıza, Hamdi, Mahmut, Kadem, Cengiz, Hasan, İbrahim, Yakup, Nuri, Ahmet, Ferit, Yusuf, Fevzi, Kibar. Bu kardeşlerimiz de kabirde yatıyorlar. Amelleriyle rehin kaldılar. Rehin bağlarını çöz ya Rabbi. Sen onları affeyle, mağfiret eyle. mağfiret eyle. Azapları o var ise ref ayle.

  182. 1:14:06

    Bir daha da bu Azapları var ise ref eyle. Bir daha da bu cemaatin duaları hürmetine, cuma gecesi bereketine yade eyleme ya Rabb'el alemin. cemaatin duaları hürmetine Cuma gecesi bereketini iade eyleme ya Rabbena alemin. Ya Rabbi kurban olduğum sana Allah'ım cümlemizin ne hayırlı muradımız varsa ihatta eyle.

  183. 1:14:16

    Müşkirlerimizi hallü hasen eyle. Yarullarımızı hayırla ıslah eyle. Bütün amellerimize, ibadetlerimize kuvvet ihsan eyle. tembelliği, uyku halini izah eyle, az yemek, az içmek, az konuşmak, az görüşmek, riyazatla meşgul olmak nasip eyle, tarikat derslerimize muvaffak eyle, gece namazlarında âgâh eyle, tembellikten âzâd eyle, âmidiyyenlerin harcamdan âzâd eyle,

  184. 1:14:38

    Efendimiz'in dualarına hâk eyle, şefaatlerine nâil eyle, himmetlerine nâil ol. ve mazhar eyle. Amin amin bi hurmati l-Fatiha ve yasin. 71.112 Bakara Sûre-i Cellesi, 10.000'lerce, 100.000'lerce İstiğfarat-ı Şerîfeleri, 50 Delâl-i Hayrât-ı Katemât-ı Şerîfesini, Yâ Rabbil alemîn. Müks Sûre-i Cellesi, Rahman Sûre-i Cellesi, Vakâ Sûre-i Cellesi, Yunus Aleyhisselâm'ın tesbihatı vs.

  185. 1:15:59

    yapılan evrâd-ı özgârı, fazl-ı kereminle sahiplerinin niyetine kabul-i karîn eyleyip, kıraatler esnasında vuku bulan bütün hata ve kusurları, fazl-ı kereminle tedarik eyleyip, telâfi eyleyip, kabul-i karîn eyledikten sonra Gazze'nin kurtuluşu için okundu. Bunlar niyet ettiler. Gazze'nin mükemmel bir kurtuluşu, bir daha hiçbir zalimin, zorbanın musallat olmayacağı şekilde,

  186. 1:16:22

    Filistin'in, Mescid-i Aksa'mızın, artık kafir eli, zındık eli mabedimize değmeyecek şekilde halâsını müyesser eyle Yâ Rabbil alemîn. Tam bir kurtuluş nasip eyle Yâ Rabbil alemîn. Yarı bırakma Yâ Rabbil alemîn. Yani, bütün iyilikler senden. Bize diyorsun ki her ihsanı büt tamam. Yaptığınız iyiliği tamamlayın.

  187. 1:16:43

    Kurban olduğum, bütün iyilikler sendendir. Sen de bu ihsanını itmam eyle. Nimetini itmam eyle. Yarım kalmaktan muhafaza eyle. Biraz umuta girdiler. Umutlarını boşa çıkartma Yâ Rabbil alemîn. Sen umdurduğun zaman boş çevirmezsin Yâ Rabbi. Yâ Rabbi, Yâ Rabbi, kurban olduğum sana Allah'ım. Tama verdin, bir heves verdin Müslümanlara, bir kurtuluş ümidi gösterdin.

  188. 1:17:06

    Yâ Rabbi, Sen Yâ Rabbil alemîn. Rabbel Alemin. Yemeksiz bırakma onları ya Rabbi. Tama verdin, Yemeksiz bırakma onları Yâ Rabbi. Tama verdin, taam ver Yâ Rabbi. taam ver ya Rabbi. Tama verdin, taamsız bırakma ya Rabbi. Ya Tama verdin, taamsız bırakma Yâ Rabbi. Rabbi, ya Rabbi, ya Rabbi, itma eyledin, itaam eyle ya Rabbi.

  189. 1:17:20

    İtma eyledin, itaam eyle Yâ Rabbi. İkram eyle Yâ Rabbi. Ikram eyle ya Rabbi. Ihsan eyle ya Rabbi. Bütün iyiliklerini İhsan eyle Yâ Rabbi. Bütün iyiliklerini gaziye Filistin'e yolla. Bütün rahmetlerini üzerlerine saç Yâ Rabbi. Bütün meded ve imdatlarını irsal eyle Yâ Rabbi. Yâ Rabbi, melaike-i ruhanileri gönder onlara yardıma.

  190. 1:17:36

    Yâ Rabbi, bir an evvel bizim yardımlarımıza ulaştır Yâ Rabbi. Tesbih namazı ve hacet namazı kabul eyle. Önümüzdeki yürüyüşümüzde de çok mübarek dualar. Bütün fazileti, fazileti uzun da bizi kabul eyle. Orada da Müslümanları cem eyle. Hep bu dertle dertlenmek, Müslümanların derdiyle dertlenmek nasip eyle.

  191. 1:17:56

    Derdiyle dertlenmeyen bizden değildir. Tehdidinden cümlemizi khalas eyle, muhafaza eyle. Amin, amin. Amin, amin. Hürmet Allah'a ve yasin. Sallallahu aleyhi ve sellem. Allahümme salli ve sellim ve barik. Ala seyyidina Muhammedin Nebi'yi'l-Ummi. El Habibi'l-Ali'l-Qadri. El Habibil Ali El Azim'il-Cahi.

  192. 1:18:19

    Ve ala Ali ve sahbih. Amin. Allahümme amin. Amin. Sübhane Rabbika Rabbil İzzeti Amma Asifu Nebisi. Mürseline ve Elhamdülillah Rabbil Alemin İla Şerefin Nebisi. Teala Aleyhisselam ve Ali ve sahbim Meşah-ı Nebi. Aleyhümme sallallahu aleyhi ve sellem. Hazreti'l-Kadir Muhammedin Nebu'l-Kaddes. Bu binada isimleri zikredilen silsile-i meşahımızın

  193. 1:18:41

    ve diğer kutuplarımızın, büyükbeylerimizin her tarafı onların ismi şerifleriyle dolmuştur burada. Salihler, anıldığında, rahmetler, riyalar hepsinin erva-i tayyibelerine şefaatleri bize geri dönmek üzere. El Fatiha.