Evliyânın Hayatta ve Ölümünden Sonraki Tasarrufu (8) 15. Bölüm 11 Şubat 2026
11 Şubat 2026 · 77 dk
00:00 / 1:16:14Şu an 00:00 / 1:16:14
Açıklama
Rasûlüllâh Sallellâhu 'Aleyhi ve Sellem'in kabrinde diri olduğu, beden-i şerîfi ile kabrinden çıkarak âlemde tasarrufta bulunduğu ve uyanık hâlde olan bâzı velîlere göründüğünün Ehl-i Sünnete göre îzâhı ve delîlleri
Evliyânın Hayatta ve Ölümünden Sonraki Tasarrufu
(8. Bölüm) Allâh Dostlarının Ruhânî Tasarrufu (15. Bölüm) 11 Şubat 2026
Video bölümleri
- 05:53Peygamberlerin, Sıddîkların ve Şehîdlerin Rûhlarının Diriliğinin Normal Rûhlardan Farkı Nedir?
- 26:18Allâh’ın, Bâzı Velîlerin Rûhlarına Verdiği Aynı Anda Birkaç Yerde Gözükme Özelliği
- 37:08Cinlerin Kapıp Götürdüğü Adam Hangi Sebepten Cin Mahkemesine Çıkarıldı?
- 41:57Âlem-i Misâl (Misâl Âlemi)’nin Diğer Âlemlerden Farkı Nedir?
Transkript
189 satır
- 00:00
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi Rabbil Alemin. Ve sallallahu teala alâ seyyidina Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecma'in. Kıymetli kardeşlerimiz, epeydir biz ders yapıyoruz. Bilmiyorum 12-13 bölüm oldu ama çok faydalı ilimler hasıl oldu. Peygamberlerin ruhlarının diriliği hakkında sallallahu aleyhi ve aleyhi ve bine âlime ecma'in, sonra
- 00:32
Resûlullah sallallahu aleyhi ve aleyhi ve sellem'in ruhaniyetini her yere kaplamasının zaman ve mekanı doldurmasının beyanı hakkında. Geriden beri bunları dinleyenler aynı noktaya vurduğumuzu, aynı konuyu delillendirmeye gayret ettiğimizi görür. Bu usta dersi takip ettiğim şu anda kitap. Önce Teârifu-l-Ehl-i İslâm ve-l-Îmân.
- 01:00
Biyenne Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem. La ehlû minu zemânu velâ mekân. Nûruddin Aleyhi ve aleyhi ve sellem. O kitabı da biraz dersi takip ettim de. Geldiğimiz noktada El-Mu'telî fi iti'addu disu'eril velî. İmam Suyuti Hazretleri'nin biliyorsunuz çok büyük alim, muhaddis. Kitabından aldık. O da şu anda konuştuğum konuları
- 01:38
Alaeddin Konevi Hazretleri'nden aldığını söylüyor. Geçen derste Alaeddin Konevi Hazretleri'nin beyanlarından gidiyorduk. Burada da ondan devam edeceğiz. Allame Alaeddin Konevi Hazretleri El İ'lâm Bi İlmâmil Ervâhi Ba'del Mevti Mahallel Eczâmi diye bir kitap yazmış. Keşf uzununda da bu kitabın adı geçiyor.
- 02:10
Yani kitabı kendi bulunmuyor ama İmam Sûreti Hazretleri'nin zamanında varmış tabi o zamanlar. Bu mahdutlar sonra biliyorsun kayboluyor. İmam Sûreti Hazretleri Bu kitaba vakıf oldum diyor. Yani kendim gördüm diyor. Ve İmam Sûreti Hazretleri bu zatı çok methediyor.
- 02:36
Birkaç tane Koneviler var bu meşhur. Konya'da yatan değil bu. Bu Mısır'da metfun. Konya'da yatan Saddüddin Konevi Hazretleri. Bunları birbirine tabi karıştırmamak lazım. Bu hususta itimat edilecek en güvenilir adam diyor. Fıkıhta şâfiî imamlarındandır diyor. İlm-i kelamda yani el-sünnet itikadında imamdır diyor.
- 02:59
Aklî ve naklî ilimlerde önderdir diyor. Onun için bu konuda ayetlerden, hadislerden çok güzel çıkarımlar yapmıştır. Öyle asla asla olmayan hurafelerin muhalleri aslı sabit olan mümkünat ile karıştıracak adamlardan değildir diyor. Yani geçen hafta ibarelerinde okudum. İmam Suudi bu zatı methediyor. El-Mu'telî isimli eserde.
- 03:31
Bu tabi İmam Suudi'nin resali var. Orada resali rakamı 32'de geçiyor. Şimdi okuyacağım sayfalar 341'den kaldım. Bütün resaleyi, tümünü tercüme etmiyorum. İlgili bölümleri şey yapıyorum. Şimdi Konevi Hazretleri'nin kelamlarında devam ediyorum. Bu ilimler temel bilgilerdir yani. Bunları güzel anladığınız zaman tasavvufu daha iyi anlarsınız.
- 04:11
El-Hüsrev itikadını daha iyi anlarsınız. Ruhla ilgili konuları daha iyi anlarsınız. Ölümden sonraki hayatla ilgili konulara kafanız çalışmaya başlar, biraz aklınız ermeye başlar. Bunları çok iyi değerlendirelim inşallah. Tabi bitirecek gibi görünemiyoruz. Ramazan-ı Şerif geliyor. Ramazan-ı Şerif geliyor ama...
- 04:33
İşte birkaç derste toparlayacağız inşallah. Fakat tebe-i nefî ilm-i kelâm, ilm-i kelâmda diyor, yani İmam Şuyuti, Alaeddin Konevî Hazretleri'nin ilimlerinden bunu naklediyor şu anda, daha oradayız. İlm-i kelâmda açıklandı, aşikâr oldu ki, ennes semâ minelâ râzı meşrût alîl-hayâti. İşitmek... ...hayat için şart konulmuş arazılardandır.
- 05:05
Yani işitmek hayata tâbidir, dirilik olmayan yerde işitmek olmaz. Dolayısıyla... ...burada... ...diğer ölülerin... ...ondan sonra... ...kabirlerinde işittikleri... ...beyan edilen birçok hadis-i şerifler var. Mesela... ...kabire gidiyorsun, Kur'an okuyorsun, Yasin okuyorsun, seslinde okursan...
- 05:52
...Fatiha okursun, At-Telkürsü çok önemli, sevabı çok var, kabristanda hediye edilmesinin... ...onu kimse bilmiyor. Orada, dinleyen ölülere... ...Kur'an dinleme... ...ecri hasıl oluyor. Ama okuma sevabı okuyana ait. Ama bir de dinleme sevabı var mesela. Niye? Ölüler dinlediği için... ...yani ölülerin duyduğuna dair...
- 06:20
...birçok deliller var. Geçen söyledik... ...mezarlığa gidiyorsun, Esselamu Aleyküm... ...diyorsun, Daraka ummumin, Esselamu Aleyk, Ya Rasulallah, diyorsun, Esselamu Aleyk, Ya Bâibel Ensari, kabir ziyaretlerinde bunlar... ...say hadislerde selam verilmesi... ...öneriliyor. E şimdi selam... ...taşa, duvara...
- 06:40
...sandıkaya mı verilir? O zaman... ...duymasa selam... ...boşa gider. İkinci hadis-i şeriflerde tanır diyor, duyar diyor, selamına cevap verir diyor. Bunları hep işittiğine dirayet ediyor. Nerede kaldı ki bu? Ben kaç sohbette söyledim. Müslüman ölülere de mahsus değil, duymak meselesi. Kafirlerin ölüleri de duyuyor.
- 07:05
İşte meşhur... ...Bukhari... ...3976 rakamı ile rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Bukhari'de geçen... ...Ebu Ceylileri... ...Bedir'de kalip çukuruna doldurduğu zaman ne buyurdu? E kad vecedna mâ va'denâ Rabbune hakkâ. Rabbimizin bize vaad ettiğine hak bulduk. Siz de fel veceddü mâ va'de Rabbukum hakkâ.
- 07:28
Siz de Rabbinizin vaadetine hak buldunuz mu diye... ...soruyor. Bu meşhur hadis Bukhari. E şimdi hatta Hazreti Ömer... ...ya Rasulallah bunlar... ...cefe tükelimu... ...ervâhem bileesed... ...şeye... ...ya tekeyfe tükelimu es-sâdem bileervâhem yani ruhsuz cesetlerle... ...nasıl konuşuyorsun... ...diyor...
- 07:57
...Rasulallah sallallahu aleyhi ve sellem... ...mâ entüm bi esmâli mâ kulumunum... ...siz bile yanımda duruyorsunuz... ...benim konuştuklarımı onlardan iyi duymuyorsunuz... ...ve lâ kilûm lâ hücûbun. Lakin cevap veremezler. Çünkü onlar kâfir oldukları için onlara konuşma izni yok. Bazı Müslümanlar kabirlerinde...
- 08:16
...cevap veriyorlar. İşte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem... ...Emir Sultan Bukhârî hazretlerine ve aleyküm selamün aleyküm selam... ...veledî diye cevap verdiği... ...işte efendim... ...Abdülaziz Dîrînî hazretlerine ta... ...çok uzaktan... ...işte... ...Suriye vesaire oralarda bulunuyordu... ...oradan nida etti bütün...
- 08:38
...toplandılar seyitler, âlimler... ...oradaki nidasına ses geldi... ...işte en meşhur mesele Ahmet Rufâ hazretlerinin mübarek elini çıkarttığı, öptürdüğü... ...işin dolayısıyla... ...bütün bunlar neye delaldırıyor? Ölülerin... ...işittiğine delaldırıyor. Bir de var ya ölülerin işittiğine dair dünya kadar...
- 09:02
...sayı hadis var. Bunlardan yola çıkarsak peki işitmek... ...şartı nedir yani? İşitmek neye bağlıdır? Hayata bağlıdır. Buradan da diri olduklarına gidiyoruz. E şimdi... ...zaten ruhlar diri... ...ruhlara ölü diyen... ...Eli Sünnet'ten çıkar. Eli Sünnet'in itikadına göre... ...ruh bedenden ayrılmakla beden ölüyor.
- 09:28
Ruh diri kalıyor zaten... ...kabir azabı... ...ona göre ruha işliyor veya kabir... ...ri cennet bahçesi oluyor bunlar hepsi... ...ruhlarla ilgili şeylerdir. Dolayısıyla orada hayat kalmasa... ...azaptan acı duymaz... ...nimetten zevk almaz... ...o zaman zaten ahiret alemi, berzak alemi... ...ilgili bütün hadis-i şerifler çöküyor.
- 09:53
Onun için... ...diyor... ...madem ki... ...işitme var... ...ölülerde. E, işitme? Kesin... ...ölülerde... ...hadislerle sabit. Bukhari vs. çök. Siz bile diyor, onlardan iyi duymuyorsunuz beni. Bu Bukhari yahu, bu şeyler için söylüyor. Onlar beni sizden iyi duyuyorlar. Bak siz yanımdasınız. Sıfır yanımda duruyorsun.
- 10:20
O çukurun dibinde... ...o daha iyi duyuyor diyor. Bundan daha net bir hadis var mı yahu? Tabi Allah herkese cevap verme izni vermiyor tabi. Müminlerden de herkes cevap veremez. Öbür türlü gidersin, anana babana bir şey... ...selam verirsin, bir şey söylesin, kabirden cevap gelir. Öyle bir şey... ...genel manada olmaz.
- 10:38
Çünkü her müminin sıfatı değil ki o. Onun için diyor Fevzi Mehya... ...ruhlar diridir. Fakat tabi ruhların... ...diriliğinde de... ...farklar var. Kafirlerin ruhları... ...bağlıdır. Borçlu ölenlerin ruhları... ...rehindir, merhunedir. Gezip dolaşamazlar. Vasiyetsiz ölenler... ...emanet var, yanında vasiyet etmesi gereken şeyler vardı, emanetler vardı.
- 11:12
Vasiyet etmeden öldü emanetler, zayi oldu veya neyse. Buna da... ...Hadis-i Şerif'inde... ...ölülerle konuşma izni verilmiyor. Kimi zaten evine ocağına gelip... ...çoluk çocuğunu mübarek gecelerde ziyaret edemiyor. Bunlar ayrı bir şey bunlar. Ama bu... ...ölmüş olmasını gerektirmiyor. Ruhlar diridir.
- 11:35
Diridir de her diri bilmiş şimdi. Şimdi diriler herkes diri ama... ...herkes gezebiliyor mu? Herkes dolaşabiliyor mu? Kimisi hapishanede... ...kimisi tutsak. Kimisini bir evde kapatmışlar. Birileri şantaj yapmış, kilitlemiş onu bir yere mesela. O da diri, ben de diriyim. Ben istediğim yere gidiyorum, geziyorum.
- 11:53
O istediği yere gidemiyor. Ben konuşabiliyorum. Öbürünün ağzını bağlamışlar, öbürü konuşamıyor. Veyahut da kimle konuşulacak? Hiçbir konuşulacak kimsesi yok. Ondan sonra... Bunlar... ...fark arz eder. Ama dirilik var mı? Ruhlarında dirilik var. Mesela... ...diyelim Müslümanlardan... ...kabir elinde...
- 12:18
...normal... ...yani namazında, abdestinde takva sahibi. Selam veriyorsun, duyuyor. Selamına cevap verir mi? Rehin değilse ameliyle işte demin dediğim durumlar yoksa... ...selamına cevap veriyor. Veste enese bihi diyor hadis-i şerif. Onunla ünsiyet bulur diyor. Yani geldi diye sevinir diyor. Rahatlar diyor.
- 12:39
İyi ki geldin der yani diye. E şimdi bunlar... ...dirilikle ilgili sıfatlardır. Odun gibi ceset... ...çürümüş, çürümemiş. Neyse yeni gömülmüşse hani tam çürümemiş veya tam çürümüş... ...bu cesedin... ...kabrin başına gelip de... ...selam verenden, ziyaret edenden ünsiyet bulmasının ne anlamı var? Eğer onda...
- 13:00
...hayat yoksa. Ama o cesette hayat yok. Mahşere çıkana kadar cesete hayat gelmez. Ama... ...ruh diri. Bunu anlatıyoruz yani. İlla anne hayat ömdü, günah hayatı şu hâlde. Ama... ...normal Müslümanların diriliği, ruhlarını konuşuyoruz. Şehitlerin... ...ruhlarının diriliğinden aşağıdır. Niye? Liyen nevmehya'inde Rabbin rızak onun için.
- 13:23
Orada ayet var. Şehitlerin hayatlarında... ...kuvvet var. Rablerinin nezdinde rızıkları gönderiliyor. Ferihine bimâ teâmulûhâ min fazlilih. Allah'ın fazl-ı kerimden onlara verdikleri nimetlerle seviniyorlar. E birçok... ...sayı hadis-i şerifte... ...inne ervâheşü edâfihâ vâsılid tayrin hudrin. Yeşil kuşların...
- 13:47
...kursaklarında, hafızalarında yeşil kuşlar. Büyük uçaklar gibi yani. Onu öyle küçük küçük kuşun şeyinde değil... ...hafızalarında yani kursağında... ...orada kandilden kandile, cennet kandillerinde uçuşuyorlar. Ondan sonra teyekülü mine... ...min ehâri cenneti. Ondan sonra ve teşrabû mine ehâri cennetin...
- 14:11
...meyvelerinden, yemeklerinden yiyorlar. Cennetin ummaklarından çoğalar. Bu mesele normal Müslümanların ölülerine yok. Şehitlerin burada farkı olduğunu Kur'an-ı ayette söylüyor. Onun için... ...fe hayâtum âlâ ve eşrafu ve etmelümün hayâtı gayrim minel evvâd. Tabi onların diriliği... ...yani ruhlarının canlılığı...
- 14:29
...diğer ölülerin hayatından daha şerefli, daha yüce, daha mükemmel olur. E peki... ...şehitler böyleyse, Kur'an'ın nasrıyla, ayetle sabitse... ...ve hayâtun enbiya salavatullâhi ve selâmu... ...peygamberlerin diriliği... ...ruhlarının hayatı... E tabi ki etemmü ve etmelümün hayâtı şöyle de... E başta mine nebiyyin geliyor Kur'an'da, peygamberler, sonra sıddıkın sıddıklar ki...
- 14:53
...bazı kere büyük veliler sıddıklar yani. Sıddık mesela peygamber değil. Hangi kategoriye giriyor peygamberler sınıfına girmeyince? E tabi ki sahabedir, dört halife... Onlar ayrı bir şey. Enbiya var, evliya var. Yani iki sınıfı ayırdığın zaman tepeden... ...peygambersin, peygamberdir. Peygamberlerin içinde değilse...
- 15:14
...evliyaya giriyor. Ha evliyanın içinde... Sahabe de evliyadır, tabinde evliyadır. Tabinde de evliya var. Tabi hepsi evliya demiyoruz. Tabin, tebe, tabinin hepsine de öyle bir açıkçak veremeyiz tabii. Veririz de tabin, tebe, tabinde ekseriyette evliya çok. E bunların hepsi veliler sınıfındadır. Ama velilerin içinde de tasnif yaparsan, velilerin içinde sahabe...
- 15:38
...tabakası var, tabin tabakası var, teba-i tabin tabakası var, müştehikler... ...tabakası var, müfessile var, öyle bir şey. Tasnif gider. Onun için... ...peygamberlerin diriliği, şehitlerin diriliğinden daha... ...mükemmel. E o zaman... ...Kur'an-ı Kerim'deki sıralamaya bakarsan peygamberler başta geliyor zaten.
- 16:02
Ona şüphe yok. İkinci Sıddıklar geliyor. Sıddık illa şehit olmuyor ki. Anladın mı? Dolayısıyla her Sıddık şehit midir? Ebu Bekir Sıddık, normalde yani... ...yatağında vefat etti mesela. Dolayısıyla... ...ama şehitlerden üstün değil midir? Sıddıkiyet bakımından... ...konuşuyorum yani. Sahabelik bakımından konuşmuyorum şu anda.
- 16:26
Sıddıklık sıfatını sırf ele alsak mesela. Şu andaki bir Evliya Muhammed Efendi Hazretleri mesela Sıddık mıdır? Sıddık tabii. Hiç şüphe yok Sıddık. Çünkü neden? Özü, sözü, dürüstlükte, İslam'ı yaşamakta, helal-i haram-ı haram... ...riayette, sünnetsine itibaren öyle bir şey. Alem olmuş. E bunu Sıddık denmeyecektir.
- 16:49
Kime denecek? E şimdi vefatında şehitlik, Allah tabii hükmü şehitlik ihsan eder. O makam ayrı bir şey. Ama sen şehit olmasa da... ...zaten evlilerden sonra gire makamda Sıddıklardan. E onun için arada bir de şehitlerle peygamberler arasında... ...Sıddıklar var tabii. Burada o konu yapılmıyor ama... ...ayette o sıralama var.
- 17:11
E bu tabii şehitlerle peygamberleri kıyas ediyor. Neden? Şehitlerin ruhlarının diriliğinin kuvveti hakkında... ...ve etkisi hakkında ayetler var. Allah'ın yolunda öldürülene sakın ölüler demeyin. Ölü demek yasaklanmış. Onların hayatlarındaki tesirlerini, ruhların kuvvetlerini... ...ve tasarruflarını siz anlamıyorsunuz.
- 17:37
E şimdi... ...bu ayetler olduğu için şehitlerle nebiyyat kıyas ediyor. E çok evvelce... bu âyetler olduğu için şehitlerle Nebiler kâsırı geçti. En çok evvelce bir daha bu konu geçti. Ve isbâtu hayâtin uhrâ mugâhiratil leâzîl hayâtil ma'hûdetilletî lâ buttehli sâhibâ fî muttaridil âdetil veşeriyyetî minet teghâzî ve levâzimî ve gheyri zâlike.
- 17:56
Onun için Onun için burada... Bu arada, bu bilinen hayat, yani şu anda bizim yaşadığımız hayat, Yani şu anda bizim yaşadığımız bilinen bir hayat var. Beşeri adetlere göre onun bir ortalaması var. Herkese lazım olan levazımatı var. O levazımatta nedir? Yemek yiyecek, su içecek. O yemek yiyip... ...su içince burası cennet değil.
- 18:24
Büyük abdest, küçük abdest, sıhhat doğacak. Falan filan. Bunlar tartışma konusu değildir. Çünkü neden? Burada ruhlarla ilgili... O bedenin içinde olan ruhla ilgiliydi. Bu levazımat. Ama ruh bedenden çıktığı için beden ruhsuz yaşayamıyor. Ama ruh bedensiz yaşıyor. Uykuda ruh çıkıyor. Ama orada beden de kalıyor.
- 18:56
Çünkü bitişsel hayatı var. İrtibatı tam kesmiyor. İrtibatı tam kesmediği için... ...beden de yaşıyor. Ama işte irtibatı tam kesmediğine... ...uyku diyorsunuz. İrtibatı tam keserse ölüm diyorsunuz. Ama ruh yine devam ediyor. Çünkü ruh yaşamak için bedene... ...muhtaç değil. Ama beden yaşamak için ruhsuz duramaz.
- 19:18
Yani ruhsuz konuşamaz. Şimdi benim ruhum bedenimde olmasa ben size bu konuşmayı yapamam. Siz de bu konuşmayı dinleyemezsiniz. Kulağınız yerinde durur ama ruh bedeninizde değilse uysa bile duymuyorsun. Düşün ölürsen nasıl duyacaksın? Ama ruh işitiyor, ruh duyuyor, ruh geziyor. Ruh bir aleminde kesmediği, dolaşmadığı yer.
- 19:40
Oradakileri işitiyor, oradakileri duyuyor. Ama buradaki beden yatıyor burada uykuda bir şey duymuyor. Çünkü neden? Ruhundan itibariyle kısmen kesmiş. Kısmi olarak. Dolayısıyla burada şehitlerin hayatını ve peygamberlerin yaşantısını ruhani olarak konuşuyoruz. ne olarak konuşuyoruz? Vefatlarından sonra, ba'de'l-mevt, ölümden sonraki konuları konuşuyoruz.
- 20:03
şu anda, ölümden evvelkine, zaten kimse itiraz eden yok. E bunu anladığımız zaman, çok şey anlayacağız. Ve minel câizen yukâle, o zaman Alaeddin-i Kureyman Hazretleri beyan ediyor, İmam Sultan'ı naklediyor. O zaman Alaaddin Konume Hazretleri beyan ediyor, İmam Sultan'ı naklediyor. O zaman şunu demek, Ehl-i Sünnet'e göre, câiz, yani ehl-i sünnete göre caiz, yani
- 20:23
bunu böyle kabul edebiliriz. Ervahul Enbiya aleyhimu s-salâtu ves-selâm ba'de'l-müfâreke bi mez'iletil melâike ve eftel-i müluk. Şimdi peygamberlerin ruhları bedenlerinden ayrıldıktan sonra melâike mertebesine geçiyor. Tabi melâikeden zaten makamları eftel. İnsanların peygamberleri meleklerin peygamberleri olan Cibril ve Mikâil ve İsrafil a.s'dan üstün.
- 20:49
Ama normal Evliyaullah Cebrail a.s'dan, Mikâil a.s'dan üstün değil. Sıddık da olsa, şehit de olsa. Ama Rûsul-ül Beşer, Eftel-i Rûsul-ül Melek, Beşer'in Rasûlleri, Ama Rasulü'l-Beşer, Beşer'in Rasulleri yani Hud aleyhisselam, Sâlih aleyhisselam, Şuâb aleyhisselam bile yani Hud a.s, Sâlih a.s, Şahmed a.s bile Cebrail a.s'dan üstün.
- 21:04
Cebrail aleyhisselam'dan üstün. Nerede kaldı Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem? Haydi haydi üstün. Nerede kaldı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem? Haydi haydi üstün. Onun için meleklerden zaten peygamberler eftal. Hal böyle olunca yani meleklerin peygamberlerden eftal olmazdı. Peygamberlerin çünkü meleklerin hepsi peygamber değil.
- 21:24
Meleklerde de Rasuller var, normal melekler var, avam melekler var. Eftal melekler var. Mukarreb melekler var, işte vesaire vesaire meleklerde dolu tasnifat var. Normal veliler normal meleklerden üstün. Peygamber olan insanlar peygamber olan meleklerden üstün. Hal böyle olunca Ve kemâen nelmelek yetenmezse rufi suların muhtelibi Melek farklı suretlerde görünüyor mu?
- 21:54
Görünmez olur mu Cebrail a.s? Küvercin suretinde görünüyor. Cehiyetül Kelbi, Araplı'nın en güzel sahabeden en güzel yakışıklı bir erkek surette görünüyor. Altı yüz kanadıyla asıl hırkati yaratılış üzerine Hirada müteahhide göründü. E kaç tane suret biliyoruz Cebrail a.s ile ilgili? E şimdi o zaman Madem Cebrail a.s'a bu sıfat verilmiş
- 22:22
Ondan daha faziletli olan Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e niye verilmeyecek? E o zaman yecücette günahı var kezâlik. Peygamberlerin ruhları da aynı böyle düşünülecek. Yani bir melek kaç surette görünüyor, asıl suretinde bozulmuyor. Fekat kâneci İbrihü'l-Hani sallallahu aleyhi ve sellem Temessellü'l-Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in sureti Cehiyetül Kelbi'yi
- 22:47
Cehiyetül Kelbi sahabeden bir zat, çok yakışıklı, güzel bir insan. Hazreti Cebril onun suretine geliyor, geliyor, vahyi getiriyor, konuşuyor. Sahabenin arasına giriyor. Zannediyorlar. Peki orada Cehiyetü'l-Kelbi'ye suretine giriyor. Ve temessele Bir Meryem'e ve Şer'an Seviyye'ye Ondan sonra Hazreti Meryem'e nasıl göründü?
- 23:17
Filiz gibi delikanlı derdi efendim. Halbuki meleklerde erkeklik yok, dişilik yok. E bu da Meryem suresinin 17. ayetinde geçiyor. Cebrail aleyhisselam ona Beşer'an Beşer insan Seviyyen, düzgün yani Fiziği çok düzgün Bir delikanlı Suretine göründü diyor. Cehiyetül Kelbi suretine geldiğine dair Edirne-i Türkel bir suretine geldiğine dair İmam Nesai Süneni Kübra'da
- 23:45
4991 rakamında, İmam Bezzar Müsteni'de 4025 rakamında birçok hadis-i şerif var. 4991 rakamında, İmam Bezzar Müsten'de Ondan sonra... Tabarani Mucem-i Kebir'de 758 rakamında, Mucem-i Efsat'da 7 rakamında Yetini Cibril Ala Surat Cehiyetü'l-Kelbi Ediyetü'l-Kelbi suretinde geldi diyor. Hazreti Enes de Cehiyye'yi Tarif ediyor.
- 24:07
Kâne racülen cesîmen cemîlen Böyle vücutlu, bedeni cüsseli Boylu, boslu, cemîl, çok güzel bir insandı diyor Hazreti Enes. Hazreti Enes Cehiyye'yi Cebrail Hesem görmedi. Yani Cehiyye'yi gördüğü için Hazreti Cehiyye suretinde geliyor görünüyor. Hesemî Mecmua Cemaat'te bunu 8'e 250. sayfada naklediyor.
- 24:30
Her şey delili konuşuyoruz yani. Şimdi hal böyle olunca diyor yani Alaaddin Konevaziler'e tabii taklit yapacak hali yok. O zaten herkes Kendi o zamanki yazdığı kitapta Onlar ulemaya Çok büyük seviyeli yani düşün İmam Suudi ondan ilimler alıyor yani. Onun seviyesi çok yüksek. E biz tabii seviyeyi biraz aşağı doğru indirmeye çalışıyoruz Türkçeleştirirken.
- 24:53
Herkesin anlayacağı dilden konuşmak açısından. E ve minel mümkinen yekûsallâhu bazen ibadî fî hâli hayâte-i zâ E şimdi, el-Sünnet'e göre bu da mümkün ve kabûle şâyandır ki Allah-u Teâlâ bazı kullarına diyor efendim, ne yapar?
- 25:20
Hâli hayatlarında bir güzellik verir. Bir hâsıiyet-i nefsi, bir melekiyet-i kudsiyeti ve kuvvetiyle bazı kullarına diyor. Bak burada Peygamber şartı da koymuyor. Evliyaullah da buraya gelen, Şeyh Muhammed Efendi Hazretleri'nden bahsediyoruz. Esas konumuzu oraya da bağlayacağız neticesine. Kaddes bir meleklik sıfatı veriyor.
- 25:49
Yani melek kuvveti verebilir Allah diyor, verir diyor. Zaten ebtale, ebtalniyeden de onu söylüyor. Peki meleklik tasarrufundan verince ne oluyor? Başka bir bedende o beden ama böyle bir annenin karnında babanın suyuyla ananın suyunun birleşmesinden normal anasının rahminden çıkıp yaratılan beden değil.
- 26:25
Allah-u Teala'nın böyle ana baba şeyi olmadan tevassutu, aracılığı olmadan yarattığı bir beden. Çünkü öbür türlü olsa tenasık olur. Onun öyle olmadığını anlatacağız. Başka bir bedende tasarruf gücü veriyor. Ehl-i sünnete göre konuşuyor. Alaaddin Konevaz'da imam suyutu ne diyor? İlmi kelamda, ehl-i sünnet itikadında imamdır diyor bu zaten.
- 26:52
Bu zaten anlatıyor. Bilinen bedeninin dışında yani görünen ruhunun içine girip tasarrufta bulunduğu normal benim şimdiki ruhum bedenimde öyle bir şey. Bu herkesin bildiği bedende. Bir de bilinmeyen bir bedende de aynı ruh yani benim ruhum başka bir yeni ruh gelmiyor aynı ruh ruhun gücünden dolayı.
- 27:17
Şimdi benim ruhumda o güç olmadığı için ben ancak bir bedende zor iş görüyorum, konuşuyorum. Ama benim ruhumda kutsiyet olsa, melekiyet olsa kutsallık verirse, melek kuvveti verirse diyor o zaman o kendi bedenin içindeki bir bedende tasarruf eder. Peki o zaman esas bedenindeki tasarrufu, yönetimleri işte elini kaldırıyor, konuşuyor, görüşüyor
- 27:42
gelene cevap veriyor, gidene bilmem ne yapıyor bunlar devam ediyor mu? Tabii devam eder diyor. Çünkü orada ruhun gücünden anlaşılıyor. Ruh güçsüz olsa benim ruhum gibi sadece bir bedende zor iş görüyorum. Kendi bedenimde zor iş görüyorum. Elim ayağım tutmuyor. Koca karı hükmünden halledeceğim. Ama ruh güçlü olursa işte Muhammed Efendi Kudüs-ü Şerif Hazretleri'nin ruhu gibi
- 28:05
onun ruhunun tasarrufuyla, gücüyle benim ruhumun tasarrufu bir haşa keller seni, akıl mantık dışı değil mi? İşte onun için, çünkü Allah'a o yakın devamlı zikretmiş, ibadet etmiş, günah istememiş, haram istememiş ömrüne Allah'ın hizmetine bakmamış. Allah Teala da ona ikram etmiş. Keramette ikramdan geliyor.
- 28:23
Keramet kelimesini, ikram kelimesini mastara aynı. İkram, keramet ne demek? İkram, Allah'ın ikramı. Allah tabii ona ikram edecek, bana mı ikram edecek? E tabii o zaman onda ne oluyor? Aynı oturduğu yerdeki bedeninde, kendi bedeninde iş görmesi gibi başka bedende de aynı anda iş görüyor. Bu kadar, bu sefer ne oluyor?
- 28:44
Adam diyor, Mekke'de gördüm, vallahi Arafat'ta gördüm. Öbürü diyor, yok ya burada tekeden çıkmadı, buradaydı. E çünkü neden? Ruhuna güç verilmiş. Başka bir bedenle de vakfede Arafat'ta oluyor. Ebtel, işte aptala malum olur derler, onun aslında ebteldir. Ebtel, seçkin veliler kırklardan bahsediyor. Yani el ebtel, Sahih Hadis var, ebtel kırktır diyor.
- 29:14
Onun için kırklar tabiri de oradan geliyor. Onun için ebtelene deniyor, Ebtele, ebtel niye deniliyor? Çünkü bir mekandan göçüyorlar, giderken, evvelce durdukları mekana, aynı kendi asli suretlerine, hiç insanın fark edemeyeceği, bu, bu değil, bu başkası ya, bu buna benzemiyor, diyemeyeceği kadar, aynı cesetlerine, yani, yani, cismi şekillerine benzeyen, bir şey bırakıyorlar.
- 30:03
Ondan sonra, efendim, şebah bırakıyorlar. Yani ne demek? Aynı bir beden oturtuyorlar oraya, kendileri gidiyorlar. Yani onlara ebtal demesinin birkaç sebebi var. Bir vecih budur, diyor. Dolayısıyla, Muhammed Efendi Hazretleri diyelim burada sohbet ediyor, hadis-i şerif okuyor falan. Sonra, oraya kendi gibi, aynı ruhunun gücünden dolayı, bir beden bırakıp,
- 30:35
ondan sonra, başka bir yerde, bir bedenle, kendi bedene benzeyen bir bedene, çünkü kendi bedene benzeyen bir beden olacak ki, onu sonra orada gören de tanıyacak. Öbür türlü başka bir bedende görse, onunla ne alakası var? Bu da başka bir evliya eder.
- 30:57
Şimdi mesela, Muhammed Efendi Hazretleri, İsmaila'da bulunduğu, o zaman bulunduğu zamanda, yani, orada odası vardı, küçük minarenin altında mesela. O odadan Çeçenistan'daki araba katılıyordu. E diyelim, oradaki Çeçenistan'daki insanları biz gördük, diyor. ÇP'de biz onu gördük, diyor. Halbuki o Çeçenistan'a hiç gitmemiş.
- 31:21
Şimdi bir polis geldi, asker miydi, polis miydi? Biz bunlara şahidiz, orada birçok insan bunlara şahit oldu. PKK'lılarla silah düşüyormuş, kurşunu bitmiş, öldürülecek yani, çünkü kendini müdafaa edemez, kurşunu atamazsa falan gelir, onu öldürürler. Ancak onun silahından korkacaklar, kaçacaklar. O arada, işte bir zat geldi, diyor, silahını doldurdu, şarjörünü,
- 31:59
veyahut işte neyse verdi eline, tamam, at. E şimdi bu, Muhammed Efendi Hazretleri normalde görmemiş. O zamanlarda Efendimiz Hazretleri'nin böyle resmi mesmidi ortalıkta yoktu çok. Yani zaten bu internetler yoktu. Yani resim olsa da kim ulaştıracak onu elden? E şimdi adam geliyor, diyor.
- 32:17
Şimdi bak, Muhammed Efendi Hazretlerimiz ona inkar etmedi şeyi. Yani, ya sen üstün zandın falan demedi. Dedi, aa sen o muydun, dedi. E şimdi bu bizim yanımızda yaşanan, burada caminin ortasında şahitli, delilli, ispatlı, dolu hadise var. E şimdi ruhaniyetinin gücü olduğu için, Çeçenistan'daki hatta da görülebiliyor.
- 32:40
Efendim, Şırnak'ın dağlarında veya neredeyse işte o adamın başına gelen, o polisin, askerin, orada da görünebiliyor. Efendim, bunun gibi birçok mesele. E şimdi, orada Hacı Bilal girdi odaya birden. Halbuki beni odaya kimseye sokma, dedi Fahri Efendi'ye. Hacı Bilal de laf dinlemez. Efendimiz Hazretleri'nin delisiydi.
- 33:07
Ondan sonra, Fahri Efendi, ya dur, dur, Efendimiz Hazretleri'nin emri var diyene kadar pat açtı kapıyı. Efendimiz Hazretleri yatağında böyle bastonu ile şey yapmış, mevzu almış. Yatakta bastonu ile ne iş yapacak ya? Küçücük odada bastonu, bastonu böyle tutaraktan ne iş yapacak? Yahu illa da ısrar etti.
- 33:28
Ne yapıyorsun? Ne yapıyordun Efendimiz Hazretleri'ne? Ne yapıyordun Efendimiz Hazretleri'ne? Yahu ne girdin, karıştırıyorsun? Yani burada keramet izah etmek istemez ki bu zatlar. Ama ne buyurdu? Çeçenistan'da meşgul oluyorduk. E şimdi yani, bunlar yaşanmış ya. Bu neden? Ruhaniyetin gücünden. Bu her velide olmaz.
- 33:50
Efendim, ruhaniyet güçlü olursa, işte ebtale ebtale, mekanında kendi yerine bir şey koyar, aynı bedeni, orada da tasarrufu devam eder, konuşur, görüşür, cevap verir. Aynı anda da başka yerde de iş görür. E bu, e bu hayatına bunu hasır değil ki. Ne alakası var dirilikle bunun? E ruh ölmüyor ki zaten, sen orada takılmışsın zaten.
- 34:14
Senin dinsizliğin, imansızlığın oradan geliyor. Yani ruh öldü dediğin için şimdi, ruh öldü dersen zaten Ehl-i Sünnet'ten çıkıyorsun. Çünkü ruh öldü diyen birçok hadislerde, hadisler inkar etmiş oluyor. Ruhun ölmediğini dünya kadar delil var Ehl-i Sünnet'te. Ehl-i Sünnet'te müttefakurun aleyh.
- 34:33
E ruh ölmüyorsa, ya cennet bahsinde, ya cennet çukurunda, ya azapta, ya sıçında, ya alailiğinde vs. vs. Ve bütün İstanbul'la dolmuş. E peki ya, tasarruf kime ait? Bedene mi ait, ruha mı ait? E bedene ait olsaydı, öldükten sonra da bedene iş görürdü. E demek tasarruf ruha ait. E tasarruf ruha aitse...
- 34:55
Ruh bedenden ayrıldıktan sonra, ölüm vakı olduktan sonra, vefat vakı olduktan sonra, bedenle alakalı vefat... E ruhla ilgili bir vefat söz konusu değil ki. E ruhun tasarrufu da aynı. Bedenin içindeyken nasılsa aynı devam ediyor. Bu sefer o bedeninin sureti... Ya beden kabirde çürüdü veyahut yattığı çürüdü, çürümedi, fark etmez.
- 35:18
Çürüse de mühim değil. Aynı o bedenin... ...suretini, misalini... ...Mevla Teala... ...yaratıyor. O ruh o şekle giriyor. Yani Cebrail Aleyhisselam'ın asıl sureti ne? Altı üst kanatlı. Peki, Meryem Valide'mize... ...delikanlı olarak körünü ürken... ...altı üst kanatlı neredeydi? Veyahut İhyetül Kelbi'nin suretine girerken...
- 35:41
...iki kanatıyla gökleri yerleri doldurur. Asıl sureti o. Asıl sureti bozulmuyor ki. Bunu böyle anlayacaksın. Şimdi... ...madem diyor... ...cinlerin farklı suretlerde şekile girmeleri... ...madem ki mümkün, caiz... ...caiz derken burada fıkıhtaki caizlik kast edilir mi? Mümkün. E mümkün derken dolu...
- 36:07
...mevzu var yani... ...bu hususta. Hadis-i şerifler vesaire. Bak... ...ben sana ne dedim? Peygamberler... E sıktıklar diyorum ikinci planda. Vel-evliya... ...veliler, vel-melâke, melekler, alem-i selam. Şehitler zaten... ...hakkında ayet var bu hususta. Diri oldukları. Evliya-bizâlim... ...onların...
- 36:31
...farklı şekle girmeleri... ...çok daha... ...akla yatkın bir şey. Yani burada akla zıt bir şey de yok yani. Ama sen ben cinleri de inkar ediyorum. Zaten cinler de yok, periler de yok, melekler de yok, bilmem ne... Zaten... ...Ebû Ceydem Bed'er... ...kâfirsen... ...benim seninle zaten muhataplığım olamaz ki.
- 36:51
Peki cin mesele, yılan suretine... ...çok giriyorlar. Elkel bülesvedü şeytanın... ...hadis-i şerif, sahih hadis... ...şeytan siyah köpek suretine görünür diyor. Siyah köpek suretine mesela... ...özellikle siyah diyor, ben bu sefer normal köpek demiyorum. Ondan sonra cinler de yılan... ...e kaç defa yılanı öldürdü, adam yılanı öldürdü...
- 37:12
...ondan sonra... ...bir bulutun içine geldiler, adamı kaptılar, götürdüler. Efendim seni kaç kere anlattım bunu? Ortaki köyde de olduğunu da anlattı. Efendim seni sohbetlerinde de olması lazım yani, biz dinlediğimiz bir sohbet de... ...kulağımızdan duyduğumuz şeyler. E bu zaten kitaplarda var. İmam Sûreti'nin kitaplarında, İmam Şibli'nin kitabında...
- 37:33
...A'kâmü'l-mer'cân, Fî'âkâmü'l-cân... ...birçok kitapta var cinler hakkında. Bunlar hep senetli, istattır, rivayetler var. Şekil, farklı şekilere giriyor. Adamı kaptı götürdüler, mahkemeye çıkarttılar. Adam diyor, sen benim oğlumu öldürmeyeceksin. Ya ben senin oğlunu öldürmeyeceğim, senin oğlunu ne tanıyacağım?
- 37:50
Ha bak burada cenaze yatıyor diyor. Ondan sonra bu seni öldürdün falan. Ya ben öldürmedim. Bastonun ucuna bak dediler. Delil getiriyor, bak. Bastonun ucuna bak, bastonun ucunda kan var. E sen dedi... ...ya dedi ben yılanı öldürdüm, yılana vurdum dedi. Oradan kan var veyahut da neyse... ...bulaşmış bir şey.
- 38:09
E işte alametle dediler, sen öldürdün. E ben ne bileyim senin oğlun ya? Yılan suretine girmiş. E kurtaramıyor. Mahkemeden. E cinlerin de Müslümanlarına denk geldi Allah'tan. Müslüman olunca ayete, hadise inanıyorlar. E dedi ki ben dedi hadis-i şerife göre... ...öldürdüm dedi ya. Hıktü lillesse din. El hayette vel akrebi, yılana akrebi, namazda bile olsanız...
- 38:36
...iki siyahı öldürün. E şimdi bu hadise göre ben öldürdüm. E cinlerin mahkemesi kuruldu. Ondan sonra... ...onların da muhaddisleri var, şeyhülislamları var, kadıları var. Dediler bu hadis sahi midir, değil midir? Bu şimdi bir şey mi uydurdu acaba? Çünkü oradaki mahkemedenler bilemedi hadisin saadetini.
- 38:55
Nasıl ki şimdi burada normal vatandaşla konuşuyorken... ...biri bir hadis okuyup öbürü de dur bakalım bir hocaya soralım, bir kaynak arayalım demesi gibi. Ondan sonra cevap geldi, hadis sahittir. E tamam dediler o zaman. E senin o zaman... ...oğlun suçlu oldu. Niye? E niye yılan şekline girdi? Yılan şekline girerse bu adama da hadis-i şerifte öldürün buyuruyor.
- 39:16
Bu ne bilsin ki? Çindi de. Çin olduğunu bir şey öldürmeyecek. Hele ki Müslüman cin mesela. Zaten cini öldürdün alın başına işte. Aldı kaptı götürdüler seni yani. E bu ayette de var. E bu ayetin tefsirinde de bunlar geçiyor. Şeytanlar cinler adamı alır götürürler diyor çöllerde. Ondan sonra şaşkın şaşkın dolaştırırlar diyor.
- 39:40
Ondan sonra işte mahkeme kurarlar bilmem ne ederler işkence ederler azap ederler. Bu ayetin tefsirinde bunlar geçiyor. Yani... ...bu kadar cahilliğin bir lüzumu var mı? Peygamberler öldü işi bitti, Vahabiler bu kafada zındıklar. Zındıklar. Ondan sonra Veliler öldü işi bitti. Öldükten sonra tasavvuf devam etmiyor.
- 39:58
Kağıthaneli Muhittin gibi, Siyerci Nuriye gibi, bilmem ne gibi, Evliyaullah öldükten sonra hiçbir şeye karışamaz, görüşemez, görünemez, gelemez, gitemez, bilmem ne... Ya siz ne kadar cahil insanlarmışsınız. Hiç mi dinden, imandan bir ayetten, hadisten haberiniz yok, tasavvuftan haberiniz yok? E olmaması da doğal yani adamlar.
- 40:18
Ne okudular ki? Hangi hocayı görmüşler? Hangi efendisinin yanında bir dakika mı durmuşlar? Neden haberleri var yani? Onun için... E cinler muhtelif suretlerde teşekkür ettiğine bu kadar delil var diyor. Alaaddin Konevi söylüyor bunu. E peygamberler, veliler, melekler mi farklı bedenlerde zuhur edemeyecek, temessül edemeyecek, görünemeyecek diyor.
- 40:40
Fakat esbette de Sufiyet'in aleme mütevessılan, beyn-i alem ile ihsan vel ervah... Geçen derste bunu söyledim şimdi. Tasavvuf ehli Evliyaullah... Orta bir alemin varlığını kabul etmişler. Bunu kabul etmediğin zaman birçok ayet-i hadisi anlaman zorlaşıyor. Bu nerede ortalaması var? Bunun beyn-i alem ile ihsan vel ervah...
- 41:01
Bir cisimler alemi var. Şu anda işte benim elim melim bir şey görürsün böyle yüzüm suratım var. Bu cisimler alemi. Bir de ruhlar alemi var. Şimdi burada benim konuşan, hareket ettiğin esasen ruhtur. Ruhum görülmüyor. Seninki de görülmüyor. Bir de ruhlar alemi var. İkisinin arasında ruhlar alemi çok latif görülemiyor.
- 41:21
Cisimler alemi çok kesif. Kesif yani elle tutuluyor, gözle görülüyor. Hacmı var, kilosu var, gramı var, metresi var, boyunu ölçüyorsun falan filan. Ruhun neyini ölçeceksin yani? Sen mevhu buna isim vermişler. Alem-el misali. Alem-ül misal ismini vermişler. Bu alem-ül misal, bunun hakkında çoğu ilimler var.
- 41:48
Yani burada akıllar alemi deniyor. Ondan sonra nüfusu mücerrede, bedenlerinden soyutlanmış ruhlar alemi deniyor. Yani bu alemde, alem-ül misal denende görünmek görünebiliyor. Çünkü şekle bürünüyor. Mesela ruh ancak bir bedenle, bir cisme bürünerek görülebiliyor. Ruhun kendisi, an maddesi görülmüyor.
- 42:25
Dolayısıyla onun temessül etmesi, kendi bedenin dışındaki farklı bedenlerde, farklı şekillerde, cinin yılan şeklinde görünmesi gibi. Bunların hepsi alem-ül misal ile izah ediliyor. Buna göre, evliyaullah demişler tasavvuf ehli ki bunlar hakaitçi tasavvuf ehli. Mesela Alaaddin Konevi de bunları kabul ediyor.
- 42:54
Bunlar öyle normal, ümmi, meczup, derviş, tekke köşesinde, zavallı, miskin, benden beter, öyle değil. Bu sofiye dediği, bu şimdiki sofi sofon yemez, musa kabuğunu koyuvermez sofileri değil. Bu sofiye dediği, İmam Suudi'de bunlardan, Abdülferhal Geylani'de bunlardan, Ahmet Rufa ile bunlar. Çünkü yüksek seviye.
- 43:16
Allame-i Cihan bunlar. Fıkıhta, Şuhada, Fakih, Müştehid. Böyle sofiye bunlar. Cüneyd-i Bağdat, Eseri-i Sekat ile, Mağrib-i Kerh ile yüksek seviye. Beyaz-ı Bestamiler. Bunlar dediler ki, hüve misal alemi, eltafu min alem-il etsâb, cisimler aleminden daha latiftir. Yani cismin göründüğü kadar böyle çok bariz olmaz.
- 43:40
Ve ekstefu ama daha kesiftir min alem-il ervah. Ruhlar aleminden daha kesiftir. Orta bir alem dediği bu. Ruhlar alemi kadar latif değil. Onun için görülebiliyor, bir şekle girebiliyor. Ama cisimler alemi kadar da, hepten cisimler alemi kadar da belirgin değil. Çünkü mesela rüya alemi, alemin misaldendir.
- 44:03
Tümden. Ama rüyada da görüyor, konuşuyor, işitiyor. Her şey var. Rüyada bir çakıyor, adam bir kalkıyor. Beş parmak beş izi çıkıyor. Yani rüya alemi misal derken bedene hiç etkisi yok anlamında değil. Şimdi bazı şeyler anlatacak. Onlardan daha iyi anlayacaksınız. Rüyada adamın boğazını kesiyor. Adam Mısır'da, öbürü Bağdat'ta.
- 44:25
Bağdat'taki adamın kafası kesilmiş vaziyette. Yatağında sabahleyin bakıyorlar, yatağında buluyor. Ondan sonra kölesini suçluyorlar. Sen öldürdün, ben öldürdüm. Kölesi yok ya, benimle alakam yok diyor. Dövüyorlar, dövüyor öldürüyor. Adam ikrar etmiyor. Öldürmemiş çünkü, nasıl ikrar edecekti yalan yere?
- 44:42
Öldürdün mü desin yani? Halbuki o başka yerde, Ebubekir Sırtıklı Hazreti Ömer'in haline konuştu diye, Evliyalı olsan bile kes şunu boynuna. Şimdi onun burada delili var. Yani dolayısıyla âlemin misal diyorsun. Âlemin misalde dediğin zaman, bu hepten etkisiz, yetkisiz bir âlem değil ki. Rüyaların etkisini görmüyor musun?
- 45:02
İnsan uyanıkken uğraşıyor uğraşıyor diyelim, kendini hamamcı edemiyor affedersiniz. Ama rüyada hiçbir etkisi yok, bir şeysi yok. Bir de kalkıyorsun, kamyon devrilmiş hamamcı oluyor. E şimdi o zahirden çok daha büyük etki lazım. Halbuki demek rüya daha etkili ki, rüyada bu hal oluyor.
- 45:24
Boğuluyor gibi uyanıyor, kan ter basıyor, kalkıyor nabza atıyor, o tansiyonu bilmem fırlamış 19'a 20'ye, hanımı diyor ne oldu efendi sana bilmem ne, ya sorma beni kuyulardan aşağı dola falan. E şimdi âlemin misalinin etkisi olmasa bunlar rüyada görülen bir şeylerden bunlar olur mu? Hiçbir şey olmaması lazım.
- 45:47
Onun için ve ben ev bina ettiler alâ zâlike bu âlemin misal üzerine neyi teçhîd-el ervâh? Ruhların cesede bürünmesi ve zuhuraha ve belirmesi. Fî suvarın muhtelifetin farklı suretler ve şekillerde görünmesi. Bunların hepsi nereden oluyor? Min âlemin misâli, âlemin misalden oluyor. Âlemin misalden oluyor ama bu âlem etkisiz âlem değil.
- 46:16
Fekat üstelâ nesûli zâlike fî kavlî teâlâ. Şu âyet-i kerîmeden buraya mânâ çıkıyor. O âyet-i kerîmededir. Fetemessele lâ beşarâl seviyyâ. Ehl-i sünnet ulemâsı Sofiye Hazarâtı. Ehl-i sünnet olan bu âyetten. Bugün neden? Cebrail aleyhisselâm genç bir delikanlı beşer suretinde Meryem validemize temessül etti.
- 46:41
Halbuki asıl sureti altı yüz kanadıyla o anda duruyor muydu? Duruyordu. Ama Meryem validemize asıl suretiyle gözüktü mü? Gözükmedi. Neyle gözüktü? Genç delikanlı suretine gözüktü. O zaman bir ruh oluyor. Mesela Cebrail aleyhisselâmın da ruhu var. Bir fiziki bedeni var Cebrail aleyhisselâmın. Kanat var.
- 47:07
Kanat. Ruhun kanadı olmaz ki. Kanat olması için altı yüz kanadı var diyorsa âyet-i kerîmede. Kanat olması için bir fiziki olması lazım. Dolayısıyla nurani varlıklardır, nurani varlıklardır, ruhani varlıklardır dediğin zaman sen ben göremiyorsun onu manasında nurani ruhanidir. Yoksa onun hiç cismi yok, cesedi yok.
- 47:27
O zaman hiç bir cismi yoksa nasıl kanat takılacak ona? Altı yüz kanat ne oldu şimdi Kur'an'daki? Üli ecnihât-i mesnâ-ü silâhet ve rûbâk Kur'an'da altı yüz demiyor da meleklerin kanatlı olduğunu söylüyor. İkişer, üçer, dörder diyor. Sahih hadislerde altı yüz kanadıyla gördüm buyuruyor. E şimdi bunlar o zaman boşa düşüyor.
- 47:46
Dolayısıyla Cebrail aleyhisselâmın ruhu mesela aynı anda müdebbiratel-i şebeha-il asli aynı anda asli hilkatı, fıtratı ilk yaratılışta altı yüz kanadıyla göğü yeri kaplamış genişliğiyle, büyüklüğüyle işte artık onun zümrütler, yakutları, işte kanatlarında takılar var, işte ayaklarında zeberjetler vesaire birçok hadis-i şeriflerde bunlar geçiyor.
- 48:10
Bunların içine sahih hadislerde de var. Dolayısıyla aynı anda asli yaratıldığı altı yüz kanadını da yönetiyor Cebrail aleyhisselâmın ruhu. Meryem Validemiz'e gelen genç delikanlı suretindeki bedende de orada da konuşuyor, görüşüyor. Cebrail aleyhisselâm İşte Rahman'a senden sığınırım. Ben hiçbir erkek eli bana değmemiş.
- 48:39
Sen nereden çıktın şimdi delikanlı? Çıktın karşıma falan diyor. Mesela. E o da ona cevap veriyor. İne mâne rasûlu rabbiki ben senin Rabbinin elçisiyim. Lehe beleke hulâme zekiyyâ. Sana tertemiz mübarek bir oğlan, çocuk, İsa aleyhisselâmı hibe edeceğim diyor. E bu orada da konuşuyor. Aynı anda asli bedenini de yönetiyor.
- 49:03
Orada da canlı. Mesela oradan çıksa buraya gelse o ölmesi lazım. Dolayısıyla oradaki yönetimle devam ediyor. Burada da genç delikanlı suretinde bütün konuşmaları, görüşmeleri yapıyor. Orada dihayetülkel bir suretindeki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'i görüyor. Sorular soruyor, cevaplar alıyor.
- 49:19
Vahiyler getiriyor. Aynı anda asli hilketi, efendim, altı yüz kanadıyla küt aşağı devrildi mi yani? E devrilmedi. E meleklerde bu oluyor. Buna anlamayacak ne var? Ve enhallü be'âzâ. İşte bununla çözülüyor. Ne çözülüyor? Bazı el-Hüsned imamlarından nakli ve şur olan, yani yaygın bir mesele var.
- 49:48
Cebrail'in cismi var. Yani zaten onu kabul ediyoruz. Demin dediğim, şimdi burada el-Hüsned uleması bunu tartışmış, konuşmuş. Şimdi demişler ki alimler aralarında bu soru sorulmuş. Yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e dihyetül kelbi suretinde göründüğü zaman kanatlarıyla ufku kapatan o asli sureti nereye gitti?
- 50:21
Asli cismi nereye gidiyor? Diye sorulmuş. Şimdi bazısı cevap vereyim derken el-Hüsned ulemasından tekellüfe girmiş. Yani işte kendi kendine küçülüyor, küçülüyor, küçülüyor. Ondan sonra dihyenin sureti kadar ufukları kapatan, altı üst kanadından bir kanadı iki kanadı ufukları kapatıyor. Ufuklar dediğim bu alemin şeyleri, bundan çıkıyor zaten.
- 50:47
Yani dünya zaten on sekiz bin alemden bir alem sadece dünya mı var? Dolayısıyla Cebrail aleyhisselam'ın alemleri, Cebrail aleyhisselam dünyaya mı sınırlı yani? E o zaman işte o dihyenin sureti ne kadar küçülüyor da ondan sonra, sonra tekrar büyüyor, büyüyor, büyüyor, açılıyor, açılıyor. İki şekli ne kadar genişliyor da falan.
- 51:07
İşte cisimlerde tek halkın birbirine girmek falan caizdir kaidesine göre bir şeyler. Cevaplar verenler var. Bunlar da el-Hüsned imamlarından. Ama tasavvuf ehli, ehli sünnet uleması, meşayihının söyledikleri ki Alaaddin Konevi hazretleri tasavvuf ehlidir illaki onu bilmiyorum ama yani İmam Suyuti'nin beyanına göre ilmi kelamda imam.
- 51:35
İlmi kelamda imam yani el-Hüsned itikadında önder. O diyor bunu. Sofiye'nin diyor Evliyaullah'ın beyan ettikleri kaide daha güzel diyor. Çünkü onlar ne demişler? İlk cismi 600 kanadıyla işte arşın yanında duruyor mesela diyelim. O hiç değişmedi. O ruhu da o cisminde, ruhu o cismini de yönetiyor, duruyor.
- 52:06
Ruhu çok kuvvetli olduğu için Cebrail Aleyhisselam'ın. Allah ona başka bir cism, ceset yaratıyor. Tek ruh, ruh tek. Tek ruh iki ayrı bedende, cismde yetki kullanıyor. Ne zamana kadar? Bir zamana kadar. Ondan sonra ondan çıktığı zaman asli şey hiç bozulmuyor. Asli hep duruyor. Asli cismiyeti hep duruyor.
- 52:42
Ama başka bedenlerde ve cismlerde temessül ediyor, teşekkül ediyor, şekle bürünüyor. İşte alem-i misal. Alem-i misal derken bunu benzetme, teşbikte hata yok kabiliyenden yani aslı astarı yok manası değil, aslı astarı olmaz mı? Meryem Validemiz'e geldi gözü, İsa Aleyhisselam'ın yakasından üfledi, İsa Aleyhisselam doğdu işte.
- 53:08
İsa Aleyhisselam nereden doğdu? Cebrail Aleyhisselam alt-üst kanadıyla gelmedi ki yine. Fetemeslelele, Beşar'ın insas kılığında geldi. Sen daha nereden konuşuyorsun, ne anlamaya çalışıyorsun? Dolayısıyla etkisi yok olur mu? Alem-i misal çok etkisi var. Aynı tasarruf var. Yani ruh zaten yetkili, iş yapan ruh.
- 53:35
Bu ruh asli cisminde kalırken de yönetimde, başka bir cisme şekle bürünse de aynı yönetimi yapıyor. Aynı ruh, tek ruh. Beden ikileşiyor, üçleşiyor, beşleşiyor, kırklaşıyor. Demedik mi size Şehadet-i Şerifin Hazretleri? 43. camide cuma namazı kıldırdı. O zaman sen diyebilir misin? 39 camidekinin namazı olmadı.
- 53:57
Çünkü orada alem-i misalden şebahı geldi. Burada hakikisi vardı. Elbet 41. cisminde hakiki cismi. Ama hakiki cismi diyoruz, hakiki ruhu demiyoruz. Çünkü ruh, tek ruh 40 cisimde. Tek ruh. Onun için hakiki insan ruhtur derdi Efendimiz. Ruh orada olduğu için, ruhu o kıldırdığı için, aynı bildiğin namazı kıldırıyor.
- 54:22
Hutbe okudun minberden indi, namazı kıldırdın. Dolayısıyla şimdi, sonuncu baba yedi kapıdan çıkmış. Hepsinde elini öptürüyor, hepsi de elini öptü. Çünkü neden? Çünkü neden? Esas insan ruhtur, muamele ruhla alakalıdır. Ama elbette ki hakiki cisminde, ondan hiç çıkmamış vaziyette bir tanesi, hakiki cisminde olan.
- 54:47
Yani hakiki cismi, göründüğü suretlerin birbirini. suretlerin bir tanesi. Ruh zaten tehaddüt etmiyor. Dikkat edelim buraya yani. Ruh tekrarlamıyor. Ruhtan iki tane, üç tane kopyalama yok. Bedende kopyalama var. Yani cisimde kopya var. Ama esas insan ruh olduğu için ne adamın namazı bozuluyor, ne öbürünün abdesti bozuluyor, ne öbürünün işte insan senemini...
- 55:10
hibe ediyor. Hibe eden Cebrail aleyhisselam. Yani Allah Teala onunla hibe ettiriyor. E o zaman Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e sallallahu aleyhi ve sellem'e gelende gelende dihiyyedülgelbi suretinde getirdiği vahiyler Dihe-i Türkel bir suretinde getirdiği vahiyler muhtemel olmayacak mı haşa?
- 55:24
muhtemel olmayacak mı aşağı? E çünkü neden? Orada beden değişikliği var. Ruh değişikliği yok. Ya bunları çok iyi anlamak lazım ya. Cahilliğin bir lüzumu yok ya. Evvela vekedel gelen bir âlim sallallahu aleyhi ve sellem işte peygamberlerin de Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem âlemleri kaplamış diyor.
- 55:44
Hem makam Mahmud da aynı anda duruyor. Hem Arş-ı Âlâ da aynı anda sehdi ediyor. Hem kabri şerifinde gelenlerin selamlarına cevap veriyor. Hem sallallahu aleyhi ve sellem Mescid-i Eksa'da peygamberlere imam oluyor. Musa aleyhisselâm hem kabrinde ayaklarına maskılıyor. Hem Mescid-i Eksa'da Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem arkasında safta duruyor.
- 56:04
Hem altı gancın kaçamada git diyor cevap ver diyor şey namazın elli vakitten beşe kadar işte inmesini istediyor. E aynı gece Mirac gecesi, İsra ve Mirac gecesi Musa aleyhisselâm içeride görülüyor. Hepsi de sayı hadis bu gari Müslüm. Kütüb-ü Sitte hadisleri. E bu nasıl sözleşir şimdi? Resulullah yalan mı söyledi aşağıya?
- 56:26
Tezata mı düştü aşağıya? Tenerkuza mı düştü aşağıya? İşte diyor, velâ burdefizel, peygamberlerin makamı budur diyor. O zaman ne konuşuyorsun? İşte diyor, Leyenne vizâciyânihi yâluz mevte alemü alef salâtu vesselâm biiznillah. Peygamberler Allah'ın size ölüleri diriltiyor muydu? İsa sen bu kadar ölüleri dirilttiği Kur'an'da zikredilmiyor mu?
- 56:44
Resûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem'in pişmiş koyunun konuştuğu, dirilttiğini, sahih hadis-i şerif, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sayı hadiste zikredilmiyor mu? Hazreti Cehennem'in oğullarının dirilttiği vesaire dolu. Dünyada Allah'ın dirilttiği Ölüler kitabı mı? Gidin okuyun. Yeni çıktı, en son çıkan kitap.
- 57:01
Yani muhteşem. Ne ilimler yazık orada. E peki Peygamberler ölüleri diriltiyor. Evliyalar da diriltiyor. Çüküreden, Peygamberden mucize olarak zuhur eden her şey ehl-i sünnete göre, evliyada keramet olarak zuhur etmesi mümkün mü? Ehl-i sünnet bunu kabul ediyor. Çünkü orada yaratan ancak Allah. Peygamberin eliyle yaratılsa mucize oluyor.
- 57:25
Evliyanın eliyle yaratılsa keramet oluyor. Burada peygamberlere mahsus bir şey de değil. Sonra ve kalbül asasü'bânen Ejderha, Deyne-i Musa as'asının asası Ejderha'ya dönmedi mi? E döndü. E Kur'an söylüyor As'a diyelim bırak dedik diyor. As'anı bırak dedik diyor. Ejderha oldu. İki vadi arası dolusu. Yetmiş bin güncünün bütün malzemelerini yuttu.
- 57:53
Sonra asaya döndü, geldi eline. E şimdi burada asayı Ejderha canlı canlı saldırdı her tarafa şey diyor. Hareketli yani. Ejderha oldu da bilmem dinazor heykeli mi oldu yani? Yok canlı. Hepsini yuttu. Yutmak için hayat ister. E bu kalp oluyor işte. Dönüyor işte. E tamam peygamber niye başka surette dönemesin?
- 58:23
Ve en yüktir Allah'tan alâ hilâfil mu'tâd. Allah onlara diyor hilâfil mu'tad demek harikulade olaylara güç vermiş. Fîkat el-mesâfe'l-ba'ide Uzak mesafeyi kat ediyor ki Mabeyne-i semâvel-ard gökle yer arası 500 senelik mesafedir. Ay'a çıktık bilmem nereye çıktık diyorlar. Daha Ay göğün çok altında. Birinci kez semâya hiç çıkamadılar.
- 58:46
Fîlâhızat-i ma'de bir anda Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem'in miraç gecesi Semavat'a çıktı say Bukhari Müslüman Padişahlar. İlâ gherzâ'el-gibne'l-havârik Bu kadar harikulade yani mu'tad dışı alışılagelmemiş şeyler meydana geliyor. Efelâ-yemteni'ûn yehûsûn bi tasarrufî bedenine ve teramüdel ruhunun gücünden dolayı iki bedende veya daha fazla otuz bir yerde
- 59:10
görünmesi aynı anda görünmesi aynı anda arşta makam-ı mamutta, kabri şerifinde aynı anda Evliyaullah'tan birini ziyaretinde, yakasaten görüşmesinde, buluşmasında İmam Sultan'ın yakasaten görüşenler uyanık yani görüşüyor derken fiziki görüşüyor, elini tutuyor. Vefatında kaç yüz sene sonra olmuş şeyler.
- 59:30
Hâlâ şu anda uyanıkken görüşen var. Efendi Hazreti demedi mi hastanede, Mahmut Efendi Hazretleri kaldırın beni, oturtun beni böyle salavat-ı şerife okuyor, okuyor, okuyor elleri böyle. Dediler efendim ne oldu? Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile İbn-i Mes'ud geldi ziyaretime diyor. E işte uyanıkken görüşüyor, konuşuyor işte.
- 59:49
görüşü konuşuyor işte Fransızca. Yani bu Muhammedi Fransızca'nın da olan şeyleri konuşuyorum, yaşanılan şeyleri konuşuyorum ya. Ha, o zaman Musa a.s. altıncı kat semada ne yaptı? kabrinde asıl bedeniyle ayakta namaz kılıyor. Asıl bedeninde, ruh asıl bedeninde kabrinde namaz kılıyor. Ruh asıl bedeninde.
- 1:00:18
Efendimiz Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem ruh şerifi o Medine-i Münevvere'de, Hucre-i Saadet'te defnedilen asıl bedeninde. Zaten peygamberlerde çürüme yok. O kesenad-ı şerif sahih. Ondan sonra innallâha harrama alalâhu an teküle'l-sa'de'l-enbiyâ Allah peygamberlerin cesetlerini yemesini toprağa haram etmiş.
- 1:00:33
O zaten tartışmasız sahih. Şimdi kabrinde ondan sonra asıl bedeninde ayakta namaz kılıyor. Yusallî fî kabri sahih-i müslüman diye ayakta kılıyor. Ayakta nasıl kılacak? Ruh ayağa kalkamaz ki bedensiz. Dolayısıyla yani bedensiz ayakta gözükemez. Ânem Mûsâ aleyhisselâm ruhaniyetinin gücünden dolayı diğer bir bedenle altıcı kat semada görünüyor.
- 1:01:09
Sümme râbânâ nefse mâ sâlih. Altıcı kat semada konuşuyor, görüşüyor. O zaman feta'yine hamdû salâti fî l-kabri aleyhâ salâtü'l-misâli anşebbahim misâli O zaman âlem-i misal çalışıyor. Âlem-i misalde Mûsâ aleyhisselâmın ruhu şerifi kabrinde ayakta namaz kılıyor bir bedenle. Başka bir bedenle de aynı ruhu şerif.
- 1:01:32
Ruh bir. Aynı ruhu şerifi. Altıcı kat semada ondan evvel Mescid-i Aksâ'daki saflarda zaten o da sayâdiste imam oldum diyor. Mûsâ aleyhisselâm da oradaydı. Bütün peygamberler oradaydı. Peygamberler her sene hacca gidiyor. Sayâdîs. Bedenleriyle gidiyorlar. Gören görüyorlar. Ve telbiyet-i mademede lebbek diyorlar.
- 1:01:58
Sofi'ye. Şimdi el-Enbiya ahyân fî kubrûnü sallûn kabirlerinde namaz kılıyorlar. Ve her sene hacca gidiyorlar. Şeyh Muhammed ibni Zekeriyye'l-Bukhari'l-Merhînâni Hazretleri Şeyh Zekeriyye diye bilinen Medine'de kutuplardan Evliya'nın reisi Efendi Hazretleri'ne çok itibar etti zaten. E kendi bizzat söylüyor.
- 1:02:16
Ama Mahmud Türoğlu Hoca Efendi orada sesini de taklit ederek çok güzel söylüyor. Diyor. Peygamberlerin kabirlerini ziyarete gidelim işte Efendi Hazretleri falan diyorlar. E zaten o Medine'den çıkmıyor ki Medine'de öleyim diye 60-70 sene çıkmamış. E diyor ki el-Enbiya yâ hüccûn küllesenâ peygamberler her sene hacca geliyor.
- 1:02:36
Ondan sonra yezûrûne nebî sallâllâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'i ziyarete geliyorlar diyor. Haçtan sonra. Rasûlullah'a selam veriyorlar diyor. Ve nehnûne şûfû. Kelimesi kelimesine söylüyorum. Şeyh Muhammed Zekeriyye'yi herkes bilir dünya çapında. Biz onları görüyoruz diyor. E şimdi bunları nereye koyacaksın ya?
- 1:02:54
Peygamberlerin haccı diye. Ben sizin şu anda en son dönemin Evliyası'yla izaha çalışıyorum. Yani bunlar bitmedi. Bunları görenler de bitmedi. E senin gözün körse, keşfin açık değilse, benim gibi ben zaten hem zahiren kör hem batıren kör. E tamam keşfim açık değil. E ben şimdi bunu inkar edersem bu yok mu demektir?
- 1:03:18
Onun için Kale Sofi'ye Sofi Hazarâtı buyuruyor ki Alâeddin Kureyvi devam ediyor. Ve âlâ zelâsıl tukarracû mes'âlu kesîratun ve temhallu bi işgâlâtun O kadar müşkil çözülüyor. O kadar dava bundan çözülüyor. Ehl-i tasavvufun alemi misali tespit etmeleri kadar önemli bir şey yoktur diyor. Birçok ayet hadis çözülüyor.
- 1:03:42
Mesela. Mesela diyor. Allah-u Teala Kur'an'da buyurmuyor mu ki Ve cennetin iki yerde var. E eni göklerle yerler kadar geniş. Cennetten bahsediyor. Eni böyle olursa boyunu sen düşün deniyor. Bu cennet nerededir denirse şu anda Ehl-i Sünnet'e göre yaratılmış mahluk ve mevcut olduğuna göre semavatın fevkindedir.
- 1:04:14
Ehl-i Sünnet'e göre itikat bu. Cennetin tavanı nedir? Arşu Rahman. Arş cennetin tavanı. En son cisim arş. Arşın altında cennetler. Yani inşallah nasip olursa imanımızı kurtaramayacak girersek geleceğimiz cennetlerin geleceğim cennetlerin üstünde arş var, tavan arş. E peki. E peki, keyfe üriyen Nebi Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem fî arz-ı l-hâk
- 1:04:35
hîne tekeddemu ileyhâ fî salâti ilyet tatfâ minâ unkûden alâ mâ veradibîl hadîs. Say hadiste Bukhari rivayet ediyor, 738 748 rakamıydı. ayrıca 1052 rakam 1052 rakamında bir daha geçiyor. Müslim'de 17 rakamında geçiyor. İbn-i Abbas adıyalan buyuruyor. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem işte güneş tutulmasında işte namaz kıldırdı falan.
- 1:05:01
İşte o arada namazın içinde ondan sonra böyle elini bir şeye uzattı. Bu tabi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem olduğu için normal bir vatandaş değil. Mutlaka bir şey oldu yani. Sahabe-i kiram memursunuyor. Bak Bukhari, Müslim hadisini okuyorum. Bundan sayı var mı? Dediler ya Resûlullah ne oldu?
- 1:05:25
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki inni rayetül cennete tenâfe tenâvü'l tüminâ unkûden Ben cenneti gördüm. Gördüm derken keşfe açılır, gösterilir. Öyle değil. Gördüm derken fiziki manada ondan bir üzüm salkımı aldım diyor. Ama tabi dünyada cennetten bir meyvenin kıyamete kadar devam etmesini Allah-u Teala Allah Teala takdir buyurmadı.
- 1:05:53
takdir buyurmadığı için size onu arz etmedim diyor. Çünkü size ben onu arz etsem o üzüm salkımını, herkes yiyecek, bitmeyecek. Çünkü cennetten geldiği için iki tane kopardın, iki tane daha geliyor. Üç tane kopardın, üç tane daha geliyor. Kıyamete kadar Dünya durdukça yerdiniz, bitiremezdiniz diyor. Bir salkım üzümden bahsediyor.
- 1:06:18
Bu kahr-i müslim. E şimdi bunu nasıl izah edeceksin diyor. Ve cevabı ennehu temessül ilâ hayr derdinde su var. İşte alem-i misal devreye giriyor. Eni göklerle yerler kadar geniş olan cennet, duvarın eninde şu önümdeki duvarda bana gösterildi diyor. Önündeki duvarda tamam önündeki duvarda gösterildi, keşfin açıldı, seyrettin.
- 1:06:40
Ama bu öyle değil ki fiziki bir uzanma var. Uzanmaktan sonra on kut bir üzüm salkımı almak var. Üzüm salkımı aldım diyor. E şimdi dolayısıyla size diyor şey yapmadım diyor. Size gösterilmedi diyor. Size yeseniz bitiremezsin kıyamete kadar diyor. E şimdi bu mesele işte misal aleminde bütün cennet önüne getiriliyor.
- 1:07:04
Nasıl ki altı yüz kanadıyla gökleri yerleri kaplayan Cebrail aleyhisselam bir yetil kelbi suretine sığıyor. Bir metre iki metrelik adam suretine. Meryem ademize bir delikanlı suretine bürünüp geliyor. E koca cennette göklerden yerlerden geniş alemi misalde küçüldürülmüş vaziyette duvarın Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem namaz kıldırdığı
- 1:07:25
işte o küsuf namazı nerede kıldırdıysa oradaki yanındaki duvarın enine böyle seriliyor. E şimdi sen diyorsun bu alemi misal ya bunun hakikati yok. Hakikati olmasa o zaman oradan uzanır mıydı? Üzüm alır mıydı? Fiziki üzümü cennetten alıyor. Cennet nereye? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine'deki duvarın nereye?
- 1:07:49
Cennet yedi kat semanın üstünde. Yedi kat semanın da üstünde. Oradan üzüm gelir mi buraya? Elimle aldım diyor. Niye? Ama cenneti gördüm. Cennetten elimle koparttım. Allah Cebrail aleyhisselam üzüm salkımı gönderir. O ayrı bir konu. Mesele o değil ki. Mesele kendim elimle cennetten aldım diyor. Aracısız.
- 1:08:09
İşte alemi misal. İşte Kazı-i Bulban hazretlerini çok anlatıyoruz. Yani namaz kılmıyor dediler. Bilmem ne dediler. O da ne yaptı? Anında kaç surete girdi? Kadıya dedi ki hakim şeriat mahkemesine çıkarmış. Evliya Allah'tan Kazı-i Bulban-i Musri radıyallahu anh ne büyük veli. Abdülkadir Geylani adi bir misafir arasında mektupları getir götürdü.
- 1:08:36
Abdülkadir Geylani Evliya Allah'ın en büyüğü derdi ona. Ama namaz kılmıyor diye itham edildi. İftira uğradı. Kadılar mahkemeye çıkardı. Ondan sonra bir anda kaç şekle büründü. Dedi ki hangi sureti mi gördünüz de kılmıyor dediniz? Abdülkadir Geylani hazretleri de bir namaz geçirmemiş o hayatında dedi.
- 1:08:53
Ya siz nasıl ona namaz kılmıyor diyorsunuz? Efendim görmüyoruz. E siz görmüyorsunuz. Ben görüyorum dedi onu. Kabe'nin kapısında secde ederken görüyorum dedi. Ama onlar zannediyorlar Musul'da. Musul'da cemaate gelmedi. Ya Kabe'nin kapısında görüyorum dedi. Abdülkadir Geylani hazretleri kılıyor diyor.
- 1:09:11
Aynı anda Musul'da evinde duruyor. Orada evinden çıkmadı cemaate gelmedi diye adama iftira ediyorlar. Radıyallahu teala azze ve celle. Allah şefaatine nâil eylesin. Musul'da kabri de belliymiş. Allah ziyaretini nasip eylesin. Onun için burada âlemin misale ve levhum hikâyâtun kesîratun niyetun âlâ zil kâideti bu âlemin misal kâidesini anlamadan bu işler anlaşılmaz.
- 1:09:35
Mahmud efendi hazretleri şu anda birilerine görünebilir. Yaka zaten gören olsa görüşe olsa ruhaniyeti güçlüyse ki biz öyle inanıyoruz. Ruhaniyet tasarrufu devam ediyor. Zaten ruhaniyet ölmemiş. bu kaideyi anlamazsan bunları anlamazsın. İşte bu kâideyi anlamazsam Zeyyemin ümmahatil kevâgedil. Tasavvuf ve biz tasavvuf el değil miyiz?
- 1:09:55
Biz hâlâ tarikattan bahsetmiyor muyuz? O zaman bıraksın tarikatçılığı. Holistikçi cemaatçılığa geçsin. Madem tarikattan bahsediyor, tasavvufu bilmesi lazım. Tasavvufu bilmesi için onların şeyt dediği adamlar tasavvufu ediyor muydu acaba? Efendin'den sonra eklediler, simsivye, şunu eklediler, bunu eklediler.
- 1:10:11
Onlar hangisi bu ilimleri vardı? Bir şey söylesek mutluluklar mı? Hiçbir ilimleri yok. Yoktu ki. Yoktu ki. O zaman sen, Efendi Hazretleri ne kadar anlatırdı bu alemin misal meselesini? Efendi Hazretleri ilmi yoktu ki onlar da. Onlar nereden halife olacak, şeyh olacak? Hiçbir ilimleri yok. 38, 39, 40, ekle, çıkar, çarp.
- 1:10:33
Allah da seni çarpsın. Ondan sonra. Tasavvuf indinde kaidelerin ana temelinde yatan ümmahatül kavait. Ne demek? Kaidelerin anaları. Temel prensiplerden biri. Âlemin misali anlamak. Âlemin misali anlarsan evliyanın 40 yerde göründüğünü aynı anda hem Mekke'de hem Tekke'de olduğunu anlarsın. İşte Allah insaf versin.
- 1:10:59
Buyuruyor ki, Hâzâ küllû kelâmül konevî. İmam Suyut'u söylüyor. Bu dersi yaptım ya şimdi. Bütün bu okuduklarımı şimdi. Ben bir arada şeyhlere kısaca girdim. Bu Alaeddin Konevî Hazretleri'nin sübtuhu bi hurufi. Harfi harfine hiç oynamadan aynı sevk ettim diyor. Suyut'u diyor. Ve huve ecellu men yurtemedu aleyh vizâlik.
- 1:11:22
Bu ilimlerde güvenilecek adamların min ecelli demiyor. Dikkat edin. En büyüklerindendir demiyor. Bu ilimlerde güvenilecek, ehl-i sünnet itikadında güvenilecek âlimlerin en büyüğüdür diyor. En büyüklerinden demiyor. Fe innû imâmun fil fıkhı, imâmun fil ilm-i kelâmü'l bakvû. Çünkü fıkıhta da imamdır, ilm-i kelâm.
- 1:11:46
Biz ehl-i sünnet itikadından bağdaştırmaya uğraşmıyor muyuz tasavvufu? İşte benim dediğim konularda, Efendim Hazretleri hakkında söylediklerimde, vesairede, ehl-i sünnette muhalif bir şey var mıymış? Zerre kadar yok. İşte bütün bu anlatılanlar, benim dediklerimi teyit ediyor. Haa, işte onun için diyor, hem ehl-i sünnet ilm-i kelâmında imam, hem fıkıhta imam,
- 1:12:10
hem akli ilimlerde imam. Zaten akli ilimlerde imam olmasa, bu şekilde delillendirebilir miydik onu? Ne kadar deliller getirdi, aklımıza yaklaştırdı. İşte, Zeysemmü men yel tevşâhu'l muhâlâet bil mümkünât. Öyle muhalle mümkünü karıştıracak. Efendim, ehl-i sünnete muhalif bir şeyle, muhalif olmayanı, muvâfıkla muhalifi karıştıracak bir adam olamaz diyor.
- 1:12:32
Vekat karra râzil kâide, bu kâideyi elleştirdi. Vertezâha beğendi, ehl-i tasavvufun meşâikın bu kâidesini, vestehsene'a çok güzel kabul etti. Vekarra câli'l âdîs, birçok hadisleri, bu âlemin misal kâidesiyle tehric etti. Vestenbe t-talâsne minel Kur'ân-ı Kerîm, Kur'an'dan ayet, Meryem Suresi'nin âyetinden delil getirdi.
- 1:12:53
Vessarra kemâ terâfî, kelamî, ve dedi ki, peygamberlerin kaç yerde görünmesi, evliyanın kaç yerde görünmesi, meleklerin kaç yerde aynı anda görünmesi, aynı ruhun birkaç bedende görünmesi, bunlar, minel câiz vel mümkün, ehl-i sünnete göre kabul edilen şeylerdir. Ve mümâ lâ budefî, uzak bir anlayışa lüzum yok.
- 1:13:17
Burada bu uzak bir şey anlaşılmıyor denemez. Femâ bagıye bâdâ zahle mahzul inâd. Ey İsmail, efendi hazretlerinin tasarrufu bitti diyen, kendileri bitik olan adamlar, işte bundan sonra diyor, İmam Suyuti, Konevi'nin bu izahattan sonra, evliyalığın hayatlarında ve vefatlarından sonra, peygamberlerin vefatlarından sonra, evliyanın vefatlarından sonra, temessül etmeleri,
- 1:13:49
görünmeleri, birkaç bedende, kaç yerde ayrı görünmeleri, kaç kişiyle ayrı yerde görüşmeleri, uyanıkken onların görüşmeleri, bütün bunları inkar etmek, artık delile dayanamazsınız diyor. Siz ancak halis muhdis inata dayanırsınız. Siz sırf inatınız yüzünden, anladın mı sen, cübbeliğe gazabınız yüzünden, cübbeliğe kızgınlığınız yüzünden, ayetleri, hadisleri ve tasavvufun
- 1:14:17
ümmahat-ı kaidelerini bile inkar edecek rezillik seviyesine düştünüz diyor. Yani buradan o çıkıyor. Ben sana bunu söylüyorum, sen bunu inkar ediyorsun. O zaman bu da diyor ki, deliller burada diyor. Evliya Allah diyor. E sen o zaman ya efendiyi evliya kabul etmiyordun, ya ruhunda güç, kuvvet yok diyordun, ya da Abdullah Kılıç gibi, o zaten Alzheimer olmuş,
- 1:14:37
şeyhlik yapamaz, bir işi bitmiş diyorsun Abdullah Kılıç zihniyeti Efendi Hazretlerimize karşı, haşa. E sen Abdullah Kılıç zihniyetiyseniz, zaten onun tasavvufla hiçbir alakası yok. alakası yok. Efendi Hazretleri 20 sene evvel Alzheimer, şef değil, mert değil demiş. E sen o kafada mısın, değil misin?
- 1:14:52
O kafada değilsen bu kafada olman lazım. İki tane kafa var. Ya Abdullah Kılıç kafası, Kılıçlar kafası, ya da Sûtîler, Halâkî-i Kurevîler, Meşâhî kafası. E benim kafam bu kafa. Senin kafana Abdullah Kılıç kafasıysa, vurdular. Bu ara tosla, Allah müstehakkını versin. O sallallahu alâ seyyidina Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ve sellem bu dersler devam edecek.
- 1:15:14
Daha önünde çok ilimler var, konuyu çok yere bağlayacağız, mektubata da bağlayacağız en sonunda. bağlayacağız en sonunda. Mektubatta Mektubatta bunun delillerini söylüyor. İmam-ı Rabbani'ye bağlanacak daha. bağlanacak daha. Ondan sonra Nurettin Alevi'ye bağlanacak. Alemi Resulullah doldurmuş. Zaman mekan ondan hali değil, kaidesi.
- 1:15:30
İlk derse başladığım, on beş yirmi saat konuştuğum, ilk dersin sonunu, fezlekesini getireceğim, bağlayacağım Allah'ın izniyle. Allah bana ömür verirse. Allah hepinizden razı olsun. İmanınızı ziyadeleştirsin. Nurunuzu artırsın ve bu man kafalara, man kurtlara da bunları tebliğ edin. Belki bunlardan aklı kesen bir tane anlayan olur inşallah.
- 1:15:54
O zaman efendi ölmekle kapı kapandı demezler. Yeni bir sahtekar şeyh bulmazsak kapı kapanır demezler. O zaman anlarlar ki kapı devam ediyor. Vefasen tasarruf devam ediyor ve öğretimi devam ediyor. Allah hepsini ıslah eylesin. İdaat eylesin. Amin. Ve sallallahu aleyhi ve sellem Seyyidina Muhammedin ve aleyhi ve sellem.
Benzer sohbetler
Evliyânın Hayatta ve Ölümünden Sonraki Tasarrufu (19) 26. Bölüm 24 Haziran 202624 Haziran 2026Allâh Dostlarının Ruhânî Tasarrufu · 24 Haziran 2026
1:16:53Evliyânın Hayatta ve Ölümünden Sonraki Tasarrufu (18) 25. Bölüm 17 Haziran 202617 Haziran 2026 · 77 dkAllâh Dostlarının Ruhânî Tasarrufu · 17 Haziran 2026
59:32Evliyânın Hayatta ve Ölümünden Sonraki Tasarrufu (17) 24. Bölüm 10 Haziran 202610 Haziran 2026 · 60 dkAllâh Dostlarının Ruhânî Tasarrufu · 10 Haziran 2026


